1300
Kullanım
12
Lemma
164
Türev
171
Anlam
12 lemma, 164 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וַיֵּשֶׁב Lemma | va-yyeşev | ve oturdu, oturmak, yerleşmek, ikamet etmek | Fiil | 239 | ||
יֹשְׁבֵי | yoşevey | oturanları, oturmak, ikamet etmek, yerleşmek | Fiil | 115 | ||
יֹשֵׁב | yoşev | oturan, oturmak, ikamet etmek, yerleşmek | Fiil | 114 | ||
וַיָּשֻׁבוּ | va-yyaşuvu | ve döndüler, dönmek, geri gelmek, tövbe etmek | Fiil | 77 | ||
יוֹשֵׁב | yoşev | oturan, oturmak, ikamet etmek, yerleşmek | Fiil | 76 | ||
יֵֽשְׁבוּ | yeşevu | oturacaklar, oturmak, yerleşmek, ikamet etmek | Fiil | 62 | ||
Örnek Ayetler (5 / 62) Hakimler 3:5 · Tevrat וּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל יָשְׁב֖וּ בְּקֶ֣רֶב הַֽכְּנַעֲנִ֑י הַחִתִּ֤י וְהָֽאֱמֹרִי֙ וְהַפְּרִזִּ֔י וְהַחִוִּ֖י וְהַיְבוּסִֽי Ve İsrail oğulları Kenanlı, Hititli, Amorlu, Perizli, Hivli ve Yebuslu'nun ortasında oturdular. Hezekiel 26:16 · Tevrat וְֽיָרְד֞וּ מֵעַ֣ל כִּסְאוֹתָ֗ם כֹּ֚ל נְשִׂיאֵ֣י הַיָּ֔ם וְהֵסִ֨ירוּ֙ אֶת־מְעִ֣ילֵיהֶ֔ם וְאֶת־בִּגְדֵ֥י רִקְמָתָ֖ם יִפְשֹׁ֑טוּ חֲרָד֤וֹת יִלְבָּ֨שׁוּ֙ עַל־הָאָ֣רֶץ יֵשֵׁ֔בוּ וְחָֽרְדוּ֙ לִרְגָעִ֔ים וְשָׁמְמ֖וּ עָלָֽיִךְ Ve denizin bütün beyleri tahtlarından inecekler, cübbelerini çıkaracaklar ve nakışlı giysilerini soyunacaklar; titremeler giyinecekler, yere oturacaklar, anbean titreyecekler ve senin üzerine şaşakalacaklar. Hezekiel 31:6 · Tevrat בִּסְעַפֹּתָ֤יו קִֽנְנוּ֙ כָּל־ע֣וֹף הַשָּׁמַ֔יִם וְתַ֤חַת פֹּֽארֹתָיו֙ יָֽלְד֔וּ כֹּ֖ל חַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֑ה וּבְצִלּוֹ֙ יֵֽשְׁב֔וּ כֹּ֖ל גּוֹיִ֥ם רַבִּֽים Onun dallarında göklerin bütün kuşları yuva yaptı ve onun sürgünlerinin altında kırın bütün hayvanları doğurdu; ve onun gölgesinde bütün çok uluslar oturdu. Hezekiel 31:17 · Tevrat גַּם־הֵ֗ם אִתּ֛וֹ יָרְד֥וּ שְׁא֖וֹלָה אֶל־חַלְלֵי־חָ֑רֶב וּזְרֹע֛וֹ יָשְׁב֥וּ בְצִלּ֖וֹ בְּת֥וֹךְ גּוֹיִֽם Onlar da onunla Şeol'e, kılıçla öldürülmüş olanların yanına indiler; onun kolu olanlar ulusların ortasında onun gölgesinde oturdular. Hezekiel 36:35 · Tevrat וְאָמְר֗וּ הָאָ֤רֶץ הַלֵּ֨זוּ֙ הַנְּשַׁמָּ֔ה הָיְתָ֖ה כְּגַן־עֵ֑דֶן וְהֶעָרִ֧ים הֶחֳרֵב֛וֹת וְהַֽנְשַׁמּ֥וֹת וְהַנֶּהֱרָס֖וֹת בְּצוּר֥וֹת יָשָֽׁבוּ Ve diyecekler: 'Viran olmuş bu yer Aden bahçesi gibi oldu; ve harabe, viran olmuş ve yıkılmış şehirler surlu olarak oturuldu.' | ||||||
לָשֶׁבֶת | laşevet | oturmak için, oturmak, ikamet etmek, yerleşmek | Fiil | 41 | ||
הַיֹּשְׁבִים | ha-yyoşevim | oturanlar, oturmak, ikamet etmek, yerleşmek | Fiil | 33 | ||
וְיֹשְׁבֵי | ve-yoşevey | ve oturanları, oturmak, ikamet etmek, yerleşmek | Fiil | 27 | ||
יוֹשְׁבֵי | yoşevey | oturanları, oturan, yaşayan, sakin | Fiil | 26 | ||
תָשֵׁב | taşev | oturacaksın, oturmak, yerleşmek, kalmak | Fiil | 24 | ||
יֹשְׁבִים | yoşevim | oturanlar, oturmak, yerleşmek, ikamet etmek | Fiil | 24 | ||
הַיֹּשֵׁב | ha-yyoşev | oturan, oturmak, yerleşmek, ikamet etmek | Fiil | 17 | ||
יוֹשָֽׁבֶת | yoşevet | oturan, oturmak, ikamet etmek, yerleşmek | Fiil | 17 | ||
יֹשֶֽׁבֶת | yoşevet | oturan, oturmak, ikamet etmek, yerleşmek | Fiil | 14 | ||
תֵּשֵׁבוּ | teşevu | oturacaksınız, oturmak, ikamet etmek, yerleşmek | Fiil | 13 | ||
וַתָּשָׁב | va-ttaşav | ve döndü, dönmek, geri gelmek, tekrarlamak | Fiil | 12 | ||
וַיִּשְׁבֹּת | va-yyişbot | ve durdu, durmak, dinlenmek, ara vermek | Fiil | 11 | ||
הַיּוֹשֵׁב | ha-yyoşev | oturan, oturmak, ikamet etmek, yerleşmek | Fiil | 11 | ||
שְׁבוּ | şevu | oturun, fiziksel olarak oturmak, oturmak, yerleşmek, kalmak | Fiil | 10 | ||
Örnek Ayetler (5 / 239)
Hakimler 1:16
·
Tevrat
וּבְנֵ֣י קֵינִי֩ חֹתֵ֨ן מֹשֶׁ֜ה עָל֨וּ מֵעִ֤יר הַתְּמָרִים֙ אֶת־בְּנֵ֣י יְהוּדָ֔ה מִדְבַּ֣ר יְהוּדָ֔ה אֲשֶׁ֖ר בְּנֶ֣גֶב עֲרָ֑ד וַיֵּ֖לֶךְ וַיֵּ֥שֶׁב אֶת־הָעָֽם
Musa'nın kayınbabası Kenli'nin oğulları, Hurmalar şehrinden Yahuda oğullarıyla birlikte Arad'ın Necef'indeki Yahuda çölüne çıktılar; gidip halkla birlikte oturdular.
Hakimler 1:21
·
Tevrat
וְאֶת־הַיְבוּסִי֙ יֹשֵׁ֣ב יְרֽוּשָׁלִַ֔ם לֹ֥א הוֹרִ֖ישׁוּ בְּנֵ֣י בִנְיָמִ֑ן וַיֵּ֨שֶׁב הַיְבוּסִ֜י אֶת־בְּנֵ֤י בִנְיָמִן֙ בִּיר֣וּשָׁלִַ֔ם עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Binyamin oğulları Yeruşalim'de oturan Yebusluyu kovmadılar; böylece Yebuslu bu güne kadar Yeruşalim'de Binyamin oğullarıyla oturdu.
Hakimler 1:29
·
Tevrat
וְאֶפְרַ֨יִם֙ לֹ֣א הוֹרִ֔ישׁ אֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֖י הַיּוֹשֵׁ֣ב בְּגָ֑זֶר וַיֵּ֧שֶׁב הַֽכְּנַעֲנִ֛י בְּקִרְבּ֖וֹ בְּגָֽזֶר
Efrayim Gezer'de oturan Kenanlıyı kovmadı; böylece Kenanlı onun arasında Gezer'de oturdu.
Hakimler 1:30
·
Tevrat
זְבוּלֻ֗ן לֹ֤א הוֹרִישׁ֙ אֶת־יוֹשְׁבֵ֣י קִטְר֔וֹן וְאֶת־יוֹשְׁבֵ֖י נַהֲלֹ֑ל וַיֵּ֤שֶׁב הַֽכְּנַעֲנִי֙ בְּקִרְבּ֔וֹ וַיִּֽהְי֖וּ לָמַֽס
Zevulun Kitron'da oturanları ve Nahalol'da oturanları kovmadı; Kenanlı onun arasında oturdu ve angaryaya tabi oldular.
Hakimler 1:32
·
Tevrat
וַיֵּ֨שֶׁב֙ הָאָ֣שֵׁרִ֔י בְּקֶ֥רֶב הַֽכְּנַעֲנִ֖י יֹשְׁבֵ֣י הָאָ֑רֶץ כִּ֖י לֹ֥א הוֹרִישֽׁוֹ
Aşerli yerde oturan Kenanlının arasında oturdu, çünkü onu kovmadı.
Örnek Ayetler (5 / 115)
Hakimler 1:19
·
Tevrat
וַיְהִ֤י יְהוָה֙ אֶתּ־יְהוּדָ֔ה וַיֹּ֖רֶשׁ אֶת־הָהָ֑ר כִּ֣י לֹ֤א לְהוֹרִישׁ֙ אֶת־יֹשְׁבֵ֣י הָעֵ֔מֶק כִּי־רֶ֥כֶב בַּרְזֶ֖ל לָהֶֽם
Yahve Yahuda'yla birlikteydi ve dağı mülk edindi; ancak vadide oturanları mülklerinden edemedi, çünkü onların demir arabaları vardı.
Hakimler 1:27
·
Tevrat
וְלֹא־הוֹרִ֣ישׁ מְנַשֶּׁ֗ה אֶת־בֵּית־שְׁאָ֣ן וְאֶת־בְּנוֹתֶיהָ֮ וְאֶת־תַּעְנַ֣ךְ וְאֶת־בְּנֹתֶיהָ֒ וְאֶת־יֹשְׁבֵ֨י ד֜וֹר וְאֶת־בְּנוֹתֶ֗יהָ וְאֶת־יוֹשְׁבֵ֤י יִבְלְעָם֙ וְאֶת־בְּנֹתֶ֔יהָ וְאֶת־יוֹשְׁבֵ֥י מְגִדּ֖וֹ וְאֶת־בְּנוֹתֶ֑יהָ וַיּ֨וֹאֶל֙ הַֽכְּנַעֲנִ֔י לָשֶׁ֖בֶת בָּאָ֥רֶץ הַזֹּֽאת
Manaşe Beyt-Şean'ı ve köylerini, Taanak'ı ve köylerini, Dor'da oturanları ve köylerini, Yivleam'da oturanları ve köylerini, Megiddo'da oturanları ve köylerini kovmadı; Kenanlı bu yerde oturmaya diretti.
Hakimler 1:31
·
Tevrat
אָשֵׁ֗ר לֹ֤א הוֹרִישׁ֙ אֶת־יֹשְׁבֵ֣י עַכּ֔וֹ וְאֶת־יוֹשְׁבֵ֖י צִיד֑וֹן וְאֶת־אַחְלָ֤ב וְאֶת־אַכְזִיב֙ וְאֶת־חֶלְבָּ֔ה וְאֶת־אֲפִ֖יק וְאֶת־רְחֹֽב
Aşer Akko'da oturanları, Tsidon'da oturanları, Ahlav'ı, Akziv'i, Helba'yı, Afik'i ve Rehov'u kovmadı.
Hakimler 1:32
·
Tevrat
וַיֵּ֨שֶׁב֙ הָאָ֣שֵׁרִ֔י בְּקֶ֥רֶב הַֽכְּנַעֲנִ֖י יֹשְׁבֵ֣י הָאָ֑רֶץ כִּ֖י לֹ֥א הוֹרִישֽׁוֹ
Aşerli yerde oturan Kenanlının arasında oturdu, çünkü onu kovmadı.
Hakimler 1:33
·
Tevrat
נַפְתָּלִ֗י לֹֽא־הוֹרִ֞ישׁ אֶת־יֹשְׁבֵ֤י בֵֽית־שֶׁ֨מֶשׁ֙ וְאֶת־יֹשְׁבֵ֣י בֵית־עֲנָ֔ת וַיֵּ֕שֶׁב בְּקֶ֥רֶב הַֽכְּנַעֲנִ֖י יֹשְׁבֵ֣י הָאָ֑רֶץ וְיֹשְׁבֵ֤י בֵֽית־שֶׁ֨מֶשׁ֙ וּבֵ֣ית עֲנָ֔ת הָי֥וּ לָהֶ֖ם לָמַֽס
Naftali Beyt-Şemeş'te oturanları ve Beyt-Anat'ta oturanları kovmadı; yerde oturan Kenanlının arasında oturdu ve Beyt-Şemeş'te ve Beyt-Anat'ta oturanlar onlara angaryaya tabi oldular.
Örnek Ayetler (5 / 114)
Hakimler 1:21
·
Tevrat
וְאֶת־הַיְבוּסִי֙ יֹשֵׁ֣ב יְרֽוּשָׁלִַ֔ם לֹ֥א הוֹרִ֖ישׁוּ בְּנֵ֣י בִנְיָמִ֑ן וַיֵּ֨שֶׁב הַיְבוּסִ֜י אֶת־בְּנֵ֤י בִנְיָמִן֙ בִּיר֣וּשָׁלִַ֔ם עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Binyamin oğulları Yeruşalim'de oturan Yebusluyu kovmadılar; böylece Yebuslu bu güne kadar Yeruşalim'de Binyamin oğullarıyla oturdu.
Hakimler 3:3
·
Tevrat
חֲמֵ֣שֶׁת סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֗ים וְכָל־הַֽכְּנַעֲנִי֙ וְהַצִּ֣ידֹנִ֔י וְהַ֣חִוִּ֔י יֹשֵׁ֖ב הַ֣ר הַלְּבָנ֑וֹן מֵהַר֙ בַּ֣עַל חֶרְמ֔וֹן עַ֖ד לְב֥וֹא חֲמָֽת
Filistlilerin beş beyi, bütün Kenanlı, Tsidonlu ve Baal-Hermon dağından Hamat'ın girişine kadar Lübnan dağında oturan Hivli.
Hakimler 3:20
·
Tevrat
וְאֵה֣וּד בָּ֣א אֵלָ֗יו וְהֽוּא־יֹ֠שֵׁב בַּעֲלִיַּ֨ת הַמְּקֵרָ֤ה אֲשֶׁר־לוֹ֙ לְבַדּ֔וֹ וַיֹּ֣אמֶר אֵה֔וּד דְּבַר־אֱלֹהִ֥ים לִ֖י אֵלֶ֑יךָ וַיָּ֖קָם מֵעַ֥ל הַכִּסֵּֽא
Ve Ehud ona geldi; ve o, yalnız kendisi için olan serin üst odada oturuyordu. Ve Ehud dedi: 'Sana Tanrı'nın sözü var.' Ve o tahtın üzerinden kalktı.
Hakimler 5:17
·
Tevrat
גִּלְעָ֗ד בְּעֵ֤בֶר הַיַּרְדֵּן֙ שָׁכֵ֔ן וְדָ֕ן לָ֥מָּה יָג֖וּר אֳנִיּ֑וֹת אָשֵׁ֗ר יָשַׁב֙ לְח֣וֹף יַמִּ֔ים וְעַ֥ל מִפְרָצָ֖יו יִשְׁכּֽוֹן
Gilat Şeria'nın ötesinde oturdu; ve Dan neden gemilerde konaklıyor? Aşer denizlerin kıyısında oturdu ve körfezlerinin üzerinde oturuyor.
Hakimler 10:1
·
Tevrat
וַיָּקָם֩ אַחֲרֵ֨י אֲבִימֶ֜לֶךְ לְהוֹשִׁ֣יעַ אֶת־יִשְׂרָאֵ֗ל תּוֹלָ֧ע בֶּן־פּוּאָ֛ה בֶּן־דּוֹד֖וֹ אִ֣ישׁ יִשָּׂשכָ֑ר וְהֽוּא־יֹשֵׁ֥ב בְּשָׁמִ֖יר בְּהַ֥ר אֶפְרָֽיִם
Abimelek'ten sonra İsrail'i kurtarmak için İssakar adamı Dodo oğlu Pua oğlu Tola kalktı; ve o Efrayim dağlık bölgesinde Şamir'de oturuyordu.
Örnek Ayetler (5 / 77)
Hakimler 18:28
·
Tevrat
וְאֵ֨ין מַצִּ֜יל כִּ֧י רְֽחוֹקָה־הִ֣יא מִצִּיד֗וֹן וְדָבָ֤ר אֵין־לָהֶם֙ עִם־אָדָ֔ם וְהִ֕יא בָּעֵ֖מֶק אֲשֶׁ֣ר לְבֵית־רְח֑וֹב וַיִּבְנ֥וּ אֶת־הָעִ֖יר וַיֵּ֥שְׁבוּ בָֽהּ
Ve kurtaran yoktu, çünkü o Sayda'dan uzaktı ve onların hiçbir adamla sözü yoktu; ve o, Beyt-Rehov'a ait olan vadideydi. Ve şehri inşa ettiler ve orada oturdular.
Hakimler 19:6
·
Tevrat
וַיֵּשְׁב֗וּ וַיֹּאכְל֧וּ שְׁנֵיהֶ֛ם יַחְדָּ֖ו וַיִּשְׁתּ֑וּ וַיֹּ֜אמֶר אֲבִ֤י הַֽנַּעֲרָה֙ אֶל־הָאִ֔ישׁ הֽוֹאֶל־נָ֥א וְלִ֖ין וְיִטַ֥ב לִבֶּֽךָ
Oturdular ve ikisi birlikte yediler ve içtiler; ve genç kadının babası adama dedi ki: 'Lütfen razı ol ve gecele, ve kalbin iyi olsun.'
Hakimler 20:26
·
Tevrat
וַיַּעֲל֣וּ כָל־בְּנֵי֩ יִשְׂרָאֵ֨ל וְכָל־הָעָ֜ם וַיָּבֹ֣אוּ בֵֽית־אֵ֗ל וַיִּבְכּוּ֙ וַיֵּ֤שְׁבוּ שָׁם֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וַיָּצ֥וּמוּ בַיּוֹם־הַה֖וּא עַד־הָעָ֑רֶב וַֽיַּעֲל֛וּ עֹל֥וֹת וּשְׁלָמִ֖ים לִפְנֵ֥י יְהוָֽה
Bütün İsrailoğulları ve bütün halk çıktılar ve Beytel'e geldiler; ağladılar ve orada Yahve'nin önünde oturdular ve o gün akşama kadar oruç tuttular ve Yahve'nin önünde yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundular.
Hakimler 20:47
·
Tevrat
וַיִּפְנ֞וּ וַיָּנֻ֤סוּ הַמִּדְבָּ֨רָה֙ אֶל־סֶ֣לַע הָֽרִמּ֔וֹן שֵׁ֥שׁ מֵא֖וֹת אִ֑ישׁ וַיֵּֽשְׁבוּ֙ בְּסֶ֣לַע רִמּ֔וֹן אַרְבָּעָ֖ה חֳדָשִֽׁים
Altı yüz adam döndü ve çöle, Rimmon kayasına kaçtı; ve Rimmon kayasında dört ay oturdular.
Hakimler 21:2
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤א הָעָם֙ בֵּֽית־אֵ֔ל וַיֵּ֤שְׁבוּ שָׁם֙ עַד־הָעֶ֔רֶב לִפְנֵ֖י הָאֱלֹהִ֑ים וַיִּשְׂא֣וּ קוֹלָ֔ם וַיִּבְכּ֖וּ בְּכִ֥י גָדֽוֹל
Halk Beytel'e geldi ve orada akşama kadar Tanrı'nın önünde oturdular; seslerini kaldırdılar ve büyük bir ağlayışla ağladılar.
Örnek Ayetler (5 / 76)
Hakimler 1:9
·
Tevrat
וְאַחַ֗ר יָֽרְדוּ֙ בְּנֵ֣י יְהוּדָ֔ה לְהִלָּחֵ֖ם בַּֽכְּנַעֲנִ֑י יוֹשֵׁ֣ב הָהָ֔ר וְהַנֶּ֖גֶב וְהַשְּׁפֵלָֽה
Sonra Yahuda oğulları dağda, Necef'te ve Şefela'da oturan Kenanlılar'la savaşmak için indiler.
Hakimler 1:17
·
Tevrat
וַיֵּ֤לֶךְ יְהוּדָה֙ אֶת־שִׁמְע֣וֹן אָחִ֔יו וַיַּכּ֕וּ אֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֖י יוֹשֵׁ֣ב צְפַ֑ת וַיַּחֲרִ֣ימוּ אוֹתָ֔הּ וַיִּקְרָ֥א אֶת־שֵׁם־הָעִ֖יר חָרְמָֽה
Sonra Yahuda kardeşi Şimon'la gitti ve Tsefat'ta oturan Kenanlılar'ı vurdular; onu tamamen yok ettiler ve şehrin adını Horma koydular.
Hakimler 4:2
·
Tevrat
וַיִּמְכְּרֵ֣ם יְהוָ֗ה בְּיַד֙ יָבִ֣ין מֶֽלֶךְ־כְּנַ֔עַן אֲשֶׁ֥ר מָלַ֖ךְ בְּחָצ֑וֹר וְשַׂר־צְבָאוֹ֙ סִֽיסְרָ֔א וְה֥וּא יוֹשֵׁ֖ב בַּחֲרֹ֥שֶׁת הַגּוֹיִֽם
Ve Yahve onları Hatsor'da krallık yapan Kenan kralı Yavin'in eline sattı; ve onun ordusunun komutanı Sisera'ydı ve o Haroşet-Hagoyim'de oturuyordu.
Hakimler 11:21
·
Tevrat
וַ֠יִּתֵּן יְהוָ֨ה אֱלֹהֵֽי־יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־סִיח֧וֹן וְאֶת־כָּל־עַמּ֛וֹ בְּיַ֥ד יִשְׂרָאֵ֖ל וַיַּכּ֑וּם וַיִּירַשׁ֙ יִשְׂרָאֵ֔ל אֵ֚ת כָּל־אֶ֣רֶץ הָאֱמֹרִ֔י יוֹשֵׁ֖ב הָאָ֥רֶץ הַהִֽיא
Ve İsrail'in Tanrısı Yahve, Sihon'u ve bütün halkını İsrail'in eline verdi ve onları vurdular. Ve İsrail, o diyarda oturan Amorlunun bütün diyarını mülk edindi.
Amos 1:5
·
Tevrat
וְשָֽׁבַרְתִּי֙ בְּרִ֣יחַ דַּמֶּ֔שֶׂק וְהִכְרַתִּ֤י יוֹשֵׁב֙ מִבִּקְעַת־אָ֔וֶן וְתוֹמֵ֥ךְ שֵׁ֖בֶט מִבֵּ֣ית עֶ֑דֶן וְגָל֧וּ עַם־אֲרָ֛ם קִ֖ירָה אָמַ֥ר יְהוָֽה
Şam'ın sürgüsünü kıracağım, Aven vadisinden oturanı ve Aden evinden asa tutanı kesip atacağım; ve Aram halkı Kir'e sürgüne gidecek,' dedi Yahve.
Örnek Ayetler (5 / 62)
Hakimler 3:5
·
Tevrat
וּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל יָשְׁב֖וּ בְּקֶ֣רֶב הַֽכְּנַעֲנִ֑י הַחִתִּ֤י וְהָֽאֱמֹרִי֙ וְהַפְּרִזִּ֔י וְהַחִוִּ֖י וְהַיְבוּסִֽי
Ve İsrail oğulları Kenanlı, Hititli, Amorlu, Perizli, Hivli ve Yebuslu'nun ortasında oturdular.
Hezekiel 26:16
·
Tevrat
וְֽיָרְד֞וּ מֵעַ֣ל כִּסְאוֹתָ֗ם כֹּ֚ל נְשִׂיאֵ֣י הַיָּ֔ם וְהֵסִ֨ירוּ֙ אֶת־מְעִ֣ילֵיהֶ֔ם וְאֶת־בִּגְדֵ֥י רִקְמָתָ֖ם יִפְשֹׁ֑טוּ חֲרָד֤וֹת יִלְבָּ֨שׁוּ֙ עַל־הָאָ֣רֶץ יֵשֵׁ֔בוּ וְחָֽרְדוּ֙ לִרְגָעִ֔ים וְשָׁמְמ֖וּ עָלָֽיִךְ
Ve denizin bütün beyleri tahtlarından inecekler, cübbelerini çıkaracaklar ve nakışlı giysilerini soyunacaklar; titremeler giyinecekler, yere oturacaklar, anbean titreyecekler ve senin üzerine şaşakalacaklar.
Hezekiel 31:6
·
Tevrat
בִּסְעַפֹּתָ֤יו קִֽנְנוּ֙ כָּל־ע֣וֹף הַשָּׁמַ֔יִם וְתַ֤חַת פֹּֽארֹתָיו֙ יָֽלְד֔וּ כֹּ֖ל חַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֑ה וּבְצִלּוֹ֙ יֵֽשְׁב֔וּ כֹּ֖ל גּוֹיִ֥ם רַבִּֽים
Onun dallarında göklerin bütün kuşları yuva yaptı ve onun sürgünlerinin altında kırın bütün hayvanları doğurdu; ve onun gölgesinde bütün çok uluslar oturdu.
Hezekiel 31:17
·
Tevrat
גַּם־הֵ֗ם אִתּ֛וֹ יָרְד֥וּ שְׁא֖וֹלָה אֶל־חַלְלֵי־חָ֑רֶב וּזְרֹע֛וֹ יָשְׁב֥וּ בְצִלּ֖וֹ בְּת֥וֹךְ גּוֹיִֽם
Onlar da onunla Şeol'e, kılıçla öldürülmüş olanların yanına indiler; onun kolu olanlar ulusların ortasında onun gölgesinde oturdular.
Hezekiel 36:35
·
Tevrat
וְאָמְר֗וּ הָאָ֤רֶץ הַלֵּ֨זוּ֙ הַנְּשַׁמָּ֔ה הָיְתָ֖ה כְּגַן־עֵ֑דֶן וְהֶעָרִ֧ים הֶחֳרֵב֛וֹת וְהַֽנְשַׁמּ֥וֹת וְהַנֶּהֱרָס֖וֹת בְּצוּר֥וֹת יָשָֽׁבוּ
Ve diyecekler: 'Viran olmuş bu yer Aden bahçesi gibi oldu; ve harabe, viran olmuş ve yıkılmış şehirler surlu olarak oturuldu.'
Örnek Ayetler (5 / 41)
Hakimler 1:27
·
Tevrat
וְלֹא־הוֹרִ֣ישׁ מְנַשֶּׁ֗ה אֶת־בֵּית־שְׁאָ֣ן וְאֶת־בְּנוֹתֶיהָ֮ וְאֶת־תַּעְנַ֣ךְ וְאֶת־בְּנֹתֶיהָ֒ וְאֶת־יֹשְׁבֵ֨י ד֜וֹר וְאֶת־בְּנוֹתֶ֗יהָ וְאֶת־יוֹשְׁבֵ֤י יִבְלְעָם֙ וְאֶת־בְּנֹתֶ֔יהָ וְאֶת־יוֹשְׁבֵ֥י מְגִדּ֖וֹ וְאֶת־בְּנוֹתֶ֑יהָ וַיּ֨וֹאֶל֙ הַֽכְּנַעֲנִ֔י לָשֶׁ֖בֶת בָּאָ֥רֶץ הַזֹּֽאת
Manaşe Beyt-Şean'ı ve köylerini, Taanak'ı ve köylerini, Dor'da oturanları ve köylerini, Yivleam'da oturanları ve köylerini, Megiddo'da oturanları ve köylerini kovmadı; Kenanlı bu yerde oturmaya diretti.
Hakimler 1:35
·
Tevrat
וַיּ֤וֹאֶל הָֽאֱמֹרִי֙ לָשֶׁ֣בֶת בְּהַר־חֶ֔רֶס בְּאַיָּל֖וֹן וּבְשַֽׁעַלְבִ֑ים וַתִּכְבַּד֙ יַ֣ד בֵּית־יוֹסֵ֔ף וַיִּהְי֖וּ לָמַֽס
Amorlu Heres dağında, Ayalon'da ve Şaalvim'de oturmaya diretti; ancak Yusuf evinin eli ağırlaştı ve angaryaya tabi oldular.
Hakimler 17:11
·
Tevrat
וַיּ֥וֹאֶל הַלֵּוִ֖י לָשֶׁ֣בֶת אֶת־הָאִ֑ישׁ וַיְהִ֤י הַנַּ֨עַר֙ ל֔וֹ כְּאַחַ֖ד מִבָּנָֽיו
Levili adamla oturmaya razı oldu ve genç ona oğullarından biri gibi oldu.
Hakimler 18:1
·
Tevrat
בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם אֵ֥ין מֶ֖לֶךְ בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וּבַיָּמִ֣ים הָהֵ֗ם שֵׁ֣בֶט הַדָּנִ֞י מְבַקֶּשׁ־ל֤וֹ נַֽחֲלָה֙ לָשֶׁ֔בֶת כִּי֩ לֹֽא־נָ֨פְלָה לּ֜וֹ עַד־הַיּ֥וֹם הַה֛וּא בְּתוֹךְ־שִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל בְּנַחֲלָֽה
O günlerde İsrail'de kral yoktu. Ve o günlerde Danlı oymağı oturmak için kendisine miras arıyordu; çünkü o güne kadar İsrail oymakları arasında ona miras düşmemişti.
Hagay 1:4
·
Tevrat
הַעֵ֤ת לָכֶם֙ אַתֶּ֔ם לָשֶׁ֖בֶת בְּבָתֵּיכֶ֣ם סְפוּנִ֑ים וְהַבַּ֥יִת הַזֶּ֖ה חָרֵֽב
Bu ev yıkıkken, sizin için kaplamalı evlerinizde oturma vakti midir?
Örnek Ayetler (5 / 33)
Amos 3:12
·
Tevrat
כֹּה֮ אָמַ֣ר יְהוָה֒ כַּאֲשֶׁר֩ יַצִּ֨יל הָרֹעֶ֜ה מִפִּ֧י הָאֲרִ֛י שְׁתֵּ֥י כְרָעַ֖יִם א֣וֹ בְדַל־אֹ֑זֶן כֵּ֣ן יִנָּצְל֞וּ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל הַיֹּֽשְׁבִים֙ בְּשֹׁ֣מְר֔וֹן בִּפְאַ֥ת מִטָּ֖ה וּבִדְמֶ֥שֶׁק עָֽרֶשׂ
Yahve şöyle dedi: 'Çoban aslanın ağzından iki bacak veya bir kulak parçası nasıl kurtarırsa, Samiriye'de yatağın köşesinde ve Şam'da divanda oturan İsrail oğulları da öyle kurtulacak.'
Hezekiel 3:15
·
Tevrat
וָאָב֨וֹא אֶל־הַגּוֹלָ֜ה תֵּ֣ל אָ֠בִיב הַיֹּשְׁבִ֤ים אֶֽל־נְהַר־כְּבָר֙ וָֽאֵשֵׁ֔ב הֵ֖מָּה יוֹשְׁבִ֣ים שָׁ֑ם וָאֵשֵׁ֥ב שָׁ֛ם שִׁבְעַ֥ת יָמִ֖ים מַשְׁמִ֥ים בְּתוֹכָֽם
Ve Tel-Aviv'de, Kevar ırmağı yanında oturan sürgünlere geldim ve onların oturduğu yere oturdum; ve orada onların arasında yedi gün dehşet içinde oturdum.
Hezekiel 12:19
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֣ אֶל־עַ֣ם הָאָ֡רֶץ כֹּֽה־אָמַר֩ אֲדֹנָ֨י יְהוִ֜ה לְיוֹשְׁבֵ֤י יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ אֶל־אַדְמַ֣ת יִשְׂרָאֵ֔ל לַחְמָם֙ בִּדְאָגָ֣ה יֹאכֵ֔לוּ וּמֵֽימֵיהֶ֖ם בְּשִׁמָּמ֣וֹן יִשְׁתּ֑וּ לְמַ֜עַן תֵּשַׁ֤ם אַרְצָהּ֙ מִמְּלֹאָ֔הּ מֵחֲמַ֖ס כָּֽל־הַיֹּשְׁבִ֥ים בָּֽהּ
Ve yerin halkına de: Efendi Yahve Yeruşalim'de oturanlara, İsrail toprağına şöyle dedi: Ekmeklerini kaygıyla yiyecekler ve sularını dehşetle içecekler; öyle ki, onda oturanların hepsinin zorbalığından dolayı onun toprağı doluluğundan ıssız kalsın.
Yeremya 9:25
·
Tevrat
עַל־מִצְרַ֣יִם וְעַל־יְהוּדָ֗ה וְעַל־אֱד֞וֹם וְעַל־בְּנֵ֤י עַמּוֹן֙ וְעַל־מוֹאָ֔ב וְעַל֙ כָּל־קְצוּצֵ֣י פֵאָ֔ה הַיֹּשְׁבִ֖ים בַּמִּדְבָּ֑ר כִּ֤י כָל־הַגּוֹיִם֙ עֲרֵלִ֔ים וְכָל־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵ֖ל עַרְלֵי־לֵֽב
Mısır'ın, Yahuda'nın, Edom'un, Ammon oğullarının, Moav'ın ve çölde oturan saçlarının kenarlarını kesen herkesin üzerine; çünkü bütün uluslar sünnetsizdir ve bütün İsrail evi kalpten sünnetsizdir.
Yeremya 13:13
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֨ אֲלֵיהֶ֜ם כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה הִנְנִ֣י מְמַלֵּ֣א אֶת־כָּל־יֹשְׁבֵ֣י הָאָ֪רֶץ הַזֹּ֟את וְאֶת־הַמְּלָכִ֣ים הַיֹּשְׁבִים֩ לְדָוִ֨ד עַל־כִּסְא֜וֹ וְאֶת־הַכֹּהֲנִ֣ים וְאֶת־הַנְּבִיאִ֗ים וְאֵ֛ת כָּל־יֹשְׁבֵ֥י יְרוּשָׁלִָ֖ם שִׁכָּרֽוֹן
Ve onlara söyleyeceksin: Yahve şöyle dedi: İşte ben bu yerin bütün oturanlarını, Davut için onun tahtında oturan kralları, kâhinleri, peygamberleri ve Yeruşalim'de oturanların hepsini sarhoşlukla dolduruyorum.
Örnek Ayetler (5 / 27)
Hakimler 1:33
·
Tevrat
נַפְתָּלִ֗י לֹֽא־הוֹרִ֞ישׁ אֶת־יֹשְׁבֵ֤י בֵֽית־שֶׁ֨מֶשׁ֙ וְאֶת־יֹשְׁבֵ֣י בֵית־עֲנָ֔ת וַיֵּ֕שֶׁב בְּקֶ֥רֶב הַֽכְּנַעֲנִ֖י יֹשְׁבֵ֣י הָאָ֑רֶץ וְיֹשְׁבֵ֤י בֵֽית־שֶׁ֨מֶשׁ֙ וּבֵ֣ית עֲנָ֔ת הָי֥וּ לָהֶ֖ם לָמַֽס
Naftali Beyt-Şemeş'te oturanları ve Beyt-Anat'ta oturanları kovmadı; yerde oturan Kenanlının arasında oturdu ve Beyt-Şemeş'te ve Beyt-Anat'ta oturanlar onlara angaryaya tabi oldular.
Yeremya 4:4
·
Tevrat
הִמֹּ֣לוּ לַיהֹוָ֗ה וְהָסִ֨רוּ֙ עָרְל֣וֹת לְבַבְכֶ֔ם אִ֥ישׁ יְהוּדָ֖ה וְיֹשְׁבֵ֣י יְרוּשָׁלִָ֑ם פֶּן־תֵּצֵ֨א כָאֵ֜שׁ חֲמָתִ֗י וּבָעֲרָה֙ וְאֵ֣ין מְכַבֶּ֔ה מִפְּנֵ֖י רֹ֥עַ מַעַלְלֵיכֶֽם
Yahve için sünnet olun ve kalbinizin sünnetsizliklerini uzaklaştırın, ey Yahuda adamı ve Yeruşalim'de oturanlar; yoksa eylemlerinizin kötülüğü yüzünden öfkem ateş gibi çıkar ve yanar ve söndüren olmaz.
Yeremya 8:16
·
Tevrat
מִדָּ֤ן נִשְׁמַע֙ נַחְרַ֣ת סוּסָ֗יו מִקּוֹל֙ מִצְהֲל֣וֹת אַבִּירָ֔יו רָעֲשָׁ֖ה כָּל־הָאָ֑רֶץ וַיָּב֗וֹאוּ וַיֹּֽאכְלוּ֙ אֶ֣רֶץ וּמְלוֹאָ֔הּ עִ֖יר וְיֹ֥שְׁבֵי בָֽהּ
Dan'dan atlarının hırıltısı duyuldu; aygırlarının kişnemelerinin sesinden bütün yer sarsıldı; ve geldiler ve yeri ve onun doluluğunu, şehri ve onda oturanları yediler.
Yeremya 11:12
·
Tevrat
וְהָֽלְכ֞וּ עָרֵ֣י יְהוּדָ֗ה וְיֹשְׁבֵי֙ יְר֣וּשָׁלִַ֔ם וְזָֽעֲקוּ֙ אֶל־הָ֣אֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁ֛ר הֵ֥ם מְקַטְּרִ֖ים לָהֶ֑ם וְהוֹשֵׁ֛עַ לֹֽא־יוֹשִׁ֥יעוּ לָהֶ֖ם בְּעֵ֥ת רָעָתָֽם
Yahuda şehirleri ve Yeruşalim'de oturanlar gidecekler ve kendilerine buhur yaktıkları ilahlara feryat edecekler; ancak kötülüklerinin zamanında onları kesinlikle kurtarmayacaklar.
Yeremya 17:25
·
Tevrat
וּבָ֣אוּ בְשַׁעֲרֵ֣י הָעִ֣יר הַזֹּ֡את מְלָכִ֣ים וְשָׂרִ֡ים יֹשְׁבִים֩ עַל־כִּסֵּ֨א דָוִ֜ד רֹכְבִ֣ים בָּרֶ֣כֶב וּבַסּוּסִ֗ים הֵ֚מָּה וְשָׂ֣רֵיהֶ֔ם אִ֥ישׁ יְהוּדָ֖ה וְיֹשְׁבֵ֣י יְרוּשָׁלִָ֑ם וְיָשְׁבָ֥ה הָֽעִיר־הַזֹּ֖את לְעוֹלָֽם
o zaman bu şehrin kapılarından Davut'un tahtında oturan krallar ve önderler girecekler; arabalara ve atlara binerek, onlar ve önderleri, Yahuda adamı ve Yeruşalim'in oturanları; ve bu şehir sonsuza dek oturulacaktır.
Örnek Ayetler (3 / 26)
Hakimler 1:11
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ מִשָּׁ֔ם אֶל־יוֹשְׁבֵ֖י דְּבִ֑יר וְשֵׁם־דְּבִ֥יר לְפָנִ֖ים קִרְיַת־סֵֽפֶר
Oradan Devir'de oturanlara gitti; Devir'in adı önceden Kiryat-Sefer'di.
Hakimler 1:27
·
Tevrat
וְלֹא־הוֹרִ֣ישׁ מְנַשֶּׁ֗ה אֶת־בֵּית־שְׁאָ֣ן וְאֶת־בְּנוֹתֶיהָ֮ וְאֶת־תַּעְנַ֣ךְ וְאֶת־בְּנֹתֶיהָ֒ וְאֶת־יֹשְׁבֵ֨י ד֜וֹר וְאֶת־בְּנוֹתֶ֗יהָ וְאֶת־יוֹשְׁבֵ֤י יִבְלְעָם֙ וְאֶת־בְּנֹתֶ֔יהָ וְאֶת־יוֹשְׁבֵ֥י מְגִדּ֖וֹ וְאֶת־בְּנוֹתֶ֑יהָ וַיּ֨וֹאֶל֙ הַֽכְּנַעֲנִ֔י לָשֶׁ֖בֶת בָּאָ֥רֶץ הַזֹּֽאת
Manaşe Beyt-Şean'ı ve köylerini, Taanak'ı ve köylerini, Dor'da oturanları ve köylerini, Yivleam'da oturanları ve köylerini, Megiddo'da oturanları ve köylerini kovmadı; Kenanlı bu yerde oturmaya diretti.
Hakimler 1:30
·
Tevrat
זְבוּלֻ֗ן לֹ֤א הוֹרִישׁ֙ אֶת־יוֹשְׁבֵ֣י קִטְר֔וֹן וְאֶת־יוֹשְׁבֵ֖י נַהֲלֹ֑ל וַיֵּ֤שֶׁב הַֽכְּנַעֲנִי֙ בְּקִרְבּ֔וֹ וַיִּֽהְי֖וּ לָמַֽס
Zevulun Kitron'da oturanları ve Nahalol'da oturanları kovmadı; Kenanlı onun arasında oturdu ve angaryaya tabi oldular.
Örnek Ayetler (5 / 24)
Hezekiel 29:11
·
Tevrat
לֹ֤א תַעֲבָר־בָּהּ֙ רֶ֣גֶל אָדָ֔ם וְרֶ֥גֶל בְּהֵמָ֖ה לֹ֣א תַעֲבָר־בָּ֑הּ וְלֹ֥א תֵשֵׁ֖ב אַרְבָּעִ֥ים שָׁנָֽה
Ondan insan ayağı geçmeyecek ve ondan hayvan ayağı geçmeyecek; kırk yıl oturulmayacak.
Yeremya 17:6
·
Tevrat
וְהָיָה֙ כְּעַרְעָ֣ר בָּֽעֲרָבָ֔ה וְלֹ֥א יִרְאֶ֖ה כִּי־יָב֣וֹא ט֑וֹב וְשָׁכַ֤ן חֲרֵרִים֙ בַּמִּדְבָּ֔ר אֶ֥רֶץ מְלֵחָ֖ה וְלֹ֥א תֵשֵֽׁב
Ve bozkırda bir çalı gibi olacak, iyilik geldiğinde görmeyecek; çölde kavrulmuş yerlerde, oturulmayan tuzlu bir yerde yaşayacak.
Yeremya 50:13
·
Tevrat
מִקֶּ֤צֶף יְהוָה֙ לֹ֣א תֵשֵׁ֔ב וְהָיְתָ֥ה שְׁמָמָ֖ה כֻּלָּ֑הּ כֹּ֚ל עֹבֵ֣ר עַל־בָּבֶ֔ל יִשֹּׁ֥ם וְיִשְׁרֹ֖ק עַל־כָּל־מַכּוֹתֶֽיהָ
Yahve'nin öfkesinden dolayı orada oturulmayacak ve bütünüyle virane olacak; Babil'den her geçen şaşacak ve onun bütün vuruşlarına ıslık çalacak.
Yeremya 50:39
·
Tevrat
לָכֵ֗ן יֵשְׁב֤וּ צִיִּים֙ אֶת־אִיִּ֔ים וְיָ֥שְׁבוּ בָ֖הּ בְּנ֣וֹת יַֽעֲנָ֑ה וְלֹֽא־תֵשֵׁ֥ב עוֹד֙ לָנֶ֔צַח וְלֹ֥א תִשְׁכּ֖וֹן עַד־דּ֥וֹר וָדֽוֹר
Bu nedenle çöl hayvanları sırtlanlarla birlikte oturacak ve devekuşları orada oturacak; ve sonsuza dek bir daha oturulmayacak ve kuşaktan kuşağa barınılmayacak.
1. Samuel 22:5
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ גָּ֨ד הַנָּבִ֜יא אֶל־דָּוִ֗ד לֹ֤א תֵשֵׁב֙ בַּמְּצוּדָ֔ה לֵ֥ךְ וּבָֽאתָ־לְּךָ֖ אֶ֣רֶץ יְהוּדָ֑ה וַיֵּ֣לֶךְ דָּוִ֔ד וַיָּבֹ֖א יַ֥עַר חָֽרֶת
Peygamber Gad Davut'a dedi: 'Hisarda oturma; git ve Yahuda diyarına gir.' Davut gitti ve Haret ormanına geldi.
Örnek Ayetler (5 / 24)
Hezekiel 36:17
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם בֵּ֤ית יִשְׂרָאֵל֙ יֹשְׁבִ֣ים עַל־אַדְמָתָ֔ם וַיְטַמְּא֣וּ אוֹתָ֔הּ בְּדַרְכָּ֖ם וּבַעֲלִֽילוֹתָ֑ם כְּטֻמְאַת֙ הַנִּדָּ֔ה הָיְתָ֥ה דַרְכָּ֖ם לְפָנָֽי
İnsanoğlu, İsrail evi topraklarında otururken, yollarıyla ve eylemleriyle onu kirlettiler; onların yolu benim önümde âdet kirliliği gibi oldu.
Hezekiel 38:11
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֗ אֶֽעֱלֶה֙ עַל־אֶ֣רֶץ פְּרָז֔וֹת אָבוֹא֙ הַשֹּׁ֣קְטִ֔ים יֹשְׁבֵ֖י לָבֶ֑טַח כֻּלָּ֗ם יֹֽשְׁבִים֙ בְּאֵ֣ין חוֹמָ֔ה וּבְרִ֥יחַ וּדְלָתַ֖יִם אֵ֥ין לָהֶֽם
Ve diyeceksin: Sursuz köyler diyarı üzerine çıkacağım, güvenlikte oturan sakinlere geleceğim; hepsi sur olmadan oturuyorlar, ve onlara sürgü ve kapılar yok.
2. Samuel 11:11
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אוּרִיָּ֜ה אֶל־דָּוִ֗ד הָ֠אָרוֹן וְיִשְׂרָאֵ֨ל וִֽיהוּדָ֜ה יֹשְׁבִ֣ים בַּסֻּכּ֗וֹת וַאדֹנִ֨י יוֹאָ֜ב וְעַבְדֵ֤י אֲדֹנִ֨י עַל־פְּנֵ֤י הַשָּׂדֶה֙ חֹנִ֔ים וַאֲנִ֞י אָב֧וֹא אֶל־בֵּיתִ֛י לֶאֱכֹ֥ל וְלִשְׁתּ֖וֹת וְלִשְׁכַּ֣ב עִם־אִשְׁתִּ֑י חַיֶּ֨ךָ֙ וְחֵ֣י נַפְשֶׁ֔ךָ אִֽם־אֶעֱשֶׂ֖ה אֶת־הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Uriya Davut'a dedi: 'Sandık, İsrail ve Yahuda çardaklarda oturuyorlar; efendim Yoav ve efendimin kulları tarlanın yüzünde konaklıyorlar; ben yemek, içmek ve karımla yatmak için evime mi gireceğim? Senin yaşamın ve canının yaşamı hakkı için, bu sözü yapmayacağım.'
Yeremya 8:14
·
Tevrat
עַל־מָה֙ אֲנַ֣חְנוּ יֹֽשְׁבִ֔ים הֵֽאָסְפ֗וּ וְנָב֛וֹא אֶל־עָרֵ֥י הַמִּבְצָ֖ר וְנִדְּמָה־שָּׁ֑ם כִּי֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֵ֤ינוּ הֲדִמָּ֨נוּ֙ וַיַּשְׁקֵ֣נוּ מֵי־רֹ֔אשׁ כִּ֥י חָטָ֖אנוּ לַיהוָֽה
Neden oturuyoruz? Toplanın ve surlu şehirlere girelim ve orada yok olalım; çünkü Tanrımız Yahve bizi yok etti ve bize zehir suyu içirdi, çünkü Yahve'ye karşı günah işledik.
Yeremya 17:25
·
Tevrat
וּבָ֣אוּ בְשַׁעֲרֵ֣י הָעִ֣יר הַזֹּ֡את מְלָכִ֣ים וְשָׂרִ֡ים יֹשְׁבִים֩ עַל־כִּסֵּ֨א דָוִ֜ד רֹכְבִ֣ים בָּרֶ֣כֶב וּבַסּוּסִ֗ים הֵ֚מָּה וְשָׂ֣רֵיהֶ֔ם אִ֥ישׁ יְהוּדָ֖ה וְיֹשְׁבֵ֣י יְרוּשָׁלִָ֑ם וְיָשְׁבָ֥ה הָֽעִיר־הַזֹּ֖את לְעוֹלָֽם
o zaman bu şehrin kapılarından Davut'un tahtında oturan krallar ve önderler girecekler; arabalara ve atlara binerek, onlar ve önderleri, Yahuda adamı ve Yeruşalim'in oturanları; ve bu şehir sonsuza dek oturulacaktır.
Örnek Ayetler (5 / 17)
Yeremya 21:9
·
Tevrat
הַיֹּשֵׁב֙ בָּעִ֣יר הַזֹּ֔את יָמ֕וּת בַּחֶ֖רֶב וּבָרָעָ֣ב וּבַדָּ֑בֶר וְהַיּוֹצֵא֩ וְנָפַ֨ל עַל־הַכַּשְׂדִּ֜ים הַצָּרִ֤ים עֲלֵיכֶם֙ וְחָיָ֔ה וְהָֽיְתָה־לּ֥וֹ נַפְשׁ֖וֹ לְשָׁלָֽל
Bu şehirde oturan kılıçla, kıtlıkla ve salgınla ölecek; ve çıkan ve sizi kuşatan Kildanilerin üzerine düşen yaşayacak ve canı ona ganimet olarak kalacak.
Yeremya 22:2
·
Tevrat
וְאָֽמַרְתָּ֙ שְׁמַ֣ע דְּבַר־יְהוָ֔ה מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֔ה הַיֹּשֵׁ֖ב עַל־כִּסֵּ֣א דָוִ֑ד אַתָּ֤ה וַעֲבָדֶ֨יךָ֙ וְעַמְּךָ֔ הַבָּאִ֖ים בַּשְּׁעָרִ֥ים הָאֵֽלֶּה
Ve diyeceksin: Davut'un tahtının üzerinde oturan Yahuda kralı, sen, kulların ve bu kapılardan giren halkın, Yahve'nin sözünü dinle.
Yeremya 38:2
·
Tevrat
כֹּה֮ אָמַ֣ר יְהוָה֒ הַיֹּשֵׁב֙ בָּעִ֣יר הַזֹּ֔את יָמ֕וּת בַּחֶ֖רֶב בָּרָעָ֣ב וּבַדָּ֑בֶר וְהַיֹּצֵ֤א אֶל־הַכַּשְׂדִּים֙ וְחָיָ֔ה וְהָיְתָה־לּ֥וֹ נַפְשׁ֛וֹ לְשָׁלָ֖ל וָחָֽי
'Yahve şöyle diyor: Bu şehirde oturan kılıçla, kıtlıkla ve salgınla ölecek; ama Kildanilere çıkan yaşayacak, canı ona ganimet olarak kalacak ve yaşayacak.'
1. Samuel 30:24
·
Tevrat
וּמִי֙ יִשְׁמַ֣ע לָכֶ֔ם לַדָּבָ֖ר הַזֶּ֑ה כִּ֞י כְּחֵ֣לֶק הַיֹּרֵ֣ד בַּמִּלְחָמָ֗ה וּֽכְחֵ֛לֶק הַיֹּשֵׁ֥ב עַל־הַכֵּלִ֖ים יַחְדָּ֥ו יַחֲלֹֽקוּ
Bu sözde sizi kim dinler? Çünkü savaşa inenin payı ile eşyaların başında oturanın payı aynı olacak; birlikte paylaşacaklar.
Yeşaya 33:24
·
Tevrat
וּבַל־יֹאמַ֥ר שָׁכֵ֖ן חָלִ֑יתִי הָעָ֛ם הַיֹּשֵׁ֥ב בָּ֖הּ נְשֻׂ֥א עָוֺֽן
Ve oturan kimse 'Hastayım' demeyecek; orada oturan halkın suçu bağışlanacaktır.
Örnek Ayetler (5 / 17)
Hakimler 4:5
·
Tevrat
וְ֠הִיא יוֹשֶׁ֨בֶת תַּֽחַת־תֹּ֜מֶר דְּבוֹרָ֗ה בֵּ֧ין הָרָמָ֛ה וּבֵ֥ין בֵּֽית־אֵ֖ל בְּהַ֣ר אֶפְרָ֑יִם וַיַּעֲל֥וּ אֵלֶ֛יהָ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לַמִּשְׁפָּֽט
Ve o, Efrayim dağında Rama ile Beytel arasındaki Debora hurma ağacının altında oturuyordu; ve İsrail oğulları yargı için ona çıkıyorlardı.
Hakimler 13:9
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֥ע הָאֱלֹהִ֖ים בְּק֣וֹל מָנ֑וֹחַ וַיָּבֹ֣א מַלְאַךְ֩ הָאֱלֹהִ֨ים ע֜וֹד אֶל־הָאִשָּׁ֗ה וְהִיא֙ יוֹשֶׁ֣בֶת בַּשָּׂדֶ֔ה וּמָנ֥וֹחַ אִישָׁ֖הּ אֵ֥ין עִמָּֽהּ
Böylece Tanrı Manoah'ın sesini işitti ve Tanrı'nın elçisi kadına tekrar geldi; ve o kırda oturuyordu ve kocası Manoah onunla yoktu.
Hakimler 18:7
·
Tevrat
וַיֵּלְכוּ֙ חֲמֵ֣שֶׁת הָאֲנָשִׁ֔ים וַיָּבֹ֖אוּ לָ֑יְשָׁה וַיִּרְא֣וּ אֶת־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־בְּקִרְבָּ֣הּ יוֹשֶֽׁבֶת־לָ֠בֶטַח כְּמִשְׁפַּ֨ט צִדֹנִ֜ים שֹׁקֵ֣ט וּבֹטֵ֗חַ וְאֵין־מַכְלִ֨ים דָּבָ֤ר בָּאָ֨רֶץ֙ יוֹרֵ֣שׁ עֶ֔צֶר וּרְחֹקִ֥ים הֵ֨מָּה֙ מִצִּ֣דֹנִ֔ים וְדָבָ֥ר אֵין־לָהֶ֖ם עִם־אָדָֽם
Beş adam gittiler ve Layiş'e geldiler. Ve içindeki halkın Saydalıların adeti gibi güvenlikte, sakin ve güvende oturduğunu gördüler; ve yerde egemenlik miras alarak hiçbir şeyde utandıran yoktu. Ve onlar Saydalılardan uzaktılar ve hiçbir adamla işleri yoktu.
Yeremya 46:19
·
Tevrat
כְּלֵ֤י גוֹלָה֙ עֲשִׂ֣י לָ֔ךְ יוֹשֶׁ֖בֶת בַּת־מִצְרָ֑יִם כִּֽי־נֹף֙ לְשַׁמָּ֣ה תִֽהְיֶ֔ה וְנִצְּתָ֖ה מֵאֵ֥ין יוֹשֵֽׁב
Kendin için sürgün eşyaları yap, ey oturan Mısır kızı; çünkü Nof bir dehşet olacak ve oturanı olmadan yakılacak.
Yeremya 48:19
·
Tevrat
אֶל־דֶּ֛רֶךְ עִמְדִ֥י וְצַפִּ֖י יוֹשֶׁ֣בֶת עֲרוֹעֵ֑ר שַׁאֲלִי־נָ֣ס וְנִמְלָ֔טָה אִמְרִ֖י מַה־נִּֽהְיָֽתָה
Yola dur ve gözle, oturan Aroer; kaçana ve kurtulana sor, de: Ne oldu?
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hakimler 5:16
·
Tevrat
לָ֣מָּה יָשַׁ֗בְתָּ בֵּ֚ין הַֽמִּשְׁפְּתַ֔יִם לִשְׁמֹ֖עַ שְׁרִק֣וֹת עֲדָרִ֑ים לִפְלַגּ֣וֹת רְאוּבֵ֔ן גְּדוֹלִ֖ים חִקְרֵי־לֵֽב
Sürülerin ıslıklarını duymak için neden ağılların arasında oturdun? Ruben'in bölüklerinde kalp araştırmaları büyüktü.
Yeremya 3:2
·
Tevrat
שְׂאִֽי־עֵינַ֨יִךְ עַל־שְׁפָיִ֜ם וּרְאִ֗י אֵיפֹה֙ לֹ֣א שֻׁכַּ֔בְתְּ עַל־דְּרָכִים֙ יָשַׁ֣בְתְּ לָהֶ֔ם כַּעֲרָבִ֖י בַּמִּדְבָּ֑ר וַתַּחֲנִ֣יפִי אֶ֔רֶץ בִּזְנוּתַ֖יִךְ וּבְרָעָתֵֽךְ
Gözlerini çıplak tepelere kaldır ve gör, nerede seninle yatılmadı? Çöldeki bir Arap gibi yollarda onlar için oturdun; fahişeliğinle ve kötülüğünle yeri kirlettin.
Yeremya 10:17
·
Tevrat
אִסְפִּ֥י מֵאֶ֖רֶץ כִּנְעָתֵ֑ךְ יֹשֶׁ֖בֶת בַּמָּצֽוֹר
Kuşatmada oturan, bohçanı yerden topla.
Yeremya 21:13
·
Tevrat
הִנְנִ֨י אֵלַ֜יִךְ יֹשֶׁ֧בֶת הָעֵ֛מֶק צ֥וּר הַמִּישֹׁ֖ר נְאֻם־יְהוָ֑ה הָאֹֽמְרִים֙ מִֽי־יֵחַ֣ת עָלֵ֔ינוּ וּמִ֥י יָב֖וֹא בִּמְעוֹנוֹתֵֽינוּ
İşte ben sana karşıyım, vadinin oturanı, ovanın kayası, Yahve'nin bildirisidir; 'Üzerimize kim inecek? Ve meskenlerimize kim girecek?' diyenler.
Yeremya 22:23
·
Tevrat
יֹשַׁבְתְּ֙ בַּלְּבָנ֔וֹן מְקֻנַּ֖נְתְּ בָּֽאֲרָזִ֑ים מַה־נֵּחַנְתְּ֙ בְּבֹא־לָ֣ךְ חֲבָלִ֔ים חִ֖יל כַּיֹּלֵדָֽה
Lübnan'da oturan, sedir ağaçlarında yuva kuran, sana sancılar, doğuran kadın gibi ağrı geldiğinde nasıl inleyeceksin!
Örnek Ayetler (5 / 13)
Amos 5:11
·
Tevrat
לָ֠כֵן יַ֣עַן בּוֹשַׁסְכֶ֞ם עַל־דָּ֗ל וּמַשְׂאַת־בַּר֙ תִּקְח֣וּ מִמֶּ֔נּוּ בָּתֵּ֥י גָזִ֛ית בְּנִיתֶ֖ם וְלֹא־תֵ֣שְׁבוּ בָ֑ם כַּרְמֵי־חֶ֣מֶד נְטַעְתֶּ֔ם וְלֹ֥א תִשְׁתּ֖וּ אֶת־יֵינָֽם
Bu yüzden zayıfı çiğnediğiniz ve ondan buğday vergisi aldığınız için, yontma taştan evler yaptınız ama onlarda oturmayacaksınız; güzel bağlar diktiniz ama onların şarabını içmeyeceksiniz.
Yeremya 35:7
·
Tevrat
וּבַ֣יִת לֹֽא־תִבְנ֗וּ וְזֶ֤רַע לֹֽא־תִזְרָ֨עוּ֙ וְכֶ֣רֶם לֹֽא־תִטָּ֔עוּ וְלֹ֥א יִֽהְיֶ֖ה לָכֶ֑ם כִּ֠י בָּאֳהָלִ֤ים תֵּֽשְׁבוּ֙ כָּל־יְמֵיכֶ֔ם לְמַ֨עַן תִּֽחְי֜וּ יָמִ֤ים רַבִּים֙ עַל־פְּנֵ֣י הָאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֖ם גָּרִ֥ים שָֽׁם
Ev inşa etmeyeceksiniz, tohum ekmeyeceksiniz, bağ dikmeyeceksiniz ve bunlara sahip olmayacaksınız; ancak bütün günlerinizde çadırlarda oturacaksınız, öyle ki yabancı olarak kaldığınız toprağın yüzünde çok günler yaşayasınız.
Yeremya 42:10
·
Tevrat
אִם־שׁ֤וֹב תֵּֽשְׁבוּ֙ בָּאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את וּבָנִ֤יתִי אֶתְכֶם֙ וְלֹ֣א אֶהֱרֹ֔ס וְנָטַעְתִּ֥י אֶתְכֶ֖ם וְלֹ֣א אֶתּ֑וֹשׁ כִּ֤י נִחַ֨מְתִּי֙ אֶל־הָ֣רָעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשִׂ֖יתִי לָכֶֽם
Eğer bu yerde kesinlikle oturursanız, sizi inşa edeceğim ve yıkmayacağım, sizi dikeceğim ve sökmeyeceğim; çünkü size yaptığım kötülükten pişman oldum.
Yaratılış 34:10
·
Tevrat
וְאִתָּ֖נוּ תֵּשֵׁ֑בוּ וְהָאָ֨רֶץ֙ תִּהְיֶ֣ה לִפְנֵיכֶ֔ם שְׁבוּ֙ וּסְחָר֔וּהָ וְהֵֽאָחֲז֖וּ בָּֽהּ
Bizimle oturun; yer önünüzde olacak, oturun ve ticaretini yapın ve onda mülk edinin.
Yaratılış 46:34
·
Tevrat
וַאֲמַרְתֶּ֗ם אַנְשֵׁ֨י מִקְנֶ֜ה הָי֤וּ עֲבָדֶ֨יךָ֙ מִנְּעוּרֵ֣ינוּ וְעַד־עַ֔תָּה גַּם־אֲנַ֖חְנוּ גַּם־אֲבֹתֵ֑ינוּ בַּעֲב֗וּר תֵּשְׁבוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ גֹּ֔שֶׁן כִּֽי־תוֹעֲבַ֥ת מִצְרַ֖יִם כָּל־רֹ֥עֵה צֹֽאן
Diyeceksiniz: 'Kulların gençliğimizden şimdiye kadar sürü adamlarıydılar, hem biz hem de babalarımız'; öyle ki Goşen diyarında oturasınız, çünkü her koyun çobanı Mısır'ın iğrendiği bir şeydir.
Örnek Ayetler (5 / 12)
2. Samuel 13:20
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלֶ֜יהָ אַבְשָׁל֣וֹם אָחִ֗יהָ הַאֲמִינ֣וֹן אָחִיךְ֮ הָיָ֣ה עִמָּךְ֒ וְעַתָּ֞ה אֲחוֹתִ֤י הַחֲרִ֨ישִׁי֙ אָחִ֣יךְ ה֔וּא אַל־תָּשִׁ֥יתִי אֶת־לִבֵּ֖ךְ לַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וַתֵּ֤שֶׁב תָּמָר֙ וְשֹׁ֣מֵמָ֔ה בֵּ֖ית אַבְשָׁל֥וֹם אָחִֽיהָ
Kardeşi Avşalom ona dedi: 'Kardeşin Amnon mu seninleydi? Ve şimdi kız kardeşim, sessiz ol; o senin kardeşindir, kalbini bu şeye koyma.' Tamar kardeşi Avşalom'un evinde ıssızca oturdu.
1. Samuel 1:23
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לָהּ֩ אֶלְקָנָ֨ה אִישָׁ֜הּ עֲשִׂ֧י הַטּ֣וֹב בְּעֵינַ֗יִךְ שְׁבִי֙ עַד־גָּמְלֵ֣ךְ אֹת֔וֹ אַ֛ךְ יָקֵ֥ם יְהוָ֖ה אֶת־דְּבָר֑וֹ וַתֵּ֤שֶׁב הָֽאִשָּׁה֙ וַתֵּ֣ינֶק אֶת־בְּנָ֔הּ עַד־גָּמְלָ֖הּ אֹתֽוֹ
Kocası Elkana ona dedi: 'Gözlerinde iyi olanı yap; onu sütten kesene kadar otur. Ancak Yahve sözünü yerine getirsin.' Böylece kadın oturdu ve onu sütten kesene kadar oğlunu emzirdi.
1. Krallar 2:19
·
Tevrat
וַתָּבֹ֤א בַת־שֶׁ֨בַע֙ אֶל־הַמֶּ֣לֶךְ שְׁלֹמֹ֔ה לְדַבֶּר־ל֖וֹ עַל־אֲדֹנִיָּ֑הוּ וַיָּקָם֩ הַמֶּ֨לֶךְ לִקְרָאתָ֜הּ וַיִּשְׁתַּ֣חוּ לָ֗הּ וַיֵּ֨שֶׁב֙ עַל־כִּסְא֔וֹ וַיָּ֤שֶׂם כִּסֵּא֙ לְאֵ֣ם הַמֶּ֔לֶךְ וַתֵּ֖שֶׁב לִֽימִינֽוֹ
Bat-Şeva Adoniya hakkında ona konuşmak için kral Süleyman'a geldi. Kral onu karşılamaya kalktı ve ona eğildi; tahtına oturdu ve kralın annesi için bir taht koydu, o da onun sağına oturdu.
Yeşu 6:25
·
Tevrat
וְֽאֶת־רָחָ֣ב הַ֠זּוֹנָה וְאֶת־בֵּ֨ית אָבִ֤יהָ וְאֶת־כָּל־אֲשֶׁר־לָהּ֙ הֶחֱיָ֣ה יְהוֹשֻׁ֔עַ וַתֵּ֨שֶׁב֙ בְּקֶ֣רֶב יִשְׂרָאֵ֔ל עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה כִּ֤י הֶחְבִּ֨יאָה֙ אֶת־הַמַּלְאָכִ֔ים אֲשֶׁר־שָׁלַ֥ח יְהוֹשֻׁ֖עַ לְרַגֵּ֥ל אֶת־יְרִיחֽוֹ
Fahişe Rahav'ı, babasının evini ve ona ait olan her şeyi Yeşu yaşattı; ve o bugüne kadar İsrail'in ortasında oturdu, çünkü Yeşu'nun Eriha'yı gözetlemek için gönderdiği elçileri sakladı.
Rut 2:14
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ לָ֨ה בֹ֜עַז לְעֵ֣ת הָאֹ֗כֶל גֹּ֤שִֽׁי הֲלֹם֙ וְאָכַ֣לְתְּ מִן־הַלֶּ֔חֶם וְטָבַ֥לְתְּ פִּתֵּ֖ךְ בַּחֹ֑מֶץ וַתֵּ֨שֶׁב֙ מִצַּ֣ד הַקּֽוֹצְרִ֔ים וַיִּצְבָּט־לָ֣הּ קָלִ֔י וַתֹּ֥אכַל וַתִּשְׂבַּ֖ע וַתֹּתַֽר
Ve Boaz yemek vaktinde ona dedi: 'Buraya yaklaş ve ekmekten ye ve lokmanı sirkeye batır.' Böylece orakçıların yanında oturdu ve o ona kavrulmuş tahıl uzattı; ve yedi ve doydu ve arttırdı.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hezekiel 23:41
·
Tevrat
וְיָשַׁבְתְּ֙ עַל־מִטָּ֣ה כְבוּדָּ֔ה וְשֻׁלְחָ֥ן עָר֖וּךְ לְפָנֶ֑יהָ וּקְטָרְתִּ֥י וְשַׁמְנִ֖י שַׂ֥מְתְּ עָלֶֽיהָ
Ve görkemli bir yatağın üzerine oturdun, ve onun önüne kurulmuş bir masa vardı; ve buhurumu ve yağımı onun üzerine koydun.
1. Samuel 19:2
·
Tevrat
וַיַּגֵּ֤ד יְהוֹנָתָן֙ לְדָוִ֣ד לֵאמֹ֔ר מְבַקֵּ֛שׁ שָׁא֥וּל אָבִ֖י לַהֲמִיתֶ֑ךָ וְעַתָּה֙ הִשָּֽׁמֶר־נָ֣א בַבֹּ֔קֶר וְיָשַׁבְתָּ֥ בַסֵּ֖תֶר וְנַחְבֵּֽאתָ
Yonatan Davut'a diyerek bildirdi: 'Babam Saul seni öldürmeyi arıyor; ve şimdi lütfen sabahta sakın, gizlilikte otur ve saklan.'
1. Samuel 20:19
·
Tevrat
וְשִׁלַּשְׁתָּ֙ תֵּרֵ֣ד מְאֹ֔ד וּבָאתָ֙ אֶל־הַמָּק֔וֹם אֲשֶׁר־נִסְתַּ֥רְתָּ שָּׁ֖ם בְּי֣וֹם הַֽמַּעֲשֶׂ֑ה וְיָ֣שַׁבְתָּ֔ אֵ֖צֶל הָאֶ֥בֶן הָאָֽזֶל
Ve üçüncü gün çok ineceksin ve iş gününde orada saklandığın yere geleceksin; ve Ezel taşının yanında oturacaksın.
1. Krallar 2:36
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח הַמֶּ֨לֶךְ֙ וַיִּקְרָ֣א לְשִׁמְעִ֔י וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ בְּֽנֵה־לְךָ֥ בַ֨יִת֙ בִּיר֣וּשָׁלִַ֔ם וְיָשַׁבְתָּ֖ שָׁ֑ם וְלֹֽא־תֵצֵ֥א מִשָּׁ֖ם אָ֥נֶה וָאָֽנָה
Sonra kral gönderdi ve Şimi'yi çağırdı ve ona dedi: 'Yeruşalim'de kendine bir ev inşa et ve orada otur; ve oradan oraya buraya çıkmayacaksın.'
1. Krallar 17:9
·
Tevrat
ק֣וּם לֵ֤ךְ צָרְפַ֨תָה֙ אֲשֶׁ֣ר לְצִיד֔וֹן וְיָשַׁבְתָּ֖ שָׁ֑ם הִנֵּ֨ה צִוִּ֥יתִי שָׁ֛ם אִשָּׁ֥ה אַלְמָנָ֖ה לְכַלְכְּלֶֽךָ
Kalk, Tsidon'a ait olan Tsarfat'a git ve orada otur; işte, seni beslemesi için orada dul bir kadına buyurdum.
Örnek Ayetler (4 / 11)
Hakimler 1:10
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ יְהוּדָ֗ה אֶל־הַֽכְּנַעֲנִי֙ הַיּוֹשֵׁ֣ב בְּחֶבְר֔וֹן וְשֵׁם־חֶבְר֥וֹן לְפָנִ֖ים קִרְיַ֣ת אַרְבַּ֑ע וַיַּכּ֛וּ אֶת־שֵׁשַׁ֥י וְאֶת־אֲחִימַ֖ן וְאֶת־תַּלְמָֽי
Ardından Yahuda Hevron'da oturan Kenanlılar'a gitti; Hevron'un adı önceden Kiryat-Arba'ydı; Şeşay'ı, Ahiman'ı ve Talmay'ı vurdular.
Hakimler 1:29
·
Tevrat
וְאֶפְרַ֨יִם֙ לֹ֣א הוֹרִ֔ישׁ אֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֖י הַיּוֹשֵׁ֣ב בְּגָ֑זֶר וַיֵּ֧שֶׁב הַֽכְּנַעֲנִ֛י בְּקִרְבּ֖וֹ בְּגָֽזֶר
Efrayim Gezer'de oturan Kenanlıyı kovmadı; böylece Kenanlı onun arasında Gezer'de oturdu.
Yeremya 29:16
·
Tevrat
כִּי־כֹ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אֶל־הַמֶּ֨לֶךְ֙ הַיּוֹשֵׁב֙ אֶל־כִּסֵּ֣א דָוִ֔ד וְאֶל־כָּל־הָעָ֔ם הַיּוֹשֵׁ֖ב בָּעִ֣יר הַזֹּ֑את אֲחֵיכֶ֕ם אֲשֶׁ֛ר לֹֽא־יָצְא֥וּ אִתְּכֶ֖ם בַּגּוֹלָֽה
Çünkü Yahve Davut'un tahtına oturan krala ve bu şehirde oturan bütün halka, sizinle sürgüne çıkmayan kardeşlerinize şöyle dedi:
Yeşu 12:2
·
Tevrat
סִיחוֹן֙ מֶ֣לֶךְ הָאֱמֹרִ֔י הַיּוֹשֵׁ֖ב בְּחֶשְׁבּ֑וֹן מֹשֵׁ֡ל מֵעֲרוֹעֵ֡ר אֲשֶׁר֩ עַל־שְׂפַת־נַ֨חַל אַרְנ֜וֹן וְת֤וֹךְ הַנַּ֨חַל֙ וַחֲצִ֣י הַגִּלְעָ֔ד וְעַד֙ יַבֹּ֣ק הַנַּ֔חַל גְּב֖וּל בְּנֵ֥י עַמּֽוֹן
Heşvon'da oturan Amorlu kralı Sihon; Arnon vadisinin kıyısında olan Aroer'den ve vadinin ortasından ve Gilat'ın yarısını Ammon oğullarının sınırı Yabbok vadisine kadar yöneten;
Örnek Ayetler (5 / 10)
2. Samuel 10:5
·
Tevrat
וַיַּגִּ֤דוּ לְדָוִד֙ וַיִּשְׁלַ֣ח לִקְרָאתָ֔ם כִּֽי־הָי֥וּ הָאֲנָשִׁ֖ים נִכְלָמִ֣ים מְאֹ֑ד וַיֹּ֤אמֶר הַמֶּ֨לֶךְ֙ שְׁב֣וּ בִֽירֵח֔וֹ עַד־יְצַמַּ֥ח זְקַנְכֶ֖ם וְשַׁבְתֶּֽם
Davut'a bildirdiler ve onları karşılamak için gönderdi; çünkü adamlar çok utanmışlardı. Kral dedi: 'Sakalınız uzayana kadar Eriha'da oturun ve sonra dönersiniz.'
Yeremya 40:9
·
Tevrat
וַיִּשָּׁבַ֨ע לָהֶ֜ם גְּדַלְיָ֨הוּ בֶן־אֲחִיקָ֤ם בֶּן־שָׁפָן֙ וּלְאַנְשֵׁיהֶ֣ם לֵאמֹ֔ר אַל־תִּֽירְא֖וּ מֵעֲב֣וֹד הַכַּשְׂדִּ֑ים שְׁב֣וּ בָאָ֗רֶץ וְעִבְד֛וּ אֶת־מֶ֥לֶךְ בָּבֶ֖ל וְיִיטַ֥ב לָכֶֽם
Şafan oğlu Ahikam oğlu Gedalya onlara ve adamlarına yemin etti ve dedi: 'Kildanilere kulluk etmekten korkmayın; yerde oturun ve Babil kralına kulluk edin, ve sizin için iyi olur.
2. Krallar 25:24
·
Tevrat
וַיִּשָּׁבַ֨ע לָהֶ֤ם גְּדַלְיָ֨הוּ֙ וּלְאַנְשֵׁיהֶ֔ם וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֔ם אַל־תִּֽירְא֖וּ מֵעַבְדֵ֣י הַכַּשְׂדִּ֑ים שְׁב֣וּ בָאָ֗רֶץ וְעִבְד֛וּ אֶת־מֶ֥לֶךְ בָּבֶ֖ל וְיִטַ֥ב לָכֶֽם
Gedalya onlara ve adamlarına yemin etti ve onlara dedi: 'Kildanilerin kullarından korkmayın; yerde oturun ve Babil kralına kulluk edin, ve sizin için iyi olur.'
1. Tarihler 19:5
·
Tevrat
וַיֵּלְכוּ֩ וַיַּגִּ֨ידוּ לְדָוִ֤יד עַל־הָֽאֲנָשִׁים֙ וַיִּשְׁלַ֣ח לִקְרָאתָ֔ם כִּי־הָי֥וּ הָאֲנָשִׁ֖ים נִכְלָמִ֣ים מְאֹ֑ד וַיֹּ֤אמֶר הַמֶּ֨לֶךְ֙ שְׁב֣וּ בִֽירֵח֔וֹ עַ֛ד אֲשֶׁר־יְצַמַּ֥ח זְקַנְכֶ֖ם וְשַׁבְתֶּֽם
Gittiler ve adamlar hakkında Davut'a bildirdiler; onları karşılamaya gönderdi, çünkü adamlar çok utanmışlardı. Kral dedi ki: 'Sakalınız uzayana kadar Eriha'da oturun ve dönersiniz.'
Rut 4:2
·
Tevrat
וַיִּקַּ֞ח עֲשָׂרָ֧ה אֲנָשִׁ֛ים מִזִּקְנֵ֥י הָעִ֖יר וַיֹּ֣אמֶר שְׁבוּ־פֹ֑ה וַיֵּשֵֽׁבוּ
Ve şehrin yaşlılarından on adam aldı ve dedi: 'Buraya oturun.' Ve oturdular.