126
Kullanım
2
Lemma
19
Türev
21
Anlam
2 lemma, 19 türev form
Örnek Ayetler (5 / 49)
1. Samuel 28:20
·
Tevrat
וַיְמַהֵ֣ר שָׁא֗וּל וַיִּפֹּ֤ל מְלֹא־קֽוֹמָתוֹ֙ אַ֔רְצָה וַיִּרָ֥א מְאֹ֖ד מִדִּבְרֵ֣י שְׁמוּאֵ֑ל גַּם־כֹּ֨חַ֙ לֹא־הָ֣יָה ב֔וֹ כִּ֣י לֹ֤א אָכַל֙ לֶ֔חֶם כָּל־הַיּ֖וֹם וְכָל־הַלָּֽיְלָה
Saul acele etti, tam boyuyla yere düştü ve Samuel'in sözlerinden çok korktu; onda güç de yoktu, çünkü bütün gün ve bütün gece ekmek yememişti.
1. Samuel 28:22
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה שְׁמַֽע־נָ֤א גַם־אַתָּה֙ בְּק֣וֹל שִׁפְחָתֶ֔ךָ וְאָשִׂ֧מָה לְפָנֶ֛יךָ פַּת־לֶ֖חֶם וֶאֱכ֑וֹל וִיהִ֤י בְךָ֙ כֹּ֔חַ כִּ֥י תֵלֵ֖ךְ בַּדָּֽרֶךְ
Ve şimdi, lütfen sen de cariyenin sesini dinle; önüne bir parça ekmek koyayım ve ye; yolda gideceğin için sende güç olsun.'
1. Samuel 30:4
·
Tevrat
וַיִּשָּׂ֨א דָוִ֜ד וְהָעָ֧ם אֲשֶׁר־אִתּ֛וֹ אֶת־קוֹלָ֖ם וַיִּבְכּ֑וּ עַ֣ד אֲשֶׁ֧ר אֵין־בָּהֶ֛ם כֹּ֖חַ לִבְכּֽוֹת
Bunun üzerine Davut ve yanındaki halk seslerini yükselttiler ve onlarda ağlayacak güç kalmayana kadar ağladılar.
Nahum 1:3
·
Tevrat
יְהֹוָ֗ה אֶ֤רֶךְ אַפַּ֨יִם֙ וּגְדָל־כֹּ֔חַ וְנַקֵּ֖ה לֹ֣א יְנַקֶּ֑ה יְהוָ֗ה בְּסוּפָ֤ה וּבִשְׂעָרָה֙ דַּרְכּ֔וֹ וְעָנָ֖ן אֲבַ֥ק רַגְלָֽיו
Yahve öfkeye yavaştır ve gücü büyüktür ve kesinlikle aklamaz; Yahve'nin yolu kasırgada ve fırtınadadır ve bulut O'nun ayaklarının tozudur.
Nahum 2:2
·
Tevrat
עָלָ֥ה מֵפִ֛יץ עַל־פָּנַ֖יִךְ נָצ֣וֹר מְצֻרָ֑ה צַפֵּה־דֶ֨רֶךְ֙ חַזֵּ֣ק מָתְנַ֔יִם אַמֵּ֥ץ כֹּ֖חַ מְאֹֽד
Dağıtıcı senin yüzüne karşı çıktı; suru koru, yolu gözle, belleri güçlendir, gücü çok pekiştir.
Örnek Ayetler (5 / 15)
Hakimler 16:17
·
Tevrat
וַיַּגֶּד־לָ֣הּ אֶת־כָּל־לִבּ֗וֹ וַיֹּ֤אמֶר לָהּ֙ מוֹרָה֙ לֹֽא־עָלָ֣ה עַל־רֹאשִׁ֔י כִּֽי־נְזִ֧יר אֱלֹהִ֛ים אֲנִ֖י מִבֶּ֣טֶן אִמִּ֑י אִם־גֻּלַּ֨חְתִּי֙ וְסָ֣ר מִמֶּ֣נִּי כֹחִ֔י וְחָלִ֥יתִי וְהָיִ֖יתִי כְּכָל־הָאָדָֽם
Ona bütün kalbini bildirdi ve ona dedi: 'Başıma ustura çıkmadı; çünkü ben annemin rahminden beri Tanrı'nın adanmışıyım. Eğer tıraş edilirsem, gücüm benden ayrılır, zayıflarım ve bütün insanlar gibi olurum.'
Yeşaya 49:4
·
Tevrat
וַאֲנִ֤י אָמַ֨רְתִּי֙ לְרִ֣יק יָגַ֔עְתִּי לְתֹ֥הוּ וְהֶ֖בֶל כֹּחִ֣י כִלֵּ֑יתִי אָכֵן֙ מִשְׁפָּטִ֣י אֶת־יְהוָ֔ה וּפְעֻלָּתִ֖י אֶת־אֱלֹהָֽי
Ve ben dedim: Boşuna yoruldum, hiçlik ve boşluk için gücümü tükettim; ancak hakkım Yahve'nin yanındadır ve ödülüm Tanrımın yanındadır.
1. Tarihler 29:2
·
Tevrat
וּֽכְכָל־כֹּחִ֞י הֲכִינ֣וֹתִי לְבֵית־אֱלֹהַ֗י הַזָּהָ֣ב לַ֠זָּהָב וְהַכֶּ֨סֶף לַכֶּ֜סֶף וְהַנְּחֹ֣שֶׁת לַנְּחֹ֗שֶׁת הַבַּרְזֶל֙ לַבַּרְזֶ֔ל וְהָעֵצִ֖ים לָעֵצִ֑ים אַבְנֵי־שֹׁ֨הַם וּמִלּוּאִ֜ים אַבְנֵי־פ֣וּךְ וְרִקְמָ֗ה וְכֹ֨ל אֶ֧בֶן יְקָרָ֛ה וְאַבְנֵי־שַׁ֖יִשׁ לָרֹֽב
Ve bütün gücümle Tanrımın evi için hazırlık yaptım: Altın eşyalar için altını, gümüş için gümüşü, tunç için tuncu, demir için demiri ve ağaç için ağaçları; oniks taşları ve kakma taşları, süs taşları ve renkli taşlar ve her türlü değerli taş ve bolca mermer taşları.
Mezmurlar 22:16
·
Tevrat
יָ֘בֵ֤שׁ כַּחֶ֨רֶשׂ כֹּחִ֗י וּ֭לְשׁוֹנִי מֻדְבָּ֣ק מַלְקוֹחָ֑י וְֽלַעֲפַר־מָ֥וֶת תִּשְׁפְּתֵֽנִי
Gücüm çömlek gibi kurudu ve dilim damaklarıma yapıştı; ve beni ölüm toprağına koyarsın.
Mezmurlar 31:11
·
Tevrat
כִּ֤י כָל֪וּ בְיָג֡וֹן חַיַּי֮ וּשְׁנוֹתַ֪י בַּאֲנָ֫חָ֥ה כָּשַׁ֣ל בַּעֲוֺנִ֣י כֹחִ֑י וַעֲצָמַ֥י עָשֵֽׁשׁוּ
Çünkü yaşamım kederle ve yıllarım inlemeyle tükendi; gücüm suçumda tökezledi ve kemiklerim zayıfladı.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hakimler 16:30
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שִׁמְשׁ֗וֹן תָּמ֣וֹת נַפְשִׁי֮ עִם־פְּלִשְׁתִּים֒ וַיֵּ֣ט בְּכֹ֔חַ וַיִּפֹּ֤ל הַבַּ֨יִת֙ עַל־הַסְּרָנִ֔ים וְעַל־כָּל־הָעָ֖ם אֲשֶׁר־בּ֑וֹ וַיִּהְי֤וּ הַמֵּתִים֙ אֲשֶׁ֣ר הֵמִ֣ית בְּמוֹת֔וֹ רַבִּ֕ים מֵאֲשֶׁ֥ר הֵמִ֖ית בְּחַיָּֽיו
Şimşon dedi: 'Canım Filistlilerle ölsün.' Ve güçle eğildi; ev beylerin üzerine ve içindeki bütün halkın üzerine düştü. Böylece ölümünde öldürdüğü ölüler, yaşamında öldürdüklerinden çok oldu.
1. Samuel 2:9
·
Tevrat
רַגְלֵ֤י חֲסִידָיו֙ יִשְׁמֹ֔ר וּרְשָׁעִ֖ים בַּחֹ֣שֶׁךְ יִדָּ֑מּוּ כִּֽי־לֹ֥א בְכֹ֖חַ יִגְבַּר־אִֽישׁ
Sadıklarının ayaklarını korur ve kötüler karanlıkta susturulur; çünkü adam güçle üstün gelmez.
2. Krallar 17:36
·
Tevrat
כִּ֣י אִֽם־אֶת־יְהוָ֗ה אֲשֶׁר֩ הֶעֱלָ֨ה אֶתְכֶ֜ם מֵאֶ֧רֶץ מִצְרַ֛יִם בְּכֹ֧חַ גָּד֛וֹל וּבִזְר֥וֹעַ נְטוּיָ֖ה אֹת֣וֹ תִירָ֑אוּ וְל֥וֹ תִֽשְׁתַּחֲו֖וּ וְל֥וֹ תִזְבָּֽחוּ
Ancak sizi Mısır diyarından büyük güçle ve uzatılmış kolla çıkaran Yahve'den, O'ndan korkacaksınız, O'na eğileceksiniz ve O'na kurban keseceksiniz.
Yeşaya 10:13
·
Tevrat
כִּ֣י אָמַ֗ר בְּכֹ֤חַ יָדִי֙ עָשִׂ֔יתִי וּבְחָכְמָתִ֖י כִּ֣י נְבֻנ֑וֹתִי וְאָסִ֣יר גְּבוּלֹ֣ת עַמִּ֗ים וַעֲתוּדֽוֹתֵיהֶם֙ שׁוֹשֵׂ֔תִי וְאוֹרִ֥יד כַּאבִּ֖יר יוֹשְׁבִֽים
Çünkü dedi: 'Elimin gücüyle yaptım ve bilgeliğimle, çünkü anlayışlıyım; ve halkların sınırlarını kaldırdım ve onların hazinelerini yağmaladım ve güçlü biri gibi oturanları indirdim.
Yeşaya 40:9
·
Tevrat
עַ֣ל הַר־גָּבֹ֤הַ עֲלִי־לָךְ֙ מְבַשֶּׂ֣רֶת צִיּ֔וֹן הָרִ֤ימִי בַכֹּ֨חַ֙ קוֹלֵ֔ךְ מְבַשֶּׂ֖רֶת יְרוּשָׁלִָ֑ם הָרִ֨ימִי֙ אַל־תִּירָ֔אִי אִמְרִי֙ לְעָרֵ֣י יְהוּדָ֔ה הִנֵּ֖ה אֱלֹהֵיכֶֽם
Yüksek bir dağa çık, ey Siyon'a iyi haber getiren; sesini güçle yükselt, ey Yeruşalim'e iyi haber getiren. Yükselt, korkma; Yahuda şehirlerine de: 'İşte Tanrınız!'
Örnek Ayetler (5 / 13)
Hakimler 16:5
·
Tevrat
וַיַּעֲל֨וּ אֵלֶ֜יהָ סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֗ים וַיֹּ֨אמְרוּ לָ֜הּ פַּתִּ֣י אוֹת֗וֹ וּרְאִי֙ בַּמֶּה֙ כֹּח֣וֹ גָד֔וֹל וּבַמֶּה֙ נ֣וּכַל ל֔וֹ וַאֲסַרְנֻ֖הוּ לְעַנֹּת֑וֹ וַאֲנַ֨חְנוּ֙ נִתַּן־לָ֔ךְ אִ֕ישׁ אֶ֥לֶף וּמֵאָ֖ה כָּֽסֶף
Filistlilerin beyleri ona çıktılar ve ona dediler: 'Onu kandır ve gör, onun gücü neyle büyüktür ve ona eziyet etmek için onu bağlamaya neyle üstün geliriz; ve biz her adam sana bin yüz gümüş vereceğiz.'
Hakimler 16:9
·
Tevrat
וְהָאֹרֵ֗ב יֹשֵׁ֥ב לָהּ֙ בַּחֶ֔דֶר וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו פְּלִשְׁתִּ֥ים עָלֶ֖יךָ שִׁמְשׁ֑וֹן וַיְנַתֵּק֙ אֶת־הַיְתָרִ֔ים כַּאֲשֶׁ֨ר יִנָּתֵ֤ק פְּתִֽיל־הַנְּעֹ֨רֶת֙ בַּהֲרִיח֣וֹ אֵ֔שׁ וְלֹ֥א נוֹדַ֖ע כֹּחֽוֹ
Odada onun için pusu oturuyordu. Ona dedi: 'Filistliler senin üzerinde, Şimşon!' Kıtık ipinin ateşi kokladığında koptuğu gibi kirişleri kopardı ve onun gücü bilinmedi.
Hakimler 16:19
·
Tevrat
וַתְּיַשְּׁנֵ֨הוּ֙ עַל־בִּרְכֶּ֔יהָ וַתִּקְרָ֣א לָאִ֔ישׁ וַתְּגַלַּ֕ח אֶת־שֶׁ֖בַע מַחְלְפ֣וֹת רֹאשׁ֑וֹ וַתָּ֨חֶל֙ לְעַנּוֹת֔וֹ וַיָּ֥סַר כֹּח֖וֹ מֵעָלָֽיו
Onu dizleri üzerinde uyuttu, adamı çağırdı ve başının yedi örgüsünü tıraş etti. Sonra onu ezmeye başladı ve gücü üzerinden ayrıldı.
Amos 2:14
·
Tevrat
וְאָבַ֤ד מָנוֹס֙ מִקָּ֔ל וְחָזָ֖ק לֹא־יְאַמֵּ֣ץ כֹּח֑וֹ וְגִבּ֖וֹר לֹא־יְמַלֵּ֥ט נַפְשֽׁוֹ
Ve hızlı olandan kaçış yok olacak ve güçlü olan gücünü pekiştirmeyecek ve yiğit canını kurtarmayacak.
Hoşea 7:9
·
Tevrat
אָכְל֤וּ זָרִים֙ כֹּח֔וֹ וְה֖וּא לֹ֣א יָדָ֑ע גַּם־שֵׂיבָה֙ זָ֣רְקָה בּ֔וֹ וְה֖וּא לֹ֥א יָדָֽע
Yabancılar onun gücünü yediler ve o bilmez; ayrıca üzerine kır saç serpildi ve o bilmez.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Yeremya 10:12
·
Tevrat
עֹשֵׂ֥ה אֶ֨רֶץ֙ בְּכֹח֔וֹ מֵכִ֥ין תֵּבֵ֖ל בְּחָכְמָת֑וֹ וּבִתְבוּנָת֖וֹ נָטָ֥ה שָׁמָֽיִם
Gücüyle yeri yapan, bilgeliğiyle dünyayı kuran ve anlayışıyla gökleri geren O'dur.
Yeremya 51:15
·
Tevrat
עֹשֵׂ֥ה אֶ֨רֶץ֙ בְּכֹח֔וֹ מֵכִ֥ין תֵּבֵ֖ל בְּחָכְמָת֑וֹ וּבִתְבוּנָת֖וֹ נָטָ֥ה שָׁמָֽיִם
Yeri kendi gücüyle yapan, dünyayı kendi bilgeliğiyle kuran, kendi anlayışıyla gökleri gerdi.
Mezmurlar 65:7
·
Tevrat
מֵכִ֣ין הָרִ֣ים בְּכֹח֑וֹ נֶ֝אְזָ֗ר בִּגְבוּרָֽה
Gücüyle dağları kuran, kudretle kuşanmış;
Eyüp 24:22
·
Tevrat
וּמָשַׁ֣ךְ אַבִּירִ֣ים בְּכֹח֑וֹ יָ֝ק֗וּם וְֽלֹא־יַאֲמִ֥ין בַּֽחַיִּֽין
Ve gücüyle güçlüleri sürükler; kalkar ve yaşama güvenmez.
Eyüp 26:12
·
Tevrat
בְּ֭כֹחוֹ רָגַ֣ע הַיָּ֑ם וּ֝בִתְבוּנָת֗וֹ מָ֣חַץ רָֽהַב
Gücüyle denizi sakinleştirdi ve anlayışıyla Rahav'ı parçaladı.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hakimler 6:14
·
Tevrat
וַיִּ֤פֶן אֵלָיו֙ יְהוָ֔ה וַיֹּ֗אמֶר לֵ֚ךְ בְּכֹחֲךָ֣ זֶ֔ה וְהוֹשַׁעְתָּ֥ אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל מִכַּ֣ף מִדְיָ֑ן הֲלֹ֖א שְׁלַחְתִּֽיךָ
Bunun üzerine Yahve ona döndü ve dedi ki: 'Bu gücünle git ve İsrail'i Midyan'ın avucundan kurtar. Seni ben göndermedim mi?'
Yeremya 32:17
·
Tevrat
אֲהָהּ֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ הִנֵּ֣ה אַתָּ֣ה עָשִׂ֗יתָ אֶת־הַשָּׁמַ֨יִם֙ וְאֶת־הָאָ֔רֶץ בְּכֹֽחֲךָ֙ הַגָּד֔וֹל וּבִֽזְרֹעֲךָ֖ הַנְּטוּיָ֑ה לֹֽא־יִפָּלֵ֥א מִמְּךָ֖ כָּל־דָּבָֽר
'Ah Efendi Yahve! İşte sen büyük gücünle ve uzatılmış kolunla gökleri ve yeri yaptın; hiçbir şey sana zor gelmez.'
Nehemya 1:10
·
Tevrat
וְהֵ֥ם עֲבָדֶ֖יךָ וְעַמֶּ֑ךָ אֲשֶׁ֤ר פָּדִ֨יתָ֙ בְּכֹחֲךָ֣ הַגָּד֔וֹל וּבְיָדְךָ֖ הַחֲזָקָֽה
Ve onlar, büyük gücünle ve güçlü elinle fidye ile kurtardığın kulların ve halkındır.
Vaiz 9:10
·
Tevrat
כֹּ֠ל אֲשֶׁ֨ר תִּמְצָ֧א יָֽדְךָ֛ לַעֲשׂ֥וֹת בְּכֹחֲךָ֖ עֲשֵׂ֑ה כִּי֩ אֵ֨ין מַעֲשֶׂ֤ה וְחֶשְׁבּוֹן֙ וְדַ֣עַת וְחָכְמָ֔ה בִּשְׁא֕וֹל אֲשֶׁ֥ר אַתָּ֖ה הֹלֵ֥ךְ שָֽׁמָּה
Elin yapmak için her ne bulursa, gücünle yap; çünkü senin oraya gittiğin Ölüler Diyarı'nda iş ve hesap ve bilgi ve bilgelik yoktur.
Yasa'nın Tekrarı 9:29
·
Tevrat
וְהֵ֥ם עַמְּךָ֖ וְנַחֲלָתֶ֑ךָ אֲשֶׁ֤ר הוֹצֵ֨אתָ֙ בְּכֹחֲךָ֣ הַגָּדֹ֔ל וּבִֽזְרֹעֲךָ֖ הַנְּטוּיָֽה
Oysa onlar senin büyük gücünle ve uzatılmış kolunla çıkardığın halkın ve miras payındır.'
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 16:6
·
Tevrat
וַתֹּ֤אמֶר דְּלִילָה֙ אֶל־שִׁמְשׁ֔וֹן הַגִּֽידָה־נָּ֣א לִ֔י בַּמֶּ֖ה כֹּחֲךָ֣ גָד֑וֹל וּבַמֶּ֥ה תֵאָסֵ֖ר לְעַנּוֹתֶֽךָ
Delila Şimşon'a dedi: 'Lütfen bana bildir, senin gücün neyle büyüktür ve sana eziyet edilmesi için neyle bağlanırsın?'
Hakimler 16:15
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו אֵ֚יךְ תֹּאמַ֣ר אֲהַבְתִּ֔יךְ וְלִבְּךָ֖ אֵ֣ין אִתִּ֑י זֶ֣ה שָׁלֹ֤שׁ פְּעָמִים֙ הֵתַ֣לְתָּ בִּ֔י וְלֹא־הִגַּ֣דְתָּ לִּ֔י בַּמֶּ֖ה כֹּחֲךָ֥ גָדֽוֹל
Ona dedi: 'Kalbin benimle değilken nasıl 'Seni seviyorum' dersin? Bu üç kez benimle alay ettin ve gücünün neyle büyük olduğunu bana bildirmedin.'
Süleyman'ın Özdeyişleri 5:10
·
Tevrat
פֶּֽן־יִשְׂבְּע֣וּ זָרִ֣ים כֹּחֶ֑ךָ וַ֝עֲצָבֶ֗יךָ בְּבֵ֣ית נָכְרִֽי
Yabancılar gücünle doymasın ve emeklerin yabancının evinde olmasın diye.
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 19:3
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֣וּ אֵלָ֗יו כֹּ֚ה אָמַ֣ר חִזְקִיָּ֔הוּ יוֹם־צָרָ֧ה וְתוֹכֵחָ֛ה וּנְאָצָ֖ה הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה כִּ֣י בָ֤אוּ בָנִים֙ עַד־מַשְׁבֵּ֔ר וְכֹ֥חַ אַ֖יִן לְלֵדָֽה
Ona dediler: 'Hizkiya şöyle dedi: Bu gün sıkıntı, azar ve hakaret günüdür; çünkü oğullar doğum ağzına kadar geldiler ve doğurmak için güç yok.'
Yeşaya 37:3
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֣וּ אֵלָ֗יו כֹּ֚ה אָמַ֣ר חִזְקִיָּ֔הוּ יוֹם־צָרָ֧ה וְתוֹכֵחָ֛ה וּנְאָצָ֖ה הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה כִּ֣י בָ֤אוּ בָנִים֙ עַד־מַשְׁבֵּ֔ר וְכֹ֥חַ אַ֖יִן לְלֵדָֽה
Ona dediler ki: 'Hizkiya şöyle diyor: Bu gün sıkıntı, azar ve hakaret günüdür; çünkü çocuklar doğuma geldi ama doğuracak güç yok.'
Yeşu 17:17
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוֹשֻׁ֨עַ֙ אֶל־בֵּ֣ית יוֹסֵ֔ף לְאֶפְרַ֥יִם וְלִמְנַשֶּׁ֖ה לֵאמֹ֑ר עַם־רַ֣ב אַתָּ֗ה וְכֹ֤חַ גָּדוֹל֙ לָ֔ךְ לֹֽא־יִהְיֶ֥ה לְךָ֖ גּוֹרָ֥ל אֶחָֽד
Yeşu Yusuf evine, Efrayim'e ve Manaşe'ye dedi: 'Sen çok bir halksın ve senin büyük gücün vardır; sana bir kura olmayacak.'
Örnek Ayetler (2)
Eyüp 31:39
·
Tevrat
אִם־כֹּ֭חָהּ אָכַ֣לְתִּי בְלִי־כָ֑סֶף וְנֶ֖פֶשׁ בְּעָלֶ֣יהָ הִפָּֽחְתִּי
Eğer onun gücünü gümüş olmadan yediysem ve sahiplerinin canını çıkardıysam,
Yaratılış 4:12
·
Tevrat
כִּ֤י תַֽעֲבֹד֙ אֶת־הָ֣אֲדָמָ֔ה לֹֽא־תֹסֵ֥ף תֵּת־כֹּחָ֖הּ לָ֑ךְ נָ֥ע וָנָ֖ד תִּֽהְיֶ֥ה בָאָֽרֶץ
Çünkü toprağı işlediğinde, artık gücünü sana vermeyecek; yerde kaçak ve göçebe olacaksın.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 48:45
·
Tevrat
בְּצֵ֥ל חֶשְׁבּ֛וֹן עָמְד֖וּ מִכֹּ֣חַ נָסִ֑ים כִּֽי־אֵ֞שׁ יָצָ֣א מֵחֶשְׁבּ֗וֹן וְלֶֽהָבָה֙ מִבֵּ֣ין סִיח֔וֹן וַתֹּ֨אכַל֙ פְּאַ֣ת מוֹאָ֔ב וְקָדְקֹ֖ד בְּנֵ֥י שָׁאֽוֹן
Kaçanlar güçsüzlükten Heşbon'un gölgesinde durdular; çünkü Heşbon'dan ateş ve Sihon'un arasından alev çıktı ve Moab'ın köşesini ve gürültü oğullarının tepesini yedi.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 24:10
·
Tevrat
הִ֭תְרַפִּיתָ בְּי֥וֹם צָרָ֗ה צַ֣ר כֹּחֶֽכָה
Sıkıntı gününde gevşeklik gösterirsen, gücün dardır.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 26:20
·
Tevrat
וְתַ֥ם לָרִ֖יק כֹּחֲכֶ֑ם וְלֹֽא־תִתֵּ֤ן אַרְצְכֶם֙ אֶת־יְבוּלָ֔הּ וְעֵ֣ץ הָאָ֔רֶץ לֹ֥א יִתֵּ֖ן פִּרְיֽוֹ
Gücünüz boşuna tükenecek; yeriniz ürününü vermeyecek ve yerin ağacı meyvesini vermeyecek.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 11:6
·
Tevrat
וּלְקֵ֤ץ שָׁנִים֙ יִתְחַבָּ֔רוּ וּבַ֣ת מֶֽלֶךְ־הַנֶּ֗גֶב תָּבוֹא֙ אֶל־מֶ֣לֶךְ הַצָּפ֔וֹן לַעֲשׂ֖וֹת מֵישָׁרִ֑ים וְלֹֽא־תַעְצֹ֞ר כּ֣וֹחַ הַזְּר֗וֹעַ וְלֹ֤א יַעֲמֹד֙ וּזְרֹע֔וֹ וְתִנָּתֵ֨ן הִ֤יא וּמְבִיאֶ֨יהָ֙ וְהַיֹּ֣לְדָ֔הּ וּמַחֲזִקָ֖הּ בָּעִתִּֽים
Yılların sonunda da birleşecekler; ve Güney kralının kızı anlaşma yapmak için Kuzey kralına gelecek, ama kolun gücünü tutamayacak ve o durmayacak, onun kolu da durmayacak; ve o, onu getirenler, onu doğuran ve o zamanlarda onu güçlendiren verilecek.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 9:19
·
Tevrat
אִם־לְכֹ֣חַ אַמִּ֣יץ הִנֵּ֑ה וְאִם־לְ֝מִשְׁפָּ֗ט מִ֣י יוֹעִידֵֽנִי
Eğer güç içinse, işte güçlüdür; ve eğer yargı içinse, kim beni çağırır?
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 20:29
·
Tevrat
תִּפְאֶ֣רֶת בַּחוּרִ֣ים כֹּחָ֑ם וַהֲדַ֖ר זְקֵנִ֣ים שֵׂיבָֽה
Gençlerin güzelliği onların gücüdür, ve yaşlıların görkemi ak saçtır.
Örnek Ayetler (1)
Ezra 2:69
·
Tevrat
כְּכֹחָ֗ם נָתְנוּ֮ לְאוֹצַ֣ר הַמְּלָאכָה֒ זָהָ֗ב דַּרְכְּמוֹנִים֙ שֵׁשׁ־רִבֹּ֣אות וָאֶ֔לֶף וְכֶ֕סֶף מָנִ֖ים חֲמֵ֣שֶׁת אֲלָפִ֑ים וְכָתְנֹ֥ת כֹּהֲנִ֖ים מֵאָֽה
Güçlerine göre işin hazinesine altmış bir bin darik altın, beş bin mina gümüş ve yüz kâhin giysisi verdiler.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 6:22
·
Tevrat
הֲֽכִי־אָ֭מַרְתִּי הָ֣בוּ לִ֑י וּ֝מִכֹּחֲכֶ֗ם שִׁחֲד֥וּ בַעֲדִֽי
Dedim mi ki: 'Bana verin' ve 'Gücünüzden benim için rüşvet verin'?
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 27:5
·
Tevrat
אָנֹכִ֞י עָשִׂ֣יתִי אֶת־הָאָ֗רֶץ אֶת־הָאָדָ֤ם וְאֶת־הַבְּהֵמָה֙ אֲשֶׁר֙ עַל־פְּנֵ֣י הָאָ֔רֶץ בְּכֹחִי֙ הַגָּד֔וֹל וּבִזְרוֹעִ֖י הַנְּטוּיָ֑ה וּנְתַתִּ֕יהָ לַאֲשֶׁ֖ר יָשַׁ֥ר בְּעֵינָֽי
Büyük gücümle ve uzanmış kolumla yeri, yerin yüzü üzerinde olan insanı ve hayvanı ben yaptım; ve onu gözlerimde doğru olana verdim.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 14:11
·
Tevrat
עוֹדֶ֨נִּי הַיּ֜וֹם חָזָ֗ק כַּֽאֲשֶׁר֙ בְּי֨וֹם שְׁלֹ֤חַ אוֹתִי֙ מֹשֶׁ֔ה כְּכֹ֥חִי אָ֖ז וּכְכֹ֣חִי עָ֑תָּה לַמִּלְחָמָ֖ה וְלָצֵ֥את וְלָבֽוֹא
Musa'nın beni gönderdiği günde olduğu gibi bugün hâlâ güçlüyüm; savaş için, çıkmak ve girmek için o zamanki gücüm neyse şimdiki gücüm de odur.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 14:11
·
Tevrat
עוֹדֶ֨נִּי הַיּ֜וֹם חָזָ֗ק כַּֽאֲשֶׁר֙ בְּי֨וֹם שְׁלֹ֤חַ אוֹתִי֙ מֹשֶׁ֔ה כְּכֹ֥חִי אָ֖ז וּכְכֹ֣חִי עָ֑תָּה לַמִּלְחָמָ֖ה וְלָצֵ֥את וְלָבֽוֹא
Musa'nın beni gönderdiği günde olduğu gibi bugün hâlâ güçlüyüm; savaş için, çıkmak ve girmek için o zamanki gücüm neyse şimdiki gücüm de odur.