26
Kullanım
2
Lemma
6
Türev
14
Anlam
2 lemma, 6 türev form
Örnek Ayetler (5 / 6)
Daniel 2:38
·
Tevrat
וּבְכָל־דִּ֣י דָֽיְרִ֣ין בְּֽנֵי־אֲ֠נָשָׁא חֵיוַ֨ת בָּרָ֤א וְעוֹף־שְׁמַיָּא֙ יְהַ֣ב בִּידָ֔ךְ וְהַשְׁלְטָ֖ךְ בְּכָלְּה֑וֹן אַנְתְּה־ה֔וּא רֵאשָׁ֖ה דִּ֥י דַהֲבָֽא
Ve insanoğullarının, kır hayvanlarının ve göklerin kuşlarının yaşadığı her yerde, onları senin eline vermiş ve seni hepsine egemen kılmıştır; altından olan baş sensin.
Daniel 4:9
·
Tevrat
עָפְיֵ֤הּ שַׁפִּיר֙ וְאִנְבֵּ֣הּ שַׂגִּ֔יא וּמָז֨וֹן לְכֹ֖לָּא־בֵ֑הּ תְּחֹת֜וֹהִי תַּטְלֵ֣ל חֵיוַ֣ת בָּרָ֗א וּבְעַנְפ֨וֹהִי֙ יְדוּרָן֙ צִפֲּרֵ֣י שְׁמַיָּ֔א וּמִנֵּ֖הּ יִתְּזִ֥ין כָּל־בִּשְׂרָֽא
Onun yaprakları güzeldi ve onun meyvesi çoktu ve herkes için yiyecek ondaydı; kırın hayvanları onun altında gölgelenirdi ve göklerin kuşları onun dallarında otururdu ve her beşer ondan beslenirdi.
Daniel 4:18
·
Tevrat
וְעָפְיֵ֤הּ שַׁפִּיר֙ וְאִנְבֵּ֣הּ שַׂגִּ֔יא וּמָז֨וֹן לְכֹ֖לָּא־בֵ֑הּ תְּחֹת֗וֹהִי תְּדוּר֙ חֵיוַ֣ת בָּרָ֔א וּבְעַנְפ֕וֹהִי יִשְׁכְּנָ֖ן צִפֲּרֵ֥י שְׁמַיָּֽא
Onun yaprakları güzeldi ve onun meyvesi çoktu ve herkes için yiyecek ondaydı; kırın hayvanları onun altında otururdu ve göklerin kuşları onun dallarında barınırdı;
Daniel 4:20
·
Tevrat
וְדִ֣י חֲזָ֣ה מַלְכָּ֡א עִ֣יר וְקַדִּ֣ישׁ נָחִ֣ת מִן־שְׁמַיָּ֡א וְאָמַר֩ גֹּ֨דּוּ אִֽילָנָ֜א וְחַבְּל֗וּהִי בְּרַ֨ם עִקַּ֤ר שָׁרְשׁ֨וֹהִי֙ בְּאַרְעָ֣א שְׁבֻ֔קוּ וּבֶאֱסוּר֙ דִּֽי־פַרְזֶ֣ל וּנְחָ֔שׁ בְּדִתְאָ֖א דִּ֣י בָרָ֑א וּבְטַ֧ל שְׁמַיָּ֣א יִצְטַבַּ֗ע וְעִם־חֵיוַ֤ת בָּרָא֙ חֲלָקֵ֔הּ עַ֛ד דִּֽי־שִׁבְעָ֥ה עִדָּנִ֖ין יַחְלְפ֥וּן עֲלֽוֹהִי
Ve kral göklerden inen ve şöyle diyen bir gözcü ve kutsal biri gördü: 'Ağacı kesin ve onu yok edin; ancak onun köklerinin kütüğünü yerde, kırın otlarının içinde demirden ve tunçtan bir bağla bırakın; göklerin çiyiyle ıslansın ve onun üzerinden yedi vakit geçene kadar onun payı kırın hayvanlarıyla olsun.'
Daniel 4:22
·
Tevrat
וְלָ֣ךְ טָֽרְדִ֣ין מִן־אֲנָשָׁ֡א וְעִם־חֵיוַ֣ת בָּרָא֩ לֶהֱוֵ֨ה מְדֹרָ֜ךְ וְעִשְׂבָּ֥א כְתוֹרִ֣ין לָ֣ךְ יְטַֽעֲמ֗וּן וּמִטַּ֤ל שְׁמַיָּא֙ לָ֣ךְ מְצַבְּעִ֔ין וְשִׁבְעָ֥ה עִדָּנִ֖ין יַחְלְפ֣וּן עֲלָ֑יךְ עַ֣ד דִּֽי־תִנְדַּ֗ע דִּֽי־שַׁלִּ֤יט עִלָּיָא֙ בְּמַלְכ֣וּת אֲנָשָׁ֔א וּלְמַן־דִּ֥י יִצְבֵּ֖א יִתְּנִנַּֽהּ
Seni insanlardan kovacaklar ve senin konutun kırın hayvanlarıyla olacak; sana öküzler gibi ot yedirecekler ve seni göklerin çiyiyle ıslatacaklar; sen Yüce Olan'ın insanların egemenliğinde egemen olduğunu ve onu kime isterse verdiğini bilene kadar senin üzerinden yedi vakit geçecek.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Daniel 4:11
·
Tevrat
קָרֵ֨א בְחַ֜יִל וְכֵ֣ן אָמַ֗ר גֹּ֤דּוּ אִֽילָנָא֙ וְקַצִּ֣צוּ עַנְפ֔וֹהִי אַתַּ֥רוּ עָפְיֵ֖הּ וּבַדַּ֣רוּ אִנְבֵּ֑הּ תְּנֻ֤ד חֵֽיוְתָא֙ מִן־תַּחְתּ֔וֹהִי וְצִפְּרַיָּ֖א מִן־עַנְפֽוֹהִי
Güçle bağırıyordu ve şöyle diyordu: 'Ağacı kesin ve onun dallarını budayın, onun yapraklarını dökün ve onun meyvesini dağıtın; hayvanlar onun altından ve kuşlar onun dallarından kaçsın.'
Daniel 4:12
·
Tevrat
בְּרַ֨ם עִקַּ֤ר שָׁרְשׁ֨וֹהִי֙ בְּאַרְעָ֣א שְׁבֻ֔קוּ וּבֶֽאֱסוּר֙ דִּֽי־פַרְזֶ֣ל וּנְחָ֔שׁ בְּדִתְאָ֖א דִּ֣י בָרָ֑א וּבְטַ֤ל שְׁמַיָּא֙ יִצְטַבַּ֔ע וְעִם־חֵיוְתָ֥א חֲלָקֵ֖הּ בַּעֲשַׂ֥ב אַרְעָֽא
Ancak onun köklerinin kütüğünü yerde, kırın otlarının içinde demirden ve tunçtan bir bağla bırakın; göklerin çiyiyle ıslansın ve onun payı yerin otunda hayvanlarla olsun.
Daniel 5:21
·
Tevrat
וּמִן־בְּנֵי֩ אֲנָשָׁ֨א טְרִ֜יד וְלִבְבֵ֣הּ עִם־חֵיוְתָ֣א שַׁוִּ֗יְו וְעִם־עֲרָֽדַיָּא֙ מְדוֹרֵ֔הּ עִשְׂבָּ֤א כְתוֹרִין֙ יְטַ֣עֲמוּנֵּ֔הּ וּמִטַּ֥ל שְׁמַיָּ֖א גִּשְׁמֵ֣הּ יִצְטַבַּ֑ע עַ֣ד דִּֽי־יְדַ֗ע דִּֽי־שַׁלִּ֞יט אֱלָהָ֤א עִלָּאָה֙ בְּמַלְכ֣וּת אֲנָשָׁ֔א וּלְמַן־דִּ֥י יִצְבֵּ֖ה יְהָקֵ֥ים עֲלַֽהּ
Ve insanların oğullarından kovuldu ve kalbi hayvanlarla bir edildi ve barınağı yaban eşekleriyleydi; ona öküzler gibi ot yedirdiler ve bedeni göklerin çiyiyle ıslandı; ta ki Yüce Tanrı'nın insanların krallığında egemenlik sürdüğünü ve onun üzerine kimi isterse onu diktiğini bilene dek.
Daniel 7:7
·
Tevrat
בָּאתַ֣ר דְּנָה֩ חָזֵ֨ה הֲוֵ֜ית בְּחֶזְוֵ֣י לֵֽילְיָ֗א וַאֲר֣וּ חֵיוָ֣ה רְֽבִיעָאָ֡ה דְּחִילָה֩ וְאֵֽימְתָנִ֨י וְתַקִּיפָ֜א יַתִּ֗ירָא וְשִׁנַּ֨יִן דִּֽי־פַרְזֶ֥ל לַהּ֙ רַבְרְבָ֔ן אָֽכְלָ֣ה וּמַדֱּקָ֔ה וּשְׁאָרָ֖א בְּרַגְלַ֣הּ רָפְסָ֑ה וְהִ֣יא מְשַׁנְּיָ֗ה מִן־כָּל־חֵֽיוָתָא֙ דִּ֣י קָֽדָמַ֔יהּ וְקַרְנַ֥יִן עֲשַׂ֖ר לַֽהּ
Bundan sonra gecenin görümlerinde görüyordum ve işte korkunç ve dehşetli ve çok güçlü dördüncü bir canlı; ve onun demirden büyük dişleri vardı, yiyordu ve eziyordu ve kalanı ayaklarıyla çiğniyordu; ve o önündeki bütün canlılardan farklıydı ve onun on boynuzları vardı.
Daniel 7:11
·
Tevrat
חָזֵ֣ה הֲוֵ֔ית בֵּאדַ֗יִן מִן־קָל֙ מִלַּיָּ֣א רַבְרְבָתָ֔א דִּ֥י קַרְנָ֖א מְמַלֱּלָ֑ה חָזֵ֣ה הֲוֵ֡ית עַד֩ דִּ֨י קְטִילַ֤ת חֵֽיוְתָא֙ וְהוּבַ֣ד גִּשְׁמַ֔הּ וִיהִיבַ֖ת לִיקֵדַ֥ת אֶשָּֽׁא
O zaman boynuzun konuştuğu büyük sözlerin sesinden görüyordum; canlı öldürülene ve onun bedeni yok edilene ve ateşin yanmasına verilene kadar görüyordum.
Örnek Ayetler (3)
Daniel 4:13
·
Tevrat
לִבְבֵהּ֙ מִן־אֲנָשָׁ֣א יְשַׁנּ֔וֹן וּלְבַ֥ב חֵיוָ֖ה יִתְיְהִ֣ב לֵ֑הּ וְשִׁבְעָ֥ה עִדָּנִ֖ין יַחְלְפ֥וּן עֲלֽוֹהִי
Onun kalbi insandan değiştirilsin ve ona bir hayvanın kalbi verilsin; ve onun üzerinden yedi vakit geçsin.
Daniel 7:5
·
Tevrat
וַאֲר֣וּ חֵיוָה֩ אָחֳרִ֨י תִנְיָנָ֜ה דָּמְיָ֣ה לְדֹ֗ב וְלִשְׂטַר־חַד֙ הֳקִמַ֔ת וּתְלָ֥ת עִלְעִ֛ין בְּפֻמַּ֖הּ בֵּ֣ין שִׁנַּ֑הּ וְכֵן֙ אָמְרִ֣ין לַ֔הּ ק֥וּמִֽי אֲכֻ֖לִי בְּשַׂ֥ר שַׂגִּֽיא
Ve işte ayıya benzeyen ikinci başka bir canlı; ve bir tarafa durdu ve ağzında dişlerinin arasında üç kaburga vardı ve ona böyle diyorlardı: 'Kalk, çok et ye.'
Daniel 7:7
·
Tevrat
בָּאתַ֣ר דְּנָה֩ חָזֵ֨ה הֲוֵ֜ית בְּחֶזְוֵ֣י לֵֽילְיָ֗א וַאֲר֣וּ חֵיוָ֣ה רְֽבִיעָאָ֡ה דְּחִילָה֩ וְאֵֽימְתָנִ֨י וְתַקִּיפָ֜א יַתִּ֗ירָא וְשִׁנַּ֨יִן דִּֽי־פַרְזֶ֥ל לַהּ֙ רַבְרְבָ֔ן אָֽכְלָ֣ה וּמַדֱּקָ֔ה וּשְׁאָרָ֖א בְּרַגְלַ֣הּ רָפְסָ֑ה וְהִ֣יא מְשַׁנְּיָ֗ה מִן־כָּל־חֵֽיוָתָא֙ דִּ֣י קָֽדָמַ֔יהּ וְקַרְנַ֥יִן עֲשַׂ֖ר לַֽהּ
Bundan sonra gecenin görümlerinde görüyordum ve işte korkunç ve dehşetli ve çok güçlü dördüncü bir canlı; ve onun demirden büyük dişleri vardı, yiyordu ve eziyordu ve kalanı ayaklarıyla çiğniyordu; ve o önündeki bütün canlılardan farklıydı ve onun on boynuzları vardı.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 7:3
·
Tevrat
וְאַרְבַּ֤ע חֵיוָן֙ רַבְרְבָ֔ן סָלְקָ֖ן מִן־יַמָּ֑א שָׁנְיָ֖ן דָּ֥א מִן־דָּֽא
Ve denizden birbirinden farklı dört büyük canlı çıkıyordu.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 7:6
·
Tevrat
בָּאתַ֨ר דְּנָ֜ה חָזֵ֣ה הֲוֵ֗ית וַאֲר֤וּ אָֽחֳרִי֙ כִּנְמַ֔ר וְלַ֨הּ גַּפִּ֥ין אַרְבַּ֛ע דִּי־ע֖וֹף עַל־גַּבַּ֑הּ וְאַרְבְּעָ֤ה רֵאשִׁין֙ לְחֵ֣יוְתָ֔א וְשָׁלְטָ֖ן יְהִ֥יב לַֽהּ
Bundan sonra görüyordum ve işte pars gibi başka biri; ve sırtında kuşun dört kanatları vardı ve canlıya dört baş ve ona egemenlik verildi.
Örnek Ayetler (3)
Daniel 3:9
·
Tevrat
עֲנוֹ֙ וְאָ֣מְרִ֔ין לִנְבוּכַדְנֶצַּ֖ר מַלְכָּ֑א מַלְכָּ֖א לְעָלְמִ֥ין חֱיִֽי
Yanıt verdiler ve kral Nebukadnessar'a dediler: 'Ey kral, sonsuza dek yaşa.'
Daniel 6:7
·
Tevrat
אֱ֠דַיִן סָרְכַיָּ֤א וַאֲחַשְׁדַּרְפְּנַיָּא֙ אִלֵּ֔ן הַרְגִּ֖שׁוּ עַל־מַלְכָּ֑א וְכֵן֙ אָמְרִ֣ין לֵ֔הּ דָּרְיָ֥וֶשׁ מַלְכָּ֖א לְעָלְמִ֥ין חֱיִֽי
O zaman bu vezirler ve satraplar kralın yanına üşüştüler ve ona şöyle dediler: 'Kral Daryaveş, sonsuza dek yaşa.'
Daniel 6:22
·
Tevrat
אֱדַ֨יִן֙ דָּנִיֶּ֔אל עִם־מַלְכָּ֖א מַלִּ֑ל מַלְכָּ֖א לְעָלְמִ֥ין חֱיִֽי
O zaman Daniel kralla konuştu: 'Ey kral, sonsuza dek yaşa!'
Örnek Ayetler (2)
Daniel 2:4
·
Tevrat
וַֽיְדַבְּר֧וּ הַכַּשְׂדִּ֛ים לַמֶּ֖לֶךְ אֲרָמִ֑ית מַלְכָּא֙ לְעָלְמִ֣ין חֱיִ֔י אֱמַ֥ר חֶלְמָ֛א לְעַבְדָ֖ךְ וּפִשְׁרָ֥א נְחַוֵּֽא
Bunun üzerine Kildaniler krala Aramice konuştular: 'Ey kral, sonsuza dek yaşa! Rüyayı kullarına söyle, biz de yorumunu bildirelim.'
Daniel 5:10
·
Tevrat
מַלְכְּתָ֕א לָקֳבֵ֨ל מִלֵּ֤י מַלְכָּא֙ וְרַבְרְבָנ֔וֹהִי לְבֵ֥ית מִשְׁתְּיָ֖א עַלַּ֑ת עֲנָ֨ת מַלְכְּתָ֜א וַאֲמֶ֗רֶת מַלְכָּא֙ לְעָלְמִ֣ין חֱיִ֔י אַֽל־יְבַהֲלוּךְ֙ רַעְיוֹנָ֔ךְ וְזִיוָ֖יךְ אַל־יִשְׁתַּנּֽוֹ
Kraliçe, kralın ve soylularının sözleri üzerine ziyafet evine girdi; kraliçe yanıt verip dedi: 'Kral, sonsuza dek yaşa; düşüncelerin seni dehşete düşürmesin ve benzin değişmesin.'
Örnek Ayetler (1)
Daniel 5:19
·
Tevrat
וּמִן־רְבוּתָא֙ דִּ֣י יְהַב־לֵ֔הּ כֹּ֣ל עַֽמְמַיָּ֗א אֻמַיָּא֙ וְלִשָּׁ֣נַיָּ֔א הֲו֛וֹ זָיְעִ֥ין וְדָחֲלִ֖ין מִן־קֳדָמ֑וֹהִי דִּֽי־הֲוָ֨ה צָבֵ֜א הֲוָ֣א קָטֵ֗ל וְדִֽי־הֲוָ֤ה צָבֵא֙ הֲוָ֣ה מַחֵ֔א וְדִֽי־הֲוָ֤ה צָבֵא֙ הֲוָ֣ה מָרִ֔ים וְדִֽי־הֲוָ֥ה צָבֵ֖א הֲוָ֥ה מַשְׁפִּֽיל
Ve ona verdiği büyüklükten dolayı bütün halklar, uluslar ve diller onun önünde titriyor ve korkuyorlardı; kimi istediyse öldürdü ve kimi istediyse yaşattı ve kimi istediyse yükseltti ve kimi istediyse alçalttı.