791
Kullanım
3
Lemma
93
Türev
101
Anlam
3 lemma, 93 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
דֶּרֶךְ Lemma | derekh | yol, yol, yürüyüş, davranış biçimi | İsim | 201 | ||
בְּדֶרֶךְ | be-derekh | yolda, yol, yürüyüş, davranış biçimi | İsim | 125 | ||
הַדֶּרֶךְ | ha-dderekh | yol, yol, yürüyüş, davranış biçimi | İsim | 56 | ||
דַּרְכִּי | darki | yolum, yol, yürüyüş, davranış biçimi | Zamir | 41 | ||
דַּרְכּוֹ | darko | onun yolu, yol, mesafe, yaşam tarzı | Zamir | 33 | ||
דְּרָכָיו | derahav | yolları, yol, yürüyüş, davranış biçimi | Zamir | 23 | ||
וְדֶרֶךְ | ve-derekh | ve yol, yol, mesafe, yolculuk, davranış biçimi | İsim | 22 | ||
דַּרְכֶּךָ | darkekha | senin yolun, yol, yürüyüş, yaşam tarzı | Zamir | 20 | ||
דַּרְכָּם | darkam | yolları, yol, yürüyüş, davranış biçimi | Zamir | 19 | ||
דְּרָכֶיךָ | derakheykha | yolların, yol, yürüyüş, davranış biçimi | Zamir | 16 | ||
בִּדְרָכַי | bidrakhay | yollarımda, yol, yürüyüş, yaşam tarzı | Zamir | 14 | ||
מִדַּרְכּוֹ | mi-ddarko | yolundan, yol, yürüyüş, yaşam tarzı | Zamir | 14 | ||
מִדְרַךְ | midrakh | basacak yer, basacak yer, ayak basma yeri, adım | İsim | 13 | ||
דַּרְכֵיכֶֽם | darkheykhem | yollarınız, yol, yürüyüş, davranış biçimi | Zamir | 12 | ||
בִּדְרָכָיו | bi-drakhav | onun yollarında, yol, yürüyüş, davranış biçimi | Zamir | 11 | ||
Örnek Ayetler (5 / 11) 1. Samuel 8:3 · Tevrat וְלֹֽא־הָלְכ֤וּ בָנָיו֙ בִּדְרָכָ֔יו וַיִּטּ֖וּ אַחֲרֵ֣י הַבָּ֑צַע וַיִּ֨קְחוּ־שֹׁ֔חַד וַיַּטּ֖וּ מִשְׁפָּֽט Oğulları onun yollarında yürümediler; kazancın ardına saptılar, rüşvet aldılar ve yargıyı saptırdılar. Yeşaya 42:24 · Tevrat מִֽי־נָתַ֨ן לִמְשִׁסָּ֧ה יַעֲקֹ֛ב וְיִשְׂרָאֵ֥ל לְבֹזְזִ֖ים הֲל֣וֹא יְהוָ֑ה ז֚וּ חָטָ֣אנוּ ל֔וֹ וְלֹֽא־אָב֤וּ בִדְרָכָיו֙ הָל֔וֹךְ וְלֹ֥א שָׁמְע֖וּ בְּתוֹרָתֽוֹ Yakup'u soyguna ve İsrail'i yağmacılara kim verdi? Ona günah işlediğimiz Yahve değil mi? Ve onun yollarında yürümek istemediler ve onun yasasını işitmediler. 1. Krallar 2:3 · Tevrat וְשָׁמַרְתָּ֞ אֶת־מִשְׁמֶ֣רֶת יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ לָלֶ֤כֶת בִּדְרָכָיו֙ לִשְׁמֹ֨ר חֻקֹּתָ֤יו מִצְוֺתָיו֙ וּמִשְׁפָּטָ֣יו וְעֵדְוֺתָ֔יו כַּכָּת֖וּב בְּתוֹרַ֣ת מֹשֶׁ֑ה לְמַ֣עַן תַּשְׂכִּ֗יל אֵ֚ת כָּל־אֲשֶׁ֣ר תַּֽעֲשֶׂ֔ה וְאֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר תִּפְנֶ֖ה שָֽׁם Tanrın Yahve'nin görevini tut; yapacağın her şeyde ve döneceğin her yerde başarılı olasın diye, onun yollarında yürümek, Musa'nın yasasında yazıldığı gibi onun kurallarını, buyruklarını, hükümlerini ve tanıklıklarını tutmak için. Yoel 2:7 · Tevrat כְּגִבּוֹרִ֣ים יְרֻצ֔וּן כְּאַנְשֵׁ֥י מִלְחָמָ֖ה יַעֲל֣וּ חוֹמָ֑ה וְאִ֤ישׁ בִּדְרָכָיו֙ יֵֽלֵכ֔וּן וְלֹ֥א יְעַבְּט֖וּן אֹרְחוֹתָֽם Yiğitler gibi koşarlar, savaş adamları gibi duvara tırmanırlar; ve her biri kendi yollarında yürürler ve yollarından sapmazlar. Mezmurlar 119:3 · Tevrat אַ֭ף לֹֽא־פָעֲל֣וּ עַוְלָ֑ה בִּדְרָכָ֥יו הָלָֽכוּ Ayrıca haksızlık yapmadılar; onun yollarında yürüdüler. | ||||||
דְרָכִים | derahim | basılan yerler, basılan yer, yol, davranış biçimi | İsim | 9 | ||
לְדַרְכּוֹ | le-darko | onun yoluna, yol, yürüyüş, davranış biçimi | Zamir | 8 | ||
לַדָּרֶךְ | laddarekh | yola, yol, yolculuk, yön | İsim | 8 | ||
כִּדְרָכָיו | kidrakhav | yolları gibi, yol, yürüyüş, davranış biçimi | Zamir | 5 | ||
מִדַּרְכֵיכֶם | mi-ddarkheykhem | yollarınızdan, yol, davranış biçimi, yaşam tarzı | Zamir | 5 | ||
Örnek Ayetler (5 / 201)
Hakimler 2:22
·
Tevrat
לְמַ֛עַן נַסּ֥וֹת בָּ֖ם אֶת־יִשְׂרָאֵ֑ל הֲשֹׁמְרִ֣ים הֵם֩ אֶת־דֶּ֨רֶךְ יְהוָ֜ה לָלֶ֣כֶת בָּ֗ם כַּאֲשֶׁ֛ר שָׁמְר֥וּ אֲבוֹתָ֖ם אִם־לֹֽא
'Babalarının koruduğu gibi onda yürümek için Yahve'nin yolunu koruyorlar mı yoksa korumuyorlar mı diye İsrail'i onlarla sınamak için.'
Hakimler 5:10
·
Tevrat
רֹכְבֵי֩ אֲתֹנ֨וֹת צְחֹר֜וֹת יֹשְׁבֵ֧י עַל־מִדִּ֛ין וְהֹלְכֵ֥י עַל־דֶּ֖רֶךְ שִֽׂיחוּ
Beyaz eşeklere binenler, örtüler üzerinde oturanlar ve yolda yürüyenler, konuşun.
Hakimler 8:11
·
Tevrat
וַיַּ֣עַל גִּדְע֗וֹן דֶּ֚רֶךְ הַשְּׁכוּנֵ֣י בָֽאֳהָלִ֔ים מִקֶּ֥דֶם לְנֹ֖בַח וְיָגְבֳּהָ֑ה וַיַּךְ֙ אֶת־הַֽמַּחֲנֶ֔ה וְהַֽמַּחֲנֶ֖ה הָ֥יָה בֶֽטַח
Gideon Novah'ın ve Yogbeha'nın doğusundan çadırlarda oturanların yolundan çıktı ve ordugahı vurdu; ve ordugah güvendeydi.
Hakimler 20:42
·
Tevrat
וַיִּפְנ֞וּ לִפְנֵ֨י אִ֤ישׁ יִשְׂרָאֵל֙ אֶל־דֶּ֣רֶךְ הַמִּדְבָּ֔ר וְהַמִּלְחָמָ֖ה הִדְבִּיקָ֑תְהוּ וַאֲשֶׁר֙ מֵהֶ֣עָרִ֔ים מַשְׁחִיתִ֥ים אוֹת֖וֹ בְּתוֹכֽוֹ
İsrail adamlarının önünden çöl yoluna döndüler, ancak savaş ona yetişti; ve şehirlerden olanlar onu içinde yok ediyorlardı.
Amos 8:14
·
Tevrat
הַנִּשְׁבָּעִים֙ בְּאַשְׁמַ֣ת שֹֽׁמְר֔וֹן וְאָמְר֗וּ חֵ֤י אֱלֹהֶ֨יךָ֙ דָּ֔ן וְחֵ֖י דֶּ֣רֶךְ בְּאֵֽר־שָׁ֑בַע וְנָפְל֖וּ וְלֹא־יָק֥וּמוּ עֽוֹד
Samiriye'nin suçu üzerine ant içenler ve 'Senin ilahın yaşıyor, ey Dan' ve 'Beer-Şeva'nın yolu yaşıyor' diyenler; düşecekler ve bir daha kalkmayacaklar.
Örnek Ayetler (5 / 125)
Hakimler 9:25
·
Tevrat
וַיָּשִׂ֣ימוּ לוֹ֩ בַעֲלֵ֨י שְׁכֶ֜ם מְאָרְבִ֗ים עַ֚ל רָאשֵׁ֣י הֶהָרִ֔ים וַיִּגְזְל֗וּ אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁר־יַעֲבֹ֥ר עֲלֵיהֶ֖ם בַּדָּ֑רֶךְ וַיֻּגַּ֖ד לַאֲבִימֶֽלֶךְ
Şekem'in sahipleri dağların tepelerinde ona karşı pusular kurdular; ve yolda yanlarından geçen herkesi soydular; ve bu Abimelek'e bildirildi.
Amos 4:10
·
Tevrat
שִׁלַּ֨חְתִּי בָכֶ֥ם דֶּ֨בֶר֙ בְּדֶ֣רֶךְ מִצְרַ֔יִם הָרַ֤גְתִּי בַחֶ֨רֶב֙ בַּח֣וּרֵיכֶ֔ם עִ֖ם שְׁבִ֣י סֽוּסֵיכֶ֑ם וָאַעֲלֶ֞ה בְּאֹ֤שׁ מַחֲנֵיכֶם֙ וּֽבְאַפְּכֶ֔ם וְלֹֽא־שַׁבְתֶּ֥ם עָדַ֖י נְאֻם־יְהוָֽה
'Mısır yolunda aranıza salgın hastalık gönderdim; atlarınızın esaretiyle birlikte gençlerinizi kılıçla öldürdüm ve ordugahlarınızın kokusunu burnunuza çıkardım; ama bana dönmediniz,' Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 23:31
·
Tevrat
בְּדֶ֥רֶךְ אֲחוֹתֵ֖ךְ הָלָ֑כְתְּ וְנָתַתִּ֥י כוֹסָ֖הּ בְּיָדֵֽךְ
Senin kız kardeşinin yolunda yürüdün ve onun kâsesini senin eline vereceğim.
2. Samuel 13:30
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ הֵ֣מָּה בַדֶּ֔רֶךְ וְהַשְּׁמֻעָ֣ה בָ֔אָה אֶל־דָּוִ֖ד לֵאמֹ֑ר הִכָּ֤ה אַבְשָׁלוֹם֙ אֶת־כָּל־בְּנֵ֣י הַמֶּ֔לֶךְ וְלֹֽא־נוֹתַ֥ר מֵהֶ֖ם אֶחָֽד
Onlar yoldayken haber Davut'a gelerek dedi: 'Avşalom kralın bütün oğullarını vurdu ve onlardan biri kalmadı.'
2. Samuel 16:13
·
Tevrat
וַיֵּ֧לֶךְ דָּוִ֛ד וַאֲנָשָׁ֖יו בַּדָּ֑רֶךְ וְשִׁמְעִ֡י הֹלֵךְ֩ בְּצֵ֨לַע הָהָ֜ר לְעֻמָּת֗וֹ הָלוֹךְ֙ וַיְקַלֵּ֔ל וַיְסַקֵּ֤ל בָּֽאֲבָנִים֙ לְעֻמָּת֔וֹ וְעִפַּ֖ר בֶּעָפָֽר
Davut ve adamları yolda gittiler; ve Şimi onun karşısında dağın kaburgasında gidiyordu, giderek lanetliyordu, onun karşısında taşlarla taşlıyordu ve tozla tozluyordu.
Örnek Ayetler (5 / 56)
Hakimler 2:17
·
Tevrat
וְגַ֤ם אֶל־שֹֽׁפְטֵיהֶם֙ לֹ֣א שָׁמֵ֔עוּ כִּ֣י זָנ֗וּ אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם סָ֣רוּ מַהֵ֗ר מִן־הַדֶּ֜רֶךְ אֲשֶׁ֨ר הָלְכ֧וּ אֲבוֹתָ֛ם לִשְׁמֹ֥עַ מִצְוֺת־יְהוָ֖ה לֹא־עָ֥שׂוּ כֵֽן
Ancak hakimlerini de dinlemediler, çünkü başka ilahların ardınca fahişelik ettiler ve onlara secde ettiler; babalarının Yahve'nin buyruklarını dinleyerek yürüdükleri yoldan çabucak saptılar, onlar böyle yapmadılar.
Hakimler 4:9
·
Tevrat
וַתֹּ֜אמֶר הָלֹ֧ךְ אֵלֵ֣ךְ עִמָּ֗ךְ אֶ֚פֶס כִּי֩ לֹ֨א תִֽהְיֶ֜ה תִּֽפְאַרְתְּךָ֗ עַל־הַדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר אַתָּ֣ה הוֹלֵ֔ךְ כִּ֣י בְֽיַד־אִשָּׁ֔ה יִמְכֹּ֥ר יְהוָ֖ה אֶת־סִֽיסְרָ֑א וַתָּ֧קָם דְּבוֹרָ֛ה וַתֵּ֥לֶך עִם־בָּרָ֖ק קֶֽדְשָׁה
Ve o dedi: 'Seninle kesinlikle gideceğim; ancak gittiğin yolda senin yüceliğin olmayacak, çünkü Yahve Sisera'yı bir kadının eline satacak.' Ve Debora kalktı ve Barak ile Kedeş'e gitti.
Hezekiel 21:26
·
Tevrat
כִּֽי־עָמַ֨ד מֶלֶךְ־בָּבֶ֜ל אֶל־אֵ֣ם הַדֶּ֗רֶךְ בְּרֹ֛אשׁ שְׁנֵ֥י הַדְּרָכִ֖ים לִקְסָם־קָ֑סֶם קִלְקַ֤ל בַּֽחִצִּים֙ שָׁאַ֣ל בַּתְּרָפִ֔ים רָאָ֖ה בַּכָּבֵֽד
Çünkü Babil kralı fal bakmak için yolun ayrımında, iki yolun başında durdu; okları salladı, terafimlere sordu, karaciğere baktı.
Hezekiel 42:1
·
Tevrat
וַיּוֹצִאֵ֗נִי אֶל־הֶֽחָצֵר֙ הַחִ֣יצוֹנָ֔ה הַדֶּ֖רֶךְ דֶּ֣רֶךְ הַצָּפ֑וֹן וַיְבִאֵ֣נִי אֶל־הַלִּשְׁכָּ֗ה אֲשֶׁ֨ר נֶ֧גֶד הַגִּזְרָ֛ה וַאֲשֶֽׁר־נֶ֥גֶד הַבִּנְיָ֖ן אֶל־הַצָּפֽוֹן
Sonra beni kuzey yönüne, yola, dış avluya çıkardı; ve beni ayrılmış yerin karşısında ve kuzeye binanın karşısında olan odaya getirdi.
Hezekiel 47:15
·
Tevrat
וְזֶ֖ה גְּב֣וּל הָאָ֑רֶץ לִפְאַ֨ת צָפ֜וֹנָה מִן־הַיָּ֧ם הַגָּד֛וֹל הַדֶּ֥רֶךְ חֶתְלֹ֖ן לְב֥וֹא צְדָֽדָה
Ve yerin sınırı budur: kuzey tarafına, Büyük Deniz'den, Hetlon yoluyla, Tsedad'a girişe kadar;
Örnek Ayetler (5 / 41)
2. Samuel 22:22
·
Tevrat
כִּ֥י שָׁמַ֖רְתִּי דַּרְכֵ֣י יְהוָ֑ה וְלֹ֥א רָשַׁ֖עְתִּי מֵאֱלֹהָֽי
Çünkü Yahve'nin yollarını tuttum ve Tanrı'ma karşı kötülük yapmadım.
2. Samuel 22:33
·
Tevrat
הָאֵ֥ל מָעוּזִּ֖י חָ֑יִל וַיַּתֵּ֥ר תָּמִ֖ים דַּרְכִּֽי
Tanrı benim güçlü sığınağımdır ve yolumu kusursuz kılar.
Yeremya 12:16
·
Tevrat
וְהָיָ֡ה אִם־לָמֹ֣ד יִלְמְדוּ֩ אֶת־דַּֽרְכֵ֨י עַמִּ֜י לְהִשָּׁבֵ֤עַ בִּשְׁמִי֙ חַי־יְהוָ֔ה כַּאֲשֶׁ֤ר לִמְּדוּ֙ אֶת־עַמִּ֔י לְהִשָּׁבֵ֖עַ בַּבָּ֑עַל וְנִבְנ֖וּ בְּת֥וֹךְ עַמִּֽי
Ve eğer halkıma Baal'a yemin etmeyi öğrettikleri gibi, 'Yahve yaşıyor' diye adımla yemin etmeyi, halkımın yollarını kesinlikle öğrenirlerse, halkımın içinde inşa edilecekler.
Yeremya 32:19
·
Tevrat
גְּדֹל֙ הָֽעֵצָ֔ה וְרַ֖ב הָעֲלִֽילִיָּ֑ה אֲשֶׁר־עֵינֶ֣יךָ פְקֻח֗וֹת עַל־כָּל־דַּרְכֵי֙ בְּנֵ֣י אָדָ֔ם לָתֵ֤ת לְאִישׁ֙ כִּדְרָכָ֔יו וְכִפְרִ֖י מַעֲלָלָֽיו
'Öğütte büyüktür ve eylemde çoktur; ki kişiye yollarına göre ve eylemlerinin meyvesine göre vermek için gözlerin insan oğullarının bütün yolları üzerinde açıktır.'
Hoşea 14:10
·
Tevrat
מִ֤י חָכָם֙ וְיָ֣בֵֽן אֵ֔לֶּה נָב֖וֹן וְיֵֽדָעֵ֑ם כִּֽי־יְשָׁרִ֞ים דַּרְכֵ֣י יְהוָ֗ה וְצַדִּקִים֙ יֵ֣לְכוּ בָ֔ם וּפֹשְׁעִ֖ים יִכָּ֥שְׁלוּ בָֽם
Kim bilgedir ve bunları anlasın? Anlayışlıdır ve onları bilsin? Çünkü Yahve'nin yolları doğrudur ve doğru kişiler onlarda yürüyecekler ve isyan edenler onlarda tökezleyecekler.
Örnek Ayetler (5 / 33)
Hakimler 17:8
·
Tevrat
וַיֵּ֨לֶךְ הָאִ֜ישׁ מֵהָעִ֗יר מִבֵּ֥ית לֶ֨חֶם֙ יְהוּדָ֔ה לָג֖וּר בַּאֲשֶׁ֣ר יִמְצָ֑א וַיָּבֹ֧א הַר־אֶפְרַ֛יִם עַד־בֵּ֥ית מִיכָ֖ה לַעֲשׂ֥וֹת דַּרְכּֽוֹ
Adam bulacağı yerde garip olmak için şehirden, Yahuda'nın Beytlehem'inden gitti. Ve yolunu yaparken Efrayim dağına, Mika'nın evine kadar geldi.
2. Samuel 22:31
·
Tevrat
הָאֵ֖ל תָּמִ֣ים דַּרְכּ֑וֹ אִמְרַ֤ת יְהוָה֙ צְרוּפָ֔ה מָגֵ֣ן ה֔וּא לְכֹ֖ל הַחֹסִ֥ים בּֽוֹ
Tanrı'nın yolu kusursuzdur; Yahve'nin sözü sınanmıştır, o kendisine sığınan herkes için bir kalkandır.
Yeremya 10:23
·
Tevrat
יָדַ֣עְתִּי יְהוָ֔ה כִּ֛י לֹ֥א לָאָדָ֖ם דַּרְכּ֑וֹ לֹֽא־לְאִ֣ישׁ הֹלֵ֔ךְ וְהָכִ֖ין אֶֽת־צַעֲדֽוֹ
Biliyorum, ey Yahve, insanın yolu kendisine ait değildir; adımlarını yönlendirmek yürüyen adama ait değildir.
1. Samuel 18:14
·
Tevrat
וַיְהִ֥י דָוִ֛ד לְכָל־דָּרְכָ֖ו מַשְׂכִּ֑יל וַֽיהוָ֖ה עִמּֽוֹ
Davut bütün yollarında başarılı oldu ve Yahve onunlaydı.
Nahum 1:3
·
Tevrat
יְהֹוָ֗ה אֶ֤רֶךְ אַפַּ֨יִם֙ וּגְדָל־כֹּ֔חַ וְנַקֵּ֖ה לֹ֣א יְנַקֶּ֑ה יְהוָ֗ה בְּסוּפָ֤ה וּבִשְׂעָרָה֙ דַּרְכּ֔וֹ וְעָנָ֖ן אֲבַ֥ק רַגְלָֽיו
Yahve öfkeye yavaştır ve gücü büyüktür ve kesinlikle aklamaz; Yahve'nin yolu kasırgada ve fırtınadadır ve bulut O'nun ayaklarının tozudur.
Örnek Ayetler (5 / 23)
Hoşea 4:9
·
Tevrat
וְהָיָ֥ה כָעָ֖ם כַּכֹּהֵ֑ן וּפָקַדְתִּ֤י עָלָיו֙ דְּרָכָ֔יו וּמַעֲלָלָ֖יו אָשִׁ֥יב לֽוֹ
Ve halk gibi kâhin de olacak; onun üzerinde yollarını yoklayacağım ve eylemlerini ona döndüreceğim.
Hoşea 9:8
·
Tevrat
צֹפֶ֥ה אֶפְרַ֖יִם עִם־אֱלֹהָ֑י נָבִ֞יא פַּ֤ח יָקוֹשׁ֙ עַל־כָּל־דְּרָכָ֔יו מַשְׂטֵמָ֖ה בְּבֵ֥ית אֱלֹהָֽיו
Efrayim'in bekçisi Tanrımla birliktedir; peygamber bütün yollarında kuş avcısı tuzağıdır, Tanrısının evinde düşmanlıktır.
Yeşaya 45:13
·
Tevrat
אָנֹכִי֙ הַעִירֹתִ֣הֽוּ בְצֶ֔דֶק וְכָל־דְּרָכָ֖יו אֲיַשֵּׁ֑ר הֽוּא־יִבְנֶ֤ה עִירִי֙ וְגָלוּתִ֣י יְשַׁלֵּ֔חַ לֹ֤א בִמְחִיר֙ וְלֹ֣א בְשֹׁ֔חַד אָמַ֖ר יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Onu doğrulukla ben harekete geçirdim ve onun bütün yollarını düzelteceğim; o benim şehrimi inşa edecek ve sürgünlerimi salıverecek, bedel karşılığında değil ve rüşvet karşılığında değil, diyor Ordular Yahvesi.
Yeşaya 57:18
·
Tevrat
דְּרָכָ֥יו רָאִ֖יתִי וְאֶרְפָּאֵ֑הוּ וְאַנְחֵ֕הוּ וַאֲשַׁלֵּ֧ם נִֽחֻמִ֛ים ל֖וֹ וְלַאֲבֵלָֽיו
Onun yollarını gördüm ve onu iyileştireceğim; ve ona yol göstereceğim ve ona ve onun yaslılarına teselliler ödeyeceğim.
1. Krallar 8:39
·
Tevrat
וְ֠אַתָּה תִּשְׁמַ֨ע הַשָּׁמַ֜יִם מְכ֤וֹן שִׁבְתֶּ֨ךָ֙ וְסָלַחְתָּ֣ וְעָשִׂ֔יתָ וְנָתַתָּ֤ לָאִישׁ֙ כְּכָל־דְּרָכָ֔יו אֲשֶׁ֥ר תֵּדַ֖ע אֶת־לְבָב֑וֹ כִּֽי־אַתָּ֤ה יָדַ֨עְתָּ֙ לְבַדְּךָ֔ אֶת־לְבַ֖ב כָּל־בְּנֵ֥י הָאָדָֽם
Ve sen oturduğun yerinden, göklerden işit ve bağışla ve yap ve adama bütün yollarına göre ver, ki onun kalbini bilirsin; çünkü bütün insan oğullarının kalbini yalnız sen bilirsin.
Örnek Ayetler (5 / 22)
Amos 2:7
·
Tevrat
הַשֹּׁאֲפִ֤ים עַל־עֲפַר־אֶ֨רֶץ֙ בְּרֹ֣אשׁ דַּלִּ֔ים וְדֶ֥רֶךְ עֲנָוִ֖ים יַטּ֑וּ וְאִ֣ישׁ וְאָבִ֗יו יֵֽלְכוּ֙ אֶל־הַֽנַּעֲרָ֔ה לְמַ֥עַן חַלֵּ֖ל אֶת־שֵׁ֥ם קָדְשִֽׁי
Zayıfların başındaki yerin tozuna solurlar ve alçakgönüllülerin yolunu saptırırlar; ve kutsal adımı kirletmek için bir adam ve babası genç kıza giderler.
Hezekiel 42:11
·
Tevrat
וְדֶ֨רֶךְ֙ לִפְנֵיהֶ֔ם כְּמַרְאֵ֣ה הַלְּשָׁכ֗וֹת אֲשֶׁר֙ דֶּ֣רֶךְ הַצָּפ֔וֹן כְּאָרְכָּ֖ן כֵּ֣ן רָחְבָּ֑ן וְכֹל֙ מוֹצָ֣אֵיהֶ֔ן וּכְמִשְׁפְּטֵיהֶ֖ן וּכְפִתְחֵיהֶֽן
Ve onların önündeki yol, kuzey yolundaki odaların görünüşü gibiydi; uzunlukları gibi, enleri de öyleydi; ve bütün çıkışları, düzenleri gibi ve girişleri gibiydi.
Yeremya 32:39
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֨י לָהֶ֜ם לֵ֤ב אֶחָד֙ וְדֶ֣רֶךְ אֶחָ֔ד לְיִרְאָ֥ה אוֹתִ֖י כָּל־הַיָּמִ֑ים לְט֣וֹב לָהֶ֔ם וְלִבְנֵיהֶ֖ם אַחֲרֵיהֶֽם
Ve onlara ve onlardan sonra oğullarına iyilik olması için, bütün günler benden korkmaları için onlara tek bir kalp ve tek bir yol vereceğim.
Yeşaya 3:12
·
Tevrat
עַמִּי֙ נֹגְשָׂ֣יו מְעוֹלֵ֔ל וְנָשִׁ֖ים מָ֣שְׁלוּ ב֑וֹ עַמִּי֙ מְאַשְּׁרֶ֣יךָ מַתְעִ֔ים וְדֶ֥רֶךְ אֹֽרְחֹתֶ֖יךָ בִּלֵּֽעוּ
Halkım, onun baskıcıları çocuklardır ve kadınlar ona egemen oldular. Halkım, sana yol gösterenler saptırıyorlar ve yollarının yolunu yuttular.
Yeşaya 35:8
·
Tevrat
וְהָיָה־שָׁ֞ם מַסְל֣וּל וָדֶ֗רֶךְ וְדֶ֤רֶךְ הַקֹּ֨דֶשׁ֙ יִקָּ֣רֵא לָ֔הּ לֹֽא־יַעַבְרֶ֥נּוּ טָמֵ֖א וְהוּא־לָ֑מוֹ הֹלֵ֥ךְ דֶּ֛רֶךְ וֶאֱוִילִ֖ים לֹ֥א יִתְעֽוּ
Orada bir anayol ve bir yol olacak ve ona Kutsal Yol denecek; kirli olan ondan geçmeyecek ve o onlar içindir; yolda yürüyen ve ahmaklar sapmayacak.
Örnek Ayetler (5 / 20)
Hezekiel 16:43
·
Tevrat
יַ֗עַן אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־זָכַרְתְּ֙ אֶת־יְמֵ֣י נְעוּרַ֔יִךְ וַתִּרְגְּזִי־לִ֖י בְּכָל־אֵ֑לֶּה וְגַם־אֲנִ֨י הֵ֜א דַּרְכֵּ֣ךְ בְּרֹ֣אשׁ נָתַ֗תִּי נְאֻם֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וְלֹ֤א עָשִׂית֙ אֶת־הַזִּמָּ֔ה עַ֖ל כָּל־תּוֹעֲבֹתָֽיִךְ
Gençliğinin günlerini hatırlamadığın ve bütün bunlarla beni öfkelendirdiğin için, işte ben de senin yolunu başına verdim, Efendi Yahve'nin bildirisidir; ve bütün iğrençliklerinin üzerine ahlaksızlığı yapmadın.
Yeremya 2:23
·
Tevrat
אֵ֣יךְ תֹּאמְרִ֞י לֹ֣א נִטְמֵ֗אתִי אַחֲרֵ֤י הַבְּעָלִים֙ לֹ֣א הָלַ֔כְתִּי רְאִ֤י דַרְכֵּךְ֙ בַּגַּ֔יְא דְּעִ֖י מֶ֣ה עָשִׂ֑ית בִּכְרָ֥ה קַלָּ֖ה מְשָׂרֶ֥כֶת דְּרָכֶֽיהָ
Nasıl 'Kirlenmedim, Baalların ardınca gitmedim' dersin? Vadideki yolunu gör, ne yaptığını bil; yollarında dolanan hızlı dişi deve gibisin.
Yeremya 2:33
·
Tevrat
מַה־תֵּיטִ֥בִי דַּרְכֵּ֖ךְ לְבַקֵּ֣שׁ אַהֲבָ֑ה לָכֵן֙ גַּ֣ם אֶת־הָרָע֔וֹת לִמַּ֖דְתְּ אֶת־דְּרָכָֽיִךְ
Sevgi aramak için yolunu ne iyi yapıyorsun! Bu yüzden kötü kadınlara da yollarını öğrettin.
Yeremya 2:36
·
Tevrat
מַה־תֵּזְלִ֥י מְאֹ֖ד לְשַׁנּ֣וֹת אֶת־דַּרְכֵּ֑ךְ גַּ֤ם מִמִּצְרַ֨יִם֙ תֵּב֔וֹשִׁי כַּאֲשֶׁר־בֹּ֖שְׁתְּ מֵאַשּֽׁוּר
Yolunu değiştirmek için ne çok dolaşıyorsun! Asur'dan utandığın gibi Mısır'dan da utanacaksın.
Yeremya 4:18
·
Tevrat
דַּרְכֵּךְ֙ וּמַ֣עֲלָלַ֔יִךְ עָשׂ֥וֹ אֵ֖לֶּה לָ֑ךְ זֹ֤את רָעָתֵךְ֙ כִּ֣י מָ֔ר כִּ֥י נָגַ֖ע עַד־לִבֵּֽךְ
Senin yolun ve senin eylemlerin bunları sana yaptı; senin kötülüğün budur ki acıdır, ki kalbine kadar dokundu.
Örnek Ayetler (5 / 19)
Hezekiel 9:10
·
Tevrat
וְגַ֨ם־אֲנִ֔י לֹא־תָח֥וֹס עֵינִ֖י וְלֹ֣א אֶחְמֹ֑ל דַּרְכָּ֖ם בְּרֹאשָׁ֥ם נָתָֽתִּי
Ve ayrıca benim gözüm acımayacak ve esirgemeyeceğim; yollarını başlarına verdim.
Hezekiel 11:21
·
Tevrat
וְאֶל־לֵ֧ב שִׁקּוּצֵיהֶ֛ם וְתוֹעֲבוֹתֵיהֶ֖ם לִבָּ֣ם הֹלֵ֑ךְ דַּרְכָּם֙ בְּרֹאשָׁ֣ם נָתַ֔תִּי נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Ama kalpleri iğrençliklerinin ve tiksindirici şeylerinin kalbine gidenlerin yollarını başlarına verdim, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 14:22
·
Tevrat
וְהִנֵּ֨ה נֽוֹתְרָה־בָּ֜הּ פְּלֵטָ֗ה הַֽמּוּצָאִים֮ בָּנִ֣ים וּבָנוֹת֒ הִנָּם֙ יוֹצְאִ֣ים אֲלֵיכֶ֔ם וּרְאִיתֶ֥ם אֶת־דַּרְכָּ֖ם וְאֶת־עֲלִֽילוֹתָ֑ם וְנִחַמְתֶּ֗ם עַל־הָֽרָעָה֙ אֲשֶׁ֤ר הֵבֵ֨אתִי֙ עַל־יְר֣וּשָׁלִַ֔ם אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר הֵבֵ֖אתִי עָלֶֽיהָ
Ve işte onda çıkarılan oğullar ve kızlar, kurtulanlar kalacak; işte onlar size çıkıyorlar ve onların yolunu ve onların işlerini göreceksiniz; ve Yeruşalim'in üzerine getirdiğim kötülük üzerine, onun üzerine getirdiğim her şey üzerine teselli bulacaksınız.
Hezekiel 14:23
·
Tevrat
וְנִחֲמ֣וּ אֶתְכֶ֔ם כִּֽי־תִרְא֥וּ אֶת־דַּרְכָּ֖ם וְאֶת־עֲלִֽילוֹתָ֑ם וִֽידַעְתֶּ֗ם כִּי֩ לֹ֨א חִנָּ֤ם עָשִׂ֨יתִי֙ אֵ֣ת כָּל־אֲשֶׁר־עָשִׂ֣יתִי בָ֔הּ נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהֹוִֽה
Onların yolunu ve onların işlerini gördüğünüzde sizi teselli edecekler; ve onda yaptığım her şeyi boşuna yapmadığımı bileceksiniz, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 22:31
·
Tevrat
וָאֶשְׁפֹּ֤ךְ עֲלֵיהֶם֙ זַעְמִ֔י בְּאֵ֥שׁ עֶבְרָתִ֖י כִּלִּיתִ֑ים דַּרְכָּם֙ בְּרֹאשָׁ֣ם נָתַ֔תִּי נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהֹוִֽה
Ve onların üzerine öfkemi döktüm, gazabımın ateşiyle onları tükettim; onların yolunu onların başına verdim, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (5 / 16)
Hezekiel 7:4
·
Tevrat
וְלֹא־תָח֥וֹס עֵינִ֛י עָלַ֖יִךְ וְלֹ֣א אֶחְמ֑וֹל כִּ֣י דְרָכַ֜יִךְ עָלַ֣יִךְ אֶתֵּ֗ן וְתוֹעֲבוֹתַ֨יִךְ֙ בְּתוֹכֵ֣ךְ תִּֽהְיֶ֔יןָ וִידַעְתֶּ֖ם כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Gözüm sana acımayacak ve esirgemeyeceğim; çünkü yollarını üzerine vereceğim ve iğrençliklerin içinde olacak; ve benim Yahve olduğumu bileceksiniz.
Hezekiel 16:47
·
Tevrat
וְלֹ֤א בְדַרְכֵיהֶן֙ הָלַ֔כְתְּ וּבְתוֹעֲבֽוֹתֵיהֶ֖ן עָשִׂ֑ית כִּמְעַ֣ט קָ֔ט וַתַּשְׁחִ֥תִי מֵהֵ֖ן בְּכָל־דְּרָכָֽיִךְ
Onların yollarında yürümedin ve onların iğrençliklerine göre yapmadın; azıcık bir sürede bütün yollarında onlardan daha fazla yozlaştın.
Hezekiel 16:61
·
Tevrat
וְזָכַ֣רְתְּ אֶת־דְּרָכַיִךְ֮ וְנִכְלַמְתְּ֒ בְּקַחְתֵּ֗ךְ אֶת־אֲחוֹתַ֨יִךְ֙ הַגְּדֹל֣וֹת מִמֵּ֔ךְ אֶל־הַקְּטַנּ֖וֹת מִמֵּ֑ךְ וְנָתַתִּ֨י אֶתְהֶ֥ן לָ֛ךְ לְבָנ֖וֹת וְלֹ֥א מִבְּרִיתֵֽךְ
Senden büyük kız kardeşlerini senden küçüklere aldığında yollarını hatırlayacaksın ve utanacaksın; onları sana kızlar olarak vereceğim, ama senin antlaşmandan değil.
Yeremya 2:33
·
Tevrat
מַה־תֵּיטִ֥בִי דַּרְכֵּ֖ךְ לְבַקֵּ֣שׁ אַהֲבָ֑ה לָכֵן֙ גַּ֣ם אֶת־הָרָע֔וֹת לִמַּ֖דְתְּ אֶת־דְּרָכָֽיִךְ
Sevgi aramak için yolunu ne iyi yapıyorsun! Bu yüzden kötü kadınlara da yollarını öğrettin.
Yeremya 3:13
·
Tevrat
אַ֚ךְ דְּעִ֣י עֲוֺנֵ֔ךְ כִּ֛י בַּיהוָ֥ה אֱלֹהַ֖יִךְ פָּשָׁ֑עַתְּ וַתְּפַזְּרִ֨י אֶת־דְּרָכַ֜יִךְ לַזָּרִ֗ים תַּ֚חַת כָּל־עֵ֣ץ רַעֲנָ֔ן וּבְקוֹלִ֥י לֹא־שְׁמַעְתֶּ֖ם נְאֻם־יְהֹוָֽה
Ancak suçunu bil, çünkü Tanrın Yahve'ye isyan ettin ve her yeşil ağacın altında yollarını yabancılara dağıttın ve sesimi işitmediniz, Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (5 / 14)
1. Krallar 3:14
·
Tevrat
וְאִ֣ם תֵּלֵ֣ךְ בִּדְרָכַ֗י לִשְׁמֹ֤ר חֻקַּי֙ וּמִצְוֺתַ֔י כַּאֲשֶׁ֥ר הָלַ֖ךְ דָּוִ֣יד אָבִ֑יךָ וְהַאַרַכְתִּ֖י אֶת־יָמֶֽיךָ
Ve eğer baban Davut'un yürüdüğü gibi kurallarımı ve buyruklarımı tutmak için yollarımda yürürsen, günlerini uzatacağım.
1. Krallar 11:33
·
Tevrat
יַ֣עַן אֲשֶׁ֣ר עֲזָב֗וּנִי וַיִּֽשְׁתַּחֲווּ֮ לְעַשְׁתֹּרֶת֮ אֱלֹהֵ֣י צִֽדֹנִין֒ לִכְמוֹשׁ֙ אֱלֹהֵ֣י מוֹאָ֔ב וּלְמִלְכֹּ֖ם אֱלֹהֵ֣י בְנֵֽי־עַמּ֑וֹן וְלֹֽא־הָלְכ֣וּ בִדְרָכַ֗י לַעֲשׂ֨וֹת הַיָּשָׁ֧ר בְּעֵינַ֛י וְחֻקֹּתַ֥י וּמִשְׁפָּטַ֖י כְּדָוִ֥ד אָבִֽיו
Çünkü beni bıraktılar ve Saydalıların ilahı Aştoret'e, Moav'ın ilahı Kemoş'a ve Ammon oğullarının ilahı Milkom'a secde ettiler; babası Davut gibi yollarımda yürümediler, gözümde doğru olanı, kurallarımı ve hükümlerimi yapmadılar.
1. Krallar 11:38
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה אִם־תִּשְׁמַע֮ אֶת־כָּל־אֲשֶׁ֣ר אֲצַוֶּךָ֒ וְהָלַכְתָּ֣ בִדְרָכַ֗י וְעָשִׂ֨יתָ הַיָּשָׁ֤ר בְּעֵינַי֙ לִשְׁמ֤וֹר חֻקּוֹתַי֙ וּמִצְוֺתַ֔י כַּאֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה דָּוִ֣ד עַבְדִּ֑י וְהָיִ֣יתִי עִמָּ֗ךְ וּבָנִ֨יתִי לְךָ֤ בַֽיִת־נֶאֱמָן֙ כַּאֲשֶׁ֣ר בָּנִ֣יתִי לְדָוִ֔ד וְנָתַתִּ֥י לְךָ֖ אֶת־יִשְׂרָאֵֽל
Eğer sana buyuracağım her şeyi dinlersen, yollarımda yürürsen, kulum Davut'un yaptığı gibi kurallarımı ve buyruklarımı tutmak için gözümde doğru olanı yaparsan, seninle olacağım; Davut'a inşa ettiğim gibi sana güvenilir bir ev inşa edeceğim ve İsrail'i sana vereceğim.
Zekeriya 3:7
·
Tevrat
כֹּה־אָמַ֞ר יְהוָ֣ה צְבָא֗וֹת אִם־בִּדְרָכַ֤י תֵּלֵךְ֙ וְאִ֣ם אֶת־מִשְׁמַרְתִּ֣י תִשְׁמֹ֔ר וְגַם־אַתָּה֙ תָּדִ֣ין אֶת־בֵּיתִ֔י וְגַ֖ם תִּשְׁמֹ֣ר אֶת־חֲצֵרָ֑י וְנָתַתִּ֤י לְךָ֙ מַהְלְכִ֔ים בֵּ֥ין הָעֹמְדִ֖ים הָאֵֽלֶּה
'Ordular Yahvesi şöyle diyor: Eğer yollarımda yürürsen ve eğer görevimi tutarsan, sen de evimi yargılayacaksın ve avlularımı da koruyacaksın; ve sana bu duranların arasında yürüyüş yerleri vereceğim.'
Mezmurlar 81:14
·
Tevrat
ל֗וּ עַ֭מִּי שֹׁמֵ֣עַֽ לִ֑י יִ֝שְׂרָאֵ֗ל בִּדְרָכַ֥י יְהַלֵּֽכוּ
Keşke halkım beni işitseydi, İsrail yollarımda yürüseydi!
Örnek Ayetler (4 / 14)
Hezekiel 3:18
·
Tevrat
בְּאָמְרִ֤י לָֽרָשָׁע֙ מ֣וֹת תָּמ֔וּת וְלֹ֣א הִזְהַרְתּ֗וֹ וְלֹ֥א דִבַּ֛רְתָּ לְהַזְהִ֥יר רָשָׁ֛ע מִדַּרְכּ֥וֹ הָרְשָׁעָ֖ה לְחַיֹּת֑וֹ ה֤וּא רָשָׁע֙ בַּעֲוֺנ֣וֹ יָמ֔וּת וְדָמ֖וֹ מִיָּדְךָ֥ אֲבַקֵּֽשׁ
Ben kötü kişiye, 'Kesinlikle öleceksin' dediğimde ve sen onu uyarmadığında ve kötü kişiyi yaşatmak için onu kötü yolundan uyarmak üzere konuşmadığında, o kötü kişi kendi suçunda ölecektir ve onun kanını senin elinden arayacağım.
Hezekiel 13:22
·
Tevrat
יַ֣עַן הַכְא֤וֹת לֵב־צַדִּיק֙ שֶׁ֔קֶר וַאֲנִ֖י לֹ֣א הִכְאַבְתִּ֑יו וּלְחַזֵּק֙ יְדֵ֣י רָשָׁ֔ע לְבִלְתִּי־שׁ֛וּב מִדַּרְכּ֥וֹ הָרָ֖ע לְהַחֲיֹתֽוֹ
Çünkü doğru kişinin kalbini yalanla acıttınız ve ben onu acıtmadım; ve onu yaşatmak için kötü yolundan dönmemesi için kötü kişinin ellerini güçlendirdiniz.
Hezekiel 33:8
·
Tevrat
בְּאָמְרִ֣י לָרָשָׁ֗ע רָשָׁע֙ מ֣וֹת תָּמ֔וּת וְלֹ֣א דִבַּ֔רְתָּ לְהַזְהִ֥יר רָשָׁ֖ע מִדַּרְכּ֑וֹ ה֤וּא רָשָׁע֙ בַּעֲוֺנ֣וֹ יָמ֔וּת וְדָמ֖וֹ מִיָּדְךָ֥ אֲבַקֵּֽשׁ
Ben kötü kişiye, 'Ey kötü kişi, kesinlikle öleceksin' dediğimde, sen kötü kişiyi kendi yolundan uyarmak için konuşmazsan; o kötü kişi kendi suçuyla ölecektir, ama onun kanını senin elinden isteyeceğim.
Hezekiel 33:9
·
Tevrat
וְ֠אַתָּה כִּֽי־הִזְהַ֨רְתָּ רָשָׁ֤ע מִדַּרְכּוֹ֙ לָשׁ֣וּב מִמֶּ֔נָּה וְלֹא־שָׁ֖ב מִדַּרְכּ֑וֹ ה֚וּא בַּעֲוֺנ֣וֹ יָמ֔וּת וְאַתָּ֖ה נַפְשְׁךָ֥ הִצַּֽלְתָּ
Ama sen kötü kişiyi ondan dönmesi için kendi yolundan uyarırsan ve o kendi yolundan dönmezse; o kendi suçuyla ölecektir, ama sen kendi canını kurtarmış olursun.
Örnek Ayetler (5 / 13)
Hakimler 9:37
·
Tevrat
וַיֹּ֨סֶף ע֣וֹד גַּעַל֮ לְדַבֵּר֒ וַיֹּ֕אמֶר הִנֵּה־עָם֙ יֽוֹרְדִ֔ים מֵעִ֖ם טַבּ֣וּר הָאָ֑רֶץ וְרֹאשׁ־אֶחָ֣ד בָּ֔א מִדֶּ֖רֶךְ אֵל֥וֹן מְעוֹנְנִֽים
Gaal tekrar konuştu ve dedi: 'İşte, yerin göbeğinden bir halk iniyor; ve bir bölük Meonenim meşesinin yolundan geliyor.'
Hezekiel 9:2
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה שִׁשָּׁ֣ה אֲנָשִׁ֡ים בָּאִ֣ים מִדֶּרֶךְ־שַׁ֨עַר הָעֶלְי֜וֹן אֲשֶׁ֣ר מָפְנֶ֣ה צָפ֗וֹנָה וְאִ֨ישׁ כְּלִ֤י מַפָּצוֹ֙ בְּיָד֔וֹ וְאִישׁ־אֶחָ֤ד בְּתוֹכָם֙ לָבֻ֣שׁ בַּדִּ֔ים וְקֶ֥סֶת הַסֹּפֵ֖ר בְּמָתְנָ֑יו וַיָּבֹ֨אוּ֙ וַיַּ֣עַמְד֔וּ אֵ֖צֶל מִזְבַּ֥ח הַנְּחֹֽשֶׁת
Ve işte kuzeye bakan üst kapının yolundan altı adam geliyordu ve her adamın parçalama aleti elindeydi; ve aralarında keten giyinmiş bir adam vardı ve yazıcının hokkası belindeydi; ve geldiler ve tunç sunağının yanında durdular.
Hezekiel 43:2
·
Tevrat
וְהִנֵּ֗ה כְּבוֹד֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל בָּ֖א מִדֶּ֣רֶךְ הַקָּדִ֑ים וְקוֹל֗וֹ כְּקוֹל֙ מַ֣יִם רַבִּ֔ים וְהָאָ֖רֶץ הֵאִ֥ירָה מִכְּבֹדֽוֹ
Ve işte, İsrail'in Tanrısı'nın yüceliği doğu yolundan geliyordu; ve O'nun sesi çok suların sesi gibiydi, ve yer O'nun yüceliğinden aydınlandı.
Hezekiel 44:3
·
Tevrat
אֶֽת־הַנָּשִׂ֗יא נָ֥שִׂיא ה֛וּא יֵֽשֶׁב־בּ֥וֹ לֶאֱכָול־לֶ֖חֶם לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה מִדֶּ֨רֶךְ אֻלָ֤ם הַשַּׁ֨עַר֙ יָב֔וֹא וּמִדַּרְכּ֖וֹ יֵצֵֽא
Öndere gelince, o önderdir, Yahve'nin önünde ekmek yemek için orada oturacak; kapının eyvanı yolundan girecek ve onun yolundan çıkacak.
2. Samuel 11:10
·
Tevrat
וַיַּגִּ֤דוּ לְדָוִד֙ לֵאמֹ֔ר לֹֽא־יָרַ֥ד אוּרִיָּ֖ה אֶל־בֵּית֑וֹ וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜ד אֶל־אוּרִיָּ֗ה הֲל֤וֹא מִדֶּ֨רֶךְ֙ אַתָּ֣ה בָ֔א מַדּ֖וּעַ לֹֽא־יָרַ֥דְתָּ אֶל־בֵּיתֶֽךָ
Davut'a bildirip dediler: 'Uriya evine inmedi.' Davut Uriya'ya dedi: 'Sen yoldan gelmedin mi? Neden evine inmedin?'
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hagay 1:5
·
Tevrat
וְעַתָּ֕ה כֹּ֥ה אָמַ֖ר יְהוָ֣ה צְבָא֑וֹת שִׂ֥ימוּ לְבַבְכֶ֖ם עַל־דַּרְכֵיכֶֽם
Ve şimdi Ordular Yahvesi şöyle dedi: 'Kalbinizi yollarınızın üzerine koyun.'
Hagay 1:7
·
Tevrat
כֹּ֥ה אָמַ֖ר יְהוָ֣ה צְבָא֑וֹת שִׂ֥ימוּ לְבַבְכֶ֖ם עַל־דַּרְכֵיכֶֽם
Ordular Yahvesi şöyle dedi: 'Kalbinizi yollarınızın üzerine koyun.'
Hezekiel 18:25
·
Tevrat
וַאֲמַרְתֶּ֕ם לֹ֥א יִתָּכֵ֖ן דֶּ֣רֶךְ אֲדֹנָ֑י שִׁמְעוּ־נָא֙ בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל הֲדַרְכִּי֙ לֹ֣א יִתָּכֵ֔ן הֲלֹ֥א דַרְכֵיכֶ֖ם לֹ֥א יִתָּכֵֽנוּ
Ve dersiniz: 'Efendi'nin yolu doğru değildir.' Lütfen dinleyin, ey İsrail evi: Benim yolum mu doğru değildir? Doğru olmayan sizin yollarınız değil mi?
Hezekiel 18:29
·
Tevrat
וְאָֽמְרוּ֙ בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל לֹ֥א יִתָּכֵ֖ן דֶּ֣רֶךְ אֲדֹנָ֑י הַדְּרָכַ֞י לֹ֤א יִתָּֽכְנּוּ֙ בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל הֲלֹ֥א דַרְכֵיכֶ֖ם לֹ֥א יִתָּכֵֽן
Ve İsrail evi dedi: 'Efendi'nin yolu doğru değildir.' Benim yollarım mı doğru değildir, ey İsrail evi? Doğru olmayan sizin yollarınız değil mi?
Hezekiel 20:43
·
Tevrat
וּזְכַרְתֶּם־שָׁ֗ם אֶת־דַּרְכֵיכֶם֙ וְאֵת֙ כָּל־עֲלִיל֣וֹתֵיכֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר נִטְמֵאתֶ֖ם בָּ֑ם וּנְקֹֽטֹתֶם֙ בִּפְנֵיכֶ֔ם בְּכָל־רָעוֹתֵיכֶ֖ם אֲשֶׁ֥ר עֲשִׂיתֶֽם
Ve orada yollarınızı ve onlarla kirlendiğiniz bütün işlerinizi hatırlayacaksınız; ve yaptığınız bütün kötülüklerinizden dolayı yüzlerinizde iğreneceksiniz.
Örnek Ayetler (5 / 11)
1. Samuel 8:3
·
Tevrat
וְלֹֽא־הָלְכ֤וּ בָנָיו֙ בִּדְרָכָ֔יו וַיִּטּ֖וּ אַחֲרֵ֣י הַבָּ֑צַע וַיִּ֨קְחוּ־שֹׁ֔חַד וַיַּטּ֖וּ מִשְׁפָּֽט
Oğulları onun yollarında yürümediler; kazancın ardına saptılar, rüşvet aldılar ve yargıyı saptırdılar.
Yeşaya 42:24
·
Tevrat
מִֽי־נָתַ֨ן לִמְשִׁסָּ֧ה יַעֲקֹ֛ב וְיִשְׂרָאֵ֥ל לְבֹזְזִ֖ים הֲל֣וֹא יְהוָ֑ה ז֚וּ חָטָ֣אנוּ ל֔וֹ וְלֹֽא־אָב֤וּ בִדְרָכָיו֙ הָל֔וֹךְ וְלֹ֥א שָׁמְע֖וּ בְּתוֹרָתֽוֹ
Yakup'u soyguna ve İsrail'i yağmacılara kim verdi? Ona günah işlediğimiz Yahve değil mi? Ve onun yollarında yürümek istemediler ve onun yasasını işitmediler.
1. Krallar 2:3
·
Tevrat
וְשָׁמַרְתָּ֞ אֶת־מִשְׁמֶ֣רֶת יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ לָלֶ֤כֶת בִּדְרָכָיו֙ לִשְׁמֹ֨ר חֻקֹּתָ֤יו מִצְוֺתָיו֙ וּמִשְׁפָּטָ֣יו וְעֵדְוֺתָ֔יו כַּכָּת֖וּב בְּתוֹרַ֣ת מֹשֶׁ֑ה לְמַ֣עַן תַּשְׂכִּ֗יל אֵ֚ת כָּל־אֲשֶׁ֣ר תַּֽעֲשֶׂ֔ה וְאֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר תִּפְנֶ֖ה שָֽׁם
Tanrın Yahve'nin görevini tut; yapacağın her şeyde ve döneceğin her yerde başarılı olasın diye, onun yollarında yürümek, Musa'nın yasasında yazıldığı gibi onun kurallarını, buyruklarını, hükümlerini ve tanıklıklarını tutmak için.
Yoel 2:7
·
Tevrat
כְּגִבּוֹרִ֣ים יְרֻצ֔וּן כְּאַנְשֵׁ֥י מִלְחָמָ֖ה יַעֲל֣וּ חוֹמָ֑ה וְאִ֤ישׁ בִּדְרָכָיו֙ יֵֽלֵכ֔וּן וְלֹ֥א יְעַבְּט֖וּן אֹרְחוֹתָֽם
Yiğitler gibi koşarlar, savaş adamları gibi duvara tırmanırlar; ve her biri kendi yollarında yürürler ve yollarından sapmazlar.
Mezmurlar 119:3
·
Tevrat
אַ֭ף לֹֽא־פָעֲל֣וּ עַוְלָ֑ה בִּדְרָכָ֥יו הָלָֽכוּ
Ayrıca haksızlık yapmadılar; onun yollarında yürüdüler.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 21:24
·
Tevrat
וְאַתָּ֨ה בֶן־אָדָ֜ם שִׂים־לְךָ֣ שְׁנַ֣יִם דְּרָכִ֗ים לָבוֹא֙ חֶ֣רֶב מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֔ל מֵאֶ֥רֶץ אֶחָ֖ד יֵצְא֣וּ שְׁנֵיהֶ֑ם וְיָ֣ד בָּרֵ֔א בְּרֹ֥אשׁ דֶּֽרֶךְ־עִ֖יר בָּרֵֽא
Ve sen insanoğlu, Babil kralının kılıcının gelmesi için kendine iki yol belirle; ikisi bir diyardan çıksın ve bir işaret oy, şehir yolunun başında oy.
Yeremya 3:2
·
Tevrat
שְׂאִֽי־עֵינַ֨יִךְ עַל־שְׁפָיִ֜ם וּרְאִ֗י אֵיפֹה֙ לֹ֣א שֻׁכַּ֔בְתְּ עַל־דְּרָכִים֙ יָשַׁ֣בְתְּ לָהֶ֔ם כַּעֲרָבִ֖י בַּמִּדְבָּ֑ר וַתַּחֲנִ֣יפִי אֶ֔רֶץ בִּזְנוּתַ֖יִךְ וּבְרָעָתֵֽךְ
Gözlerini çıplak tepelere kaldır ve gör, nerede seninle yatılmadı? Çöldeki bir Arap gibi yollarda onlar için oturdun; fahişeliğinle ve kötülüğünle yeri kirlettin.
Yeremya 6:16
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֡ה עִמְדוּ֩ עַל־דְּרָכִ֨ים וּרְא֜וּ וְשַׁאֲל֣וּ לִנְתִב֣וֹת עוֹלָ֗ם אֵי־זֶ֨ה דֶ֤רֶךְ הַטּוֹב֙ וּלְכוּ־בָ֔הּ וּמִצְא֥וּ מַרְגּ֖וֹעַ לְנַפְשְׁכֶ֑ם וַיֹּאמְר֖וּ לֹ֥א נֵלֵֽךְ
Yahve böyle dedi: Yolların üzerinde durun ve görün ve eski patikaları sorun, iyiliğin yolu hangisidir, ve onda yürüyün ve canınız için dinlenme bulun. Ve dediler: 'Yürümeyeceğiz.'
Yeşaya 49:9
·
Tevrat
לֵאמֹ֤ר לַֽאֲסוּרִים֙ צֵ֔אוּ לַאֲשֶׁ֥ר בַּחֹ֖שֶׁךְ הִגָּל֑וּ עַל־דְּרָכִ֣ים יִרְע֔וּ וּבְכָל־שְׁפָיִ֖ים מַרְעִיתָֽם
Tutuklulara çıkın, karanlıkta olanlara açığa çıkın demek için. Yolların üzerinde otlayacaklar ve bütün çıplak tepelerde onların otlağı vardır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 28:6
·
Tevrat
טֽוֹב־רָ֭שׁ הוֹלֵ֣ךְ בְּתֻמּ֑וֹ מֵעִקֵּ֥שׁ דְּ֝רָכַ֗יִם וְה֣וּא עָשִֽׁיר
Doğruluğunda yürüyen yoksul, yolları çarpık olan zenginden iyidir.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hakimler 19:27
·
Tevrat
וַיָּ֨קָם אֲדֹנֶ֜יהָ בַּבֹּ֗קֶר וַיִּפְתַּח֙ דַּלְת֣וֹת הַבַּ֔יִת וַיֵּצֵ֖א לָלֶ֣כֶת לְדַרְכּ֑וֹ וְהִנֵּ֧ה הָאִשָּׁ֣ה פִֽילַגְשׁ֗וֹ נֹפֶ֨לֶת֙ פֶּ֣תַח הַבַּ֔יִת וְיָדֶ֖יהָ עַל־הַסַּֽף
Efendisi sabah kalktı, evin kapılarını açtı ve yoluna gitmek için çıktı; ve işte, cariyesi olan kadın evin kapısına düşmüştü ve elleri eşiğin üzerindeydi.
Yeremya 28:11
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר חֲנַנְיָה֩ לְעֵינֵ֨י כָל־הָעָ֜ם לֵאמֹ֗ר כֹּה֮ אָמַ֣ר יְהוָה֒ כָּ֣כָה אֶשְׁבֹּ֞ר אֶת־עֹ֣ל נְבֻֽכַדְנֶאצַּ֣ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֗ל בְּעוֹד֙ שְׁנָתַ֣יִם יָמִ֔ים מֵעַ֕ל צַוַּ֖אר כָּל־הַגּוֹיִ֑ם וַיֵּ֛לֶךְ יִרְמְיָ֥ה הַנָּבִ֖יא לְדַרְכּֽוֹ
Ve Hananya bütün halkın gözleri önünde diyerek dedi: Yahve şöyle dedi: Daha iki tam yıl içinde Babil kralı Nebukadnessar'ın boyunduruğunu bütün ulusların boynunun üzerinden böyle kıracağım. Ve peygamber Yeremya yoluna gitti.
1. Samuel 26:25
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שָׁא֜וּל אֶל־דָּוִ֗ד בָּר֤וּךְ אַתָּה֙ בְּנִ֣י דָוִ֔ד גַּ֚ם עָשֹׂ֣ה תַעֲשֶׂ֔ה וְגַ֖ם יָכֹ֣ל תּוּכָ֑ל וַיֵּ֤לֶךְ דָּוִד֙ לְדַרְכּ֔וֹ וְשָׁא֖וּל שָׁ֥ב לִמְקוֹמֽוֹ
Şaul Davut'a dedi: 'Sen bereketlisin oğlum Davut; hem kesinlikle yapacaksın ve hem kesinlikle başaracaksın.' Ve Davut yoluna gitti ve Şaul yerine döndü.
Yeşaya 53:6
·
Tevrat
כֻּלָּ֨נוּ֙ כַּצֹּ֣אן תָּעִ֔ינוּ אִ֥ישׁ לְדַרְכּ֖וֹ פָּנִ֑ינוּ וַֽיהוָה֙ הִפְגִּ֣יעַ בּ֔וֹ אֵ֖ת עֲוֺ֥ן כֻּלָּֽנוּ
Hepimiz koyunlar gibi saptık, her adam kendi yoluna döndü; ve Yahve hepimizin suçunu onun üzerine düşürdü.
1. Krallar 1:49
·
Tevrat
וַיֶּֽחֶרְדוּ֙ וַיָּקֻ֔מוּ כָּל־הַ֨קְּרֻאִ֔ים אֲשֶׁ֖ר לַאֲדֹנִיָּ֑הוּ וַיֵּלְכ֖וּ אִ֥ישׁ לְדַרְכּֽוֹ
Adoniya'nın bütün çağrılanları korktular ve kalktılar; her adam kendi yoluna gitti.
Örnek Ayetler (4 / 8)
Yeremya 2:18
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה מַה־לָּךְ֙ לְדֶ֣רֶךְ מִצְרַ֔יִם לִשְׁתּ֖וֹת מֵ֣י שִׁח֑וֹר וּמַה־לָּךְ֙ לְדֶ֣רֶךְ אַשּׁ֔וּר לִשְׁתּ֖וֹת מֵ֥י נָהָֽר
Ve şimdi Şihor'un sularını içmek için Mısır yolunda ne işin var? Ve ırmağın sularını içmek için Asur yolunda ne işin var?
Yeşaya 49:11
·
Tevrat
וְשַׂמְתִּ֥י כָל־הָרַ֖י לַדָּ֑רֶךְ וּמְסִלֹּתַ֖י יְרֻמֽוּן
Ve bütün dağlarımı yol yapacağım ve anayollarım yükseltilecek.
Yeşu 9:11
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֣וּ אֵלֵ֡ינוּ זְֽקֵינֵינוּ֩ וְכָל־יֹשְׁבֵ֨י אַרְצֵ֜נוּ לֵאמֹ֗ר קְח֨וּ בְיֶדְכֶ֤ם צֵידָה֙ לַדֶּ֔רֶךְ וּלְכ֖וּ לִקְרָאתָ֑ם וַאֲמַרְתֶּ֤ם אֲלֵיהֶם֙ עַבְדֵיכֶ֣ם אֲנַ֔חְנוּ וְעַתָּ֖ה כִּרְתוּ־לָ֥נוּ בְרִֽית
Yaşlılarımız ve diyarımızın tüm oturanları bize diyerek dediler: 'Yol için elinize erzak alın ve onları karşılamaya gidin ve onlara deyin: Biz sizin kullarınızız ve şimdi bizimle antlaşma yapın.'
Mezmurlar 85:14
·
Tevrat
צֶ֭דֶק לְפָנָ֣יו יְהַלֵּ֑ךְ וְיָשֵׂ֖ם לְדֶ֣רֶךְ פְּעָמָֽיו
Doğruluk onun önünde yürüyecek; ve adımlarını yola koyacak.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 18:30
·
Tevrat
לָכֵן֩ אִ֨ישׁ כִּדְרָכָ֜יו אֶשְׁפֹּ֤ט אֶתְכֶם֙ בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה שׁ֤וּבוּ וְהָשִׁ֨יבוּ֙ מִכָּל־פִּשְׁעֵיכֶ֔ם וְלֹֽא־יִהְיֶ֥ה לָכֶ֛ם לְמִכְשׁ֖וֹל עָוֺֽן
Bu nedenle sizi, her adamı yollarına göre yargılayacağım, ey İsrail evi, Efendi Yahve'nin bildirisidir; dönün ve bütün isyanlarınızdan döndürün ve suç size tökezleme taşı olmayacaktır.
Hezekiel 33:20
·
Tevrat
וַאֲמַרְתֶּ֕ם לֹ֥א יִתָּכֵ֖ן דֶּ֣רֶךְ אֲדֹנָ֑י אִ֧ישׁ כִּדְרָכָ֛יו אֶשְׁפּ֥וֹט אֶתְכֶ֖ם בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Ve siz, 'Efendi'nin yolu doğru değildir' dediniz; sizi, her adamı kendi yollarına göre yargılayacağım, ey İsrail evi.
Yeremya 17:10
·
Tevrat
אֲנִ֧י יְהוָ֛ה חֹקֵ֥ר לֵ֖ב בֹּחֵ֣ן כְּלָי֑וֹת וְלָתֵ֤ת לְאִישׁ֙ כִּדְרָכָ֔יו כִּפְרִ֖י מַעֲלָלָֽיו
Ben Yahve, kalbi araştıran, böbrekleri sınayanım; adama yollarına göre, eylemlerinin meyvesine göre vermek için.
Yeremya 32:19
·
Tevrat
גְּדֹל֙ הָֽעֵצָ֔ה וְרַ֖ב הָעֲלִֽילִיָּ֑ה אֲשֶׁר־עֵינֶ֣יךָ פְקֻח֗וֹת עַל־כָּל־דַּרְכֵי֙ בְּנֵ֣י אָדָ֔ם לָתֵ֤ת לְאִישׁ֙ כִּדְרָכָ֔יו וְכִפְרִ֖י מַעֲלָלָֽיו
'Öğütte büyüktür ve eylemde çoktur; ki kişiye yollarına göre ve eylemlerinin meyvesine göre vermek için gözlerin insan oğullarının bütün yolları üzerinde açıktır.'
Hoşea 12:3
·
Tevrat
וְרִ֥יב לַֽיהוָ֖ה עִם־יְהוּדָ֑ה וְלִפְקֹ֤ד עַֽל־יַעֲקֹב֙ כִּדְרָכָ֔יו כְּמַעֲלָלָ֖יו יָשִׁ֥יב לֽוֹ
Ve Yahve'nin Yahuda ile davası var; ve Yakup'u yollarına göre cezalandıracak, işlerine göre ona karşılık verecek.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 33:11
·
Tevrat
אֱמֹ֨ר אֲלֵיהֶ֜ם חַי־אָ֣נִי נְאֻ֣ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה אִם־אֶחְפֹּץ֙ בְּמ֣וֹת הָרָשָׁ֔ע כִּ֣י אִם־בְּשׁ֥וּב רָשָׁ֛ע מִדַּרְכּ֖וֹ וְחָיָ֑ה שׁ֣וּבוּ שׁ֜וּבוּ מִדַּרְכֵיכֶ֧ם הָרָעִ֛ים וְלָ֥מָּה תָמ֖וּתוּ בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Onlara söyle: Ben yaşıyorum, Efendi Yahve'nin bildirisidir; kötü kişinin ölümünü istemem, ancak kötü kişinin kendi yolundan dönmesini ve yaşamasını isterim. Dönün, kötü yollarınızdan dönün; neden ölesiniz, ey İsrail evi?
Hezekiel 36:32
·
Tevrat
לֹ֧א לְמַעַנְכֶ֣ם אֲנִֽי־עֹשֶׂ֗ה נְאֻם֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה יִוָּדַ֖ע לָכֶ֑ם בּ֧וֹשׁוּ וְהִכָּלְמ֛וּ מִדַּרְכֵיכֶ֖ם בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Sizin için yapmıyorum, Efendi Yahve'nin bildirisidir, bu sizin tarafınızdan bilinsin; yollarınızdan utanın ve rezil olun, İsrail evi.
2. Krallar 17:13
·
Tevrat
וַיָּ֣עַד יְהוָ֡ה בְּיִשְׂרָאֵ֣ל וּבִיהוּדָ֡ה בְּיַד֩ כָּל־נְבִיאֵ֨י כָל־חֹזֶ֜ה לֵאמֹ֗ר שֻׁ֝֠בוּ מִדַּרְכֵיכֶ֤ם הָֽרָעִים֙ וְשִׁמְרוּ֙ מִצְוֺתַ֣י חֻקּוֹתַ֔י כְּכָ֨ל־הַתּוֹרָ֔ה אֲשֶׁ֥ר צִוִּ֖יתִי אֶת־אֲבֹֽתֵיכֶ֑ם וַֽאֲשֶׁר֙ שָׁלַ֣חְתִּי אֲלֵיכֶ֔ם בְּיַ֖ד עֲבָדַ֥י הַנְּבִיאִֽים
Yahve, bütün peygamberlerin ve her görenin eliyle İsrail'de ve Yahuda'da tanıklık etti ve dedi: 'Kötü yollarınızdan dönün; atalarınıza buyurduğum ve kullarım peygamberlerin eliyle size gönderdiğim bütün yasaya göre buyruklarımı ve kurallarımı tutun.'
Yeşaya 55:9
·
Tevrat
כִּֽי־גָבְה֥וּ שָׁמַ֖יִם מֵאָ֑רֶץ כֵּ֣ן גָּבְה֤וּ דְרָכַי֙ מִדַּרְכֵיכֶ֔ם וּמַחְשְׁבֹתַ֖י מִמַּחְשְׁבֹתֵיכֶֽם
Çünkü gökler yerden nasıl yüksekse, benim yollarım sizin yollarınızdan ve benim düşüncelerim sizin düşüncelerinizden öyle yüksektir.
Zekeriya 1:4
·
Tevrat
אַל־תִּהְי֣וּ כַאֲבֹֽתֵיכֶ֡ם אֲשֶׁ֣ר קָרְאֽוּ־אֲלֵיהֶם֩ הַנְּבִיאִ֨ים הָרִֽאשֹׁנִ֜ים לֵאמֹ֗ר כֹּ֤ה אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת שׁ֤וּבוּ נָא֙ מִדַּרְכֵיכֶ֣ם הָרָעִ֔ים וּמַֽעֲלְלֵיכֶ֖ם הָֽרָעִ֑ים וְלֹ֥א שָׁמְע֛וּ וְלֹֽא־הִקְשִׁ֥יבוּ אֵלַ֖י נְאֻם־יְהוָֽה
Önceki peygamberlerin kendilerine, 'Ordular Yahvesi şöyle diyor: Lütfen kötü yollarınızdan ve kötü işlerinizden dönün' diyerek seslendikleri atalarınız gibi olmayın; ama onlar dinlemediler ve bana kulak vermediler, Yahve'nin bildirisidir.