3028
Kullanım
18
Lemma
191
Türev
191
Anlam
18 lemma, 191 türev form
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 5:28
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֤ע יְהוָה֙ אֶת־ק֣וֹל דִּבְרֵיכֶ֔ם בְּדַבֶּרְכֶ֖ם אֵלָ֑י וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י שָׁ֠מַעְתִּי אֶת־ק֨וֹל דִּבְרֵ֜י הָעָ֤ם הַזֶּה֙ אֲשֶׁ֣ר דִּבְּר֣וּ אֵלֶ֔יךָ הֵיטִ֖יבוּ כָּל־אֲשֶׁ֥ר דִּבֵּֽרוּ
Bana konuştuğunuzda Yahve sözlerinizin sesini işitti; ve Yahve bana dedi: 'Sana konuştukları bu halkın sözlerinin sesini işittim; konuştukları her şeyi iyi yaptılar.'
Yasa'nın Tekrarı 18:17
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר יְהוָ֖ה אֵלָ֑י הֵיטִ֖יבוּ אֲשֶׁ֥ר דִּבֵּֽרוּ
Ve Yahve bana dedi: 'Söyledikleri şeyde iyi yaptılar.'
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 32:6
·
Tevrat
כִּ֤י נָבָל֙ נְבָלָ֣ה יְדַבֵּ֔ר וְלִבּ֖וֹ יַעֲשֶׂה־אָ֑וֶן לַעֲשׂ֣וֹת חֹ֗נֶף וּלְדַבֵּ֤ר אֶל־יְהוָה֙ תּוֹעָ֔ה לְהָרִיק֙ נֶ֣פֶשׁ רָעֵ֔ב וּמַשְׁקֶ֥ה צָמֵ֖א יַחְסִֽיר
Çünkü ahmak ahmaklık konuşur ve kalbi fesat yapar; ikiyüzlülük yapmak için ve Yahve'ye karşı sapkınlık konuşmak için, açın canını boşaltmak için ve susamışın içeceğini eksiltir.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 9:7
·
Tevrat
חֵ֥ץ שָׁח֛וּט לְשׁוֹנָ֖ם מִרְמָ֣ה דִבֵּ֑ר בְּפִ֗יו שָׁל֤וֹם אֶת־רֵעֵ֨הוּ֙ יְדַבֵּ֔ר וּבְקִרְבּ֖וֹ יָשִׂ֥ים אָרְבּֽוֹ
Dilleri keskin bir oktur, aldatma konuşur; ağzıyla komşusuyla barış konuşur, ama içinde pususunu kurar.
Çölde Sayım 12:2
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֗וּ הֲרַ֤ק אַךְ־בְּמֹשֶׁה֙ דִּבֶּ֣ר יְהוָ֔ה הֲלֹ֖א גַּם־בָּ֣נוּ דִבֵּ֑ר וַיִּשְׁמַ֖ע יְהוָֽה
Ve dediler: 'Yahve sadece Musa'yla mı konuştu? Bizimle de konuşmadı mı?' Ve Yahve duydu.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 58:2
·
Tevrat
הַֽאֻמְנָ֗ם אֵ֣לֶם צֶ֭דֶק תְּדַבֵּר֑וּן מֵישָׁרִ֥ים תִּ֝שְׁפְּט֗וּ בְּנֵ֣י אָדָֽם
Gerçekten sessizlikte doğruluğu mu konuşuyorsunuz? İnsanoğullarını adaletle mi yargılıyorsunuz?
Yaratılış 32:20
·
Tevrat
וַיְצַ֞ו גַּ֣ם אֶת־הַשֵּׁנִ֗י גַּ֚ם אֶת־הַשְּׁלִישִׁ֔י גַּ֚ם אֶת־כָּל־הַהֹ֣לְכִ֔ים אַחֲרֵ֥י הָעֲדָרִ֖ים לֵאמֹ֑ר כַּדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ תְּדַבְּר֣וּן אֶל־עֵשָׂ֔ו בְּמֹצַאֲכֶ֖ם אֹתֽוֹ
İkincisine de, üçüncüsüne de, sürülerin ardından gidenlerin hepsine de buyurarak dedi ki: "Esav'ı bulduğunuzda ona bu söze göre konuşacaksınız.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 40:16
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר גְּדַלְיָ֤הוּ בֶן־אֲחִיקָם֙ אֶל־יוֹחָנָ֣ן בֶּן־קָרֵ֔חַ אַֽל־תַּעֲשֵׂ֖ה אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה כִּֽי־שֶׁ֛קֶר אַתָּ֥ה דֹבֵ֖ר אֶל־יִשְׁמָעֵֽאל
Bunun üzerine Ahikam oğlu Gedalya, Kareah oğlu Yohanan'a dedi: 'Bu şeyi yapma; çünkü sen İsmail hakkında yalan söylüyorsun.'
Daniel 10:11
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֡י דָּנִיֵּ֣אל אִישׁ־חֲ֠מֻדוֹת הָבֵ֨ן בַּדְּבָרִ֜ים אֲשֶׁר֩ אָנֹכִ֨י דֹבֵ֤ר אֵלֶ֨יךָ֙ וַעֲמֹ֣ד עַל־עָמְדֶ֔ךָ כִּ֥י עַתָּ֖ה שֻׁלַּ֣חְתִּי אֵלֶ֑יךָ וּבְדַבְּר֥וֹ עִמִּ֛י אֶת־הַדָּבָ֥ר הַזֶּ֖ה עָמַ֥דְתִּי מַרְעִֽיד
Ve bana dedi: 'Daniel, çok sevilen adam, sana söylediğim sözleri anla ve durduğun yerde dur; çünkü şimdi sana gönderildim.' Ve o benimle bu sözü konuşurken titreyerek durdum.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 17:6
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣א חוּשַׁי֮ אֶל־אַבְשָׁלוֹם֒ וַיֹּאמֶר֩ אַבְשָׁל֨וֹם אֵלָ֜יו לֵאמֹ֗ר כַּדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ דִּבֶּ֣ר אֲחִיתֹ֔פֶל הֲנַעֲשֶׂ֖ה אֶת־דְּבָר֑וֹ אִם־אַ֖יִן אַתָּ֥ה דַבֵּֽר
Huşay Avşalom'a geldi ve Avşalom ona diyerek dedi: 'Ahitofel bu söze göre konuştu; onun sözünü yapalım mı? Eğer hayırsa, sen konuş.'
Eyüp 34:33
·
Tevrat
הַֽמֵעִמְּךָ֬ יְשַׁלְמֶ֨נָּה כִּֽי־מָאַ֗סְתָּ כִּי־אַתָּ֣ה תִבְחַ֣ר וְלֹא־אָ֑נִי וּֽמַה־יָדַ֥עְתָּ דַבֵּֽר
Onu seninle mi ödeyecek, çünkü reddettin? Çünkü sen seçeceksin ve ben değil; ve ne biliyorsan konuş.
Örnek Ayetler (2)
Malaki 3:16
·
Tevrat
אָ֧ז נִדְבְּר֛וּ יִרְאֵ֥י יְהוָ֖ה אִ֣ישׁ אֶת־רֵעֵ֑הוּ וַיַּקְשֵׁ֤ב יְהוָה֙ וַיִּשְׁמָ֔ע וַ֠יִּכָּתֵב סֵ֣פֶר זִכָּר֤וֹן לְפָנָיו֙ לְיִרְאֵ֣י יְהוָ֔ה וּלְחֹשְׁבֵ֖י שְׁמֽוֹ
O zaman Yahve'den korkanlar, adam arkadaşıyla konuştu; ve Yahve dikkat etti ve işitti, ve Yahve'den korkanlar ve O'nun adını düşünenler için O'nun önünde bir anma kitabı yazıldı.
Mezmurlar 119:23
·
Tevrat
גַּ֤ם יָֽשְׁב֣וּ שָׂ֭רִים בִּ֣י נִדְבָּ֑רוּ עַ֝בְדְּךָ֗ יָשִׂ֥יחַ בְּחֻקֶּֽיךָ
Önderler oturup bana karşı konuştular da, senin kulun senin kurallarında düşünecek.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 50:17
·
Tevrat
כֹּֽה־תֹאמְר֣וּ לְיוֹסֵ֗ף אָ֣נָּ֡א שָׂ֣א נָ֠א פֶּ֣שַׁע אַחֶ֤יךָ וְחַטָּאתָם֙ כִּי־רָעָ֣ה גְמָל֔וּךָ וְעַתָּה֙ שָׂ֣א נָ֔א לְפֶ֥שַׁע עַבְדֵ֖י אֱלֹהֵ֣י אָבִ֑יךָ וַיֵּ֥בְךְּ יוֹסֵ֖ף בְּדַבְּרָ֥ם אֵלָֽיו
Yusuf'a böyle diyeceksiniz: Lütfen, senin kardeşlerinin isyanını ve onların günahını lütfen bağışla, çünkü sana kötülük yaptılar. Ve şimdi, senin babanın Tanrısı'nın kullarının isyanını lütfen bağışla.' Ve onlar ona konuşurken Yusuf ağladı.
Mısır'dan Çıkış 7:7
·
Tevrat
וּמֹשֶׁה֙ בֶּן־שְׁמֹנִ֣ים שָׁנָ֔ה וְאַֽהֲרֹ֔ן בֶּן־שָׁלֹ֥שׁ וּשְׁמֹנִ֖ים שָׁנָ֑ה בְּדַבְּרָ֖ם אֶל־פַּרְעֹֽה
Ve Firavun'a konuştuklarında Musa seksen yaşındaydı ve Harun seksen üç yaşındaydı.
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 18:21
·
Tevrat
וְכִ֥י תֹאמַ֖ר בִּלְבָבֶ֑ךָ אֵיכָה֙ נֵדַ֣ע אֶת־הַדָּבָ֔ר אֲשֶׁ֥ר לֹא־דִבְּר֖וֹ יְהוָֽה
Ve kalbinde dersen: 'Yahve'nin söylemediği sözü nasıl bileceğiz?'
Yasa'nın Tekrarı 18:22
·
Tevrat
אֲשֶׁר֩ יְדַבֵּ֨ר הַנָּבִ֜יא בְּשֵׁ֣ם יְהוָ֗ה וְלֹֽא־יִהְיֶ֤ה הַדָּבָר֙ וְלֹ֣א יָב֔וֹא ה֣וּא הַדָּבָ֔ר אֲשֶׁ֥ר לֹא־דִבְּר֖וֹ יְהוָ֑ה בְּזָדוֹן֙ דִּבְּר֣וֹ הַנָּבִ֔יא לֹ֥א תָג֖וּר מִמֶּֽנּוּ
Peygamber Yahve'nin adıyla konuştuğunda, söz olmazsa ve gelmezse, o Yahve'nin söylemediği sözdür; peygamber onu küstahlıkla söylemiştir, ondan korkmayacaksın.
Örnek Ayetler (2)
Eyüp 18:2
·
Tevrat
עַד־אָ֤נָה תְּשִׂימ֣וּן קִנְצֵ֣י לְמִלִּ֑ין תָּ֝בִ֗ינוּ וְאַחַ֥ר נְדַבֵּֽר
Ne zamana kadar sözlere son vereceksiniz? Anlayın ve sonra konuşalım.
Yaratılış 44:16
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָ֗ה מַה־נֹּאמַר֙ לַֽאדֹנִ֔י מַה־נְּדַבֵּ֖ר וּמַה־נִּצְטַדָּ֑ק הָאֱלֹהִ֗ים מָצָא֙ אֶת־עֲוֺ֣ן עֲבָדֶ֔יךָ הִנֶּנּ֤וּ עֲבָדִים֙ לַֽאדֹנִ֔י גַּם־אֲנַ֕חְנוּ גַּ֛ם אֲשֶׁר־נִמְצָ֥א הַגָּבִ֖יעַ בְּיָדֽוֹ
Ve Yahuda dedi: "Efendime ne diyelim? Ne konuşalım ve nasıl haklı çıkalım? Tanrı kullarının suçunu buldu; işte biz efendime kullarız, hem biz hem de kâse elinde bulunan."
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 65:24
·
Tevrat
וְהָיָ֥ה טֶֽרֶם־יִקְרָ֖אוּ וַאֲנִ֣י אֶעֱנֶ֑ה ע֛וֹד הֵ֥ם מְדַבְּרִ֖ים וַאֲנִ֥י אֶשְׁמָֽע
Ve onlar henüz çağırmadan ben cevap vereceğim; onlar daha konuşurken ben işiteceğim.
Ester 6:14
·
Tevrat
עוֹדָם֙ מְדַבְּרִ֣ים עִמּ֔וֹ וְסָרִיסֵ֥י הַמֶּ֖לֶךְ הִגִּ֑יעוּ וַיַּבְהִ֨לוּ֙ לְהָבִ֣יא אֶת־הָמָ֔ן אֶל־הַמִּשְׁתֶּ֖ה אֲשֶׁר־עָשְׂתָ֥ה אֶסְתֵּֽר
Onlar onunla konuşurken, kralın hadımları geldiler ve Haman'ı Ester'in yaptığı ziyafete getirmek için acele ettirdiler.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 13:8
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה יַ֚עַן דַּבֶּרְכֶ֣ם שָׁ֔וְא וַחֲזִיתֶ֖ם כָּזָ֑ב לָכֵן֙ הִנְנִ֣י אֲלֵיכֶ֔ם נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Bu nedenle Efendi Yahve şöyle dedi: Boş konuştuğunuz ve yalan gördüğünüz için, bu nedenle işte ben size karşıyım, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Yeremya 5:14
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י צְבָא֔וֹת יַ֚עַן דַּבֶּרְכֶ֔ם אֶת־הַדָּבָ֖ר הַזֶּ֑ה הִנְנִ֣י נֹתֵן֩ דְּבָרַ֨י בְּפִ֜יךָ לְאֵ֗שׁ וְהָעָ֥ם הַזֶּ֛ה עֵצִ֖ים וַאֲכָלָֽתַם
Bu yüzden Ordular Tanrısı Yahve şöyle dedi: Mademki bu sözü konuştunuz, işte ben senin ağzında sözlerimi ateş olarak veriyorum ve bu halk odunlar olacak ve onları yiyecek.
Örnek Ayetler (2)
Süleyman'ın Özdeyişleri 23:16
·
Tevrat
וְתַעְלֹ֥זְנָה כִלְיוֹתָ֑י בְּדַבֵּ֥ר שְׂ֝פָתֶ֗יךָ מֵישָׁרִֽים
Dudakların doğru şeyleri konuştuğunda böbreklerim coşacaktır.
Yaratılış 27:5
·
Tevrat
וְרִבְקָ֣ה שֹׁמַ֔עַת בְּדַבֵּ֣ר יִצְחָ֔ק אֶל־עֵשָׂ֖ו בְּנ֑וֹ וַיֵּ֤לֶךְ עֵשָׂו֙ הַשָּׂדֶ֔ה לָצ֥וּד צַ֖יִד לְהָבִֽיא
İshak oğlu Esav'a konuşurken Rebeka dinliyordu. Esav av avlamak ve getirmek için kıra gitti.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 29:4
·
Tevrat
וְשָׁפַלְתְּ֙ מֵאֶ֣רֶץ תְּדַבֵּ֔רִי וּמֵֽעָפָ֖ר תִּשַּׁ֣ח אִמְרָתֵ֑ךְ וְֽ֠הָיָה כְּא֤וֹב מֵאֶ֨רֶץ֙ קוֹלֵ֔ךְ וּמֵעָפָ֖ר אִמְרָתֵ֥ךְ תְּצַפְצֵֽף
Ve alçalacaksın, yerden konuşacaksın ve sözün topraktan alçalacak; sesin yerden ruh çağıran gibi olacak ve sözün topraktan fısıldayacak.
Eyüp 2:10
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלֶ֗יהָ כְּדַבֵּ֞ר אַחַ֤ת הַנְּבָלוֹת֙ תְּדַבֵּ֔רִי גַּ֣ם אֶת־הַטּ֗וֹב נְקַבֵּל֙ מֵאֵ֣ת הָאֱלֹהִ֔ים וְאֶת־הָרָ֖ע לֹ֣א נְקַבֵּ֑ל בְּכָל־זֹ֛את לֹא־חָטָ֥א אִיּ֖וֹב בִּשְׂפָתָֽיו
Ve ona dedi: 'Akılsız kadınlardan birinin konuştuğu gibi konuşuyorsun. Tanrı'nın yanından hem iyiyi kabul edeceğiz ve kötüyü kabul etmeyecek miyiz?' Bütün bunlarda Eyyup dudaklarıyla günah işlemedi.
Örnek Ayetler (2)
Süleyman'ın Özdeyişleri 24:2
·
Tevrat
כִּי־שֹׁ֭ד יֶהְגֶּ֣ה לִבָּ֑ם וְ֝עָמָ֗ל שִׂפְתֵיהֶ֥ם תְּדַבֵּֽרְנָה
Çünkü kalpleri yıkım düşünür ve dudakları bela konuşur.
Eyüp 27:4
·
Tevrat
אִם־תְּדַבֵּ֣רְנָה שְׂפָתַ֣י עַוְלָ֑ה וּ֝לְשׁוֹנִ֗י אִם־יֶהְגֶּ֥ה רְמִיָּֽה
Eğer dudaklarım haksızlık konuşursa ve eğer dilim hile mırıldanırsa.
Örnek Ayetler (2)
Mısır'dan Çıkış 4:14
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֨ף יְהוָ֜ה בְּמֹשֶׁ֗ה וַיֹּ֨אמֶר֙ הֲלֹ֨א אַהֲרֹ֤ן אָחִ֨יךָ֙ הַלֵּוִ֔י יָדַ֕עְתִּי כִּֽי־דַבֵּ֥ר יְדַבֵּ֖ר ה֑וּא וְגַ֤ם הִנֵּה־הוּא֙ יֹצֵ֣א לִקְרָאתֶ֔ךָ וְרָאֲךָ֖ וְשָׂמַ֥ח בְּלִבּֽוֹ
Yahve'nin Musa'ya öfkesi alevlendi ve dedi: 'Levili kardeşin Harun yok mu? Biliyorum ki o kesinlikle konuşur; ve ayrıca işte o seni karşılamaya çıkıyor, seni görecek ve kalbinde sevinecek.
Mısır'dan Çıkış 6:11
·
Tevrat
בֹּ֣א דַבֵּ֔ר אֶל־פַּרְעֹ֖ה מֶ֣לֶךְ מִצְרָ֑יִם וִֽישַׁלַּ֥ח אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאַרְצֽוֹ
Git, Mısır kralı Firavun'a konuş; ve İsrail oğullarını diyarından göndersin.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 8:21
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֣ע שְׁמוּאֵ֔ל אֵ֖ת כָּל־דִּבְרֵ֣י הָעָ֑ם וַֽיְדַבְּרֵ֖ם בְּאָזְנֵ֥י יְהוָֽה
Ve Samuel halkın bütün sözlerini işitti ve onları Yahve'nin kulaklarına konuştu.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 3:27
·
Tevrat
וּֽבְדַבְּרִ֤י אֽוֹתְךָ֙ אֶפְתַּ֣ח אֶת־פִּ֔יךָ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֑ה הַשֹּׁמֵ֤עַ יִשְׁמָע֙ וְהֶחָדֵ֣ל יֶחְדָּ֔ל כִּ֛י בֵּ֥ית מְרִ֖י הֵֽמָּה
Ve seninle konuştuğumda ağzını açacağım ve onlara diyeceksin: 'Efendi Yahve şöyle dedi: İşiten işitsin ve vazgeçen vazgeçsin; çünkü onlar isyan evidir.'
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 37:4
·
Tevrat
וַיִּרְא֣וּ אֶחָ֗יו כִּֽי־אֹת֞וֹ אָהַ֤ב אֲבִיהֶם֙ מִכָּל־אֶחָ֔יו וַֽיִּשְׂנְא֖וּ אֹת֑וֹ וְלֹ֥א יָכְל֖וּ דַּבְּר֥וֹ לְשָׁלֹֽם
Kardeşleri babalarının onu bütün kardeşlerinden daha çok sevdiğini gördüler; böylece ondan nefret ettiler ve onunla barışçıl konuşamadılar.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 18:22
·
Tevrat
אֲשֶׁר֩ יְדַבֵּ֨ר הַנָּבִ֜יא בְּשֵׁ֣ם יְהוָ֗ה וְלֹֽא־יִהְיֶ֤ה הַדָּבָר֙ וְלֹ֣א יָב֔וֹא ה֣וּא הַדָּבָ֔ר אֲשֶׁ֥ר לֹא־דִבְּר֖וֹ יְהוָ֑ה בְּזָדוֹן֙ דִּבְּר֣וֹ הַנָּבִ֔יא לֹ֥א תָג֖וּר מִמֶּֽנּוּ
Peygamber Yahve'nin adıyla konuştuğunda, söz olmazsa ve gelmezse, o Yahve'nin söylemediği sözdür; peygamber onu küstahlıkla söylemiştir, ondan korkmayacaksın.