1045
Kullanım
9
Lemma
62
Türev
86
Anlam
9 lemma, 62 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
יְהוּדָה Lemma | yehuda | Yahuda, Yahuda, övülen | İsim | 682 | ||
בִּיהוּדָה | bi-yhuda | Yahuda'da, Yahuda, övülen | İsim | 47 | ||
וִֽיהוּדָה | vi-yhuda | ve Yahuda, Yahuda, övülen, şükredilen | İsim | 39 | ||
לִֽיהוּדָה | lihuda | Yahuda'ya, Yahuda, övülen | İsim | 32 | ||
Örnek Ayetler (5 / 32) Hezekiel 37:16 · Tevrat וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם קַח־לְךָ֙ עֵ֣ץ אֶחָ֔ד וּכְתֹ֤ב עָלָיו֙ לִֽיהוּדָ֔ה וְלִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל חֲבֵרָ֑יו וּלְקַח֙ עֵ֣ץ אֶחָ֔ד וּכְת֣וֹב עָלָ֗יו לְיוֹסֵף֙ עֵ֣ץ אֶפְרַ֔יִם וְכָל־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵ֖ל חֲבֵרָֽיו Ve sen, adam oğlu, kendine bir ağaç al ve üzerine yaz: Yahuda için ve onun arkadaşları İsrail oğulları için; ve bir ağaç al ve üzerine yaz: Yusuf için, Efrayim'in ağacı, ve onun arkadaşları bütün İsrail evi için. 2. Samuel 3:8 · Tevrat וַיִּחַר֩ לְאַבְנֵ֨ר מְאֹ֜ד עַל־דִּבְרֵ֣י אִֽישׁ־בֹּ֗שֶׁת וַיֹּ֨אמֶר֙ הֲרֹ֨אשׁ כֶּ֥לֶב אָנֹ֘כִי֮ אֲשֶׁ֣ר לִֽיהוּדָה֒ הַיּ֨וֹם אֶֽעֱשֶׂה־חֶ֜סֶד עִם־בֵּ֣ית שָׁא֣וּל אָבִ֗יךָ אֶל־אֶחָיו֙ וְאֶל־מֵ֣רֵעֵ֔הוּ וְלֹ֥א הִמְצִיתִ֖ךָ בְּיַד־דָּוִ֑ד וַתִּפְקֹ֥ד עָלַ֛י עֲוֺ֥ן הָאִשָּׁ֖ה הַיּֽוֹם Bunun üzerine Avner, İş-Boşet'in sözlerine çok öfkelendi ve dedi: 'Ben Yahuda'ya ait bir köpek başı mıyım? Bugün baban Şaul evine, kardeşlerine ve dostlarına sadakat gösteriyorum ve seni Davut'un eline teslim etmedim; ama sen bugün bu kadının suçunu üzerimde arıyorsun.' Yeremya 40:11 · Tevrat וְגַ֣ם כָּֽל־הַיְּהוּדִ֡ים אֲשֶׁר־בְּמוֹאָ֣ב וּבִבְנֵֽי־עַמּ֨וֹן וּבֶאֱד֜וֹם וַאֲשֶׁ֤ר בְּכָל־הָֽאֲרָצוֹת֙ שָֽׁמְע֔וּ כִּֽי־נָתַ֧ן מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֛ל שְׁאֵרִ֖ית לִֽיהוּדָ֑ה וְכִי֙ הִפְקִ֣יד עֲלֵיהֶ֔ם אֶת־גְּדַלְיָ֖הוּ בֶּן־אֲחִיקָ֥ם בֶּן־שָׁפָֽן Ayrıca Moav'da, Ammon oğullarında, Edom'da olan ve bütün diyarlarda olan bütün Yahudiler, Babil kralının Yahuda'ya bir kalıntı verdiğini ve Şafan oğlu Ahikam oğlu Gedalya'yı onların üzerine atadığını duydular. 1. Samuel 17:1 · Tevrat וַיַּאַסְפ֨וּ פְלִשְׁתִּ֤ים אֶת־מַֽחֲנֵיהֶם֙ לַמִּלְחָמָ֔ה וַיֵּאָ֣סְפ֔וּ שֹׂכֹ֖ה אֲשֶׁ֣ר לִיהוּדָ֑ה וַֽיַּחֲנ֛וּ בֵּין־שׂוֹכֹ֥ה וּבֵין־עֲזֵקָ֖ה בְּאֶ֥פֶס דַּמִּֽים Filistliler savaş için ordugahlarını topladılar ve Yahuda'ya ait olan Soko'da toplandılar; Soko ile Azeka arasında, Efes-Dammim'de ordugah kurdular. 1. Samuel 30:14 · Tevrat אֲנַ֡חְנוּ פָּשַׁ֜טְנוּ נֶ֧גֶב הַכְּרֵתִ֛י וְעַל־אֲשֶׁ֥ר לִֽיהוּדָ֖ה וְעַל־נֶ֣גֶב כָּלֵ֑ב וְאֶת־צִקְלַ֖ג שָׂרַ֥פְנוּ בָאֵֽשׁ Biz Keretlilerin Negev'ine, Yahuda'ya ait olana ve Kalev'in Negev'ine akın ettik; Ziklag'ı da ateşte yaktık. | ||||||
מִֽיהוּדָה | mi-yehuda | Yahuda'dan, Yahuda, övülen, şükredilen | İsim | 11 | ||
וּבִיהוּדָה | uviyehuda | ve Yahuda'da, Yahuda, övgü, şükran | İsim | 5 | ||
וּמִיהוּדָה | u-miyehuda | ve Yahuda'dan, Yahuda, övülen | İsim | 2 | ||
וְלִיהוּדָה | ve-lihuda | ve Yahuda'ya, Yahuda, şükredilen, övülen | İsim | 1 | ||
הַיְּהוּדִים Lemma | ha-yyehudim | Yahudiler, Yahudi, Yahuda soyundan gelen | İsim | 49 | ||
לַיְּהוּדִים | la-yyehudim | Yahudilere, Yahudi, Yahuda soyundan gelen | İsim | 7 | ||
הַיְּהוּדִי | ha-yyehudi | Yahudi, Yahudalı, Yahudi | İsim | 6 | ||
יְהוּדִֽים | yehudim | Yahudiler, Yahudi, Yahudalı | İsim | 3 | ||
וְהַיְּהוּדִים | ve-hayyehudim | ve Yahudiler, Yahudalılar, Yahudiler | İsim | 3 | ||
יְהוּדִי | yehudi | Yahudalı, Yahudalı, Yahudi, şükreden | İsim | 3 | ||
בַּיְּהוּדִֽים | bayyehudim | Yahudilerde, Yahudiler, Yahudalılar, övenler | İsim | 2 | ||
וְלַיְּהוּדִים | ve-la-yyehudim | ve Yahudilere, Yahudalılar, Yahudiler | İsim | 1 | ||
בִּיהוּדִי | bi-yhudi | Yahudi'de, Yahudalı, Yahudi | İsim | 1 | ||
הוֹדוּ Lemma | hodu | şükredin, şükretmek, itiraf etmek, övmek | Fiil | 19 | ||
אוֹדְךָ | odekha | şükredeceğim, el uzatmak, şükretmek, itiraf etmek, övmek | Zamir | 15 | ||
אוֹדֶה | odeh | el uzatacağım, el uzatmak, şükretmek, itiraf etmek | Fiil | 9 | ||
Örnek Ayetler (5 / 682)
Hakimler 1:2
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֖ה יְהוּדָ֣ה יַעֲלֶ֑ה הִנֵּ֛ה נָתַ֥תִּי אֶת־הָאָ֖רֶץ בְּיָדֽוֹ
Yahve dedi: 'Yahuda çıkacak; işte, yeri onun eline verdim.'
Hakimler 1:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָה֩ לְשִׁמְע֨וֹן אָחִ֜יו עֲלֵ֧ה אִתִּ֣י בְגוֹרָלִ֗י וְנִֽלָּחֲמָה֙ בַּֽכְּנַעֲנִ֔י וְהָלַכְתִּ֧י גַם־אֲנִ֛י אִתְּךָ֖ בְּגוֹרָלֶ֑ךָ וַיֵּ֥לֶךְ אִתּ֖וֹ שִׁמְעֽוֹן
Yahuda kardeşi Şimon'a dedi: 'Benimle payıma çık ve Kenanlılar'la savaşalım; ben de seninle payına gideceğim.' Böylece Şimon onunla gitti.
Hakimler 1:4
·
Tevrat
וַיַּ֣עַל יְהוּדָ֔ה וַיִּתֵּ֧ן יְהוָ֛ה אֶת־הַכְּנַעֲנִ֥י וְהַפְּרִזִּ֖י בְּיָדָ֑ם וַיַּכּ֣וּם בְּבֶ֔זֶק עֲשֶׂ֥רֶת אֲלָפִ֖ים אִֽישׁ
Sonra Yahuda çıktı ve Yahve Kenanlılar'ı ve Perizliler'i onların eline verdi; Bezek'te on bin adamı vurdular.
Hakimler 1:8
·
Tevrat
וַיִּלָּחֲמ֤וּ בְנֵֽי־יְהוּדָה֙ בִּיר֣וּשָׁלִַ֔ם וַיִּלְכְּד֣וּ אוֹתָ֔הּ וַיַּכּ֖וּהָ לְפִי־חָ֑רֶב וְאֶת־הָעִ֖יר שִׁלְּח֥וּ בָאֵֽשׁ
Yahuda oğulları Yeruşalim'de savaştılar ve onu ele geçirdiler; onu kılıç ağzıyla vurdular ve şehri ateşe gönderdiler.
Hakimler 1:9
·
Tevrat
וְאַחַ֗ר יָֽרְדוּ֙ בְּנֵ֣י יְהוּדָ֔ה לְהִלָּחֵ֖ם בַּֽכְּנַעֲנִ֑י יוֹשֵׁ֣ב הָהָ֔ר וְהַנֶּ֖גֶב וְהַשְּׁפֵלָֽה
Sonra Yahuda oğulları dağda, Necef'te ve Şefela'da oturan Kenanlılar'la savaşmak için indiler.
Örnek Ayetler (5 / 47)
Hakimler 10:9
·
Tevrat
וַיַּעַבְר֤וּ בְנֵֽי־עַמּוֹן֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֔ן לְהִלָּחֵ֛ם גַּם־בִּיהוּדָ֥ה וּבְבִנְיָמִ֖ין וּבְבֵ֣ית אֶפְרָ֑יִם וַתֵּ֥צֶר לְיִשְׂרָאֵ֖ל מְאֹֽד
Ammon oğulları Yahuda ile, Benyamin ile ve Efrayim eviyle de savaşmak için Şeria'yı geçtiler; İsrail'e çok sıkıntı oldu.
Hakimler 15:9
·
Tevrat
וַיַּעֲל֣וּ פְלִשְׁתִּ֔ים וַֽיַּחֲנ֖וּ בִּיהוּדָ֑ה וַיִּנָּטְשׁ֖וּ בַּלֶּֽחִי
Filistliler çıktılar ve Yahuda'da ordugâh kurdular; ve Lehi'de yayıldılar.
Hakimler 18:12
·
Tevrat
וַֽיַּעֲל֗וּ וַֽיַּחֲנ֛וּ בְּקִרְיַ֥ת יְעָרִ֖ים בִּֽיהוּדָ֑ה עַל־כֵּ֡ן קָרְאוּ֩ לַמָּק֨וֹם הַה֜וּא מַחֲנֵה־דָ֗ן עַ֚ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה הִנֵּ֕ה אַחֲרֵ֖י קִרְיַ֥ת יְעָרִֽים
Çıktılar ve Yahuda'da Kiryat-Yearim'de ordugâh kurdular. Bu yüzden o yere bu güne kadar Mahane-Dan adını verdiler; işte Kiryat-Yearim'in arkasındadır.
Amos 2:5
·
Tevrat
וְשִׁלַּ֥חְתִּי אֵ֖שׁ בִּֽיהוּדָ֑ה וְאָכְלָ֖ה אַרְמְנ֥וֹת יְרוּשָׁלִָֽם
Ve Yahuda'ya ateş göndereceğim ve Yeruşalim'in saraylarını yiyecek.
Yeremya 4:5
·
Tevrat
הַגִּ֣ידוּ בִֽיהוּדָ֗ה וּבִירוּשָׁלִַ֨ם֙ הַשְׁמִ֔יעוּ וְאִמְר֕וּ תִּקְע֥וּ שׁוֹפָ֖ר בָּאָ֑רֶץ קִרְא֤וּ מַלְאוּ֙ וְאִמְר֔וּ הֵאָסְפ֥וּ וְנָב֖וֹאָה אֶל־עָרֵ֥י הַמִּבְצָֽר
Yahuda'da bildirin ve Yeruşalim'de işittirin ve deyin: 'Yerde şofar çalın!' Yüksek sesle çağırın ve deyin: 'Toplanın ve surlu şehirlere girelim!'
Örnek Ayetler (5 / 39)
Hezekiel 9:9
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י עֲוֺ֨ן בֵּֽית־יִשְׂרָאֵ֤ל וִֽיהוּדָה֙ גָּדוֹל֙ בִּמְאֹ֣ד מְאֹ֔ד וַתִּמָּלֵ֤א הָאָ֨רֶץ֙ דָּמִ֔ים וְהָעִ֖יר מָלְאָ֣ה מֻטֶּ֑ה כִּ֣י אָמְר֗וּ עָזַ֤ב יְהוָה֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ וְאֵ֥ין יְהוָ֖ה רֹאֶֽה
Ve bana dedi: 'İsrail ve Yahuda evinin suçu çok çok büyüktür; ve yer kanla doldu ve şehir adaletsizlikle doldu; çünkü dediler: Yahve yeri bıraktı ve Yahve görmüyor.'
2. Samuel 5:5
·
Tevrat
בְּחֶבְרוֹן֙ מָלַ֣ךְ עַל־יְהוּדָ֔ה שֶׁ֥בַע שָׁנִ֖ים וְשִׁשָּׁ֣ה חֳדָשִׁ֑ים וּבִירוּשָׁלִַ֣ם מָלַ֗ךְ שְׁלֹשִׁ֤ים וְשָׁלֹשׁ֙ שָׁנָ֔ה עַ֥ל כָּל־יִשְׂרָאֵ֖ל וִיהוּדָֽה
Hevron'da Yahuda'nın üzerinde yedi yıl ve altı ay krallık yaptı; Yeruşalim'de bütün İsrail'in ve Yahuda'nın üzerinde otuz üç yıl krallık yaptı.
2. Samuel 11:11
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אוּרִיָּ֜ה אֶל־דָּוִ֗ד הָ֠אָרוֹן וְיִשְׂרָאֵ֨ל וִֽיהוּדָ֜ה יֹשְׁבִ֣ים בַּסֻּכּ֗וֹת וַאדֹנִ֨י יוֹאָ֜ב וְעַבְדֵ֤י אֲדֹנִ֨י עַל־פְּנֵ֤י הַשָּׂדֶה֙ חֹנִ֔ים וַאֲנִ֞י אָב֧וֹא אֶל־בֵּיתִ֛י לֶאֱכֹ֥ל וְלִשְׁתּ֖וֹת וְלִשְׁכַּ֣ב עִם־אִשְׁתִּ֑י חַיֶּ֨ךָ֙ וְחֵ֣י נַפְשֶׁ֔ךָ אִֽם־אֶעֱשֶׂ֖ה אֶת־הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Uriya Davut'a dedi: 'Sandık, İsrail ve Yahuda çardaklarda oturuyorlar; efendim Yoav ve efendimin kulları tarlanın yüzünde konaklıyorlar; ben yemek, içmek ve karımla yatmak için evime mi gireceğim? Senin yaşamın ve canının yaşamı hakkı için, bu sözü yapmayacağım.'
2. Samuel 12:8
·
Tevrat
וָאֶתְּנָ֨ה לְךָ֜ אֶת־בֵּ֣ית אֲדֹנֶ֗יךָ וְאֶת־נְשֵׁ֤י אֲדֹנֶ֨יךָ֙ בְּחֵיקֶ֔ךָ וָאֶתְּנָ֣ה לְךָ֔ אֶת־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵ֖ל וִֽיהוּדָ֑ה וְאִ֨ם־מְעָ֔ט וְאֹסִ֥פָה לְּךָ֖ כָּהֵ֥נָּה וְכָהֵֽנָּה
Sana efendinin evini ve efendinin karılarını koynuna verdim; sana İsrail ve Yahuda evini verdim. Eğer az gelseydi, sana bunlar gibi ve bunlar gibi eklerdim.
2. Samuel 19:16
·
Tevrat
וַיָּ֣שָׁב הַמֶּ֔לֶךְ וַיָּבֹ֖א עַד־הַיַּרְדֵּ֑ן וִיהוּדָ֞ה בָּ֣א הַגִּלְגָּ֗לָה לָלֶ֨כֶת֙ לִקְרַ֣את הַמֶּ֔לֶךְ לְהַעֲבִ֥יר אֶת־הַמֶּ֖לֶךְ אֶת־הַיַּרְדֵּֽן
Kral döndü ve Şeria'ya kadar geldi; Yahuda da kralı karşılamaya gitmek ve kralı Şeria'dan geçirmek için Gilgal'a geldi.
Örnek Ayetler (5 / 32)
Hezekiel 37:16
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם קַח־לְךָ֙ עֵ֣ץ אֶחָ֔ד וּכְתֹ֤ב עָלָיו֙ לִֽיהוּדָ֔ה וְלִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל חֲבֵרָ֑יו וּלְקַח֙ עֵ֣ץ אֶחָ֔ד וּכְת֣וֹב עָלָ֗יו לְיוֹסֵף֙ עֵ֣ץ אֶפְרַ֔יִם וְכָל־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵ֖ל חֲבֵרָֽיו
Ve sen, adam oğlu, kendine bir ağaç al ve üzerine yaz: Yahuda için ve onun arkadaşları İsrail oğulları için; ve bir ağaç al ve üzerine yaz: Yusuf için, Efrayim'in ağacı, ve onun arkadaşları bütün İsrail evi için.
2. Samuel 3:8
·
Tevrat
וַיִּחַר֩ לְאַבְנֵ֨ר מְאֹ֜ד עַל־דִּבְרֵ֣י אִֽישׁ־בֹּ֗שֶׁת וַיֹּ֨אמֶר֙ הֲרֹ֨אשׁ כֶּ֥לֶב אָנֹ֘כִי֮ אֲשֶׁ֣ר לִֽיהוּדָה֒ הַיּ֨וֹם אֶֽעֱשֶׂה־חֶ֜סֶד עִם־בֵּ֣ית שָׁא֣וּל אָבִ֗יךָ אֶל־אֶחָיו֙ וְאֶל־מֵ֣רֵעֵ֔הוּ וְלֹ֥א הִמְצִיתִ֖ךָ בְּיַד־דָּוִ֑ד וַתִּפְקֹ֥ד עָלַ֛י עֲוֺ֥ן הָאִשָּׁ֖ה הַיּֽוֹם
Bunun üzerine Avner, İş-Boşet'in sözlerine çok öfkelendi ve dedi: 'Ben Yahuda'ya ait bir köpek başı mıyım? Bugün baban Şaul evine, kardeşlerine ve dostlarına sadakat gösteriyorum ve seni Davut'un eline teslim etmedim; ama sen bugün bu kadının suçunu üzerimde arıyorsun.'
Yeremya 40:11
·
Tevrat
וְגַ֣ם כָּֽל־הַיְּהוּדִ֡ים אֲשֶׁר־בְּמוֹאָ֣ב וּבִבְנֵֽי־עַמּ֨וֹן וּבֶאֱד֜וֹם וַאֲשֶׁ֤ר בְּכָל־הָֽאֲרָצוֹת֙ שָֽׁמְע֔וּ כִּֽי־נָתַ֧ן מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֛ל שְׁאֵרִ֖ית לִֽיהוּדָ֑ה וְכִי֙ הִפְקִ֣יד עֲלֵיהֶ֔ם אֶת־גְּדַלְיָ֖הוּ בֶּן־אֲחִיקָ֥ם בֶּן־שָׁפָֽן
Ayrıca Moav'da, Ammon oğullarında, Edom'da olan ve bütün diyarlarda olan bütün Yahudiler, Babil kralının Yahuda'ya bir kalıntı verdiğini ve Şafan oğlu Ahikam oğlu Gedalya'yı onların üzerine atadığını duydular.
1. Samuel 17:1
·
Tevrat
וַיַּאַסְפ֨וּ פְלִשְׁתִּ֤ים אֶת־מַֽחֲנֵיהֶם֙ לַמִּלְחָמָ֔ה וַיֵּאָ֣סְפ֔וּ שֹׂכֹ֖ה אֲשֶׁ֣ר לִיהוּדָ֑ה וַֽיַּחֲנ֛וּ בֵּין־שׂוֹכֹ֥ה וּבֵין־עֲזֵקָ֖ה בְּאֶ֥פֶס דַּמִּֽים
Filistliler savaş için ordugahlarını topladılar ve Yahuda'ya ait olan Soko'da toplandılar; Soko ile Azeka arasında, Efes-Dammim'de ordugah kurdular.
1. Samuel 30:14
·
Tevrat
אֲנַ֡חְנוּ פָּשַׁ֜טְנוּ נֶ֧גֶב הַכְּרֵתִ֛י וְעַל־אֲשֶׁ֥ר לִֽיהוּדָ֖ה וְעַל־נֶ֣גֶב כָּלֵ֑ב וְאֶת־צִקְלַ֖ג שָׂרַ֥פְנוּ בָאֵֽשׁ
Biz Keretlilerin Negev'ine, Yahuda'ya ait olana ve Kalev'in Negev'ine akın ettik; Ziklag'ı da ateşte yaktık.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hakimler 15:11
·
Tevrat
וַיֵּרְד֡וּ שְׁלֹשֶׁת֩ אֲלָפִ֨ים אִ֜ישׁ מִֽיהוּדָ֗ה אֶל־סְעִיף֮ סֶ֣לַע עֵיטָם֒ וַיֹּאמְר֣וּ לְשִׁמְשׁ֗וֹן הֲלֹ֤א יָדַ֨עְתָּ֙ כִּֽי־מֹשְׁלִ֥ים בָּ֨נוּ֙ פְּלִשְׁתִּ֔ים וּמַה־זֹּ֖את עָשִׂ֣יתָ לָּ֑נוּ וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֔ם כַּאֲשֶׁר֙ עָ֣שׂוּ לִ֔י כֵּ֖ן עָשִׂ֥יתִי לָהֶֽם
Yahuda'dan üç bin adam Eytam kayasının yarığına indiler ve Şimşon'a dediler: 'Filistlilerin bize egemen olduğunu bilmiyor musun? Bize yaptığın bu nedir?' O da onlara dedi: 'Bana yaptıkları gibi, ben de onlara öyle yaptım.'
2. Krallar 23:17
·
Tevrat
וַיֹּ֕אמֶר מָ֚ה הַצִּיּ֣וּן הַלָּ֔ז אֲשֶׁ֖ר אֲנִ֣י רֹאֶ֑ה וַיֹּאמְר֨וּ אֵלָ֜יו אַנְשֵׁ֣י הָעִ֗יר הַקֶּ֤בֶר אִישׁ־הָֽאֱלֹהִים֙ אֲשֶׁר־בָּ֣א מִֽיהוּדָ֔ה וַיִּקְרָ֗א אֶת־הַדְּבָרִ֤ים הָאֵ֨לֶּה֙ אֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֔יתָ עַ֖ל הַמִּזְבַּ֥ח בֵּֽית־אֵֽל
Ve dedi: 'Gördüğüm şu anıt nedir?' Şehrin adamları ona dediler: 'Yahuda'dan gelen ve Beytel sunağı üzerine yaptığın bu sözleri seslenen Tanrı adamının mezarıdır.'
1. Krallar 13:1
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה אִ֣ישׁ אֱלֹהִ֗ים בָּ֧א מִיהוּדָ֛ה בִּדְבַ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־בֵּֽית־אֵ֑ל וְיָרָבְעָ֛ם עֹמֵ֥ד עַל־הַמִּזְבֵּ֖חַ לְהַקְטִֽיר
Ve işte, Yahve'nin sözüyle Yahuda'dan Bet-El'e bir Tanrı adamı geldi; Yarovam buhur yakmak için sunağın üzerinde duruyordu.
1. Krallar 13:12
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֤ר אֲלֵהֶם֙ אֲבִיהֶ֔ם אֵֽי־זֶ֥ה הַדֶּ֖רֶךְ הָלָ֑ךְ וַיִּרְא֣וּ בָנָ֗יו אֶת־הַדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֤ר הָלַךְ֙ אִ֣ישׁ הָאֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁר־בָּ֖א מִיהוּדָֽה
Babaları onlara konuştu: 'Hangi yoldan gitti?' Oğulları Yahuda'dan gelen Tanrı adamının gittiği yolu görmüşlerdi.
1. Krallar 13:14
·
Tevrat
וַיֵּ֗לֶךְ אַֽחֲרֵי֙ אִ֣ישׁ הָאֱלֹהִ֔ים וַיִּ֨מְצָאֵ֔הוּ יֹשֵׁ֖ב תַּ֣חַת הָאֵלָ֑ה וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו הַאַתָּ֧ה אִישׁ־הָאֱלֹהִ֛ים אֲשֶׁר־בָּ֥אתָ מִֽיהוּדָ֖ה וַיֹּ֥אמֶר אָֽנִי
Tanrı adamının ardınca gitti ve onu meşe ağacının altında otururken buldu; ona dedi: 'Yahuda'dan gelen Tanrı adamı sen misin?' O da dedi: 'Benim.'
Örnek Ayetler (5)
2. Krallar 17:13
·
Tevrat
וַיָּ֣עַד יְהוָ֡ה בְּיִשְׂרָאֵ֣ל וּבִיהוּדָ֡ה בְּיַד֩ כָּל־נְבִיאֵ֨י כָל־חֹזֶ֜ה לֵאמֹ֗ר שֻׁ֝֠בוּ מִדַּרְכֵיכֶ֤ם הָֽרָעִים֙ וְשִׁמְרוּ֙ מִצְוֺתַ֣י חֻקּוֹתַ֔י כְּכָ֨ל־הַתּוֹרָ֔ה אֲשֶׁ֥ר צִוִּ֖יתִי אֶת־אֲבֹֽתֵיכֶ֑ם וַֽאֲשֶׁר֙ שָׁלַ֣חְתִּי אֲלֵיכֶ֔ם בְּיַ֖ד עֲבָדַ֥י הַנְּבִיאִֽים
Yahve, bütün peygamberlerin ve her görenin eliyle İsrail'de ve Yahuda'da tanıklık etti ve dedi: 'Kötü yollarınızdan dönün; atalarınıza buyurduğum ve kullarım peygamberlerin eliyle size gönderdiğim bütün yasaya göre buyruklarımı ve kurallarımı tutun.'
2. Krallar 24:20
·
Tevrat
כִּ֣י עַל־אַ֣ף יְהוָ֗ה הָיְתָ֤ה בִירוּשָׁלִַ֨ם֙ וּבִ֣יהוּדָ֔ה עַד־הִשְׁלִכ֥וֹ אֹתָ֖ם מֵעַ֣ל פָּנָ֑יו וַיִּמְרֹ֥ד צִדְקִיָּ֖הוּ בְּמֶ֥לֶךְ בָּבֶֽל
Çünkü Yahve'nin öfkesi yüzünden Yeruşalim'de ve Yahuda'da onları yüzünün önünden atana kadar böyle oldu; ve Sidkiya Babil kralına isyan etti.
Yeşu 19:34
·
Tevrat
וְשָׁ֨ב הַגְּב֥וּל יָ֨מָּה֙ אַזְנ֣וֹת תָּב֔וֹר וְיָצָ֥א מִשָּׁ֖ם חוּקֹ֑קָה וּפָגַ֨ע בִּזְבֻל֜וּן מִנֶּ֗גֶב וּבְאָשֵׁר֙ פָּגַ֣ע מִיָּ֔ם וּבִ֣יהוּדָ֔ה הַיַּרְדֵּ֖ן מִזְרַ֥ח הַשָּֽׁמֶשׁ
Sınır batıya, Aznot-Tavor'a döndü ve oradan Hukok'a çıktı; güneyden Zevulun'a ulaştı, batıdan Aşer'e ulaştı ve doğuda Yarden'de Yahuda'ya ulaştı.
Zekeriya 14:21
·
Tevrat
וְ֠הָיָה כָּל־סִ֨יר בִּירוּשָׁלִַ֜ם וּבִֽיהוּדָ֗ה קֹ֚דֶשׁ לַיהוָ֣ה צְבָא֔וֹת וּבָ֨אוּ֙ כָּל־הַזֹּ֣בְחִ֔ים וְלָקְח֥וּ מֵהֶ֖ם וּבִשְּׁל֣וּ בָהֶ֑ם וְלֹא־יִהְיֶ֨ה כְנַעֲנִ֥י ע֛וֹד בְּבֵית־יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת בַּיּ֥וֹם הַהֽוּא
Yeruşalim'de ve Yahuda'da her tencere Ordular Yahvesi'ne kutsal olacak; bütün kurban kesenler gelecekler, onlardan alacaklar ve onlarda pişirecekler. O gün Ordular Yahvesi'nin evinde artık Kenanlı olmayacak.
2. Tarihler 34:21
·
Tevrat
לְכוּ֩ דִרְשׁ֨וּ אֶת־יְהוָ֜ה בַּעֲדִ֗י וּבְעַד֙ הַנִּשְׁאָר֙ בְּיִשְׂרָאֵ֣ל וּבִֽיהוּדָ֔ה עַל־דִּבְרֵ֥י הַסֵּ֖פֶר אֲשֶׁ֣ר נִמְצָ֑א כִּֽי־גְדוֹלָ֤ה חֲמַת־יְהוָה֙ אֲשֶׁ֣ר נִתְּכָ֣ה בָ֔נוּ עַל֩ אֲשֶׁ֨ר לֹא־שָׁמְר֤וּ אֲבוֹתֵ֨ינוּ֙ אֶת־דְּבַ֣ר יְהוָ֔ה לַעֲשׂ֕וֹת כְּכָל־הַכָּת֖וּב עַל־הַסֵּ֥פֶר הַזֶּֽה
'Gidin, benim için, İsrail'de ve Yahuda'da geri kalanlar için bulunan kitabın sözleri hakkında Yahve'ye danışın; çünkü atalarımız bu kitapta yazılı olan her şeye göre yapmak üzere Yahve'nin sözünü tutmadıkları için üzerimize dökülen Yahve'nin öfkesi büyüktür.'
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 3:1
·
Tevrat
כִּי֩ הִנֵּ֨ה הָאָד֜וֹן יְהוָ֣ה צְבָא֗וֹת מֵסִ֤יר מִירוּשָׁלִַ֨ם֙ וּמִ֣יהוּדָ֔ה מַשְׁעֵ֖ן וּמַשְׁעֵנָ֑ה כֹּ֚ל מִשְׁעַן־לֶ֔חֶם וְכֹ֖ל מִשְׁעַן־מָֽיִם
Çünkü işte Ordular Efendisi Yahve, Yeruşalim'den ve Yahuda'dan desteği ve dayanağı, bütün ekmek desteğini ve bütün su desteğini uzaklaştırıyor:
Yeşaya 65:9
·
Tevrat
וְהוֹצֵאתִ֤י מִֽיַּעֲקֹב֙ זֶ֔רַע וּמִיהוּדָ֖ה יוֹרֵ֣שׁ הָרָ֑י וִירֵשׁ֣וּהָ בְחִירַ֔י וַעֲבָדַ֖י יִשְׁכְּנוּ־שָֽׁמָּה
Ve Yakup'tan soy ve Yahuda'dan dağlarıma mirasçı çıkaracağım; ve seçtiklerim onu miras alacaklar ve kullarım orada oturacaklar.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 7:6
·
Tevrat
אֵ֣לֶּה בְּנֵ֣י הַמְּדִינָ֗ה הָעֹלִים֙ מִשְּׁבִ֣י הַגּוֹלָ֔ה אֲשֶׁ֣ר הֶגְלָ֔ה נְבוּכַדְנֶצַּ֖ר מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֑ל וַיָּשׁ֧וּבוּ לִֽירוּשָׁלִַ֛ם וְלִיהוּדָ֖ה אִ֥ישׁ לְעִירֽוֹ
Bunlar, Babil kralı Nebukadnessar'ın sürgün ettiği, sürgünün tutsaklığından çıkan ve her adam kendi şehrine olmak üzere Yeruşalim'e ve Yahuda'ya dönen eyalet oğullarıdır:
Örnek Ayetler (5 / 49)
Yeremya 32:12
·
Tevrat
וָאֶתֵּ֞ן אֶת־הַסֵּ֣פֶר הַמִּקְנָ֗ה אֶל־בָּר֣וּךְ בֶּן־נֵרִיָּה֮ בֶּן־מַחְסֵיָה֒ לְעֵינֵי֙ חֲנַמְאֵ֣ל דֹּדִ֔י וּלְעֵינֵי֙ הָֽעֵדִ֔ים הַכֹּתְבִ֖ים בְּסֵ֣פֶר הַמִּקְנָ֑ה לְעֵינֵי֙ כָּל־הַיְּהוּדִ֔ים הַיֹּשְׁבִ֖ים בַּחֲצַ֥ר הַמַּטָּרָֽה
Ve satın alma belgesini amcam Hanamel'in gözleri önünde, satın alma belgesine yazan şahitlerin gözleri önünde, muhafız avlusunda oturan bütün Yahudilerin gözleri önünde Mahseya oğlu Neriya oğlu Baruk'a verdim.
Yeremya 38:19
·
Tevrat
וַיֹּ֛אמֶר הַמֶּ֥לֶךְ צִדְקִיָּ֖הוּ אֶֽל־יִרְמְיָ֑הוּ אֲנִ֧י דֹאֵ֣ג אֶת־הַיְּהוּדִ֗ים אֲשֶׁ֤ר נָֽפְלוּ֙ אֶל־הַכַּשְׂדִּ֔ים פֶּֽן־יִתְּנ֥וּ אֹתִ֛י בְּיָדָ֖ם וְהִתְעַלְּלוּ־בִֽי
Kral Tsedekiya Yeremya'ya dedi: 'Beni onların eline verirler ve benimle alay ederler diye Kildanilere düşen Yahudilerden kaygılanıyorum.'
Yeremya 40:11
·
Tevrat
וְגַ֣ם כָּֽל־הַיְּהוּדִ֡ים אֲשֶׁר־בְּמוֹאָ֣ב וּבִבְנֵֽי־עַמּ֨וֹן וּבֶאֱד֜וֹם וַאֲשֶׁ֤ר בְּכָל־הָֽאֲרָצוֹת֙ שָֽׁמְע֔וּ כִּֽי־נָתַ֧ן מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֛ל שְׁאֵרִ֖ית לִֽיהוּדָ֑ה וְכִי֙ הִפְקִ֣יד עֲלֵיהֶ֔ם אֶת־גְּדַלְיָ֖הוּ בֶּן־אֲחִיקָ֥ם בֶּן־שָׁפָֽן
Ayrıca Moav'da, Ammon oğullarında, Edom'da olan ve bütün diyarlarda olan bütün Yahudiler, Babil kralının Yahuda'ya bir kalıntı verdiğini ve Şafan oğlu Ahikam oğlu Gedalya'yı onların üzerine atadığını duydular.
Yeremya 40:12
·
Tevrat
וַיָּשֻׁ֣בוּ כָל־הַיְּהוּדִ֗ים מִכָּל־הַמְּקֹמוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר נִדְּחוּ־שָׁ֔ם וַיָּבֹ֧אוּ אֶֽרֶץ־יְהוּדָ֛ה אֶל־גְּדַלְיָ֖הוּ הַמִּצְפָּ֑תָה וַיַּאַסְפ֛וּ יַ֥יִן וָקַ֖יִץ הַרְבֵּ֥ה מְאֹֽד
Bütün Yahudiler sürüldükleri bütün yerlerden döndüler ve Yahuda diyarına, Mispa'ya, Gedalya'ya geldiler; ve çok fazla şarap ve yaz meyvesi topladılar.
Yeremya 41:3
·
Tevrat
וְאֵ֣ת כָּל־הַיְּהוּדִ֗ים אֲשֶׁר־הָי֨וּ אִתּ֤וֹ אֶת־גְּדַלְיָ֨הוּ֙ בַּמִּצְפָּ֔ה וְאֶת־הַכַּשְׂדִּ֖ים אֲשֶׁ֣ר נִמְצְאוּ־שָׁ֑ם אֵ֚ת אַנְשֵׁ֣י הַמִּלְחָמָ֔ה הִכָּ֖ה יִשְׁמָעֵֽאל
İsmail, Mitspa'da onunla, Gedalya ile olan bütün Yahudileri ve orada bulunan Kildanileri, savaş adamlarını da vurdu.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Ester 4:3
·
Tevrat
וּבְכָל־מְדִינָ֣ה וּמְדִינָ֗ה מְקוֹם֙ אֲשֶׁ֨ר דְּבַר־הַמֶּ֤לֶךְ וְדָתוֹ֙ מַגִּ֔יעַ אֵ֤בֶל גָּדוֹל֙ לַיְּהוּדִ֔ים וְצ֥וֹם וּבְכִ֖י וּמִסְפֵּ֑ד שַׂ֣ק וָאֵ֔פֶר יֻצַּ֖ע לָֽרַבִּֽים
Kralın sözünün ve yasasının ulaştığı her eyalette Yahudiler için büyük bir yas, oruç, ağlayış ve dövünme vardı; birçoğu için çul ve kül serildi.
Ester 4:14
·
Tevrat
כִּ֣י אִם־הַחֲרֵ֣שׁ תַּחֲרִישִׁי֮ בָּעֵ֣ת הַזֹּאת֒ רֶ֣וַח וְהַצָּלָ֞ה יַעֲמ֤וֹד לַיְּהוּדִים֙ מִמָּק֣וֹם אַחֵ֔ר וְאַ֥תְּ וּבֵית־אָבִ֖יךְ תֹּאבֵ֑דוּ וּמִ֣י יוֹדֵ֔עַ אִם־לְעֵ֣ת כָּזֹ֔את הִגַּ֖עַתְּ לַמַּלְכֽוּת
Çünkü eğer bu zamanda sessiz kalırsan, Yahudiler için başka bir yerden ferahlık ve kurtuluş kalkacaktır; ama sen ve babanın evi yok olacaksınız. Kim bilir, belki de böyle bir zaman için krallığa ulaştın?
Ester 8:11
·
Tevrat
אֲשֶׁר֩ נָתַ֨ן הַמֶּ֜לֶךְ לַיְּהוּדִ֣ים אֲשֶׁ֣ר בְּכָל־עִיר־וָעִ֗יר לְהִקָּהֵל֮ וְלַעֲמֹ֣ד עַל־נַפְשָׁם֒ לְהַשְׁמִיד֩ וְלַהֲרֹ֨ג וּלְאַבֵּ֜ד אֶת־כָּל־חֵ֨יל עַ֧ם וּמְדִינָ֛ה הַצָּרִ֥ים אֹתָ֖ם טַ֣ף וְנָשִׁ֑ים וּשְׁלָלָ֖ם לָבֽוֹז
Kral, her şehirdeki Yahudilere toplanmaları ve canları için durmaları, onlara saldıran her halkın ve eyaletin gücünü, çocukları ve kadınları yok etmeleri, öldürmeleri ve helak etmeleri, ve onların ganimetlerini yağmalamaları için izin verdi.
Ester 8:16
·
Tevrat
לַיְּהוּדִ֕ים הָֽיְתָ֥ה אוֹרָ֖ה וְשִׂמְחָ֑ה וְשָׂשֹׂ֖ן וִיקָֽר
Yahudiler için aydınlık, sevinç, coşku ve onur vardı.
Ester 8:17
·
Tevrat
וּבְכָל־מְדִינָ֨ה וּמְדִינָ֜ה וּבְכָל־עִ֣יר וָעִ֗יר מְקוֹם֙ אֲשֶׁ֨ר דְּבַר־הַמֶּ֤לֶךְ וְדָתוֹ֙ מַגִּ֔יעַ שִׂמְחָ֤ה וְשָׂשׂוֹן֙ לַיְּהוּדִ֔ים מִשְׁתֶּ֖ה וְי֣וֹם ט֑וֹב וְרַבִּ֞ים מֵֽעַמֵּ֤י הָאָ֨רֶץ֙ מִֽתְיַהֲדִ֔ים כִּֽי־נָפַ֥ל פַּֽחַד־הַיְּהוּדִ֖ים עֲלֵיהֶֽם
Kralın sözünün ve yasasının ulaştığı her eyalette ve her şehirde Yahudiler için sevinç ve coşku, ziyafet ve iyi bir gün vardı; ve yerin halklarından birçoğu Yahudi oluyordu, çünkü Yahudilerin korkusu onların üzerine düşmüştü.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Ester 5:13
·
Tevrat
וְכָל־זֶ֕ה אֵינֶ֥נּוּ שֹׁוֶ֖ה לִ֑י בְּכָל־עֵ֗ת אֲשֶׁ֨ר אֲנִ֤י רֹאֶה֙ אֶת־מָרְדֳּכַ֣י הַיְּהוּדִ֔י יוֹשֵׁ֖ב בְּשַׁ֥עַר הַמֶּֽלֶךְ
'Fakat Yahudi Mordekay'ı kralın kapısında otururken gördüğüm sürece bütün bunlar benim için hiçbir şeye değmez.'
Ester 6:10
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר הַמֶּ֜לֶךְ לְהָמָ֗ן מַ֠הֵר קַ֣ח אֶת־הַלְּב֤וּשׁ וְאֶת־הַסּוּס֙ כַּאֲשֶׁ֣ר דִּבַּ֔רְתָּ וַֽעֲשֵׂה־כֵן֙ לְמָרְדֳּכַ֣י הַיְּהוּדִ֔י הַיּוֹשֵׁ֖ב בְּשַׁ֣עַר הַמֶּ֑לֶךְ אַל־תַּפֵּ֣ל דָּבָ֔ר מִכֹּ֖ל אֲשֶׁ֥ר דִּבַּֽרְתָּ
Kral Haman'a dedi: 'Acele et, konuştuğun gibi giysiyi ve atı al, kralın kapısında oturan Yahudi Mordekay'a böyle yap. Konuştuğun her şeyden hiçbir sözü düşürme.'
Ester 8:7
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר הַמֶּ֤לֶךְ אֲחַשְׁוֵרֹשׁ֙ לְאֶסְתֵּ֣ר הַמַּלְכָּ֔ה וּֽלְמָרְדֳּכַ֖י הַיְּהוּדִ֑י הִנֵּ֨ה בֵית־הָמָ֜ן נָתַ֣תִּי לְאֶסְתֵּ֗ר וְאֹתוֹ֙ תָּל֣וּ עַל־הָעֵ֔ץ עַ֛ל אֲשֶׁר־שָׁלַ֥ח יָד֖וֹ בַּיְּהוּדִֽים
Kral Ahaşveroş Kraliçe Ester'e ve Yahudi Mordekay'a dedi: 'İşte, Haman'ın evini Ester'e verdim ve elini Yahudilere uzattığı için onu ağacın üzerine astılar.'
Ester 9:29
·
Tevrat
וַ֠תִּכְתֹּב אֶסְתֵּ֨ר הַמַּלְכָּ֧ה בַת־אֲבִיחַ֛יִל וּמָרְדֳּכַ֥י הַיְּהוּדִ֖י אֶת־כָּל־תֹּ֑קֶף לְקַיֵּ֗ם אֵ֣ת אִגֶּ֧רֶת הַפּוּרִ֛ים הַזֹּ֖את הַשֵּׁנִֽית
Avihayil'in kızı kraliçe Ester ve Yahudi Mordekay, bu ikinci Purim mektubunu kurmak için bütün güçle yazdılar.
Ester 9:31
·
Tevrat
לְקַיֵּ֡ם אֵת־יְמֵי֩ הַפֻּרִ֨ים הָאֵ֜לֶּה בִּזְמַנֵּיהֶ֗ם כַּאֲשֶׁר֩ קִיַּ֨ם עֲלֵיהֶ֜ם מָרְדֳּכַ֤י הַיְּהוּדִי֙ וְאֶסְתֵּ֣ר הַמַּלְכָּ֔ה וְכַאֲשֶׁ֛ר קִיְּמ֥וּ עַל־נַפְשָׁ֖ם וְעַל־זַרְעָ֑ם דִּבְרֵ֥י הַצֹּמ֖וֹת וְזַעֲקָתָֽם
Yahudi Mordekay'ın ve kraliçe Ester'in onların üzerine kurduğu gibi, ve canlarının üzerine ve soylarının üzerine oruçların ve feryatlarının sözlerini kurdukları gibi, bu Purim günlerini zamanlarında kurmak için.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 43:9
·
Tevrat
קַ֣ח בְּיָדְךָ֞ אֲבָנִ֣ים גְּדֹל֗וֹת וּטְמַנְתָּ֤ם בַּמֶּ֨לֶט֙ בַּמַּלְבֵּ֔ן אֲשֶׁ֛ר בְּפֶ֥תַח בֵּית־פַּרְעֹ֖ה בְּתַחְפַּנְחֵ֑ס לְעֵינֵ֖י אֲנָשִׁ֥ים יְהוּדִֽים
Eline büyük taşlar al ve onları Tahpanhes'te Firavun'un evinin girişindeki tuğla kaldırımında harç içine Yahudi adamların gözleri önünde göm.
Yeremya 52:28
·
Tevrat
זֶ֣ה הָעָ֔ם אֲשֶׁ֥ר הֶגְלָ֖ה נְבֽוּכַדְרֶאצַּ֑ר בִּשְׁנַת־שֶׁ֕בַע יְהוּדִ֕ים שְׁלֹ֥שֶׁת אֲלָפִ֖ים וְעֶשְׂרִ֥ים וּשְׁלֹשָֽׁה
Nebukadnezar'ın sürgüne götürdüğü halk budur: yedinci yılda üç bin yirmi üç Yahudi;
Yeremya 52:30
·
Tevrat
בִּשְׁנַ֨ת שָׁלֹ֣שׁ וְעֶשְׂרִים֮ לִנְבֽוּכַדְרֶאצַּר֒ הֶגְלָ֗ה נְבֽוּזַרְאֲדָן֙ רַב־טַבָּחִ֔ים יְהוּדִ֕ים נֶ֕פֶשׁ שְׁבַ֥ע מֵא֖וֹת אַרְבָּעִ֣ים וַחֲמִשָּׁ֑ה כָּל־נֶ֕פֶשׁ אַרְבַּ֥עַת אֲלָפִ֖ים וְשֵׁ֥שׁ מֵאֽוֹת
Nebukadnezar'ın yirmi üçüncü yılında, muhafız komutanı Nebuzaradan Yahudilerden yedi yüz kırk beş can sürgüne götürdü; bütün canlar dört bin altı yüzdü.
Örnek Ayetler (3)
Nehemya 5:17
·
Tevrat
וְהַיְּהוּדִ֨ים וְהַסְּגָנִ֜ים מֵאָ֧ה וַחֲמִשִּׁ֣ים אִ֗ישׁ וְהַבָּאִ֥ים אֵלֵ֛ינוּ מִן־הַגּוֹיִ֥ם אֲשֶׁר־סְבִיבֹתֵ֖ינוּ עַל־שֻׁלְחָנִֽי
Ve Yahudiler ve yöneticiler, yüz elli adam ve çevremizdeki uluslardan bize gelenler masamdaydı.
Nehemya 6:6
·
Tevrat
כָּת֣וּב בָּ֗הּ בַּגּוֹיִ֤ם נִשְׁמָע֙ וְגַשְׁמ֣וּ אֹמֵ֔ר אַתָּ֤ה וְהַיְּהוּדִים֙ חֹשְׁבִ֣ים לִמְר֔וֹד עַל־כֵּ֛ן אַתָּ֥ה בוֹנֶ֖ה הַחוֹמָ֑ה וְאַתָּ֗ה הֹוֶ֤ה לָהֶם֙ לְמֶ֔לֶךְ כַּדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה
Onda yazılıydı: 'Uluslar arasında işitiliyor ve Geşem diyor ki, sen ve Yahudiler isyan etmeyi düşünüyorsunuz; bu yüzden sen duvarı inşa ediyorsun ve bu sözlere göre sen onlara kral oluyorsun.
Ester 9:18
·
Tevrat
וְהַיְּהוּדִ֣ים אֲשֶׁר־בְּשׁוּשָׁ֗ן נִקְהֲלוּ֙ בִּשְׁלֹשָׁ֤ה עָשָׂר֙ בּ֔וֹ וּבְאַרְבָּעָ֥ה עָשָׂ֖ר בּ֑וֹ וְנ֗וֹחַ בַּחֲמִשָּׁ֤ה עָשָׂר֙ בּ֔וֹ וְעָשֹׂ֣ה אֹת֔וֹ י֖וֹם מִשְׁתֶּ֥ה וְשִׂמְחָֽה
Şuşan'da olan Yahudiler onun on üçüncüsünde ve onun on dördüncüsünde toplandılar; ve onun on beşincisinde rahatladılar, onu ziyafet ve sevinç günü yaptılar.
Örnek Ayetler (3)
Zekeriya 8:23
·
Tevrat
כֹּ֥ה אָמַר֮ יְהוָ֣ה צְבָאוֹת֒ בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔מָּה אֲשֶׁ֤ר יַחֲזִ֨יקוּ֙ עֲשָׂרָ֣ה אֲנָשִׁ֔ים מִכֹּ֖ל לְשֹׁנ֣וֹת הַגּוֹיִ֑ם וְֽהֶחֱזִ֡יקוּ בִּכְנַף֩ אִ֨ישׁ יְהוּדִ֜י לֵאמֹ֗ר נֵֽלְכָה֙ עִמָּכֶ֔ם כִּ֥י שָׁמַ֖עְנוּ אֱלֹהִ֥ים עִמָּכֶֽם
Ordular Yahve şöyle dedi: 'O günlerde ulusların bütün dillerinden on adam tutacaklar, ve Yahudi adamın eteğinden tutarak diyecekler: Sizinle gidelim, çünkü işittik ki Tanrı sizinledir.'
Ester 2:5
·
Tevrat
אִ֣ישׁ יְהוּדִ֔י הָיָ֖ה בְּשׁוּשַׁ֣ן הַבִּירָ֑ה וּשְׁמ֣וֹ מָרְדֳּכַ֗י בֶּ֣ן יָאִ֧יר בֶּן־שִׁמְעִ֛י בֶּן־קִ֖ישׁ אִ֥ישׁ יְמִינִֽי
Şuşan kalesinde Yahudi bir adam vardı; ve onun adı Benyaminli bir adam olan Kiş oğlu Şimi oğlu Yair oğlu Mordekay'dı.
Ester 3:4
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כְּאָמְרָ֤ם אֵלָיו֙ י֣וֹם וָי֔וֹם וְלֹ֥א שָׁמַ֖ע אֲלֵיהֶ֑ם וַיַּגִּ֣ידוּ לְהָמָ֗ן לִרְאוֹת֙ הֲיַֽעַמְדוּ֙ דִּבְרֵ֣י מָרְדֳּכַ֔י כִּֽי־הִגִּ֥יד לָהֶ֖ם אֲשֶׁר־ה֥וּא יְהוּדִֽי
Her gün ona söylediklerinde ve o onları dinlemediğinde, Mordekay'ın sözlerinin durup durmayacağını görmek için Haman'a bildirdiler; çünkü onlara kendisinin Yahudi olduğunu bildirmişti.
Örnek Ayetler (2)
Ester 4:7
·
Tevrat
וַיַּגֶּד־ל֣וֹ מָרְדֳּכַ֔י אֵ֖ת כָּל־אֲשֶׁ֣ר קָרָ֑הוּ וְאֵ֣ת פָּרָשַׁ֣ת הַכֶּ֗סֶף אֲשֶׁ֨ר אָמַ֤ר הָמָן֙ לִ֠שְׁקוֹל עַל־גִּנְזֵ֥י הַמֶּ֛לֶךְ בַּיְּהוּדִ֖ים לְאַבְּדָֽם
Mordekay başına gelen her şeyi ve Yahudileri yok etmek için Haman'ın kralın hazinelerine tartmayı söylediği gümüşün miktarını ona bildirdi.
Ester 8:7
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר הַמֶּ֤לֶךְ אֲחַשְׁוֵרֹשׁ֙ לְאֶסְתֵּ֣ר הַמַּלְכָּ֔ה וּֽלְמָרְדֳּכַ֖י הַיְּהוּדִ֑י הִנֵּ֨ה בֵית־הָמָ֜ן נָתַ֣תִּי לְאֶסְתֵּ֗ר וְאֹתוֹ֙ תָּל֣וּ עַל־הָעֵ֔ץ עַ֛ל אֲשֶׁר־שָׁלַ֥ח יָד֖וֹ בַּיְּהוּדִֽים
Kral Ahaşveroş Kraliçe Ester'e ve Yahudi Mordekay'a dedi: 'İşte, Haman'ın evini Ester'e verdim ve elini Yahudilere uzattığı için onu ağacın üzerine astılar.'
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 2:16
·
Tevrat
וְהַסְּגָנִ֗ים לֹ֤א יָדְעוּ֙ אָ֣נָה הָלַ֔כְתִּי וּמָ֖ה אֲנִ֣י עֹשֶׂ֑ה וְלַיְּהוּדִ֨ים וְלַכֹּהֲנִ֜ים וְלַחֹרִ֣ים וְלַסְּגָנִ֗ים וּלְיֶ֨תֶר֙ עֹשֵׂ֣ה הַמְּלָאכָ֔ה עַד־כֵּ֖ן לֹ֥א הִגַּֽדְתִּי
Yetkililer nereye gittiğimi ve ne yaptığımı bilmiyorlardı; Yahudilere, kâhinlere, soylulara, yetkililere ve işi yapan geri kalanlara şimdiye kadar bildirmemiştim.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 34:9
·
Tevrat
לְ֠שַׁלַּח אִ֣ישׁ אֶת־עַבְדּ֞וֹ וְאִ֧ישׁ אֶת־שִׁפְחָת֛וֹ הָעִבְרִ֥י וְהָעִבְרִיָּ֖ה חָפְשִׁ֑ים לְבִלְתִּ֧י עֲבָד־בָּ֛ם בִּיהוּדִ֥י אָחִ֖יהוּ אִֽישׁ
Herkesin İbrani erkek hizmetçisini ve İbrani kadın hizmetçisini özgür bırakması; böylece kimsenin kardeşi olan bir Yahudi'yi köle etmemesiydi.
Örnek Ayetler (5 / 19)
Yeremya 33:11
·
Tevrat
ק֣וֹל שָׂשׂ֞וֹן וְק֣וֹל שִׂמְחָ֗ה ק֣וֹל חָתָן֮ וְק֣וֹל כַּלָּה֒ ק֣וֹל אֹמְרִ֡ים הוֹדוּ֩ אֶת־יְהוָ֨ה צְבָא֜וֹת כִּֽי־ט֤וֹב יְהוָה֙ כִּֽי־לְעוֹלָ֣ם חַסְדּ֔וֹ מְבִאִ֥ים תּוֹדָ֖ה בֵּ֣ית יְהוָ֑ה כִּֽי־אָשִׁ֧יב אֶת־שְׁבוּת־הָאָ֛רֶץ כְּבָרִאשֹׁנָ֖ה אָמַ֥ר יְהוָֽה
Sevinç sesi ve neşe sesi, damat sesi ve gelin sesi, 'Ordular Yahvesi'ne şükredin, çünkü Yahve iyidir, çünkü O'nun sadakati sonsuzdur' diyenlerin sesi, Yahve'nin evine şükran sunusu getirenlerin sesi; çünkü yerin sürgünlerini başlangıçtaki gibi geri getireceğim, dedi Yahve.
Yeşaya 12:4
·
Tevrat
וַאֲמַרְתֶּ֞ם בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא הוֹד֤וּ לַֽיהוָה֙ קִרְא֣וּ בִשְׁמ֔וֹ הוֹדִ֥יעוּ בָֽעַמִּ֖ים עֲלִֽילֹתָ֑יו הַזְכִּ֕ירוּ כִּ֥י נִשְׂגָּ֖ב שְׁמֽוֹ
O gün diyeceksiniz: Yahve'ye şükredin, onun adını çağırın; halklar arasında onun işlerini bildirin, adının yüce olduğunu anımsatın.
1. Tarihler 16:8
·
Tevrat
הוֹד֤וּ לַֽיהוָה֙ קִרְא֣וּ בִשְׁמ֔וֹ הוֹדִ֥יעוּ בָעַמִּ֖ים עֲלִילֹתָֽיו
Yahve'ye şükredin, adıyla çağırın, halklar arasında onun işlerini bildirin.
1. Tarihler 16:34
·
Tevrat
הוֹד֤וּ לַיהוָה֙ כִּ֣י ט֔וֹב כִּ֥י לְעוֹלָ֖ם חַסְדּֽוֹ
Yahve'ye şükredin, çünkü iyidir; çünkü O'nun merhameti sonsuzadır.
Mezmurlar 33:2
·
Tevrat
הוֹד֣וּ לַיהוָ֣ה בְּכִנּ֑וֹר בְּנֵ֥בֶל עָ֝שׂ֗וֹר זַמְּרוּ־לֽוֹ
Yahve'ye lirle şükredin; on telli çenkle ona ezgi söyleyin.
Örnek Ayetler (5 / 15)
2. Samuel 22:50
·
Tevrat
עַל־כֵּ֛ן אוֹדְךָ֥ יְהוָ֖ה בַּגּוֹיִ֑ם וּלְשִׁמְךָ֖ אֲזַמֵּֽר
Bu yüzden uluslar arasında sana şükredeceğim, Yahve, ve adına ilahi söyleyeceğim.
Yeşaya 12:1
·
Tevrat
וְאָֽמַרְתָּ֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא אוֹדְךָ֣ יְהוָ֔ה כִּ֥י אָנַ֖פְתָּ בִּ֑י יָשֹׁ֥ב אַפְּךָ֖ וּֽתְנַחֲמֵֽנִי
O gün diyeceksin: Sana şükrederim, ey Yahve; çünkü bana öfkelendin, ama öfken döndü ve beni teselli ettin.
Mezmurlar 18:50
·
Tevrat
עַל־כֵּ֤ן אוֹדְךָ֖ בַגּוֹיִ֥ם יְהוָ֑ה וּלְשִׁמְךָ֥ אֲזַמֵּֽרָה
Bu yüzden uluslar arasında sana şükredeceğim, ey Yahve; ve adına ilahi söyleyeceğim.
Mezmurlar 30:13
·
Tevrat
לְמַ֤עַן יְזַמֶּרְךָ֣ כָ֭בוֹד וְלֹ֣א יִדֹּ֑ם יְהוָ֥ה אֱ֝לֹהַ֗י לְעוֹלָ֥ם אוֹדֶֽךָּ
Böylece yücelik Sana ezgi söylesin ve susmasın; Yahve Tanrım, sonsuza dek Sana şükredeceğim.
Mezmurlar 35:18
·
Tevrat
א֭וֹדְךָ בְּקָהָ֣ל רָ֑ב בְּעַ֖ם עָצ֣וּם אֲהַֽלְלֶֽךָּ
Büyük toplulukta sana şükredeceğim; güçlü halk arasında seni öveceğim.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Yeşaya 25:1
·
Tevrat
יְהוָ֤ה אֱלֹהַי֙ אַתָּ֔ה אֲרֽוֹמִמְךָ֙ אוֹדֶ֣ה שִׁמְךָ֔ כִּ֥י עָשִׂ֖יתָ פֶּ֑לֶא עֵצ֥וֹת מֵֽרָח֖וֹק אֱמ֥וּנָה אֹֽמֶן
Yahve, sen benim Tanrımsın; seni yücelteceğim, adına şükredeceğim; çünkü harika yaptın, uzaktan gelen öğütler sadakat ve gerçektir.
Mezmurlar 7:18
·
Tevrat
אוֹדֶ֣ה יְהוָ֣ה כְּצִדְק֑וֹ וַ֝אֲזַמְּרָ֗ה שֵֽׁם־יְהוָ֥ה עֶלְיֽוֹן
Doğruluğuna göre Yahve'ye şükredeceğim ve Yüce Yahve'nin adına ilahi söyleyeceğim.
Mezmurlar 9:2
·
Tevrat
אוֹדֶ֣ה יְ֭הוָה בְּכָל־לִבִּ֑י אֲ֝סַפְּרָ֗ה כָּל־נִפְלְאוֹתֶֽיךָ
Bütün kalbimle Yahve'ye şükredeceğim; bütün harikalarını anlatacağım.
Mezmurlar 32:5
·
Tevrat
חַטָּאתִ֨י אוֹדִ֪יעֲךָ֡ וַעֲוֺ֘נִ֤י לֹֽא־כִסִּ֗יתִי אָמַ֗רְתִּי אוֹדֶ֤ה עֲלֵ֣י פְ֭שָׁעַי לַיהוָ֑ה וְאַתָּ֨ה נָ֘שָׂ֤אתָ עֲוֺ֖ן חַטָּאתִ֣י סֶֽלָה
Günahımı sana bildirdim ve suçumu örtmedim; dedim: 'İsyanlarımı Yahve'ye itiraf edeceğim'; ve sen günahımın suçunu bağışladın. Sela.
Mezmurlar 54:8
·
Tevrat
בִּנְדָבָ֥ה אֶזְבְּחָה־לָּ֑ךְ א֤וֹדֶה שִּׁמְךָ֖ יְהוָ֣ה כִּי־טֽוֹב
Gönüllü sunuyla sana kurban keseceğim; adına şükredeceğim ey Yahve, çünkü iyidir.