1300
Kullanım
12
Lemma
164
Türev
171
Anlam
12 lemma, 164 türev form
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 34:30
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יַעֲקֹ֜ב אֶל־שִׁמְע֣וֹן וְאֶל־לֵוִי֮ עֲכַרְתֶּ֣ם אֹתִי֒ לְהַבְאִישֵׁ֨נִי֙ בְּיֹשֵׁ֣ב הָאָ֔רֶץ בַּֽכְּנַעֲנִ֖י וּבַפְּרִזִּ֑י וַאֲנִי֙ מְתֵ֣י מִסְפָּ֔ר וְנֶאֶסְפ֤וּ עָלַי֙ וְהִכּ֔וּנִי וְנִשְׁמַדְתִּ֖י אֲנִ֥י וּבֵיתִֽי
Yakup, Şimon'a ve Levi'ye dedi: 'Yerde oturanlar, Kenanlılar ve Perizliler arasında beni iğrenç kılarak beni sıkıntıya soktunuz; ben sayıca azım, üzerime toplanıp beni vuracaklar, ben ve evim yok edileceğiz.'
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 26:20
·
Tevrat
וְהוֹרַדְתִּיךְ֩ אֶת־י֨וֹרְדֵי ב֜וֹר אֶל־עַ֣ם עוֹלָ֗ם וְ֠הוֹשַׁבְתִּיךְ בְּאֶ֨רֶץ תַּחְתִּיּ֜וֹת כָּחֳרָב֤וֹת מֵֽעוֹלָם֙ אֶת־י֣וֹרְדֵי ב֔וֹר לְמַ֖עַן לֹ֣א תֵשֵׁ֑בִי וְנָתַתִּ֥י צְבִ֖י בְּאֶ֥רֶץ חַיִּֽים
Seni çukura inenlerle birlikte eski zaman halkına indireceğim ve oturulmayasın diye seni çukura inenlerle birlikte eski zaman viraneleri gibi yerin alt kısımlarında oturtacağım; ve yaşam diyarında güzellik vereceğim.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 23:20
·
Tevrat
וַיִּקַּ֣ח אֶת־שָׂרֵ֣י הַמֵּא֡וֹת וְאֶת־הָֽאַדִּירִים֩ וְאֶת־הַמּֽוֹשְׁלִ֨ים בָּעָ֜ם וְאֵ֣ת כָּל־עַ֣ם הָאָ֗רֶץ וַיּ֤וֹרֶד אֶת־הַמֶּ֨לֶךְ֙ מִבֵּ֣ית יְהוָ֔ה וַיָּבֹ֛אוּ בְּתֽוֹךְ־שַׁ֥עַר הָֽעֶלְי֖וֹן בֵּ֣ית הַמֶּ֑לֶךְ וַיּוֹשִׁ֨יבוּ֙ אֶת־הַמֶּ֔לֶךְ עַ֖ל כִּסֵּ֥א הַמַּמְלָכָֽה
Yüzlerin önderlerini, soyluları, halkta yönetenleri ve yerin bütün halkını aldı, kralı Yahve'nin evinden indirdi; kralın evine üst kapısının içinden geldiler ve kralı krallık tahtının üzerine oturttular.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 30:21
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣א דָוִ֗ד אֶל־מָאתַ֨יִם הָאֲנָשִׁ֜ים אֲשֶֽׁר־פִּגְּר֣וּ מִלֶּ֣כֶת אַחֲרֵ֣י דָוִ֗ד וַיֹּֽשִׁיבֻם֙ בְּנַ֣חַל הַבְּשׂ֔וֹר וַיֵּֽצְאוּ֙ לִקְרַ֣את דָּוִ֔ד וְלִקְרַ֖את הָעָ֣ם אֲשֶׁר־אִתּ֑וֹ וַיִּגַּ֤שׁ דָּוִד֙ אֶת־הָעָ֔ם וַיִּשְׁאַ֥ל לָהֶ֖ם לְשָׁלֽוֹם
Davut, Davut'un ardından gitmekten yorgun düşen ve Besor Vadisi'nde oturttukları iki yüz adamın yanına geldi; onlar Davut'u karşılamak ve onunla olan halkı karşılamak için çıktılar. Davut halka yaklaştı ve onlara esenlik sordu.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 8:14
·
Tevrat
וַיָּבֵ֣א אֹתִ֗י אֶל־פֶּ֨תַח֙ שַׁ֣עַר בֵּית־יְהוָ֔ה אֲשֶׁ֖ר אֶל־הַצָּפ֑וֹנָה וְהִנֵּה־שָׁם֙ הַנָּשִׁ֣ים יֹֽשְׁב֔וֹת מְבַכּ֖וֹת אֶת־הַתַּמּֽוּז
Ve beni Yahve'nin evinin kuzeye bakan kapısının girişine getirdi; ve işte orada kadınlar oturuyorlardı, Tammuz'a ağlayarak.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 7:5
·
Tevrat
לֵ֤ךְ וְאָֽמַרְתָּ֙ אֶל־עַבְדִּ֣י אֶל־דָּוִ֔ד כֹּ֖ה אָמַ֣ר יְהוָ֑ה הַאַתָּ֛ה תִּבְנֶה־לִּ֥י בַ֖יִת לְשִׁבְתִּֽי
'Git ve kulum Davut'a de: Yahve şöyle dedi: Oturmam için bana bir ev mi inşa edeceksin?'
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 44:26
·
Tevrat
מֵקִים֙ דְּבַ֣ר עַבְדּ֔וֹ וַעֲצַ֥ת מַלְאָכָ֖יו יַשְׁלִ֑ים הָאֹמֵ֨ר לִירוּשָׁלִַ֜ם תּוּשָׁ֗ב וּלְעָרֵ֤י יְהוּדָה֙ תִּבָּנֶ֔ינָה וְחָרְבוֹתֶ֖יהָ אֲקוֹמֵֽם
Kulunun sözünü ayağa kaldıran ve elçilerinin öğüdünü tamamlayan; Yeruşalim için, 'Oturulacak' ve Yahuda şehirleri için, 'İnşa edilecekler ve onun yıkıntılarını ayağa kaldıracağım' diyen;
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 4:9
·
Tevrat
בְּשָׁל֣וֹם יַחְדָּו֮ אֶשְׁכְּבָ֪ה וְאִ֫ישָׁ֥ן כִּֽי־אַתָּ֣ה יְהוָ֣ה לְבָדָ֑ד לָ֝בֶ֗טַח תּוֹשִׁיבֵֽנִי
Barış içinde yatacağım ve uyuyacağım; çünkü yalnızca sen Yahve, beni güvenlik içinde yaşatırsın.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 2:24
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה חַי־יְהוָה֙ אֲשֶׁ֣ר הֱכִינַ֗נִי וַיּֽוֹשִׁיבַ֨נִי֙ עַל־כִּסֵּא֙ דָּוִ֣ד אָבִ֔י וַאֲשֶׁ֧ר עָֽשָׂה־לִ֛י בַּ֖יִת כַּאֲשֶׁ֣ר דִּבֵּ֑ר כִּ֣י הַיּ֔וֹם יוּמַ֖ת אֲדֹנִיָּֽהוּ
Şimdi beni pekiştiren, babam Davut'un tahtına oturtan ve söylediği gibi bana bir ev yapan yaşayan Yahve hakkı için, bugün Adoniya öldürülecek.'
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 39:26
·
Tevrat
וְנָשׂוּ֙ אֶת־כְּלִמָּתָ֔ם וְאֶת־כָּל־מַעֲלָ֖ם אֲשֶׁ֣ר מָעֲלוּ־בִ֑י בְּשִׁבְתָּ֧ם עַל־אַדְמָתָ֛ם לָבֶ֖טַח וְאֵ֥ין מַחֲרִֽיד
Ve topraklarının üzerinde güvenlik içinde oturduklarında ve korkutan yokken, utançlarını ve bana sadakatsizlik ettikleri bütün sadakatsizliklerini taşıyacaklar.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 36:7
·
Tevrat
לֹֽא־יִגְרַ֥ע מִצַּדִּ֗יק עֵ֫ינָ֥יו וְאֶת־מְלָכִ֥ים לַכִּסֵּ֑א וַיֹּשִׁיבֵ֥ם לָ֝נֶ֗צַח וַיִּגְבָּֽהוּ
Doğru kişiden gözlerini çekmez; ve krallarla birlikte tahta, onları sonsuza dek oturtur ve yücelirler.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 9:18
·
Tevrat
וְשֵׁ֣שׁ מַעֲל֣וֹת לַ֠כִּסֵּא וְכֶ֨בֶשׁ בַּזָּהָ֤ב לַכִּסֵּא֙ מָאֳחָזִ֔ים וְיָד֛וֹת מִזֶּ֥ה וּמִזֶּ֖ה עַל־מְק֣וֹם הַשָּׁ֑בֶת וּשְׁנַ֣יִם אֲרָי֔וֹת עֹמְדִ֖ים אֵ֥צֶל הַיָּדֽוֹת
Tahtın altı basamağı ve tahta tutturulmuş altından bir ayak taburesi vardı; oturma yerinde buradan ve buradan kollar ve kolların yanında duran iki aslan vardı.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 21:12
·
Tevrat
קָרְא֖וּ צ֑וֹם וְהֹשִׁ֥יבוּ אֶת־נָב֖וֹת בְּרֹ֥אשׁ הָעָֽם
Oruç çağırdılar ve Navot'u halkın başına oturttular.
Örnek Ayetler (1)
Ezra 10:17
·
Tevrat
וַיְכַלּ֣וּ בַכֹּ֔ל אֲנָשִׁ֕ים הַהֹשִׁ֖יבוּ נָשִׁ֣ים נָכְרִיּ֑וֹת עַ֛ד י֥וֹם אֶחָ֖ד לַחֹ֥דֶשׁ הָרִאשֽׁוֹן
Birinci ayın birinci gününe kadar, yabancı kadınlar oturtan adamların hepsini bitirdiler.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 5:8
·
Tevrat
ה֗וֹי מַגִּיעֵ֥י בַ֨יִת֙ בְּבַ֔יִת שָׂדֶ֥ה בְשָׂדֶ֖ה יַקְרִ֑יבוּ עַ֚ד אֶ֣פֶס מָק֔וֹם וְהֽוּשַׁבְתֶּ֥ם לְבַדְּכֶ֖ם בְּקֶ֥רֶב הָאָֽרֶץ
Vay evi eve birleştirenlere, yer yok olana kadar tarlayı tarlaya yaklaştıranlara; ve siz yerin ortasında yalnız başınıza oturtulana kadar.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 13:27
·
Tevrat
וְלָכֶ֣ם הֲנִשְׁמַ֗ע לַעֲשֹׂת֙ אֵ֣ת כָּל־הָרָעָ֤ה הַגְּדוֹלָה֙ הַזֹּ֔את לִמְעֹ֖ל בֵּֽאלֹהֵ֑ינוּ לְהֹשִׁ֖יב נָשִׁ֥ים נָכְרִיּֽוֹת
Ve yabancı kadınları oturtarak Tanrımıza ihanet etmek için bütün bu büyük kötülüğü yapmanız size duyulur mu?
Örnek Ayetler (1)
Levililer 26:35
·
Tevrat
כָּל־יְמֵ֥י הָשַּׁמָּ֖ה תִּשְׁבֹּ֑ת אֵ֣ת אֲשֶׁ֧ר לֹֽא־שָׁבְתָ֛ה בְּשַׁבְּתֹתֵיכֶ֖ם בְּשִׁבְתְּכֶ֥ם עָלֶֽיהָ
Issızlığın bütün günleri boyunca duracak; ki onun üzerinde oturduğunuzda Şabatlarınızda durmadı.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 33:14
·
Tevrat
מִֽמְּכוֹן־שִׁבְתּ֥וֹ הִשְׁגִּ֑יחַ אֶ֖ל כָּל־יֹשְׁבֵ֣י הָאָֽרֶץ
Oturduğu yerinden yerin bütün oturanlarına baktı.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 12:8
·
Tevrat
כַּֽאֲשֶׁר־בָּ֥א יַעֲקֹ֖ב מִצְרָ֑יִם וַיִּזְעֲק֤וּ אֲבֽוֹתֵיכֶם֙ אֶל־יְהוָ֔ה וַיִּשְׁלַ֨ח יְהוָ֜ה אֶת־מֹשֶׁ֣ה וְאֶֽת־אַהֲרֹ֗ן וַיּוֹצִ֤יאוּ אֶת־אֲבֹֽתֵיכֶם֙ מִמִּצְרַ֔יִם וַיֹּשִׁב֖וּם בַּמָּק֥וֹם הַזֶּֽה
Yakup Mısır'a geldiğinde, atalarınız Yahve'ye feryat ettiler; Yahve Musa'yı ve Harun'u gönderdi, atalarınızı Mısır'dan çıkardılar ve onları bu mekana yerleştirdiler.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 8:3
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֙ תַּבְנִ֣ית יָ֔ד וַיִּקָּחֵ֖נִי בְּצִיצִ֣ת רֹאשִׁ֑י וַתִּשָּׂ֣א אֹתִ֣י ר֣וּחַ בֵּֽין־הָאָ֣רֶץ וּבֵ֣ין הַשָּׁמַ֡יִם וַתָּבֵא֩ אֹתִ֨י יְרוּשָׁלְַ֜מָה בְּמַרְא֣וֹת אֱלֹהִ֗ים אֶל־פֶּ֜תַח שַׁ֤עַר הַפְּנִימִית֙ הַפּוֹנֶ֣ה צָפ֔וֹנָה אֲשֶׁר־שָׁ֣ם מוֹשַׁ֔ב סֵ֖מֶל הַקִּנְאָ֥ה הַמַּקְנֶֽה
Ve el biçimini uzattı ve beni başımın perçeminden aldı; ruh beni yer ile gökler arasına kaldırdı ve Tanrı'nın görümlerinde beni Yeruşalim'e, kuzeye bakan iç kapının girişine getirdi, ki orada kıskandıran kıskançlık putunun oturağı vardı.
Hezekiel 28:2
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֡ם אֱמֹר֩ לִנְגִ֨יד צֹ֜ר כֹּֽה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֗ה יַ֣עַן גָּבַ֤הּ לִבְּךָ֙ וַתֹּ֨אמֶר֙ אֵ֣ל אָ֔נִי מוֹשַׁ֧ב אֱלֹהִ֛ים יָשַׁ֖בְתִּי בְּלֵ֣ב יַמִּ֑ים וְאַתָּ֤ה אָדָם֙ וְֽלֹא־אֵ֔ל וַתִּתֵּ֥ן לִבְּךָ֖ כְּלֵ֥ב אֱלֹהִֽים
İnsanoğlu, Sur önderine de: Efendi Yahve şöyle dedi: Kalbin yükseldiği için ve 'Ben bir ilahım, denizlerin kalbinde Tanrı'nın oturduğu yerde oturdum' dediğin için; oysa sen insansın ve ilah değilsin, ama kalbini Tanrı'nın kalbi gibi yaptın.
2. Samuel 9:12
·
Tevrat
וְלִמְפִיבֹ֥שֶׁת בֵּן־קָטָ֖ן וּשְׁמ֣וֹ מִיכָ֑א וְכֹל֙ מוֹשַׁ֣ב בֵּית־צִיבָ֔א עֲבָדִ֖ים לִמְפִיבֹֽשֶׁת
Mefivoşet'in küçük bir oğlu vardı ve adı Mika'ydı; ve Tsiva'nın evinde oturanların hepsi Mefivoşet'e kullardı.
1. Samuel 20:25
·
Tevrat
וַיֵּ֣שֶׁב הַ֠מֶּלֶךְ עַל־מ֨וֹשָׁב֜וֹ כְּפַ֣עַם בְּפַ֗עַם אֶל־מוֹשַׁב֙ הַקִּ֔יר וַיָּ֨קָם֙ יְה֣וֹנָתָ֔ן וַיֵּ֥שֶׁב אַבְנֵ֖ר מִצַּ֣ד שָׁא֑וּל וַיִּפָּקֵ֖ד מְק֥וֹם דָּוִֽד
Kral her zamanki gibi yerine, duvar kenarındaki yerine oturdu; Yonatan kalktı, Avner Şaul'un yanına oturdu; ve Davut'un yeri arandı.
2. Krallar 2:19
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמְר֜וּ אַנְשֵׁ֤י הָעִיר֙ אֶל־אֱלִישָׁ֔ע הִנֵּה־נָ֞א מוֹשַׁ֤ב הָעִיר֙ ט֔וֹב כַּאֲשֶׁ֥ר אֲדֹנִ֖י רֹאֶ֑ה וְהַמַּ֥יִם רָעִ֖ים וְהָאָ֥רֶץ מְשַׁכָּֽלֶת
Şehrin adamları Elişa'ya dediler: 'İşte, efendimin gördüğü gibi şehrin konumu iyidir; ama sular kötüdür ve yer kısırdır.'