35
Kullanım
1
Lemma
3
Türev
6
Anlam
1 lemma, 3 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
חָזוֹן Lemma | hazon | görü, görü, vizyon, vahiy | İsim | 23 | ||
הֶחָזוֹן | he-hazon | görü, görü, vahiy, görme | İsim | 6 | ||
Örnek Ayetler (5 / 6) Hezekiel 12:27 · Tevrat בֶּן־אָדָ֗ם הִנֵּ֤ה בֵֽית־יִשְׂרָאֵל֙ אֹֽמְרִ֔ים הֶחָז֛וֹן אֲשֶׁר־ה֥וּא חֹזֶ֖ה לְיָמִ֣ים רַבִּ֑ים וּלְעִתִּ֥ים רְחוֹק֖וֹת ה֥וּא נִבָּֽא İnsanoğlu, işte İsrail evi diyor: 'Onun gördüğü görüm çok günler içindir ve o uzak zamanlar için peygamberlik ediyor.' 1. Tarihler 17:15 · Tevrat כְּכֹל֙ הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה וּכְכֹ֖ל הֶחָז֣וֹן הַזֶּ֑ה כֵּ֛ן דִּבֶּ֥ר נָתָ֖ן אֶל־דָּוִֽיד Bütün bu sözlere ve bütün bu görüme göre, Natan Davut'a böylece konuştu. Daniel 8:13 · Tevrat וָאֶשְׁמְעָ֥ה אֶֽחָד־קָד֖וֹשׁ מְדַבֵּ֑ר וַיֹּאמֶר֩ אֶחָ֨ד קָד֜וֹשׁ לַפַּֽלְמוֹנִ֣י הַֽמְדַבֵּ֗ר עַד־מָתַ֞י הֶחָז֤וֹן הַתָּמִיד֙ וְהַפֶּ֣שַׁע שֹׁמֵ֔ם תֵּ֛ת וְקֹ֥דֶשׁ וְצָבָ֖א מִרְמָֽס Ve kutsal birinin konuştuğunu işittim; kutsal biri konuşan o kişiye dedi: 'Sürekli sunu, viran eden isyan, kutsal yerin ve ordunun çiğnenmeye verilmesi görümü ne zamana kadar?' Daniel 8:15 · Tevrat וַיְהִ֗י בִּרְאֹתִ֛י אֲנִ֥י דָנִיֵּ֖אל אֶת־הֶחָז֑וֹן וָאֲבַקְשָׁ֣ה בִינָ֔ה וְהִנֵּ֛ה עֹמֵ֥ד לְנֶגְדִּ֖י כְּמַרְאֵה־גָֽבֶר Ben Daniel görümü gördüğümde ve anlayış aradığımda, işte karşımda bir adam görünümü duruyordu. Daniel 8:17 · Tevrat וַיָּבֹא֙ אֵ֣צֶל עָמְדִ֔י וּבְבֹא֣וֹ נִבְעַ֔תִּי וָאֶפְּלָ֖ה עַל־פָּנָ֑י וַיֹּ֤אמֶר אֵלַי֙ הָבֵ֣ן בֶּן־אָדָ֔ם כִּ֖י לְעֶת־קֵ֥ץ הֶחָזֽוֹן Ve durduğum yerin yanına geldi; geldiğinde dehşete düştüm ve yüzümün üzerine düştüm; ve bana dedi: 'Anla, insanoğlu, çünkü görüm sonun vaktinedir.' | ||||||
בַּחֲזוֹן | bahazon | görüde, görü, vizyon, vahiy | İsim | 5 | ||
מֵֽחָזוֹן | mehazon | -den görü, görü, vahiy, vizyon | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 23)
Hezekiel 7:13
·
Tevrat
כִּ֣י הַמּוֹכֵ֗ר אֶל־הַמִּמְכָּר֙ לֹ֣א יָשׁ֔וּב וְע֥וֹד בַּחַיִּ֖ים חַיָּתָ֑ם כִּֽי־חָז֤וֹן אֶל־כָּל־הֲמוֹנָהּ֙ לֹ֣א יָשׁ֔וּב וְאִ֧ישׁ בַּעֲוֺנ֛וֹ חַיָּת֖וֹ לֹ֥א יִתְחַזָּֽקוּ
Çünkü satan, yaşamları hala yaşamlarda olsa bile satılana dönmeyecek; çünkü görüm onun bütün kalabalığınadır, dönmeyecek; ve adam suçuyla yaşamını güçlendirmeyecek.
Hezekiel 7:26
·
Tevrat
הֹוָ֤ה עַל־הֹוָה֙ תָּב֔וֹא וּשְׁמֻעָ֥ה אֶל־שְׁמוּעָ֖ה תִּֽהְיֶ֑ה וּבִקְשׁ֤וּ חָזוֹן֙ מִנָּבִ֔יא וְתוֹרָה֙ תֹּאבַ֣ד מִכֹּהֵ֔ן וְעֵצָ֖ה מִזְּקֵנִֽים
Felaket üzerine felaket gelecek ve haber üzerine haber olacak; peygamberden görüm arayacaklar, kâhidden yasa ve yaşlılardan öğüt yok olacak.
Hezekiel 12:22
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם מָֽה־הַמָּשָׁ֤ל הַזֶּה֙ לָכֶ֔ם עַל־אַדְמַ֥ת יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר יַֽאַרְכוּ֙ הַיָּמִ֔ים וְאָבַ֖ד כָּל־חָזֽוֹן
İnsanoğlu, İsrail toprağında sizin için olan ve 'Günler uzayacak ve her görüm yok olacak' diyen bu deyiş nedir?
Hezekiel 12:23
·
Tevrat
לָכֵ֞ן אֱמֹ֣ר אֲלֵיהֶ֗ם כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ הִשְׁבַּ֨תִּי֙ אֶת־הַמָּשָׁ֣ל הַזֶּ֔ה וְלֹֽא־יִמְשְׁל֥וּ אֹת֛וֹ ע֖וֹד בְּיִשְׂרָאֵ֑ל כִּ֚י אִם־דַּבֵּ֣ר אֲלֵיהֶ֔ם קָֽרְבוּ֙ הַיָּמִ֔ים וּדְבַ֖ר כָּל־חָזֽוֹן
Bu nedenle onlara de: Efendi Yahve şöyle dedi: Bu deyişi durdurdum ve İsrail'de onu bir daha deyiş olarak söylemeyecekler; ancak onlara söyle: Günler ve her görümün sözü yaklaştı.
Hezekiel 12:24
·
Tevrat
כִּ֠י לֹ֣א יִֽהְיֶ֥ה ע֛וֹד כָּל־חֲז֥וֹן שָׁ֖וְא וּמִקְסַ֣ם חָלָ֑ק בְּת֖וֹךְ בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Çünkü İsrail evinin ortasında bir daha hiçbir boş görüm ve yaltaklanıcı fal olmayacak.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 12:27
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם הִנֵּ֤ה בֵֽית־יִשְׂרָאֵל֙ אֹֽמְרִ֔ים הֶחָז֛וֹן אֲשֶׁר־ה֥וּא חֹזֶ֖ה לְיָמִ֣ים רַבִּ֑ים וּלְעִתִּ֥ים רְחוֹק֖וֹת ה֥וּא נִבָּֽא
İnsanoğlu, işte İsrail evi diyor: 'Onun gördüğü görüm çok günler içindir ve o uzak zamanlar için peygamberlik ediyor.'
1. Tarihler 17:15
·
Tevrat
כְּכֹל֙ הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה וּכְכֹ֖ל הֶחָז֣וֹן הַזֶּ֑ה כֵּ֛ן דִּבֶּ֥ר נָתָ֖ן אֶל־דָּוִֽיד
Bütün bu sözlere ve bütün bu görüme göre, Natan Davut'a böylece konuştu.
Daniel 8:13
·
Tevrat
וָאֶשְׁמְעָ֥ה אֶֽחָד־קָד֖וֹשׁ מְדַבֵּ֑ר וַיֹּאמֶר֩ אֶחָ֨ד קָד֜וֹשׁ לַפַּֽלְמוֹנִ֣י הַֽמְדַבֵּ֗ר עַד־מָתַ֞י הֶחָז֤וֹן הַתָּמִיד֙ וְהַפֶּ֣שַׁע שֹׁמֵ֔ם תֵּ֛ת וְקֹ֥דֶשׁ וְצָבָ֖א מִרְמָֽס
Ve kutsal birinin konuştuğunu işittim; kutsal biri konuşan o kişiye dedi: 'Sürekli sunu, viran eden isyan, kutsal yerin ve ordunun çiğnenmeye verilmesi görümü ne zamana kadar?'
Daniel 8:15
·
Tevrat
וַיְהִ֗י בִּרְאֹתִ֛י אֲנִ֥י דָנִיֵּ֖אל אֶת־הֶחָז֑וֹן וָאֲבַקְשָׁ֣ה בִינָ֔ה וְהִנֵּ֛ה עֹמֵ֥ד לְנֶגְדִּ֖י כְּמַרְאֵה־גָֽבֶר
Ben Daniel görümü gördüğümde ve anlayış aradığımda, işte karşımda bir adam görünümü duruyordu.
Daniel 8:17
·
Tevrat
וַיָּבֹא֙ אֵ֣צֶל עָמְדִ֔י וּבְבֹא֣וֹ נִבְעַ֔תִּי וָאֶפְּלָ֖ה עַל־פָּנָ֑י וַיֹּ֤אמֶר אֵלַי֙ הָבֵ֣ן בֶּן־אָדָ֔ם כִּ֖י לְעֶת־קֵ֥ץ הֶחָזֽוֹן
Ve durduğum yerin yanına geldi; geldiğinde dehşete düştüm ve yüzümün üzerine düştüm; ve bana dedi: 'Anla, insanoğlu, çünkü görüm sonun vaktinedir.'
Örnek Ayetler (4)
Mezmurlar 89:20
·
Tevrat
אָ֤ז דִּבַּ֥רְתָּֽ־בְחָ֡זוֹן לַֽחֲסִידֶ֗יךָ וַתֹּ֗אמֶר שִׁוִּ֣יתִי עֵ֭זֶר עַל־גִּבּ֑וֹר הֲרִימ֖וֹתִי בָח֣וּר מֵעָֽם
O zaman görümde sadıklarına konuştun ve dedin: 'Bir yiğit üzerine yardım koydum; halktan seçilmişi yükselttim.'
2. Tarihler 32:32
·
Tevrat
וְיֶ֛תֶר דִּבְרֵ֥י יְחִזְקִיָּ֖הוּ וַחֲסָדָ֑יו הִנָּ֣ם כְּתוּבִ֗ים בַּחֲז֞וֹן יְשַֽׁעְיָ֤הוּ בֶן־אָמוֹץ֙ הַנָּבִ֔יא עַל־סֵ֥פֶר מַלְכֵי־יְהוּדָ֖ה וְיִשְׂרָאֵֽל
Ve Hizkiya'nın geri kalan işleri ve onun sadakatleri, işte onlar Amots oğlu peygamber Yeşaya'nın görümünde, Yahuda ve İsrail kralları kitabında yazılıdır.
Daniel 8:2
·
Tevrat
וָֽאֶרְאֶה֮ בֶּחָזוֹן֒ וַיְהִי֙ בִּרְאֹתִ֔י וַאֲנִי֙ בְּשׁוּשַׁ֣ן הַבִּירָ֔ה אֲשֶׁ֖ר בְּעֵילָ֣ם הַמְּדִינָ֑ה וָאֶרְאֶה֙ בֶּֽחָז֔וֹן וַאֲנִ֥י הָיִ֖יתִי עַל־אוּבַ֥ל אוּלָֽי
Ve görümde gördüm; gördüğümde Elam eyaletindeki Şuşan kalesindeydim; ve görümde gördüm ve ben Ulay kanalı üzerindeydim.
Daniel 9:21
·
Tevrat
וְע֛וֹד אֲנִ֥י מְדַבֵּ֖ר בַּתְּפִלָּ֑ה וְהָאִ֣ישׁ גַּבְרִיאֵ֡ל אֲשֶׁר֩ רָאִ֨יתִי בֶחָז֤וֹן בַּתְּחִלָּה֙ מֻעָ֣ף בִּיעָ֔ף נֹגֵ֣עַ אֵלַ֔י כְּעֵ֖ת מִנְחַת־עָֽרֶב
Ve ben henüz duada konuşurken, başlangıçta görümde gördüğüm adam Cebrail hızla uçurularak akşam sunusu vaktinde bana dokundu.
Örnek Ayetler (1)
Mika 3:6
·
Tevrat
לָכֵ֞ן לַ֤יְלָה לָכֶם֙ מֵֽחָז֔וֹן וְחָשְׁכָ֥ה לָכֶ֖ם מִקְּסֹ֑ם וּבָ֤אָה הַשֶּׁ֨מֶשׁ֙ עַל־הַנְּבִיאִ֔ים וְקָדַ֥ר עֲלֵיהֶ֖ם הַיּֽוֹם
Bu yüzden görümden sizin için gece ve falcılıktan sizin için karanlık olacak; peygamberlerin üzerine güneş batacak ve onların üzerine gün kararacak.