1928
Kullanım
3
Lemma
28
Türev
30
Anlam
3 lemma, 28 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
הֵמָּה Lemma | hemma | onlar, onlar, kendileri | Zamir | 221 | ||
הֵם | hem | onlar, onlar, kendileri | Zamir | 176 | ||
וְהֵמָּה | vehemma | ve onlar, onlar | Zamir | 53 | ||
הָהֵם | hahem | onlar, o, onlar | Zamir | 46 | ||
Örnek Ayetler (4 / 46) Hakimler 17:6 · Tevrat בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם אֵ֥ין מֶ֖לֶךְ בְּיִשְׂרָאֵ֑ל אִ֛ישׁ הַיָּשָׁ֥ר בְּעֵינָ֖יו יַעֲשֶֽׂה O günlerde İsrail'de kral yoktu; her adam kendi gözlerinde doğru olanı yapardı. Hakimler 18:1 · Tevrat בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם אֵ֥ין מֶ֖לֶךְ בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וּבַיָּמִ֣ים הָהֵ֗ם שֵׁ֣בֶט הַדָּנִ֞י מְבַקֶּשׁ־ל֤וֹ נַֽחֲלָה֙ לָשֶׁ֔בֶת כִּי֩ לֹֽא־נָ֨פְלָה לּ֜וֹ עַד־הַיּ֥וֹם הַה֛וּא בְּתוֹךְ־שִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל בְּנַחֲלָֽה O günlerde İsrail'de kral yoktu. Ve o günlerde Danlı oymağı oturmak için kendisine miras arıyordu; çünkü o güne kadar İsrail oymakları arasında ona miras düşmemişti. Hakimler 19:1 · Tevrat וַיְהִי֙ בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם וּמֶ֖לֶךְ אֵ֣ין בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וַיְהִ֣י אִ֣ישׁ לֵוִ֗י גָּ֚ר בְּיַרְכְּתֵ֣י הַר־אֶפְרַ֔יִם וַיִּֽקַּֽח־לוֹ֙ אִשָּׁ֣ה פִילֶ֔גֶשׁ מִבֵּ֥ית לֶ֖חֶם יְהוּדָֽה O günlerde, İsrail'de kral yokken, Efrayim dağının uçlarında oturan Levili bir adam vardı; ve Yahuda'nın Beytlehem'inden kendisine bir cariye kadın aldı. Hakimler 20:27 · Tevrat וַיִּשְׁאֲל֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל בַּֽיהוָ֑ה וְשָׁ֗ם אֲרוֹן֙ בְּרִ֣ית הָאֱלֹהִ֔ים בַּיָּמִ֖ים הָהֵֽם İsrailoğulları Yahve'ye sordular; o günlerde Tanrı'nın antlaşma sandığı oradaydı. | ||||||
וְהֵם | ve-hem | ve onlar, onlar, kendileri | Zamir | 44 | ||
הָהֵמָּה | ha-hemma | o onlar, onlar, bunlar | Zamir | 12 | ||
כָּהֵם | kahem | onlar gibi, onlar, kendileri | Zamir | 5 | ||
שֶׁהֵם | şe-hem | ki onlar, onlar | Zamir | 2 | ||
מֵהֵמָּה | mehemma | onlardan, onlar | Zamir | 2 | ||
בָּהֵֽמָּה | bahemma | onlarda, onlarda, onların içinde | Zamir | 1 | ||
בָּהֵמָּה | bahemma | onlarda, onlar, kendileri | Zamir | 1 | ||
וְכָהֵם | ve-khahem | ve onlar, onlar | Zamir | 1 | ||
שְׁהֶם | şehem | ki onlar, onlar | Zamir | 1 | ||
לָהֵמָּה | lahemma | onlara, onlar, kendileri | Zamir | 1 | ||
בָהֵמָּה | vahemma | ve onlarda, onlar, kendileri | Zamir | 1 | ||
כָּהֵֽמָּה | kahemma | onlar gibi, onlar, bunlar | Zamir | 1 | ||
בְּהָם Lemma | beham | onlarda, onlar | İsim | 159 | ||
בוֹ | bo | onda, içinde, -de/-da, ile, vasıtasıyla | Zamir | 365 | ||
בָֽהּ | bah | onda, içinde, ile, vasıtasıyla | Zamir | 282 | ||
בָּֽךְ | bakh | sende, -de/-da, içinde, ile | Zamir | 164 | ||
Örnek Ayetler (5 / 221)
Hakimler 10:14
·
Tevrat
לְכ֗וּ וְזַֽעֲקוּ֙ אֶל־הָ֣אֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁ֥ר בְּחַרְתֶּ֖ם בָּ֑ם הֵ֛מָּה יוֹשִׁ֥יעוּ לָכֶ֖ם בְּעֵ֥ת צָרַתְכֶֽם
Gidin ve seçtiğiniz ilahlara feryat edin; sıkıntınızın zamanında sizi onlar kurtarsınlar.
Hakimler 18:3
·
Tevrat
הֵ֚מָּה עִם־בֵּ֣ית מִיכָ֔ה וְהֵ֣מָּה הִכִּ֔ירוּ אֶת־ק֥וֹל הַנַּ֖עַר הַלֵּוִ֑י וַיָּס֣וּרוּ שָׁ֗ם וַיֹּ֤אמְרוּ לוֹ֙ מִֽי־הֱבִיאֲךָ֣ הֲלֹ֔ם וּמָֽה־אַתָּ֥ה עֹשֶׂ֛ה בָּזֶ֖ה וּמַה־לְּךָ֥ פֹֽה
Onlar Mika'nın evindeyken, Levili gencin sesini tanıdılar; oraya saptılar ve ona dediler: 'Seni buraya kim getirdi? Ve burada ne yapıyorsun? Ve burada senin neyin var?'
Hakimler 18:7
·
Tevrat
וַיֵּלְכוּ֙ חֲמֵ֣שֶׁת הָאֲנָשִׁ֔ים וַיָּבֹ֖אוּ לָ֑יְשָׁה וַיִּרְא֣וּ אֶת־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־בְּקִרְבָּ֣הּ יוֹשֶֽׁבֶת־לָ֠בֶטַח כְּמִשְׁפַּ֨ט צִדֹנִ֜ים שֹׁקֵ֣ט וּבֹטֵ֗חַ וְאֵין־מַכְלִ֨ים דָּבָ֤ר בָּאָ֨רֶץ֙ יוֹרֵ֣שׁ עֶ֔צֶר וּרְחֹקִ֥ים הֵ֨מָּה֙ מִצִּ֣דֹנִ֔ים וְדָבָ֥ר אֵין־לָהֶ֖ם עִם־אָדָֽם
Beş adam gittiler ve Layiş'e geldiler. Ve içindeki halkın Saydalıların adeti gibi güvenlikte, sakin ve güvende oturduğunu gördüler; ve yerde egemenlik miras alarak hiçbir şeyde utandıran yoktu. Ve onlar Saydalılardan uzaktılar ve hiçbir adamla işleri yoktu.
Hakimler 18:22
·
Tevrat
הֵ֥מָּה הִרְחִ֖יקוּ מִבֵּ֣ית מִיכָ֑ה וְהָאֲנָשִׁ֗ים אֲשֶׁ֤ר בַּבָּתִּים֙ אֲשֶׁר֙ עִם־בֵּ֣ית מִיכָ֔ה נִֽזְעֲק֔וּ וַיַּדְבִּ֖יקוּ אֶת־בְּנֵי־דָֽן
Onlar Mika'nın evinden uzaklaştılar; ve Mika'nın eviyle birlikte olan evlerdeki adamlar toplandılar ve Dan oğullarına yetiştiler.
Hakimler 18:26
·
Tevrat
וַיֵּלְכ֥וּ בְנֵי־דָ֖ן לְדַרְכָּ֑ם וַיַּ֣רְא מִיכָ֗ה כִּי־חֲזָקִ֥ים הֵ֨מָּה֙ מִמֶּ֔נּוּ וַיִּ֖פֶן וַיָּ֥שָׁב אֶל־בֵּיתֽוֹ
Dan oğulları yollarına gittiler; ve Mika onların kendisinden güçlü olduklarını gördü, ve yönünü çevirdi ve evine döndü.
Örnek Ayetler (5 / 176)
Hakimler 1:22
·
Tevrat
וַיַּעֲל֧וּ בֵית־יוֹסֵ֛ף גַּם־הֵ֖ם בֵּֽית־אֵ֑ל וַֽיהוָ֖ה עִמָּֽם
Yusuf evi de Beytel'e çıktı ve Yahve onlarlaydı.
Hakimler 2:22
·
Tevrat
לְמַ֛עַן נַסּ֥וֹת בָּ֖ם אֶת־יִשְׂרָאֵ֑ל הֲשֹׁמְרִ֣ים הֵם֩ אֶת־דֶּ֨רֶךְ יְהוָ֜ה לָלֶ֣כֶת בָּ֗ם כַּאֲשֶׁ֛ר שָׁמְר֥וּ אֲבוֹתָ֖ם אִם־לֹֽא
'Babalarının koruduğu gibi onda yürümek için Yahve'nin yolunu koruyorlar mı yoksa korumuyorlar mı diye İsrail'i onlarla sınamak için.'
Hakimler 6:5
·
Tevrat
כִּ֡י הֵם֩ וּמִקְנֵיהֶ֨ם יַעֲל֜וּ וְאָהֳלֵיהֶ֗ם וּבָ֤אוּ כְדֵֽי־אַרְבֶּה֙ לָרֹ֔ב וְלָהֶ֥ם וְלִגְמַלֵּיהֶ֖ם אֵ֣ין מִסְפָּ֑ר וַיָּבֹ֥אוּ בָאָ֖רֶץ לְשַׁחֲתָֽהּ
Çünkü onlar, sürüleri ve çadırlarıyla çıkarlardı ve çoklukta çekirge gibi gelirlerdi; onların ve develerinin sayısı yoktu, yeri harap etmek için gelirlerdi.
Hakimler 8:5
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ לְאַנְשֵׁ֣י סֻכּ֔וֹת תְּנוּ־נָא֙ כִּכְּר֣וֹת לֶ֔חֶם לָעָ֖ם אֲשֶׁ֣ר בְּרַגְלָ֑י כִּי־עֲיֵפִ֣ים הֵ֔ם וְאָנֹכִ֗י רֹדֵ֛ף אַחֲרֵ֛י זֶ֥בַח וְצַלְמֻנָּ֖ע מַלְכֵ֥י מִדְיָֽן
Sukkot adamlarına dedi: "Lütfen ardımdaki halka ekmek somunları verin; çünkü onlar yorgundurlar ve ben Midyan kralları Zevah'ın ve Tsalmunna'nın ardından kovalıyorum."
Hakimler 8:19
·
Tevrat
וַיֹּאמַ֕ר אַחַ֥י בְּנֵֽי־אִמִּ֖י הֵ֑ם חַי־יְהוָ֗ה ל֚וּ הַחֲיִתֶ֣ם אוֹתָ֔ם לֹ֥א הָרַ֖גְתִּי אֶתְכֶֽם
Dedi ki: "Onlar kardeşlerim, annemin oğullarıydı. Yahve yaşıyor, eğer onları yaşatsaydınız sizi öldürmezdim."
Örnek Ayetler (5 / 53)
Hakimler 18:3
·
Tevrat
הֵ֚מָּה עִם־בֵּ֣ית מִיכָ֔ה וְהֵ֣מָּה הִכִּ֔ירוּ אֶת־ק֥וֹל הַנַּ֖עַר הַלֵּוִ֑י וַיָּס֣וּרוּ שָׁ֗ם וַיֹּ֤אמְרוּ לוֹ֙ מִֽי־הֱבִיאֲךָ֣ הֲלֹ֔ם וּמָֽה־אַתָּ֥ה עֹשֶׂ֛ה בָּזֶ֖ה וּמַה־לְּךָ֥ פֹֽה
Onlar Mika'nın evindeyken, Levili gencin sesini tanıdılar; oraya saptılar ve ona dediler: 'Seni buraya kim getirdi? Ve burada ne yapıyorsun? Ve burada senin neyin var?'
Hakimler 18:27
·
Tevrat
וְהֵ֨מָּה לָקְח֜וּ אֵ֧ת אֲשֶׁר־עָשָׂ֣ה מִיכָ֗ה וְֽאֶת־הַכֹּהֵן֮ אֲשֶׁ֣ר הָיָה־לוֹ֒ וַיָּבֹ֣אוּ עַל־לַ֗יִשׁ עַל־עַם֙ שֹׁקֵ֣ט וּבֹטֵ֔חַ וַיַּכּ֥וּ אוֹתָ֖ם לְפִי־חָ֑רֶב וְאֶת־הָעִ֖יר שָׂרְפ֥וּ בָאֵֽשׁ
Ve onlar Mika'nın yaptığını ve onun olan kâhini aldılar, ve Layiş'in üzerine, sakin ve güvenli bir halkın üzerine geldiler, ve onları kılıcın ağzıyla vurdular; ve şehri ateşte yaktılar.
Hezekiel 2:5
·
Tevrat
וְהֵ֨מָּה֙ אִם־יִשְׁמְע֣וּ וְאִם־יֶחְדָּ֔לוּ כִּ֛י בֵּ֥ית מְרִ֖י הֵ֑מָּה וְיָ֣דְע֔וּ כִּ֥י נָבִ֖יא הָיָ֥ה בְתוֹכָֽם
Ve onlar, ister dinlesinler ister vazgeçsinler, çünkü onlar isyancı bir evdir; aralarında bir peygamber olduğunu bilecekler.
Hezekiel 8:16
·
Tevrat
וַיָּבֵ֣א אֹתִ֗י אֶל־חֲצַ֣ר בֵּית־יְהוָה֮ הַפְּנִימִית֒ וְהִנֵּה־פֶ֜תַח הֵיכַ֣ל יְהוָ֗ה בֵּ֤ין הָֽאוּלָם֙ וּבֵ֣ין הַמִּזְבֵּ֔חַ כְּעֶשְׂרִ֥ים וַחֲמִשָּׁ֖ה אִ֑ישׁ אֲחֹ֨רֵיהֶ֜ם אֶל־הֵיכַ֤ל יְהוָה֙ וּפְנֵיהֶ֣ם קֵ֔דְמָה וְהֵ֛מָּה מִשְׁתַּחֲוִיתֶ֥ם קֵ֖דְמָה לַשָּֽׁמֶשׁ
Ve beni Yahve'nin evinin iç avlusuna getirdi; ve işte Yahve'nin tapınağının girişinde, eyvan ile sunak arasında yirmi beş kadar adam, arkaları Yahve'nin tapınağına ve yüzleri doğuya doğruydu ve onlar doğuya, güneşe eğiliyorlardı.
Hezekiel 23:8
·
Tevrat
וְאֶת־תַּזְנוּתֶ֤יהָ מִמִּצְרַ֨יִם֙ לֹ֣א עָזָ֔בָה כִּ֤י אוֹתָהּ֙ שָׁכְב֣וּ בִנְעוּרֶ֔יהָ וְהֵ֥מָּה עִשּׂ֖וּ דַּדֵּ֣י בְתוּלֶ֑יהָ וַיִּשְׁפְּכ֥וּ תַזְנוּתָ֖ם עָלֶֽיהָ
Ve Mısır'dan olan fahişeliklerini bırakmadı; çünkü onun gençliğinde onunla yattılar ve onun bekaretinin göğüslerini onlar sıktılar ve fahişeliklerini onun üzerine döktüler.
Örnek Ayetler (4 / 46)
Hakimler 17:6
·
Tevrat
בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם אֵ֥ין מֶ֖לֶךְ בְּיִשְׂרָאֵ֑ל אִ֛ישׁ הַיָּשָׁ֥ר בְּעֵינָ֖יו יַעֲשֶֽׂה
O günlerde İsrail'de kral yoktu; her adam kendi gözlerinde doğru olanı yapardı.
Hakimler 18:1
·
Tevrat
בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם אֵ֥ין מֶ֖לֶךְ בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וּבַיָּמִ֣ים הָהֵ֗ם שֵׁ֣בֶט הַדָּנִ֞י מְבַקֶּשׁ־ל֤וֹ נַֽחֲלָה֙ לָשֶׁ֔בֶת כִּי֩ לֹֽא־נָ֨פְלָה לּ֜וֹ עַד־הַיּ֥וֹם הַה֛וּא בְּתוֹךְ־שִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל בְּנַחֲלָֽה
O günlerde İsrail'de kral yoktu. Ve o günlerde Danlı oymağı oturmak için kendisine miras arıyordu; çünkü o güne kadar İsrail oymakları arasında ona miras düşmemişti.
Hakimler 19:1
·
Tevrat
וַיְהִי֙ בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם וּמֶ֖לֶךְ אֵ֣ין בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וַיְהִ֣י אִ֣ישׁ לֵוִ֗י גָּ֚ר בְּיַרְכְּתֵ֣י הַר־אֶפְרַ֔יִם וַיִּֽקַּֽח־לוֹ֙ אִשָּׁ֣ה פִילֶ֔גֶשׁ מִבֵּ֥ית לֶ֖חֶם יְהוּדָֽה
O günlerde, İsrail'de kral yokken, Efrayim dağının uçlarında oturan Levili bir adam vardı; ve Yahuda'nın Beytlehem'inden kendisine bir cariye kadın aldı.
Hakimler 20:27
·
Tevrat
וַיִּשְׁאֲל֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל בַּֽיהוָ֑ה וְשָׁ֗ם אֲרוֹן֙ בְּרִ֣ית הָאֱלֹהִ֔ים בַּיָּמִ֖ים הָהֵֽם
İsrailoğulları Yahve'ye sordular; o günlerde Tanrı'nın antlaşma sandığı oradaydı.
Örnek Ayetler (4 / 44)
Hakimler 20:34
·
Tevrat
וַיָּבֹאוּ֩ מִנֶּ֨גֶד לַגִּבְעָ֜ה עֲשֶׂרֶת֩ אֲלָפִ֨ים אִ֤ישׁ בָּחוּר֙ מִכָּל־יִשְׂרָאֵ֔ל וְהַמִּלְחָמָ֖ה כָּבֵ֑דָה וְהֵם֙ לֹ֣א יָדְע֔וּ כִּֽי־נֹגַ֥עַת עֲלֵיהֶ֖ם הָרָעָֽה
Bütün İsrail'den seçilmiş on bin adam Giva'nın karşısına geldi ve savaş ağırdı; ancak onlar kötülüğün kendilerine yaklaştığını bilmiyorlardı.
2. Samuel 17:17
·
Tevrat
וִיהוֹנָתָ֨ן וַאֲחִימַ֜עַץ עֹמְדִ֣ים בְּעֵין־רֹגֵ֗ל וְהָלְכָ֤ה הַשִּׁפְחָה֙ וְהִגִּ֣ידָה לָהֶ֔ם וְהֵם֙ יֵֽלְכ֔וּ וְהִגִּ֖ידוּ לַמֶּ֣לֶךְ דָּוִ֑ד כִּ֣י לֹ֥א יוּכְל֛וּ לְהֵרָא֖וֹת לָב֥וֹא הָעִֽירָה
Yehonatan ve Ahimaats Eyn-Rogel'de duruyorlardı; hizmetçi kadın gidip onlara bildiriyordu, onlar da gidip Kral Davut'a bildiriyorlardı; çünkü şehre girerken görünemezlerdi.
Yeremya 23:21
·
Tevrat
לֹא־שָׁלַ֥חְתִּי אֶת־הַנְּבִאִ֖ים וְהֵ֣ם רָ֑צוּ לֹא־דִבַּ֥רְתִּי אֲלֵיהֶ֖ם וְהֵ֥ם נִבָּֽאוּ
Peygamberleri göndermedim ama onlar koştular; onlara konuşmadım ama onlar peygamberlik ettiler.
Yeremya 27:15
·
Tevrat
כִּ֣י לֹ֤א שְׁלַחְתִּים֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וְהֵ֛ם נִבְּאִ֥ים בִּשְׁמִ֖י לַשָּׁ֑קֶר לְמַ֨עַן הַדִּיחִ֤י אֶתְכֶם֙ וַאֲבַדְתֶּ֔ם אַתֶּ֕ם וְהַנְּבִאִ֖ים הַֽנִּבְּאִ֥ים לָכֶֽם
Çünkü onları ben göndermedim, Yahve'nin bildirisidir; ve onlar sizi sürmem için benim adımla yalan yere peygamberlik ediyorlar ve siz ve size peygamberlik eden peygamberler yok olacaksınız.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Yeremya 3:16
·
Tevrat
וְהָיָ֡ה כִּ֣י תִרְבּוּ֩ וּפְרִיתֶ֨ם בָּאָ֜רֶץ בַּיָּמִ֤ים הָהֵ֨מָּה֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה לֹא־יֹ֣אמְרוּ ע֗וֹד אֲרוֹן֙ בְּרִית־יְהוָ֔ה וְלֹ֥א יַעֲלֶ֖ה עַל־לֵ֑ב וְלֹ֤א יִזְכְּרוּ־בוֹ֙ וְלֹ֣א יִפְקֹ֔דוּ וְלֹ֥א יֵעָשֶׂ֖ה עֽוֹד
Ve o günlerde yerde çoğaldığınızda ve verimli olduğunuzda, Yahve'nin bildirisidir, artık 'Yahve'nin antlaşma sandığı' demeyecekler ve kalbe gelmeyecek ve onu hatırlamayacaklar ve aramayacaklar ve bir daha yapılmayacak.
Yeremya 3:18
·
Tevrat
בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔מָּה יֵלְכ֥וּ בֵית־יְהוּדָ֖ה עַל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל וְיָבֹ֤אוּ יַחְדָּו֙ מֵאֶ֣רֶץ צָפ֔וֹן עַל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁ֥ר הִנְחַ֖לְתִּי אֶת־אֲבוֹתֵיכֶֽם
O günlerde Yahuda evi İsrail eviyle birlikte gidecek ve kuzey diyarından, atalarınıza miras verdiğim yere birlikte gelecekler.
Yeremya 5:18
·
Tevrat
וְגַ֛ם בַּיָּמִ֥ים הָהֵ֖מָּה נְאֻם־יְהֹוָ֑ה לֹֽא־אֶעֱשֶׂ֥ה אִתְּכֶ֖ם כָּלָֽה
Ve o günlerde de, Yahve'nin bildirisidir, sizinle tam bir son yapmayacağım.
Yeremya 14:15
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה עַֽל־הַנְּבִאִ֞ים הַנִּבְּאִ֣ים בִּשְׁמִי֮ וַאֲנִ֣י לֹֽא־שְׁלַחְתִּים֒ וְהֵ֨מָּה֙ אֹֽמְרִ֔ים חֶ֣רֶב וְרָעָ֔ב לֹ֥א יִהְיֶ֖ה בָּאָ֣רֶץ הַזֹּ֑את בַּחֶ֤רֶב וּבָֽרָעָב֙ יִתַּ֔מּוּ הַנְּבִאִ֖ים הָהֵֽמָּה
Bu nedenle ismimle peygamberlik eden, onları göndermediğim halde, 'Bu yerde kılıç ve kıtlık olmayacak' diyen peygamberler hakkında Yahve şöyle dedi: O peygamberler kılıçla ve kıtlıkla tükenecekler.
Yeremya 50:4
·
Tevrat
בַּיָּמִ֨ים הָהֵ֜מָּה וּבָעֵ֤ת הַהִיא֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה יָבֹ֧אוּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל הֵ֥מָּה וּבְנֵֽי־יְהוּדָ֖ה יַחְדָּ֑ו הָל֤וֹךְ וּבָכוֹ֙ יֵלֵ֔כוּ וְאֶת־יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיהֶ֖ם יְבַקֵּֽשׁוּ
O günlerde ve o zamanda, Yahve'nin bildirisidir, İsrail oğulları, onlar ve Yahuda oğulları birlikte gelecekler; giderek ve ağlayarak gidecekler ve Tanrıları Yahve'yi arayacaklar.
Örnek Ayetler (5)
2. Samuel 24:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יוֹאָ֜ב אֶל־הַמֶּ֗לֶךְ וְיוֹסֵ֣ף יְהוָה֩ אֱלֹהֶ֨יךָ אֶל־הָעָ֜ם כָּהֵ֤ם וְכָהֵם֙ מֵאָ֣ה פְעָמִ֔ים וְעֵינֵ֥י אֲדֹנִֽי־הַמֶּ֖לֶךְ רֹא֑וֹת וַאדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ לָ֥מָּה חָפֵ֖ץ בַּדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Bunun üzerine Yoav krala dedi: 'Tanrın Yahve halka yüz kat daha eklesin ve efendim kralın gözleri görsün; ama efendim kral neden bu şeyi istiyor?'
2. Krallar 17:15
·
Tevrat
וַיִּמְאֲס֣וּ אֶת־חֻקָּ֗יו וְאֶת־בְּרִיתוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר כָּרַ֣ת אֶת־אֲבוֹתָ֔ם וְאֵת֙ עֵֽדְוֺתָ֔יו אֲשֶׁ֥ר הֵעִ֖יד בָּ֑ם וַיֵּ֨לְכ֜וּ אַחֲרֵ֤י הַהֶ֨בֶל֙ וַיֶּהְבָּ֔לוּ וְאַחֲרֵ֤י הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁ֣ר סְבִֽיבֹתָ֔ם אֲשֶׁ֨ר צִוָּ֤ה יְהוָה֙ אֹתָ֔ם לְבִלְתִּ֖י עֲשׂ֥וֹת כָּהֶֽם
Onun kurallarını, atalarıyla yaptığı antlaşmasını ve onlara tanıklık ettiği tanıklıklarını reddettiler; boşluğun ardınca yürüdüler ve boş oldular; Yahve'nin onlara onlar gibi yapmamalarını buyurduğu çevrelerindeki ulusların ardınca yürüdüler.
1. Tarihler 21:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יוֹאָ֗ב יוֹסֵף֩ יְהוָ֨ה עַל־עַמּ֤וֹ כָּהֵם֙ מֵאָ֣ה פְעָמִ֔ים הֲלֹא֙ אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ כֻּלָּ֥ם לַאדֹנִ֖י לַעֲבָדִ֑ים לָ֣מָּה יְבַקֵּ֥שׁ זֹאת֙ אֲדֹנִ֔י לָ֛מָּה יִהְיֶ֥ה לְאַשְׁמָ֖ה לְיִשְׂרָאֵֽל
Yoav dedi: 'Yahve halkının üzerine onların yüz katını eklesin; efendim kral, hepsi efendime kul değil mi? Efendim neden bunu istiyor? Neden İsrail'e suç olsun?'
2. Tarihler 9:11
·
Tevrat
וַיַּ֣עַשׂ הַ֠מֶּלֶךְ אֶת־עֲצֵ֨י הָֽאַלְגּוּמִּ֜ים מְסִלּ֤וֹת לְבֵית־יְהוָה֙ וּלְבֵ֣ית הַמֶּ֔לֶךְ וְכִנֹּר֥וֹת וּנְבָלִ֖ים לַשָּׁרִ֑ים וְלֹא־נִרְא֥וּ כָהֵ֛ם לְפָנִ֖ים בְּאֶ֥רֶץ יְהוּדָֽה
Kral algum ağaçlarından Yahve'nin evi için ve kralın evi için merdivenler, şarkıcılar için lirler ve çenkler yaptı; Yahuda diyarında önceden onlar gibisi görülmedi.
Vaiz 9:12
·
Tevrat
כִּ֡י גַּם֩ לֹֽא־יֵדַ֨ע הָאָדָ֜ם אֶת־עִתּ֗וֹ כַּדָּגִים֙ שֶׁנֶּֽאֱחָזִים֙ בִּמְצוֹדָ֣ה רָעָ֔ה וְכַ֨צִּפֳּרִ֔ים הָאֲחֻז֖וֹת בַּפָּ֑ח כָּהֵ֗ם יֽוּקָשִׁים֙ בְּנֵ֣י הָֽאָדָ֔ם לְעֵ֣ת רָעָ֔ה כְּשֶׁתִּפּ֥וֹל עֲלֵיהֶ֖ם פִּתְאֹֽם
Çünkü ayrıca insan zamanını bilmez; kötü ağda yakalanan balıklar gibi ve tuzakta yakalanan kuşlar gibi, aniden onların üzerine düştüğünde kötü zamanda insan oğulları onlar gibi tuzağa düşerler.
Örnek Ayetler (2)
Ezgiler Ezgisi 6:5
·
Tevrat
הָסֵ֤בִּי עֵינַ֨יִךְ֙ מִנֶּגְדִּ֔י שֶׁ֥הֵ֖ם הִרְהִיבֻ֑נִי שַׂעְרֵךְ֙ כְּעֵ֣דֶר הָֽעִזִּ֔ים שֶׁגָּלְשׁ֖וּ מִן־הַגִּלְעָֽד
Gözlerini karşımdan çevir, çünkü onlar beni alt ettiler; saçın Gilat'tan inen keçi sürüsü gibidir.
Ağıtlar 4:9
·
Tevrat
טוֹבִ֤ים הָיוּ֙ חַלְלֵי־חֶ֔רֶב מֵֽחַלְלֵ֖י רָעָ֑ב שֶׁ֣הֵ֤ם יָז֨וּבוּ֙ מְדֻקָּרִ֔ים מִתְּנוּבֹ֖ת שָׂדָֽי
Kılıçla öldürülenler açlıktan öldürülenlerden iyiydi; çünkü onlar tarlanın ürünlerinden yoksun kalarak delinip eridiler.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 10:2
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אֶל־דֶּ֤רֶךְ הַגּוֹיִם֙ אַל־תִּלְמָ֔דוּ וּמֵאֹת֥וֹת הַשָּׁמַ֖יִם אַל־תֵּחָ֑תּוּ כִּֽי־יֵחַ֥תּוּ הַגּוֹיִ֖ם מֵהֵֽמָּה
Yahve şöyle dedi: Ulusların yolunu öğrenmeyin ve göklerin belirtilerinden dehşete düşmeyin; çünkü uluslar onlardan dehşete düşerler.
Vaiz 12:12
·
Tevrat
וְיֹתֵ֥ר מֵהֵ֖מָּה בְּנִ֣י הִזָּהֵ֑ר עֲשׂ֨וֹת סְפָרִ֤ים הַרְבֵּה֙ אֵ֣ין קֵ֔ץ וְלַ֥הַג הַרְבֵּ֖ה יְגִעַ֥ת בָּשָֽׂר
Ve bunlardan dahası, oğlum, sakın; çok kitaplar yapmanın sonu yoktur, ve çok çalışma bedenin yorgunluğudur.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 30:4
·
Tevrat
וּשְׁתֵּי֩ טַבְּעֹ֨ת זָהָ֜ב תַּֽעֲשֶׂה־לּ֣וֹ מִתַּ֣חַת לְזֵר֗וֹ עַ֚ל שְׁתֵּ֣י צַלְעֹתָ֔יו תַּעֲשֶׂ֖ה עַל־שְׁנֵ֣י צִדָּ֑יו וְהָיָה֙ לְבָתִּ֣ים לְבַדִּ֔ים לָשֵׂ֥את אֹת֖וֹ בָּהֵֽמָּה
Ve onun için pervazının altında iki altın halka yapacaksın; iki yanına, iki tarafının üzerine yapacaksın; ve onu onlarla taşımak için sırıklara yuvalar olacak.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 36:1
·
Tevrat
וְעָשָׂה֩ בְצַלְאֵ֨ל וְאָהֳלִיאָ֜ב וְכֹ֣ל אִ֣ישׁ חֲכַם־לֵ֗ב אֲשֶׁר֩ נָתַ֨ן יְהוָ֜ה חָכְמָ֤ה וּתְבוּנָה֙ בָּהֵ֔מָּה לָדַ֣עַת לַעֲשֹׂ֔ת אֶֽת־כָּל־מְלֶ֖אכֶת עֲבֹדַ֣ת הַקֹּ֑דֶשׁ לְכֹ֥ל אֲשֶׁר־צִוָּ֖ה יְהוָֽה
Besalel, Oholiav ve Yahve'nin, kutsal yerin hizmetinin bütün işlerini yapmayı bilmeleri için kendilerine bilgelik ve anlayış verdiği her bilge kalpli adam, Yahve'nin buyurduğu her şeye göre yaptı.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 24:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יוֹאָ֜ב אֶל־הַמֶּ֗לֶךְ וְיוֹסֵ֣ף יְהוָה֩ אֱלֹהֶ֨יךָ אֶל־הָעָ֜ם כָּהֵ֤ם וְכָהֵם֙ מֵאָ֣ה פְעָמִ֔ים וְעֵינֵ֥י אֲדֹנִֽי־הַמֶּ֖לֶךְ רֹא֑וֹת וַאדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ לָ֥מָּה חָפֵ֖ץ בַּדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Bunun üzerine Yoav krala dedi: 'Tanrın Yahve halka yüz kat daha eklesin ve efendim kralın gözleri görsün; ama efendim kral neden bu şeyi istiyor?'
Örnek Ayetler (1)
Vaiz 3:18
·
Tevrat
אָמַ֤רְתִּֽי אֲנִי֙ בְּלִבִּ֔י עַל־דִּבְרַת֙ בְּנֵ֣י הָאָדָ֔ם לְבָרָ֖ם הָאֱלֹהִ֑ים וְלִרְא֕וֹת שְׁהֶם־בְּהֵמָ֥ה הֵ֖מָּה לָהֶֽם
Ben kalbimde insan oğullarının durumu üzerine dedim: 'Tanrı onları sınasın ve kendilerine onların hayvan olduklarını görsünler.'
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 14:16
·
Tevrat
וְהָעָ֣ם אֲשֶׁר־הֵ֣מָּה נִבְּאִ֣ים לָהֶ֡ם יִֽהְי֣וּ מֻשְׁלָכִים֩ בְּחֻצ֨וֹת יְרוּשָׁלִַ֜ם מִפְּנֵ֣י הָרָעָ֣ב וְהַחֶ֗רֶב וְאֵ֤ין מְקַבֵּר֙ לָהֵ֔מָּה הֵ֣מָּה נְשֵׁיהֶ֔ם וּבְנֵיהֶ֖ם וּבְנֹֽתֵיהֶ֑ם וְשָׁפַכְתִּ֥י עֲלֵיהֶ֖ם אֶת־רָעָתָֽם
Ve onlara peygamberlik ettikleri halk, kıtlık ve kılıç yüzünden Yeruşalim'in sokaklarına atılmış olacaklar ve onları gömen yok; onlar, karıları, oğulları ve kızları; ve kötülüklerini üzerlerine dökeceğim.
Örnek Ayetler (1)
Habakkuk 1:16
·
Tevrat
עַל־כֵּן֙ יְזַבֵּ֣חַ לְחֶרְמ֔וֹ וִֽיקַטֵּ֖ר לְמִכְמַרְתּ֑וֹ כִּ֤י בָהֵ֨מָּה֙ שָׁמֵ֣ן חֶלְק֔וֹ וּמַאֲכָל֖וֹ בְּרִאָֽה
Bu nedenle ağına kurban keser ve serpme ağına buhur yakar; çünkü onlarla payı yağlıdır ve yiyeceği boldur.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 36:32
·
Tevrat
וְיִרְמְיָ֜הוּ לָקַ֣ח מְגִלָּ֣ה אַחֶ֗רֶת וַֽיִּתְּנָהּ֮ אֶל־בָּר֣וּךְ בֶּן־נֵרִיָּהוּ֮ הַסֹּפֵר֒ וַיִּכְתֹּ֤ב עָלֶ֨יהָ֙ מִפִּ֣י יִרְמְיָ֔הוּ אֵ֚ת כָּל־דִּבְרֵ֣י הַסֵּ֔פֶר אֲשֶׁ֥ר שָׂרַ֛ף יְהוֹיָקִ֥ים מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֖ה בָּאֵ֑שׁ וְע֨וֹד נוֹסַ֧ף עֲלֵיהֶ֛ם דְּבָרִ֥ים רַבִּ֖ים כָּהֵֽמָּה
Bunun üzerine Yeremya başka bir tomar aldı ve onu yazman Neriya oğlu Baruk'a verdi; ve o, Yahuda kralı Yehoyakim'in ateşte yaktığı kitabın bütün sözlerini Yeremya'nın ağzından ona yazdı; ve ayrıca onlara bunlar gibi birçok söz eklendi.
Örnek Ayetler (5 / 159)
Hakimler 8:16
·
Tevrat
וַיִּקַּח֙ אֶת־זִקְנֵ֣י הָעִ֔יר וְאֶת־קוֹצֵ֥י הַמִּדְבָּ֖ר וְאֶת־הַֽבַּרְקֳנִ֑ים וַיֹּ֣דַע בָּהֶ֔ם אֵ֖ת אַנְשֵׁ֥י סֻכּֽוֹת
Şehrin yaşlılarını, çölün dikenlerini ve çalılarını aldı ve onlarla Sukkot adamlarına bildirdi.
Hakimler 9:4
·
Tevrat
וַיִּתְּנוּ־לוֹ֙ שִׁבְעִ֣ים כֶּ֔סֶף מִבֵּ֖יתּ בַ֣עַל בְּרִ֑ית וַיִּשְׂכֹּ֨ר בָּהֶ֜ם אֲבִימֶ֗לֶךְ אֲנָשִׁ֤ים רֵיקִים֙ וּפֹ֣חֲזִ֔ים וַיֵּלְכ֖וּ אַחֲרָֽיו
Ona Baal-Berit'in evinden yetmiş gümüş verdiler; ve Abimelek onlarla boş ve pervasız adamlar kiraladı, ve onun ardınca gittiler.
Hakimler 16:8
·
Tevrat
וַיַּעֲלוּ־לָ֞הּ סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֗ים שִׁבְעָ֛ה יְתָרִ֥ים לַחִ֖ים אֲשֶׁ֣ר לֹא־חֹרָ֑בוּ וַתַּאַסְרֵ֖הוּ בָּהֶֽם
Filistlilerin beyleri ona kurumamış yedi yaş kiriş çıkardılar ve onu onlarla bağladı.
Hakimler 16:11
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלֶ֔יהָ אִם־אָס֤וֹר יַאַסְר֨וּנִי֙ בַּעֲבֹתִ֣ים חֲדָשִׁ֔ים אֲשֶׁ֛ר לֹֽא־נַעֲשָׂ֥ה בָהֶ֖ם מְלָאכָ֑ה וְחָלִ֥יתִי וְהָיִ֖יתִי כְּאַחַ֥ד הָאָדָֽם
Ona dedi: 'Eğer beni onlarla iş yapılmamış yeni iplerle kesinlikle bağlarlarsa, zayıflarım ve insanın biri gibi olurum.'
Hakimler 16:12
·
Tevrat
וַתִּקַּ֣ח דְּלִילָה֩ עֲבֹתִ֨ים חֲדָשִׁ֜ים וַתַּאַסְרֵ֣הוּ בָהֶ֗ם וַתֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ פְּלִשְׁתִּ֤ים עָלֶ֨יךָ֙ שִׁמְשׁ֔וֹן וְהָאֹרֵ֖ב יֹשֵׁ֣ב בֶּחָ֑דֶר וַֽיְנַתְּקֵ֛ם מֵעַ֥ל זְרֹעֹתָ֖יו כַּחֽוּט
Delila yeni ipler aldı ve onu onlarla bağladı. Ona dedi: 'Filistliler senin üzerinde, Şimşon!' Ve pusu odada oturuyordu. Onları kollarının üzerinden iplik gibi kopardı.
Örnek Ayetler (4 / 365)
Hakimler 1:5
·
Tevrat
וַֽ֠יִּמְצְאוּ אֶת־אֲדֹנִ֥י בֶ֨זֶק֙ בְּבֶ֔זֶק וַיִּֽלָּחֲמ֖וּ בּ֑וֹ וַיַּכּ֕וּ אֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֖י וְאֶת־הַפְּרִזִּֽי
Bezek'te Adoni-Bezek'i buldular ve onunla savaştılar; Kenanlılar'ı ve Perizliler'i vurdular.
Hakimler 6:32
·
Tevrat
וַיִּקְרָא־ל֥וֹ בַיּוֹם־הַה֖וּא יְרֻבַּ֣עַל לֵאמֹ֑ר יָ֤רֶב בּוֹ֙ הַבַּ֔עַל כִּ֥י נָתַ֖ץ אֶֽת־מִזְבְּחֽוֹ
O gün ona Yerubbaal adını koydu ve dedi ki: 'Sunağı yıkıldığı için Baal ona karşı kendini savunsun.'
Hakimler 9:26
·
Tevrat
וַיָּבֹ֞א גַּ֤עַל בֶּן־עֶ֨בֶד֙ וְאֶחָ֔יו וַיַּעַבְר֖וּ בִּשְׁכֶ֑ם וַיִּבְטְחוּ־ב֖וֹ בַּעֲלֵ֥י שְׁכֶֽם
Eved oğlu Gaal ve kardeşleri geldiler, ve Şekem'e geçtiler; ve Şekem'in sahipleri ona güvendiler.
Hakimler 9:38
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו זְבֻ֗ל אַיֵּ֨ה אֵפ֥וֹא פִ֨יךָ֙ אֲשֶׁ֣ר תֹּאמַ֔ר מִ֥י אֲבִימֶ֖לֶךְ כִּ֣י נַעַבְדֶ֑נּוּ הֲלֹ֨א זֶ֤ה הָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר מָאַ֣סְתָּה בּ֔וֹ צֵא־נָ֥א עַתָּ֖ה וְהִלָּ֥חֶם בּֽוֹ
Zevul ona dedi: 'Şimdi ağzın nerede? Hani diyordun: 'Abimelek kimdir ki ona kulluk edelim?' Senin reddettiğin halk bu değil mi? Lütfen şimdi çık ve onunla savaş.'
Örnek Ayetler (5 / 282)
Hakimler 9:45
·
Tevrat
וַאֲבִימֶ֜לֶךְ נִלְחָ֣ם בָּעִ֗יר כֹּ֚ל הַיּ֣וֹם הַה֔וּא וַיִּלְכֹּד֙ אֶת־הָעִ֔יר וְאֶת־הָעָ֥ם אֲשֶׁר־בָּ֖הּ הָרָ֑ג וַיִּתֹּץ֙ אֶת־הָעִ֔יר וַיִּזְרָעֶ֖הָ מֶֽלַח
Abimelek o bütün gün şehre karşı savaştı; şehri ele geçirdi ve içindeki halkı öldürdü, şehri yıktı ve ona tuz ekti.
Hakimler 15:15
·
Tevrat
וַיִּמְצָ֥א לְחִֽי־חֲמ֖וֹר טְרִיָּ֑ה וַיִּשְׁלַ֤ח יָדוֹ֙ וַיִּקָּחֶ֔הָ וַיַּךְ־בָּ֖הּ אֶ֥לֶף אִֽישׁ
Taze bir eşek çenesi buldu, elini uzattı ve onu aldı; ve onunla bin adam vurdu.
Hakimler 18:6
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר לָהֶ֛ם הַכֹּהֵ֖ן לְכ֣וּ לְשָׁל֑וֹם נֹ֣כַח יְהוָ֔ה דַּרְכְּכֶ֖ם אֲשֶׁ֥ר תֵּֽלְכוּ־בָֽהּ
Kâhin onlara dedi: 'Esenlikle gidin; içinde gittiğiniz yolunuz Yahve'nin önündedir.'
Hakimler 18:28
·
Tevrat
וְאֵ֨ין מַצִּ֜יל כִּ֧י רְֽחוֹקָה־הִ֣יא מִצִּיד֗וֹן וְדָבָ֤ר אֵין־לָהֶם֙ עִם־אָדָ֔ם וְהִ֕יא בָּעֵ֖מֶק אֲשֶׁ֣ר לְבֵית־רְח֑וֹב וַיִּבְנ֥וּ אֶת־הָעִ֖יר וַיֵּ֥שְׁבוּ בָֽהּ
Ve kurtaran yoktu, çünkü o Sayda'dan uzaktı ve onların hiçbir adamla sözü yoktu; ve o, Beyt-Rehov'a ait olan vadideydi. Ve şehri inşa ettiler ve orada oturdular.
Hakimler 19:11
·
Tevrat
הֵ֣ם עִם־יְב֔וּס וְהַיּ֖וֹם רַ֣ד מְאֹ֑ד וַיֹּ֨אמֶר הַנַּ֜עַר אֶל־אֲדֹנָ֗יו לְכָה־נָּ֛א וְנָס֛וּרָה אֶל־עִֽיר־הַיְבוּסִ֥י הַזֹּ֖את וְנָלִ֥ין בָּֽהּ
Onlar Yebus'un yanındayken gün çok inmişti; ve uşak efendisine dedi ki: 'Lütfen gel ve Yebusilerin bu şehrine sapalım ve orada geceleyelim.'
Örnek Ayetler (5 / 164)
Hagay 2:23
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֣וּא נְאֻם־יְהוָ֣ה צְבָא֡וֹת אֶ֠קָּחֲךָ זְרֻבָּבֶ֨ל בֶּן־שְׁאַלְתִּיאֵ֤ל עַבְדִּי֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וְשַׂמְתִּ֖יךָ כַּֽחוֹתָ֑ם כִּֽי־בְךָ֣ בָחַ֔רְתִּי נְאֻ֖ם יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
O günde, Ordular Yahve'nin bildirisidir, seni alacağım kulum Şealtiel oğlu Zerubbabel, Yahve'nin bildirisidir, ve seni mühür gibi koyacağım; çünkü seni seçtim, Ordular Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 5:9
·
Tevrat
וְעָשִׂ֣יתִי בָ֗ךְ אֵ֚ת אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־עָשִׂ֔יתִי וְאֵ֛ת אֲשֶֽׁר־לֹֽא־אֶעֱשֶׂ֥ה כָמֹ֖הוּ ע֑וֹד יַ֖עַן כָּל־תּוֹעֲבֹתָֽיִךְ
Ve bütün iğrençliklerinin yüzünden sana yapmadığım ve bir daha onun gibi yapmayacağım şeyi yapacağım.
Hezekiel 5:10
·
Tevrat
לָכֵ֗ן אָב֞וֹת יֹאכְל֤וּ בָנִים֙ בְּתוֹכֵ֔ךְ וּבָנִ֖ים יֹאכְל֣וּ אֲבוֹתָ֑ם וְעָשִׂ֤יתִי בָךְ֙ שְׁפָטִ֔ים וְזֵרִיתִ֥י אֶת־כָּל־שְׁאֵרִיתֵ֖ךְ לְכָל־רֽוּחַ
Bu yüzden senin içinde babalar oğulları yiyecekler ve oğullar babalarını yiyecekler; ve sende hükümler yapacağım ve bütün sağ kalanlarını her rüzgara savuracağım.
Hezekiel 5:15
·
Tevrat
וְֽהָ֨יְתָ֜ה חֶרְפָּ֤ה וּגְדוּפָה֙ מוּסָ֣ר וּמְשַׁמָּ֔ה לַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֣ר סְבִיבוֹתָ֑יִךְ בַּעֲשׂוֹתִי֩ בָ֨ךְ שְׁפָטִ֜ים בְּאַ֤ף וּבְחֵמָה֙ וּבְתֹכְח֣וֹת חֵמָ֔ה אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּֽרְתִּי
Sana öfkeyle, hiddetle ve hiddetli azarlamalarla yargılar uyguladığımda, etrafındaki uluslara utanç, hakaret, ibret ve dehşet olacaksın; Ben Yahve konuştum.
Hezekiel 5:17
·
Tevrat
וְשִׁלַּחְתִּ֣י עֲ֠לֵיכֶם רָעָ֞ב וְחַיָּ֤ה רָעָה֙ וְשִׁכְּלֻ֔ךְ וְדֶ֥בֶר וָדָ֖ם יַעֲבָר־בָּ֑ךְ וְחֶ֨רֶב֙ אָבִ֣יא עָלַ֔יִךְ אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּֽרְתִּי
Üzerinize kıtlık ve kötü hayvanlar göndereceğim ve seni çocuksuz bırakacaklar; içinden salgın hastalık ve kan geçecek ve üzerine kılıç getireceğim; Ben Yahve konuştum.