285
Kullanım
5
Lemma
72
Türev
83
Anlam
5 lemma, 72 türev form
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 5:7
·
Tevrat
וַיְהִ֡י כִּקְרֹא֩ מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֨ל אֶת־הַסֵּ֜פֶר וַיִּקְרַ֣ע בְּגָדָ֗יו וַיֹּ֨אמֶר֙ הַאֱלֹהִ֥ים אָ֨נִי֙ לְהָמִ֣ית וּֽלְהַחֲי֔וֹת כִּֽי־זֶה֙ שֹׁלֵ֣חַ אֵלַ֔י לֶאֱסֹ֥ף אִ֖ישׁ מִצָּֽרַעְתּ֑וֹ כִּ֤י אַךְ־דְּעֽוּ־נָא֙ וּרְא֔וּ כִּֽי־מִתְאַנֶּ֥ה ה֖וּא לִֽי
İsrail kralı mektubu okuduğunda giysilerini yırttı ve dedi ki: 'Öldürmek ve yaşatmak için ben Tanrı mıyım ki bu adamı cüzamından kurtarmam için bana gönderiyor? Lütfen sadece bilin ve görün ki o bana karşı fırsat arıyor.'
Yeşaya 57:15
·
Tevrat
כִּי֩ כֹ֨ה אָמַ֜ר רָ֣ם וְנִשָּׂ֗א שֹׁכֵ֥ן עַד֙ וְקָד֣וֹשׁ שְׁמ֔וֹ מָר֥וֹם וְקָד֖וֹשׁ אֶשְׁכּ֑וֹן וְאֶת־דַּכָּא֙ וּשְׁפַל־ר֔וּחַ לְהַחֲיוֹת֙ ר֣וּחַ שְׁפָלִ֔ים וּֽלְהַחֲי֖וֹת לֵ֥ב נִדְכָּאִֽים
Çünkü sonsuzlukta oturan ve ismi kutsal olan, yüce ve kalkık olan şöyle dedi: Yüksekte ve kutsal yerde otururum; ve alçakgönüllülerin ruhunu yaşatmak ve ezilmişlerin kalbini yaşatmak için ezilmiş ve alçakgönüllü olanla birlikteyim.
Yaratılış 45:7
·
Tevrat
וַיִּשְׁלָחֵ֤נִי אֱלֹהִים֙ לִפְנֵיכֶ֔ם לָשׂ֥וּם לָכֶ֛ם שְׁאֵרִ֖ית בָּאָ֑רֶץ וּלְהַחֲי֣וֹת לָכֶ֔ם לִפְלֵיטָ֖ה גְּדֹלָֽה
Ve Tanrı yerde size bir kalıntı koymak için ve büyük kurtuluşla sizi yaşatmak için beni önünüzden gönderdi.
Örnek Ayetler (2)
Hoşea 6:2
·
Tevrat
יְחַיֵּ֖נוּ מִיֹּמָ֑יִם בַּיּוֹם֙ הַשְּׁלִישִׁ֔י יְקִמֵ֖נוּ וְנִחְיֶ֥ה לְפָנָֽיו
İki günden sonra bizi yaşatacak; üçüncü günde bizi kaldıracak ve onun yüzü önünde yaşayacağız.
2. Krallar 7:4
·
Tevrat
אִם־אָמַרְנוּ֩ נָב֨וֹא הָעִ֜יר וְהָרָעָ֤ב בָּעִיר֙ וָמַ֣תְנוּ שָׁ֔ם וְאִם־יָשַׁ֥בְנוּ פֹ֖ה וָמָ֑תְנוּ וְעַתָּ֗ה לְכוּ֙ וְנִפְּלָה֙ אֶל־מַחֲנֵ֣ה אֲרָ֔ם אִם־יְחַיֻּ֣נוּ נִֽחְיֶ֔ה וְאִם־יְמִיתֻ֖נוּ וָמָֽתְנוּ
Eğer 'Şehre girelim' dersek, şehirde kıtlık var ve orada ölürüz; ve eğer burada oturursak, yine ölürüz. Şimdi gelin, Aram ordugahına düşelim; eğer bizi yaşatırlarsa yaşarız, ve eğer bizi öldürürlerse ölürüz.
Örnek Ayetler (2)
Mısır'dan Çıkış 1:17
·
Tevrat
וַתִּירֶ֤אןָ הַֽמְיַלְּדֹת֙ אֶת־הָ֣אֱלֹהִ֔ים וְלֹ֣א עָשׂ֔וּ כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר אֲלֵיהֶ֖ן מֶ֣לֶךְ מִצְרָ֑יִם וַתְּחַיֶּ֖יןָ אֶת־הַיְלָדִֽים
Fakat ebeler Tanrı'dan korktular ve Mısır kralının onlara konuştuğu gibi yapmadılar; ve çocukları yaşattılar.
Mısır'dan Çıkış 1:18
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֤א מֶֽלֶךְ־מִצְרַ֨יִם֙ לַֽמְיַלְּדֹ֔ת וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֔ן מַדּ֥וּעַ עֲשִׂיתֶ֖ן הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וַתְּחַיֶּ֖יןָ אֶת־הַיְלָדִֽים
Bunun üzerine Mısır kralı ebeleri çağırdı ve onlara dedi: 'Neden bu şeyi yaptınız ve çocukları yaşattınız?'
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 12:3
·
Tevrat
וְלָרָ֣שׁ אֵֽין־כֹּ֗ל כִּי֩ אִם־כִּבְשָׂ֨ה אַחַ֤ת קְטַנָּה֙ אֲשֶׁ֣ר קָנָ֔ה וַיְחַיֶּ֕הָ וַתִּגְדַּ֥ל עִמּ֛וֹ וְעִם־בָּנָ֖יו יַחְדָּ֑ו מִפִּתּ֨וֹ תֹאכַ֜ל וּמִכֹּס֤וֹ תִשְׁתֶּה֙ וּבְחֵיק֣וֹ תִשְׁכָּ֔ב וַתְּהִי־ל֖וֹ כְּבַֽת
Yoksulun ise satın aldığı küçük bir dişi kuzudan başka hiçbir şeyi yoktu. Onu yaşattı; kuzu onunla ve oğullarıyla birlikte büyüdü. Onun lokmasından yerdi, onun kasesinden içerdi ve onun koynunda yatardı; ona bir kız gibiydi.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 20:32
·
Tevrat
וַיַּחְגְּרוּ֩ שַׂקִּ֨ים בְּמָתְנֵיהֶ֜ם וַחֲבָלִ֣ים בְּרָאשֵׁיהֶ֗ם וַיָּבֹ֨אוּ֙ אֶל־מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֔ל וַיֹּ֣אמְר֔וּ עַבְדְּךָ֧ בֶן־הֲדַ֛ד אָמַ֖ר תְּחִֽי־נָ֣א נַפְשִׁ֑י וַיֹּ֛אמֶר הַעוֹדֶ֥נּוּ חַ֖י אָחִ֥י הֽוּא
Bellerine çullar ve başlarına ipler kuşandılar, İsrail kralına geldiler ve dediler: 'Kulun Ben-Hadad dedi: Lütfen canım yaşasın.' Ve dedi: 'O hala canlı mı? O kardeşimdir.'
Mezmurlar 119:175
·
Tevrat
תְּֽחִי־נַ֭פְשִׁי וּֽתְהַֽלְלֶ֑ךָּ וּֽמִשְׁפָּטֶ֥ךָ יַעֲזְרֻֽנִי
Canım yaşasın ve seni yüceltsin; ve hükümlerin bana yardım etsin.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 8:8
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר הַמֶּ֜לֶךְ אֶל־חֲזָהאֵ֗ל קַ֤ח בְּיָֽדְךָ֙ מִנְחָ֔ה וְלֵ֕ךְ לִקְרַ֖את אִ֣ישׁ הָאֱלֹהִ֑ים וְדָרַשְׁתָּ֨ אֶת־יְהוָ֤ה מֵֽאוֹתוֹ֙ לֵאמֹ֔ר הַאֶחְיֶ֖ה מֵחֳלִ֥י זֶֽה
Kral Hazael'e dedi: 'Eline bir sunu al ve Tanrı adamını karşılamaya git; onun aracılığıyla Yahve'ye danışarak de: Bu hastalıktan yaşayacak mıyım?'
2. Krallar 8:9
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ חֲזָאֵל֮ לִקְרָאתוֹ֒ וַיִּקַּ֨ח מִנְחָ֤ה בְיָדוֹ֙ וְכָל־ט֣וּב דַּמֶּ֔שֶׂק מַשָּׂ֖א אַרְבָּעִ֣ים גָּמָ֑ל וַיָּבֹא֙ וַיַּעֲמֹ֣ד לְפָנָ֔יו וַיֹּ֗אמֶר בִּנְךָ֨ בֶן־הֲדַ֤ד מֶֽלֶךְ־אֲרָם֙ שְׁלָחַ֤נִי אֵלֶ֨יךָ֙ לֵאמֹ֔ר הַאֶחְיֶ֖ה מֵחֳלִ֥י זֶֽה
Hazael onu karşılamaya gitti; eline bir sunu ve Şam'ın bütün iyiliğinden kırk deve yükü aldı. Gelip onun önünde durdu ve dedi: 'Oğlun Aram kralı Ben-Hadat beni sana göndererek dedi: Bu hastalıktan yaşayacak mıyım?'
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 33:12
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם אֱמֹ֤ר אֶל־בְּנֵֽי־עַמְּךָ֙ צִדְקַ֣ת הַצַּדִּ֗יק לֹ֤א תַצִּילֶ֨נּוּ֙ בְּי֣וֹם פִּשְׁע֔וֹ וְרִשְׁעַ֤ת הָֽרָשָׁע֙ לֹֽא־יִכָּ֣שֶׁל בָּ֔הּ בְּי֖וֹם שׁוּב֣וֹ מֵֽרִשְׁע֑וֹ וְצַדִּ֗יק לֹ֥א יוּכַ֛ל לִֽחְי֥וֹת בָּ֖הּ בְּי֥וֹם חֲטֹאתֽוֹ
Ve sen İnsanoğlu, halkının oğullarına söyle: Doğru kişinin doğruluğu, kendi isyanının gününde onu kurtarmayacaktır; ve kötü kişinin kötülüğü, kendi kötülüğünden döndüğü günde onu tökezletmeyecektir; ve doğru kişi, kendi günahının gününde onunla yaşayamayacaktır.
Yaratılış 7:3
·
Tevrat
גַּ֣ם מֵע֧וֹף הַשָּׁמַ֛יִם שִׁבְעָ֥ה שִׁבְעָ֖ה זָכָ֣ר וּנְקֵבָ֑ה לְחַיּ֥וֹת זֶ֖רַע עַל־פְּנֵ֥י כָל־הָאָֽרֶץ
Göklerin kuşlarından da yedişer yedişer, erkek ve dişi; bütün yerin yüzünde soyu hayatta tutmak için.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 80:19
·
Tevrat
וְלֹא־נָס֥וֹג מִמֶּ֑ךָּ תְּ֝חַיֵּ֗נוּ וּבְשִׁמְךָ֥ נִקְרָֽא
Ve senden geri dönmeyeceğiz; bizi yaşat ve adını çağıralım.
Mezmurlar 85:7
·
Tevrat
הֲֽלֹא־אַ֭תָּה תָּשׁ֣וּב תְּחַיֵּ֑נוּ וְ֝עַמְּךָ֗ יִשְׂמְחוּ־בָֽךְ
Sen tekrar bizi yaşatmayacak mısın; ve halkın sende sevinecekler?
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 30:4
·
Tevrat
יְֽהוָ֗ה הֶֽעֱלִ֣יתָ מִן־שְׁא֣וֹל נַפְשִׁ֑י חִ֝יִּיתַ֗נִי מִיָּֽרְדִי־בֽוֹר
Yahve, canımı Ölüler Diyarı'ndan çıkardın; çukura inenlerden beni yaşattın.
Mezmurlar 119:93
·
Tevrat
לְ֭עוֹלָם לֹא־אֶשְׁכַּ֣ח פִּקּוּדֶ֑יךָ כִּ֥י בָ֝֗ם חִיִּיתָֽנִי
Sonsuza dek talimatlarını unutmayacağım; çünkü onlarla beni yaşattın.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 13:18
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֞ כֹּה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה הוֹי֩ לִֽמְתַפְּר֨וֹת כְּסָת֜וֹת עַ֣ל כָּל־אַצִּילֵ֣י יָדַ֗י וְעֹשׂ֧וֹת הַמִּסְפָּח֛וֹת עַל־רֹ֥אשׁ כָּל־קוֹמָ֖ה לְצוֹדֵ֣ד נְפָשׁ֑וֹת הַנְּפָשׁוֹת֙ תְּצוֹדֵ֣דְנָה לְעַמִּ֔י וּנְפָשׁ֖וֹת לָכֶ֥נָה תְחַיֶּֽינָה
Ve diyeceksin: Efendi Yahve şöyle dedi: Canları avlamak için ellerimin bütün eklemlerine bantlar dikenlere ve her boyun başına örtüler yapanlara vay! Halkımın canlarını mı avlayacaksınız ve kendiniz için canları yaşatacaksınız?
Hezekiel 13:19
·
Tevrat
וַתְּחַלֶּלְ֨נָה אֹתִ֜י אֶל־עַמִּ֗י בְּשַׁעֲלֵ֣י שְׂעֹרִים֮ וּבִפְת֣וֹתֵי לֶחֶם֒ לְהָמִ֤ית נְפָשׁוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־תְמוּתֶ֔נָה וּלְחַיּ֥וֹת נְפָשׁ֖וֹת אֲשֶׁ֣ר לֹא־תִֽחְיֶ֑ינָה בְּכַ֨זֶּבְכֶ֔ם לְעַמִּ֖י שֹׁמְעֵ֥י כָזָֽב
Arpa avuçları için ve ekmek parçaları için, ölmeyecek canları öldürmek ve yaşamayacak canları yaşatmak için, yalanı dinleyen halkıma yalan söylemenizle beni halkıma karşı kirlettiniz.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 119:77
·
Tevrat
יְבֹא֣וּנִי רַחֲמֶ֣יךָ וְאֶֽחְיֶ֑ה כִּי־תֽ֝וֹרָתְךָ֗ שַֽׁעֲשֻׁעָֽי
Merhametlerin bana gelsin ve yaşayayım; çünkü yasan zevklerimdir.
Mezmurlar 119:116
·
Tevrat
סָמְכֵ֣נִי כְאִמְרָתְךָ֣ וְאֶֽחְיֶ֑ה וְאַל־תְּ֝בִישֵׁ֗נִי מִשִּׂבְרִֽי
Sözün gibi bana destek ol ve yaşayayım; ve beni umudumdan utandırma.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 11:12
·
Tevrat
וְאַרְפַּכְשַׁ֣ד חַ֔י חָמֵ֥שׁ וּשְׁלֹשִׁ֖ים שָׁנָ֑ה וַיּ֖וֹלֶד אֶת־שָֽׁלַח
Arpakşad otuz beş yıl yaşadı ve Şelah'ın babasıydı.
Yaratılış 11:14
·
Tevrat
וְשֶׁ֥לַח חַ֖י שְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֑ה וַיּ֖וֹלֶד אֶת־עֵֽבֶר
Şelah otuz yıl yaşadı ve Eber'in babasıydı.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 37:9
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י הִנָּבֵ֖א אֶל־הָר֑וּחַ הִנָּבֵ֣א בֶן־אָ֠דָם וְאָמַרְתָּ֨ אֶל־הָר֜וּחַ כֹּֽה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה מֵאַרְבַּ֤ע רוּחוֹת֙ בֹּ֣אִי הָר֔וּחַ וּפְחִ֛י בַּהֲרוּגִ֥ים הָאֵ֖לֶּה וְיִֽחְיֽוּ
Sonra bana dedi: 'Ruha peygamberlik et, peygamberlik et, adam oğlu, ve ruha diyeceksin: Efendi Yahve şöyle dedi: Dört rüzgardan gel, ruh, ve bu öldürülmüşlere üfle ve yaşasınlar.'
Hezekiel 37:10
·
Tevrat
וְהִנַּבֵּ֖אתִי כַּאֲשֶׁ֣ר צִוָּ֑נִי וַתָּבוֹא֩ בָהֶ֨ם הָר֜וּחַ וַיִּֽחְי֗וּ וַיַּֽעַמְדוּ֙ עַל־רַגְלֵיהֶ֔ם חַ֖יִל גָּד֥וֹל מְאֹד־מְאֹֽד
Bana buyurduğu gibi peygamberlik ettim; ve ruh onlara girdi, ve yaşadılar, ve ayakları üzerinde durdular, çok çok büyük bir ordu.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 6:19
·
Tevrat
וּמִכָּל־הָ֠חַי מִֽכָּל־בָּשָׂ֞ר שְׁנַ֧יִם מִכֹּ֛ל תָּבִ֥יא אֶל־הַתֵּבָ֖ה לְהַחֲיֹ֣ת אִתָּ֑ךְ זָכָ֥ר וּנְקֵבָ֖ה יִֽהְיֽוּ
Ve her canlıdan, her beşerden, seninle birlikte hayatta tutmak için her birinden ikişer tane gemiye getireceksin; onlar erkek ve dişi olacaklar.
Yaratılış 50:20
·
Tevrat
וְאַתֶּ֕ם חֲשַׁבְתֶּ֥ם עָלַ֖י רָעָ֑ה אֱלֹהִים֙ חֲשָׁבָ֣הּ לְטֹבָ֔ה לְמַ֗עַן עֲשֹׂ֛ה כַּיּ֥וֹם הַזֶּ֖ה לְהַחֲיֹ֥ת עַם־רָֽב
Siz bana karşı kötülük düşündünüz; Tanrı ise bu gün olduğu gibi çok halkı yaşatmak amacıyla onu iyilik için düşündü.
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 8:1
·
Tevrat
כָּל־הַמִּצְוָ֗ה אֲשֶׁ֨ר אָנֹכִ֧י מְצַוְּךָ֛ הַיּ֖וֹם תִּשְׁמְר֣וּן לַעֲשׂ֑וֹת לְמַ֨עַן תִּֽחְי֜וּן וּרְבִיתֶ֗ם וּבָאתֶם֙ וִֽירִשְׁתֶּ֣ם אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר־נִשְׁבַּ֥ע יְהוָ֖ה לַאֲבֹתֵיכֶֽם
Bugün sana buyurduğum bütün buyruğu yapmak için tutacaksınız; öyle ki yaşayasınız, çoğalasınız ve Yahve'nin atalarınıza yemin ettiği yere girip orayı mülk edinesiniz.
Mısır'dan Çıkış 1:22
·
Tevrat
וַיְצַ֣ו פַּרְעֹ֔ה לְכָל־עַמּ֖וֹ לֵאמֹ֑ר כָּל־הַבֵּ֣ן הַיִּלּ֗וֹד הַיְאֹ֨רָה֙ תַּשְׁלִיכֻ֔הוּ וְכָל־הַבַּ֖ת תְּחַיּֽוּן
Sonra Firavun bütün halkına buyurdu ve dedi: 'Doğan her oğulu Nil'e atacaksınız, ve her kızı yaşatacaksınız.'
Örnek Ayetler (1)
Levililer 25:35
·
Tevrat
וְכִֽי־יָמ֣וּךְ אָחִ֔יךָ וּמָ֥טָה יָד֖וֹ עִמָּ֑ךְ וְהֶֽחֱזַ֣קְתָּ בּ֔וֹ גֵּ֧ר וְתוֹשָׁ֛ב וָחַ֖י עִמָּֽךְ
Ve eğer kardeşin fakirleşirse ve senin yanında eli sarsılırsa, onu tutacaksın; yabancı ve yerleşik olarak senin yanında yaşayacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 49:11
·
Tevrat
עָזְבָ֥ה יְתֹמֶ֖יךָ אֲנִ֣י אֲחַיֶּ֑ה וְאַלְמְנֹתֶ֖יךָ עָלַ֥י תִּבְטָֽחוּ
Yetimlerini bırak, ben yaşatacağım; ve senin dulların bana güvensinler.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 9:15
·
Tevrat
וַיַּ֨עַשׂ לָהֶ֤ם יְהוֹשֻׁ֨עַ֙ שָׁל֔וֹם וַיִּכְרֹ֥ת לָהֶ֛ם בְּרִ֖ית לְחַיּוֹתָ֑ם וַיִּשָּׁבְע֣וּ לָהֶ֔ם נְשִׂיאֵ֖י הָעֵדָֽה
Yeşu onlarla barış yaptı ve onları yaşatmak için onlarla antlaşma yaptı; ve topluluğun önderleri onlara yemin ettiler.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 16:6
·
Tevrat
וָאֶעֱבֹ֤ר עָלַ֨יִךְ֙ וָֽאֶרְאֵ֔ךְ מִתְבּוֹסֶ֖סֶת בְּדָמָ֑יִךְ וָאֹ֤מַר לָךְ֙ בְּדָמַ֣יִךְ חֲיִ֔י וָאֹ֥מַר לָ֖ךְ בְּדָמַ֥יִךְ חֲיִֽי
Ve yanından geçtim ve seni kanların içinde çırpınırken gördüm; ve sana dedim: 'Kanların içinde yaşa!', ve sana dedim: 'Kanların içinde yaşa!'