3028
Kullanım
18
Lemma
191
Türev
191
Anlam
18 lemma, 191 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
מִדִּבְרֵיהֶם | middivreyhem | sözlerinden, söz, olay, şey | Zamir | 1 | ||
לִדְבָרֽוֹ | li-dvaro | onun sözüne, söz, olay, şey | Zamir | 1 | ||
בְּדִבְרֵיכֶם | be-divreykhem | sözlerinizde, söz, olay, şey | Zamir | 1 | ||
בִּדְבָרֶֽיךָ | bidvareykha | senin sözlerinde, söz, olay, şey | Zamir | 1 | ||
בְּדָבְרֶךָ | be-davrekha | sözünde, söz, şey, olay | Zamir | 1 | ||
וּדְבָרֶיךָ | u-dvareykha | ve sözlerin, söz, şey, olay | Zamir | 1 | ||
וּבִדְבָרְךָ | u-vidvarekha | ve senin sözünde, söz, şey, olay | Zamir | 1 | ||
מִדָּבָר | mid-davar | sözden, söz, şey, olay | İsim | 1 | ||
מִדִּבְרֵי | mi-ddivrey | sözlerinden, söz, iş, olay | İsim | 1 | ||
בִּדְבָרוֹ | bidvaro | sözünde, söz, şey, mesele | Zamir | 1 | ||
כְּדִבְרֵי | ke-divrey | sözleri gibi, söz, kelam, mesele | İsim | 1 | ||
לְדִבְרֵיהֶם | le-divreyhem | onların sözlerine, söz, kelam, mesele | Zamir | 1 | ||
וּמִדְּבָרְךָ | u-middevarekha | ve sözünden, söz, olay, mesele | Zamir | 1 | ||
דִּבֶּר Lemma | dibber | konuştu, konuşmak, söylemek, ilan etmek | Fiil | 200 | ||
וַיְדַבֵּר | va-yedabber | ve konuştu, konuşmak, söylemek, iletmek | Fiil | 193 | ||
Örnek Ayetler (5 / 193) Hakimler 8:8 · Tevrat וַיַּ֤עַל מִשָּׁם֙ פְּנוּאֵ֔ל וַיְדַבֵּ֥ר אֲלֵיהֶ֖ם כָּזֹ֑את וַיַּעֲנ֤וּ אוֹתוֹ֙ אַנְשֵׁ֣י פְנוּאֵ֔ל כַּאֲשֶׁ֥ר עָנ֖וּ אַנְשֵׁ֥י סֻכּֽוֹת Oradan Penuel'e çıktı ve onlara bunun gibi konuştu; Penuel adamları ona Sukkot adamlarının cevap verdikleri gibi cevap verdiler. Hakimler 9:1 · Tevrat וַיֵּ֨לֶךְ אֲבִימֶ֤לֶךְ בֶּן־יְרֻבַּ֨עַל֙ שְׁכֶ֔מָה אֶל־אֲחֵ֖י אִמּ֑וֹ וַיְדַבֵּ֣ר אֲלֵיהֶ֔ם וְאֶל־כָּל־מִשְׁפַּ֛חַת בֵּית־אֲבִ֥י אִמּ֖וֹ לֵאמֹֽר Yerubbaal'ın oğlu Abimelek Şekem'e, annesinin kardeşlerine gitti. Onlara ve annesinin babasının evinin bütün ailesine şöyle dedi: Hakimler 11:11 · Tevrat וַיֵּ֤לֶךְ יִפְתָּח֙ עִם־זִקְנֵ֣י גִלְעָ֔ד וַיָּשִׂ֨ימוּ הָעָ֥ם אוֹת֛וֹ עֲלֵיהֶ֖ם לְרֹ֣אשׁ וּלְקָצִ֑ין וַיְדַבֵּ֨ר יִפְתָּ֧ח אֶת־כָּל־דְּבָרָ֛יו לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה בַּמִּצְפָּֽה Sonra Yiftah Gilad ihtiyarlarıyla gitti ve halk onu üzerlerine baş ve komutan koydu. Ve Yiftah bütün sözlerini Mitspa'da Yahve'nin önünde söyledi. Hakimler 14:7 · Tevrat וַיֵּ֖רֶד וַיְדַבֵּ֣ר לָאִשָּׁ֑ה וַתִּישַׁ֖ר בְּעֵינֵ֥י שִׁמְשֽׁוֹן Ve indi ve kadınla konuştu; ve o Şimşon'un gözlerinde doğru oldu. Hezekiel 3:24 · Tevrat וַתָּבֹא־בִ֣י ר֔וּחַ וַתַּעֲמִדֵ֖נִי עַל־רַגְלָ֑י וַיְדַבֵּ֤ר אֹתִי֙ וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י בֹּ֥א הִסָּגֵ֖ר בְּת֥וֹךְ בֵּיתֶֽךָ Ve içime ruh girdi ve beni ayaklarımın üzerinde durdurdu; ve benimle konuştu ve bana dedi: 'Gir, evinin içine kapan.' | ||||||
דִּבַּרְתִּי | dibbarti | konuştum, konuşmak, söylemek, ifade etmek | Fiil | 75 | ||
לְדַבֵּר | ledabber | konuşmak, konuşmak, söylemek, ilan etmek | Fiil | 71 | ||
דַּבֵּר | dabber | konuş, konuşmak, söylemek, ifade etmek | Fiil | 63 | ||
דִּבַּֽרְתָּ | dibberta | konuştun, konuşmak, söylemek, ifade etmek | Fiil | 49 | ||
יְדַבֵּר | yedabber | konuşacak, konuşmak, söylemek, iletmek | Fiil | 45 | ||
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 2:6
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָ֠דָם אַל־תִּירָ֨א מֵהֶ֜ם וּמִדִּבְרֵיהֶ֣ם אַל־תִּירָ֗א כִּ֣י סָרָבִ֤ים וְסַלּוֹנִים֙ אוֹתָ֔ךְ וְאֶל־עַקְרַבִּ֖ים אַתָּ֣ה יוֹשֵׁ֑ב מִדִּבְרֵיהֶ֤ם אַל־תִּירָא֙ וּמִפְּנֵיהֶ֣ם אַל־תֵּחָ֔ת כִּ֛י בֵּ֥ית מְרִ֖י הֵֽמָּה
Ve sen insanoğlu, onlardan korkma ve sözlerinden korkma, çünkü senin yanında dikenler ve çalılar vardır ve sen akrepler arasında oturuyorsun; onların sözlerinden korkma ve onların yüzlerinden dehşete düşme, çünkü onlar isyancı bir evdir.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 106:24
·
Tevrat
וַֽ֭יִּמְאֲסוּ בְּאֶ֣רֶץ חֶמְדָּ֑ה לֹֽא־הֶ֝אֱמִ֗ינוּ לִדְבָרֽוֹ
Ve arzulanan diyarı reddettiler; onun sözüne inanmadılar.
Örnek Ayetler (1)
Malaki 2:17
·
Tevrat
הוֹגַעְתֶּ֤ם יְהוָה֙ בְּדִבְרֵיכֶ֔ם וַאֲמַרְתֶּ֖ם בַּמָּ֣ה הוֹגָ֑עְנוּ בֶּאֱמָרְכֶ֗ם כָּל־עֹ֨שֵׂה רָ֜ע ט֣וֹב בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֗ה וּבָהֶם֙ ה֣וּא חָפֵ֔ץ א֥וֹ אַיֵּ֖ה אֱלֹהֵ֥י הַמִּשְׁפָּֽט
Sözlerinizle Yahve'yi yordunuz. Ve dediniz: 'Neyle yorduk?' 'Kötülük yapan herkes Yahve'nin gözlerinde iyidir ve o onlardan zevk alır' veya 'Yargının Tanrısı nerede?' demenizle.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 10:12
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַי֮ אַל־תִּירָ֣א דָנִיֵּאל֒ כִּ֣י מִן־הַיּ֣וֹם הָרִאשׁ֗וֹן אֲשֶׁ֨ר נָתַ֧תָּ אֶֽת־לִבְּךָ֛ לְהָבִ֧ין וּלְהִתְעַנּ֛וֹת לִפְנֵ֥י אֱלֹהֶ֖יךָ נִשְׁמְע֣וּ דְבָרֶ֑יךָ וַאֲנִי־בָ֖אתִי בִּדְבָרֶֽיךָ
Sonra bana dedi: 'Korkma Daniel; çünkü anlamak ve Tanrının önünde alçaltmak için kalbini verdiğin birinci günden sözlerin işitildi ve ben sözlerinle geldim.'
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 119:42
·
Tevrat
וְאֶֽעֱנֶ֣ה חֹרְפִ֣י דָבָ֑ר כִּֽי־בָ֝טַחְתִּי בִּדְבָרֶֽךָ
Ve beni kınayana bir söz cevap vereyim, çünkü sözüne güvendim.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 7:28
·
Tevrat
וְעַתָּ֣ה אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה אַתָּה־הוּא֙ הָֽאֱלֹהִ֔ים וּדְבָרֶ֖יךָ יִהְי֣וּ אֱמֶ֑ת וַתְּדַבֵּר֙ אֶֽל־עַבְדְּךָ֔ אֶת־הַטּוֹבָ֖ה הַזֹּֽאת
Ve şimdi, Efendi Yahve, Tanrı sensin ve sözlerin gerçektir; ve kuluna bu iyiliği konuştun.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 18:36
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בַּעֲל֣וֹת הַמִּנְחָ֗ה וַיִּגַּ֞שׁ אֵלִיָּ֣הוּ הַנָּבִיא֮ וַיֹּאמַר֒ יְהוָ֗ה אֱלֹהֵי֙ אַבְרָהָם֙ יִצְחָ֣ק וְיִשְׂרָאֵ֔ל הַיּ֣וֹם יִוָּדַ֗ע כִּֽי־אַתָּ֧ה אֱלֹהִ֛ים בְּיִשְׂרָאֵ֖ל וַאֲנִ֣י עַבְדֶּ֑ךָ וּבִדְבָרְךָ֣ עָשִׂ֔יתִי אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה
Sunu sunulurken peygamber İlyas yaklaştı ve dedi: 'İbrahim'in, İshak'ın ve İsrail'in Tanrısı Yahve, bugün bilinsin ki İsrail'de Tanrı Sensin, ve ben Senin kulunum; ve bütün bu şeyleri Senin sözünle yaptım.'
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 22:24
·
Tevrat
וְאִם־לֹ֤א מִדְּאָגָה֙ מִדָּבָ֔ר עָשִׂ֥ינוּ אֶת־זֹ֖את לֵאמֹ֑ר מָחָ֗ר יֹאמְר֨וּ בְנֵיכֶ֤ם לְבָנֵ֨ינוּ֙ לֵאמֹ֔ר מַה־לָּכֶ֕ם וְלַֽיהוָ֖ה אֱלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve eğer bir sözden kaygıdan bunu yapmadık ise, diyerek: Yarın oğullarınız oğullarımıza diyerek diyecekler: 'Size ne ve İsrail'in Tanrısı Yahve'ye ne?'
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 28:20
·
Tevrat
וַיְמַהֵ֣ר שָׁא֗וּל וַיִּפֹּ֤ל מְלֹא־קֽוֹמָתוֹ֙ אַ֔רְצָה וַיִּרָ֥א מְאֹ֖ד מִדִּבְרֵ֣י שְׁמוּאֵ֑ל גַּם־כֹּ֨חַ֙ לֹא־הָ֣יָה ב֔וֹ כִּ֣י לֹ֤א אָכַל֙ לֶ֔חֶם כָּל־הַיּ֖וֹם וְכָל־הַלָּֽיְלָה
Saul acele etti, tam boyuyla yere düştü ve Samuel'in sözlerinden çok korktu; onda güç de yoktu, çünkü bütün gün ve bütün gece ekmek yememişti.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 1:16
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֨ר אֵלָ֜יו כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה יַ֜עַן אֲשֶׁר־שָׁלַ֣חְתָּ מַלְאָכִים֮ לִדְרֹשׁ֮ בְּבַ֣עַל זְבוּב֮ אֱלֹהֵ֣י עֶקְרוֹן֒ הַֽמִבְּלִ֤י אֵין־אֱלֹהִים֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל לִדְרֹ֖שׁ בִּדְבָר֑וֹ לָ֠כֵן הַמִּטָּ֞ה אֲשֶׁר־עָלִ֥יתָ שָּׁ֛ם לֹֽא־תֵרֵ֥ד מִמֶּ֖נָּה כִּֽי־מ֥וֹת תָּמֽוּת
Ona konuştu: 'Yahve şöyle dedi: Mademki Ekron'un ilahı Baal Zevuv'a danışmaya haberciler gönderdin, İsrail'de sözüne danışılacak Tanrı yok mu? Bu nedenle üzerine çıktığın yataktan inmeyeceksin, çünkü kesinlikle öleceksin.'
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 29:11
·
Tevrat
וַתְּהִ֨י לָכֶ֜ם חָז֣וּת הַכֹּ֗ל כְּדִבְרֵי֮ הַסֵּ֣פֶר הֶֽחָתוּם֒ אֲשֶֽׁר־יִתְּנ֣וּ אֹת֗וֹ אֶל־יוֹדֵ֥עַ סֵ֛פֶר לֵאמֹ֖ר קְרָ֣א נָא־זֶ֑ה וְאָמַר֙ לֹ֣א אוּכַ֔ל כִּ֥י חָת֖וּם הֽוּא
Ve her şeyin görümü sizin için mühürlü kitabın sözleri gibi oldu, ki onu kitap bilen birine verirler diyerek: 'Lütfen bunu oku'; ve der: 'Yapamam, çünkü o mühürlüdür'.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 9:6
·
Tevrat
וְלֹֽא־הֶאֱמַ֣נְתִּי לְדִבְרֵיהֶ֗ם עַ֤ד אֲשֶׁר־בָּ֨אתִי֙ וַתִּרְאֶ֣ינָה עֵינַ֔י וְהִנֵּה֙ לֹ֣א הֻגַּד־לִ֔י חֲצִ֖י מַרְבִּ֣ית חָכְמָתֶ֑ךָ יָסַ֕פְתָּ עַל־הַשְּׁמוּעָ֖ה אֲשֶׁ֥ר שָׁמָֽעְתִּי
Gelip gözlerimle görene kadar onların sözlerine inanmadım; ve işte, bilgeliğinin çokluğunun yarısı bana bildirilmedi; duyduğum duyumu aştın.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 119:161
·
Tevrat
שָׂ֭רִים רְדָפ֣וּנִי חִנָּ֑ם וּ֝מִדְּבָרְךָ֗ פָּחַ֥ד לִבִּֽי
Önderler beni nedensizce kovaladılar; ama kalbim sözünden korktu.
Örnek Ayetler (5 / 200)
Hakimler 1:20
·
Tevrat
וַיִּתְּנ֤וּ לְכָלֵב֙ אֶת־חֶבְר֔וֹן כַּֽאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֣ר מֹשֶׁ֑ה וַיּ֣וֹרֶשׁ מִשָּׁ֔ם אֶת־שְׁלֹשָׁ֖ה בְּנֵ֥י הָעֲנָֽק
Musa'nın konuştuğu gibi Hevron'u Kalev'e verdiler; o da oradan Anak'ın üç oğlunu mülkünden etti.
Hakimler 2:15
·
Tevrat
בְּכֹ֣ל אֲשֶׁ֣ר יָצְא֗וּ יַד־יְהוָה֙ הָיְתָה־בָּ֣ם לְרָעָ֔ה כַּֽאֲשֶׁר֙ דִּבֶּ֣ר יְהוָ֔ה וְכַאֲשֶׁ֛ר נִשְׁבַּ֥ע יְהוָ֖ה לָהֶ֑ם וַיֵּ֥צֶר לָהֶ֖ם מְאֹֽד
Yahve'nin konuştuğu gibi ve Yahve'nin onlara yemin ettiği gibi, her çıktıkları yerde Yahve'nin eli kötülük için onlara karşıydı; böylece onlara çok sıkıntı oldu.
Hakimler 6:27
·
Tevrat
וַיִּקַּ֨ח גִּדְע֜וֹן עֲשָׂרָ֤ה אֲנָשִׁים֙ מֵֽעֲבָדָ֔יו וַיַּ֕עַשׂ כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר אֵלָ֖יו יְהוָ֑ה וַיְהִ֡י כַּאֲשֶׁ֣ר יָרֵא֩ אֶת־בֵּ֨ית אָבִ֜יו וְאֶת־אַנְשֵׁ֥י הָעִ֛יר מֵעֲשׂ֥וֹת יוֹמָ֖ם וַיַּ֥עַשׂ לָֽיְלָה
Bunun üzerine Gideon kullarından on adam aldı ve Yahve'nin ona söylediği gibi yaptı; babasının evinden ve şehrin adamlarından korktuğu için gündüz yapamadı, gece yaptı.
Amos 3:1
·
Tevrat
שִׁמְע֞וּ אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֗ה אֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֧ר יְהוָ֛ה עֲלֵיכֶ֖ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל עַ֚ל כָּל־הַמִּשְׁפָּחָ֔ה אֲשֶׁ֧ר הֶעֱלֵ֛יתִי מֵאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם לֵאמֹֽר
Ey İsrailoğulları, Yahve'nin sizin hakkınızda, Mısır diyarından çıkardığım bütün aile hakkında söylediği bu sözü işitin, diyerek:
Amos 3:8
·
Tevrat
אַרְיֵ֥ה שָׁאָ֖ג מִ֣י לֹ֣א יִירָ֑א אֲדֹנָ֤י יְהוִה֙ דִּבֶּ֔ר מִ֖י לֹ֥א יִנָּבֵֽא
Aslan kükredi, kim korkmaz? Efendi Yahve konuştu, kim peygamberlik etmez?
Örnek Ayetler (5 / 193)
Hakimler 8:8
·
Tevrat
וַיַּ֤עַל מִשָּׁם֙ פְּנוּאֵ֔ל וַיְדַבֵּ֥ר אֲלֵיהֶ֖ם כָּזֹ֑את וַיַּעֲנ֤וּ אוֹתוֹ֙ אַנְשֵׁ֣י פְנוּאֵ֔ל כַּאֲשֶׁ֥ר עָנ֖וּ אַנְשֵׁ֥י סֻכּֽוֹת
Oradan Penuel'e çıktı ve onlara bunun gibi konuştu; Penuel adamları ona Sukkot adamlarının cevap verdikleri gibi cevap verdiler.
Hakimler 9:1
·
Tevrat
וַיֵּ֨לֶךְ אֲבִימֶ֤לֶךְ בֶּן־יְרֻבַּ֨עַל֙ שְׁכֶ֔מָה אֶל־אֲחֵ֖י אִמּ֑וֹ וַיְדַבֵּ֣ר אֲלֵיהֶ֔ם וְאֶל־כָּל־מִשְׁפַּ֛חַת בֵּית־אֲבִ֥י אִמּ֖וֹ לֵאמֹֽר
Yerubbaal'ın oğlu Abimelek Şekem'e, annesinin kardeşlerine gitti. Onlara ve annesinin babasının evinin bütün ailesine şöyle dedi:
Hakimler 11:11
·
Tevrat
וַיֵּ֤לֶךְ יִפְתָּח֙ עִם־זִקְנֵ֣י גִלְעָ֔ד וַיָּשִׂ֨ימוּ הָעָ֥ם אוֹת֛וֹ עֲלֵיהֶ֖ם לְרֹ֣אשׁ וּלְקָצִ֑ין וַיְדַבֵּ֨ר יִפְתָּ֧ח אֶת־כָּל־דְּבָרָ֛יו לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה בַּמִּצְפָּֽה
Sonra Yiftah Gilad ihtiyarlarıyla gitti ve halk onu üzerlerine baş ve komutan koydu. Ve Yiftah bütün sözlerini Mitspa'da Yahve'nin önünde söyledi.
Hakimler 14:7
·
Tevrat
וַיֵּ֖רֶד וַיְדַבֵּ֣ר לָאִשָּׁ֑ה וַתִּישַׁ֖ר בְּעֵינֵ֥י שִׁמְשֽׁוֹן
Ve indi ve kadınla konuştu; ve o Şimşon'un gözlerinde doğru oldu.
Hezekiel 3:24
·
Tevrat
וַתָּבֹא־בִ֣י ר֔וּחַ וַתַּעֲמִדֵ֖נִי עַל־רַגְלָ֑י וַיְדַבֵּ֤ר אֹתִי֙ וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י בֹּ֥א הִסָּגֵ֖ר בְּת֥וֹךְ בֵּיתֶֽךָ
Ve içime ruh girdi ve beni ayaklarımın üzerinde durdurdu; ve benimle konuştu ve bana dedi: 'Gir, evinin içine kapan.'
Örnek Ayetler (5 / 75)
Hezekiel 5:13
·
Tevrat
וְכָלָ֣ה אַפִּ֗י וַהֲנִחוֹתִ֧י חֲמָתִ֛י בָּ֖ם וְהִנֶּחָ֑מְתִּי וְֽיָדְע֞וּ כִּי־אֲנִ֣י יְהוָ֗ה דִּבַּ֨רְתִּי֙ בְּקִנְאָתִ֔י בְּכַלּוֹתִ֥י חֲמָתִ֖י בָּֽם
Ve öfkem tükenecek ve onlarda gazabımı yatıştıracağım ve teselli bulacağım; ve onlarda gazabımı tükettiğimde, ben Yahve'nin kıskançlığımla konuştuğumu bilecekler.
Hezekiel 5:15
·
Tevrat
וְֽהָ֨יְתָ֜ה חֶרְפָּ֤ה וּגְדוּפָה֙ מוּסָ֣ר וּמְשַׁמָּ֔ה לַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֣ר סְבִיבוֹתָ֑יִךְ בַּעֲשׂוֹתִי֩ בָ֨ךְ שְׁפָטִ֜ים בְּאַ֤ף וּבְחֵמָה֙ וּבְתֹכְח֣וֹת חֵמָ֔ה אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּֽרְתִּי
Sana öfkeyle, hiddetle ve hiddetli azarlamalarla yargılar uyguladığımda, etrafındaki uluslara utanç, hakaret, ibret ve dehşet olacaksın; Ben Yahve konuştum.
Hezekiel 5:17
·
Tevrat
וְשִׁלַּחְתִּ֣י עֲ֠לֵיכֶם רָעָ֞ב וְחַיָּ֤ה רָעָה֙ וְשִׁכְּלֻ֔ךְ וְדֶ֥בֶר וָדָ֖ם יַעֲבָר־בָּ֑ךְ וְחֶ֨רֶב֙ אָבִ֣יא עָלַ֔יִךְ אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּֽרְתִּי
Üzerinize kıtlık ve kötü hayvanlar göndereceğim ve seni çocuksuz bırakacaklar; içinden salgın hastalık ve kan geçecek ve üzerine kılıç getireceğim; Ben Yahve konuştum.
Hezekiel 6:10
·
Tevrat
וְיָדְע֖וּ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֑ה לֹ֤א אֶל־חִנָּם֙ דִּבַּ֔רְתִּי לַעֲשׂ֥וֹת לָהֶ֖ם הָרָעָ֥ה הַזֹּֽאת
Ve benim Yahve olduğumu bilecekler; onlara bu kötülüğü yapmak için boşuna konuşmadım.
Hezekiel 13:7
·
Tevrat
הֲל֤וֹא מַֽחֲזֵה־שָׁוְא֙ חֲזִיתֶ֔ם וּמִקְסַ֥ם כָּזָ֖ב אֲמַרְתֶּ֑ם וְאֹֽמְרִים֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וַאֲנִ֖י לֹ֥א דִבַּֽרְתִּי
Boş görüm görmediniz mi ve yalan fal söylemediniz mi? Ve ben konuşmadığım halde 'Yahve'nin bildirisidir' diyorsunuz.
Örnek Ayetler (5 / 71)
Hakimler 9:37
·
Tevrat
וַיֹּ֨סֶף ע֣וֹד גַּעַל֮ לְדַבֵּר֒ וַיֹּ֕אמֶר הִנֵּה־עָם֙ יֽוֹרְדִ֔ים מֵעִ֖ם טַבּ֣וּר הָאָ֑רֶץ וְרֹאשׁ־אֶחָ֣ד בָּ֔א מִדֶּ֖רֶךְ אֵל֥וֹן מְעוֹנְנִֽים
Gaal tekrar konuştu ve dedi: 'İşte, yerin göbeğinden bir halk iniyor; ve bir bölük Meonenim meşesinin yolundan geliyor.'
Hakimler 12:6
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמְרוּ לוֹ֩ אֱמָר־נָ֨א שִׁבֹּ֜לֶת וַיֹּ֣אמֶר סִבֹּ֗לֶת וְלֹ֤א יָכִין֙ לְדַבֵּ֣ר כֵּ֔ן וַיֹּאחֲז֣וּ אוֹת֔וֹ וַיִּשְׁחָט֖וּהוּ אֶל־מַעְבְּר֣וֹת הַיַּרְדֵּ֑ן וַיִּפֹּ֞ל בָּעֵ֤ת הַהִיא֙ מֵֽאֶפְרַ֔יִם אַרְבָּעִ֥ים וּשְׁנַ֖יִם אָֽלֶף
Ve ona dediler: 'Lütfen Şibbolet söyle.' Ve o 'Sibbolet' dedi ve böyle konuşmayı doğru yapamadı. Ve onu tuttular ve Yarden'in geçitlerinde onu boğazladılar. Ve o zamanda Efrayim'den kırk iki bin düştü.
Hakimler 15:17
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ כְּכַלֹּת֣וֹ לְדַבֵּ֔ר וַיַּשְׁלֵ֥ךְ הַלְּחִ֖י מִיָּד֑וֹ וַיִּקְרָ֛א לַמָּק֥וֹם הַה֖וּא רָ֥מַת לֶֽחִי
Konuşmayı bitirince çeneyi elinden attı ve o yeri Ramat Lehi diye adlandırdı.
Hakimler 19:3
·
Tevrat
וַיָּ֨קָם אִישָׁ֜הּ וַיֵּ֣לֶךְ אַחֲרֶ֗יהָ לְדַבֵּ֤ר עַל־לִבָּהּ֙ לַהֲשִׁיבָ֔הּ וְנַעֲר֥וֹ עִמּ֖וֹ וְצֶ֣מֶד חֲמֹרִ֑ים וַתְּבִיאֵ֨הוּ֙ בֵּ֣ית אָבִ֔יהָ וַיִּרְאֵ֨הוּ֙ אֲבִ֣י הַֽנַּעֲרָ֔ה וַיִּשְׂמַ֖ח לִקְרָאתֽוֹ
Kocası kalktı ve onu geri getirmek için kalbine konuşmak üzere onun ardına gitti, ve uşağı onunla birlikteydi ve bir çift eşek vardı; ve kadın onu babasının evine getirdi, ve genç kadının babası onu gördü ve onu karşılamaya sevindi.
2. Samuel 3:19
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֥ר גַּם־אַבְנֵ֖ר בְּאָזְנֵ֣י בִנְיָמִ֑ין וַיֵּ֣לֶךְ גַּם־אַבְנֵ֗ר לְדַבֵּ֞ר בְּאָזְנֵ֤י דָוִד֙ בְּחֶבְר֔וֹן אֵ֤ת כָּל־אֲשֶׁר־טוֹב֙ בְּעֵינֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וּבְעֵינֵ֖י כָּל־בֵּ֥ית בִּנְיָמִֽן
Avner Benyamin'in kulaklarına da konuştu. Sonra Avner, İsrail'in gözünde ve bütün Benyamin evinin gözünde iyi olan her şeyi Hevron'da Davut'un kulaklarına konuşmak için de gitti.
Örnek Ayetler (5 / 63)
Hezekiel 3:1
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י בֶּן־אָדָ֕ם אֵ֥ת אֲשֶׁר־תִּמְצָ֖א אֱכ֑וֹל אֱכוֹל֙ אֶת־הַמְּגִלָּ֣ה הַזֹּ֔את וְלֵ֥ךְ דַּבֵּ֖ר אֶל־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, bulduğunu ye; bu tomarı ye ve git İsrail evine konuş.'
Hezekiel 12:23
·
Tevrat
לָכֵ֞ן אֱמֹ֣ר אֲלֵיהֶ֗ם כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ הִשְׁבַּ֨תִּי֙ אֶת־הַמָּשָׁ֣ל הַזֶּ֔ה וְלֹֽא־יִמְשְׁל֥וּ אֹת֛וֹ ע֖וֹד בְּיִשְׂרָאֵ֑ל כִּ֚י אִם־דַּבֵּ֣ר אֲלֵיהֶ֔ם קָֽרְבוּ֙ הַיָּמִ֔ים וּדְבַ֖ר כָּל־חָזֽוֹן
Bu nedenle onlara de: Efendi Yahve şöyle dedi: Bu deyişi durdurdum ve İsrail'de onu bir daha deyiş olarak söylemeyecekler; ancak onlara söyle: Günler ve her görümün sözü yaklaştı.
Hezekiel 14:4
·
Tevrat
לָכֵ֣ן דַּבֵּר־א֠וֹתָם וְאָמַרְתָּ֨ אֲלֵיהֶ֜ם כֹּה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה אִ֣ישׁ אִ֣ישׁ מִבֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֡ל אֲשֶׁר֩ יַעֲלֶ֨ה אֶת־גִּלּוּלָ֜יו אֶל־לִבּ֗וֹ וּמִכְשׁ֤וֹל עֲוֺנוֹ֙ יָשִׂים֙ נֹ֣כַח פָּנָ֔יו וּבָ֖א אֶל־הַנָּבִ֑יא אֲנִ֣י יְהוָ֗ה נַעֲנֵ֧יתִי ל֦וֹ בָ֖א בְּרֹ֥ב גִּלּוּלָֽיו
Bu nedenle onlarla konuş ve onlara diyeceksin: Efendi Yahve şöyle dedi: İsrail evinden putlarını kalbine çıkaran ve suçunun tökezini yüzünün karşısına koyan ve peygambere gelen herhangi bir adama, ben Yahve, putlarının çokluğuyla gelen ona cevap vereceğim;
Hezekiel 20:3
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם דַּבֵּ֞ר אֶת־זִקְנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵהֶ֔ם כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה הֲלִדְרֹ֥שׁ אֹתִ֖י אַתֶּ֣ם בָּאִ֑ים חַי־אָ֨נִי֙ אִם־אִדָּרֵ֣שׁ לָכֶ֔ם נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
İnsanoğlu, İsrail'in yaşlıları ile konuş ve onlara diyeceksin: Efendi Yahve böyle dedi: Beni aramak için mi geliyorsunuz? Ben yaşıyorum, size aranmayacağım, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 20:27
·
Tevrat
לָכֵ֞ן דַּבֵּ֨ר אֶל־בֵּ֤ית יִשְׂרָאֵל֙ בֶּן־אָדָ֔ם וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה ע֗וֹד זֹ֚את גִּדְּפ֤וּ אוֹתִי֙ אֲב֣וֹתֵיכֶ֔ם בְּמַעֲלָ֥ם בִּ֖י מָֽעַל
Bu yüzden İsrail eviyle konuş, insanoğlu, ve onlara de: Efendi Yahve şöyle dedi: Babalarınız bana ihanet etmelerinde bunda da bana küfrettiler.
Örnek Ayetler (5 / 49)
Hakimler 6:36
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר גִּדְע֖וֹן אֶל־הָאֱלֹהִ֑ים אִם־יֶשְׁךָ֞ מוֹשִׁ֧יעַ בְּיָדִ֛י אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבַּֽרְתָּ
Gideon Tanrı'ya dedi ki: 'Eğer konuştuğun gibi İsrail'i benim elimle kurtaracaksan,
Hakimler 6:37
·
Tevrat
הִנֵּ֣ה אָנֹכִ֗י מַצִּ֛יג אֶת־גִּזַּ֥ת הַצֶּ֖מֶר בַּגֹּ֑רֶן אִ֡ם טַל֩ יִהְיֶ֨ה עַֽל־הַגִּזָּ֜ה לְבַדָּ֗הּ וְעַל־כָּל־הָאָ֨רֶץ֙ חֹ֔רֶב וְיָדַעְתִּ֗י כִּֽי־תוֹשִׁ֧יעַ בְּיָדִ֛י אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבַּֽרְתָּ
İşte ben harmana yün yapağısı koyuyorum. Eğer yalnızca yapağının üzerinde çiy olur ve bütün yerin üzerinde kuruluk olursa, konuştuğun gibi İsrail'i benim elimle kurtaracağını bileceğim.'
Hakimler 13:11
·
Tevrat
וַיָּ֛קָם וַיֵּ֥לֶךְ מָנ֖וֹחַ אַחֲרֵ֣י אִשְׁתּ֑וֹ וַיָּבֹא֙ אֶל־הָאִ֔ישׁ וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ הַאַתָּ֥ה הָאִ֛ישׁ אֲשֶׁר־דִּבַּ֥רְתָּ אֶל־הָאִשָּׁ֖ה וַיֹּ֥אמֶר אָֽנִי
Sonra Manoah kalktı ve karısının ardından gitti ve adama geldi ve ona dedi: 'Kadınla konuşan adam sen misin?' Ve o dedi: 'Benim.'
Hezekiel 3:18
·
Tevrat
בְּאָמְרִ֤י לָֽרָשָׁע֙ מ֣וֹת תָּמ֔וּת וְלֹ֣א הִזְהַרְתּ֗וֹ וְלֹ֥א דִבַּ֛רְתָּ לְהַזְהִ֥יר רָשָׁ֛ע מִדַּרְכּ֥וֹ הָרְשָׁעָ֖ה לְחַיֹּת֑וֹ ה֤וּא רָשָׁע֙ בַּעֲוֺנ֣וֹ יָמ֔וּת וְדָמ֖וֹ מִיָּדְךָ֥ אֲבַקֵּֽשׁ
Ben kötü kişiye, 'Kesinlikle öleceksin' dediğimde ve sen onu uyarmadığında ve kötü kişiyi yaşatmak için onu kötü yolundan uyarmak üzere konuşmadığında, o kötü kişi kendi suçunda ölecektir ve onun kanını senin elinden arayacağım.
Hezekiel 33:8
·
Tevrat
בְּאָמְרִ֣י לָרָשָׁ֗ע רָשָׁע֙ מ֣וֹת תָּמ֔וּת וְלֹ֣א דִבַּ֔רְתָּ לְהַזְהִ֥יר רָשָׁ֖ע מִדַּרְכּ֑וֹ ה֤וּא רָשָׁע֙ בַּעֲוֺנ֣וֹ יָמ֔וּת וְדָמ֖וֹ מִיָּדְךָ֥ אֲבַקֵּֽשׁ
Ben kötü kişiye, 'Ey kötü kişi, kesinlikle öleceksin' dediğimde, sen kötü kişiyi kendi yolundan uyarmak için konuşmazsan; o kötü kişi kendi suçuyla ölecektir, ama onun kanını senin elinden isteyeceğim.
Örnek Ayetler (5 / 45)
2. Samuel 14:18
·
Tevrat
וַיַּ֣עַן הַמֶּ֗לֶךְ וַיֹּ֨אמֶר֙ אֶל־הָ֣אִשָּׁ֔ה אַל־נָ֨א תְכַחֲדִ֤י מִמֶּ֨נִּי֙ דָּבָ֔ר אֲשֶׁ֥ר אָנֹכִ֖י שֹׁאֵ֣ל אֹתָ֑ךְ וַתֹּ֨אמֶר֙ הָֽאִשָּׁ֔ה יְדַבֶּר־נָ֖א אֲדֹנִ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Kral yanıtladı ve kadına dedi: 'Sana sorduğum bir sözü lütfen benden gizleme.' Kadın da dedi: 'Efendim kral lütfen konuşsun.'
Yeremya 5:15
·
Tevrat
הִנְנִ֣י מֵבִיא֩ עֲלֵיכֶ֨ם גּ֧וֹי מִמֶּרְחָ֛ק בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵ֖ל נְאֻם־יְהֹוָ֑ה גּ֣וֹי אֵיתָ֣ן ה֗וּא גּ֤וֹי מֵעוֹלָם֙ ה֔וּא גּ֚וֹי לֹא־תֵדַ֣ע לְשֹׁנ֔וֹ וְלֹ֥א תִשְׁמַ֖ע מַה־יְדַבֵּֽר
İşte ben uzaktan üzerinize bir ulus getiriyorum, İsrail evi, Yahve'nin bildirisidir; o güçlü bir ulustur, o eskiden beri olan bir ulustur, onun dilini bilmeyeceksin ve ne konuştuğunu işitmeyeceksin.
Yeremya 9:7
·
Tevrat
חֵ֥ץ שָׁח֛וּט לְשׁוֹנָ֖ם מִרְמָ֣ה דִבֵּ֑ר בְּפִ֗יו שָׁל֤וֹם אֶת־רֵעֵ֨הוּ֙ יְדַבֵּ֔ר וּבְקִרְבּ֖וֹ יָשִׂ֥ים אָרְבּֽוֹ
Dilleri keskin bir oktur, aldatma konuşur; ağzıyla komşusuyla barış konuşur, ama içinde pususunu kurar.
Yeremya 23:28
·
Tevrat
הַנָּבִ֞יא אֲשֶׁר־אִתּ֤וֹ חֲלוֹם֙ יְסַפֵּ֣ר חֲל֔וֹם וַאֲשֶׁ֤ר דְּבָרִי֙ אִתּ֔וֹ יְדַבֵּ֥ר דְּבָרִ֖י אֱמֶ֑ת מַה־לַתֶּ֥בֶן אֶת־הַבָּ֖ר נְאֻם־יְהוָֽה
Kendisinde rüya olan peygamber rüyayı anlatsın ve kendisinde sözüm olan sözümü gerçekle konuşsun; samanın buğdayla ne işi var? Yahve'nin bildirisidir.
Yeremya 34:3
·
Tevrat
וְאַתָּ֗ה לֹ֚א תִמָּלֵט֙ מִיָּד֔וֹ כִּ֚י תָּפֹ֣שׂ תִּתָּפֵ֔שׂ וּבְיָד֖וֹ תִּנָּתֵ֑ן וְֽ֠עֵינֶיךָ אֶת־עֵינֵ֨י מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֜ל תִּרְאֶ֗ינָה וּפִ֛יהוּ אֶת־פִּ֥יךָ יְדַבֵּ֖ר וּבָבֶ֥ל תָּבֽוֹא
Sen de onun elinden kaçamayacaksın, çünkü kesinlikle yakalanacaksın ve onun eline verileceksin; gözlerin Babil kralının gözlerini görecek, onun ağzı senin ağzınla konuşacak ve Babil'e gideceksin.