146
Kullanım
8
Lemma
32
Türev
48
Anlam
8 lemma, 32 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
הַֽחוֹמָה Lemma | ha-homa | duvar, duvar, sur | İsim | 30 | ||
Örnek Ayetler (4 / 30) 2. Samuel 11:20 · Tevrat וְהָיָ֗ה אִֽם־תַּעֲלֶה֙ חֲמַ֣ת הַמֶּ֔לֶךְ וְאָמַ֣ר לְךָ֔ מַדּ֛וּעַ נִגַּשְׁתֶּ֥ם אֶל־הָעִ֖יר לְהִלָּחֵ֑ם הֲל֣וֹא יְדַעְתֶּ֔ם אֵ֥ת אֲשֶׁר־יֹר֖וּ מֵעַ֥ל הַחוֹמָֽה 'Eğer kralın öfkesi yükselirse ve sana derse: Savaşmak için şehre neden yaklaştınız? Duvarın üzerinden atacaklarını bilmiyor muydunuz?' 2. Samuel 11:21 · Tevrat מִֽי־הִכָּ֞ה אֶת־אֲבִימֶ֣לֶךְ בֶּן־יְרֻבֶּ֗שֶׁת הֲלֽוֹא־אִשָּׁ֡ה הִשְׁלִ֣יכָה עָלָיו֩ פֶּ֨לַח רֶ֜כֶב מֵעַ֤ל הַֽחוֹמָה֙ וַיָּ֣מָת בְּתֵבֵ֔ץ לָ֥מָּה נִגַּשְׁתֶּ֖ם אֶל־הַֽחוֹמָ֑ה וְאָ֣מַרְתָּ֔ גַּ֗ם עַבְדְּךָ֛ אוּרִיָּ֥ה הַחִתִּ֖י מֵֽת 'Yerubbeşet'in oğlu Abimelek'i kim vurdu? Bir kadın duvarın üzerinden onun üzerine bir değirmen taşı atmadı mı ve o Tevets'te ölmedi mi? Duvara neden yaklaştınız?' O zaman diyeceksin: 'Kulun Hititli Uriya da öldü.' 2. Samuel 11:24 · Tevrat וַיֹּר֨וּ הַמּוֹרִ֤ים אֶל־עֲבָדֶ֨ךָ֙ מֵעַ֣ל הַחוֹמָ֔ה וַיָּמ֖וּתוּ מֵעַבְדֵ֣י הַמֶּ֑לֶךְ וְגַ֗ם עַבְדְּךָ֛ אוּרִיָּ֥ה הַחִתִּ֖י מֵֽת Atıcılar duvarın üzerinden kullarına attılar; kralın kullarından ölenler oldu ve kulun Hititli Uriya da öldü. 2. Samuel 18:24 · Tevrat וְדָוִ֥ד יוֹשֵׁ֖ב בֵּין־שְׁנֵ֣י הַשְּׁעָרִ֑ים וַיֵּ֨לֶךְ הַצֹּפֶ֜ה אֶל־גַּ֤ג הַשַּׁ֨עַר֙ אֶל־הַ֣חוֹמָ֔ה וַיִּשָּׂ֤א אֶת־עֵינָיו֙ וַיַּ֔רְא וְהִנֵּה־אִ֖ישׁ רָ֥ץ לְבַדּֽוֹ Davut iki kapı arasında oturuyordu; gözcü duvardaki kapının damına gitti, gözlerini kaldırdı ve gördü, ve işte, tek başına koşan bir adam vardı. | ||||||
חוֹמַת | homat | duvarının, duvar, sur, koruma | İsim | 20 | ||
חוֹמָה | homa | koruyan, koruyan, duvar, surlar | İsim | 15 | ||
בְּחוֹמַת | be-homat | korumasında, korumak, duvar, sur | İsim | 8 | ||
בַּחוֹמָה | ba-homa | duvarda, duvar, sur | İsim | 6 | ||
לַחוֹמָה | la-homa | sura, sur, duvar, koruma | İsim | 5 | ||
הַחֹמָה | ha-homa | duvar, duvar, sur, koruma | İsim | 4 | ||
חֽוֹמוֹתַיִךְ | homotayih | senin duvarların, duvar, sur, koruma | Zamir | 4 | ||
חֹמָה | homa | duvar, duvar, sur, koruma | İsim | 4 | ||
חֹמוֹת | homot | duvarlar, duvar, sur, koruma | İsim | 4 | ||
הַחֹמֹתַיִם | ha-homotayim | iki duvar, duvar, sur, koruma | İsim | 4 | ||
חוֹמֹתֶיךָ | homoteykha | duvarların, duvar, sur, koruma | Zamir | 4 | ||
חוֹמוֹת | homot | duvarlar, duvar, sur | İsim | 3 | ||
חוֹמֹתֶיהָ | homoteyha | onun duvarları, duvar, sur, koruma | Zamir | 2 | ||
חוֹמָתָֽהּ | homatah | onun duvarı, duvar, sur | Zamir | 2 | ||
חֹמֹתֶיךָ | homoteykha | surların, sur, duvar, koruma | Zamir | 2 | ||
וּכְחוֹמָה | ukhehoma | ve duvar gibi, duvar, sur | İsim | 1 | ||
וּבְחֽוֹמֹתַי | u-ve-homotay | ve duvarlarımda, duvar, sur | Zamir | 1 | ||
הַחֹמֽוֹת | ha-homot | surlar, duvar, sur | İsim | 1 | ||
בְּחֹֽמוֹתָיִךְ | behomotayikh | duvarlarında, duvar, sur, koruma | Zamir | 1 | ||
Örnek Ayetler (4 / 30)
2. Samuel 11:20
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה אִֽם־תַּעֲלֶה֙ חֲמַ֣ת הַמֶּ֔לֶךְ וְאָמַ֣ר לְךָ֔ מַדּ֛וּעַ נִגַּשְׁתֶּ֥ם אֶל־הָעִ֖יר לְהִלָּחֵ֑ם הֲל֣וֹא יְדַעְתֶּ֔ם אֵ֥ת אֲשֶׁר־יֹר֖וּ מֵעַ֥ל הַחוֹמָֽה
'Eğer kralın öfkesi yükselirse ve sana derse: Savaşmak için şehre neden yaklaştınız? Duvarın üzerinden atacaklarını bilmiyor muydunuz?'
2. Samuel 11:21
·
Tevrat
מִֽי־הִכָּ֞ה אֶת־אֲבִימֶ֣לֶךְ בֶּן־יְרֻבֶּ֗שֶׁת הֲלֽוֹא־אִשָּׁ֡ה הִשְׁלִ֣יכָה עָלָיו֩ פֶּ֨לַח רֶ֜כֶב מֵעַ֤ל הַֽחוֹמָה֙ וַיָּ֣מָת בְּתֵבֵ֔ץ לָ֥מָּה נִגַּשְׁתֶּ֖ם אֶל־הַֽחוֹמָ֑ה וְאָ֣מַרְתָּ֔ גַּ֗ם עַבְדְּךָ֛ אוּרִיָּ֥ה הַחִתִּ֖י מֵֽת
'Yerubbeşet'in oğlu Abimelek'i kim vurdu? Bir kadın duvarın üzerinden onun üzerine bir değirmen taşı atmadı mı ve o Tevets'te ölmedi mi? Duvara neden yaklaştınız?' O zaman diyeceksin: 'Kulun Hititli Uriya da öldü.'
2. Samuel 11:24
·
Tevrat
וַיֹּר֨וּ הַמּוֹרִ֤ים אֶל־עֲבָדֶ֨ךָ֙ מֵעַ֣ל הַחוֹמָ֔ה וַיָּמ֖וּתוּ מֵעַבְדֵ֣י הַמֶּ֑לֶךְ וְגַ֗ם עַבְדְּךָ֛ אוּרִיָּ֥ה הַחִתִּ֖י מֵֽת
Atıcılar duvarın üzerinden kullarına attılar; kralın kullarından ölenler oldu ve kulun Hititli Uriya da öldü.
2. Samuel 18:24
·
Tevrat
וְדָוִ֥ד יוֹשֵׁ֖ב בֵּין־שְׁנֵ֣י הַשְּׁעָרִ֑ים וַיֵּ֨לֶךְ הַצֹּפֶ֜ה אֶל־גַּ֤ג הַשַּׁ֨עַר֙ אֶל־הַ֣חוֹמָ֔ה וַיִּשָּׂ֤א אֶת־עֵינָיו֙ וַיַּ֔רְא וְהִנֵּה־אִ֖ישׁ רָ֥ץ לְבַדּֽוֹ
Davut iki kapı arasında oturuyordu; gözcü duvardaki kapının damına gitti, gözlerini kaldırdı ve gördü, ve işte, tek başına koşan bir adam vardı.
Örnek Ayetler (5 / 20)
Amos 7:7
·
Tevrat
כֹּ֣ה הִרְאַ֔נִי וְהִנֵּ֧ה אֲדֹנָ֛י נִצָּ֖ב עַל־חוֹמַ֣ת אֲנָ֑ךְ וּבְיָד֖וֹ אֲנָֽךְ
Bana şöyle gösterdi: Ve işte, Efendi bir çekül duvarının üzerinde duruyordu, ve elinde bir çekül vardı.
Yeremya 51:12
·
Tevrat
אֶל־חוֹמֹ֨ת בָּבֶ֜ל שְׂאוּ־נֵ֗ס הַחֲזִ֨יקוּ֙ הַמִּשְׁמָ֔ר הָקִ֨ימוּ֙ שֹֽׁמְרִ֔ים הָכִ֖ינוּ הָאֹֽרְבִ֑ים כִּ֚י גַּם־זָמַ֣ם יְהוָ֔ה גַּם־עָשָׂ֕ה אֵ֥ת אֲשֶׁר־דִּבֶּ֖ר אֶל־יֹשְׁבֵ֥י בָבֶֽל
Babil'in surlarına karşı sancak kaldırın, nöbeti güçlendirin, bekçiler dikin, pusudakileri hazırlayın; çünkü Yahve Babil'de oturanlara karşı söylediği şeyi hem tasarladı hem de yaptı.
Yeremya 51:44
·
Tevrat
וּפָקַדְתִּ֨י עַל־בֵּ֜ל בְּבָבֶ֗ל וְהֹצֵאתִ֤י אֶת־בִּלְעוֹ֙ מִפִּ֔יו וְלֹֽא־יִנְהֲר֥וּ אֵלָ֛יו ע֖וֹד גּוֹיִ֑ם גַּם־חוֹמַ֥ת בָּבֶ֖ל נָפָֽלָה
Ve Babil'de Bel'i cezalandıracağım ve onun yuttuğunu onun ağzından çıkaracağım; ve uluslar artık ona akmayacaklar; ayrıca Babil'in duvarı düştü.
2. Krallar 25:10
·
Tevrat
וְאֶת־חוֹמֹ֥ת יְרוּשָׁלִַ֖ם סָבִ֑יב נָֽתְצוּ֙ כָּל־חֵ֣יל כַּשְׂדִּ֔ים אֲשֶׁ֖ר רַב־טַבָּחִֽים
Muhafız komutanının yanındaki bütün Kildani ordusu Yeruşalim'in etrafındaki duvarları yıktı.
1. Krallar 3:1
·
Tevrat
וַיִּתְחַתֵּ֣ן שְׁלֹמֹ֔ה אֶת־פַּרְעֹ֖ה מֶ֣לֶךְ מִצְרָ֑יִם וַיִּקַּ֣ח אֶת־בַּת־פַּרְעֹ֗ה וַיְבִיאֶ֨הָ֙ אֶל־עִ֣יר דָּוִ֔ד עַ֣ד כַּלֹּת֗וֹ לִבְנ֤וֹת אֶת־בֵּיתוֹ֙ וְאֶת־בֵּ֣ית יְהוָ֔ה וְאֶת־חוֹמַ֥ת יְרוּשָׁלִַ֖ם סָבִֽיב
Ve Süleyman Mısır kralı Firavun ile akraba oldu; ve Firavun'un kızını aldı ve kendi evini, Yahve'nin evini ve Yeruşalim'in çevresindeki duvarı inşa etmeyi bitirene dek onu Davut şehrine getirdi.
Örnek Ayetler (5 / 15)
Hezekiel 38:11
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֗ אֶֽעֱלֶה֙ עַל־אֶ֣רֶץ פְּרָז֔וֹת אָבוֹא֙ הַשֹּׁ֣קְטִ֔ים יֹשְׁבֵ֖י לָבֶ֑טַח כֻּלָּ֗ם יֹֽשְׁבִים֙ בְּאֵ֣ין חוֹמָ֔ה וּבְרִ֥יחַ וּדְלָתַ֖יִם אֵ֥ין לָהֶֽם
Ve diyeceksin: Sursuz köyler diyarı üzerine çıkacağım, güvenlikte oturan sakinlere geleceğim; hepsi sur olmadan oturuyorlar, ve onlara sürgü ve kapılar yok.
Hezekiel 38:20
·
Tevrat
וְרָעֲשׁ֣וּ מִפָּנַ֡י דְּגֵ֣י הַיָּם֩ וְע֨וֹף הַשָּׁמַ֜יִם וְחַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֗ה וְכָל־הָרֶ֨מֶשׂ֙ הָרֹמֵ֣שׂ עַל־הָֽאֲדָמָ֔ה וְכֹל֙ הָֽאָדָ֔ם אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֣י הָאֲדָמָ֑ה וְנֶהֶרְס֣וּ הֶהָרִ֗ים וְנָֽפְלוּ֙ הַמַּדְרֵג֔וֹת וְכָל־חוֹמָ֖ה לָאָ֥רֶץ תִּפּֽוֹל
Ve denizin balıkları, göklerin kuşları, kırın canlıları, toprağın üzerinde sürünen her sürünen ve toprağın yüzü üzerinde olan bütün insanlar yüzümden sarsılacak; dağlar yıkılacak, sarp kayalıklar düşecek ve her duvar yere düşecek.
Hezekiel 40:5
·
Tevrat
וְהִנֵּ֥ה חוֹמָ֛ה מִח֥וּץ לַבַּ֖יִת סָבִ֣יב סָבִ֑יב וּבְיַ֨ד הָאִ֜ישׁ קְנֵ֣ה הַמִּדָּ֗ה שֵׁשׁ־אַמּ֤וֹת בָּֽאַמָּה֙ וָטֹ֔פַח וַיָּ֜מָד אֶת־רֹ֤חַב הַבִּנְיָן֙ קָנֶ֣ה אֶחָ֔ד וְקוֹמָ֖ה קָנֶ֥ה אֶחָֽד
Ve işte evin dışında çepeçevre duvar vardı; ve adamın elinde kubit (~45 cm) ve el eni (~7.5 cm) ile altı kubitlik (~270 cm) ölçü kamışı vardı. Yapının genişliğini bir kamış ve yüksekliğini bir kamış ölçtü.
Hezekiel 42:20
·
Tevrat
לְאַרְבַּ֨ע רוּח֜וֹת מְדָד֗וֹ ח֤וֹמָה לוֹ֙ סָבִ֣יב סָבִ֔יב אֹ֚רֶךְ חֲמֵ֣שׁ מֵא֔וֹת וְרֹ֖חַב חֲמֵ֣שׁ מֵא֑וֹת לְהַבְדִּ֕יל בֵּ֥ין הַקֹּ֖דֶשׁ לְחֹֽל
Onu dört yöne ölçtü; kutsal ile sıradan olanın arasını ayırmak için, çepeçevre onun bir duvarı vardı, uzunluğu beş yüz ve eni beş yüzdü.
1. Samuel 25:16
·
Tevrat
חוֹמָה֙ הָי֣וּ עָלֵ֔ינוּ גַּם־לַ֖יְלָה גַּם־יוֹמָ֑ם כָּל־יְמֵ֛י הֱיוֹתֵ֥נוּ עִמָּ֖ם רֹעִ֥ים הַצֹּֽאן
Sürüyü güderken onlarla olduğumuz bütün günler hem gece hem gündüz üzerimize duvar oldular.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Amos 1:7
·
Tevrat
וְשִׁלַּ֥חְתִּי אֵ֖שׁ בְּחוֹמַ֣ת עַזָּ֑ה וְאָכְלָ֖ה אַרְמְנֹתֶֽיהָ
Ve Gazze'nin duvarına ateş göndereceğim ve saraylarını yiyecek.
Amos 1:10
·
Tevrat
וְשִׁלַּ֥חְתִּי אֵ֖שׁ בְּח֣וֹמַת צֹ֑ר וְאָכְלָ֖ה אַרְמְנֹתֶֽיהָ
Ve Sur'un duvarına ateş göndereceğim ve saraylarını yiyecek.
Amos 1:14
·
Tevrat
וְהִצַּ֤תִּי אֵשׁ֙ בְּחוֹמַ֣ת רַבָּ֔ה וְאָכְלָ֖ה אַרְמְנוֹתֶ֑יהָ בִּתְרוּעָה֙ בְּי֣וֹם מִלְחָמָ֔ה בְּסַ֖עַר בְּי֥וֹם סוּפָֽה
Ve Rabba'nın duvarında ateş tutuşturacağım ve savaş gününde narayla, kasırga gününde fırtınayla saraylarını yiyecek.
Yeremya 49:27
·
Tevrat
וְהִצַּ֥תִּי אֵ֖שׁ בְּחוֹמַ֣ת דַּמָּ֑שֶׂק וְאָכְלָ֖ה אַרְמְנ֥וֹת בֶּן־הֲדָֽד
Ve Şam'ın duvarında ateş yakacağım ve Ben-Hadad'ın saraylarını yiyecek.
1. Samuel 31:10
·
Tevrat
וַיָּשִׂ֨מוּ֙ אֶת־כֵּלָ֔יו בֵּ֖ית עַשְׁתָּר֑וֹת וְאֶת־גְּוִיָּתוֹ֙ תָּקְע֔וּ בְּחוֹמַ֖ת בֵּ֥ית שָֽׁן
Silahlarını Aştarot evine koydular ve cesedini Beyt Şan'ın duvarına çaktılar.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeşaya 30:13
·
Tevrat
לָכֵ֗ן יִֽהְיֶ֤ה לָכֶם֙ הֶעָוֺ֣ן הַזֶּ֔ה כְּפֶ֣רֶץ נֹפֵ֔ל נִבְעֶ֖ה בְּחוֹמָ֣ה נִשְׂגָּבָ֑ה אֲשֶׁר־פִּתְאֹ֥ם לְפֶ֖תַע יָב֥וֹא שִׁבְרָֽהּ
Bu nedenle bu suç sizin için, yüksek bir duvarda kabaran, düşen bir gedik gibi olacak; ki onun kırılması aniden, birdenbire gelir.
Yoel 2:9
·
Tevrat
בָּעִ֣יר יָשֹׁ֗קּוּ בַּֽחוֹמָה֙ יְרֻצ֔וּן בַּבָּתִּ֖ים יַעֲל֑וּ בְּעַ֧ד הַחַלּוֹנִ֛ים יָבֹ֖אוּ כַּגַּנָּֽב
Şehirde koşuşurlar, duvarda koşarlar, evlere tırmanırlar; pencerelerden hırsız gibi girerler.
Nehemya 2:15
·
Tevrat
וָאֱהִ֨י עֹלֶ֤ה בַנַּ֨חַל֙ לַ֔יְלָה וָאֱהִ֥י שֹׂבֵ֖ר בַּחוֹמָ֑ה וָאָשׁ֗וּב וָאָב֛וֹא בְּשַׁ֥עַר הַגַּ֖יְא וָאָשֽׁוּב
Gece vadide çıkıyordum ve duvarı inceliyordum; sonra döndüm, Vadi Kapısı'ndan geldim ve döndüm.
Nehemya 3:13
·
Tevrat
אֵת֩ שַׁ֨עַר הַגַּ֜יְא הֶחֱזִ֣יק חָנוּן֮ וְיֹשְׁבֵ֣י זָנוֹחַ֒ הֵ֣מָּה בָנ֔וּהוּ וַֽיַּעֲמִ֨ידוּ֙ דַּלְתֹתָ֔יו מַנְעֻלָ֖יו וּבְרִיחָ֑יו וְאֶ֤לֶף אַמָּה֙ בַּחוֹמָ֔ה עַ֖ד שַׁ֥עַר הָשֲׁפֽוֹת
Vadi Kapısı'nı Hanun ve Zanoah'ta oturanlar onardı; onlar onu inşa ettiler ve kapılarını, kilitlerini ve sürgülerini diktiler ve Çöplük Kapısı'na kadar duvarda bin kubit (~450 m).
Nehemya 4:4
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָ֗ה כָּשַׁל֙ כֹּ֣חַ הַסַּבָּ֔ל וְהֶעָפָ֖ר הַרְבֵּ֑ה וַאֲנַ֨חְנוּ֙ לֹ֣א נוּכַ֔ל לִבְנ֖וֹת בַּחוֹמָֽה
Yahuda dedi: 'Taşıyıcının gücü tükendi ve toprak çoktur; ve biz duvarı inşa edemeyiz.'
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 21:4
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֨ר יְהוָ֜ה אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל הִנְנִ֣י מֵסֵב֮ אֶת־כְּלֵ֣י הַמִּלְחָמָה֮ אֲשֶׁ֣ר בְּיֶדְכֶם֒ אֲשֶׁ֨ר אַתֶּ֜ם נִלְחָמִ֣ים בָּ֗ם אֶת־מֶ֤לֶךְ בָּבֶל֙ וְאֶת־הַכַּשְׂדִּ֔ים הַצָּרִ֣ים עֲלֵיכֶ֔ם מִח֖וּץ לַֽחוֹמָ֑ה וְאָסַפְתִּ֣י אוֹתָ֔ם אֶל־תּ֖וֹךְ הָעִ֥יר הַזֹּֽאת
İsrail'in Tanrısı Yahve böyle diyor: İşte ben, elinizde olan, onlarla duvarın dışından sizi kuşatan Babil kralına ve Kildanilere karşı savaştığınız savaş silahlarını döndürüyorum; ve onları bu şehrin içine toplayacağım.
Nehemya 4:7
·
Tevrat
וָֽאַעֲמִ֞יד מִֽתַּחְתִּיּ֧וֹת לַמָּק֛וֹם מֵאַחֲרֵ֥י לַחוֹמָ֖ה בַּצְּחִיחִ֑ים וָֽאַעֲמִ֤יד אֶת־הָעָם֙ לְמִשְׁפָּח֔וֹת עִם־חַרְבֹתֵיהֶ֛ם רָמְחֵיהֶ֖ם וְקַשְּׁתֹתֵיהֶֽם
Böylece duvarın arkasındaki yerin alt kısımlarına, açık yerlere yerleştirdim; ve halkı kılıçları ile, mızrakları ve yayları ile ailelerine göre yerleştirdim.
Nehemya 12:31
·
Tevrat
וָאַעֲלֶה֙ אֶת־שָׂרֵ֣י יְהוּדָ֔ה מֵעַ֖ל לַחוֹמָ֑ה וָאַעֲמִ֡ידָה שְׁתֵּ֣י תוֹדֹת֩ גְּדוֹלֹ֨ת וְתַהֲלֻכֹ֤ת לַיָּמִין֙ מֵעַ֣ל לַחוֹמָ֔ה לְשַׁ֖עַר הָאַשְׁפֹּֽת
Ve Yahuda önderlerini duvarın üzerine çıkardım; ve iki büyük şükran korosu ve duvarın üzerinde sağa, Çöplük Kapısı'na doğru yürüyüşler atadım.
Nehemya 12:37
·
Tevrat
וְעַל֩ שַׁ֨עַר הָעַ֜יִן וְנֶגְדָּ֗ם עָלוּ֙ עַֽל־מַעֲלוֹת֙ עִ֣יר דָּוִ֔יד בַּֽמַּעֲלֶ֖ה לַחוֹמָ֑ה מֵעַל֙ לְבֵ֣ית דָּוִ֔יד וְעַ֛ד שַׁ֥עַר הַמַּ֖יִם מִזְרָֽח
Ve Pınar Kapısı'nda ve karşılarında Davut Şehri'nin merdivenlerine, surun yokuşunda, Davut'un evinin üzerinden doğudaki Su Kapısı'na kadar çıktılar.
Örnek Ayetler (4)
2. Krallar 3:27
·
Tevrat
וַיִּקַּח֩ אֶת־בְּנ֨וֹ הַבְּכ֜וֹר אֲשֶׁר־יִמְלֹ֣ךְ תַּחְתָּ֗יו וַיַּעֲלֵ֤הוּ עֹלָה֙ עַל־הַ֣חֹמָ֔ה וַיְהִ֥י קֶצֶף־גָּד֖וֹל עַל־יִשְׂרָאֵ֑ל וַיִּסְעוּ֙ מֵֽעָלָ֔יו וַיָּשֻׁ֖בוּ לָאָֽרֶץ
Bunun üzerine kendi yerine kral olacak ilk doğan oğlunu aldı ve onu duvarın üzerinde yakmalık sunu olarak sundu. İsrail üzerinde büyük bir öfke oldu; onun yanından ayrıldılar ve yere döndüler.
2. Krallar 6:26
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֔ל עֹבֵ֖ר עַל־הַחֹמָ֑ה וְאִשָּׁ֗ה צָעֲקָ֤ה אֵלָיו֙ לֵאמֹ֔ר הוֹשִׁ֖יעָה אֲדֹנִ֥י הַמֶּֽלֶךְ
İsrail kralı surun üzerinden geçerken, bir kadın ona feryat etti ve dedi: 'Kurtar, efendim kral!'
2. Krallar 6:30
·
Tevrat
וַיְהִי֩ כִשְׁמֹ֨עַ הַמֶּ֜לֶךְ אֶת־דִּבְרֵ֤י הָֽאִשָּׁה֙ וַיִּקְרַ֣ע אֶת־בְּגָדָ֔יו וְה֖וּא עֹבֵ֣ר עַל־הַחֹמָ֑ה וַיַּ֣רְא הָעָ֔ם וְהִנֵּ֥ה הַשַּׂ֛ק עַל־בְּשָׂר֖וֹ מִבָּֽיִת
Kral kadının sözlerini duyduğunda giysilerini yırttı; surun üzerinden geçiyordu. Halk gördü ve işte, içten bedeninin üzerinde çuval bezi vardı.
2. Krallar 18:27
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵיהֶ֜ם רַב־שָׁקֵ֗ה הַעַ֨ל אֲדֹנֶ֤יךָ וְאֵלֶ֨יךָ֙ שְׁלָחַ֣נִי אֲדֹנִ֔י לְדַבֵּ֖ר אֶת־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֑לֶּה הֲלֹ֣א עַל־הָאֲנָשִׁ֗ים הַיֹּֽשְׁבִים֙ עַל־הַ֣חֹמָ֔ה לֶאֱכֹ֣ל אֶת צוֹאָתָ֗ם וְלִשְׁתּ֛וֹת אֶת־מימֵ֥י רַגְלֵיהֶ֖ם עִמָּכֶֽם
Ravşake onlara dedi: 'Efendim beni bu sözleri konuşmak için senin efendine ve sana mı gönderdi? Sizinle birlikte kendi dışkılarını yemek ve kendi ayaklarının sularını içmek için duvarın üzerinde oturan adamlara değil mi?'
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 26:10
·
Tevrat
מִשִּׁפְעַ֥ת סוּסָ֖יו יְכַסֵּ֣ךְ אֲבָקָ֑ם מִקּוֹל֩ פָּרַ֨שׁ וְגַלְגַּ֜ל וָרֶ֗כֶב תִּרְעַ֨שְׁנָה֙ חֽוֹמוֹתַ֔יִךְ בְּבֹאוֹ֙ בִּשְׁעָרַ֔יִךְ כִּמְבוֹאֵ֖י עִ֥יר מְבֻקָּעָֽה
Atlarının bolluğundan onların tozu seni örtecek; yarılan bir şehrin girişleri gibi senin kapılarına girdiğinde, atlıların, tekerleklerin ve arabaların sesinden surların sarsılacak.
Hezekiel 26:12
·
Tevrat
וְשָׁלְל֣וּ חֵילֵ֗ךְ וּבָֽזְזוּ֙ רְכֻלָּתֵ֔ךְ וְהָֽרְסוּ֙ חוֹמוֹתַ֔יִךְ וּבָתֵּ֥י חֶמְדָּתֵ֖ךְ יִתֹּ֑צוּ וַאֲבָנַ֤יִךְ וְעֵצַ֨יִךְ֙ וַֽעֲפָרֵ֔ךְ בְּת֥וֹךְ מַ֖יִם יָשִֽׂימוּ
Ve servetini yağmalayacaklar ve ticaret mallarını talan edecekler; ve surlarını yıkacaklar ve arzu edilen evlerini yıkacaklar; ve taşlarını, ağaçlarını ve toprağını suların içine koyacaklar.
Hezekiel 27:11
·
Tevrat
בְּנֵ֧י אַרְוַ֣ד וְחֵילֵ֗ךְ עַל־חוֹמוֹתַ֨יִךְ֙ סָבִ֔יב וְגַ֨מָּדִ֔ים בְּמִגְדְּלוֹתַ֖יִךְ הָי֑וּ שִׁלְטֵיהֶ֞ם תִּלּ֤וּ עַל־חוֹמוֹתַ֨יִךְ֙ סָבִ֔יב הֵ֖מָּה כָּלְל֥וּ יָפְיֵֽךְ
Arvad oğulları ve senin ordun çevrede senin surlarının üzerindeydi ve Gammadlılar senin kulelerindeydi; kalkanlarını çevrede senin surlarının üzerine astılar, onlar senin güzelliğini kusursuzlaştırdılar.
Örnek Ayetler (4)
Levililer 25:30
·
Tevrat
וְאִ֣ם לֹֽא־יִגָּאֵ֗ל עַד־מְלֹ֣את לוֹ֮ שָׁנָ֣ה תְמִימָה֒ וְ֠קָם הַבַּ֨יִת אֲשֶׁר־בָּעִ֜יר אֲשֶׁר־ל֣וֹ חֹמָ֗ה לַצְּמִיתֻ֛ת לַקֹּנֶ֥ה אֹת֖וֹ לְדֹרֹתָ֑יו לֹ֥א יֵצֵ֖א בַּיֹּבֵֽל
Ve eğer ona tam yıl dolana kadar kurtarılmazsa, duvarı olan şehirdeki ev, onu alana kuşakları boyunca temelli kalacaktır; yovelde çıkmayacaktır.
Levililer 25:31
·
Tevrat
וּבָתֵּ֣י הַחֲצֵרִ֗ים אֲשֶׁ֨ר אֵין־לָהֶ֤ם חֹמָה֙ סָבִ֔יב עַל־שְׂדֵ֥ה הָאָ֖רֶץ יֵחָשֵׁ֑ב גְּאֻלָּה֙ תִּהְיֶה־לּ֔וֹ וּבַיֹּבֵ֖ל יֵצֵֽא
Ve etrafında duvarı olmayan köylerin evleri, yerin tarlası üzerine sayılacaktır; ona kurtuluş olacaktır ve yovelde çıkacaktır.
Mısır'dan Çıkış 14:22
·
Tevrat
וַיָּבֹ֧אוּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל בְּת֥וֹךְ הַיָּ֖ם בַּיַּבָּשָׁ֑ה וְהַמַּ֤יִם לָהֶם֙ חֹמָ֔ה מִֽימִינָ֖ם וּמִשְּׂמֹאלָֽם
İsrail oğulları denizin ortasında kuru toprakta gittiler; sular onların sağından ve solundan onlara bir duvardı.
Mısır'dan Çıkış 14:29
·
Tevrat
וּבְנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל הָלְכ֥וּ בַיַּבָּשָׁ֖ה בְּת֣וֹךְ הַיָּ֑ם וְהַמַּ֤יִם לָהֶם֙ חֹמָ֔ה מִֽימִינָ֖ם וּמִשְּׂמֹאלָֽם
İsrail oğulları ise denizin ortasında kuru toprakta yürüdüler; sular onların sağından ve solundan onlara bir duvardı.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 26:4
·
Tevrat
וְשִׁחֲת֞וּ חֹמ֣וֹת צֹ֗ר וְהָֽרְסוּ֙ מִגְדָּלֶ֔יהָ וְסִֽחֵיתִ֥י עֲפָרָ֖הּ מִמֶּ֑נָּה וְנָתַתִּ֥י אוֹתָ֖הּ לִצְחִ֥יחַ סָֽלַע
Ve Sur'un surlarını harap edecekler ve kulelerini yıkacaklar; ondan toprağını kazıyacağım ve onu çıplak bir kaya yapacağım.
Yeremya 39:8
·
Tevrat
וְאֶת־בֵּ֤ית הַמֶּ֨לֶךְ֙ וְאֶת־בֵּ֣ית הָעָ֔ם שָׂרְפ֥וּ הַכַּשְׂדִּ֖ים בָּאֵ֑שׁ וְאֶת־חֹמ֥וֹת יְרוּשָׁלִַ֖ם נָתָֽצוּ
Kildaniler kralın evini ve halkın evini ateşte yaktılar; ve Yeruşalim'in duvarlarını yıktılar.
Yeremya 51:58
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֞ר יְהוָ֣ה צְבָא֗וֹת חֹ֠מוֹת בָּבֶ֤ל הָֽרְחָבָה֙ עַרְעֵ֣ר תִּתְעַרְעָ֔ר וּשְׁעָרֶ֥יהָ הַגְּבֹהִ֖ים בָּאֵ֣שׁ יִצַּ֑תּוּ וְיִֽגְע֨וּ עַמִּ֧ים בְּדֵי־רִ֛יק וּלְאֻמִּ֥ים בְּדֵי־אֵ֖שׁ וְיָעֵֽפוּ
Ordular Yahve şöyle dedi: Babil'in geniş duvarları kesinlikle yıkılacak ve onun yüksek kapıları ateşte tutuşturulacak; ve halklar boşuna yorulacak ve uluslar ateş için bitkin düşecekler.
Yeremya 52:14
·
Tevrat
וְאֶת־כָּל־חֹמ֥וֹת יְרוּשָׁלִַ֖ם סָבִ֑יב נָֽתְצוּ֙ כָּל־חֵ֣יל כַּשְׂדִּ֔ים אֲשֶׁ֖ר אֶת־רַב־טַבָּחִֽים
Ve muhafız komutanıyla birlikte olan bütün Kildani ordusu, Yeruşalim'in etrafındaki bütün duvarlarını yıktı.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 39:4
·
Tevrat
וַיְהִ֡י כַּאֲשֶׁ֣ר רָ֠אָם צִדְקִיָּ֨הוּ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֜ה וְכֹ֣ל אַנְשֵׁ֣י הַמִּלְחָמָ֗ה וַֽ֠יִּבְרְחוּ וַיֵּצְא֨וּ לַ֤יְלָה מִן־הָעִיר֙ דֶּ֚רֶךְ גַּ֣ן הַמֶּ֔לֶךְ בְּשַׁ֖עַר בֵּ֣ין הַחֹמֹתָ֑יִם וַיֵּצֵ֖א דֶּ֥רֶךְ הָעֲרָבָֽה
Yahuda kralı Tsedekiya ve bütün savaş adamları onları görünce kaçtılar ve geceleyin kralın bahçesi yolundan, iki duvar arasındaki kapıdan şehirden çıktılar; ve o, Arava yoluyla çıktı.
Yeremya 52:7
·
Tevrat
וַתִּבָּקַ֣ע הָעִ֗יר וְכָל־אַנְשֵׁ֣י הַמִּלְחָמָ֡ה יִבְרְחוּ֩ וַיֵּצְא֨וּ מֵהָעִ֜יר לַ֗יְלָה דֶּ֜רֶךְ שַׁ֤עַר בֵּין־הַחֹמֹתַ֨יִם֙ אֲשֶׁר֙ עַל־גַּ֣ן הַמֶּ֔לֶךְ וְכַשְׂדִּ֥ים עַל־הָעִ֖יר סָבִ֑יב וַיֵּלְכ֖וּ דֶּ֥רֶךְ הָעֲרָבָֽה
Ve şehir yarıldı ve bütün savaş adamları kaçtılar ve kralın bahçesinin yanındaki iki duvar arasındaki kapı yoluyla geceleyin şehirden çıktılar, Kildaniler ise etrafında şehre karşıydı; ve Arava yolundan gittiler.
2. Krallar 25:4
·
Tevrat
וַתִּבָּקַ֣ע הָעִ֗יר וְכָל־אַנְשֵׁ֨י הַמִּלְחָמָ֤ה הַלַּ֨יְלָה֙ דֶּ֜רֶךְ שַׁ֣עַר בֵּ֣ין הַחֹמֹתַ֗יִם אֲשֶׁר֙ עַל־גַּ֣ן הַמֶּ֔לֶךְ וְכַשְׂדִּ֥ים עַל־הָעִ֖יר סָבִ֑יב וַיֵּ֖לֶךְ דֶּ֥רֶךְ הָעֲרָבָֽה
Şehir yarıldı ve bütün savaş adamları geceleyin kralın bahçesinin yanındaki iki duvarın arasındaki kapının yolundan gittiler; ve Kildaniler şehrin etrafındaydı; ve o, Arava yolundan gitti.
Yeşaya 22:11
·
Tevrat
וּמִקְוָ֣ה עֲשִׂיתֶ֗ם בֵּ֚ין הַחֹ֣מֹתַ֔יִם לְמֵ֖י הַבְּרֵכָ֣ה הַיְשָׁנָ֑ה וְלֹ֤א הִבַּטְתֶּם֙ אֶל־עֹשֶׂ֔יהָ וְיֹצְרָ֥הּ מֵֽרָח֖וֹק לֹ֥א רְאִיתֶֽם
Ve eski havuzun suları için iki duvar arasında bir depo yaptınız; ama onu yapana bakmadınız ve onu uzaktan şekillendireni görmediniz.
Örnek Ayetler (4)
Yeşaya 25:12
·
Tevrat
וּמִבְצַ֞ר מִשְׂגַּ֣ב חוֹמֹתֶ֗יךָ הֵשַׁ֥ח הִשְׁפִּ֛יל הִגִּ֥יעַ לָאָ֖רֶץ עַד־עָפָֽר
Ve surlarının yüksek kalesini indirecek, alçaltacak, yere, toza kadar ulaştıracak.
Yeşaya 49:16
·
Tevrat
הֵ֥ן עַל־כַּפַּ֖יִם חַקֹּתִ֑יךְ חוֹמֹתַ֥יִךְ נֶגְדִּ֖י תָּמִֽיד
İşte avuçların üzerine seni kazıdım; senin surların sürekli önümdedir.
Yeşaya 60:18
·
Tevrat
לֹא־יִשָּׁמַ֨ע ע֤וֹד חָמָס֙ בְּאַרְצֵ֔ךְ שֹׁ֥ד וָשֶׁ֖בֶר בִּגְבוּלָ֑יִךְ וְקָרָ֤את יְשׁוּעָה֙ חוֹמֹתַ֔יִךְ וּשְׁעָרַ֖יִךְ תְּהִלָּֽה
Artık yerinde şiddet, sınırlarında yıkım ve kırılma duyulmayacak; ve surlarını kurtuluş ve kapılarını övgü diye çağıracaksın.
Yeşaya 62:6
·
Tevrat
עַל־חוֹמֹתַ֣יִךְ יְרוּשָׁלִַ֗ם הִפְקַ֨דְתִּי֙ שֹֽׁמְרִ֔ים כָּל־הַיּ֧וֹם וְכָל־הַלַּ֛יְלָה תָּמִ֖יד לֹ֣א יֶחֱשׁ֑וּ הַמַּזְכִּרִים֙ אֶת־יְהוָ֔ה אַל־דֳּמִ֖י לָכֶֽם
Surlarının üzerine, Yeruşalim, bekçiler atadım; bütün gün ve bütün gece sürekli susmayacaklar; Yahve'yi hatırlatanlar, size sessizlik olmasın.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 26:1
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא יוּשַׁ֥ר הַשִּׁיר־הַזֶּ֖ה בְּאֶ֣רֶץ יְהוּדָ֑ה עִ֣יר עָז־לָ֔נוּ יְשׁוּעָ֥ה יָשִׁ֖ית חוֹמ֥וֹת וָחֵֽל
O gün Yahuda diyarında bu şarkı söylenecek: 'Bizim güçlü bir şehrimiz var; O, kurtuluşu surlar ve siper olarak koyacak.'
Mezmurlar 51:20
·
Tevrat
הֵיטִ֣יבָה בִ֭רְצוֹנְךָ אֶת־צִיּ֑וֹן תִּ֝בְנֶ֗ה חוֹמ֥וֹת יְרוּשָׁלִָֽם
Lütfunla Siyon'a iyilik et; Yeruşalim'in surlarını inşa et.
2. Tarihler 8:5
·
Tevrat
וַיִּ֜בֶן אֶת־בֵּ֤ית חוֹרוֹן֙ הָֽעֶלְי֔וֹן וְאֶת־בֵּ֥ית חוֹר֖וֹן הַתַּחְתּ֑וֹן עָרֵ֣י מָצ֔וֹר חוֹמ֖וֹת דְּלָתַ֥יִם וּבְרִֽיחַ
Ve Yukarı Beyt-Horon'u ve Aşağı Beyt-Horon'u, duvarları, kapıları ve sürgüleri olan surlu şehirler olarak inşa etti;
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 1:15
·
Tevrat
כִּ֣י הִנְנִ֣י קֹרֵ֗א לְכָֽל־מִשְׁפְּח֛וֹת מַמְלְכ֥וֹת צָפ֖וֹנָה נְאֻם־יְהוָ֑ה וּבָ֡אוּ וְֽנָתְנוּ֩ אִ֨ישׁ כִּסְא֜וֹ פֶּ֣תַח שַׁעֲרֵ֣י יְרוּשָׁלִַ֗ם וְעַ֤ל כָּל־חוֹמֹתֶ֨יהָ֙ סָבִ֔יב וְעַ֖ל כָּל־עָרֵ֥י יְהוּדָֽה
Çünkü işte ben kuzey krallıklarının tüm ailelerini çağırıyorum, Yahve'nin bildirisidir; gelecekler ve her biri tahtını Yeruşalim'in kapılarının girişine, çevresindeki tüm surları üzerine ve Yahuda'nın tüm şehirleri üzerine koyacaklar.
Mezmurlar 55:11
·
Tevrat
יוֹמָ֤ם וָלַ֗יְלָה יְסוֹבְבֻ֥הָ עַל־חוֹמֹתֶ֑יהָ וְאָ֖וֶן וְעָמָ֣ל בְּקִרְבָּֽהּ
Gündüz ve gece surları üzerinde onu dolaşırlar; kötülük ve zahmet onun içindedir.
Örnek Ayetler (2)
Nahum 2:6
·
Tevrat
יִזְכֹּר֙ אַדִּירָ֔יו יִכָּשְׁל֖וּ בַּהֲלִֽיכָתָ֑ם יְמַֽהֲרוּ֙ חֽוֹמָתָ֔הּ וְהֻכַ֖ן הַסֹּכֵֽךְ
O, soylularını hatırlar, onlar yürüyüşlerinde tökezlerler; onun suruna acele ederler ve koruyucu örtü hazırlanır.
Nahum 3:8
·
Tevrat
הֲתֵֽיטְבִי֙ מִנֹּ֣א אָמ֔וֹן הַיֹּֽשְׁבָה֙ בַּיְאֹרִ֔ים מַ֖יִם סָבִ֣יב לָ֑הּ אֲשֶׁר־חֵ֣יל יָ֔ם מִיָּ֖ם חוֹמָתָֽהּ
Irmaklarda oturan, etrafında sular olan, ki gücü deniz, onun suru denizden olan No-Amon'dan daha mı iyisin?
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 60:10
·
Tevrat
וּבָנ֤וּ בְנֵֽי־נֵכָר֙ חֹמֹתַ֔יִךְ וּמַלְכֵיהֶ֖ם יְשָׁרְת֑וּנֶךְ כִּ֤י בְקִצְפִּי֙ הִכִּיתִ֔יךְ וּבִרְצוֹנִ֖י רִֽחַמְתִּֽיךְ
Ve yabancı oğulları surlarını inşa edecekler ve onların kralları sana hizmet edecekler; çünkü öfkemde sana vurdum ve lütfumda sana merhamet ettim.
Yasa'nın Tekrarı 28:52
·
Tevrat
וְהֵצַ֨ר לְךָ֜ בְּכָל־שְׁעָרֶ֗יךָ עַ֣ד רֶ֤דֶת חֹמֹתֶ֨יךָ֙ הַגְּבֹה֣וֹת וְהַבְּצֻר֔וֹת אֲשֶׁ֥ר אַתָּ֛ה בֹּטֵ֥חַ בָּהֵ֖ן בְּכָל־אַרְצֶ֑ךָ וְהֵצַ֤ר לְךָ֙ בְּכָל־שְׁעָרֶ֔יךָ בְּכָ֨ל־אַרְצְךָ֔ אֲשֶׁ֥ר נָתַ֛ן יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ לָֽךְ
Ve bütün diyarında onlara güvendiğin yüksek ve güçlendirilmiş surlarının inmesine kadar bütün kapılarında seni sıkıştıracak; Tanrın Yahve'nin sana verdiği bütün diyarında bütün kapılarında seni sıkıştıracak.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 18:11
·
Tevrat
ה֣וֹן עָ֭שִׁיר קִרְיַ֣ת עֻזּ֑וֹ וּכְחוֹמָ֥ה נִ֝שְׂגָּבָ֗ה בְּמַשְׂכִּיתֽוֹ
Zengin adamın serveti onun güç şehridir ve hayalinde yüksek bir duvar gibidir.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 56:5
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֨י לָהֶ֜ם בְּבֵיתִ֤י וּבְחֽוֹמֹתַי֙ יָ֣ד וָשֵׁ֔ם ט֖וֹב מִבָּנִ֣ים וּמִבָּנ֑וֹת שֵׁ֤ם עוֹלָם֙ אֶתֶּן־ל֔וֹ אֲשֶׁ֖ר לֹ֥א יִכָּרֵֽת
Ve evimde ve surlarımda onlara oğullardan ve kızlardan daha iyi bir pay ve bir isim vereceğim; ona kesilmeyecek sonsuz bir isim vereceğim.
Örnek Ayetler (1)
Ezgiler Ezgisi 5:7
·
Tevrat
מְצָאֻ֧נִי הַשֹּׁמְרִ֛ים הַסֹּבְבִ֥ים בָּעִ֖יר הִכּ֣וּנִי פְצָע֑וּנִי נָשְׂא֤וּ אֶת־רְדִידִי֙ מֵֽעָלַ֔י שֹׁמְרֵ֖י הַחֹמֽוֹת
Şehirde dolaşan bekçiler beni buldu; bana vurdular, beni yaraladılar, surların bekçileri şalımı üzerimden aldılar.