1300
Kullanım
12
Lemma
164
Türev
171
Anlam
12 lemma, 164 türev form
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 25:5
·
Tevrat
לֵאמֹ֗ר שֽׁוּבוּ־נָ֞א אִ֣ישׁ מִדַּרְכּ֤וֹ הָֽרָעָה֙ וּמֵרֹ֣עַ מַעַלְלֵיכֶ֔ם וּשְׁבוּ֙ עַל־הָ֣אֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֨ר נָתַ֧ן יְהוָ֛ה לָכֶ֖ם וְלַאֲבֽוֹתֵיכֶ֑ם לְמִן־עוֹלָ֖ם וְעַד־עוֹלָֽם
Diyerek: 'Lütfen her adam kötü yolundan ve işlerinizin kötülüğünden dönsün; ve Yahve'nin size ve babalarınıza sonsuzluktan sonsuzluğa kadar verdiği toprağın üzerinde oturun.
Yeremya 35:15
·
Tevrat
וָאֶשְׁלַ֣ח אֲלֵיכֶ֣ם אֶת־כָּל־עֲבָדַ֣י הַנְּבִאִ֣ים הַשְׁכֵּ֣ים וְשָׁלֹ֣חַ לֵאמֹ֡ר שֻׁבוּ־נָ֡א אִישׁ֩ מִדַּרְכּ֨וֹ הָרָעָ֜ה וְהֵיטִ֣יבוּ מַֽעַלְלֵיכֶ֗ם וְאַל־תֵּ֨לְכ֜וּ אַחֲרֵ֨י אֱלֹהִ֤ים אֲחֵרִים֙ לְעָבְדָ֔ם וּשְׁבוּ֙ אֶל־הָ֣אֲדָמָ֔ה אֲשֶׁר־נָתַ֥תִּי לָכֶ֖ם וְלַאֲבֹֽתֵיכֶ֑ם וְלֹ֤א הִטִּיתֶם֙ אֶֽת־אָזְנְכֶ֔ם וְלֹ֥א שְׁמַעְתֶּ֖ם אֵלָֽי
Ve bütün kullarım peygamberleri size erkenden kalkıp göndererek gönderdim ve dedim: Lütfen her adam kötü yolundan dönsün ve işlerinizi iyileştirin ve onlara kulluk etmek için başka ilahların ardınca gitmeyin; ve size ve babalarınıza verdiğim toprakta oturun. Fakat kulağınızı eğmediniz ve beni dinlemediniz.
Yeremya 40:10
·
Tevrat
וַאֲנִ֗י הִנְנִ֤י יֹשֵׁב֙ בַּמִּצְפָּ֔ה לַֽעֲמֹד֙ לִפְנֵ֣י הַכַּשְׂדִּ֔ים אֲשֶׁ֥ר יָבֹ֖אוּ אֵלֵ֑ינוּ וְאַתֶּ֡ם אִסְפוּ֩ יַ֨יִן וְקַ֜יִץ וְשֶׁ֗מֶן וְשִׂ֨מוּ֙ בִּכְלֵיכֶ֔ם וּשְׁב֖וּ בְּעָרֵיכֶ֥ם אֲשֶׁר־תְּפַשְׂתֶּֽם
Ve ben, işte, bize gelecek olan Kildanilerin önünde durmak için Mispa'da oturuyorum; ama siz şarap, yaz meyvesi ve yağ toplayın ve kaplarınıza koyun, ve ele geçirdiğiniz şehirlerinizde oturun.'
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 27:5
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜ד אֶל־אָכִ֗ישׁ אִם־נָא֩ מָצָ֨אתִי חֵ֤ן בְּעֵינֶ֨יךָ֙ יִתְּנוּ־לִ֣י מָק֗וֹם בְּאַחַ֛ת עָרֵ֥י הַשָּׂדֶ֖ה וְאֵ֣שְׁבָה שָּׁ֑ם וְלָ֨מָּה יֵשֵׁ֧ב עַבְדְּךָ֛ בְּעִ֥יר הַמַּמְלָכָ֖ה עִמָּֽךְ
Davut Akiş'e dedi: 'Eğer gözlerinde lütuf bulduysam, kır şehirlerinin birinde bana yer versinler ve orada oturayım. Ve kulun neden seninle krallık şehrinde otursun?'
Yeşaya 49:20
·
Tevrat
ע֚וֹד יֹאמְר֣וּ בְאָזְנַ֔יִךְ בְּנֵ֖י שִׁכֻּלָ֑יִךְ צַר־לִ֥י הַמָּק֖וֹם גְּשָׁה־לִּ֥י וְאֵשֵֽׁבָה
Senin çocuksuzluğunun oğulları kulaklarına daha diyecekler: Yer bana dardır, bana yaklaş ve oturayım.
Ezra 9:3
·
Tevrat
וּכְשָׁמְעִי֙ אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה קָרַ֥עְתִּי אֶת־בִּגְדִ֖י וּמְעִילִ֑י וָאֶמְרְטָ֞ה מִשְּׂעַ֤ר רֹאשִׁי֙ וּזְקָנִ֔י וָאֵשְׁבָ֖ה מְשׁוֹמֵֽם
Ve bu sözü duyduğumda giysimi ve cübbemi yırttım; ve başımın saçından ve sakalımdan yoldum ve dehşet içinde oturdum.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 26:17
·
Tevrat
וְנָשְׂא֨וּ עָלַ֤יִךְ קִינָה֙ וְאָ֣מְרוּ לָ֔ךְ אֵ֣יךְ אָבַ֔דְתְּ נוֹשֶׁ֖בֶת מִיַּמִּ֑ים הָעִ֣יר הַהֻלָּ֗לָה אֲשֶׁר֩ הָיְתָ֨ה חֲזָקָ֤ה בַיָּם֙ הִ֣יא וְיֹשְׁבֶ֔יהָ אֲשֶׁר־נָתְנ֥וּ חִתִּיתָ֖ם לְכָל־יוֹשְׁבֶֽיהָ
Ve senin üzerine bir ağıt yakacaklar ve sana diyecekler: 'Denizlerden oturtulan, denizde güçlü olan o övülen şehir, o ve sakinleri, bütün sakinlerine dehşetlerini verenler, nasıl yok oldun!'
Hezekiel 38:12
·
Tevrat
לִשְׁלֹ֥ל שָׁלָ֖ל וְלָבֹ֣ז בַּ֑ז לְהָשִׁ֨יב יָדְךָ֜ עַל־חֳרָב֣וֹת נוֹשָׁבֹ֗ת וְאֶל־עַם֙ מְאֻסָּ֣ף מִגּוֹיִ֔ם עֹשֶׂה֙ מִקְנֶ֣ה וְקִנְיָ֔ן יֹשְׁבֵ֖י עַל־טַבּ֥וּר הָאָֽרֶץ
Yağma yağmalamak ve çapul çapul etmek için, elini yerleşilmiş viraneler üzerine ve uluslardan toplanmış, sürü ve mal edinen, yerin göbeği üzerinde oturan halka çevirmek için.
Mısır'dan Çıkış 16:35
·
Tevrat
וּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל אָֽכְל֤וּ אֶת־הַמָּן֙ אַרְבָּעִ֣ים שָׁנָ֔ה עַד־בֹּאָ֖ם אֶל־אֶ֣רֶץ נוֹשָׁ֑בֶת אֶת־הַמָּן֙ אָֽכְל֔וּ עַד־בֹּאָ֕ם אֶל־קְצֵ֖ה אֶ֥רֶץ כְּנָֽעַן
Ve İsrail oğulları oturulan diyara gelmelerine kadar kırk yıl manı yediler; Kenan diyarının ucuna gelmelerine kadar manı yediler.
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 11:12
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜ד אֶל־אוּרִיָּ֗ה שֵׁ֥ב בָּזֶ֛ה גַּם־הַיּ֖וֹם וּמָחָ֣ר אֲשַׁלְּחֶ֑ךָּ וַיֵּ֨שֶׁב אוּרִיָּ֧ה בִירוּשָׁלִַ֛ם בַּיּ֥וֹם הַה֖וּא וּמִֽמָּחֳרָֽת
Davut Uriya'ya dedi: 'Bugün de burada otur, yarın seni göndereceğim.' Uriya o gün ve ertesi gün Yeruşalim'de oturdu.
Yeremya 36:15
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֣וּ אֵלָ֔יו שֵׁ֣ב נָ֔א וּקְרָאֶ֖נָּה בְּאָזְנֵ֑ינוּ וַיִּקְרָ֥א בָר֖וּךְ בְּאָזְנֵיהֶֽם
Ve ona dediler: Lütfen otur ve onu kulaklarımıza oku. Ve Baruk onların kulaklarına okudu.
Mezmurlar 110:1
·
Tevrat
לְדָוִ֗ד מִ֫זְמ֥וֹר נְאֻ֤ם יְהוָ֨ה לַֽאדֹנִ֗י שֵׁ֥ב לִֽימִינִ֑י עַד־אָשִׁ֥ית אֹ֝יְבֶ֗יךָ הֲדֹ֣ם לְרַגְלֶֽיךָ
Davut'a ait Mezmur. Yahve'nin efendime bildirisi: Düşmanlarını ayaklarına tabure koyana kadar sağıma otur.
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 7:4
·
Tevrat
אִם־אָמַרְנוּ֩ נָב֨וֹא הָעִ֜יר וְהָרָעָ֤ב בָּעִיר֙ וָמַ֣תְנוּ שָׁ֔ם וְאִם־יָשַׁ֥בְנוּ פֹ֖ה וָמָ֑תְנוּ וְעַתָּ֗ה לְכוּ֙ וְנִפְּלָה֙ אֶל־מַחֲנֵ֣ה אֲרָ֔ם אִם־יְחַיֻּ֣נוּ נִֽחְיֶ֔ה וְאִם־יְמִיתֻ֖נוּ וָמָֽתְנוּ
Eğer 'Şehre girelim' dersek, şehirde kıtlık var ve orada ölürüz; ve eğer burada oturursak, yine ölürüz. Şimdi gelin, Aram ordugahına düşelim; eğer bizi yaşatırlarsa yaşarız, ve eğer bizi öldürürlerse ölürüz.
Mezmurlar 137:1
·
Tevrat
עַ֥ל נַהֲר֨וֹת בָּבֶ֗ל שָׁ֣ם יָ֭שַׁבְנוּ גַּם־בָּכִ֑ינוּ בְּ֝זָכְרֵ֗נוּ אֶת־צִיּֽוֹן
Babil ırmaklarında, orada oturduk, Siyon'u hatırladığımızda da ağladık.
Yasa'nın Tekrarı 29:15
·
Tevrat
כִּֽי־אַתֶּ֣ם יְדַעְתֶּ֔ם אֵ֥ת אֲשֶׁר־יָשַׁ֖בְנוּ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְאֵ֧ת אֲשֶׁר־עָבַ֛רְנוּ בְּקֶ֥רֶב הַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֥ר עֲבַרְתֶּֽם
Çünkü Mısır diyarında oturduğumuzu ve içinden geçtiğiniz ulusların ortasından geçtiğimizi siz biliyorsunuz.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 26:17
·
Tevrat
וְנָשְׂא֨וּ עָלַ֤יִךְ קִינָה֙ וְאָ֣מְרוּ לָ֔ךְ אֵ֣יךְ אָבַ֔דְתְּ נוֹשֶׁ֖בֶת מִיַּמִּ֑ים הָעִ֣יר הַהֻלָּ֗לָה אֲשֶׁר֩ הָיְתָ֨ה חֲזָקָ֤ה בַיָּם֙ הִ֣יא וְיֹשְׁבֶ֔יהָ אֲשֶׁר־נָתְנ֥וּ חִתִּיתָ֖ם לְכָל־יוֹשְׁבֶֽיהָ
Ve senin üzerine bir ağıt yakacaklar ve sana diyecekler: 'Denizlerden oturtulan, denizde güçlü olan o övülen şehir, o ve sakinleri, bütün sakinlerine dehşetlerini verenler, nasıl yok oldun!'
Çölde Sayım 13:32
·
Tevrat
וַיּוֹצִ֜יאוּ דִּבַּ֤ת הָאָ֨רֶץ֙ אֲשֶׁ֣ר תָּר֣וּ אֹתָ֔הּ אֶל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר הָאָ֡רֶץ אֲשֶׁר֩ עָבַ֨רְנוּ בָ֜הּ לָת֣וּר אֹתָ֗הּ אֶ֣רֶץ אֹכֶ֤לֶת יוֹשְׁבֶ֨יהָ֙ הִ֔וא וְכָל־הָעָ֛ם אֲשֶׁר־רָאִ֥ינוּ בְתוֹכָ֖הּ אַנְשֵׁ֥י מִדּֽוֹת
Araştırdıkları yerin kötü haberini İsrail oğullarına çıkardılar ve dediler: 'Araştırmak için içinden geçtiğimiz yer, oturanlarını yiyen bir yerdir; ve içinde gördüğümüz bütün halk boylu adamlardır.'
Örnek Ayetler (3)
Yasa'nın Tekrarı 6:7
·
Tevrat
וְשִׁנַּנְתָּ֣ם לְבָנֶ֔יךָ וְדִבַּרְתָּ֖ בָּ֑ם בְּשִׁבְתְּךָ֤ בְּבֵיתֶ֨ךָ֙ וּבְלֶכְתְּךָ֣ בַדֶּ֔רֶךְ וּֽבְשָׁכְבְּךָ֖ וּבְקוּמֶֽךָ
Ve onları oğullarına öğreteceksin ve evinde otururken ve yolda yürürken ve yatarken ve kalkarken onlardan söz edeceksin.
Yasa'nın Tekrarı 11:19
·
Tevrat
וְלִמַּדְתֶּ֥ם אֹתָ֛ם אֶת־בְּנֵיכֶ֖ם לְדַבֵּ֣ר בָּ֑ם בְּשִׁבְתְּךָ֤ בְּבֵיתֶ֨ךָ֙ וּבְלֶכְתְּךָ֣ בַדֶּ֔רֶךְ וּֽבְשָׁכְבְּךָ֖ וּבְקוּמֶֽךָ
Ve evinde otururken, yolda yürürken, yatarken ve kalkarken onları konuşarak oğullarınıza öğreteceksiniz.
Yasa'nın Tekrarı 23:14
·
Tevrat
וְיָתֵ֛ד תִּהְיֶ֥ה לְךָ֖ עַל־אֲזֵנֶ֑ךָ וְהָיָה֙ בְּשִׁבְתְּךָ֣ ח֔וּץ וְחָפַרְתָּ֣ה בָ֔הּ וְשַׁבְתָּ֖ וְכִסִּ֥יתָ אֶת־צֵאָתֶֽךָ
Ve donanımınla birlikte senin için bir kazık olacak ve dışarıda oturduğunda onunla kazacaksın ve döneceksin ve dışkını örteceksin.
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 15:19
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֶל־אִתַּ֣י הַגִּתִּ֔י לָ֧מָּה תֵלֵ֛ךְ גַּם־אַתָּ֖ה אִתָּ֑נוּ שׁ֣וּב וְשֵׁ֤ב עִם־הַמֶּ֨לֶךְ֙ כִּֽי־נָכְרִ֣י אַ֔תָּה וְגַם־גֹּלֶ֥ה אַתָּ֖ה לִמְקוֹמֶֽךָ
Kral Gatlı İttay'a dedi: 'Neden sen de bizimle gidiyorsun? Dön ve kralla otur; çünkü sen yabancısın ve ayrıca kendi yerine sürgünsün.'
Yeremya 40:5
·
Tevrat
וְעוֹדֶ֣נּוּ לֹֽא־יָשׁ֗וּב וְשֻׁ֡בָה אֶל־גְּדַלְיָ֣ה בֶן־אֲחִיקָ֣ם בֶּן־שָׁפָ֡ן אֲשֶׁר֩ הִפְקִ֨יד מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֜ל בְּעָרֵ֣י יְהוּדָ֗ה וְשֵׁ֤ב אִתּוֹ֙ בְּת֣וֹךְ הָעָ֔ם א֠וֹ אֶל־כָּל־הַיָּשָׁ֧ר בְּעֵינֶ֛יךָ לָלֶ֖כֶת לֵ֑ךְ וַיִּתֶּן־ל֧וֹ רַב־טַבָּחִ֛ים אֲרֻחָ֥ה וּמַשְׂאֵ֖ת וַֽיְשַׁלְּחֵֽהוּ
Ve o henüz dönmeden önce dedi: 'Babil kralının Yahuda şehirleri üzerine atadığı Şafan oğlu Ahikam oğlu Gedalya'ya dön ve onunla halkın ortasında otur; veya gitmek için gözlerinde doğru olan her yere git.' Ve muhafız komutanı ona yiyecek ve hediye verdi ve onu gönderdi.
2. Krallar 14:10
·
Tevrat
הַכֵּ֤ה הִכִּ֨יתָ֙ אֶת־אֱד֔וֹם וּֽנְשָׂאֲךָ֖ לִבֶּ֑ךָ הִכָּבֵד֙ וְשֵׁ֣ב בְּבֵיתֶ֔ךָ וְלָ֤מָּה תִתְגָּרֶה֙ בְּרָעָ֔ה וְנָ֣פַלְתָּ֔ה אַתָּ֖ה וִיהוּדָ֥ה עִמָּֽךְ
'Edom'u kesinlikle vurdun ve kalbin seni kaldırdı; yücel ve evinde otur. Neden kötülükle kışkırtıyorsun? Sen ve seninle Yahuda düşeceksin.'
Örnek Ayetler (3)
1. Krallar 8:13
·
Tevrat
בָּנֹ֥ה בָנִ֛יתִי בֵּ֥ית זְבֻ֖ל לָ֑ךְ מָכ֥וֹן לְשִׁבְתְּךָ֖ עוֹלָמִֽים
Senin için kesinlikle yüce bir ev, sonsuza dek oturman için bir yer inşa ettim.'
2. Tarihler 6:2
·
Tevrat
וַֽאֲנִ֛י בָּנִ֥יתִי בֵית־זְבֻ֖ל לָ֑ךְ וּמָכ֥וֹן לְשִׁבְתְּךָ֖ עוֹלָמִֽים
Ve ben senin için yüce bir ev ve sonsuza dek oturman için bir yer inşa ettim.
Mısır'dan Çıkış 15:17
·
Tevrat
תְּבִאֵ֗מוֹ וְתִטָּעֵ֨מוֹ֙ בְּהַ֣ר נַחֲלָֽתְךָ֔ מָכ֧וֹן לְשִׁבְתְּךָ֛ פָּעַ֖לְתָּ יְהוָ֑ה מִקְּדָ֕שׁ אֲדֹנָ֖י כּוֹנְנ֥וּ יָדֶֽיךָ
Onları getireceksin ve mirasın olan dağa dikeceksin; oturman için yaptığın yere, Yahve, ellerinin kurduğu kutsal yere, Efendi.
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 1:46
·
Tevrat
וַתֵּשְׁב֥וּ בְקָדֵ֖שׁ יָמִ֣ים רַבִּ֑ים כַּיָּמִ֖ים אֲשֶׁ֥ר יְשַׁבְתֶּֽם
Kadeş'te çok günler, oturduğunuz günler kadar oturdunuz.
Levililer 18:3
·
Tevrat
כְּמַעֲשֵׂ֧ה אֶֽרֶץ־מִצְרַ֛יִם אֲשֶׁ֥ר יְשַׁבְתֶּם־בָּ֖הּ לֹ֣א תַעֲשׂ֑וּ וּכְמַעֲשֵׂ֣ה אֶֽרֶץ־כְּנַ֡עַן אֲשֶׁ֣ר אֲנִי֩ מֵבִ֨יא אֶתְכֶ֥ם שָׁ֨מָּה֙ לֹ֣א תַעֲשׂ֔וּ וּבְחֻקֹּתֵיהֶ֖ם לֹ֥א תֵלֵֽכוּ
İçinde oturduğunuz Mısır diyarının işi gibi yapmayacaksınız; ve sizi oraya getirdiğim Kenan diyarının işi gibi yapmayacaksınız ve onların kurallarında yürümeyeceksiniz.
Örnek Ayetler (2)
2. Tarihler 18:9
·
Tevrat
וּמֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֡ל וִֽיהוֹשָׁפָ֣ט מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֡ה יוֹשְׁבִים֩ אִ֨ישׁ עַל־כִּסְא֜וֹ מְלֻבָּשִׁ֤ים בְּגָדִים֙ וְיֹשְׁבִ֣ים בְּגֹ֔רֶן פֶּ֖תַח שַׁ֣עַר שֹׁמְר֑וֹן וְכָל־הַ֨נְּבִיאִ֔ים מִֽתְנַבְּאִ֖ים לִפְנֵיהֶֽם
İsrail kralı ve Yahuda kralı Yehoşafat giysiler giyinmiş olarak her biri tahtının üzerinde oturuyorlardı; Samiriye kapısının girişinde harmanda oturuyorlardı ve bütün peygamberler onların önünde peygamberlik ediyorlardı.
2. Tarihler 32:10
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֔ר סַנְחֵרִ֖יב מֶ֣לֶךְ אַשּׁ֑וּר עַל־מָה֙ אַתֶּ֣ם בֹּטְחִ֔ים וְיֹשְׁבִ֥ים בְּמָצ֖וֹר בִּירוּשָׁלִָֽם
'Aşur kralı Sanheriv şöyle dedi: Siz neye güveniyorsunuz ve Yeruşalim'de kuşatmada oturuyorsunuz?
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 39:6
·
Tevrat
וְשִׁלַּחְתִּי־אֵ֣שׁ בְּמָג֔וֹג וּבְיֹשְׁבֵ֥י הָאִיִּ֖ים לָבֶ֑טַח וְיָדְע֖וּ כִּי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Ve Magog'a ve adalarda güvenlik içinde oturanlara ateş göndereceğim; ve bilecekler ki ben Yahve'yim.
Yeremya 11:9
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר יְהוָ֖ה אֵלָ֑י נִֽמְצָא־קֶ֨שֶׁר֙ בְּאִ֣ישׁ יְהוּדָ֔ה וּבְיֹשְׁבֵ֖י יְרוּשָׁלִָֽם
Yahve bana dedi: 'Yahuda adamında ve Yeruşalim'de oturanlarda komplo bulundu.'
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 48:18
·
Tevrat
רְדִ֤י מִכָּבוֹד֙ וּשְׁבִ֣י בַצָּמָ֔א יֹשֶׁ֖בֶת בַּת־דִּיב֑וֹן כִּֽי־שֹׁדֵ֤ד מוֹאָב֙ עָ֣לָה בָ֔ךְ שִׁחֵ֖ת מִבְצָרָֽיִךְ
Yücelikten in ve susuzlukta otur, oturan Divon kızı; çünkü Moav'ın yıkıcısı sana çıktı, senin kalelerini bozdu.
Yeşaya 47:1
·
Tevrat
רְדִ֣י וּשְׁבִ֣י עַל־עָפָ֗ר בְּתוּלַת֙ בַּת־בָּבֶ֔ל שְׁבִי־לָאָ֥רֶץ אֵין־כִּסֵּ֖א בַּת־כַּשְׂדִּ֑ים כִּ֣י לֹ֤א תוֹסִ֨יפִי֙ יִקְרְאוּ־לָ֔ךְ רַכָּ֖ה וַעֲנֻגָּֽה
İn ve toz üzerine otur, Babil kızı bakiresi; yere otur, taht yok, Kildani kızı; çünkü bir daha sana narin ve nazlı diye çağırmayacaklar.
Örnek Ayetler (2)
1. Tarihler 9:2
·
Tevrat
וְהַיּוֹשְׁבִים֙ הָרִ֣אשֹׁנִ֔ים אֲשֶׁ֥ר בַּאֲחֻזָּתָ֖ם בְּעָרֵיהֶ֑ם יִשְׂרָאֵל֙ הַכֹּ֣הֲנִ֔ים הַלְוִיִּ֖ם וְהַנְּתִינִֽים
Ve mülklerinde, şehirlerinde ilk oturanlar İsrail, kâhinler, Levililer ve Netinim'di.
2. Tarihler 30:25
·
Tevrat
וַֽיִּשְׂמְח֣וּ כָּל־קְהַ֣ל יְהוּדָ֗ה וְהַכֹּהֲנִים֙ וְהַלְוִיִּ֔ם וְכָל־הַקָּהָ֖ל הַבָּאִ֣ים מִיִּשְׂרָאֵ֑ל וְהַגֵּרִ֗ים הַבָּאִים֙ מֵאֶ֣רֶץ יִשְׂרָאֵ֔ל וְהַיּוֹשְׁבִ֖ים בִּיהוּדָֽה
Ve Yahuda'nın tüm topluluğu, kâhinler, Levililer, İsrail'den gelen tüm topluluk, İsrail diyarından gelen garipler ve Yahuda'da oturanlar sevindiler.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 27:4
·
Tevrat
אַחַ֤ת שָׁאַ֣לְתִּי מֵֽאֵת־יְהוָה֮ אוֹתָ֪הּ אֲבַ֫קֵּ֥שׁ שִׁבְתִּ֣י בְּבֵית־יְ֭הוָה כָּל־יְמֵ֣י חַיַּ֑י לַחֲז֥וֹת בְּנֹֽעַם־יְ֝הוָ֗ה וּלְבַקֵּ֥ר בְּהֵיכָלֽוֹ
Yahve'den bir şey istedim, onu arayacağım: Yaşamımın tüm günleri Yahve'nin evinde oturmamı, Yahve'nin güzelliğine bakmak ve onun tapınağında aramak için.
Mezmurlar 139:2
·
Tevrat
אַתָּ֣ה יָ֭דַעְתָּ שִׁבְתִּ֣י וְקוּמִ֑י בַּ֥נְתָּה לְ֝רֵעִ֗י מֵרָחֽוֹק
Sen benim oturuşumu ve kalkışımı bildin; düşüncemi uzaktan anladın.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 17:25
·
Tevrat
וַיְהִ֗י בִּתְחִלַּת֙ שִׁבְתָּ֣ם שָׁ֔ם לֹ֥א יָרְא֖וּ אֶת־יְהוָ֑ה וַיְשַׁלַּ֨ח יְהוָ֤ה בָּהֶם֙ אֶת־הָ֣אֲרָי֔וֹת וַיִּֽהְי֥וּ הֹרְגִ֖ים בָּהֶֽם
Orada oturmalarının başlangıcında Yahve'den korkmadılar; Yahve onların arasına aslanlar gönderdi ve onların arasında öldürüyorlardı.
Ağıtlar 3:63
·
Tevrat
שִׁבְתָּ֤ם וְקִֽימָתָם֙ הַבִּ֔יטָה אֲנִ֖י מַנְגִּינָתָֽם
Onların oturmalarına ve kalkmalarına bak, ben onların şarkısıyım.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 9:41
·
Tevrat
וַיֵּ֥שֶׁב אֲבִימֶ֖לֶךְ בָּארוּמָ֑ה וַיְגָ֧רֶשׁ זְבֻ֛ל אֶת־גַּ֥עַל וְאֶת־אֶחָ֖יו מִשֶּׁ֥בֶת בִּשְׁכֶֽם
Abimelek Aruma'da oturdu; Zevul, Gaal'i ve kardeşlerini Şekem'de oturmaktan kovdu.
Yaratılış 36:7
·
Tevrat
כִּֽי־הָיָ֧ה רְכוּשָׁ֛ם רָ֖ב מִשֶּׁ֣בֶת יַחְדָּ֑ו וְלֹ֨א יָֽכְלָ֜ה אֶ֤רֶץ מְגֽוּרֵיהֶם֙ לָשֵׂ֣את אֹתָ֔ם מִפְּנֵ֖י מִקְנֵיהֶֽם
Çünkü malları birlikte oturmaktan daha çoktu ve konakladıkları diyar sürüleri yüzünden onları taşıyamıyordu.
Örnek Ayetler (2)
Ezra 10:18
·
Tevrat
וַיִּמָּצֵא֙ מִבְּנֵ֣י הַכֹּהֲנִ֔ים אֲשֶׁ֥ר הֹשִׁ֖יבוּ נָשִׁ֣ים נָכְרִיּ֑וֹת מִבְּנֵ֨י יֵשׁ֤וּעַ בֶּן־יֽוֹצָדָק֙ וְאֶחָ֔יו מַֽעֲשֵׂיָה֙ וֶֽאֱלִיעֶ֔זֶר וְיָרִ֖יב וּגְדַלְיָֽה
Kâhinlerin oğullarından yabancı kadınlar oturtanlar bulundu: Yotsadak oğlu Yeşu'nun oğullarından ve kardeşlerinden Maaseya, Eliezer, Yariv ve Gedalya.
Nehemya 13:23
·
Tevrat
גַּ֣ם בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֗ם רָאִ֤יתִי אֶת־הַיְּהוּדִים֙ הֹשִׁ֗יבוּ נָשִׁים֙ אַשְׁדֳּדִיּ֔וֹת עַמֳּנִיּ֖וֹת מוֹאֲבִיּֽוֹת
O günlerde de Aşdotlu, Ammonlu, Moavlu kadınları oturtan Yahudileri gördüm;
Örnek Ayetler (2)
Ağıtlar 1:1
·
Tevrat
אֵיכָ֣ה יָשְׁבָ֣ה בָדָ֗ד הָעִיר֙ רַבָּ֣תִי עָ֔ם הָיְתָ֖ה כְּאַלְמָנָ֑ה רַּבָּ֣תִי בַגּוֹיִ֗ם שָׂרָ֨תִי֙ בַּמְּדִינ֔וֹת הָיְתָ֖ה לָמַֽס
Halkı çok olan şehir nasıl yalnız oturdu! Dul gibi oldu; uluslar arasında büyük olan, eyaletler arasında prenses olan angaryaya tabi oldu.
Ağıtlar 1:3
·
Tevrat
גָּֽלְתָ֨ה יְהוּדָ֤ה מֵעֹ֨נִי֙ וּמֵרֹ֣ב עֲבֹדָ֔ה הִ֚יא יָשְׁבָ֣ה בַגּוֹיִ֔ם לֹ֥א מָצְאָ֖ה מָנ֑וֹחַ כָּל־רֹדְפֶ֥יהָ הִשִּׂיג֖וּהָ בֵּ֥ין הַמְּצָרִֽים
Yahuda acıdan ve hizmetin çokluğundan sürgüne gitti; o uluslar arasında oturdu, dinlenme yeri bulmadı; tüm onu kovalayanlar darlıkların arasında ona yetiştiler.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 19:27
·
Tevrat
וְשִׁבְתְּךָ֛ וְצֵאתְךָ֥ וּבֹאֲךָ֖ יָדָ֑עְתִּי וְאֵ֖ת הִֽתְרַגֶּזְךָ֥ אֵלָֽי
Fakat senin oturmanı, çıkmanı, girmeni ve bana karşı öfkelenmeni bildim.
Yeşaya 37:28
·
Tevrat
וְשִׁבְתְּךָ֛ וְצֵאתְךָ֥ וּבוֹאֲךָ֖ יָדָ֑עְתִּי וְאֵ֖ת הִֽתְרַגֶּזְךָ֥ אֵלָֽי
Ama senin oturmanı, çıkmanı, girmeni ve bana karşı öfkelenmeni biliyorum.