141
Kullanım
11
Lemma
47
Türev
69
Anlam
11 lemma, 47 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
חֲזָאֵל Lemma | hazael | Hazael, Hazael, Tanrı görür | İsim | 15 | ||
Örnek Ayetler (5 / 15) Amos 1:4 · Tevrat וְשִׁלַּ֥חְתִּי אֵ֖שׁ בְּבֵ֣ית חֲזָאֵ֑ל וְאָכְלָ֖ה אַרְמְנ֥וֹת בֶּן־הֲדָֽד Ve Hazael'in evine ateş göndereceğim ve Ben-Hadat'ın saraylarını yiyecek. 2. Krallar 8:9 · Tevrat וַיֵּ֣לֶךְ חֲזָאֵל֮ לִקְרָאתוֹ֒ וַיִּקַּ֨ח מִנְחָ֤ה בְיָדוֹ֙ וְכָל־ט֣וּב דַּמֶּ֔שֶׂק מַשָּׂ֖א אַרְבָּעִ֣ים גָּמָ֑ל וַיָּבֹא֙ וַיַּעֲמֹ֣ד לְפָנָ֔יו וַיֹּ֗אמֶר בִּנְךָ֨ בֶן־הֲדַ֤ד מֶֽלֶךְ־אֲרָם֙ שְׁלָחַ֤נִי אֵלֶ֨יךָ֙ לֵאמֹ֔ר הַאֶחְיֶ֖ה מֵחֳלִ֥י זֶֽה Hazael onu karşılamaya gitti; eline bir sunu ve Şam'ın bütün iyiliğinden kırk deve yükü aldı. Gelip onun önünde durdu ve dedi: 'Oğlun Aram kralı Ben-Hadat beni sana göndererek dedi: Bu hastalıktan yaşayacak mıyım?' 2. Krallar 8:12 · Tevrat וַיֹּ֣אמֶר חֲזָאֵ֔ל מַדּ֖וּעַ אֲדֹנִ֣י בֹכֶ֑ה וַיֹּ֡אמֶר כִּֽי־יָדַ֡עְתִּי אֵ֣ת אֲשֶׁר־תַּעֲשֶׂה֩ לִבְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל רָעָ֗ה מִבְצְרֵיהֶ֞ם תְּשַׁלַּ֤ח בָּאֵשׁ֙ וּבַחֻֽרֵיהֶם֙ בַּחֶ֣רֶב תַּהֲרֹ֔ג וְעֹלְלֵיהֶ֣ם תְּרַטֵּ֔שׁ וְהָרֹתֵיהֶ֖ם תְּבַקֵּֽעַ Hazael dedi: 'Efendim neden ağlıyor?' O dedi: 'Çünkü İsrail oğullarına yapacağın kötülüğü biliyorum; onların kalelerini ateşe göndereceksin, gençlerini kılıçla öldüreceksin, yavrularını parçalayacaksın ve hamilelerini yaracaksın.' 2. Krallar 9:14 · Tevrat וַיִּתְקַשֵּׁ֗ר יֵה֛וּא בֶּן־יְהוֹשָׁפָ֥ט בֶּן־נִמְשִׁ֖י אֶל־יוֹרָ֑ם וְיוֹרָם֩ הָיָ֨ה שֹׁמֵ֜ר בְּרָמֹ֣ת גִּלְעָ֗ד ה֚וּא וְכָל־יִשְׂרָאֵ֔ל מִפְּנֵ֥י חֲזָאֵ֖ל מֶֽלֶךְ־אֲרָֽם Böylece Nimşi oğlu Yehoşafat oğlu Yehu, Yoram'a karşı komplo kurdu. Yoram ve bütün İsrail, Aram kralı Hazael'e karşı Ramot-Gilat'ı koruyordu. 2. Krallar 9:15 · Tevrat וַיָּשָׁב֩ יְהוֹרָ֨ם הַמֶּ֜לֶךְ לְהִתְרַפֵּ֣א בִיְזְרְעֶ֗אל מִן־הַמַּכִּים֙ אֲשֶׁ֣ר יַכֻּ֣הוּ אֲרַמִּ֔ים בְּהִלָּ֣חֲמ֔וֹ אֶת־חֲזָאֵ֖ל מֶ֣לֶךְ אֲרָ֑ם וַיֹּ֤אמֶר יֵהוּא֙ אִם־יֵ֣שׁ נַפְשְׁכֶ֔ם אַל־יֵצֵ֤א פָלִיט֙ מִן־הָעִ֔יר לָלֶ֖כֶת לְהַגִּ֥יד בְּיִזְרְעֶֽאל Kral Yehoram, Aram kralı Hazael ile savaşırken Aramlıların onu vurduğu yaralardan şifa bulmak için Yizreel'e dönmüştü. Yehu dedi ki: 'Eğer canınız istiyorsa, Yizreel'de bildirmeye gitmek için şehirden kaçan biri çıkmasın.' | ||||||
חֲזָהאֵל | hazael | Hazael, Hazael, Tanrı görür | İsim | 6 | ||
לַֽחֲזָאֵל | la-hazael | Hazael'e, Hazael, Tanrı görür | İsim | 1 | ||
וַֽחֲזָאֵל | vahazael | ve Hazael, Hazael, Tanrı görür | İsim | 1 | ||
הֶֽחָזֶה Lemma | he-hazeh | göğüs, göğüs, ön kısım | İsim | 10 | ||
חֲזֵה | hazeh | gör, görmek, bakmak, algılamak | İsim | 4 | ||
הֶחָזוֹת | he-hazot | görmek, görmek, bakmak, algılamak | İsim | 2 | ||
וַחֲזֵה | va-haze | ve gör, görmek, bakmak, algılamak | İsim | 1 | ||
כַּחֲזֵה | kahazeh | göğüs gibi, göğüs, döş | İsim | 1 | ||
חָזִיתָ Lemma | hazita | gördün, görmek, algılamak, vizyon görmek | Fiil | 10 | ||
חֲזוֹ | hazo | görüsü, görü, vizyon, vahiy | Fiil | 8 | ||
חָזָה | haza | gördü, görmek, bakmak, algılamak | Fiil | 7 | ||
יֶחֱזוּ | yehezu | görecekler, görmek, bakmak, algılamak | Fiil | 3 | ||
יֶֽחֱזֶה | yehezeh | görecek, görmek, bakmak, algılamak | Fiil | 3 | ||
תֶּחֱזֶינָה | tehezeynah | görecekler, görmek, bakmak, görüm görmek | Fiil | 3 | ||
תֶּחֱזוּ | tehezu | göreceksiniz, görmek, bakmak, algılamak | Fiil | 2 | ||
אֶחֱזֶה | eheze | göreceğim, görmek, bakmak, görüm almak | Fiil | 2 | ||
חֲזֵה | hazeh | gör, görmek, bakmak, görüm görmek | Fiil | 2 | ||
חֲזִיתֶם | hazitem | gördünüz, görmek, bakmak, algılamak | Fiil | 2 | ||
אֶֽחֱזֶה | ehezeh | göreceğim, görmek, algılamak, görüm görmek | Fiil | 2 | ||
Örnek Ayetler (5 / 15)
Amos 1:4
·
Tevrat
וְשִׁלַּ֥חְתִּי אֵ֖שׁ בְּבֵ֣ית חֲזָאֵ֑ל וְאָכְלָ֖ה אַרְמְנ֥וֹת בֶּן־הֲדָֽד
Ve Hazael'in evine ateş göndereceğim ve Ben-Hadat'ın saraylarını yiyecek.
2. Krallar 8:9
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ חֲזָאֵל֮ לִקְרָאתוֹ֒ וַיִּקַּ֨ח מִנְחָ֤ה בְיָדוֹ֙ וְכָל־ט֣וּב דַּמֶּ֔שֶׂק מַשָּׂ֖א אַרְבָּעִ֣ים גָּמָ֑ל וַיָּבֹא֙ וַיַּעֲמֹ֣ד לְפָנָ֔יו וַיֹּ֗אמֶר בִּנְךָ֨ בֶן־הֲדַ֤ד מֶֽלֶךְ־אֲרָם֙ שְׁלָחַ֤נִי אֵלֶ֨יךָ֙ לֵאמֹ֔ר הַאֶחְיֶ֖ה מֵחֳלִ֥י זֶֽה
Hazael onu karşılamaya gitti; eline bir sunu ve Şam'ın bütün iyiliğinden kırk deve yükü aldı. Gelip onun önünde durdu ve dedi: 'Oğlun Aram kralı Ben-Hadat beni sana göndererek dedi: Bu hastalıktan yaşayacak mıyım?'
2. Krallar 8:12
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר חֲזָאֵ֔ל מַדּ֖וּעַ אֲדֹנִ֣י בֹכֶ֑ה וַיֹּ֡אמֶר כִּֽי־יָדַ֡עְתִּי אֵ֣ת אֲשֶׁר־תַּעֲשֶׂה֩ לִבְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל רָעָ֗ה מִבְצְרֵיהֶ֞ם תְּשַׁלַּ֤ח בָּאֵשׁ֙ וּבַחֻֽרֵיהֶם֙ בַּחֶ֣רֶב תַּהֲרֹ֔ג וְעֹלְלֵיהֶ֣ם תְּרַטֵּ֔שׁ וְהָרֹתֵיהֶ֖ם תְּבַקֵּֽעַ
Hazael dedi: 'Efendim neden ağlıyor?' O dedi: 'Çünkü İsrail oğullarına yapacağın kötülüğü biliyorum; onların kalelerini ateşe göndereceksin, gençlerini kılıçla öldüreceksin, yavrularını parçalayacaksın ve hamilelerini yaracaksın.'
2. Krallar 9:14
·
Tevrat
וַיִּתְקַשֵּׁ֗ר יֵה֛וּא בֶּן־יְהוֹשָׁפָ֥ט בֶּן־נִמְשִׁ֖י אֶל־יוֹרָ֑ם וְיוֹרָם֩ הָיָ֨ה שֹׁמֵ֜ר בְּרָמֹ֣ת גִּלְעָ֗ד ה֚וּא וְכָל־יִשְׂרָאֵ֔ל מִפְּנֵ֥י חֲזָאֵ֖ל מֶֽלֶךְ־אֲרָֽם
Böylece Nimşi oğlu Yehoşafat oğlu Yehu, Yoram'a karşı komplo kurdu. Yoram ve bütün İsrail, Aram kralı Hazael'e karşı Ramot-Gilat'ı koruyordu.
2. Krallar 9:15
·
Tevrat
וַיָּשָׁב֩ יְהוֹרָ֨ם הַמֶּ֜לֶךְ לְהִתְרַפֵּ֣א בִיְזְרְעֶ֗אל מִן־הַמַּכִּים֙ אֲשֶׁ֣ר יַכֻּ֣הוּ אֲרַמִּ֔ים בְּהִלָּ֣חֲמ֔וֹ אֶת־חֲזָאֵ֖ל מֶ֣לֶךְ אֲרָ֑ם וַיֹּ֤אמֶר יֵהוּא֙ אִם־יֵ֣שׁ נַפְשְׁכֶ֔ם אַל־יֵצֵ֤א פָלִיט֙ מִן־הָעִ֔יר לָלֶ֖כֶת לְהַגִּ֥יד בְּיִזְרְעֶֽאל
Kral Yehoram, Aram kralı Hazael ile savaşırken Aramlıların onu vurduğu yaralardan şifa bulmak için Yizreel'e dönmüştü. Yehu dedi ki: 'Eğer canınız istiyorsa, Yizreel'de bildirmeye gitmek için şehirden kaçan biri çıkmasın.'
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Krallar 8:8
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר הַמֶּ֜לֶךְ אֶל־חֲזָהאֵ֗ל קַ֤ח בְּיָֽדְךָ֙ מִנְחָ֔ה וְלֵ֕ךְ לִקְרַ֖את אִ֣ישׁ הָאֱלֹהִ֑ים וְדָרַשְׁתָּ֨ אֶת־יְהוָ֤ה מֵֽאוֹתוֹ֙ לֵאמֹ֔ר הַאֶחְיֶ֖ה מֵחֳלִ֥י זֶֽה
Kral Hazael'e dedi: 'Eline bir sunu al ve Tanrı adamını karşılamaya git; onun aracılığıyla Yahve'ye danışarak de: Bu hastalıktan yaşayacak mıyım?'
2. Krallar 8:13
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר חֲזָהאֵ֔ל כִּ֣י מָ֤ה עַבְדְּךָ֙ הַכֶּ֔לֶב כִּ֣י יַעֲשֶׂ֔ה הַדָּבָ֥ר הַגָּד֖וֹל הַזֶּ֑ה וַיֹּ֣אמֶר אֱלִישָׁ֔ע הִרְאַ֧נִי יְהוָ֛ה אֹתְךָ֖ מֶ֥לֶךְ עַל־אֲרָֽם
Hazael dedi: 'Köpek olan kulun nedir ki bu büyük şeyi yapsın?' Elişa dedi: 'Yahve bana senin Aram üzerine kral olacağını gösterdi.'
2. Krallar 8:15
·
Tevrat
וַיְהִ֣י מִֽמָּחֳרָ֗ת וַיִּקַּ֤ח הַמַּכְבֵּר֙ וַיִּטְבֹּ֣ל בַּמַּ֔יִם וַיִּפְרֹ֥שׂ עַל־פָּנָ֖יו וַיָּמֹ֑ת וַיִּמְלֹ֥ךְ חֲזָהאֵ֖ל תַּחְתָּֽיו
Ertesi gün örtüyü aldı, suya batırdı ve onun yüzü üzerine serdi; böylece öldü. Ve onun yerine Hazael kral oldu.
2. Krallar 8:28
·
Tevrat
וַיֵּ֜לֶךְ אֶת־יוֹרָ֣ם בֶּן־אַחְאָ֗ב לַמִּלְחָמָ֛ה עִם־חֲזָהאֵ֥ל מֶֽלֶךְ־אֲרָ֖ם בְּרָמֹ֣ת גִּלְעָ֑ד וַיַּכּ֥וּ אֲרַמִּ֖ים אֶת־יוֹרָֽם
Ahav oğlu Yoram ile birlikte Ramot-Gileat'ta Aram kralı Hazael ile savaşa gitti. Aramlılar Yoram'ı vurdu.
2. Krallar 8:29
·
Tevrat
וַיָּשָׁב֩ יוֹרָ֨ם הַמֶּ֜לֶךְ לְהִתְרַפֵּ֣א בְיִזְרְעֶ֗אל מִן־הַמַּכִּים֙ אֲשֶׁ֨ר יַכֻּ֤הוּ אֲרַמִּים֙ בָּֽרָמָ֔ה בְּהִלָּ֣חֲמ֔וֹ אֶת־חֲזָהאֵ֖ל מֶ֣לֶךְ אֲרָ֑ם וַאֲחַזְיָ֨הוּ בֶן־יְהוֹרָ֜ם מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֗ה יָרַ֡ד לִרְא֞וֹת אֶת־יוֹרָ֧ם בֶּן־אַחְאָ֛ב בְּיִזְרְעֶ֖אל כִּֽי־חֹלֶ֥ה הֽוּא
Kral Yoram, Aram kralı Hazael ile savaşırken Rama'da Aramlıların onu vurduğu yaralardan şifa bulmak için Yizreel'e döndü. Yahuda kralı Yehoram oğlu Ahazya, Ahav oğlu Yoram'ı görmek için Yizreel'e indi; çünkü o hastaydı.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 12:19
·
Tevrat
וַיִּקַּ֞ח יְהוֹאָ֣שׁ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֗ה אֵ֣ת כָּל־הַקֳּדָשִׁ֡ים אֲשֶׁר־הִקְדִּ֣ישׁוּ יְהוֹשָׁפָ֣ט וִיהוֹרָם֩ וַאֲחַזְיָ֨הוּ אֲבֹתָ֜יו מַלְכֵ֤י יְהוּדָה֙ וְאֶת־קֳדָשָׁ֔יו וְאֵ֣ת כָּל־הַזָּהָ֗ב הַנִּמְצָ֛א בְּאֹצְר֥וֹת בֵּית־יְהוָ֖ה וּבֵ֣ית הַמֶּ֑לֶךְ וַיִּשְׁלַ֗ח לַֽחֲזָאֵל֙ מֶ֣לֶךְ אֲרָ֔ם וַיַּ֖עַל מֵעַ֥ל יְרוּשָׁלִָֽם
Bunun üzerine Yahuda kralı Yehoaş, ataları Yahuda kralları Yehoşafat, Yehoram ve Ahazya'nın ayırdığı bütün kutsal şeyleri, kendi kutsal şeylerini ve Yahve'nin evinin ve kralın evinin hazinelerinde bulunan bütün altını aldı; ve Aram kralı Hazael'e gönderdi, ve o Yeruşalim'in üzerinden çekildi.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 13:22
·
Tevrat
וַֽחֲזָאֵל֙ מֶ֣לֶךְ אֲרָ֔ם לָחַ֖ץ אֶת־יִשְׂרָאֵ֑ל כֹּ֖ל יְמֵ֥י יְהוֹאָחָֽז
Aram kralı Hazael, Yehoahaz'ın bütün günlerinde İsrail'i sıkıştırdı.
Örnek Ayetler (4 / 10)
Levililer 7:30
·
Tevrat
יָדָ֣יו תְּבִיאֶ֔ינָה אֵ֖ת אִשֵּׁ֣י יְהוָ֑ה אֶת־הַחֵ֤לֶב עַל־הֶֽחָזֶה֙ יְבִיאֶ֔נּוּ אֵ֣ת הֶחָזֶ֗ה לְהָנִ֥יף אֹת֛וֹ תְּנוּפָ֖ה לִפְנֵ֥י יְהוָֽה
Yahve'nin ateş sunularını onun elleri getirecektir; döşü Yahve'nin yüzünün önünde sallamalık sunu olarak sallamak için, döşün üzerindeki yağı getirecektir.
Levililer 7:31
·
Tevrat
וְהִקְטִ֧יר הַכֹּהֵ֛ן אֶת־הַחֵ֖לֶב הַמִּזְבֵּ֑חָה וְהָיָה֙ הֶֽחָזֶ֔ה לְאַהֲרֹ֖ן וּלְבָנָֽיו
Ve kâhin yağı sunakta yakacaktır; ve döş Harun'a ve oğullarına ait olacaktır.
Levililer 8:29
·
Tevrat
וַיִּקַּ֤ח מֹשֶׁה֙ אֶת־הֶ֣חָזֶ֔ה וַיְנִיפֵ֥הוּ תְנוּפָ֖ה לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה מֵאֵ֣יל הַמִּלֻּאִ֗ים לְמֹשֶׁ֤ה הָיָה֙ לְמָנָ֔ה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה
Musa döşü aldı ve onu Yahve'nin önünde sallamalık sunu olarak salladı; atanma koçundan Musa'nın payı oldu, Yahve'nin Musa'ya buyurduğu gibi.
Mısır'dan Çıkış 29:26
·
Tevrat
וְלָקַחְתָּ֣ אֶת־הֶֽחָזֶ֗ה מֵאֵ֤יל הַמִּלֻּאִים֙ אֲשֶׁ֣ר לְאַהֲרֹ֔ן וְהֵנַפְתָּ֥ אֹת֛וֹ תְּנוּפָ֖ה לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְהָיָ֥ה לְךָ֖ לְמָנָֽה
Harun'un atanma koçundan döşü alacaksın ve onu Yahve'nin önünde sallamalık sunu olarak sallayacaksın; o senin payın olacaktır.
Örnek Ayetler (4)
Levililer 7:34
·
Tevrat
כִּי֩ אֶת־חֲזֵ֨ה הַתְּנוּפָ֜ה וְאֵ֣ת שׁ֣וֹק הַתְּרוּמָ֗ה לָקַ֨חְתִּי֙ מֵאֵ֣ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֔ל מִזִּבְחֵ֖י שַׁלְמֵיהֶ֑ם וָאֶתֵּ֣ן אֹ֠תָם לְאַהֲרֹ֨ן הַכֹּהֵ֤ן וּלְבָנָיו֙ לְחָק־עוֹלָ֔ם מֵאֵ֖ת בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Çünkü İsrail oğullarından, esenlik kurbanlarından sallamalık döşü ve bağış budunu aldım; ve onları İsrail oğullarından sonsuz bir kural olarak kâhin Harun'a ve oğullarına verdim.
Levililer 10:14
·
Tevrat
וְאֵת֩ חֲזֵ֨ה הַתְּנוּפָ֜ה וְאֵ֣ת שׁ֣וֹק הַתְּרוּמָ֗ה תֹּֽאכְלוּ֙ בְּמָק֣וֹם טָה֔וֹר אַתָּ֕ה וּבָנֶ֥יךָ וּבְנֹתֶ֖יךָ אִתָּ֑ךְ כִּֽי־חָקְךָ֤ וְחָק־בָּנֶ֨יךָ֙ נִתְּנ֔וּ מִזִּבְחֵ֥י שַׁלְמֵ֖י בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Sallama sunusu göğsünü ve bağış sunusu budunu temiz bir yerde yiyeceksiniz; sen ve seninle birlikte oğulların ve kızların; çünkü onlar İsrail oğullarının esenlik kurbanlarından senin payın ve oğullarının payı olarak verildiler.
Çölde Sayım 6:20
·
Tevrat
וְהֵנִיף֩ אוֹתָ֨ם הַכֹּהֵ֥ן תְּנוּפָה֮ לִפְנֵ֣י יְהוָה֒ קֹ֤דֶשׁ הוּא֙ לַכֹּהֵ֔ן עַ֚ל חֲזֵ֣ה הַתְּנוּפָ֔ה וְעַ֖ל שׁ֣וֹק הַתְּרוּמָ֑ה וְאַחַ֛ר יִשְׁתֶּ֥ה הַנָּזִ֖יר יָֽיִן
Ve kâhin onları Yahve'nin önünde sallamalık sunu olarak sallayacak; o, sallamalık göğsü ve bağış budu ile birlikte kâhin için kutsaldır; ve sonra adanmış şarap içecek.
Mısır'dan Çıkış 29:27
·
Tevrat
וְקִדַּשְׁתָּ֞ אֵ֣ת חֲזֵ֣ה הַתְּנוּפָ֗ה וְאֵת֙ שׁ֣וֹק הַתְּרוּמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר הוּנַ֖ף וַאֲשֶׁ֣ר הוּרָ֑ם מֵאֵיל֙ הַמִּלֻּאִ֔ים מֵאֲשֶׁ֥ר לְאַהֲרֹ֖ן וּמֵאֲשֶׁ֥ר לְבָנָֽיו
Sallanan sallamalık sunu döşünü ve kaldırılan bağış sunusu uyluğunu, Harun'un ve oğullarının atanma koçundan kutsal kılacaksın.
Örnek Ayetler (2)
Levililer 9:20
·
Tevrat
וַיָּשִׂ֥ימוּ אֶת־הַחֲלָבִ֖ים עַל־הֶחָז֑וֹת וַיַּקְטֵ֥ר הַחֲלָבִ֖ים הַמִּזְבֵּֽחָה
Yağları döşlerin üzerine koydular ve yağları sunakta yaktı.
Levililer 9:21
·
Tevrat
וְאֵ֣ת הֶחָז֗וֹת וְאֵת֙ שׁ֣וֹק הַיָּמִ֔ין הֵנִ֧יף אַהֲרֹ֛ן תְּנוּפָ֖ה לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה כַּאֲשֶׁ֖ר צִוָּ֥ה מֹשֶֽׁה
Döşleri ve sağ uyluğu Harun Yahve'nin önünde sallamalık sunu olarak salladı, Musa'nın buyurduğu gibi.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 10:15
·
Tevrat
שׁ֣וֹק הַתְּרוּמָ֞ה וַחֲזֵ֣ה הַתְּנוּפָ֗ה עַ֣ל אִשֵּׁ֤י הַחֲלָבִים֙ יָבִ֔יאוּ לְהָנִ֥יף תְּנוּפָ֖ה לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְהָיָ֨ה לְךָ֜ וּלְבָנֶ֤יךָ אִתְּךָ֙ לְחָק־עוֹלָ֔ם כַּאֲשֶׁ֖ר צִוָּ֥ה יְהוָֽה
Bağış sunusu budunu ve sallama sunusu göğsünü, Yahve'nin önünde sallama sunusu olarak sallamak için yağların ateş sunularıyla birlikte getirecekler; ve Yahve'nin emrettiği gibi, senin ve seninle birlikte oğullarının sonsuz payı olacak.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 18:18
·
Tevrat
וּבְשָׂרָ֖ם יִהְיֶה־לָּ֑ךְ כַּחֲזֵ֧ה הַתְּנוּפָ֛ה וּכְשׁ֥וֹק הַיָּמִ֖ין לְךָ֥ יִהְיֶֽה
Ve onların eti senin olacak; sallamalık göğsü gibi ve sağ budu gibi senin olacak.
Örnek Ayetler (3 / 10)
Yeşaya 57:8
·
Tevrat
וְאַחַ֤ר הַדֶּ֨לֶת֙ וְהַמְּזוּזָ֔ה שַׂ֖מְתְּ זִכְרוֹנֵ֑ךְ כִּ֣י מֵאִתִּ֞י גִּלִּ֣ית וַֽתַּעֲלִ֗י הִרְחַ֤בְתְּ מִשְׁכָּבֵךְ֙ וַתִּכְרָת־לָ֣ךְ מֵהֶ֔ם אָהַ֥בְתְּ מִשְׁכָּבָ֖ם יָ֥ד חָזִֽית
Ve kapının ve sövenin arkasına anını koydun; çünkü benden ayrılıp açıldın ve çıktın, yatağını genişlettin ve onlardan kendine antlaşma kestin, onların yatağını sevdin, el gördün.
Süleyman'ın Özdeyişleri 22:29
·
Tevrat
חָזִ֡יתָ אִ֤ישׁ מָ֘הִ֤יר בִּמְלַאכְתּ֗וֹ לִֽפְנֵֽי־מְלָכִ֥ים יִתְיַצָּ֑ב בַּל־יִ֝תְיַצֵּב לִפְנֵ֥י חֲשֻׁכִּֽים
İşinde becerikli bir adam gördün mü? Kralların önünde duracaktır; önemsiz kişilerin önünde durmayacaktır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 29:20
·
Tevrat
חָזִ֗יתָ אִ֭ישׁ אָ֣ץ בִּדְבָרָ֑יו תִּקְוָ֖ה לִכְסִ֣יל מִמֶּֽנּוּ
Sözlerinde acele eden bir adam gördün mü? Akılsız için ondan daha çok umut vardır.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 13:6
·
Tevrat
חָ֤זוּ שָׁוְא֙ וְקֶ֣סֶם כָּזָ֔ב הָאֹֽמְרִים֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וַֽיהוָ֖ה לֹ֣א שְׁלָחָ֑ם וְיִֽחֲל֖וּ לְקַיֵּ֥ם דָּבָֽר
Boş görüm gördüler ve yalan fal baktılar; Yahve onları göndermediği halde 'Yahve'nin bildirisidir' diyorlar ve sözün gerçekleşmesini umuyorlar.
Yeşaya 30:10
·
Tevrat
אֲשֶׁ֨ר אָמְר֤וּ לָֽרֹאִים֙ לֹ֣א תִרְא֔וּ וְלַ֣חֹזִ֔ים לֹ֥א תֶחֱזוּ־לָ֖נוּ נְכֹח֑וֹת דַּבְּרוּ־לָ֣נוּ חֲלָק֔וֹת חֲז֖וּ מַהֲתַלּֽוֹת
Ki görenlere dediler: 'Görmeyin'; ve görüm görenlere: 'Bize doğruları görüm görmeyin, bize okşayıcı sözler konuşun, aldatmacalar görüm görün'.
Zekeriya 10:2
·
Tevrat
כִּ֧י הַתְּרָפִ֣ים דִּבְּרוּ־אָ֗וֶן וְהַקּֽוֹסְמִים֙ חָ֣זוּ שֶׁ֔קֶר וַֽחֲלֹמוֹת֙ הַשָּׁ֣וא יְדַבֵּ֔רוּ הֶ֖בֶל יְנַֽחֵמ֑וּן עַל־כֵּן֙ נָסְע֣וּ כְמוֹ־צֹ֔אן יַעֲנ֖וּ כִּֽי־אֵ֥ין רֹעֶֽה
Çünkü terafimler kötülük konuştu ve falcılar yalan gördü ve boş düşler konuşuyorlar, boşuna teselli ediyorlar; bu yüzden sürü gibi göçtüler, çoban olmadığı için sıkıntı çekiyorlar.
Mezmurlar 46:9
·
Tevrat
לְֽכוּ־חֲ֭זוּ מִפְעֲל֣וֹת יְהוָ֑ה אֲשֶׁר־שָׂ֖ם שַׁמּ֣וֹת בָּאָֽרֶץ
Gidin, Yahve'nin işlerini görün; ki yerde yıkımlar yaptı.
Mezmurlar 58:9
·
Tevrat
כְּמ֣וֹ שַׁ֭בְּלוּל תֶּ֣מֶס יַהֲלֹ֑ךְ נֵ֥פֶל אֵ֝֗שֶׁת בַּל־חָ֥זוּ שָֽׁמֶשׁ
Eriyerek giden salyangoz gibi, kadının güneşi görmemiş düşüğü gibi olsunlar.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Amos 1:1
·
Tevrat
דִּבְרֵ֣י עָמ֔וֹס אֲשֶׁר־הָיָ֥ה בַנֹּקְדִ֖ים מִתְּק֑וֹעַ אֲשֶׁר֩ חָזָ֨ה עַל־יִשְׂרָאֵ֜ל בִּימֵ֣י עֻזִיָּ֣ה מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֗ה וּבִימֵ֞י יָרָבְעָ֤ם בֶּן־יוֹאָשׁ֙ מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֔ל שְׁנָתַ֖יִם לִפְנֵ֥י הָרָֽעַשׁ
Yahuda kralı Uzziya günlerinde ve İsrail kralı Yoaş oğlu Yarovam günlerinde, depremden iki yıl önce İsrail hakkında gören, Tekoa'dan çobanlar arasında olan Amos'un sözleri.
Yeşaya 1:1
·
Tevrat
חֲזוֹן֙ יְשַֽׁעְיָ֣הוּ בֶן־אָמ֔וֹץ אֲשֶׁ֣ר חָזָ֔ה עַל־יְהוּדָ֖ה וִירוּשָׁלִָ֑ם בִּימֵ֨י עֻזִּיָּ֧הוּ יוֹתָ֛ם אָחָ֥ז יְחִזְקִיָּ֖הוּ מַלְכֵ֥י יְהוּדָֽה
Amots oğlu Yeşaya'nın görüntüsü, ki Yahuda ve Yeruşalim hakkında gördü, Yahuda kralları Uzziya, Yotam, Ahaz, Hizkiya günlerinde.
Yeşaya 2:1
·
Tevrat
הַדָּבָר֙ אֲשֶׁ֣ר חָזָ֔ה יְשַֽׁעְיָ֖הוּ בֶּן־אָמ֑וֹץ עַל־יְהוּדָ֖ה וִירוּשָׁלִָֽם
Amots oğlu Yeşaya'nın Yahuda ve Yeruşalim hakkında gördüğü söz:
Yeşaya 13:1
·
Tevrat
מַשָּׂ֖א בָּבֶ֑ל אֲשֶׁ֣ר חָזָ֔ה יְשַׁעְיָ֖הוּ בֶּן־אָמֽוֹץ
Amots oğlu Yeşaya'nın gördüğü Babil bildirisi.
Mika 1:1
·
Tevrat
דְּבַר־יְהוָ֣ה אֲשֶׁ֣ר הָיָ֗ה אֶל־מִיכָה֙ הַמֹּ֣רַשְׁתִּ֔י בִּימֵ֥י יוֹתָ֛ם אָחָ֥ז יְחִזְקִיָּ֖ה מַלְכֵ֣י יְהוּדָ֑ה אֲשֶׁר־חָזָ֥ה עַל־שֹׁמְר֖וֹן וִירֽוּשָׁלִָֽם
Yahuda kralları Yotam, Ahaz ve Hizkiya günlerinde Moreşetli Mika'ya gelen, Samiriye ve Yeruşalim üzerine gördüğü Yahve'nin sözü.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 26:11
·
Tevrat
יְהוָ֛ה רָ֥מָה יָדְךָ֖ בַּל־יֶחֱזָי֑וּן יֶחֱז֤וּ וְיֵבֹ֨שׁוּ֙ קִנְאַת־עָ֔ם אַף־אֵ֖שׁ צָרֶ֥יךָ תֹאכְלֵֽם
Yahve, elin kalkmıştır, görmezler; halkın gayretini görsünler ve utansınlar; ayrıca düşmanlarının ateşi onları yiyecek.
Mezmurlar 11:4
·
Tevrat
יְהוָ֤ה בְּֽהֵ֘יכַ֤ל קָדְשׁ֗וֹ יְהוָה֮ בַּשָּׁמַ֪יִם כִּ֫סְא֥וֹ עֵינָ֥יו יֶחֱז֑וּ עַפְעַפָּ֥יו יִ֝בְחֲנ֗וּ בְּנֵ֣י אָדָֽם
Yahve kutsal tapınağındadır; Yahve'nin tahtı göklerdedir, gözleri görür, göz kapakları insan oğullarını sınar.
Mezmurlar 11:7
·
Tevrat
כִּֽי־צַדִּ֣יק יְ֭הוָה צְדָק֣וֹת אָהֵ֑ב יָ֝שָׁ֗ר יֶחֱז֥וּ פָנֵֽימוֹ
Çünkü Yahve doğrudur, doğrulukları sevdi; dürüst kişi onun yüzünü görecek.
Örnek Ayetler (3)
Eyüp 8:17
·
Tevrat
עַל־גַּ֭ל שָֽׁרָשָׁ֣יו יְסֻבָּ֑כוּ בֵּ֖ית אֲבָנִ֣ים יֶחֱזֶֽה
Kökleri yığın üzerine dolanır, taşların evini görür.
Çölde Sayım 24:4
·
Tevrat
נְאֻ֕ם שֹׁמֵ֖עַ אִמְרֵי־אֵ֑ל אֲשֶׁ֨ר מַחֲזֵ֤ה שַׁדַּי֙ יֶֽחֱזֶ֔ה נֹפֵ֖ל וּגְל֥וּי עֵינָֽיִם
Tanrı'nın sözlerini işitenin bildirisidir, ki Şaddai'nin görümünü görür, düşerken ve gözleri açık:
Çölde Sayım 24:16
·
Tevrat
נְאֻ֗ם שֹׁמֵ֨עַ֙ אִמְרֵי־אֵ֔ל וְיֹדֵ֖עַ דַּ֣עַת עֶלְי֑וֹן מַחֲזֵ֤ה שַׁדַּי֙ יֶֽחֱזֶ֔ה נֹפֵ֖ל וּגְל֥וּי עֵינָֽיִם
Tanrı'nın sözlerini işitenin ve Yüce Olan'ın bilgisini bilenin bildirisidir, ki Şaddai'nin görümünü görür, düşerken ve gözleri açık:
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 13:23
·
Tevrat
לָכֵ֗ן שָׁ֚וְא לֹ֣א תֶחֱזֶ֔ינָה וְקֶ֖סֶם לֹא־תִקְסַ֣מְנָה ע֑וֹד וְהִצַּלְתִּ֤י אֶת־עַמִּי֙ מִיֶּדְכֶ֔ן וִֽידַעְתֶּ֖ן כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Bu nedenle artık boşluk görmeyeceksiniz ve fal bakmayacaksınız ve halkımı elinizden kurtaracağım; ve benim Yahve olduğumu bileceksiniz.
Yeşaya 33:17
·
Tevrat
מֶ֥לֶךְ בְּיָפְי֖וֹ תֶּחֱזֶ֣ינָה עֵינֶ֑יךָ תִּרְאֶ֖ינָה אֶ֥רֶץ מַרְחַקִּֽים
Gözlerin kralı güzelliği içinde görecek; uzak mesafelerin yerini görecekler.
Mezmurlar 17:2
·
Tevrat
מִ֭לְּפָנֶיךָ מִשְׁפָּטִ֣י יֵצֵ֑א עֵ֝ינֶ֗יךָ תֶּחֱזֶ֥ינָה מֵישָׁרִֽים
Hükmüm senin yüzünden çıksın; gözlerin doğruluğu görsün.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 30:10
·
Tevrat
אֲשֶׁ֨ר אָמְר֤וּ לָֽרֹאִים֙ לֹ֣א תִרְא֔וּ וְלַ֣חֹזִ֔ים לֹ֥א תֶחֱזוּ־לָ֖נוּ נְכֹח֑וֹת דַּבְּרוּ־לָ֣נוּ חֲלָק֔וֹת חֲז֖וּ מַהֲתַלּֽוֹת
Ki görenlere dediler: 'Görmeyin'; ve görüm görenlere: 'Bize doğruları görüm görmeyin, bize okşayıcı sözler konuşun, aldatmacalar görüm görün'.
Ezgiler Ezgisi 7:1
·
Tevrat
שׁ֤וּבִי שׁ֨וּבִי֙ הַשּׁ֣וּלַמִּ֔ית שׁ֥וּבִי שׁ֖וּבִי וְנֶחֱזֶה־בָּ֑ךְ מַֽה־תֶּחֱזוּ֙ בַּשּׁ֣וּלַמִּ֔ית כִּמְחֹלַ֖ת הַֽמַּחֲנָֽיִם
Dön, dön, ey Şulamlı, dön, dön de sana bakalım. Şulamlı'da ne göreceksiniz? Mahanaim dansı gibi.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 17:15
·
Tevrat
אֲנִ֗י בְּ֭צֶדֶק אֶחֱזֶ֣ה פָנֶ֑יךָ אֶשְׂבְּעָ֥ה בְ֝הָקִ֗יץ תְּמוּנָתֶֽךָ
Ben doğrulukla yüzünü göreceğim; uyanınca senin suretinle doyacağım.
Eyüp 34:32
·
Tevrat
בִּלְעֲדֵ֣י אֶ֭חֱזֶה אַתָּ֣ה הֹרֵ֑נִי אִֽם־עָ֥וֶל פָּ֝עַ֗לְתִּי לֹ֣א אֹסִֽיף
Gördüğümün dışında sen bana öğret; eğer haksızlık yaptıysam bir daha eklemeyeceğim.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 33:20
·
Tevrat
חֲזֵ֣ה צִיּ֔וֹן קִרְיַ֖ת מֽוֹעֲדֵ֑נוּ עֵינֶיךָ֩ תִרְאֶ֨ינָה יְרוּשָׁלִַ֜ם נָוֶ֣ה שַׁאֲנָ֗ן אֹ֤הֶל בַּל־יִצְעָן֙ בַּל־יִסַּ֤ע יְתֵֽדֹתָיו֙ לָנֶ֔צַח וְכָל־חֲבָלָ֖יו בַּל־יִנָּתֵֽקוּ
Buluşmalarımızın şehri Siyon'a bak; gözlerin Yeruşalim'i, rahat yurdu, sökülmeyecek çadırı görecek; kazıkları sonsuza dek çıkarılmayacak ve hiçbir ipi koparılmayacak.
Yeşaya 48:6
·
Tevrat
שָׁמַ֤עְתָּֽ חֲזֵה֙ כֻּלָּ֔הּ וְאַתֶּ֖ם הֲל֣וֹא תַגִּ֑ידוּ הִשְׁמַעְתִּ֤יךָ חֲדָשׁוֹת֙ מֵעַ֔תָּה וּנְצֻר֖וֹת וְלֹ֥א יְדַעְתָּֽם
İşittin, hepsine bak; ve siz bildirmeyecek misiniz? Şimdiden sana yenileri ve onları bilmediğin gizli olanları işittirdim.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 13:7
·
Tevrat
הֲל֤וֹא מַֽחֲזֵה־שָׁוְא֙ חֲזִיתֶ֔ם וּמִקְסַ֥ם כָּזָ֖ב אֲמַרְתֶּ֑ם וְאֹֽמְרִים֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וַאֲנִ֖י לֹ֥א דִבַּֽרְתִּי
Boş görüm görmediniz mi ve yalan fal söylemediniz mi? Ve ben konuşmadığım halde 'Yahve'nin bildirisidir' diyorsunuz.
Eyüp 27:12
·
Tevrat
הֵן־אַתֶּ֣ם כֻּלְּכֶ֣ם חֲזִיתֶ֑ם וְלָמָּה־זֶּ֝֗ה הֶ֣בֶל תֶּהְבָּֽלוּ
İşte siz hepiniz gördünüz; ve neden böyle boşlukla boş oluyorsunuz?
Örnek Ayetler (2)
Eyüp 19:26
·
Tevrat
וְאַחַ֣ר ע֭וֹרִֽי נִקְּפוּ־זֹ֑את וּ֝מִבְּשָׂרִ֗י אֶֽחֱזֶ֥ה אֱלֽוֹהַּ
Ve derim böyle parçalandıktan sonra, etimden Tanrı'yı göreceğim.
Eyüp 19:27
·
Tevrat
אֲשֶׁ֤ר אֲנִ֨י אֶֽחֱזֶה־לִּ֗י וְעֵינַ֣י רָא֣וּ וְלֹא־זָ֑ר כָּל֖וּ כִלְיֹתַ֣י בְּחֵקִֽי
Ki ben kendim için göreceğim ve gözlerim görecek, bir yabancı değil; bağrımda böbreklerim tükendi.