571
Kullanım
2
Lemma
27
Türev
24
Anlam
2 lemma, 27 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
הַר Lemma | har | dağ, dağ, tepe, dağlık bölge | İsim | 123 | ||
Örnek Ayetler (5 / 123) Hakimler 3:3 · Tevrat חֲמֵ֣שֶׁת סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֗ים וְכָל־הַֽכְּנַעֲנִי֙ וְהַצִּ֣ידֹנִ֔י וְהַ֣חִוִּ֔י יֹשֵׁ֖ב הַ֣ר הַלְּבָנ֑וֹן מֵהַר֙ בַּ֣עַל חֶרְמ֔וֹן עַ֖ד לְב֥וֹא חֲמָֽת Filistlilerin beş beyi, bütün Kenanlı, Tsidonlu ve Baal-Hermon dağından Hamat'ın girişine kadar Lübnan dağında oturan Hivli. Hakimler 4:12 · Tevrat וַיַּגִּ֖דוּ לְסִֽיסְרָ֑א כִּ֥י עָלָ֛ה בָּרָ֥ק בֶּן־אֲבִינֹ֖עַם הַר־תָּבֽוֹר Ve Avinoam oğlu Barak'ın Tavor dağına çıktığını Sisera'ya bildirdiler. Hakimler 7:24 · Tevrat וּמַלְאָכִ֡ים שָׁלַ֣ח גִּדְעוֹן֩ בְּכָל־הַ֨ר אֶפְרַ֜יִם לֵאמֹ֗ר רְד֞וּ לִקְרַ֤את מִדְיָן֙ וְלִכְד֤וּ לָהֶם֙ אֶת־הַמַּ֔יִם עַ֛ד בֵּ֥ית בָּרָ֖ה וְאֶת־הַיַּרְדֵּ֑ן וַיִּצָּעֵ֞ק כָּל־אִ֤ישׁ אֶפְרַ֨יִם֙ וַיִּלְכְּד֣וּ אֶת־הַמַּ֔יִם עַ֛ד בֵּ֥ית בָּרָ֖ה וְאֶת־הַיַּרְדֵּֽן Gideon bütün Efrayim dağlığına haberciler gönderdi ve dedi: "Midyan'ı karşılamaya inin ve Bet-Bara'ya kadar suları ve Yarden'i onlardan önce ele geçirin." Bütün Efrayim adamları toplandı ve Bet-Bara'ya kadar suları ve Yarden'i ele geçirdiler. Hakimler 9:7 · Tevrat וַיַּגִּ֣דוּ לְיוֹתָ֗ם וַיֵּ֨לֶךְ֙ וַֽיַּעֲמֹד֙ בְּרֹ֣אשׁ הַר־גְּרִזִ֔ים וַיִּשָּׂ֥א קוֹל֖וֹ וַיִּקְרָ֑א וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֗ם שִׁמְע֤וּ אֵלַי֙ בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֔ם וְיִשְׁמַ֥ע אֲלֵיכֶ֖ם אֱלֹהִֽים Yotam'a bildirdiler; ve o gidip Gerizim Dağı'nın tepesinde durdu, ve sesini yükseltip bağırdı; ve onlara dedi: 'Beni dinleyin, ey Şekem'in sahipleri, Tanrı da sizi dinlesin.' Hakimler 9:48 · Tevrat וַיַּ֨עַל אֲבִימֶ֜לֶךְ הַר־צַלְמ֗וֹן הוּא֮ וְכָל־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־אִתּוֹ֒ וַיִּקַּח֩ אֲבִימֶ֨לֶךְ אֶת־הַקַּרְדֻּמּ֜וֹת בְּיָד֗וֹ וַיִּכְרֹת֙ שׂוֹכַ֣ת עֵצִ֔ים וַיִּ֨שָּׂאֶ֔הָ וַיָּ֖שֶׂם עַל־שִׁכְמ֑וֹ וַיֹּ֜אמֶר אֶל־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־עִמּ֗וֹ מָ֤ה רְאִיתֶם֙ עָשִׂ֔יתִי מַהֲר֖וּ עֲשׂ֥וּ כָמֽוֹנִי Abimelek, o ve onunla olan bütün halk Tsalmon Dağı'na çıktı; Abimelek eline baltaları aldı ve ağaçların bir dalını kesti, onu taşıdı ve omzuna koydu; ve onunla olan halka dedi: 'Ne yaptığımı gördünüz, acele edin, benim gibi yapın.' | ||||||
בָּהָר | ba-har | dağda, dağ, tepe, dağlık bölge | İsim | 115 | ||
הָהָר | ha-har | dağ, dağ, tepe, dağlık bölge | İsim | 91 | ||
הָרִים | harim | dağlar, dağ, tepe, yüksek yer | İsim | 61 | ||
הֶֽהָרִים | heharim | dağlar, dağ, tepe, yüksek yer | İsim | 53 | ||
הָרֵי | harey | dağları, dağ, tepe, dağlık bölge | İsim | 27 | ||
מֵהַר | me-har | dağdan, dağ, tepe, dağlık bölge | İsim | 22 | ||
הָהָרָה | ha-hara | dağa, dağ, tepe, dağlık bölge | Zamir | 13 | ||
וְהַר | ve-har | ve dağ, dağ, tepe, dağlık bölge | İsim | 8 | ||
לְהַר | le-har | dağa, dağ, tepe, yükseklik | İsim | 8 | ||
בֶּֽהָרִים | beharim | dağlarda, dağ, tepe, dağlık bölge | İsim | 8 | ||
וּבָהָֽר | u-vahar | ve dağda, dağ, tepe, dağlık bölge | İsim | 5 | ||
בְּהָרֵי | be-harey | dağlarında, dağ, tepe, dağlık bölge | İsim | 4 | ||
וְהָהָר | ve-ha-har | ve dağ, dağ, tepe, dağlık bölge | İsim | 3 | ||
לֶהָרִים | le-harim | dağlara, dağ, tepe | İsim | 3 | ||
מֵֽהַר | me-har | dağdan, dağ, tepe, dağlık bölge | İsim | 3 | ||
כְּֽהַר | ke-har | dağ gibi, dağ, tepe | İsim | 2 | ||
הָרָיו | harav | onun dağları, dağ, tepe, dağlık bölge | Zamir | 2 | ||
וְהֶהָרִים | ve-heharim | ve dağlar, dağ, tepe, dağlık bölge | İsim | 1 | ||
הֶרָה | hera | dağa, dağ, tepe, dağlık bölge | Zamir | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 123)
Hakimler 3:3
·
Tevrat
חֲמֵ֣שֶׁת סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֗ים וְכָל־הַֽכְּנַעֲנִי֙ וְהַצִּ֣ידֹנִ֔י וְהַ֣חִוִּ֔י יֹשֵׁ֖ב הַ֣ר הַלְּבָנ֑וֹן מֵהַר֙ בַּ֣עַל חֶרְמ֔וֹן עַ֖ד לְב֥וֹא חֲמָֽת
Filistlilerin beş beyi, bütün Kenanlı, Tsidonlu ve Baal-Hermon dağından Hamat'ın girişine kadar Lübnan dağında oturan Hivli.
Hakimler 4:12
·
Tevrat
וַיַּגִּ֖דוּ לְסִֽיסְרָ֑א כִּ֥י עָלָ֛ה בָּרָ֥ק בֶּן־אֲבִינֹ֖עַם הַר־תָּבֽוֹר
Ve Avinoam oğlu Barak'ın Tavor dağına çıktığını Sisera'ya bildirdiler.
Hakimler 7:24
·
Tevrat
וּמַלְאָכִ֡ים שָׁלַ֣ח גִּדְעוֹן֩ בְּכָל־הַ֨ר אֶפְרַ֜יִם לֵאמֹ֗ר רְד֞וּ לִקְרַ֤את מִדְיָן֙ וְלִכְד֤וּ לָהֶם֙ אֶת־הַמַּ֔יִם עַ֛ד בֵּ֥ית בָּרָ֖ה וְאֶת־הַיַּרְדֵּ֑ן וַיִּצָּעֵ֞ק כָּל־אִ֤ישׁ אֶפְרַ֨יִם֙ וַיִּלְכְּד֣וּ אֶת־הַמַּ֔יִם עַ֛ד בֵּ֥ית בָּרָ֖ה וְאֶת־הַיַּרְדֵּֽן
Gideon bütün Efrayim dağlığına haberciler gönderdi ve dedi: "Midyan'ı karşılamaya inin ve Bet-Bara'ya kadar suları ve Yarden'i onlardan önce ele geçirin." Bütün Efrayim adamları toplandı ve Bet-Bara'ya kadar suları ve Yarden'i ele geçirdiler.
Hakimler 9:7
·
Tevrat
וַיַּגִּ֣דוּ לְיוֹתָ֗ם וַיֵּ֨לֶךְ֙ וַֽיַּעֲמֹד֙ בְּרֹ֣אשׁ הַר־גְּרִזִ֔ים וַיִּשָּׂ֥א קוֹל֖וֹ וַיִּקְרָ֑א וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֗ם שִׁמְע֤וּ אֵלַי֙ בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֔ם וְיִשְׁמַ֥ע אֲלֵיכֶ֖ם אֱלֹהִֽים
Yotam'a bildirdiler; ve o gidip Gerizim Dağı'nın tepesinde durdu, ve sesini yükseltip bağırdı; ve onlara dedi: 'Beni dinleyin, ey Şekem'in sahipleri, Tanrı da sizi dinlesin.'
Hakimler 9:48
·
Tevrat
וַיַּ֨עַל אֲבִימֶ֜לֶךְ הַר־צַלְמ֗וֹן הוּא֮ וְכָל־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־אִתּוֹ֒ וַיִּקַּח֩ אֲבִימֶ֨לֶךְ אֶת־הַקַּרְדֻּמּ֜וֹת בְּיָד֗וֹ וַיִּכְרֹת֙ שׂוֹכַ֣ת עֵצִ֔ים וַיִּ֨שָּׂאֶ֔הָ וַיָּ֖שֶׂם עַל־שִׁכְמ֑וֹ וַיֹּ֜אמֶר אֶל־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־עִמּ֗וֹ מָ֤ה רְאִיתֶם֙ עָשִׂ֔יתִי מַהֲר֖וּ עֲשׂ֥וּ כָמֽוֹנִי
Abimelek, o ve onunla olan bütün halk Tsalmon Dağı'na çıktı; Abimelek eline baltaları aldı ve ağaçların bir dalını kesti, onu taşıdı ve omzuna koydu; ve onunla olan halka dedi: 'Ne yaptığımı gördünüz, acele edin, benim gibi yapın.'
Örnek Ayetler (5 / 115)
Hakimler 1:35
·
Tevrat
וַיּ֤וֹאֶל הָֽאֱמֹרִי֙ לָשֶׁ֣בֶת בְּהַר־חֶ֔רֶס בְּאַיָּל֖וֹן וּבְשַֽׁעַלְבִ֑ים וַתִּכְבַּד֙ יַ֣ד בֵּית־יוֹסֵ֔ף וַיִּהְי֖וּ לָמַֽס
Amorlu Heres dağında, Ayalon'da ve Şaalvim'de oturmaya diretti; ancak Yusuf evinin eli ağırlaştı ve angaryaya tabi oldular.
Hakimler 2:9
·
Tevrat
וַיִּקְבְּר֤וּ אוֹתוֹ֙ בִּגְב֣וּל נַחֲלָת֔וֹ בְּתִמְנַת־חֶ֖רֶס בְּהַ֣ר אֶפְרָ֑יִם מִצְּפ֖וֹן לְהַר־גָּֽעַשׁ
Onu Efrayim dağında, Gaaş dağının kuzeyinde, mirasının sınırında Timnat-Heres'te gömdüler.
Hakimler 3:27
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בְּבוֹא֔וֹ וַיִּתְקַ֥ע בַּשּׁוֹפָ֖ר בְּהַ֣ר אֶפְרָ֑יִם וַיֵּרְד֨וּ עִמּ֧וֹ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל מִן־הָהָ֖ר וְה֥וּא לִפְנֵיהֶֽם
Ve geldiğinde, Efrayim dağında şofar çaldı; ve İsrail oğulları dağdan onunla indiler ve o onların önündeydi.
Hakimler 4:5
·
Tevrat
וְ֠הִיא יוֹשֶׁ֨בֶת תַּֽחַת־תֹּ֜מֶר דְּבוֹרָ֗ה בֵּ֧ין הָרָמָ֛ה וּבֵ֥ין בֵּֽית־אֵ֖ל בְּהַ֣ר אֶפְרָ֑יִם וַיַּעֲל֥וּ אֵלֶ֛יהָ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לַמִּשְׁפָּֽט
Ve o, Efrayim dağında Rama ile Beytel arasındaki Debora hurma ağacının altında oturuyordu; ve İsrail oğulları yargı için ona çıkıyorlardı.
Hakimler 4:6
·
Tevrat
וַתִּשְׁלַ֗ח וַתִּקְרָא֙ לְבָרָ֣ק בֶּן־אֲבִינֹ֔עַם מִקֶּ֖דֶשׁ נַפְתָּלִ֑י וַתֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו הֲלֹ֥א צִוָּ֣ה יְהוָ֣ה אֱלֹהֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל לֵ֤ךְ וּמָֽשַׁכְתָּ֙ בְּהַ֣ר תָּב֔וֹר וְלָקַחְתָּ֣ עִמְּךָ֗ עֲשֶׂ֤רֶת אֲלָפִים֙ אִ֔ישׁ מִבְּנֵ֥י נַפְתָּלִ֖י וּמִבְּנֵ֥י זְבֻלֽוּן
Ve o haber gönderip Naftali Kedeşi'nden Avinoam oğlu Barak'ı çağırdı; ve ona dedi: 'İsrail'in Tanrısı Yahve buyurmadı mı? Git ve Tavor dağına çekil; ve yanına Naftali oğullarından ve Zevulun oğullarından on bin adam al.
Örnek Ayetler (5 / 91)
Hakimler 1:9
·
Tevrat
וְאַחַ֗ר יָֽרְדוּ֙ בְּנֵ֣י יְהוּדָ֔ה לְהִלָּחֵ֖ם בַּֽכְּנַעֲנִ֑י יוֹשֵׁ֣ב הָהָ֔ר וְהַנֶּ֖גֶב וְהַשְּׁפֵלָֽה
Sonra Yahuda oğulları dağda, Necef'te ve Şefela'da oturan Kenanlılar'la savaşmak için indiler.
Hakimler 1:19
·
Tevrat
וַיְהִ֤י יְהוָה֙ אֶתּ־יְהוּדָ֔ה וַיֹּ֖רֶשׁ אֶת־הָהָ֑ר כִּ֣י לֹ֤א לְהוֹרִישׁ֙ אֶת־יֹשְׁבֵ֣י הָעֵ֔מֶק כִּי־רֶ֥כֶב בַּרְזֶ֖ל לָהֶֽם
Yahve Yahuda'yla birlikteydi ve dağı mülk edindi; ancak vadide oturanları mülklerinden edemedi, çünkü onların demir arabaları vardı.
Hakimler 3:27
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בְּבוֹא֔וֹ וַיִּתְקַ֥ע בַּשּׁוֹפָ֖ר בְּהַ֣ר אֶפְרָ֑יִם וַיֵּרְד֨וּ עִמּ֧וֹ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל מִן־הָהָ֖ר וְה֥וּא לִפְנֵיהֶֽם
Ve geldiğinde, Efrayim dağında şofar çaldı; ve İsrail oğulları dağdan onunla indiler ve o onların önündeydi.
Hakimler 16:3
·
Tevrat
וַיִּשְׁכַּ֣ב שִׁמְשׁוֹן֮ עַד־חֲצִ֣י הַלַּיְלָה֒ וַיָּ֣קָם בַּחֲצִ֣י הַלַּ֗יְלָה וַיֶּאֱחֹ֞ז בְּדַלְת֤וֹת שַֽׁעַר־הָעִיר֙ וּבִשְׁתֵּ֣י הַמְּזוּז֔וֹת וַיִּסָּעֵם֙ עִֽם־הַבְּרִ֔יחַ וַיָּ֖שֶׂם עַל־כְּתֵפָ֑יו וַֽיַּעֲלֵם֙ אֶל־רֹ֣אשׁ הָהָ֔ר אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֥י חֶבְרֽוֹן
Şimşon gece yarısına kadar yattı. Gece yarısında kalktı, şehir kapısının kapılarını ve iki söveyi tuttu, onları sürgüyle birlikte söktü. Omuzlarına koydu ve onları Hevron'un yüzündeki dağın tepesine çıkardı.
Hagay 1:8
·
Tevrat
עֲל֥וּ הָהָ֛ר וַהֲבֵאתֶ֥ם עֵ֖ץ וּבְנ֣וּ הַבָּ֑יִת וְאֶרְצֶה־בּ֥וֹ וְאֶכָּבְדָ֖ה אָמַ֥ר יְהוָֽה
Dağa çıkın ve ağaç getirin ve evi inşa edin; ve ondan razı olacağım ve yüceleceğim, dedi Yahve.
Örnek Ayetler (5 / 61)
Hakimler 5:5
·
Tevrat
הָרִ֥ים נָזְל֖וּ מִפְּנֵ֣י יְהוָ֑ה זֶ֣ה סִינַ֔י מִפְּנֵ֕י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Dağlar Yahve'nin yüzünden aktı; bu Sina, İsrail'in Tanrısı Yahve'nin yüzünden aktı.
Amos 4:13
·
Tevrat
כִּ֡י הִנֵּה֩ יוֹצֵ֨ר הָרִ֜ים וּבֹרֵ֣א ר֗וּחַ וּמַגִּ֤יד לְאָדָם֙ מַה־שֵּׂח֔וֹ עֹשֵׂ֥ה שַׁ֨חַר֙ עֵיפָ֔ה וְדֹרֵ֖ךְ עַל־בָּ֣מֳתֵי אָ֑רֶץ יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽי־צְבָא֖וֹת שְׁמֽוֹ
Çünkü işte dağları şekillendiren, rüzgarı yaratan, insana düşüncesinin ne olduğunu bildiren, şafağı karanlık yapan ve yerin yüksek yerlerine basan; onun adı Ordular Tanrısı Yahve'dir.
Hezekiel 7:7
·
Tevrat
בָּ֧אָה הַצְּפִירָ֛ה אֵלֶ֖יךָ יוֹשֵׁ֣ב הָאָ֑רֶץ בָּ֣א הָעֵ֗ת קָר֛וֹב הַיּ֥וֹם מְהוּמָ֖ה וְלֹא־הֵ֥ד הָרִֽים
Sana felaket geldi, ey yerde oturan; zaman geldi, gün yakındır; kargaşa günüdür, dağların yankısı değil.
Yeremya 3:23
·
Tevrat
אָכֵ֥ן לַשֶּׁ֛קֶר מִגְּבָע֖וֹת הָמ֣וֹן הָרִ֑ים אָכֵן֙ בַּיהֹוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ תְּשׁוּעַ֖ת יִשְׂרָאֵֽל
Gerçekten tepelerden, dağların kalabalığından gelen yalandır; gerçekten İsrail'in kurtuluşu Tanrımız Yahve'dedir.
Yeremya 50:6
·
Tevrat
צֹ֤אן אֹֽבְדוֹת֙ הָי֣וּ עַמִּ֔י רֹעֵיהֶ֣ם הִתְע֔וּם הָרִ֖ים שֽׁוֹבְב֑וּם מֵהַ֤ר אֶל־גִּבְעָה֙ הָלָ֔כוּ שָׁכְח֖וּ רִבְצָֽם
Halkım kaybolan koyunlar oldu; çobanları onları saptırdı, dağlarda onları döndürdüler; dağdan tepeye gittiler, yatacak yerlerini unuttular.
Örnek Ayetler (4 / 53)
Hakimler 9:25
·
Tevrat
וַיָּשִׂ֣ימוּ לוֹ֩ בַעֲלֵ֨י שְׁכֶ֜ם מְאָרְבִ֗ים עַ֚ל רָאשֵׁ֣י הֶהָרִ֔ים וַיִּגְזְל֗וּ אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁר־יַעֲבֹ֥ר עֲלֵיהֶ֖ם בַּדָּ֑רֶךְ וַיֻּגַּ֖ד לַאֲבִימֶֽלֶךְ
Şekem'in sahipleri dağların tepelerinde ona karşı pusular kurdular; ve yolda yanlarından geçen herkesi soydular; ve bu Abimelek'e bildirildi.
Hakimler 9:36
·
Tevrat
וַיַּרְא־גַּעַל֮ אֶת־הָעָם֒ וַיֹּ֣אמֶר אֶל־זְבֻ֔ל הִנֵּה־עָ֣ם יוֹרֵ֔ד מֵרָאשֵׁ֖י הֶהָרִ֑ים וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ זְבֻ֔ל אֵ֣ת צֵ֧ל הֶהָרִ֛ים אַתָּ֥ה רֹאֶ֖ה כָּאֲנָשִֽׁים
Gaal halkı gördü, ve Zevul'a dedi: 'İşte, dağların tepelerinden bir halk iniyor.' Ve Zevul ona dedi: 'Sen dağların gölgesini adamlar gibi görüyorsun.'
Hakimler 11:37
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר֙ אֶל־אָבִ֔יהָ יֵעָ֥שֶׂה לִּ֖י הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה הַרְפֵּ֨ה מִמֶּ֜נִּי שְׁנַ֣יִם חֳדָשִׁ֗ים וְאֵֽלְכָה֙ וְיָרַדְתִּ֣י עַל־הֶֽהָרִ֔ים וְאֶבְכֶּה֙ עַל־בְּתוּלַ֔י אָנֹכִ֖י וְרֵעוֹתָֽי
Ve babasına dedi: 'Bana bu şey yapılsın; beni iki ay bırak, gideyim ve dağlara ineyim ve ben ve arkadaşlarım bekaretime ağlayayım.'
Hakimler 11:38
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לֵ֔כִי וַיִּשְׁלַ֥ח אוֹתָ֖הּ שְׁנֵ֣י חֳדָשִׁ֑ים וַתֵּ֤לֶךְ הִיא֙ וְרֵ֣עוֹתֶ֔יהָ וַתֵּ֥בְךְּ עַל־בְּתוּלֶ֖יהָ עַל־הֶהָרִֽים
Ve dedi: 'Git.' Ve onu iki ay gönderdi. Ve o ve arkadaşları gitti ve dağlarda bekaretine ağladı.
Örnek Ayetler (5 / 27)
Amos 3:9
·
Tevrat
הַשְׁמִ֨יעוּ֙ עַל־אַרְמְנ֣וֹת בְּאַשְׁדּ֔וֹד וְעַֽל־אַרְמְנ֖וֹת בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְאִמְר֗וּ הֵאָֽסְפוּ֙ עַל־הָרֵ֣י שֹׁמְר֔וֹן וּרְא֞וּ מְהוּמֹ֤ת רַבּוֹת֙ בְּתוֹכָ֔הּ וַעֲשׁוּקִ֖ים בְּקִרְבָּֽהּ
Aşdod'daki saraylarda ve Mısır diyarındaki saraylarda duyurun ve deyin: 'Samiriye dağlarına toplanın ve içindeki büyük kargaşaları ve ortasındaki ezilenleri görün.'
Hezekiel 6:2
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֕ם שִׂ֥ים פָּנֶ֖יךָ אֶל־הָרֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וְהִנָּבֵ֖א אֲלֵיהֶֽם
İnsan oğlu, yüzünü İsrail dağlarına çevir ve onlara peygamberlik et.
Hezekiel 6:3
·
Tevrat
וְאָ֣מַרְתָּ֔ הָרֵי֙ יִשְׂרָאֵ֔ל שִׁמְע֖וּ דְּבַר־אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה כֹּה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְ֠הוִה לֶהָרִ֨ים וְלַגְּבָע֜וֹת לָאֲפִיקִ֣ים וְלַגֵּאָי֗וֹת הִנְנִ֨י אֲנִ֜י מֵבִ֤יא עֲלֵיכֶם֙ חֶ֔רֶב וְאִבַּדְתִּ֖י בָּמֽוֹתֵיכֶֽם
Ve diyeceksin: 'İsrail dağları, Efendi Yahve'nin sözünü dinleyin; Efendi Yahve dağlara ve tepelere, akarsu yataklarına ve derelere şöyle dedi: İşte ben, ben üzerinize kılıç getiriyorum ve yüksek yerlerinizi yok edeceğim.'
Hezekiel 19:9
·
Tevrat
וַֽיִּתְּנֻ֤הוּ בַסּוּגַר֙ בַּֽחַחִ֔ים וַיְבִאֻ֖הוּ אֶל־מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֑ל יְבִאֻ֨הוּ֙ בַּמְּצֹד֔וֹת לְמַ֗עַן לֹא־יִשָּׁמַ֥ע קוֹל֛וֹ ע֖וֹד אֶל־הָרֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve onu kancalarla kafese koydular ve onu Babil kralına getirdiler; onun sesi İsrail'in dağlarına daha fazla duyulmasın diye onu kalelere getirdiler.
Hezekiel 33:28
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֤י אֶת־הָאָ֨רֶץ֙ שְׁמָמָ֣ה וּמְשַׁמָּ֔ה וְנִשְׁבַּ֖ת גְּא֣וֹן עֻזָּ֑הּ וְשָֽׁמְמ֛וּ הָרֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאֵ֥ין עוֹבֵֽר
Ve yeri ıssız ve viran yapacağım, onun gücünün gururu kesilecek; ve İsrail dağları geçen kimse olmadan ıssız kalacak.
Örnek Ayetler (5 / 22)
Hakimler 3:3
·
Tevrat
חֲמֵ֣שֶׁת סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֗ים וְכָל־הַֽכְּנַעֲנִי֙ וְהַצִּ֣ידֹנִ֔י וְהַ֣חִוִּ֔י יֹשֵׁ֖ב הַ֣ר הַלְּבָנ֑וֹן מֵהַר֙ בַּ֣עַל חֶרְמ֔וֹן עַ֖ד לְב֥וֹא חֲמָֽת
Filistlilerin beş beyi, bütün Kenanlı, Tsidonlu ve Baal-Hermon dağından Hamat'ın girişine kadar Lübnan dağında oturan Hivli.
Hakimler 4:14
·
Tevrat
וַתֹּאמֶר֩ דְּבֹרָ֨ה אֶל־בָּרָ֜ק ק֗וּם כִּ֣י זֶ֤ה הַיּוֹם֙ אֲשֶׁר֩ נָתַ֨ן יְהוָ֤ה אֶת־סִֽיסְרָא֙ בְּיָדֶ֔ךָ הֲלֹ֥א יְהוָ֖ה יָצָ֣א לְפָנֶ֑יךָ וַיֵּ֤רֶד בָּרָק֙ מֵהַ֣ר תָּב֔וֹר וַעֲשֶׂ֧רֶת אֲלָפִ֛ים אִ֖ישׁ אַחֲרָֽיו
Ve Debora Barak'a dedi: 'Kalk, çünkü Yahve'nin Sisera'yı senin eline verdiği gün bugündür. Yahve senin önünden çıkmadı mı?' Ve Barak Tavor dağından indi ve on bin adam onun ardındaydı.
Hakimler 7:3
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה קְרָ֨א נָ֜א בְּאָזְנֵ֤י הָעָם֙ לֵאמֹ֔ר מִֽי־יָרֵ֣א וְחָרֵ֔ד יָשֹׁ֥ב וְיִצְפֹּ֖ר מֵהַ֣ר הַגִּלְעָ֑ד וַיָּ֣שָׁב מִן־הָעָ֗ם עֶשְׂרִ֤ים וּשְׁנַ֨יִם֙ אֶ֔לֶף וַעֲשֶׂ֥רֶת אֲלָפִ֖ים נִשְׁאָֽרוּ
Ve şimdi lütfen halkın kulaklarına seslen ve de ki: Kim korkuyor ve titriyorsa dönsün ve Gileat dağından ayrılsın.' Bunun üzerine halktan yirmi iki bin kişi döndü ve on bin kişi kaldı.
Hakimler 19:16
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה אִ֣ישׁ זָקֵ֗ן בָּ֣א מִֽן־מַעֲשֵׂ֤הוּ מִן־הַשָּׂדֶה֙ בָּעֶ֔רֶב וְהָאִישׁ֙ מֵהַ֣ר אֶפְרַ֔יִם וְהוּא־גָ֖ר בַּגִּבְעָ֑ה וְאַנְשֵׁ֥י הַמָּק֖וֹם בְּנֵ֥י יְמִינִֽי
Ve işte, akşamleyin tarladan, işinden gelen yaşlı bir adam vardı; ve adam Efrayim dağındandı ve o Giva'da garipti; ve yerin adamları Bünyamin oğullarıydı.
Hezekiel 28:16
·
Tevrat
בְּרֹ֣ב רְכֻלָּתְךָ֗ מָל֧וּ תוֹכְךָ֛ חָמָ֖ס וַֽתֶּחֱטָ֑א וָאֶחַלֶּלְךָ֩ מֵהַ֨ר אֱלֹהִ֤ים וָֽאַבֶּדְךָ֙ כְּר֣וּב הַסֹּכֵ֔ךְ מִתּ֖וֹךְ אַבְנֵי־אֵֽשׁ
Ticaretinin çokluğuyla içini şiddetle doldurdular ve günah işledin; bunun üzerine seni Tanrı'nın dağından kirlettim ve ey koruyan keruv, seni ateş taşlarının ortasından yok ettim.
Örnek Ayetler (5 / 13)
Hakimler 1:34
·
Tevrat
וַיִּלְחֲצ֧וּ הָאֱמֹרִ֛י אֶת־בְּנֵי־דָ֖ן הָהָ֑רָה כִּי־לֹ֥א נְתָנ֖וֹ לָרֶ֥דֶת לָעֵֽמֶק
Amorlu Dan oğullarını dağa sıkıştırdı, çünkü vadiye inmesine izin vermedi.
Yeşu 2:16
·
Tevrat
וַתֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ הָהָ֣רָה לֵּ֔כוּ פֶּֽן־יִפְגְּע֥וּ בָכֶ֖ם הָרֹדְפִ֑ים וְנַחְבֵּתֶ֨ם שָׁ֜מָּה שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֗ים עַ֚ד שׁ֣וֹב הָרֹֽדְפִ֔ים וְאַחַ֖ר תֵּלְכ֥וּ לְדַרְכְּכֶֽם
Onlara dedi: 'Kovalayanlar sizinle karşılaşmasın diye dağa gidin; kovalayanlar dönene kadar üç gün orada gizlenin ve sonra yolunuza gidersiniz.'
Yeşu 2:22
·
Tevrat
וַיֵּלְכוּ֙ וַיָּבֹ֣אוּ הָהָ֔רָה וַיֵּ֤שְׁבוּ שָׁם֙ שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֔ים עַד־שָׁ֖בוּ הָרֹדְפִ֑ים וַיְבַקְשׁ֧וּ הָרֹדְפִ֛ים בְּכָל־הַדֶּ֖רֶךְ וְלֹ֥א מָצָֽאוּ
Gittiler ve dağa geldiler; kovalayanlar dönene kadar üç gün orada oturdular. Kovalayanlar onları bütün yolda aradılar ama bulmadılar.
Yaratılış 12:8
·
Tevrat
וַיַּעְתֵּ֨ק מִשָּׁ֜ם הָהָ֗רָה מִקֶּ֛דֶם לְבֵֽית־אֵ֖ל וַיֵּ֣ט אָהֳלֹ֑ה בֵּֽית־אֵ֤ל מִיָּם֙ וְהָעַ֣י מִקֶּ֔דֶם וַיִּֽבֶן־שָׁ֤ם מִזְבֵּ֨חַ֙ לַֽיהוָ֔ה וַיִּקְרָ֖א בְּשֵׁ֥ם יְהוָֽה
Oradan Beytel'in doğusundaki dağa geçti ve çadırını kurdu; Beytel batıda ve Ay doğudaydı, orada Yahve'ye sunak yaptı ve Yahve'nin adıyla çağırdı.
Yaratılış 19:17
·
Tevrat
וַיְהִי֩ כְהוֹצִיאָ֨ם אֹתָ֜ם הַח֗וּצָה וַיֹּ֨אמֶר֙ הִמָּלֵ֣ט עַל־נַפְשֶׁ֔ךָ אַל־תַּבִּ֣יט אַחֲרֶ֔יךָ וְאַֽל־תַּעֲמֹ֖ד בְּכָל־הַכִּכָּ֑ר הָהָ֥רָה הִמָּלֵ֖ט פֶּן־תִּסָּפֶֽה
Onları dışarı çıkardıklarında dedi ki: 'Canın için kaç; arkana bakma ve bütün ovada durma; dağa kaç, yoksa yok olursun.'
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeremya 26:18
·
Tevrat
מִיכָה֙ הַמּ֣וֹרַשְׁתִּ֔י הָיָ֣ה נִבָּ֔א בִּימֵ֖י חִזְקִיָּ֣הוּ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֑ה וַיֹּ֣אמֶר אֶל־כָּל־עַם֩ יְהוּדָ֨ה לֵאמֹ֜ר כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֣ה צְבָא֗וֹת צִיּ֞וֹן שָׂדֶ֤ה תֵֽחָרֵשׁ֙ וִירוּשָׁלַ֨יִם֙ עִיִּ֣ים תִּֽהְיֶ֔ה וְהַ֥ר הַבַּ֖יִת לְבָמ֥וֹת יָֽעַר
Yahuda kralı Hizkiya'nın günlerinde Moreşetli Mika peygamberlik ediyordu; ve bütün Yahuda halkına dedi: Ordular Yahvesi şöyle diyor: Siyon tarla gibi sürülecek, Yeruşalim harabeler olacak ve evin dağı orman tepeleri olacak.
Mika 3:12
·
Tevrat
לָכֵן֙ בִּגְלַלְכֶ֔ם צִיּ֖וֹן שָׂדֶ֣ה תֵֽחָרֵ֑שׁ וִירוּשָׁלִַ֨ם֙ עִיִּ֣ין תִּֽהְיֶ֔ה וְהַ֥ר הַבַּ֖יִת לְבָמ֥וֹת יָֽעַר
Bu nedenle sizin yüzünüzden Siyon tarla olarak sürülecek ve Yeruşalim harabeler olacak ve evin dağı ormanın yüksek yerleri olacak.
Mika 7:12
·
Tevrat
י֥וֹם הוּא֙ וְעָדֶ֣יךָ יָב֔וֹא לְמִנִּ֥י אַשּׁ֖וּר וְעָרֵ֣י מָצ֑וֹר וּלְמִנִּ֤י מָצוֹר֙ וְעַד־נָהָ֔ר וְיָ֥ם מִיָּ֖ם וְהַ֥ר הָהָֽר
O gün Asur'dan ve Mısır şehirlerinden sana gelecekler; ve Mısır'dan ve Irmağa kadar, ve denizden denize ve dağdan dağa.
Zekeriya 8:3
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה שַׁ֚בְתִּי אֶל־צִיּ֔וֹן וְשָׁכַנְתִּ֖י בְּת֣וֹךְ יְרֽוּשָׁלִָ֑ם וְנִקְרְאָ֤ה יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ עִ֣יר־הָֽאֱמֶ֔ת וְהַר־יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת הַ֥ר הַקֹּֽדֶשׁ
Yahve şöyle dedi: 'Siyon'a döndüm ve Yeruşalim'in içinde oturacağım; ve Yeruşalim hakikat şehri, ve Ordular Yahve'nin dağı kutsal dağ diye çağrılacak.'
1. Tarihler 5:23
·
Tevrat
וּבְנֵ֗י חֲצִי֙ שֵׁ֣בֶט מְנַשֶּׁ֔ה יָשְׁב֖וּ בָּאָ֑רֶץ מִבָּשָׁ֞ן עַד־בַּ֧עַל חֶרְמ֛וֹן וּשְׂנִ֥יר וְהַר־חֶרְמ֖וֹן הֵ֥מָּה רָבֽוּ
Ve Manaşe yarım oymağının oğulları diyarda oturdular; Başan'dan Baal-Hermon'a ve Senir ve Hermon dağına kadar onlar çoğaldılar.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hakimler 2:9
·
Tevrat
וַיִּקְבְּר֤וּ אוֹתוֹ֙ בִּגְב֣וּל נַחֲלָת֔וֹ בְּתִמְנַת־חֶ֖רֶס בְּהַ֣ר אֶפְרָ֑יִם מִצְּפ֖וֹן לְהַר־גָּֽעַשׁ
Onu Efrayim dağında, Gaaş dağının kuzeyinde, mirasının sınırında Timnat-Heres'te gömdüler.
Yeremya 51:25
·
Tevrat
הִנְנִ֨י אֵלֶ֜יךָ הַ֤ר הַמַּשְׁחִית֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה הַמַּשְׁחִ֖ית אֶת־כָּל־הָאָ֑רֶץ וְנָטִ֨יתִי אֶת־יָדִ֜י עָלֶ֗יךָ וְגִלְגַּלְתִּ֨יךָ֙ מִן־הַסְּלָעִ֔ים וּנְתַתִּ֖יךָ לְהַ֥ר שְׂרֵפָֽה
İşte ben sana karşıyım, ey yok eden dağ, Yahve'nin bildirisidir, bütün yeri yok eden; ve elimi senin üzerine uzatacağım, seni kayalardan yuvarlayacağım ve seni yanmış bir dağ yapacağım.
2. Krallar 23:13
·
Tevrat
וְֽאֶת־הַבָּמ֞וֹת אֲשֶׁ֣ר עַל־פְּנֵ֣י יְרוּשָׁלִַ֗ם אֲשֶׁר֮ מִימִ֣ין לְהַר־הַמַּשְׁחִית֒ אֲשֶׁ֣ר בָּ֠נָה שְׁלֹמֹ֨ה מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֜ל לְעַשְׁתֹּ֣רֶת שִׁקֻּ֣ץ צִידֹנִ֗ים וְלִכְמוֹשׁ֙ שִׁקֻּ֣ץ מוֹאָ֔ב וּלְמִלְכֹּ֖ם תּוֹעֲבַ֣ת בְּנֵֽי־עַמּ֑וֹן טִמֵּ֖א הַמֶּֽלֶךְ
Kral, Yeruşalim'in önünde olan, Yıkım Dağı'nın sağında olan, İsrail kralı Süleyman'ın Saydalıların iğrençliği Aştoret için, Moav'ın iğrençliği Kemoş için ve Ammon oğullarının iğrençliği Milkom için inşa ettiği yüksek yerleri kirletti.
Yeşu 24:30
·
Tevrat
וַיִּקְבְּר֤וּ אֹתוֹ֙ בִּגְב֣וּל נַחֲלָת֔וֹ בְּתִמְנַת־סֶ֖רַח אֲשֶׁ֣ר בְּהַר־אֶפְרָ֑יִם מִצְּפ֖וֹן לְהַר־גָּֽעַשׁ
Onu Efrayim dağlığında, Gaaş dağının kuzeyinde olan Timnat-Serah'ta, mirasının sınırına gömdüler.
1. Tarihler 4:42
·
Tevrat
וּמֵהֶ֣ם מִן־בְּנֵ֣י שִׁמְע֗וֹן הָלְכוּ֙ לְהַ֣ר שֵׂעִ֔יר אֲנָשִׁ֖ים חֲמֵ֣שׁ מֵא֑וֹת וּפְלַטְיָ֡ה וּ֠נְעַרְיָה וּרְפָיָ֧ה וְעֻזִּיאֵ֛ל בְּנֵ֥י יִשְׁעִ֖י בְּרֹאשָֽׁם
Ve onlardan, Şimon oğullarından beş yüz adam Seir dağına gittiler; ve Yişi'nin oğulları Pelatya ve Nearya ve Refaya ve Uzziel onların başındaydı.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hakimler 6:2
·
Tevrat
וַתָּ֥עָז יַד־מִדְיָ֖ן עַל־יִשְׂרָאֵ֑ל מִפְּנֵ֨י מִדְיָ֜ן עָשֽׂוּ לָהֶ֣ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל אֶת־הַמִּנְהָרוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר בֶּֽהָרִ֔ים וְאֶת־הַמְּעָר֖וֹת וְאֶת־הַמְּצָדֽוֹת
Midyan'ın eli İsrail üzerinde güçlendi; Midyan'ın yüzünden İsrail oğulları kendilerine dağlarda olan sığınakları, mağaraları ve kaleleri yaptılar.
Yeremya 46:18
·
Tevrat
חַי־אָ֨נִי֙ נְאֻם־הַמֶּ֔לֶךְ יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת שְׁמ֑וֹ כִּ֚י כְּתָב֣וֹר בֶּֽהָרִ֔ים וּכְכַרְמֶ֖ל בַּיָּ֥ם יָבֽוֹא
Ben yaşıyorum, adı Ordular Yahvesi olan Kral'ın bildirisidir, dağlar arasında Tabor gibi ve denizin yanında Karmel gibi kesinlikle gelecek.
1. Samuel 26:20
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה אַל־יִפֹּ֤ל דָּֽמִי֙ אַ֔רְצָה מִנֶּ֖גֶד פְּנֵ֣י יְהוָ֑ה כִּֽי־יָצָ֞א מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֗ל לְבַקֵּשׁ֙ אֶת־פַּרְעֹ֣שׁ אֶחָ֔ד כַּאֲשֶׁ֛ר יִרְדֹּ֥ף הַקֹּרֵ֖א בֶּהָרִֽים
Ve şimdi kanım Yahve'nin yüzünden uzakta yere düşmesin. Çünkü İsrail'in kralı, dağlarda kekliği kovaladığı gibi bir pireyi aramak için çıktı.
Yeşaya 13:4
·
Tevrat
ק֥וֹל הָמ֛וֹן בֶּֽהָרִ֖ים דְּמ֣וּת עַם־רָ֑ב ק֠וֹל שְׁא֞וֹן מַמְלְכ֤וֹת גּוֹיִם֙ נֶֽאֱסָפִ֔ים יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת מְפַקֵּ֖ד צְבָ֥א מִלְחָמָֽה
Dağlarda bir kalabalığın sesi, büyük bir halkın benzeri; toplanmış ulusların krallıklarının gürültüsünün sesi; Ordular Yahvesi savaş ordusunu yokluyor.
Mezmurlar 104:32
·
Tevrat
הַמַּבִּ֣יט לָ֭אָרֶץ וַתִּרְעָ֑ד יִגַּ֖ע בֶּהָרִ֣ים וְֽיֶעֱשָֽׁנוּ
Yere bakandır ve titrer; dağlara dokunur ve tüterler.
Örnek Ayetler (5)
Yeremya 50:19
·
Tevrat
וְשֹׁבַבְתִּ֤י אֶת־יִשְׂרָאֵל֙ אֶל־נָוֵ֔הוּ וְרָעָ֥ה הַכַּרְמֶ֖ל וְהַבָּשָׁ֑ן וּבְהַ֥ר אֶפְרַ֛יִם וְהַגִּלְעָ֖ד תִּשְׂבַּ֥ע נַפְשֽׁוֹ
Ve İsrail'i kendi otlağına geri döndüreceğim ve Karmel'de ve Başan'da otlayacak; ve Efrayim dağında ve Gilat'ta onun canı doyacak.
1. Samuel 13:2
·
Tevrat
וַיִּבְחַר־ל֨וֹ שָׁא֜וּל שְׁלֹ֣שֶׁת אֲלָפִים֮ מִיִּשְׂרָאֵל֒ וַיִּהְי֨וּ עִם־שָׁא֜וּל אַלְפַּ֗יִם בְּמִכְמָשׂ֙ וּבְהַ֣ר בֵּֽית־אֵ֔ל וְאֶ֗לֶף הָיוּ֙ עִם־י֣וֹנָתָ֔ן בְּגִבְעַ֖ת בִּנְיָמִ֑ין וְיֶ֣תֶר הָעָ֔ם שִׁלַּ֖ח אִ֥ישׁ לְאֹהָלָֽיו
Şaul İsrail'den kendisine üç bin kişi seçti; iki bini Mikmaş'ta ve Beytel dağında Şaul ile birlikteydi, bin kişi de Binyamin'in Giva'sında Yonatan ile birlikteydi; halkın geri kalanını ise her adamı kendi çadırına gönderdi.
Ovadya 1:17
·
Tevrat
וּבְהַ֥ר צִיּ֛וֹן תִּהְיֶ֥ה פְלֵיטָ֖ה וְהָ֣יָה קֹ֑דֶשׁ וְיָֽרְשׁוּ֙ בֵּ֣ית יַֽעֲקֹ֔ב אֵ֖ת מוֹרָֽשֵׁיהֶם
Ve Siyon dağında kurtuluş olacak ve kutsal olacak; ve Yakup evi kendi miraslarını miras alacak.
Yeşu 15:48
·
Tevrat
וּבָהָ֑ר שָׁמִ֥יר וְיַתִּ֖יר וְשׂוֹכֹֽה
Ve dağda: Şamir ve Yattir ve Soko.
Yasa'nın Tekrarı 8:7
·
Tevrat
כִּ֚י יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ מְבִֽיאֲךָ֖ אֶל־אֶ֣רֶץ טוֹבָ֑ה אֶ֚רֶץ נַ֣חֲלֵי מָ֔יִם עֲיָנֹת֙ וּתְהֹמֹ֔ת יֹצְאִ֥ים בַּבִּקְעָ֖ה וּבָהָֽר
Çünkü Tanrın Yahve seni iyi bir yere, vadide ve dağda çıkan su derelerinin, pınarların ve engin suların olduğu bir yere getirmektedir;
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 37:22
·
Tevrat
וְעָשִׂ֣יתִי אֹ֠תָם לְג֨וֹי אֶחָ֤ד בָּאָ֨רֶץ֙ בְּהָרֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וּמֶ֧לֶךְ אֶחָ֛ד יִֽהְיֶ֥ה לְכֻלָּ֖ם לְמֶ֑לֶךְ וְלֹ֤א יִֽהְיוּ־עוֹד֙ לִשְׁנֵ֣י גוֹיִ֔ם וְלֹ֨א יֵחָ֥צוּ ע֛וֹד לִשְׁתֵּ֥י מַמְלָכ֖וֹת עֽוֹד
Ve onları yerde, İsrail dağlarında bir ulus yapacağım, ve hepsine kral olarak bir kral olacak; ve artık iki ulus olmayacaklar, ve artık iki krallığa bölünmeyecekler.
Yeremya 31:5
·
Tevrat
ע֚וֹד תִּטְּעִ֣י כְרָמִ֔ים בְּהָרֵ֖י שֹֽׁמְר֑וֹן נָטְע֥וּ נֹטְעִ֖ים וְחִלֵּֽלוּ
Samiriye dağlarında tekrar bağlar dikeceksin; dikenler dikecekler ve tadını çıkaracaklar.
2. Tarihler 21:11
·
Tevrat
גַּם־ה֥וּא עָשָֽׂה־בָמ֖וֹת בְּהָרֵ֣י יְהוּדָ֑ה וַיֶּ֨זֶן֙ אֶת־יֹשְׁבֵ֣י יְרוּשָׁלִַ֔ם וַיַּדַּ֖ח אֶת־יְהוּדָֽה
O da Yahuda dağlarında yüksek yerler yaptı ve Yeruşalim'de oturanlara fahişelik ettirdi ve Yahuda'yı saptırdı.
Çölde Sayım 33:47
·
Tevrat
וַיִּסְע֖וּ מֵעַלְמֹ֣ן דִּבְלָתָ֑יְמָה וַֽיַּחֲנ֛וּ בְּהָרֵ֥י הָעֲבָרִ֖ים לִפְנֵ֥י נְבֽוֹ
Bunun üzerine Almon-Divlatayma'dan yola çıktılar ve Nevo önündeki Avarim dağlarında konakladılar.
Örnek Ayetler (3)
Yasa'nın Tekrarı 4:11
·
Tevrat
וַתִּקְרְב֥וּן וַתַּֽעַמְד֖וּן תַּ֣חַת הָהָ֑ר וְהָהָ֞ר בֹּעֵ֤ר בָּאֵשׁ֙ עַד־לֵ֣ב הַשָּׁמַ֔יִם חֹ֖שֶׁךְ עָנָ֥ן וַעֲרָפֶֽל
Böylece yaklaştınız ve dağın altında durdunuz; ve dağ göklerin kalbine kadar ateşle yanıyordu; karanlık, bulut ve koyu karanlık vardı.
Yasa'nın Tekrarı 5:23
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כְּשָׁמְעֲכֶ֤ם אֶת־הַקּוֹל֙ מִתּ֣וֹךְ הַחֹ֔שֶׁךְ וְהָהָ֖ר בֹּעֵ֣ר בָּאֵ֑שׁ וַתִּקְרְב֣וּן אֵלַ֔י כָּל־רָאשֵׁ֥י שִׁבְטֵיכֶ֖ם וְזִקְנֵיכֶֽם
Karanlığın içinden sesi işittiğinizde ve dağ ateşle yanarken, oymaklarınızın bütün başları ve yaşlılarınız bana yaklaştınız;
Yasa'nın Tekrarı 9:15
·
Tevrat
וָאֵ֗פֶן וָֽאֵרֵד֙ מִן־הָהָ֔ר וְהָהָ֖ר בֹּעֵ֣ר בָּאֵ֑שׁ וּשְׁנֵי֙ לֻחֹ֣ת הַבְּרִ֔ית עַ֖ל שְׁתֵּ֥י יָדָֽי
Bunun üzerine döndüm ve dağdan indim, ve dağ ateşle yanıyordu; ve antlaşmanın iki levhası iki elimin üzerindeydi.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 6:3
·
Tevrat
וְאָ֣מַרְתָּ֔ הָרֵי֙ יִשְׂרָאֵ֔ל שִׁמְע֖וּ דְּבַר־אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה כֹּה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְ֠הוִה לֶהָרִ֨ים וְלַגְּבָע֜וֹת לָאֲפִיקִ֣ים וְלַגֵּאָי֗וֹת הִנְנִ֨י אֲנִ֜י מֵבִ֤יא עֲלֵיכֶם֙ חֶ֔רֶב וְאִבַּדְתִּ֖י בָּמֽוֹתֵיכֶֽם
Ve diyeceksin: 'İsrail dağları, Efendi Yahve'nin sözünü dinleyin; Efendi Yahve dağlara ve tepelere, akarsu yataklarına ve derelere şöyle dedi: İşte ben, ben üzerinize kılıç getiriyorum ve yüksek yerlerinizi yok edeceğim.'
Hezekiel 36:4
·
Tevrat
לָכֵן֙ הָרֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל שִׁמְע֖וּ דְּבַר־אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה כֹּֽה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְ֠הוִה לֶהָרִ֨ים וְלַגְּבָע֜וֹת לָאֲפִיקִ֣ים וְלַגֵּאָי֗וֹת וְלֶחֳרָב֤וֹת הַשֹּֽׁמְמוֹת֙ וְלֶעָרִ֣ים הַנֶּעֱזָב֔וֹת אֲשֶׁ֨ר הָי֤וּ לְבַז֙ וּלְלַ֔עַג לִשְׁאֵרִ֥ית הַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֥ר מִסָּבִֽיב
bu yüzden, İsrail dağları, Efendi Yahve'nin sözünü işitin: Efendi Yahve dağlara ve tepelere, vadilere ve derelere, viran olmuş harabelere ve terk edilmiş şehirlere, çevredeki ulusların geri kalanına yağma ve alay olanlara şöyle dedi:
Hezekiel 36:6
·
Tevrat
לָכֵ֕ן הִנָּבֵ֖א עַל־אַדְמַ֣ת יִשְׂרָאֵ֑ל וְאָמַרְתָּ֡ לֶהָרִ֣ים וְ֠לַגְּבָעוֹת לָאֲפִיקִ֨ים וְלַגֵּאָי֜וֹת כֹּֽה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה הִנְנִ֨י בְקִנְאָתִ֤י וּבַחֲמָתִי֙ דִּבַּ֔רְתִּי יַ֛עַן כְּלִמַּ֥ת גּוֹיִ֖ם נְשָׂאתֶֽם
Bu yüzden İsrail toprağı üzerine peygamberlik et ve dağlara ve tepelere, vadilere ve derelere de: Efendi Yahve şöyle dedi: İşte ben kıskançlığımla ve öfkemle konuştum, çünkü ulusların utancını taşıdınız.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 17:1
·
Tevrat
וַֽיְהִי־אִ֥ישׁ מֵֽהַר־אֶפְרָ֖יִם וּשְׁמ֥וֹ מִיכָֽיְהוּ
Efrayim dağından bir adam vardı ve adı Mikayhu'ydu.
Habakkuk 3:3
·
Tevrat
אֱל֨וֹהַ֙ מִתֵּימָ֣ן יָב֔וֹא וְקָד֥וֹשׁ מֵֽהַר־פָּארָ֖ן סֶ֑לָה כִּסָּ֤ה שָׁמַ֨יִם֙ הוֹד֔וֹ וּתְהִלָּת֖וֹ מָלְאָ֥ה הָאָֽרֶץ
Tanrı Teman'dan gelecek ve Kutsal Olan Paran Dağı'ndan. Sela. Onun görkemi gökleri örttü ve yer onun övgüsüyle doldu.
Çölde Sayım 33:24
·
Tevrat
וַיִּסְע֖וּ מֵֽהַר־שָׁ֑פֶר וַֽיַּחֲנ֖וּ בַּחֲרָדָֽה
Sonra Şafer Dağı'ndan yola çıktılar ve Harada'da konakladılar.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 28:21
·
Tevrat
כִּ֤י כְהַר־פְּרָצִים֙ יָק֣וּם יְהוָ֔ה כְּעֵ֖מֶק בְּגִבְע֣וֹן יִרְגָּ֑ז לַעֲשׂ֤וֹת מַעֲשֵׂ֨הוּ֙ זָ֣ר מַעֲשֵׂ֔הוּ וְלַֽעֲבֹד֙ עֲבֹ֣דָת֔וֹ נָכְרִיָּ֖ה עֲבֹדָתֽוֹ
Çünkü Yahve Peratsim dağı gibi kalkacak, Givon vadisi gibi öfkelenecek; işini, yabancı işini yapmak için ve çalışmasını, yabancı çalışmasını çalışmak için.
Mezmurlar 125:1
·
Tevrat
שִׁ֗יר הַֽמַּ֫עֲל֥וֹת הַבֹּטְחִ֥ים בַּיהוָ֑ה כְּֽהַר־צִיּ֥וֹן לֹא־יִ֝מּ֗וֹט לְעוֹלָ֥ם יֵשֵֽׁב
Çıkışlar ilahisi. Yahve'ye güvenenler, sarsılmayan, sonsuza dek duran Siyon Dağı gibidir.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 35:8
·
Tevrat
וּמִלֵּאתִ֥י אֶת־הָרָ֖יו חֲלָלָ֑יו גִּבְעוֹתֶ֤יךָ וְגֵאוֹתֶ֨יךָ֙ וְכָל־אֲפִיקֶ֔יךָ חַלְלֵי־חֶ֖רֶב יִפְּל֥וּ בָהֶֽם
Onun dağlarını onun öldürülmüşleriyle dolduracağım; tepelerinde, vadilerinde ve bütün akarsu yataklarında kılıçla öldürülmüş olanlar düşecekler.
Malaki 1:3
·
Tevrat
וְאֶת־עֵשָׂ֖ו שָׂנֵ֑אתִי וָאָשִׂ֤ים אֶת־הָרָיו֙ שְׁמָמָ֔ה וְאֶת־נַחֲלָת֖וֹ לְתַנּ֥וֹת מִדְבָּֽר
Ve Esav'dan nefret ettim; onun dağlarını ıssızlık ve onun mirasını çölün çakallarına koydum.
Örnek Ayetler (1)
Zekeriya 6:1
·
Tevrat
וָאָשֻׁ֗ב וָאֶשָּׂ֤א עֵינַי֙ וָֽאֶרְאֶ֔ה וְהִנֵּ֨ה אַרְבַּ֤ע מַרְכָּבוֹת֙ יֹֽצְא֔וֹת מִבֵּ֖ין שְׁנֵ֣י הֶֽהָרִ֑ים וְהֶהָרִ֖ים הָרֵ֥י נְחֹֽשֶׁת
Döndüm ve gözlerimi kaldırdım ve gördüm, ve işte iki dağın arasından dört savaş arabası çıkıyorlar; ve dağlar tunç dağlarıydı.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 14:10
·
Tevrat
וְעֵ֣מֶק הַשִׂדִּ֗ים בֶּֽאֱרֹ֤ת בֶּאֱרֹת֙ חֵמָ֔ר וַיָּנֻ֛סוּ מֶֽלֶךְ־סְדֹ֥ם וַעֲמֹרָ֖ה וַיִּפְּלוּ־שָׁ֑מָּה וְהַנִּשְׁאָרִ֖ים הֶ֥רָה נָּֽסוּ
Ve Siddim vadisi zift kuyularıydı; Sodom ve Gomora kralları kaçtılar ve oraya düştüler, ve geride kalanlar dağa kaçtılar.