349
Kullanım
4
Lemma
19
Türev
27
Anlam
4 lemma, 19 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
הֵן Lemma | hen | işte, işte, bak, eğer | İlgeç/Harf | 97 | ||
הִנְנִי | hineni | işte ben, işte, bak, buradayım | Zamir | 167 | ||
Örnek Ayetler (5 / 167) Amos 6:14 · Tevrat כִּ֡י הִנְנִי֩ מֵקִ֨ים עֲלֵיכֶ֜ם בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֗ל נְאֻם־יְהוָ֛ה אֱלֹהֵ֥י הַצְּבָא֖וֹת גּ֑וֹי וְלָחֲצ֥וּ אֶתְכֶ֛ם מִלְּב֥וֹא חֲמָ֖ת עַד־נַ֥חַל הָעֲרָבָֽה Çünkü işte, ey İsrail evi, üzerinize bir ulus kaldırıyorum, Ordular Tanrısı Yahve'nin bildirisidir; ve Hamat'ın girişinden Arava vadisine kadar size baskı yapacaklar. Amos 7:8 · Tevrat וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י מָֽה־אַתָּ֤ה רֹאֶה֙ עָמ֔וֹס וָאֹמַ֖ר אֲנָ֑ךְ וַיֹּ֣אמֶר אֲדֹנָ֗י הִנְנִ֨י שָׂ֤ם אֲנָךְ֙ בְּקֶ֨רֶב֙ עַמִּ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לֹֽא־אוֹסִ֥יף ע֖וֹד עֲב֥וֹר לֽוֹ Ve Yahve bana dedi: 'Ne görüyorsun, Amos?' Ve dedim: 'Bir çekül.' Ve Efendi dedi: 'İşte, halkım İsrail'in ortasına bir çekül koyuyorum; bir daha onun yanından geçmeyeceğim.' Hezekiel 4:16 · Tevrat וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י בֶּן־אָדָם֙ הִנְנִ֨י שֹׁבֵ֤ר מַטֵּה־לֶ֨חֶם֙ בִּיר֣וּשָׁלִַ֔ם וְאָכְלוּ־לֶ֥חֶם בְּמִשְׁקָ֖ל וּבִדְאָגָ֑ה וּמַ֕יִם בִּמְשׂוּרָ֥ה וּבְשִׁמָּמ֖וֹן יִשְׁתּֽוּ Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, işte ben Yeruşalim'de ekmek değneğini kırıyorum; ve ekmeği ağırlıkla ve kaygıyla yiyecekler ve suyu ölçüyle ve dehşetle içecekler.' Hezekiel 5:8 · Tevrat לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה הִנְנִ֥י עָלַ֖יִךְ גַּם־אָ֑נִי וְעָשִׂ֧יתִי בְתוֹכֵ֛ךְ מִשְׁפָּטִ֖ים לְעֵינֵ֥י הַגּוֹיִֽם Bu yüzden Efendi Yahve şöyle dedi: 'İşte ben, ben de sana karşıyım; ve ulusların gözleri önünde senin içinde hükümler yapacağım.' Hezekiel 13:8 · Tevrat לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה יַ֚עַן דַּבֶּרְכֶ֣ם שָׁ֔וְא וַחֲזִיתֶ֖ם כָּזָ֑ב לָכֵן֙ הִנְנִ֣י אֲלֵיכֶ֔ם נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה Bu nedenle Efendi Yahve şöyle dedi: Boş konuştuğunuz ve yalan gördüğünüz için, bu nedenle işte ben size karşıyım, Efendi Yahve'nin bildirisidir. | ||||||
הִנֹּם | hinnom | işte onlar, işte onlar, bakın onlar | Zamir | 15 | ||
הִנֶּנּוּ | hinnennu | işte biz, işte, bakın | Zamir | 8 | ||
וְהִנָּם | ve-hinnam | ve işte onlar, işte, bakın | Zamir | 7 | ||
הִנְּךָ | hinnekha | işte sen, işte, bak, gör | Zamir | 5 | ||
וְהִנְּךָ | ve-hinnekha | ve işte sen, işte, bak, burada | Zamir | 4 | ||
הִנָּךְ | hinnakh | işte sen, işte, bak, burada | Zamir | 4 | ||
וְהִנְנִי | ve-hineni | ve işte ben, işte, bak, burada | Zamir | 3 | ||
הִנּוֹ | hinno | işte o, işte, bak, burada | Zamir | 2 | ||
וְהֵן | ve-hen | ve işte, işte, bak, eğer | İlgeç/Harf | 2 | ||
הִנְּכָה | hinnekha | işte sen, işte, bak | Zamir | 1 | ||
הִנֵּה | hinne | işte, işte, bak, gör | İlgeç/Harf | 1 | ||
וְהִנְּכֶם | ve-hinnekhem | ve işte siz, işte, bakın, burada | Zamir | 1 | ||
הִנֶּֽךָּ | hinnekha | işte sen, işte, bak | Zamir | 1 | ||
הֵן Lemma | hen | işte, işte, bak, eğer | Bağlaç | 13 | ||
וְהֵן | ve-hen | ve işte, işte, bak, eğer | İlgeç/Harf | 3 | ||
בָּהֵן Lemma | bahen | onlarda, onlarda, onların içinde | Zamir | 7 | ||
בָהֵן | bahen | onlarda, onlarda, onların içinde | Zamir | 2 | ||
מֵהֵן | mehen | onlardan, onlardan, onlara göre | Zamir | 2 | ||
Örnek Ayetler (5 / 97)
Hagay 2:12
·
Tevrat
הֵ֣ן יִשָּׂא־אִ֨ישׁ בְּשַׂר־קֹ֜דֶשׁ בִּכְנַ֣ף בִּגְד֗וֹ וְנָגַ֣ע בִּ֠כְנָפוֹ אֶל־הַלֶּ֨חֶם וְאֶל־הַנָּזִ֜יד וְאֶל־הַיַּ֧יִן וְאֶל־שֶׁ֛מֶן וְאֶל־כָּל־מַאֲכָ֖ל הֲיִקְדָּ֑שׁ וַיַּעֲנ֧וּ הַכֹּהֲנִ֛ים וַיֹּאמְר֖וּ לֹֽא
İşte bir adam giysisinin eteğinde kutsal et taşırsa ve eteğiyle ekmeğe ve yemeğe ve şaraba ve yağa ve bütün yiyeceklere dokunursa, kutsal olur mu? Ve kâhinler cevap verdiler ve dediler: 'Hayır.'
Hezekiel 18:4
·
Tevrat
הֵ֤ן כָּל־הַנְּפָשׁוֹת֙ לִ֣י הֵ֔נָּה כְּנֶ֧פֶשׁ הָאָ֛ב וּכְנֶ֥פֶשׁ הַבֵּ֖ן לִי־הֵ֑נָּה הַנֶּ֥פֶשׁ הַחֹטֵ֖את הִ֥יא תָמֽוּת
İşte bütün canlar benimdir; babanın canı gibi oğlun canı da benimdir; günah işleyen can, o ölecektir.
Yeremya 2:10
·
Tevrat
כִּ֣י עִבְר֞וּ אִיֵּ֤י כִתִּיִּים֙ וּרְא֔וּ וְקֵדָ֛ר שִׁלְח֥וּ וְהִֽתְבּוֹנְנ֖וּ מְאֹ֑ד וּרְא֕וּ הֵ֥ן הָיְתָ֖ה כָּזֹֽאת
Çünkü Kittim adalarına geçin ve görün, Kedar'a gönderin ve çok dikkatle düşünün; görün, acaba bunun gibi bir şey oldu mu?
Yeremya 3:1
·
Tevrat
לֵאמֹ֡ר הֵ֣ן יְשַׁלַּ֣ח אִ֣ישׁ אֶת־אִשְׁתּוֹ֩ וְהָלְכָ֨ה מֵאִתּ֜וֹ וְהָיְתָ֣ה לְאִישׁ־אַחֵ֗ר הֲיָשׁ֤וּב אֵלֶ֨יהָ֙ ע֔וֹד הֲל֛וֹא חָנ֥וֹף תֶּחֱנַ֖ף הָאָ֣רֶץ הַהִ֑יא וְאַ֗תְּ זָנִית֙ רֵעִ֣ים רַבִּ֔ים וְשׁ֥וֹב אֵלַ֖י נְאֻם־יְהֹוָֽה
Diyerek: 'İşte, bir adam karısını gönderirse ve o ondan gidip başka bir adamın olursa, ona bir daha döner mi? O yer kesinlikle kirlenmez mi?' Fakat sen birçok dostla fahişelik ettin ve bana dönüyorsun, Yahve'nin bildirisidir.
Yeşaya 23:13
·
Tevrat
הֵ֣ן אֶ֣רֶץ כַּשְׂדִּ֗ים זֶ֤ה הָעָם֙ לֹ֣א הָיָ֔ה אַשּׁ֖וּר יְסָדָ֣הּ לְצִיִּ֑ים הֵקִ֣ימוּ בַחוּנָ֗יו עֹרְרוּ֙ אַרְמְנוֹתֶ֔יהָ שָׂמָ֖הּ לְמַפֵּלָֽה
İşte Keldanilerin diyarı! Bu halk yok oldu; Asur onu çöl hayvanları için kurdu. Onun kuşatma kulelerini diktiler, onun saraylarını yıktılar, onu yıkıntıya çevirdi.
Örnek Ayetler (5 / 167)
Amos 6:14
·
Tevrat
כִּ֡י הִנְנִי֩ מֵקִ֨ים עֲלֵיכֶ֜ם בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֗ל נְאֻם־יְהוָ֛ה אֱלֹהֵ֥י הַצְּבָא֖וֹת גּ֑וֹי וְלָחֲצ֥וּ אֶתְכֶ֛ם מִלְּב֥וֹא חֲמָ֖ת עַד־נַ֥חַל הָעֲרָבָֽה
Çünkü işte, ey İsrail evi, üzerinize bir ulus kaldırıyorum, Ordular Tanrısı Yahve'nin bildirisidir; ve Hamat'ın girişinden Arava vadisine kadar size baskı yapacaklar.
Amos 7:8
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י מָֽה־אַתָּ֤ה רֹאֶה֙ עָמ֔וֹס וָאֹמַ֖ר אֲנָ֑ךְ וַיֹּ֣אמֶר אֲדֹנָ֗י הִנְנִ֨י שָׂ֤ם אֲנָךְ֙ בְּקֶ֨רֶב֙ עַמִּ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לֹֽא־אוֹסִ֥יף ע֖וֹד עֲב֥וֹר לֽוֹ
Ve Yahve bana dedi: 'Ne görüyorsun, Amos?' Ve dedim: 'Bir çekül.' Ve Efendi dedi: 'İşte, halkım İsrail'in ortasına bir çekül koyuyorum; bir daha onun yanından geçmeyeceğim.'
Hezekiel 4:16
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י בֶּן־אָדָם֙ הִנְנִ֨י שֹׁבֵ֤ר מַטֵּה־לֶ֨חֶם֙ בִּיר֣וּשָׁלִַ֔ם וְאָכְלוּ־לֶ֥חֶם בְּמִשְׁקָ֖ל וּבִדְאָגָ֑ה וּמַ֕יִם בִּמְשׂוּרָ֥ה וּבְשִׁמָּמ֖וֹן יִשְׁתּֽוּ
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, işte ben Yeruşalim'de ekmek değneğini kırıyorum; ve ekmeği ağırlıkla ve kaygıyla yiyecekler ve suyu ölçüyle ve dehşetle içecekler.'
Hezekiel 5:8
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה הִנְנִ֥י עָלַ֖יִךְ גַּם־אָ֑נִי וְעָשִׂ֧יתִי בְתוֹכֵ֛ךְ מִשְׁפָּטִ֖ים לְעֵינֵ֥י הַגּוֹיִֽם
Bu yüzden Efendi Yahve şöyle dedi: 'İşte ben, ben de sana karşıyım; ve ulusların gözleri önünde senin içinde hükümler yapacağım.'
Hezekiel 13:8
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה יַ֚עַן דַּבֶּרְכֶ֣ם שָׁ֔וְא וַחֲזִיתֶ֖ם כָּזָ֑ב לָכֵן֙ הִנְנִ֣י אֲלֵיכֶ֔ם נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Bu nedenle Efendi Yahve şöyle dedi: Boş konuştuğunuz ve yalan gördüğünüz için, bu nedenle işte ben size karşıyım, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (5 / 15)
Hezekiel 14:22
·
Tevrat
וְהִנֵּ֨ה נֽוֹתְרָה־בָּ֜הּ פְּלֵטָ֗ה הַֽמּוּצָאִים֮ בָּנִ֣ים וּבָנוֹת֒ הִנָּם֙ יוֹצְאִ֣ים אֲלֵיכֶ֔ם וּרְאִיתֶ֥ם אֶת־דַּרְכָּ֖ם וְאֶת־עֲלִֽילוֹתָ֑ם וְנִחַמְתֶּ֗ם עַל־הָֽרָעָה֙ אֲשֶׁ֤ר הֵבֵ֨אתִי֙ עַל־יְר֣וּשָׁלִַ֔ם אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר הֵבֵ֖אתִי עָלֶֽיהָ
Ve işte onda çıkarılan oğullar ve kızlar, kurtulanlar kalacak; işte onlar size çıkıyorlar ve onların yolunu ve onların işlerini göreceksiniz; ve Yeruşalim'in üzerine getirdiğim kötülük üzerine, onun üzerine getirdiğim her şey üzerine teselli bulacaksınız.
2. Krallar 7:13
·
Tevrat
וַיַּעַן֩ אֶחָ֨ד מֵעֲבָדָ֜יו וַיֹּ֗אמֶר וְיִקְחוּ־נָ֞א חֲמִשָּׁ֣ה מִן־הַסּוּסִים֮ הַֽנִּשְׁאָרִים֮ אֲשֶׁ֣ר נִשְׁאֲרוּ־בָהּ֒ הִנָּ֗ם כְּכָל־הֲמ֤וֹן יִשְׂרָאֵל֙ אֲשֶׁ֣ר נִשְׁאֲרוּ־בָ֔הּ הִנָּ֕ם כְּכָל־הֲמ֥וֹן יִשְׂרָאֵ֖ל אֲשֶׁר־תָּ֑מּוּ וְנִשְׁלְחָ֖ה וְנִרְאֶֽה
Kullarından biri yanıtladı ve dedi: 'Lütfen orada kalan atlardan beşini alsınlar; işte onlar, orada kalan bütün İsrail kalabalığı gibidir; işte onlar, tükenen bütün İsrail kalabalığı gibidir. Gönderelim ve görelim.'
Yeşaya 41:27
·
Tevrat
רִאשׁ֥וֹן לְצִיּ֖וֹן הִנֵּ֣ה הִנָּ֑ם וְלִירוּשָׁלִַ֖ם מְבַשֵּׂ֥ר אֶתֵּֽן
Siyon'a ilk, "İşte, işte onlar!" ve Yeruşalim'e iyi haber getiren vereceğim.
2. Tarihler 16:11
·
Tevrat
וְהִנֵּה֙ דִּבְרֵ֣י אָסָ֔א הָרִאשׁוֹנִ֖ים וְהָאַחֲרוֹנִ֑ים הִנָּ֤ם כְּתוּבִים֙ עַל־סֵ֣פֶר הַמְּלָכִ֔ים לִיהוּדָ֖ה וְיִשְׂרָאֵֽל
Ve işte Asa'nın ilk ve son işleri, işte onlar Yahuda ve İsrail krallarının kitabında yazılıdır.
2. Tarihler 20:16
·
Tevrat
מָחָר֙ רְד֣וּ עֲלֵיהֶ֔ם הִנָּ֥ם עֹלִ֖ים בְּמַעֲלֵ֣ה הַצִּ֑יץ וּמְצָאתֶ֤ם אֹתָם֙ בְּס֣וֹף הַנַּ֔חַל פְּנֵ֖י מִדְבַּ֥ר יְרוּאֵֽל
Yarın onların üzerine inin; işte onlar Tsits yokuşundan çıkıyorlar ve onları Yeruel çölünün önünde, vadinin sonunda bulacaksınız.
Örnek Ayetler (5 / 8)
2. Samuel 5:1
·
Tevrat
וַיָּבֹ֜אוּ כָּל־שִׁבְטֵ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל אֶל־דָּוִ֖ד חֶבְר֑וֹנָה וַיֹּאמְר֣וּ לֵאמֹ֔ר הִנְנ֛וּ עַצְמְךָ֥ וּֽבְשָׂרְךָ֖ אֲנָֽחְנוּ
İsrail'in bütün oymakları Hevron'a, Davut'a geldiler ve diyerek dediler: 'İşte biz senin kemiğin ve etiniz.'
Yeremya 3:22
·
Tevrat
שׁ֚וּבוּ בָּנִ֣ים שׁוֹבָבִ֔ים אֶרְפָּ֖ה מְשׁוּבֹֽתֵיכֶ֑ם הִנְנוּ֙ אָתָ֣נוּ לָ֔ךְ כִּ֥י אַתָּ֖ה יְהֹוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ
Dönün, ey dönek oğullar, dönekliklerinize şifa vereceğim. 'İşte, sana geldik, çünkü sen Tanrımız Yahve'sin.'
Yeşu 9:25
·
Tevrat
וְעַתָּ֖ה הִנְנ֣וּ בְיָדֶ֑ךָ כַּטּ֨וֹב וְכַיָּשָׁ֧ר בְּעֵינֶ֛יךָ לַעֲשׂ֥וֹת לָ֖נוּ עֲשֵֽׂה
Ve şimdi işte biz elindeyiz; gözlerinde bize yapmak iyi ve doğru gibi olanı yap.
Ezra 9:15
·
Tevrat
יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ צַדִּ֣יק אַ֔תָּה כִּֽי־נִשְׁאַ֥רְנוּ פְלֵיטָ֖ה כְּהַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה הִנְנ֤וּ לְפָנֶ֨יךָ֙ בְּאַשְׁמָתֵ֔ינוּ כִּ֣י אֵ֥ין לַעֲמ֛וֹד לְפָנֶ֖יךָ עַל־זֹֽאת
İsrail'in Tanrısı Yahve, sen doğrusun; çünkü bu günkü gibi bir kalıntı olarak bırakıldık. İşte suçluluğumuz içinde senin önündeyiz; çünkü bu yüzden senin önünde durulmaz.
Eyüp 38:35
·
Tevrat
הַֽתְשַׁלַּ֣ח בְּרָקִ֣ים וְיֵלֵ֑כוּ וְיֹאמְר֖וּ לְךָ֣ הִנֵּֽנוּ
Şimşekleri gönderebilir misin ve gidip sana 'İşte buradayız' desinler?
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 8:17
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַי֮ הֲרָאִ֣יתָ בֶן־אָדָם֒ הֲנָקֵל֙ לְבֵ֣ית יְהוּדָ֔ה מֵעֲשׂ֕וֹת אֶת־הַתּוֹעֵב֖וֹת אֲשֶׁ֣ר עָֽשׂוּ־פֹ֑ה כִּֽי־מָלְא֨וּ אֶת־הָאָ֜רֶץ חָמָ֗ס וַיָּשֻׁ֨בוּ֙ לְהַכְעִיסֵ֔נִי וְהִנָּ֛ם שֹׁלְחִ֥ים אֶת־הַזְּמוֹרָ֖ה אֶל־אַפָּֽם
Ve bana dedi: 'Gördün mü insan oğlu? Yahuda evine burada yaptıkları iğrençlikleri yapmak hafif mi geldi ki yeri şiddetle doldurdular ve beni öfkelendirmeye döndüler? Ve işte onlar dalı burunlarına uzatıyorlar.'
Yeremya 44:2
·
Tevrat
כֹּה־אָמַ֞ר יְהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אַתֶּ֣ם רְאִיתֶ֗ם אֵ֤ת כָּל־הָֽרָעָה֙ אֲשֶׁ֤ר הֵבֵ֨אתִי֙ עַל־יְר֣וּשָׁלִַ֔ם וְעַ֖ל כָּל־עָרֵ֣י יְהוּדָ֑ה וְהִנָּ֤ם חָרְבָּה֙ הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה וְאֵ֥ין בָּהֶ֖ם יוֹשֵֽׁב
İsrail'in Tanrısı Ordular Yahve şöyle dedi: Yeruşalim'in üzerine ve Yahuda'nın bütün şehirlerinin üzerine getirdiğim bütün kötülüğü siz gördünüz; ve işte onlar bu gün viranedir ve onlarda oturan yoktur.
2. Tarihler 20:24
·
Tevrat
וִֽיהוּדָ֛ה בָּ֥א עַל־הַמִּצְפֶּ֖ה לַמִּדְבָּ֑ר וַיִּפְנוּ֙ אֶל־הֶ֣הָמ֔וֹן וְהִנָּ֧ם פְּגָרִ֛ים נֹפְלִ֥ים אַ֖רְצָה וְאֵ֥ין פְּלֵיטָֽה
Ve Yahuda çöldeki gözcü kulesine geldi; ve kalabalığa baktılar ve işte onlar yere düşmüş cesetlerdi ve kurtulan yoktu.
2. Tarihler 29:19
·
Tevrat
וְאֵ֣ת כָּל־הַכֵּלִ֗ים אֲשֶׁ֣ר הִזְנִיחַ֩ הַמֶּ֨לֶךְ אָחָ֧ז בְּמַלְכוּת֛וֹ בְּמַעֲל֖וֹ הֵכַ֣נּוּ וְהִקְדָּ֑שְׁנוּ וְהִנָּ֕ם לִפְנֵ֖י מִזְבַּ֥ח יְהוָֽה
Kral Ahaz'ın krallığında ihanetinde attığı bütün eşyaları hazırladık ve kutsal kıldık; ve işte onlar Yahve'nin sunağının önündedir.'
2. Tarihler 35:25
·
Tevrat
וַיְקוֹנֵ֣ן יִרְמְיָהוּ֮ עַל־יֹאשִׁיָּהוּ֒ וַיֹּאמְר֣וּ כָֽל־הַשָּׁרִ֣ים וְ֠הַשָּׁרוֹת בְּקִינ֨וֹתֵיהֶ֤ם עַל־יֹאשִׁיָּ֨הוּ֙ עַד־הַיּ֔וֹם וַיִּתְּנ֥וּם לְחֹ֖ק עַל־יִשְׂרָאֵ֑ל וְהִנָּ֥ם כְּתוּבִ֖ים עַל־הַקִּינֽוֹת
Yeremya Yoşiya için ağıt yaktı; bütün erkek ve kadın ilahiciler bugüne kadar ağıtlarında Yoşiya için söylediler. Bunları İsrail üzerinde bir kural yaptılar; işte onlar ağıtlarda yazılıdır.
Örnek Ayetler (5)
2. Krallar 7:19
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן הַשָּׁלִ֜ישׁ אֶת־אִ֣ישׁ הָאֱלֹהִים֮ וַיֹּאמַר֒ וְהִנֵּ֣ה יְהוָ֗ה עֹשֶׂ֤ה אֲרֻבּוֹת֙ בַּשָּׁמַ֔יִם הֲיִהְיֶ֖ה כַּדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וַיֹּ֗אמֶר הִנְּךָ֤ רֹאֶה֙ בְּעֵינֶ֔יךָ וּמִשָּׁ֖ם לֹ֥א תֹאכֵֽל
Komutan Tanrı adamını yanıtlamıştı ve demişti: 'İşte, Yahve göklerde pencereler yapsa, bu şey gibi olur mu?' O da demişti: 'İşte sen gözlerinle göreceksin, ama oradan yemeyeceksin.'
1. Krallar 20:36
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ יַ֚עַן אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־שָׁמַ֨עְתָּ֙ בְּק֣וֹל יְהוָ֔ה הִנְּךָ֤ הוֹלֵךְ֙ מֵֽאִתִּ֔י וְהִכְּךָ֖ הָאַרְיֵ֑ה וַיֵּ֨לֶךְ֙ מֵֽאֶצְל֔וֹ וַיִּמְצָאֵ֥הוּ הָאַרְיֵ֖ה וַיַּכֵּֽהוּ
Bunun üzerine ona dedi: 'Yahve'nin sesini dinlemediğin için, işte sen yanımdan gidiyorsun ve aslan seni vuracak.' Ve yanından gitti, aslan onu buldu ve onu vurdu.
1. Krallar 22:25
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר מִיכָ֔יְהוּ הִנְּךָ֥ רֹאֶ֖ה בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא אֲשֶׁ֥ר תָּבֹ֛א חֶ֥דֶר בְּחֶ֖דֶר לְהֵחָבֵֽה
Mihayhu dedi: 'İşte, saklanmak için odadan odaya gireceğin o gün göreceksin.'
Ezgiler Ezgisi 1:16
·
Tevrat
הִנְּךָ֨ יָפֶ֤ה דוֹדִי֙ אַ֣ף נָעִ֔ים אַף־עַרְשֵׂ֖נוּ רַעֲנָנָֽה
İşte güzelsin, sevgilim, hem de hoşsun; yatağımız da yeşildir.
2. Tarihler 18:24
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר מִיכָ֔יְהוּ הִנְּךָ֥ רֹאֶ֖ה בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא אֲשֶׁ֥ר תָּב֛וֹא חֶ֥דֶר בְּחֶ֖דֶר לְהֵחָבֵֽא
Mikaya dedi: 'İşte, saklanmak için odadan odaya gireceğin o gün göreceksin.'
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 33:32
·
Tevrat
וְהִנְּךָ֤ לָהֶם֙ כְּשִׁ֣יר עֲגָבִ֔ים יְפֵ֥ה ק֖וֹל וּמֵטִ֣ב נַגֵּ֑ן וְשָֽׁמְעוּ֙ אֶת־דְּבָרֶ֔יךָ וְעֹשִׂ֥ים אֵינָ֖ם אוֹתָֽם
Ve işte sen onlar için güzel sesli ve iyi çalan bir aşk şarkısı gibisin; senin sözlerini işitecekler ama onları yapan değillerdir.
2. Samuel 16:8
·
Tevrat
הֵשִׁיב֩ עָלֶ֨יךָ יְהוָ֜ה כֹּ֣ל דְּמֵ֣י בֵית־שָׁא֗וּל אֲשֶׁ֤ר מָלַ֨כְתָּ֙ תַּחְתָּ֔יו וַיִּתֵּ֤ן יְהוָה֙ אֶת־הַמְּלוּכָ֔ה בְּיַ֖ד אַבְשָׁל֣וֹם בְּנֶ֑ךָ וְהִנְּךָ֙ בְּרָ֣עָתֶ֔ךָ כִּ֛י אִ֥ישׁ דָּמִ֖ים אָֽתָּה
Yahve yerine kral olduğun Şaul evinin bütün kanlarını senin üzerine döndürdü; ve Yahve krallığı oğlun Avşalom'un eline verdi; ve işte sen kötülüğünün içindesin, çünkü sen kanların adamısın.
Yeremya 32:24
·
Tevrat
הִנֵּ֣ה הַסֹּלְל֗וֹת בָּ֣אוּ הָעִיר֮ לְלָכְדָהּ֒ וְהָעִ֣יר נִתְּנָ֗ה בְּיַ֤ד הַכַּשְׂדִּים֙ הַנִּלְחָמִ֣ים עָלֶ֔יהָ מִפְּנֵ֛י הַחֶ֥רֶב וְהָרָעָ֖ב וְהַדָּ֑בֶר וַאֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֛רְתָּ הָיָ֖ה וְהִנְּךָ֥ רֹאֶֽה
İşte kuşatma rampaları onu ele geçirmek için şehre geldi; ve kılıç, kıtlık ve salgın hastalık yüzünden şehir, ona karşı savaşan Kildanilerin eline verildi. Söylediğin şey oldu ve işte sen görüyorsun.
1. Krallar 11:22
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר ל֣וֹ פַרְעֹ֗ה כִּ֠י מָה־אַתָּ֤ה חָסֵר֙ עִמִּ֔י וְהִנְּךָ֥ מְבַקֵּ֖שׁ לָלֶ֣כֶת אֶל־אַרְצֶ֑ךָ וַיֹּ֣אמֶר לֹ֔א כִּ֥י שַׁלֵּ֖חַ תְּשַׁלְּחֵֽנִי
Firavun ona dedi: 'Yanımda neyin eksik ki, işte toprağına gitmek istiyorsun?' O dedi: 'Hayır, ancak beni kesinlikle göndereceksin.'
Örnek Ayetler (2)
Ezgiler Ezgisi 1:15
·
Tevrat
הִנָּ֤ךְ יָפָה֙ רַעְיָתִ֔י הִנָּ֥ךְ יָפָ֖ה עֵינַ֥יִךְ יוֹנִֽים
İşte güzelsin, sevgilim; işte güzelsin, gözlerin güvercinlerdir.
Ezgiler Ezgisi 4:1
·
Tevrat
הִנָּ֨ךְ יָפָ֤ה רַעְיָתִי֙ הִנָּ֣ךְ יָפָ֔ה עֵינַ֣יִךְ יוֹנִ֔ים מִבַּ֖עַד לְצַמָּתֵ֑ךְ שַׂעְרֵךְ֙ כְּעֵ֣דֶר הָֽעִזִּ֔ים שֶׁגָּלְשׁ֖וּ מֵהַ֥ר גִּלְעָֽד
İşte güzelsin, sevgilim; işte güzelsin, peçenin arkasından gözlerin güvercinlerdir; saçın Gilat dağından inen keçilerin sürüsü gibidir.
Örnek Ayetler (3)
1. Krallar 5:19
·
Tevrat
וְהִנְנִ֣י אֹמֵ֔ר לִבְנ֣וֹת בַּ֔יִת לְשֵׁ֖ם יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֑י כַּאֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֣ר יְהוָ֗ה אֶל־דָּוִ֤ד אָבִי֙ לֵאמֹ֔ר בִּנְךָ֗ אֲשֶׁ֨ר אֶתֵּ֤ן תַּחְתֶּ֨יךָ֙ עַל־כִּסְאֶ֔ךָ הֽוּא־יִבְנֶ֥ה הַבַּ֖יִת לִשְׁמִֽי
Ve işte ben, Tanrım Yahve'nin adına bir ev inşa etmeyi söylüyorum; Yahve'nin babam Davut'a konuştuğu gibi, diyerek: 'Senin yerine tahtının üzerine koyacağım oğlun, adıma evi o inşa edecek.'
1. Krallar 17:12
·
Tevrat
וַתֹּ֗אמֶר חַי־יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֨יךָ֙ אִם־יֶשׁ־לִ֣י מָע֔וֹג כִּ֣י אִם־מְלֹ֤א כַף־קֶ֨מַח֙ בַּכַּ֔ד וּמְעַט־שֶׁ֖מֶן בַּצַּפָּ֑חַת וְהִנְנִ֨י מְקֹשֶׁ֜שֶׁת שְׁנַ֣יִם עֵצִ֗ים וּבָ֨אתִי֙ וַעֲשִׂיתִ֨יהוּ֙ לִ֣י וְלִבְנִ֔י וַאֲכַלְנֻ֖הוּ וָמָֽתְנוּ
Dedi ki: 'Tanrın Yahve'nin yaşamı hakkı için, bende çörek yoktur; ancak küpte bir avuç dolusu un ve testide biraz yağ vardır. İşte ben iki odun topluyorum; geleceğim ve onu kendim için ve oğlum için yapacağım, onu yiyeceğiz ve öleceğiz.'
Yaratılış 6:13
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֱלֹהִ֜ים לְנֹ֗חַ קֵ֤ץ כָּל־בָּשָׂר֙ בָּ֣א לְפָנַ֔י כִּֽי־מָלְאָ֥ה הָאָ֛רֶץ חָמָ֖ס מִפְּנֵיהֶ֑ם וְהִנְנִ֥י מַשְׁחִיתָ֖ם אֶת־הָאָֽרֶץ
Tanrı Nuh'a dedi: 'Her beşerin sonu önüme geldi, çünkü onların yüzünden yer şiddetle doldu; ve işte, onları yerle birlikte yok edeceğim.'
Örnek Ayetler (2)
1. Tarihler 11:25
·
Tevrat
מִן־הַשְּׁלוֹשִׁ֗ים הִנּ֤וֹ נִכְבָּד֙ ה֔וּא וְאֶל־הַשְּׁלוֹשָׁ֖ה לֹא־בָ֑א וַיְשִׂימֵ֥הוּ דָוִ֖יד עַל־מִשְׁמַעְתּֽוֹ
Otuzlardan, işte o saygındı, ama üçlere gelmedi; ve Davut onu muhafızlarının üzerine koydu.
Eyüp 2:6
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר יְהוָ֛ה אֶל־הַשָּׂטָ֖ן הִנּ֣וֹ בְיָדֶ֑ךָ אַ֖ךְ אֶת־נַפְשׁ֥וֹ שְׁמֹֽר
Yahve Şeytan'a dedi: 'İşte o senin elindedir, ancak onun canını koru.'
Örnek Ayetler (2)
2. Tarihler 7:13
·
Tevrat
הֵ֣ן אֶֽעֱצֹ֤ר הַשָּׁמַ֨יִם֙ וְלֹֽא־יִהְיֶ֣ה מָטָ֔ר וְהֵן־אֲצַוֶּ֥ה עַל־חָגָ֖ב לֶאֱכ֣וֹל הָאָ֑רֶץ וְאִם־אֲשַׁלַּ֥ח דֶּ֖בֶר בְּעַמִּֽי
Eğer gökleri kapatırsam ve yağmur olmazsa, ve eğer çekirgeye yeri yemesi için buyurursam, ve eğer halkımın arasına salgın hastalık gönderirsem;
Mısır'dan Çıkış 4:1
·
Tevrat
וַיַּ֤עַן מֹשֶׁה֙ וַיֹּ֔אמֶר וְהֵן֙ לֹֽא־יַאֲמִ֣ינוּ לִ֔י וְלֹ֥א יִשְׁמְע֖וּ בְּקֹלִ֑י כִּ֣י יֹֽאמְר֔וּ לֹֽא־נִרְאָ֥ה אֵלֶ֖יךָ יְהוָֽה
Musa yanıtladı ve dedi: 'Ama işte bana inanmayacaklar ve sesimi dinlemeyecekler; çünkü diyecekler: Yahve sana görünmedi.'
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 7:2
·
Tevrat
וַיַּ֣עַן הַשָּׁלִ֡ישׁ אֲשֶׁר־לַמֶּלֶךְ֩ נִשְׁעָ֨ן עַל־יָד֜וֹ אֶת־אִ֣ישׁ הָאֱלֹהִים֮ וַיֹּאמַר֒ הִנֵּ֣ה יְהוָ֗ה עֹשֶׂ֤ה אֲרֻבּוֹת֙ בַּשָּׁמַ֔יִם הֲיִהְיֶ֖ה הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וַיֹּ֗אמֶר הִנְּכָ֤ה רֹאֶה֙ בְּעֵינֶ֔יךָ וּמִשָּׁ֖ם לֹ֥א תֹאכֵֽל
Kralın eline dayandığı komutan Tanrı adamını yanıtladı ve dedi: 'İşte, Yahve göklerde pencereler yapsa, bu şey olur mu?' O da dedi: 'İşte sen gözlerinle göreceksin, ama oradan yemeyeceksin.'
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 54:16
·
Tevrat
הִנֵּ֤ה אָֽנֹכִי֙ בָּרָ֣אתִי חָרָ֔שׁ נֹפֵ֨חַ֙ בְּאֵ֣שׁ פֶּחָ֔ם וּמוֹצִ֥יא כְלִ֖י לְמַעֲשֵׂ֑הוּ וְאָנֹכִ֛י בָּרָ֥אתִי מַשְׁחִ֖ית לְחַבֵּֽל
İşte, kömür ateşini üfleyen ve işi için bir alet çıkaran demirciyi ben yarattım; ve yok etmek için yıkıcıyı da ben yarattım.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 16:12
·
Tevrat
וְאַתֶּ֛ם הֲרֵעֹתֶ֥ם לַעֲשׂ֖וֹת מֵאֲבֽוֹתֵיכֶ֑ם וְהִנְּכֶ֣ם הֹלְכִ֗ים אִ֚ישׁ אַֽחֲרֵי֙ שְׁרִר֣וּת לִבּֽוֹ־הָרָ֔ע לְבִלְתִּ֖י שְׁמֹ֥עַ אֵלָֽי
Ve siz babalarınızdan daha kötü yaptınız; ve işte, beni dinlememek için her bir adam kendi kötü kalbinin inatçılığı ardınca gidiyor.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 139:8
·
Tevrat
אִם־אֶסַּ֣ק שָׁ֭מַיִם שָׁ֣ם אָ֑תָּה וְאַצִּ֖יעָה שְּׁא֣וֹל הִנֶּֽךָּ
Eğer göklere çıkarsam, sen oradasın; ve eğer yatağımı ölüler diyarına serersem, işte sen oradasın.
Örnek Ayetler (4 / 13)
Ezra 4:13
·
Tevrat
כְּעַ֗ן יְדִ֨יעַ֙ לֶהֱוֵ֣א לְמַלְכָּ֔א דִּ֠י הֵ֣ן קִרְיְתָ֥א דָךְ֙ תִּתְבְּנֵ֔א וְשׁוּרַיָּ֖ה יִֽשְׁתַּכְלְל֑וּן מִנְדָּֽה־בְל֤וֹ וַהֲלָךְ֙ לָ֣א יִנְתְּנ֔וּן וְאַפְּתֹ֥ם מַלְכִ֖ים תְּהַנְזִֽק
Şimdi kral tarafından bilinsin ki, eğer bu şehir inşa edilir ve surları tamamlanırsa, vergi, haraç ve gümrük vermeyecekler ve kralların geliri zarar görecektir.
Ezra 4:16
·
Tevrat
מְהוֹדְעִ֤ין אֲנַ֨חְנָה֙ לְמַלְכָּ֔א דִּ֠י הֵ֣ן קִרְיְתָ֥א דָךְ֙ תִּתְבְּנֵ֔א וְשׁוּרַיָּ֖ה יִֽשְׁתַּכְלְל֑וּן לָקֳבֵ֣ל דְּנָ֔ה חֲלָק֙ בַּעֲבַ֣ר נַהֲרָ֔א לָ֥א אִיתַ֖י לָֽךְ
Krala bildiriyoruz ki, eğer bu şehir inşa edilir ve surları tamamlanırsa, bundan dolayı Irmağın ötesinde senin bir payın olmayacaktır.
Ezra 5:17
·
Tevrat
וּכְעַ֞ן הֵ֧ן עַל־מַלְכָּ֣א טָ֗ב יִ֠תְבַּקַּר בְּבֵ֨ית גִּנְזַיָּ֜א דִּי־מַלְכָּ֣א תַמָּה֮ דִּ֣י בְּבָבֶל֒ הֵ֣ן אִיתַ֗י דִּֽי־מִן־כּ֤וֹרֶשׁ מַלְכָּא֙ שִׂ֣ים טְעֵ֔ם לְמִבְנֵ֛א בֵּית־אֱלָהָ֥א דֵ֖ךְ בִּירוּשְׁלֶ֑ם וּרְע֥וּת מַלְכָּ֛א עַל־דְּנָ֖ה יִשְׁלַ֥ח עֲלֶֽינָא
Ve şimdi, eğer krala iyi gelirse, Babil'deki kralın hazine evinde orada araştırılsın, Yeruşalim'deki bu Tanrı evini inşa etmek için Kral Koreş tarafından bir buyruk verilmiş mi; ve kral bu konudaki isteğini bize göndersin.
Ezra 7:26
·
Tevrat
וְכָל־דִּי־לָא֩ לֶהֱוֵ֨א עָבֵ֜ד דָּתָ֣א דִֽי־אֱלָהָ֗ךְ וְדָתָא֙ דִּ֣י מַלְכָּ֔א אָסְפַּ֕רְנָא דִּינָ֕ה לֶהֱוֵ֥א מִתְעֲבֵ֖ד מִנֵּ֑הּ הֵ֤ן לְמוֹת֙ הֵ֣ן לִשְׁרֹשִׁ֔י הֵן־לַעֲנָ֥שׁ נִכְסִ֖ין וְלֶאֱסוּרִֽין
Ve Tanrın'ın yasasını ve kralın yasasını yerine getirmeyen herkes hakkında, ister ölüm, ister sürgün, ister mallara el koyma, ister hapis olsun, özenle hüküm verilsin.
Örnek Ayetler (3)
Daniel 2:6
·
Tevrat
וְהֵ֨ן חֶלְמָ֤א וּפִשְׁרֵהּ֙ תְּֽהַחֲוֺ֔ן מַתְּנָ֤ן וּנְבִזְבָּה֙ וִיקָ֣ר שַׂגִּ֔יא תְּקַבְּל֖וּן מִן־קֳדָמָ֑י לָהֵ֕ן חֶלְמָ֥א וּפִשְׁרֵ֖הּ הַחֲוֺֽנִי
Ama eğer rüyayı ve yorumunu bildirirseniz, benim önümden armağanlar, ödül ve büyük yücelik alacaksınız; bu nedenle rüyayı ve yorumunu bana bildirin.
Daniel 3:15
·
Tevrat
כְּעַ֞ן הֵ֧ן אִֽיתֵיכ֣וֹן עֲתִידִ֗ין דִּ֣י בְעִדָּנָ֡א דִּֽי־תִשְׁמְע֡וּן קָ֣ל קַרְנָ֣א מַשְׁרוֹקִיתָ֣א קַתְר֣וֹס שַׂבְּכָ֡א פְּסַנְתֵּרִין֩ וְסוּמְפֹּ֨נְיָ֜ה וְכֹ֣ל זְנֵ֣י זְמָרָ֗א תִּפְּל֣וּן וְתִסְגְּדוּן֮ לְצַלְמָ֣א דִֽי־עַבְדֵת֒ וְהֵן֙ לָ֣א תִסְגְּד֔וּן בַּהּ־שַׁעֲתָ֣ה תִתְרְמ֔וֹן לְגֽוֹא־אַתּ֥וּן נוּרָ֖א יָקִֽדְתָּ֑א וּמַן־ה֣וּא אֱלָ֔הּ דֵּ֥י יְשֵֽׁיזְבִנְכ֖וֹן מִן־יְדָֽי
Şimdi eğer boynuz, flüt, lir, arp, santur ve tulum ve her tür müzik sesini işiteceğiniz zamanda düşmeye ve yaptığım heykele secde etmeye hazırsanız; ama eğer secde etmezseniz, o saatte yanan ateş fırınının içine atılacaksınız; ve sizi ellerimden kurtaracak olan ilah kimdir?
Daniel 3:18
·
Tevrat
וְהֵ֣ן לָ֔א יְדִ֥יעַ לֶהֱוֵא־לָ֖ךְ מַלְכָּ֑א דִּ֤י לֵֽאלָהָךְ֙ לָא־אִיתַ֣נָא פָֽלְחִ֔ין וּלְצֶ֧לֶם דַּהֲבָ֛א דִּ֥י הֲקֵ֖ימְתָּ לָ֥א נִסְגֻּֽד
Ve eğer değilse, sana bilinsin ki, ey kral, senin ilahına kulluk etmiyoruz ve diktiğin altın heykele secde etmeyeceğiz.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeremya 4:29
·
Tevrat
מִקּ֨וֹל פָּרָ֜שׁ וְרֹ֣מֵה קֶ֗שֶׁת בֹּרַ֨חַת֙ כָּל־הָעִ֔יר בָּ֚אוּ בֶּעָבִ֔ים וּבַכֵּפִ֖ים עָל֑וּ כָּל־הָעִ֣יר עֲזוּבָ֔ה וְאֵין־יוֹשֵׁ֥ב בָּהֵ֖ן אִֽישׁ
Atlı ve yay atan sesinden bütün şehir kaçıyor; çalılıklara girdiler ve kayalıklara çıktılar. Bütün şehir terk edilmiştir ve onlarda oturan adam yoktur.
Yeremya 51:43
·
Tevrat
הָי֤וּ עָרֶ֨יהָ֙ לְשַׁמָּ֔ה אֶ֖רֶץ צִיָּ֣ה וַעֲרָבָ֑ה אֶ֗רֶץ לֹֽא־יֵשֵׁ֤ב בָּהֵן֙ כָּל־אִ֔ישׁ וְלֹֽא־יַעֲבֹ֥ר בָּהֵ֖ן בֶּן־אָדָֽם
Onun şehirleri viranelik, kurak yer ve çöl oldu; onlarda hiçbir adam oturmaz ve onlardan insanoğlu geçmez bir yer.
Yaratılış 19:29
·
Tevrat
וַיְהִ֗י בְּשַׁחֵ֤ת אֱלֹהִים֙ אֶת־עָרֵ֣י הַכִּכָּ֔ר וַיִּזְכֹּ֥ר אֱלֹהִ֖ים אֶת־אַבְרָהָ֑ם וַיְשַׁלַּ֤ח אֶת־לוֹט֙ מִתּ֣וֹךְ הַהֲפֵכָ֔ה בַּהֲפֹךְ֙ אֶת־הֶ֣עָרִ֔ים אֲשֶׁר־יָשַׁ֥ב בָּהֵ֖ן לֽוֹט
Tanrı ovanın şehirlerini yok ederken Tanrı İbrahim'i hatırladı; Lot'un içinde oturduğu şehirleri yıkarken Lot'u yıkımın ortasından gönderdi.
Yaratılış 30:26
·
Tevrat
תְּנָ֞ה אֶת־נָשַׁ֣י וְאֶת־יְלָדַ֗י אֲשֶׁ֨ר עָבַ֧דְתִּי אֹֽתְךָ֛ בָּהֵ֖ן וְאֵלֵ֑כָה כִּ֚י אַתָּ֣ה יָדַ֔עְתָּ אֶת־עֲבֹדָתִ֖י אֲשֶׁ֥ר עֲבַדְתִּֽיךָ
'Onlar için sana hizmet ettiğim karılarımı ve çocuklarımı ver de gideyim; çünkü sana ettiğim hizmetimi sen biliyorsun.'
Levililer 11:21
·
Tevrat
אַ֤ךְ אֶת־זֶה֙ תֹּֽאכְל֔וּ מִכֹּל֙ שֶׁ֣רֶץ הָע֔וֹף הַהֹלֵ֖ךְ עַל־אַרְבַּ֑ע אֲשֶׁר־ל֤וֹ כְרָעַ֨יִם֙ מִמַּ֣עַל לְרַגְלָ֔יו לְנַתֵּ֥ר בָּהֵ֖ן עַל־הָאָֽרֶץ
Ancak dört ayak üzerinde yürüyen bütün kanatlı sürünenlerden şunu yiyeceksiniz: Yerin üzerinde onlarla sıçramak için ayaklarının üstünde bacakları olanları.
Örnek Ayetler (2)
Levililer 10:1
·
Tevrat
וַיִּקְח֣וּ בְנֵֽי־אַ֠הֲרֹן נָדָ֨ב וַאֲבִיה֜וּא אִ֣ישׁ מַחְתָּת֗וֹ וַיִּתְּנ֤וּ בָהֵן֙ אֵ֔שׁ וַיָּשִׂ֥ימוּ עָלֶ֖יהָ קְטֹ֑רֶת וַיַּקְרִ֜בוּ לִפְנֵ֤י יְהוָה֙ אֵ֣שׁ זָרָ֔ה אֲשֶׁ֧ר לֹ֦א צִוָּ֖ה אֹתָֽם
Harun'un oğulları Nadav ve Avihu her biri kendi buhurdanını aldılar, içlerine ateş koydular ve üzerine buhur koydular; Yahve'nin önünde onlara buyurmadığı yabancı bir ateş sundular.
Çölde Sayım 16:7
·
Tevrat
וּתְנ֣וּ בָהֵ֣ן אֵ֡שׁ וְשִׂימוּ֩ עֲלֵיהֶ֨ן קְטֹ֜רֶת לִפְנֵ֤י יְהוָה֙ מָחָ֔ר וְהָיָ֗ה הָאִ֛ישׁ אֲשֶׁר־יִבְחַ֥ר יְהוָ֖ה ה֣וּא הַקָּד֑וֹשׁ רַב־לָכֶ֖ם בְּנֵ֥י לֵוִֽי
'Ve yarın Yahve'nin önünde onlara ateş koyun ve üzerlerine buhur koyun; ve Yahve'nin seçeceği adam, o kutsal olacaktır; size çoktur, Levi oğulları.'
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 16:47
·
Tevrat
וְלֹ֤א בְדַרְכֵיהֶן֙ הָלַ֔כְתְּ וּבְתוֹעֲבֽוֹתֵיהֶ֖ן עָשִׂ֑ית כִּמְעַ֣ט קָ֔ט וַתַּשְׁחִ֥תִי מֵהֵ֖ן בְּכָל־דְּרָכָֽיִךְ
Onların yollarında yürümedin ve onların iğrençliklerine göre yapmadın; azıcık bir sürede bütün yollarında onlardan daha fazla yozlaştın.
Hezekiel 16:52
·
Tevrat
גַּם־אַ֣תְּ שְׂאִ֣י כְלִמָּתֵ֗ךְ אֲשֶׁ֤ר פִּלַּלְתְּ֙ לַֽאֲחוֹתֵ֔ךְ בְּחַטֹּאתַ֛יִךְ אֲשֶׁר־הִתְעַ֥בְתְּ מֵהֵ֖ן תִּצְדַּ֣קְנָה מִמֵּ֑ךְ וְגַם־אַ֥תְּ בּ֨וֹשִׁי֙ וּשְׂאִ֣י כְלִמָּתֵ֔ךְ בְּצַדֶּקְתֵּ֖ךְ אַחְיוֹתֵֽךְ
Kız kardeşin için yargıladığın utancını sen de taşı; onlardan daha fazla iğrençlik yaptığın günahlarınla onlar senden daha doğru çıkarlar; kız kardeşlerini haklı çıkardığında sen de utan ve utancını taşı.