157
Kullanım
2
Lemma
11
Türev
18
Anlam
2 lemma, 11 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
יֵשׁ Lemma | yeş | var, var, mevcut, varlık | İlgeç/Harf | 90 | ||
הֲיֵשׁ | ha-yeş | var mı, var, mevcut | İlgeç/Harf | 19 | ||
וְיֶשׁ | ve-yeş | ve var, var, mevcut, varlık | İlgeç/Harf | 19 | ||
Örnek Ayetler (5 / 19) Hakimler 6:13 · Tevrat וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֤יו גִּדְעוֹן֙ בִּ֣י אֲדֹנִ֔י וְיֵ֤שׁ יְהוָה֙ עִמָּ֔נוּ וְלָ֥מָּה מְצָאַ֖תְנוּ כָּל־זֹ֑את וְאַיֵּ֣ה כָֽל־נִפְלְאֹתָ֡יו אֲשֶׁר֩ סִפְּרוּ־לָ֨נוּ אֲבוֹתֵ֜ינוּ לֵאמֹ֗ר הֲלֹ֤א מִמִּצְרַ֨יִם֙ הֶעֱלָ֣נוּ יְהוָ֔ה וְעַתָּה֙ נְטָשָׁ֣נוּ יְהוָ֔ה וַֽיִּתְּנֵ֖נוּ בְּכַף־מִדְיָֽן Gideon ona dedi ki: 'Lütfen efendim, eğer Yahve bizimleyse, bütün bunlar neden bizi buldu? Babalarımızın, 'Yahve bizi Mısır'dan çıkarmadı mı?' diyerek bize anlattıkları bütün harikaları nerede? Fakat şimdi Yahve bizi terk etti ve bizi Midyan'ın avucuna verdi.' Yeremya 31:17 · Tevrat וְיֵשׁ־תִּקְוָ֥ה לְאַחֲרִיתֵ֖ךְ נְאֻם־יְהוָ֑ה וְשָׁ֥בוּ בָנִ֖ים לִגְבוּלָֽם Senin sonun için umut var, Yahve'nin bildirisidir; oğullar kendi sınırlarına dönecekler. 2. Krallar 10:15 · Tevrat וַיֵּ֣לֶךְ מִשָּׁ֡ם וַיִּמְצָ֣א אֶת־יְהוֹנָדָב֩ בֶּן־רֵכָ֨ב לִקְרָאת֜וֹ וַֽיְבָרְכֵ֗הוּ וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו הֲיֵ֧שׁ אֶת־לְבָבְךָ֣ יָשָׁ֗ר כַּאֲשֶׁ֤ר לְבָבִי֙ עִם־לְבָבֶ֔ךָ וַיֹּ֨אמֶר יְהוֹנָדָ֥ב יֵ֛שׁ וָיֵ֖שׁ תְּנָ֣ה אֶת־יָדֶ֑ךָ וַיִּתֵּ֣ן יָד֔וֹ וַיַּעֲלֵ֥הוּ אֵלָ֖יו אֶל־הַמֶּרְכָּבָֽה Oradan gitti ve onu karşılamaya gelen Rekhav oğlu Yehonadav'ı buldu. Onu bereketledi ve ona dedi: 'Kalbimin senin kalbinle olduğu gibi, kalbin doğru mu?' Yehonadav dedi: 'Var.' 'Ve varsa elini ver.' Elini verdi ve onu yanına arabaya çıkardı. Malaki 1:14 · Tevrat וְאָר֣וּר נוֹכֵ֗ל וְיֵ֤שׁ בְּעֶדְרוֹ֙ זָכָ֔ר וְנֹדֵ֛ר וְזֹבֵ֥חַ מָשְׁחָ֖ת לַֽאדֹנָ֑י כִּי֩ מֶ֨לֶךְ גָּד֜וֹל אָ֗נִי אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת וּשְׁמִ֖י נוֹרָ֥א בַגּוֹיִֽם Ve sürüsünde erkek vardır ve adar ve Efendi'ye kusurluyu kurban eder, aldatan lanetlidir. Çünkü ben büyük kralım, Ordular Yahve dedi, ve adım uluslarda korkunçtur. Mezmurlar 73:11 · Tevrat וְֽאָמְר֗וּ אֵיכָ֥ה יָדַֽע־אֵ֑ל וְיֵ֖שׁ דֵּעָ֣ה בְעֶלְיֽוֹן Ve dediler: 'Tanrı nasıl bilir? Ve Yüce Olan'da bilgi var mıdır?' | ||||||
יֶשְׁנוֹ | yeşno | vardır, var, mevcut | Zamir | 6 | ||
יֶשְׁךָ | yeşkha | varsın, var, mevcut, sahip olma | Zamir | 3 | ||
שֶׁיֵּשׁ | şeyyeş | var olan, varlık, mevcudiyet, var | İlgeç/Harf | 1 | ||
יֶשְׁכֶם | yeşkhem | varsınız, var, mevcut, bulunur | Zamir | 1 | ||
הֲיִשְׁכֶם | ha-yişkhem | var mı, var, mevcut, sahip olmak | Zamir | 1 | ||
אִיתַי Lemma | itay | var, var, mevcut | İlgeç/Harf | 12 | ||
אִֽיתֵיכוֹן | iteykhon | varsınız, var, mevcut | Zamir | 2 | ||
הַֽאִיתָךְ | ha-itakh | var mısın, var olmak, bulunmak, mevcut olmak | Zamir | 1 | ||
אִיתַנָא | itana | var, var, mevcut | Zamir | 1 | ||
אִיתֽוֹהִי | itohi | onun varlığı, varlık, mevcudiyet, var olmak | Zamir | 1 | ||
Örnek Ayetler (4 / 90)
Hakimler 18:14
·
Tevrat
וַֽיַּעֲנ֞וּ חֲמֵ֣שֶׁת הָאֲנָשִׁ֗ים הַהֹלְכִים֮ לְרַגֵּל֮ אֶת־הָאָ֣רֶץ לַיִשׁ֒ וַיֹּֽאמְרוּ֙ אֶל־אֲחֵיהֶ֔ם הַיְדַעְתֶּ֗ם כִּ֠י יֵ֣שׁ בַּבָּתִּ֤ים הָאֵ֨לֶּה֙ אֵפ֣וֹד וּתְרָפִ֔ים וּפֶ֖סֶל וּמַסֵּכָ֑ה וְעַתָּ֖ה דְּע֥וּ מַֽה־תַּעֲשֽׂוּ
Layiş yerini casusluk yapmaya giden beş adam yanıt verdiler ve kardeşlerine dediler ki: 'Bu evlerde efod, terafim, oyma put ve dökme put olduğunu biliyor muydunuz? Ve şimdi ne yapacağınızı bilin.'
Hakimler 19:19
·
Tevrat
וְגַם־תֶּ֤בֶן גַּם־מִסְפּוֹא֙ יֵ֣שׁ לַחֲמוֹרֵ֔ינוּ וְ֠גַם לֶ֣חֶם וָיַ֤יִן יֶשׁ־לִי֙ וְלַֽאֲמָתֶ֔ךָ וְלַנַּ֖עַר עִם־עֲבָדֶ֑יךָ אֵ֥ין מַחְס֖וֹר כָּל־דָּבָֽר
Eşeklerimiz için hem saman hem de yem var; ve ayrıca benim için, cariyen için ve kullarınla birlikte olan uşak için ekmek ve şarap var; hiçbir şeyin eksiği yok.'
2. Samuel 9:1
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר דָּוִ֔ד הֲכִ֣י יֶשׁ־ע֔וֹד אֲשֶׁ֥ר נוֹתַ֖ר לְבֵ֣ית שָׁא֑וּל וְאֶעֱשֶׂ֤ה עִמּוֹ֙ חֶ֔סֶד בַּעֲב֖וּר יְהוֹנָתָֽן
Davut dedi: 'Şaul'un evinden kalan daha kimse var mı ki, Yonatan uğruna ona sadakat yapayım?'
2. Samuel 14:32
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אַבְשָׁל֣וֹם אֶל־יוֹאָ֡ב הִנֵּ֣ה שָׁלַ֣חְתִּי אֵלֶ֣יךָ לֵאמֹ֡ר בֹּ֣א הֵ֠נָּה וְאֶשְׁלְחָה֩ אֹתְךָ֨ אֶל־הַמֶּ֜לֶךְ לֵאמֹ֗ר לָ֤מָּה בָּ֨אתִי֙ מִגְּשׁ֔וּר ט֥וֹב לִ֖י עֹ֣ד אֲנִי־שָׁ֑ם וְעַתָּ֗ה אֶרְאֶה֙ פְּנֵ֣י הַמֶּ֔לֶךְ וְאִם־יֶשׁ־בִּ֥י עָוֺ֖ן וֶהֱמִתָֽנִי
Avşalom Yoav'a dedi: 'İşte sana gönderdim diyerek: Buraya gel ve seni krala göndereyim diyerek: Neden Geşur'dan geldim? Ben hala oradayken bana iyiydi. Ve şimdi kralın yüzünü göreyim; ve eğer bende suç varsa, beni öldürsün.'
Örnek Ayetler (5 / 19)
Hakimler 4:20
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלֶ֔יהָ עֲמֹ֖ד פֶּ֣תַח הָאֹ֑הֶל וְהָיָה֩ אִם־אִ֨ישׁ יָב֜וֹא וּשְׁאֵלֵ֗ךְ וְאָמַ֛ר הֲיֵֽשׁ־פֹּ֥ה אִ֖ישׁ וְאָמַ֥רְתְּ אָֽיִן
Ona dedi: 'Çadırın girişinde dur; ve olacak ki, eğer bir adam gelirse ve sana sorarsa ve derse: Burada bir adam var mı? diyeceksin: Yok.'
Yeremya 14:22
·
Tevrat
הֲיֵ֨שׁ בְּהַבְלֵ֤י הַגּוֹיִם֙ מַגְשִׁמִ֔ים וְאִם־הַשָּׁמַ֖יִם יִתְּנ֣וּ רְבִבִ֑ים הֲלֹ֨א אַתָּה־ה֜וּא יְהוָ֤ה אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ וּ֨נְקַוֶּה־לָּ֔ךְ כִּֽי־אַתָּ֥ה עָשִׂ֖יתָ אֶת־כָּל־אֵֽלֶּה
Ulusların boş şeyleri arasında yağmur yağdıranlar var mı? Veya gökler sağanaklar verebilir mi? Sen O değil misin, Tanrımız Yahve? Ve sana umut bağlarız, çünkü bütün bunları sen yaptın.
Yeremya 23:26
·
Tevrat
עַד־מָתַ֗י הֲיֵ֛שׁ בְּלֵ֥ב הַנְּבִאִ֖ים נִבְּאֵ֣י הַשָּׁ֑קֶר וּנְבִיאֵ֖י תַּרְמִ֥ת לִבָּֽם
Ne zamana kadar yalan peygamberlik eden peygamberlerin ve kalplerinin aldatmacasının peygamberlerinin kalbinde var olacak?
Yeremya 37:17
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ הַמֶּ֨לֶךְ צִדְקִיָּ֜הוּ וַיִּקָּחֵ֗הוּ וַיִּשְׁאָלֵ֨הוּ הַמֶּ֤לֶךְ בְּבֵיתוֹ֙ בַּסֵּ֔תֶר וַיֹּ֕אמֶר הֲיֵ֥שׁ דָּבָ֖ר מֵאֵ֣ת יְהוָ֑ה וַיֹּ֤אמֶר יִרְמְיָ֨הוּ֙ יֵ֔שׁ וַיֹּ֕אמֶר בְּיַ֥ד מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֖ל תִּנָּתֵֽן
Sonra Kral Tsedekiya gönderdi ve onu aldı; kral evinde gizlice ona sordu ve dedi: 'Yahve'den bir söz var mı?' Yeremya dedi: 'Var.' Ve dedi: 'Babil kralının eline verileceksin.'
1. Samuel 9:11
·
Tevrat
הֵ֗מָּה עֹלִים֙ בְּמַעֲלֵ֣ה הָעִ֔יר וְהֵ֨מָּה֙ מָצְא֣וּ נְעָר֔וֹת יֹצְא֖וֹת לִשְׁאֹ֣ב מָ֑יִם וַיֹּאמְר֣וּ לָהֶ֔ן הֲיֵ֥שׁ בָּזֶ֖ה הָרֹאֶֽה
Onlar şehrin yokuşunda çıkıyorlardı ve su çekmek için çıkan genç kızlarla karşılaştılar ve onlara dediler: 'Gören burada mı?'
Örnek Ayetler (5 / 19)
Hakimler 6:13
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֤יו גִּדְעוֹן֙ בִּ֣י אֲדֹנִ֔י וְיֵ֤שׁ יְהוָה֙ עִמָּ֔נוּ וְלָ֥מָּה מְצָאַ֖תְנוּ כָּל־זֹ֑את וְאַיֵּ֣ה כָֽל־נִפְלְאֹתָ֡יו אֲשֶׁר֩ סִפְּרוּ־לָ֨נוּ אֲבוֹתֵ֜ינוּ לֵאמֹ֗ר הֲלֹ֤א מִמִּצְרַ֨יִם֙ הֶעֱלָ֣נוּ יְהוָ֔ה וְעַתָּה֙ נְטָשָׁ֣נוּ יְהוָ֔ה וַֽיִּתְּנֵ֖נוּ בְּכַף־מִדְיָֽן
Gideon ona dedi ki: 'Lütfen efendim, eğer Yahve bizimleyse, bütün bunlar neden bizi buldu? Babalarımızın, 'Yahve bizi Mısır'dan çıkarmadı mı?' diyerek bize anlattıkları bütün harikaları nerede? Fakat şimdi Yahve bizi terk etti ve bizi Midyan'ın avucuna verdi.'
Yeremya 31:17
·
Tevrat
וְיֵשׁ־תִּקְוָ֥ה לְאַחֲרִיתֵ֖ךְ נְאֻם־יְהוָ֑ה וְשָׁ֥בוּ בָנִ֖ים לִגְבוּלָֽם
Senin sonun için umut var, Yahve'nin bildirisidir; oğullar kendi sınırlarına dönecekler.
2. Krallar 10:15
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ מִשָּׁ֡ם וַיִּמְצָ֣א אֶת־יְהוֹנָדָב֩ בֶּן־רֵכָ֨ב לִקְרָאת֜וֹ וַֽיְבָרְכֵ֗הוּ וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו הֲיֵ֧שׁ אֶת־לְבָבְךָ֣ יָשָׁ֗ר כַּאֲשֶׁ֤ר לְבָבִי֙ עִם־לְבָבֶ֔ךָ וַיֹּ֨אמֶר יְהוֹנָדָ֥ב יֵ֛שׁ וָיֵ֖שׁ תְּנָ֣ה אֶת־יָדֶ֑ךָ וַיִּתֵּ֣ן יָד֔וֹ וַיַּעֲלֵ֥הוּ אֵלָ֖יו אֶל־הַמֶּרְכָּבָֽה
Oradan gitti ve onu karşılamaya gelen Rekhav oğlu Yehonadav'ı buldu. Onu bereketledi ve ona dedi: 'Kalbimin senin kalbinle olduğu gibi, kalbin doğru mu?' Yehonadav dedi: 'Var.' 'Ve varsa elini ver.' Elini verdi ve onu yanına arabaya çıkardı.
Malaki 1:14
·
Tevrat
וְאָר֣וּר נוֹכֵ֗ל וְיֵ֤שׁ בְּעֶדְרוֹ֙ זָכָ֔ר וְנֹדֵ֛ר וְזֹבֵ֥חַ מָשְׁחָ֖ת לַֽאדֹנָ֑י כִּי֩ מֶ֨לֶךְ גָּד֜וֹל אָ֗נִי אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת וּשְׁמִ֖י נוֹרָ֥א בַגּוֹיִֽם
Ve sürüsünde erkek vardır ve adar ve Efendi'ye kusurluyu kurban eder, aldatan lanetlidir. Çünkü ben büyük kralım, Ordular Yahve dedi, ve adım uluslarda korkunçtur.
Mezmurlar 73:11
·
Tevrat
וְֽאָמְר֗וּ אֵיכָ֥ה יָדַֽע־אֵ֑ל וְיֵ֖שׁ דֵּעָ֣ה בְעֶלְיֽוֹן
Ve dediler: 'Tanrı nasıl bilir? Ve Yüce Olan'da bilgi var mıdır?'
Örnek Ayetler (4 / 6)
1. Samuel 14:39
·
Tevrat
כִּ֣י חַי־יְהוָ֗ה הַמּוֹשִׁ֨יעַ֙ אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל כִּ֧י אִם־יֶשְׁנ֛וֹ בְּיוֹנָתָ֥ן בְּנִ֖י כִּ֣י מ֣וֹת יָמ֑וּת וְאֵ֥ין עֹנֵ֖הוּ מִכָּל־הָעָֽם
Çünkü İsrail'i kurtaran Yahve yaşıyor ki, eğer oğlum Yonatan'da olsa bile, kesinlikle ölecek.' Bütün halktan ona cevap veren yoktu.
1. Samuel 23:23
·
Tevrat
וּרְא֣וּ וּדְע֗וּ מִכֹּ֤ל הַמַּֽחֲבֹאִים֙ אֲשֶׁ֣ר יִתְחַבֵּ֣א שָׁ֔ם וְשַׁבְתֶּ֤ם אֵלַי֙ אֶל־נָכ֔וֹן וְהָלַכְתִּ֖י אִתְּכֶ֑ם וְהָיָה֙ אִם־יֶשְׁנ֣וֹ בָאָ֔רֶץ וְחִפַּשְׂתִּ֣י אֹת֔וֹ בְּכֹ֖ל אַלְפֵ֥י יְהוּדָֽה
Orada saklanacağı bütün saklanma yerlerini görün ve bilin ve bana kesinlikle dönün, ve sizinle gideceğim; ve olacak ki eğer o yerdeyse, onu Yahuda'nın bütün binleri arasında arayacağım.
Ester 3:8
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר הָמָן֙ לַמֶּ֣לֶךְ אֲחַשְׁוֵר֔וֹשׁ יֶשְׁנ֣וֹ עַם־אֶחָ֗ד מְפֻזָּ֤ר וּמְפֹרָד֙ בֵּ֣ין הָֽעַמִּ֔ים בְּכֹ֖ל מְדִינ֣וֹת מַלְכוּתֶ֑ךָ וְדָתֵיהֶ֞ם שֹׁנ֣וֹת מִכָּל־עָ֗ם וְאֶת־דָּתֵ֤י הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֵינָ֣ם עֹשִׂ֔ים וְלַמֶּ֥לֶךְ אֵין־שֹׁוֶ֖ה לְהַנִּיחָֽם
Ve Haman Kral Ahaşveroş'a dedi: 'Krallığının bütün eyaletlerinde halklar arasında dağılmış ve ayrılmış bir halk vardır; ve onların yasaları bütün halklardan farklıdır ve kralın yasalarını yapmıyorlar; ve onları bırakmak kral için uygun değildir.'
Yasa'nın Tekrarı 29:14
·
Tevrat
כִּי֩ אֶת־אֲשֶׁ֨ר יֶשְׁנ֜וֹ פֹּ֗ה עִמָּ֨נוּ֙ עֹמֵ֣ד הַיּ֔וֹם לִפְנֵ֖י יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֑ינוּ וְאֵ֨ת אֲשֶׁ֥ר אֵינֶ֛נּוּ פֹּ֖ה עִמָּ֥נוּ הַיּֽוֹם
Ancak bugün burada bizimle Tanrımız Yahve'nin önünde duranla ve bugün burada bizimle olmayanla.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 6:36
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר גִּדְע֖וֹן אֶל־הָאֱלֹהִ֑ים אִם־יֶשְׁךָ֞ מוֹשִׁ֧יעַ בְּיָדִ֛י אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבַּֽרְתָּ
Gideon Tanrı'ya dedi ki: 'Eğer konuştuğun gibi İsrail'i benim elimle kurtaracaksan,
Yaratılış 24:42
·
Tevrat
וָאָבֹ֥א הַיּ֖וֹם אֶל־הָעָ֑יִן וָאֹמַ֗ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵי֙ אֲדֹנִ֣י אַבְרָהָ֔ם אִם־יֶשְׁךָ־נָּא֙ מַצְלִ֣יחַ דַּרְכִּ֔י אֲשֶׁ֥ר אָנֹכִ֖י הֹלֵ֥ךְ עָלֶֽיהָ
'Bugün pınara geldim ve dedim: Efendim İbrahim'in Tanrısı Yahve, eğer üzerinde yürüdüğüm yolumu şimdi başarılı kılıyorsan,'
Yaratılış 43:4
·
Tevrat
אִם־יֶשְׁךָ֛ מְשַׁלֵּ֥חַ אֶת־אָחִ֖ינוּ אִתָּ֑נוּ נֵרְדָ֕ה וְנִשְׁבְּרָ֥ה לְךָ֖ אֹֽכֶל
Eğer kardeşimizi bizimle gönderirsen, ineriz ve sana yiyecek satın alırız.
Örnek Ayetler (1)
Vaiz 2:13
·
Tevrat
וְרָאִ֣יתִי אָ֔נִי שֶׁיֵּ֥שׁ יִתְר֛וֹן לַֽחָכְמָ֖ה מִן־הַסִּכְל֑וּת כִּֽיתְר֥וֹן הָא֖וֹר מִן־הַחֹֽשֶׁךְ
Ve ben gördüm ki, ışığın karanlıktan üstünlüğü gibi, bilgeliğin akılsızlıktan üstünlüğü vardır.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 24:49
·
Tevrat
וְ֠עַתָּה אִם־יֶשְׁכֶ֨ם עֹשִׂ֜ים חֶ֧סֶד וֶֽאֱמֶ֛ת אֶת־אֲדֹנִ֖י הַגִּ֣ידוּ לִ֑י וְאִם־לֹ֕א הַגִּ֣ידוּ לִ֔י וְאֶפְנֶ֥ה עַל־יָמִ֖ין א֥וֹ עַל־שְׂמֹֽאל
'Ve şimdi, eğer efendime sadakat ve gerçekle davranacaksanız bana bildirin; eğer davranmayacaksanız bana bildirin ki, sağa veya sola döneyim.'
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 13:4
·
Tevrat
לֹ֣א תִשְׁמַ֗ע אֶל־דִּבְרֵי֙ הַנָּבִ֣יא הַה֔וּא א֛וֹ אֶל־חוֹלֵ֥ם הַחֲל֖וֹם הַה֑וּא כִּ֣י מְנַסֶּ֞ה יְהוָ֤ה אֱלֹֽהֵיכֶם֙ אֶתְכֶ֔ם לָדַ֗עַת הֲיִשְׁכֶ֤ם אֹֽהֲבִים֙ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֔ם בְּכָל־לְבַבְכֶ֖ם וּבְכָל־נַפְשְׁכֶֽם
O peygamberin veya o rüya görenin sözlerini dinlemeyeceksin; çünkü Tanrınız Yahve, Tanrınız Yahve'yi bütün kalbinizle ve bütün canınızla sevenler olup olmadığınızı bilmek için sizi sınıyor.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Ezra 4:16
·
Tevrat
מְהוֹדְעִ֤ין אֲנַ֨חְנָה֙ לְמַלְכָּ֔א דִּ֠י הֵ֣ן קִרְיְתָ֥א דָךְ֙ תִּתְבְּנֵ֔א וְשׁוּרַיָּ֖ה יִֽשְׁתַּכְלְל֑וּן לָקֳבֵ֣ל דְּנָ֔ה חֲלָק֙ בַּעֲבַ֣ר נַהֲרָ֔א לָ֥א אִיתַ֖י לָֽךְ
Krala bildiriyoruz ki, eğer bu şehir inşa edilir ve surları tamamlanırsa, bundan dolayı Irmağın ötesinde senin bir payın olmayacaktır.
Ezra 5:17
·
Tevrat
וּכְעַ֞ן הֵ֧ן עַל־מַלְכָּ֣א טָ֗ב יִ֠תְבַּקַּר בְּבֵ֨ית גִּנְזַיָּ֜א דִּי־מַלְכָּ֣א תַמָּה֮ דִּ֣י בְּבָבֶל֒ הֵ֣ן אִיתַ֗י דִּֽי־מִן־כּ֤וֹרֶשׁ מַלְכָּא֙ שִׂ֣ים טְעֵ֔ם לְמִבְנֵ֛א בֵּית־אֱלָהָ֥א דֵ֖ךְ בִּירוּשְׁלֶ֑ם וּרְע֥וּת מַלְכָּ֛א עַל־דְּנָ֖ה יִשְׁלַ֥ח עֲלֶֽינָא
Ve şimdi, eğer krala iyi gelirse, Babil'deki kralın hazine evinde orada araştırılsın, Yeruşalim'deki bu Tanrı evini inşa etmek için Kral Koreş tarafından bir buyruk verilmiş mi; ve kral bu konudaki isteğini bize göndersin.
Daniel 2:10
·
Tevrat
עֲנ֨וֹ כַשְׂדָּאֵ֤י קֳדָם־מַלְכָּא֙ וְאָ֣מְרִ֔ין לָֽא־אִיתַ֤י אֲנָשׁ֙ עַל־יַבֶּשְׁתָּ֔א דִּ֚י מִלַּ֣ת מַלְכָּ֔א יוּכַ֖ל לְהַחֲוָיָ֑ה כָּל־קֳבֵ֗ל דִּ֚י כָּל־מֶ֨לֶךְ֙ רַ֣ב וְשַׁלִּ֔יט מִלָּ֤ה כִדְנָה֙ לָ֣א שְׁאֵ֔ל לְכָל־חַרְטֹּ֖ם וְאָשַׁ֥ף וְכַשְׂדָּֽי
Kildaniler kralın önünde cevap verip dediler: 'Kuru toprak üzerinde kralın sözünü bildirebilecek bir insan yoktur; çünkü hiçbir büyük ve güçlü kral, herhangi bir sihirbaza, falcıya ve Kildaniye böyle bir söz sormamıştır.'
Daniel 2:11
·
Tevrat
וּמִלְּתָ֨א דִֽי־מַלְכָּ֤ה שָׁאֵל֙ יַקִּירָ֔ה וְאָחֳרָן֙ לָ֣א אִיתַ֔י דִּ֥י יְחַוִּנַּ֖הּ קֳדָ֣ם מַלְכָּ֑א לָהֵ֣ן אֱלָהִ֔ין דִּ֚י מְדָ֣רְה֔וֹן עִם־בִּשְׂרָ֖א לָ֥א אִיתֽוֹהִי
Ve kralın sorduğu söz ağırdır ve onu kralın önünde bildirecek başka kimse yoktur; meskenleri beşerle olmayan ilahlar hariç.'
Daniel 2:28
·
Tevrat
בְּרַ֡ם אִיתַ֞י אֱלָ֤הּ בִּשְׁמַיָּא֙ גָּלֵ֣א רָזִ֔ין וְהוֹדַ֗ע לְמַלְכָּא֙ נְבֽוּכַדְנֶצַּ֔ר מָ֛ה דִּ֥י לֶהֱוֵ֖א בְּאַחֲרִ֣ית יוֹמַיָּ֑א חֶלְמָ֨ךְ וְחֶזְוֵ֥י רֵאשָׁ֛ךְ עַֽל־מִשְׁכְּבָ֖ךְ דְּנָ֥ה הֽוּא
Ancak göklerde sırları açığa çıkaran bir Tanrı vardır ve günlerin sonunda ne olacağını kral Nebukadnessar'a bildirmiştir. Yatağında gördüğün rüyan ve başının görümleri şunlardır:
Örnek Ayetler (2)
Daniel 3:14
·
Tevrat
עָנֵ֤ה נְבֻֽכַדְנֶצַּר֙ וְאָמַ֣ר לְה֔וֹן הַצְדָּ֕א שַׁדְרַ֥ךְ מֵישַׁ֖ךְ וַעֲבֵ֣ד נְג֑וֹ לֵֽאלָהַ֗י לָ֤א אִֽיתֵיכוֹן֙ פָּֽלְחִ֔ין וּלְצֶ֧לֶם דַּהֲבָ֛א דִּ֥י הֲקֵ֖ימֶת לָ֥א סָֽגְדִֽין
Nebukadnessar yanıt verdi ve onlara dedi: 'Gerçekten mi, Şadrak, Meşak ve Aved-Nego, benim ilahıma kulluk etmiyorsunuz ve diktiğim altın heykele secde etmiyorsunuz?'
Daniel 3:15
·
Tevrat
כְּעַ֞ן הֵ֧ן אִֽיתֵיכ֣וֹן עֲתִידִ֗ין דִּ֣י בְעִדָּנָ֡א דִּֽי־תִשְׁמְע֡וּן קָ֣ל קַרְנָ֣א מַשְׁרוֹקִיתָ֣א קַתְר֣וֹס שַׂבְּכָ֡א פְּסַנְתֵּרִין֩ וְסוּמְפֹּ֨נְיָ֜ה וְכֹ֣ל זְנֵ֣י זְמָרָ֗א תִּפְּל֣וּן וְתִסְגְּדוּן֮ לְצַלְמָ֣א דִֽי־עַבְדֵת֒ וְהֵן֙ לָ֣א תִסְגְּד֔וּן בַּהּ־שַׁעֲתָ֣ה תִתְרְמ֔וֹן לְגֽוֹא־אַתּ֥וּן נוּרָ֖א יָקִֽדְתָּ֑א וּמַן־ה֣וּא אֱלָ֔הּ דֵּ֥י יְשֵֽׁיזְבִנְכ֖וֹן מִן־יְדָֽי
Şimdi eğer boynuz, flüt, lir, arp, santur ve tulum ve her tür müzik sesini işiteceğiniz zamanda düşmeye ve yaptığım heykele secde etmeye hazırsanız; ama eğer secde etmezseniz, o saatte yanan ateş fırınının içine atılacaksınız; ve sizi ellerimden kurtaracak olan ilah kimdir?
Örnek Ayetler (1)
Daniel 2:26
·
Tevrat
עָנֵ֤ה מַלְכָּא֙ וְאָמַ֣ר לְדָנִיֵּ֔אל דִּ֥י שְׁמֵ֖הּ בֵּלְטְשַׁאצַּ֑ר הַֽאִיתָ֣ךְ כָּהֵ֗ל לְהוֹדָעֻתַ֛נִי חֶלְמָ֥א דִֽי־חֲזֵ֖ית וּפִשְׁרֵֽהּ
Kral cevap verip adı Belteşassar olan Daniel'e dedi: 'Gördüğüm rüyayı ve yorumunu bana bildirmeye gücün yetiyor mu?'
Örnek Ayetler (1)
Daniel 3:18
·
Tevrat
וְהֵ֣ן לָ֔א יְדִ֥יעַ לֶהֱוֵא־לָ֖ךְ מַלְכָּ֑א דִּ֤י לֵֽאלָהָךְ֙ לָא־אִיתַ֣נָא פָֽלְחִ֔ין וּלְצֶ֧לֶם דַּהֲבָ֛א דִּ֥י הֲקֵ֖ימְתָּ לָ֥א נִסְגֻּֽד
Ve eğer değilse, sana bilinsin ki, ey kral, senin ilahına kulluk etmiyoruz ve diktiğin altın heykele secde etmeyeceğiz.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 2:11
·
Tevrat
וּמִלְּתָ֨א דִֽי־מַלְכָּ֤ה שָׁאֵל֙ יַקִּירָ֔ה וְאָחֳרָן֙ לָ֣א אִיתַ֔י דִּ֥י יְחַוִּנַּ֖הּ קֳדָ֣ם מַלְכָּ֑א לָהֵ֣ן אֱלָהִ֔ין דִּ֚י מְדָ֣רְה֔וֹן עִם־בִּשְׂרָ֖א לָ֥א אִיתֽוֹהִי
Ve kralın sorduğu söz ağırdır ve onu kralın önünde bildirecek başka kimse yoktur; meskenleri beşerle olmayan ilahlar hariç.'