196
Kullanım
6
Lemma
47
Türev
67
Anlam
6 lemma, 47 türev form
Örnek Ayetler (1)
Hoşea 9:15
·
Tevrat
כָּל־רָעָתָ֤ם בַּגִּלְגָּל֙ כִּֽי־שָׁ֣ם שְׂנֵאתִ֔ים עַ֚ל רֹ֣עַ מַֽעַלְלֵיהֶ֔ם מִבֵּיתִ֖י אֲגָרְשֵׁ֑ם לֹ֤א אוֹסֵף֙ אַהֲבָתָ֔ם כָּל־שָׂרֵיהֶ֖ם סֹרְרִֽים
Bütün kötülükleri Gilgal'dadır, çünkü orada onlardan nefret ettim; işlerinin kötülüğü yüzünden onları evimden kovacağım; onları bir daha sevmeyeceğim, bütün önderleri asidir.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 22:11
·
Tevrat
הִנֵּ֤ה הָעָם֙ הַיֹּצֵ֣א מִמִּצְרַ֔יִם וַיְכַ֖ס אֶת־עֵ֣ין הָאָ֑רֶץ עַתָּ֗ה לְכָ֤ה קָֽבָה־לִּי֙ אֹת֔וֹ אוּלַ֥י אוּכַ֛ל לְהִלָּ֥חֶם בּ֖וֹ וְגֵרַשְׁתִּֽיו
'İşte Mısır'dan çıkan halk yerin gözünü örttü; şimdi gel, benim için onu lanetle, belki onunla savaşmaya gücüm yeter ve onu kovarım.'
Örnek Ayetler (1)
Mika 2:9
·
Tevrat
נְשֵׁ֤י עַמִּי֙ תְּגָ֣רְשׁ֔וּן מִבֵּ֖ית תַּֽעֲנֻגֶ֑יהָ מֵעַל֙ עֹֽלָלֶ֔יהָ תִּקְח֥וּ הֲדָרִ֖י לְעוֹלָֽם
Halkımın kadınlarını zevklerinin evinden kovuyorsunuz; onun yavrularının üzerinden görkemimi sonsuza dek alıyorsunuz.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 30:5
·
Tevrat
מִן־גֵּ֥ו יְגֹרָ֑שׁוּ יָרִ֥יעוּ עָ֝לֵ֗ימוֹ כַּגַּנָּֽב
Aradan kovulurlar; hırsız gibi onlara karşı bağırırlar.
Örnek Ayetler (1)
Yunus 2:5
·
Tevrat
וַאֲנִ֣י אָמַ֔רְתִּי נִגְרַ֖שְׁתִּי מִנֶּ֣גֶד עֵינֶ֑יךָ אַ֚ךְ אוֹסִ֣יף לְהַבִּ֔יט אֶל־הֵיכַ֖ל קָדְשֶֽׁךָ
Ve ben dedim: 'Gözlerinin önünden kovuldum; ancak kutsal tapınağına tekrar bakacağım.'
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 23:28
·
Tevrat
וְשָׁלַחְתִּ֥י אֶת־הַצִּרְעָ֖ה לְפָנֶ֑יךָ וְגֵרְשָׁ֗ה אֶת־הַחִוִּ֧י אֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֛י וְאֶת־הַחִתִּ֖י מִלְּפָנֶֽיךָ
Ve senin önünden eşekarısını göndereceğim ve Hivliyi, Kenanlıyı ve Hititliyi senin önünden kovacak.
Örnek Ayetler (1)
1. Tarihler 17:21
·
Tevrat
וּמִי֙ כְּעַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֔ל גּ֥וֹי אֶחָ֖ד בָּאָ֑רֶץ אֲשֶׁר֩ הָלַ֨ךְ הָאֱלֹהִ֜ים לִפְדּ֧וֹת ל֣וֹ עָ֗ם לָשׂ֤וּם לְךָ֙ שֵׁ֚ם גְּדֻלּ֣וֹת וְנֹרָא֔וֹת לְגָרֵ֗שׁ מִפְּנֵ֧י עַמְּךָ֛ אֲשֶׁר־פָּדִ֥יתָ מִמִּצְרַ֖יִם גּוֹיִֽם
Ve yerde halkın İsrail gibi tek ulus kimdir ki, Tanrı kendine bir halkı fidye ile kurtarmak için gitti; sana büyüklükler ve korkunç işlerle bir isim koymak için, Mısır'dan fidye ile kurtardığın halkının önünden ulusları kovmak için?
Örnek Ayetler (1)
Sefanya 2:4
·
Tevrat
כִּ֤י עַזָּה֙ עֲזוּבָ֣ה תִֽהְיֶ֔ה וְאַשְׁקְל֖וֹן לִשְׁמָמָ֑ה אַשְׁדּ֗וֹד בַּֽצָּהֳרַ֨יִם֙ יְגָ֣רְשׁ֔וּהָ וְעֶקְר֖וֹן תֵּעָקֵֽר
Çünkü Gazze terk edilmiş olacak ve Aşkelon virane olacak; Aşdod'u öğleyin kovacaklar ve Ekron kökünden sökülecek.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 2:3
·
Tevrat
וְגַ֣ם אָמַ֔רְתִּי לֹֽא־אֲגָרֵ֥שׁ אוֹתָ֖ם מִפְּנֵיכֶ֑ם וְהָי֤וּ לָכֶם֙ לְצִדִּ֔ים וֵאלֹ֣הֵיהֶ֔ם יִהְי֥וּ לָכֶ֖ם לְמוֹקֵֽשׁ
'Ayrıca dedim: Onları önünüzden kovmayacağım; size diken olacaklar ve onların ilahları size tuzak olacak.'
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 4:14
·
Tevrat
הֵן֩ גֵּרַ֨שְׁתָּ אֹתִ֜י הַיּ֗וֹם מֵעַל֙ פְּנֵ֣י הָֽאֲדָמָ֔ה וּמִפָּנֶ֖יךָ אֶסָּתֵ֑ר וְהָיִ֜יתִי נָ֤ע וָנָד֙ בָּאָ֔רֶץ וְהָיָ֥ה כָל־מֹצְאִ֖י יַֽהַרְגֵֽנִי
İşte, bugün beni toprağın yüzü üzerinden kovdun ve senin yüzünden gizleneceğim; ve yerde kaçak ve göçebe olacağım ve beni her bulan beni öldürecek.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 20:11
·
Tevrat
וְהִ֨נֵּה־הֵ֔ם גֹּמְלִ֖ים עָלֵ֑ינוּ לָבוֹא֙ לְגָ֣רְשֵׁ֔נוּ מִיְּרֻשָּׁתְךָ֖ אֲשֶׁ֥ר הֽוֹרַשְׁתָּֽנוּ
Ve işte onlar, bize miras verdiğin mülkünden bizi kovmak için gelerek bize karşılık veriyorlar.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 23:31
·
Tevrat
וְשַׁתִּ֣י אֶת־גְּבֻלְךָ֗ מִיַּם־סוּף֙ וְעַד־יָ֣ם פְּלִשְׁתִּ֔ים וּמִמִּדְבָּ֖ר עַד־הַנָּהָ֑ר כִּ֣י אֶתֵּ֣ן בְּיֶדְכֶ֗ם אֵ֚ת יֹשְׁבֵ֣י הָאָ֔רֶץ וְגֵרַשְׁתָּ֖מוֹ מִפָּנֶֽיךָ
Ve sınırını Saz Denizi'nden Filistlilerin denizine kadar ve çölden Irmağa kadar koyacağım; çünkü yerin oturanlarını elinize vereceğim ve onları önünden kovacaksın.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 6:9
·
Tevrat
וָאַצִּ֤ל אֶתְכֶם֙ מִיַּ֣ד מִצְרַ֔יִם וּמִיַּ֖ד כָּל־לֹחֲצֵיכֶ֑ם וָאֲגָרֵ֤שׁ אוֹתָם֙ מִפְּנֵיכֶ֔ם וָאֶתְּנָ֥ה לָכֶ֖ם אֶת־אַרְצָֽם
Sizi Mısır'ın elinden ve bütün sizi ezenlerin elinden kurtardım; onları önünüzden kovdum ve onların yerini size verdim.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 34:1
·
Tevrat
לְדָוִ֗ד בְּשַׁנּוֹת֣וֹ אֶת־טַ֭עְמוֹ לִפְנֵ֣י אֲבִימֶ֑לֶךְ וַֽ֝יְגָרֲשֵׁ֗הוּ וַיֵּלַֽךְ
Davut'a ait; Abimelek'in önünde aklını değiştirdiğinde, o onu kovdu ve o gitti.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 26:19
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה יִֽשְׁמַֽע־נָא֙ אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ אֵ֖ת דִּבְרֵ֣י עַבְדּ֑וֹ אִם־יְהוָ֞ה הֱסִֽיתְךָ֥ בִי֙ יָרַ֣ח מִנְחָ֔ה וְאִ֣ם בְּנֵ֣י הָאָדָ֗ם אֲרוּרִ֥ים הֵם֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה כִּֽי־גֵרְשׁ֣וּנִי הַיּ֗וֹם מֵהִסְתַּפֵּ֜חַ בְּנַחֲלַ֤ת יְהוָה֙ לֵאמֹ֔ר לֵ֥ךְ עֲבֹ֖ד אֱלֹהִ֥ים אֲחֵרִֽים
Ve şimdi efendim kral lütfen kulunun sözlerini dinlesin. Eğer Yahve seni bana karşı kışkırttıysa sunuyu koklasın; ve eğer insan oğullarıysa, onlar Yahve'nin önünde lanetlidirler. Çünkü 'Git, başka ilahlara kulluk et' diyerek Yahve'nin mirasına katılmaktan beni bugün kovdular.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 11:1
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה ע֣וֹד נֶ֤גַע אֶחָד֙ אָבִ֤יא עַל־פַּרְעֹה֙ וְעַל־מִצְרַ֔יִם אַֽחֲרֵי־כֵ֕ן יְשַׁלַּ֥ח אֶתְכֶ֖ם מִזֶּ֑ה כְּשַׁ֨לְּח֔וֹ כָּלָ֕ה גָּרֵ֛שׁ יְגָרֵ֥שׁ אֶתְכֶ֖ם מִזֶּֽה
Yahve Musa'ya dedi: 'Firavun'un üzerine ve Mısır'ın üzerine bir bela daha getireceğim; ondan sonra sizi buradan gönderecek; gönderdiğinde sizi buradan tamamen kovarak çıkaracak.'
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 24:12
·
Tevrat
וָאֶשְׁלַ֤ח לִפְנֵיכֶם֙ אֶת־הַצִּרְעָ֔ה וַתְּגָ֤רֶשׁ אוֹתָם֙ מִפְּנֵיכֶ֔ם שְׁנֵ֖י מַלְכֵ֣י הָאֱמֹרִ֑י לֹ֥א בְחַרְבְּךָ֖ וְלֹ֥א בְקַשְׁתֶּֽךָ
Ve önünüzden eşekarısını gönderdim ve o onları, Amorluların iki kralını önünüzden kovdu; kılıcınla değil ve yayınla değil.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 2:17
·
Tevrat
וַיָּבֹ֥אוּ הָרֹעִ֖ים וַיְגָרְשׁ֑וּם וַיָּ֤קָם מֹשֶׁה֙ וַיּ֣וֹשִׁעָ֔ן וַיַּ֖שְׁקְ אֶת־צֹאנָֽם
Çobanlar geldiler ve onları kovdular; bunun üzerine Musa kalktı ve onları kurtardı ve onların sürüsünü suladı.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 45:2
·
Tevrat
יִהְיֶ֤ה מִזֶּה֙ אֶל־הַקֹּ֔דֶשׁ חֲמֵ֥שׁ מֵא֛וֹת בַּחֲמֵ֥שׁ מֵא֖וֹת מְרֻבָּ֣ע סָבִ֑יב וַחֲמִשִּׁ֣ים אַמָּ֔ה מִגְרָ֥שׁ ל֖וֹ סָבִֽיב
Bundan kutsal yer için çevresinde beş yüze beş yüz kare olacak; ve çevresinde onun için elli kubit (~22.5 m) açık alan olacak.
Hezekiel 48:17
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה מִגְרָשׁ֮ לָעִיר֒ צָפ֨וֹנָה֙ חֲמִשִּׁ֣ים וּמָאתַ֔יִם וְנֶ֖גְבָּה חֲמִשִּׁ֣ים וּמָאתָ֑יִם וְקָדִ֨ימָה֙ חֲמִשִּׁ֣ים וּמָאתַ֔יִם וְיָ֖מָּה חֲמִשִּׁ֥ים וּמָאתָֽיִם
Ve şehir için otlak olacak: kuzeye doğru iki yüz elli ve güneye doğru iki yüz elli ve doğuya doğru iki yüz elli ve batıya doğru iki yüz elli.
2. Tarihler 31:19
·
Tevrat
וְלִבְנֵי֩ אַהֲרֹ֨ן הַכֹּהֲנִ֜ים בִּשְׂדֵ֨י מִגְרַ֤שׁ עָרֵיהֶם֙ בְּכָל־עִ֣יר וָעִ֔יר אֲנָשִׁ֕ים אֲשֶׁ֥ר נִקְּב֖וּ בְּשֵׁמ֑וֹת לָתֵ֣ת מָנ֗וֹת לְכָל־זָכָר֙ בַּכֹּ֣הֲנִ֔ים וּלְכָל־הִתְיַחֵ֖שׂ בַּלְוִיִּֽם
Ve Harun oğulları kâhinler için, şehirlerinin otlak tarlalarında, her şehirde isimlerle belirlenmiş adamlar vardı; kâhinler arasında her erkeğe ve Levililer arasında tüm soy kaydında olanlara paylar vermek için.
Levililer 25:34
·
Tevrat
וּֽשְׂדֵ֛ה מִגְרַ֥שׁ עָרֵיהֶ֖ם לֹ֣א יִמָּכֵ֑ר כִּֽי־אֲחֻזַּ֥ת עוֹלָ֛ם ה֖וּא לָהֶֽם
Ve şehirlerinin otlak tarlası satılmayacak; çünkü o onlar için sonsuz mülktür.
Örnek Ayetler (4 / 50)
Hezekiel 36:5
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ אִם־לֹ֠א בְּאֵ֨שׁ קִנְאָתִ֥י דִבַּ֛רְתִּי עַל־שְׁאֵרִ֥ית הַגּוֹיִ֖ם וְעַל־אֱד֣וֹם כֻּלָּ֑א אֲשֶׁ֣ר נָתְנֽוּ־אֶת־אַרְצִ֣י לָ֠הֶם לְמ֨וֹרָשָׁ֜ה בְּשִׂמְחַ֤ת כָּל־לֵבָב֙ בִּשְׁאָ֣ט נֶ֔פֶשׁ לְמַ֥עַן מִגְרָשָׁ֖הּ לָבַֽז
bu yüzden Efendi Yahve şöyle dedi: Kıskançlığımın ateşiyle ulusların geri kalanına ve bütün Edom'a karşı konuşmadım mı? Onlar ki, onu yağmalamak için boşaltmak amacıyla, bütün kalbin sevinciyle, canın nefretiyle yerimi kendilerine miras olarak verdiler.
Yeşu 21:11
·
Tevrat
וַיִּתְּנ֨וּ לָהֶ֜ם אֶת־קִרְיַת֩ אַרְבַּ֨ע אֲבִ֧י הָֽעֲנ֛וֹק הִ֥יא חֶבְר֖וֹן בְּהַ֣ר יְהוּדָ֑ה וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֖הָ סְבִיבֹתֶֽיהָ
Onlara Anak'ın babası Arba'nın şehrini, ki o Yahuda dağlık bölgesindeki Hevron'dur, ve onun çevresindeki otlaklarını verdiler.
Yeşu 21:13
·
Tevrat
וְלִבְנֵ֣י אַהֲרֹ֣ן הַכֹּהֵ֗ן נָֽתְנוּ֙ אֶת־עִיר֙ מִקְלַ֣ט הָרֹצֵ֔חַ אֶת־חֶבְר֖וֹן וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֑הָ וְאֶת־לִבְנָ֖ה וְאֶת־מִגְרָשֶֽׁהָ
Kâhin Harun'un oğullarına katilin sığınak şehri Hevron'u ve onun otlağını, Livna'yı ve onun otlağını verdiler;
Yeşu 21:14
·
Tevrat
וְאֶת־יַתִּר֙ וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֔הָ וְאֶת־אֶשְׁתְּמֹ֖עַ וְאֶת־מִגְרָשֶֽׁהָ
Yattir'i ve onun otlağını, Eştemoa'yı ve onun otlağını;