3028
Kullanım
18
Lemma
191
Türev
191
Anlam
18 lemma, 191 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
אֲדַבֵּר | adabber | konuşacağım, konuşmak, söylemek, ifade etmek | Fiil | 36 | ||
וַיְדַבֵּרוּ | va-yedabberu | ve konuştular, konuşmak, söylemek, arkasından gitmek | Fiil | 33 | ||
תְּדַבֵּר | tedabber | konuşacaksın, konuşmak, söylemek, iletmek | Fiil | 27 | ||
מְדַבֵּר | medabber | konuşan, konuşan, söyleyen, ilan eden | Fiil | 24 | ||
יְדַבֵּרוּ | yedabberu | konuşacaklar, konuşmak, söylemek, ilan etmek | Fiil | 24 | ||
וְדִבַּרְתָּ | ve-dibberta | ve konuştun, konuşmak, söylemek, ilan etmek | Fiil | 20 | ||
דִּבְּרוּ | dibberu | konuştular, konuşmak, söylemek, ifade etmek | Fiil | 19 | ||
וַתְּדַבֵּר | va-ttedabber | ve konuştu, konuşmak, söylemek, ifade etmek | Fiil | 19 | ||
דִּבֵּֽר | dibber | konuştu, konuşmak, söylemek, ifade etmek | Fiil | 17 | ||
וְדִבֶּר | ve-dibber | ve konuştu, konuşmak, söylemek | Fiil | 13 | ||
דַּבְּרוּ | dabberu | konuştular, konuşmak, söylemek, ifade etmek | Fiil | 13 | ||
הַדֹּבֵר | ha-ddover | konuşan, konuşan, söyleyen | Fiil | 12 | ||
דִבֶּר | dibber | konuştu, konuşmak, söylemek, adlandırmak | Fiil | 12 | ||
וַאֲדַבֵּרָה | va-adabbera | ve konuşayım, konuşmak, söylemek, ilan etmek | Fiil | 12 | ||
דֹּבֵר | dover | konuşan, konuşmak, söylemek, ifade etmek | Fiil | 11 | ||
וְדַבֵּר | ve-dabber | ve sırala, sıralamak, konuşmak, söylemek | Fiil | 9 | ||
דִּבֵּר | dibber | konuştu, konuşmak, söylemek, ifade etmek | Fiil | 9 | ||
אֲדַבְּרָה | adabbera | konuşacağım, konuşmak, söylemek, ifade etmek | Fiil | 9 | ||
מִדַּבֵּר | middabber | konuşan, konuşan, söyleyen | Fiil | 8 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8) Hezekiel 2:2 · Tevrat וַתָּ֧בֹא בִ֣י ר֗וּחַ כַּֽאֲשֶׁר֙ דִּבֶּ֣ר אֵלַ֔י וַתַּעֲמִדֵ֖נִי עַל־רַגְלָ֑י וָאֶשְׁמַ֕ע אֵ֖ת מִדַּבֵּ֥ר אֵלָֽי Ve benimle konuştuğunda içime ruh girdi ve beni ayaklarımın üzerinde durdurdu; ve benimle konuşanı işittim. Hezekiel 43:6 · Tevrat וָאֶשְׁמַ֛ע מִדַּבֵּ֥ר אֵלַ֖י מֵהַבָּ֑יִת וְאִ֕ישׁ הָיָ֥ה עֹמֵ֖ד אֶצְלִֽי Ve evden benimle konuşanı işittim; ve bir adam yanımda duruyordu. 1. Samuel 25:17 · Tevrat וְעַתָּ֗ה דְּעִ֤י וּרְאִי֙ מַֽה־תַּעֲשִׂ֔י כִּֽי־כָלְתָ֧ה הָרָעָ֛ה אֶל־אֲדֹנֵ֖ינוּ וְעַ֣ל כָּל־בֵּית֑וֹ וְהוּא֙ בֶּן־בְּלִיַּ֔עַל מִדַּבֵּ֖ר אֵלָֽיו Ve şimdi bil ve ne yapacağını gör; çünkü efendimize ve bütün evinin üzerine kötülük kararlaştırıldı, o ise kendisiyle konuşulmaz değersiz bir adamdır. Mezmurlar 34:14 · Tevrat נְצֹ֣ר לְשׁוֹנְךָ֣ מֵרָ֑ע וּ֝שְׂפָתֶ֗יךָ מִדַּבֵּ֥ר מִרְמָֽה Dilini kötülükten ve dudaklarını hile konuşmaktan koru. Mezmurlar 52:5 · Tevrat אָהַ֣בְתָּ רָּ֣ע מִטּ֑וֹב שֶׁ֓קֶר מִדַּבֵּ֖ר צֶ֣דֶק סֶֽלָה İyiden çok kötüyü, doğruyu konuşmaktan çok yalanı sevdin. Sela. | ||||||
בְּדַבְּרוֹ | bedabbero | konuştuğunda, konuşmak, söylemek, iletmek | Zamir | 7 | ||
Örnek Ayetler (3 / 36)
Hezekiel 3:10
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר אֵלָ֑י בֶּן־אָדָ֕ם אֶת־כָּל־דְּבָרַי֙ אֲשֶׁ֣ר אֲדַבֵּ֣ר אֵלֶ֔יךָ קַ֥ח בִּֽלְבָבְךָ֖ וּבְאָזְנֶ֥יךָ שְׁמָֽע
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, sana söyleyeceğim bütün sözlerimi kalbine al ve kulaklarınla dinle.
Hezekiel 3:22
·
Tevrat
וַתְּהִ֥י עָלַ֛י שָׁ֖ם יַד־יְהוָ֑ה וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י ק֥וּם צֵא֙ אֶל־הַבִּקְעָ֔ה וְשָׁ֖ם אֲדַבֵּ֥ר אוֹתָֽךְ
Ve orada Yahve'nin eli üzerimdeydi ve bana dedi: 'Kalk, vadiye çık ve orada seninle konuşacağım.'
Hezekiel 12:25
·
Tevrat
כִּ֣י אֲנִ֣י יְהוָ֗ה אֲדַבֵּר֙ אֵת֩ אֲשֶׁ֨ר אֲדַבֵּ֤ר דָּבָר֙ וְיֵ֣עָשֶׂ֔ה לֹ֥א תִמָּשֵׁ֖ךְ ע֑וֹד כִּ֣י בִֽימֵיכֶ֞ם בֵּ֣ית הַמֶּ֗רִי אֲדַבֵּ֤ר דָּבָר֙ וַעֲשִׂיתִ֔יו נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Çünkü ben Yahve'yim; söyleyeceğim sözü söyleyeceğim ve yapılacak, bir daha gecikmeyecek; çünkü sizin günlerinizde, isyan evi, sözü söyleyeceğim ve onu yapacağım, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (5 / 33)
Hakimler 9:3
·
Tevrat
וַיְדַבְּר֨וּ אֲחֵֽי־אִמּ֜וֹ עָלָ֗יו בְּאָזְנֵי֙ כָּל־בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֔ם אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וַיֵּ֤ט לִבָּם֙ אַחֲרֵ֣י אֲבִימֶ֔לֶךְ כִּ֥י אָמְר֖וּ אָחִ֥ינוּ הֽוּא
Annesinin kardeşleri onun hakkında Şekem'in tüm sahiplerinin kulaklarına tüm bu sözleri konuştular; ve kalpleri Abimelek'in ardınca eğildi, çünkü dediler: 'O bizim kardeşimizdir.'
Hakimler 21:13
·
Tevrat
וַֽיִּשְׁלְחוּ֙ כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה וַֽיְדַבְּרוּ֙ אֶל־בְּנֵ֣י בִנְיָמִ֔ן אֲשֶׁ֖ר בְּסֶ֣לַע רִמּ֑וֹן וַיִּקְרְא֥וּ לָהֶ֖ם שָׁלֽוֹם
Bütün topluluk haber gönderdi ve Rimmon kayasında olan Bünyamin oğullarına konuştu ve onlara esenlik ilan ettiler.
Yeremya 29:23
·
Tevrat
יַ֡עַן אֲשֶׁר֩ עָשׂ֨וּ נְבָלָ֜ה בְּיִשְׂרָאֵ֗ל וַיְנַֽאֲפוּ֙ אֶת־נְשֵׁ֣י רֵֽעֵיהֶ֔ם וַיְדַבְּר֨וּ דָבָ֤ר בִּשְׁמִי֙ שֶׁ֔קֶר אֲשֶׁ֖ר ל֣וֹא צִוִּיתִ֑ם וְאָנֹכִ֛י הַיּוֹדֵ֥עַ וָעֵ֖ד נְאֻם־יְהוָֽה
Çünkü İsrail'de akılsızlık yaptılar, komşularının kadınlarıyla zina ettiler ve benim adımla onlara buyurmadığım yalan söz konuştular; ben bilenim ve tanığım, Yahve'nin bildirisidir.
1. Samuel 11:4
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤אוּ הַמַּלְאָכִים֙ גִּבְעַ֣ת שָׁא֔וּל וַיְדַבְּר֥וּ הַדְּבָרִ֖ים בְּאָזְנֵ֣י הָעָ֑ם וַיִּשְׂא֧וּ כָל־הָעָ֛ם אֶת־קוֹלָ֖ם וַיִּבְכּֽוּ
Haberciler Şaul'un Giva'sına geldiler ve sözleri halkın kulaklarına konuştular; bütün halk seslerini yükseltti ve ağladılar.
1. Samuel 18:23
·
Tevrat
וַֽיְדַבְּר֞וּ עַבְדֵ֤י שָׁאוּל֙ בְּאָזְנֵ֣י דָוִ֔ד אֶת־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וַיֹּ֣אמֶר דָּוִ֗ד הַֽנְקַלָּ֤ה בְעֵֽינֵיכֶם֙ הִתְחַתֵּ֣ן בַּמֶּ֔לֶךְ וְאָנֹכִ֖י אִֽישׁ־רָ֥שׁ וְנִקְלֶֽה
Şaul'un kulları bu sözleri Davut'un kulaklarına konuştular. Davut dedi ki: 'Krala damat olmak gözünüzde hafif mi? Oysa ben yoksul ve önemsiz bir adamım.'
Örnek Ayetler (5 / 27)
2. Samuel 14:12
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר֙ הָֽאִשָּׁ֔ה תְּדַבֶּר־נָ֧א שִׁפְחָתְךָ֛ אֶל־אֲדֹנִ֥י הַמֶּ֖לֶךְ דָּבָ֑ר וַיֹּ֖אמֶר דַּבֵּֽרִי
Kadın dedi: 'Hizmetçin efendim krala lütfen bir söz konuşsun.' O da dedi: 'Konuş.'
2. Samuel 19:30
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ הַמֶּ֔לֶךְ לָ֛מָּה תְּדַבֵּ֥ר ע֖וֹד דְּבָרֶ֑יךָ אָמַ֕רְתִּי אַתָּ֣ה וְצִיבָ֔א תַּחְלְק֖וּ אֶת־הַשָּׂדֶֽה
Kral ona dedi: 'Neden sözlerini daha fazla konuşuyorsun? Dedim ki, sen ve Tsiva tarlayı bölüşün.'
Yeremya 1:7
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֵלַ֔י אַל־תֹּאמַ֖ר נַ֣עַר אָנֹ֑כִי כִּ֠י עַֽל־כָּל־אֲשֶׁ֤ר אֶֽשְׁלָחֲךָ֙ תֵּלֵ֔ךְ וְאֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר אֲצַוְּךָ֖ תְּדַבֵּֽר
Fakat Yahve bana dedi: 'Ben bir gencim deme; çünkü seni gönderdiğim her yere gideceksin ve sana buyurduğum her şeyi konuşacaksın.'
2. Krallar 6:12
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ אַחַ֣ד מֵֽעֲבָדָ֔יו ל֖וֹא אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֑לֶךְ כִּֽי־אֱלִישָׁ֤ע הַנָּבִיא֙ אֲשֶׁ֣ר בְּיִשְׂרָאֵ֔ל יַגִּיד֙ לְמֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֔ל אֶת־הַ֨דְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר תְּדַבֵּ֖ר בַּחֲדַ֥ר מִשְׁכָּבֶֽךָ
Kullarından biri dedi ki: 'Hayır efendim kral; çünkü İsrail'de olan peygamber Elişa, yatak odanda konuştuğun sözleri İsrail kralına bildirir.'
2. Krallar 18:26
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֶלְיָקִ֣ים בֶּן־חִ֠לְקִיָּהוּ וְשֶׁבְנָ֨ה וְיוֹאָ֜ח אֶל־רַב־שָׁקֵ֗ה דַּבֶּר־נָ֤א אֶל־עֲבָדֶ֨יךָ֙ אֲרָמִ֔ית כִּ֥י שֹׁמְעִ֖ים אֲנָ֑חְנוּ וְאַל־תְּדַבֵּ֤ר עִמָּ֨נוּ֙ יְהוּדִ֔ית בְּאָזְנֵ֣י הָעָ֔ם אֲשֶׁ֖ר עַל־הַחֹמָֽה
Hilkiya oğlu Elyakim, Şevna ve Yoah Ravşake'ye dediler: 'Lütfen kullarına Aramice konuş, çünkü biz işitiyoruz; ve duvarın üzerinde olan halkın kulaklarına bizimle Yahudice konuşma.'
Örnek Ayetler (5 / 24)
Hakimler 6:17
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו אִם־נָ֛א מָצָ֥אתִי חֵ֖ן בְּעֵינֶ֑יךָ וְעָשִׂ֤יתָ לִּי֙ א֔וֹת שָׁאַתָּ֖ה מְדַבֵּ֥ר עִמִּֽי
O da ona dedi ki: 'Eğer gözlerinde lütuf bulduysam, benimle konuşanın sen olduğuna dair bana bir işaret yap.
Hezekiel 2:8
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם שְׁמַע֙ אֵ֤ת אֲשֶׁר־אֲנִי֙ מְדַבֵּ֣ר אֵלֶ֔יךָ אַל־תְּהִי־מֶ֖רִי כְּבֵ֣ית הַמֶּ֑רִי פְּצֵ֣ה פִ֔יךָ וֶאֱכֹ֕ל אֵ֥ת אֲשֶׁר־אֲנִ֖י נֹתֵ֥ן אֵלֶֽיךָ
Ve sen insanoğlu, sana söylediğimi dinle, isyancı ev gibi isyancı olma; ağzını aç ve sana verdiğimi ye.'
Hezekiel 44:5
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלַ֜י יְהֹוָ֗ה בֶּן־אָדָ֡ם שִׂ֣ים לִבְּךָ֩ וּרְאֵ֨ה בְעֵינֶ֜יךָ וּבְאָזְנֶ֣יךָ שְּׁמָ֗ע אֵ֣ת כָּל־אֲשֶׁ֤ר אֲנִי֙ מְדַבֵּ֣ר אֹתָ֔ךְ לְכָל־חֻקּ֥וֹת בֵּית־יְהוָ֖ה וּלְכָל־תּֽוֹרֹתָ֑יו וְשַׂמְתָּ֤ לִבְּךָ֙ לִמְב֣וֹא הַבַּ֔יִת בְּכֹ֖ל מוֹצָאֵ֥י הַמִּקְדָּֽשׁ
Yahve bana dedi ki: 'Adem oğlu, kalbini koy ve gözlerinle gör ve kulaklarınla işit, Yahve'nin evinin bütün kuralları ve bütün yasaları hakkında seninle konuştuğum her şeyi; ve evin girişine, kutsal yerin bütün çıkışlarıyla birlikte kalbini koy.'
Yeremya 26:7
·
Tevrat
וַֽיִּשְׁמְע֛וּ הַכֹּהֲנִ֥ים וְהַנְּבִאִ֖ים וְכָל־הָעָ֑ם אֶֽת־יִרְמְיָ֔הוּ מְדַבֵּ֛ר אֶת־הַדְּבָרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה בְּבֵ֥ית יְהוָֽה
Kâhinler, peygamberler ve bütün halk, Yeremya'nın Yahve'nin evinde bu sözleri söylediğini duydular.
Yeremya 38:1
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֞ע שְׁפַטְיָ֣ה בֶן־מַתָּ֗ן וּגְדַלְיָ֨הוּ֙ בֶּן־פַּשְׁח֔וּר וְיוּכַל֙ בֶּן־שֶׁ֣לֶמְיָ֔הוּ וּפַשְׁח֖וּר בֶּן־מַלְכִּיָּ֑ה אֶ֨ת־הַדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֧ר יִרְמְיָ֛הוּ מְדַבֵּ֥ר אֶל־כָּל־הָעָ֖ם לֵאמֹֽר
Mattan oğlu Şefatya, Paşhur oğlu Gedalya, Şelemya oğlu Yukal ve Malkiya oğlu Paşhur, Yeremya'nın bütün halka diyerek konuştuğu sözleri duydu:
Örnek Ayetler (5 / 24)
Hakimler 7:11
·
Tevrat
וְשָֽׁמַעְתָּ֙ מַה־יְדַבֵּ֔רוּ וְאַחַר֙ תֶּחֱזַ֣קְנָה יָדֶ֔יךָ וְיָרַדְתָּ֖ בַּֽמַּחֲנֶ֑ה וַיֵּ֤רֶד הוּא֙ וּפֻרָ֣ה נַעֲר֔וֹ אֶל־קְצֵ֥ה הַחֲמֻשִׁ֖ים אֲשֶׁ֥ר בַּֽמַּחֲנֶֽה
Ne konuştuklarını duyacaksın ve sonra ellerin güçlenecek ve orduya ineceksin.' Bunun üzerine o ve hizmetkârı Pura, orduda olan silahlıların ucuna indiler.
Hezekiel 32:21
·
Tevrat
יְדַבְּרוּ־ל֞וֹ אֵלֵ֧י גִבּוֹרִ֛ים מִתּ֥וֹךְ שְׁא֖וֹל אֶת־עֹֽזְרָ֑יו יָֽרְד֛וּ שָׁכְב֥וּ הָעֲרֵלִ֖ים חַלְלֵי־חָֽרֶב
Yiğitlerin güçlüleri Şeol'ün ortasından onun yardımcılarıyla birlikte ona konuşacaklar: Sünnetsizler, kılıçla öldürülmüş olanlar indiler, yattılar.
2. Samuel 20:18
·
Tevrat
וַתֹּ֖אמֶר לֵאמֹ֑ר דַּבֵּ֨ר יְדַבְּר֤וּ בָרִֽאשֹׁנָה֙ לֵאמֹ֔ר שָׁאֹ֧ל יְשָׁאֲל֛וּ בְּאָבֵ֖ל וְכֵ֥ן הֵתַֽמּוּ
Dedi ve şöyle söyledi: 'Eskiden konuşarak derlerdi: Avel'de kesinlikle soracaklar; ve böylece bitirirlerdi.'
Yeremya 8:6
·
Tevrat
הִקְשַׁ֤בְתִּי וָֽאֶשְׁמָע֙ לוֹא־כֵ֣ן יְדַבֵּ֔רוּ אֵ֣ין אִ֗ישׁ נִחָם֙ עַל־רָ֣עָת֔וֹ לֵאמֹ֖ר מֶ֣ה עָשִׂ֑יתִי כֻּלֹּ֗ה שָׁ֚ב בִּמְר֣וּצָתָ֔ם כְּס֥וּס שׁוֹטֵ֖ף בַּמִּלְחָמָֽה
Dikkat ettim ve dinledim, doğru konuşmuyorlar; 'Ne yaptım?' diyerek kötülüğü üzerine pişman olan hiçbir adam yoktur. Savaşta koşan bir at gibi herkes kendi koşusuna döndü.
Yeremya 9:4
·
Tevrat
וְאִ֤ישׁ בְּרֵעֵ֨הוּ֙ יְהָתֵ֔לּוּ וֶאֱמֶ֖ת לֹ֣א יְדַבֵּ֑רוּ לִמְּד֧וּ לְשׁוֹנָ֛ם דַּבֶּר־שֶׁ֖קֶר הַעֲוֵ֥ה נִלְאֽוּ
Ve herkes komşusunu aldatacak ve gerçeği konuşmayacaklar; dillerine yalan konuşmayı öğrettiler, kötülük yapmak için kendilerini yordular.
Örnek Ayetler (5 / 20)
Hezekiel 2:7
·
Tevrat
וְדִבַּרְתָּ֤ אֶת־דְּבָרַי֙ אֲלֵיהֶ֔ם אִֽם־יִשְׁמְע֖וּ וְאִם־יֶחְדָּ֑לוּ כִּ֥י מְרִ֖י הֵֽמָּה
Ve sözlerimi onlara söyleyeceksin, ister dinlesinler ister vazgeçsinler; çünkü onlar isyancıdır.
Hezekiel 3:4
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר אֵלָ֑י בֶּן־אָדָ֗ם לֶךְ־בֹּא֙ אֶל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל וְדִבַּרְתָּ֥ בִדְבָרַ֖י אֲלֵיהֶֽם
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, git, İsrail evine var ve sözlerimle onlara konuş.
Hezekiel 3:11
·
Tevrat
וְלֵ֨ךְ בֹּ֤א אֶל־הַגּוֹלָה֙ אֶל־בְּנֵ֣י עַמֶּ֔ךָ וְדִבַּרְתָּ֤ אֲלֵיהֶם֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֑ה אִֽם־יִשְׁמְע֖וּ וְאִם־יֶחְדָּֽלוּ
Ve git, sürgüne, halkının oğullarına var ve onlara konuş ve onlara de: Efendi Yahve şöyle dedi; ister dinlesinler ister vazgeçsinler.'
2. Samuel 14:3
·
Tevrat
וּבָאת֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ וְדִבַּ֥רְתְּ אֵלָ֖יו כַּדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וַיָּ֧שֶׂם יוֹאָ֛ב אֶת־הַדְּבָרִ֖ים בְּפִֽיהָ
Ve krala gel ve ona bu söz gibi konuş. Ve Yoav sözleri onun ağzına koydu.
2. Samuel 24:12
·
Tevrat
הָל֞וֹךְ וְדִבַּרְתָּ֣ אֶל־דָּוִ֗ד כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה שָׁלֹ֕שׁ אָנֹכִ֖י נוֹטֵ֣ל עָלֶ֑יךָ בְּחַר־לְךָ֥ אַֽחַת־מֵהֶ֖ם וְאֶֽעֱשֶׂה־לָּֽךְ
'Git ve Davut'a konuş: Yahve şöyle dedi: Üzerine üç şey koyuyorum; onlardan birini kendine seç ve sana yapayım.'
Örnek Ayetler (5 / 19)
Yeremya 33:24
·
Tevrat
הֲל֣וֹא רָאִ֗יתָ מָֽה־הָעָ֤ם הַזֶּה֙ דִּבְּר֣וּ לֵאמֹ֔ר שְׁתֵּ֣י הַמִּשְׁפָּח֗וֹת אֲשֶׁ֨ר בָּחַ֧ר יְהוָ֛ה בָּהֶ֖ם וַיִּמְאָסֵ֑ם וְאֶת־עַמִּי֙ יִנְאָצ֔וּן מִֽהְי֥וֹת ע֖וֹד גּ֥וֹי לִפְנֵיהֶֽם
"Bu halkın, 'Yahve seçtiği iki aileyi reddetti' diyerek ne konuştuğunu görmedin mi? Böylece halkımı hor görüyorlar, artık onların önünde bir ulus olmaktan çıktılar.
Hoşea 7:13
·
Tevrat
א֤וֹי לָהֶם֙ כִּֽי־נָדְד֣וּ מִמֶּ֔נִּי שֹׁ֥ד לָהֶ֖ם כִּֽי־פָ֣שְׁעוּ בִ֑י וְאָנֹכִ֣י אֶפְדֵּ֔ם וְהֵ֕מָּה דִּבְּר֥וּ עָלַ֖י כְּזָבִֽים
Onlara vay, çünkü benden kaçtılar; onlara yıkım, çünkü bana karşı isyan ettiler; ve ben onları kurtarırdım, ama onlar bana karşı yalanlar söylediler.
Hoşea 10:4
·
Tevrat
דִּבְּר֣וּ דְבָרִ֔ים אָל֥וֹת שָׁ֖וְא כָּרֹ֣ת בְּרִ֑ית וּפָרַ֤ח כָּרֹאשׁ֙ מִשְׁפָּ֔ט עַ֖ל תַּלְמֵ֥י שָׂדָֽי
Sözler konuştular, boş yere yemin ederek antlaşma yaparak; ve yargı tarlanın karıkları üzerinde zehirli ot gibi filizlenir.
Yeşaya 59:3
·
Tevrat
כִּ֤י כַפֵּיכֶם֙ נְגֹאֲל֣וּ בַדָּ֔ם וְאֶצְבְּעוֹתֵיכֶ֖ם בֶּֽעָוֺ֑ן שִׂפְתֽוֹתֵיכֶם֙ דִּבְּרוּ־שֶׁ֔קֶר לְשׁוֹנְכֶ֖ם עַוְלָ֥ה תֶהְגֶּֽה
Çünkü avuçlarınız kanla ve parmaklarınız suçla kirlendi; dudaklarınız yalan konuştu, diliniz haksızlık mırıldanıyor.
1. Krallar 12:9
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֗ם מָ֚ה אַתֶּ֣ם נֽוֹעָצִ֔ים וְנָשִׁ֥יב דָּבָ֖ר אֶת־הָעָ֣ם הַזֶּ֑ה אֲשֶׁ֨ר דִּבְּר֤וּ אֵלַי֙ לֵאמֹ֔ר הָקֵל֙ מִן־הָעֹ֔ל אֲשֶׁר־נָתַ֥ן אָבִ֖יךָ עָלֵֽינוּ
Onlara dedi: 'Bana diyerek konuşan bu halka söz cevap verelim diye siz ne öğüt veriyorsunuz: Babanın üzerimize koyduğu boyunduruktan hafiflet?'
Örnek Ayetler (5 / 19)
Hakimler 16:10
·
Tevrat
וַתֹּ֤אמֶר דְּלִילָה֙ אֶל־שִׁמְשׁ֔וֹן הִנֵּה֙ הֵתַ֣לְתָּ בִּ֔י וַתְּדַבֵּ֥ר אֵלַ֖י כְּזָבִ֑ים עַתָּה֙ הַגִּֽידָה־נָּ֣א לִ֔י בַּמֶּ֖ה תֵּאָסֵֽר
Delila Şimşon'a dedi: 'İşte benimle alay ettin ve bana yalanlar konuştun. Şimdi lütfen bana bildir, neyle bağlanırsın?'
Hakimler 16:13
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר דְּלִילָ֜ה אֶל־שִׁמְשׁ֗וֹן עַד־הֵ֜נָּה הֵתַ֤לְתָּ בִּי֙ וַתְּדַבֵּ֤ר אֵלַי֙ כְּזָבִ֔ים הַגִּ֣ידָה לִּ֔י בַּמֶּ֖ה תֵּאָסֵ֑ר וַיֹּ֣אמֶר אֵלֶ֔יהָ אִם־תַּאַרְגִ֗י אֶת־שֶׁ֛בַע מַחְלְפ֥וֹת רֹאשִׁ֖י עִם־הַמַּסָּֽכֶת
Delila Şimşon'a dedi: 'Şimdiye kadar benimle alay ettin ve bana yalanlar konuştun. Bana bildir, neyle bağlanırsın?' O da ona dedi: 'Eğer başımın yedi örgüsünü tezgâhla birlikte dokursan.'
Hezekiel 24:27
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא יִפָּ֤תַח פִּ֨יךָ֙ אֶת־הַפָּלִ֔יט וּתְדַבֵּ֕ר וְלֹ֥א תֵֽאָלֵ֖ם ע֑וֹד וְהָיִ֤יתָ לָהֶם֙ לְמוֹפֵ֔ת וְיָדְע֖וּ כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
O gün kaçan kişiyle ağzın açılacak ve konuşacaksın ve bir daha dilsiz olmayacaksın; böylece onlara bir belirti olacaksın ve benim Yahve olduğumu bilecekler.
2. Samuel 7:19
·
Tevrat
וַתִּקְטַן֩ ע֨וֹד זֹ֤את בְּעֵינֶ֨יךָ֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וַתְּדַבֵּ֛ר גַּ֥ם אֶל־בֵּֽית־עַבְדְּךָ֖ לְמֵֽרָח֑וֹק וְזֹ֛את תּוֹרַ֥ת הָאָדָ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
'Ey Efendi Yahve, bu senin gözlerinde yine de küçük kaldı; kulunun evi hakkında da uzak gelecek için konuştun; ey Efendi Yahve, insanın yasası bu mudur?'
2. Samuel 7:28
·
Tevrat
וְעַתָּ֣ה אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה אַתָּה־הוּא֙ הָֽאֱלֹהִ֔ים וּדְבָרֶ֖יךָ יִהְי֣וּ אֱמֶ֑ת וַתְּדַבֵּר֙ אֶֽל־עַבְדְּךָ֔ אֶת־הַטּוֹבָ֖ה הַזֹּֽאת
Ve şimdi, Efendi Yahve, Tanrı sensin ve sözlerin gerçektir; ve kuluna bu iyiliği konuştun.
Örnek Ayetler (5 / 17)
Yeremya 13:15
·
Tevrat
שִׁמְע֥וּ וְהַאֲזִ֖ינוּ אַל־תִּגְבָּ֑הוּ כִּ֥י יְהוָ֖ה דִּבֵּֽר
İşitin ve kulak verin, kibirlenmeyin; çünkü Yahve konuştu.
2. Krallar 2:22
·
Tevrat
וַיֵּרָפ֣וּ הַמַּ֔יִם עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה כִּדְבַ֥ר אֱלִישָׁ֖ע אֲשֶׁ֥ר דִּבֵּֽר
Böylece sular, Elişa'nın söylediği sözüne göre bugüne kadar şifa buldu.
Yeşaya 1:20
·
Tevrat
וְאִם־תְּמָאֲנ֖וּ וּמְרִיתֶ֑ם חֶ֣רֶב תְּאֻכְּל֔וּ כִּ֛י פִּ֥י יְהוָ֖ה דִּבֵּֽר
Ve eğer reddederseniz ve isyan ederseniz, kılıç sizi yiyecek; çünkü Yahve'nin ağzı konuştu.
Yeşaya 21:17
·
Tevrat
וּשְׁאָ֧ר מִסְפַּר־קֶ֛שֶׁת גִּבּוֹרֵ֥י בְנֵֽי־קֵדָ֖ר יִמְעָ֑טוּ כִּ֛י יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל דִּבֵּֽר
Ve Kedar oğullarının yiğitlerinden yay sayısının kalıntısı azalacak; çünkü İsrail'in Tanrısı Yahve konuştu.'
Yeşaya 22:25
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא נְאֻם֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת תָּמוּשׁ֙ הַיָּתֵ֔ד הַתְּקוּעָ֖ה בְּמָק֣וֹם נֶאֱמָ֑ן וְנִגְדְּעָ֣ה וְנָפְלָ֗ה וְנִכְרַת֙ הַמַּשָּׂ֣א אֲשֶׁר־עָלֶ֔יהָ כִּ֥י יְהוָ֖ה דִּבֵּֽר
O günde, Ordular Yahvesi'nin bildirisidir, sağlam yere çakılmış kazık çıkacak, kesilecek ve düşecek; onun üzerindeki yük kesilip atılacak, çünkü Yahve konuştu.
Örnek Ayetler (5 / 13)
Hezekiel 14:9
·
Tevrat
וְהַנָּבִ֤יא כִֽי־יְפֻתֶּה֙ וְדִבֶּ֣ר דָּבָ֔ר אֲנִ֤י יְהוָה֙ פִּתֵּ֔יתִי אֵ֖ת הַנָּבִ֣יא הַה֑וּא וְנָטִ֤יתִי אֶת־יָדִי֙ עָלָ֔יו וְהִ֨שְׁמַדְתִּ֔יו מִתּ֖וֹךְ עַמִּ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve peygamber eğer aldanırsa ve bir söz konuşursa, ben Yahve o peygamberi aldattım; ve elimi onun üzerine uzatacağım ve onu halkım İsrail'in içinden yok edeceğim.
Hezekiel 33:30
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֔ם בְּנֵ֣י עַמְּךָ֗ הַנִּדְבָּרִ֤ים בְּךָ֙ אֵ֣צֶל הַקִּיר֔וֹת וּבְפִתְחֵ֖י הַבָּתִּ֑ים וְדִבֶּר־חַ֣ד אֶת־אַחַ֗ד אִ֤ישׁ אֶת־אָחִיו֙ לֵאמֹ֔ר בֹּֽאוּ־נָ֣א וְשִׁמְע֔וּ מָ֣ה הַדָּבָ֔ר הַיּוֹצֵ֖א מֵאֵ֥ת יְהוָֽה
Ve sen İnsanoğlu, duvarların yanında ve evlerin kapılarında senin hakkında konuşan halkının oğulları; her adam kardeşiyle, biri diğeriyle konuşup diyerek diyorlar: 'Lütfen gelin ve Yahve'nin yanından çıkan söz nedir işitin.'
Yeremya 32:4
·
Tevrat
וְצִדְקִיָּ֨הוּ֙ מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֔ה לֹ֥א יִמָּלֵ֖ט מִיַּ֣ד הַכַּשְׂדִּ֑ים כִּ֣י הִנָּתֹ֤ן יִנָּתֵן֙ בְּיַ֣ד מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֔ל וְדִבֶּר־פִּ֣יו עִם־פִּ֔יו וְעֵינָ֖יו אֶת־עֵינָ֥יו תִּרְאֶֽינָה
'Ve Yahuda Kralı Tsedekiya Kildanilerin elinden kaçıp kurtulamayacak; çünkü kesinlikle Babil kralının eline verilecek, ağzı onun ağzıyla konuşacak ve gözleri onun gözlerini görecek;'
Yeşu 20:4
·
Tevrat
וְנָ֞ס אֶל־אַחַ֣ת מֵהֶעָרִ֣ים הָאֵ֗לֶּה וְעָמַד֙ פֶּ֚תַח שַׁ֣עַר הָעִ֔יר וְדִבֶּ֛ר בְּאָזְנֵ֛י זִקְנֵ֥י־הָעִֽיר הַהִ֖יא אֶת־דְּבָרָ֑יו וְאָסְפ֨וּ אֹת֤וֹ הָעִ֨ירָה֙ אֲלֵיהֶ֔ם וְנָתְנוּ־ל֥וֹ מָק֖וֹם וְיָשַׁ֥ב עִמָּֽם
Bu şehirlerden birine kaçacak, şehrin kapısının girişinde duracak ve sözlerini o şehrin yaşlılarının kulaklarına konuşacak; onu yanlarına şehre alacaklar, ona yer verecekler ve onlarla oturacak.
Zekeriya 9:10
·
Tevrat
וְהִכְרַתִּי־רֶ֣כֶב מֵאֶפְרַ֗יִם וְסוּס֙ מִיר֣וּשָׁלִַ֔ם וְנִכְרְתָה֙ קֶ֣שֶׁת מִלְחָמָ֔ה וְדִבֶּ֥ר שָׁל֖וֹם לַגּוֹיִ֑ם וּמָשְׁלוֹ֙ מִיָּ֣ם עַד־יָ֔ם וּמִנָּהָ֖ר עַד־אַפְסֵי־אָֽרֶץ
Ve Efrayim'den arabayı ve Yeruşalim'den atı kesip atacağım; ve savaş yayı kesilip atılacak; ve uluslara barış konuşacak; ve onun egemenliği denizden denize ve Irmak'tan yerin uçlarına kadar olacak.
Örnek Ayetler (5 / 13)
Hakimler 9:2
·
Tevrat
דַּבְּרוּ־נָ֞א בְּאָזְנֵ֨י כָל־בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶם֮ מַה־טּ֣וֹב לָכֶם֒ הַמְשֹׁ֨ל בָּכֶ֜ם שִׁבְעִ֣ים אִ֗ישׁ כֹּ֚ל בְּנֵ֣י יְרֻבַּ֔עַל אִם־מְשֹׁ֥ל בָּכֶ֖ם אִ֣ישׁ אֶחָ֑ד וּזְכַרְתֶּ֕ם כִּֽי־עַצְמֵכֶם וּבְשַׂרְכֶ֖ם אָנִֽי
Lütfen Şekem'in tüm sahiplerinin kulaklarına konuşun: 'Sizin için hangisi iyidir? Yerubbaal'ın tüm oğulları olan yetmiş kişinin size egemen olması mı, yoksa bir kişinin size egemen olması mı? Ve hatırlayın ki ben sizin kemiğiniz ve etinizim.'
Hakimler 20:3
·
Tevrat
וַֽיִּשְׁמְעוּ֙ בְּנֵ֣י בִנְיָמִ֔ן כִּֽי־עָל֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל הַמִּצְפָּ֑ה וַיֹּֽאמְרוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל דַּבְּר֕וּ אֵיכָ֥ה נִהְיְתָ֖ה הָרָעָ֥ה הַזֹּֽאת
Bünyaminoğulları İsrailoğulları'nın Mispa'ya çıktığını duydular. İsrailoğulları dediler: 'Konuşun, bu kötülük nasıl oldu?'
2. Samuel 19:12
·
Tevrat
וְהַמֶּ֣לֶךְ דָּוִ֗ד שָׁ֠לַח אֶל־צָד֨וֹק וְאֶל־אֶבְיָתָ֥ר הַכֹּהֲנִים֮ לֵאמֹר֒ דַּבְּר֞וּ אֶל־זִקְנֵ֤י יְהוּדָה֙ לֵאמֹ֔ר לָ֤מָּה תִֽהְיוּ֙ אַֽחֲרֹנִ֔ים לְהָשִׁ֥יב אֶת־הַמֶּ֖לֶךְ אֶל־בֵּית֑וֹ וּדְבַר֙ כָּל־יִשְׂרָאֵ֔ל בָּ֥א אֶל־הַמֶּ֖לֶךְ אֶל־בֵּיתֽוֹ
Kral Davut kâhinler Sadok'a ve Evyatar'a gönderip dedi: 'Yahuda ihtiyarlarına konuşup deyin: Kralı evine geri getirmekte neden sonuncular oluyorsunuz? Bütün İsrail'in sözü krala, evine geldi.
1. Samuel 18:22
·
Tevrat
וַיְצַ֨ו שָׁא֜וּל אֶת־עֲבָדָ֗ו דַּבְּר֨וּ אֶל־דָּוִ֤ד בַּלָּט֙ לֵאמֹ֔ר הִנֵּ֨ה חָפֵ֤ץ בְּךָ֙ הַמֶּ֔לֶךְ וְכָל־עֲבָדָ֖יו אֲהֵב֑וּךָ וְעַתָּ֖ה הִתְחַתֵּ֥ן בַּמֶּֽלֶךְ
Şaul kullarına buyurdu: 'Davut'la gizlice konuşun diyerek: İşte kral senden hoşnuttur ve bütün kulları seni seviyorlar; ve şimdi krala damat ol.'
Yeşaya 8:10
·
Tevrat
עֻ֥צוּ עֵצָ֖ה וְתֻפָ֑ר דַּבְּר֤וּ דָבָר֙ וְלֹ֣א יָק֔וּם כִּ֥י עִמָּ֖נוּ אֵֽל
Bir öğüt öğütleşin ve bozulacaktır; bir söz konuşun ve durmayacaktır, çünkü Tanrı bizimledir.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Zekeriya 1:9
·
Tevrat
וָאֹמַ֖ר מָה־אֵ֣לֶּה אֲדֹנִ֑י וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י הַמַּלְאָךְ֙ הַדֹּבֵ֣ר בִּ֔י אֲנִ֥י אַרְאֶ֖ךָּ מָה־הֵ֥מָּה אֵֽלֶּה
Ve dedim: 'Bunlar nedir, efendim?' Benimle konuşan haberci bana dedi: 'Bunların ne olduğunu sana göstereceğim.'
Zekeriya 1:13
·
Tevrat
וַיַּ֣עַן יְהוָ֗ה אֶת־הַמַּלְאָ֛ךְ הַדֹּבֵ֥ר בִּ֖י דְּבָרִ֣ים טוֹבִ֑ים דְּבָרִ֖ים נִחֻמִֽים
Yahve, benimle konuşan haberciyi iyi sözlerle, teselli edici sözlerle yanıtladı.
Zekeriya 1:14
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י הַמַּלְאָךְ֙ הַדֹּבֵ֣ר בִּ֔י קְרָ֣א לֵאמֹ֔ר כֹּ֥ה אָמַ֖ר יְהוָ֣ה צְבָא֑וֹת קִנֵּ֧אתִי לִירוּשָׁלִַ֛ם וּלְצִיּ֖וֹן קִנְאָ֥ה גְדוֹלָֽה
Benimle konuşan haberci bana dedi: 'Şöyle diyerek seslen: Ordular Yahvesi şöyle diyor: Yeruşalim'i ve Siyon'u büyük bir kıskançlıkla kıskandım.'
Zekeriya 2:2
·
Tevrat
וָאֹמַ֗ר אֶל־הַמַּלְאָ֛ךְ הַדֹּבֵ֥ר בִּ֖י מָה־אֵ֑לֶּה וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י אֵ֤לֶּה הַקְּרָנוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר זֵר֣וּ אֶת־יְהוּדָ֔ה אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל וִירוּשָׁלָֽם
Benimle konuşan haberciye dedim: 'Bunlar nedir?' Bana dedi: 'Bunlar Yahuda'yı, İsrail'i ve Yeruşalim'i dağıtan boynuzlardır.'
Zekeriya 2:7
·
Tevrat
וְהִנֵּ֗ה הַמַּלְאָ֛ךְ הַדֹּבֵ֥ר בִּ֖י יֹצֵ֑א וּמַלְאָ֣ךְ אַחֵ֔ר יֹצֵ֖א לִקְרָאתֽוֹ
Ve işte benimle konuşan haberci çıkıyordu ve başka bir haberci onu karşılamaya çıkıyordu.
Örnek Ayetler (5 / 12)
2. Samuel 13:22
·
Tevrat
וְלֹֽא־דִבֶּ֧ר אַבְשָׁל֛וֹם עִם־אַמְנ֖וֹן לְמֵרָ֣ע וְעַד־ט֑וֹב כִּֽי־שָׂנֵ֤א אַבְשָׁלוֹם֙ אֶת־אַמְנ֔וֹן עַל־דְּבַר֙ אֲשֶׁ֣ר עִנָּ֔ה אֵ֖ת תָּמָ֥ר אֲחֹתֽוֹ
Avşalom Amnon ile kötüden iyiye kadar konuşmadı; çünkü Avşalom, kız kardeşi Tamar'ı alçalttığı şey üzerine Amnon'dan nefret etti.
2. Samuel 23:3
·
Tevrat
אָמַר֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לִ֥י דִבֶּ֖ר צ֣וּר יִשְׂרָאֵ֑ל מוֹשֵׁל֙ בָּאָדָ֔ם צַדִּ֕יק מוֹשֵׁ֖ל יִרְאַ֥ת אֱלֹהִֽים
İsrail'in Tanrısı dedi, İsrail'in kayası bana konuştu: İnsanı yöneten doğru kişidir, Tanrı korkusuyla yönetendir.
Yeremya 16:10
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה כִּ֤י תַגִּיד֙ לָעָ֣ם הַזֶּ֔ה אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וְאָמְר֣וּ אֵלֶ֗יךָ עַל־מֶה֩ דִבֶּ֨ר יְהוָ֤ה עָלֵ֨ינוּ֙ אֵ֣ת כָּל־הָרָעָ֤ה הַגְּדוֹלָה֙ הַזֹּ֔את וּמֶ֤ה עֲוֺנֵ֨נוּ֙ וּמֶ֣ה חַטָּאתֵ֔נוּ אֲשֶׁ֥ר חָטָ֖אנוּ לַֽיהוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ
Ve bu halka bütün bu sözleri bildirdiğinde, ve sana, 'Yahve neden üzerimize bütün bu büyük kötülüğü söyledi? Ve suçumuz nedir ve Tanrımız Yahve'ye karşı işlediğimiz günahımız nedir?' dediklerinde,
Yeremya 29:32
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה הִנְנִ֨י פֹקֵ֜ד עַל־שְׁמַעְיָ֣ה הַנֶּחֱלָמִי֮ וְעַל־זַרְעוֹ֒ לֹא־יִהְיֶ֨ה ל֜וֹ אִ֣ישׁ יוֹשֵׁ֣ב בְּתוֹךְ־הָעָ֣ם הַזֶּ֗ה וְלֹֽא־יִרְאֶ֥ה בַטּ֛וֹב אֲשֶׁר־אֲנִ֥י עֹשֶֽׂה־לְעַמִּ֖י נְאֻם־יְהוָ֑ה כִּֽי־סָרָ֥ה דִבֶּ֖ר עַל־יְהוָֽה
Bu yüzden Yahve şöyle dedi: İşte ben Nehelamlı Şemaya'yı ve soyunu yoklayacağım; onun bu halkın içinde oturan adamı olmayacak ve halkıma yaptığım iyiliği görmeyecek, Yahve'nin bildirisidir; çünkü Yahve'ye karşı isyan konuştu.
1. Samuel 20:26
·
Tevrat
וְלֹֽא־דִבֶּ֥ר שָׁא֛וּל מְא֖וּמָה בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא כִּ֤י אָמַר֙ מִקְרֶ֣ה ה֔וּא בִּלְתִּ֥י טָה֛וֹר ה֖וּא כִּֽי־לֹ֥א טָהֽוֹר
Şaul o gün hiçbir şey söylemedi; çünkü dedi: 'Bir rastlantıdır, o temiz değildir; çünkü temizlenmemiştir.'
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hakimler 6:39
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר גִּדְעוֹן֙ אֶל־הָ֣אֱלֹהִ֔ים אַל־יִ֤חַר אַפְּךָ֙ בִּ֔י וַאֲדַבְּרָ֖ה אַ֣ךְ הַפָּ֑עַם אֲנַסֶּ֤ה נָּא־רַק־הַפַּ֨עַם֙ בַּגִּזָּ֔ה יְהִי־נָ֨א חֹ֤רֶב אֶל־הַגִּזָּה֙ לְבַדָּ֔הּ וְעַל־כָּל־הָאָ֖רֶץ יִֽהְיֶה־טָּֽל
Gideon Tanrı'ya dedi ki: 'Bana karşı öfken alevlenmesin, sadece bu kez konuşayım. Lütfen sadece bu kez yapağıyla sınayayım; lütfen yalnızca yapağının üzerinde kuruluk olsun ve bütün yerin üzerinde çiy olsun.'
2. Samuel 20:16
·
Tevrat
וַתִּקְרָ֛א אִשָּׁ֥ה חֲכָמָ֖ה מִן־הָעִ֑יר שִׁמְע֤וּ שִׁמְעוּ֙ אִמְרוּ־נָ֣א אֶל־יוֹאָ֔ב קְרַ֣ב עַד־הֵ֔נָּה וַאֲדַבְּרָ֖ה אֵלֶֽיךָ
Şehirden bilge bir kadın seslendi: 'Dinleyin, dinleyin! Lütfen Yoav'a deyin: Buraya yaklaş, seninle konuşayım.'
Yeremya 5:5
·
Tevrat
אֵֽלֲכָה־לִּ֤י אֶל־הַגְּדֹלִים֙ וַאֲדַבְּרָ֣ה אוֹתָ֔ם כִּ֣י הֵ֗מָּה יָדְעוּ֙ דֶּ֣רֶךְ יְהוָ֔ה מִשְׁפַּ֖ט אֱלֹהֵיהֶ֑ם אַ֣ךְ הֵ֤מָּה יַחְדָּו֙ שָׁ֣בְרוּ עֹ֔ל נִתְּק֖וּ מוֹסֵרֽוֹת
Büyüklere gideyim ve onlarla konuşayım, çünkü onlar Yahve'nin yolunu, Tanrılarının yargısını bildiler. Ama onlar birlikte boyunduruğu kırdılar, bağları kopardılar.
Mezmurlar 40:6
·
Tevrat
רַבּ֤וֹת עָשִׂ֨יתָ אַתָּ֤ה יְהוָ֣ה אֱלֹהַי֮ נִֽפְלְאֹתֶ֥יךָ וּמַחְשְׁבֹתֶ֗יךָ אֵ֫לֵ֥ינוּ אֵ֤ין עֲרֹ֬ךְ אֵלֶ֗יךָ אַגִּ֥ידָה וַאֲדַבֵּ֑רָה עָ֝צְמ֗וּ מִסַּפֵּֽר
Sen çok şeyler yaptın Yahve Tanrım; harikalarını ve bize düşüncelerini sana kıyaslayacak yoktur; bildireyim ve konuşayım, saymaktan çokturlar.
Mezmurlar 50:7
·
Tevrat
שִׁמְעָ֤ה עַמִּ֨י וַאֲדַבֵּ֗רָה יִ֭שְׂרָאֵל וְאָעִ֣ידָה בָּ֑ךְ אֱלֹהִ֖ים אֱלֹהֶ֣יךָ אָנֹֽכִי
Dinle halkım ve konuşacağım; ey İsrail ve sana tanıklık edeceğim; ben Tanrı'yım, senin Tanrınım.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Yeremya 28:7
·
Tevrat
אַךְ־שְׁמַֽע־נָא֙ הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה אֲשֶׁ֥ר אָנֹכִ֖י דֹּבֵ֣ר בְּאָזְנֶ֑יךָ וּבְאָזְנֵ֖י כָּל־הָעָֽם
Ancak senin kulaklarına ve bütün halkın kulaklarına konuştuğum bu sözü lütfen dinle:
Yeremya 32:42
·
Tevrat
כִּֽי־כֹה֙ אָמַ֣ר יְהוָ֔ה כַּאֲשֶׁ֤ר הֵבֵ֨אתִי֙ אֶל־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה אֵ֛ת כָּל־הָרָעָ֥ה הַגְּדוֹלָ֖ה הַזֹּ֑את כֵּ֣ן אָנֹכִ֞י מֵבִ֤יא עֲלֵיהֶם֙ אֶת־כָּל־הַטּוֹבָ֔ה אֲשֶׁ֥ר אָנֹכִ֖י דֹּבֵ֥ר עֲלֵיהֶֽם
Çünkü Yahve şöyle dedi: Bu halkın üzerine bütün bu büyük kötülüğü getirdiğim gibi, onlar hakkında söylediğim bütün iyiliği de onların üzerine öyle getireceğim.
Yeremya 38:20
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר יִרְמְיָ֖הוּ לֹ֣א יִתֵּ֑נוּ שְֽׁמַֽע־נָ֣א בְּק֣וֹל יְהוָ֗ה לַאֲשֶׁ֤ר אֲנִי֙ דֹּבֵ֣ר אֵלֶ֔יךָ וְיִ֥יטַב לְךָ֖ וּתְחִ֥י נַפְשֶֽׁךָ
Yeremya dedi: 'Vermeyecekler. Lütfen sana konuştuğum şeyde Yahve'nin sesini dinle; böylece senin için iyi olur ve canın yaşar.'
Yeşaya 9:16
·
Tevrat
עַל־כֵּ֨ן עַל־בַּחוּרָ֜יו לֹֽא־יִשְׂמַ֣ח אֲדֹנָ֗י וְאֶת־יְתֹמָ֤יו וְאֶת־אַלְמְנֹתָיו֙ לֹ֣א יְרַחֵ֔ם כִּ֤י כֻלּוֹ֙ חָנֵ֣ף וּמֵרַ֔ע וְכָל־פֶּ֖ה דֹּבֵ֣ר נְבָלָ֑ה בְּכָל־זֹאת֙ לֹא־שָׁ֣ב אַפּ֔וֹ וְע֖וֹד יָד֥וֹ נְטוּיָֽה
Bu yüzden Efendi onun gençleri üzerinde sevinmeyecek ve onun yetimlerine ve onun dullarına merhamet etmeyecek; çünkü onun tümü ikiyüzlü ve kötülük yapandır ve her ağız akılsızlık konuşur. Bütün bunlarla onun öfkesi dönmedi ve onun eli hala uzatılmıştır.
Yeşaya 45:19
·
Tevrat
לֹ֧א בַסֵּ֣תֶר דִּבַּ֗רְתִּי בִּמְקוֹם֙ אֶ֣רֶץ חֹ֔שֶׁךְ לֹ֥א אָמַ֛רְתִּי לְזֶ֥רַע יַעֲקֹ֖ב תֹּ֣הוּ בַקְּשׁ֑וּנִי אֲנִ֤י יְהוָה֙ דֹּבֵ֣ר צֶ֔דֶק מַגִּ֖יד מֵישָׁרִֽים
Gizlilikte, karanlık yerin bir mekânında konuşmadım; Yakup soyuna, 'Beni boşlukta arayın' demedim; ben Yahve'yim, doğruluğu konuşan, doğru olanları bildiren.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 37:21
·
Tevrat
וְדַבֵּ֣ר אֲלֵיהֶ֗ם כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ הִנֵּ֨ה אֲנִ֤י לֹקֵ֨חַ֙ אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל מִבֵּ֥ין הַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֣ר הָֽלְכוּ־שָׁ֑ם וְקִבַּצְתִּ֤י אֹתָם֙ מִסָּבִ֔יב וְהֵבֵאתִ֥י אוֹתָ֖ם אֶל־אַדְמָתָֽם
Ve onlara söyle: Efendi Yahve şöyle dedi: İşte ben İsrail oğullarını oraya gittikleri ulusların arasından alıyorum; ve onları çevreden toplayacağım ve onları topraklarına getireceğim.
2. Samuel 19:8
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ ק֣וּם צֵ֔א וְדַבֵּ֖ר עַל־לֵ֣ב עֲבָדֶ֑יךָ כִּי֩ בַיהוָ֨ה נִשְׁבַּ֜עְתִּי כִּי־אֵינְךָ֣ יוֹצֵ֗א אִם־יָלִ֨ין אִ֤ישׁ אִתְּךָ֙ הַלַּ֔יְלָה וְרָעָ֧ה לְךָ֣ זֹ֗את מִכָּל־הָרָעָה֙ אֲשֶׁר־בָּ֣אָה עָלֶ֔יךָ מִנְּעֻרֶ֖יךָ עַד־עָֽתָּה
Ve şimdi kalk, çık ve kullarının kalbine konuş; çünkü Yahve üzerine yemin ettim ki, eğer çıkmazsan, bu gece seninle bir adam bile gecelemez; ve bu sana, gençliğinden şimdiye kadar üzerine gelen bütün kötülükten daha kötü olur.
Yeremya 7:13
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה יַ֧עַן עֲשׂוֹתְכֶ֛ם אֶת־כָּל־הַמַּֽעֲשִׂ֥ים הָאֵ֖לֶּה נְאֻם־יְהוָ֑ה וָאֲדַבֵּ֨ר אֲלֵיכֶ֜ם הַשְׁכֵּ֤ם וְדַבֵּר֙ וְלֹ֣א שְׁמַעְתֶּ֔ם וָאֶקְרָ֥א אֶתְכֶ֖ם וְלֹ֥א עֲנִיתֶֽם
Ve şimdi, bütün bu işleri yaptığınız için, Yahve'nin bildirisidir; ve size erkenden kalkıp konuştum ve dinlemediniz ve sizi çağırdım ve cevap vermediniz;
Yeremya 25:3
·
Tevrat
מִן־שְׁלֹ֣שׁ עֶשְׂרֵ֣ה שָׁנָ֡ה לְיֹאשִׁיָּ֣הוּ בֶן־אָמוֹן֩ מֶ֨לֶךְ יְהוּדָ֜ה וְעַ֣ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֗ה זֶ֚ה שָׁלֹ֤שׁ וְעֶשְׂרִים֙ שָׁנָ֔ה הָיָ֥ה דְבַר־יְהוָ֖ה אֵלָ֑י וָאֲדַבֵּ֧ר אֲלֵיכֶ֛ם אַשְׁכֵּ֥ים וְדַבֵּ֖ר וְלֹ֥א שְׁמַעְתֶּֽם
Yahuda kralı Amon oğlu Yoşiya'nın on üçüncü yılından bu güne kadar, bu yirmi üç yıldır Yahve'nin sözü bana geldi; ve erkenden kalkarak ve konuşarak size konuştum, ama dinlemediniz.
Yeremya 35:14
·
Tevrat
הוּקַ֡ם אֶת־דִּבְרֵ֣י יְהוֹנָדָ֣ב בֶּן־רֵ֠כָב אֲשֶׁר־צִוָּ֨ה אֶת־בָּנָ֜יו לְבִלְתִּ֣י שְׁתֽוֹת־יַ֗יִן וְלֹ֤א שָׁתוּ֙ עַד־הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה כִּ֣י שָֽׁמְע֔וּ אֵ֖ת מִצְוַ֣ת אֲבִיהֶ֑ם וְאָ֨נֹכִ֜י דִּבַּ֤רְתִּי אֲלֵיכֶם֙ הַשְׁכֵּ֣ם וְדַבֵּ֔ר וְלֹ֥א שְׁמַעְתֶּ֖ם אֵלָֽי
Rekav oğlu Yonadav'ın oğullarına şarap içmemelerini buyurduğu sözleri yerine getirildi; ve bugüne kadar içmediler, çünkü babalarının buyruğunu dinlediler. Ama ben sizinle erkenden kalkıp konuşarak konuştum, fakat beni dinlemediniz.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Yeremya 40:3
·
Tevrat
וַיָּבֵ֥א וַיַּ֛עַשׂ יְהוָ֖ה כַּאֲשֶׁ֣ר דִּבֵּ֑ר כִּֽי־חֲטָאתֶ֤ם לַֽיהוָה֙ וְלֹֽא־שְׁמַעְתֶּ֣ם בְּקוֹל֔וֹ וְהָיָ֥ה לָכֶ֖ם הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Ve Yahve getirdi ve konuştuğu gibi yaptı; çünkü Yahve'ye karşı günah işlediniz ve O'nun sesini dinlemediniz, ve bu söz size oldu.
2. Krallar 20:9
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְשַׁעְיָ֗הוּ זֶה־לְּךָ֤ הָאוֹת֙ מֵאֵ֣ת יְהוָ֔ה כִּ֚י יַעֲשֶׂ֣ה יְהוָ֔ה אֶת־הַדָּבָ֖ר אֲשֶׁ֣ר דִּבֵּ֑ר הָלַ֤ךְ הַצֵּל֙ עֶ֣שֶׂר מַֽעֲל֔וֹת אִם־יָשׁ֖וּב עֶ֥שֶׂר מַעֲלֽוֹת
Ve Yeşaya dedi: 'Yahve'nin söylediği sözü yapacağına Yahve'den senin için işaret budur: Gölge on basamak gitsin mi, yoksa on basamak dönsün mü?'
Yeşaya 1:2
·
Tevrat
שִׁמְע֤וּ שָׁמַ֨יִם֙ וְהַאֲזִ֣ינִי אֶ֔רֶץ כִּ֥י יְהוָ֖ה דִּבֵּ֑ר בָּנִים֙ גִּדַּ֣לְתִּי וְרוֹמַ֔מְתִּי וְהֵ֖ם פָּ֥שְׁעוּ בִֽי
İşitin gökler ve kulak ver yer, çünkü Yahve konuştu: 'Oğullar büyüttüm ve yücelttim ve onlar bana isyan ettiler.'
1. Krallar 2:24
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה חַי־יְהוָה֙ אֲשֶׁ֣ר הֱכִינַ֗נִי וַיּֽוֹשִׁיבַ֨נִי֙ עַל־כִּסֵּא֙ דָּוִ֣ד אָבִ֔י וַאֲשֶׁ֧ר עָֽשָׂה־לִ֛י בַּ֖יִת כַּאֲשֶׁ֣ר דִּבֵּ֑ר כִּ֣י הַיּ֔וֹם יוּמַ֖ת אֲדֹנִיָּֽהוּ
Şimdi beni pekiştiren, babam Davut'un tahtına oturtan ve söylediği gibi bana bir ev yapan yaşayan Yahve hakkı için, bugün Adoniya öldürülecek.'
1. Krallar 8:20
·
Tevrat
וַיָּ֣קֶם יְהוָ֔ה אֶת־דְּבָר֖וֹ אֲשֶׁ֣ר דִּבֵּ֑ר וָאָקֻ֡ם תַּחַת֩ דָּוִ֨ד אָבִ֜י וָאֵשֵׁ֣ב עַל־כִּסֵּ֣א יִשְׂרָאֵ֗ל כַּֽאֲשֶׁר֙ דִּבֶּ֣ר יְהוָ֔ה וָאֶבְנֶ֣ה הַבַּ֔יִת לְשֵׁ֥ם יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Böylece Yahve söylediği sözünü yerine getirdi; babam Davut'un yerine kalktım ve Yahve'nin söylediği gibi İsrail'in tahtına oturdum ve İsrail'in Tanrısı Yahve'nin adına evi inşa ettim.
Örnek Ayetler (5 / 9)
2. Samuel 14:15
·
Tevrat
וְ֠עַתָּה אֲשֶׁר־בָּ֜אתִי לְדַבֵּ֨ר אֶל־הַמֶּ֤לֶךְ אֲדֹנִי֙ אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה כִּ֥י יֵֽרְאֻ֖נִי הָעָ֑ם וַתֹּ֤אמֶר שִׁפְחָֽתְךָ֙ אֲדַבְּרָה־נָּ֣א אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ אוּלַ֛י יַעֲשֶׂ֥ה הַמֶּ֖לֶךְ אֶת־דְּבַ֥ר אֲמָתֽוֹ
Ve şimdi efendim krala bu sözü konuşmaya gelmem, çünkü halk beni korkuttu. Ve hizmetçin dedi: 'Lütfen krala konuşayım, belki kral cariyesinin sözünü yapar.'
Yeremya 6:10
·
Tevrat
עַל־מִ֨י אֲדַבְּרָ֤ה וְאָעִ֨ידָה֙ וְיִשְׁמָ֔עוּ הִנֵּה֙ עֲרֵלָ֣ה אָזְנָ֔ם וְלֹ֥א יוּכְל֖וּ לְהַקְשִׁ֑יב הִנֵּ֣ה דְבַר־יְהוָ֗ה הָיָ֥ה לָהֶ֛ם לְחֶרְפָּ֖ה לֹ֥א יַחְפְּצוּ־בֽוֹ
Kime konuşayım ve tanıklık edeyim ve işitsinler? İşte onların kulağı sünnetsizdir ve dikkat etmeye güçleri yetmez; işte Yahve'nin sözü onlara utanç oldu, ondan zevk almazlar.
Mezmurlar 122:8
·
Tevrat
לְ֭מַעַן אַחַ֣י וְרֵעָ֑י אֲדַבְּרָה־נָּ֖א שָׁל֣וֹם בָּֽךְ
Kardeşlerim ve dostlarım uğruna, şimdi senin içinde esenlik konuşacağım.
Eyüp 7:11
·
Tevrat
גַּם־אֲנִי֮ לֹ֤א אֶחֱשָׂ֫ךְ פִּ֥י אֲֽ֭דַבְּרָה בְּצַ֣ר רוּחִ֑י אָ֝שִׂ֗יחָה בְּמַ֣ר נַפְשִֽׁי
Ben de ağzımı esirgemeyeceğim; ruhumun sıkıntısında konuşacağım, canımın acısında şikayet edeceğim.
Eyüp 9:35
·
Tevrat
אַֽ֭דַבְּרָה וְלֹ֣א אִירָאֶ֑נּוּ כִּ֥י לֹא־כֵ֥ן אָ֝נֹכִ֗י עִמָּדִֽי
Konuşurum ve ondan korkmam; çünkü kendi içimde böyle değilim.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 2:2
·
Tevrat
וַתָּ֧בֹא בִ֣י ר֗וּחַ כַּֽאֲשֶׁר֙ דִּבֶּ֣ר אֵלַ֔י וַתַּעֲמִדֵ֖נִי עַל־רַגְלָ֑י וָאֶשְׁמַ֕ע אֵ֖ת מִדַּבֵּ֥ר אֵלָֽי
Ve benimle konuştuğunda içime ruh girdi ve beni ayaklarımın üzerinde durdurdu; ve benimle konuşanı işittim.
Hezekiel 43:6
·
Tevrat
וָאֶשְׁמַ֛ע מִדַּבֵּ֥ר אֵלַ֖י מֵהַבָּ֑יִת וְאִ֕ישׁ הָיָ֥ה עֹמֵ֖ד אֶצְלִֽי
Ve evden benimle konuşanı işittim; ve bir adam yanımda duruyordu.
1. Samuel 25:17
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה דְּעִ֤י וּרְאִי֙ מַֽה־תַּעֲשִׂ֔י כִּֽי־כָלְתָ֧ה הָרָעָ֛ה אֶל־אֲדֹנֵ֖ינוּ וְעַ֣ל כָּל־בֵּית֑וֹ וְהוּא֙ בֶּן־בְּלִיַּ֔עַל מִדַּבֵּ֖ר אֵלָֽיו
Ve şimdi bil ve ne yapacağını gör; çünkü efendimize ve bütün evinin üzerine kötülük kararlaştırıldı, o ise kendisiyle konuşulmaz değersiz bir adamdır.
Mezmurlar 34:14
·
Tevrat
נְצֹ֣ר לְשׁוֹנְךָ֣ מֵרָ֑ע וּ֝שְׂפָתֶ֗יךָ מִדַּבֵּ֥ר מִרְמָֽה
Dilini kötülükten ve dudaklarını hile konuşmaktan koru.
Mezmurlar 52:5
·
Tevrat
אָהַ֣בְתָּ רָּ֣ע מִטּ֑וֹב שֶׁ֓קֶר מִדַּבֵּ֖ר צֶ֣דֶק סֶֽלָה
İyiden çok kötüyü, doğruyu konuşmaktan çok yalanı sevdin. Sela.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 8:3
·
Tevrat
בְּיֶדְכֶם֩ נָתַ֨ן אֱלֹהִ֜ים אֶת־שָׂרֵ֤י מִדְיָן֙ אֶת־עֹרֵ֣ב וְאֶת־זְאֵ֔ב וּמַה־יָּכֹ֖לְתִּי עֲשׂ֣וֹת כָּכֶ֑ם אָ֗ז רָפְתָ֤ה רוּחָם֙ מֵֽעָלָ֔יו בְּדַבְּר֖וֹ הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
"Tanrı, Midyan'ın komutanlarını, Orev'i ve Zeev'i elinize verdi; sizin gibi ne yapabildim?" O bu sözü konuştuğunda, ona karşı ruhları yatıştı.
Hezekiel 10:5
·
Tevrat
וְקוֹל֙ כַּנְפֵ֣י הַכְּרוּבִ֔ים נִשְׁמַ֕ע עַד־הֶחָצֵ֖ר הַחִיצֹנָ֑ה כְּק֥וֹל אֵל־שַׁדַּ֖י בְּדַבְּרֽוֹ
Ve keruvların kanatlarının sesi dış avluya kadar işitildi, Tanrı Şaddai'nin konuştuğunda sesi gibi.
1. Samuel 17:28
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֤ע אֱלִיאָב֙ אָחִ֣יו הַגָּד֔וֹל בְּדַבְּר֖וֹ אֶל־הָאֲנָשִׁ֑ים וַיִּֽחַר־אַף֩ אֱלִיאָ֨ב בְּדָוִ֜ד וַיֹּ֣אמֶר לָמָּה־זֶּ֣ה יָרַ֗דְתָּ וְעַל־מִ֨י נָטַ֜שְׁתָּ מְעַ֨ט הַצֹּ֤אן הָהֵ֨נָּה֙ בַּמִּדְבָּ֔ר אֲנִ֧י יָדַ֣עְתִּי אֶת־זְדֹנְךָ֗ וְאֵת֙ רֹ֣עַ לְבָבֶ֔ךָ כִּ֗י לְמַ֛עַן רְא֥וֹת הַמִּלְחָמָ֖ה יָרָֽדְתָּ
Büyük kardeşi Eliyav onun adamlarla konuştuğunu duydu; Eliyav'ın öfkesi Davut'a alevlendi ve dedi: 'Neden indin ve çöldeki o az sürüyü kime bıraktın? Ben senin küstahlığını ve kalbinin kötülüğünü biliyorum; çünkü savaşı görmek için indin.'
Ezgiler Ezgisi 5:6
·
Tevrat
פָּתַ֤חְתִּֽי אֲנִי֙ לְדוֹדִ֔י וְדוֹדִ֖י חָמַ֣ק עָבָ֑ר נַפְשִׁי֙ יָֽצְאָ֣ה בְדַבְּר֔וֹ בִּקַּשְׁתִּ֨יהוּ֙ וְלֹ֣א מְצָאתִ֔יהוּ קְרָאתִ֖יו וְלֹ֥א עָנָֽנִי
Ben sevgilime açtım ama sevgilim dönüp geçmişti; o konuşurken canım çıkmıştı. Onu aradım ve onu bulmadım, onu çağırdım ve bana cevap vermedi.
2. Tarihler 25:16
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בְּדַבְּר֣וֹ אֵלָ֗יו וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ הַלְיוֹעֵ֤ץ לַמֶּ֨לֶךְ֙ נְתַנּ֔וּךָ חֲדַל־לְךָ֖ לָ֣מָּה יַכּ֑וּךָ וַיֶּחְדַּ֣ל הַנָּבִ֗יא וַיֹּ֨אמֶר֙ יָדַ֗עְתִּי כִּֽי־יָעַ֤ץ אֱלֹהִים֙ לְהַשְׁחִיתֶ֔ךָ כִּֽי־עָשִׂ֣יתָ זֹּ֔את וְלֹ֥א שָׁמַ֖עְתָּ לַעֲצָתִֽי
O ona konuşurken ona dedi: 'Seni krala öğütçü mü verdik? Bırak, neden seni vursunlar?' Peygamber bıraktı ve dedi: 'Bildim ki Tanrı seni yok etmeyi öğütledi; çünkü bunu yaptın ve öğüdümü dinlemedin.'