1143
Kullanım
8
Lemma
198
Türev
194
Anlam
8 lemma, 198 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
בְּצֵאת | betset | çıkarken, çıkmak, ayrılmak, dışarı gitmek | Fiil | 9 | ||
בְּצֵאתָם | be-tsetam | onlar çıkarken, çıkmak, ayrılmak, ilerlemek | Zamir | 9 | ||
הַמּוֹצִיא | hammotsi | çıkaran, çıkmak, ilerlemek, kaynaklanmak | Fiil | 9 | ||
יוֹצִיא | yotsi | çıkaracak, çıkmak, ilerlemek, kaynaklanmak | Fiil | 9 | ||
הַיֹּצֵא | hayyotse | çıkan, çıkmak, ayrılmak, ilerlemek | Fiil | 9 | ||
צֵאת | tset | çıkmak, çıkmak, ayrılmak, ilerlemek | Fiil | 9 | ||
תוֹצִיא | totsi | çıkaracaksın, çıkarmak, üretmek, getirmek | Fiil | 8 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8) Hagay 1:11 · Tevrat וָאֶקְרָ֨א חֹ֜רֶב עַל־הָאָ֣רֶץ וְעַל־הֶהָרִ֗ים וְעַל־הַדָּגָן֙ וְעַל־הַתִּיר֣וֹשׁ וְעַל־הַיִּצְהָ֔ר וְעַ֛ל אֲשֶׁ֥ר תּוֹצִ֖יא הָאֲדָמָ֑ה וְעַל־הָֽאָדָם֙ וְעַל־הַבְּהֵמָ֔ה וְעַ֖ל כָּל־יְגִ֥יעַ כַּפָּֽיִם Ve yerin üzerine, dağların üzerine, tahılın üzerine, yeni şarabın üzerine, yağın üzerine, toprağın çıkardığı şeylerin üzerine, insanın üzerine, hayvanın üzerine ve ellerin bütün emeği üzerine kuraklık çağırdım. Hezekiel 12:6 · Tevrat לְעֵ֨ינֵיהֶ֜ם עַל־כָּתֵ֤ף תִּשָּׂא֙ בָּעֲלָטָ֣ה תוֹצִ֔יא פָּנֶ֣יךָ תְכַסֶּ֔ה וְלֹ֥א תִרְאֶ֖ה אֶת־הָאָ֑רֶץ כִּֽי־מוֹפֵ֥ת נְתַתִּ֖יךָ לְבֵ֥ית יִשְׂרָאֵֽל Onların gözleri önünde omuz üzerinde taşıyacaksın, karanlıkta çıkaracaksın, yüzünü örteceksin ve yeri görmeyeceksin; çünkü seni İsrail evine belirti olarak verdim. Yeremya 15:19 · Tevrat לָכֵ֞ן כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אִם־תָּשׁ֤וּב וַאֲשִֽׁיבְךָ֙ לְפָנַ֣י תַּֽעֲמֹ֔ד וְאִם־תּוֹצִ֥יא יָקָ֛ר מִזּוֹלֵ֖ל כְּפִ֣י תִֽהְיֶ֑ה יָשֻׁ֤בוּ הֵ֨מָּה֙ אֵלֶ֔יךָ וְאַתָּ֖ה לֹֽא־תָשׁ֥וּב אֲלֵיהֶֽם Bu nedenle Yahve şöyle dedi: 'Eğer dönersen, seni geri döndüreceğim, yüzümün önünde duracaksın. Ve eğer değerliyi değersizden çıkarırsan, ağzım gibi olacaksın. Onlar sana dönecekler, ama sen onlara dönmeyeceksin.' Yeşaya 61:11 · Tevrat כִּ֤י כָאָ֨רֶץ֙ תּוֹצִ֣יא צִמְחָ֔הּ וּכְגַנָּ֖ה זֵרוּעֶ֣יהָ תַצְמִ֑יחַ כֵּ֣ן אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה יַצְמִ֤יחַ צְדָקָה֙ וּתְהִלָּ֔ה נֶ֖גֶד כָּל־הַגּוֹיִֽם Çünkü yer filizini çıkarır gibi ve bahçe ekilenlerini filizlendirir gibi, böylece Efendi Yahve tüm ulusların karşısında doğruluğu ve övgüyü filizlendirecek. Mezmurlar 143:11 · Tevrat לְמַֽעַן־שִׁמְךָ֣ יְהוָ֣ה תְּחַיֵּ֑נִי בְּצִדְקָתְךָ֓ תוֹצִ֖יא מִצָּרָ֣ה נַפְשִֽׁי Adın uğruna Yahve, beni yaşat; doğruluğunla canımı sıkıntıdan çıkar. | ||||||
וַיּוֹצִיאוּ | vayyotsi'u | ve çıkardılar, çıkarmak, çıkmak, ilerlemek, kaynaklanmak | Fiil | 8 | ||
וְהוֹצִיא | ve-hotsi | ve çıkardı, çıkmak, çıkarmak, üretmek | Fiil | 8 | ||
תֵּצְאוּ | tetse'u | çıkacaksınız, çıkmak, ayrılmak, doğmak | Fiil | 8 | ||
וְהוֹצֵאתִי | vehotseti | ve çıkaracağım, çıkmak, ilerlemek, kaynaklanmak | Fiil | 8 | ||
צֵֽאתְךָ | tsetekha | çıkman, çıkmak, ayrılmak, ilerlemek | Zamir | 8 | ||
הַיּוֹצֵא | hayyotse | çıkan, çıkmak, dışarı gitmek, kaynaklanmak | Fiil | 7 | ||
הוֹצֵאתָ | hotseta | çıkardın, çıkmak, çıkarmak, üretmek | Fiil | 7 | ||
יָצָאתִי | yatsati | çıktım, çıkmak, ayrılmak, ilerlemek | Fiil | 7 | ||
הוֹצִיאוּ | hotsi'u | çıkardılar, çıkarmak, dışarı getirmek, üretmek | Fiil | 6 | ||
בְּצֵאתוֹ | be-tseto | çıkışında, çıkmak, dışarı gitmek, ilerlemek | Zamir | 6 | ||
וְהוֹצִיאוּ | ve-hotsiu | ve çıkardılar, çıkmak, çıkarmak, kaynaklanmak | Fiil | 6 | ||
הוֹצֵא | hotse | çıkart, çıkarmak, çıkmak, dışarı gitmek, ilerlemek | Fiil | 5 | ||
בְּצֵאתֶֽךָ | be-tsetekha | çıktığında, çıkmak, ayrılmak, ilerlemek | Zamir | 5 | ||
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 27:33
·
Tevrat
בְּצֵ֤את עִזְבוֹנַ֨יִךְ֙ מִיַּמִּ֔ים הִשְׂבַּ֖עַתְּ עַמִּ֣ים רַבִּ֑ים בְּרֹ֤ב הוֹנַ֨יִךְ֙ וּמַ֣עֲרָבַ֔יִךְ הֶעֱשַׁ֖רְתְּ מַלְכֵי־אָֽרֶץ
Senin malların denizlerden çıktığında birçok halkları doyurdun; senin servetinin ve senin takas mallarının çokluğuyla yerin krallarını zenginleştirdin.
Hezekiel 47:3
·
Tevrat
בְּצֵאת־הָאִ֥ישׁ קָדִ֖ים וְקָ֣ו בְּיָד֑וֹ וַיָּ֤מָד אֶ֨לֶף֙ בָּֽאַמָּ֔ה וַיַּעֲבִרֵ֥נִי בַמַּ֖יִם מֵ֥י אָפְסָֽיִם
Adam elinde bir iple doğuya çıkarken bin kubit (~450 m) ölçtü ve beni sulardan geçirdi, sular topuklara kadardı.
1. Samuel 25:37
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בַבֹּ֗קֶר בְּצֵ֤את הַיַּ֨יִן֙ מִנָּבָ֔ל וַתַּגֶּד־ל֣וֹ אִשְׁתּ֔וֹ אֶת־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וַיָּ֤מָת לִבּוֹ֙ בְּקִרְבּ֔וֹ וְה֖וּא הָיָ֥ה לְאָֽבֶן
Sabah Nabal'dan şarap çıkınca karısı ona bu sözleri bildirdi; içinde kalbi öldü ve o taş oldu.
1. Krallar 8:10
·
Tevrat
וַיְהִ֕י בְּצֵ֥את הַכֹּהֲנִ֖ים מִן־הַקֹּ֑דֶשׁ וְהֶעָנָ֥ן מָלֵ֖א אֶת־בֵּ֥ית יְהוָֽה
Kâhinler kutsal yerden çıktıklarında, bulut Yahve'nin evini doldurdu.
Mezmurlar 114:1
·
Tevrat
בְּצֵ֣את יִ֭שְׂרָאֵל מִמִּצְרָ֑יִם בֵּ֥ית יַ֝עֲקֹ֗ב מֵעַ֥ם לֹעֵֽז
İsrail Mısır'dan, Yakup evi yabancı dilli halktan çıktığında,
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 10:19
·
Tevrat
וַיִּשְׂא֣וּ הַכְּרוּבִ֣ים אֶת־כַּ֠נְפֵיהֶם וַיֵּר֨וֹמּוּ מִן־הָאָ֤רֶץ לְעֵינַי֙ בְּצֵאתָ֔ם וְהָאֽוֹפַנִּ֖ים לְעֻמָּתָ֑ם וַֽיַּעֲמֹ֗ד פֶּ֣תַח שַׁ֤עַר בֵּית־יְהוָה֙ הַקַּדְמוֹנִ֔י וּכְב֧וֹד אֱלֹהֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל עֲלֵיהֶ֖ם מִלְמָֽעְלָה
Keruvlar kanatlarını kaldırdılar ve çıktıklarında gözlerimin önünde yerden yükseldiler, tekerlekler de yanlarındaydı; Yahve'nin evinin doğu kapısının girişinde durdu ve İsrail'in Tanrısı'nın yüceliği yukarıdan onların üzerindeydi.
1. Krallar 8:9
·
Tevrat
אֵ֚ין בָּֽאָר֔וֹן רַ֗ק שְׁנֵי֙ לֻח֣וֹת הָאֲבָנִ֔ים אֲשֶׁ֨ר הִנִּ֥חַ שָׁ֛ם מֹשֶׁ֖ה בְּחֹרֵ֑ב אֲשֶׁ֨ר כָּרַ֤ת יְהוָה֙ עִם־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל בְּצֵאתָ֖ם מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Sandıkta, İsrail oğulları Mısır diyarından çıktıklarında Yahve'nin onlarla antlaşma yaptığı Horev'de Musa'nın oraya koyduğu iki taş levhadan başka bir şey yoktu.
Yeşu 5:4
·
Tevrat
וְזֶ֥ה הַדָּבָ֖ר אֲשֶׁר־מָ֣ל יְהוֹשֻׁ֑עַ כָּל־הָעָ֣ם הַיֹּצֵא֩ מִמִּצְרַ֨יִם הַזְּכָרִ֜ים כֹּ֣ל אַנְשֵׁ֣י הַמִּלְחָמָ֗ה מֵ֤תוּ בַמִּדְבָּר֙ בַּדֶּ֔רֶךְ בְּצֵאתָ֖ם מִמִּצְרָֽיִם
Ve Yeşu'nun sünnet etmesinin nedeni şudur: Mısır'dan çıkan bütün halk, erkekler, bütün savaş adamları, Mısır'dan çıkışlarında yolda çölde öldüler.
Yeşu 5:5
·
Tevrat
כִּֽי־מֻלִ֣ים הָי֔וּ כָּל־הָעָ֖ם הַיֹּֽצְאִ֑ים וְכָל־הָ֠עָם הַיִּלֹּדִ֨ים בַּמִּדְבָּ֥ר בַּדֶּ֛רֶךְ בְּצֵאתָ֥ם מִמִּצְרַ֖יִם לֹא־מָֽלוּ
Çünkü çıkan bütün halk sünnetliydi; ama Mısır'dan çıkışlarında yolda çölde doğan bütün halkı sünnet etmemişlerdi.
Mezmurlar 105:38
·
Tevrat
שָׂמַ֣ח מִצְרַ֣יִם בְּצֵאתָ֑ם כִּֽי־נָפַ֖ל פַּחְדָּ֣ם עֲלֵיהֶֽם
Mısır onların çıkışında sevindi; çünkü onların korkusu onların üzerine düştü.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hakimler 2:12
·
Tevrat
וַיַּעַזְב֞וּ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֣י אֲבוֹתָ֗ם הַמּוֹצִ֣יא אוֹתָם֮ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַיִם֒ וַיֵּלְכ֞וּ אַחֲרֵ֣י אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֗ים מֵאֱלֹהֵ֤י הָֽעַמִּים֙ אֲשֶׁר֙ סְבִיב֣וֹתֵיהֶ֔ם וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם וַיַּכְעִ֖סוּ אֶת־יְהוָֽה
Onları Mısır diyarından çıkaran babalarının Tanrısı Yahve'yi bıraktılar ve çevrelerindeki halkların ilahlarından başka ilahların ardınca gittiler ve onlara secde ettiler; böylece Yahve'yi öfkelendirdiler.
2. Samuel 5:2
·
Tevrat
גַּם־אֶתְמ֣וֹל גַּם־שִׁלְשׁ֗וֹם בִּהְי֨וֹת שָׁא֥וּל מֶ֨לֶךְ֙ עָלֵ֔ינוּ אַתָּ֗ה הָיִ֛יתָ הַמּוֹצִ֥יא וְהַמֵּבִ֖יא אֶת־יִשְׂרָאֵ֑ל וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה לְךָ֗ אַתָּ֨ה תִרְעֶ֤ה אֶת־עַמִּי֙ אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל וְאַתָּ֛ה תִּהְיֶ֥ה לְנָגִ֖יד עַל־יִשְׂרָאֵֽל
Şaul üzerimizde kral iken dün de önceki gün de İsrail'i çıkaran ve getiren sendin; Yahve sana dedi: 'Halkım İsrail'i sen güdeceksin ve İsrail'in üzerinde önder sen olacaksın.'
Yeşaya 40:26
·
Tevrat
שְׂאוּ־מָר֨וֹם עֵינֵיכֶ֤ם וּרְאוּ֙ מִי־בָרָ֣א אֵ֔לֶּה הַמּוֹצִ֥יא בְמִסְפָּ֖ר צְבָאָ֑ם לְכֻלָּם֙ בְּשֵׁ֣ם יִקְרָ֔א מֵרֹ֤ב אוֹנִים֙ וְאַמִּ֣יץ כֹּ֔חַ אִ֖ישׁ לֹ֥א נֶעְדָּֽר
Gözlerinizi yükseğe kaldırın ve görün, bunları kim yarattı? Onların ordusunu sayıyla çıkaran odur, onların hepsini isimle çağırır; güçlerin çokluğundan ve kuvvetli güçten dolayı hiçbiri eksik değildir.
Yeşaya 43:17
·
Tevrat
הַמּוֹצִ֥יא רֶֽכֶב־וָס֖וּס חַ֣יִל וְעִזּ֑וּז יַחְדָּ֤ו יִשְׁכְּבוּ֙ בַּל־יָק֔וּמוּ דָּעֲכ֖וּ כַּפִּשְׁתָּ֥ה כָבֽוּ
Savaş arabası ve at, ordu ve güç çıkaran; birlikte yatacaklar, kalkmayacaklar; söndüler, keten fitil gibi söndüler.
1. Tarihler 11:2
·
Tevrat
גַּם־תְּמ֣וֹל גַּם־שִׁלְשׁ֗וֹם גַּ֚ם בִּהְי֣וֹת שָׁא֣וּל מֶ֔לֶךְ אַתָּ֛ה הַמּוֹצִ֥יא וְהַמֵּבִ֖יא אֶת־יִשְׂרָאֵ֑ל וַיֹּאמֶר֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ לְךָ֗ אַתָּ֨ה תִרְעֶ֤ה אֶת־עַמִּי֙ אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל וְאַתָּה֙ תִּהְיֶ֣ה נָגִ֔יד עַ֖ל עַמִּ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Hem dün hem de önceki gün, Şaul kral iken bile, İsrail'i çıkaran ve getiren sendin; ve Tanrın Yahve sana dedi: 'Halkım İsrail'i sen güdeceksin ve halkım İsrail'in üzerine sen önder olacaksın.'
Örnek Ayetler (5 / 9)
Yeşaya 42:1
·
Tevrat
הֵ֤ן עַבְדִּי֙ אֶתְמָךְ־בּ֔וֹ בְּחִירִ֖י רָצְתָ֣ה נַפְשִׁ֑י נָתַ֤תִּי רוּחִי֙ עָלָ֔יו מִשְׁפָּ֖ט לַגּוֹיִ֥ם יוֹצִֽיא
İşte kulum, onu desteklerim; seçilmişim, canım hoşnut oldu; ruhumu onun üzerine verdim, uluslara adalet çıkaracak.
Yeşaya 42:3
·
Tevrat
קָנֶ֤ה רָצוּץ֙ לֹ֣א יִשְׁבּ֔וֹר וּפִשְׁתָּ֥ה כֵהָ֖ה לֹ֣א יְכַבֶּ֑נָּה לֶאֱמֶ֖ת יוֹצִ֥יא מִשְׁפָּֽט
Ezilmiş kamışı kırmayacak ve sönük keteni söndürmeyecek; adaleti gerçeğe çıkaracak.
Mezmurlar 25:15
·
Tevrat
עֵינַ֣י תָּ֭מִיד אֶל־יְהוָ֑ה כִּ֤י הֽוּא־יוֹצִ֖יא מֵרֶ֣שֶׁת רַגְלָֽי
Gözlerim sürekli Yahve'yedir; çünkü o ayaklarımı ağdan çıkaracak.
Süleyman'ın Özdeyişleri 29:11
·
Tevrat
כָּל־ר֭וּחוֹ יוֹצִ֣יא כְסִ֑יל וְ֝חָכָ֗ם בְּאָח֥וֹר יְשַׁבְּחֶֽנָּה
Akılsız bütün ruhunu çıkarır, ve bilge onu geride yatıştırır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 30:33
·
Tevrat
כִּ֤י מִ֪יץ חָלָ֡ב י֘וֹצִ֤יא חֶמְאָ֗ה וּֽמִיץ־אַ֭ף י֣וֹצִיא דָ֑ם וּמִ֥יץ אַ֝פַּ֗יִם י֣וֹצִיא רִֽיב
Çünkü sütü sıkmak tereyağı çıkarır, ve burnu sıkmak kan çıkarır, ve öfkeyi sıkmak çekişme çıkarır.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Yeremya 37:7
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כֹּ֤ה תֹֽאמְרוּ֙ אֶל־מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֔ה הַשֹּׁלֵ֧חַ אֶתְכֶ֛ם אֵלַ֖י לְדָרְשֵׁ֑נִי הִנֵּ֣ה חֵ֣יל פַּרְעֹ֗ה הַיֹּצֵ֤א לָכֶם֙ לְעֶזְרָ֔ה שָׁ֥ב לְאַרְצ֖וֹ מִצְרָֽיִם
'İsrail'in Tanrısı Yahve şöyle diyor: Bana danışmak için sizi bana gönderen Yahuda kralına şöyle diyeceksiniz: İşte size yardıma çıkan Firavun'un ordusu kendi diyarına, Mısır'a dönüyor.
1. Samuel 17:20
·
Tevrat
וַיַּשְׁכֵּ֨ם דָּוִ֜ד בַּבֹּ֗קֶר וַיִּטֹּ֤שׁ אֶת־הַצֹּאן֙ עַל־שֹׁמֵ֔ר וַיִּשָּׂ֣א וַיֵּ֔לֶךְ כַּאֲשֶׁ֥ר צִוָּ֖הוּ יִשָׁ֑י וַיָּבֹא֙ הַמַּעְגָּ֔לָה וְהַחַ֗יִל הַיֹּצֵא֙ אֶל־הַמַּ֣עֲרָכָ֔ה וְהֵרֵ֖עוּ בַּמִּלְחָמָֽה
Davut sabah erkenden kalktı, sürüyü bir bekçiye bıraktı, İşay'ın ona buyurduğu gibi yüklenip gitti; ordugaha geldiğinde ordu dizilişe çıkıyor ve savaş için bağırıyordu.
1. Krallar 8:19
·
Tevrat
רַ֣ק אַתָּ֔ה לֹ֥א תִבְנֶ֖ה הַבָּ֑יִת כִּ֤י אִם־בִּנְךָ֙ הַיֹּצֵ֣א מֵחֲלָצֶ֔יךָ הֽוּא־יִבְנֶ֥ה הַבַּ֖יִת לִשְׁמִֽי
Ancak evi sen inşa etmeyeceksin; aksine belinden çıkan oğlun, adıma evi o inşa edecek.'
Yeşu 5:4
·
Tevrat
וְזֶ֥ה הַדָּבָ֖ר אֲשֶׁר־מָ֣ל יְהוֹשֻׁ֑עַ כָּל־הָעָ֣ם הַיֹּצֵא֩ מִמִּצְרַ֨יִם הַזְּכָרִ֜ים כֹּ֣ל אַנְשֵׁ֣י הַמִּלְחָמָ֗ה מֵ֤תוּ בַמִּדְבָּר֙ בַּדֶּ֔רֶךְ בְּצֵאתָ֖ם מִמִּצְרָֽיִם
Ve Yeşu'nun sünnet etmesinin nedeni şudur: Mısır'dan çıkan bütün halk, erkekler, bütün savaş adamları, Mısır'dan çıkışlarında yolda çölde öldüler.
Yaratılış 8:17
·
Tevrat
כָּל־הַחַיָּ֨ה אֲשֶֽׁר־אִתְּךָ֜ מִכָּל־בָּשָׂ֗ר בָּע֧וֹף וּבַבְּהֵמָ֛ה וּבְכָל־הָרֶ֛מֶשׂ הָרֹמֵ֥שׂ עַל־הָאָ֖רֶץ הַיְצֵ֣א אִתָּ֑ךְ וְשָֽׁרְצ֣וּ בָאָ֔רֶץ וּפָר֥וּ וְרָב֖וּ עַל־הָאָֽרֶץ
'Seninle birlikte olan her canlıyı, her beşerden kuşlardan, hayvanlardan ve yer üzerinde sürünen her sürüngenden seninle birlikte çıkar; yerde kaynaşsınlar, yer üzerinde verimli olsunlar ve çoğalsınlar.'
Örnek Ayetler (5 / 9)
2. Samuel 11:1
·
Tevrat
וַיְהִי֩ לִתְשׁוּבַ֨ת הַשָּׁנָ֜ה לְעֵ֣ת צֵ֣את הַמַּלְאֿכִ֗ים וַיִּשְׁלַ֣ח דָּוִ֡ד אֶת־יוֹאָב֩ וְאֶת־עֲבָדָ֨יו עִמּ֜וֹ וְאֶת־כָּל־יִשְׂרָאֵ֗ל וַיַּשְׁחִ֨תוּ֙ אֶת־בְּנֵ֣י עַמּ֔וֹן וַיָּצֻ֖רוּ עַל־רַבָּ֑ה וְדָוִ֖ד יוֹשֵׁ֥ב בִּירוּשָׁלִָֽם
Yılın dönüşünde, elçilerin çıkış zamanında, Davut Yoav'ı, onunla birlikte kullarını ve bütün İsrail'i gönderdi; Ammon oğullarını yok ettiler ve Rabba'yı kuşattılar. Davut ise Yeruşalim'de oturuyordu.
Yeremya 29:2
·
Tevrat
אַחֲרֵ֣י צֵ֣את יְכָנְיָֽה־הַ֠מֶּלֶךְ וְהַגְּבִירָ֨ה וְהַסָּרִיסִ֜ים שָׂרֵ֨י יְהוּדָ֧ה וִירוּשָׁלִַ֛ם וְהֶחָרָ֥שׁ וְהַמַּסְגֵּ֖ר מִירוּשָׁלִָֽם
Kral Yekonya'nın, ana kraliçenin, hadımların, Yahuda ve Yeruşalim yöneticilerinin, zanaatkârın ve demircinin Yeruşalim'den çıkmasından sonra,
1. Krallar 3:7
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔י אַתָּה֙ הִמְלַ֣כְתָּ אֶֽת־עַבְדְּךָ֔ תַּ֖חַת דָּוִ֣ד אָבִ֑י וְאָֽנֹכִי֙ נַ֣עַר קָטֹ֔ן לֹ֥א אֵדַ֖ע צֵ֥את וָבֹֽא
Ve şimdi, Tanrım Yahve, sen kulunu babam Davut'un yerine kral yaptın; ama ben küçük bir gencim, çıkmayı ve girmeyi bilmem.
1. Tarihler 20:1
·
Tevrat
וַיְהִ֡י לְעֵת֩ תְּשׁוּבַ֨ת הַשָּׁנָ֜ה לְעֵ֣ת צֵ֣את הַמְּלָכִ֗ים וַיִּנְהַ֣ג יוֹאָב֩ אֶת־חֵ֨יל הַצָּבָ֜א וַיַּשְׁחֵ֣ת אֶת־אֶ֣רֶץ בְּנֵֽי־עַמּ֗וֹן וַיָּבֹא֙ וַיָּ֣צַר אֶת־רַבָּ֔ה וְדָוִ֖יד יֹשֵׁ֣ב בִּירֽוּשָׁלִָ֑ם וַיַּ֥ךְ יוֹאָ֛ב אֶת־רַבָּ֖ה וַיֶּֽהֶרְסֶֽהָ
Yılın dönüşü vaktinde, kralların çıkış vaktinde, Yoav ordunun gücünü sürdü ve Ammon oğulları diyarını harap etti; geldi ve Rabba'yı kuşattı, Davut ise Yeruşalim'de oturuyordu; Yoav Rabba'yı vurdu ve onu yıktı.
Nehemya 4:15
·
Tevrat
וַאֲנַ֖חְנוּ עֹשִׂ֣ים בַּמְּלָאכָ֑ה וְחֶצְיָ֗ם מַחֲזִיקִים֙ בָּֽרְמָחִ֔ים מֵעֲל֣וֹת הַשַּׁ֔חַר עַ֖ד צֵ֥את הַכּוֹכָבִֽים
Böylece biz işi yapıyorduk ve onların yarısı şafağın yükselmesinden yıldızların çıkmasına kadar mızrakları tutuyordu.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hagay 1:11
·
Tevrat
וָאֶקְרָ֨א חֹ֜רֶב עַל־הָאָ֣רֶץ וְעַל־הֶהָרִ֗ים וְעַל־הַדָּגָן֙ וְעַל־הַתִּיר֣וֹשׁ וְעַל־הַיִּצְהָ֔ר וְעַ֛ל אֲשֶׁ֥ר תּוֹצִ֖יא הָאֲדָמָ֑ה וְעַל־הָֽאָדָם֙ וְעַל־הַבְּהֵמָ֔ה וְעַ֖ל כָּל־יְגִ֥יעַ כַּפָּֽיִם
Ve yerin üzerine, dağların üzerine, tahılın üzerine, yeni şarabın üzerine, yağın üzerine, toprağın çıkardığı şeylerin üzerine, insanın üzerine, hayvanın üzerine ve ellerin bütün emeği üzerine kuraklık çağırdım.
Hezekiel 12:6
·
Tevrat
לְעֵ֨ינֵיהֶ֜ם עַל־כָּתֵ֤ף תִּשָּׂא֙ בָּעֲלָטָ֣ה תוֹצִ֔יא פָּנֶ֣יךָ תְכַסֶּ֔ה וְלֹ֥א תִרְאֶ֖ה אֶת־הָאָ֑רֶץ כִּֽי־מוֹפֵ֥ת נְתַתִּ֖יךָ לְבֵ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Onların gözleri önünde omuz üzerinde taşıyacaksın, karanlıkta çıkaracaksın, yüzünü örteceksin ve yeri görmeyeceksin; çünkü seni İsrail evine belirti olarak verdim.
Yeremya 15:19
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אִם־תָּשׁ֤וּב וַאֲשִֽׁיבְךָ֙ לְפָנַ֣י תַּֽעֲמֹ֔ד וְאִם־תּוֹצִ֥יא יָקָ֛ר מִזּוֹלֵ֖ל כְּפִ֣י תִֽהְיֶ֑ה יָשֻׁ֤בוּ הֵ֨מָּה֙ אֵלֶ֔יךָ וְאַתָּ֖ה לֹֽא־תָשׁ֥וּב אֲלֵיהֶֽם
Bu nedenle Yahve şöyle dedi: 'Eğer dönersen, seni geri döndüreceğim, yüzümün önünde duracaksın. Ve eğer değerliyi değersizden çıkarırsan, ağzım gibi olacaksın. Onlar sana dönecekler, ama sen onlara dönmeyeceksin.'
Yeşaya 61:11
·
Tevrat
כִּ֤י כָאָ֨רֶץ֙ תּוֹצִ֣יא צִמְחָ֔הּ וּכְגַנָּ֖ה זֵרוּעֶ֣יהָ תַצְמִ֑יחַ כֵּ֣ן אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה יַצְמִ֤יחַ צְדָקָה֙ וּתְהִלָּ֔ה נֶ֖גֶד כָּל־הַגּוֹיִֽם
Çünkü yer filizini çıkarır gibi ve bahçe ekilenlerini filizlendirir gibi, böylece Efendi Yahve tüm ulusların karşısında doğruluğu ve övgüyü filizlendirecek.
Mezmurlar 143:11
·
Tevrat
לְמַֽעַן־שִׁמְךָ֣ יְהוָ֣ה תְּחַיֵּ֑נִי בְּצִדְקָתְךָ֓ תוֹצִ֖יא מִצָּרָ֣ה נַפְשִֽׁי
Adın uğruna Yahve, beni yaşat; doğruluğunla canımı sıkıntıdan çıkar.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeremya 26:23
·
Tevrat
וַיּוֹצִ֨יאוּ אֶת־אוּרִיָּ֜הוּ מִמִּצְרַ֗יִם וַיְבִאֻ֨הוּ֙ אֶל־הַמֶּ֣לֶךְ יְהוֹיָקִ֔ים וַיַּכֵּ֖הוּ בֶּחָ֑רֶב וַיַּשְׁלֵךְ֙ אֶת־נִבְלָת֔וֹ אֶל־קִבְרֵ֖י בְּנֵ֥י הָעָֽם
Uriya'yı Mısır'dan çıkardılar ve onu Kral Yehoyakim'e getirdiler; o da onu kılıçla vurdu ve cesedini halkın oğullarının mezarlarına attı.
1. Samuel 12:8
·
Tevrat
כַּֽאֲשֶׁר־בָּ֥א יַעֲקֹ֖ב מִצְרָ֑יִם וַיִּזְעֲק֤וּ אֲבֽוֹתֵיכֶם֙ אֶל־יְהוָ֔ה וַיִּשְׁלַ֨ח יְהוָ֜ה אֶת־מֹשֶׁ֣ה וְאֶֽת־אַהֲרֹ֗ן וַיּוֹצִ֤יאוּ אֶת־אֲבֹֽתֵיכֶם֙ מִמִּצְרַ֔יִם וַיֹּשִׁב֖וּם בַּמָּק֥וֹם הַזֶּֽה
Yakup Mısır'a geldiğinde, atalarınız Yahve'ye feryat ettiler; Yahve Musa'yı ve Harun'u gönderdi, atalarınızı Mısır'dan çıkardılar ve onları bu mekana yerleştirdiler.
1. Tarihler 19:16
·
Tevrat
וַיַּ֣רְא אֲרָ֗ם כִּ֣י נִגְּפוּ֮ לִפְנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ וַֽיִּשְׁלְחוּ֙ מַלְאָכִ֔ים וַיּוֹצִ֣יאוּ אֶת־אֲרָ֔ם אֲשֶׁ֖ר מֵעֵ֣בֶר הַנָּהָ֑ר וְשׁוֹפַ֛ךְ שַׂר־צְבָ֥א הֲדַדְעֶ֖זֶר לִפְנֵיהֶֽם
Aram İsrail'in önünde yenildiklerini gördü; elçiler gönderdiler ve Irmağın ötesindeki Aram'ı çıkardılar; Hadadezer'in ordu komutanı Şofak onların önündeydi.
2. Tarihler 1:17
·
Tevrat
וַֽ֠יַּעֲלוּ וַיּוֹצִ֨יאוּ מִמִּצְרַ֤יִם מֶרְכָּבָה֙ בְּשֵׁ֣שׁ מֵא֣וֹת כֶּ֔סֶף וְס֖וּס בַּחֲמִשִּׁ֣ים וּמֵאָ֑ה וְ֠כֵן לְכָל־מַלְכֵ֧י הַֽחִתִּ֛ים וּמַלְכֵ֥י אֲרָ֖ם בְּיָדָ֥ם יוֹצִֽיאוּ
Mısır'dan bir savaş arabasını altı yüz gümüşe, bir atı yüz elli gümüşe çıkarıp getirdiler; ve böylece Hititlerin bütün krallarına ve Aram krallarına onların elleriyle çıkarırlardı.
2. Tarihler 23:11
·
Tevrat
וַיּוֹצִ֣יאוּ אֶת־בֶּן־הַמֶּ֗לֶךְ וַיִּתְּנ֤וּ עָלָיו֙ אֶת־הַנֵּ֨זֶר֙ וְאֶת־הָ֣עֵד֔וּת וַיַּמְלִ֖יכוּ אֹת֑וֹ וַיִּמְשָׁחֻ֨הוּ֙ יְהוֹיָדָ֣ע וּבָנָ֔יו וַיֹּאמְר֖וּ יְחִ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Kral oğlunu çıkardılar, onun üzerine tacı ve tanıklığı koydular ve onu kral yaptılar; Yehoyada ve oğulları onu meshettiler ve dediler: 'Kral yaşasın!'
Örnek Ayetler (5 / 8)
Zekeriya 4:7
·
Tevrat
מִֽי־אַתָּ֧ה הַֽר־הַגָּד֛וֹל לִפְנֵ֥י זְרֻבָּבֶ֖ל לְמִישֹׁ֑ר וְהוֹצִיא֙ אֶת־הָאֶ֣בֶן הָרֹאשָׁ֔ה תְּשֻׁא֕וֹת חֵ֥ן חֵ֖ן לָֽהּ
Sen kimsin büyük dağ? Zerubbabel'in önünde düzlük olacaksın; ve o baş taşı çıkaracak, haykırışlarla: 'Ona lütuf, lütuf!'
Mezmurlar 37:6
·
Tevrat
וְהוֹצִ֣יא כָא֣וֹר צִדְקֶ֑ךָ וּ֝מִשְׁפָּטֶ֗ךָ כַּֽצָּהֳרָֽיִם
Ve doğruluğunu ışık gibi ve hükmünü öğle vakti gibi çıkaracaktır.
Yasa'nın Tekrarı 22:14
·
Tevrat
וְשָׂ֥ם לָהּ֙ עֲלִילֹ֣ת דְּבָרִ֔ים וְהוֹצִ֥יא עָלֶ֖יהָ שֵׁ֣ם רָ֑ע וְאָמַ֗ר אֶת־הָאִשָּׁ֤ה הַזֹּאת֙ לָקַ֔חְתִּי וָאֶקְרַ֣ב אֵלֶ֔יהָ וְלֹא־מָצָ֥אתִי לָ֖הּ בְּתוּלִֽים
ve ona söz suçlamaları koyduğunda ve onun hakkında kötü ad çıkardığında ve dediğinde: 'Bu kadını aldım ve ona yaklaştım ve onda bekâret bulmadım;'
Levililer 4:12
·
Tevrat
וְהוֹצִ֣יא אֶת־כָּל־הַ֠פָּר אֶל־מִח֨וּץ לַֽמַּחֲנֶ֜ה אֶל־מָק֤וֹם טָהוֹר֙ אֶל־שֶׁ֣פֶךְ הַדֶּ֔שֶׁן וְשָׂרַ֥ף אֹת֛וֹ עַל־עֵצִ֖ים בָּאֵ֑שׁ עַל־שֶׁ֥פֶךְ הַדֶּ֖שֶׁן יִשָּׂרֵֽף
bütün boğayı ordugâhın dışına, temiz bir yere, küllerin döküldüğü yere çıkaracak ve onu odunların üzerinde ateşte yakacaktır; küllerin döküldüğü yerde yakılacaktır.
Levililer 4:21
·
Tevrat
וְהוֹצִ֣יא אֶת־הַפָּ֗ר אֶל־מִחוּץ֙ לַֽמַּחֲנֶ֔ה וְשָׂרַ֣ף אֹת֔וֹ כַּאֲשֶׁ֣ר שָׂרַ֔ף אֵ֖ת הַפָּ֣ר הָרִאשׁ֑וֹן חַטַּ֥את הַקָּהָ֖ל הֽוּא
Ve boğayı ordugâhın dışına çıkaracak ve onu ilk boğayı yaktığı gibi yakacaktır; o, topluluğun günah sunusudur.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeremya 6:25
·
Tevrat
אַל־תֵּֽצְאוּ֙ הַשָּׂדֶ֔ה וּבַדֶּ֖רֶךְ אַל־תֵּלֵ֑כוּ כִּ֚י חֶ֣רֶב לְאֹיֵ֔ב מָג֖וֹר מִסָּבִֽיב
Tarlaya çıkmayın ve yolda yürümeyin; çünkü düşmanın kılıcı, çevrede dehşet vardır.
1. Samuel 17:8
·
Tevrat
וַֽיַּעֲמֹ֗ד וַיִּקְרָא֙ אֶל־מַעַרְכֹ֣ת יִשְׂרָאֵ֔ל וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֔ם לָ֥מָּה תֵצְא֖וּ לַעֲרֹ֣ךְ מִלְחָמָ֑ה הֲל֧וֹא אָנֹכִ֣י הַפְּלִשְׁתִּ֗י וְאַתֶּם֙ עֲבָדִ֣ים לְשָׁא֔וּל בְּרוּ־לָכֶ֥ם אִ֖ישׁ וְיֵרֵ֥ד אֵלָֽי
Durdu ve İsrail dizilişlerine seslendi ve onlara dedi: 'Neden savaşa dizilmek için çıkıyorsunuz? Ben Filistli değil miyim, siz de Saul'un kulları değil misiniz? Kendinize bir adam seçin ve bana insin.
Yeşaya 52:12
·
Tevrat
כִּ֣י לֹ֤א בְחִפָּזוֹן֙ תֵּצֵ֔אוּ וּבִמְנוּסָ֖ה לֹ֣א תֵלֵכ֑וּן כִּֽי־הֹלֵ֤ךְ לִפְנֵיכֶם֙ יְהוָ֔ה וּמְאַסִּפְכֶ֖ם אֱלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Çünkü aceleyle çıkmayacaksınız ve kaçışla gitmeyeceksiniz; çünkü Yahve önünüzde yürüyor ve sizi toplayan İsrail'in Tanrısıdır.
Yeşaya 55:12
·
Tevrat
כִּֽי־בְשִׂמְחָ֣ה תֵצֵ֔אוּ וּבְשָׁל֖וֹם תּֽוּבָל֑וּן הֶהָרִ֣ים וְהַגְּבָע֗וֹת יִפְצְח֤וּ לִפְנֵיכֶם֙ רִנָּ֔ה וְכָל־עֲצֵ֥י הַשָּׂדֶ֖ה יִמְחֲאוּ־כָֽף
Çünkü sevinçle çıkacaksınız ve esenlikle götürüleceksiniz; dağlar ve tepeler önünüzde sevinç çığlığı atacaklar ve kırın bütün ağaçları el çırpacaklar.
Yaratılış 42:15
·
Tevrat
בְּזֹ֖את תִּבָּחֵ֑נוּ חֵ֤י פַרְעֹה֙ אִם־תֵּצְא֣וּ מִזֶּ֔ה כִּ֧י אִם־בְּב֛וֹא אֲחִיכֶ֥ם הַקָּטֹ֖ן הֵֽנָּה
Bununla sınanacaksınız: Firavun'un yaşamı hakkı için, en küçük kardeşiniz buraya gelmedikçe buradan çıkmayacaksınız.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 11:9
·
Tevrat
וְהוֹצֵאתִ֤י אֶתְכֶם֙ מִתּוֹכָ֔הּ וְנָתַתִּ֥י אֶתְכֶ֖ם בְּיַד־זָרִ֑ים וְעָשִׂ֛יתִי בָכֶ֖ם שְׁפָטִֽים
Sizi içinden çıkaracağım ve sizi yabancıların eline vereceğim ve sizde yargılar yapacağım.
Hezekiel 20:34
·
Tevrat
וְהוֹצֵאתִ֤י אֶתְכֶם֙ מִן־הָ֣עַמִּ֔ים וְקִבַּצְתִּ֣י אֶתְכֶ֔ם מִן־הָ֣אֲרָצ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר נְפוֹצֹתֶ֖ם בָּ֑ם בְּיָ֤ד חֲזָקָה֙ וּבִזְר֣וֹעַ נְטוּיָ֔ה וּבְחֵמָ֖ה שְׁפוּכָֽה
Ve sizi halklardan çıkaracağım ve onlarda dağıldığınız yerlerden güçlü elle ve uzatılmış kolla ve dökülmüş öfkeyle sizi toplayacağım.
Hezekiel 21:8
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֞ לְאַדְמַ֣ת יִשְׂרָאֵ֗ל כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה הִנְנִ֣י אֵלַ֔יִךְ וְהוֹצֵאתִ֥י חַרְבִּ֖י מִתַּעְרָ֑הּ וְהִכְרַתִּ֥י מִמֵּ֖ךְ צַדִּ֥יק וְרָשָֽׁע
Ve İsrail toprağına diyeceksin: Yahve şöyle dedi: İşte ben sana karşıyım ve kılıcımı kınından çıkaracağım ve senden doğru kişiyi ve kötüyü kesip atacağım.
Hezekiel 38:4
·
Tevrat
וְשׁ֣וֹבַבְתִּ֔יךָ וְנָתַתִּ֥י חַחִ֖ים בִּלְחָיֶ֑יךָ וְהוֹצֵאתִי֩ אוֹתְךָ֨ וְאֶת־כָּל־חֵילֶ֜ךָ סוּסִ֣ים וּפָרָשִׁ֗ים לְבֻשֵׁ֤י מִכְלוֹל֙ כֻּלָּ֔ם קָהָ֥ל רָב֙ צִנָּ֣ה וּמָגֵ֔ן תֹּפְשֵׂ֥י חֲרָב֖וֹת כֻּלָּֽם
Ve seni geri çevireceğim ve çenelerine çengeller koyacağım; ve seni ve bütün ordunu, atları ve atlıları, hepsi tam donanımlı giyinmiş, hepsi kılıçlar tutan, kalkan ve siperli büyük bir topluluğu çıkaracağım.
Yeşaya 65:9
·
Tevrat
וְהוֹצֵאתִ֤י מִֽיַּעֲקֹב֙ זֶ֔רַע וּמִיהוּדָ֖ה יוֹרֵ֣שׁ הָרָ֑י וִירֵשׁ֣וּהָ בְחִירַ֔י וַעֲבָדַ֖י יִשְׁכְּנוּ־שָֽׁמָּה
Ve Yakup'tan soy ve Yahuda'dan dağlarıma mirasçı çıkaracağım; ve seçtiklerim onu miras alacaklar ve kullarım orada oturacaklar.
Örnek Ayetler (5 / 8)
1. Samuel 29:6
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֨א אָכִ֜ישׁ אֶל־דָּוִ֗ד וַיֹּ֣אמֶר אֵ֠לָיו חַי־יְהוָ֞ה כִּי־יָשָׁ֣ר אַתָּ֗ה וְט֣וֹב בְּ֠עֵינַי צֵאתְךָ֨ וּבֹאֲךָ֤ אִתִּי֙ בַּֽמַּחֲנֶ֔ה כִּ֠י לֹֽא־מָצָ֤אתִֽי בְךָ֙ רָעָ֔ה מִיּ֛וֹם בֹּאֲךָ֥ אֵלַ֖י עַד־הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה וּבְעֵינֵ֥י הַסְּרָנִ֖ים לֹֽא־ט֥וֹב אָֽתָּה
Akiş Davut'u çağırdı ve ona dedi: 'Yahve yaşıyor ki, sen doğrusun; ordugahta benimle çıkman ve girmen gözümde iyidir, çünkü bana geldiğin günden bu güne kadar sende kötülük bulmadım; ama beylerin gözünde sen iyi değilsin.
1. Krallar 2:37
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה בְּי֣וֹם צֵאתְךָ֗ וְעָֽבַרְתָּ֙ אֶת־נַ֣חַל קִדְר֔וֹן יָדֹ֥עַ תֵּדַ֖ע כִּ֣י מ֣וֹת תָּמ֑וּת דָּמְךָ֖ יִהְיֶ֥ה בְרֹאשֶֽׁךָ
Ve çıkacağın ve Kidron Vadisi'ni geçeceğin gün, kesinlikle bileceksin ki kesinlikle öleceksin; kanın kendi başına olacak.
1. Krallar 2:42
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֨ח הַמֶּ֜לֶךְ וַיִּקְרָ֣א לְשִׁמְעִ֗י וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו הֲל֧וֹא הִשְׁבַּעְתִּ֣יךָ בַֽיהוָ֗ה וָאָעִ֤ד בְּךָ֙ לֵאמֹ֔ר בְּי֣וֹם צֵאתְךָ֗ וְהָֽלַכְתָּ֙ אָ֣נֶה וָאָ֔נָה יָדֹ֥עַ תֵּדַ֖ע כִּ֣י מ֣וֹת תָּמ֑וּת וַתֹּ֧אמֶר אֵלַ֛י ט֥וֹב הַדָּבָ֖ר שָׁמָֽעְתִּי
Sonra kral gönderdi ve Şimi'yi çağırdı ve ona dedi: 'Sana Yahve üzerine ant içirmedim mi ve sana tanıklık edip demedim mi: Çıkacağın ve oraya buraya gideceğin gün, kesinlikle bileceksin ki kesinlikle öleceksin? Ve sen bana dedin: Duyduğum söz iyidir.'
Mika 7:15
·
Tevrat
כִּימֵ֥י צֵאתְךָ֖ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם אַרְאֶ֖נּוּ נִפְלָאֽוֹת
Mısır diyarından çıkışının günlerinde olduğu gibi ona harikalar göstereceğim.
Mezmurlar 121:8
·
Tevrat
יְֽהוָ֗ה יִשְׁמָר־צֵאתְךָ֥ וּבוֹאֶ֑ךָ מֵֽ֝עַתָּ֗ה וְעַד־עוֹלָֽם
Yahve çıkışını ve girişini şimdiden sonsuza dek koruyacak.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 11:31
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה הַיּוֹצֵ֗א אֲשֶׁ֨ר יֵצֵ֜א מִדַּלְתֵ֤י בֵיתִי֙ לִקְרָאתִ֔י בְּשׁוּבִ֥י בְשָׁל֖וֹם מִבְּנֵ֣י עַמּ֑וֹן וְהָיָה֙ לַֽיהוָ֔ה וְהַעֲלִיתִ֖הוּ עוֹלָֽה
Ammon oğullarından esenlikle döndüğümde, beni karşılamaya evimin kapılarından çıkan, Yahve'nin olacak ve onu yakmalık sunu olarak sunacağım.'
Hezekiel 33:30
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֔ם בְּנֵ֣י עַמְּךָ֗ הַנִּדְבָּרִ֤ים בְּךָ֙ אֵ֣צֶל הַקִּיר֔וֹת וּבְפִתְחֵ֖י הַבָּתִּ֑ים וְדִבֶּר־חַ֣ד אֶת־אַחַ֗ד אִ֤ישׁ אֶת־אָחִיו֙ לֵאמֹ֔ר בֹּֽאוּ־נָ֣א וְשִׁמְע֔וּ מָ֣ה הַדָּבָ֔ר הַיּוֹצֵ֖א מֵאֵ֥ת יְהוָֽה
Ve sen İnsanoğlu, duvarların yanında ve evlerin kapılarında senin hakkında konuşan halkının oğulları; her adam kardeşiyle, biri diğeriyle konuşup diyerek diyorlar: 'Lütfen gelin ve Yahve'nin yanından çıkan söz nedir işitin.'
Yeremya 5:6
·
Tevrat
עַל־כֵּן֩ הִכָּ֨ם אַרְיֵ֜ה מִיַּ֗עַר זְאֵ֤ב עֲרָבוֹת֙ יְשָׁדְדֵ֔ם נָמֵ֤ר שֹׁקֵד֙ עַל־עָ֣רֵיהֶ֔ם כָּל־הַיּוֹצֵ֥א מֵהֵ֖נָּה יִטָּרֵ֑ף כִּ֤י רַבּוּ֙ פִּשְׁעֵיהֶ֔ם עָצְמ֖וּ מְשׁוּבוֹתֵיהֶֽם
Bu yüzden ormandan aslan onları vuracak, bozkır kurdu onları yıkıma uğratacak, pars onların şehirlerini gözlüyor; onlardan her çıkan parçalanacak. Çünkü onların isyanları çoğaldı, onların döneklikleri güçlendi.
Nehemya 3:25
·
Tevrat
פָּלָ֣ל בֶּן־אוּזַי֮ מִנֶּ֣גֶד הַמִּקְצוֹעַ֒ וְהַמִּגְדָּ֗ל הַיּוֹצֵא֙ מִבֵּ֤ית הַמֶּ֨לֶךְ֙ הָֽעֶלְי֔וֹן אֲשֶׁ֖ר לַחֲצַ֣ר הַמַּטָּרָ֑ה אַחֲרָ֖יו פְּדָיָ֥ה בֶן־פַּרְעֹֽשׁ
Uzay oğlu Palal, köşenin ve muhafız avlusunda olan kralın üst evinden çıkan kulenin karşısını; ondan sonra Paroş oğlu Pedaya.
Nehemya 3:26
·
Tevrat
וְהַ֨נְּתִינִ֔ים הָי֥וּ יֹשְׁבִ֖ים בָּעֹ֑פֶל עַ֠ד נֶ֜גֶד שַׁ֤עַר הַמַּ֨יִם֙ לַמִּזְרָ֔ח וְהַמִּגְדָּ֖ל הַיּוֹצֵֽא
Ve Netinimler Ofel'de oturuyorlardı, doğudaki Su Kapısı'nın ve çıkan kulenin karşısına kadar.
Örnek Ayetler (5 / 7)
1. Krallar 8:51
·
Tevrat
כִּֽי־עַמְּךָ֥ וְנַחֲלָתְךָ֖ הֵ֑ם אֲשֶׁ֤ר הוֹצֵ֨אתָ֙ מִמִּצְרַ֔יִם מִתּ֖וֹךְ כּ֥וּר הַבַּרְזֶֽל
Çünkü onlar Mısır'dan, demir fırınının içinden çıkardığın halkın ve mirasındır.
Nehemya 9:15
·
Tevrat
וְ֠לֶחֶם מִשָּׁמַ֜יִם נָתַ֤תָּה לָהֶם֙ לִרְעָבָ֔ם וּמַ֗יִם מִסֶּ֛לַע הוֹצֵ֥אתָ לָהֶ֖ם לִצְמָאָ֑ם וַתֹּ֣אמֶר לָהֶ֗ם לָבוֹא֙ לָרֶ֣שֶׁת אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר־נָשָׂ֥אתָ אֶת־יָדְךָ֖ לָתֵ֥ת לָהֶֽם
Ve açlıkları için onlara göklerden ekmek verdin ve susuzlukları için onlara kayadan su çıkardın; ve onlara vermek için elini kaldırdığın diyarı mülk edinmek için girmelerini onlara dedin.
Daniel 9:15
·
Tevrat
וְעַתָּ֣ה אֲדֹנָ֣י אֱלֹהֵ֗ינוּ אֲשֶׁר֩ הוֹצֵ֨אתָ אֶֽת־עַמְּךָ֜ מֵאֶ֤רֶץ מִצְרַ֨יִם֙ בְּיָ֣ד חֲזָקָ֔ה וַתַּֽעַשׂ־לְךָ֥ שֵׁ֖ם כַּיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה חָטָ֖אנוּ רָשָֽׁעְנוּ
Ve şimdi, halkını güçlü bir elle Mısır diyarından çıkaran ve bu günkü gibi kendine bir isim yapan Efendimiz Tanrımız, günah işledik, kötülük yaptık.
Yasa'nın Tekrarı 9:12
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י ק֣וּם רֵ֤ד מַהֵר֙ מִזֶּ֔ה כִּ֚י שִׁחֵ֣ת עַמְּךָ֔ אֲשֶׁ֥ר הוֹצֵ֖אתָ מִמִּצְרָ֑יִם סָ֣רוּ מַהֵ֗ר מִן־הַדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר צִוִּיתִ֔ם עָשׂ֥וּ לָהֶ֖ם מַסֵּכָֽה
Ve Yahve bana dedi: 'Kalk, buradan çabuk in; çünkü Mısır'dan çıkardığın halkın bozuldu. Onlara buyurduğum yoldan çabuk saptılar, kendilerine dökme heykel yaptılar.'
Yasa'nın Tekrarı 9:26
·
Tevrat
וָאֶתְפַּלֵּ֣ל אֶל־יְהוָה֮ וָאֹמַר֒ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה אַל־תַּשְׁחֵ֤ת עַמְּךָ֙ וְנַחֲלָ֣תְךָ֔ אֲשֶׁ֥ר פָּדִ֖יתָ בְּגָדְלֶ֑ךָ אֲשֶׁר־הוֹצֵ֥אתָ מִמִּצְרַ֖יִם בְּיָ֥ד חֲזָקָֽה
Ve Yahve'ye dua ettim ve dedim: 'Efendi Yahve, büyüklüğünle fidyeyle kurtardığın, güçlü bir elle Mısır'dan çıkardığın halkını ve miras payını bozma.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeremya 14:18
·
Tevrat
אִם־יָצָ֣אתִי הַשָּׂדֶ֗ה וְהִנֵּה֙ חַלְלֵי־חֶ֔רֶב וְאִם֙ בָּ֣אתִי הָעִ֔יר וְהִנֵּ֖ה תַּחֲלוּאֵ֣י רָעָ֑ב כִּֽי־גַם־נָבִ֧יא גַם־כֹּהֵ֛ן סָחֲר֥וּ אֶל־אֶ֖רֶץ וְלֹ֥א יָדָֽעוּ
Eğer kıra çıkarsam, ve işte kılıçla öldürülmüş olanlar; ve eğer şehre gelirsem, ve işte kıtlığın hastalıkları; çünkü hem peygamber hem kâhin yere dolaştılar ve bilmediler.
Yeremya 20:18
·
Tevrat
לָ֤מָּה זֶּה֙ מֵרֶ֣חֶם יָצָ֔אתִי לִרְא֥וֹת עָמָ֖ל וְיָג֑וֹן וַיִּכְל֥וּ בְּבֹ֖שֶׁת יָמָֽי
Neden zahmet ve keder görmek için rahimden çıktım da günlerim utanç içinde tükendi?
Süleyman'ın Özdeyişleri 7:15
·
Tevrat
עַל־כֵּ֭ן יָצָ֣אתִי לִקְרָאתֶ֑ךָ לְשַׁחֵ֥ר פָּ֝נֶ֗יךָ וָאֶמְצָאֶֽךָּ
Bu yüzden seni karşılamaya, yüzünü gayretle aramaya çıktım ve seni buldum.
Eyüp 1:21
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ עָרֹ֨ם יָצָ֜אתִי מִבֶּ֣טֶן אִמִּ֗י וְעָרֹם֙ אָשׁ֣וּב שָׁ֔מָה יְהוָ֣ה נָתַ֔ן וַיהוָ֖ה לָקָ֑ח יְהִ֛י שֵׁ֥ם יְהוָ֖ה מְבֹרָֽךְ
Ve dedi: 'Annemin karnından çıplak çıktım ve oraya çıplak döneceğim. Yahve verdi ve Yahve aldı; Yahve'nin adı bereketli olsun.'
Eyüp 3:11
·
Tevrat
לָ֤מָּה לֹּ֣א מֵרֶ֣חֶם אָמ֑וּת מִבֶּ֖טֶן יָצָ֣אתִי וְאֶגְוָֽע
Neden rahimden ölmedim? Karından çıktım ve son nefesimi vermedim?
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Samuel 13:9
·
Tevrat
וַתִּקַּ֤ח אֶת־הַמַּשְׂרֵת֙ וַתִּצֹ֣ק לְפָנָ֔יו וַיְמָאֵ֖ן לֶאֱכ֑וֹל וַיֹּ֣אמֶר אַמְנ֗וֹן הוֹצִ֤יאוּ כָל־אִישׁ֙ מֵֽעָלַ֔י וַיֵּצְא֥וּ כָל־אִ֖ישׁ מֵעָלָֽיו
Tavayı aldı ve onun önüne döktü, ama o yemeyi reddetti. Amnon dedi: 'Her adamı yanımdan çıkarın.' Ve her adam onun yanından çıktı.
2. Krallar 11:15
·
Tevrat
וַיְצַו֩ יְהוֹיָדָ֨ע הַכֹּהֵ֜ן אֶת־שָׂרֵ֥י הַמֵּא֣וֹת פְּקֻדֵ֣י הַחַ֗יִל וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵיהֶם֙ הוֹצִ֤יאוּ אֹתָהּ֙ אֶל־מִבֵּ֣ית לַשְּׂדֵרֹ֔ת וְהַבָּ֥א אַחֲרֶ֖יהָ הָמֵ֣ת בֶּחָ֑רֶב כִּ֚י אָמַ֣ר הַכֹּהֵ֔ן אַל־תּוּמַ֖ת בֵּ֥ית יְהוָֽה
Kâhin Yehoyada ordunun görevlileri olan yüzbaşılara buyurdu ve onlara dedi: 'Onu safların arasından dışarı çıkarın ve onun ardından geleni kılıçla öldürün.' Çünkü kâhin demişti: 'Yahve'nin evinde öldürülmesin.'
Yeşu 6:23
·
Tevrat
וַיָּבֹ֜אוּ הַנְּעָרִ֣ים הַֽמְרַגְּלִ֗ים וַיֹּצִ֡יאוּ אֶת־רָ֠חָב וְאֶת־אָבִ֨יהָ וְאֶת־אִמָּ֤הּ וְאֶת־אַחֶ֨יהָ֙ וְאֶת־כָּל־אֲשֶׁר־לָ֔הּ וְאֵ֥ת כָּל־מִשְׁפְּחוֹתֶ֖יהָ הוֹצִ֑יאוּ וַיַּ֨נִּיח֔וּם מִח֖וּץ לְמַחֲנֵ֥ה יִשְׂרָאֵֽל
Gözetleyen gençler girdiler ve Rahav'ı, babasını, annesini, kardeşlerini ve ona ait olan her şeyi çıkardılar; ve onun bütün ailelerini çıkardılar ve onları İsrail ordugahının dışına yerleştirdiler.
Yaratılış 45:1
·
Tevrat
וְלֹֽא־יָכֹ֨ל יוֹסֵ֜ף לְהִתְאַפֵּ֗ק לְכֹ֤ל הַנִּצָּבִים֙ עָלָ֔יו וַיִּקְרָ֕א הוֹצִ֥יאוּ כָל־אִ֖ישׁ מֵעָלָ֑י וְלֹא־עָ֤מַד אִישׁ֙ אִתּ֔וֹ בְּהִתְוַדַּ֥ע יוֹסֵ֖ף אֶל־אֶחָֽיו
Ve Yusuf yanında duran tüm kişilere karşı kendini tutamadı ve bağırdı: "Her adamı yanımdan çıkarın!" Ve Yusuf kardeşlerine kendini tanıttığında onunla bir adam durmadı.
Mısır'dan Çıkış 6:26
·
Tevrat
ה֥וּא אַהֲרֹ֖ן וּמֹשֶׁ֑ה אֲשֶׁ֨ר אָמַ֤ר יְהוָה֙ לָהֶ֔ם הוֹצִ֜יאוּ אֶת־בְּנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל מֵאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם עַל־צִבְאֹתָֽם
Yahve'nin onlara, 'İsrail oğullarını ordularına göre Mısır diyarından çıkarın' dediği Harun ve Musa bunlardır.
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Krallar 11:8
·
Tevrat
וְהִקַּפְתֶּ֨ם עַל־הַמֶּ֜לֶךְ סָבִ֗יב אִ֚ישׁ וְכֵלָ֣יו בְּיָד֔וֹ וְהַבָּ֥א אֶל־הַשְּׂדֵר֖וֹת יוּמָ֑ת וִהְי֥וּ אֶת־הַמֶּ֖לֶךְ בְּצֵאת֥וֹ וּבְבֹאֽוֹ
Her adam silahları elinde olarak kralın etrafını kuşatacaksınız; saflara giren öldürülecek. Çıkışında ve girişinde kral ile birlikte olun.
Yeşaya 13:10
·
Tevrat
כִּֽי־כוֹכְבֵ֤י הַשָּׁמַ֨יִם֙ וּכְסִ֣ילֵיהֶ֔ם לֹ֥א יָהֵ֖לּוּ אוֹרָ֑ם חָשַׁ֤ךְ הַשֶּׁ֨מֶשׁ֙ בְּצֵאת֔וֹ וְיָרֵ֖חַ לֹֽא־יַגִּ֥יהַ אוֹרֽוֹ
Çünkü göklerin yıldızları ve onların takımyıldızları ışıklarını parlatmayacaklar; güneş çıkışında kararacak ve ay ışığını aydınlatmayacak.
Mezmurlar 81:6
·
Tevrat
עֵ֤דוּת בִּֽיה֘וֹסֵ֤ף שָׂמ֗וֹ בְּ֭צֵאתוֹ עַל־אֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם שְׂפַ֖ת לֹא־יָדַ֣עְתִּי אֶשְׁמָֽע
Mısır diyarı üzerine çıktığında onu Yusuf'ta tanıklık olarak koydu; bilmediğim bir dil işittim.
Yaratılış 12:4
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ אַבְרָ֗ם כַּאֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֤ר אֵלָיו֙ יְהוָ֔ה וַיֵּ֥לֶךְ אִתּ֖וֹ ל֑וֹט וְאַבְרָ֗ם בֶּן־חָמֵ֤שׁ שָׁנִים֙ וְשִׁבְעִ֣ים שָׁנָ֔ה בְּצֵאת֖וֹ מֵחָרָֽן
İbrahim, Yahve'nin ona konuştuğu gibi gitti, ve Lut onunla gitti; İbrahim Haran'dan çıktığında yetmiş beş yaşındaydı.
Levililer 27:21
·
Tevrat
וְהָיָ֨ה הַשָּׂדֶ֜ה בְּצֵאת֣וֹ בַיֹּבֵ֗ל קֹ֛דֶשׁ לַֽיהוָ֖ה כִּשְׂדֵ֣ה הַחֵ֑רֶם לַכֹּהֵ֖ן תִּהְיֶ֥ה אֲחֻזָּתֽוֹ
Ve tarla yovelde çıktığında adanmış tarla gibi Yahve'ye kutsal olacaktır; onun mülkü kâhine olacaktır.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeşu 6:22
·
Tevrat
וְלִשְׁנַ֨יִם הָאֲנָשִׁ֜ים הַֽמְרַגְּלִ֤ים אֶת־הָאָ֨רֶץ֙ אָמַ֣ר יְהוֹשֻׁ֔עַ בֹּ֖אוּ בֵּית־הָאִשָּׁ֣ה הַזּוֹנָ֑ה וְהוֹצִ֨יאוּ מִשָּׁ֤ם אֶת־הָֽאִשָּׁה֙ וְאֶת־כָּל־אֲשֶׁר־לָ֔הּ כַּאֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּעְתֶּ֖ם לָֽהּ
Yeri gözetleyen iki adama Yeşu dedi: 'Fahişe kadının evine girin ve kadını ve ona ait olan her şeyi, ona yemin ettiğiniz gibi oradan çıkarın.'
Yeşu 10:22
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוֹשֻׁ֔עַ פִּתְח֖וּ אֶת־פִּ֣י הַמְּעָרָ֑ה וְהוֹצִ֣יאוּ אֵלַ֗י אֶת־חֲמֵ֛שֶׁת הַמְּלָכִ֥ים הָאֵ֖לֶּה מִן־הַמְּעָרָֽה
Sonra Yeşu dedi: 'Mağaranın ağzını açın ve bu beş kralı mağaradan bana çıkarın.'
2. Tarihler 29:5
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר לָהֶ֖ם שְׁמָע֣וּנִי הַלְוִיִּ֑ם עַתָּ֣ה הִֽתְקַדְּשׁ֗וּ וְקַדְּשׁוּ֙ אֶת־בֵּ֤ית יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י אֲבֹתֵיכֶ֔ם וְהוֹצִ֥יאוּ אֶת־הַנִּדָּ֖ה מִן־הַקֹּֽדֶשׁ
Onlara dedi: 'Beni dinleyin Levililer; şimdi kendinizi kutsal kılın ve atalarınızın Tanrısı Yahve'nin evini kutsal kılın; kirliliği kutsal yerden çıkarın.'
Yasa'nın Tekrarı 21:19
·
Tevrat
וְתָ֥פְשׂוּ ב֖וֹ אָבִ֣יו וְאִמּ֑וֹ וְהוֹצִ֧יאוּ אֹת֛וֹ אֶל־זִקְנֵ֥י עִיר֖וֹ וְאֶל־שַׁ֥עַר מְקֹמֽוֹ
babası ve annesi onu tutacaklar ve onu şehrinin ihtiyarlarına ve yerinin kapısına çıkaracaklar.
Yasa'nın Tekrarı 22:15
·
Tevrat
וְלָקַ֛ח אֲבִ֥י הַֽנַּעֲרָ֖ה וְאִמָּ֑הּ וְהוֹצִ֜יאוּ אֶת־בְּתוּלֵ֧י הַֽנַּעֲרָ֛ה אֶל־זִקְנֵ֥י הָעִ֖יר הַשָּֽׁעְרָה
genç kızın babası ve annesi alacak ve genç kızın bekâretini şehrin ihtiyarlarına, kapıya çıkaracaklar.
Örnek Ayetler (5)
Hakimler 6:30
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמְר֜וּ אַנְשֵׁ֤י הָעִיר֙ אֶל־יוֹאָ֔שׁ הוֹצֵ֥א אֶת־בִּנְךָ֖ וְיָמֹ֑ת כִּ֤י נָתַץ֙ אֶת־מִזְבַּ֣ח הַבַּ֔עַל וְכִ֥י כָרַ֖ת הָאֲשֵׁרָ֥ה אֲשֶׁר־עָלָֽיו
Sonra şehrin adamları Yoaş'a dediler: 'Oğlunu dışarı çıkar ve ölsün; çünkü Baal sunağını yıktı ve üzerindeki Aşera'yı kesti.'
Hakimler 19:22
·
Tevrat
הֵמָּה֮ מֵיטִיבִ֣ים אֶת־לִבָּם֒ וְהִנֵּה֩ אַנְשֵׁ֨י הָעִ֜יר אַנְשֵׁ֣י בְנֵֽי־בְלִיַּ֗עַל נָסַ֨בּוּ֙ אֶת־הַבַּ֔יִת מִֽתְדַּפְּקִ֖ים עַל־הַדָּ֑לֶת וַיֹּאמְר֗וּ אֶל־הָ֠אִישׁ בַּ֣עַל הַבַּ֤יִת הַזָּקֵן֙ לֵאמֹ֔ר הוֹצֵ֗א אֶת־הָאִ֛ישׁ אֲשֶׁר־בָּ֥א אֶל־בֵּיתְךָ֖ וְנֵדָעֶֽנּוּ
Onlar kalplerini iyi ederlerken, işte şehrin adamları, Beliyaal oğulları olan adamlar evi sardılar, kapıya vurdular; ve evin sahibi yaşlı adama diyerek dediler ki: 'Evine gelen adamı dışarı çıkar ve onu bilelim.'
2. Krallar 10:22
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר לַֽאֲשֶׁר֙ עַל־הַמֶּלְתָּחָ֔ה הוֹצֵ֣א לְב֔וּשׁ לְכֹ֖ל עֹבְדֵ֣י הַבָּ֑עַל וַיֹּצֵ֥א לָהֶ֖ם הַמַּלְבּֽוּשׁ
Giysi odasının üzerinde olana dedi: 'Baal'ın bütün kulları için giysi çıkar.' Ve onlara giysi çıkardı.
Yaratılış 19:12
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֨וּ הָאֲנָשִׁ֜ים אֶל־ל֗וֹט עֹ֚ד מִֽי־לְךָ֣ פֹ֔ה חָתָן֙ וּבָנֶ֣יךָ וּבְנֹתֶ֔יךָ וְכֹ֥ל אֲשֶׁר־לְךָ֖ בָּעִ֑יר הוֹצֵ֖א מִן־הַמָּקֽוֹם
Adamlar Lut'a dediler: 'Burada senin daha kimin var? Damadın, oğulların, kızların ve şehirde senin olan herkesi bu yerden çıkar.
Levililer 24:14
·
Tevrat
הוֹצֵ֣א אֶת־הַֽמְקַלֵּ֗ל אֶל־מִחוּץ֙ לַֽמַּחֲנֶ֔ה וְסָמְכ֧וּ כָֽל־הַשֹּׁמְעִ֛ים אֶת־יְדֵיהֶ֖ם עַל־רֹאשׁ֑וֹ וְרָגְמ֥וּ אֹת֖וֹ כָּל־הָעֵדָֽה
Lanetleyeni ordugahın dışına çıkar ve bütün işitenler ellerini onun başının üzerine dayasınlar ve bütün topluluk onu taşlasın.
Örnek Ayetler (5)
Hakimler 5:4
·
Tevrat
יְהוָ֗ה בְּצֵאתְךָ֤ מִשֵּׂעִיר֙ בְּצַעְדְּךָ֙ מִשְּׂדֵ֣ה אֱד֔וֹם אֶ֣רֶץ רָעָ֔שָׁה גַּם־שָׁמַ֖יִם נָטָ֑פוּ גַּם־עָבִ֖ים נָ֥טְפוּ מָֽיִם
Yahve, Seir'den çıktığında, Edom kırından yürüdüğünde, yer sarsıldı, gökler de damladı, bulutlar da su damlattı.
Mezmurlar 68:8
·
Tevrat
אֱֽלֹהִ֗ים בְּ֭צֵאתְךָ לִפְנֵ֣י עַמֶּ֑ךָ בְּצַעְדְּךָ֖ בִֽישִׁימ֣וֹן סֶֽלָה
Ey Tanrı, halkının yüzünün önünde çıktığında, çölde yürüdüğünde. Sela.
Yasa'nın Tekrarı 28:6
·
Tevrat
בָּר֥וּךְ אַתָּ֖ה בְּבֹאֶ֑ךָ וּבָר֥וּךְ אַתָּ֖ה בְּצֵאתֶֽךָ
Girişinde bereketlisin ve çıkışında bereketlisin.
Yasa'nın Tekrarı 28:19
·
Tevrat
אָר֥וּר אַתָּ֖ה בְּבֹאֶ֑ךָ וְאָר֥וּר אַתָּ֖ה בְּצֵאתֶֽךָ
Girişinde lanetlisin ve çıkışında lanetlisin.
Yasa'nın Tekrarı 33:18
·
Tevrat
וְלִזְבוּלֻ֣ן אָמַ֔ר שְׂמַ֥ח זְבוּלֻ֖ן בְּצֵאתֶ֑ךָ וְיִשָּׂשכָ֖ר בְּאֹהָלֶֽיךָ
Ve Zevulun için dedi: Çıkışında sevin Zevulun; ve çadırlarında İssakar.