217
Kullanım
6
Lemma
35
Türev
46
Anlam
6 lemma, 35 türev form
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 27:3
·
Tevrat
אִם־תַּחֲנֶ֬ה עָלַ֨י מַחֲנֶה֮ לֹֽא־יִירָ֪א לִ֫בִּ֥י אִם־תָּק֣וּם עָ֭לַי מִלְחָמָ֑ה בְּ֝זֹ֗את אֲנִ֣י בוֹטֵֽחַ
Bana karşı bir ordu kamp kurarsa kalbim korkmaz; bana karşı savaş kalkarsa, bunda ben güvenirim.
Örnek Ayetler (1)
Nahum 3:17
·
Tevrat
מִנְּזָרַ֨יִךְ֙ כָּֽאַרְבֶּ֔ה וְטַפְסְרַ֖יִךְ כְּג֣וֹב גֹּבָ֑י הַֽחוֹנִ֤ים בַּגְּדֵרוֹת֙ בְּי֣וֹם קָרָ֔ה שֶׁ֤מֶשׁ זָֽרְחָה֙ וְנוֹדַ֔ד וְלֹֽא־נוֹדַ֥ע מְקוֹמ֖וֹ אַיָּֽם
Senin muhafızların çekirge gibidir ve senin memurların soğuk gününde duvarlarda konaklayan çekirge sürüsü gibi; güneş doğdu ve kaçtı ve onun yeri bilinmez, nerededirler?
Örnek Ayetler (5 / 13)
2. Samuel 23:7
·
Tevrat
וְאִישׁ֙ יִגַּ֣ע בָּהֶ֔ם יִמָּלֵ֥א בַרְזֶ֖ל וְעֵ֣ץ חֲנִ֑ית וּבָאֵ֕שׁ שָׂר֥וֹף יִשָּׂרְפ֖וּ בַּשָּֽׁבֶת
Ve onlara dokunacak adam demir ve mızrak ağacıyla dolar; ve oturdukları yerde ateşte yanarak yakılacaklar.
2. Samuel 23:21
·
Tevrat
וְהוּא־הִכָּה֩ אֶת־אִ֨ישׁ מִצְרִ֜י אִ֣ישׁ מַרְאֶ֗ה וּבְיַ֤ד הַמִּצְרִי֙ חֲנִ֔ית וַיֵּ֥רֶד אֵלָ֖יו בַּשָּׁ֑בֶט וַיִּגְזֹ֤ל אֶֽת־הַחֲנִית֙ מִיַּ֣ד הַמִּצְרִ֔י וַיַּהַרְגֵ֖הוּ בַּחֲנִיתֽוֹ
Ve o görünüşlü adam Mısırlı adamı vurdu; ve Mısırlının elinde mızrak vardı, ve ona sopayla indi ve Mısırlının elinden mızrağı kopardı ve onu kendi mızrağıyla öldürdü.
1. Samuel 13:19
·
Tevrat
וְחָרָשׁ֙ לֹ֣א יִמָּצֵ֔א בְּכֹ֖ל אֶ֣רֶץ יִשְׂרָאֵ֑ל כִּֽי־אָמְר֣וּ פְלִשְׁתִּ֔ים פֶּ֚ן יַעֲשׂ֣וּ הָעִבְרִ֔ים חֶ֖רֶב א֥וֹ חֲנִֽית
Bütün İsrail diyarında bir demirci bulunmuyordu; çünkü Filistliler, 'İbraniler kılıç veya mızrak yapmasın' demişlerdi.
1. Samuel 21:9
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר דָּוִד֙ לַאֲחִימֶ֔לֶךְ וְאִ֛ין יֶשׁ־פֹּ֥ה תַֽחַת־יָדְךָ֖ חֲנִ֣ית אוֹ־חָ֑רֶב כִּ֣י גַם־חַרְבִּ֤י וְגַם־כֵּלַי֙ לֹֽא־לָקַ֣חְתִּי בְיָדִ֔י כִּֽי־הָיָ֥ה דְבַר־הַמֶּ֖לֶךְ נָחֽוּץ
Davut Ahimelek'e dedi: 'Burada elinin altında mızrak veya kılıç yok mu? Çünkü kralın işi acele olduğundan elime kılıcımı da silahlarımı da almadım.'
1. Samuel 26:16
·
Tevrat
לֹא־ט֞וֹב הַדָּבָ֣ר הַזֶּה֮ אֲשֶׁ֣ר עָשִׂיתָ֒ חַי־יְהוָ֗ה כִּ֤י בְנֵי־מָ֨וֶת֙ אַתֶּ֔ם אֲשֶׁ֧ר לֹֽא־שְׁמַרְתֶּ֛ם עַל־אֲדֹנֵיכֶ֖ם עַל־מְשִׁ֣יחַ יְהוָ֑ה וְעַתָּ֣ה רְאֵ֗ה אֵֽי־חֲנִ֥ית הַמֶּ֛לֶךְ וְאֶת־צַפַּ֥חַת הַמַּ֖יִם אֲשֶׁ֥ר מְרַאֲשֹׁתָֽיו
Yaptığın bu şey iyi değil. Yahve yaşıyor ki, siz ölüm oğullarısınız; çünkü efendinizi, Yahve'nin meshedilmişini korumadınız. Ve şimdi bak, kralın mızrağı ve başucunda olan su matarası nerede?
Örnek Ayetler (4 / 10)
2. Samuel 2:23
·
Tevrat
וַיְמָאֵ֣ן לָס֗וּר וַיַּכֵּ֣הוּ אַבְנֵר֩ בְּאַחֲרֵ֨י הַחֲנִ֜ית אֶל־הַחֹ֗מֶשׁ וַתֵּצֵ֤א הַֽחֲנִית֙ מֵאַחֲרָ֔יו וַיִּפָּל־שָׁ֖ם וַיָּ֣מָת תַּחְתָּ֑יו וַיְהִ֡י כָּל־הַבָּ֣א אֶֽל־הַמָּקוֹם֩ אֲשֶׁר־נָ֨פַל שָׁ֧ם עֲשָׂהאֵ֛ל וַיָּמֹ֖ת וַֽיַּעֲמֹֽדוּ
Fakat ayrılmayı reddetti; bunun üzerine Avner mızrağın arkasıyla onu karnına vurdu ve mızrak arkasından çıktı. Orada düştü ve olduğu yerde öldü; ve Asahel'in orada düşüp öldüğü yere her gelen durdu.
2. Samuel 23:21
·
Tevrat
וְהוּא־הִכָּה֩ אֶת־אִ֨ישׁ מִצְרִ֜י אִ֣ישׁ מַרְאֶ֗ה וּבְיַ֤ד הַמִּצְרִי֙ חֲנִ֔ית וַיֵּ֥רֶד אֵלָ֖יו בַּשָּׁ֑בֶט וַיִּגְזֹ֤ל אֶֽת־הַחֲנִית֙ מִיַּ֣ד הַמִּצְרִ֔י וַיַּהַרְגֵ֖הוּ בַּחֲנִיתֽוֹ
Ve o görünüşlü adam Mısırlı adamı vurdu; ve Mısırlının elinde mızrak vardı, ve ona sopayla indi ve Mısırlının elinden mızrağı kopardı ve onu kendi mızrağıyla öldürdü.
1. Samuel 18:11
·
Tevrat
וַיָּ֤טֶל שָׁאוּל֙ אֶֽת־הַחֲנִ֔ית וַיֹּ֕אמֶר אַכֶּ֥ה בְדָוִ֖ד וּבַקִּ֑יר וַיִּסֹּ֥ב דָּוִ֛ד מִפָּנָ֖יו פַּעֲמָֽיִם
Şaul mızrağı fırlattı ve dedi: 'Davut'u duvara vuracağım.' Ancak Davut onun önünden iki kez kaçındı.
1. Samuel 19:10
·
Tevrat
וַיְבַקֵּ֨שׁ שָׁא֜וּל לְהַכּ֤וֹת בַּֽחֲנִית֙ בְּדָוִ֣ד וּבַקִּ֔יר וַיִּפְטַר֙ מִפְּנֵ֣י שָׁא֔וּל וַיַּ֥ךְ אֶֽת־הַחֲנִ֖ית בַּקִּ֑יר וְדָוִ֛ד נָ֥ס וַיִּמָּלֵ֖ט בַּלַּ֥יְלָה הֽוּא
Saul mızrakla Davut'a ve duvara vurmayı aradı; ama Saul'un yüzünden sıyrıldı ve mızrağı duvara vurdu. Ve Davut kaçtı ve o gecede kurtuldu.
Örnek Ayetler (4 / 8)
2. Samuel 1:6
·
Tevrat
וַיֹּ֜אמֶר הַנַּ֣עַר הַמַּגִּ֣יד ל֗וֹ נִקְרֹ֤א נִקְרֵ֨יתִי֙ בְּהַ֣ר הַגִּלְבֹּ֔עַ וְהִנֵּ֥ה שָׁא֖וּל נִשְׁעָ֣ן עַל־חֲנִית֑וֹ וְהִנֵּ֥ה הָרֶ֛כֶב וּבַעֲלֵ֥י הַפָּרָשִׁ֖ים הִדְבִּקֻֽהוּ
Kendisine bildiren genç dedi: 'Gilboa Dağı'nda tesadüfen bulundum; işte Şaul mızrağına yaslanmıştı ve işte savaş arabaları ve atlılar ona yetişmişlerdi.'
2. Samuel 21:19
·
Tevrat
וַתְּהִי־ע֧וֹד הַמִּלְחָמָ֛ה בְּג֖וֹב עִם־פְּלִשְׁתִּ֑ים וַיַּ֡ךְ אֶלְחָנָן֩ בֶּן־יַעְרֵ֨י אֹרְגִ֜ים בֵּ֣ית הַלַּחְמִ֗י אֵ֚ת גָּלְיָ֣ת הַגִּתִּ֔י וְעֵ֣ץ חֲנִית֔וֹ כִּמְנ֖וֹר אֹרְגִֽים
Gov'da Filistlilerle yine savaş oldu ve Beytlehemli Yaare-Oregim oğlu Elhanan, mızrağının sapı dokumacı tezgâhı gibi olan Gatlı Golyat'ı vurdu.
2. Samuel 23:18
·
Tevrat
וַאֲבִישַׁ֞י אֲחִ֣י יוֹאָ֣ב בֶּן־צְרוּיָ֗ה ה֚וּא רֹ֣אשׁ הַשְּׁלֹשָׁ֔ה וְהוּא֙ עוֹרֵ֣ר אֶת־חֲנִית֔וֹ עַל־שְׁלֹ֥שׁ מֵא֖וֹת חָלָ֑ל וְלוֹ־שֵׁ֖ם בַּשְּׁלֹשָֽׁה
Ve Tseruya oğlu Yoav'ın kardeşi Avişay, o üçlerin başıydı; ve o üç yüz öldürülmüş üzerine mızrağını kaldırdı ve üçler arasında onun adı vardı.
1. Samuel 17:7
·
Tevrat
וְעֵ֣ץ חֲנִית֗וֹ כִּמְנוֹר֙ אֹֽרְגִ֔ים וְלַהֶ֣בֶת חֲנִית֔וֹ שֵׁשׁ־מֵא֥וֹת שְׁקָלִ֖ים בַּרְזֶ֑ל וְנֹשֵׂ֥א הַצִּנָּ֖ה הֹלֵ֥ךְ לְפָנָֽיו
Mızrağının sapı dokumacıların tezgahı gibiydi ve mızrağının ucu altı yüz şekel (~6.6 kg) demirdi; kalkan taşıyıcısı onun önünde yürüyordu.
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 19:9
·
Tevrat
וַתְּהִי֩ ר֨וּחַ יְהוָ֤ה רָעָה֙ אֶל־שָׁא֔וּל וְהוּא֙ בְּבֵית֣וֹ יוֹשֵׁ֔ב וַחֲנִית֖וֹ בְּיָד֑וֹ וְדָוִ֖ד מְנַגֵּ֥ן בְּיָֽד
Yahve'nin kötü ruhu Saul'a oldu, ve o evinde oturuyordu ve mızrağı elindeydi; ve Davut elle çalıyordu.
1. Samuel 22:6
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֣ע שָׁא֔וּל כִּ֚י נוֹדַ֣ע דָּוִ֔ד וַאֲנָשִׁ֖ים אֲשֶׁ֣ר אִתּ֑וֹ וְשָׁאוּל֩ יוֹשֵׁ֨ב בַּגִּבְעָ֜ה תַּֽחַת־הָאֶ֤שֶׁל בָּֽרָמָה֙ וַחֲנִית֣וֹ בְיָד֔וֹ וְכָל־עֲבָדָ֖יו נִצָּבִ֥ים עָלָֽיו
Saul Davut'un ve onunla olan adamların açığa çıktığını duydu. Saul Giva'da, Rama'daki ılgın ağacının altında oturuyordu; mızrağı elindeydi ve bütün kulları yanında duruyorlardı.
1. Samuel 26:7
·
Tevrat
וַיָּבֹא֩ דָוִ֨ד וַאֲבִישַׁ֥י אֶל־הָעָם֮ לַיְלָה֒ וְהִנֵּ֣ה שָׁא֗וּל שֹׁכֵ֤ב יָשֵׁן֙ בַּמַּעְגָּ֔ל וַחֲנִית֥וֹ מְעוּכָֽה־בָאָ֖רֶץ מְרַאֲשֹׁתָ֑יו וְאַבְנֵ֣ר וְהָעָ֔ם שֹׁכְבִ֖ים סְבִיבֹתָֽיו
Davut ve Avişay gece halka geldiler ve işte Şaul ordugahta uyuyarak yatıyordu ve mızrağı başucunda yere saplanmıştı. Avner ve halk onun etrafında yatıyorlardı.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 13:22
·
Tevrat
וְהָיָה֙ בְּי֣וֹם מִלְחֶ֔מֶת וְלֹ֨א נִמְצָ֜א חֶ֤רֶב וַחֲנִית֙ בְּיַ֣ד כָּל־הָעָ֔ם אֲשֶׁ֥ר אֶת־שָׁא֖וּל וְאֶת־יוֹנָתָ֑ן וַתִּמָּצֵ֣א לְשָׁא֔וּל וּלְיוֹנָתָ֖ן בְּנֽוֹ
Savaş gününde Saul ve Yonatan ile birlikte olan bütün halkın elinde kılıç ve mızrak bulunmadı; ancak Saul ve oğlu Yonatan'da bulundu.
1. Tarihler 12:35
·
Tevrat
וּמִנַּפְתָּלִ֖י שָׂרִ֣ים אָ֑לֶף וְעִמָּהֶם֙ בְּצִנָּ֣ה וַחֲנִ֔ית שְׁלֹשִׁ֥ים וְשִׁבְעָ֖ה אָֽלֶף
Ve Naftali'den bin komutan, ve onlarla kalkanla ve mızrakla otuz yedi bin.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 17:45
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר דָּוִד֙ אֶל־הַפְּלִשְׁתִּ֔י אַתָּה֙ בָּ֣א אֵלַ֔י בְּחֶ֖רֶב וּבַחֲנִ֣ית וּבְכִיד֑וֹן וְאָנֹכִ֣י בָֽא־אֵלֶ֗יךָ בְּשֵׁם֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת אֱלֹהֵ֛י מַעַרְכ֥וֹת יִשְׂרָאֵ֖ל אֲשֶׁ֥ר חֵרַֽפְתָּ
Davut Filistli'ye dedi ki: 'Sen bana kılıçla, mızrakla ve kargıyla geliyorsun; ama ben sana, senin aşağıladığın İsrail ordularının Tanrısı Ordular Yahvesi'nin adıyla geliyorum.'
1. Samuel 17:47
·
Tevrat
וְיֵֽדְעוּ֙ כָּל־הַקָּהָ֣ל הַזֶּ֔ה כִּֽי־לֹ֛א בְּחֶ֥רֶב וּבַחֲנִ֖ית יְהוֹשִׁ֣יעַ יְהוָ֑ה כִּ֤י לַֽיהוָה֙ הַמִּלְחָמָ֔ה וְנָתַ֥ן אֶתְכֶ֖ם בְּיָדֵֽנוּ
Ve bütün bu topluluk bilecek ki Yahve kılıçla ve mızrakla kurtarmaz; çünkü savaş Yahve'nindir ve sizi elimize verecektir.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 19:10
·
Tevrat
וַיְבַקֵּ֨שׁ שָׁא֜וּל לְהַכּ֤וֹת בַּֽחֲנִית֙ בְּדָוִ֣ד וּבַקִּ֔יר וַיִּפְטַר֙ מִפְּנֵ֣י שָׁא֔וּל וַיַּ֥ךְ אֶֽת־הַחֲנִ֖ית בַּקִּ֑יר וְדָוִ֛ד נָ֥ס וַיִּמָּלֵ֖ט בַּלַּ֥יְלָה הֽוּא
Saul mızrakla Davut'a ve duvara vurmayı aradı; ama Saul'un yüzünden sıyrıldı ve mızrağı duvara vurdu. Ve Davut kaçtı ve o gecede kurtuldu.
1. Samuel 26:8
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֲבִישַׁי֙ אֶל־דָּוִ֔ד סִגַּ֨ר אֱלֹהִ֥ים הַיּ֛וֹם אֶת־אוֹיִבְךָ֖ בְּיָדֶ֑ךָ וְעַתָּה֩ אַכֶּ֨נּוּ נָ֜א בַּחֲנִ֤ית וּבָאָ֨רֶץ֙ פַּ֣עַם אַחַ֔ת וְלֹ֥א אֶשְׁנֶ֖ה לֽוֹ
Avişay Davut'a dedi: 'Tanrı bugün düşmanını eline teslim etti. Ve şimdi lütfen onu mızrakla yere bir defa vurayım ve ona tekrarlamayacağım.'
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 23:21
·
Tevrat
וְהוּא־הִכָּה֩ אֶת־אִ֨ישׁ מִצְרִ֜י אִ֣ישׁ מַרְאֶ֗ה וּבְיַ֤ד הַמִּצְרִי֙ חֲנִ֔ית וַיֵּ֥רֶד אֵלָ֖יו בַּשָּׁ֑בֶט וַיִּגְזֹ֤ל אֶֽת־הַחֲנִית֙ מִיַּ֣ד הַמִּצְרִ֔י וַיַּהַרְגֵ֖הוּ בַּחֲנִיתֽוֹ
Ve o görünüşlü adam Mısırlı adamı vurdu; ve Mısırlının elinde mızrak vardı, ve ona sopayla indi ve Mısırlının elinden mızrağı kopardı ve onu kendi mızrağıyla öldürdü.
1. Tarihler 11:23
·
Tevrat
וְהֽוּא־הִכָּה֩ אֶת־הָאִ֨ישׁ הַמִּצְרִ֜י אִ֥ישׁ מִדָּ֣ה חָמֵ֣שׁ בָּאַמָּ֗ה וּבְיַ֨ד הַמִּצְרִ֤י חֲנִית֙ כִּמְנ֣וֹר אֹרְגִ֔ים וַיֵּ֥רֶד אֵלָ֖יו בַּשָּׁ֑בֶט וַיִּגְזֹ֤ל אֶֽת־הַחֲנִית֙ מִיַּ֣ד הַמִּצְרִ֔י וַיַּהַרְגֵ֖הוּ בַּחֲנִיתֽוֹ
Ve o, beş kubit (~225 cm) ölçüsünde bir adam olan Mısırlı adamı vurdu; ve Mısırlının elinde dokumacıların tezgahı gibi bir mızrak vardı, ve o ona bir sopayla indi ve Mısırlının elinden mızrağı kapıp onu onun mızrağıyla öldürdü.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 2:4
·
Tevrat
וְשָׁפַט֙ בֵּ֣ין הַגּוֹיִ֔ם וְהוֹכִ֖יחַ לְעַמִּ֣ים רַבִּ֑ים וְכִתְּת֨וּ חַרְבוֹתָ֜ם לְאִתִּ֗ים וַחֲנִיתֽוֹתֵיהֶם֙ לְמַזְמֵר֔וֹת לֹא־יִשָּׂ֨א ג֤וֹי אֶל־גּוֹי֙ חֶ֔רֶב וְלֹא־יִלְמְד֥וּ ע֖וֹד מִלְחָמָֽה
Ve ulusların arasında yargılayacak ve birçok halklar için karar verecek; kılıçlarını saban demirlerine ve mızraklarını bağcı bıçaklarına dövecekler. Ulus ulusa karşı kılıç kaldırmayacak ve artık savaş öğrenmeyecekler.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 18:10
·
Tevrat
וַיְהִ֣י מִֽמָּחֳרָ֗ת וַתִּצְלַ֣ח רוּחַ֩ אֱלֹהִ֨ים רָעָ֤ה אֶל־שָׁאוּל֙ וַיִּתְנַבֵּ֣א בְתוֹךְ־הַבַּ֔יִת וְדָוִ֛ד מְנַגֵּ֥ן בְּיָד֖וֹ כְּי֣וֹם בְּי֑וֹם וְהַחֲנִ֖ית בְּיַד־שָׁאֽוּל
Ertesi gün Tanrı'nın kötü ruhu Şaul'un üzerine güçlü bir şekilde geldi ve evin içinde peygamberlik etti; Davut her günkü gibi eliyle çalıyordu ve mızrak Şaul'un elindeydi.
Örnek Ayetler (1)
Mika 4:3
·
Tevrat
וְשָׁפַ֗ט בֵּ֚ין עַמִּ֣ים רַבִּ֔ים וְהוֹכִ֛יחַ לְגוֹיִ֥ם עֲצֻמִ֖ים עַד־רָח֑וֹק וְכִתְּת֨וּ חַרְבֹתֵיהֶ֜ם לְאִתִּ֗ים וַחֲנִיתֹֽתֵיהֶם֙ לְמַזְמֵר֔וֹת לֹֽא־יִשְׂא֞וּ גּ֤וֹי אֶל־גּוֹי֙ חֶ֔רֶב וְלֹא־יִלְמְד֥וּן ע֖וֹד מִלְחָמָֽה
Ve birçok halk arasında yargılayacak ve uzağa kadar güçlü uluslar için karar verecek; ve kılıçlarını saban demirlerine ve mızraklarını budama bıçaklarına dövecekler. Ulus ulusa karşı kılıç kaldırmayacak ve artık savaş öğrenmeyecekler.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 23:9
·
Tevrat
וַיִּתֵּן֩ יְהוֹיָדָ֨ע הַכֹּהֵ֜ן לְשָׂרֵ֣י הַמֵּא֗וֹת אֶת־הַֽחֲנִיתִים֙ וְאֶת־הַמָּגִנּוֹת֙ וְאֶת־הַשְּׁלָטִ֔ים אֲשֶׁ֖ר לַמֶּ֣לֶךְ דָּוִ֑יד אֲשֶׁ֖ר בֵּ֥ית הָאֱלֹהִֽים
Kâhin Yehoyada yüzlerin önderlerine Tanrı'nın evinde olan kral Davut'un mızraklarını, kalkanlarını ve siperlerini verdi.
Örnek Ayetler (1)
Habakkuk 3:11
·
Tevrat
שֶׁ֥מֶשׁ יָרֵ֖חַ עָ֣מַד זְבֻ֑לָה לְא֤וֹר חִצֶּ֨יךָ֙ יְהַלֵּ֔כוּ לְנֹ֖גַהּ בְּרַ֥ק חֲנִיתֶֽךָ
Güneş ve ay meskeninde durdu; oklarının ışığında, mızrağının parlayan şimşeğinde gittiler.
Örnek Ayetler (5 / 9)
1. Samuel 1:2
·
Tevrat
וְלוֹ֙ שְׁתֵּ֣י נָשִׁ֔ים שֵׁ֤ם אַחַת֙ חַנָּ֔ה וְשֵׁ֥ם הַשֵּׁנִ֖ית פְּנִנָּ֑ה וַיְהִ֤י לִפְנִנָּה֙ יְלָדִ֔ים וּלְחַנָּ֖ה אֵ֥ין יְלָדִֽים
Ve onun iki karısı vardı, birinin adı Hanna ve ikincisinin adı Peninna'ydı; ve Peninna'nın çocukları vardı ve Hanna'nın çocukları yoktu.
1. Samuel 1:5
·
Tevrat
וּלְחַנָּ֕ה יִתֵּ֛ן מָנָ֥ה אַחַ֖ת אַפָּ֑יִם כִּ֤י אֶת־חַנָּה֙ אָהֵ֔ב וַֽיהוָ֖ה סָגַ֥ר רַחְמָֽהּ
Ve Hanna'ya iki kat bir pay verirdi, çünkü Hanna'yı severdi ve Yahve onun rahmini kapatmıştı.
1. Samuel 1:8
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר לָ֜הּ אֶלְקָנָ֣ה אִישָׁ֗הּ חַנָּה֙ לָ֣מֶה תִבְכִּ֗י וְלָ֨מֶה֙ לֹ֣א תֹֽאכְלִ֔י וְלָ֖מֶה יֵרַ֣ע לְבָבֵ֑ךְ הֲל֤וֹא אָֽנֹכִי֙ ט֣וֹב לָ֔ךְ מֵעֲשָׂרָ֖ה בָּנִֽים
Kocası Elkana ona dedi: 'Hanna, neden ağlıyorsun ve neden yemiyorsun ve neden kalbin kötü oluyor? Ben sana on oğuldan daha iyi değil miyim?'
1. Samuel 1:9
·
Tevrat
וַתָּ֣קָם חַנָּ֔ה אַחֲרֵ֛י אָכְלָ֥ה בְשִׁלֹ֖ה וְאַחֲרֵ֣י שָׁתֹ֑ה וְעֵלִ֣י הַכֹּהֵ֗ן יֹשֵׁב֙ עַל־הַכִּסֵּ֔א עַל־מְזוּזַ֖ת הֵיכַ֥ל יְהוָֽה
Şilo'da yiyip içtikten sonra Hanna kalktı. Kâhin Eli, Yahve'nin tapınağının kapı sövesinin yanındaki sandalyenin üzerinde oturuyordu.
1. Samuel 1:15
·
Tevrat
וַתַּ֨עַן חַנָּ֤ה וַתֹּ֨אמֶר֙ לֹ֣א אֲדֹנִ֔י אִשָּׁ֤ה קְשַׁת־ר֨וּחַ֙ אָנֹ֔כִי וְיַ֥יִן וְשֵׁכָ֖ר לֹ֣א שָׁתִ֑יתִי וָאֶשְׁפֹּ֥ךְ אֶת־נַפְשִׁ֖י לִפְנֵ֥י יְהוָֽה
Hanna cevap verdi ve dedi: 'Hayır efendim, ben ruhu sıkıntılı bir kadınım; şarap ve içki içmedim ve Yahve'nin önünde canımı döktüm.'
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 1:13
·
Tevrat
וְחַנָּ֗ה הִ֚יא מְדַבֶּ֣רֶת עַל־לִבָּ֔הּ רַ֚ק שְׂפָתֶ֣יהָ נָּע֔וֹת וְקוֹלָ֖הּ לֹ֣א יִשָּׁמֵ֑עַ וַיַּחְשְׁבֶ֥הָ עֵלִ֖י לְשִׁכֹּרָֽה
Hanna kalbinden konuşuyordu, sadece dudakları hareket ediyordu ve sesi duyulmuyordu; bu yüzden Eli onu sarhoş sandı.
1. Samuel 1:22
·
Tevrat
וְחַנָּ֖ה לֹ֣א עָלָ֑תָה כִּֽי־אָמְרָ֣ה לְאִישָׁ֗הּ עַ֣ד יִגָּמֵ֤ל הַנַּ֨עַר֙ וַהֲבִאֹתִ֗יו וְנִרְאָה֙ אֶת־פְּנֵ֣י יְהוָ֔ה וְיָ֥שַׁב שָׁ֖ם עַד־עוֹלָֽם
Fakat Hanna çıkmadı; çünkü kocasına dedi: 'Çocuk sütten kesilene kadar; sonra onu getireceğim ve Yahve'nin yüzüne görünecek ve sonsuza kadar orada oturacak.'
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 1:2
·
Tevrat
וְלוֹ֙ שְׁתֵּ֣י נָשִׁ֔ים שֵׁ֤ם אַחַת֙ חַנָּ֔ה וְשֵׁ֥ם הַשֵּׁנִ֖ית פְּנִנָּ֑ה וַיְהִ֤י לִפְנִנָּה֙ יְלָדִ֔ים וּלְחַנָּ֖ה אֵ֥ין יְלָדִֽים
Ve onun iki karısı vardı, birinin adı Hanna ve ikincisinin adı Peninna'ydı; ve Peninna'nın çocukları vardı ve Hanna'nın çocukları yoktu.
1. Samuel 1:5
·
Tevrat
וּלְחַנָּ֕ה יִתֵּ֛ן מָנָ֥ה אַחַ֖ת אַפָּ֑יִם כִּ֤י אֶת־חַנָּה֙ אָהֵ֔ב וַֽיהוָ֖ה סָגַ֥ר רַחְמָֽהּ
Ve Hanna'ya iki kat bir pay verirdi, çünkü Hanna'yı severdi ve Yahve onun rahmini kapatmıştı.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 26:35
·
Tevrat
אֵ֣לֶּה בְנֵי־אֶפְרַיִם֮ לְמִשְׁפְּחֹתָם֒ לְשׁוּתֶ֗לַח מִשְׁפַּ֨חַת֙ הַשֻּׁ֣תַלְחִ֔י לְבֶ֕כֶר מִשְׁפַּ֖חַת הַבַּכְרִ֑י לְתַ֕חַן מִשְׁפַּ֖חַת הַֽתַּחֲנִֽי
Ailelerine göre Efrayim oğulları şunlardır: Şutelah'tan Şutelahliların ailesi, Beker'den Bekerlilerin ailesi, Tahan'dan Tahanlıların ailesi.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 18:12
·
Tevrat
וַֽיַּעֲל֗וּ וַֽיַּחֲנ֛וּ בְּקִרְיַ֥ת יְעָרִ֖ים בִּֽיהוּדָ֑ה עַל־כֵּ֡ן קָרְאוּ֩ לַמָּק֨וֹם הַה֜וּא מַחֲנֵה־דָ֗ן עַ֚ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה הִנֵּ֕ה אַחֲרֵ֖י קִרְיַ֥ת יְעָרִֽים
Çıktılar ve Yahuda'da Kiryat-Yearim'de ordugâh kurdular. Bu yüzden o yere bu güne kadar Mahane-Dan adını verdiler; işte Kiryat-Yearim'in arkasındadır.