1143
Kullanım
8
Lemma
198
Türev
194
Anlam
8 lemma, 198 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וַיֵּצֵא Lemma | va-yyetse | ve çıktı, çıkmak, ayrılmak, ilerlemek | Fiil | 194 | ||
יֹצֵא | yotse | çıkan, çıkmak, ayrılmak, ilerlemek | Fiil | 148 | ||
יָצְאוּ | yatsu | çıktılar, çıkmak, ayrılmak, ilerlemek | Fiil | 62 | ||
וַיֵּצְאוּ | va-yyetse'u | ve dışarı çıktılar, dışarı çıkmak, ilerlemek, doğmak | Fiil | 57 | ||
תֵצֵא | tetse | çıkacaksın, çıkmak, ilerlemek, doğmak | Fiil | 39 | ||
הוֹצִיא | hotsi | çıkardı, çıkarmak, dışarı getirmek | Fiil | 19 | ||
Örnek Ayetler (5 / 19) Hezekiel 11:7 · Tevrat לָכֵ֗ן כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ חַלְלֵיכֶם֙ אֲשֶׁ֣ר שַׂמְתֶּ֣ם בְּתוֹכָ֔הּ הֵ֥מָּה הַבָּשָׂ֖ר וְהִ֣יא הַסִּ֑יר וְאֶתְכֶ֖ם הוֹצִ֥יא מִתּוֹכָֽהּ Bu nedenle Efendi Yahve şöyle dedi: 'İçine koyduğunuz öldürülenleriniz, onlar ettir ve o tenceredir; ve sizi içinden çıkaracağım.' Hezekiel 46:20 · Tevrat וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י זֶ֣ה הַמָּק֗וֹם אֲשֶׁ֤ר יְבַשְּׁלוּ־שָׁם֙ הַכֹּ֣הֲנִ֔ים אֶת־הָאָשָׁ֖ם וְאֶת־הַחַטָּ֑את אֲשֶׁ֤ר יֹאפוּ֙ אֶת־הַמִּנְחָ֔ה לְבִלְתִּ֥י הוֹצִ֛יא אֶל־הֶחָצֵ֥ר הַחִֽיצוֹנָ֖ה לְקַדֵּ֥שׁ אֶת־הָעָֽם Ve bana dedi: Kâhinlerin suç sunusunu ve günah sunusunu orada haşlayacakları, sunuyu pişirecekleri yer budur; halkı kutsal kılmamak için dış avluya çıkarmamak için. 2. Samuel 12:30 · Tevrat וַיִּקַּ֣ח אֶת־עֲטֶֽרֶת־מַלְכָּם֩ מֵעַ֨ל רֹאשׁ֜וֹ וּמִשְׁקָלָ֨הּ כִּכַּ֤ר זָהָב֙ וְאֶ֣בֶן יְקָרָ֔ה וַתְּהִ֖י עַל־רֹ֣אשׁ דָּוִ֑ד וּשְׁלַ֥ל הָעִ֛יר הוֹצִ֖יא הַרְבֵּ֥ה מְאֹֽד Krallarının tacını başının üzerinden aldı; onun ağırlığı bir talant altın ve değerli taştı ve Davut'un başına oldu. Şehrin ganimetini de çok fazlasıyla çıkardı. 2. Samuel 12:31 · Tevrat וְאֶת־הָעָ֨ם אֲשֶׁר־בָּ֜הּ הוֹצִ֗יא וַיָּ֣שֶׂם בַּ֠מְּגֵרָה וּבַחֲרִצֵ֨י הַבַּרְזֶ֜ל וּֽבְמַגְזְרֹ֣ת הַבַּרְזֶ֗ל וְהֶעֱבִ֤יר אוֹתָם֙ בַּמַּלְבֵּ֔ן וְכֵ֣ן יַעֲשֶׂ֔ה לְכֹ֖ל עָרֵ֣י בְנֵֽי־עַמּ֑וֹן וַיָּ֧שָׁב דָּוִ֛ד וְכָל־הָעָ֖ם יְרוּשָׁלִָֽם İçindeki halkı çıkardı ve onları testereye, demir tırmıklara ve demir baltalara koydu; onları tuğla ocağından geçirdi. Ammon oğullarının bütün şehirlerine böyle yapardı. Sonra Davut ve bütün halk Yeruşalim'e döndü. Yeremya 51:10 · Tevrat הוֹצִ֥יא יְהוָ֖ה אֶת־צִדְקֹתֵ֑ינוּ בֹּ֚אוּ וּנְסַפְּרָ֣ה בְצִיּ֔וֹן אֶֽת־מַעֲשֵׂ֖ה יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ Yahve doğruluklarımızı çıkardı; gelin ve Siyon'da Tanrımız Yahve'nin işini anlatalım. | ||||||
וַתֵּצֵא | va-ttetse | ve çıktı, çıkmak, ayrılmak, ilerlemek | Fiil | 17 | ||
הוֹצֵאתִי | hotseti | çıkardım, çıkarmak, dışarı getirmek, üretmek | Fiil | 16 | ||
צֵא | tse | çık, çıkmak, ayrılmak, ilerlemek | Fiil | 15 | ||
וַיּוֹצֵא | va-yyotse | ve çıkardı, çıkarmak, dışarı getirmek, üretmek | Fiil | 15 | ||
לְהוֹצִיא | lehotsi | çıkarmak, çıkarmak, dışarı getirmek, üretmek | Fiil | 14 | ||
אֵצֵא | etse | çıkacağım, çıkmak, ayrılmak, ilerlemek | Fiil | 13 | ||
צְּאוּ | tse'u | çıkın, çıkmak, dışarı gitmek, ilerlemek | Fiil | 13 | ||
יָצְאָה | yats'a | çıktı, çıkmak, ayrılmak, ilerlemek | Fiil | 12 | ||
לְצֵאת | le-tset | çıkmak için, çıkmak, ayrılmak, ilerlemek | Fiil | 12 | ||
יוֹצֵא | yotse | çıkan, çıkmak, dışarı gitmek, ilerlemek | Fiil | 12 | ||
הַיֹּֽצְאִים | ha-yyotse'im | çıkanlar, çıkmak, ilerlemek, doğmak | Fiil | 12 | ||
יָצָאתָ | yasata | çıktın, çıkmak, ilerlemek, doğmak | Fiil | 11 | ||
יֹצְאֵי | yotse'ey | çıkanların, çıkmak, ilerlemek, doğmak | Fiil | 10 | ||
יֹצְאִים | yots'im | çıkanlar, çıkmak, ayrılmak, dışarı gitmek | Fiil | 9 | ||
Örnek Ayetler (5 / 194)
Hakimler 3:10
·
Tevrat
וַתְּהִ֨י עָלָ֥יו רֽוּחַ־יְהוָה֮ וַיִּשְׁפֹּ֣ט אֶת־יִשְׂרָאֵל֒ וַיֵּצֵא֙ לַמִּלְחָמָ֔ה וַיִּתֵּ֤ן יְהוָה֙ בְּיָד֔וֹ אֶת־כּוּשַׁ֥ן רִשְׁעָתַ֖יִם מֶ֣לֶךְ אֲרָ֑ם וַתָּ֣עָז יָד֔וֹ עַ֖ל כּוּשַׁ֥ן רִשְׁעָתָֽיִם
Ve Yahve'nin Ruhu onun üzerindeydi ve İsrail'i yargıladı; ve savaşa çıktı ve Yahve Aram kralı Kuşan-Rişatayim'i onun eline verdi; ve onun eli Kuşan-Rişatayim'in üzerinde güçlendi.
Hakimler 3:22
·
Tevrat
וַיָּבֹ֨א גַֽם־הַנִּצָּ֜ב אַחַ֣ר הַלַּ֗הַב וַיִּסְגֹּ֤ר הַחֵ֨לֶב֙ בְּעַ֣ד הַלַּ֔הַב כִּ֣י לֹ֥א שָׁלַ֛ף הַחֶ֖רֶב מִבִּטְנ֑וֹ וַיֵּצֵ֖א הַֽפַּרְשְׁדֹֽנָה
Ve namlunun ardından kabza da girdi ve yağ namlunun üzerini kapattı; çünkü kılıcı onun karnından çekmedi ve o arkadan çıktı.
Hakimler 3:23
·
Tevrat
וַיֵּצֵ֥א אֵה֖וּד הַֽמִּסְדְּר֑וֹנָה וַיִּסְגֹּ֞ר דַּלְת֧וֹת הָעַלִיָּ֛ה בַּעֲד֖וֹ וְנָעָֽל
Ve Ehud sundurmaya çıktı; ve üst odanın kapılarını onun üzerine kapattı ve kilitledi.
Hakimler 9:35
·
Tevrat
וַיֵּצֵא֙ גַּ֣עַל בֶּן־עֶ֔בֶד וַיַּעֲמֹ֕ד פֶּ֖תַח שַׁ֣עַר הָעִ֑יר וַיָּ֧קָם אֲבִימֶ֛לֶךְ וְהָעָ֥ם אֲשֶׁר־אִתּ֖וֹ מִן־הַמַּאְרָֽב
Eved oğlu Gaal çıktı, ve şehrin kapısının girişinde durdu; ve Abimelek ile onunla olan halk pusudan kalktılar.
Hakimler 9:39
·
Tevrat
וַיֵּ֣צֵא גַ֔עַל לִפְנֵ֖י בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֑ם וַיִּלָּ֖חֶם בַּאֲבִימֶֽלֶךְ
Gaal, Şekem efendilerinin önünde çıktı ve Abimelek ile savaştı.
Örnek Ayetler (5 / 148)
Hakimler 3:24
·
Tevrat
וְה֤וּא יָצָא֙ וַעֲבָדָ֣יו בָּ֔אוּ וַיִּרְא֕וּ וְהִנֵּ֛ה דַּלְת֥וֹת הָעֲלִיָּ֖ה נְעֻל֑וֹת וַיֹּ֣אמְר֔וּ אַ֣ךְ מֵסִ֥יךְ ה֛וּא אֶת־רַגְלָ֖יו בַּחֲדַ֥ר הַמְּקֵרָֽה
Ve o çıktıktan sonra kulları geldiler ve gördüler; ve işte, üst odanın kapıları kilitliydi. Ve dediler: 'Kesinlikle o serin odada ayaklarını örtüyor.'
Hakimler 4:14
·
Tevrat
וַתֹּאמֶר֩ דְּבֹרָ֨ה אֶל־בָּרָ֜ק ק֗וּם כִּ֣י זֶ֤ה הַיּוֹם֙ אֲשֶׁר֩ נָתַ֨ן יְהוָ֤ה אֶת־סִֽיסְרָא֙ בְּיָדֶ֔ךָ הֲלֹ֥א יְהוָ֖ה יָצָ֣א לְפָנֶ֑יךָ וַיֵּ֤רֶד בָּרָק֙ מֵהַ֣ר תָּב֔וֹר וַעֲשֶׂ֧רֶת אֲלָפִ֛ים אִ֖ישׁ אַחֲרָֽיו
Ve Debora Barak'a dedi: 'Kalk, çünkü Yahve'nin Sisera'yı senin eline verdiği gün bugündür. Yahve senin önünden çıkmadı mı?' Ve Barak Tavor dağından indi ve on bin adam onun ardındaydı.
Hakimler 9:43
·
Tevrat
וַיִּקַּ֣ח אֶת־הָעָ֗ם וַֽיֶּחֱצֵם֙ לִשְׁלֹשָׁ֣ה רָאשִׁ֔ים וַיֶּאֱרֹ֖ב בַּשָּׂדֶ֑ה וַיַּ֗רְא וְהִנֵּ֤ה הָעָם֙ יֹצֵ֣א מִן־הָעִ֔יר וַיָּ֥קָם עֲלֵיהֶ֖ם וַיַּכֵּֽם
Halkı aldı ve onları üç bölüğe böldü ve kırda pusu kurdu; ve gördü, ve işte halk şehirden çıkıyor, onların üzerine kalktı ve onları vurdu.
Hakimler 11:31
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה הַיּוֹצֵ֗א אֲשֶׁ֨ר יֵצֵ֜א מִדַּלְתֵ֤י בֵיתִי֙ לִקְרָאתִ֔י בְּשׁוּבִ֥י בְשָׁל֖וֹם מִבְּנֵ֣י עַמּ֑וֹן וְהָיָה֙ לַֽיהוָ֔ה וְהַעֲלִיתִ֖הוּ עוֹלָֽה
Ammon oğullarından esenlikle döndüğümde, beni karşılamaya evimin kapılarından çıkan, Yahve'nin olacak ve onu yakmalık sunu olarak sunacağım.'
Hakimler 11:36
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו אָבִי֙ פָּצִ֤יתָה אֶת־פִּ֨יךָ֙ אֶל־יְהוָ֔ה עֲשֵׂ֣ה לִ֔י כַּאֲשֶׁ֖ר יָצָ֣א מִפִּ֑יךָ אַחֲרֵ֡י אֲשֶׁ֣ר עָשָׂה֩ לְךָ֙ יְהוָ֧ה נְקָמ֛וֹת מֵאֹיְבֶ֖יךָ מִבְּנֵ֥י עַמּֽוֹן
Ve ona dedi: 'Babam, Yahve'ye ağzını açtın; Yahve düşmanlarından, Ammon oğullarından senin için öç aldıktan sonra, ağzından çıkan gibi bana yap.'
Örnek Ayetler (5 / 62)
Hakimler 2:15
·
Tevrat
בְּכֹ֣ל אֲשֶׁ֣ר יָצְא֗וּ יַד־יְהוָה֙ הָיְתָה־בָּ֣ם לְרָעָ֔ה כַּֽאֲשֶׁר֙ דִּבֶּ֣ר יְהוָ֔ה וְכַאֲשֶׁ֛ר נִשְׁבַּ֥ע יְהוָ֖ה לָהֶ֑ם וַיֵּ֥צֶר לָהֶ֖ם מְאֹֽד
Yahve'nin konuştuğu gibi ve Yahve'nin onlara yemin ettiği gibi, her çıktıkları yerde Yahve'nin eli kötülük için onlara karşıydı; böylece onlara çok sıkıntı oldu.
Hakimler 21:21
·
Tevrat
וּרְאִיתֶ֗ם וְ֠הִנֵּה אִם־יֵ֨צְא֥וּ בְנוֹת־שִׁילוֹ֮ לָח֣וּל בַּמְּחֹלוֹת֒ וִֽיצָאתֶם֙ מִן־הַכְּרָמִ֔ים וַחֲטַפְתֶּ֥ם לָכֶ֛ם אִ֥ישׁ אִשְׁתּ֖וֹ מִבְּנ֣וֹת שִׁיל֑וֹ וַהֲלַכְתֶּ֖ם אֶ֥רֶץ בִּנְיָמִֽן
Ve göreceksiniz, ve işte eğer Şilo kızları danslarla oynamaya çıkarlarsa, bağlardan çıkacaksınız ve her adam Şilo kızlarından kendine karısını kapacak ve Bünyamin diyarına gideceksiniz.
Hezekiel 15:7
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֤י אֶת־פָּנַי֙ בָּהֶ֔ם מֵהָאֵ֣שׁ יָצָ֔אוּ וְהָאֵ֖שׁ תֹּֽאכְלֵ֑ם וִֽידַעְתֶּם֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה בְּשׂוּמִ֥י אֶת־פָּנַ֖י בָּהֶֽם
Ve yüzümü onlara karşı koyacağım; ateşten çıktılar ve ateş onları yiyecek; ve yüzümü onlara karşı koyduğumda benim Yahve olduğumu bileceksiniz.
Hezekiel 21:24
·
Tevrat
וְאַתָּ֨ה בֶן־אָדָ֜ם שִׂים־לְךָ֣ שְׁנַ֣יִם דְּרָכִ֗ים לָבוֹא֙ חֶ֣רֶב מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֔ל מֵאֶ֥רֶץ אֶחָ֖ד יֵצְא֣וּ שְׁנֵיהֶ֑ם וְיָ֣ד בָּרֵ֔א בְּרֹ֥אשׁ דֶּֽרֶךְ־עִ֖יר בָּרֵֽא
Ve sen insanoğlu, Babil kralının kılıcının gelmesi için kendine iki yol belirle; ikisi bir diyardan çıksın ve bir işaret oy, şehir yolunun başında oy.
Hezekiel 30:9
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא יֵצְא֨וּ מַלְאָכִ֤ים מִלְּפָנַי֙ בַּצִּ֔ים לְהַחֲרִ֖יד אֶת־כּ֣וּשׁ בֶּ֑טַח וְהָיְתָ֨ה חַלְחָלָ֤ה בָהֶם֙ בְּי֣וֹם מִצְרַ֔יִם כִּ֥י הִנֵּ֖ה בָּאָֽה
O gün güvende olan Kuş'u titretmek için gemilerle önümden elçiler çıkacak; ve Mısır'ın gününde onlarda titreme olacak, çünkü işte geliyor.
Örnek Ayetler (5 / 57)
Hakimler 3:19
·
Tevrat
וְה֣וּא שָׁ֗ב מִן־הַפְּסִילִים֙ אֲשֶׁ֣ר אֶת־הַגִּלְגָּ֔ל וַיֹּ֕אמֶר דְּבַר־סֵ֥תֶר לִ֛י אֵלֶ֖יךָ הַמֶּ֑לֶךְ וַיֹּ֣אמֶר הָ֔ס וַיֵּֽצְאוּ֙ מֵֽעָלָ֔יו כָּל־הָעֹמְדִ֖ים עָלָֽיו
Fakat kendisi Gilgal'daki putlardan geri döndü ve dedi: 'Ey kral, sana gizli sözüm var.' Ve o dedi: 'Sessiz ol.' Ve onun üzerinde duranların hepsi onun yanından çıktılar.
Hakimler 9:27
·
Tevrat
וַיֵּצְא֨וּ הַשָּׂדֶ֜ה וַֽיִּבְצְר֤וּ אֶת־כַּרְמֵיהֶם֙ וַֽיִּדְרְכ֔וּ וַֽיַּעֲשׂ֖וּ הִלּוּלִ֑ים וַיָּבֹ֨אוּ֙ בֵּ֣ית אֱֽלֹֽהֵיהֶ֔ם וַיֹּֽאכְלוּ֙ וַיִּשְׁתּ֔וּ וַֽיְקַלְל֖וּ אֶת־אֲבִימֶֽלֶךְ
Tarlaya çıktılar, ve bağlarını bozdular, ve üzümleri çiğnediler, ve şenlikler yaptılar; ve ilahlarının evine girdiler, ve yiyip içtiler, ve Abimelek'e lanet ettiler.
Hakimler 11:3
·
Tevrat
וַיִּבְרַ֤ח יִפְתָּח֙ מִפְּנֵ֣י אֶחָ֔יו וַיֵּ֖שֶׁב בְּאֶ֣רֶץ ט֑וֹב וַיִּֽתְלַקְּט֤וּ אֶל־יִפְתָּח֙ אֲנָשִׁ֣ים רֵיקִ֔ים וַיֵּצְא֖וּ עִמּֽוֹ
Yiftah kardeşlerinin önünden kaçtı ve Tov diyarında oturdu; boş adamlar Yiftah'a toplandılar ve onunla çıktılar.
Hakimler 15:19
·
Tevrat
וַיִּבְקַ֨ע אֱלֹהִ֜ים אֶת־הַמַּכְתֵּ֣שׁ אֲשֶׁר־בַּלֶּ֗חִי וַיֵּצְא֨וּ מִמֶּ֤נּוּ מַ֨יִם֙ וַיֵּ֔שְׁתְּ וַתָּ֥שָׁב רוּח֖וֹ וַיֶּ֑חִי עַל־כֵּ֣ן קָרָ֣א שְׁמָ֗הּ עֵ֤ין הַקּוֹרֵא֙ אֲשֶׁ֣ר בַּלֶּ֔חִי עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Tanrı Lehi'deki çukuru yardı ve ondan su çıktı. İçti, ruhu döndü ve yaşadı. Bu yüzden onun adını Eyn Hakkore koydu ki bu bugüne kadar Lehi'dedir.
Hakimler 20:1
·
Tevrat
וַיֵּצְאוּ֮ כָּל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ וַתִּקָּהֵ֨ל הָעֵדָ֜ה כְּאִ֣ישׁ אֶחָ֗ד לְמִדָּן֙ וְעַד־בְּאֵ֣ר שֶׁ֔בַע וְאֶ֖רֶץ הַגִּלְעָ֑ד אֶל־יְהוָ֖ה הַמִּצְפָּֽה
Bütün İsrailoğulları çıktı ve topluluk Dan'dan Beer-Şeva'ya ve Gilat diyarına kadar tek bir adam gibi Mispa'da Yahve'ye toplandı.
Örnek Ayetler (5 / 39)
Hakimler 9:15
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הָאָטָד֮ אֶל־הָעֵצִים֒ אִ֡ם בֶּאֱמֶ֣ת אַתֶּם֩ מֹשְׁחִ֨ים אֹתִ֤י לְמֶ֨לֶךְ֙ עֲלֵיכֶ֔ם בֹּ֖אוּ חֲס֣וּ בְצִלִּ֑י וְאִם־אַ֕יִן תֵּ֤צֵא אֵשׁ֙ מִן־הָ֣אָטָ֔ד וְתֹאכַ֖ל אֶת־אַרְזֵ֥י הַלְּבָנֽוֹן
Karaçalı ağaçlara dedi: 'Eğer beni gerçekten üzerinize kral olarak meshediyorsanız, gelin gölgeme sığının; ama eğer değilse, karaçalıdan ateş çıksın ve Lübnan sedirlerini yiyip bitirsin.'
Hakimler 9:20
·
Tevrat
וְאִם־אַ֕יִן תֵּ֤צֵא אֵשׁ֙ מֵאֲבִימֶ֔לֶךְ וְתֹאכַ֛ל אֶת־בַּעֲלֵ֥י שְׁכֶ֖ם וְאֶת־בֵּ֣ית מִלּ֑וֹא וְתֵצֵ֨א אֵ֜שׁ מִבַּעֲלֵ֤י שְׁכֶם֙ וּמִבֵּ֣ית מִלּ֔וֹא וְתֹאכַ֖ל אֶת־אֲבִימֶֽלֶךְ
Ama eğer değilse, Abimelek'ten ateş çıksın, ve Şekem'in sahiplerini ve Millo evini yiyip bitirsin; ve Şekem'in sahiplerinden ve Millo evinden ateş çıksın, ve Abimelek'i yiyip bitirsin.
Hezekiel 3:25
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם הִנֵּ֨ה נָתְנ֤וּ עָלֶ֨יךָ֙ עֲבוֹתִ֔ים וַאֲסָר֖וּךָ בָּהֶ֑ם וְלֹ֥א תֵצֵ֖א בְּתוֹכָֽם
Ve sen, insanoğlu, işte üzerine ipler koydular ve onlarla seni bağladılar; ve onların arasına çıkmayacaksın.
Hezekiel 5:4
·
Tevrat
וּמֵהֶם֙ ע֣וֹד תִּקָּ֔ח וְהִשְׁלַכְתָּ֤ אוֹתָם֙ אֶל־תּ֣וֹךְ הָאֵ֔שׁ וְשָׂרַפְתָּ֥ אֹתָ֖ם בָּאֵ֑שׁ מִמֶּ֥נּוּ תֵצֵא־אֵ֖שׁ אֶל־כָּל־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Ve onlardan daha alacaksın ve onları ateşin içine atacaksın ve onları ateşte yakacaksın; ondan bütün İsrail evine ateş çıkacak.
Hezekiel 12:4
·
Tevrat
וְהוֹצֵאתָ֨ כֵלֶ֜יךָ כִּכְלֵ֥י גוֹלָ֛ה יוֹמָ֖ם לְעֵֽינֵיהֶ֑ם וְאַתָּ֗ה תֵּצֵ֤א בָעֶ֨רֶב֙ לְעֵ֣ינֵיהֶ֔ם כְּמוֹצָאֵ֖י גּוֹלָֽה
Ve eşyalarını sürgün eşyaları gibi gündüzün onların gözleri önünde çıkaracaksın; ve sen akşamleyin onların gözleri önünde sürgüne çıkanlar gibi çıkacaksın.
Örnek Ayetler (5 / 19)
Hezekiel 11:7
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ חַלְלֵיכֶם֙ אֲשֶׁ֣ר שַׂמְתֶּ֣ם בְּתוֹכָ֔הּ הֵ֥מָּה הַבָּשָׂ֖ר וְהִ֣יא הַסִּ֑יר וְאֶתְכֶ֖ם הוֹצִ֥יא מִתּוֹכָֽהּ
Bu nedenle Efendi Yahve şöyle dedi: 'İçine koyduğunuz öldürülenleriniz, onlar ettir ve o tenceredir; ve sizi içinden çıkaracağım.'
Hezekiel 46:20
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י זֶ֣ה הַמָּק֗וֹם אֲשֶׁ֤ר יְבַשְּׁלוּ־שָׁם֙ הַכֹּ֣הֲנִ֔ים אֶת־הָאָשָׁ֖ם וְאֶת־הַחַטָּ֑את אֲשֶׁ֤ר יֹאפוּ֙ אֶת־הַמִּנְחָ֔ה לְבִלְתִּ֥י הוֹצִ֛יא אֶל־הֶחָצֵ֥ר הַחִֽיצוֹנָ֖ה לְקַדֵּ֥שׁ אֶת־הָעָֽם
Ve bana dedi: Kâhinlerin suç sunusunu ve günah sunusunu orada haşlayacakları, sunuyu pişirecekleri yer budur; halkı kutsal kılmamak için dış avluya çıkarmamak için.
2. Samuel 12:30
·
Tevrat
וַיִּקַּ֣ח אֶת־עֲטֶֽרֶת־מַלְכָּם֩ מֵעַ֨ל רֹאשׁ֜וֹ וּמִשְׁקָלָ֨הּ כִּכַּ֤ר זָהָב֙ וְאֶ֣בֶן יְקָרָ֔ה וַתְּהִ֖י עַל־רֹ֣אשׁ דָּוִ֑ד וּשְׁלַ֥ל הָעִ֛יר הוֹצִ֖יא הַרְבֵּ֥ה מְאֹֽד
Krallarının tacını başının üzerinden aldı; onun ağırlığı bir talant altın ve değerli taştı ve Davut'un başına oldu. Şehrin ganimetini de çok fazlasıyla çıkardı.
2. Samuel 12:31
·
Tevrat
וְאֶת־הָעָ֨ם אֲשֶׁר־בָּ֜הּ הוֹצִ֗יא וַיָּ֣שֶׂם בַּ֠מְּגֵרָה וּבַחֲרִצֵ֨י הַבַּרְזֶ֜ל וּֽבְמַגְזְרֹ֣ת הַבַּרְזֶ֗ל וְהֶעֱבִ֤יר אוֹתָם֙ בַּמַּלְבֵּ֔ן וְכֵ֣ן יַעֲשֶׂ֔ה לְכֹ֖ל עָרֵ֣י בְנֵֽי־עַמּ֑וֹן וַיָּ֧שָׁב דָּוִ֛ד וְכָל־הָעָ֖ם יְרוּשָׁלִָֽם
İçindeki halkı çıkardı ve onları testereye, demir tırmıklara ve demir baltalara koydu; onları tuğla ocağından geçirdi. Ammon oğullarının bütün şehirlerine böyle yapardı. Sonra Davut ve bütün halk Yeruşalim'e döndü.
Yeremya 51:10
·
Tevrat
הוֹצִ֥יא יְהוָ֖ה אֶת־צִדְקֹתֵ֑ינוּ בֹּ֚אוּ וּנְסַפְּרָ֣ה בְצִיּ֔וֹן אֶֽת־מַעֲשֵׂ֖ה יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ
Yahve doğruluklarımızı çıkardı; gelin ve Siyon'da Tanrımız Yahve'nin işini anlatalım.
Örnek Ayetler (5 / 17)
Hakimler 4:18
·
Tevrat
וַתֵּצֵ֣א יָעֵל֮ לִקְרַ֣את סִֽיסְרָא֒ וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו סוּרָ֧ה אֲדֹנִ֛י סוּרָ֥ה אֵלַ֖י אַל־תִּירָ֑א וַיָּ֤סַר אֵלֶ֨יהָ֙ הָאֹ֔הֱלָה וַתְּכַסֵּ֖הוּ בַּשְּׂמִיכָֽה
Yael Sisera'yı karşılamaya çıktı ve ona dedi: 'Sap efendim, bana sap, korkma.' Bunun üzerine ona, çadıra saptı ve o onu örtüyle örttü.
Hakimler 4:22
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה בָרָק֮ רֹדֵ֣ף אֶת־סִֽיסְרָא֒ וַתֵּצֵ֤א יָעֵל֙ לִקְרָאת֔וֹ וַתֹּ֣אמֶר ל֔וֹ לֵ֣ךְ וְאַרְאֶ֔ךָּ אֶת־הָאִ֖ישׁ אֲשֶׁר־אַתָּ֣ה מְבַקֵּ֑שׁ וַיָּבֹ֣א אֵלֶ֔יהָ וְהִנֵּ֤ה סִֽיסְרָא֙ נֹפֵ֣ל מֵ֔ת וְהַיָּתֵ֖ד בְּרַקָּתֽוֹ
Ve işte Barak Sisera'yı kovalıyordu; Yael onu karşılamaya çıktı ve ona dedi: 'Gel, aradığın adamı sana göstereyim.' Ona geldi, ve işte Sisera ölü düşmüş, kazık şakağındaydı.
Hakimler 9:20
·
Tevrat
וְאִם־אַ֕יִן תֵּ֤צֵא אֵשׁ֙ מֵאֲבִימֶ֔לֶךְ וְתֹאכַ֛ל אֶת־בַּעֲלֵ֥י שְׁכֶ֖ם וְאֶת־בֵּ֣ית מִלּ֑וֹא וְתֵצֵ֨א אֵ֜שׁ מִבַּעֲלֵ֤י שְׁכֶם֙ וּמִבֵּ֣ית מִלּ֔וֹא וְתֹאכַ֖ל אֶת־אֲבִימֶֽלֶךְ
Ama eğer değilse, Abimelek'ten ateş çıksın, ve Şekem'in sahiplerini ve Millo evini yiyip bitirsin; ve Şekem'in sahiplerinden ve Millo evinden ateş çıksın, ve Abimelek'i yiyip bitirsin.
Hezekiel 19:14
·
Tevrat
וַתֵּצֵ֨א אֵ֜שׁ מִמַּטֵּ֤ה בַדֶּ֨יהָ֙ פִּרְיָ֣הּ אָכָ֔לָה וְלֹא־הָ֥יָה בָ֛הּ מַטֵּה־עֹ֖ז שֵׁ֣בֶט לִמְשׁ֑וֹל קִ֥ינָה הִ֖יא וַתְּהִ֥י לְקִינָֽה
Ve onun dallarının değneğinden ateş çıktı, onun meyvesini yedi; ve onda yönetmek için güçlü asa değneği olmadı; o bir ağıttır ve bir ağıt oldu.
2. Samuel 2:23
·
Tevrat
וַיְמָאֵ֣ן לָס֗וּר וַיַּכֵּ֣הוּ אַבְנֵר֩ בְּאַחֲרֵ֨י הַחֲנִ֜ית אֶל־הַחֹ֗מֶשׁ וַתֵּצֵ֤א הַֽחֲנִית֙ מֵאַחֲרָ֔יו וַיִּפָּל־שָׁ֖ם וַיָּ֣מָת תַּחְתָּ֑יו וַיְהִ֡י כָּל־הַבָּ֣א אֶֽל־הַמָּקוֹם֩ אֲשֶׁר־נָ֨פַל שָׁ֧ם עֲשָׂהאֵ֛ל וַיָּמֹ֖ת וַֽיַּעֲמֹֽדוּ
Fakat ayrılmayı reddetti; bunun üzerine Avner mızrağın arkasıyla onu karnına vurdu ve mızrak arkasından çıktı. Orada düştü ve olduğu yerde öldü; ve Asahel'in orada düşüp öldüğü yere her gelen durdu.
Örnek Ayetler (4 / 16)
Hezekiel 12:7
·
Tevrat
וָאַ֣עַשׂ כֵּן֮ כַּאֲשֶׁ֣ר צֻוֵּיתִי֒ כֵּ֠לַי הוֹצֵ֜אתִי כִּכְלֵ֤י גוֹלָה֙ יוֹמָ֔ם וּבָעֶ֛רֶב חָתַֽרְתִּי־לִ֥י בַקִּ֖יר בְּיָ֑ד בָּעֲלָטָ֥ה הוֹצֵ֛אתִי עַל־כָּתֵ֥ף נָשָׂ֖אתִי לְעֵינֵיהֶֽם
Ve bana buyrulduğu gibi böyle yaptım; eşyalarımı sürgün eşyaları gibi gündüzün çıkardım ve akşamleyin elimle duvarda kendime delik açtım; karanlıkta çıkardım, onların gözleri önünde omuz üzerinde taşıdım.
Hezekiel 20:22
·
Tevrat
וַהֲשִׁבֹ֨תִי֙ אֶת־יָדִ֔י וָאַ֖עַשׂ לְמַ֣עַן שְׁמִ֑י לְבִלְתִּ֤י הֵחֵל֙ לְעֵינֵ֣י הַגּוֹיִ֔ם אֲשֶׁר־הוֹצֵ֥אתִי אוֹתָ֖ם לְעֵינֵיהֶֽם
Ve elimi döndürdüm ve onların gözlerinde onları çıkardığım ulusların gözlerinde bozulmaması için adımın uğruna yaptım.
Hezekiel 21:10
·
Tevrat
וְיָֽדְעוּ֙ כָּל־בָּשָׂ֔ר כִּ֚י אֲנִ֣י יְהוָ֔ה הוֹצֵ֥אתִי חַרְבִּ֖י מִתַּעְרָ֑הּ לֹ֥א תָשׁ֖וּב עֽוֹד
Ve bütün beşer bilecek ki ben Yahve kılıcımı kınından çıkardım; bir daha dönecek değil.
1. Krallar 8:16
·
Tevrat
מִן־הַיּ֗וֹם אֲשֶׁ֨ר הוֹצֵ֜אתִי אֶת־עַמִּ֣י אֶת־יִשְׂרָאֵל֮ מִמִּצְרַיִם֒ לֹֽא־בָחַ֣רְתִּי בְעִ֗יר מִכֹּל֙ שִׁבְטֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לִבְנ֣וֹת בַּ֔יִת לִהְי֥וֹת שְׁמִ֖י שָׁ֑ם וָאֶבְחַ֣ר בְּדָוִ֔ד לִֽהְי֖וֹת עַל־עַמִּ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Halkım İsrail'i Mısır'dan çıkardığım günden beri, adımın orada olması için bir ev inşa etmek üzere İsrail'in bütün oymaklarından bir şehir seçmedim; ama halkım İsrail'in üzerinde olması için Davut'u seçtim.'
Örnek Ayetler (4 / 15)
Hakimler 9:38
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו זְבֻ֗ל אַיֵּ֨ה אֵפ֥וֹא פִ֨יךָ֙ אֲשֶׁ֣ר תֹּאמַ֔ר מִ֥י אֲבִימֶ֖לֶךְ כִּ֣י נַעַבְדֶ֑נּוּ הֲלֹ֨א זֶ֤ה הָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר מָאַ֣סְתָּה בּ֔וֹ צֵא־נָ֥א עַתָּ֖ה וְהִלָּ֥חֶם בּֽוֹ
Zevul ona dedi: 'Şimdi ağzın nerede? Hani diyordun: 'Abimelek kimdir ki ona kulluk edelim?' Senin reddettiğin halk bu değil mi? Lütfen şimdi çık ve onunla savaş.'
Hezekiel 3:22
·
Tevrat
וַתְּהִ֥י עָלַ֛י שָׁ֖ם יַד־יְהוָ֑ה וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י ק֥וּם צֵא֙ אֶל־הַבִּקְעָ֔ה וְשָׁ֖ם אֲדַבֵּ֥ר אוֹתָֽךְ
Ve orada Yahve'nin eli üzerimdeydi ve bana dedi: 'Kalk, vadiye çık ve orada seninle konuşacağım.'
2. Samuel 16:7
·
Tevrat
וְכֹֽה־אָמַ֥ר שִׁמְעִ֖י בְּקַֽלְל֑וֹ צֵ֥א צֵ֛א אִ֥ישׁ הַדָּמִ֖ים וְאִ֥ישׁ הַבְּלִיָּֽעַל
Şimi lanetlemesinde şöyle dedi: 'Çık, çık, kanların adamı ve değersizliğin adamı.'
2. Samuel 19:8
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ ק֣וּם צֵ֔א וְדַבֵּ֖ר עַל־לֵ֣ב עֲבָדֶ֑יךָ כִּי֩ בַיהוָ֨ה נִשְׁבַּ֜עְתִּי כִּי־אֵינְךָ֣ יוֹצֵ֗א אִם־יָלִ֨ין אִ֤ישׁ אִתְּךָ֙ הַלַּ֔יְלָה וְרָעָ֧ה לְךָ֣ זֹ֗את מִכָּל־הָרָעָה֙ אֲשֶׁר־בָּ֣אָה עָלֶ֔יךָ מִנְּעֻרֶ֖יךָ עַד־עָֽתָּה
Ve şimdi kalk, çık ve kullarının kalbine konuş; çünkü Yahve üzerine yemin ettim ki, eğer çıkmazsan, bu gece seninle bir adam bile gecelemez; ve bu sana, gençliğinden şimdiye kadar üzerine gelen bütün kötülükten daha kötü olur.
Örnek Ayetler (5 / 15)
Hakimler 6:19
·
Tevrat
וְגִדְע֣וֹן בָּ֗א וַיַּ֤עַשׂ גְּדִֽי־עִזִּים֙ וְאֵיפַת־קֶ֣מַח מַצּ֔וֹת הַבָּשָׂר֙ שָׂ֣ם בַּסַּ֔ל וְהַמָּרַ֖ק שָׂ֣ם בַּפָּר֑וּר וַיּוֹצֵ֥א אֵלָ֛יו אֶל־תַּ֥חַת הָאֵלָ֖ה וַיַּגַּֽשׁ
Sonra Gideon girdi ve bir keçi yavrusu ile bir efa (~22 litre) undan mayasız ekmekler hazırladı; eti sepete koydu ve suyunu çömleğe koydu, meşe ağacının altına, ona çıkardı ve sundu.
Yeremya 10:13
·
Tevrat
לְק֨וֹל תִּתּ֜וֹ הֲמ֥וֹן מַ֨יִם֙ בַּשָּׁמַ֔יִם וַיַּעֲלֶ֥ה נְשִׂאִ֖ים מִקְצֵ֣ה הָאָ֑רֶץ בְּרָקִ֤ים לַמָּטָר֙ עָשָׂ֔ה וַיּ֥וֹצֵא ר֖וּחַ מֵאֹצְרֹתָֽיו
Sesini verdiğinde göklerde suların gürültüsü olur ve yerin ucundan bulutları yükseltir; yağmur için şimşekler yapar ve depolarından rüzgar çıkarır.
Yeremya 50:25
·
Tevrat
פָּתַ֤ח יְהוָה֙ אֶת־א֣וֹצָר֔וֹ וַיּוֹצֵ֖א אֶת־כְּלֵ֣י זַעְמ֑וֹ כִּי־מְלָאכָ֣ה הִ֗יא לַֽאדֹנָ֧י יְהוִ֛ה צְבָא֖וֹת בְּאֶ֥רֶץ כַּשְׂדִּֽים
Yahve hazinesini açtı ve öfkesinin silahlarını çıkardı; çünkü Kildaniler diyarında Ordular Efendisi Yahve için bu bir iştir.
2. Krallar 11:12
·
Tevrat
וַיּוֹצִ֣א אֶת־בֶּן־הַמֶּ֗לֶךְ וַיִּתֵּ֤ן עָלָיו֙ אֶת־הַנֵּ֨זֶר֙ וְאֶת־הָ֣עֵד֔וּת וַיַּמְלִ֥כוּ אֹת֖וֹ וַיִּמְשָׁחֻ֑הוּ וַיַּכּוּ־כָ֔ף וַיֹּאמְר֖וּ יְחִ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Kralın oğlunu çıkardı, onun üzerine tacı ve tanıklığı verdi; onu kral yaptılar ve onu meshettiler. El çırptılar ve dediler: 'Kral yaşasın!'
2. Krallar 24:13
·
Tevrat
וַיּוֹצֵ֣א מִשָּׁ֗ם אֶת־כָּל־אוֹצְרוֹת֙ בֵּ֣ית יְהוָ֔ה וְאֽוֹצְר֖וֹת בֵּ֣ית הַמֶּ֑לֶךְ וַיְקַצֵּ֞ץ אֶת־כָּל־כְּלֵ֣י הַזָּהָ֗ב אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֜ה שְׁלֹמֹ֤ה מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵל֙ בְּהֵיכַ֣ל יְהוָ֔ה כַּֽאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֥ר יְהוָֽה
Ve oradan Yahve'nin evinin bütün hazinelerini ve kralın evinin hazinelerini çıkardı; ve Yahve'nin konuştuğu gibi, İsrail kralı Süleyman'ın Yahve'nin tapınağında yaptığı bütün altın kapları parçaladı.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Amos 6:10
·
Tevrat
וּנְשָׂא֞וֹ דּוֹד֣וֹ וּמְסָרְפ֗וֹ לְהוֹצִ֣יא עֲצָמִים֮ מִן־הַבַּיִת֒ וְאָמַ֞ר לַאֲשֶׁ֨ר בְּיַרְכְּתֵ֥י הַבַּ֛יִת הַע֥וֹד עִמָּ֖ךְ וְאָמַ֣ר אָ֑פֶס וְאָמַ֣ר הָ֔ס כִּ֛י לֹ֥א לְהַזְכִּ֖יר בְּשֵׁ֥ם יְהוָֽה
Ve amcası ve onu yakan kişi, kemikleri evden çıkarmak için onu taşıyacak; ve evin en iç kısımlarındakine diyecek: 'Yanında daha var mı?' Ve o diyecek: 'Yok.' Ve o diyecek: 'Sus, çünkü Yahve'nin adını anmamalıyız.'
Hezekiel 12:12
·
Tevrat
וְהַנָּשִׂ֨יא אֲשֶׁר־בְּתוֹכָ֜ם אֶל־כָּתֵ֤ף יִשָּׂא֙ בָּעֲלָטָ֣ה וְיֵצֵ֔א בַּקִּ֥יר יַחְתְּר֖וּ לְה֣וֹצִיא ב֑וֹ פָּנָ֣יו יְכַסֶּ֔ה יַ֗עַן אֲשֶׁ֨ר לֹא־יִרְאֶ֥ה לַעַ֛יִן ה֖וּא אֶת־הָאָֽרֶץ
Ve onların ortasında olan önder karanlıkta omuz üzerinde taşıyacak ve çıkacak; oradan çıkarmak için duvarda delik açacaklar; o gözle yeri görmesin diye yüzünü örtecek.
Hoşea 9:13
·
Tevrat
אֶפְרַ֛יִם כַּאֲשֶׁר־רָאִ֥יתִי לְצ֖וֹר שְׁתוּלָ֣ה בְנָוֶ֑ה וְאֶפְרַ֕יִם לְהוֹצִ֥יא אֶל־הֹרֵ֖ג בָּנָֽיו
Efrayim, Sur'a gördüğüm gibi otlakta dikilmiştir; ve Efrayim oğullarını öldürene çıkaracak.
2. Krallar 23:4
·
Tevrat
וַיְצַ֣ו הַמֶּ֡לֶךְ אֶת־חִלְקִיָּהוּ֩ הַכֹּהֵ֨ן הַגָּד֜וֹל וְאֶת־כֹּהֲנֵ֣י הַמִּשְׁנֶה֮ וְאֶת־שֹׁמְרֵ֣י הַסַּף֒ לְהוֹצִיא֙ מֵהֵיכַ֣ל יְהוָ֔ה אֵ֣ת כָּל־הַכֵּלִ֗ים הָֽעֲשׂוּיִם֙ לַבַּ֣עַל וְלָֽאֲשֵׁרָ֔ה וּלְכֹ֖ל צְבָ֣א הַשָּׁמָ֑יִם וַֽיִּשְׂרְפֵ֞ם מִח֤וּץ לִירוּשָׁלִַ֨ם֙ בְּשַׁדְמ֣וֹת קִדְר֔וֹן וְנָשָׂ֥א אֶת־עֲפָרָ֖ם בֵּֽית־אֵֽל
Kral, büyük kâhin Hilkiya'ya, ikinci sıradaki kâhinlere ve eşik bekçilerine, Baal için, Aşera için ve göklerin bütün ordusu için yapılmış olan bütün eşyaları Yahve'nin tapınağından çıkarmalarını buyurdu; ve onları Yeruşalim'in dışında, Kidron tarlalarında yaktı ve küllerini Beytel'e taşıdı.
Yeşaya 42:7
·
Tevrat
לִפְקֹ֖חַ עֵינַ֣יִם עִוְר֑וֹת לְהוֹצִ֤יא מִמַּסְגֵּר֙ אַסִּ֔יר מִבֵּ֥ית כֶּ֖לֶא יֹ֥שְׁבֵי חֹֽשֶׁךְ
Kör gözleri açmak için, tutsağı zindandan, karanlıkta oturanları hapishane evinden çıkarmak için.
Örnek Ayetler (5 / 13)
Hakimler 16:20
·
Tevrat
וַתֹּ֕אמֶר פְּלִשְׁתִּ֥ים עָלֶ֖יךָ שִׁמְשׁ֑וֹן וַיִּקַ֣ץ מִשְּׁנָת֗וֹ וַיֹּ֨אמֶר֙ אֵצֵ֞א כְּפַ֤עַם בְּפַ֨עַם֙ וְאִנָּעֵ֔ר וְהוּא֙ לֹ֣א יָדַ֔ע כִּ֥י יְהוָ֖ה סָ֥ר מֵעָלָֽיו
Ve dedi: 'Filistliler üzerine geliyor, Şimşon!' Uykusundan uyandı ve dedi: 'Her zamanki gibi çıkacağım ve silkeleneceğim.' Fakat o Yahve'nin üzerinden ayrıldığını bilmedi.
2. Samuel 18:2
·
Tevrat
וַיְשַׁלַּ֨ח דָּוִ֜ד אֶת־הָעָ֗ם הַשְּׁלִשִׁ֤ית בְּיַד־יוֹאָב֙ וְ֠הַשְּׁלִשִׁית בְּיַ֨ד אֲבִישַׁ֤י בֶּן־צְרוּיָה֙ אֲחִ֣י יוֹאָ֔ב וְהַ֨שְּׁלִשִׁ֔ת בְּיַ֖ד אִתַּ֣י הַגִּתִּ֑י וַיֹּ֤אמֶר הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֶל־הָעָ֔ם יָצֹ֥א אֵצֵ֛א גַּם־אֲנִ֖י עִמָּכֶֽם
Davut halkı gönderdi; üçte birini Yoav'ın elinde, üçte birini Yoav'ın kardeşi Tseruya oğlu Avişay'ın elinde ve üçte birini Gatlı İttay'ın elinde. Kral halka dedi: 'Ben de sizinle kesinlikle çıkacağım.'
1. Samuel 19:3
·
Tevrat
וַאֲנִ֨י אֵצֵ֜א וְעָמַדְתִּ֣י לְיַד־אָבִ֗י בַּשָּׂדֶה֙ אֲשֶׁ֣ר אַתָּ֣ה שָׁ֔ם וַאֲנִ֕י אֲדַבֵּ֥ר בְּךָ֖ אֶל־אָבִ֑י וְרָאִ֥יתִי מָ֖ה וְהִגַּ֥דְתִּי לָֽךְ
Ben çıkacağım ve senin orada olduğun tarlada babamın yanında duracağım, ve ben babama senin hakkında konuşacağım; ne göreceğimi sana bildireceğim.
1. Krallar 22:22
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר אֵצֵא֙ וְהָיִ֨יתִי֙ ר֣וּחַ שֶׁ֔קֶר בְּפִ֖י כָּל־נְבִיאָ֑יו וַיֹּ֗אמֶר תְּפַתֶּה֙ וְגַם־תּוּכָ֔ל צֵ֖א וַעֲשֵׂה־כֵֽן
Dedi ki: 'Çıkacağım ve onun bütün peygamberlerinin ağzında yalan ruhu olacağım.' Dedi ki: 'Kandıracaksın ve üstelik başaracaksın; çık ve böyle yap.'
Mezmurlar 88:9
·
Tevrat
הִרְחַ֥קְתָּ מְיֻדָּעַ֗י מִ֫מֶּ֥נִּי שַׁתַּ֣נִי תוֹעֵב֣וֹת לָ֑מוֹ כָּ֝לֻ֗א וְלֹ֣א אֵצֵֽא
Tanıdıklarımı benden uzaklaştırdın; beni onlara iğrençlikler koydun; kapatıldım ve çıkmayacağım.
Örnek Ayetler (5 / 13)
Hezekiel 9:7
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵיהֶ֜ם טַמְּא֣וּ אֶת־הַבַּ֗יִת וּמַלְא֧וּ אֶת־הַחֲצֵר֛וֹת חֲלָלִ֖ים צֵ֑אוּ וְיָצְא֖וּ וְהִכּ֥וּ בָעִֽיר
Ve onlara dedi: 'Evi kirletin ve avluları öldürülmüşlerle doldurun; çıkın.' Ve çıktılar ve şehirde vurdular.
Yeremya 50:8
·
Tevrat
נֻ֚דוּ מִתּ֣וֹךְ בָּבֶ֔ל וּמֵאֶ֥רֶץ כַּשְׂדִּ֖ים צֵ֑אוּ וִהְי֕וּ כְּעַתּוּדִ֖ים לִפְנֵי־צֹֽאן
Babil'in içinden kaçın ve Kildaniler diyarından çıkın ve sürünün önündeki tekeler gibi olun.
Yeremya 51:45
·
Tevrat
צְא֤וּ מִתּוֹכָהּ֙ עַמִּ֔י וּמַלְּט֖וּ אִ֣ישׁ אֶת־נַפְשׁ֑וֹ מֵחֲר֖וֹן אַף־יְהוָֽה
Onun içinden çıkın, halkım, ve her adam kendi canını Yahve'nin öfkesinin şiddetinden kurtarsın.
Yeşaya 48:20
·
Tevrat
צְא֣וּ מִבָּבֶל֮ בִּרְח֣וּ מִכַּשְׂדִּים֒ בְּק֣וֹל רִנָּ֗ה הַגִּ֤ידוּ הַשְׁמִ֨יעוּ֙ זֹ֔את הוֹצִיא֖וּהָ עַד־קְצֵ֣ה הָאָ֑רֶץ אִמְר֕וּ גָּאַ֥ל יְהוָ֖ה עַבְדּ֥וֹ יַעֲקֹֽב
Babil'den çıkın, Keldanilerden kaçın; sevinç sesiyle bunu bildirin, duyurun, onu yerin ucuna kadar çıkarın; deyin: Yahve kulu Yakup'u kurtardı.
Yeşaya 49:9
·
Tevrat
לֵאמֹ֤ר לַֽאֲסוּרִים֙ צֵ֔אוּ לַאֲשֶׁ֥ר בַּחֹ֖שֶׁךְ הִגָּל֑וּ עַל־דְּרָכִ֣ים יִרְע֔וּ וּבְכָל־שְׁפָיִ֖ים מַרְעִיתָֽם
Tutuklulara çıkın, karanlıkta olanlara açığa çıkın demek için. Yolların üzerinde otlayacaklar ve bütün çıplak tepelerde onların otlağı vardır.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hezekiel 7:10
·
Tevrat
הִנֵּ֥ה הַיּ֖וֹם הִנֵּ֣ה בָאָ֑ה יָֽצְאָה֙ הַצְּפִרָ֔ה צָ֚ץ הַמַּטֶּ֔ה פָּרַ֖ח הַזָּדֽוֹן
İşte gün, işte geliyor; felaket çıktı, değnek çiçek açtı, küstahlık tomurcuklandı.
Hezekiel 24:6
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֗ה אוֹי֮ עִ֣יר הַדָּמִים֒ סִ֚יר אֲשֶׁ֣ר חֶלְאָתָ֣ה בָ֔הּ וְחֶ֨לְאָתָ֔הּ לֹ֥א יָצְאָ֖ה מִמֶּ֑נָּה לִנְתָחֶ֤יהָ לִנְתָחֶ֨יהָ֙ הוֹצִיאָ֔הּ לֹא־נָפַ֥ל עָלֶ֖יהָ גּוֹרָֽל
Bunun için Efendi Yahve şöyle dedi: Vay kanlar şehrine, pası onda olan ve pası ondan çıkmayan tencereye! Onu parçasına parçasına çıkar, onun üzerine kura düşmedi.
Yeremya 23:15
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּֽה־אָמַ֨ר יְהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ עַל־הַנְּבִאִ֔ים הִנְנִ֨י מַאֲכִ֤יל אוֹתָם֙ לַֽעֲנָ֔ה וְהִשְׁקִתִ֖ים מֵי־רֹ֑אשׁ כִּ֗י מֵאֵת֙ נְבִיאֵ֣י יְרוּשָׁלִַ֔ם יָצְאָ֥ה חֲנֻפָּ֖ה לְכָל־הָאָֽרֶץ
Bu yüzden Ordular Yahvesi peygamberler hakkında şöyle dedi: İşte ben onlara pelin otu yedireceğim ve onlara zehirli su içireceğim; çünkü Yeruşalim'in peygamberlerinin yanından bütün diyara kirlilik çıktı.
Yeremya 23:19
·
Tevrat
הִנֵּ֣ה סַעֲרַ֣ת יְהוָ֗ה חֵמָה֙ יָֽצְאָ֔ה וְסַ֖עַר מִתְחוֹלֵ֑ל עַ֛ל רֹ֥אשׁ רְשָׁעִ֖ים יָחֽוּל
İşte Yahve'nin fırtınası öfkeyle çıktı ve dönen fırtına kötülerin başı üzerine düşecek.
Yeremya 30:23
·
Tevrat
הִנֵּ֣ה סַעֲרַ֣ת יְהוָ֗ה חֵמָה֙ יָֽצְאָ֔ה סַ֖עַר מִתְגּוֹרֵ֑ר עַ֛ל רֹ֥אשׁ רְשָׁעִ֖ים יָחֽוּל
İşte Yahve'nin kasırgası, öfke çıktı; süpüren kasırga kötülerin başı üzerine inecek.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hakimler 20:14
·
Tevrat
וַיֵּאָסְפ֧וּ בְנֵֽי־בִנְיָמִ֛ן מִן־הֶעָרִ֖ים הַגִּבְעָ֑תָה לָצֵ֥את לַמִּלְחָמָ֖ה עִם־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Bünyaminoğulları İsrailoğulları ile savaşa çıkmak için şehirlerden Giva'ya toplandılar.
Hakimler 20:28
·
Tevrat
וּ֠פִינְחָס בֶּן־אֶלְעָזָ֨ר בֶּֽן־אַהֲרֹ֜ן עֹמֵ֣ד לְפָנָ֗יו בַּיָּמִ֣ים הָהֵם֮ לֵאמֹר֒ הַאוֹסִ֨ף ע֜וֹד לָצֵ֧את לַמִּלְחָמָ֛ה עִם־בְּנֵֽי־בִנְיָמִ֥ן אָחִ֖י אִם־אֶחְדָּ֑ל וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ עֲל֔וּ כִּ֥י מָחָ֖ר אֶתְּנֶ֥נּוּ בְיָדֶֽךָ
O günlerde Harun oğlu Elazar oğlu Finehas onun önünde duruyordu ve dedi: 'Kardeşim Bünyaminoğulları ile savaşa çıkmaya daha devam edeyim mi, yoksa vazgeçeyim mi?' Yahve dedi: 'Çıkın, çünkü yarın onu senin eline vereceğim.'
2. Samuel 13:39
·
Tevrat
וַתְּכַל֙ דָּוִ֣ד הַמֶּ֔לֶךְ לָצֵ֖את אֶל־אַבְשָׁל֑וֹם כִּֽי־נִחַ֥ם עַל־אַמְנ֖וֹן כִּֽי־מֵֽת
Kral Davut Avşalom'a çıkmak için tükendi; çünkü Amnon üzerine teselli bulmuştu, çünkü ölmüştü.
Yeremya 11:11
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה הִנְנִ֨י מֵבִ֤יא אֲלֵיהֶם֙ רָעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יוּכְל֖וּ לָצֵ֣את מִמֶּ֑נָּה וְזָעֲק֣וּ אֵלַ֔י וְלֹ֥א אֶשְׁמַ֖ע אֲלֵיהֶֽם
Bu yüzden Yahve şöyle dedi: İşte ben onların üzerine ondan çıkamayacakları bir kötülük getiriyorum; bana feryat edecekler ama onları işitmeyeceğim.
Yeremya 38:21
·
Tevrat
וְאִם־מָאֵ֥ן אַתָּ֖ה לָצֵ֑את זֶ֣ה הַדָּבָ֔ר אֲשֶׁ֥ר הִרְאַ֖נִי יְהוָֽה
Ama eğer sen çıkmayı reddedersen, Yahve'nin bana gösterdiği söz budur:
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hakimler 1:24
·
Tevrat
וַיִּרְאוּ֙ הַשֹּׁ֣מְרִ֔ים אִ֖ישׁ יוֹצֵ֣א מִן־הָעִ֑יר וַיֹּ֣אמְרוּ ל֗וֹ הַרְאֵ֤נוּ נָא֙ אֶת־מְב֣וֹא הָעִ֔יר וְעָשִׂ֥ינוּ עִמְּךָ֖ חָֽסֶד
Nöbetçiler şehirden çıkan bir adam gördüler ve ona dediler: 'Lütfen şehrin girişini bize göster, biz de sana sadakat gösterelim.'
Hezekiel 1:13
·
Tevrat
וּדְמ֨וּת הַחַיּ֜וֹת מַרְאֵיהֶ֣ם כְּגַחֲלֵי־אֵ֗שׁ בֹּֽעֲרוֹת֙ כְּמַרְאֵ֣ה הַלַּפִּדִ֔ים הִ֕יא מִתְהַלֶּ֖כֶת בֵּ֣ין הַחַיּ֑וֹת וְנֹ֣גַהּ לָאֵ֔שׁ וּמִן־הָאֵ֖שׁ יוֹצֵ֥א בָרָֽק
Ve canlıların benzerliği, görünümleri yanan ateş közleri gibi, meşalelerin görünümü gibiydi; o canlıların arasında dolaşıyordu ve ateşe parıltı vardı ve ateşten şimşek çıkıyordu.
2. Samuel 16:5
·
Tevrat
וּבָ֛א הַמֶּ֥לֶךְ דָּוִ֖ד עַד־בַּֽחוּרִ֑ים וְהִנֵּ֣ה מִשָּׁם֩ אִ֨ישׁ יוֹצֵ֜א מִמִּשְׁפַּ֣חַת בֵּית־שָׁא֗וּל וּשְׁמוֹ֙ שִׁמְעִ֣י בֶן־גֵּרָ֔א יֹצֵ֥א יָצ֖וֹא וּמְקַלֵּֽל
Kral Davut Bahurim'e geldi; ve işte oradan Şaul evinin ailesinden bir adam çıkıyordu ve onun adı Gera oğlu Şimi'ydi, giderek çıkıyor ve lanetliyordu.
2. Samuel 19:8
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ ק֣וּם צֵ֔א וְדַבֵּ֖ר עַל־לֵ֣ב עֲבָדֶ֑יךָ כִּי֩ בַיהוָ֨ה נִשְׁבַּ֜עְתִּי כִּי־אֵינְךָ֣ יוֹצֵ֗א אִם־יָלִ֨ין אִ֤ישׁ אִתְּךָ֙ הַלַּ֔יְלָה וְרָעָ֧ה לְךָ֣ זֹ֗את מִכָּל־הָרָעָה֙ אֲשֶׁר־בָּ֣אָה עָלֶ֔יךָ מִנְּעֻרֶ֖יךָ עַד־עָֽתָּה
Ve şimdi kalk, çık ve kullarının kalbine konuş; çünkü Yahve üzerine yemin ettim ki, eğer çıkmazsan, bu gece seninle bir adam bile gecelemez; ve bu sana, gençliğinden şimdiye kadar üzerine gelen bütün kötülükten daha kötü olur.
1. Samuel 18:16
·
Tevrat
וְכָל־יִשְׂרָאֵל֙ וִיהוּדָ֔ה אֹהֵ֖ב אֶת־דָּוִ֑ד כִּֽי־ה֛וּא יוֹצֵ֥א וָבָ֖א לִפְנֵיהֶֽם
Bütün İsrail ve Yahuda Davut'u seviyordu; çünkü o, onların önünde çıkıyor ve giriyordu.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Yeşu 5:5
·
Tevrat
כִּֽי־מֻלִ֣ים הָי֔וּ כָּל־הָעָ֖ם הַיֹּֽצְאִ֑ים וְכָל־הָ֠עָם הַיִּלֹּדִ֨ים בַּמִּדְבָּ֥ר בַּדֶּ֛רֶךְ בְּצֵאתָ֥ם מִמִּצְרַ֖יִם לֹא־מָֽלוּ
Çünkü çıkan bütün halk sünnetliydi; ama Mısır'dan çıkışlarında yolda çölde doğan bütün halkı sünnet etmemişlerdi.
Yeşu 5:6
·
Tevrat
כִּ֣י אַרְבָּעִ֣ים שָׁנָ֗ה הָלְכ֣וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֮ בַּמִּדְבָּר֒ עַד־תֹּ֨ם כָּל־הַגּ֜וֹי אַנְשֵׁ֤י הַמִּלְחָמָה֙ הַיֹּצְאִ֣ים מִמִּצְרַ֔יִם אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־שָׁמְע֖וּ בְּק֣וֹל יְהוָ֑ה אֲשֶׁ֨ר נִשְׁבַּ֤ע יְהוָה֙ לָהֶ֔ם לְבִלְתִּ֞י הַרְאוֹתָ֣ם אֶת־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁר֩ נִשְׁבַּ֨ע יְהוָ֤ה לַֽאֲבוֹתָם֙ לָ֣תֶת לָ֔נוּ אֶ֛רֶץ זָבַ֥ת חָלָ֖ב וּדְבָֽשׁ
Çünkü İsrail oğulları, Yahve'nin sesini dinlemeyen, Mısır'dan çıkan savaş adamları olan bütün ulus tükenene kadar çölde kırk yıl yürüdüler; Yahve onlara, bize vermek için babalarına ant içtiği yeri, süt ve bal akan yeri onlara göstermeyeceğine ant içmişti.
Yaratılış 9:18
·
Tevrat
וַיִּֽהְי֣וּ בְנֵי־נֹ֗חַ הַיֹּֽצְאִים֙ מִן־הַתֵּבָ֔ה שֵׁ֖ם וְחָ֣ם וָיָ֑פֶת וְחָ֕ם ה֖וּא אֲבִ֥י כְנָֽעַן
Ve gemiden çıkan Nuh'un oğulları Sem ve Ham ve Yafet'ti; ve Ham, Kenan'ın babasıydı.
Yasa'nın Tekrarı 2:23
·
Tevrat
וְהָֽעַוִּ֛ים הַיֹּשְׁבִ֥ים בַּחֲצֵרִ֖ים עַד־עַזָּ֑ה כַּפְתֹּרִים֙ הַיֹּצְאִ֣ים מִכַּפְתּ֔וֹר הִשְׁמִידֻ֖ם וַיֵּשְׁב֥וּ תַחְתָּֽם
Gazze'ye kadar köylerde oturan Avvileri, Kaftor'dan çıkan Kaftorlular yok ettiler ve onların yerine oturdular.
Çölde Sayım 26:4
·
Tevrat
מִבֶּ֛ן עֶשְׂרִ֥ים שָׁנָ֖ה וָמָ֑עְלָה כַּאֲשֶׁר֩ צִוָּ֨ה יְהוָ֤ה אֶת־מֹשֶׁה֙ וּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל הַיֹּצְאִ֖ים מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Yirmi yaşından ve yukarısını, Yahve'nin Musa'ya ve Mısır diyarından çıkan İsrail oğullarına buyurduğu gibi.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hakimler 11:34
·
Tevrat
וַיָּבֹ֨א יִפְתָּ֣ח הַמִּצְפָּה֮ אֶל־בֵּיתוֹ֒ וְהִנֵּ֤ה בִתּוֹ֙ יֹצֵ֣את לִקְרָאת֔וֹ בְתֻפִּ֖ים וּבִמְחֹל֑וֹת וְרַק֙ הִ֣יא יְחִידָ֔ה אֵֽין־ל֥וֹ מִמֶּ֛נּוּ בֵּ֖ן אוֹ־בַֽת
Ve Yiftah Mitspe'ye evine geldi ve işte kızı teflerle ve danslarla onu karşılamaya çıkıyordu. Ve sadece o tekti; ondan başka oğlu veya kızı yoktu.
Yeremya 25:32
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת הִנֵּ֥ה רָעָ֛ה יֹצֵ֖את מִגּ֣וֹי אֶל־גּ֑וֹי וְסַ֣עַר גָּד֔וֹל יֵע֖וֹר מִיַּרְכְּתֵי־אָֽרֶץ
Ordular Yahvesi şöyle diyor: İşte, ulustan ulusa kötülük çıkıyor ve yerin en uzak köşelerinden büyük bir kasırga uyanacak.
Habakkuk 3:13
·
Tevrat
יָצָ֨אתָ֙ לְיֵ֣שַׁע עַמֶּ֔ךָ לְיֵ֖שַׁע אֶת־מְשִׁיחֶ֑ךָ מָחַ֤צְתָּ רֹּאשׁ֙ מִבֵּ֣ית רָשָׁ֔ע עָר֛וֹת יְס֥וֹד עַד־צַוָּ֖אר סֶֽלָה
Halkının kurtuluşu için, meshedilmişinin kurtuluşu için çıktın; kötünün evinden başı ezdin, temeli boyna kadar açığa çıkardın. Sela.
Yaratılış 24:5
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ הָעֶ֔בֶד אוּלַי֙ לֹא־תֹאבֶ֣ה הָֽאִשָּׁ֔ה לָלֶ֥כֶת אַחֲרַ֖י אֶל־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֑את הֶֽהָשֵׁ֤ב אָשִׁיב֙ אֶת־בִּנְךָ֔ אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־יָצָ֥אתָ מִשָּֽׁם
Kul ona dedi: 'Belki kadın bu diyara benim ardımdan gelmek istemez; oğlunu oradan çıktığın diyara kesinlikle geri mi götüreyim?'
Yaratılış 24:13
·
Tevrat
הִנֵּ֛ה אָנֹכִ֥י נִצָּ֖ב עַל־עֵ֣ין הַמָּ֑יִם וּבְנוֹת֙ אַנְשֵׁ֣י הָעִ֔יר יֹצְאֹ֖ת לִשְׁאֹ֥ב מָֽיִם
'İşte ben su pınarının yanında duruyorum ve şehrin adamlarının kızları su çekmek için çıkıyorlar.'
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hakimler 8:30
·
Tevrat
וּלְגִדְע֗וֹן הָיוּ֙ שִׁבְעִ֣ים בָּנִ֔ים יֹצְאֵ֖י יְרֵכ֑וֹ כִּֽי־נָשִׁ֥ים רַבּ֖וֹת הָ֥יוּ לֽוֹ
Gideon'un belinden çıkan yetmiş oğlu vardı, çünkü onun çok kadınları vardı.
2. Krallar 11:7
·
Tevrat
וּשְׁתֵּ֤י הַיָּדוֹת֙ בָּכֶ֔ם כֹּ֖ל יֹצְאֵ֣י הַשַּׁבָּ֑ת וְשָֽׁמְר֛וּ אֶת־מִשְׁמֶ֥רֶת בֵּית־יְהוָ֖ה אֶל־הַמֶּֽלֶךְ
Sizden iki bölük, Şabat günü çıkanların hepsi, kral için Yahve'nin evinin nöbetini tutacaklar.
2. Krallar 11:9
·
Tevrat
וַֽיַּעֲשׂ֞וּ שָׂרֵ֣י הַמֵּא֗וֹת כְּכֹ֣ל אֲשֶׁר־צִוָּה֮ יְהוֹיָדָ֣ע הַכֹּהֵן֒ וַיִּקְחוּ֙ אִ֣ישׁ אֶת־אֲנָשָׁ֔יו בָּאֵ֣י הַשַּׁבָּ֔ת עִ֖ם יֹצְאֵ֣י הַשַּׁבָּ֑ת וַיָּבֹ֖אוּ אֶל־יְהוֹיָדָ֥ע הַכֹּהֵֽן
Yüzbaşılar kâhin Yehoyada'nın buyurduğu her şeye göre yaptılar. Her adam Şabat günü gelen adamlarını Şabat günü çıkanlarla birlikte aldı ve kâhin Yehoyada'ya geldiler.
1. Tarihler 5:18
·
Tevrat
בְּנֵֽי־רְאוּבֵ֨ן וְגָדִ֜י וַחֲצִ֥י שֵֽׁבֶט־מְנַשֶּׁה֮ מִן־בְּנֵי־חַיִל֒ אֲ֠נָשִׁים נֹשְׂאֵ֨י מָגֵ֤ן וְחֶ֨רֶב֙ וְדֹ֣רְכֵי קֶ֔שֶׁת וּלְמוּדֵ֖י מִלְחָמָ֑ה אַרְבָּעִ֨ים וְאַרְבָּעָ֥ה אֶ֛לֶף וּשְׁבַע־מֵא֥וֹת וְשִׁשִּׁ֖ים יֹצְאֵ֥י צָבָֽא
Reuben oğulları ve Gadlılar ve Manaşe yarım oymağı, yiğit oğullardan, kalkan ve kılıç taşıyan ve yay geren ve savaşı öğrenmiş adamlar, orduya çıkan kırk dört bin yedi yüz altmış.
1. Tarihler 7:11
·
Tevrat
כָּל־אֵ֜לֶּה בְּנֵ֤י יְדִֽיעֲאֵל֙ לְרָאשֵׁ֣י הָאָב֔וֹת גִּבּוֹרֵ֖י חֲיָלִ֑ים שִׁבְעָֽה־עָשָׂ֥ר אֶ֨לֶף֙ וּמָאתַ֔יִם יֹצְאֵ֥י צָבָ֖א לַמִּלְחָמָֽה
Bütün bunlar babaların başlarına göre Yediael'in oğullarıydı, güç yiğitleriydi; savaş ordusuna çıkanlar on yedi bin iki yüzdü.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hakimler 9:33
·
Tevrat
וְהָיָ֤ה בַבֹּ֨קֶר֙ כִּזְרֹ֣חַ הַשֶּׁ֔מֶשׁ תַּשְׁכִּ֖ים וּפָשַׁטְתָּ֣ עַל־הָעִ֑יר וְהִנֵּה־ה֞וּא וְהָעָ֤ם אֲשֶׁר־אִתּוֹ֙ יֹצְאִ֣ים אֵלֶ֔יךָ וְעָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ כַּאֲשֶׁ֖ר תִּמְצָ֥א יָדֶֽךָ
Ve sabahleyin güneş doğarken erkenden kalkıp şehre saldıracaksın; ve işte, o ve onunla olan halk sana doğru çıkacaklar, ve elinin bulduğuna göre ona yapacaksın.
Hezekiel 47:1
·
Tevrat
וַיְשִׁבֵנִי֮ אֶל־פֶּ֣תַח הַבַּיִת֒ וְהִנֵּה־מַ֣יִם יֹצְאִ֗ים מִתַּ֨חַת מִפְתַּ֤ן הַבַּ֨יִת֙ קָדִ֔ימָה כִּֽי־פְנֵ֥י הַבַּ֖יִת קָדִ֑ים וְהַמַּ֣יִם יֹרְדִ֗ים מִתַּ֜חַת מִכֶּ֤תֶף הַבַּ֨יִת֙ הַיְמָנִ֔ית מִנֶּ֖גֶב לַמִּזְבֵּֽחַ
Ve beni evin girişine döndürdü, ve işte evin eşiğinin altından doğuya doğru sular çıkıyordu, çünkü evin yüzü doğuydu; ve sular evin sağ omzunun altından, sunağın güneyinden iniyordu.
1. Samuel 14:11
·
Tevrat
וַיִּגָּל֣וּ שְׁנֵיהֶ֔ם אֶל־מַצַּ֖ב פְּלִשְׁתִּ֑ים וַיֹּאמְר֣וּ פְלִשְׁתִּ֔ים הִנֵּ֤ה עִבְרִים֙ יֹֽצְאִ֔ים מִן־הַחֹרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר הִתְחַבְּאוּ־שָֽׁם
İkisi de kendilerini Filistlilerin garnizonuna gösterdiler; Filistliler dediler: 'İşte İbraniler saklandıkları deliklerden çıkıyorlar.'
Zekeriya 6:6
·
Tevrat
אֲשֶׁר־בָּ֞הּ הַסּוּסִ֣ים הַשְּׁחֹרִ֗ים יֹֽצְאִים֙ אֶל־אֶ֣רֶץ צָפ֔וֹן וְהַלְּבָנִ֔ים יָצְא֖וּ אֶל־אַֽחֲרֵיהֶ֑ם וְהַ֨בְּרֻדִּ֔ים יָצְא֖וּ אֶל־אֶ֥רֶץ הַתֵּימָֽן
Onda siyah atlar olanlar kuzey diyarına çıkıyorlar, beyazlar onların arkasından çıktılar ve benekliler güney diyarına çıktılar.
Yasa'nın Tekrarı 8:7
·
Tevrat
כִּ֚י יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ מְבִֽיאֲךָ֖ אֶל־אֶ֣רֶץ טוֹבָ֑ה אֶ֚רֶץ נַ֣חֲלֵי מָ֔יִם עֲיָנֹת֙ וּתְהֹמֹ֔ת יֹצְאִ֥ים בַּבִּקְעָ֖ה וּבָהָֽר
Çünkü Tanrın Yahve seni iyi bir yere, vadide ve dağda çıkan su derelerinin, pınarların ve engin suların olduğu bir yere getirmektedir;