533
Kullanım
9
Lemma
82
Türev
75
Anlam
9 lemma, 82 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
הֹלֵךְ Lemma | holekh | yürüyen, yürümek, gitmek, ilerlemek | Fiil | 119 | ||
הָלְכוּ | halekhu | yürüdüler, yürümek, gitmek, davranmak | Fiil | 51 | ||
הוֹלֵךְ | holekh | yürüyen, yürümek, gitmek, davranmak | Fiil | 40 | ||
הָלוֹךְ | halokh | kesinlikle yürümek, yürümek, gitmek, ilerlemek | Fiil | 34 | ||
הָלַכְתָּ | halakhta | yürüdün, yürümek, gitmek, hareket etmek, yaşamak | Fiil | 18 | ||
הַהֹלְכִים | ha-holekhim | yürüyenler, yürümek, gitmek, yaşamak | Fiil | 17 | ||
וְהָלָֽכְתָּ | ve-halakhta | ve yürüyeceksin, yürümek, gitmek, ilerlemek | Fiil | 14 | ||
הֹלְכִים | holekhim | yürüyenler, yürümek, gitmek, ilerlemek | Fiil | 14 | ||
הַֽהֹלֵךְ | ha-holekh | yürüyen, yürümek, gitmek, yaşamak | Fiil | 13 | ||
וְהָלַךְ | ve-halakh | ve yürüdü, yürümek, gitmek, yaşamak | Fiil | 13 | ||
וַהֲלַכְתֶּם | va-halakhtem | ve yürüyeceksiniz, yürümek, gitmek, yaşamak | Fiil | 10 | ||
וְהָלְכוּ | ve-halekhu | ve yürüdüler, yürümek, gitmek, yaşamak | Fiil | 10 | ||
וְהָלַכְתִּי | ve-halahti | ve yürüdüm, yürümek, gitmek, yaşamak | Fiil | 9 | ||
הָלָֽכְתִּי | halahti | yürüdüm, yürümek, gitmek, yaşamak | Fiil | 9 | ||
מִתְהַלֵּךְ | mithallekh | yürüyen, yürümek, gitmek, yaşamak | Fiil | 8 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8) 2. Samuel 7:6 · Tevrat כִּ֣י לֹ֤א יָשַׁ֨בְתִּי֙ בְּבַ֔יִת לְ֠מִיּוֹם הַעֲלֹתִ֞י אֶת־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ מִמִּצְרַ֔יִם וְעַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה וָאֶֽהְיֶה֙ מִתְהַלֵּ֔ךְ בְּאֹ֖הֶל וּבְמִשְׁכָּֽן 'Çünkü İsrailoğulları'nı Mısır'dan çıkardığım günden bu güne kadar bir evde oturmadım; bir çadırda ve bir konutta dolaşıyordum.' 1. Samuel 12:2 · Tevrat וְעַתָּ֞ה הִנֵּ֥ה הַמֶּ֣לֶךְ מִתְהַלֵּ֣ךְ לִפְנֵיכֶ֗ם וַאֲנִי֙ זָקַ֣נְתִּי וָשַׂ֔בְתִּי וּבָנַ֖י הִנָּ֣ם אִתְּכֶ֑ם וַאֲנִי֙ הִתְהַלַּ֣כְתִּי לִפְנֵיכֶ֔ם מִנְּעֻרַ֖י עַד־הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה Şimdi işte, kral önünüzde yürüyor. Ben ise yaşlandım ve ağardım; oğullarım da işte sizinledir. Ben gençliğimden bu güne kadar önünüzde yürüdüm. Mezmurlar 68:22 · Tevrat אַךְ־אֱלֹהִ֗ים יִמְחַץ֮ רֹ֤אשׁ אֹ֫יְבָ֥יו קָדְקֹ֥ד שֵׂעָ֑ר מִ֝תְהַלֵּ֗ךְ בַּאֲשָׁמָֽיו Ancak Tanrı düşmanlarının başını, suçları içinde yürüyenin kıllı tepesini ezecektir. Süleyman'ın Özdeyişleri 20:7 · Tevrat מִתְהַלֵּ֣ךְ בְּתֻמּ֣וֹ צַדִּ֑יק אַשְׁרֵ֖י בָנָ֣יו אַחֲרָֽיו Kendi kusursuzluğunda yürüyen doğru kişi; ondan sonraki oğullarına ne mutlu! Süleyman'ın Özdeyişleri 24:34 · Tevrat וּבָֽא־מִתְהַלֵּ֥ךְ רֵישֶׁ֑ךָ וּ֝מַחְסֹרֶ֗יךָ כְּאִ֣ישׁ מָגֵֽן Ve yoksulluğun yürüyen biri gibi ve ihtiyacın kalkanlı bir adam gibi gelecektir. | ||||||
יַהֲלֹֽךְ | yahalokh | yürüyecek, yürümek, gitmek, yaşamak | Fiil | 8 | ||
הִתְהַלַּכְתִּי | hithallakhti | yürüdüm, yürümek, gidip gelmek, yaşamak | Fiil | 7 | ||
יִתְהַלְּכוּ | yithallehu | yürüyecekler, yürümek, dolaşmak, yaşamak | Fiil | 6 | ||
וְיִֽתְהַלְּכוּ | ve-yithallekhu | ve yürüyecekler, yürümek, dolaşmak, yaşamak | Fiil | 5 | ||
הֲלַכְתֶּם | halahtem | yürüdünüz, yürümek, gitmek, yaşamak | Fiil | 5 | ||
Örnek Ayetler (5 / 119)
Hakimler 4:9
·
Tevrat
וַתֹּ֜אמֶר הָלֹ֧ךְ אֵלֵ֣ךְ עִמָּ֗ךְ אֶ֚פֶס כִּי֩ לֹ֨א תִֽהְיֶ֜ה תִּֽפְאַרְתְּךָ֗ עַל־הַדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר אַתָּ֣ה הוֹלֵ֔ךְ כִּ֣י בְֽיַד־אִשָּׁ֔ה יִמְכֹּ֥ר יְהוָ֖ה אֶת־סִֽיסְרָ֑א וַתָּ֧קָם דְּבוֹרָ֛ה וַתֵּ֥לֶך עִם־בָּרָ֖ק קֶֽדְשָׁה
Ve o dedi: 'Seninle kesinlikle gideceğim; ancak gittiğin yolda senin yüceliğin olmayacak, çünkü Yahve Sisera'yı bir kadının eline satacak.' Ve Debora kalktı ve Barak ile Kedeş'e gitti.
Hakimler 6:21
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֞ח מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֗ה אֶת־קְצֵ֤ה הַמִּשְׁעֶ֨נֶת֙ אֲשֶׁ֣ר בְּיָד֔וֹ וַיִּגַּ֥ע בַּבָּשָׂ֖ר וּבַמַּצּ֑וֹת וַתַּ֨עַל הָאֵ֜שׁ מִן־הַצּ֗וּר וַתֹּ֤אכַל אֶת־הַבָּשָׂר֙ וְאֶת־הַמַּצּ֔וֹת וּמַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה הָלַ֖ךְ מֵעֵינָֽיו
Sonra Yahve'nin elçisi elindeki değneğin ucunu uzattı, ete ve mayasız ekmeklere dokundu; kayadan ateş çıktı, eti ve mayasız ekmekleri yedi. Yahve'nin elçisi onun gözlerinden gitti.
Hakimler 17:9
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר־ל֥וֹ מִיכָ֖ה מֵאַ֣יִן תָּב֑וֹא וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו לֵוִ֣י אָנֹ֗כִי מִבֵּ֥ית לֶ֨חֶם֙ יְהוּדָ֔ה וְאָנֹכִ֣י הֹלֵ֔ךְ לָג֖וּר בַּאֲשֶׁ֥ר אֶמְצָֽא
Mika ona dedi: 'Nereden geliyorsun?' Ve ona dedi: 'Ben Yahuda'nın Beytlehem'inden bir Leviliyim ve bulacağım yerde garip olmak için gidiyorum.'
Hakimler 19:18
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו עֹבְרִ֨ים אֲנַ֜חְנוּ מִבֵּֽית־לֶ֣חֶם יְהוּדָה֮ עַד־יַרְכְּתֵ֣י הַר־אֶפְרַיִם֒ מִשָּׁ֣ם אָנֹ֔כִי וָאֵלֵ֕ךְ עַד־בֵּ֥ית לֶ֖חֶם יְהוּדָ֑ה וְאֶת־בֵּ֤ית יְהוָה֙ אֲנִ֣י הֹלֵ֔ךְ וְאֵ֣ין אִ֔ישׁ מְאַסֵּ֥ף אוֹתִ֖י הַבָּֽיְתָה
Ve ona dedi ki: 'Biz Yahuda'nın Beytlehem'inden Efrayim dağının uçlarına kadar geçiyoruz; ben oradanım, ve Yahuda'nın Beytlehem'ine kadar gittim; ve ben Yahve'nin evine gidiyorum, ve beni eve toplayan hiçbir adam yok.'
Hezekiel 7:14
·
Tevrat
תָּקְע֤וּ בַתָּק֨וֹעַ֙ וְהָכִ֣ין הַכֹּ֔ל וְאֵ֥ין הֹלֵ֖ךְ לַמִּלְחָמָ֑ה כִּ֥י חֲרוֹנִ֖י אֶל־כָּל־הֲמוֹנָֽהּ
Borazanı çaldılar ve her şeyi hazırladılar, ama savaşa giden yok; çünkü öfkem onun bütün kalabalığınadır.
Örnek Ayetler (5 / 51)
Hakimler 2:17
·
Tevrat
וְגַ֤ם אֶל־שֹֽׁפְטֵיהֶם֙ לֹ֣א שָׁמֵ֔עוּ כִּ֣י זָנ֗וּ אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם סָ֣רוּ מַהֵ֗ר מִן־הַדֶּ֜רֶךְ אֲשֶׁ֨ר הָלְכ֧וּ אֲבוֹתָ֛ם לִשְׁמֹ֥עַ מִצְוֺת־יְהוָ֖ה לֹא־עָ֥שׂוּ כֵֽן
Ancak hakimlerini de dinlemediler, çünkü başka ilahların ardınca fahişelik ettiler ve onlara secde ettiler; babalarının Yahve'nin buyruklarını dinleyerek yürüdükleri yoldan çabucak saptılar, onlar böyle yapmadılar.
Hakimler 9:8
·
Tevrat
הָל֤וֹךְ הָֽלְכוּ֙ הָעֵצִ֔ים לִמְשֹׁ֥חַ עֲלֵיהֶ֖ם מֶ֑לֶךְ וַיֹּאמְר֥וּ לַזַּ֖יִת מָלְכָ֥ה עָלֵֽינוּ
Ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek için giderek gittiler; ve zeytin ağacına dediler: 'Bize kral ol.'
Amos 2:4
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה עַל־שְׁלֹשָׁה֙ פִּשְׁעֵ֣י יְהוּדָ֔ה וְעַל־אַרְבָּעָ֖ה לֹ֣א אֲשִׁיבֶ֑נּוּ עַֽל־מָאֳסָ֞ם אֶת־תּוֹרַ֣ת יְהוָ֗ה וְחֻקָּיו֙ לֹ֣א שָׁמָ֔רוּ וַיַּתְעוּם֙ כִּזְבֵיהֶ֔ם אֲשֶׁר־הָלְכ֥וּ אֲבוֹתָ֖ם אַחֲרֵיהֶֽם
Yahve şöyle dedi: 'Yahuda'nın üç isyanı için ve dört isyanı için onu geri çevirmeyeceğim; çünkü Yahve'nin yasasını reddettiler ve kurallarını tutmadılar, ve babalarının arkalarından gittikleri yalanları onları saptırdı.'
Hezekiel 5:6
·
Tevrat
וַתֶּ֨מֶר אֶת־מִשְׁפָּטַ֤י לְרִשְׁעָה֙ מִן־הַגּוֹיִ֔ם וְאֶ֨ת־חֻקּוֹתַ֔י מִן־הָאֲרָצ֖וֹת אֲשֶׁ֣ר סְבִיבוֹתֶ֑יהָ כִּ֤י בְמִשְׁפָּטַי֙ מָאָ֔סוּ וְחֻקּוֹתַ֖י לֹא־הָלְכ֥וּ בָהֶֽם
Ve hükümlerime uluslardan daha fazla kötülükle isyan etti ve kurallarıma etrafındaki ülkelerden daha fazla isyan etti; çünkü hükümlerimi reddettiler ve kurallarımda yürümediler.
Hezekiel 20:13
·
Tevrat
וַיַּמְרוּ־בִ֨י בֵֽית־יִשְׂרָאֵ֜ל בַּמִּדְבָּ֗ר בְּחֻקּוֹתַ֨י לֹא־הָלָ֜כוּ וְאֶת־מִשְׁפָּטַ֣י מָאָ֗סוּ אֲשֶׁר֩ יַעֲשֶׂ֨ה אֹתָ֤ם הָֽאָדָם֙ וָחַ֣י בָּהֶ֔ם וְאֶת־שַׁבְּתֹתַ֖י חִלְּל֣וּ מְאֹ֑ד וָאֹמַ֞ר לִשְׁפֹּ֨ךְ חֲמָתִ֧י עֲלֵיהֶ֛ם בַּמִּדְבָּ֖ר לְכַלּוֹתָֽם
Ve İsrail evi çölde bana isyan etti; kurallarımda yürümediler ve hükümlerimi reddettiler, ki insan onları yaparsa onlarla yaşar; ve Şabatlarımı çok bozdular; ve onları tüketmek için çölde onların üzerine öfkemi dökmeyi dedim.
Örnek Ayetler (4 / 40)
Hakimler 4:9
·
Tevrat
וַתֹּ֜אמֶר הָלֹ֧ךְ אֵלֵ֣ךְ עִמָּ֗ךְ אֶ֚פֶס כִּי֩ לֹ֨א תִֽהְיֶ֜ה תִּֽפְאַרְתְּךָ֗ עַל־הַדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר אַתָּ֣ה הוֹלֵ֔ךְ כִּ֣י בְֽיַד־אִשָּׁ֔ה יִמְכֹּ֥ר יְהוָ֖ה אֶת־סִֽיסְרָ֑א וַתָּ֧קָם דְּבוֹרָ֛ה וַתֵּ֥לֶך עִם־בָּרָ֖ק קֶֽדְשָׁה
Ve o dedi: 'Seninle kesinlikle gideceğim; ancak gittiğin yolda senin yüceliğin olmayacak, çünkü Yahve Sisera'yı bir kadının eline satacak.' Ve Debora kalktı ve Barak ile Kedeş'e gitti.
Hakimler 14:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר ל֜וֹ אָבִ֣יו וְאִמּ֗וֹ הַאֵין֩ בִּבְנ֨וֹת אַחֶ֤יךָ וּבְכָל־עַמִּי֙ אִשָּׁ֔ה כִּֽי־אַתָּ֤ה הוֹלֵךְ֙ לָקַ֣חַת אִשָּׁ֔ה מִפְּלִשְׁתִּ֖ים הָעֲרֵלִ֑ים וַיֹּ֨אמֶר שִׁמְשׁ֤וֹן אֶל־אָבִיו֙ אוֹתָ֣הּ קַֽח־לִ֔י כִּֽי־הִ֖יא יָשְׁרָ֥ה בְעֵינָֽי
Sonra babası ve annesi ona dedi: 'Kardeşlerinin kızları arasında ve bütün halkımın arasında bir kadın yok mu ki sen sünnetsiz Filistlilerden bir kadın almaya gidiyorsun?' Ve Şimşon babasına dedi: 'Onu bana al, çünkü o gözlerimde doğrudur.'
2. Samuel 15:12
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֣ח אַ֠בְשָׁלוֹם אֶת־אֲחִיתֹ֨פֶל הַגִּֽילֹנִ֜י יוֹעֵ֣ץ דָּוִ֗ד מֵֽעִירוֹ֙ מִגִּלֹ֔ה בְּזָבְח֖וֹ אֶת־הַזְּבָחִ֑ים וַיְהִ֤י הַקֶּ֨שֶׁר֙ אַמִּ֔ץ וְהָעָ֛ם הוֹלֵ֥ךְ וָרָ֖ב אֶת־אַבְשָׁלֽוֹם
Avşalom kurbanları kestiğinde, Davut'un danışmanı Gilo'lu Ahitofel'i şehri Gilo'dan gönderdi. Ve komplo güçlü oldu, ve halk Avşalom'la giderek çoğalıyordu.
2. Samuel 15:20
·
Tevrat
תְּמ֣וֹל בּוֹאֶ֗ךָ וְהַיּ֞וֹם אֲנִֽיעֲךָ֤ עִמָּ֨נוּ֙ לָלֶ֔כֶת וַאֲנִ֣י הוֹלֵ֔ךְ עַ֥ל אֲשֶׁר־אֲנִ֖י הוֹלֵ֑ךְ שׁ֣וּב וְהָשֵׁ֧ב אֶת־אַחֶ֛יךָ עִמָּ֖ךְ חֶ֥סֶד וֶאֱמֶֽת
Gelişin dündü ve bugün gitmek için seni bizimle dolaştırayım mı? Ve ben gittiğim yere gidiyorum; dön ve kardeşlerini seninle döndür, sadakat ve hakikat.
Örnek Ayetler (5 / 34)
Hakimler 4:24
·
Tevrat
וַתֵּ֜לֶךְ יַ֤ד בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ הָל֣וֹךְ וְקָשָׁ֔ה עַ֖ל יָבִ֣ין מֶֽלֶךְ־כְּנָ֑עַן עַ֚ד אֲשֶׁ֣ר הִכְרִ֔יתוּ אֵ֖ת יָבִ֥ין מֶֽלֶךְ־כְּנָֽעַן
İsrail oğullarının eli Kenan kralı Yavin'in üzerinde giderek sertleşti, ta ki Kenan kralı Yavin'i kesip atana kadar.
Hakimler 9:8
·
Tevrat
הָל֤וֹךְ הָֽלְכוּ֙ הָעֵצִ֔ים לִמְשֹׁ֥חַ עֲלֵיהֶ֖ם מֶ֑לֶךְ וַיֹּאמְר֥וּ לַזַּ֖יִת מָלְכָ֥ה עָלֵֽינוּ
Ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek için giderek gittiler; ve zeytin ağacına dediler: 'Bize kral ol.'
Hakimler 14:9
·
Tevrat
וַיִּרְדֵּ֣הוּ אֶל־כַּפָּ֗יו וַיֵּ֤לֶךְ הָלוֹךְ֙ וְאָכֹ֔ל וַיֵּ֨לֶךְ֙ אֶל־אָבִ֣יו וְאֶל־אִמּ֔וֹ וַיִּתֵּ֥ן לָהֶ֖ם וַיֹּאכֵ֑לוּ וְלֹֽא־הִגִּ֣יד לָהֶ֔ם כִּ֛י מִגְּוִיַּ֥ת הָאַרְיֵ֖ה רָדָ֥ה הַדְּבָֽשׁ
Sonra onu avuçlarına kazıdı ve giderek ve yiyerek gitti ve babasına ve annesine gitti ve onlara verdi ve yediler; ve balı aslanın cesedinden kazıdığını onlara bildirmedi.
2. Samuel 3:16
·
Tevrat
וַיֵּ֨לֶךְ אִתָּ֜הּ אִישָׁ֗הּ הָל֧וֹךְ וּבָכֹ֛ה אַחֲרֶ֖יהָ עַד־בַּֽחֻרִ֑ים וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֥יו אַבְנֵ֛ר לֵ֥ךְ שׁ֖וּב וַיָּשֹֽׁב
Kocası onunla gitti, Bahurim'e kadar arkasından giderek ve ağlayarak yürüdü. Sonra Avner ona dedi: 'Git, dön.' Ve o döndü.
2. Samuel 3:24
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤א יוֹאָב֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ וַיֹּ֖אמֶר מֶ֣ה עָשִׂ֑יתָה הִנֵּה־בָ֤א אַבְנֵר֙ אֵלֶ֔יךָ לָמָּה־זֶּ֥ה שִׁלַּחְתּ֖וֹ וַיֵּ֥לֶךְ הָלֽוֹךְ
Bunun üzerine Yoav krala geldi ve dedi: 'Ne yaptın? İşte Avner sana geldi; neden onu gönderdin ve o çekip gitti?
Örnek Ayetler (5 / 18)
Hakimler 8:1
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֨וּ אֵלָ֜יו אִ֣ישׁ אֶפְרַ֗יִם מָֽה־הַדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ עָשִׂ֣יתָ לָּ֔נוּ לְבִלְתִּי֙ קְרֹ֣אות לָ֔נוּ כִּ֥י הָלַ֖כְתָּ לְהִלָּחֵ֣ם בְּמִדְיָ֑ן וַיְרִיב֥וּן אִתּ֖וֹ בְּחָזְקָֽה
Efrayim adamları ona dediler: "Midyan'la savaşmaya gittiğin zaman bizi çağırmayarak bize yaptığın bu şey nedir?" Ve onunla şiddetle çekiştiler.
Hezekiel 16:47
·
Tevrat
וְלֹ֤א בְדַרְכֵיהֶן֙ הָלַ֔כְתְּ וּבְתוֹעֲבֽוֹתֵיהֶ֖ן עָשִׂ֑ית כִּמְעַ֣ט קָ֔ט וַתַּשְׁחִ֥תִי מֵהֵ֖ן בְּכָל־דְּרָכָֽיִךְ
Onların yollarında yürümedin ve onların iğrençliklerine göre yapmadın; azıcık bir sürede bütün yollarında onlardan daha fazla yozlaştın.
Hezekiel 23:31
·
Tevrat
בְּדֶ֥רֶךְ אֲחוֹתֵ֖ךְ הָלָ֑כְתְּ וְנָתַתִּ֥י כוֹסָ֖הּ בְּיָדֵֽךְ
Senin kız kardeşinin yolunda yürüdün ve onun kâsesini senin eline vereceğim.
2. Samuel 7:9
·
Tevrat
וָאֶהְיֶ֣ה עִמְּךָ֗ בְּכֹל֙ אֲשֶׁ֣ר הָלַ֔כְתָּ וָאַכְרִ֥תָה אֶת־כָּל־אֹיְבֶ֖יךָ מִפָּנֶ֑יךָ וְעָשִׂ֤תִֽי לְךָ֙ שֵׁ֣ם גָּד֔וֹל כְּשֵׁ֥ם הַגְּדֹלִ֖ים אֲשֶׁ֥ר בָּאָֽרֶץ
'Gittiğin her yerde seninleydim ve bütün düşmanlarını senin önünden kesip attım; sana yerdeki büyüklerin adı gibi büyük bir ad yapacağım.'
2. Samuel 16:17
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אַבְשָׁלוֹם֙ אֶל־חוּשַׁ֔י זֶ֥ה חַסְדְּךָ֖ אֶת־רֵעֶ֑ךָ לָ֥מָּה לֹֽא־הָלַ֖כְתָּ אֶת־רֵעֶֽךָ
Avşalom Huşay'a dedi: 'Dostuna sadakatin bu mudur? Neden dostunla gitmedin?'
Örnek Ayetler (5 / 17)
Hakimler 18:14
·
Tevrat
וַֽיַּעֲנ֞וּ חֲמֵ֣שֶׁת הָאֲנָשִׁ֗ים הַהֹלְכִים֮ לְרַגֵּל֮ אֶת־הָאָ֣רֶץ לַיִשׁ֒ וַיֹּֽאמְרוּ֙ אֶל־אֲחֵיהֶ֔ם הַיְדַעְתֶּ֗ם כִּ֠י יֵ֣שׁ בַּבָּתִּ֤ים הָאֵ֨לֶּה֙ אֵפ֣וֹד וּתְרָפִ֔ים וּפֶ֖סֶל וּמַסֵּכָ֑ה וְעַתָּ֖ה דְּע֥וּ מַֽה־תַּעֲשֽׂוּ
Layiş yerini casusluk yapmaya giden beş adam yanıt verdiler ve kardeşlerine dediler ki: 'Bu evlerde efod, terafim, oyma put ve dökme put olduğunu biliyor muydunuz? Ve şimdi ne yapacağınızı bilin.'
Hakimler 18:17
·
Tevrat
וַֽיַּעֲל֞וּ חֲמֵ֣שֶׁת הָאֲנָשִׁ֗ים הַהֹלְכִים֮ לְרַגֵּ֣ל אֶת־הָאָרֶץ֒ בָּ֣אוּ שָׁ֔מָּה לָקְח֗וּ אֶת־הַפֶּ֨סֶל֙ וְאֶת־הָ֣אֵפ֔וֹד וְאֶת־הַתְּרָפִ֖ים וְאֶת־הַמַּסֵּכָ֑ה וְהַכֹּהֵ֗ן נִצָּב֙ פֶּ֣תַח הַשַּׁ֔עַר וְשֵׁשׁ־מֵא֣וֹת הָאִ֔ישׁ הֶחָג֖וּר כְּלֵ֥י הַמִּלְחָמָֽה
Yeri casusluk yapmaya giden beş adam çıktılar, oraya geldiler, oyma putu, efodu, terafimi ve dökme putu aldılar; ve kâhin ile savaş silahlarını kuşanmış altı yüz adam kapının girişinde duruyordu.
2. Samuel 23:17
·
Tevrat
וַיֹּ֡אמֶר חָלִילָה֩ לִּ֨י יְהוָ֜ה מֵעֲשֹׂ֣תִי זֹ֗את הֲדַ֤ם הָֽאֲנָשִׁים֙ הַהֹלְכִ֣ים בְּנַפְשׁוֹתָ֔ם וְלֹ֥א אָבָ֖ה לִשְׁתּוֹתָ֑ם אֵ֣לֶּה עָשׂ֔וּ שְׁלֹ֖שֶׁת הַגִּבֹּרִֽים
Ve dedi: 'Bunu yapmamdan Yahve benden uzak olsun; canlarıyla giden adamların kanı mıdır?' Ve onları içmek istemedi. Bunları üç yiğit yaptılar.
Yeremya 13:10
·
Tevrat
הָעָם֩ הַזֶּ֨ה הָרָ֜ע הַֽמֵּאֲנִ֣ים לִשְׁמ֣וֹעַ אֶת־דְּבָרַ֗י הַהֹֽלְכִים֙ בִּשְׁרִר֣וּת לִבָּ֔ם וַיֵּלְכ֗וּ אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים לְעָבְדָ֖ם וּלְהִשְׁתַּחֲוֺ֣ת לָהֶ֑ם וִיהִי֙ כָּאֵז֣וֹר הַזֶּ֔ה אֲשֶׁ֥ר לֹא־יִצְלַ֖ח לַכֹּֽל
Sözlerimi işitmeyi reddeden, kalplerinin inadında yürüyen, başka ilahlara kulluk etmek ve onlara eğilmek için onların ardından giden bu kötü halk, hiçbir şeye yaramayan bu kuşak gibi olacak.
Yeremya 19:10
·
Tevrat
וְשָׁבַרְתָּ֖ הַבַּקְבֻּ֑ק לְעֵינֵי֙ הָֽאֲנָשִׁ֔ים הַהֹלְכִ֖ים אוֹתָֽךְ
Ve seninle giden adamların gözleri önünde testiyi kıracaksın.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hakimler 11:8
·
Tevrat
וַיֹּאמְרוּ֩ זִקְנֵ֨י גִלְעָ֜ד אֶל־יִפְתָּ֗ח לָכֵן֙ עַתָּה֙ שַׁ֣בְנוּ אֵלֶ֔יךָ וְהָלַכְתָּ֣ עִמָּ֔נוּ וְנִלְחַמְתָּ֖ בִּבְנֵ֣י עַמּ֑וֹן וְהָיִ֤יתָ לָּ֨נוּ֙ לְרֹ֔אשׁ לְכֹ֖ל יֹשְׁבֵ֥י גִלְעָֽד
Gilad ihtiyarları Yiftah'a dediler: 'Bu yüzden şimdi sana döndük; bizimle gideceksin ve Ammon oğullarıyla savaşacaksın ve bize, Gilad'da oturanların hepsine baş olacaksın.'
Hakimler 19:9
·
Tevrat
וַיָּ֤קָם הָאִישׁ֙ לָלֶ֔כֶת ה֥וּא וּפִילַגְשׁ֖וֹ וְנַעֲר֑וֹ וַיֹּ֣אמֶר ל֣וֹ חֹתְנ֣וֹ אֲבִ֣י הַֽנַּעֲרָ֡ה הִנֵּ֣ה נָא֩ רָפָ֨ה הַיּ֜וֹם לַעֲרֹ֗ב לִֽינוּ־נָ֞א הִנֵּ֨ה חֲנ֤וֹת הַיּוֹם֙ לִ֥ין פֹּה֙ וְיִיטַ֣ב לְבָבֶ֔ךָ וְהִשְׁכַּמְתֶּ֤ם מָחָר֙ לְדַרְכְּכֶ֔ם וְהָלַכְתָּ֖ לְאֹהָלֶֽךָ
Adam gitmek için kalktı, o ve cariyesi ve uşağı; ve kayınbabası, genç kadının babası ona dedi ki: 'İşte lütfen, gün akşama zayıfladı, lütfen geceleyin; işte günün konaklaması, burada gecele ve kalbin iyi olsun, ve yarın yolunuz için erkenden kalkarsınız ve çadırına gidersin.'
1. Samuel 20:13
·
Tevrat
כֹּֽה־יַעֲשֶׂה֩ יְהוָ֨ה לִֽיהוֹנָתָ֜ן וְכֹ֣ה יֹסִ֗יף כִּֽי־יֵיטִ֨ב אֶל־אָבִ֤י אֶת־הָֽרָעָה֙ עָלֶ֔יךָ וְגָלִ֨יתִי֙ אֶת־אָזְנֶ֔ךָ וְשִׁלַּחְתִּ֖יךָ וְהָלַכְתָּ֣ לְשָׁל֑וֹם וִיהִ֤י יְהוָה֙ עִמָּ֔ךְ כַּאֲשֶׁ֥ר הָיָ֖ה עִם־אָבִֽי
Eğer babam sana kötülük etmeyi uygun görürse, Yahve Yonatan'a böyle yapsın ve böyle eklesin; kulağını açacağım, seni göndereceğim ve esenlikle gideceksin. Babamla olduğu gibi Yahve seninle olsun.
1. Krallar 2:42
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֨ח הַמֶּ֜לֶךְ וַיִּקְרָ֣א לְשִׁמְעִ֗י וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו הֲל֧וֹא הִשְׁבַּעְתִּ֣יךָ בַֽיהוָ֗ה וָאָעִ֤ד בְּךָ֙ לֵאמֹ֔ר בְּי֣וֹם צֵאתְךָ֗ וְהָֽלַכְתָּ֙ אָ֣נֶה וָאָ֔נָה יָדֹ֥עַ תֵּדַ֖ע כִּ֣י מ֣וֹת תָּמ֑וּת וַתֹּ֧אמֶר אֵלַ֛י ט֥וֹב הַדָּבָ֖ר שָׁמָֽעְתִּי
Sonra kral gönderdi ve Şimi'yi çağırdı ve ona dedi: 'Sana Yahve üzerine ant içirmedim mi ve sana tanıklık edip demedim mi: Çıkacağın ve oraya buraya gideceğin gün, kesinlikle bileceksin ki kesinlikle öleceksin? Ve sen bana dedin: Duyduğum söz iyidir.'
1. Krallar 11:38
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה אִם־תִּשְׁמַע֮ אֶת־כָּל־אֲשֶׁ֣ר אֲצַוֶּךָ֒ וְהָלַכְתָּ֣ בִדְרָכַ֗י וְעָשִׂ֨יתָ הַיָּשָׁ֤ר בְּעֵינַי֙ לִשְׁמ֤וֹר חֻקּוֹתַי֙ וּמִצְוֺתַ֔י כַּאֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה דָּוִ֣ד עַבְדִּ֑י וְהָיִ֣יתִי עִמָּ֗ךְ וּבָנִ֨יתִי לְךָ֤ בַֽיִת־נֶאֱמָן֙ כַּאֲשֶׁ֣ר בָּנִ֣יתִי לְדָוִ֔ד וְנָתַתִּ֥י לְךָ֖ אֶת־יִשְׂרָאֵֽל
Eğer sana buyuracağım her şeyi dinlersen, yollarımda yürürsen, kulum Davut'un yaptığı gibi kurallarımı ve buyruklarımı tutmak için gözümde doğru olanı yaparsan, seninle olacağım; Davut'a inşa ettiğim gibi sana güvenilir bir ev inşa edeceğim ve İsrail'i sana vereceğim.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hakimler 18:5
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמְרוּ ל֖וֹ שְׁאַל־נָ֣א בֵאלֹהִ֑ים וְנֵ֣דְעָ֔ה הֲתַצְלִ֣יחַ דַּרְכֵּ֔נוּ אֲשֶׁ֥ר אֲנַ֖חְנוּ הֹלְכִ֥ים עָלֶֽיהָ
Ona dediler: 'Lütfen Tanrı'ya sor, üzerinde gittiğimiz yolumuz başarılı olacak mı bilelim.'
Hezekiel 13:3
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה ה֖וֹי עַל־הַנְּבִיאִ֣ים הַנְּבָלִ֑ים אֲשֶׁ֥ר הֹלְכִ֛ים אַחַ֥ר רוּחָ֖ם וּלְבִלְתִּ֥י רָאֽוּ
Efendi Yahve şöyle dedi: Kendi ruhlarının ardınca giden ve hiçbir şey görmeyen akılsız peygamberlerin vay haline!
2. Samuel 3:1
·
Tevrat
וַתְּהִ֤י הַמִּלְחָמָה֙ אֲרֻכָּ֔ה בֵּ֚ין בֵּ֣ית שָׁא֔וּל וּבֵ֖ין בֵּ֣ית דָּוִ֑ד וְדָוִד֙ הֹלֵ֣ךְ וְחָזֵ֔ק וּבֵ֥ית שָׁא֖וּל הֹלְכִ֥ים וְדַלִּֽים
Şaul evi ile Davut evi arasında savaş uzun oldu; ve Davut giderek güçlendi, Şaul evi ise giderek zayıfladı.
2. Samuel 13:34
·
Tevrat
וַיִּבְרַ֖ח אַבְשָׁל֑וֹם וַיִּשָּׂ֞א הַנַּ֤עַר הַצֹּפֶה֙ אֶת־עֵינָ֔יו וַיַּ֗רְא וְהִנֵּ֨ה עַם־רַ֜ב הֹלְכִ֥ים מִדֶּ֛רֶךְ אַחֲרָ֖יו מִצַּ֥ד הָהָֽר
Ve Avşalom kaçtı. Gözcü genç gözlerini kaldırdı ve gördü ve işte, arkasındaki yoldan, dağın yanından çok halk yürüyor.
2. Samuel 17:11
·
Tevrat
כִּ֣י יָעַ֗צְתִּי הֵ֠אָסֹף יֵאָסֵ֨ף עָלֶ֤יךָ כָל־יִשְׂרָאֵל֙ מִדָּן֙ וְעַד־בְּאֵ֣ר שֶׁ֔בַע כַּח֥וֹל אֲשֶׁר־עַל־הַיָּ֖ם לָרֹ֑ב וּפָנֶ֥יךָ הֹלְכִ֖ים בַּקְרָֽב
Çünkü ben bütün İsrail'in, Dan'dan Beer-Şeva'ya kadar, çokluk bakımından deniz kenarındaki kum gibi sana kesinlikle toplanmasını ve senin yüzünün savaşa gitmesini öğütlüyorum.
Örnek Ayetler (5 / 13)
Yeşu 8:35
·
Tevrat
לֹֽא־הָיָ֣ה דָבָ֔ר מִכֹּ֖ל אֲשֶׁר־צִוָּ֣ה מֹשֶׁ֑ה אֲשֶׁ֨ר לֹֽא־קָרָ֜א יְהוֹשֻׁ֗עַ נֶ֣גֶד כָּל־קְהַ֤ל יִשְׂרָאֵל֙ וְהַנָּשִׁ֣ים וְהַטַּ֔ף וְהַגֵּ֖ר הַהֹלֵ֥ךְ בְּקִרְבָּֽם
Musa'nın buyurduğu tümünden, Yeşu'nun tüm İsrail topluluğunun, kadınların, çocukların ve aralarında yürüyen yabancının karşısında okumadığı bir söz yoktu.
Mezmurlar 128:1
·
Tevrat
שִׁ֗יר הַֽמַּ֫עֲל֥וֹת אַ֭שְׁרֵי כָּל־יְרֵ֣א יְהוָ֑ה הַ֝הֹלֵ֗ךְ בִּדְרָכָֽיו
Çıkışlar ilahisi. Yahve'den korkan, O'nun yollarında yürüyen herkese ne mutlu!
Yaratılış 2:14
·
Tevrat
וְשֵׁ֨ם הַנָּהָ֤ר הַשְּׁלִישִׁי֙ חִדֶּ֔קֶל ה֥וּא הַֽהֹלֵ֖ךְ קִדְמַ֣ת אַשּׁ֑וּר וְהַנָּהָ֥ר הָֽרְבִיעִ֖י ה֥וּא פְרָֽת
Üçüncü ırmağın adı Dicle'dir; Asur'un doğusuna giden odur. Dördüncü ırmak ise Fırat'tır.
Yaratılış 13:5
·
Tevrat
וְגַם־לְל֔וֹט הַהֹלֵ֖ךְ אֶת־אַבְרָ֑ם הָיָ֥ה צֹאן־וּבָקָ֖ר וְאֹהָלִֽים
İbrahim ile giden Lut'un da davarları ve sığırları ve çadırları vardı.
Yaratılış 24:65
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר אֶל־הָעֶ֗בֶד מִֽי־הָאִ֤ישׁ הַלָּזֶה֙ הַהֹלֵ֤ךְ בַּשָּׂדֶה֙ לִקְרָאתֵ֔נוּ וַיֹּ֥אמֶר הָעֶ֖בֶד ה֣וּא אֲדֹנִ֑י וַתִּקַּ֥ח הַצָּעִ֖יף וַתִּתְכָּֽס
Kula dedi: 'Tarlada bizi karşılamaya yürüyen bu adam kimdir?' Kul dedi: 'O efendimdir.' O da peçeyi aldı ve örtündü.
Örnek Ayetler (5 / 13)
Amos 1:15
·
Tevrat
וְהָלַ֥ךְ מַלְכָּ֖ם בַּגּוֹלָ֑ה ה֧וּא וְשָׂרָ֛יו יַחְדָּ֖ו אָמַ֥ר יְהוָֽה
Ve kralları sürgüne gidecek; o ve yöneticileri birlikte,' dedi Yahve.
Yeremya 7:9
·
Tevrat
הֲגָנֹ֤ב רָצֹ֨חַ֙ וְֽנָאֹ֔ף וְהִשָּׁבֵ֥עַ לַשֶּׁ֖קֶר וְקַטֵּ֣ר לַבָּ֑עַל וְהָלֹ֗ךְ אַחֲרֵ֛י אֱלֹהִ֥ים אֲחֵרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יְדַעְתֶּֽם
Çalmak, öldürmek ve zina etmek ve yalan yere yemin etmek ve Baal'e buhur yakmak ve bilmediğiniz başka ilahların ardınca gitmek mi?
Yeremya 23:14
·
Tevrat
וּבִנְבִאֵ֨י יְרוּשָׁלִַ֜ם רָאִ֣יתִי שַׁעֲרוּרָ֗ה נָא֞וֹף וְהָלֹ֤ךְ בַּשֶּׁ֨קֶר֙ וְחִזְּקוּ֙ יְדֵ֣י מְרֵעִ֔ים לְבִ֨לְתִּי־שָׁ֔בוּ אִ֖ישׁ מֵרָֽעָת֑וֹ הָֽיוּ־לִ֤י כֻלָּם֙ כִּסְדֹ֔ם וְיֹשְׁבֶ֖יהָ כַּעֲמֹרָֽה
Ve Yeruşalim'in peygamberlerinde korkunç bir şey gördüm: Zina etmek ve yalanla yürümek; ve hiç kimsenin kötülüğünden dönmemesi için kötülük yapanların ellerini güçlendirdiler; hepsi bana Sodom gibi ve oturanları Gomora gibi oldular.
1. Samuel 6:8
·
Tevrat
וּלְקַחְתֶּ֞ם אֶת־אֲר֣וֹן יְהוָ֗ה וּנְתַתֶּ֤ם אֹתוֹ֙ אֶל־הָ֣עֲגָלָ֔ה וְאֵ֣ת כְּלֵ֣י הַזָּהָ֗ב אֲשֶׁ֨ר הֲשֵׁבֹתֶ֥ם לוֹ֙ אָשָׁ֔ם תָּשִׂ֥ימוּ בָאַרְגַּ֖ז מִצִּדּ֑וֹ וְשִׁלַּחְתֶּ֥ם אֹת֖וֹ וְהָלָֽךְ
'Yahve'nin sandığını alın ve onu arabaya koyun; O'na suç sunusu olarak geri ödediğiniz altın eşyaları da yanındaki kutuya koyun. Onu gönderin ve gitsin.'
1. Samuel 7:16
·
Tevrat
וְהָלַ֗ךְ מִדֵּ֤י שָׁנָה֙ בְּשָׁנָ֔ה וְסָבַב֙ בֵּֽית־אֵ֔ל וְהַגִּלְגָּ֖ל וְהַמִּצְפָּ֑ה וְשָׁפַט֙ אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל אֵ֥ת כָּל־הַמְּקוֹמ֖וֹת הָאֵֽלֶּה
Yıldan yıla gider, Beyt-El'i, Gilgal'ı ve Mitspa'yı dolaşırdı; bütün bu yerlerde İsrail'i yargılardı.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hakimler 21:21
·
Tevrat
וּרְאִיתֶ֗ם וְ֠הִנֵּה אִם־יֵ֨צְא֥וּ בְנוֹת־שִׁילוֹ֮ לָח֣וּל בַּמְּחֹלוֹת֒ וִֽיצָאתֶם֙ מִן־הַכְּרָמִ֔ים וַחֲטַפְתֶּ֥ם לָכֶ֛ם אִ֥ישׁ אִשְׁתּ֖וֹ מִבְּנ֣וֹת שִׁיל֑וֹ וַהֲלַכְתֶּ֖ם אֶ֥רֶץ בִּנְיָמִֽן
Ve göreceksiniz, ve işte eğer Şilo kızları danslarla oynamaya çıkarlarsa, bağlardan çıkacaksınız ve her adam Şilo kızlarından kendine karısını kapacak ve Bünyamin diyarına gideceksiniz.
Yeremya 7:23
·
Tevrat
כִּ֣י אִֽם־אֶת־הַדָּבָ֣ר הַ֠זֶּה צִוִּ֨יתִי אוֹתָ֤ם לֵאמֹר֙ שִׁמְע֣וּ בְקוֹלִ֔י וְהָיִ֤יתִי לָכֶם֙ לֵֽאלֹהִ֔ים וְאַתֶּ֖ם תִּֽהְיוּ־לִ֣י לְעָ֑ם וַהֲלַכְתֶּ֗ם בְּכָל־הַדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר אֲצַוֶּ֣ה אֶתְכֶ֔ם לְמַ֖עַן יִיטַ֥ב לָכֶֽם
Ancak onlara şu sözü buyurdum, diyerek: 'Sesimi dinleyin ve ben size Tanrı olacağım ve siz bana halk olacaksınız; ve size iyilik olması için, size buyuracağım bütün yolda yürüyün.'
Yeremya 29:12
·
Tevrat
וּקְרָאתֶ֤ם אֹתִי֙ וַֽהֲלַכְתֶּ֔ם וְהִתְפַּלַּלְתֶּ֖ם אֵלָ֑י וְשָׁמַעְתִּ֖י אֲלֵיכֶֽם
Beni çağıracaksınız, gideceksiniz ve bana dua edeceksiniz; ben de sizi işiteceğim.
1. Krallar 9:6
·
Tevrat
אִם־שׁ֨וֹב תְּשֻׁב֜וּן אַתֶּ֤ם וּבְנֵיכֶם֙ מֵֽאַחֲרַ֔י וְלֹ֤א תִשְׁמְרוּ֙ מִצְוֺתַ֣י חֻקֹּתַ֔י אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לִפְנֵיכֶ֑ם וַהֲלַכְתֶּ֗ם וַעֲבַדְתֶּם֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וְהִשְׁתַּחֲוִיתֶ֖ם לָהֶֽם
Eğer siz ve oğullarınız arkamdan kesinlikle dönerseniz ve önünüze verdiğim buyruklarımı, kurallarımı tutmazsanız ve gidip başka ilahlara kulluk ederseniz ve onlara secde ederseniz,
Yeşu 3:3
·
Tevrat
וַיְצַוּוּ֮ אֶת־הָעָ֣ם לֵאמֹר֒ כִּרְאֽוֹתְכֶ֗ם אֵ֣ת אֲר֤וֹן בְּרִית־יְהוָה֙ אֱלֹ֣הֵיכֶ֔ם וְהַכֹּֽהֲנִים֙ הַלְוִיִּ֔ם נֹשְׂאִ֖ים אֹת֑וֹ וְאַתֶּ֗ם תִּסְעוּ֙ מִמְּק֣וֹמְכֶ֔ם וַהֲלַכְתֶּ֖ם אַחֲרָֽיו
Halka buyurup dediler: 'Tanrınız Yahve'nin antlaşma sandığını ve onu taşıyan Levili kahinleri gördüğünüzde, siz de yerinizden göç edeceksiniz ve onun arkasından gideceksiniz.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Yeremya 11:12
·
Tevrat
וְהָֽלְכ֞וּ עָרֵ֣י יְהוּדָ֗ה וְיֹשְׁבֵי֙ יְר֣וּשָׁלִַ֔ם וְזָֽעֲקוּ֙ אֶל־הָ֣אֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁ֛ר הֵ֥ם מְקַטְּרִ֖ים לָהֶ֑ם וְהוֹשֵׁ֛עַ לֹֽא־יוֹשִׁ֥יעוּ לָהֶ֖ם בְּעֵ֥ת רָעָתָֽם
Yahuda şehirleri ve Yeruşalim'de oturanlar gidecekler ve kendilerine buhur yaktıkları ilahlara feryat edecekler; ancak kötülüklerinin zamanında onları kesinlikle kurtarmayacaklar.
1. Samuel 2:20
·
Tevrat
וּבֵרַ֨ךְ עֵלִ֜י אֶת־אֶלְקָנָ֣ה וְאֶת־אִשְׁתּ֗וֹ וְאָמַר֙ יָשֵׂם֩ יְהוָ֨ה לְךָ֥ זֶ֨רַע֙ מִן־הָאִשָּׁ֣ה הַזֹּ֔את תַּ֚חַת הַשְּׁאֵלָ֔ה אֲשֶׁ֥ר שָׁאַ֖ל לַֽיהוָ֑ה וְהָלְכ֖וּ לִמְקֹמֽוֹ
Eli, Elkana'yı ve karısını bereketledi ve dedi: 'Yahve'den dilediği dileğin yerine Yahve sana bu kadından soy versin.' Ve kendi yerine gittiler.
Yeşaya 2:3
·
Tevrat
וְֽהָלְכ֞וּ עַמִּ֣ים רַבִּ֗ים וְאָמְרוּ֙ לְכ֣וּ וְנַעֲלֶ֣ה אֶל־הַר־יְהוָ֗ה אֶל־בֵּית֙ אֱלֹהֵ֣י יַעֲקֹ֔ב וְיֹרֵ֨נוּ֙ מִדְּרָכָ֔יו וְנֵלְכָ֖ה בְּאֹרְחֹתָ֑יו כִּ֤י מִצִּיּוֹן֙ תֵּצֵ֣א תוֹרָ֔ה וּדְבַר־יְהוָ֖ה מִירוּשָׁלִָֽם
Ve birçok halklar gidecekler ve diyecekler: 'Gelin ve Yahve'nin dağına, Yakup Tanrısı'nın evine çıkalım; bize yollarından öğretsin ve onun yollarında yürüyelim.' Çünkü yasa Siyon'dan ve Yahve'nin sözü Yeruşalim'den çıkacak.
Yeşaya 35:9
·
Tevrat
לֹא־יִהְיֶ֨ה שָׁ֜ם אַרְיֵ֗ה וּפְרִ֤יץ חַיּוֹת֙ בַּֽל־יַעֲלֶ֔נָּה לֹ֥א תִמָּצֵ֖א שָׁ֑ם וְהָלְכ֖וּ גְּאוּלִֽים
Orada aslan olmayacak ve yırtıcı hayvanlar ona çıkmayacak, orada bulunmayacak; ve kurtarılmış olanlar yürüyecek.
Yeşaya 60:3
·
Tevrat
וְהָלְכ֥וּ גוֹיִ֖ם לְאוֹרֵ֑ךְ וּמְלָכִ֖ים לְנֹ֥גַהּ זַרְחֵֽךְ
Ve uluslar senin ışığına ve krallar senin doğuşunun parlaklığına gidecekler.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hakimler 1:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָה֩ לְשִׁמְע֨וֹן אָחִ֜יו עֲלֵ֧ה אִתִּ֣י בְגוֹרָלִ֗י וְנִֽלָּחֲמָה֙ בַּֽכְּנַעֲנִ֔י וְהָלַכְתִּ֧י גַם־אֲנִ֛י אִתְּךָ֖ בְּגוֹרָלֶ֑ךָ וַיֵּ֥לֶךְ אִתּ֖וֹ שִׁמְעֽוֹן
Yahuda kardeşi Şimon'a dedi: 'Benimle payıma çık ve Kenanlılar'la savaşalım; ben de seninle payına gideceğim.' Böylece Şimon onunla gitti.
Hakimler 4:8
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלֶ֨יהָ֙ בָּרָ֔ק אִם־תֵּלְכִ֥י עִמִּ֖י וְהָלָ֑כְתִּי וְאִם־לֹ֥א תֵלְכִ֛י עִמִּ֖י לֹ֥א אֵלֵֽךְ
Barak ona dedi: 'Eğer benimle gidersen giderim; ama benimle gitmezsen gitmem.'
Hakimler 9:9
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ הַזַּ֔יִת הֶחֳדַ֨לְתִּי֙ אֶת־דִּשְׁנִ֔י אֲשֶׁר־בִּ֛י יְכַבְּד֥וּ אֱלֹהִ֖ים וַאֲנָשִׁ֑ים וְהָ֣לַכְתִּ֔י לָנ֖וּעַ עַל־הָעֵצִֽים
Zeytin ağacı onlara dedi: 'Tanrı'nın ve insanların benimle yüceltildiği yağımı bırakayım da, ağaçların üzerinde sallanmaya mı gideyim?'
Hakimler 9:11
·
Tevrat
וַתֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ הַתְּאֵנָ֔ה הֶחֳדַ֨לְתִּי֙ אֶת־מָתְקִ֔י וְאֶת־תְּנוּבָתִ֖י הַטּוֹבָ֑ה וְהָ֣לַכְתִּ֔י לָנ֖וּעַ עַל־הָעֵצִֽים
İncir ağacı onlara dedi: 'Tatlılığımı ve iyi ürünümü bırakayım da, ağaçların üzerinde sallanmaya mı gideyim?'
Hakimler 9:13
·
Tevrat
וַתֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ הַגֶּ֔פֶן הֶחֳדַ֨לְתִּי֙ אֶת־תִּ֣ירוֹשִׁ֔י הַֽמְשַׂמֵּ֥חַ אֱלֹהִ֖ים וַאֲנָשִׁ֑ים וְהָ֣לַכְתִּ֔י לָנ֖וּעַ עַל־הָעֵצִֽים
Asma onlara dedi: 'Tanrı'yı ve insanları sevindiren yeni şarabımı bırakayım da, ağaçların üzerinde sallanmaya mı gideyim?'
Örnek Ayetler (5 / 9)
Yeremya 2:23
·
Tevrat
אֵ֣יךְ תֹּאמְרִ֞י לֹ֣א נִטְמֵ֗אתִי אַחֲרֵ֤י הַבְּעָלִים֙ לֹ֣א הָלַ֔כְתִּי רְאִ֤י דַרְכֵּךְ֙ בַּגַּ֔יְא דְּעִ֖י מֶ֣ה עָשִׂ֑ית בִּכְרָ֥ה קַלָּ֖ה מְשָׂרֶ֥כֶת דְּרָכֶֽיהָ
Nasıl 'Kirlenmedim, Baalların ardınca gitmedim' dersin? Vadideki yolunu gör, ne yaptığını bil; yollarında dolanan hızlı dişi deve gibisin.
Mezmurlar 26:1
·
Tevrat
לְדָוִ֨ד שָׁפְטֵ֤נִי יְהוָ֗ה כִּֽי־אֲ֭נִי בְּתֻמִּ֣י הָלַ֑כְתִּי וּבַיהוָ֥ה בָּ֝טַ֗חְתִּי לֹ֣א אֶמְעָֽד
Davut'a ait. Beni yargıla, Yahve; çünkü ben kusursuzluğumda yürüdüm ve Yahve'ye güvendim, sarsılmayacağım.
Mezmurlar 38:7
·
Tevrat
נַעֲוֵ֣יתִי שַׁחֹ֣תִי עַד־מְאֹ֑ד כָּל־הַ֝יּ֗וֹם קֹדֵ֥ר הִלָּֽכְתִּי
Çok büküldüm, eğildim; bütün gün yas tutarak dolaşıyorum.
Mezmurlar 131:1
·
Tevrat
שִׁ֥יר הַֽמַּֽעֲל֗וֹת לְדָ֫וִ֥ד יְהוָ֤ה לֹא־גָבַ֣הּ לִ֭בִּי וְלֹא־רָמ֣וּ עֵינַ֑י וְלֹֽא־הִלַּ֓כְתִּי בִּגְדֹל֖וֹת וּבְנִפְלָא֣וֹת מִמֶּֽנִּי
Davut'un çıkışların ilahisi. Yahve, kalbim yükselmedi ve gözlerim kalkmadı; ve benden büyük ve benden harika olan şeylerde yürümedim.
Nehemya 2:16
·
Tevrat
וְהַסְּגָנִ֗ים לֹ֤א יָדְעוּ֙ אָ֣נָה הָלַ֔כְתִּי וּמָ֖ה אֲנִ֣י עֹשֶׂ֑ה וְלַיְּהוּדִ֨ים וְלַכֹּהֲנִ֜ים וְלַחֹרִ֣ים וְלַסְּגָנִ֗ים וּלְיֶ֨תֶר֙ עֹשֵׂ֣ה הַמְּלָאכָ֔ה עַד־כֵּ֖ן לֹ֥א הִגַּֽדְתִּי
Yetkililer nereye gittiğimi ve ne yaptığımı bilmiyorlardı; Yahudilere, kâhinlere, soylulara, yetkililere ve işi yapan geri kalanlara şimdiye kadar bildirmemiştim.
Örnek Ayetler (5 / 8)
2. Samuel 7:6
·
Tevrat
כִּ֣י לֹ֤א יָשַׁ֨בְתִּי֙ בְּבַ֔יִת לְ֠מִיּוֹם הַעֲלֹתִ֞י אֶת־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ מִמִּצְרַ֔יִם וְעַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה וָאֶֽהְיֶה֙ מִתְהַלֵּ֔ךְ בְּאֹ֖הֶל וּבְמִשְׁכָּֽן
'Çünkü İsrailoğulları'nı Mısır'dan çıkardığım günden bu güne kadar bir evde oturmadım; bir çadırda ve bir konutta dolaşıyordum.'
1. Samuel 12:2
·
Tevrat
וְעַתָּ֞ה הִנֵּ֥ה הַמֶּ֣לֶךְ מִתְהַלֵּ֣ךְ לִפְנֵיכֶ֗ם וַאֲנִי֙ זָקַ֣נְתִּי וָשַׂ֔בְתִּי וּבָנַ֖י הִנָּ֣ם אִתְּכֶ֑ם וַאֲנִי֙ הִתְהַלַּ֣כְתִּי לִפְנֵיכֶ֔ם מִנְּעֻרַ֖י עַד־הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Şimdi işte, kral önünüzde yürüyor. Ben ise yaşlandım ve ağardım; oğullarım da işte sizinledir. Ben gençliğimden bu güne kadar önünüzde yürüdüm.
Mezmurlar 68:22
·
Tevrat
אַךְ־אֱלֹהִ֗ים יִמְחַץ֮ רֹ֤אשׁ אֹ֫יְבָ֥יו קָדְקֹ֥ד שֵׂעָ֑ר מִ֝תְהַלֵּ֗ךְ בַּאֲשָׁמָֽיו
Ancak Tanrı düşmanlarının başını, suçları içinde yürüyenin kıllı tepesini ezecektir.
Süleyman'ın Özdeyişleri 20:7
·
Tevrat
מִתְהַלֵּ֣ךְ בְּתֻמּ֣וֹ צַדִּ֑יק אַשְׁרֵ֖י בָנָ֣יו אַחֲרָֽיו
Kendi kusursuzluğunda yürüyen doğru kişi; ondan sonraki oğullarına ne mutlu!
Süleyman'ın Özdeyişleri 24:34
·
Tevrat
וּבָֽא־מִתְהַלֵּ֥ךְ רֵישֶׁ֑ךָ וּ֝מַחְסֹרֶ֗יךָ כְּאִ֣ישׁ מָגֵֽן
Ve yoksulluğun yürüyen biri gibi ve ihtiyacın kalkanlı bir adam gibi gelecektir.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 18:9
·
Tevrat
בְּחֻקּוֹתַ֧י יְהַלֵּ֛ךְ וּמִשְׁפָּטַ֥י שָׁמַ֖ר לַעֲשׂ֣וֹת אֱמֶ֑ת צַדִּ֥יק הוּא֙ חָיֹ֣ה יִֽחְיֶ֔ה נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Kurallarımda yürür ve gerçeği yapmak için hükümlerimi tutar; o doğru kişidir, kesinlikle yaşayacaktır, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Yeremya 9:3
·
Tevrat
אִ֤ישׁ מֵרֵעֵ֨הוּ֙ הִשָּׁמֵ֔רוּ וְעַל־כָּל־אָ֖ח אַל־תִּבְטָ֑חוּ כִּ֤י כָל־אָח֙ עָק֣וֹב יַעְקֹ֔ב וְכָל־רֵ֖עַ רָכִ֥יל יַהֲלֹֽךְ
Herkes komşusundan sakınsın ve hiçbir kardeşe güvenmeyin; çünkü her kardeş kesinlikle aldatacak ve her komşu iftiracı olarak yürüyecek.
Mezmurlar 58:9
·
Tevrat
כְּמ֣וֹ שַׁ֭בְּלוּל תֶּ֣מֶס יַהֲלֹ֑ךְ נֵ֥פֶל אֵ֝֗שֶׁת בַּל־חָ֥זוּ שָֽׁמֶשׁ
Eriyerek giden salyangoz gibi, kadının güneşi görmemiş düşüğü gibi olsunlar.
Mezmurlar 85:14
·
Tevrat
צֶ֭דֶק לְפָנָ֣יו יְהַלֵּ֑ךְ וְיָשֵׂ֖ם לְדֶ֣רֶךְ פְּעָמָֽיו
Doğruluk onun önünde yürüyecek; ve adımlarını yola koyacak.
Mezmurlar 91:6
·
Tevrat
מִ֭דֶּבֶר בָּאֹ֣פֶל יַהֲלֹ֑ךְ מִ֝קֶּ֗טֶב יָשׁ֥וּד צָהֳרָֽיִם
Karanlıkta yürüyen vebadan, öğleyin harap eden yıkımdan.
Örnek Ayetler (5 / 7)
2. Samuel 7:7
·
Tevrat
בְּכֹ֥ל אֲשֶֽׁר־הִתְהַלַּכְתִּי֮ בְּכָל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ הֲדָבָ֣ר דִּבַּ֗רְתִּי אֶת־אַחַד֙ שִׁבְטֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֣ר צִוִּ֗יתִי לִרְע֛וֹת אֶת־עַמִּ֥י אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר לָ֛מָּה לֹֽא־בְנִיתֶ֥ם לִ֖י בֵּ֥ית אֲרָזִֽים
'Bütün İsrailoğulları'yla dolaştığım her yerde, halkım İsrail'i gütmesini buyurduğum İsrail oymaklarından birine, "Neden bana sedir ağacından bir ev inşa etmediniz?" diyerek bir söz söyledim mi?'
1. Samuel 12:2
·
Tevrat
וְעַתָּ֞ה הִנֵּ֥ה הַמֶּ֣לֶךְ מִתְהַלֵּ֣ךְ לִפְנֵיכֶ֗ם וַאֲנִי֙ זָקַ֣נְתִּי וָשַׂ֔בְתִּי וּבָנַ֖י הִנָּ֣ם אִתְּכֶ֑ם וַאֲנִי֙ הִתְהַלַּ֣כְתִּי לִפְנֵיכֶ֔ם מִנְּעֻרַ֖י עַד־הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Şimdi işte, kral önünüzde yürüyor. Ben ise yaşlandım ve ağardım; oğullarım da işte sizinledir. Ben gençliğimden bu güne kadar önünüzde yürüdüm.
2. Krallar 20:3
·
Tevrat
אָנָּ֣ה יְהוָ֗ה זְכָר־נָ֞א אֵ֣ת אֲשֶׁ֧ר הִתְהַלַּ֣כְתִּי לְפָנֶ֗יךָ בֶּֽאֱמֶת֙ וּבְלֵבָ֣ב שָׁלֵ֔ם וְהַטּ֥וֹב בְּעֵינֶ֖יךָ עָשִׂ֑יתִי וַיֵּ֥בְךְּ חִזְקִיָּ֖הוּ בְּכִ֥י גָדֽוֹל
'Lütfen Yahve, senin önünde sadakatle ve tam kalple yürüdüğümü ve senin gözlerinde iyi olanı yaptığımı lütfen hatırla.' Ve Hizkiya büyük ağlayışla ağladı.
Yeşaya 38:3
·
Tevrat
וַיֹּאמַ֗ר אָנָּ֤ה יְהוָה֙ זְכָר־נָ֞א אֵ֣ת אֲשֶׁ֧ר הִתְהַלַּ֣כְתִּי לְפָנֶ֗יךָ בֶּֽאֱמֶת֙ וּבְלֵ֣ב שָׁלֵ֔ם וְהַטּ֥וֹב בְּעֵינֶ֖יךָ עָשִׂ֑יתִי וַיֵּ֥בְךְּ חִזְקִיָּ֖הוּ בְּכִ֥י גָדֽוֹל
Ve dedi: 'Lütfen Yahve, senin önünde hakikatle ve tam bir kalple yürüdüğümü ve senin gözlerinde iyi olanı yaptığımı lütfen hatırla.' Ve Hizkiya büyük bir ağlayışla ağladı.
1. Tarihler 17:6
·
Tevrat
בְּכֹ֥ל אֲשֶֽׁר־הִתְהַלַּכְתִּי֮ בְּכָל־יִשְׂרָאֵל֒ הֲדָבָ֣ר דִּבַּ֗רְתִּי אֶת־אַחַד֙ שֹׁפְטֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֥ר צִוִּ֛יתִי לִרְע֥וֹת אֶת־עַמִּ֖י לֵאמֹ֑ר לָ֛מָּה לֹא־בְנִיתֶ֥ם לִ֖י בֵּ֥ית אֲרָזִֽים
Bütün İsrail'de yürüdüğüm her yerde, halkımı gütmesini buyurduğum İsrail hakimlerinden birine, 'Neden bana sedir evi inşa etmediniz?' diyerek bir söz söyledim mi?
Örnek Ayetler (5 / 6)
1. Samuel 2:30
·
Tevrat
לָכֵ֗ן נְאֻם־יְהוָה֮ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ אָמ֣וֹר אָמַ֔רְתִּי בֵּֽיתְךָ֙ וּבֵ֣ית אָבִ֔יךָ יִתְהַלְּכ֥וּ לְפָנַ֖י עַד־עוֹלָ֑ם וְעַתָּ֤ה נְאֻם־יְהוָה֙ חָלִ֣ילָה לִּ֔י כִּֽי־מְכַבְּדַ֥י אֲכַבֵּ֖ד וּבֹזַ֥י יֵקָֽלּוּ
Bu yüzden İsrail'in Tanrısı Yahve'nin bildirisidir: Senin evin ve babanın evi sonsuza dek yüzümün önünde yürüyecekler diye kesinlikle demiştim; ama şimdi Yahve'nin bildirisidir: Benden uzak olsun! Çünkü beni yüceltenleri yücelteceğim ve beni hor görenler hafifletilecekler.
1. Samuel 23:13
·
Tevrat
וַיָּקָם֩ דָּוִ֨ד וַאֲנָשָׁ֜יו כְּשֵׁשׁ־מֵא֣וֹת אִ֗ישׁ וַיֵּצְאוּ֙ מִקְּעִלָ֔ה וַיִּֽתְהַלְּכ֖וּ בַּאֲשֶׁ֣ר יִתְהַלָּ֑כוּ וּלְשָׁא֣וּל הֻגַּ֗ד כִּֽי־נִמְלַ֤ט דָּוִד֙ מִקְּעִילָ֔ה וַיֶּחְדַּ֖ל לָצֵֽאת
Bunun üzerine Davut ve adamları, yaklaşık altı yüz kişi, kalktılar ve Keila'dan çıktılar ve gidebilecekleri yere gittiler. Saul'a Davut'un Keila'dan kaçtığı bildirildi ve o çıkmaktan vazgeçti.
Zekeriya 10:12
·
Tevrat
וְגִבַּרְתִּים֙ בַּֽיהוָ֔ה וּבִשְׁמ֖וֹ יִתְהַלָּ֑כוּ נְאֻ֖ם יְהוָֽה
Ve onları Yahve'de güçlendireceğim ve onun adıyla yürüyecekler; Yahve'nin bildirisidir.
Mezmurlar 58:8
·
Tevrat
יִמָּאֲס֣וּ כְמוֹ־מַ֭יִם יִתְהַלְּכוּ־לָ֑מוֹ יִדְרֹ֥ךְ חִ֝צָּ֗יו כְּמ֣וֹ יִתְמֹלָֽלוּ
Akıp giden sular gibi erisinler; oklarını gersin, kesilmiş gibi olsunlar.
Mezmurlar 77:18
·
Tevrat
זֹ֤רְמוּ מַ֨יִם עָב֗וֹת ק֭וֹל נָתְנ֣וּ שְׁחָקִ֑ים אַף־חֲ֝צָצֶ֗יךָ יִתְהַלָּֽכוּ
Bulutlar sular döktü, gökler ses verdi; okların da dolaştı.
Örnek Ayetler (5)
Hakimler 21:24
·
Tevrat
וַיִּתְהַלְּכ֨וּ מִשָּׁ֤ם בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ בָּעֵ֣ת הַהִ֔יא אִ֥ישׁ לְשִׁבְט֖וֹ וּלְמִשְׁפַּחְתּ֑וֹ וַיֵּצְא֣וּ מִשָּׁ֔ם אִ֖ישׁ לְנַחֲלָתֽוֹ
İsrail oğulları o zamanda oradan, her adam oymağına ve ailesine gittiler; ve oradan her adam mirasına çıktılar.
1. Samuel 23:13
·
Tevrat
וַיָּקָם֩ דָּוִ֨ד וַאֲנָשָׁ֜יו כְּשֵׁשׁ־מֵא֣וֹת אִ֗ישׁ וַיֵּצְאוּ֙ מִקְּעִלָ֔ה וַיִּֽתְהַלְּכ֖וּ בַּאֲשֶׁ֣ר יִתְהַלָּ֑כוּ וּלְשָׁא֣וּל הֻגַּ֗ד כִּֽי־נִמְלַ֤ט דָּוִד֙ מִקְּעִילָ֔ה וַיֶּחְדַּ֖ל לָצֵֽאת
Bunun üzerine Davut ve adamları, yaklaşık altı yüz kişi, kalktılar ve Keila'dan çıktılar ve gidebilecekleri yere gittiler. Saul'a Davut'un Keila'dan kaçtığı bildirildi ve o çıkmaktan vazgeçti.
Yeşu 18:4
·
Tevrat
הָב֥וּ לָכֶ֛ם שְׁלֹשָׁ֥ה אֲנָשִׁ֖ים לַשָּׁ֑בֶט וְאֶשְׁלָחֵ֗ם וְיָקֻ֜מוּ וְיִֽתְהַלְּכ֥וּ בָאָ֛רֶץ וְיִכְתְּב֥וּ אוֹתָ֛הּ לְפִ֥י נַֽחֲלָתָ֖ם וְיָבֹ֥אוּ אֵלָֽי
Kendinize oymak başına üç adam verin ve onları göndereyim; ve kalksınlar ve diyarda dolaşsınlar ve onu mülklerine göre yazsınlar ve bana gelsinler.
1. Tarihler 16:20
·
Tevrat
וַיִּֽתְהַלְּכוּ֙ מִגּ֣וֹי אֶל־גּ֔וֹי וּמִמַּמְלָכָ֖ה אֶל־עַ֥ם אַחֵֽר
Ve ulustan ulusa ve krallıktan başka halka dolaştılar.
Mezmurlar 105:13
·
Tevrat
וַֽ֭יִּתְהַלְּכוּ מִגּ֣וֹי אֶל־גּ֑וֹי מִ֝מַּמְלָכָ֗ה אֶל־עַ֥ם אַחֵֽר
Ve ulustan ulusa, krallıktan başka halka dolaştılar.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 5:7
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּֽה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה יַ֤עַן הֲמָנְכֶם֙ מִן־הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁ֣ר סְבִיבֽוֹתֵיכֶ֔ם בְּחֻקּוֹתַי֙ לֹ֣א הֲלַכְתֶּ֔ם וְאֶת־מִשְׁפָּטַ֖י לֹ֣א עֲשִׂיתֶ֑ם וּֽכְמִשְׁפְּטֵ֧י הַגּוֹיִ֛ם אֲשֶׁ֥ר סְבִיבוֹתֵיכֶ֖ם לֹ֥א עֲשִׂיתֶֽם
Bu yüzden Efendi Yahve şöyle dedi: 'Mademki kargaşanız etrafınızdaki uluslardan daha fazladır, kurallarımda yürümediniz ve hükümlerimi yapmadınız ve etrafınızdaki ulusların hükümleri gibi yapmadınız;'
Hezekiel 11:12
·
Tevrat
וִֽידַעְתֶּם֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה אֲשֶׁ֤ר בְּחֻקַּי֙ לֹ֣א הֲלַכְתֶּ֔ם וּמִשְׁפָּטַ֖י לֹ֣א עֲשִׂיתֶ֑ם וּֽכְמִשְׁפְּטֵ֧י הַגּוֹיִ֛ם אֲשֶׁ֥ר סְבִיבוֹתֵיכֶ֖ם עֲשִׂיתֶֽם
Ve benim Yahve olduğumu bileceksiniz; ki kurallarımda yürümediniz ve hükümlerimi yapmadınız, ve çevrenizdeki ulusların hükümlerine göre yaptınız.
Yeremya 44:23
·
Tevrat
מִפְּנֵי֩ אֲשֶׁ֨ר קִטַּרְתֶּ֜ם וַאֲשֶׁ֧ר חֲטָאתֶ֣ם לַיהוָ֗ה וְלֹ֤א שְׁמַעְתֶּם֙ בְּק֣וֹל יְהוָ֔ה וּבְתֹרָת֧וֹ וּבְחֻקֹּתָ֛יו וּבְעֵדְוֺתָ֖יו לֹ֣א הֲלַכְתֶּ֑ם עַל־כֵּ֞ן קָרָ֥את אֶתְכֶ֛ם הָרָעָ֥ה הַזֹּ֖את כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Buhur yaktığınız ve Yahve'ye günah işlediğiniz, Yahve'nin sesini dinlemediğiniz ve yasasında, kurallarında ve tanıklıklarında yürümediğiniz için, bu yüzden bu gün olduğu gibi bu kötülük sizinle karşılaştı.
1. Samuel 10:14
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ דּ֨וֹד שָׁא֥וּל אֵלָ֛יו וְאֶֽל־נַעֲר֖וֹ אָ֣ן הֲלַכְתֶּ֑ם וַיֹּ֕אמֶר לְבַקֵּשׁ֙ אֶת־הָ֣אֲתֹנ֔וֹת וַנִּרְאֶ֣ה כִי־אַ֔יִן וַנָּב֖וֹא אֶל־שְׁמוּאֵֽל
Şaul'un amcası ona ve hizmetçisine dedi: 'Nereye gittiniz?' Ve dedi: 'Eşekleri aramaya; ve yok olduklarını gördük ve Samuel'in yanına geldik.'
Yasa'nın Tekrarı 1:31
·
Tevrat
וּבַמִּדְבָּר֙ אֲשֶׁ֣ר רָאִ֔יתָ אֲשֶׁ֤ר נְשָׂאֲךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ כַּאֲשֶׁ֥ר יִשָּׂא־אִ֖ישׁ אֶת־בְּנ֑וֹ בְּכָל־הַדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר הֲלַכְתֶּ֔ם עַד־בֹּאֲכֶ֖ם עַד־הַמָּק֥וֹם הַזֶּֽה
Ve çölde gördün ki, adamın oğlunu taşıdığı gibi Tanrın Yahve, yürüdüğünüz bütün yolda bu yere gelmenize kadar seni taşıdı.