1143
Kullanım
8
Lemma
198
Türev
194
Anlam
8 lemma, 198 türev form
Örnek Ayetler (3)
Zekeriya 5:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י זֹ֚את הָֽאָלָ֔ה הַיּוֹצֵ֖את עַל־פְּנֵ֣י כָל־הָאָ֑רֶץ כִּ֣י כָל־הַגֹּנֵ֗ב מִזֶּה֙ כָּמ֣וֹהָ נִקָּ֔ה וְכָל־הַנִּ֨שְׁבָּ֔ע מִזֶּ֖ה כָּמ֥וֹהָ נִקָּֽה
Bana dedi: 'Bu bütün yerin yüzüne çıkan lanettir. Çünkü her çalan buna göre onun gibi temizlenecek ve her yemin eden buna göre onun gibi temizlenecek.'
Zekeriya 5:5
·
Tevrat
וַיֵּצֵ֕א הַמַּלְאָ֖ךְ הַדֹּבֵ֣ר בִּ֑י וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י שָׂ֣א נָ֤א עֵינֶ֨יךָ֙ וּרְאֵ֔ה מָ֖ה הַיּוֹצֵ֥את הַזֹּֽאת
Benimle konuşan elçi çıktı ve bana dedi: 'Lütfen gözlerini kaldır ve gör, bu çıkan nedir?'
Zekeriya 5:6
·
Tevrat
וָאֹמַ֖ר מַה־הִ֑יא וַיֹּ֗אמֶר זֹ֤את הָֽאֵיפָה֙ הַיּוֹצֵ֔את וַיֹּ֕אמֶר זֹ֥את עֵינָ֖ם בְּכָל־הָאָֽרֶץ
Dedim: 'O nedir?' Dedi: 'Bu çıkan efadır (~22 litre).' Ve dedi: 'Bu bütün yerde onların gözüdür.'
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 14:22
·
Tevrat
וְהִנֵּ֨ה נֽוֹתְרָה־בָּ֜הּ פְּלֵטָ֗ה הַֽמּוּצָאִים֮ בָּנִ֣ים וּבָנוֹת֒ הִנָּם֙ יוֹצְאִ֣ים אֲלֵיכֶ֔ם וּרְאִיתֶ֥ם אֶת־דַּרְכָּ֖ם וְאֶת־עֲלִֽילוֹתָ֑ם וְנִחַמְתֶּ֗ם עַל־הָֽרָעָה֙ אֲשֶׁ֤ר הֵבֵ֨אתִי֙ עַל־יְר֣וּשָׁלִַ֔ם אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר הֵבֵ֖אתִי עָלֶֽיהָ
Ve işte onda çıkarılan oğullar ve kızlar, kurtulanlar kalacak; işte onlar size çıkıyorlar ve onların yolunu ve onların işlerini göreceksiniz; ve Yeruşalim'in üzerine getirdiğim kötülük üzerine, onun üzerine getirdiğim her şey üzerine teselli bulacaksınız.
Hezekiel 47:8
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י הַמַּ֤יִם הָאֵ֨לֶּה֙ יוֹצְאִ֗ים אֶל־הַגְּלִילָה֙ הַקַּדְמוֹנָ֔ה וְיָרְד֖וּ עַל־הָֽעֲרָבָ֑ה וּבָ֣אוּ הַיָּ֔מָּה אֶל־הַיָּ֥מָּה הַמּֽוּצָאִ֖ים וְנִרְפּ֥וּ הַמָּֽיִם
Bana dedi ki: 'Bu sular doğu bölgesine çıkıyor ve Arabah'a iniyor; ve denize giriyorlar, denize çıkarıldıklarında sular şifa bulacak.'
Hezekiel 47:12
·
Tevrat
וְעַל־הַנַּ֣חַל יַעֲלֶ֣ה עַל־שְׂפָת֣וֹ מִזֶּ֣ה וּמִזֶּ֣ה כָּל־עֵֽץ־מַ֠אֲכָל לֹא־יִבּ֨וֹל עָלֵ֜הוּ וְלֹֽא־יִתֹּ֣ם פִּרְי֗וֹ לָֽחֳדָשָׁיו֙ יְבַכֵּ֔ר כִּ֣י מֵימָ֔יו מִן־הַמִּקְדָּ֖שׁ הֵ֣מָּה יֽוֹצְאִ֑ים וְהָיָ֤ה פִרְיוֹ֙ לְמַֽאֲכָ֔ל וְעָלֵ֖הוּ לִתְרוּפָֽה
Ve vadinin üzerinde, kıyısında, bu tarafta ve şu tarafta her yiyecek ağacı yükselecek; yaprağı solmayacak ve meyvesi tükenmeyecek; aylarına göre ilk meyvesini verecek, çünkü suları tapınaktan çıkıyor; ve meyvesi yiyecek için ve yaprağı şifa için olacak.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 5:31
·
Tevrat
כֵּ֠ן יֹאבְד֤וּ כָל־אוֹיְבֶ֨יךָ֙ יְהוָ֔ה וְאֹ֣הֲבָ֔יו כְּצֵ֥את הַשֶּׁ֖מֶשׁ בִּגְבֻרָת֑וֹ וַתִּשְׁקֹ֥ט הָאָ֖רֶץ אַרְבָּעִ֥ים שָׁנָֽה
Bütün düşmanların böylece yok olsun Yahve; ve onu sevenler güneşin gücüyle çıkışı gibi olsun. Ve yer kırk yıl sakinleşti.
Mısır'dan Çıkış 21:7
·
Tevrat
וְכִֽי־יִמְכֹּ֥ר אִ֛ישׁ אֶת־בִּתּ֖וֹ לְאָמָ֑ה לֹ֥א תֵצֵ֖א כְּצֵ֥את הָעֲבָדִֽים
Ve bir adam kızını kadın hizmetçi olarak satarsa, hizmetçilerin çıktığı gibi çıkmayacaktır.
Mısır'dan Çıkış 33:8
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה כְּצֵ֤את מֹשֶׁה֙ אֶל־הָאֹ֔הֶל יָק֨וּמוּ֙ כָּל־הָעָ֔ם וְנִ֨צְּב֔וּ אִ֖ישׁ פֶּ֣תַח אָהֳל֑וֹ וְהִבִּ֨יטוּ֙ אַחֲרֵ֣י מֹשֶׁ֔ה עַד־בֹּא֖וֹ הָאֹֽהֱלָה
Ve olurdu ki Musa çadıra çıkınca bütün halk kalkardı ve her adam çadırının girişinde dururdu; ve o çadıra girene kadar Musa'nın arkasından bakarlardı.
Örnek Ayetler (3)
Yasa'nın Tekrarı 1:27
·
Tevrat
וַתֵּרָגְנ֤וּ בְאָהֳלֵיכֶם֙ וַתֹּ֣אמְר֔וּ בְּשִׂנְאַ֤ת יְהוָה֙ אֹתָ֔נוּ הוֹצִיאָ֖נוּ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם לָתֵ֥ת אֹתָ֛נוּ בְּיַ֥ד הָאֱמֹרִ֖י לְהַשְׁמִידֵֽנוּ
Çadırlarınızda söylendiniz ve dediniz: 'Yahve'nin bize nefretinden, bizi yok etmek için Amorluların eline vermek üzere bizi Mısır diyarından çıkardı.'
Mısır'dan Çıkış 13:14
·
Tevrat
וְהָיָ֞ה כִּֽי־יִשְׁאָלְךָ֥ בִנְךָ֛ מָחָ֖ר לֵאמֹ֣ר מַה־זֹּ֑את וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֔יו בְּחֹ֣זֶק יָ֗ד הוֹצִיאָ֧נוּ יְהוָ֛ה מִמִּצְרַ֖יִם מִבֵּ֥ית עֲבָדִֽים
Yarın oğlun sana, 'Bu nedir?' diye sorduğunda ona diyeceksin: 'Yahve bizi elin gücüyle Mısır'dan, köleler evinden çıkardı.'
Mısır'dan Çıkış 13:16
·
Tevrat
וְהָיָ֤ה לְאוֹת֙ עַל־יָ֣דְכָ֔ה וּלְטוֹטָפֹ֖ת בֵּ֣ין עֵינֶ֑יךָ כִּ֚י בְּחֹ֣זֶק יָ֔ד הוֹצִיאָ֥נוּ יְהוָ֖ה מִמִּצְרָֽיִם
Ve elinin üzerinde işaret ve gözlerinin arasında bağlar olacak; çünkü Yahve bizi elin gücüyle Mısır'dan çıkardı.
Örnek Ayetler (3)
Yaratılış 15:7
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר אֵלָ֑יו אֲנִ֣י יְהוָ֗ה אֲשֶׁ֤ר הוֹצֵאתִ֨יךָ֙ מֵא֣וּר כַּשְׂדִּ֔ים לָ֧תֶת לְךָ֛ אֶת־הָאָ֥רֶץ הַזֹּ֖את לְרִשְׁתָּֽהּ
Sonra ona dedi: 'Sana bu yeri miras alman için vermek üzere seni Kildanilerin Ur'undan çıkaran Yahve Benim.'
Yasa'nın Tekrarı 5:6
·
Tevrat
אָֽנֹכִי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ אֲשֶׁ֧ר הוֹצֵאתִ֛יךָ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם מִבֵּ֥ית עֲבָדִֽים
Seni Mısır diyarından, kullar evinden çıkaran Tanrın Yahve benim.
Mısır'dan Çıkış 20:2
·
Tevrat
אָֽנֹכִ֖י יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ אֲשֶׁ֧ר הוֹצֵאתִ֛יךָ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם מִבֵּ֥ית עֲבָדִֽים
Ben, seni Mısır diyarından, kullar evinden çıkaran Tanrın Yahve'yim.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 19:27
·
Tevrat
וְשִׁבְתְּךָ֛ וְצֵאתְךָ֥ וּבֹאֲךָ֖ יָדָ֑עְתִּי וְאֵ֖ת הִֽתְרַגֶּזְךָ֥ אֵלָֽי
Fakat senin oturmanı, çıkmanı, girmeni ve bana karşı öfkelenmeni bildim.
Yeşaya 37:28
·
Tevrat
וְשִׁבְתְּךָ֛ וְצֵאתְךָ֥ וּבוֹאֲךָ֖ יָדָ֑עְתִּי וְאֵ֖ת הִֽתְרַגֶּזְךָ֥ אֵלָֽי
Ama senin oturmanı, çıkmanı, girmeni ve bana karşı öfkelenmeni biliyorum.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 20:11
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהֽוֹנָתָן֙ אֶל־דָּוִ֔ד לְכָ֖ה וְנֵצֵ֣א הַשָּׂדֶ֑ה וַיֵּצְא֥וּ שְׁנֵיהֶ֖ם הַשָּׂדֶֽה
Yonatan Davut'a dedi: 'Gel, tarlaya çıkalım.' Böylece ikisi tarlaya çıktılar.
1. Krallar 20:31
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֣וּ אֵלָיו֮ עֲבָדָיו֒ הִנֵּֽה־נָ֣א שָׁמַ֔עְנוּ כִּ֗י מַלְכֵי֙ בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל כִּֽי־מַלְכֵ֥י חֶ֖סֶד הֵ֑ם נָשִׂ֣ימָה נָּא֩ שַׂקִּ֨ים בְּמָתְנֵ֜ינוּ וַחֲבָלִ֣ים בְּרֹאשֵׁ֗נוּ וְנֵצֵא֙ אֶל־מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֔ל אוּלַ֖י יְחַיֶּ֥ה אֶת־נַפְשֶֽׁךָ
Kulları ona dediler: 'İşte duyduk ki İsrail evinin kralları, onlar merhamet krallarıdır; lütfen bellerimize çullar ve başlarımıza ipler koyalım ve İsrail kralına çıkalım, belki canını yaşatır.'
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 20:38
·
Tevrat
וּבָרוֹתִ֣י מִכֶּ֗ם הַמֹּרְדִ֤ים וְהַפּֽוֹשְׁעִים֙ בִּ֔י מֵאֶ֤רֶץ מְגֽוּרֵיהֶם֙ אוֹצִ֣יא אוֹתָ֔ם וְאֶל־אַדְמַ֥ת יִשְׂרָאֵ֖ל לֹ֣א יָב֑וֹא וִֽידַעְתֶּ֖ם כִּי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Ve aranızdan bana isyan edenleri ve başkaldıranları ayıracağım; onları gurbetlerinin diyarından çıkaracağım ve İsrail toprağına girmeyecekler; ve benim Yahve olduğumu bileceksiniz.
Mısır'dan Çıkış 3:11
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אֶל־הָ֣אֱלֹהִ֔ים מִ֣י אָנֹ֔כִי כִּ֥י אֵלֵ֖ךְ אֶל־פַּרְעֹ֑ה וְכִ֥י אוֹצִ֛יא אֶת־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל מִמִּצְרָֽיִם
Musa Tanrı'ya dedi: 'Ben kimim ki Firavun'a gideyim ve İsrail oğullarını Mısır'dan çıkarayım?'
Örnek Ayetler (2)
2. Tarihler 18:33
·
Tevrat
וְאִ֗ישׁ מָשַׁ֤ךְ בַּקֶּ֨שֶׁת֙ לְתֻמּ֔וֹ וַיַּךְ֙ אֶת־מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֔ל בֵּ֥ין הַדְּבָקִ֖ים וּבֵ֣ין הַשִּׁרְיָ֑ן וַיֹּ֣אמֶר לָֽרַכָּ֗ב הֲפֹ֧ךְ יָדְךָ֛ וְהוֹצֵאתַ֥נִי מִן־הַֽמַּחֲנֶ֖ה כִּ֥י הָחֳלֵֽיתִי
Ve bir adam rastgele yayı çekti ve İsrail kralını eklemler ile zırh arasından vurdu; bunun üzerine arabacıya dedi: 'Elini çevir ve beni ordugahtan çıkar, çünkü yaralandım.'
Yaratılış 40:14
·
Tevrat
כִּ֧י אִם־זְכַרְתַּ֣נִי אִתְּךָ֗ כַּאֲשֶׁר֙ יִ֣יטַב לָ֔ךְ וְעָשִֽׂיתָ־נָּ֥א עִמָּדִ֖י חָ֑סֶד וְהִזְכַּרְתַּ֨נִי֙ אֶל־פַּרְעֹ֔ה וְהוֹצֵאתַ֖נִי מִן־הַבַּ֥יִת הַזֶּֽה
Ancak sana iyi olduğunda beni seninle hatırla ve lütfen bana merhamet yap ve beni Firavun'a an ve beni bu evden çıkar.
Örnek Ayetler (2)
2. Tarihler 23:7
·
Tevrat
וְהִקִּיפוּ֩ הַלְוִיִּ֨ם אֶת־הַמֶּ֜לֶךְ סָבִ֗יב אִ֚ישׁ וְכֵלָ֣יו בְּיָד֔וֹ וְהַבָּ֥א אֶל־הַבַּ֖יִת יוּמָ֑ת וִֽהְי֥וּ אֶת־הַמֶּ֖לֶךְ בְּבֹא֥וֹ וּבְצֵאתֽוֹ
Levililer her adam silahları elinde kralı çevresinde kuşatacaklar; ve eve gelen öldürülecek; geldiğinde ve çıktığında kral ile olun.
Mısır'dan Çıkış 28:35
·
Tevrat
וְהָיָ֥ה עַֽל־אַהֲרֹ֖ן לְשָׁרֵ֑ת וְנִשְׁמַ֣ע ק֠וֹלוֹ בְּבֹא֨וֹ אֶל־הַקֹּ֜דֶשׁ לִפְנֵ֧י יְהוָ֛ה וּבְצֵאת֖וֹ וְלֹ֥א יָמֽוּת
Ve hizmet etmek için Harun'un üzerinde olacak; ve Yahve'nin önüne kutsal yere girdiğinde ve çıktığında onun sesi işitilecek ve ölmeyecek.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 11:3
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֨וּ אֵלָ֜יו זִקְנֵ֣י יָבֵ֗ישׁ הֶ֤רֶף לָ֨נוּ֙ שִׁבְעַ֣ת יָמִ֔ים וְנִשְׁלְחָה֙ מַלְאָכִ֔ים בְּכֹ֖ל גְּב֣וּל יִשְׂרָאֵ֑ל וְאִם־אֵ֥ין מוֹשִׁ֛יעַ אֹתָ֖נוּ וְיָצָ֥אנוּ אֵלֶֽיךָ
Yaveş'in ihtiyarları ona dediler: 'Bizi yedi gün bırak ve İsrail'in bütün sınırına haberciler gönderelim; ve eğer bizi kurtaran yoksa sana çıkacağız.'
Çölde Sayım 20:16
·
Tevrat
וַנִּצְעַ֤ק אֶל־יְהוָה֙ וַיִּשְׁמַ֣ע קֹלֵ֔נוּ וַיִּשְׁלַ֣ח מַלְאָ֔ךְ וַיֹּצִאֵ֖נוּ מִמִּצְרָ֑יִם וְהִנֵּה֙ אֲנַ֣חְנוּ בְקָדֵ֔שׁ עִ֖יר קְצֵ֥ה גְבוּלֶֽךָ
'Bunun üzerine Yahve'ye feryat ettik, O da sesimizi işitti ve bir elçi gönderdi ve bizi Mısır'dan çıkardı; ve işte biz sınırının ucunda bir şehir olan Kadeş'teyiz.'
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 17:22
·
Tevrat
וְלֹא־תוֹצִ֨יאוּ מַשָּׂ֤א מִבָּֽתֵּיכֶם֙ בְּי֣וֹם הַשַּׁבָּ֔ת וְכָל־מְלָאכָ֖ה לֹ֣א תַֽעֲשׂ֑וּ וְקִדַּשְׁתֶּם֙ אֶת־י֣וֹם הַשַּׁבָּ֔ת כַּאֲשֶׁ֥ר צִוִּ֖יתִי אֶת־אֲבוֹתֵיכֶֽם
Ve Şabat gününde evlerinizden yük çıkarmayın ve hiçbir iş yapmayın; babalarınıza buyurduğum gibi Şabat gününü kutsal kılın.
Levililer 26:10
·
Tevrat
וַאֲכַלְתֶּ֥ם יָשָׁ֖ן נוֹשָׁ֑ן וְיָשָׁ֕ן מִפְּנֵ֥י חָדָ֖שׁ תּוֹצִֽיאוּ
Ve eskimiş eski yiyeceksiniz ve yeni yüzünden eskiyi çıkaracaksınız.
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 11:10
·
Tevrat
כִּ֣י הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר אַתָּ֤ה בָא־שָׁ֨מָּה֙ לְרִשְׁתָּ֔הּ לֹ֣א כְאֶ֤רֶץ מִצְרַ֨יִם֙ הִ֔וא אֲשֶׁ֥ר יְצָאתֶ֖ם מִשָּׁ֑ם אֲשֶׁ֤ר תִּזְרַע֙ אֶֽת־זַרְעֲךָ֔ וְהִשְׁקִ֥יתָ בְרַגְלְךָ֖ כְּגַ֥ן הַיָּרָֽק
Çünkü mülk edinmek için oraya gittiğin yer, oradan çıktığınız Mısır diyarı gibi değildir; orada tohumunu ekerdin ve sebze bahçesi gibi ayağınla sulardın.
Mısır'dan Çıkış 13:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶל־הָעָ֗ם זָכ֞וֹר אֶת־הַיּ֤וֹם הַזֶּה֙ אֲשֶׁ֨ר יְצָאתֶ֤ם מִמִּצְרַ֨יִם֙ מִבֵּ֣ית עֲבָדִ֔ים כִּ֚י בְּחֹ֣זֶק יָ֔ד הוֹצִ֧יא יְהֹוָ֛ה אֶתְכֶ֖ם מִזֶּ֑ה וְלֹ֥א יֵאָכֵ֖ל חָמֵֽץ
Ve Musa halka dedi: 'Mısır'dan, köleler evinden çıktığınız bu günü hatırlayın; çünkü Yahve sizi buradan el gücüyle çıkardı ve mayalı yenmeyecek.'
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 8:1
·
Tevrat
בָּעֵ֣ת הַהִ֣יא נְאֻם־יְהוָ֡ה יוֹצִ֣יאוּ אֶת־עַצְמ֣וֹת מַלְכֵֽי־יְהוּדָ֣ה וְאֶת־עַצְמוֹת־שָׂרָיו֩ וְאֶת־עַצְמ֨וֹת הַכֹּהֲנִ֜ים וְאֵ֣ת עַצְמ֣וֹת הַנְּבִיאִ֗ים וְאֵ֛ת עַצְמ֥וֹת יוֹשְׁבֵֽי־יְרוּשָׁלִָ֖ם מִקִּבְרֵיהֶֽם
O zamanda, Yahve'nin bildirisidir, Yahuda krallarının kemiklerini ve önderlerinin kemiklerini ve kâhinlerin kemiklerini ve peygamberlerin kemiklerini ve Yeruşalim'de oturanların kemiklerini mezarlarından çıkaracaklar.
2. Tarihler 1:17
·
Tevrat
וַֽ֠יַּעֲלוּ וַיּוֹצִ֨יאוּ מִמִּצְרַ֤יִם מֶרְכָּבָה֙ בְּשֵׁ֣שׁ מֵא֣וֹת כֶּ֔סֶף וְס֖וּס בַּחֲמִשִּׁ֣ים וּמֵאָ֑ה וְ֠כֵן לְכָל־מַלְכֵ֧י הַֽחִתִּ֛ים וּמַלְכֵ֥י אֲרָ֖ם בְּיָדָ֥ם יוֹצִֽיאוּ
Mısır'dan bir savaş arabasını altı yüz gümüşe, bir atı yüz elli gümüşe çıkarıp getirdiler; ve böylece Hititlerin bütün krallarına ve Aram krallarına onların elleriyle çıkarırlardı.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 19:24
·
Tevrat
הִנֵּה֩ בִתִּ֨י הַבְּתוּלָ֜ה וּפִֽילַגְשֵׁ֗הוּ אוֹצִֽיאָה־נָּ֤א אוֹתָם֙ וְעַנּ֣וּ אוֹתָ֔ם וַעֲשׂ֣וּ לָהֶ֔ם הַטּ֖וֹב בְּעֵינֵיכֶ֑ם וְלָאִ֤ישׁ הַזֶּה֙ לֹ֣א תַעֲשׂ֔וּ דְּבַ֖ר הַנְּבָלָ֥ה הַזֹּֽאת
İşte bakire kızım ve onun cariyesi; lütfen onları dışarı çıkarayım, onları alçaltın ve gözlerinizde iyi olanı onlara yapın; ama bu adama bu alçaklık işini yapmayın.
Yaratılış 19:8
·
Tevrat
הִנֵּה־נָ֨א לִ֜י שְׁתֵּ֣י בָנ֗וֹת אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־יָדְעוּ֙ אִ֔ישׁ אוֹצִֽיאָה־נָּ֤א אֶתְהֶן֙ אֲלֵיכֶ֔ם וַעֲשׂ֣וּ לָהֶ֔ן כַּטּ֖וֹב בְּעֵינֵיכֶ֑ם רַ֠ק לָֽאֲנָשִׁ֤ים הָאֵל֙ אַל־תַּעֲשׂ֣וּ דָבָ֔ר כִּֽי־עַל־כֵּ֥ן בָּ֖אוּ בְּצֵ֥ל קֹרָתִֽי
İşte, adam bilmeyen iki kızım var; lütfen onları size çıkarayım ve onlara gözlerinizde iyi olanı yapın; sadece bu adamlara bir şey yapmayın, çünkü bu yüzden çatımın gölgesine geldiler.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 27:3
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ שָׂא־נָ֣א כֵלֶ֔יךָ תֶּלְיְךָ֖ וְקַשְׁתֶּ֑ךָ וְצֵא֙ הַשָּׂדֶ֔ה וְצ֥וּדָה לִּ֖י צָֽיִד
'Ve şimdi lütfen takımlarını, ok kılıfını ve yayını al, kıra çık ve benim için av avla.'
Mısır'dan Çıkış 17:9
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֤ה אֶל־יְהוֹשֻׁ֨עַ֙ בְּחַר־לָ֣נוּ אֲנָשִׁ֔ים וְצֵ֖א הִלָּחֵ֣ם בַּעֲמָלֵ֑ק מָחָ֗ר אָנֹכִ֤י נִצָּב֙ עַל־רֹ֣אשׁ הַגִּבְעָ֔ה וּמַטֵּ֥ה הָאֱלֹהִ֖ים בְּיָדִֽי
Bunun üzerine Musa Yeşu'ya dedi: 'Bizim için adamlar seç ve çık, Amalek ile savaş; yarın ben tepenin başı üzerinde duruyorum ve Tanrı'nın değneği elimdedir.'
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 7:19
·
Tevrat
הַמַּסֹּ֨ת הַגְּדֹלֹ֜ת אֲשֶׁר־רָא֣וּ עֵינֶ֗יךָ וְהָאֹתֹ֤ת וְהַמֹּֽפְתִים֙ וְהַיָּ֤ד הַחֲזָקָה֙ וְהַזְּרֹ֣עַ הַנְּטוּיָ֔ה אֲשֶׁ֥ר הוֹצִֽאֲךָ֖ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ כֵּֽן־יַעֲשֶׂ֞ה יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֨יךָ֙ לְכָל־הָ֣עַמִּ֔ים אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה יָרֵ֖א מִפְּנֵיהֶֽם
Gözlerinin gördüğü büyük sınamaları, belirtileri, harikaları, Tanrın Yahve'nin seni çıkardığı güçlü eli ve uzatılmış kolu; Tanrın Yahve yüzlerinden korktuğun bütün halklara böyle yapacaktır.
Mısır'dan Çıkış 13:9
·
Tevrat
וְהָיָה֩ לְךָ֨ לְא֜וֹת עַל־יָדְךָ֗ וּלְזִכָּרוֹן֙ בֵּ֣ין עֵינֶ֔יךָ לְמַ֗עַן תִּהְיֶ֛ה תּוֹרַ֥ת יְהוָ֖ה בְּפִ֑יךָ כִּ֚י בְּיָ֣ד חֲזָקָ֔ה הוֹצִֽאֲךָ֥ יְהֹוָ֖ה מִמִּצְרָֽיִם
Ve Yahve'nin yasası ağzında olsun diye, elinin üzerinde senin için bir işaret ve gözlerinin arasında bir anı olacak; çünkü Yahve seni Mısır'dan güçlü bir elle çıkardı.
Örnek Ayetler (2)
Zekeriya 5:9
·
Tevrat
וָאֶשָּׂ֨א עֵינַ֜י וָאֵ֗רֶא וְהִנֵּה֩ שְׁתַּ֨יִם נָשִׁ֤ים יֽוֹצְאוֹת֙ וְר֣וּחַ בְּכַנְפֵיהֶ֔ם וְלָהֵ֥נָּה כְנָפַ֖יִם כְּכַנְפֵ֣י הַחֲסִידָ֑ה וַתִּשֶּׂ֨אנָה֙ אֶת־הָ֣אֵיפָ֔ה בֵּ֥ין הָאָ֖רֶץ וּבֵ֥ין הַשָּׁמָֽיִם
Gözlerimi kaldırdım ve gördüm, ve işte iki kadın çıkıyorlar ve onların kanatlarında rüzgar vardı, ve onların leyleğin kanatları gibi kanatları vardı; ve efayı (~22 litre) yerin ve göklerin arasına kaldırdılar.
Zekeriya 6:5
·
Tevrat
וַיַּ֥עַן הַמַּלְאָ֖ךְ וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֑י אֵ֗לֶּה אַרְבַּע֙ רֻח֣וֹת הַשָּׁמַ֔יִם יוֹצְא֕וֹת מֵֽהִתְיַצֵּ֖ב עַל־אֲד֥וֹן כָּל־הָאָֽרֶץ
Elçi yanıtladı ve bana dedi: 'Bunlar bütün yerin Efendisinin yanında durmaktan çıkan göklerin dört ruhudur.'
Örnek Ayetler (2)
Nehemya 2:13
·
Tevrat
וָאֵצְאָ֨ה בְשַֽׁעַר־הַגַּ֜יא לַ֗יְלָה וְאֶל־פְּנֵי֙ עֵ֣ין הַתַּנִּ֔ין וְאֶל־שַׁ֖עַר הָאַשְׁפֹּ֑ת וָאֱהִ֨י שֹׂבֵ֜ר בְּחוֹמֹ֤ת יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ אֲשֶׁר־הֵ֣ם פְּרוּצִ֔ים וּשְׁעָרֶ֖יהָ אֻכְּל֥וּ בָאֵֽשׁ
Gece Vadi Kapısı'ndan, Canavar Pınarı'nın önüne ve Çöplük Kapısı'na çıktım; Yeruşalim'in yıkık olan duvarlarını ve ateşle tüketilmiş kapılarını inceliyordum.
2. Tarihler 1:10
·
Tevrat
עַתָּ֗ה חָכְמָ֤ה וּמַדָּע֙ תֶּן־לִ֔י וְאֵֽצְאָ֛ה לִפְנֵ֥י הָֽעָם־הַזֶּ֖ה וְאָב֑וֹאָה כִּֽי־מִ֣י יִשְׁפֹּ֔ט אֶת־עַמְּךָ֥ הַזֶּ֖ה הַגָּדֽוֹל
Şimdi bana bilgelik ve bilgi ver, bu halkın önüne çıkayım ve gireyim; çünkü senin bu büyük halkını kim yargılayabilir?
Örnek Ayetler (2)
Mısır'dan Çıkış 4:6
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ יְהוָ֨ה ל֜וֹ ע֗וֹד הָֽבֵא־נָ֤א יָֽדְךָ֙ בְּחֵיקֶ֔ךָ וַיָּבֵ֥א יָד֖וֹ בְּחֵיק֑וֹ וַיּ֣וֹצִאָ֔הּ וְהִנֵּ֥ה יָד֖וֹ מְצֹרַ֥עַת כַּשָּֽׁלֶג
Yahve ona yine dedi: 'Lütfen elini koynuna koy.' Ve elini koynuna koydu; onu çıkardı ve işte eli kar gibi cüzzamlıydı.
Mısır'dan Çıkış 4:7
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר הָשֵׁ֤ב יָֽדְךָ֙ אֶל־חֵיקֶ֔ךָ וַיָּ֥שֶׁב יָד֖וֹ אֶל־חֵיק֑וֹ וַיּֽוֹצִאָהּ֙ מֵֽחֵיק֔וֹ וְהִנֵּה־שָׁ֖בָה כִּבְשָׂרֽוֹ
Dedi ki: 'Elini koynuna geri koy.' Ve elini koynuna geri koydu; onu koynundan çıkardı ve işte eti gibi dönmüştü.