244
Kullanım
6
Lemma
47
Türev
55
Anlam
6 lemma, 47 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
זִקְנֵי Lemma | ziqney | yaşlıları, yaşlı, ihtiyar, lider | Sıfat | 62 | ||
זָקֵֽן | zaken | yaşlı, sakal, yaşlı, ihtiyar, önder | Sıfat | 21 | ||
הַזְּקֵנִים | ha-zzekenim | yaşlılar, yaşlı, ihtiyar, önder | Sıfat | 21 | ||
Örnek Ayetler (5 / 21) Hakimler 2:7 · Tevrat וַיַּעַבְד֤וּ הָעָם֙ אֶת־יְהוָ֔ה כֹּ֖ל יְמֵ֣י יְהוֹשֻׁ֑עַ וְכֹ֣ל יְמֵ֣י הַזְּקֵנִ֗ים אֲשֶׁ֨ר הֶאֱרִ֤יכוּ יָמִים֙ אַחֲרֵ֣י יְהוֹשׁ֔וּעַ אֲשֶׁ֣ר רָא֗וּ אֵ֣ת כָּל־מַעֲשֵׂ֤ה יְהוָה֙ הַגָּד֔וֹל אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה לְיִשְׂרָאֵֽל Halk Yeşu'nun bütün günleri boyunca ve Yeşu'dan sonra günleri uzayan, Yahve'nin İsrail için yaptığı bütün büyük işini gören ihtiyarların bütün günleri boyunca Yahve'ye kulluk etti. Hezekiel 9:6 · Tevrat זָקֵ֡ן בָּח֣וּר וּבְתוּלָה֩ וְטַ֨ף וְנָשִׁ֜ים תַּהַרְג֣וּ לְמַשְׁחִ֗ית וְעַל־כָּל־אִ֨ישׁ אֲשֶׁר־עָלָ֤יו הַתָּו֙ אַל־תִּגַּ֔שׁוּ וּמִמִּקְדָּשִׁ֖י תָּחֵ֑לּוּ וַיָּחֵ֨לּוּ֙ בָּאֲנָשִׁ֣ים הַזְּקֵנִ֔ים אֲשֶׁ֖ר לִפְנֵ֥י הַבָּֽיִת Yaşlı, genç ve bakire ve çocuk ve kadınları yıkıma kadar öldürün; ve üzerinde işaret olan hiçbir adama yaklaşmayın ve kutsal yerimden başlayın.' Ve evin önündeki yaşlı adamlardan başladılar. 2. Krallar 6:32 · Tevrat וֶאֱלִישָׁע֙ יֹשֵׁ֣ב בְּבֵית֔וֹ וְהַזְּקֵנִ֖ים יֹשְׁבִ֣ים אִתּ֑וֹ וַיִּשְׁלַ֨ח אִ֜ישׁ מִלְּפָנָ֗יו בְּטֶ֣רֶם יָבֹא֩ הַמַּלְאָ֨ךְ אֵלָ֜יו וְה֣וּא אָמַ֣ר אֶל־הַזְּקֵנִ֗ים הַרְּאִיתֶם֙ כִּֽי־שָׁלַ֞ח בֶּן־הַֽמְרַצֵּ֤חַ הַזֶּה֙ לְהָסִ֣יר אֶת־רֹאשִׁ֔י רְא֣וּ כְּבֹ֣א הַמַּלְאָ֗ךְ סִגְר֤וּ הַדֶּ֨לֶת֙ וּלְחַצְתֶּ֤ם אֹתוֹ֙ בַּדֶּ֔לֶת הֲל֗וֹא ק֛וֹל רַגְלֵ֥י אֲדֹנָ֖יו אַחֲרָֽיו Elişa evinde oturuyordu ve ihtiyarlar onunla oturuyorlardı. Kral önünden bir adam gönderdi; haberci ona gelmeden önce o ihtiyarlara dedi: 'Bu katilin oğlunun başımı kaldırmak için gönderdiğini gördünüz mü? Bakın, haberci geldiğinde kapıyı kapatın ve onu kapıda sıkıştırın. Efendisinin ayaklarının sesi onun arkasında değil mi?' 2. Krallar 10:1 · Tevrat וּלְאַחְאָ֛ב שִׁבְעִ֥ים בָּנִ֖ים בְּשֹׁמְר֑וֹן וַיִּכְתֹּב֩ יֵה֨וּא סְפָרִ֜ים וַיִּשְׁלַ֣ח שֹׁמְר֗וֹן אֶל־שָׂרֵ֤י יִזְרְעֶאל֙ הַזְּקֵנִ֔ים וְאֶל־הָאֹמְנִ֥ים אַחְאָ֖ב לֵאמֹֽר Ahav'ın Samiriye'de yetmiş oğlu vardı. Yehu mektuplar yazdı ve Samiriye'ye, Yizreel yöneticilerine, ihtiyarlara ve Ahav'ın eğiticilerine gönderdi, diyerek: 1. Krallar 12:6 · Tevrat וַיִּוָּעַ֞ץ הַמֶּ֣לֶךְ רְחַבְעָ֗ם אֶת־הַזְּקֵנִים֙ אֲשֶׁר־הָי֣וּ עֹמְדִ֗ים אֶת־פְּנֵי֙ שְׁלֹמֹ֣ה אָבִ֔יו בִּֽהְיֹת֥וֹ חַ֖י לֵאמֹ֑ר אֵ֚יךְ אַתֶּ֣ם נֽוֹעָצִ֔ים לְהָשִׁ֥יב אֶת־הָֽעָם־הַזֶּ֖ה דָּבָֽר Kral Rehavam, babası Süleyman diri olduğunda onun yüzünün önünde duran ihtiyarlara diyerek danıştı: 'Bu halka söz cevap vermek için siz nasıl öğüt veriyorsunuz?' | ||||||
זְקֵנִים | zeqenim | yaşlılar, yaşlı, ihtiyar, önder | Sıfat | 14 | ||
מִזִּקְנֵי | mizzikney | yaşlılarından, sakal, yaşlı, ihtiyar | Sıfat | 10 | ||
וְזִקְנֵי | ve-zikney | ve yaşlıları, sakal, ihtiyarlar, yaşlılar | Zamir | 10 | ||
הַזָּקֵן | hazzaqen | yaşlı, sakal, yaşlı, ihtiyar | Sıfat | 9 | ||
וְהַזְּקֵנִים | vehazzekenim | ve yaşlılar, sakal, ihtiyar, yaşlı | Sıfat | 5 | ||
לְזִקְנֵי | le-ziqney | yaşlılarına, yaşlı, sakal, ihtiyar heyeti | Sıfat | 4 | ||
וּזְקֵנִים | u-zkenim | ve yaşlılar, sakal, ihtiyar, yaşlı | Sıfat | 4 | ||
וְזָקֵֽן | ve-zaken | ve sakal, sakal, yaşlı, ihtiyar | Sıfat | 3 | ||
זְקֵנֶיךָ | zekeneykha | yaşlıların, sakal, yaşlı, ihtiyar | Zamir | 2 | ||
זִקְנֵיכֶם | zikneykhem | sizin yaşlılarınız, sakal, ihtiyar, yaşlı | Zamir | 2 | ||
מִזְּקֵנִים | mi-zzekenim | -den yaşlılar, sakal, ihtiyar, yaşlı | Sıfat | 2 | ||
וּמִזִּקְנֵי | u-mizzikney | ve sakallarından, sakal, yaşlı, önder | Sıfat | 2 | ||
וּזְקֵנָיו | u-zkenav | ve onun yaşlıları, sakal, yaşlı, ihtiyar | Zamir | 2 | ||
בַּזָּקֵן | ba-zzaken | yaşlıda, sakal, ihtiyar, yaşlı | Sıfat | 1 | ||
לַזְּקֵנִים | la-zzekenim | yaşlılara, yaşlı, ihtiyar, önder | Sıfat | 1 | ||
לִזְקֻנָיו | lizqunayv | yaşlılığına, yaşlılık, ihtiyarlık | Zamir | 1 | ||
וּבִזְקֵנֵינוּ | u-vizqeneynu | ve yaşlılarımızla, yaşlı, sakal, ihtiyar | Zamir | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 62)
Hakimler 8:16
·
Tevrat
וַיִּקַּח֙ אֶת־זִקְנֵ֣י הָעִ֔יר וְאֶת־קוֹצֵ֥י הַמִּדְבָּ֖ר וְאֶת־הַֽבַּרְקֳנִ֑ים וַיֹּ֣דַע בָּהֶ֔ם אֵ֖ת אַנְשֵׁ֥י סֻכּֽוֹת
Şehrin yaşlılarını, çölün dikenlerini ve çalılarını aldı ve onlarla Sukkot adamlarına bildirdi.
Hakimler 11:5
·
Tevrat
וַיְהִ֕י כַּאֲשֶׁר־נִלְחֲמ֥וּ בְנֵֽי־עַמּ֖וֹן עִם־יִשְׂרָאֵ֑ל וַיֵּֽלְכוּ֙ זִקְנֵ֣י גִלְעָ֔ד לָקַ֥חַת אֶת־יִפְתָּ֖ח מֵאֶ֥רֶץ טֽוֹב
Ammon oğulları İsrail ile savaştıklarında, Gileat'ın ihtiyarları Yiftah'ı Tov diyarından almak için gittiler.
Hakimler 11:8
·
Tevrat
וַיֹּאמְרוּ֩ זִקְנֵ֨י גִלְעָ֜ד אֶל־יִפְתָּ֗ח לָכֵן֙ עַתָּה֙ שַׁ֣בְנוּ אֵלֶ֔יךָ וְהָלַכְתָּ֣ עִמָּ֔נוּ וְנִלְחַמְתָּ֖ בִּבְנֵ֣י עַמּ֑וֹן וְהָיִ֤יתָ לָּ֨נוּ֙ לְרֹ֔אשׁ לְכֹ֖ל יֹשְׁבֵ֥י גִלְעָֽד
Gilad ihtiyarları Yiftah'a dediler: 'Bu yüzden şimdi sana döndük; bizimle gideceksin ve Ammon oğullarıyla savaşacaksın ve bize, Gilad'da oturanların hepsine baş olacaksın.'
Hakimler 11:9
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יִפְתָּ֜ח אֶל־זִקְנֵ֣י גִלְעָ֗ד אִם־מְשִׁיבִ֨ים אַתֶּ֤ם אוֹתִי֙ לְהִלָּחֵם֙ בִּבְנֵ֣י עַמּ֔וֹן וְנָתַ֧ן יְהוָ֛ה אוֹתָ֖ם לְפָנָ֑י אָנֹכִ֕י אֶהְיֶ֥ה לָכֶ֖ם לְרֹֽאשׁ
Yiftah Gilad ihtiyarlarına dedi: 'Eğer Ammon oğullarıyla savaşmak için beni geri götürürseniz ve Yahve onları önüme verirse, ben size baş olacağım.'
Hakimler 11:10
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֥וּ זִקְנֵֽי־גִלְעָ֖ד אֶל־יִפְתָּ֑ח יְהוָ֗ה יִהְיֶ֤ה שֹׁמֵ֨עַ֙ בֵּֽינוֹתֵ֔ינוּ אִם־לֹ֥א כִדְבָרְךָ֖ כֵּ֥ן נַעֲשֶֽׂה
Gilad ihtiyarları Yiftah'a dediler: 'Yahve aramızda işiten olsun; eğer senin sözüne göre böyle yapmazsak.'
Örnek Ayetler (5 / 21)
Hakimler 19:16
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה אִ֣ישׁ זָקֵ֗ן בָּ֣א מִֽן־מַעֲשֵׂ֤הוּ מִן־הַשָּׂדֶה֙ בָּעֶ֔רֶב וְהָאִישׁ֙ מֵהַ֣ר אֶפְרַ֔יִם וְהוּא־גָ֖ר בַּגִּבְעָ֑ה וְאַנְשֵׁ֥י הַמָּק֖וֹם בְּנֵ֥י יְמִינִֽי
Ve işte, akşamleyin tarladan, işinden gelen yaşlı bir adam vardı; ve adam Efrayim dağındandı ve o Giva'da garipti; ve yerin adamları Bünyamin oğullarıydı.
Hezekiel 9:6
·
Tevrat
זָקֵ֡ן בָּח֣וּר וּבְתוּלָה֩ וְטַ֨ף וְנָשִׁ֜ים תַּהַרְג֣וּ לְמַשְׁחִ֗ית וְעַל־כָּל־אִ֨ישׁ אֲשֶׁר־עָלָ֤יו הַתָּו֙ אַל־תִּגַּ֔שׁוּ וּמִמִּקְדָּשִׁ֖י תָּחֵ֑לּוּ וַיָּחֵ֨לּוּ֙ בָּאֲנָשִׁ֣ים הַזְּקֵנִ֔ים אֲשֶׁ֖ר לִפְנֵ֥י הַבָּֽיִת
Yaşlı, genç ve bakire ve çocuk ve kadınları yıkıma kadar öldürün; ve üzerinde işaret olan hiçbir adama yaklaşmayın ve kutsal yerimden başlayın.' Ve evin önündeki yaşlı adamlardan başladılar.
Yeremya 6:11
·
Tevrat
וְאֵת֩ חֲמַ֨ת יְהוָ֤ה מָלֵ֨אתִי֙ נִלְאֵ֣יתִי הָכִ֔יל שְׁפֹ֤ךְ עַל־עוֹלָל֙ בַּח֔וּץ וְעַ֛ל ס֥וֹד בַּחוּרִ֖ים יַחְדָּ֑ו כִּֽי־גַם־אִ֤ישׁ עִם־אִשָּׁה֙ יִלָּכֵ֔דוּ זָקֵ֖ן עִם־מְלֵ֥א יָמִֽים
Ve Yahve'nin öfkesiyle doldum, içimde tutmaktan yoruldum; dışarıda çocuğun üzerine ve birlikte gençlerin meclisinin üzerine dök; çünkü adam kadın ile ayrıca yakalanacaklar, yaşlı günlere dolu olan ile.
Yeremya 51:22
·
Tevrat
וְנִפַּצְתִּ֤י בְךָ֙ אִ֣ישׁ וְאִשָּׁ֔ה וְנִפַּצְתִּ֥י בְךָ֖ זָקֵ֣ן וָנָ֑עַר וְנִפַּצְתִּ֣י בְךָ֔ בָּח֖וּר וּבְתוּלָֽה
Ve seninle adamı ve kadını parçalayacağım ve seninle yaşlıyı ve genci parçalayacağım ve seninle genci ve bakireyi parçalayacağım.
1. Samuel 2:31
·
Tevrat
הִנֵּה֙ יָמִ֣ים בָּאִ֔ים וְגָֽדַעְתִּי֙ אֶת־זְרֹ֣עֲךָ֔ וְאֶת־זְרֹ֖עַ בֵּ֣ית אָבִ֑יךָ מִֽהְי֥וֹת זָקֵ֖ן בְּבֵיתֶֽךָ
İşte günler geliyor, senin kolunu ve babanın evinin kolunu keseceğim; evinde yaşlı olmayacak.
Örnek Ayetler (5 / 21)
Hakimler 2:7
·
Tevrat
וַיַּעַבְד֤וּ הָעָם֙ אֶת־יְהוָ֔ה כֹּ֖ל יְמֵ֣י יְהוֹשֻׁ֑עַ וְכֹ֣ל יְמֵ֣י הַזְּקֵנִ֗ים אֲשֶׁ֨ר הֶאֱרִ֤יכוּ יָמִים֙ אַחֲרֵ֣י יְהוֹשׁ֔וּעַ אֲשֶׁ֣ר רָא֗וּ אֵ֣ת כָּל־מַעֲשֵׂ֤ה יְהוָה֙ הַגָּד֔וֹל אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה לְיִשְׂרָאֵֽל
Halk Yeşu'nun bütün günleri boyunca ve Yeşu'dan sonra günleri uzayan, Yahve'nin İsrail için yaptığı bütün büyük işini gören ihtiyarların bütün günleri boyunca Yahve'ye kulluk etti.
Hezekiel 9:6
·
Tevrat
זָקֵ֡ן בָּח֣וּר וּבְתוּלָה֩ וְטַ֨ף וְנָשִׁ֜ים תַּהַרְג֣וּ לְמַשְׁחִ֗ית וְעַל־כָּל־אִ֨ישׁ אֲשֶׁר־עָלָ֤יו הַתָּו֙ אַל־תִּגַּ֔שׁוּ וּמִמִּקְדָּשִׁ֖י תָּחֵ֑לּוּ וַיָּחֵ֨לּוּ֙ בָּאֲנָשִׁ֣ים הַזְּקֵנִ֔ים אֲשֶׁ֖ר לִפְנֵ֥י הַבָּֽיִת
Yaşlı, genç ve bakire ve çocuk ve kadınları yıkıma kadar öldürün; ve üzerinde işaret olan hiçbir adama yaklaşmayın ve kutsal yerimden başlayın.' Ve evin önündeki yaşlı adamlardan başladılar.
2. Krallar 6:32
·
Tevrat
וֶאֱלִישָׁע֙ יֹשֵׁ֣ב בְּבֵית֔וֹ וְהַזְּקֵנִ֖ים יֹשְׁבִ֣ים אִתּ֑וֹ וַיִּשְׁלַ֨ח אִ֜ישׁ מִלְּפָנָ֗יו בְּטֶ֣רֶם יָבֹא֩ הַמַּלְאָ֨ךְ אֵלָ֜יו וְה֣וּא אָמַ֣ר אֶל־הַזְּקֵנִ֗ים הַרְּאִיתֶם֙ כִּֽי־שָׁלַ֞ח בֶּן־הַֽמְרַצֵּ֤חַ הַזֶּה֙ לְהָסִ֣יר אֶת־רֹאשִׁ֔י רְא֣וּ כְּבֹ֣א הַמַּלְאָ֗ךְ סִגְר֤וּ הַדֶּ֨לֶת֙ וּלְחַצְתֶּ֤ם אֹתוֹ֙ בַּדֶּ֔לֶת הֲל֗וֹא ק֛וֹל רַגְלֵ֥י אֲדֹנָ֖יו אַחֲרָֽיו
Elişa evinde oturuyordu ve ihtiyarlar onunla oturuyorlardı. Kral önünden bir adam gönderdi; haberci ona gelmeden önce o ihtiyarlara dedi: 'Bu katilin oğlunun başımı kaldırmak için gönderdiğini gördünüz mü? Bakın, haberci geldiğinde kapıyı kapatın ve onu kapıda sıkıştırın. Efendisinin ayaklarının sesi onun arkasında değil mi?'
2. Krallar 10:1
·
Tevrat
וּלְאַחְאָ֛ב שִׁבְעִ֥ים בָּנִ֖ים בְּשֹׁמְר֑וֹן וַיִּכְתֹּב֩ יֵה֨וּא סְפָרִ֜ים וַיִּשְׁלַ֣ח שֹׁמְר֗וֹן אֶל־שָׂרֵ֤י יִזְרְעֶאל֙ הַזְּקֵנִ֔ים וְאֶל־הָאֹמְנִ֥ים אַחְאָ֖ב לֵאמֹֽר
Ahav'ın Samiriye'de yetmiş oğlu vardı. Yehu mektuplar yazdı ve Samiriye'ye, Yizreel yöneticilerine, ihtiyarlara ve Ahav'ın eğiticilerine gönderdi, diyerek:
1. Krallar 12:6
·
Tevrat
וַיִּוָּעַ֞ץ הַמֶּ֣לֶךְ רְחַבְעָ֗ם אֶת־הַזְּקֵנִים֙ אֲשֶׁר־הָי֣וּ עֹמְדִ֗ים אֶת־פְּנֵי֙ שְׁלֹמֹ֣ה אָבִ֔יו בִּֽהְיֹת֥וֹ חַ֖י לֵאמֹ֑ר אֵ֚יךְ אַתֶּ֣ם נֽוֹעָצִ֔ים לְהָשִׁ֥יב אֶת־הָֽעָם־הַזֶּ֖ה דָּבָֽר
Kral Rehavam, babası Süleyman diri olduğunda onun yüzünün önünde duran ihtiyarlara diyerek danıştı: 'Bu halka söz cevap vermek için siz nasıl öğüt veriyorsunuz?'
Örnek Ayetler (5 / 14)
Yoel 1:14
·
Tevrat
קַדְּשׁוּ־צוֹם֙ קִרְא֣וּ עֲצָרָ֔ה אִסְפ֣וּ זְקֵנִ֗ים כֹּ֚ל יֹשְׁבֵ֣י הָאָ֔רֶץ בֵּ֖ית יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֑ם וְזַעֲק֖וּ אֶל־יְהוָֽה
Bir oruç ayırın, kutsal bir toplantı çağrısı yapın; ihtiyarları, yerin bütün oturanlarını Tanrınız Yahve'nin evine toplayın ve Yahve'ye feryat edin.
Yoel 2:16
·
Tevrat
אִסְפוּ־עָ֞ם קַדְּשׁ֤וּ קָהָל֙ קִבְצ֣וּ זְקֵנִ֔ים אִסְפוּ֙ עֽוֹלָלִ֔ים וְיֹנְקֵ֖י שָׁדָ֑יִם יֵצֵ֤א חָתָן֙ מֵֽחֶדְר֔וֹ וְכַלָּ֖ה מֵחֻפָּתָֽהּ
Halkı toplayın, topluluğu kutsal kılın, yaşlıları bir araya getirin, çocukları ve meme emenleri toplayın; damat odasından ve gelin gerdeğinden çıksın.
Zekeriya 8:4
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת עֹ֤ד יֵֽשְׁבוּ֙ זְקֵנִ֣ים וּזְקֵנ֔וֹת בִּרְחֹב֖וֹת יְרוּשָׁלִָ֑ם וְאִ֧ישׁ מִשְׁעַנְתּ֛וֹ בְּיָד֖וֹ מֵרֹ֥ב יָמִֽים
Ordular Yahve şöyle dedi: 'Yeruşalim'in meydanlarında yine yaşlı adamlar ve yaşlı kadınlar oturacaklar; ve günlerin çokluğundan adamın değneği elinde olacak.'
Mezmurlar 107:32
·
Tevrat
וִֽ֭ירֹמְמוּהוּ בִּקְהַל־עָ֑ם וּבְמוֹשַׁ֖ב זְקֵנִ֣ים יְהַלְלֽוּהוּ
Ve halkın topluluğunda onu yüceltsinler ve yaşlıların meclisinde onu övsünler.
Mezmurlar 148:12
·
Tevrat
בַּחוּרִ֥ים וְגַם־בְּתוּל֑וֹת זְ֝קֵנִ֗ים עִם־נְעָרִֽים
Gençler ve ayrıca bakireler, yaşlılar ile çocuklar;
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hezekiel 8:11
·
Tevrat
וְשִׁבְעִ֣ים אִ֣ישׁ מִזִּקְנֵ֣י בֵֽית־יִ֠שְׂרָאֵל וְיַאֲזַנְיָ֨הוּ בֶן־שָׁפָ֜ן עֹמֵ֤ד בְּתוֹכָם֙ עֹמְדִ֣ים לִפְנֵיהֶ֔ם וְאִ֥ישׁ מִקְטַרְתּ֖וֹ בְּיָד֑וֹ וַעֲתַ֥ר עֲנַֽן־הַקְּטֹ֖רֶת עֹלֶֽה
Ve İsrail evinin yaşlılarından yetmiş adam önlerinde duruyorlardı ve Şafan oğlu Yaazanyahu aralarında duruyordu; ve her adamın buhurdanı elindeydi ve buhur bulutunun bolluğu yükseliyordu.
Hezekiel 14:1
·
Tevrat
וַיָּב֤וֹא אֵלַי֙ אֲנָשִׁ֔ים מִזִּקְנֵ֖י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיֵּשְׁב֖וּ לְפָנָֽי
Ve İsrail'in yaşlılarından adamlar bana geldi ve önümde oturdular.
Hezekiel 20:1
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בַּשָּׁנָ֣ה הַשְּׁבִיעִ֗ית בַּֽחֲמִשִׁי֙ בֶּעָשׂ֣וֹר לַחֹ֔דֶשׁ בָּ֧אוּ אֲנָשִׁ֛ים מִזִּקְנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לִדְרֹ֣שׁ אֶת־יְהוָ֑ה וַיֵּשְׁב֖וּ לְפָנָֽי
Yedinci yılda, beşinci ayda, ayın onuncu gününde, İsrail'in yaşlılarından adamlar Yahve'yi aramak için geldiler; ve yüzüme karşı oturdular.
Yeremya 26:17
·
Tevrat
וַיָּקֻ֣מוּ אֲנָשִׁ֔ים מִזִּקְנֵ֖י הָאָ֑רֶץ וַיֹּ֣אמְר֔וּ אֶל־כָּל־קְהַ֥ל הָעָ֖ם לֵאמֹֽר
Yerin ileri gelenlerinden bazı adamlar kalktılar ve halkın bütün topluluğuna dediler:
Rut 4:2
·
Tevrat
וַיִּקַּ֞ח עֲשָׂרָ֧ה אֲנָשִׁ֛ים מִזִּקְנֵ֥י הָעִ֖יר וַיֹּ֣אמֶר שְׁבוּ־פֹ֑ה וַיֵּשֵֽׁבוּ
Ve şehrin yaşlılarından on adam aldı ve dedi: 'Buraya oturun.' Ve oturdular.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hezekiel 8:1
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בַּשָּׁנָ֣ה הַשִּׁשִּׁ֗ית בַּשִּׁשִּׁי֙ בַּחֲמִשָּׁ֣ה לַחֹ֔דֶשׁ אֲנִי֙ יוֹשֵׁ֣ב בְּבֵיתִ֔י וְזִקְנֵ֥י יְהוּדָ֖ה יוֹשְׁבִ֣ים לְפָנָ֑י וַתִּפֹּ֤ל עָלַי֙ שָׁ֔ם יַ֖ד אֲדֹנָ֥י יְהֹוִֽה
Altıncı yılda, altıncı ayın beşinde, ben evimde otururken ve Yahuda'nın yaşlıları önümde otururken, Efendi Yahve'nin eli orada üzerime düştü.
Yeşu 7:6
·
Tevrat
וַיִּקְרַ֨ע יְהוֹשֻׁ֜עַ שִׂמְלֹתָ֗יו וַיִּפֹּל֩ עַל־פָּנָ֨יו אַ֜רְצָה לִפְנֵ֨י אֲר֤וֹן יְהוָה֙ עַד־הָעֶ֔רֶב ה֖וּא וְזִקְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיַּעֲל֥וּ עָפָ֖ר עַל־רֹאשָֽׁם
Yeşu giysilerini yırttı ve akşama kadar Yahve'nin sandığının önünde yüzü üzerine yere düştü, o ve İsrail'in ihtiyarları; ve başlarının üzerine toprak çıkardılar.
Yeşu 8:10
·
Tevrat
וַיַּשְׁכֵּ֤ם יְהוֹשֻׁ֨עַ֙ בַּבֹּ֔קֶר וַיִּפְקֹ֖ד אֶת־הָעָ֑ם וַיַּ֨עַל ה֜וּא וְזִקְנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל לִפְנֵ֥י הָעָ֖ם הָעָֽי
Yeşu sabah erken kalktı ve halkı yokladı; o ve İsrail'in ihtiyarları halkın önünde Ay'a çıktılar.
1. Tarihler 15:25
·
Tevrat
וַיְהִ֥י דָוִ֛יד וְזִקְנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל וְשָׂרֵ֣י הָאֲלָפִ֑ים הַהֹֽלְכִ֗ים לְֽהַעֲל֞וֹת אֶת־אֲר֧וֹן בְּרִית־יְהוָ֛ה מִן־בֵּ֥ית עֹבֵֽד־אֱדֹ֖ם בְּשִׂמְחָֽה
Böylece Davut, İsrail'in ihtiyarları ve binlerin komutanları, Yahve'nin antlaşma sandığını Oved-Edom'un evinden sevinçle çıkarmak için gittiler.
Ağıtlar 1:19
·
Tevrat
קָרָ֤אתִי לַֽמְאַהֲבַי֙ הֵ֣מָּה רִמּ֔וּנִי כֹּהֲנַ֥י וּזְקֵנַ֖י בָּעִ֣יר גָּוָ֑עוּ כִּֽי־בִקְשׁ֥וּ אֹ֨כֶל֙ לָ֔מוֹ וְיָשִׁ֖יבוּ אֶת־נַפְשָֽׁם
Sevenlerimi çağırdım, onlar beni aldattılar; kâhinlerim ve yaşlılarım şehirde öldüler, çünkü canlarını döndürsünler diye kendilerine yiyecek aradılar.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hakimler 19:17
·
Tevrat
וַיִּשָּׂ֣א עֵינָ֗יו וַיַּ֛רְא אֶת־הָאִ֥ישׁ הָאֹרֵ֖חַ בִּרְחֹ֣ב הָעִ֑יר וַיֹּ֨אמֶר הָאִ֧ישׁ הַזָּקֵ֛ן אָ֥נָה תֵלֵ֖ךְ וּמֵאַ֥יִן תָּבֽוֹא
Gözlerini kaldırdı ve şehrin meydanında yolcu adamı gördü; ve yaşlı adam dedi ki: 'Nereye gidiyorsun ve nereden geliyorsun?'
Hakimler 19:20
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר הָאִ֤ישׁ הַזָּקֵן֙ שָׁל֣וֹם לָ֔ךְ רַ֥ק כָּל־מַחְסוֹרְךָ֖ עָלָ֑י רַ֥ק בָּרְח֖וֹב אַל־תָּלַֽן
Yaşlı adam dedi ki: 'Sana esenlik olsun; sadece bütün eksiğin benim üzerimedir; sadece meydanda geceleme.'
Hakimler 19:22
·
Tevrat
הֵמָּה֮ מֵיטִיבִ֣ים אֶת־לִבָּם֒ וְהִנֵּה֩ אַנְשֵׁ֨י הָעִ֜יר אַנְשֵׁ֣י בְנֵֽי־בְלִיַּ֗עַל נָסַ֨בּוּ֙ אֶת־הַבַּ֔יִת מִֽתְדַּפְּקִ֖ים עַל־הַדָּ֑לֶת וַיֹּאמְר֗וּ אֶל־הָ֠אִישׁ בַּ֣עַל הַבַּ֤יִת הַזָּקֵן֙ לֵאמֹ֔ר הוֹצֵ֗א אֶת־הָאִ֛ישׁ אֲשֶׁר־בָּ֥א אֶל־בֵּיתְךָ֖ וְנֵדָעֶֽנּוּ
Onlar kalplerini iyi ederlerken, işte şehrin adamları, Beliyaal oğulları olan adamlar evi sardılar, kapıya vurdular; ve evin sahibi yaşlı adama diyerek dediler ki: 'Evine gelen adamı dışarı çıkar ve onu bilelim.'
1. Krallar 13:25
·
Tevrat
וְהִנֵּ֧ה אֲנָשִׁ֣ים עֹבְרִ֗ים וַיִּרְא֤וּ אֶת־הַנְּבֵלָה֙ מֻשְׁלֶ֣כֶת בַּדֶּ֔רֶךְ וְאֶת־הָ֣אַרְיֵ֔ה עֹמֵ֖ד אֵ֣צֶל הַנְּבֵלָ֑ה וַיָּבֹ֨אוּ֙ וַיְדַבְּר֣וּ בָעִ֔יר אֲשֶׁ֛ר הַנָּבִ֥יא הַזָּקֵ֖ן יֹשֵׁ֥ב בָּֽהּ
Ve işte, yoldan geçen adamlar yola atılmış cesedi ve cesedin yanında duran aslanı gördüler; gelip yaşlı peygamberin oturduğu şehirde anlattılar.
1. Krallar 13:29
·
Tevrat
וַיִּשָּׂ֨א הַנָּבִ֜יא אֶת־נִבְלַ֧ת אִישׁ־הָאֱלֹהִ֛ים וַיַּנִּחֵ֥הוּ אֶֽל־הַחֲמ֖וֹר וַיְשִׁיבֵ֑הוּ וַיָּבֹ֗א אֶל־עִיר֙ הַנָּבִ֣יא הַזָּקֵ֔ן לִסְפֹּ֖ד וּלְקָבְרֽוֹ
Peygamber Tanrı adamının cesedini kaldırdı, onu eşeğin üzerine koydu ve onu geri getirdi; yaşlı peygamberin şehrine geldi, yas tutmak ve onu gömmek için.
Örnek Ayetler (5)
2. Krallar 6:32
·
Tevrat
וֶאֱלִישָׁע֙ יֹשֵׁ֣ב בְּבֵית֔וֹ וְהַזְּקֵנִ֖ים יֹשְׁבִ֣ים אִתּ֑וֹ וַיִּשְׁלַ֨ח אִ֜ישׁ מִלְּפָנָ֗יו בְּטֶ֣רֶם יָבֹא֩ הַמַּלְאָ֨ךְ אֵלָ֜יו וְה֣וּא אָמַ֣ר אֶל־הַזְּקֵנִ֗ים הַרְּאִיתֶם֙ כִּֽי־שָׁלַ֞ח בֶּן־הַֽמְרַצֵּ֤חַ הַזֶּה֙ לְהָסִ֣יר אֶת־רֹאשִׁ֔י רְא֣וּ כְּבֹ֣א הַמַּלְאָ֗ךְ סִגְר֤וּ הַדֶּ֨לֶת֙ וּלְחַצְתֶּ֤ם אֹתוֹ֙ בַּדֶּ֔לֶת הֲל֗וֹא ק֛וֹל רַגְלֵ֥י אֲדֹנָ֖יו אַחֲרָֽיו
Elişa evinde oturuyordu ve ihtiyarlar onunla oturuyorlardı. Kral önünden bir adam gönderdi; haberci ona gelmeden önce o ihtiyarlara dedi: 'Bu katilin oğlunun başımı kaldırmak için gönderdiğini gördünüz mü? Bakın, haberci geldiğinde kapıyı kapatın ve onu kapıda sıkıştırın. Efendisinin ayaklarının sesi onun arkasında değil mi?'
2. Krallar 10:5
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֣ח אֲשֶׁר־עַל־הַבַּ֣יִת וַאֲשֶׁ֪ר עַל־הָעִ֟יר וְהַזְּקֵנִים֩ וְהָאֹמְנִ֨ים אֶל־יֵה֤וּא לֵאמֹר֙ עֲבָדֶ֣יךָ אֲנַ֔חְנוּ וְכֹ֛ל אֲשֶׁר־תֹּאמַ֥ר אֵלֵ֖ינוּ נַעֲשֶׂ֑ה לֹֽא־נַמְלִ֣יךְ אִ֔ישׁ הַטּ֥וֹב בְּעֵינֶ֖יךָ עֲשֵֽׂה
Ev üzerinde olan, şehir üzerinde olan, ihtiyarlar ve eğiticiler Yehu'ya gönderip dediler: 'Biz senin kullarınız ve bize söyleyeceğin her şeyi yapacağız. Kimseyi kral yapmayacağız; gözünde iyi olanı yap.'
1. Tarihler 21:16
·
Tevrat
וַיִּשָּׂ֨א דָוִ֜יד אֶת־עֵינָ֗יו וַיַּ֞רְא אֶת־מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ עֹמֵ֗ד בֵּ֤ין הָאָ֨רֶץ֙ וּבֵ֣ין הַשָּׁמַ֔יִם וְחַרְבּ֤וֹ שְׁלוּפָה֙ בְּיָד֔וֹ נְטוּיָ֖ה עַל־יְרוּשָׁלִָ֑ם וַיִּפֹּ֨ל דָּוִ֧יד וְהַזְּקֵנִ֛ים מְכֻסִּ֥ים בַּשַּׂקִּ֖ים עַל־פְּנֵיהֶֽם
Davut gözlerini kaldırdı ve Yahve'nin habercisinin yer ile gökler arasında durduğunu gördü; elinde çekilmiş kılıcı Yeruşalim'in üzerine uzatılmıştı. Davut ve çullarla örtünmüş ihtiyarlar yüzlerinin üzerine düştüler.
Ezra 10:8
·
Tevrat
וְכֹל֩ אֲשֶׁ֨ר לֹֽא־יָב֜וֹא לִשְׁלֹ֣שֶׁת הַיָּמִ֗ים כַּעֲצַ֤ת הַשָּׂרִים֙ וְהַזְּקֵנִ֔ים יָחֳרַ֖ם כָּל־רְכוּשׁ֑וֹ וְה֥וּא יִבָּדֵ֖ל מִקְּהַ֥ל הַגּוֹלָֽה
Ve önderlerin ve yaşlıların öğüdüne göre üç gün içinde gelmeyen herkesin bütün malı adanacak ve kendisi sürgün topluluğundan ayrılacaktı.
Rut 4:11
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמְר֜וּ כָּל־הָעָ֧ם אֲשֶׁר־בַּשַּׁ֛עַר וְהַזְּקֵנִ֖ים עֵדִ֑ים יִתֵּן֩ יְהוָ֨ה אֶֽת־הָאִשָּׁ֜ה הַבָּאָ֣ה אֶל־בֵּיתֶ֗ךָ כְּרָחֵ֤ל וּכְלֵאָה֙ אֲשֶׁ֨ר בָּנ֤וּ שְׁתֵּיהֶם֙ אֶת־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל וַעֲשֵׂה־חַ֣יִל בְּאֶפְרָ֔תָה וּקְרָא־שֵׁ֖ם בְּבֵ֥ית לָֽחֶם
Ve kapıda olan bütün halk ve yaşlılar dediler: 'Tanığız; Yahve senin evine gelen kadını, ikisi İsrail evini inşa eden Rahel ve Lea gibi yapsın; ve Efrata'da güç yap ve Beytlehem'de isim çağır.
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 11:7
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יִפְתָּח֙ לְזִקְנֵ֣י גִלְעָ֔ד הֲלֹ֤א אַתֶּם֙ שְׂנֵאתֶ֣ם אוֹתִ֔י וַתְּגָרְשׁ֖וּנִי מִבֵּ֣ית אָבִ֑י וּמַדּ֜וּעַ בָּאתֶ֤ם אֵלַי֙ עַ֔תָּה כַּאֲשֶׁ֖ר צַ֥ר לָכֶֽם
Yiftah Gilad ihtiyarlarına dedi: 'Siz benden nefret etmediniz mi ve beni babamın evinden kovmadınız mı? Ve şimdi sıkıntıda olduğunuzda neden bana geldiniz?'
1. Samuel 30:26
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤א דָוִד֙ אֶל־צִ֣קְלַ֔ג וַיְשַׁלַּ֧ח מֵֽהַשָּׁלָ֛ל לְזִקְנֵ֥י יְהוּדָ֖ה לְרֵעֵ֣הוּ לֵאמֹ֑ר הִנֵּ֤ה לָכֶם֙ בְּרָכָ֔ה מִשְּׁלַ֖ל אֹיְבֵ֥י יְהוָֽה
Davut Ziklag'a geldi ve ganimetten Yahuda'nın ileri gelenlerine, dostlarına göndererek dedi: 'İşte Yahve'nin düşmanlarının ganimetinden size bir bereket;'
Yeşu 24:1
·
Tevrat
וַיֶּאֶסֹ֧ף יְהוֹשֻׁ֛עַ אֶת־כָּל־שִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל שְׁכֶ֑מָה וַיִּקְרָא֩ לְזִקְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל וּלְרָאשָׁ֗יו וּלְשֹֽׁפְטָיו֙ וּלְשֹׁ֣טְרָ֔יו וַיִּֽתְיַצְּב֖וּ לִפְנֵ֥י הָאֱלֹהִֽים
Ve Yeşu İsrail'in bütün oymaklarını Şekem'e topladı; ve İsrail'in yaşlılarını ve başlarını ve hakimlerini ve görevlilerini çağırdı; ve Tanrı'nın önünde durdular.
Mısır'dan Çıkış 19:7
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣א מֹשֶׁ֔ה וַיִּקְרָ֖א לְזִקְנֵ֣י הָעָ֑ם וַיָּ֣שֶׂם לִפְנֵיהֶ֗ם אֵ֚ת כָּל־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה אֲשֶׁ֥ר צִוָּ֖הוּ יְהוָֽה
Musa geldi, halkın yaşlılarını çağırdı ve Yahve'nin ona buyurduğu bütün bu sözleri onların yüzlerine koydu.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 31:13
·
Tevrat
אָ֣ז תִּשְׂמַ֤ח בְּתוּלָה֙ בְּמָח֔וֹל וּבַחֻרִ֥ים וּזְקֵנִ֖ים יַחְדָּ֑ו וְהָפַכְתִּ֨י אֶבְלָ֤ם לְשָׂשׂוֹן֙ וְנִ֣חַמְתִּ֔ים וְשִׂמַּחְתִּ֖ים מִיגוֹנָֽם
O zaman bakire dansta sevinecek, gençler ve yaşlılar birlikte olacak; onların yasını sevince döndüreceğim, onları teselli edeceğim ve kederlerinden onları sevindireceğim.
Yeşaya 20:4
·
Tevrat
כֵּ֣ן יִנְהַ֣ג מֶֽלֶךְ־אַ֠שּׁוּר אֶת־שְׁבִ֨י מִצְרַ֜יִם וְאֶת־גָּל֥וּת כּ֛וּשׁ נְעָרִ֥ים וּזְקֵנִ֖ים עָר֣וֹם וְיָחֵ֑ף וַחֲשׂוּפַ֥י שֵׁ֖ת עֶרְוַ֥ת מִצְרָֽיִם
Asur kralı da Mısır'ın tutsaklarını ve Kuş'un sürgünlerini, gençleri ve yaşlıları, çıplak ve yalınayak ve kalçaları açık olarak, Mısır'ın çıplaklığına böyle sürecektir.
Eyüp 32:9
·
Tevrat
לֹֽא־רַבִּ֥ים יֶחְכָּ֑מוּ וּ֝זְקֵנִ֗ים יָבִ֥ינוּ מִשְׁפָּֽט
Büyükler bilge olmazlar ve yaşlılar yargıyı anlamazlar.
Ağıtlar 4:16
·
Tevrat
פְּנֵ֤י יְהוָה֙ חִלְּקָ֔ם לֹ֥א יוֹסִ֖יף לְהַבִּיטָ֑ם פְּנֵ֤י כֹהֲנִים֙ לֹ֣א נָשָׂ֔אוּ וּזְקֵנִ֖ים לֹ֥א חָנָֽנוּ
Yahve'nin yüzü onları dağıttı, onlara bir daha bakmayacak; kâhinlerin yüzünü kaldırmadılar ve yaşlılara lütfetmediler.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 3:2
·
Tevrat
גִּבּ֖וֹר וְאִ֣ישׁ מִלְחָמָ֑ה שׁוֹפֵ֥ט וְנָבִ֖יא וְקֹסֵ֥ם וְזָקֵֽן
Yiğidi ve savaş adamını, hakimi ve peygamberi, falcıyı ve yaşlıyı,
Yeşaya 65:20
·
Tevrat
לֹא־יִֽהְיֶ֨ה מִשָּׁ֜ם ע֗וֹד ע֤וּל יָמִים֙ וְזָקֵ֔ן אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יְמַלֵּ֖א אֶת־יָמָ֑יו כִּ֣י הַנַּ֗עַר בֶּן־מֵאָ֤ה שָׁנָה֙ יָמ֔וּת וְהַ֣חוֹטֶ֔א בֶּן־מֵאָ֥ה שָׁנָ֖ה יְקֻלָּֽל
Oradan artık birkaç günlük bebek ve günlerini doldurmayan yaşlı olmayacak; çünkü genç yüz yaşında ölecek ve yüz yaşındaki günahkar lanetlenecek.
Ağıtlar 2:21
·
Tevrat
שָׁכְב֨וּ לָאָ֤רֶץ חוּצוֹת֙ נַ֣עַר וְזָקֵ֔ן בְּתוּלֹתַ֥י וּבַחוּרַ֖י נָפְל֣וּ בֶחָ֑רֶב הָרַ֨גְתָּ֙ בְּי֣וֹם אַפֶּ֔ךָ טָבַ֖חְתָּ לֹ֥א חָמָֽלְתָּ
Genç ve yaşlı sokaklarda yere yattılar, bakirelerim ve gençlerim kılıçla düştüler; öfkenin gününde öldürdün, boğazladın, acımadın.
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 21:2
·
Tevrat
וְיָצְא֥וּ זְקֵנֶ֖יךָ וְשֹׁפְטֶ֑יךָ וּמָדְדוּ֙ אֶל־הֶ֣עָרִ֔ים אֲשֶׁ֖ר סְבִיבֹ֥ת הֶחָלָֽל
İhtiyarların ve hakimlerin çıkacak ve öldürülmüş olanın çevresindeki şehirlere doğru ölçecekler.
Yasa'nın Tekrarı 32:7
·
Tevrat
זְכֹר֙ יְמ֣וֹת עוֹלָ֔ם בִּ֖ינוּ שְׁנ֣וֹת דּוֹר־וָד֑וֹר שְׁאַ֤ל אָבִ֨יךָ֙ וְיַגֵּ֔דְךָ זְקֵנֶ֖יךָ וְיֹ֥אמְרוּ לָֽךְ
Eski günleri hatırla, kuşak ve kuşağın yıllarını anlayın; babana sor ve sana bildirsin, ihtiyarlarına, ve sana desinler.
Örnek Ayetler (2)
Yoel 3:1
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה אַֽחֲרֵי־כֵ֗ן אֶשְׁפּ֤וֹךְ אֶת־רוּחִי֙ עַל־כָּל־בָּשָׂ֔ר וְנִבְּא֖וּ בְּנֵיכֶ֣ם וּבְנֽוֹתֵיכֶ֑ם זִקְנֵיכֶם֙ חֲלֹמ֣וֹת יַחֲלֹמ֔וּן בַּח֣וּרֵיכֶ֔ם חֶזְיֹנ֖וֹת יִרְאֽוּ
Ve bundan sonra olacak, ruhumu tüm beşerin üzerine dökeceğim; ve oğullarınız ve kızlarınız peygamberlik edecekler, yaşlılarınız düşler düşleyecekler, gençleriniz görümler görecekler.
Yasa'nın Tekrarı 29:9
·
Tevrat
אַתֶּ֨ם נִצָּבִ֤ים הַיּוֹם֙ כֻּלְּכֶ֔ם לִפְנֵ֖י יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֑ם רָאשֵׁיכֶ֣ם שִׁבְטֵיכֶ֗ם זִקְנֵיכֶם֙ וְשֹׁ֣טְרֵיכֶ֔ם כֹּ֖ל אִ֥ישׁ יִשְׂרָאֵֽל
Bugün hepiniz; başlarınız, oymaklarınız, ihtiyarlarınız ve görevlileriniz, bütün İsrail adamları, Tanrınız Yahve'nin önünde duruyorsunuz.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 7:26
·
Tevrat
הֹוָ֤ה עַל־הֹוָה֙ תָּב֔וֹא וּשְׁמֻעָ֥ה אֶל־שְׁמוּעָ֖ה תִּֽהְיֶ֑ה וּבִקְשׁ֤וּ חָזוֹן֙ מִנָּבִ֔יא וְתוֹרָה֙ תֹּאבַ֣ד מִכֹּהֵ֔ן וְעֵצָ֖ה מִזְּקֵנִֽים
Felaket üzerine felaket gelecek ve haber üzerine haber olacak; peygamberden görüm arayacaklar, kâhidden yasa ve yaşlılardan öğüt yok olacak.
Mezmurlar 119:100
·
Tevrat
מִזְּקֵנִ֥ים אֶתְבּוֹנָ֑ן כִּ֖י פִקּוּדֶ֣יךָ נָצָֽרְתִּי
Yaşlılardan daha çok anlarım; çünkü talimatlarını korudum.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 19:1
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה הָל֛וֹךְ וְקָנִ֥יתָ בַקְבֻּ֖ק יוֹצֵ֣ר חָ֑רֶשׂ וּמִזִּקְנֵ֣י הָעָ֔ם וּמִזִּקְנֵ֖י הַכֹּהֲנִֽים
Yahve şöyle dedi: 'Git ve çömlekçinin toprak testisini satın al, ve halkın yaşlılarından ve kâhinlerin yaşlılarından.'
Örnek Ayetler (2)
Yeşu 8:33
·
Tevrat
וְכָל־יִשְׂרָאֵ֡ל וּזְקֵנָ֡יו וְשֹׁטְרִ֣ים וְשֹׁפְטָ֡יו עֹמְדִ֣ים מִזֶּ֣ה וּמִזֶּ֣ה לָאָר֡וֹן נֶגֶד֩ הַכֹּהֲנִ֨ים הַלְוִיִּ֜ם נֹשְׂאֵ֣י אֲר֣וֹן בְּרִית־יְהוָ֗ה כַּגֵּר֙ כָּֽאֶזְרָ֔ח חֶצְיוֹ֙ אֶל־מ֣וּל הַר־גְּרִזִ֔ים וְהַֽחֶצְי֖וֹ אֶל־מ֣וּל הַר־עֵיבָ֑ל כַּאֲשֶׁ֨ר צִוָּ֜ה מֹשֶׁ֣ה עֶֽבֶד־יְהוָ֗ה לְבָרֵ֛ךְ אֶת־הָעָ֥ם יִשְׂרָאֵ֖ל בָּרִאשֹׁנָֽה
Ve tüm İsrail, yaşlıları, görevlileri ve hakimleri, yabancı ve yerli, Yahve'nin antlaşma sandığını taşıyan Levili kahinlerin karşısında sandığın bu yanında ve şu yanında duruyorlardı; Yahve'nin kulu Musa'nın önceden İsrail halkını bereketlemek için buyurduğu gibi, yarısı Gerizim dağının karşısında ve yarısı Ebal dağının karşısındaydı.
Mezmurlar 105:22
·
Tevrat
לֶאְסֹ֣ר שָׂרָ֣יו בְּנַפְשׁ֑וֹ וּזְקֵנָ֥יו יְחַכֵּֽם
Onun önderlerini isteğine göre bağlamak ve onun yaşlılarını bilge kılmak için.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 3:5
·
Tevrat
וְנִגַּ֣שׂ הָעָ֔ם אִ֥ישׁ בְּאִ֖ישׁ וְאִ֣ישׁ בְּרֵעֵ֑הוּ יִרְהֲב֗וּ הַנַּ֨עַר֙ בַּזָּקֵ֔ן וְהַנִּקְלֶ֖ה בַּנִּכְבָּֽד
Ve halk, adam adama ve adam dostuna baskı yapacak; genç yaşlıya ve değersiz olan saygın olana küstahlık edecek.
Örnek Ayetler (1)
Rut 4:9
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ בֹּ֨עַז לַזְּקֵנִ֜ים וְכָל־הָעָ֗ם עֵדִ֤ים אַתֶּם֙ הַיּ֔וֹם כִּ֤י קָנִ֨יתִי֙ אֶת־כָּל־אֲשֶׁ֣ר לֶֽאֱלִימֶ֔לֶךְ וְאֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר לְכִלְי֖וֹן וּמַחְל֑וֹן מִיַּ֖ד נָעֳמִֽי
Ve Boaz yaşlılara ve bütün halka dedi: 'Siz bugün tanıksınız ki, Elimelek'e ait olan her şeyi ve Kilyon'a ve Mahlon'a ait olan her şeyi Naomi'nin elinden satın aldım.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 23:2
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֤א יְהוֹשֻׁ֨עַ֙ לְכָל־יִשְׂרָאֵ֔ל לִזְקֵנָיו֙ וּלְרָאשָׁ֔יו וּלְשֹׁפְטָ֖יו וּלְשֹֽׁטְרָ֑יו וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֔ם אֲנִ֣י זָקַ֔נְתִּי בָּ֖אתִי בַּיָּמִֽים
Ve Yeşu tüm İsrail'e, yaşlılarına, başlarına, hakimlerine ve görevlilerine çağırdı ve onlara dedi: 'Ben yaşlandım, günlerde geldim.'
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 10:9
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֔ה בִּנְעָרֵ֥ינוּ וּבִזְקֵנֵ֖ינוּ נֵלֵ֑ךְ בְּבָנֵ֨ינוּ וּבִבְנוֹתֵ֜נוּ בְּצֹאנֵ֤נוּ וּבִבְקָרֵ֨נוּ֙ נֵלֵ֔ךְ כִּ֥י חַג־יְהוָ֖ה לָֽנוּ
Musa dedi: 'Gençlerimizle ve yaşlılarımızla gideceğiz; oğullarımızla ve kızlarımızla, sürülerimizle ve sığırlarımızla gideceğiz; çünkü bizim için Yahve'nin bayramıdır.'