533
Kullanım
9
Lemma
82
Türev
75
Anlam
9 lemma, 82 türev form
Örnek Ayetler (5)
Yeremya 22:10
·
Tevrat
אַל־תִּבְכּ֣וּ לְמֵ֔ת וְאַל־תָּנֻ֖דוּ ל֑וֹ בְּכ֤וּ בָכוֹ֙ לַֽהֹלֵ֔ךְ כִּ֣י לֹ֤א יָשׁוּב֙ ע֔וֹד וְרָאָ֖ה אֶת־אֶ֥רֶץ מוֹלַדְתּֽוֹ
Ölü için ağlamayın ve ona yas tutmayın; giden için kesinlikle ağlayın, çünkü artık dönmeyecek ve doğduğu yeri görmeyecek.
Eyüp 34:23
·
Tevrat
כִּ֤י לֹ֣א עַל־אִ֭ישׁ יָשִׂ֣ים ע֑וֹד לַהֲלֹ֥ךְ אֶל־אֵ֝֗ל בַּמִּשְׁפָּֽט
Çünkü yargıda Tanrı'ya gitmesi için adamın üzerine daha fazla koymaz.
Vaiz 6:8
·
Tevrat
כִּ֛י מַה־יּוֹתֵ֥ר לֶחָכָ֖ם מִֽן־הַכְּסִ֑יל מַה־לֶּעָנִ֣י יוֹדֵ֔עַ לַהֲלֹ֖ךְ נֶ֥גֶד הַחַיִּֽים
Çünkü bilgenin akılsızdan ne fazlalığı vardır? Yaşayanların önünde yürümeyi bilen yoksulun neyi vardır?
Çölde Sayım 22:13
·
Tevrat
וַיָּ֤קָם בִּלְעָם֙ בַּבֹּ֔קֶר וַיֹּ֨אמֶר֙ אֶל־שָׂרֵ֣י בָלָ֔ק לְכ֖וּ אֶֽל־אַרְצְכֶ֑ם כִּ֚י מֵאֵ֣ן יְהוָ֔ה לְתִתִּ֖י לַהֲלֹ֥ךְ עִמָּכֶֽם
Balam sabah kalktı ve Balak'ın önderlerine dedi: 'Diyarınıza gidin, çünkü Yahve sizinle gitmeme izin vermeyi reddetti.'
Mısır'dan Çıkış 3:19
·
Tevrat
וַאֲנִ֣י יָדַ֔עְתִּי כִּ֠י לֹֽא־יִתֵּ֥ן אֶתְכֶ֛ם מֶ֥לֶךְ מִצְרַ֖יִם לַהֲלֹ֑ךְ וְלֹ֖א בְּיָ֥ד חֲזָקָֽה
Ve ben biliyorum ki, güçlü bir el olmadıkça Mısır kralı gitmenize izin vermeyecek.
Örnek Ayetler (5)
Habakkuk 3:11
·
Tevrat
שֶׁ֥מֶשׁ יָרֵ֖חַ עָ֣מַד זְבֻ֑לָה לְא֤וֹר חִצֶּ֨יךָ֙ יְהַלֵּ֔כוּ לְנֹ֖גַהּ בְּרַ֥ק חֲנִיתֶֽךָ
Güneş ve ay meskeninde durdu; oklarının ışığında, mızrağının parlayan şimşeğinde gittiler.
Mezmurlar 81:14
·
Tevrat
ל֗וּ עַ֭מִּי שֹׁמֵ֣עַֽ לִ֑י יִ֝שְׂרָאֵ֗ל בִּדְרָכַ֥י יְהַלֵּֽכוּ
Keşke halkım beni işitseydi, İsrail yollarımda yürüseydi!
Mezmurlar 115:7
·
Tevrat
יְדֵיהֶ֤ם וְלֹ֬א יְמִישׁ֗וּן רַ֭גְלֵיהֶם וְלֹ֣א יְהַלֵּ֑כוּ לֹֽא־יֶ֝הְגּ֗וּ בִּגְרוֹנָֽם
Elleri var ama dokunmazlar, ayakları var ama yürümezler; boğazlarıyla ses çıkarmazlar.
Eyüp 41:11
·
Tevrat
מִ֭פִּיו לַפִּידִ֣ים יַהֲלֹ֑כוּ כִּיד֥וֹדֵי אֵ֝֗שׁ יִתְמַלָּֽטוּ
Onun ağzından meşaleler gider; ateşin kıvılcımları sıçrar.
Vaiz 8:10
·
Tevrat
וּבְכֵ֡ן רָאִיתִי֩ רְשָׁעִ֨ים קְבֻרִ֜ים וָבָ֗אוּ וּמִמְּק֤וֹם קָדוֹשׁ֙ יְהַלֵּ֔כוּ וְיִֽשְׁתַּכְּח֥וּ בָעִ֖יר אֲשֶׁ֣ר כֵּן־עָשׂ֑וּ גַּם־זֶ֖ה הָֽבֶל
Ve böylece kötüleri gömülmüş gördüm ve geldiler, ve kutsal yerinden gittiler ve böyle yaptıkları şehirde unutuldular; bu da boşluktur.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 19:6
·
Tevrat
וַיִּתְהַלֵּ֥ךְ בְּתוֹךְ־אֲרָי֖וֹת כְּפִ֣יר הָיָ֑ה וַיִּלְמַ֥ד לִטְרָף־טֶ֖רֶף אָדָ֥ם אָכָֽל
Ve aslanların içinde dolaştı, genç aslan oldu; ve av parçalamayı öğrendi, insan yedi.
2. Samuel 11:2
·
Tevrat
וַיְהִ֣י לְעֵ֣ת הָעֶ֗רֶב וַיָּ֨קָם דָּוִ֜ד מֵעַ֤ל מִשְׁכָּבוֹ֙ וַיִּתְהַלֵּךְ֙ עַל־גַּ֣ג בֵּית־הַמֶּ֔לֶךְ וַיַּ֥רְא אִשָּׁ֛ה רֹחֶ֖צֶת מֵעַ֣ל הַגָּ֑ג וְהָ֣אִשָּׁ֔ה טוֹבַ֥ת מַרְאֶ֖ה מְאֹֽד
Akşam zamanı Davut yatağından kalktı ve kral evinin damı üzerinde gezindi; damın üzerinden yıkanan bir kadın gördü. Kadın görünüşte çok iyiydi.
1. Tarihler 21:4
·
Tevrat
וּדְבַר־הַמֶּ֖לֶךְ חָזַ֣ק עַל־יוֹאָ֑ב וַיֵּצֵ֣א יוֹאָ֗ב וַיִּתְהַלֵּךְ֙ בְּכָל־יִשְׂרָאֵ֔ל וַיָּבֹ֖א יְרוּשָׁלִָֽם
Fakat kralın sözü Yoav'a üstün geldi; Yoav çıktı, bütün İsrail'de dolaştı ve Yeruşalim'e geldi.
Yaratılış 5:22
·
Tevrat
וַיִּתְהַלֵּ֨ךְ חֲנ֜וֹךְ אֶת־הָֽאֱלֹהִ֗ים אַֽחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־מְתוּשֶׁ֔לַח שְׁלֹ֥שׁ מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת
Hanok, Metuşelah'ın babası olduktan sonra üç yüz yıl Tanrı ile yürüdü ve oğulların ve kızların babasıydı.
Yaratılış 5:24
·
Tevrat
וַיִּתְהַלֵּ֥ךְ חֲנ֖וֹךְ אֶת־הָֽאֱלֹהִ֑ים וְאֵינֶ֕נּוּ כִּֽי־לָקַ֥ח אֹת֖וֹ אֱלֹהִֽים
Hanok Tanrı ile yürüdü; sonra yoktu, çünkü Tanrı onu aldı.
Örnek Ayetler (4)
1. Samuel 30:31
·
Tevrat
וְלַאֲשֶׁ֖ר בְּחֶבְר֑וֹן וּֽלְכָל־הַמְּקֹמ֛וֹת אֲשֶֽׁר־הִתְהַלֶּךְ־שָׁ֥ם דָּוִ֖ד ה֥וּא וַאֲנָשָֽׁיו
Ve Hevron'da olanlara ve Davut'un ve adamlarının orada dolaştığı bütün yerlere.
Yaratılış 6:9
·
Tevrat
אֵ֚לֶּה תּוֹלְדֹ֣ת נֹ֔חַ נֹ֗חַ אִ֥ישׁ צַדִּ֛יק תָּמִ֥ים הָיָ֖ה בְּדֹֽרֹתָ֑יו אֶת־הָֽאֱלֹהִ֖ים הִֽתְהַלֶּךְ־נֹֽחַ
Bunlar Nuh'un soy kayıtlarıdır: Nuh kendi kuşaklarında doğru, kusursuz bir adamdı; Nuh Tanrı ile yürüdü.
Yaratılış 13:17
·
Tevrat
ק֚וּם הִתְהַלֵּ֣ךְ בָּאָ֔רֶץ לְאָרְכָּ֖הּ וּלְרָחְבָּ֑הּ כִּ֥י לְךָ֖ אֶתְּנֶֽנָּה
Kalk, yeri uzunluğuna ve genişliğine dolaş; çünkü onu sana vereceğim.
Yaratılış 17:1
·
Tevrat
וַיְהִ֣י אַבְרָ֔ם בֶּן־תִּשְׁעִ֥ים שָׁנָ֖ה וְתֵ֣שַׁע שָׁנִ֑ים וַיֵּרָ֨א יְהוָ֜ה אֶל־אַבְרָ֗ם וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ אֲנִי־אֵ֣ל שַׁדַּ֔י הִתְהַלֵּ֥ךְ לְפָנַ֖י וֶהְיֵ֥ה תָמִֽים
İbrahim doksan dokuz yaşındaydı; Yahve İbrahim'e göründü ve ona dedi: 'Ben Tanrı Şaddai'yim; yüzümün önünde yürü ve kusursuz ol.
Örnek Ayetler (4)
1. Samuel 9:6
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ הִנֵּה־נָ֤א אִישׁ־אֱלֹהִים֙ בָּעִ֣יר הַזֹּ֔את וְהָאִ֣ישׁ נִכְבָּ֔ד כֹּ֥ל אֲשֶׁר־יְדַבֵּ֖ר בּ֣וֹא יָב֑וֹא עַתָּה֙ נֵ֣לֲכָה שָּׁ֔ם אוּלַי֙ יַגִּ֣יד לָ֔נוּ אֶת־דַּרְכֵּ֖נוּ אֲשֶׁר־הָלַ֥כְנוּ עָלֶֽיהָ
Ve ona dedi: 'İşte bu şehirde bir Tanrı adamı var ve adam saygındır; her ne söylerse kesinlikle gelir. Şimdi oraya gidelim, belki üzerinde gittiğimiz yolumuzu bize bildirir.'
Malaki 3:14
·
Tevrat
אֲמַרְתֶּ֕ם שָׁ֖וְא עֲבֹ֣ד אֱלֹהִ֑ים וּמַה־בֶּ֗צַע כִּ֤י שָׁמַ֨רְנוּ֙ מִשְׁמַרְתּ֔וֹ וְכִ֤י הָלַ֨כְנוּ֙ קְדֹ֣רַנִּ֔ית מִפְּנֵ֖י יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Dediniz: 'Tanrı'ya kulluk etmek boştur; ve O'nun görevini tutmamızın ve Ordular Yahvesi'nin önünde yaslı yürümemizin kazancı nedir?'
Yeşu 24:17
·
Tevrat
כִּ֚י יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ הוּא֩ הַמַּעֲלֶ֨ה אֹתָ֧נוּ וְאֶת־אֲבוֹתֵ֛ינוּ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם מִבֵּ֣ית עֲבָדִ֑ים וַאֲשֶׁ֧ר עָשָׂ֣ה לְעֵינֵ֗ינוּ אֶת־הָאֹת֤וֹת הַגְּדֹלוֹת֙ הָאֵ֔לֶּה וַֽיִּשְׁמְרֵ֗נוּ בְּכָל־הַדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר הָלַ֣כְנוּ בָ֔הּ וּבְכֹל֙ הָֽעַמִּ֔ים אֲשֶׁ֥ר עָבַ֖רְנוּ בְּקִרְבָּֽם
Çünkü Tanrımız Yahve, bizi ve atalarımızı Mısır diyarından, kullar evinden çıkaran O'dur; ve gözlerimizin önünde bu büyük belirtileri yapan ve yürüdüğümüz bütün yolda ve ortalarından geçtiğimiz bütün halkların arasında bizi koruyan O'dur.
Yasa'nın Tekrarı 2:14
·
Tevrat
וְהַיָּמִ֞ים אֲשֶׁר־הָלַ֣כְנוּ מִקָּדֵ֣שׁ בַּרְנֵ֗עַ עַ֤ד אֲשֶׁר־עָבַ֨רְנוּ֙ אֶת־נַ֣חַל זֶ֔רֶד שְׁלֹשִׁ֥ים וּשְׁמֹנֶ֖ה שָׁנָ֑ה עַד־תֹּ֨ם כָּל־הַדּ֜וֹר אַנְשֵׁ֤י הַמִּלְחָמָה֙ מִקֶּ֣רֶב הַֽמַּחֲנֶ֔ה כַּאֲשֶׁ֛ר נִשְׁבַּ֥ע יְהוָ֖ה לָהֶֽם
Kadeş-Barnea'dan yürüdüğümüzden Zered vadisini geçtiğimize kadar geçen günler otuz sekiz yıldı; Yahve'nin onlara yemin ettiği gibi, ordugahın ortasından savaş adamlarının bütün nesli tükenene kadar.
Örnek Ayetler (4)
Mezmurlar 39:7
·
Tevrat
אַךְ־בְּצֶ֤לֶם יִֽתְהַלֶּךְ־אִ֗ישׁ אַךְ־הֶ֥בֶל יֶהֱמָי֑וּן יִ֝צְבֹּ֗ר וְֽלֹא־יֵדַ֥ע מִי־אֹסְפָֽם
Ancak adam gölge olarak yürür, ancak boşluk için gürültü ederler; yığar ve onları kimin toplayacağını bilmez.
Süleyman'ın Özdeyişleri 23:31
·
Tevrat
אַל־תֵּ֥רֶא יַיִן֮ כִּ֪י יִתְאַ֫דָּ֥ם כִּֽי־יִתֵּ֣ן בַּכּ֣וֹס עֵינ֑וֹ יִ֝תְהַלֵּ֗ךְ בְּמֵישָׁרִֽים
Şaraba bakma; kızardığında, kadehte gözünü verdiğinde, doğruca gittiğinde.
Eyüp 18:8
·
Tevrat
כִּֽי־שֻׁלַּ֣ח בְּרֶ֣שֶׁת בְּרַגְלָ֑יו וְעַל־שְׂ֝בָכָ֗ה יִתְהַלָּֽךְ
Çünkü ayaklarıyla ağa gönderildi ve kafesin üzerinde yürüyecek.
Eyüp 22:14
·
Tevrat
עָבִ֣ים סֵֽתֶר־ל֭וֹ וְלֹ֣א יִרְאֶ֑ה וְח֥וּג שָׁ֝מַ֗יִם יִתְהַלָּֽךְ
Bulutlar O'na örtüdür ve görmez; ve göklerin çemberinde dolaşır.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 89:16
·
Tevrat
אַשְׁרֵ֣י הָ֭עָם יוֹדְעֵ֣י תְרוּעָ֑ה יְ֝הוָ֗ה בְּֽאוֹר־פָּנֶ֥יךָ יְהַלֵּכֽוּן
Sevinç çığlığını bilen halka ne mutlu; Yahve, yüzünün ışığında yürürler.
Mezmurlar 104:10
·
Tevrat
הַֽמְשַׁלֵּ֣חַ מַ֭עְיָנִים בַּנְּחָלִ֑ים בֵּ֥ין הָ֝רִ֗ים יְהַלֵּכֽוּן
Vadilerde pınarları gönderendir; dağların arasında akarlar.
Mezmurlar 104:26
·
Tevrat
שָׁ֭ם אֳנִיּ֣וֹת יְהַלֵּכ֑וּן לִ֝וְיָתָ֗ן זֶֽה־יָצַ֥רְתָּ לְשַֽׂחֶק־בּֽוֹ
Orada gemiler yürürler; onda oynamak için biçimlendirdiğin bu Livyatan.
Örnek Ayetler (3)
Zekeriya 1:10
·
Tevrat
וַיַּ֗עַן הָאִ֛ישׁ הָעֹמֵ֥ד בֵּין־הַהַדַסִּ֖ים וַיֹּאמַ֑ר אֵ֚לֶּה אֲשֶׁ֣ר שָׁלַ֣ח יְהוָ֔ה לְהִתְהַלֵּ֖ךְ בָּאָֽרֶץ
Mersin ağaçlarının arasında duran adam yanıtladı ve dedi: 'Bunlar, Yahve'nin yerde dolaşmak için gönderdikleridir.'
Zekeriya 6:7
·
Tevrat
וְהָאֲמֻצִּ֣ים יָצְא֗וּ וַיְבַקְשׁוּ֙ לָלֶ֨כֶת֙ לְהִתְהַלֵּ֣ך בָּאָ֔רֶץ וַיֹּ֕אמֶר לְכ֖וּ הִתְהַלְּכ֣וּ בָאָ֑רֶץ וַתִּתְהַלַּ֖כְנָה בָּאָֽרֶץ
Güçlüler çıktılar ve yerde dolaşmak için gitmek istediler. Dedi: 'Gidin yerde dolaşın.' Böylece yerde dolaştılar.
Mezmurlar 56:14
·
Tevrat
כִּ֤י הִצַּ֪לְתָּ נַפְשִׁ֡י מִמָּוֶת֮ הֲלֹ֥א רַגְלַ֗י מִ֫דֶּ֥חִי לְ֭הִֽתְהַלֵּךְ לִפְנֵ֣י אֱלֹהִ֑ים בְּ֝א֗וֹר הַֽחַיִּֽים
Çünkü canımı ölümden kurtardın; yaşam ışığında Tanrı'nın önünde yürümek için ayaklarımı tökezlemekten kurtarmadın mı?
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 3:6
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י בִּימֵי֙ יֹאשִׁיָּ֣הוּ הַמֶּ֔לֶךְ הֲֽרָאִ֔יתָ אֲשֶׁ֥ר עָשְׂתָ֖ה מְשֻׁבָ֣ה יִשְׂרָאֵ֑ל הֹלְכָ֨ה הִ֜יא עַל־כָּל־הַ֣ר גָּבֹ֗הַּ וְאֶל־תַּ֛חַת כָּל־עֵ֥ץ רַעֲנָ֖ן וַתִּזְנִי־שָֽׁם
Kral Yoşiya günlerinde Yahve bana dedi: 'Dönek İsrail'in ne yaptığını gördün mü? O her yüksek dağın üzerine ve her yeşil ağacın altına gitti ve orada fahişelik etti.'
Nahum 3:10
·
Tevrat
גַּם־הִ֗יא לַגֹּלָה֙ הָלְכָ֣ה בַשֶּׁ֔בִי גַּ֧ם עֹלָלֶ֛יהָ יְרֻטְּשׁ֖וּ בְּרֹ֣אשׁ כָּל־חוּצ֑וֹת וְעַל־נִכְבַּדֶּ֨יהָ֙ יַדּ֣וּ גוֹרָ֔ל וְכָל־גְּדוֹלֶ֖יהָ רֻתְּק֥וּ בַזִּקִּֽים
O da esarette sürgüne gitti, ayrıca onun yavruları bütün sokakların başında parçalanacak; ve onun onurluları üzerine kura attılar ve onun bütün büyükleri zincirlerle bağlandılar.
Yeşaya 46:2
·
Tevrat
קָרְס֤וּ כָֽרְעוּ֙ יַחְדָּ֔ו לֹ֥א יָכְל֖וּ מַלֵּ֣ט מַשָּׂ֑א וְנַפְשָׁ֖ם בַּשְּׁבִ֥י הָלָֽכָה
Birlikte eğildiler, diz çöktüler; yükü kurtaramadılar ve canları tutsaklığa gitti.
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 17:17
·
Tevrat
וִיהוֹנָתָ֨ן וַאֲחִימַ֜עַץ עֹמְדִ֣ים בְּעֵין־רֹגֵ֗ל וְהָלְכָ֤ה הַשִּׁפְחָה֙ וְהִגִּ֣ידָה לָהֶ֔ם וְהֵם֙ יֵֽלְכ֔וּ וְהִגִּ֖ידוּ לַמֶּ֣לֶךְ דָּוִ֑ד כִּ֣י לֹ֥א יוּכְל֛וּ לְהֵרָא֖וֹת לָב֥וֹא הָעִֽירָה
Yehonatan ve Ahimaats Eyn-Rogel'de duruyorlardı; hizmetçi kadın gidip onlara bildiriyordu, onlar da gidip Kral Davut'a bildiriyorlardı; çünkü şehre girerken görünemezlerdi.
Yeremya 3:1
·
Tevrat
לֵאמֹ֡ר הֵ֣ן יְשַׁלַּ֣ח אִ֣ישׁ אֶת־אִשְׁתּוֹ֩ וְהָלְכָ֨ה מֵאִתּ֜וֹ וְהָיְתָ֣ה לְאִישׁ־אַחֵ֗ר הֲיָשׁ֤וּב אֵלֶ֨יהָ֙ ע֔וֹד הֲל֛וֹא חָנ֥וֹף תֶּחֱנַ֖ף הָאָ֣רֶץ הַהִ֑יא וְאַ֗תְּ זָנִית֙ רֵעִ֣ים רַבִּ֔ים וְשׁ֥וֹב אֵלַ֖י נְאֻם־יְהֹוָֽה
Diyerek: 'İşte, bir adam karısını gönderirse ve o ondan gidip başka bir adamın olursa, ona bir daha döner mi? O yer kesinlikle kirlenmez mi?' Fakat sen birçok dostla fahişelik ettin ve bana dönüyorsun, Yahve'nin bildirisidir.
Yasa'nın Tekrarı 24:2
·
Tevrat
וְיָצְאָ֖ה מִבֵּית֑וֹ וְהָלְכָ֖ה וְהָיְתָ֥ה לְאִישׁ־אַחֵֽר
Ve onun evinden çıkacak ve gidecek ve başka bir adamın olacak.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 43:2
·
Tevrat
כִּֽי־אַתָּ֤ה אֱלֹהֵ֣י מָֽעוּזִּי֮ לָמָ֪ה זְנַ֫חְתָּ֥נִי לָֽמָּה־קֹדֵ֥ר אֶתְהַלֵּ֗ךְ בְּלַ֣חַץ אוֹיֵֽב
Çünkü sen sığınağımın Tanrısısın; neden beni reddettin? Neden düşmanın baskısıyla yaslı yürüyeyim?
Mezmurlar 101:2
·
Tevrat
אַשְׂכִּ֤ילָה בְּדֶ֬רֶךְ תָּמִ֗ים מָ֭תַי תָּב֣וֹא אֵלָ֑י אֶתְהַלֵּ֥ךְ בְּתָם־לְ֝בָבִ֗י בְּקֶ֣רֶב בֵּיתִֽי
Kusursuz yolda akıllıca davranacağım; bana ne zaman geleceksin? Evimin içinde kalbimin kusursuzluğuyla yürüyeceğim.
Mezmurlar 116:9
·
Tevrat
אֶ֭תְהַלֵּךְ לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה בְּ֝אַרְצ֗וֹת הַֽחַיִּֽים
Yaşayanların diyarlarında Yahweh'in önünde yürüyeceğim.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 32:21
·
Tevrat
וַאֲמַרְתֶּ֕ם גַּ֗ם הִנֵּ֛ה עַבְדְּךָ֥ יַעֲקֹ֖ב אַחֲרֵ֑ינוּ כִּֽי־אָמַ֞ר אֲכַפְּרָ֣ה פָנָ֗יו בַּמִּנְחָה֙ הַהֹלֶ֣כֶת לְפָנָ֔י וְאַחֲרֵי־כֵן֙ אֶרְאֶ֣ה פָנָ֔יו אוּלַ֖י יִשָּׂ֥א פָנָֽי
Ve diyeceksiniz: 'İşte kulun Yakup da arkamızdadır.'" Çünkü dedi ki: "Önümden giden sunuyla onun yüzünü yatıştırırım ve ondan sonra onun yüzünü görürüm; belki yüzümü kaldırır."
Levililer 11:27
·
Tevrat
וְכֹ֣ל הוֹלֵ֣ךְ עַל־כַּפָּ֗יו בְּכָל־הַֽחַיָּה֙ הַהֹלֶ֣כֶת עַל־אַרְבַּ֔ע טְמֵאִ֥ים הֵ֖ם לָכֶ֑ם כָּל־הַנֹּגֵ֥עַ בְּנִבְלָתָ֖ם יִטְמָ֥א עַד־הָעָֽרֶב
Dört üzerinde yürüyen her canlı arasında pençeleri üzerinde yürüyen her şey sizin için kirlidir; onların leşine dokunan herkes akşama kadar kirlenecektir.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 21:27
·
Tevrat
וַיְהִי֩ כִשְׁמֹ֨עַ אַחְאָ֜ב אֶת־הַדְּבָרִ֤ים הָאֵ֨לֶּה֙ וַיִּקְרַ֣ע בְּגָדָ֔יו וַיָּֽשֶׂם־שַׂ֥ק עַל־בְּשָׂר֖וֹ וַיָּצ֑וֹם וַיִּשְׁכַּ֣ב בַּשָּׂ֔ק וַיְהַלֵּ֖ךְ אַֽט
Ahav bu sözleri duyunca, giysilerini yırttı ve bedenine çul koydu ve oruç tuttu ve çulda yattı ve yavaşça yürüdü.
Eyüp 14:20
·
Tevrat
תִּתְקְפֵ֣הוּ לָ֭נֶצַח וַֽיַּהֲלֹ֑ךְ מְשַׁנֶּ֥ה פָ֝נָ֗יו וַֽתְּשַׁלְּחֵֽהוּ
Onu sonsuza dek alt edersin ve o gider; yüzünü değiştirirsin ve onu gönderirsin.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 86:11
·
Tevrat
ה֘וֹרֵ֤נִי יְהוָ֨ה דַּרְכֶּ֗ךָ אֲהַלֵּ֥ךְ בַּאֲמִתֶּ֑ךָ יַחֵ֥ד לְ֝בָבִ֗י לְיִרְאָ֥ה שְׁמֶֽךָ
Bana yolunu öğret, Yahve, senin hakikatinde yürüyeceğim; adından korkması için kalbimi birleştir.
Mezmurlar 142:4
·
Tevrat
בְּהִתְעַטֵּ֬ף עָלַ֨י רוּחִ֗י וְאַתָּה֮ יָדַ֪עְתָּ נְֽתִיבָ֫תִ֥י בְּאֹֽרַח־ז֥וּ אֲהַלֵּ֑ךְ טָמְנ֖וּ פַ֣ח לִֽי
Ruhum üzerimde zayıf düştüğünde, yolumu sen bildin; yürüdüğüm bu yolda benim için tuzak gizlediler.
Örnek Ayetler (2)
Zekeriya 6:7
·
Tevrat
וְהָאֲמֻצִּ֣ים יָצְא֗וּ וַיְבַקְשׁוּ֙ לָלֶ֨כֶת֙ לְהִתְהַלֵּ֣ך בָּאָ֔רֶץ וַיֹּ֕אמֶר לְכ֖וּ הִתְהַלְּכ֣וּ בָאָ֑רֶץ וַתִּתְהַלַּ֖כְנָה בָּאָֽרֶץ
Güçlüler çıktılar ve yerde dolaşmak için gitmek istediler. Dedi: 'Gidin yerde dolaşın.' Böylece yerde dolaştılar.
Yaratılış 48:15
·
Tevrat
וַיְבָ֥רֶךְ אֶת־יוֹסֵ֖ף וַיֹּאמַ֑ר הָֽאֱלֹהִ֡ים אֲשֶׁר֩ הִתְהַלְּכ֨וּ אֲבֹתַ֤י לְפָנָיו֙ אַבְרָהָ֣ם וְיִצְחָ֔ק הָֽאֱלֹהִים֙ הָרֹעֶ֣ה אֹתִ֔י מֵעוֹדִ֖י עַד־הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Yusuf'u bereketledi ve dedi: 'Babalarım İbrahim ve İshak'ın önünde yürüdükleri Tanrı, varlığımdan beri bugüne kadar beni güden Tanrı,
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 26:3
·
Tevrat
כִּֽי־חַ֭סְדְּךָ לְנֶ֣גֶד עֵינָ֑י וְ֝הִתְהַלַּ֗כְתִּי בַּאֲמִתֶּֽךָ
Çünkü sadakatin gözlerimin önündedir ve senin gerçeğinde yürüdüm.
Levililer 26:12
·
Tevrat
וְהִתְהַלַּכְתִּי֙ בְּת֣וֹכְכֶ֔ם וְהָיִ֥יתִי לָכֶ֖ם לֵֽאלֹהִ֑ים וְאַתֶּ֖ם תִּהְיוּ־לִ֥י לְעָֽם
Ve içinizde yürüyeceğim ve size Tanrı olacağım; ve siz bana halk olacaksınız.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 28:14
·
Tevrat
אַ֨תְּ־כְּר֔וּב מִמְשַׁ֖ח הַסּוֹכֵ֑ךְ וּנְתַתִּ֗יךָ בְּהַ֨ר קֹ֤דֶשׁ אֱלֹהִים֙ הָיִ֔יתָ בְּת֥וֹךְ אַבְנֵי־אֵ֖שׁ הִתְהַלָּֽכְתָּ
Sen meshedilmiş, koruyan keruvsun ve seni koydum; Tanrı'nın kutsal dağındaydın, ateş taşlarının ortasında yürüdün.
Eyüp 38:16
·
Tevrat
הֲ֭בָאתָ עַד־נִבְכֵי־יָ֑ם וּבְחֵ֥קֶר תְּ֝ה֗וֹם הִתְהַלָּֽכְתָּ
Denizin pınarlarına kadar geldin mi ve enginin derinliğinde yürüdün mü?
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 42:5
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֞ר הָאֵ֣ל יְהוָ֗ה בּוֹרֵ֤א הַשָּׁמַ֨יִם֙ וְנ֣וֹטֵיהֶ֔ם רֹקַ֥ע הָאָ֖רֶץ וְצֶאֱצָאֶ֑יהָ נֹתֵ֤ן נְשָׁמָה֙ לָעָ֣ם עָלֶ֔יהָ וְר֖וּחַ לַהֹלְכִ֥ים בָּֽהּ
Gökleri yaratan ve onları geren, yeri ve onun ürünlerini yayan, onun üzerindeki halka nefes ve onda yürüyenlere ruh veren Tanrı Yahve böyle dedi:
Mezmurlar 84:12
·
Tevrat
כִּ֤י שֶׁ֨מֶשׁ וּמָגֵן֮ יְהוָ֪ה אֱלֹ֫הִ֥ים חֵ֣ן וְ֭כָבוֹד יִתֵּ֣ן יְהוָ֑ה לֹ֥א יִמְנַע־ט֝֗וֹב לַֽהֹלְכִ֥ים בְּתָמִֽים
Çünkü Tanrı Yahve güneş ve kalkandır; Yahve lütuf ve yücelik verir; kusursuzlukta yürüyenlerden iyiliği esirgemez.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 25:15
·
Tevrat
וְהָ֣אֲנָשִׁ֔ים טֹבִ֥ים לָ֖נוּ מְאֹ֑ד וְלֹ֤א הָכְלַ֨מְנוּ֙ וְלֹֽא־פָקַ֣דְנוּ מְא֔וּמָה כָּל־יְמֵי֙ הִתְהַלַּ֣כְנוּ אִתָּ֔ם בִּֽהְיוֹתֵ֖נוּ בַּשָּׂדֶֽה
Adamlar bize çok iyiydiler; utandırılmadık ve kırda olduğumuzda onlarla yürüdüğümüz bütün günler bizden hiçbir şey eksilmedi.
Zekeriya 1:11
·
Tevrat
וַֽיַּעֲנ֞וּ אֶת־מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֗ה הָֽעֹמֵד֙ בֵּ֣ין הַהֲדַסִּ֔ים וַיֹּאמְר֖וּ הִתְהַלַּ֣כְנוּ בָאָ֑רֶץ וְהִנֵּ֥ה כָל־הָאָ֖רֶץ יֹשֶׁ֥בֶת וְשֹׁקָֽטֶת
Mersin ağaçlarının arasında duran Yahve'nin habercisini yanıtladılar ve dediler: 'Yerde dolaştık ve işte bütün yer oturuyor ve sakindir.'
Örnek Ayetler (2)
2. Tarihler 25:17
·
Tevrat
וַיִּוָּעַ֗ץ אֲמַצְיָ֨הוּ֙ מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֔ה וַ֠יִּשְׁלַח אֶל־יוֹאָ֨שׁ בֶּן־יְהוֹאָחָ֧ז בֶּן־יֵה֛וּא מֶ֥לֶךְ יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר לְכָ֖ה נִתְרָאֶ֥ה פָנִֽים
Yahuda kralı Amatsya öğütleşti ve İsrail kralı Yehu oğlu Yehoahaz oğlu Yoaş'a gönderdi ve dedi: 'Gel, yüzleri görüşelim.'
Çölde Sayım 23:13
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו בָּלָ֗ק לְכָה־נָּ֨א אִתִּ֜י אֶל־מָק֤וֹם אַחֵר֙ אֲשֶׁ֣ר תִּרְאֶ֣נּוּ מִשָּׁ֔ם אֶ֚פֶס קָצֵ֣הוּ תִרְאֶ֔ה וְכֻלּ֖וֹ לֹ֣א תִרְאֶ֑ה וְקָבְנוֹ־לִ֖י מִשָּֽׁם
Balak ona dedi: 'Lütfen benimle onu oradan göreceğin başka bir yere gel; sadece ucunu göreceksin ve tamamını görmeyeceksin, ve onu oradan benim için lanetle.'