116
Kullanım
9
Lemma
38
Türev
64
Anlam
9 lemma, 38 türev form
Örnek Ayetler (5 / 22)
1. Samuel 19:14
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֥ח שָׁא֛וּל מַלְאָכִ֖ים לָקַ֣חַת אֶת־דָּוִ֑ד וַתֹּ֖אמֶר חֹלֶ֥ה הֽוּא
Saul Davut'u almak için haberciler gönderdi; ve o dedi: 'O hastadır.'
1. Samuel 22:8
·
Tevrat
כִּי֩ קְשַׁרְתֶּ֨ם כֻּלְּכֶ֜ם עָלַ֗י וְאֵין־גֹּלֶ֤ה אֶת־אָזְנִי֙ בִּכְרָת־בְּנִ֣י עִם־בֶּן־יִשַׁ֔י וְאֵין־חֹלֶ֥ה מִכֶּ֛ם עָלַ֖י וְגֹלֶ֣ה אֶת־אָזְנִ֑י כִּ֣י הֵקִים֩ בְּנִ֨י אֶת־עַבְדִּ֥י עָלַ֛י לְאֹרֵ֖ב כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה
'Çünkü hepiniz bana karşı komplo kurdunuz; oğlum İşay oğluyla antlaşma yaptığında kulağımı açan yok, sizden bana acıyan ve kulağımı açan yok; ki oğlum bugün olduğu gibi bana karşı pusu kurması için kulumu kaldırdı.'
2. Krallar 8:7
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤א אֱלִישָׁע֙ דַּמֶּ֔שֶׂק וּבֶן־הֲדַ֥ד מֶֽלֶךְ־אֲרָ֖ם חֹלֶ֑ה וַיֻּגַּד־ל֣וֹ לֵאמֹ֔ר בָּ֛א אִ֥ישׁ הָאֱלֹהִ֖ים עַד־הֵֽנָּה
Elişa Şam'a geldi; Aram kralı Ben-Hadat hastaydı. Ona bildirilerek dendi: 'Tanrı adamı buraya kadar geldi.'
2. Krallar 8:29
·
Tevrat
וַיָּשָׁב֩ יוֹרָ֨ם הַמֶּ֜לֶךְ לְהִתְרַפֵּ֣א בְיִזְרְעֶ֗אל מִן־הַמַּכִּים֙ אֲשֶׁ֨ר יַכֻּ֤הוּ אֲרַמִּים֙ בָּֽרָמָ֔ה בְּהִלָּ֣חֲמ֔וֹ אֶת־חֲזָהאֵ֖ל מֶ֣לֶךְ אֲרָ֑ם וַאֲחַזְיָ֨הוּ בֶן־יְהוֹרָ֜ם מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֗ה יָרַ֡ד לִרְא֞וֹת אֶת־יוֹרָ֧ם בֶּן־אַחְאָ֛ב בְּיִזְרְעֶ֖אל כִּֽי־חֹלֶ֥ה הֽוּא
Kral Yoram, Aram kralı Hazael ile savaşırken Rama'da Aramlıların onu vurduğu yaralardan şifa bulmak için Yizreel'e döndü. Yahuda kralı Yehoram oğlu Ahazya, Ahav oğlu Yoram'ı görmek için Yizreel'e indi; çünkü o hastaydı.
2. Krallar 13:14
·
Tevrat
וֶֽאֱלִישָׁע֙ חָלָ֣ה אֶת־חָלְי֔וֹ אֲשֶׁ֥ר יָמ֖וּת בּ֑וֹ וַיֵּ֨רֶד אֵלָ֜יו יוֹאָ֣שׁ מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֗ל וַיֵּ֤בְךְּ עַל־פָּנָיו֙ וַיֹּאמַ֔ר אָבִ֣י אָבִ֔י רֶ֥כֶב יִשְׂרָאֵ֖ל וּפָרָשָֽׁיו
Ve Elişa öleceği hastalığına yakalandı; ve İsrail kralı Yoaş onun yanına indi ve onun yüzü üzerinde ağladı ve dedi: 'Babam, babam, İsrail'in arabası ve atlıları!'
Örnek Ayetler (5)
1. Samuel 13:12
·
Tevrat
וָאֹמַ֗ר עַ֠תָּה יֵרְד֨וּ פְלִשְׁתִּ֤ים אֵלַי֙ הַגִּלְגָּ֔ל וּפְנֵ֥י יְהוָ֖ה לֹ֣א חִלִּ֑יתִי וָֽאֶתְאַפַּ֔ק וָאַעֲלֶ֖ה הָעֹלָֽה
Dedim ki: 'Şimdi Filistliler Gilgal'a, üzerime inecekler ve ben Yahve'nin yüzüne yalvarmadım.' Böylece kendimi zorladım ve yakmalık sunuyu sundum.'
1. Samuel 30:13
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר ל֤וֹ דָוִד֙ לְֽמִי־אַ֔תָּה וְאֵ֥י מִזֶּ֖ה אָ֑תָּה וַיֹּ֜אמֶר נַ֧עַר מִצְרִ֣י אָנֹ֗כִי עֶ֚בֶד לְאִ֣ישׁ עֲמָֽלֵקִ֔י וַיַּעַזְבֵ֧נִי אֲדֹנִ֛י כִּ֥י חָלִ֖יתִי הַיּ֥וֹם שְׁלֹשָֽׁה
Davut ona dedi: 'Sen kiminsin ve neredensin?' O dedi: 'Ben Mısırlı bir gencim, Amalekli bir adamın kuluyum; efendim beni bıraktı, çünkü üç gün önce hastalandım.'
Yeşaya 33:24
·
Tevrat
וּבַל־יֹאמַ֥ר שָׁכֵ֖ן חָלִ֑יתִי הָעָ֛ם הַיֹּשֵׁ֥ב בָּ֖הּ נְשֻׂ֥א עָוֺֽן
Ve oturan kimse 'Hastayım' demeyecek; orada oturan halkın suçu bağışlanacaktır.
Mezmurlar 119:58
·
Tevrat
חִלִּ֣יתִי פָנֶ֣יךָ בְכָל־לֵ֑ב חָ֝נֵּ֗נִי כְּאִמְרָתֶֽךָ
Bütün kalple yüzüne yalvardım, sözüne göre bana lütfet.
Süleyman'ın Özdeyişleri 23:35
·
Tevrat
הִכּ֥וּנִי בַל־חָלִיתִי֮ הֲלָמ֗וּנִי בַּל־יָ֫דָ֥עְתִּי מָתַ֥י אָקִ֑יץ א֝וֹסִ֗יף אֲבַקְשֶׁ֥נּוּ עֽוֹד
Beni vurdular, hastalanmadım; beni dövdüler, bilmedim. Ne zaman uyanacağım? Onu tekrar arayacağım.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 10:19
·
Tevrat
א֥וֹי לִי֙ עַל־שִׁבְרִ֔י נַחְלָ֖ה מַכָּתִ֑י וַאֲנִ֣י אָמַ֔רְתִּי אַ֛ךְ זֶ֥ה חֳלִ֖י וְאֶשָּׂאֶֽנּוּ
Kırığımdan dolayı vay bana! Yaram hastalıklıdır; ama ben dedim: Ancak bu bir hastalıktır ve onu taşıyacağım.
Yeremya 14:17
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֤ אֲלֵיהֶם֙ אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה תֵּרַ֨דְנָה עֵינַ֥י דִּמְעָ֛ה לַ֥יְלָה וְיוֹמָ֖ם וְאַל־תִּדְמֶ֑ינָה כִּי֩ שֶׁ֨בֶר גָּד֜וֹל נִשְׁבְּרָ֗ה בְּתוּלַת֙ בַּת־עַמִּ֔י מַכָּ֖ה נַחְלָ֥ה מְאֹֽד
Ve onlara bu sözü söyleyeceksin: Gözlerim gece ve gündüz gözyaşı indirsin ve durmasınlar; çünkü halkımın kızının bakiresi büyük kırıkla, çok şifa bulmaz vuruşla kırıldı.
Yeremya 30:12
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֥ה אָמַ֛ר יְהוָ֖ה אָנ֣וּשׁ לְשִׁבְרֵ֑ךְ נַחְלָ֖ה מַכָּתֵֽךְ
Çünkü Yahve şöyle dedi: Senin kırığın şifa bulmaz, senin yaran hastalıklıdır.
Nahum 3:19
·
Tevrat
אֵין־כֵּהָ֣ה לְשִׁבְרֶ֔ךָ נַחְלָ֖ה מַכָּתֶ֑ךָ כֹּ֣ל שֹׁמְעֵ֣י שִׁמְעֲךָ֗ תָּ֤קְעוּ כַף֙ עָלֶ֔יךָ כִּ֗י עַל־מִ֛י לֹֽא־עָבְרָ֥ה רָעָתְךָ֖ תָּמִֽיד
Senin kırığına hafifleme yoktur, senin yaran hastalıklıdır; senin haberini işitenlerin bütünü senin üzerine el çırptılar, çünkü senin kötülüğün sürekli kimin üzerine geçmedi?
Örnek Ayetler (4)
1. Krallar 22:34
·
Tevrat
וְאִ֗ישׁ מָשַׁ֤ךְ בַּקֶּ֨שֶׁת֙ לְתֻמּ֔וֹ וַיַּכֶּה֙ אֶת־מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֔ל בֵּ֥ין הַדְּבָקִ֖ים וּבֵ֣ין הַשִּׁרְיָ֑ן וַיֹּ֣אמֶר לְרַכָּב֗וֹ הֲפֹ֥ךְ יָדְךָ֛ וְהוֹצִיאֵ֥נִי מִן־הַֽמַּחֲנֶ֖ה כִּ֥י הָחֳלֵֽיתִי
Bir adam rastgele yayını çekti ve İsrail kralını eklemler ile zırh arasından vurdu. Kral arabacısına dedi: 'Elini çevir ve beni ordugahtan çıkar, çünkü yaralandım.'
Mika 6:13
·
Tevrat
וְגַם־אֲנִ֖י הֶחֱלֵ֣יתִי הַכּוֹתֶ֑ךָ הַשְׁמֵ֖ם עַל־חַטֹּאתֶֽךָ
Ve ben de seni vurarak hasta ettim; günahların yüzünden viran ettim.
2. Tarihler 18:33
·
Tevrat
וְאִ֗ישׁ מָשַׁ֤ךְ בַּקֶּ֨שֶׁת֙ לְתֻמּ֔וֹ וַיַּךְ֙ אֶת־מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֔ל בֵּ֥ין הַדְּבָקִ֖ים וּבֵ֣ין הַשִּׁרְיָ֑ן וַיֹּ֣אמֶר לָֽרַכָּ֗ב הֲפֹ֧ךְ יָדְךָ֛ וְהוֹצֵאתַ֥נִי מִן־הַֽמַּחֲנֶ֖ה כִּ֥י הָחֳלֵֽיתִי
Ve bir adam rastgele yayı çekti ve İsrail kralını eklemler ile zırh arasından vurdu; bunun üzerine arabacıya dedi: 'Elini çevir ve beni ordugahtan çıkar, çünkü yaralandım.'
2. Tarihler 35:23
·
Tevrat
וַיֹּרוּ֙ הַיֹּרִ֔ים לַמֶּ֖לֶךְ יֹאשִׁיָּ֑הוּ וַיֹּ֨אמֶר הַמֶּ֤לֶךְ לַעֲבָדָיו֙ הַעֲבִיר֔וּנִי כִּ֥י הָחֳלֵ֖יתִי מְאֹֽד
Okçular kral Yoşiya'yı vurdular; kral kullarına dedi ki: 'Beni götürün, çünkü çok ağır yaralandım.'
Örnek Ayetler (3)
Nehemya 2:2
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ לִ֨י הַמֶּ֜לֶךְ מַדּ֣וּעַ פָּנֶ֣יךָ רָעִ֗ים וְאַתָּה֙ אֵֽינְךָ֣ חוֹלֶ֔ה אֵ֣ין זֶ֔ה כִּי־אִ֖ם רֹ֣עַֽ לֵ֑ב וָאִירָ֖א הַרְבֵּ֥ה מְאֹֽד
Kral bana dedi: 'Sen hasta olmadığın halde neden yüzün kötü? Bu kalp kötülüğünden başka bir şey değildir.' Ve çok fazla korktum.
Vaiz 5:12
·
Tevrat
יֵ֚שׁ רָעָ֣ה חוֹלָ֔ה רָאִ֖יתִי תַּ֣חַת הַשָּׁ֑מֶשׁ עֹ֛שֶׁר שָׁמ֥וּר לִבְעָלָ֖יו לְרָעָתֽוֹ
Güneşin altında gördüğüm hastalıklı bir kötülük vardır: sahibinin kendi kötülüğü için sakladığı zenginlik.
Vaiz 5:15
·
Tevrat
וְגַם־זֹה֙ רָעָ֣ה חוֹלָ֔ה כָּל־עֻמַּ֥ת שֶׁבָּ֖א כֵּ֣ן יֵלֵ֑ךְ וּמַה־יִּתְר֣וֹן ל֔וֹ שֶֽׁיַּעֲמֹ֖ל לָרֽוּחַ
Ve bu da hastalıklı bir kötülüktür: tam geldiği gibi, öyle gidecektir; ve rüzgar için emek verene ne üstünlük vardır?
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 16:7
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלֶ֨יהָ֙ שִׁמְשׁ֔וֹן אִם־יַאַסְרֻ֗נִי בְּשִׁבְעָ֛ה יְתָרִ֥ים לַחִ֖ים אֲשֶׁ֣ר לֹא־חֹרָ֑בוּ וְחָלִ֥יתִי וְהָיִ֖יתִי כְּאַחַ֥ד הָאָדָֽם
Şimşon ona dedi: 'Eğer beni kurumamış yedi yaş kirişle bağlarlarsa, zayıflarım ve insanın biri gibi olurum.'
Hakimler 16:11
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלֶ֔יהָ אִם־אָס֤וֹר יַאַסְר֨וּנִי֙ בַּעֲבֹתִ֣ים חֲדָשִׁ֔ים אֲשֶׁ֛ר לֹֽא־נַעֲשָׂ֥ה בָהֶ֖ם מְלָאכָ֑ה וְחָלִ֥יתִי וְהָיִ֖יתִי כְּאַחַ֥ד הָאָדָֽם
Ona dedi: 'Eğer beni onlarla iş yapılmamış yeni iplerle kesinlikle bağlarlarsa, zayıflarım ve insanın biri gibi olurum.'
Hakimler 16:17
·
Tevrat
וַיַּגֶּד־לָ֣הּ אֶת־כָּל־לִבּ֗וֹ וַיֹּ֤אמֶר לָהּ֙ מוֹרָה֙ לֹֽא־עָלָ֣ה עַל־רֹאשִׁ֔י כִּֽי־נְזִ֧יר אֱלֹהִ֛ים אֲנִ֖י מִבֶּ֣טֶן אִמִּ֑י אִם־גֻּלַּ֨חְתִּי֙ וְסָ֣ר מִמֶּ֣נִּי כֹחִ֔י וְחָלִ֥יתִי וְהָיִ֖יתִי כְּכָל־הָאָדָֽם
Ona bütün kalbini bildirdi ve ona dedi: 'Başıma ustura çıkmadı; çünkü ben annemin rahminden beri Tanrı'nın adanmışıyım. Eğer tıraş edilirsem, gücüm benden ayrılır, zayıflarım ve bütün insanlar gibi olurum.'
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 34:4
·
Tevrat
אֶֽת־הַנַּחְלוֹת֩ לֹ֨א חִזַּקְתֶּ֜ם וְאֶת־הַחוֹלָ֣ה לֹֽא־רִפֵּאתֶ֗ם וְלַנִּשְׁבֶּ֨רֶת֙ לֹ֣א חֲבַשְׁתֶּ֔ם וְאֶת־הַנִּדַּ֨חַת֙ לֹ֣א הֲשֵׁבֹתֶ֔ם וְאֶת־הָאֹבֶ֖דֶת לֹ֣א בִקַּשְׁתֶּ֑ם וּבְחָזְקָ֛ה רְדִיתֶ֥ם אֹתָ֖ם וּבְפָֽרֶךְ
Zayıf olanları güçlendirmediniz, hasta olanı iyileştirmediniz, kırık olanı sarmadınız, sürülmüş olanı geri getirmediniz ve kaybolmuş olanı aramadınız; onları güçle ve şiddetle yönettiniz.
Hezekiel 34:16
·
Tevrat
אֶת־הָאֹבֶ֤דֶת אֲבַקֵּשׁ֙ וְאֶת־הַנִּדַּ֣חַת אָשִׁ֔יב וְלַנִּשְׁבֶּ֣רֶת אֶחֱבֹ֔שׁ וְאֶת־הַחוֹלָ֖ה אֲחַזֵּ֑ק וְאֶת־הַשְּׁמֵנָ֧ה וְאֶת־הַחֲזָקָ֛ה אַשְׁמִ֖יד אֶרְעֶ֥נָּה בְמִשְׁפָּֽט
Kaybolanı arayacağım, sürülmüş olanı geri getireceğim, kırık olanı saracağım, hasta olanı güçlendireceğim; semiz olanı ve güçlü olanı yok edeceğim, onu adaletle güdeceğim.
Malaki 1:13
·
Tevrat
וַאֲמַרְתֶּם֩ הִנֵּ֨ה מַתְּלָאָ֜ה וְהִפַּחְתֶּ֣ם אוֹת֗וֹ אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת וַהֲבֵאתֶ֣ם גָּז֗וּל וְאֶת־הַפִּסֵּ֨חַ֙ וְאֶת־הַ֣חוֹלֶ֔ה וַהֲבֵאתֶ֖ם אֶת־הַמִּנְחָ֑ה הַאֶרְצֶ֥ה אוֹתָ֛הּ מִיֶּדְכֶ֖ם אָמַ֥ר יְהוָֽה
Ve dediniz: 'İşte ne yorgunluk!' Ve ona üflediniz, Ordular Yahve dedi. Ve çalınmışı ve topalı ve hastayı getirdiniz; ve sunuyu getirdiniz. Elinizden ondan razı olur muyum? Yahve dedi.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 34:4
·
Tevrat
אֶֽת־הַנַּחְלוֹת֩ לֹ֨א חִזַּקְתֶּ֜ם וְאֶת־הַחוֹלָ֣ה לֹֽא־רִפֵּאתֶ֗ם וְלַנִּשְׁבֶּ֨רֶת֙ לֹ֣א חֲבַשְׁתֶּ֔ם וְאֶת־הַנִּדַּ֨חַת֙ לֹ֣א הֲשֵׁבֹתֶ֔ם וְאֶת־הָאֹבֶ֖דֶת לֹ֣א בִקַּשְׁתֶּ֑ם וּבְחָזְקָ֛ה רְדִיתֶ֥ם אֹתָ֖ם וּבְפָֽרֶךְ
Zayıf olanları güçlendirmediniz, hasta olanı iyileştirmediniz, kırık olanı sarmadınız, sürülmüş olanı geri getirmediniz ve kaybolmuş olanı aramadınız; onları güçle ve şiddetle yönettiniz.
Hezekiel 34:21
·
Tevrat
יַ֗עַן בְּצַ֤ד וּבְכָתֵף֙ תֶּהְדֹּ֔פוּ וּבְקַרְנֵיכֶ֥ם תְּנַגְּח֖וּ כָּל־הַנַּחְל֑וֹת עַ֣ד אֲשֶׁ֧ר הֲפִיצוֹתֶ֛ם אוֹתָ֖נָה אֶל־הַחֽוּצָה
Böğürle ve omuzla ittiğiniz için, bütün hastaları dışarıya dağıtana kadar boynuzlarınızla süstüğünüz için,
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 14:10
·
Tevrat
כֻּלָּ֣ם יַֽעֲנ֔וּ וְיֹאמְר֖וּ אֵלֶ֑יךָ גַּם־אַתָּ֛ה חֻלֵּ֥יתָ כָמ֖וֹנוּ אֵלֵ֥ינוּ נִמְשָֽׁלְתָּ
Hepsi yanıtlayacaklar ve sana diyecekler: 'Sen de bizim gibi zayıf düştün, bize benzetildin.'
Yeşaya 57:10
·
Tevrat
בְּרֹ֤ב דַּרְכֵּךְ֙ יָגַ֔עַתְּ לֹ֥א אָמַ֖רְתְּ נוֹאָ֑שׁ חַיַּ֤ת יָדֵךְ֙ מָצָ֔את עַל־כֵּ֖ן לֹ֥א חָלִֽית
Yolunun çokluğunda yoruldun, 'Umutsuz' demedin; elinin canlılığını buldun, bu yüzden hastalanmadın.
Örnek Ayetler (2)
Amos 6:6
·
Tevrat
הַשֹּׁתִ֤ים בְּמִזְרְקֵי֙ יַ֔יִן וְרֵאשִׁ֥ית שְׁמָנִ֖ים יִמְשָׁ֑חוּ וְלֹ֥א נֶחְל֖וּ עַל־שֵׁ֥בֶר יוֹסֵֽף
Taslarda şarap içenler ve yağların ilkiyle meshedilenler; ve Yusuf'un yıkımı üzerine kederlenmeyenler!
Yeremya 12:13
·
Tevrat
זָרְע֤וּ חִטִּים֙ וְקֹצִ֣ים קָצָ֔רוּ נֶחְל֖וּ לֹ֣א יוֹעִ֑לוּ וּבֹ֨שׁוּ֙ מִתְּבוּאֹ֣תֵיכֶ֔ם מֵחֲר֖וֹן אַף־יְהוָֽה
Buğday ektiler ve dikenler biçtiler; yoruldular, yarar sağlamadılar. Yahve'nin öfkesinin alevinden ürünlerinizden utanın.
Örnek Ayetler (1)
Hoşea 7:5
·
Tevrat
י֣וֹם מַלְכֵּ֔נוּ הֶחֱל֥וּ שָׂרִ֖ים חֲמַ֣ת מִיָּ֑יִן מָשַׁ֥ךְ יָד֖וֹ אֶת־לֹצְצִֽים
Kralımızın gününde önderler şarabın hararetinden hastalandılar; o, elini alaycılarla uzattı.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 53:10
·
Tevrat
וַיהוָ֞ה חָפֵ֤ץ דַּכְּאוֹ֙ הֶֽחֱלִ֔י אִם־תָּשִׂ֤ים אָשָׁם֙ נַפְשׁ֔וֹ יִרְאֶ֥ה זֶ֖רַע יַאֲרִ֣יךְ יָמִ֑ים וְחֵ֥פֶץ יְהוָ֖ה בְּיָד֥וֹ יִצְלָֽח
Ve Yahve onu ezmekten hoşnut oldu, onu hasta etti; eğer canını suç sunusu yaparsan, soy görecek, günleri uzatacak ve Yahve'nin hoşnutluğu onun elinde başarılı olacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 17:11
·
Tevrat
בְּי֤וֹם נִטְעֵךְ֙ תְּשַׂגְשֵׂ֔גִי וּבַבֹּ֖קֶר זַרְעֵ֣ךְ תַּפְרִ֑יחִי נֵ֥ד קָצִ֛יר בְּי֥וֹם נַחֲלָ֖ה וּכְאֵ֥ב אָנֽוּשׁ
Diktiğin gün onu büyüteceksin ve sabah tohumunu çiçeklendireceksin; hastalık ve şifa bulmaz acı gününde hasat bir yığın olacak.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 35:13
·
Tevrat
וַאֲנִ֤י בַּחֲלוֹתָ֡ם לְב֬וּשִׁי שָׂ֗ק עִנֵּ֣יתִי בַצּ֣וֹם נַפְשִׁ֑י וּ֝תְפִלָּתִ֗י עַל־חֵיקִ֥י תָשֽׁוּב
Ve ben, onlar hastalandığında giysim çuldu; oruçla canımı alçalttım ve duam bağrıma dönerdi.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 38:9
·
Tevrat
מִכְתָּ֖ב לְחִזְקִיָּ֣הוּ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֑ה בַּחֲלֹת֕וֹ וַיְחִ֖י מֵחָלְיֽוֹ
Yahuda kralı Hizkiya'nın hastalandığında ve hastalığından yaşadığındaki yazısıdır:
Örnek Ayetler (1)
Daniel 8:27
·
Tevrat
וַאֲנִ֣י דָנִיֵּ֗אל נִהְיֵ֤יתִי וְנֶֽחֱלֵ֨יתִי֙ יָמִ֔ים וָאָק֕וּם וָאֶֽעֱשֶׂ֖ה אֶת־מְלֶ֣אכֶת הַמֶּ֑לֶךְ וָאֶשְׁתּוֹמֵ֥ם עַל־הַמַּרְאֶ֖ה וְאֵ֥ין מֵבִֽין
Ve ben Daniel tükendim ve günlerce hastalandım; kalktım ve kralın işini yaptım; görüm üzerine şaşkına döndüm ve anlayan yoktu.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 13:5
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ יְה֣וֹנָדָ֔ב שְׁכַ֥ב עַל־מִשְׁכָּבְךָ֖ וְהִתְחָ֑ל וּבָ֧א אָבִ֣יךָ לִרְאוֹתֶ֗ךָ וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֡יו תָּ֣בֹא נָא֩ תָמָ֨ר אֲחוֹתִ֜י וְתַבְרֵ֣נִי לֶ֗חֶם וְעָשְׂתָ֤ה לְעֵינַי֙ אֶת־הַבִּרְיָ֔ה לְמַ֨עַן֙ אֲשֶׁ֣ר אֶרְאֶ֔ה וְאָכַלְתִּ֖י מִיָּדָֽהּ
Yehonadav ona dedi ki: 'Yatağına yat ve hastalan. Baban seni görmeye gelince ona diyeceksin ki: Lütfen kız kardeşim Tamar gelsin ve bana ekmek yedirsin; yemeği gözlerimin önünde yapsın ki göreyim ve onun elinden yiyeyim.'
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 77:11
·
Tevrat
וָ֭אֹמַר חַלּ֣וֹתִי הִ֑יא שְׁ֝נ֗וֹת יְמִ֣ין עֶלְיֽוֹן
Ve dedim: 'Bu benim zayıflığımdır; Yüce Olan'ın sağ elinin yılları.'
Örnek Ayetler (1)
Ezgiler Ezgisi 2:5
·
Tevrat
סַמְּכ֨וּנִי֙ בָּֽאֲשִׁישׁ֔וֹת רַפְּד֖וּנִי בַּתַּפּוּחִ֑ים כִּי־חוֹלַ֥ת אַהֲבָ֖ה אָֽנִי
Beni kuru üzüm kekleriyle destekleyin, beni elmalarla ferahlatın; çünkü ben sevgi hastasıyım.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 4:31
·
Tevrat
כִּי֩ ק֨וֹל כְּחוֹלָ֜ה שָׁמַ֗עְתִּי צָרָה֙ כְּמַבְכִּירָ֔ה ק֧וֹל בַּת־צִיּ֛וֹן תִּתְיַפֵּ֖חַ תְּפָרֵ֣שׂ כַּפֶּ֑יהָ אֽוֹי־נָ֣א לִ֔י כִּֽי־עָיְפָ֥ה נַפְשִׁ֖י לְהֹרְגִֽים
Çünkü kıvranan kadın gibi bir ses işittim, ilk çocuğunu doğuran kadın gibi sıkıntı; Siyon kızının sesini, soluk soluğa kalıyor, avuçlarını açıyor: 'Vay bana, çünkü canım öldürenler yüzünden yoruldu.'