1143
Kullanım
8
Lemma
198
Türev
194
Anlam
8 lemma, 198 türev form
Örnek Ayetler (1)
Zekeriya 6:8
·
Tevrat
וַיַּזְעֵ֣ק אֹתִ֔י וַיְדַבֵּ֥ר אֵלַ֖י לֵאמֹ֑ר רְאֵ֗ה הַיּֽוֹצְאִים֙ אֶל־אֶ֣רֶץ צָפ֔וֹן הֵנִ֥יחוּ אֶת־רוּחִ֖י בְּאֶ֥רֶץ צָפֽוֹן
Bana bağırdı ve benimle diyerek konuştu: 'Gör, kuzey diyarına çıkanlar kuzey diyarında ruhumu dinlendirdiler.'
Örnek Ayetler (1)
Vaiz 10:5
·
Tevrat
יֵ֣שׁ רָעָ֔ה רָאִ֖יתִי תַּ֣חַת הַשָּׁ֑מֶשׁ כִּשְׁגָגָ֕ה שֶׁיֹּצָ֖א מִלִּפְנֵ֥י הַשַּׁלִּֽיט
Güneşin altında gördüğüm bir kötülük var; yöneticinin önünden çıkan bir hata gibi.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 20:10
·
Tevrat
וַיַּקְהִ֜לוּ מֹשֶׁ֧ה וְאַהֲרֹ֛ן אֶת־הַקָּהָ֖ל אֶל־פְּנֵ֣י הַסָּ֑לַע וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֗ם שִׁמְעוּ־נָא֙ הַמֹּרִ֔ים הֲמִן־הַסֶּ֣לַע הַזֶּ֔ה נוֹצִ֥יא לָכֶ֖ם מָֽיִם
Sonra Musa ve Harun topluluğu kayanın önüne topladılar ve onlara dedi: 'Dinleyin lütfen, isyancılar! Size bu kayadan mı su çıkaracağız?'
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 24:6
·
Tevrat
וָֽאוֹצִ֤יא אֶת־אֲבֽוֹתֵיכֶם֙ מִמִּצְרַ֔יִם וַתָּבֹ֖אוּ הַיָּ֑מָּה וַיִּרְדְּפ֨וּ מִצְרַ֜יִם אַחֲרֵ֧י אֲבוֹתֵיכֶ֛ם בְּרֶ֥כֶב וּבְפָרָשִׁ֖ים יַם־סֽוּף
Ve atalarınızı Mısır'dan çıkardım ve denize geldiniz; ve Mısırlılar atalarınızın ardınca savaş arabalarıyla ve atlılarla Sazlık Denizi'ne kadar kovaladılar.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 14:37
·
Tevrat
וַיָּמֻ֨תוּ֙ הָֽאֲנָשִׁ֔ים מוֹצִאֵ֥י דִבַּת־הָאָ֖רֶץ רָעָ֑ה בַּמַּגֵּפָ֖ה לִפְנֵ֥י יְהוָֽה
Ve yerin kötü haberini çıkaran adamlar Yahve'nin önünde salgında öldüler.
Örnek Ayetler (1)
1. Tarihler 27:1
·
Tevrat
וּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֣ל לְֽמִסְפָּרָ֡ם רָאשֵׁ֣י הָאָב֣וֹת וְשָׂרֵ֣י הָֽאֲלָפִ֣ים וְהַמֵּא֡וֹת וְשֹׁטְרֵיהֶם֩ הַמְשָׁרְתִ֨ים אֶת־הַמֶּ֜לֶךְ לְכֹ֣ל דְּבַ֣ר הַֽמַּחְלְק֗וֹת הַבָּאָ֤ה וְהַיֹּצֵאת֙ חֹ֣דֶשׁ בְּחֹ֔דֶשׁ לְכֹ֖ל חָדְשֵׁ֣י הַשָּׁנָ֑ה הַֽמַּחֲלֹ֨קֶת֙ הָֽאַחַ֔ת עֶשְׂרִ֥ים וְאַרְבָּעָ֖ה אָֽלֶף
Ve İsrailoğulları sayılarına göre, babaların başları, binbaşılar, yüzbaşılar ve krala hizmet eden görevlileri, yılın tüm ayları için aydan aya giren ve çıkan bölümlerin her işi için; bir bölüm yirmi dört bin kişiydi.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 9:28
·
Tevrat
פֶּן־יֹאמְר֗וּ הָאָרֶץ֮ אֲשֶׁ֣ר הוֹצֵאתָ֣נוּ מִשָּׁם֒ מִבְּלִי֙ יְכֹ֣לֶת יְהוָ֔ה לַהֲבִיאָ֕ם אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־דִּבֶּ֣ר לָהֶ֑ם וּמִשִּׂנְאָת֣וֹ אוֹתָ֔ם הוֹצִיאָ֖ם לַהֲמִתָ֥ם בַּמִּדְבָּֽר
Yoksa bizi oradan çıkardığın yer der ki: 'Yahve'nin onları kendilerine söylediği yere getirmeye gücü olmadığından ve onlardan nefret ettiğinden, onları çölde öldürmek için çıkardı.'
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 14:11
·
Tevrat
עוֹדֶ֨נִּי הַיּ֜וֹם חָזָ֗ק כַּֽאֲשֶׁר֙ בְּי֨וֹם שְׁלֹ֤חַ אוֹתִי֙ מֹשֶׁ֔ה כְּכֹ֥חִי אָ֖ז וּכְכֹ֣חִי עָ֑תָּה לַמִּלְחָמָ֖ה וְלָצֵ֥את וְלָבֽוֹא
Musa'nın beni gönderdiği günde olduğu gibi bugün hâlâ güçlüyüm; savaş için, çıkmak ve girmek için o zamanki gücüm neyse şimdiki gücüm de odur.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 9:29
·
Tevrat
וּמִ֨י יִתֵּ֜ן אֶת־הָעָ֤ם הַזֶּה֙ בְּיָדִ֔י וְאָסִ֖ירָה אֶת־אֲבִימֶ֑לֶךְ וַיֹּ֨אמֶר֙ לַאֲבִימֶ֔לֶךְ רַבֶּ֥ה צְבָאֲךָ֖ וָצֵֽאָה
Keşke bu halk benim elimde olsaydı! O zaman Abimelek'i uzaklaştırırdım. Ve Abimelek'e dedi: 'Ordunu çoğalt ve çık.'
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 5:15
·
Tevrat
וְזָכַרְתָּ֗ כִּ֣י־עֶ֤בֶד הָיִ֨יתָ֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וַיֹּצִ֨אֲךָ֜ יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֨יךָ֙ מִשָּׁ֔ם בְּיָ֥ד חֲזָקָ֖ה וּבִזְרֹ֣עַ נְטוּיָ֑ה עַל־כֵּ֗ן צִוְּךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ לַעֲשׂ֖וֹת אֶת־י֥וֹם הַשַׁבָּֽת
Ve Mısır diyarında kul olduğunu ve Tanrın Yahve'nin güçlü elle ve uzatılmış kolla seni oradan çıkardığını hatırlayacaksın; bu yüzden Tanrın Yahve Şabat gününü yapmanı sana buyurdu.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 66:12
·
Tevrat
הִרְכַּ֥בְתָּ אֱנ֗וֹשׁ לְרֹ֫אשֵׁ֥נוּ בָּֽאנוּ־בָאֵ֥שׁ וּבַמַּ֑יִם וַ֝תּוֹצִיאֵ֗נוּ לָֽרְוָיָֽה
İnsanı başımızın üzerine bindirdin; ateşe ve suya girdik ve bizi bolluğa çıkardın.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 68:7
·
Tevrat
אֱלֹהִ֤ים מ֘וֹשִׁ֤יב יְחִידִ֨ים בַּ֗יְתָה מוֹצִ֣יא אֲ֭סִירִים בַּכּוֹשָׁר֑וֹת אַ֥ךְ ס֝וֹרֲרִ֗ים שָׁכְנ֥וּ צְחִיחָֽה
Tanrı yalnızları eve oturtur, tutsakları bolluğa çıkarır; ancak isyancılar kurak yerde otururlar.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 24:8
·
Tevrat
אֵ֚ל מוֹצִיא֣וֹ מִמִּצְרַ֔יִם כְּתוֹעֲפֹ֥ת רְאֵ֖ם ל֑וֹ יֹאכַ֞ל גּוֹיִ֣ם צָרָ֗יו וְעַצְמֹתֵיהֶ֛ם יְגָרֵ֖ם וְחִצָּ֥יו יִמְחָֽץ
Tanrı onu Mısır'dan çıkarandır; yaban öküzünün boynuzları gibidir onun için. Düşmanları olan ulusları yiyecek, ve kemiklerini kıracak ve oklarıyla delecek.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 144:14
·
Tevrat
אַלּוּפֵ֗ינוּ מְֽסֻבָּ֫לִ֥ים אֵֽין־פֶּ֭רֶץ וְאֵ֣ין יוֹצֵ֑את וְאֵ֥ין צְ֝וָחָ֗ה בִּרְחֹבֹתֵֽינוּ
Sığırlarımız yüklüdür; gedik yoktur ve çıkan yoktur ve meydanlarımızda feryat yoktur.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 34:14
·
Tevrat
וּבְהוֹצִיאָ֣ם אֶת־הַכֶּ֔סֶף הַמּוּבָ֖א בֵּ֣ית יְהוָ֑ה מָצָא֙ חִלְקִיָּ֣הוּ הַכֹּהֵ֔ן אֶת־סֵ֥פֶר תּֽוֹרַת־יְהוָ֖ה בְּיַד־מֹשֶֽׁה
Yahve'nin evine getirilen gümüşü çıkardıklarında, Kâhin Hilkiyahu Musa'nın eliyle verilen Yahve'nin yasa kitabını buldu.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 26:8
·
Tevrat
וַיּוֹצִאֵ֤נוּ יְהוָה֙ מִמִּצְרַ֔יִם בְּיָ֤ד חֲזָקָה֙ וּבִזְרֹ֣עַ נְטוּיָ֔ה וּבְמֹרָ֖א גָּדֹ֑ל וּבְאֹת֖וֹת וּבְמֹפְתִֽים
Yahve bizi Mısır'dan güçlü bir elle, uzatılmış bir kolla, büyük bir dehşetle, belirtilerle ve harikalarla çıkardı.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 26:18
·
Tevrat
עַתָּה֙ יֶחְרְד֣וּ הָֽאִיִּ֔ן י֖וֹם מַפַּלְתֵּ֑ךְ וְנִבְהֲל֛וּ הָאִיִּ֥ים אֲשֶׁר־בַּיָּ֖ם מִצֵּאתֵֽךְ
Şimdi düşüşünün gününde adalar titreyecek; ve denizdeki adalar senin çıkışından dehşete düşecekler.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 39:14
·
Tevrat
וַיִּשְׁלְחוּ֩ וַיִּקְח֨וּ אֶֽת־יִרְמְיָ֜הוּ מֵחֲצַ֣ר הַמַּטָּרָ֗ה וַיִּתְּנ֤וּ אֹתוֹ֙ אֶל־גְּדַלְיָ֨הוּ֙ בֶּן־אֲחִיקָ֣ם בֶּן־שָׁפָ֔ן לְהוֹצִאֵ֖הוּ אֶל־הַבָּ֑יִת וַיֵּ֖שֶׁב בְּת֥וֹךְ הָעָֽם
Gönderdiler ve Yeremya'yı muhafız avlusundan aldılar; ve onu eve çıkarması için Şafan oğlu Ahikam oğlu Gedalya'ya verdiler. Böylece o, halkın ortasında oturdu.
Örnek Ayetler (1)
Amos 5:3
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה הָעִ֛יר הַיֹּצֵ֥את אֶ֖לֶף תַּשְׁאִ֣יר מֵאָ֑ה וְהַיּוֹצֵ֥את מֵאָ֛ה תַּשְׁאִ֥יר עֲשָׂרָ֖ה לְבֵ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Çünkü Efendi Yahve şöyle dedi: 'Bin çıkan şehir yüz bırakacak ve yüz çıkan on bırakacak İsrail evine.'
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 15:20
·
Tevrat
וַתִּקַּח֩ מִרְיָ֨ם הַנְּבִיאָ֜ה אֲח֧וֹת אַהֲרֹ֛ן אֶת־הַתֹּ֖ף בְּיָדָ֑הּ וַתֵּצֶ֤אןָ כָֽל־הַנָּשִׁים֙ אַחֲרֶ֔יהָ בְּתֻפִּ֖ים וּבִמְחֹלֹֽת
Harun'un kız kardeşi peygamber Meryem eline tefi aldı; bütün kadınlar teflerle ve danslarla onun arkasından çıktılar.