769
Kullanım
1
Lemma
4
Türev
10
Anlam
1 lemma, 4 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
הֲגַם Lemma | hagam | da mı, da/de, ayrıca, bile | Zarf | 8 | ||
גַּם | gam | ayrıca, ayrıca, bile, hem | İlgeç/Harf | 508 | ||
וְגַם | ve-gam | ve ayrıca, ayrıca, dahi, bile | İlgeç/Harf | 249 | ||
Örnek Ayetler (4 / 249) Hakimler 2:3 · Tevrat וְגַ֣ם אָמַ֔רְתִּי לֹֽא־אֲגָרֵ֥שׁ אוֹתָ֖ם מִפְּנֵיכֶ֑ם וְהָי֤וּ לָכֶם֙ לְצִדִּ֔ים וֵאלֹ֣הֵיהֶ֔ם יִהְי֥וּ לָכֶ֖ם לְמוֹקֵֽשׁ 'Ayrıca dedim: Onları önünüzden kovmayacağım; size diken olacaklar ve onların ilahları size tuzak olacak.' Hakimler 2:10 · Tevrat וְגַם֙ כָּל־הַדּ֣וֹר הַה֔וּא נֶאֶסְפ֖וּ אֶל־אֲבוֹתָ֑יו וַיָּקָם֩ דּ֨וֹר אַחֵ֜ר אַחֲרֵיהֶ֗ם אֲשֶׁ֤ר לֹא־יָֽדְעוּ֙ אֶת־יְהוָ֔ה וְגַם֙ אֶת־הַֽמַּעֲשֶׂ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה לְיִשְׂרָאֵֽל O neslin hepsi de babalarına toplandı; onlardan sonra Yahve'yi ve İsrail için yaptığı işi bilmeyen başka bir nesil kalktı. Hakimler 2:17 · Tevrat וְגַ֤ם אֶל־שֹֽׁפְטֵיהֶם֙ לֹ֣א שָׁמֵ֔עוּ כִּ֣י זָנ֗וּ אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם סָ֣רוּ מַהֵ֗ר מִן־הַדֶּ֜רֶךְ אֲשֶׁ֨ר הָלְכ֧וּ אֲבוֹתָ֛ם לִשְׁמֹ֥עַ מִצְוֺת־יְהוָ֖ה לֹא־עָ֥שׂוּ כֵֽן Ancak hakimlerini de dinlemediler, çünkü başka ilahların ardınca fahişelik ettiler ve onlara secde ettiler; babalarının Yahve'nin buyruklarını dinleyerek yürüdükleri yoldan çabucak saptılar, onlar böyle yapmadılar. Hakimler 11:17 · Tevrat וַיִּשְׁלַ֣ח יִשְׂרָאֵ֣ל מַלְאָכִ֣ים אֶל־מֶלֶךְ֩ אֱד֨וֹם לֵאמֹ֜ר אֶעְבְּרָה־נָּ֣א בְאַרְצֶ֗ךָ וְלֹ֤א שָׁמַע֙ מֶ֣לֶךְ אֱד֔וֹם וְגַ֨ם אֶל־מֶ֧לֶךְ מוֹאָ֛ב שָׁלַ֖ח וְלֹ֣א אָבָ֑ה וַיֵּ֥שֶׁב יִשְׂרָאֵ֖ל בְּקָדֵֽשׁ Sonra İsrail Edom kralına elçiler gönderdi ve dedi: 'Lütfen diyarından geçeyim.' Fakat Edom kralı dinlemedi. Ve Moav kralına da gönderdi, ama o istemedi. Böylece İsrail Kadeş'te oturdu. | ||||||
שֶׁגַּם | şe-ggam | ki da, da, de, ayrıca, bile | Zarf | 3 | ||
בְּשַׁגַּם | be-şaggam | da/de, da/de, ayrıca, bile | Zarf | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8)
1. Samuel 10:11
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כָּל־יֽוֹדְעוֹ֙ מֵאִתְּמ֣וֹל שִׁלְשׁ֔וֹם וַיִּרְא֕וּ וְהִנֵּ֥ה עִם־נְבִאִ֖ים נִבָּ֑א וַיֹּ֨אמֶר הָעָ֜ם אִ֣ישׁ אֶל־רֵעֵ֗הוּ מַה־זֶּה֙ הָיָ֣ה לְבֶן־קִ֔ישׁ הֲגַ֥ם שָׁא֖וּל בַּנְּבִיאִֽים
Onu dünden ve önceki günden bilenlerin hepsi gördüler ve işte peygamberlerle peygamberlik ediyor. Halk, her adam arkadaşına dedi: 'Kiş'in oğluna olan bu nedir? Şaul da mı peygamberler arasında?'
1. Samuel 10:12
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן אִ֥ישׁ מִשָּׁ֛ם וַיֹּ֖אמֶר וּמִ֣י אֲבִיהֶ֑ם עַל־כֵּן֙ הָיְתָ֣ה לְמָשָׁ֔ל הֲגַ֥ם שָׁא֖וּל בַּנְּבִאִֽים
Oradan bir adam yanıtladı ve dedi: 'Ve onların babası kimdir?' Bu yüzden bir deyiş oldu: 'Şaul da mı peygamberler arasında?'
1. Samuel 19:24
·
Tevrat
וַיִּפְשַׁ֨ט גַּם־ה֜וּא בְּגָדָ֗יו וַיִּתְנַבֵּ֤א גַם־הוּא֙ לִפְנֵ֣י שְׁמוּאֵ֔ל וַיִּפֹּ֣ל עָרֹ֔ם כָּל־הַיּ֥וֹם הַה֖וּא וְכָל־הַלָּ֑יְלָה עַל־כֵּן֙ יֹֽאמְר֔וּ הֲגַ֥ם שָׁא֖וּל בַּנְּבִיאִֽם
O da giysilerini çıkardı, o da Samuel'in yüzünde peygamberlik etti, ve o bütün gün ve bütün gece çıplak düştü. Bu yüzden derler: 'Saul da mı peygamberlerdedir?'
1. Krallar 17:20
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֥א אֶל־יְהוָ֖ה וַיֹּאמַ֑ר יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔י הֲ֠גַם עַל־הָאַלְמָנָ֞ה אֲשֶׁר־אֲנִ֨י מִתְגּוֹרֵ֥ר עִמָּ֛הּ הֲרֵע֖וֹתָ לְהָמִ֥ית אֶת־בְּנָֽהּ
Yahve'ye seslendi ve dedi: 'Tanrım Yahve, oğlunu öldürerek yanında misafir olduğum dul kadına da mı kötülük ettin?'
Mezmurlar 78:20
·
Tevrat
הֵ֤ן הִכָּה־צ֨וּר וַיָּז֣וּבוּ מַיִם֮ וּנְחָלִ֪ים יִ֫שְׁטֹ֥פוּ הֲגַם־לֶ֭חֶם י֣וּכַל תֵּ֑ת אִם־יָכִ֖ין שְׁאֵ֣ר לְעַמּֽוֹ
İşte, kayaya vurdu ve sular aktı, ve ırmaklar taştı; ekmek de verebilir mi? Halkına et hazırlayabilir mi?
Örnek Ayetler (5 / 508)
Hakimler 1:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָה֩ לְשִׁמְע֨וֹן אָחִ֜יו עֲלֵ֧ה אִתִּ֣י בְגוֹרָלִ֗י וְנִֽלָּחֲמָה֙ בַּֽכְּנַעֲנִ֔י וְהָלַכְתִּ֧י גַם־אֲנִ֛י אִתְּךָ֖ בְּגוֹרָלֶ֑ךָ וַיֵּ֥לֶךְ אִתּ֖וֹ שִׁמְעֽוֹן
Yahuda kardeşi Şimon'a dedi: 'Benimle payıma çık ve Kenanlılar'la savaşalım; ben de seninle payına gideceğim.' Böylece Şimon onunla gitti.
Hakimler 1:22
·
Tevrat
וַיַּעֲל֧וּ בֵית־יוֹסֵ֛ף גַּם־הֵ֖ם בֵּֽית־אֵ֑ל וַֽיהוָ֖ה עִמָּֽם
Yusuf evi de Beytel'e çıktı ve Yahve onlarlaydı.
Hakimler 2:21
·
Tevrat
גַּם־אֲנִי֙ לֹ֣א אוֹסִ֔יף לְהוֹרִ֥ישׁ אִ֖ישׁ מִפְּנֵיהֶ֑ם מִן־הַגּוֹיִ֛ם אֲשֶׁר־עָזַ֥ב יְהוֹשֻׁ֖עַ וַיָּמֹֽת
'Ben de Yeşu'nun öldüğünde bıraktığı uluslardan hiçbir adamı artık onların önünden kovmayacağım.'
Hakimler 3:22
·
Tevrat
וַיָּבֹ֨א גַֽם־הַנִּצָּ֜ב אַחַ֣ר הַלַּ֗הַב וַיִּסְגֹּ֤ר הַחֵ֨לֶב֙ בְּעַ֣ד הַלַּ֔הַב כִּ֣י לֹ֥א שָׁלַ֛ף הַחֶ֖רֶב מִבִּטְנ֑וֹ וַיֵּצֵ֖א הַֽפַּרְשְׁדֹֽנָה
Ve namlunun ardından kabza da girdi ve yağ namlunun üzerini kapattı; çünkü kılıcı onun karnından çekmedi ve o arkadan çıktı.
Hakimler 3:31
·
Tevrat
וְאַחֲרָ֤יו הָיָה֙ שַׁמְגַּ֣ר בֶּן־עֲנָ֔ת וַיַּ֤ךְ אֶת־פְּלִשְׁתִּים֙ שֵֽׁשׁ־מֵא֣וֹת אִ֔ישׁ בְּמַלְמַ֖ד הַבָּקָ֑ר וַיֹּ֥שַׁע גַּם־ה֖וּא אֶת־יִשְׂרָאֵֽל
Ve onun ardından Anat oğlu Şamgar vardı; ve sığır üvendiresiyle Filistlilerden altı yüz adam vurdu; ve o da İsrail'i kurtardı.
Örnek Ayetler (4 / 249)
Hakimler 2:3
·
Tevrat
וְגַ֣ם אָמַ֔רְתִּי לֹֽא־אֲגָרֵ֥שׁ אוֹתָ֖ם מִפְּנֵיכֶ֑ם וְהָי֤וּ לָכֶם֙ לְצִדִּ֔ים וֵאלֹ֣הֵיהֶ֔ם יִהְי֥וּ לָכֶ֖ם לְמוֹקֵֽשׁ
'Ayrıca dedim: Onları önünüzden kovmayacağım; size diken olacaklar ve onların ilahları size tuzak olacak.'
Hakimler 2:10
·
Tevrat
וְגַם֙ כָּל־הַדּ֣וֹר הַה֔וּא נֶאֶסְפ֖וּ אֶל־אֲבוֹתָ֑יו וַיָּקָם֩ דּ֨וֹר אַחֵ֜ר אַחֲרֵיהֶ֗ם אֲשֶׁ֤ר לֹא־יָֽדְעוּ֙ אֶת־יְהוָ֔ה וְגַם֙ אֶת־הַֽמַּעֲשֶׂ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה לְיִשְׂרָאֵֽל
O neslin hepsi de babalarına toplandı; onlardan sonra Yahve'yi ve İsrail için yaptığı işi bilmeyen başka bir nesil kalktı.
Hakimler 2:17
·
Tevrat
וְגַ֤ם אֶל־שֹֽׁפְטֵיהֶם֙ לֹ֣א שָׁמֵ֔עוּ כִּ֣י זָנ֗וּ אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם סָ֣רוּ מַהֵ֗ר מִן־הַדֶּ֜רֶךְ אֲשֶׁ֨ר הָלְכ֧וּ אֲבוֹתָ֛ם לִשְׁמֹ֥עַ מִצְוֺת־יְהוָ֖ה לֹא־עָ֥שׂוּ כֵֽן
Ancak hakimlerini de dinlemediler, çünkü başka ilahların ardınca fahişelik ettiler ve onlara secde ettiler; babalarının Yahve'nin buyruklarını dinleyerek yürüdükleri yoldan çabucak saptılar, onlar böyle yapmadılar.
Hakimler 11:17
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֣ח יִשְׂרָאֵ֣ל מַלְאָכִ֣ים אֶל־מֶלֶךְ֩ אֱד֨וֹם לֵאמֹ֜ר אֶעְבְּרָה־נָּ֣א בְאַרְצֶ֗ךָ וְלֹ֤א שָׁמַע֙ מֶ֣לֶךְ אֱד֔וֹם וְגַ֨ם אֶל־מֶ֧לֶךְ מוֹאָ֛ב שָׁלַ֖ח וְלֹ֣א אָבָ֑ה וַיֵּ֥שֶׁב יִשְׂרָאֵ֖ל בְּקָדֵֽשׁ
Sonra İsrail Edom kralına elçiler gönderdi ve dedi: 'Lütfen diyarından geçeyim.' Fakat Edom kralı dinlemedi. Ve Moav kralına da gönderdi, ama o istemedi. Böylece İsrail Kadeş'te oturdu.
Örnek Ayetler (3)
Vaiz 1:17
·
Tevrat
וָאֶתְּנָ֤ה לִבִּי֙ לָדַ֣עַת חָכְמָ֔ה וְדַ֥עַת הוֹלֵל֖וֹת וְשִׂכְל֑וּת יָדַ֕עְתִּי שֶׁגַּם־זֶ֥ה ה֖וּא רַעְי֥וֹן רֽוּחַ
Bilgeliği bilmek ve deliliği ve akılsızlığı bilmek için kalbimi verdim; bildim ki bu da rüzgarın peşinde koşmaktır.
Vaiz 2:15
·
Tevrat
וְאָמַ֨רְתִּֽי אֲנִ֜י בְּלִבִּ֗י כְּמִקְרֵ֤ה הַכְּסִיל֙ גַּם־אֲנִ֣י יִקְרֵ֔נִי וְלָ֧מָּה חָכַ֛מְתִּי אֲנִ֖י אָ֣ז יוֹתֵ֑ר וְדִבַּ֣רְתִּי בְלִבִּ֔י שֶׁגַּם־זֶ֖ה הָֽבֶל
Ve ben kalbimde dedim: 'Akılsızın olayı gibi benim de başıma gelecek; o zaman ben neden daha fazla bilge oldum?' Ve kalbimde konuştum ki, bu da boşluktur.
Vaiz 8:14
·
Tevrat
יֶשׁ־הֶבֶל֮ אֲשֶׁ֣ר נַעֲשָׂ֣ה עַל־הָאָרֶץ֒ אֲשֶׁ֣ר יֵ֣שׁ צַדִּיקִ֗ים אֲשֶׁ֨ר מַגִּ֤יעַ אֲלֵהֶם֙ כְּמַעֲשֵׂ֣ה הָרְשָׁעִ֔ים וְיֵ֣שׁ רְשָׁעִ֔ים שֶׁמַּגִּ֥יעַ אֲלֵהֶ֖ם כְּמַעֲשֵׂ֣ה הַצַּדִּיקִ֑ים אָמַ֕רְתִּי שֶׁגַּם־זֶ֖ה הָֽבֶל
Yerin üzerinde yapılan bir boşluk vardır, ki kötülerin işi gibi onlara ulaşan doğrular vardır ve doğruların işi gibi onlara ulaşan kötüler vardır; dedim ki bu da boşluktur.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 6:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֗ה לֹֽא־יָד֨וֹן רוּחִ֤י בָֽאָדָם֙ לְעֹלָ֔ם בְּשַׁגַּ֖ם ה֣וּא בָשָׂ֑ר וְהָי֣וּ יָמָ֔יו מֵאָ֥ה וְעֶשְׂרִ֖ים שָׁנָֽה
Yahve dedi: 'Ruhum insanda sonsuza dek çekişmeyecek, çünkü o beşerdir; ve onun günleri yüz yirmi yıl olacak.'