72
Kullanım
2
Lemma
16
Türev
21
Anlam
2 lemma, 16 türev form
Örnek Ayetler (5 / 15)
Hezekiel 39:11
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה בַיּ֣וֹם הַה֡וּא אֶתֵּ֣ן לְגוֹג֩ מְקֽוֹם־שָׁ֨ם קֶ֜בֶר בְּיִשְׂרָאֵ֗ל גֵּ֤י הָעֹֽבְרִים֙ קִדְמַ֣ת הַיָּ֔ם וְחֹסֶ֥מֶת הִ֖יא אֶת־הָעֹֽבְרִ֑ים וְקָ֣בְרוּ שָׁ֗ם אֶת־גּוֹג֙ וְאֶת־כָּל־הֲמוֹנֹ֔ה וְקָ֣רְא֔וּ גֵּ֖יא הֲמ֥וֹן גּֽוֹג
Ve o günde olacak, İsrail'de Gog'a orada mezar yeri vereceğim; denizin doğusunda geçenlerin vadisini. Ve o, geçenleri engelleyicidir; ve Gog'u ve bütün kalabalığını oraya gömecekler ve Gog Kalabalığı Vadisi diye çağıracaklar.
Hezekiel 39:15
·
Tevrat
וְעָבְר֤וּ הָעֹֽבְרִים֙ בָּאָ֔רֶץ וְרָאָה֙ עֶ֣צֶם אָדָ֔ם וּבָנָ֥ה אֶצְל֖וֹ צִיּ֑וּן עַ֣ד קָבְר֤וּ אֹתוֹ֙ הַֽמְקַבְּרִ֔ים אֶל־גֵּ֖יא הֲמ֥וֹן גּֽוֹג
Ve geçenler yerde geçecekler ve insanın kemiğini görecek ve gömenler onu Gog Kalabalığı Vadisi'ne gömene kadar yanına işaret yapacak.
Yeremya 7:32
·
Tevrat
לָכֵ֞ן הִנֵּֽה־יָמִ֤ים בָּאִים֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וְלֹא־יֵאָמֵ֨ר ע֤וֹד הַתֹּ֨פֶת֙ וְגֵ֣יא בֶן־הִנֹּ֔ם כִּ֖י אִם־גֵּ֣יא הַהֲרֵגָ֑ה וְקָבְר֥וּ בְתֹ֖פֶת מֵאֵ֥ין מָקֽוֹם
Bu yüzden işte günler geliyor, Yahve'nin bildirisidir; ve artık Tofet ve Hinnom Oğlu Vadisi denmeyecek, ancak Katliam Vadisi denecek; ve yer kalmadığından Tofet'te gömecekler.
Yeremya 19:2
·
Tevrat
וְיָצָ֨אתָ֙ אֶל־גֵּ֣יא בֶן־הִנֹּ֔ם אֲשֶׁ֕ר פֶּ֖תַח שַׁ֣עַר הַֽחַרְסִ֑ית וְקָרָ֣אתָ שָּׁ֔ם אֶת־הַדְּבָרִ֖ים אֲשֶׁר־אֲדַבֵּ֥ר אֵלֶֽיךָ
Ve Harsit kapısının girişinde olan Hinnom oğlunun vadisine çık; ve sana konuşacağım sözleri orada çağır.
Yeremya 19:6
·
Tevrat
לָכֵ֞ן הִנֵּֽה־יָמִ֤ים בָּאִים֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וְלֹא־יִקָּרֵא֩ לַמָּק֨וֹם הַזֶּ֥ה ע֛וֹד הַתֹּ֖פֶת וְגֵ֣יא בֶן־הִנֹּ֑ם כִּ֖י אִם־גֵּ֥יא הַהֲרֵגָֽה
Bu yüzden, işte günler geliyor, Yahve'nin bildirisidir; ve bu yere artık Tofet ve Hinnom oğlunun vadisi diye çağrılmayacak, ancak Katliam vadisi diye çağrılacak.
Örnek Ayetler (5 / 13)
2. Samuel 8:13
·
Tevrat
וַיַּ֤עַשׂ דָּוִד֙ שֵׁ֔ם בְּשֻׁב֕וֹ מֵהַכּוֹת֥וֹ אֶת־אֲרָ֖ם בְּגֵיא־מֶ֑לַח שְׁמוֹנָ֥ה עָשָׂ֖ר אָֽלֶף
Davut Tuz Vadisi'nde on sekiz bin Aramlıyı vurmasından döndüğünde isim yaptı.
Yeremya 2:23
·
Tevrat
אֵ֣יךְ תֹּאמְרִ֞י לֹ֣א נִטְמֵ֗אתִי אַחֲרֵ֤י הַבְּעָלִים֙ לֹ֣א הָלַ֔כְתִּי רְאִ֤י דַרְכֵּךְ֙ בַּגַּ֔יְא דְּעִ֖י מֶ֣ה עָשִׂ֑ית בִּכְרָ֥ה קַלָּ֖ה מְשָׂרֶ֥כֶת דְּרָכֶֽיהָ
Nasıl 'Kirlenmedim, Baalların ardınca gitmedim' dersin? Vadideki yolunu gör, ne yaptığını bil; yollarında dolanan hızlı dişi deve gibisin.
Yeremya 7:31
·
Tevrat
וּבָנ֞וּ בָּמ֣וֹת הַתֹּ֗פֶת אֲשֶׁר֙ בְּגֵ֣יא בֶן־הִנֹּ֔ם לִשְׂרֹ֛ף אֶת־בְּנֵיהֶ֥ם וְאֶת־בְּנֹתֵיהֶ֖ם בָּאֵ֑שׁ אֲשֶׁר֙ לֹ֣א צִוִּ֔יתִי וְלֹ֥א עָלְתָ֖ה עַל־לִבִּֽי
Ve oğullarını ve kızlarını ateşte yakmak için Hinnom Oğlu Vadisi'ndeki Tofet yüksek yerlerini inşa ettiler; ki bunu buyurmadım ve kalbime gelmedi.
Yeremya 32:35
·
Tevrat
וַיִּבְנוּ֩ אֶת־בָּמ֨וֹת הַבַּ֜עַל אֲשֶׁ֣ר בְּגֵ֣יא בֶן־הִנֹּ֗ם לְ֠הַעֲבִיר אֶת־בְּנֵיהֶ֣ם וְאֶת־בְּנוֹתֵיהֶם֮ לַמֹּלֶךְ֒ אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־צִוִּיתִ֗ים וְלֹ֤א עָֽלְתָה֙ עַל־לִבִּ֔י לַעֲשׂ֖וֹת הַתּוֹעֵבָ֣ה הַזֹּ֑את לְמַ֖עַן הַחֲטִ֥יא אֶת־יְהוּדָֽה
Ve Yahuda'yı günaha sürüklemek için, oğullarını ve kızlarını Molek'e geçirmek üzere Hinnom oğlu vadisindeki Baal'ın yüksek yerlerini inşa ettiler; ki bunu onlara buyurmadım ve bu iğrençliği yapmak kalbime gelmedi.
2. Krallar 14:7
·
Tevrat
הוּא־הִכָּ֨ה אֶת־אֱד֤וֹם בְּגֵיא־מֶ֨לַח֙ עֲשֶׂ֣רֶת אֲלָפִ֔ים וְתָפַ֥שׂ אֶת־הַסֶּ֖לַע בַּמִּלְחָמָ֑ה וַיִּקְרָ֤א אֶת־שְׁמָהּ֙ יָקְתְאֵ֔ל עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
O, Tuz Vadisi'nde Edom'u on bin vurdu ve savaşta Sela'yı tuttu; bu güne kadar onun adını Yokteel çağırdı.
Örnek Ayetler (4 / 9)
Hezekiel 39:11
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה בַיּ֣וֹם הַה֡וּא אֶתֵּ֣ן לְגוֹג֩ מְקֽוֹם־שָׁ֨ם קֶ֜בֶר בְּיִשְׂרָאֵ֗ל גֵּ֤י הָעֹֽבְרִים֙ קִדְמַ֣ת הַיָּ֔ם וְחֹסֶ֥מֶת הִ֖יא אֶת־הָעֹֽבְרִ֑ים וְקָ֣בְרוּ שָׁ֗ם אֶת־גּוֹג֙ וְאֶת־כָּל־הֲמוֹנֹ֔ה וְקָ֣רְא֔וּ גֵּ֖יא הֲמ֥וֹן גּֽוֹג
Ve o günde olacak, İsrail'de Gog'a orada mezar yeri vereceğim; denizin doğusunda geçenlerin vadisini. Ve o, geçenleri engelleyicidir; ve Gog'u ve bütün kalabalığını oraya gömecekler ve Gog Kalabalığı Vadisi diye çağıracaklar.
1. Samuel 13:18
·
Tevrat
וְהָרֹ֤אשׁ אֶחָד֙ יִפְנֶ֔ה דֶּ֖רֶךְ בֵּ֣ית חֹר֑וֹן וְהָרֹ֨אשׁ אֶחָ֤ד יִפְנֶה֙ דֶּ֣רֶךְ הַגְּב֔וּל הַנִּשְׁקָ֛ף עַל־גֵּ֥י הַצְּבֹעִ֖ים הַמִּדְבָּֽרָה
Bir bölük Beythoron yoluna yöneldi, bir bölük de çöle doğru Tsevoim vadisine bakan sınır yoluna yöneldi.
Yeşu 15:8
·
Tevrat
וְעָלָ֨ה הַגְּב֜וּל גֵּ֣י בֶן־הִנֹּ֗ם אֶל־כֶּ֤תֶף הַיְבוּסִי֙ מִנֶּ֔גֶב הִ֖יא יְרֽוּשָׁלִָ֑ם וְעָלָ֨ה הַגְּב֜וּל אֶל־רֹ֣אשׁ הָהָ֗ר אֲ֠שֶׁר עַל־פְּנֵ֤י גֵֽי־הִנֹּם֙ יָ֔מָּה אֲשֶׁ֛ר בִּקְצֵ֥ה עֵֽמֶק־רְפָאִ֖ים צָפֹֽנָה
Sınır Hinnom oğlu vadisine, güneyden Yevuslunun yamacına çıktı, o Yeruşalim'dir; sınır batıda Hinnom vadisinin karşısında, kuzeyde Refaim vadisinin ucunda olan dağın başına çıktı.
Yeşu 18:16
·
Tevrat
וְיָרַ֨ד הַגְּב֜וּל אֶל־קְצֵ֣ה הָהָ֗ר אֲשֶׁר֙ עַל־פְּנֵי֙ גֵּ֣י בֶן־הִנֹּ֔ם אֲשֶׁ֛ר בְּעֵ֥מֶק רְפָאִ֖ים צָפ֑וֹנָה וְיָרַד֩ גֵּ֨י הִנֹּ֜ם אֶל־כֶּ֤תֶף הַיְבוּסִי֙ נֶ֔גְבָּה וְיָרַ֖ד עֵ֥ין רֹגֵֽל
Bunun üzerine sınır kuzeyde Refaim vadisindeki Ben-Hinnom vadisinin önünde olan dağın ucuna indi; ve güneye doğru Yebusi yamacına, Hinnom vadisine indi ve Eyn-Rogel'e indi.
Örnek Ayetler (5 / 6)
1. Tarihler 4:39
·
Tevrat
וַיֵּלְכוּ֙ לִמְב֣וֹא גְדֹ֔ר עַ֖ד לְמִזְרַ֣ח הַגָּ֑יְא לְבַקֵּ֥שׁ מִרְעֶ֖ה לְצֹאנָֽם
Ve sürüleri için otlak aramak üzere vadinin doğusuna kadar Gedor'un girişine gittiler.
Nehemya 2:13
·
Tevrat
וָאֵצְאָ֨ה בְשַֽׁעַר־הַגַּ֜יא לַ֗יְלָה וְאֶל־פְּנֵי֙ עֵ֣ין הַתַּנִּ֔ין וְאֶל־שַׁ֖עַר הָאַשְׁפֹּ֑ת וָאֱהִ֨י שֹׂבֵ֜ר בְּחוֹמֹ֤ת יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ אֲשֶׁר־הֵ֣ם פְּרוּצִ֔ים וּשְׁעָרֶ֖יהָ אֻכְּל֥וּ בָאֵֽשׁ
Gece Vadi Kapısı'ndan, Canavar Pınarı'nın önüne ve Çöplük Kapısı'na çıktım; Yeruşalim'in yıkık olan duvarlarını ve ateşle tüketilmiş kapılarını inceliyordum.
Nehemya 2:15
·
Tevrat
וָאֱהִ֨י עֹלֶ֤ה בַנַּ֨חַל֙ לַ֔יְלָה וָאֱהִ֥י שֹׂבֵ֖ר בַּחוֹמָ֑ה וָאָשׁ֗וּב וָאָב֛וֹא בְּשַׁ֥עַר הַגַּ֖יְא וָאָשֽׁוּב
Gece vadide çıkıyordum ve duvarı inceliyordum; sonra döndüm, Vadi Kapısı'ndan geldim ve döndüm.
Nehemya 3:13
·
Tevrat
אֵת֩ שַׁ֨עַר הַגַּ֜יְא הֶחֱזִ֣יק חָנוּן֮ וְיֹשְׁבֵ֣י זָנוֹחַ֒ הֵ֣מָּה בָנ֔וּהוּ וַֽיַּעֲמִ֨ידוּ֙ דַּלְתֹתָ֔יו מַנְעֻלָ֖יו וּבְרִיחָ֑יו וְאֶ֤לֶף אַמָּה֙ בַּחוֹמָ֔ה עַ֖ד שַׁ֥עַר הָשֲׁפֽוֹת
Vadi Kapısı'nı Hanun ve Zanoah'ta oturanlar onardı; onlar onu inşa ettiler ve kapılarını, kilitlerini ve sürgülerini diktiler ve Çöplük Kapısı'na kadar duvarda bin kubit (~450 m).
2. Tarihler 26:9
·
Tevrat
וַיִּ֨בֶן עֻזִּיָּ֤הוּ מִגְדָּלִים֙ בִּיר֣וּשָׁלִַ֔ם עַל־שַׁ֧עַר הַפִּנָּ֛ה וְעַל־שַׁ֥עַר הַגַּ֖יְא וְעַל־הַמִּקְצ֑וֹעַ וַֽיְחַזְּקֵֽם
Ve Uzziya Yeruşalim'de Köşe kapısı üzerinde ve Vadi kapısı üzerinde ve Açı üzerinde kuleler inşa etti ve onları güçlendirdi.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 7:16
·
Tevrat
וּפָֽלְטוּ֙ פְּלִ֣יטֵיהֶ֔ם וְהָי֣וּ אֶל־הֶהָרִ֗ים כְּיוֹנֵ֧י הַגֵּאָי֛וֹת כֻּלָּ֖ם הֹמ֑וֹת אִ֖ישׁ בַּעֲוֺנֽוֹ
Kaçıp kurtulanları kaçıp kurtulacaklar ve vadilerin güvercinleri gibi dağlarda olacaklar; hepsi, her biri suçuyla inleyecek.
Hezekiel 32:5
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֥י אֶת־בְּשָׂרְךָ֖ עַל־הֶֽהָרִ֑ים וּמִלֵּאתִ֥י הַגֵּאָי֖וֹת רָמוּתֶֽךָ
Etini dağların üzerine koyacağım ve vadileri leşinle dolduracağım.
2. Krallar 2:16
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֣וּ אֵלָ֡יו הִנֵּה־נָ֣א יֵֽשׁ־אֶת־עֲבָדֶיךָ֩ חֲמִשִּׁ֨ים אֲנָשִׁ֜ים בְּנֵֽי־חַ֗יִל יֵ֣לְכוּ נָא֮ וִיבַקְשׁ֣וּ אֶת־אֲדֹנֶיךָ֒ פֶּן־נְשָׂאוֹ֙ ר֣וּחַ יְהוָ֔ה וַיַּשְׁלִכֵ֨הוּ֙ בְּאַחַ֣ד הֶהָרִ֔ים א֖וֹ בְּאַחַ֣ת הַגֵּאָי֑וֹת וַיֹּ֖אמֶר לֹ֥א תִשְׁלָֽחוּ
Ona dediler: 'İşte kullarının yanında elli yiğit adam var; lütfen gitsinler ve efendini arasınlar. Belki Yahve'nin ruhu onu kaldırmış ve dağların birine veya vadilerin birine atmıştır.' O da dedi: 'Göndermeyin.'
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 23:10
·
Tevrat
וְטִמֵּ֣א אֶת־הַתֹּ֔פֶת אֲשֶׁ֖ר בְּגֵ֣י בֶן־הִנֹּ֑ם לְבִלְתִּ֗י לְהַעֲבִ֨יר אִ֜ישׁ אֶת־בְּנ֧וֹ וְאֶת־בִּתּ֛וֹ בָּאֵ֖שׁ לַמֹּֽלֶךְ
Hinnom oğlunun vadisinde olan Tofet'i kirletti; bir adamın oğlunu ve kızını Molek için ateşten geçirmemesi için.
2. Tarihler 33:6
·
Tevrat
וְהוּא֩ הֶעֱבִ֨יר אֶת־בָּנָ֤יו בָּאֵשׁ֙ בְּגֵ֣י בֶן־הִנֹּ֔ם וְעוֹנֵ֤ן וְנִחֵשׁ֙ וְֽכִשֵּׁ֔ף וְעָ֥שָׂה א֖וֹב וְיִדְּעוֹנִ֑י הִרְבָּ֗ה לַעֲשׂ֥וֹת הָרַ֛ע בְּעֵינֵ֥י יְהוָ֖ה לְהַכְעִיסֽוֹ
Ve o Hinnom oğlu vadisinde oğullarını ateşten geçirdi ve bulut falı baktı ve kehanette bulundu ve büyücülük yaptı ve cin çağıran ve bilici yaptı; onu öfkelendirmek için Yahve'nin gözlerinde kötüyü yapmayı çoğalttı.
Yasa'nın Tekrarı 34:6
·
Tevrat
וַיִּקְבֹּ֨ר אֹת֤וֹ בַגַּיְ֙ בְּאֶ֣רֶץ מוֹאָ֔ב מ֖וּל בֵּ֣ית פְּע֑וֹר וְלֹֽא־יָדַ֥ע אִישׁ֙ אֶת־קְבֻ֣רָת֔וֹ עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Ve onu Moav diyarında, Beyt-Peor'un karşısındaki vadide gömdü; ve bugüne kadar kimse onun mezarını bilmez.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 6:3
·
Tevrat
וְאָ֣מַרְתָּ֔ הָרֵי֙ יִשְׂרָאֵ֔ל שִׁמְע֖וּ דְּבַר־אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה כֹּה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְ֠הוִה לֶהָרִ֨ים וְלַגְּבָע֜וֹת לָאֲפִיקִ֣ים וְלַגֵּאָי֗וֹת הִנְנִ֨י אֲנִ֜י מֵבִ֤יא עֲלֵיכֶם֙ חֶ֔רֶב וְאִבַּדְתִּ֖י בָּמֽוֹתֵיכֶֽם
Ve diyeceksin: 'İsrail dağları, Efendi Yahve'nin sözünü dinleyin; Efendi Yahve dağlara ve tepelere, akarsu yataklarına ve derelere şöyle dedi: İşte ben, ben üzerinize kılıç getiriyorum ve yüksek yerlerinizi yok edeceğim.'
Hezekiel 36:4
·
Tevrat
לָכֵן֙ הָרֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל שִׁמְע֖וּ דְּבַר־אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה כֹּֽה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְ֠הוִה לֶהָרִ֨ים וְלַגְּבָע֜וֹת לָאֲפִיקִ֣ים וְלַגֵּאָי֗וֹת וְלֶחֳרָב֤וֹת הַשֹּֽׁמְמוֹת֙ וְלֶעָרִ֣ים הַנֶּעֱזָב֔וֹת אֲשֶׁ֨ר הָי֤וּ לְבַז֙ וּלְלַ֔עַג לִשְׁאֵרִ֥ית הַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֥ר מִסָּבִֽיב
bu yüzden, İsrail dağları, Efendi Yahve'nin sözünü işitin: Efendi Yahve dağlara ve tepelere, vadilere ve derelere, viran olmuş harabelere ve terk edilmiş şehirlere, çevredeki ulusların geri kalanına yağma ve alay olanlara şöyle dedi:
Hezekiel 36:6
·
Tevrat
לָכֵ֕ן הִנָּבֵ֖א עַל־אַדְמַ֣ת יִשְׂרָאֵ֑ל וְאָמַרְתָּ֡ לֶהָרִ֣ים וְ֠לַגְּבָעוֹת לָאֲפִיקִ֨ים וְלַגֵּאָי֜וֹת כֹּֽה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה הִנְנִ֨י בְקִנְאָתִ֤י וּבַחֲמָתִי֙ דִּבַּ֔רְתִּי יַ֛עַן כְּלִמַּ֥ת גּוֹיִ֖ם נְשָׂאתֶֽם
Bu yüzden İsrail toprağı üzerine peygamberlik et ve dağlara ve tepelere, vadilere ve derelere de: Efendi Yahve şöyle dedi: İşte ben kıskançlığımla ve öfkemle konuştum, çünkü ulusların utancını taşıdınız.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 7:32
·
Tevrat
לָכֵ֞ן הִנֵּֽה־יָמִ֤ים בָּאִים֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וְלֹא־יֵאָמֵ֨ר ע֤וֹד הַתֹּ֨פֶת֙ וְגֵ֣יא בֶן־הִנֹּ֔ם כִּ֖י אִם־גֵּ֣יא הַהֲרֵגָ֑ה וְקָבְר֥וּ בְתֹ֖פֶת מֵאֵ֥ין מָקֽוֹם
Bu yüzden işte günler geliyor, Yahve'nin bildirisidir; ve artık Tofet ve Hinnom Oğlu Vadisi denmeyecek, ancak Katliam Vadisi denecek; ve yer kalmadığından Tofet'te gömecekler.
Yeremya 19:6
·
Tevrat
לָכֵ֞ן הִנֵּֽה־יָמִ֤ים בָּאִים֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וְלֹא־יִקָּרֵא֩ לַמָּק֨וֹם הַזֶּ֥ה ע֛וֹד הַתֹּ֖פֶת וְגֵ֣יא בֶן־הִנֹּ֑ם כִּ֖י אִם־גֵּ֥יא הַהֲרֵגָֽה
Bu yüzden, işte günler geliyor, Yahve'nin bildirisidir; ve bu yere artık Tofet ve Hinnom oğlunun vadisi diye çağrılmayacak, ancak Katliam vadisi diye çağrılacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 8:11
·
Tevrat
וְכָל־הָעָ֨ם הַמִּלְחָמָ֜ה אֲשֶׁ֣ר אִתּ֗וֹ עָלוּ֙ וַֽיִּגְּשׁ֔וּ וַיָּבֹ֖אוּ נֶ֣גֶד הָעִ֑יר וַֽיַּחֲנוּ֙ מִצְּפ֣וֹן לָעַ֔י וְהַגַּ֖י בֵּינָ֥יו וּבֵין־הָעָֽי
Onunla olan bütün savaş halkı çıktılar, yaklaştılar ve şehrin karşısına geldiler; Ay'ın kuzeyinde konakladılar ve vadi onunla Ay arasındaydı.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 17:3
·
Tevrat
וּפְלִשְׁתִּ֞ים עֹמְדִ֤ים אֶל־הָהָר֙ מִזֶּ֔ה וְיִשְׂרָאֵ֛ל עֹמְדִ֥ים אֶל־הָהָ֖ר מִזֶּ֑ה וְהַגַּ֖יְא בֵּינֵיהֶֽם
Filistliler bu taraftan dağda duruyorlardı, İsrail de şu taraftan dağda duruyordu ve aralarında vadi vardı.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 31:12
·
Tevrat
וַיִּכְרְתֻ֧הוּ זָרִ֛ים עָרִיצֵ֥י גוֹיִ֖ם וַֽיִּטְּשֻׁ֑הוּ אֶל־הֶ֠הָרִים וּבְכָל־גֵּ֨אָי֜וֹת נָפְל֣וּ דָלִיּוֹתָ֗יו וַתִּשָּׁבַ֤רְנָה פֹֽארֹתָיו֙ בְּכֹל֙ אֲפִיקֵ֣י הָאָ֔רֶץ וַיֵּרְד֧וּ מִצִּלּ֛וֹ כָּל־עַמֵּ֥י הָאָ֖רֶץ וַֽיִּטְּשֻֽׁהוּ
Ulusların zalimleri olan yabancılar onu kestiler ve onu bıraktılar; dalları dağlara ve bütün vadilere düştü, sürgünleri yerin bütün derelerinde kırıldı; yerin bütün halkları onun gölgesinden indiler ve onu bıraktılar.
Örnek Ayetler (1)
Mika 1:6
·
Tevrat
וְשַׂמְתִּ֥י שֹׁמְר֛וֹן לְעִ֥י הַשָּׂדֶ֖ה לְמַטָּ֣עֵי כָ֑רֶם וְהִגַּרְתִּ֤י לַגַּי֙ אֲבָנֶ֔יהָ וִיסֹדֶ֖יהָ אֲגַלֶּֽה
Samiriye'yi kırın yıkıntı yığını, bağ dikim yerleri yapacağım; onun taşlarını vadiye dökeceğim ve onun temellerini açığa çıkaracağım.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 19:27
·
Tevrat
וְשָׁ֨ב מִזְרַ֣ח הַשֶּׁמֶשׁ֮ בֵּ֣ית דָּגֹן֒ וּפָגַ֣ע בִּ֠זְבֻלוּן וּבְגֵ֨י יִפְתַּח־אֵ֥ל צָפ֛וֹנָה בֵּ֥ית הָעֵ֖מֶק וּנְעִיאֵ֑ל וְיָצָ֥א אֶל־כָּב֖וּל מִשְּׂמֹֽאל
Doğuya, Beyt-Dagon'a döndü; Zevulun'a ve Yiftah-El vadisine ulaştı, kuzeye doğru Beyt-Haemek'e ve Neiel'e; ve soldan Kavul'a çıktı.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 35:8
·
Tevrat
וּמִלֵּאתִ֥י אֶת־הָרָ֖יו חֲלָלָ֑יו גִּבְעוֹתֶ֤יךָ וְגֵאוֹתֶ֨יךָ֙ וְכָל־אֲפִיקֶ֔יךָ חַלְלֵי־חֶ֖רֶב יִפְּל֥וּ בָהֶֽם
Onun dağlarını onun öldürülmüşleriyle dolduracağım; tepelerinde, vadilerinde ve bütün akarsu yataklarında kılıçla öldürülmüş olanlar düşecekler.
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Krallar 4:14
·
Tevrat
וַיֹּ֕אמֶר וּמֶ֖ה לַעֲשׂ֣וֹת לָ֑הּ וַיֹּ֣אמֶר גֵּיחֲזִ֗י אֲבָ֛ל בֵּ֥ן אֵֽין־לָ֖הּ וְאִישָׁ֥הּ זָקֵֽן
Dedi: 'Onun için ne yapılabilir?' Gehazi dedi: 'Ancak onun oğlu yok ve kocası yaşlıdır.'
2. Krallar 4:25
·
Tevrat
וַתֵּ֗לֶךְ וַתָּב֛וֹא אֶל־אִ֥ישׁ הָאֱלֹהִ֖ים אֶל־הַ֣ר הַכַּרְמֶ֑ל וַ֠יְהִי כִּרְא֨וֹת אִישׁ־הָאֱלֹהִ֤ים אֹתָהּ֙ מִנֶּ֔גֶד וַיֹּ֨אמֶר֙ אֶל־גֵּיחֲזִ֣י נַעֲר֔וֹ הִנֵּ֖ה הַשּׁוּנַמִּ֥ית הַלָּֽז
Gitti ve Karmel dağına, Tanrı adamına geldi. Tanrı adamı onu karşıdan görünce, hizmetçisi Gehazi'ye dedi: 'İşte şu Şunemli kadın.'
2. Krallar 4:27
·
Tevrat
וַתָּבֹ֞א אֶל־אִ֤ישׁ הָֽאֱלֹהִים֙ אֶל־הָהָ֔ר וַֽתַּחֲזֵ֖ק בְּרַגְלָ֑יו וַיִּגַּ֨שׁ גֵּֽיחֲזִ֜י לְהָדְפָ֗הּ וַיֹּאמֶר֩ אִ֨ישׁ הָאֱלֹהִ֤ים הַרְפֵּֽה־לָהּ֙ כִּֽי־נַפְשָׁ֣הּ מָֽרָה־לָ֔הּ וַֽיהוָה֙ הֶעְלִ֣ים מִמֶּ֔נִּי וְלֹ֥א הִגִּ֖יד לִֽי
Dağa, Tanrı adamına geldi ve onun ayaklarına sarıldı. Gehazi onu itmek için yaklaştı, ama Tanrı adamı dedi: 'Onu bırak, çünkü canı acı içindedir; ve Yahve bunu benden gizledi ve bana bildirmedi.'
2. Krallar 4:36
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֣א אֶל־גֵּיחֲזִ֗י וַיֹּ֨אמֶר֙ קְרָא֙ אֶל־הַשֻּׁנַמִּ֣ית הַזֹּ֔את וַיִּקְרָאֶ֖הָ וַתָּב֣וֹא אֵלָ֑יו וַיֹּ֖אמֶר שְׂאִ֥י בְנֵֽךְ
Gehazi'ye seslendi ve dedi: 'Bu Şunemli kadını çağır.' Onu çağırdı ve kadın ona geldi; dedi: 'Oğlunu kaldır.'
2. Krallar 5:20
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר גֵּיחֲזִ֗י נַעַר֮ אֱלִישָׁ֣ע אִישׁ־הָאֱלֹהִים֒ הִנֵּ֣ה חָשַׂ֣ךְ אֲדֹנִ֗י אֶֽת־נַעֲמָ֤ן הָֽאֲרַמִּי֙ הַזֶּ֔ה מִקַּ֥חַת מִיָּד֖וֹ אֵ֣ת אֲשֶׁר־הֵבִ֑יא חַי־יְהוָה֙ כִּֽי־אִם־רַ֣צְתִּי אַחֲרָ֔יו וְלָקַחְתִּ֥י מֵאִתּ֖וֹ מְאֽוּמָה
Tanrı adamı Elişa'nın hizmetkarı Gehazi dedi ki: 'İşte efendim bu Aramlı Naaman'ın getirdiği şeyi elinden almaktan esirgedi; Yahve yaşıyor ki arkasından koşacağım ve ondan bir şey alacağım.'
Örnek Ayetler (4)
2. Krallar 4:12
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ אֶל־גֵּחֲזִ֣י נַעֲר֔וֹ קְרָ֖א לַשּׁוּנַמִּ֣ית הַזֹּ֑את וַיִּקְרָא־לָ֔הּ וַֽתַּעֲמֹ֖ד לְפָנָֽיו
Hizmetçisi Gehazi'ye dedi: 'Bu Şunemli kadını çağır.' Onu çağırdı ve kadın onun önünde durdu.
2. Krallar 5:25
·
Tevrat
וְהוּא־בָא֙ וַיַּעֲמֹ֣ד אֶל־אֲדֹנָ֔יו וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ אֱלִישָׁ֔ע מֵאַ֖יִן גֵּחֲזִ֑י וַיֹּ֕אמֶר לֹֽא־הָלַ֥ךְ עַבְדְּךָ֖ אָ֥נֶה וָאָֽנָה
O gelip efendisinin yanında durdu. Elişa ona dedi ki: 'Nereden Gehazi?' O dedi ki: 'Kulun oraya buraya gitmedi.'
2. Krallar 8:4
·
Tevrat
וְהַמֶּ֗לֶךְ מְדַבֵּר֙ אֶל־גֵּ֣חֲזִ֔י נַ֥עַר אִישׁ־הָאֱלֹהִ֖ים לֵאמֹ֑ר סַפְּרָה־נָּ֣א לִ֔י אֵ֥ת כָּל־הַגְּדֹל֖וֹת אֲשֶׁר־עָשָׂ֥ה אֱלִישָֽׁע
Ve kral, Tanrı adamının hizmetkârı Gehazi'ye konuşarak dedi: 'Lütfen Elişa'nın yaptığı bütün büyük şeyleri bana anlat.'
2. Krallar 8:5
·
Tevrat
וַ֠יְהִי ה֥וּא מְסַפֵּ֣ר לַמֶּלֶךְ֮ אֵ֣ת אֲשֶׁר־הֶחֱיָ֣ה אֶת־הַמֵּת֒ וְהִנֵּ֨ה הָאִשָּׁ֜ה אֲשֶׁר־הֶחֱיָ֤ה אֶת־בְּנָהּ֙ צֹעֶ֣קֶת אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ עַל־בֵּיתָ֖הּ וְעַל־שָׂדָ֑הּ וַיֹּ֤אמֶר גֵּֽחֲזִי֙ אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ זֹ֚את הָֽאִשָּׁ֔ה וְזֶה־בְּנָ֖הּ אֲשֶׁר־הֶחֱיָ֥ה אֱלִישָֽׁע
O, ölüyü dirilttiğini krala anlatırken, ve işte oğlunu dirilttiği kadın evi ve tarlası için krala feryat ediyordu. Gehazi dedi: 'Efendim kral, bu o kadındır ve bu da Elişa'nın dirilttiği oğludur.'
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 4:29
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר לְגֵיחֲזִ֜י חֲגֹ֣ר מָתְנֶ֗יךָ וְקַ֨ח מִשְׁעַנְתִּ֣י בְיָדְךָ֮ וָלֵךְ֒ כִּֽי־תִמְצָ֥א אִישׁ֙ לֹ֣א תְבָרְכֶ֔נּוּ וְכִֽי־יְבָרֶכְךָ֥ אִ֖ישׁ לֹ֣א תַעֲנֶנּ֑וּ וְשַׂמְתָּ֥ מִשְׁעַנְתִּ֖י עַל־פְּנֵ֥י הַנָּֽעַר
Gehazi'ye dedi: 'Bellerini kuşan, değneğimi eline al ve git; eğer bir adam bulursan onu bereketleme ve eğer bir adam seni bereketlerse ona cevap verme; ve değneğimi çocuğun yüzünün üzerine koy.'
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 4:31
·
Tevrat
וְגֵחֲזִ֞י עָבַ֣ר לִפְנֵיהֶ֗ם וַיָּ֤שֶׂם אֶת־הַמִּשְׁעֶ֨נֶת֙ עַל־פְּנֵ֣י הַנַּ֔עַר וְאֵ֥ין ק֖וֹל וְאֵ֣ין קָ֑שֶׁב וַיָּ֤שָׁב לִקְרָאתוֹ֙ וַיַּגֶּד־ל֣וֹ לֵאמֹ֔ר לֹ֥א הֵקִ֖יץ הַנָּֽעַר
Gehazi onların önünden geçti ve değneği çocuğun yüzünün üzerine koydu; ama ne ses vardı ne de dikkat. Onu karşılamaya döndü ve ona bildirerek dedi: 'Çocuk uyanmadı.'