285
Kullanım
5
Lemma
72
Türev
83
Anlam
5 lemma, 72 türev form
Örnek Ayetler (5 / 47)
Hakimler 15:19
·
Tevrat
וַיִּבְקַ֨ע אֱלֹהִ֜ים אֶת־הַמַּכְתֵּ֣שׁ אֲשֶׁר־בַּלֶּ֗חִי וַיֵּצְא֨וּ מִמֶּ֤נּוּ מַ֨יִם֙ וַיֵּ֔שְׁתְּ וַתָּ֥שָׁב רוּח֖וֹ וַיֶּ֑חִי עַל־כֵּ֣ן קָרָ֣א שְׁמָ֗הּ עֵ֤ין הַקּוֹרֵא֙ אֲשֶׁ֣ר בַּלֶּ֔חִי עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Tanrı Lehi'deki çukuru yardı ve ondan su çıktı. İçti, ruhu döndü ve yaşadı. Bu yüzden onun adını Eyn Hakkore koydu ki bu bugüne kadar Lehi'dedir.
2. Krallar 13:21
·
Tevrat
וַיְהִ֞י הֵ֣ם קֹבְרִ֣ים אִ֗ישׁ וְהִנֵּה֙ רָא֣וּ אֶֽת־הַגְּד֔וּד וַיַּשְׁלִ֥יכוּ אֶת־הָאִ֖ישׁ בְּקֶ֣בֶר אֱלִישָׁ֑ע וַיֵּ֜לֶךְ וַיִּגַּ֤ע הָאִישׁ֙ בְּעַצְמ֣וֹת אֱלִישָׁ֔ע וַיְחִ֖י וַיָּ֥קָם עַל־רַגְלָֽיו
Onlar bir adamı gömüyorlardı ve işte akıncıları gördüler; adamı Elişa'nın mezarına attılar. Adam gidip Elişa'nın kemiklerine dokundu, yaşadı ve ayakları üzerine kalktı.
2. Krallar 14:17
·
Tevrat
וַיְחִ֨י אֲמַצְיָ֤הוּ בֶן־יוֹאָשׁ֙ מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֔ה אַֽחֲרֵ֣י מ֔וֹת יְהוֹאָ֥שׁ בֶּן־יְהֽוֹאָחָ֖ז מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֑ל חֲמֵ֥שׁ עֶשְׂרֵ֖ה שָׁנָֽה
Yahuda kralı Yoaş oğlu Amatsya, İsrail kralı Yehoahaz oğlu Yehoaş'ın ölümünden sonra on beş yıl yaşadı.
2. Krallar 20:7
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְשַֽׁעְיָ֔הוּ קְח֖וּ דְּבֶ֣לֶת תְּאֵנִ֑ים וַיִּקְח֛וּ וַיָּשִׂ֥ימוּ עַֽל־הַשְּׁחִ֖ין וַיֶּֽחִי
Ve Yeşaya dedi: 'İncir pestili alın.' Ve aldılar ve çıbanın üzerine koydular, ve o yaşadı.
Yeşaya 38:9
·
Tevrat
מִכְתָּ֖ב לְחִזְקִיָּ֣הוּ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֑ה בַּחֲלֹת֕וֹ וַיְחִ֖י מֵחָלְיֽוֹ
Yahuda kralı Hizkiya'nın hastalandığında ve hastalığından yaşadığındaki yazısıdır:
Örnek Ayetler (5 / 34)
Hezekiel 3:21
·
Tevrat
וְאַתָּ֞ה כִּ֧י הִזְהַרְתּ֣וֹ צַדִּ֗יק לְבִלְתִּ֥י חֲטֹ֛א צַדִּ֖יק וְה֣וּא לֹא־חָטָ֑א חָי֤וֹ יִֽחְיֶה֙ כִּ֣י נִזְהָ֔ר וְאַתָּ֖ה אֶֽת־נַפְשְׁךָ֥ הִצַּֽלְתָּ
Ve sen doğru kişiyi, doğru kişi günah işlemesin diye uyarırsan ve o günah işlemezse, kesinlikle yaşayacaktır, çünkü uyarıldı; ve sen canını kurtardın.
Hezekiel 18:9
·
Tevrat
בְּחֻקּוֹתַ֧י יְהַלֵּ֛ךְ וּמִשְׁפָּטַ֥י שָׁמַ֖ר לַעֲשׂ֣וֹת אֱמֶ֑ת צַדִּ֥יק הוּא֙ חָיֹ֣ה יִֽחְיֶ֔ה נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Kurallarımda yürür ve gerçeği yapmak için hükümlerimi tutar; o doğru kişidir, kesinlikle yaşayacaktır, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 18:13
·
Tevrat
בַּנֶּ֧שֶׁךְ נָתַ֛ן וְתַרְבִּ֥ית לָקַ֖ח וָחָ֑י לֹ֣א יִֽחְיֶ֗ה אֵ֣ת כָּל־הַתּוֹעֵב֤וֹת הָאֵ֨לֶּה֙ עָשָׂ֔ה מ֣וֹת יוּמָ֔ת דָּמָ֖יו בּ֥וֹ יִהְיֶֽה
Faizle verdi ve artış aldı; ve yaşayacak mı? Yaşamayacak! Bütün bu iğrençlikleri yaptı, kesinlikle öldürülecektir; onun kanı kendi üzerinde olacaktır.
Hezekiel 18:17
·
Tevrat
מֵעָנִ֞י הֵשִׁ֣יב יָד֗וֹ נֶ֤שֶׁךְ וְתַרְבִּית֙ לֹ֣א לָקָ֔ח מִשְׁפָּטַ֣י עָשָׂ֔ה בְּחֻקּוֹתַ֖י הָלָ֑ךְ ה֗וּא לֹ֥א יָמ֛וּת בַּעֲוֺ֥ן אָבִ֖יו חָיֹ֥ה יִחְיֶֽה
Elini düşkünden geri çekti, faiz ve artış almadı, hükümlerimi yaptı, kurallarımda yürüdü; o babasının suçuyla ölmeyecek, kesinlikle yaşayacaktır.
Hezekiel 18:19
·
Tevrat
וַאֲמַרְתֶּ֕ם מַדֻּ֛עַ לֹא־נָשָׂ֥א הַבֵּ֖ן בַּעֲוֺ֣ן הָאָ֑ב וְהַבֵּ֞ן מִשְׁפָּ֧ט וּצְדָקָ֣ה עָשָׂ֗ה אֵ֣ת כָּל־חֻקּוֹתַ֥י שָׁמַ֛ר וַיַּעֲשֶׂ֥ה אֹתָ֖ם חָיֹ֥ה יִחְיֶֽה
Ve dersiniz: 'Neden oğul babanın suçunu taşımadı?' Ve oğul adalet ve doğruluk yaptı, bütün kurallarımı tuttu ve onları yaptı; kesinlikle yaşayacaktır.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hezekiel 18:23
·
Tevrat
הֶחָפֹ֤ץ אֶחְפֹּץ֙ מ֣וֹת רָשָׁ֔ע נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה הֲל֛וֹא בְּשׁוּב֥וֹ מִדְּרָכָ֖יו וְחָיָֽה
Kötünün ölümünü gerçekten ister miyim? Efendi Yahve'nin bildirisidir; yollarından dönmesini ve yaşamasını değil mi?
Hezekiel 33:11
·
Tevrat
אֱמֹ֨ר אֲלֵיהֶ֜ם חַי־אָ֣נִי נְאֻ֣ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה אִם־אֶחְפֹּץ֙ בְּמ֣וֹת הָרָשָׁ֔ע כִּ֣י אִם־בְּשׁ֥וּב רָשָׁ֛ע מִדַּרְכּ֖וֹ וְחָיָ֑ה שׁ֣וּבוּ שׁ֜וּבוּ מִדַּרְכֵיכֶ֧ם הָרָעִ֛ים וְלָ֥מָּה תָמ֖וּתוּ בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Onlara söyle: Ben yaşıyorum, Efendi Yahve'nin bildirisidir; kötü kişinin ölümünü istemem, ancak kötü kişinin kendi yolundan dönmesini ve yaşamasını isterim. Dönün, kötü yollarınızdan dönün; neden ölesiniz, ey İsrail evi?
Yeremya 21:9
·
Tevrat
הַיֹּשֵׁב֙ בָּעִ֣יר הַזֹּ֔את יָמ֕וּת בַּחֶ֖רֶב וּבָרָעָ֣ב וּבַדָּ֑בֶר וְהַיּוֹצֵא֩ וְנָפַ֨ל עַל־הַכַּשְׂדִּ֜ים הַצָּרִ֤ים עֲלֵיכֶם֙ וְחָיָ֔ה וְהָֽיְתָה־לּ֥וֹ נַפְשׁ֖וֹ לְשָׁלָֽל
Bu şehirde oturan kılıçla, kıtlıkla ve salgınla ölecek; ve çıkan ve sizi kuşatan Kildanilerin üzerine düşen yaşayacak ve canı ona ganimet olarak kalacak.
Yeremya 38:2
·
Tevrat
כֹּה֮ אָמַ֣ר יְהוָה֒ הַיֹּשֵׁב֙ בָּעִ֣יר הַזֹּ֔את יָמ֕וּת בַּחֶ֖רֶב בָּרָעָ֣ב וּבַדָּ֑בֶר וְהַיֹּצֵ֤א אֶל־הַכַּשְׂדִּים֙ וְחָיָ֔ה וְהָיְתָה־לּ֥וֹ נַפְשׁ֛וֹ לְשָׁלָ֖ל וָחָֽי
'Yahve şöyle diyor: Bu şehirde oturan kılıçla, kıtlıkla ve salgınla ölecek; ama Kildanilere çıkan yaşayacak, canı ona ganimet olarak kalacak ve yaşayacak.'
Nehemya 9:29
·
Tevrat
וַתָּ֨עַד בָּהֶ֜ם לַהֲשִׁיבָ֣ם אֶל־תּוֹרָתֶ֗ךָ וְהֵ֨מָּה הֵזִ֜ידוּ וְלֹא־שָׁמְע֤וּ לְמִצְוֺתֶ֨יךָ֙ וּבְמִשְׁפָּטֶ֣יךָ חָֽטְאוּ־בָ֔ם אֲשֶׁר־יַעֲשֶׂ֥ה אָדָ֖ם וְחָיָ֣ה בָהֶ֑ם וַיִּתְּנ֤וּ כָתֵף֙ סוֹרֶ֔רֶת וְעָרְפָּ֥ם הִקְשׁ֖וּ וְלֹ֥א שָׁמֵֽעוּ
Ve onları yasana döndürmek için onlara tanıklık ettin; ve onlar küstahlık ettiler ve buyruklarını işitmediler ve insanın yaparsa onlarda yaşayacağı kurallarında günah işlediler; ve isyankar omuz verdiler ve enselerini sertleştirdiler ve işitmediler.
Örnek Ayetler (5 / 12)
2. Krallar 8:10
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ אֱלִישָׁ֔ע לֵ֥ךְ אֱמָר־ל֖וֹ חָיֹ֣ה תִחְיֶ֑ה וְהִרְאַ֥נִי יְהוָ֖ה כִּֽי־מ֥וֹת יָמֽוּת
Elişa ona dedi: 'Git, ona de: Kesinlikle yaşayacaksın. Fakat Yahve bana onun kesinlikle öleceğini gösterdi.'
2. Krallar 8:14
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ מֵאֵ֣ת אֱלִישָׁ֗ע וַיָּבֹא֙ אֶל־אֲדֹנָ֔יו וַיֹּ֣אמֶר ל֔וֹ מָֽה־אָמַ֥ר לְךָ֖ אֱלִישָׁ֑ע וַיֹּ֕אמֶר אָ֥מַר לִ֖י חָיֹ֥ה תִחְיֶֽה
Elişa'nın yanından gitti ve efendisine geldi. O ona dedi: 'Elişa sana ne dedi?' O dedi: 'Bana dedi: Kesinlikle yaşayacaksın.'
2. Krallar 20:1
·
Tevrat
בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם חָלָ֥ה חִזְקִיָּ֖הוּ לָמ֑וּת וַיָּבֹ֣א אֵ֠לָיו יְשַׁעְיָ֨הוּ בֶן־אָמ֜וֹץ הַנָּבִ֗יא וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ צַ֣ו לְבֵיתֶ֔ךָ כִּ֛י מֵ֥ת אַתָּ֖ה וְלֹ֥א תִֽחְיֶֽה
O günlerde Hizkiya ölümcül hastalandı. Ve Amots oğlu peygamber Yeşaya ona geldi ve ona dedi: 'Yahve şöyle dedi: Evine buyruk ver; çünkü sen öleceksin ve yaşamayacaksın.'
Yeşaya 38:1
·
Tevrat
בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם חָלָ֥ה חִזְקִיָּ֖הוּ לָמ֑וּת וַיָּב֣וֹא אֵ֠לָיו יְשַׁעְיָ֨הוּ בֶן־אָמ֜וֹץ הַנָּבִ֗יא וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ צַ֣ו לְבֵיתֶ֔ךָ כִּ֛י מֵ֥ת אַתָּ֖ה וְלֹ֥א תִֽחְיֶֽה
O günlerde Hizkiya ölecek kadar hastalandı. Amots oğlu peygamber Yeşaya ona geldi ve ona dedi: 'Yahve şöyle dedi: Evine buyruk ver, çünkü sen öleceksin ve yaşamayacaksın.'
Yeşu 6:17
·
Tevrat
וְהָיְתָ֨ה הָעִ֥יר חֵ֛רֶם הִ֥יא וְכָל־אֲשֶׁר־בָּ֖הּ לַֽיהוָ֑ה רַק֩ רָחָ֨ב הַזּוֹנָ֜ה תִּֽחְיֶ֗ה הִ֚יא וְכָל־אֲשֶׁ֣ר אִתָּ֣הּ בַּבַּ֔יִת כִּ֣י הֶחְבְּאַ֔תָה אֶת־הַמַּלְאָכִ֖ים אֲשֶׁ֥ר שָׁלָֽחְנוּ
Şehir, o ve içindeki her şey Yahve'ye adanmış olacaktır; sadece fahişe Rahav yaşayacak, o ve evde onunla birlikte olan herkes, çünkü gönderdiğimiz elçileri sakladı.
Örnek Ayetler (4 / 11)
2. Samuel 16:16
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כַּֽאֲשֶׁר־בָּ֞א חוּשַׁ֧י הָאַרְכִּ֛י רֵעֶ֥ה דָוִ֖ד אֶל־אַבְשָׁל֑וֹם וַיֹּ֤אמֶר חוּשַׁי֙ אֶל־אַבְשָׁלֹ֔ם יְחִ֥י הַמֶּ֖לֶךְ יְחִ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Davut'un dostu Arklı Huşay Avşalom'a geldiğinde, Huşay Avşalom'a dedi: 'Kral yaşasın, kral yaşasın.'
1. Samuel 10:24
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שְׁמוּאֵ֜ל אֶל־כָּל־הָעָ֗ם הַרְּאִיתֶם֙ אֲשֶׁ֣ר בָּֽחַר־בּ֣וֹ יְהוָ֔ה כִּ֛י אֵ֥ין כָּמֹ֖הוּ בְּכָל־הָעָ֑ם וַיָּרִ֧עוּ כָל־הָעָ֛ם וַיֹּאמְר֖וּ יְחִ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Samuel bütün halka dedi: 'Yahve'nin seçtiği kişiyi gördünüz mü? Çünkü bütün halkta onun gibi yoktur.' Bütün halk bağırdı ve dediler: 'Kral yaşasın!'
2. Krallar 11:12
·
Tevrat
וַיּוֹצִ֣א אֶת־בֶּן־הַמֶּ֗לֶךְ וַיִּתֵּ֤ן עָלָיו֙ אֶת־הַנֵּ֨זֶר֙ וְאֶת־הָ֣עֵד֔וּת וַיַּמְלִ֥כוּ אֹת֖וֹ וַיִּמְשָׁחֻ֑הוּ וַיַּכּוּ־כָ֔ף וַיֹּאמְר֖וּ יְחִ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Kralın oğlunu çıkardı, onun üzerine tacı ve tanıklığı verdi; onu kral yaptılar ve onu meshettiler. El çırptılar ve dediler: 'Kral yaşasın!'
1. Krallar 1:25
·
Tevrat
כִּ֣י יָרַ֣ד הַיּ֗וֹם וַ֠יִּזְבַּח שׁ֥וֹר וּֽמְרִיא־וְצֹאן֮ לָרֹב֒ וַיִּקְרָא֩ לְכָל־בְּנֵ֨י הַמֶּ֜לֶךְ וּלְשָׂרֵ֤י הַצָּבָא֙ וּלְאֶבְיָתָ֣ר הַכֹּהֵ֔ן וְהִנָּ֛ם אֹכְלִ֥ים וְשֹׁתִ֖ים לְפָנָ֑יו וַיֹּ֣אמְר֔וּ יְחִ֖י הַמֶּ֥לֶךְ אֲדֹנִיָּֽהוּ
Çünkü bugün indi ve bolca boğa, besili hayvan ve sürü kurban kesti; kralın bütün oğullarını, ordu komutanlarını ve kâhin Evyatar'ı çağırdı. İşte onlar onun önünde yiyorlar ve içiyorlar ve 'Yaşasın kral Adoniyahu' dediler.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Amos 5:4
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֥ה אָמַ֛ר יְהוָ֖ה לְבֵ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל דִּרְשׁ֖וּנִי וִֽחְיֽוּ
Çünkü Yahve İsrail evine şöyle dedi: 'Beni arayın ve yaşayın.'
Amos 5:6
·
Tevrat
דִּרְשׁ֥וּ אֶת־יְהוָ֖ה וִֽחְי֑וּ פֶּן־יִצְלַ֤ח כָּאֵשׁ֙ בֵּ֣ית יוֹסֵ֔ף וְאָכְלָ֥ה וְאֵין־מְכַבֶּ֖ה לְבֵֽית־אֵֽל
Yahve'yi arayın ve yaşayın; yoksa Yusuf evine ateş gibi atılır ve yakar ve Beytel için söndüren olmaz.
Hezekiel 18:32
·
Tevrat
כִּ֣י לֹ֤א אֶחְפֹּץ֙ בְּמ֣וֹת הַמֵּ֔ת נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה וְהָשִׁ֖יבוּ וִֽחְיֽוּ
Çünkü ölenin ölümünden hoşlanmıyorum, Efendi Yahve'nin bildirisidir; dönün ve yaşayın.
Yeremya 27:12
·
Tevrat
וְאֶל־צִדְקִיָּ֤ה מֶֽלֶךְ־יְהוּדָה֙ דִּבַּ֔רְתִּי כְּכָל־הַדְּבָרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה לֵאמֹ֑ר הָבִ֨יאוּ אֶת־צַוְּארֵיכֶ֜ם בְּעֹ֣ל מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֗ל וְעִבְד֥וּ אֹת֛וֹ וְעַמּ֖וֹ וִֽחְיֽוּ
Ve Yahuda kralı Tzidkiya'ya bütün bu sözler gibi diyerek konuştum: Boyunlarınızı Babil kralının boyunduruğuna getirin ve ona ve halkına hizmet edin ve yaşayın.
Yeremya 27:17
·
Tevrat
אַל־תִּשְׁמְע֣וּ אֲלֵיהֶ֔ם עִבְד֥וּ אֶת־מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֖ל וִֽחְי֑וּ לָ֧מָּה תִֽהְיֶ֛ה הָעִ֥יר הַזֹּ֖את חָרְבָּֽה
Onları dinlemeyin, Babil kralına hizmet edin ve yaşayın; bu şehir neden virane olsun?
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 20:25
·
Tevrat
וְגַם־אֲנִי֙ נָתַ֣תִּי לָהֶ֔ם חֻקִּ֖ים לֹ֣א טוֹבִ֑ים וּמִ֨שְׁפָּטִ֔ים לֹ֥א יִֽחְי֖וּ בָּהֶֽם
Ve ayrıca ben onlara iyi olmayan kurallar ve onlarla yaşayamayacakları hükümler verdim.
Hoşea 14:8
·
Tevrat
יָשֻׁ֨בוּ֙ יֹשְׁבֵ֣י בְצִלּ֔וֹ יְחַיּ֥וּ דָגָ֖ן וְיִפְרְח֣וּ כַגָּ֑פֶן זִכְר֖וֹ כְּיֵ֥ין לְבָנֽוֹן
Onun gölgesinde oturanlar dönecekler, tahılı yaşatacaklar ve asma gibi çiçek açacaklar; onun anısı Lübnan'ın şarabı gibidir.
Yeşaya 26:14
·
Tevrat
מֵתִים֙ בַּל־יִחְי֔וּ רְפָאִ֖ים בַּל־יָקֻ֑מוּ לָכֵ֤ן פָּקַ֨דְתָּ֙ וַתַּשְׁמִידֵ֔ם וַתְּאַבֵּ֥ד כָּל־זֵ֖כֶר לָֽמוֹ
Ölüler yaşamayacak, ölülerin ruhları kalkmayacak; bu yüzden onları yokladın ve onları yok ettin ve onların bütün anısını sildin.
Yeşaya 26:19
·
Tevrat
יִֽחְי֣וּ מֵתֶ֔יךָ נְבֵלָתִ֖י יְקוּמ֑וּן הָקִ֨יצוּ וְרַנְּנ֜וּ שֹׁכְנֵ֣י עָפָ֗ר כִּ֣י טַ֤ל אוֹרֹת֙ טַלֶּ֔ךָ וָאָ֖רֶץ רְפָאִ֥ים תַּפִּֽיל
Senin ölülerin yaşayacak, benim cesedim kalkacak. Uyanın ve sevinçle söyleyin, tozun sakinleri! Çünkü senin çiyin ışıkların çiyidir ve yer ölülerin ruhlarını düşürecek.
Yeşaya 38:16
·
Tevrat
אֲדֹנָ֖י עֲלֵיהֶ֣ם יִֽחְי֑וּ וּלְכָל־בָּהֶן֙ חַיֵּ֣י רוּחִ֔י וְתַחֲלִימֵ֖נִי וְהַחֲיֵֽנִי
Efendi, bunlarla yaşarlar ve ruhumun yaşamı tamamen bunlardadır; ve beni iyileştirirsin ve beni yaşatırsın.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Mezmurlar 119:25
·
Tevrat
דָּֽבְקָ֣ה לֶעָפָ֣ר נַפְשִׁ֑י חַ֝יֵּ֗נִי כִּדְבָרֶֽךָ
Canım toza yapıştı; senin sözüne göre beni yaşat.
Mezmurlar 119:37
·
Tevrat
הַעֲבֵ֣ר עֵ֭ינַי מֵרְא֣וֹת שָׁ֑וְא בִּדְרָכֶ֥ךָ חַיֵּֽנִי
Gözlerimi boş şeyi görmekten çevir, yolunda beni yaşat.
Mezmurlar 119:40
·
Tevrat
הִ֭נֵּה תָּאַ֣בְתִּי לְפִקֻּדֶ֑יךָ בְּצִדְקָתְךָ֥ חַיֵּֽנִי
İşte talimatlarını özledim, doğruluğunla beni yaşat.
Mezmurlar 119:88
·
Tevrat
כְּחַסְדְּךָ֥ חַיֵּ֑נִי וְ֝אֶשְׁמְרָ֗ה עֵד֥וּת פִּֽיךָ
Merhametine göre beni yaşat ve ağzının tanıklığını tutayım.
Mezmurlar 119:107
·
Tevrat
נַעֲנֵ֥יתִי עַד־מְאֹ֑ד יְ֝הוָ֗ה חַיֵּ֥נִי כִדְבָרֶֽךָ
Çok fazla alçaltıldım; Yahve, sözüne göre beni yaşat.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hoşea 6:2
·
Tevrat
יְחַיֵּ֖נוּ מִיֹּמָ֑יִם בַּיּוֹם֙ הַשְּׁלִישִׁ֔י יְקִמֵ֖נוּ וְנִחְיֶ֥ה לְפָנָֽיו
İki günden sonra bizi yaşatacak; üçüncü günde bizi kaldıracak ve onun yüzü önünde yaşayacağız.
1. Krallar 18:5
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אַחְאָב֙ אֶל־עֹ֣בַדְיָ֔הוּ לֵ֤ךְ בָּאָ֨רֶץ֙ אֶל־כָּל־מַעְיְנֵ֣י הַמַּ֔יִם וְאֶ֖ל כָּל־הַנְּחָלִ֑ים אוּלַ֣י נִמְצָ֣א חָצִ֗יר וּנְחַיֶּה֙ ס֣וּס וָפֶ֔רֶד וְל֥וֹא נַכְרִ֖ית מֵהַבְּהֵמָֽה
Ahav Ovadya'ya dedi: 'Yerdeki bütün su pınarlarına ve bütün vadilere git; belki ot buluruz ve atı ve katırı yaşatırız ve hayvanlardan kesip atmayız.'
Nehemya 5:2
·
Tevrat
וְיֵשׁ֙ אֲשֶׁ֣ר אֹמְרִ֔ים בָּנֵ֥ינוּ וּבְנֹתֵ֖ינוּ אֲנַ֣חְנוּ רַבִּ֑ים וְנִקְחָ֥ה דָגָ֖ן וְנֹאכְלָ֥ה וְנִחְיֶֽה
Ve 'Oğullarımız, kızlarımız ve biz çoğuz; tahıl alalım, yiyelim ve yaşayalım' diyenler vardı.
Yaratılış 19:32
·
Tevrat
לְכָ֨ה נַשְׁקֶ֧ה אֶת־אָבִ֛ינוּ יַ֖יִן וְנִשְׁכְּבָ֣ה עִמּ֑וֹ וּנְחַיֶּ֥ה מֵאָבִ֖ינוּ זָֽרַע
'Gel, babamıza şarap içirelim ve onunla yatalım; böylece babamızdan soy yaşatalım.'
Yaratılış 19:34
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַתֹּ֤אמֶר הַבְּכִירָה֙ אֶל־הַצְּעִירָ֔ה הֵן־שָׁכַ֥בְתִּי אֶ֖מֶשׁ אֶת־אָבִ֑י נַשְׁקֶ֨נּוּ יַ֜יִן גַּם־הַלַּ֗יְלָה וּבֹ֨אִי֙ שִׁכְבִ֣י עִמּ֔וֹ וּנְחַיֶּ֥ה מֵאָבִ֖ינוּ זָֽרַע
Ertesi gün büyük olan küçüğüne dedi ki: 'İşte, dün gece babamla yattım; bu gece de ona şarap içirelim, gel onunla yat; böylece babamızdan soy yaşatalım.'
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hakimler 21:14
·
Tevrat
וַיָּ֤שָׁב בִּנְיָמִן֙ בָּעֵ֣ת הַהִ֔יא וַיִּתְּנ֤וּ לָהֶם֙ הַנָּשִׁ֔ים אֲשֶׁ֣ר חִיּ֔וּ מִנְּשֵׁ֖י יָבֵ֣שׁ גִּלְעָ֑ד וְלֹֽא־מָצְא֥וּ לָהֶ֖ם כֵּֽן
O zamanda Bünyamin döndü ve Gilead Yaveş kadınlarından yaşattıkları kadınları onlara verdiler; ancak onlara yeterli bulmadılar.
Hezekiel 3:21
·
Tevrat
וְאַתָּ֞ה כִּ֧י הִזְהַרְתּ֣וֹ צַדִּ֗יק לְבִלְתִּ֥י חֲטֹ֛א צַדִּ֖יק וְה֣וּא לֹא־חָטָ֑א חָי֤וֹ יִֽחְיֶה֙ כִּ֣י נִזְהָ֔ר וְאַתָּ֖ה אֶֽת־נַפְשְׁךָ֥ הִצַּֽלְתָּ
Ve sen doğru kişiyi, doğru kişi günah işlemesin diye uyarırsan ve o günah işlemezse, kesinlikle yaşayacaktır, çünkü uyarıldı; ve sen canını kurtardın.
Hezekiel 18:28
·
Tevrat
וַיִּרְאֶ֣ה וַיָּ֔שָׁב מִכָּל־פְּשָׁעָ֖יו אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֑ה חָי֥וֹ יִחְיֶ֖ה לֹ֥א יָמֽוּת
Ve gördü ve yaptığı bütün isyanlarından döndü; kesinlikle yaşayacaktır, ölmeyecektir.
Hezekiel 33:15
·
Tevrat
חֲבֹ֨ל יָשִׁ֤יב רָשָׁע֙ גְּזֵלָ֣ה יְשַׁלֵּ֔ם בְּחֻקּ֤וֹת הַֽחַיִּים֙ הָלַ֔ךְ לְבִלְתִּ֖י עֲשׂ֣וֹת עָ֑וֶל חָי֥וֹ יִֽחְיֶ֖ה לֹ֥א יָמֽוּת
Kötü kişi rehini geri verirse, gasbettiğini öderse, haksızlık yapmamak üzere yaşamın kurallarında yürürse; kesinlikle yaşayacaktır, ölmeyecektir.
Hezekiel 33:16
·
Tevrat
כָּל־חַטֹּאתָיו֙ אֲשֶׁ֣ר חָטָ֔א לֹ֥א תִזָּכַ֖רְנָה ל֑וֹ מִשְׁפָּ֧ט וּצְדָקָ֛ה עָשָׂ֖ה חָי֥וֹ יִֽחְיֶֽה
İşlediği bütün günahları ona hatırlanmayacaktır; adalet ve doğruluk yapmıştır, kesinlikle yaşayacaktır.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 18:9
·
Tevrat
בְּחֻקּוֹתַ֧י יְהַלֵּ֛ךְ וּמִשְׁפָּטַ֥י שָׁמַ֖ר לַעֲשׂ֣וֹת אֱמֶ֑ת צַדִּ֥יק הוּא֙ חָיֹ֣ה יִֽחְיֶ֔ה נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Kurallarımda yürür ve gerçeği yapmak için hükümlerimi tutar; o doğru kişidir, kesinlikle yaşayacaktır, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 18:17
·
Tevrat
מֵעָנִ֞י הֵשִׁ֣יב יָד֗וֹ נֶ֤שֶׁךְ וְתַרְבִּית֙ לֹ֣א לָקָ֔ח מִשְׁפָּטַ֣י עָשָׂ֔ה בְּחֻקּוֹתַ֖י הָלָ֑ךְ ה֗וּא לֹ֥א יָמ֛וּת בַּעֲוֺ֥ן אָבִ֖יו חָיֹ֥ה יִחְיֶֽה
Elini düşkünden geri çekti, faiz ve artış almadı, hükümlerimi yaptı, kurallarımda yürüdü; o babasının suçuyla ölmeyecek, kesinlikle yaşayacaktır.
Hezekiel 18:19
·
Tevrat
וַאֲמַרְתֶּ֕ם מַדֻּ֛עַ לֹא־נָשָׂ֥א הַבֵּ֖ן בַּעֲוֺ֣ן הָאָ֑ב וְהַבֵּ֞ן מִשְׁפָּ֧ט וּצְדָקָ֣ה עָשָׂ֗ה אֵ֣ת כָּל־חֻקּוֹתַ֥י שָׁמַ֛ר וַיַּעֲשֶׂ֥ה אֹתָ֖ם חָיֹ֥ה יִחְיֶֽה
Ve dersiniz: 'Neden oğul babanın suçunu taşımadı?' Ve oğul adalet ve doğruluk yaptı, bütün kurallarımı tuttu ve onları yaptı; kesinlikle yaşayacaktır.
Hezekiel 18:21
·
Tevrat
וְהָרָשָׁ֗ע כִּ֤י יָשׁוּב֙ מִכָּל־חַטֹּאתָיו֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה וְשָׁמַר֙ אֶת־כָּל־חֻקּוֹתַ֔י וְעָשָׂ֥ה מִשְׁפָּ֖ט וּצְדָקָ֑ה חָיֹ֥ה יִחְיֶ֖ה לֹ֥א יָמֽוּת
Ve kötü kişi yaptığı bütün günahlarından dönerse ve bütün kurallarımı tutarsa ve adalet ve doğruluk yaparsa, kesinlikle yaşayacaktır, ölmeyecektir.
Hezekiel 33:13
·
Tevrat
בְּאָמְרִ֤י לַצַּדִּיק֙ חָיֹ֣ה יִֽחְיֶ֔ה וְהֽוּא־בָטַ֥ח עַל־צִדְקָת֖וֹ וְעָ֣שָׂה עָ֑וֶל כָּל־צִדְקֹתָיו֙ לֹ֣א תִזָּכַ֔רְנָה וּבְעַוְל֥וֹ אֲשֶׁר־עָשָׂ֖ה בּ֥וֹ יָמֽוּת
Ben doğru kişiye, 'Kesinlikle yaşayacaktır' dediğimde, o kendi doğruluğuna güvenip haksızlık yaparsa; onun bütün doğrulukları hatırlanmayacak ve yaptığı kendi haksızlığı içinde ölecektir.
Örnek Ayetler (3 / 6)
2. Krallar 8:1
·
Tevrat
וֶאֱלִישָׁ֡ע דִּבֶּ֣ר אֶל־הָאִשָּׁה֩ אֲשֶׁר־הֶחֱיָ֨ה אֶת־בְּנָ֜הּ לֵאמֹ֗ר ק֤וּמִי וּלְכִי֙ אַ֣תְּ וּבֵיתֵ֔ךְ וְג֖וּרִי בַּאֲשֶׁ֣ר תָּג֑וּרִי כִּֽי־קָרָ֤א יְהוָה֙ לָֽרָעָ֔ב וְגַם־בָּ֥א אֶל־הָאָ֖רֶץ שֶׁ֥בַע שָׁנִֽים
Elişa oğlunu dirilttiği kadınla konuştu, diyerek: 'Kalk ve git, sen ve evin; misafir olacağın yerde misafir ol. Çünkü Yahve kıtlığı çağırdı ve ayrıca diyara yedi yıl geldi.'
2. Krallar 8:5
·
Tevrat
וַ֠יְהִי ה֥וּא מְסַפֵּ֣ר לַמֶּלֶךְ֮ אֵ֣ת אֲשֶׁר־הֶחֱיָ֣ה אֶת־הַמֵּת֒ וְהִנֵּ֨ה הָאִשָּׁ֜ה אֲשֶׁר־הֶחֱיָ֤ה אֶת־בְּנָהּ֙ צֹעֶ֣קֶת אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ עַל־בֵּיתָ֖הּ וְעַל־שָׂדָ֑הּ וַיֹּ֤אמֶר גֵּֽחֲזִי֙ אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ זֹ֚את הָֽאִשָּׁ֔ה וְזֶה־בְּנָ֖הּ אֲשֶׁר־הֶחֱיָ֥ה אֱלִישָֽׁע
O, ölüyü dirilttiğini krala anlatırken, ve işte oğlunu dirilttiği kadın evi ve tarlası için krala feryat ediyordu. Gehazi dedi: 'Efendim kral, bu o kadındır ve bu da Elişa'nın dirilttiği oğludur.'
Yeşu 6:25
·
Tevrat
וְֽאֶת־רָחָ֣ב הַ֠זּוֹנָה וְאֶת־בֵּ֨ית אָבִ֤יהָ וְאֶת־כָּל־אֲשֶׁר־לָהּ֙ הֶחֱיָ֣ה יְהוֹשֻׁ֔עַ וַתֵּ֨שֶׁב֙ בְּקֶ֣רֶב יִשְׂרָאֵ֔ל עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה כִּ֤י הֶחְבִּ֨יאָה֙ אֶת־הַמַּלְאָכִ֔ים אֲשֶׁר־שָׁלַ֥ח יְהוֹשֻׁ֖עַ לְרַגֵּ֥ל אֶת־יְרִיחֽוֹ
Fahişe Rahav'ı, babasının evini ve ona ait olan her şeyi Yeşu yaşattı; ve o bugüne kadar İsrail'in ortasında oturdu, çünkü Yeşu'nun Eriha'yı gözetlemek için gönderdiği elçileri sakladı.
Örnek Ayetler (4)
2. Samuel 8:2
·
Tevrat
וַיַּ֣ךְ אֶת־מוֹאָ֗ב וַֽיְמַדְּדֵ֤ם בַּחֶ֨בֶל֙ הַשְׁכֵּ֣ב אוֹתָ֣ם אַ֔רְצָה וַיְמַדֵּ֤ד שְׁנֵֽי־חֲבָלִים֙ לְהָמִ֔ית וּמְלֹ֥א הַחֶ֖בֶל לְהַחֲי֑וֹת וַתְּהִ֤י מוֹאָב֙ לְדָוִ֔ד לַעֲבָדִ֖ים נֹשְׂאֵ֥י מִנְחָֽה
Moav'ı da vurdu ve onları yere yatırarak iple ölçtü; öldürmek için iki ip ve yaşatmak için ip dolusu ölçtü. Böylece Moav Davut'a sunu taşıyan kullar oldu.
Yeşaya 57:15
·
Tevrat
כִּי֩ כֹ֨ה אָמַ֜ר רָ֣ם וְנִשָּׂ֗א שֹׁכֵ֥ן עַד֙ וְקָד֣וֹשׁ שְׁמ֔וֹ מָר֥וֹם וְקָד֖וֹשׁ אֶשְׁכּ֑וֹן וְאֶת־דַּכָּא֙ וּשְׁפַל־ר֔וּחַ לְהַחֲיוֹת֙ ר֣וּחַ שְׁפָלִ֔ים וּֽלְהַחֲי֖וֹת לֵ֥ב נִדְכָּאִֽים
Çünkü sonsuzlukta oturan ve ismi kutsal olan, yüce ve kalkık olan şöyle dedi: Yüksekte ve kutsal yerde otururum; ve alçakgönüllülerin ruhunu yaşatmak ve ezilmişlerin kalbini yaşatmak için ezilmiş ve alçakgönüllü olanla birlikteyim.
Yaratılış 6:20
·
Tevrat
מֵהָע֣וֹף לְמִינֵ֗הוּ וּמִן־הַבְּהֵמָה֙ לְמִינָ֔הּ מִכֹּ֛ל רֶ֥מֶשׂ הָֽאֲדָמָ֖ה לְמִינֵ֑הוּ שְׁנַ֧יִם מִכֹּ֛ל יָבֹ֥אוּ אֵלֶ֖יךָ לְהַֽחֲיֽוֹת
Kuşlardan türüne göre, hayvanlardan türüne göre, toprağın her sürüngecinden türüne göre; hayatta tutmak için her birinden ikişer tane sana gelecekler.
Yaratılış 19:19
·
Tevrat
הִנֵּה־נָ֠א מָצָ֨א עַבְדְּךָ֣ חֵן֮ בְּעֵינֶיךָ֒ וַתַּגְדֵּ֣ל חַסְדְּךָ֗ אֲשֶׁ֤ר עָשִׂ֨יתָ֙ עִמָּדִ֔י לְהַחֲי֖וֹת אֶת־נַפְשִׁ֑י וְאָנֹכִ֗י לֹ֤א אוּכַל֙ לְהִמָּלֵ֣ט הָהָ֔רָה פֶּן־תִּדְבָּקַ֥נִי הָרָעָ֖ה וָמַֽתִּי
İşte, kulun senin gözlerinde lütuf buldu ve canımı yaşatmak için bana yaptığın merhametini büyüttün; ama ben dağa kaçamam, yoksa kötülük bana yapışır ve ölürüm.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 38:20
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר יִרְמְיָ֖הוּ לֹ֣א יִתֵּ֑נוּ שְֽׁמַֽע־נָ֣א בְּק֣וֹל יְהוָ֗ה לַאֲשֶׁ֤ר אֲנִי֙ דֹּבֵ֣ר אֵלֶ֔יךָ וְיִ֥יטַב לְךָ֖ וּתְחִ֥י נַפְשֶֽׁךָ
Yeremya dedi: 'Vermeyecekler. Lütfen sana konuştuğum şeyde Yahve'nin sesini dinle; böylece senin için iyi olur ve canın yaşar.'
Yeşaya 55:3
·
Tevrat
הַטּ֤וּ אָזְנְכֶם֙ וּלְכ֣וּ אֵלַ֔י שִׁמְע֖וּ וּתְחִ֣י נַפְשְׁכֶ֑ם וְאֶכְרְתָ֤ה לָכֶם֙ בְּרִ֣ית עוֹלָ֔ם חַֽסְדֵ֥י דָוִ֖ד הַנֶּאֱמָנִֽים
Kulağınızı eğin ve bana gelin; dinleyin ve canınız yaşasın; ve sizinle sonsuz bir antlaşma, Davut'un güvenilir sadakatlerini yapacağım.
Yaratılış 19:20
·
Tevrat
הִנֵּה־נָ֠א הָעִ֨יר הַזֹּ֧את קְרֹבָ֛ה לָנ֥וּס שָׁ֖מָּה וְהִ֣יא מִצְעָ֑ר אִמָּלְטָ֨ה נָּ֜א שָׁ֗מָּה הֲלֹ֥א מִצְעָ֛ר הִ֖וא וּתְחִ֥י נַפְשִֽׁי
İşte, bu şehir oraya kaçmak için yakındır ve o küçüktür; lütfen oraya kaçayım, o küçük değil mi? Böylece canım yaşar.'
Yaratılış 45:27
·
Tevrat
וַיְדַבְּר֣וּ אֵלָ֗יו אֵ֣ת כָּל־דִּבְרֵ֤י יוֹסֵף֙ אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֣ר אֲלֵהֶ֔ם וַיַּרְא֙ אֶת־הָ֣עֲגָל֔וֹת אֲשֶׁר־שָׁלַ֥ח יוֹסֵ֖ף לָשֵׂ֣את אֹת֑וֹ וַתְּחִ֕י ר֖וּחַ יַעֲקֹ֥ב אֲבִיהֶֽם
Ve Yusuf'un onlara konuştuğu bütün sözlerini ona konuştular; ve Yusuf'un onu taşımak için gönderdiği arabaları gördü ve babaları Yakup'un ruhu canlandı.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 33:10
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם אֱמֹר֙ אֶל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל כֵּ֤ן אֲמַרְתֶּם֙ לֵאמֹ֔ר כִּֽי־פְשָׁעֵ֥ינוּ וְחַטֹּאתֵ֖ינוּ עָלֵ֑ינוּ וּבָ֛ם אֲנַ֥חְנוּ נְמַקִּ֖ים וְאֵ֥יךְ נִֽחְיֶֽה
Ve sen İnsanoğlu, İsrail evine söyle, siz şöyle diyerek dediniz: 'İsyanlarımız ve günahlarımız üzerimizdedir ve biz onların içinde eriyoruz; o halde nasıl yaşarız?'
2. Krallar 7:4
·
Tevrat
אִם־אָמַרְנוּ֩ נָב֨וֹא הָעִ֜יר וְהָרָעָ֤ב בָּעִיר֙ וָמַ֣תְנוּ שָׁ֔ם וְאִם־יָשַׁ֥בְנוּ פֹ֖ה וָמָ֑תְנוּ וְעַתָּ֗ה לְכוּ֙ וְנִפְּלָה֙ אֶל־מַחֲנֵ֣ה אֲרָ֔ם אִם־יְחַיֻּ֣נוּ נִֽחְיֶ֔ה וְאִם־יְמִיתֻ֖נוּ וָמָֽתְנוּ
Eğer 'Şehre girelim' dersek, şehirde kıtlık var ve orada ölürüz; ve eğer burada oturursak, yine ölürüz. Şimdi gelin, Aram ordugahına düşelim; eğer bizi yaşatırlarsa yaşarız, ve eğer bizi öldürürlerse ölürüz.
Ağıtlar 4:20
·
Tevrat
ר֤וּחַ אַפֵּ֨ינוּ֙ מְשִׁ֣יחַ יְהוָ֔ה נִלְכַּ֖ד בִּשְׁחִיתוֹתָ֑ם אֲשֶׁ֣ר אָמַ֔רְנוּ בְּצִלּ֖וֹ נִֽחְיֶ֥ה בַגּוֹיִֽם
Burnumuzun nefesi, Yahve'nin meshedilmişi onların çukurlarında yakalandı; ki biz, 'Onun gölgesinde uluslar arasında yaşayacağız' dedik.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 37:5
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה לָעֲצָמ֖וֹת הָאֵ֑לֶּה הִנֵּ֨ה אֲנִ֜י מֵבִ֥יא בָכֶ֛ם ר֖וּחַ וִחְיִיתֶֽם
Efendi Yahve bu kemiklere şöyle dedi: 'İşte ben içinize ruh getiriyorum ve yaşayacaksınız.'
Hezekiel 37:6
·
Tevrat
וְנָתַתִּי֩ עֲלֵיכֶ֨ם גִּדִ֜ים וְֽהַעֲלֵתִ֧י עֲלֵיכֶ֣ם בָּשָׂ֗ר וְקָרַמְתִּ֤י עֲלֵיכֶם֙ ע֔וֹר וְנָתַתִּ֥י בָכֶ֛ם ר֖וּחַ וִחְיִיתֶ֑ם וִידַעְתֶּ֖ם כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Ve üzerinize sinirler koyacağım, üzerinize et getireceğim, üzerinizi deri kaplayacağım, içinize ruh vereceğim ve yaşayacaksınız; ve bileceksiniz ki ben Yahve'yim.
Hezekiel 37:14
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֨י רוּחִ֤י בָכֶם֙ וִחְיִיתֶ֔ם וְהִנַּחְתִּ֥י אֶתְכֶ֖ם עַל־אַדְמַתְכֶ֑ם וִידַעְתֶּ֞ם כִּי־אֲנִ֧י יְהוָ֛ה דִּבַּ֥רְתִּי וְעָשִׂ֖יתִי נְאֻם־יְהוָֽה
Ve içinize ruhumu vereceğim ve yaşayacaksınız, ve sizi toprağınızın üzerine yerleştireceğim; ve bileceksiniz ki ben Yahve konuştum ve yaptım, Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 118:17
·
Tevrat
לֹֽא אָמ֥וּת כִּי־אֶֽחְיֶ֑ה וַ֝אֲסַפֵּ֗ר מַֽעֲשֵׂ֥י יָֽהּ
Ölmeyeceğim, ama yaşayacağım ve Yah'ın işlerini anlatacağım.
Mezmurlar 119:17
·
Tevrat
גְּמֹ֖ל עַֽל־עַבְדְּךָ֥ אֶֽחְיֶ֗ה וְאֶשְׁמְרָ֥ה דְבָרֶֽךָ
Senin kuluna iyilik et, yaşayayım ve senin sözünü koruyayım.
Eyüp 7:16
·
Tevrat
מָ֭אַסְתִּי לֹא־לְעֹלָ֣ם אֶֽחְיֶ֑ה חֲדַ֥ל מִ֝מֶּ֗נִּי כִּי־הֶ֥בֶל יָמָֽי
İğrendim; sonsuza dek yaşamayacağım. Benden vazgeç, çünkü günlerim nefestir.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 138:7
·
Tevrat
אִם־אֵלֵ֤ךְ בְּקֶ֥רֶב צָרָ֗ה תְּחַ֫יֵּ֥נִי עַ֤ל אַ֣ף אֹ֭יְבַי תִּשְׁלַ֣ח יָדֶ֑ךָ וְת֖וֹשִׁיעֵ֣נִי יְמִינֶֽךָ
Sıkıntının ortasında yürüsem de, sen beni yaşatırsın; düşmanlarımın öfkesine karşı elini uzatırsın ve sağ elin beni kurtarır.
Mezmurlar 143:11
·
Tevrat
לְמַֽעַן־שִׁמְךָ֣ יְהוָ֣ה תְּחַיֵּ֑נִי בְּצִדְקָתְךָ֓ תוֹצִ֖יא מִצָּרָ֣ה נַפְשִֽׁי
Adın uğruna Yahve, beni yaşat; doğruluğunla canımı sıkıntıdan çıkar.
Eyüp 33:4
·
Tevrat
רֽוּחַ־אֵ֥ל עָשָׂ֑תְנִי וְנִשְׁמַ֖ת שַׁדַּ֣י תְּחַיֵּֽנִי
Tanrı'nın ruhu beni yaptı, ve Şaddai'nin nefesi bana yaşam verir.
Örnek Ayetler (3)
Amos 5:14
·
Tevrat
דִּרְשׁוּ־ט֥וֹב וְאַל־רָ֖ע לְמַ֣עַן תִּֽחְי֑וּ וִיהִי־כֵ֞ן יְהוָ֧ה אֱלֹהֵֽי־צְבָא֛וֹת אִתְּכֶ֖ם כַּאֲשֶׁ֥ר אֲמַרְתֶּֽם
Yaşamanız için iyiyi arayın ve kötüyü değil; ve dediğiniz gibi Ordular Tanrısı Yahve böylece sizinle olsun.
Yeremya 35:7
·
Tevrat
וּבַ֣יִת לֹֽא־תִבְנ֗וּ וְזֶ֤רַע לֹֽא־תִזְרָ֨עוּ֙ וְכֶ֣רֶם לֹֽא־תִטָּ֔עוּ וְלֹ֥א יִֽהְיֶ֖ה לָכֶ֑ם כִּ֠י בָּאֳהָלִ֤ים תֵּֽשְׁבוּ֙ כָּל־יְמֵיכֶ֔ם לְמַ֨עַן תִּֽחְי֜וּ יָמִ֤ים רַבִּים֙ עַל־פְּנֵ֣י הָאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֖ם גָּרִ֥ים שָֽׁם
Ev inşa etmeyeceksiniz, tohum ekmeyeceksiniz, bağ dikmeyeceksiniz ve bunlara sahip olmayacaksınız; ancak bütün günlerinizde çadırlarda oturacaksınız, öyle ki yabancı olarak kaldığınız toprağın yüzünde çok günler yaşayasınız.
Yasa'nın Tekrarı 4:1
·
Tevrat
וְעַתָּ֣ה יִשְׂרָאֵ֗ל שְׁמַ֤ע אֶל־הַֽחֻקִּים֙ וְאֶל־הַמִּשְׁפָּטִ֔ים אֲשֶׁ֧ר אָֽנֹכִ֛י מְלַמֵּ֥ד אֶתְכֶ֖ם לַעֲשׂ֑וֹת לְמַ֣עַן תִּֽחְי֗וּ וּבָאתֶם֙ וִֽירִשְׁתֶּ֣ם אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֧ר יְהוָ֛ה אֱלֹהֵ֥י אֲבֹתֵיכֶ֖ם נֹתֵ֥ן לָכֶֽם
Ve şimdi İsrail, yaşamanız ve atalarınızın Tanrısı Yahve'nin size veriyor olduğu yeri girip mülk edinmeniz için size yapmayı öğrettiğim kuralları ve hükümleri dinle.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 38:17
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יִרְמְיָ֣הוּ אֶל־צִדְקִיָּ֡הוּ כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָה֩ אֱלֹהֵ֨י צְבָא֜וֹת אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל אִם־יָצֹ֨א תֵצֵ֜א אֶל־שָׂרֵ֤י מֶֽלֶךְ־בָּבֶל֙ וְחָיְתָ֣ה נַפְשֶׁ֔ךָ וְהָעִ֣יר הַזֹּ֔את לֹ֥א תִשָּׂרֵ֖ף בָּאֵ֑שׁ וְחָיִ֖תָה אַתָּ֥ה וּבֵיתֶֽךָ
Yeremya Tsedekiya'ya dedi: 'Ordular Tanrısı, İsrail'in Tanrısı Yahve şöyle diyor: Eğer Babil kralının önderlerine kesinlikle çıkarsan, canın yaşayacak ve bu şehir ateşte yakılmayacak; sen ve evin yaşayacaksınız.
Yaratılış 12:13
·
Tevrat
אִמְרִי־נָ֖א אֲחֹ֣תִי אָ֑תְּ לְמַ֨עַן֙ יִֽיטַב־לִ֣י בַעֲבוּרֵ֔ךְ וְחָיְתָ֥ה נַפְשִׁ֖י בִּגְלָלֵֽךְ
Lütfen, 'Kız kardeşiyim' de, ki senin uğruna bana iyi olsun, ve senin sayende canım yaşasın.