180
Kullanım
3
Lemma
67
Türev
69
Anlam
3 lemma, 67 türev form
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 2:14
·
Tevrat
וַ֠יֹּאמֶר מִ֣י שָֽׂמְךָ֞ לְאִ֨ישׁ שַׂ֤ר וְשֹׁפֵט֙ עָלֵ֔ינוּ הַלְהָרְגֵ֨נִי֙ אַתָּ֣ה אֹמֵ֔ר כַּאֲשֶׁ֥ר הָרַ֖גְתָּ אֶת־הַמִּצְרִ֑י וַיִּירָ֤א מֹשֶׁה֙ וַיֹּאמַ֔ר אָכֵ֖ן נוֹדַ֥ע הַדָּבָֽר
O dedi: 'Kim seni üzerimize yönetici ve hakim bir adam koydu? Mısırlıyı öldürdüğün gibi beni öldürmeyi mi söylüyorsun?' Musa korktu ve dedi: 'Gerçekten olay bilindi.'
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 4:12
·
Tevrat
וַיְצַו֩ דָּוִ֨ד אֶת־הַנְּעָרִ֜ים וַיַּהַרְג֗וּם וַֽיְקַצְּצ֤וּ אֶת־יְדֵיהֶם֙ וְאֶת־רַגְלֵיהֶ֔ם וַיִּתְל֥וּ עַל־הַבְּרֵכָ֖ה בְּחֶבְר֑וֹן וְאֵ֨ת רֹ֤אשׁ אִֽישׁ־בֹּ֨שֶׁת֙ לָקָ֔חוּ וַיִּקְבְּר֥וּ בְקֶֽבֶר־אַבְנֵ֖ר בְּחֶבְרֽוֹן
Davut gençlere buyurdu ve onları öldürdüler; ellerini ve ayaklarını kestiler ve Hevron'da havuzun yanına astılar. İşboşet'in başını aldılar ve Hevron'da Avner'in mezarına gömdüler.
Örnek Ayetler (1)
Amos 9:4
·
Tevrat
וְאִם־יֵלְכ֤וּ בַשְּׁבִי֙ לִפְנֵ֣י אֹֽיבֵיהֶ֔ם מִשָּׁ֛ם אֲצַוֶּ֥ה אֶת־הַחֶ֖רֶב וַהֲרָגָ֑תַם וְשַׂמְתִּ֨י עֵינִ֧י עֲלֵיהֶ֛ם לְרָעָ֖ה וְלֹ֥א לְטוֹבָֽה
Ve eğer düşmanlarının önünde sürgüne giderlerse, oradan kılıca buyuracağım ve onları öldürecek; ve gözlerimi onların üzerine iyilik için değil, kötülük için koyacağım.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 26:21
·
Tevrat
כִּֽי־הִנֵּ֤ה יְהוָה֙ יֹצֵ֣א מִמְּקוֹמ֔וֹ לִפְקֹ֛ד עֲוֺ֥ן יֹֽשֵׁב־הָאָ֖רֶץ עָלָ֑יו וְגִלְּתָ֤ה הָאָ֨רֶץ֙ אֶת־דָּמֶ֔יהָ וְלֹֽא־תְכַסֶּ֥ה ע֖וֹד עַל־הֲרוּגֶֽיהָ
Çünkü işte Yahve, yerde oturanın suçunu onun üzerinde yoklamak için yerinden çıkıyor; yer kanlarını açığa çıkaracak ve artık öldürülmüşlerinin üzerini örtmeyecek.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 27:41
·
Tevrat
וַיִּשְׂטֹ֤ם עֵשָׂו֙ אֶֽת־יַעֲקֹ֔ב עַל־הַ֨בְּרָכָ֔ה אֲשֶׁ֥ר בֵּרֲכ֖וֹ אָבִ֑יו וַיֹּ֨אמֶר עֵשָׂ֜ו בְּלִבּ֗וֹ יִקְרְבוּ֙ יְמֵי֙ אֵ֣בֶל אָבִ֔י וְאַֽהַרְגָ֖ה אֶת־יַעֲקֹ֥ב אָחִֽי
Esav, babasının onu bereketlediği bereket yüzünden Yakup'a kin besledi. Ve Esav kalbinde dedi: 'Babamın yas günleri yaklaşıyor, o zaman kardeşim Yakup'u öldüreceğim.'
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 20:11
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ אַבְרָהָ֔ם כִּ֣י אָמַ֗רְתִּי רַ֚ק אֵין־יִרְאַ֣ת אֱלֹהִ֔ים בַּמָּק֖וֹם הַזֶּ֑ה וַהֲרָג֖וּנִי עַל־דְּבַ֥ר אִשְׁתִּֽי
İbrahim dedi ki: 'Çünkü, "Kesinlikle bu yerde Tanrı korkusu yoktur ve karım yüzünden beni öldürecekler" dedim.'
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 18:21
·
Tevrat
לָכֵן֩ תֵּ֨ן אֶת־בְּנֵיהֶ֜ם לָרָעָ֗ב וְהַגִּרֵם֮ עַל־יְדֵי־חֶרֶב֒ וְתִֽהְיֶ֨נָה נְשֵׁיהֶ֤ם שַׁכֻּלוֹת֙ וְאַלְמָנ֔וֹת וְאַ֨נְשֵׁיהֶ֔ם יִֽהְי֖וּ הֲרֻ֣גֵי מָ֑וֶת בַּח֣וּרֵיהֶ֔ם מֻכֵּי־חֶ֖רֶב בַּמִּלְחָמָֽה
Bu yüzden onların oğullarını kıtlığa ver ve onları kılıcın ellerine dök; ve onların kadınları çocuksuz ve dul olsun, ve onların adamları ölümün öldürdükleri olsun, onların gençleri savaşta kılıcın vurdukları olsun.
Örnek Ayetler (1)
Ester 8:11
·
Tevrat
אֲשֶׁר֩ נָתַ֨ן הַמֶּ֜לֶךְ לַיְּהוּדִ֣ים אֲשֶׁ֣ר בְּכָל־עִיר־וָעִ֗יר לְהִקָּהֵל֮ וְלַעֲמֹ֣ד עַל־נַפְשָׁם֒ לְהַשְׁמִיד֩ וְלַהֲרֹ֨ג וּלְאַבֵּ֜ד אֶת־כָּל־חֵ֨יל עַ֧ם וּמְדִינָ֛ה הַצָּרִ֥ים אֹתָ֖ם טַ֣ף וְנָשִׁ֑ים וּשְׁלָלָ֖ם לָבֽוֹז
Kral, her şehirdeki Yahudilere toplanmaları ve canları için durmaları, onlara saldıran her halkın ve eyaletin gücünü, çocukları ve kadınları yok etmeleri, öldürmeleri ve helak etmeleri, ve onların ganimetlerini yağmalamaları için izin verdi.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 27:7
·
Tevrat
הַכְּמַכַּ֥ת מַכֵּ֖הוּ הִכָּ֑הוּ אִם־כְּהֶ֥רֶג הֲרֻגָ֖יו הֹרָֽג
Onu vuranın vuruşu gibi mi onu vurdu; yoksa onun öldürdüklerinin öldürülmesi gibi mi öldürüldü?
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 20:16
·
Tevrat
רֹאשׁ־פְּתָנִ֥ים יִינָ֑ק תַּֽ֝הַרְגֵ֗הוּ לְשׁ֣וֹן אֶפְעֶֽה
Engereklerin zehrini emecek; engereğin dili onu öldürecek.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 10:4
·
Tevrat
בִּלְתִּ֤י כָרַע֙ תַּ֣חַת אַסִּ֔יר וְתַ֥חַת הֲרוּגִ֖ים יִפֹּ֑לוּ בְּכָל־זֹאת֙ לֹא־שָׁ֣ב אַפּ֔וֹ וְע֖וֹד יָד֥וֹ נְטוּיָֽה
Tutsak altında çökmek hariç, ve öldürülmüşlerin altında düşecekler. Bütün bunlarla onun öfkesi dönmedi ve onun eli hala uzatılmıştır.
Örnek Ayetler (1)
Amos 2:3
·
Tevrat
וְהִכְרַתִּ֥י שׁוֹפֵ֖ט מִקִּרְבָּ֑הּ וְכָל־שָׂרֶ֛יהָ אֶהֱר֥וֹג עִמּ֖וֹ אָמַ֥ר יְהוָֽה
Ve onun içinden hakimi kesip atacağım ve bütün yöneticilerini onunla öldüreceğim,' dedi Yahve.
Örnek Ayetler (1)
1. Tarihler 7:21
·
Tevrat
וְזָבָ֥ד בְּנ֛וֹ וְשׁוּתֶ֥לַח בְּנ֖וֹ וְעֵ֣זֶר וְאֶלְעָ֑ד וַהֲרָג֗וּם אַנְשֵׁי־גַת֙ הַנּוֹלָדִ֣ים בָּאָ֔רֶץ כִּ֣י יָרְד֔וּ לָקַ֖חַת אֶת־מִקְנֵיהֶֽם
ve onun oğlu Zavad, ve onun oğlu Şutelah, ve Ezer ve Elad; ve yerde doğmuş olan Gat adamları onları öldürdüler, çünkü onların sürülerini almak için indiler.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 4:5
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֣וּ צָרֵ֗ינוּ לֹ֤א יֵדְעוּ֙ וְלֹ֣א יִרְא֔וּ עַ֛ד אֲשֶׁר־נָב֥וֹא אֶל־תּוֹכָ֖ם וַהֲרַגְנ֑וּם וְהִשְׁבַּ֖תְנוּ אֶת־הַמְּלָאכָֽה
Düşmanlarımız dedi: 'Biz onların arasına girip onları öldürene ve işi durdurana kadar bilmeyecekler ve görmeyecekler.'
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 78:34
·
Tevrat
אִם־הֲרָגָ֥ם וּדְרָשׁ֑וּהוּ וְ֝שָׁ֗בוּ וְשִֽׁחֲרוּ־אֵֽל
Onları öldürdüğünde O'nu aradılar, döndüler ve Tanrı'ya yöneldiler.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 37:9
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י הִנָּבֵ֖א אֶל־הָר֑וּחַ הִנָּבֵ֣א בֶן־אָ֠דָם וְאָמַרְתָּ֨ אֶל־הָר֜וּחַ כֹּֽה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה מֵאַרְבַּ֤ע רוּחוֹת֙ בֹּ֣אִי הָר֔וּחַ וּפְחִ֛י בַּהֲרוּגִ֥ים הָאֵ֖לֶּה וְיִֽחְיֽוּ
Sonra bana dedi: 'Ruha peygamberlik et, peygamberlik et, adam oğlu, ve ruha diyeceksin: Efendi Yahve şöyle dedi: Dört rüzgardan gel, ruh, ve bu öldürülmüşlere üfle ve yaşasınlar.'
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 11:15
·
Tevrat
וְאִם־כָּ֣כָה אַתְּ־עֹ֣שֶׂה לִּ֗י הָרְגֵ֤נִי נָא֙ הָרֹ֔ג אִם־מָצָ֥אתִי חֵ֖ן בְּעֵינֶ֑יךָ וְאַל־אֶרְאֶ֖ה בְּרָעָתִֽי
Ve eğer bana böyle yapıyorsan, gözlerinde lütuf bulduysam lütfen beni kesinlikle öldür ve kötülüğümü görmeyeyim.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 26:6
·
Tevrat
וּבְנוֹתֶ֨יהָ֙ אֲשֶׁ֣ר בַּשָּׂדֶ֔ה בַּחֶ֖רֶב תֵּהָרַ֑גְנָה וְיָדְע֖וּ כִּי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Ve kırdaki kızları kılıçla öldürülecek; ve benim Yahve olduğumu bilecekler.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 16:2
·
Tevrat
לַֽעַזָּתִ֣ים לֵאמֹ֗ר בָּ֤א שִׁמְשׁוֹן֙ הֵ֔נָּה וַיָּסֹ֛בּוּ וַיֶּאֶרְבוּ־ל֥וֹ כָל־הַלַּ֖יְלָה בְּשַׁ֣עַר הָעִ֑יר וַיִּתְחָרְשׁ֤וּ כָל־הַלַּ֨יְלָה֙ לֵאמֹ֔ר עַד־א֥וֹר הַבֹּ֖קֶר וַהֲרְגְנֻֽהוּ
Gazzelilere, 'Şimşon buraya geldi' diyerek bildirildi. Kuşattılar ve şehrin kapısında bütün gece ona pusu kurdular. Bütün gece sessiz kalıp dediler: 'Sabahın ışığına kadar, ve onu öldüreceğiz.'