1053
Kullanım
11
Lemma
192
Türev
188
Anlam
11 lemma, 192 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וְנֵדְעָה | ve-nede'a | ve bilelim, bilmek, tanımak, farkına varmak | Fiil | 8 | ||
דַּע | da | bil, bilmek, tanımak, farkında olmak | Fiil | 7 | ||
דְּעִי | de'i | bil, bilmek, tanımak, anlamak | Fiil | 7 | ||
דְּעוּ | de'u | bilin, bilmek, tanımak, farkında olmak | Fiil | 7 | ||
יְדָעוּם | yeda'um | bildiler, bilmek, tanımak, farkında olmak | Zamir | 7 | ||
יְדָעָהּ | yeda'ah | onu bildi, bilmek, tanımak, farkında olmak | Zamir | 7 | ||
Örnek Ayetler (5 / 7) Hakimler 11:39 · Tevrat וַיְהִ֞י מִקֵּ֣ץ שְׁנַ֣יִם חֳדָשִׁ֗ים וַתָּ֨שָׁב֙ אֶל־אָבִ֔יהָ וַיַּ֣עַשׂ לָ֔הּ אֶת־נִדְר֖וֹ אֲשֶׁ֣ר נָדָ֑ר וְהִיא֙ לֹא־יָדְעָ֣ה אִ֔ישׁ וַתְּהִי־חֹ֖ק בְּיִשְׂרָאֵֽל İki ayın sonunda babasına döndü ve adadığı adağını ona yaptı. Ve o bir erkek bilmedi. Ve İsrail'de bir kural oldu: Hakimler 21:12 · Tevrat וַֽיִּמְצְא֞וּ מִיּוֹשְׁבֵ֣י יָבֵ֣ישׁ גִּלְעָ֗ד אַרְבַּ֤ע מֵאוֹת֙ נַעֲרָ֣ה בְתוּלָ֔ה אֲשֶׁ֧ר לֹֽא־יָדְעָ֛ה אִ֖ישׁ לְמִשְׁכַּ֣ב זָכָ֑ר וַיָּבִ֨יאוּ אוֹתָ֤ם אֶל־הַֽמַּחֲנֶה֙ שִׁלֹ֔ה אֲשֶׁ֖ר בְּאֶ֥רֶץ כְּנָֽעַן Gilead Yaveş oturanlarından erkek yatmasıyla adam bilmeyen dört yüz bakire genç kız buldular; ve onları Kenan diyarında olan Şilo ordugahına getirdiler. Yeremya 8:7 · Tevrat גַּם־חֲסִידָ֣ה בַשָּׁמַ֗יִם יָֽדְעָה֙ מֽוֹעֲדֶ֔יהָ וְתֹ֤ר וְסִיס֙ וְעָג֔וּר שָׁמְר֖וּ אֶת־עֵ֣ת בֹּאָ֑נָה וְעַמִּ֕י לֹ֣א יָֽדְע֔וּ אֵ֖ת מִשְׁפַּ֥ט יְהוָֽה Göklerdeki leylek bile kendi belirlenmiş zamanlarını bildi; kumru, kırlangıç ve turna gelme zamanlarını tuttular; ama halkım Yahve'nin hükmünü bilmedi. Hoşea 2:10 · Tevrat וְהִיא֙ לֹ֣א יָֽדְעָ֔ה כִּ֤י אָֽנֹכִי֙ נָתַ֣תִּי לָ֔הּ הַדָּגָ֖ן וְהַתִּיר֣וֹשׁ וְהַיִּצְהָ֑ר וְכֶ֨סֶף הִרְבֵּ֥יתִי לָ֛הּ וְזָהָ֖ב עָשׂ֥וּ לַבָּֽעַל Ve o, tahılı, yeni şarabı ve taze yağı ona benim verdiğimi, ona gümüşü ve altını çoğalttığımı bilmedi; bunları Baal için yaptılar. 1. Krallar 1:4 · Tevrat וְהַֽנַּעֲרָ֖ה יָפָ֣ה עַד־מְאֹ֑ד וַתְּהִ֨י לַמֶּ֤לֶךְ סֹכֶ֨נֶת֙ וַתְּשָׁ֣רְתֵ֔הוּ וְהַמֶּ֖לֶךְ לֹ֥א יְדָעָֽהּ Ve genç kız çok güzelydı ve krala bakıcı oldu ve ona hizmet etti; ve kral onu bilmedi. | ||||||
הוֹדַע | hoda | bildir, bilmek, tanımak, farkına varmak | Fiil | 6 | ||
יָדְעוּן | yadeun | farkına varacaklar, farkına varmak, bilmek, tanımak | Zamir | 6 | ||
יֽוֹדְעִים | yode'im | bilenler, bilmek, tanımak, farkında olmak | Fiil | 5 | ||
הֲיָדַעְתָּ | hayadata | bildin mi, bilmek, tanımak, farkına varmak | Fiil | 5 | ||
יוֹדְעֵי | yode'ey | bilenleri, bilmek, tanımak, farkında olmak | Fiil | 5 | ||
וְדַע | ve-da | ve bil, bilmek, tanımak, farkına varmak | Fiil | 5 | ||
הוֹדִיעוּ | hodiu | bildirdiler, bildirmek, tanıtmak, öğretmek | Fiil | 5 | ||
הֽוֹדִיעֵנִי | hodiyeni | bana bildir, bilmek, tanımak, farkına varmak | Zamir | 5 | ||
וְלָדַעַת | ve-lada'at | ve bilmek için, bilmek, tanımak, farkına varmak | Fiil | 5 | ||
תֵּֽדְעוּן | ted'un | bileceksiniz, bilmek, tanımak, farkında olmak | Zamir | 4 | ||
דַּעַת | daat | bilgi, bilgi, anlayış, farkındalık | Fiil | 4 | ||
וְיָדַעְתִּי | ve-yadati | ve bildim, bilmek, tanımak, farkında olmak | Fiil | 4 | ||
וְנוֹדַע | ve-noda | ve bilindi, bilinmek, tanınmak, anlaşılmak | Fiil | 4 | ||
הוֹדַעַתָ | hoda'ata | bildirdin, bilmek, farkına varmak, tanımak | Fiil | 4 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hakimler 18:5
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמְרוּ ל֖וֹ שְׁאַל־נָ֣א בֵאלֹהִ֑ים וְנֵ֣דְעָ֔ה הֲתַצְלִ֣יחַ דַּרְכֵּ֔נוּ אֲשֶׁ֥ר אֲנַ֖חְנוּ הֹלְכִ֥ים עָלֶֽיהָ
Ona dediler: 'Lütfen Tanrı'ya sor, üzerinde gittiğimiz yolumuz başarılı olacak mı bilelim.'
Hoşea 6:3
·
Tevrat
וְנֵדְעָ֣ה נִרְדְּפָ֗ה לָדַ֨עַת֙ אֶת־יְהוָ֔ה כְּשַׁ֖חַר נָכ֣וֹן מֽוֹצָא֑וֹ וְיָב֤וֹא כַגֶּ֨שֶׁם֙ לָ֔נוּ כְּמַלְק֖וֹשׁ י֥וֹרֶה אָֽרֶץ
Ve bilelim, Yahve'yi bilmek için peşinden gidelim; onun çıkışı şafak gibi kesindir; ve bize yağmur gibi, yeri sulayan son yağmur gibi gelecek.
Yeşaya 5:19
·
Tevrat
הָאֹמְרִ֗ים יְמַהֵ֧ר יָחִ֛ישָׁה מַעֲשֵׂ֖הוּ לְמַ֣עַן נִרְאֶ֑ה וְתִקְרַ֣ב וְתָב֗וֹאָה עֲצַ֛ת קְד֥וֹשׁ יִשְׂרָאֵ֖ל וְנֵדָֽעָה
Görmemiz için acele etsin, işini hızlandırsın; ve İsrail'in Kutsalının tasarısı yaklaşsın ve gelsin ve bilelim diyenlere!
Yeşaya 41:22
·
Tevrat
יַגִּ֨ישׁוּ֙ וְיַגִּ֣ידוּ לָ֔נוּ אֵ֖ת אֲשֶׁ֣ר תִּקְרֶ֑ינָה הָרִאשֹׁנ֣וֹת מָ֣ה הֵ֗נָּה הַגִּ֜ידוּ וְנָשִׂ֤ימָה לִבֵּ֨נוּ֙ וְנֵדְעָ֣ה אַחֲרִיתָ֔ן א֥וֹ הַבָּא֖וֹת הַשְׁמִיעֻֽנוּ
Yaklaştırsınlar ve olacakları bize bildirsinler; öncekiler nedir, bildirin ve kalbimizi koyalım ve onların sonunu bilelim; veya gelecekleri bize işittirin.
Yeşaya 41:23
·
Tevrat
הַגִּ֨ידוּ֙ הָאֹתִיּ֣וֹת לְאָח֔וֹר וְנֵ֣דְעָ֔ה כִּ֥י אֱלֹהִ֖ים אַתֶּ֑ם אַף־תֵּיטִ֣יבוּ וְתָרֵ֔עוּ וְנִשְׁתָּ֖עָה וְנִרְאֶ֥ה יַחְדָּֽו
Sonradan gelecekleri bildirin ve bilelim ki siz ilahlarsınız; ayrıca iyilik yapın ve kötülük yapın, ve şaşalım ve birlikte görelim.
Örnek Ayetler (5 / 7)
2. Samuel 24:13
·
Tevrat
וַיָּבֹא־גָ֥ד אֶל־דָּוִ֖ד וַיַּגֶּד־ל֑וֹ וַיֹּ֣אמֶר ל֡וֹ הֲתָב֣וֹא לְךָ֣ שֶֽׁבַע שָׁנִ֣ים רָעָ֣ב בְּאַרְצֶ֡ךָ אִם־שְׁלֹשָׁ֣ה חֳ֠דָשִׁים נֻסְךָ֨ לִפְנֵֽי־צָרֶ֜יךָ וְה֣וּא רֹדְפֶ֗ךָ וְאִם־הֱ֠יוֹת שְׁלֹ֨שֶׁת יָמִ֥ים דֶּ֨בֶר֙ בְּאַרְצֶ֔ךָ עַתָּה֙ דַּ֣ע וּרְאֵ֔ה מָה־אָשִׁ֥יב שֹׁלְחִ֖י דָּבָֽר
Bunun üzerine Gad Davut'a geldi ve ona bildirdi ve ona dedi: 'Diyarına yedi yıl kıtlık mı gelsin? Yoksa düşmanların seni kovalarken onların önünden üç ay kaçman mı? Yoksa diyarında üç gün salgın hastalık olması mı? Şimdi bil ve gör, beni gönderene ne söz döndüreyim.'
Yeremya 15:15
·
Tevrat
אַתָּ֧ה יָדַ֣עְתָּ יְהוָ֗ה זָכְרֵ֤נִי וּפָקְדֵ֨נִי֙ וְהִנָּ֤קֶם לִי֙ מֵרֹ֣דְפַ֔י אַל־לְאֶ֥רֶךְ אַפְּךָ֖ תִּקָּחֵ֑נִי דַּ֕ע שְׂאֵתִ֥י עָלֶ֖יךָ חֶרְפָּֽה
Sen biliyorsun, Yahve; beni hatırla ve beni yokla ve zulmedenlerimden benim için öç al. Öfkenin uzunluğunda beni alma; senin yüzünden kınama taşıdığımı bil.
1. Samuel 20:7
·
Tevrat
אִם־כֹּ֥ה יֹאמַ֛ר ט֖וֹב שָׁל֣וֹם לְעַבְדֶּ֑ךָ וְאִם־חָרֹ֤ה יֶֽחֱרֶה֙ ל֔וֹ דַּ֕ע כִּֽי־כָלְתָ֥ה הָרָעָ֖ה מֵעִמּֽוֹ
Eğer şöyle derse: 'İyi', kuluna esenliktir; ve eğer kesinlikle öfkelenirse, bil ki kötülük ondan tamamlandı.
1. Samuel 24:12
·
Tevrat
וְאָבִ֣י רְאֵ֔ה גַּ֗ם רְאֵ֛ה אֶת־כְּנַ֥ף מְעִילְךָ֖ בְּיָדִ֑י כִּ֡י בְּכָרְתִי֩ אֶת־כְּנַ֨ף מְעִֽילְךָ֜ וְלֹ֣א הֲרַגְתִּ֗יךָ דַּ֤ע וּרְאֵה֙ כִּי֩ אֵ֨ין בְּיָדִ֜י רָעָ֤ה וָפֶ֨שַׁע֙ וְלֹא־חָטָ֣אתִי לָ֔ךְ וְאַתָּ֛ה צֹדֶ֥ה אֶת־נַפְשִׁ֖י לְקַחְתָּֽהּ
Ve babam, gör, ayrıca elimdeki cübbenin eteğini gör; çünkü cübbenin eteğini kestiğimde ve seni öldürmediğimde, bil ve gör ki elimde kötülük ve isyan yoktur ve sana karşı günah işlemedim, ve sen onu almak için canımı avlıyorsun.
1. Tarihler 28:9
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה שְׁלֹמֹֽה־בְנִ֡י דַּע֩ אֶת־אֱלֹהֵ֨י אָבִ֜יךָ וְעָבְדֵ֗הוּ בְּלֵ֤ב שָׁלֵם֙ וּבְנֶ֣פֶשׁ חֲפֵצָ֔ה כִּ֤י כָל־לְבָבוֹת֙ דּוֹרֵ֣שׁ יְהוָ֔ה וְכָל־יֵ֥צֶר מַחֲשָׁב֖וֹת מֵבִ֑ין אִֽם־תִּדְרְשֶׁ֨נּוּ֙ יִמָּ֣צֵא לָ֔ךְ וְאִם־תַּֽעַזְבֶ֖נּוּ יַזְנִיחֲךָ֥ לָעַֽד
Ve sen, oğlum Süleyman, babanın Tanrısını bil; tam bir kalple ve istekli bir canla ona kulluk et. Çünkü Yahve bütün kalpleri arar ve düşüncelerin bütün eğilimini anlar. Eğer onu ararsan sana bulunur, ve eğer onu bırakırsan seni sonsuza dek reddeder.
Örnek Ayetler (3 / 7)
Yeremya 2:23
·
Tevrat
אֵ֣יךְ תֹּאמְרִ֞י לֹ֣א נִטְמֵ֗אתִי אַחֲרֵ֤י הַבְּעָלִים֙ לֹ֣א הָלַ֔כְתִּי רְאִ֤י דַרְכֵּךְ֙ בַּגַּ֔יְא דְּעִ֖י מֶ֣ה עָשִׂ֑ית בִּכְרָ֥ה קַלָּ֖ה מְשָׂרֶ֥כֶת דְּרָכֶֽיהָ
Nasıl 'Kirlenmedim, Baalların ardınca gitmedim' dersin? Vadideki yolunu gör, ne yaptığını bil; yollarında dolanan hızlı dişi deve gibisin.
Yeremya 3:13
·
Tevrat
אַ֚ךְ דְּעִ֣י עֲוֺנֵ֔ךְ כִּ֛י בַּיהוָ֥ה אֱלֹהַ֖יִךְ פָּשָׁ֑עַתְּ וַתְּפַזְּרִ֨י אֶת־דְּרָכַ֜יִךְ לַזָּרִ֗ים תַּ֚חַת כָּל־עֵ֣ץ רַעֲנָ֔ן וּבְקוֹלִ֥י לֹא־שְׁמַעְתֶּ֖ם נְאֻם־יְהֹוָֽה
Ancak suçunu bil, çünkü Tanrın Yahve'ye isyan ettin ve her yeşil ağacın altında yollarını yabancılara dağıttın ve sesimi işitmediniz, Yahve'nin bildirisidir.
1. Samuel 25:17
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה דְּעִ֤י וּרְאִי֙ מַֽה־תַּעֲשִׂ֔י כִּֽי־כָלְתָ֧ה הָרָעָ֛ה אֶל־אֲדֹנֵ֖ינוּ וְעַ֣ל כָּל־בֵּית֑וֹ וְהוּא֙ בֶּן־בְּלִיַּ֔עַל מִדַּבֵּ֖ר אֵלָֽיו
Ve şimdi bil ve ne yapacağını gör; çünkü efendimize ve bütün evinin üzerine kötülük kararlaştırıldı, o ise kendisiyle konuşulmaz değersiz bir adamdır.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 18:14
·
Tevrat
וַֽיַּעֲנ֞וּ חֲמֵ֣שֶׁת הָאֲנָשִׁ֗ים הַהֹלְכִים֮ לְרַגֵּל֮ אֶת־הָאָ֣רֶץ לַיִשׁ֒ וַיֹּֽאמְרוּ֙ אֶל־אֲחֵיהֶ֔ם הַיְדַעְתֶּ֗ם כִּ֠י יֵ֣שׁ בַּבָּתִּ֤ים הָאֵ֨לֶּה֙ אֵפ֣וֹד וּתְרָפִ֔ים וּפֶ֖סֶל וּמַסֵּכָ֑ה וְעַתָּ֖ה דְּע֥וּ מַֽה־תַּעֲשֽׂוּ
Layiş yerini casusluk yapmaya giden beş adam yanıt verdiler ve kardeşlerine dediler ki: 'Bu evlerde efod, terafim, oyma put ve dökme put olduğunu biliyor muydunuz? Ve şimdi ne yapacağınızı bilin.'
Yeremya 31:34
·
Tevrat
וְלֹ֧א יְלַמְּד֣וּ ע֗וֹד אִ֣ישׁ אֶת־רֵעֵ֜הוּ וְאִ֤ישׁ אֶת־אָחִיו֙ לֵאמֹ֔ר דְּע֖וּ אֶת־יְהוָ֑ה כִּֽי־כוּלָּם֩ יֵדְע֨וּ אוֹתִ֜י לְמִקְטַנָּ֤ם וְעַד־גְּדוֹלָם֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה כִּ֤י אֶסְלַח֙ לַֽעֲוֺנָ֔ם וּלְחַטָּאתָ֖ם לֹ֥א אֶזְכָּר־עֽוֹד
Ve artık kişi komşusuna ve kişi kardeşine, 'Yahve'yi bilin' diyerek öğretmeyecek; çünkü küçüklerinden büyüklerine kadar hepsi beni bilecekler, Yahve'nin bildirisidir; çünkü suçlarını bağışlayacağım ve günahlarını artık hatırlamayacağım.
2. Krallar 5:7
·
Tevrat
וַיְהִ֡י כִּקְרֹא֩ מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֨ל אֶת־הַסֵּ֜פֶר וַיִּקְרַ֣ע בְּגָדָ֗יו וַיֹּ֨אמֶר֙ הַאֱלֹהִ֥ים אָ֨נִי֙ לְהָמִ֣ית וּֽלְהַחֲי֔וֹת כִּֽי־זֶה֙ שֹׁלֵ֣חַ אֵלַ֔י לֶאֱסֹ֥ף אִ֖ישׁ מִצָּֽרַעְתּ֑וֹ כִּ֤י אַךְ־דְּעֽוּ־נָא֙ וּרְא֔וּ כִּֽי־מִתְאַנֶּ֥ה ה֖וּא לִֽי
İsrail kralı mektubu okuduğunda giysilerini yırttı ve dedi ki: 'Öldürmek ve yaşatmak için ben Tanrı mıyım ki bu adamı cüzamından kurtarmam için bana gönderiyor? Lütfen sadece bilin ve görün ki o bana karşı fırsat arıyor.'
2. Krallar 10:10
·
Tevrat
דְּע֣וּ אֵפ֗וֹא כִּי֩ לֹ֨א יִפֹּ֜ל מִדְּבַ֤ר יְהוָה֙ אַ֔רְצָה אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה עַל־בֵּ֣ית אַחְאָ֑ב וַיהוָ֣ה עָשָׂ֔ה אֵ֚ת אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֔ר בְּיַ֖ד עַבְדּ֥וֹ אֵלִיָּֽהוּ
O halde bilin ki, Yahve'nin Ahav'ın evi üzerine konuştuğu Yahve'nin sözünden yere düşmeyecektir. Yahve kulu Eliyahu eliyle konuştuğunu yaptı.'
1. Krallar 20:7
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֤א מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵל֙ לְכָל־זִקְנֵ֣י הָאָ֔רֶץ וַיֹּ֨אמֶר֙ דְּעֽוּ־נָ֣א וּרְא֔וּ כִּ֥י רָעָ֖ה זֶ֣ה מְבַקֵּ֑שׁ כִּֽי־שָׁלַ֨ח אֵלַ֜י לְנָשַׁ֤י וּלְבָנַי֙ וּלְכַסְפִּ֣י וְלִזְהָבִ֔י וְלֹ֥א מָנַ֖עְתִּי מִמֶּֽנּוּ
İsrail kralı yerin bütün ihtiyarlarını çağırdı ve dedi: 'Lütfen bilin ve görün ki bu kötülük arıyor; çünkü karılarım, oğullarım, gümüşüm ve altınım için bana gönderdi ve ondan esirgemedim.'
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 3:2
·
Tevrat
רַ֗ק לְמַ֨עַן֙ דַּ֚עַת דֹּר֣וֹת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֔ל לְלַמְּדָ֖ם מִלְחָמָ֑ה רַ֥ק אֲשֶׁר־לְפָנִ֖ים לֹ֥א יְדָעֽוּם
Sadece İsrail oğullarının nesillerinin bilmesi için, sadece önceden onu bilmeyenlere savaşı öğretmek içindi.
Yeremya 19:4
·
Tevrat
יַ֣עַן אֲשֶׁ֣ר עֲזָבֻ֗נִי וַֽיְנַכְּר֞וּ אֶת־הַמָּק֤וֹם הַזֶּה֙ וַיְקַטְּרוּ־בוֹ֙ לֵאלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים אֲשֶׁ֧ר לֹֽא־יְדָע֛וּם הֵ֥מָּה וַאֲבֽוֹתֵיהֶ֖ם וּמַלְכֵ֣י יְהוּדָ֑ה וּמָֽלְא֛וּ אֶת־הַמָּק֥וֹם הַזֶּ֖ה דַּ֥ם נְקִיִּֽם
Çünkü beni bıraktılar ve bu yeri yabancılaştırdılar ve onda kendilerinin, babalarının ve Yahuda krallarının bilmedikleri başka ilahlara buhur yaktılar; ve bu yeri suçsuzların kanıyla doldurdular.
Yeremya 44:3
·
Tevrat
מִפְּנֵ֣י רָעָתָ֗ם אֲשֶׁ֤ר עָשׂוּ֙ לְהַכְעִסֵ֔נִי לָלֶ֣כֶת לְקַטֵּ֔ר לַעֲבֹ֖ד לֵאלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֑ים אֲשֶׁר֙ לֹ֣א יְדָע֔וּם הֵ֖מָּה אַתֶּ֥ם וַאֲבֹתֵיכֶֽם
Beni öfkelendirmek için yaptıkları kötülükleri yüzünden, onların, sizin ve babalarınızın bilmediği başka ilahlara buhur yakmaya, kulluk etmeye giderek.
Zekeriya 7:14
·
Tevrat
וְאֵ֣סָעֲרֵ֗ם עַ֤ל כָּל־הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־יְדָע֔וּם וְהָאָ֨רֶץ֙ נָשַׁ֣מָּה אַֽחֲרֵיהֶ֔ם מֵֽעֹבֵ֖ר וּמִשָּׁ֑ב וַיָּשִׂ֥ימוּ אֶֽרֶץ־חֶמְדָּ֖ה לְשַׁמָּֽה
Ve onları bilmedikleri bütün ulusların üzerine fırtınayla dağıttım; ve yer arkalarından geçenden ve dönenden ıssız kaldı. Ve arzu edilen yeri ıssızlık yaptılar.
Mezmurlar 147:20
·
Tevrat
לֹ֘א עָ֤שָׂה כֵ֨ן לְכָל־גּ֗וֹי וּמִשְׁפָּטִ֥ים בַּל־יְדָע֗וּם הַֽלְלוּ־יָֽהּ
Hiçbir ulusa böyle yapmadı ve onlar hükümleri bilmediler. Yah'ı yüceltin!
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 11:39
·
Tevrat
וַיְהִ֞י מִקֵּ֣ץ שְׁנַ֣יִם חֳדָשִׁ֗ים וַתָּ֨שָׁב֙ אֶל־אָבִ֔יהָ וַיַּ֣עַשׂ לָ֔הּ אֶת־נִדְר֖וֹ אֲשֶׁ֣ר נָדָ֑ר וְהִיא֙ לֹא־יָדְעָ֣ה אִ֔ישׁ וַתְּהִי־חֹ֖ק בְּיִשְׂרָאֵֽל
İki ayın sonunda babasına döndü ve adadığı adağını ona yaptı. Ve o bir erkek bilmedi. Ve İsrail'de bir kural oldu:
Hakimler 21:12
·
Tevrat
וַֽיִּמְצְא֞וּ מִיּוֹשְׁבֵ֣י יָבֵ֣ישׁ גִּלְעָ֗ד אַרְבַּ֤ע מֵאוֹת֙ נַעֲרָ֣ה בְתוּלָ֔ה אֲשֶׁ֧ר לֹֽא־יָדְעָ֛ה אִ֖ישׁ לְמִשְׁכַּ֣ב זָכָ֑ר וַיָּבִ֨יאוּ אוֹתָ֤ם אֶל־הַֽמַּחֲנֶה֙ שִׁלֹ֔ה אֲשֶׁ֖ר בְּאֶ֥רֶץ כְּנָֽעַן
Gilead Yaveş oturanlarından erkek yatmasıyla adam bilmeyen dört yüz bakire genç kız buldular; ve onları Kenan diyarında olan Şilo ordugahına getirdiler.
Yeremya 8:7
·
Tevrat
גַּם־חֲסִידָ֣ה בַשָּׁמַ֗יִם יָֽדְעָה֙ מֽוֹעֲדֶ֔יהָ וְתֹ֤ר וְסִיס֙ וְעָג֔וּר שָׁמְר֖וּ אֶת־עֵ֣ת בֹּאָ֑נָה וְעַמִּ֕י לֹ֣א יָֽדְע֔וּ אֵ֖ת מִשְׁפַּ֥ט יְהוָֽה
Göklerdeki leylek bile kendi belirlenmiş zamanlarını bildi; kumru, kırlangıç ve turna gelme zamanlarını tuttular; ama halkım Yahve'nin hükmünü bilmedi.
Hoşea 2:10
·
Tevrat
וְהִיא֙ לֹ֣א יָֽדְעָ֔ה כִּ֤י אָֽנֹכִי֙ נָתַ֣תִּי לָ֔הּ הַדָּגָ֖ן וְהַתִּיר֣וֹשׁ וְהַיִּצְהָ֑ר וְכֶ֨סֶף הִרְבֵּ֥יתִי לָ֛הּ וְזָהָ֖ב עָשׂ֥וּ לַבָּֽעַל
Ve o, tahılı, yeni şarabı ve taze yağı ona benim verdiğimi, ona gümüşü ve altını çoğalttığımı bilmedi; bunları Baal için yaptılar.
1. Krallar 1:4
·
Tevrat
וְהַֽנַּעֲרָ֖ה יָפָ֣ה עַד־מְאֹ֑ד וַתְּהִ֨י לַמֶּ֤לֶךְ סֹכֶ֨נֶת֙ וַתְּשָׁ֣רְתֵ֔הוּ וְהַמֶּ֖לֶךְ לֹ֥א יְדָעָֽהּ
Ve genç kız çok güzelydı ve krala bakıcı oldu ve ona hizmet etti; ve kral onu bilmedi.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 16:2
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֕ם הוֹדַ֥ע אֶת־יְרוּשָׁלִַ֖ם אֶת־תּוֹעֲבֹתֶֽיהָ
İnsanoğlu, Yeruşalim'e iğrençliklerini bildir.
Hezekiel 43:11
·
Tevrat
וְאִֽם־נִכְלְמ֞וּ מִכֹּ֣ל אֲשֶׁר־עָשׂ֗וּ צוּרַ֣ת הַבַּ֡יִת וּתְכוּנָת֡וֹ וּמוֹצָאָ֡יו וּמוֹבָאָ֣יו וְֽכָל־צֽוּרֹתָ֡ו וְאֵ֣ת כָּל־חֻקֹּתָיו֩ וְכָל־צ֨וּרֹתָ֤יו וְכָל־תּוֹרֹתָיו֙ הוֹדַ֣ע אוֹתָ֔ם וּכְתֹ֖ב לְעֵֽינֵיהֶ֑ם וְיִשְׁמְר֞וּ אֶת־כָּל־צוּרָת֛וֹ וְאֶת־כָּל־חֻקֹּתָ֖יו וְעָשׂ֥וּ אוֹתָֽם
Ve eğer yaptıkları her şeyden utanırlarsa, evin biçimini, düzenini, çıkışlarını, girişlerini, bütün biçimlerini, bütün kurallarını, bütün biçimlerini ve bütün yasalarını onlara bildir; ve gözlerinin önünde yaz ki, bütün biçimini ve bütün kurallarını tutsunlar ve onları yapsınlar.
Mezmurlar 90:12
·
Tevrat
לִמְנ֣וֹת יָ֭מֵינוּ כֵּ֣ן הוֹדַ֑ע וְ֝נָבִ֗א לְבַ֣ב חָכְמָֽה
Günlerimizi saymayı böylece bildir, ve bilgelik kalbini getirelim.
Süleyman'ın Özdeyişleri 9:9
·
Tevrat
תֵּ֣ן לְ֭חָכָם וְיֶחְכַּם־ע֑וֹד הוֹדַ֥ע לְ֝צַדִּ֗יק וְי֣וֹסֶף לֶֽקַח
Bilgeye ver, daha bilge olur; doğru kişiye bildir, öğretiyi artırır.
Levililer 4:23
·
Tevrat
אֽוֹ־הוֹדַ֤ע אֵלָיו֙ חַטָּאת֔וֹ אֲשֶׁ֥ר חָטָ֖א בָּ֑הּ וְהֵבִ֧יא אֶת־קָרְבָּנ֛וֹ שְׂעִ֥יר עִזִּ֖ים זָכָ֥ר תָּמִֽים
veya işlediği günahı ona bildirilirse, sunusu olarak keçilerden kusursuz bir erkek teke getirecektir.
Örnek Ayetler (5 / 6)
1. Krallar 8:38
·
Tevrat
כָּל־תְּפִלָּ֣ה כָל־תְּחִנָּ֗ה אֲשֶׁ֤ר תִֽהְיֶה֙ לְכָל־הָ֣אָדָ֔ם לְכֹ֖ל עַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֑ל אֲשֶׁ֣ר יֵדְע֗וּן אִ֚ישׁ נֶ֣גַע לְבָב֔וֹ וּפָרַ֥שׂ כַּפָּ֖יו אֶל־הַבַּ֥יִת הַזֶּֽה
Bütün insanlardan, bütün halkın İsrail'den olacak her dua, her yakarış; ki her adam kalbinin yarasını bilecek ve avuçlarını bu eve açacak;
1. Krallar 8:43
·
Tevrat
אַתָּ֞ה תִּשְׁמַ֤ע הַשָּׁמַ֨יִם֙ מְכ֣וֹן שִׁבְתֶּ֔ךָ וְעָשִׂ֕יתָ כְּכֹ֛ל אֲשֶׁר־יִקְרָ֥א אֵלֶ֖יךָ הַנָּכְרִ֑י לְמַ֣עַן יֵדְעוּן֩ כָּל־עַמֵּ֨י הָאָ֜רֶץ אֶת־שְׁמֶ֗ךָ לְיִרְאָ֤ה אֹֽתְךָ֙ כְּעַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֔ל וְלָדַ֕עַת כִּי־שִׁמְךָ֣ נִקְרָ֔א עַל־הַבַּ֥יִת הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֥ר בָּנִֽיתִי
Sen oturduğun yerinden, göklerden işit ve yabancının sana çağıracağı her şeye göre yap; yerin bütün halkları adını bilmeleri için, halkın İsrail gibi senden korkmaları için ve inşa ettiğim bu ev üzerine adının çağrıldığını bilmeleri için.
Yeşu 3:7
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־יְהוֹשֻׁ֔עַ הַיּ֣וֹם הַזֶּ֗ה אָחֵל֙ גַּדֶּלְךָ֔ בְּעֵינֵ֖י כָּל־יִשְׂרָאֵ֑ל אֲשֶׁר֙ יֵֽדְע֔וּן כִּ֗י כַּאֲשֶׁ֥ר הָיִ֛יתִי עִם־מֹשֶׁ֖ה אֶהְיֶ֥ה עִמָּֽךְ
Yahve Yeşu'ya dedi: 'Musa'yla olduğum gibi seninle de olacağımı bilsinler diye, bu gün bütün İsrail'in gözünde seni büyütmeye başlayacağım.
Süleyman'ın Özdeyişleri 10:32
·
Tevrat
שִׂפְתֵ֣י צַ֭דִּיק יֵדְע֣וּן רָצ֑וֹן וּפִ֥י רְ֝שָׁעִ֗ים תַּהְפֻּכֽוֹת
Doğru kişinin dudakları hoş olanı bilir, kötülerin ağzı ise sapkınlıktır.
Yasa'nın Tekrarı 8:3
·
Tevrat
וַֽיְעַנְּךָ֮ וַיַּרְעִבֶךָ֒ וַיַּֽאֲכִֽלְךָ֤ אֶת הַמָּן֙ אֲשֶׁ֣ר לֹא־יָדַ֔עְתָּ וְלֹ֥א יָדְע֖וּן אֲבֹתֶ֑יךָ לְמַ֣עַן הוֹדִֽעֲךָ֗ כִּ֠י לֹ֣א עַל־הַלֶּ֤חֶם לְבַדּוֹ֙ יִחְיֶ֣ה הָֽאָדָ֔ם כִּ֛י עַל־כָּל־מוֹצָ֥א פִֽי־יְהוָ֖ה יִחְיֶ֥ה הָאָדָֽם
Ve seni alçalttı, seni acıktırdı ve insanın yalnız ekmekle yaşamadığını, insanın Yahve'nin ağzından çıkan her şeyle yaşadığını sana bildirmek için senin bilmediğin ve atalarının da bilmediği man ile seni doyurdu.
Örnek Ayetler (4)
2. Tarihler 2:7
·
Tevrat
וּֽשְׁלַֽח־לִי֩ עֲצֵ֨י אֲרָזִ֜ים בְּרוֹשִׁ֣ים וְאַלְגּוּמִּים֮ מֵֽהַלְּבָנוֹן֒ כִּ֚י אֲנִ֣י יָדַ֔עְתִּי אֲשֶׁ֤ר עֲבָדֶ֨יךָ֙ יֽוֹדְעִ֔ים לִכְר֖וֹת עֲצֵ֣י לְבָנ֑וֹן וְהִנֵּ֥ה עֲבָדַ֖י עִם־עֲבָדֶֽיךָ
Bana Lübnan'dan sedir, selvi ve algum ağaçları gönder; çünkü ben biliyorum ki senin kulların Lübnan ağaçlarını kesmeyi bilirler. Ve işte benim kullarım senin kullarınla birliktedir.
Ester 4:11
·
Tevrat
כָּל־עַבְדֵ֣י הַמֶּ֡לֶךְ וְעַם־מְדִינ֨וֹת הַמֶּ֜לֶךְ יֽוֹדְעִ֗ים אֲשֶׁ֣ר כָּל־אִ֣ישׁ וְאִשָּׁ֡ה אֲשֶׁ֣ר יָבֽוֹא־אֶל־הַמֶּלֶךְ֩ אֶל־הֶחָצֵ֨ר הַפְּנִימִ֜ית אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־יִקָּרֵ֗א אַחַ֤ת דָּתוֹ֙ לְהָמִ֔ית לְ֠בַד מֵאֲשֶׁ֨ר יֽוֹשִׁיט־ל֥וֹ הַמֶּ֛לֶךְ אֶת־שַׁרְבִ֥יט הַזָּהָ֖ב וְחָיָ֑ה וַאֲנִ֗י לֹ֤א נִקְרֵ֨אתי֙ לָב֣וֹא אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ זֶ֖ה שְׁלוֹשִׁ֥ים יֽוֹם
Kralın bütün kulları ve kralın eyaletlerinin halkı biliyor ki, çağrılmadığı halde iç avluya, kralın yanına gelen her erkek veya kadın için tek bir yasa vardır: öldürülmek; ancak kralın altın asayı uzattığı kişi yaşar. Ben ise otuz gündür kralın yanına gelmek için çağrılmadım.
Vaiz 4:17
·
Tevrat
שְׁמֹ֣ר רַגְלְךָ֗ כַּאֲשֶׁ֤ר תֵּלֵךְ֙ אֶל־בֵּ֣ית הָאֱלֹהִ֔ים וְקָר֣וֹב לִשְׁמֹ֔עַ מִתֵּ֥ת הַכְּסִילִ֖ים זָ֑בַח כִּֽי־אֵינָ֥ם יוֹדְעִ֖ים לַעֲשׂ֥וֹת רָֽע
Tanrı'nın evine gittiğinde ayağını koru; ve dinlemek için yaklaşmak, akılsızların kurban vermesinden iyidir; çünkü onlar kötülük yaptıklarını bilmezler.
Vaiz 9:5
·
Tevrat
כִּ֧י הַֽחַיִּ֛ים יוֹדְעִ֖ים שֶׁיָּמֻ֑תוּ וְהַמֵּתִ֞ים אֵינָ֧ם יוֹדְעִ֣ים מְא֗וּמָה וְאֵֽין־ע֤וֹד לָהֶם֙ שָׂכָ֔ר כִּ֥י נִשְׁכַּ֖ח זִכְרָֽם
Çünkü yaşayanlar öleceklerini bilirler; ve ölüler hiçbir şey bilen değildir ve onlar için artık ödül yoktur, çünkü onların anısı unutulmuştur.
Örnek Ayetler (5)
2. Krallar 2:3
·
Tevrat
וַיֵּצְא֨וּ בְנֵֽי־הַנְּבִיאִ֥ים אֲשֶׁר־בֵּֽית־אֵל֮ אֶל־אֱלִישָׁע֒ וַיֹּאמְר֣וּ אֵלָ֔יו הֲיָדַ֕עְתָּ כִּ֣י הַיּ֗וֹם יְהוָ֛ה לֹקֵ֥חַ אֶת־אֲדֹנֶ֖יךָ מֵעַ֣ל רֹאשֶׁ֑ךָ וַיֹּ֛אמֶר גַּם־אֲנִ֥י יָדַ֖עְתִּי הֶחֱשֽׁוּ
Beytel'de olan peygamber oğulları Elişa'ya çıktılar ve ona dediler: 'Bugün Yahve'nin efendini başının üzerinden alacağını biliyor musun?' O da dedi: 'Ben de biliyorum, susun.'
2. Krallar 2:5
·
Tevrat
וַיִּגְּשׁ֨וּ בְנֵֽי־הַנְּבִיאִ֥ים אֲשֶׁר־בִּֽירִיחוֹ֮ אֶל־אֱלִישָׁע֒ וַיֹּאמְר֣וּ אֵלָ֔יו הֲיָדַ֕עְתָּ כִּ֣י הַיּ֗וֹם יְהוָ֛ה לֹקֵ֥חַ אֶת־אֲדֹנֶ֖יךָ מֵעַ֣ל רֹאשֶׁ֑ךָ וַיֹּ֛אמֶר גַּם־אֲנִ֥י יָדַ֖עְתִּי הֶחֱשֽׁוּ
Eriha'da olan peygamber oğulları Elişa'ya yaklaştılar ve ona dediler: 'Bugün Yahve'nin efendini başının üzerinden alacağını biliyor musun?' O da dedi: 'Ben de biliyorum, susun.'
Eyüp 38:33
·
Tevrat
הֲ֭יָדַעְתָּ חֻקּ֣וֹת שָׁמָ֑יִם אִם־תָּשִׂ֖ים מִשְׁטָר֣וֹ בָאָֽרֶץ
Göklerin kurallarını biliyor musun, onun yönetimini yere koyabilir misin?
Eyüp 39:1
·
Tevrat
הֲיָדַ֗עְתָּ עֵ֭ת לֶ֣דֶת יַעֲלֵי־סָ֑לַע חֹלֵ֖ל אַיָּל֣וֹת תִּשְׁמֹֽר
Kayanın dağ keçilerinin doğurma zamanını biliyor musun, geyiklerin doğum sancısı çekmesini gözler misin?
Daniel 10:20
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר הֲיָדַ֨עְתָּ֙ לָמָּה־בָּ֣אתִי אֵלֶ֔יךָ וְעַתָּ֣ה אָשׁ֔וּב לְהִלָּחֵ֖ם עִם־שַׂ֣ר פָּרָ֑ס וַאֲנִ֣י יוֹצֵ֔א וְהִנֵּ֥ה שַׂר־יָוָ֖ן בָּֽא
Sonra dedi: 'Sana neden geldiğimi biliyor musun? Ve şimdi Pers komutanıyla savaşmak için döneceğim; ve ben çıkıyorum ve işte Grek komutanı geliyor.
Örnek Ayetler (5)
Amos 5:16
·
Tevrat
לָ֠כֵן כֹּֽה־אָמַ֨ר יְהוָ֜ה אֱלֹהֵ֤י צְבָאוֹת֙ אֲדֹנָ֔י בְּכָל־רְחֹב֣וֹת מִסְפֵּ֔ד וּבְכָל־חוּצ֖וֹת יֹאמְר֣וּ הוֹ־ה֑וֹ וְקָרְא֤וּ אִכָּר֙ אֶל־אֵ֔בֶל וּמִסְפֵּ֖ד אֶל־י֥וֹדְעֵי נֶֽהִי
Bu yüzden Ordular Tanrısı Efendi Yahve şöyle dedi: 'Bütün meydanlarda ağıt olacak ve bütün sokaklarda Vay vay diyecekler; çiftçiyi yasa ve feryat bilenleri ağıda çağıracaklar.'
1. Tarihler 12:33
·
Tevrat
וּמִבְּנֵ֣י יִשָּׂשכָ֗ר יוֹדְעֵ֤י בִינָה֙ לַֽעִתִּ֔ים לָדַ֖עַת מַה־יַּעֲשֶׂ֣ה יִשְׂרָאֵ֑ל רָאשֵׁיהֶ֣ם מָאתַ֔יִם וְכָל־אֲחֵיהֶ֖ם עַל־פִּיהֶֽם
Ve İssakar oğullarından, İsrail'in ne yapacağını bilmek için zamanları anlayanlar; onların başları iki yüz, ve bütün kardeşleri onların sözü üzerineydi.
Mezmurlar 9:11
·
Tevrat
וְיִבְטְח֣וּ בְ֭ךָ יוֹדְעֵ֣י שְׁמֶ֑ךָ כִּ֤י לֹֽא־עָזַ֖בְתָּ דֹרְשֶׁ֣יךָ יְהוָֽה
Ve adını bilenler sana güvenecekler; çünkü seni arayanları terk etmedin, ey Yahve.
Mezmurlar 89:16
·
Tevrat
אַשְׁרֵ֣י הָ֭עָם יוֹדְעֵ֣י תְרוּעָ֑ה יְ֝הוָ֗ה בְּֽאוֹר־פָּנֶ֥יךָ יְהַלֵּכֽוּן
Sevinç çığlığını bilen halka ne mutlu; Yahve, yüzünün ışığında yürürler.
2. Tarihler 8:18
·
Tevrat
וַיִּֽשְׁלַֽח־לוֹ֩ חוּרָ֨ם בְּיַד־עֲבָדָ֜יו אֳנִיּ֗וֹת וַעֲבָדִים֮ י֣וֹדְעֵי יָם֒ וַיָּבֹ֜אוּ עִם־עַבְדֵ֤י שְׁלֹמֹה֙ אוֹפִ֔ירָה וַיִּקְח֣וּ מִשָּׁ֔ם אַרְבַּע־מֵא֥וֹת וַחֲמִשִּׁ֖ים כִּכַּ֣ר זָהָ֑ב וַיָּבִ֖יאוּ אֶל־הַמֶּ֥לֶךְ שְׁלֹמֹֽה
Huram kullarının eliyle ona gemiler ve denizi bilen kullar gönderdi; Süleyman'ın kullarıyla birlikte Ofir'e gittiler ve oradan dört yüz elli talant altın alıp Kral Süleyman'a getirdiler.
Örnek Ayetler (4)
1. Krallar 20:22
·
Tevrat
וַיִּגַּ֤שׁ הַנָּבִיא֙ אֶל־מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֔ל וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ לֵ֣ךְ הִתְחַזַּ֔ק וְדַ֥ע וּרְאֵ֖ה אֵ֣ת אֲשֶֽׁר־תַּעֲשֶׂ֑ה כִּ֚י לִתְשׁוּבַ֣ת הַשָּׁנָ֔ה מֶ֥לֶךְ אֲרָ֖ם עֹלֶ֥ה עָלֶֽיךָ
Peygamber İsrail kralına yaklaştı ve ona dedi: 'Git, güçlen, bil ve yapacağını gör; çünkü yılın dönüşünde Aram kralı üzerine çıkıyor.'
Mezmurlar 139:23
·
Tevrat
חָקְרֵ֣נִי אֵ֭ל וְדַ֣ע לְבָבִ֑י בְּ֝חָנֵ֗נִי וְדַ֣ע שַׂרְעַפָּֽי
Beni araştır, ey Tanrı, ve kalbimi bil; beni sına ve düşüncelerimi bil.
Eyüp 11:6
·
Tevrat
וְיַגֶּד־לְךָ֨ תַּֽעֲלֻמ֣וֹת חָכְמָה֮ כִּֽי־כִפְלַ֪יִם לְֽת֫וּשִׁיָּ֥ה וְדַ֡ע כִּֽי־יַשֶּׁ֥ה לְךָ֥ אֱ֝ל֗וֹהַ מֵעֲוֺנֶֽךָ
Ve sana bilgeliğin sırlarını bildirse! Çünkü anlayış için iki katıdır; ve bil ki Tanrı suçundan bir kısmını sana unutturur.
Vaiz 11:9
·
Tevrat
שְׂמַ֧ח בָּח֣וּר בְּיַלְדוּתֶ֗יךָ וִֽיטִֽיבְךָ֤ לִבְּךָ֙ בִּימֵ֣י בְחוּרוֹתֶ֔ךָ וְהַלֵּךְ֙ בְּדַרְכֵ֣י לִבְּךָ֔ וּבְמַרְאֵ֖י עֵינֶ֑יךָ וְדָ֕ע כִּ֧י עַל־כָּל־אֵ֛לֶּה יְבִֽיאֲךָ֥ הָאֱלֹהִ֖ים בַּמִּשְׁפָּֽט
Sevin genç çocukluğunda, ve gençliğinin günlerinde kalbin sana iyi yapsın; ve kalbinin yollarında ve gözlerinin görünümlerinde yürü. Ve bil ki bütün bunlar üzerine Tanrı seni yargıya getirecek.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 22:26
·
Tevrat
כֹּהֲנֶ֜יהָ חָמְס֣וּ תוֹרָתִי֮ וַיְחַלְּל֣וּ קָדָשַׁי֒ בֵּֽין־קֹ֤דֶשׁ לְחֹל֙ לֹ֣א הִבְדִּ֔ילוּ וּבֵין־הַטָּמֵ֥א לְטָה֖וֹר לֹ֣א הוֹדִ֑יעוּ וּמִשַׁבְּתוֹתַי֙ הֶעְלִ֣ימוּ עֵֽינֵיהֶ֔ם וָאֵחַ֖ל בְּתוֹכָֽם
Onun kâhinleri yasama şiddet uyguladılar ve kutsallarımı bayağılaştırdılar; kutsal ile bayağı olanı ayırmadılar ve kirli ile temiz olanı bildirmediler, Şabatlarımdan gözlerini gizlediler ve onların içinde bayağılaştırıldım.
Yeşaya 12:4
·
Tevrat
וַאֲמַרְתֶּ֞ם בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא הוֹד֤וּ לַֽיהוָה֙ קִרְא֣וּ בִשְׁמ֔וֹ הוֹדִ֥יעוּ בָֽעַמִּ֖ים עֲלִֽילֹתָ֑יו הַזְכִּ֕ירוּ כִּ֥י נִשְׂגָּ֖ב שְׁמֽוֹ
O gün diyeceksiniz: Yahve'ye şükredin, onun adını çağırın; halklar arasında onun işlerini bildirin, adının yüce olduğunu anımsatın.
1. Tarihler 16:8
·
Tevrat
הוֹד֤וּ לַֽיהוָה֙ קִרְא֣וּ בִשְׁמ֔וֹ הוֹדִ֥יעוּ בָעַמִּ֖ים עֲלִילֹתָֽיו
Yahve'ye şükredin, adıyla çağırın, halklar arasında onun işlerini bildirin.
Mezmurlar 105:1
·
Tevrat
הוֹד֣וּ לַ֭יהוָה קִרְא֣וּ בִּשְׁמ֑וֹ הוֹדִ֥יעוּ בָ֝עַמִּ֗ים עֲלִילוֹתָֽיו
Yahve'ye şükredin, adıyla çağırın; halklar arasında işlerini bildirin.
Nehemya 8:12
·
Tevrat
וַיֵּלְכ֨וּ כָל־הָעָ֜ם לֶאֱכֹ֤ל וְלִשְׁתּוֹת֙ וּלְשַׁלַּ֣ח מָנ֔וֹת וְלַעֲשׂ֖וֹת שִׂמְחָ֣ה גְדוֹלָ֑ה כִּ֤י הֵבִ֨ינוּ֙ בַּדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר הוֹדִ֖יעוּ לָהֶֽם
Bütün halk yemek, içmek, paylar göndermek ve büyük sevinç yapmak için gittiler; çünkü onlara bildirilen sözleri anladılar.
Örnek Ayetler (5)
Yeremya 11:18
·
Tevrat
וַֽיהוָ֥ה הֽוֹדִיעַ֖נִי וָֽאֵדָ֑עָה אָ֖ז הִרְאִיתַ֥נִי מַעַלְלֵיהֶֽם
Yahve bana bildirdi ve bildim; o zaman onların işlerini bana gösterdin.
Mezmurlar 25:4
·
Tevrat
דְּרָכֶ֣יךָ יְ֭הוָה הוֹדִיעֵ֑נִי אֹ֖רְחוֹתֶ֣יךָ לַמְּדֵֽנִי
Yollarını bana bildir, ey Yahve; yollarını bana öğret.
Mezmurlar 39:5
·
Tevrat
הוֹדִ֘יעֵ֤נִי יְהוָ֨ה קִצִּ֗י וּמִדַּ֣ת יָמַ֣י מַה־הִ֑יא אֵ֝דְעָ֗ה מֶה־חָדֵ֥ל אָֽנִי
Bana sonumu ve günlerimin ölçüsünün ne olduğunu bildir Yahve; ne kadar geçici olduğumu bileyim.
Mezmurlar 143:8
·
Tevrat
הַשְׁמִ֘יעֵ֤נִי בַבֹּ֨קֶר חַסְדֶּךָ֮ כִּֽי־בְךָ֪ בָ֫טָ֥חְתִּי הוֹדִיעֵ֗נִי דֶּֽרֶךְ־ז֥וּ אֵלֵ֑ךְ כִּֽי־אֵ֝לֶיךָ נָשָׂ֥אתִי נַפְשִֽׁי
Sabahleyin bana sadakatini işittir, çünkü sana güvendim; gideceğim bu yolu bana bildir, çünkü canımı sana kaldırdım.
Eyüp 10:2
·
Tevrat
אֹמַ֣ר אֶל־אֱ֭לוֹהַּ אַל־תַּרְשִׁיעֵ֑נִי הֽ֝וֹדִיעֵ֗נִי עַ֣ל מַה־תְּרִיבֵֽנִי
Tanrı'ya diyeceğim: 'Beni suçlu çıkarma; ne için benimle çekiştiğini bana bildir.'
Örnek Ayetler (4)
2. Samuel 3:25
·
Tevrat
יָדַ֨עְתָּ֙ אֶת־אַבְנֵ֣ר בֶּן־נֵ֔ר כִּ֥י לְפַתֹּתְךָ֖ בָּ֑א וְלָדַ֜עַת אֶת־מוֹצָֽאֲךָ֙ וְאֶת־מ֣וֹבָאֶ֔ךָ וְלָדַ֕עַת אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר אַתָּ֖ה עֹשֶֽׂה
Ner oğlu Avner'i biliyorsun ki o seni aldatmak, çıkışını ve girişini bilmek ve yaptığın her şeyi bilmek için geldi.'
1. Krallar 8:43
·
Tevrat
אַתָּ֞ה תִּשְׁמַ֤ע הַשָּׁמַ֨יִם֙ מְכ֣וֹן שִׁבְתֶּ֔ךָ וְעָשִׂ֕יתָ כְּכֹ֛ל אֲשֶׁר־יִקְרָ֥א אֵלֶ֖יךָ הַנָּכְרִ֑י לְמַ֣עַן יֵדְעוּן֩ כָּל־עַמֵּ֨י הָאָ֜רֶץ אֶת־שְׁמֶ֗ךָ לְיִרְאָ֤ה אֹֽתְךָ֙ כְּעַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֔ל וְלָדַ֕עַת כִּי־שִׁמְךָ֣ נִקְרָ֔א עַל־הַבַּ֥יִת הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֥ר בָּנִֽיתִי
Sen oturduğun yerinden, göklerden işit ve yabancının sana çağıracağı her şeye göre yap; yerin bütün halkları adını bilmeleri için, halkın İsrail gibi senden korkmaları için ve inşa ettiğim bu ev üzerine adının çağrıldığını bilmeleri için.
2. Tarihler 6:33
·
Tevrat
וְאַתָּ֞ה תִּשְׁמַ֤ע מִן־הַשָּׁמַ֨יִם֙ מִמְּכ֣וֹן שִׁבְתֶּ֔ךָ וְעָשִׂ֕יתָ כְּכֹ֛ל אֲשֶׁר־יִקְרָ֥א אֵלֶ֖יךָ הַנָּכְרִ֑י לְמַ֣עַן יֵדְעוּ֩ כָל־עַמֵּ֨י הָאָ֜רֶץ אֶת־שְׁמֶ֗ךָ וּלְיִרְאָ֤ה אֹֽתְךָ֙ כְּעַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֔ל וְלָדַ֕עַת כִּֽי־שִׁמְךָ֣ נִקְרָ֔א עַל־הַבַּ֥יִת הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֥ר בָּנִֽיתִי
Ve sen oturduğun yerinden, göklerden işit ve yabancının sana çağıracağı her şeye göre yap; yerin bütün halklarının adını bilmeleri ve halkın İsrail gibi senden korkmaları için ve inşa ettiğim bu ev üzerine adının çağrıldığını bilmeleri için.
Vaiz 7:25
·
Tevrat
סַבּ֨וֹתִֽי אֲנִ֤י וְלִבִּי֙ לָדַ֣עַת וְלָת֔וּר וּבַקֵּ֥שׁ חָכְמָ֖ה וְחֶשְׁבּ֑וֹן וְלָדַ֨עַת֙ רֶ֣שַׁע כֶּ֔סֶל וְהַסִּכְל֖וּת הוֹלֵלֽוֹת
Ben ve kalbim bilmek, araştırmak, bilgelik ve hesap aramak ve akılsızlığın kötülüğünü ve deliliğin sefahatini bilmek için döndük.
Örnek Ayetler (4)
Yeşu 3:10
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוֹשֻׁ֔עַ בְּזֹאת֙ תֵּֽדְע֔וּן כִּ֛י אֵ֥ל חַ֖י בְּקִרְבְּכֶ֑ם וְהוֹרֵ֣שׁ יוֹרִ֣ישׁ מִ֠פְּנֵיכֶם אֶת־הַכְּנַעֲנִ֨י וְאֶת־הַחִתִּ֜י וְאֶת־הַחִוִּ֗י וְאֶת־הַפְּרִזִּי֙ וְאֶת־הַגִּרְגָּשִׁ֔י וְהָאֱמֹרִ֖י וְהַיְבוּסִֽי
Yeşu dedi: 'Yaşayan Tanrı'nın aranızda olduğunu ve Kenanlıyı, Hititliyi, Hivliyi, Perizziliyi, Girgaşlıyı, Amorluyu ve Yevusluyu yüzünüzden kesinlikle kovacağını bununla bileceksiniz.
Eyüp 19:29
·
Tevrat
גּ֤וּרוּ לָכֶ֨ם מִפְּנֵי־חֶ֗רֶב כִּֽי־חֵ֭מָה עֲוֺנ֣וֹת חָ֑רֶב לְמַ֖עַן תֵּדְע֣וּן שַׁדּֽוּן
Kılıcın yüzünden korkun; çünkü öfke kılıcın suçlarıdır, yargı olduğunu bilesiniz diye.
Çölde Sayım 16:28
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֮ מֹשֶׁה֒ בְּזֹאת֙ תֵּֽדְע֔וּן כִּֽי־יְהוָ֣ה שְׁלָחַ֔נִי לַעֲשׂ֕וֹת אֵ֥ת כָּל־הַֽמַּעֲשִׂ֖ים הָאֵ֑לֶּה כִּי־לֹ֖א מִלִּבִּֽי
Ve Musa dedi: 'Bütün bu işleri yapmak için beni Yahve'nin gönderdiğini bununla bileceksiniz; çünkü kalbimden değildir.'
Mısır'dan Çıkış 11:7
·
Tevrat
וּלְכֹ֣ל בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל לֹ֤א יֶֽחֱרַץ־כֶּ֨לֶב֙ לְשֹׁנ֔וֹ לְמֵאִ֖ישׁ וְעַד־בְּהֵמָ֑ה לְמַ֨עַן֙ תֵּֽדְע֔וּן אֲשֶׁר֙ יַפְלֶ֣ה יְהוָ֔ה בֵּ֥ין מִצְרַ֖יִם וּבֵ֥ין יִשְׂרָאֵֽל
Fakat İsrail oğullarından hiçbirine, insandan hayvana kadar bir köpek bile dilini uzatmayacak; öyle ki Yahve'nin Mısır ile İsrail arasında ayrım yaptığını bilesiniz.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 38:16
·
Tevrat
וְעָלִ֨יתָ֙ עַל־עַמִּ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כֶּֽעָנָ֖ן לְכַסּ֣וֹת הָאָ֑רֶץ בְּאַחֲרִ֨ית הַיָּמִ֜ים תִּֽהְיֶ֗ה וַהֲבִאוֹתִ֨יךָ֙ עַל־אַרְצִ֔י לְמַעַן֩ דַּ֨עַת הַגּוֹיִ֜ם אֹתִ֗י בְּהִקָּדְשִׁ֥י בְךָ֛ לְעֵינֵיהֶ֖ם גּֽוֹג
Ve yeri örtmek için bir bulut gibi halkım İsrail'in üzerine çıkacaksın. Günlerin sonunda olacak; Gog, ulusların gözleri önünde senin aracılığınla kutsal kılındığımda beni bilmeleri için seni toprağımın üzerine getireceğim.
1. Krallar 8:60
·
Tevrat
לְמַ֗עַן דַּ֚עַת כָּל־עַמֵּ֣י הָאָ֔רֶץ כִּ֥י יְהוָ֖ה ה֣וּא הָאֱלֹהִ֑ים אֵ֖ין עֽוֹד
Yerin bütün halklarının bilmesi için ki Yahve, o Tanrı'dır; başka yoktur.
Mika 6:5
·
Tevrat
עַמִּ֗י זְכָר־נָא֙ מַה־יָּעַ֗ץ בָּלָק֙ מֶ֣לֶךְ מוֹאָ֔ב וּמֶה־עָנָ֥ה אֹת֖וֹ בִּלְעָ֣ם בֶּן־בְּע֑וֹר מִן־הַשִּׁטִּים֙ עַד־הַגִּלְגָּ֔ל לְמַ֕עַן דַּ֖עַת צִדְק֥וֹת יְהוָֽה
Halkım, Moav kralı Balak'ın ne öğütlediğini ve Beor oğlu Balam'ın ona ne cevap verdiğini, Şittim'den Gilgal'a kadar lütfen hatırla; Yahve'nin doğru işlerini bilmen için.
Yeşu 4:24
·
Tevrat
לְ֠מַעַן דַּ֜עַת כָּל־עַמֵּ֤י הָאָ֨רֶץ֙ אֶת־יַ֣ד יְהוָ֔ה כִּ֥י חֲזָקָ֖ה הִ֑יא לְמַ֧עַן יְרָאתֶ֛ם אֶת־יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶ֖ם כָּל־הַיָּמִֽים
Öyle ki yerin bütün halkları Yahve'nin elini bilsin, çünkü o güçlüdür; öyle ki bütün günler Tanrınız Yahve'den korkasınız.
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 6:37
·
Tevrat
הִנֵּ֣ה אָנֹכִ֗י מַצִּ֛יג אֶת־גִּזַּ֥ת הַצֶּ֖מֶר בַּגֹּ֑רֶן אִ֡ם טַל֩ יִהְיֶ֨ה עַֽל־הַגִּזָּ֜ה לְבַדָּ֗הּ וְעַל־כָּל־הָאָ֨רֶץ֙ חֹ֔רֶב וְיָדַעְתִּ֗י כִּֽי־תוֹשִׁ֧יעַ בְּיָדִ֛י אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבַּֽרְתָּ
İşte ben harmana yün yapağısı koyuyorum. Eğer yalnızca yapağının üzerinde çiy olur ve bütün yerin üzerinde kuruluk olursa, konuştuğun gibi İsrail'i benim elimle kurtaracağını bileceğim.'
2. Samuel 24:2
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר הַמֶּ֜לֶךְ אֶל־יוֹאָ֣ב שַׂר־הַחַ֣יִל אֲשֶׁר־אִתּ֗וֹ שֽׁוּט־נָ֞א בְּכָל־שִׁבְטֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ מִדָּן֙ וְעַד־בְּאֵ֣ר שֶׁ֔בַע וּפִקְד֖וּ אֶת־הָעָ֑ם וְיָ֣דַעְתִּ֔י אֵ֖ת מִסְפַּ֥ר הָעָֽם
Kral yanındaki ordu komutanı Yoav'a dedi: 'Lütfen Dan'dan Beer-Şeva'ya kadar İsrail'in bütün oymaklarında dolaş ve halkı sayın, ve halkın sayısını bileyim.'
1. Tarihler 29:17
·
Tevrat
וְיָדַ֣עְתִּי אֱלֹהַ֔י כִּ֤י אַתָּה֙ בֹּחֵ֣ן לֵבָ֔ב וּמֵישָׁרִ֖ים תִּרְצֶ֑ה אֲנִ֗י בְּיֹ֤שֶׁר לְבָבִי֙ הִתְנַדַּ֣בְתִּי כָל־אֵ֔לֶּה וְעַתָּ֗ה עַמְּךָ֙ הַנִּמְצְאוּ־פֹ֔ה רָאִ֥יתִי בְשִׂמְחָ֖ה לְהִֽתְנַדֶּב־לָֽךְ
Ve biliyorum ey Tanrım, sen kalbi sınarsın ve doğruluktan hoşlanırsın. Ben kalbimin doğruluğuyla bütün bunları gönülden verdim ve şimdi burada bulunan halkının sana sevinçle gönülden verdiklerini gördüm.
Vaiz 2:14
·
Tevrat
הֶֽחָכָם֙ עֵינָ֣יו בְּרֹאשׁ֔וֹ וְהַכְּסִ֖יל בַּחֹ֣שֶׁךְ הוֹלֵ֑ךְ וְיָדַ֣עְתִּי גַם־אָ֔נִי שֶׁמִּקְרֶ֥ה אֶחָ֖ד יִקְרֶ֥ה אֶת־כֻּלָּֽם
Bilgenin gözleri başındadır ve akılsız karanlıkta yürür; ve ben de bildim ki, hepsinin başına bir olay gelir.
Örnek Ayetler (4)
1. Samuel 6:3
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֗וּ אִֽם־מְשַׁלְּחִ֞ים אֶת־אֲר֨וֹן אֱלֹהֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ אַל־תְּשַׁלְּח֤וּ אֹתוֹ֙ רֵיקָ֔ם כִּֽי־הָשֵׁ֥ב תָּשִׁ֛יבוּ ל֖וֹ אָשָׁ֑ם אָ֤ז תֵּרָֽפְאוּ֙ וְנוֹדַ֣ע לָכֶ֔ם לָ֛מָּה לֹא־תָס֥וּר יָד֖וֹ מִכֶּֽם
Dediler: 'Eğer İsrail'in Tanrısı'nın sandığını gönderiyorsanız, onu boş göndermeyin; kesinlikle O'na bir suç sunusu geri ödeyin. O zaman şifa bulursunuz ve O'nun elinin üzerinizden neden ayrılmadığı size bildirilir.'
Yeşaya 19:21
·
Tevrat
וְנוֹדַ֤ע יְהוָה֙ לְמִצְרַ֔יִם וְיָדְע֥וּ מִצְרַ֛יִם אֶת־יְהוָ֖ה בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא וְעָֽבְדוּ֙ זֶ֣בַח וּמִנְחָ֔ה וְנָדְרוּ־נֵ֥דֶר לַֽיהוָ֖ה וְשִׁלֵּֽמוּ
Ve Yahve Mısır'a bilinecek ve Mısır o gün Yahve'yi bilecek; kurbanla ve sunuyla kulluk edecekler, Yahve'ye adak adayacaklar ve ödeyecekler.
Yeşaya 61:9
·
Tevrat
וְנוֹדַ֤ע בַּגּוֹיִם֙ זַרְעָ֔ם וְצֶאֱצָאֵיהֶ֖ם בְּת֣וֹךְ הָעַמִּ֑ים כָּל־רֹֽאֵיהֶם֙ יַכִּיר֔וּם כִּ֛י הֵ֥ם זֶ֖רַע בֵּרַ֥ךְ יְהוָֽה
Ve onların soyu uluslar arasında ve onların torunları halkların ortasında bilinecek; onları görenlerin tümü tanıyacaklar ki onlar Yahve'nin bereketlediği soydur.
Vaiz 6:10
·
Tevrat
מַה־שֶּֽׁהָיָ֗ה כְּבָר֙ נִקְרָ֣א שְׁמ֔וֹ וְנוֹדָ֖ע אֲשֶׁר־ה֣וּא אָדָ֑ם וְלֹא־יוּכַ֣ל לָדִ֔ין עִ֥ם שֶׁתַּקִּ֖יף מִמֶּֽנּוּ
Var olanın adı zaten çağrılmıştır ve onun insan olduğu bilinir; ve kendisinden güçlü olanla tartışamaz.
Örnek Ayetler (4)
1. Krallar 1:27
·
Tevrat
אִ֗ם מֵאֵת֙ אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ נִהְיָ֖ה הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וְלֹ֤א הוֹדַ֨עְתָּ֙ אֶֽת־עַבְדְּךָ֔ מִ֗י יֵשֵׁ֛ב עַל־כִּסֵּ֥א אֲדֹנִֽי־הַמֶּ֖לֶךְ אַחֲרָֽיו
Acaba bu şey efendim kral tarafından mı oldu ve efendim kralın tahtına ondan sonra kimin oturacağını kuluna bildirmedin mi?
Mezmurlar 77:15
·
Tevrat
אַתָּ֣ה הָ֭אֵל עֹ֣שֵׂה פֶ֑לֶא הוֹדַ֖עְתָּ בָעַמִּ֣ים עֻזֶּֽךָ
Sen harika yapan İlahsın; halklar arasında gücünü bildirdin.
Nehemya 9:14
·
Tevrat
וְאֶת־שַׁבַּ֥ת קָדְשְׁךָ֖ הוֹדַ֣עַתָ לָהֶ֑ם וּמִצְו֤וֹת וְחֻקִּים֙ וְתוֹרָ֔ה צִוִּ֣יתָ לָהֶ֔ם בְּיַ֖ד מֹשֶׁ֥ה עַבְדֶּֽךָ
Ve onlara kutsal Şabat'ını bildirdin ve kulun Musa eliyle onlara buyruklar ve kanunlar ve yasa buyurdun.
Eyüp 26:3
·
Tevrat
מַה־יָּ֭עַצְתָּ לְלֹ֣א חָכְמָ֑ה וְ֝תוּשִׁיָּ֗ה לָרֹ֥ב הוֹדָֽעְתָּ
Bilgeliği olmayana nasıl öğüt verdin! Ve sağlam bilgiyi bolca nasıl bildirdin!