37
Kullanım
4
Lemma
10
Türev
19
Anlam
4 lemma, 10 türev form
Örnek Ayetler (5 / 10)
1. Tarihler 1:4
·
Tevrat
נֹ֥חַ שֵׁ֖ם חָ֥ם וָיָֽפֶת
Nuh, Sem, Ham ve Yafet.
1. Tarihler 1:8
·
Tevrat
בְּנֵ֖י חָ֑ם כּ֥וּשׁ וּמִצְרַ֖יִם פּ֥וּט וּכְנָֽעַן
Ham'ın oğulları: Kuş ve Mısrayim, Put ve Kenan.
1. Tarihler 4:40
·
Tevrat
וַֽיִּמְצְא֤וּ מִרְעֶה֙ שָׁמֵ֣ן וָט֔וֹב וְהָאָ֨רֶץ֙ רַחֲבַ֣ת יָדַ֔יִם וְשֹׁקֶ֖טֶת וּשְׁלֵוָ֑ה כִּ֣י מִן־חָ֔ם הַיֹּשְׁבִ֥ים שָׁ֖ם לְפָנִֽים
Ve semiz ve iyi bir otlak buldular; ve yer geniş alanlı, sakin ve huzurluydu; çünkü önceden orada oturanlar Ham'dandı.
Mezmurlar 106:22
·
Tevrat
נִ֭פְלָאוֹת בְּאֶ֣רֶץ חָ֑ם נ֝וֹרָא֗וֹת עַל־יַם־סֽוּף
Ham diyarında harikalar, Saz Denizi'nde korkunç şeyler.
Yaratılış 5:32
·
Tevrat
וַֽיְהִי־נֹ֕חַ בֶּן־חֲמֵ֥שׁ מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֣וֹלֶד נֹ֔חַ אֶת־שֵׁ֖ם אֶת־חָ֥ם וְאֶת־יָֽפֶת
Nuh beş yüz yaşındaydı; ve Nuh, Şem'in, Ham'ın ve Yafet'in babasıydı.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 78:51
·
Tevrat
וַיַּ֣ךְ כָּל־בְּכ֣וֹר בְּמִצְרָ֑יִם רֵאשִׁ֥ית א֝וֹנִ֗ים בְּאָהֳלֵי־חָֽם
Ve Mısır'da her ilk doğanı, Ham'ın çadırlarında gücün ilkini vurdu.
Mezmurlar 105:23
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣א יִשְׂרָאֵ֣ל מִצְרָ֑יִם וְ֝יַעֲקֹ֗ב גָּ֣ר בְּאֶֽרֶץ־חָֽם
Ve İsrail Mısır'a geldi ve Yakup Ham diyarında yabancı olarak yaşadı.
Mezmurlar 105:27
·
Tevrat
שָֽׂמוּ־בָ֭ם דִּבְרֵ֣י אֹתוֹתָ֑יו וּ֝מֹפְתִ֗ים בְּאֶ֣רֶץ חָֽם
Onların arasına onun belirtilerinin sözlerini ve Ham diyarında şaşılası işleri koydular.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 7:13
·
Tevrat
בְּעֶ֨צֶם הַיּ֤וֹם הַזֶּה֙ בָּ֣א נֹ֔חַ וְשֵׁם־וְחָ֥ם וָיֶ֖פֶת בְּנֵי־נֹ֑חַ וְאֵ֣שֶׁת נֹ֗חַ וּשְׁלֹ֧שֶׁת נְשֵֽׁי־בָנָ֛יו אִתָּ֖ם אֶל־הַתֵּבָֽה
Tam bu günde Nuh, Nuh'un oğulları Sem, Ham ve Yafet, Nuh'un karısı ve onlarla birlikte oğullarının üç karısı gemiye girdiler.
Yaratılış 9:18
·
Tevrat
וַיִּֽהְי֣וּ בְנֵי־נֹ֗חַ הַיֹּֽצְאִים֙ מִן־הַתֵּבָ֔ה שֵׁ֖ם וְחָ֣ם וָיָ֑פֶת וְחָ֕ם ה֖וּא אֲבִ֥י כְנָֽעַן
Ve gemiden çıkan Nuh'un oğulları Sem ve Ham ve Yafet'ti; ve Ham, Kenan'ın babasıydı.
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 4:19
·
Tevrat
וְכַלָּת֣וֹ אֵֽשֶׁת־פִּינְחָס֮ הָרָ֣ה לָלַת֒ וַתִּשְׁמַ֣ע אֶת־הַשְּׁמֻעָ֔ה אֶל־הִלָּקַח֙ אֲר֣וֹן הָאֱלֹהִ֔ים וּמֵ֥ת חָמִ֖יהָ וְאִישָׁ֑הּ וַתִּכְרַ֣ע וַתֵּ֔לֶד כִּֽי־נֶהֶפְכ֥וּ עָלֶ֖יהָ צִרֶֽיהָ
Gelini, Finehas'ın karısı hamileydi, doğurmak üzereydi. Tanrı'nın sandığının alındığı, kayınbabasının ve kocasının öldüğü haberini duyunca çöktü ve doğurdu; çünkü doğum sancıları üzerine dönmüştü.
1. Samuel 4:21
·
Tevrat
וַתִּקְרָ֣א לַנַּ֗עַר אִֽי־כָבוֹד֙ לֵאמֹ֔ר גָּלָ֥ה כָב֖וֹד מִיִּשְׂרָאֵ֑ל אֶל־הִלָּקַח֙ אֲר֣וֹן הָאֱלֹהִ֔ים וְאֶל־חָמִ֖יהָ וְאִישָֽׁהּ
Çocuğa İkavod adını koydu ve dedi: 'Yücelik İsrail'den sürüldü.' Tanrı'nın sandığının alınması, kayınbabası ve kocası yüzünden.
Yaratılış 38:25
·
Tevrat
הִ֣וא מוּצֵ֗את וְהִ֨יא שָׁלְחָ֤ה אֶל־חָמִ֨יהָ֙ לֵאמֹ֔ר לְאִישׁ֙ אֲשֶׁר־אֵ֣לֶּה לּ֔וֹ אָנֹכִ֖י הָרָ֑ה וַתֹּ֨אמֶר֙ הַכֶּר־נָ֔א לְמִ֞י הַחֹתֶ֧מֶת וְהַפְּתִילִ֛ים וְהַמַּטֶּ֖ה הָאֵֽלֶּה
O dışarı çıkarılırken kayınpederine göndererek dedi: 'Bunlar kiminse ben ondan gebeyim.' Ve dedi: 'Lütfen tanı, bu mühür ve kordonlar ve bu değnek kimindir?'
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 38:13
·
Tevrat
וַיֻּגַּ֥ד לְתָמָ֖ר לֵאמֹ֑ר הִנֵּ֥ה חָמִ֛יךְ עֹלֶ֥ה תִמְנָ֖תָה לָגֹ֥ז צֹאנֽוֹ
Ve Tamar'a bildirilerek dendi: 'İşte kayınpederin sürüsünü kırkmak için Timna'ya çıkıyor.'
Örnek Ayetler (1)
Hagay 1:6
·
Tevrat
זְרַעְתֶּ֨ם הַרְבֵּ֜ה וְהָבֵ֣א מְעָ֗ט אָכ֤וֹל וְאֵין־לְשָׂבְעָה֙ שָׁת֣וֹ וְאֵין־לְשָׁכְרָ֔ה לָב֖וֹשׁ וְאֵין־לְחֹ֣ם ל֑וֹ וְהַ֨מִּשְׂתַּכֵּ֔ר מִשְׂתַּכֵּ֖ר אֶל־צְר֥וֹר נָקֽוּב
Çok ektiniz ve az getirdiniz; yiyorsunuz ve doymak yok, içiyorsunuz ve sarhoş olmak yok, giyiniyorsunuz ve ısınmak yok; ve ücret kazanan, delik bir keseye ücret kazanıyor.
Örnek Ayetler (4)
2. Samuel 4:5
·
Tevrat
וַיֵּ֨לְכ֜וּ בְּנֵֽי־רִמּ֤וֹן הַבְּאֵֽרֹתִי֙ רֵכָ֣ב וּבַעֲנָ֔ה וַיָּבֹ֨אוּ֙ כְּחֹ֣ם הַיּ֔וֹם אֶל־בֵּ֖ית אִ֣ישׁ בֹּ֑שֶׁת וְה֣וּא שֹׁכֵ֔ב אֵ֖ת מִשְׁכַּ֥ב הַֽצָּהֳרָֽיִם
Beerotlu Rimmon oğulları Rehav ve Baana gittiler ve günün sıcağında İş-Boşet'in evine geldiler; o öğle yatağında yatıyordu.
1. Samuel 11:9
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֞וּ לַמַּלְאָכִ֣ים הַבָּאִ֗ים כֹּ֤ה תֹֽאמְרוּן֙ לְאִישׁ֙ יָבֵ֣ישׁ גִּלְעָ֔ד מָחָ֛ר תִּהְיֶֽה־לָכֶ֥ם תְּשׁוּעָ֖ה כְּחֹ֣ם הַשָּׁ֑מֶשׁ וַיָּבֹ֣אוּ הַמַּלְאָכִ֗ים וַיַּגִּ֛ידוּ לְאַנְשֵׁ֥י יָבֵ֖ישׁ וַיִּשְׂמָֽחוּ
Gelen habercilere dediler: 'Yaveş Gilead adamlarına şöyle diyeceksiniz: Yarın güneş ısındığında size kurtuluş olacak.' Haberciler geldiler ve Yaveş adamlarına bildirdiler ve sevindiler.
Yeşaya 18:4
·
Tevrat
כִּי֩ כֹ֨ה אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֵלַ֔י אֶשְׁקֳטָ֖ה וְאַבִּ֣יטָה בִמְכוֹנִ֑י כְּחֹ֥ם צַח֙ עֲלֵי־א֔וֹר כְּעָ֥ב טַ֖ל בְּחֹ֥ם קָצִֽיר
Çünkü Yahve bana şöyle dedi: Sakinleşeceğim ve mekanımda bakacağım; ışık üzerindeki parlak sıcaklık gibi, hasat sıcağındaki çiy bulutu gibi.
Yaratılış 18:1
·
Tevrat
וַיֵּרָ֤א אֵלָיו֙ יְהוָ֔ה בְּאֵלֹנֵ֖י מַמְרֵ֑א וְה֛וּא יֹשֵׁ֥ב פֶּֽתַח־הָאֹ֖הֶל כְּחֹ֥ם הַיּֽוֹם
Yahve ona Mamre meşeliklerinde göründü; günün sıcağında çadırın girişinde oturuyordu.
Örnek Ayetler (5)
Yeremya 17:8
·
Tevrat
וְהָיָ֞ה כְּעֵ֣ץ שָׁת֣וּל עַל־מַ֗יִם וְעַל־יוּבַל֙ יְשַׁלַּ֣ח שָֽׁרָשָׁ֔יו וְלֹ֤א יִרְאֶה֙ כִּֽי־יָבֹ֣א חֹ֔ם וְהָיָ֥ה עָלֵ֖הוּ רַֽעֲנָ֑ן וּבִשְׁנַ֤ת בַּצֹּ֨רֶת֙ לֹ֣א יִדְאָ֔ג וְלֹ֥א יָמִ֖ישׁ מֵעֲשׂ֥וֹת פֶּֽרִי
Ve sular üzerine dikilmiş, köklerini akarsuya salan bir ağaç gibi olacak; sıcaklık geldiğini görmeyecek, yaprağı yeşil olacak; kuraklık yılında kaygılanmayacak ve meyve vermekten geri durmayacak.
1. Samuel 11:11
·
Tevrat
וַיְהִ֣י מִֽמָּחֳרָ֗ת וַיָּ֨שֶׂם שָׁא֣וּל אֶת־הָעָם֮ שְׁלֹשָׁ֣ה רָאשִׁים֒ וַיָּבֹ֤אוּ בְתוֹךְ־הַֽמַּחֲנֶה֙ בְּאַשְׁמֹ֣רֶת הַבֹּ֔קֶר וַיַּכּ֥וּ אֶת־עַמּ֖וֹן עַד־חֹ֣ם הַיּ֑וֹם וַיְהִ֤י הַנִּשְׁאָרִים֙ וַיָּפֻ֔צוּ וְלֹ֥א נִשְׁאֲרוּ־בָ֖ם שְׁנַ֥יִם יָֽחַד
Ertesi gün Şaul halkı üç bölüğe ayırdı; sabah nöbetinde ordugahın ortasına geldiler ve günün ısınmasına kadar Ammon'u vurdular. Kalanlar dağıldılar ve onlarda iki kişi birlikte kalmadı.
1. Samuel 21:7
·
Tevrat
וַיִּתֶּן־ל֥וֹ הַכֹּהֵ֖ן קֹ֑דֶשׁ כִּי֩ לֹא־הָ֨יָה שָׁ֜ם לֶ֗חֶם כִּֽי־אִם־לֶ֤חֶם הַפָּנִים֙ הַמּֽוּסָרִים֙ מִלִּפְנֵ֣י יְהוָ֔ה לָשׂוּם֙ לֶ֣חֶם חֹ֔ם בְּי֖וֹם הִלָּקְחֽוֹ
Bunun üzerine kâhin ona kutsal olanı verdi; çünkü orada ekmek yoktu, ancak alındığı gün sıcak ekmek konulmak üzere Yahve'nin önünden kaldırılan yüz ekmeği vardı.
Nehemya 7:3
·
Tevrat
וָאֹמַ֣ר לָהֶ֗ם לֹ֣א יִפָּֽתְח֞וּ שַׁעֲרֵ֤י יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ עַד־חֹ֣ם הַשֶּׁ֔מֶשׁ וְעַ֨ד הֵ֥ם עֹמְדִ֛ים יָגִ֥יפוּ הַדְּלָת֖וֹת וֶאֱחֹ֑זוּ וְהַעֲמֵ֗יד מִשְׁמְרוֹת֙ יֹשְׁבֵ֣י יְרוּשָׁלִַ֔ם אִ֚ישׁ בְּמִשְׁמָר֔וֹ וְאִ֖ישׁ נֶ֥גֶד בֵּיתֽוֹ
Onlara dedim ki: 'Güneş ısınana kadar Yeruşalim'in kapıları açılmasın; ve onlar beklerken kapıları kapatsınlar ve tutsunlar; ve Yeruşalim'de oturanlardan nöbetçiler dikin, her adam kendi nöbetinde ve her adam kendi evinin karşısında olsun.'
Eyüp 24:19
·
Tevrat
צִיָּ֤ה גַם־חֹ֗ם יִגְזְל֥וּ מֵֽימֵי־שֶׁ֗לֶג שְׁא֣וֹל חָטָֽאוּ
Kuraklık ve sıcaklık kar sularını alıp götürür; Şeol de günah işleyenleri.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 51:39
·
Tevrat
בְּחֻמָּ֞ם אָשִׁ֣ית אֶת־מִשְׁתֵּיהֶ֗ם וְהִשְׁכַּרְתִּים֙ לְמַ֣עַן יַעֲלֹ֔זוּ וְיָשְׁנ֥וּ שְׁנַת־עוֹלָ֖ם וְלֹ֣א יָקִ֑יצוּ נְאֻ֖ם יְהוָֽה
Onların sıcaklığında onların ziyafetini yapacağım ve coşmaları ve sonsuz uyku uyumaları ve uyanmamaları için onları sarhoş edeceğim, Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 6:17
·
Tevrat
בְּ֭עֵת יְזֹרְב֣וּ נִצְמָ֑תוּ בְּ֝חֻמּ֗וֹ נִדְעֲכ֥וּ מִמְּקוֹמָֽם
Isındıkları zaman yok olurlar; sıcak olduğunda yerlerinden silinirler.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 18:4
·
Tevrat
כִּי֩ כֹ֨ה אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֵלַ֔י אֶשְׁקֳטָ֖ה וְאַבִּ֣יטָה בִמְכוֹנִ֑י כְּחֹ֥ם צַח֙ עֲלֵי־א֔וֹר כְּעָ֥ב טַ֖ל בְּחֹ֥ם קָצִֽיר
Çünkü Yahve bana şöyle dedi: Sakinleşeceğim ve mekanımda bakacağım; ışık üzerindeki parlak sıcaklık gibi, hasat sıcağındaki çiy bulutu gibi.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 8:22
·
Tevrat
עֹ֖ד כָּל־יְמֵ֣י הָאָ֑רֶץ זֶ֡רַע וְ֠קָצִיר וְקֹ֨ר וָחֹ֜ם וְקַ֧יִץ וָחֹ֛רֶף וְי֥וֹם וָלַ֖יְלָה לֹ֥א יִשְׁבֹּֽתוּ
Yerin bütün günleri boyunca tohum ve hasat, soğuk ve sıcak, yaz ve kış, gün ve gece kesilmeyecektir.'
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 9:12
·
Tevrat
זֶ֣ה לַחְמֵ֗נוּ חָ֞ם הִצְטַיַּ֤דְנוּ אֹתוֹ֙ מִבָּ֣תֵּ֔ינוּ בְּי֥וֹם צֵאתֵ֖נוּ לָלֶ֣כֶת אֲלֵיכֶ֑ם וְעַתָּה֙ הִנֵּ֣ה יָבֵ֔שׁ וְהָיָ֖ה נִקֻּדִֽים
Bu ekmeğimiz; size gitmek için çıkışımızın gününde onu evlerimizden sıcak erzak olarak aldık ve şimdi işte kuru ve ufalanmış oldu.