1053
Kullanım
11
Lemma
192
Türev
188
Anlam
11 lemma, 192 türev form
Örnek Ayetler (1)
Rut 3:18
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר֙ שְׁבִ֣י בִתִּ֔י עַ֚ד אֲשֶׁ֣ר תֵּֽדְעִ֔ין אֵ֖יךְ יִפֹּ֣ל דָּבָ֑ר כִּ֣י לֹ֤א יִשְׁקֹט֙ הָאִ֔ישׁ כִּֽי־אִם־כִּלָּ֥ה הַדָּבָ֖ר הַיּֽוֹם
Ve dedi: 'Kızım, işin nasıl düşeceğini bilene kadar otur; çünkü adam bugün işi bitirmedikçe rahat etmeyecektir.'
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 31:6
·
Tevrat
וְאַתֵּ֖נָה יְדַעְתֶּ֑ן כִּ֚י בְּכָל־כֹּחִ֔י עָבַ֖דְתִּי אֶת־אֲבִיכֶֽן
Siz biliyorsunuz ki, bütün gücümle babanıza hizmet ettim.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 44:23
·
Tevrat
וְאֶת־עַמִּ֣י יוֹר֔וּ בֵּ֥ין קֹ֖דֶשׁ לְחֹ֑ל וּבֵין־טָמֵ֥א לְטָה֖וֹר יוֹדִעֻֽם
Ve halkıma kutsal ile bayağı arasını öğretecekler ve kirli ile temiz arasını onlara bildirecekler.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 19:36
·
Tevrat
בֶּן־שְׁמֹנִ֣ים שָׁנָה֩ אָנֹכִ֨י הַיּ֜וֹם הַאֵדַ֣ע בֵּין־ט֣וֹב לְרָ֗ע אִם־יִטְעַ֤ם עַבְדְּךָ֙ אֶת־אֲשֶׁ֤ר אֹכַל֙ וְאֶת־אֲשֶׁ֣ר אֶשְׁתֶּ֔ה אִם־אֶשְׁמַ֣ע ע֔וֹד בְּק֖וֹל שָׁרִ֣ים וְשָׁר֑וֹת וְלָמָּה֩ יִֽהְיֶ֨ה עַבְדְּךָ֥ עוֹד֙ לְמַשָּׂ֔א אֶל־אֲדֹנִ֖י הַמֶּֽלֶךְ
Ben bugün seksen yaşındayım. İyi ile kötü arasını bilebilir miyim? Kulun yediğimi ve içtiğimi tadabilir mi? Şarkıcı erkeklerin ve şarkıcı kadınların sesini daha fazla duyabilir miyim? O halde kulun neden efendim krala daha fazla yük olsun?
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 38:26
·
Tevrat
וַיַּכֵּ֣ר יְהוּדָ֗ה וַיֹּ֨אמֶר֙ צָֽדְקָ֣ה מִמֶּ֔נִּי כִּֽי־עַל־כֵּ֥ן לֹא־נְתַתִּ֖יהָ לְשֵׁלָ֣ה בְנִ֑י וְלֹֽא־יָסַ֥ף ע֖וֹד לְדַעְתָּֽה
Ve Yahuda tanıdı ve dedi: 'O benden daha doğrudur; çünkü onu oğlum Şela'ya vermedim.' Ve onu bir daha bilmedi.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 16:21
·
Tevrat
לָכֵן֙ הִנְנִ֣י מֽוֹדִיעָ֔ם בַּפַּ֣עַם הַזֹּ֔את אוֹדִיעֵ֥ם אֶת־יָדִ֖י וְאֶת־גְּבֽוּרָתִ֑י וְיָדְע֖וּ כִּֽי־שְׁמִ֥י יְהוָֽה
Bu nedenle, işte onlara bildireceğim, bu kez onlara elimi ve gücümü bildireceğim; ve bilecekler ki benim adım Yahve'dir.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 24:1
·
Tevrat
מַדּ֗וּעַ מִ֭שַּׁדַּי לֹא־נִצְפְּנ֣וּ עִתִּ֑ים וְ֝יֹדְעָ֗יו לֹא־חָ֥זוּ יָמָֽיו
Neden Şaddai'den vakitler saklanmadı? Ve O'nu bilenler O'nun günlerini görmediler.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 11:5
·
Tevrat
וַתִּפֹּ֣ל עָלַי֮ ר֣וּחַ יְהוָה֒ וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י אֱמֹר֙ כֹּה־אָמַ֣ר יְהוָ֔ה כֵּ֥ן אֲמַרְתֶּ֖ם בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל וּמַעֲל֥וֹת רֽוּחֲכֶ֖ם אֲנִ֥י יְדַעְתִּֽיהָ
Yahve'nin ruhu üzerime düştü ve bana dedi: 'Söyle, Yahve şöyle dedi: Böyle dediniz İsrail evi; ve ruhunuzun yükselenlerini ben bildim.'
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 7:15
·
Tevrat
חֶמְאָ֥ה וּדְבַ֖שׁ יֹאכֵ֑ל לְדַעְתּ֛וֹ מָא֥וֹס בָּרָ֖ע וּבָח֥וֹר בַּטּֽוֹב
Kötüyü reddetmeyi ve iyiyi seçmeyi bilene kadar tereyağı ve bal yiyecektir.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 23:13
·
Tevrat
וַתֵּ֡רֶא וְהִנֵּ֣ה הַמֶּלֶךְ֩ עוֹמֵ֨ד עַֽל־עַמּוּד֜וֹ בַּמָּב֗וֹא וְהַשָּׂרִ֣ים וְהַחֲצֹצְרוֹת֮ עַל־הַמֶּלֶךְ֒ וְכָל־עַ֨ם הָאָ֜רֶץ שָׂמֵ֗חַ וְתוֹקֵ֨עַ֙ בַּחֲצֹ֣צְר֔וֹת וְהַמְשֽׁוֹרֲרִים֙ בִּכְלֵ֣י הַשִּׁ֔יר וּמוֹדִיעִ֖ים לְהַלֵּ֑ל וַתִּקְרַ֤ע עֲתַלְיָ֨הוּ֙ אֶת־בְּגָדֶ֔יהָ וַתֹּ֖אמֶר קֶ֥שֶׁר קָֽשֶׁר
Ve gördü, ve işte kral girişte sütununun yanında duruyor, önderler ve borazanlar kralın yanında, yerin bütün halkı seviniyor ve borazanları çalıyor, şarkıcılar şarkı aletleriyle övmeyi bildiriyorlar; Atalya giysilerini yırttı ve dedi: 'İhanet, ihanet!'
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 20:5
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֗ם כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ בְּיוֹם֙ בָּחֳרִ֣י בְיִשְׂרָאֵ֔ל וָאֶשָּׂ֣א יָדִ֗י לְזֶ֨רַע֙ בֵּ֣ית יַֽעֲקֹ֔ב וָאִוָּדַ֥ע לָהֶ֖ם בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וָאֶשָּׂ֨א יָדִ֤י לָהֶם֙ לֵאמֹ֔ר אֲנִ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶֽם
Ve onlara diyeceksin: Efendi Yahve böyle dedi: İsrail'i seçtiğim gün, Yakup evinin soyuna elimi kaldırdım ve Mısır diyarında onlara bilindim; ve onlara elimi kaldırdım, diyerek: Ben sizin Tanrınız Yahve'yim.
Örnek Ayetler (1)
Rut 3:3
·
Tevrat
וְרָחַ֣צְתְּ וָסַ֗כְתְּ וְשַׂ֧מְתְּ שִׂמְלֹתַ֛יִךְ עָלַ֖יִךְ וְיָרַ֣דְתְּ הַגֹּ֑רֶן אַל־תִּוָּדְעִ֣י לָאִ֔ישׁ עַ֥ד כַּלֹּת֖וֹ לֶאֱכֹ֥ל וְלִשְׁתּֽוֹת
Böylece yıkanacaksın ve sürüleceksin ve giysilerini üzerine koyacaksın ve harman yerine ineceksin; yemeyi ve içmeyi bitirmesine kadar adama bilinme.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 48:7
·
Tevrat
עַתָּ֤ה נִבְרְאוּ֙ וְלֹ֣א מֵאָ֔ז וְלִפְנֵי־י֖וֹם וְלֹ֣א שְׁמַעְתָּ֑ם פֶּן־תֹּאמַ֖ר הִנֵּ֥ה יְדַעְתִּֽין
Şimdi yaratıldılar ve o zamandan değil ve günden önce onları işitmedin; 'İşte onları bildim' demeyesin diye.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 10:11
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כָּל־יֽוֹדְעוֹ֙ מֵאִתְּמ֣וֹל שִׁלְשׁ֔וֹם וַיִּרְא֕וּ וְהִנֵּ֥ה עִם־נְבִאִ֖ים נִבָּ֑א וַיֹּ֨אמֶר הָעָ֜ם אִ֣ישׁ אֶל־רֵעֵ֗הוּ מַה־זֶּה֙ הָיָ֣ה לְבֶן־קִ֔ישׁ הֲגַ֥ם שָׁא֖וּל בַּנְּבִיאִֽים
Onu dünden ve önceki günden bilenlerin hepsi gördüler ve işte peygamberlerle peygamberlik ediyor. Halk, her adam arkadaşına dedi: 'Kiş'in oğluna olan bu nedir? Şaul da mı peygamberler arasında?'
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 21:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜ד לַאֲחִימֶ֣לֶךְ הַכֹּהֵ֗ן הַמֶּלֶךְ֮ צִוַּ֣נִי דָבָר֒ וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י אִ֣ישׁ אַל־יֵ֧דַע מְא֛וּמָה אֶת־הַדָּבָ֛ר אֲשֶׁר־אָנֹכִ֥י שֹׁלֵֽחֲךָ֖ וַאֲשֶׁ֣ר צִוִּיתִ֑ךָ וְאֶת־הַנְּעָרִ֣ים יוֹדַ֔עְתִּי אֶל־מְק֥וֹם פְּלֹנִ֖י אַלְמוֹנִֽי
Davut kâhin Ahimelek'e dedi: 'Kral bana bir söz buyurdu ve bana dedi: Seni gönderdiğim ve sana buyurduğum sözü kimse bilmesin; ve gençleri falan filan yere bildirdim.'
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 22:2
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֔ם הֲתִשְׁפֹּ֥ט הֲתִשְׁפֹּ֖ט אֶת־עִ֣יר הַדָּמִ֑ים וְה֣וֹדַעְתָּ֔הּ אֵ֖ת כָּל־תּוֹעֲבוֹתֶֽיהָ
Ve sen insanoğlu, kanlar şehrini yargılayacak mısın, yargılayacak mısın? Ve ona bütün iğrençliklerini bildireceksin.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 34:4
·
Tevrat
מִשְׁפָּ֥ט נִבְחֲרָה־לָּ֑נוּ נֵדְעָ֖ה בֵינֵ֣ינוּ מַה־טּֽוֹב
Kendimiz için yargıyı seçelim; neyin iyi olduğunu aramızda bilelim.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 11:38
·
Tevrat
וְלֶאֱלֹ֨הַּ֙ מָֽעֻזִּ֔ים עַל־כַּנּ֖וֹ יְכַבֵּ֑ד וְלֶאֱל֜וֹהַּ אֲשֶׁ֧ר לֹא־יְדָעֻ֣הוּ אֲבֹתָ֗יו יְכַבֵּ֛ד בְּזָהָ֥ב וּבְכֶ֛סֶף וּבְאֶ֥בֶן יְקָרָ֖ה וּבַחֲמֻדֽוֹת
Onun yerinde ise kalelerin ilahını yüceltecek; ve babalarının bilmediği bir ilahı altınla, gümüşle, değerli taşla ve değerli şeylerle yüceltecek.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 10:11
·
Tevrat
וַיַּ֣ךְ יֵה֗וּא אֵ֣ת כָּל־הַנִּשְׁאָרִ֤ים לְבֵית־אַחְאָב֙ בְּיִזְרְעֶ֔אל וְכָל־גְּדֹלָ֖יו וּמְיֻדָּעָ֣יו וְכֹהֲנָ֑יו עַד־בִּלְתִּ֥י הִשְׁאִֽיר־ל֖וֹ שָׂרִֽיד
Yehu Yizreel'de Ahav'ın evinden bütün kalanları, bütün büyüklerini, tanıdıklarını ve kâhinlerini vurdu; ona sağ kalan bırakmayana kadar.