50
Kullanım
9
Lemma
18
Türev
47
Anlam
9 lemma, 18 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
גֶּזֶר Lemma | gezer | parça, parça, kısım, bölüm | İsim | 11 | ||
Örnek Ayetler (5 / 11) 2. Samuel 5:25 · Tevrat וַיַּ֤עַשׂ דָּוִד֙ כֵּ֔ן כַּאֲשֶׁ֥ר צִוָּ֖הוּ יְהוָ֑ה וַיַּךְ֙ אֶת־פְּלִשְׁתִּ֔ים מִגֶּ֖בַע עַד־בֹּאֲךָ֥ גָֽזֶר Davut Yahve'nin ona buyurduğu gibi böyle yaptı; Filistlileri Geva'dan Gezer'e gelişine kadar vurdu. 1. Krallar 9:15 · Tevrat וְזֶ֨ה דְבַר־הַמַּ֜ס אֲשֶֽׁר־הֶעֱלָ֣ה הַמֶּ֣לֶךְ שְׁלֹמֹ֗ה לִבְנוֹת֩ אֶת־בֵּ֨ית יְהוָ֤ה וְאֶת־בֵּיתוֹ֙ וְאֶת־הַמִּלּ֔וֹא וְאֵ֖ת חוֹמַ֣ת יְרוּשָׁלִָ֑ם וְאֶת־חָצֹ֥ר וְאֶת־מְגִדּ֖וֹ וְאֶת־גָּֽזֶר Ve kral Süleyman'ın Yahve'nin evini, kendi evini, Millo'yu, Yeruşalim'in duvarını, Hasor'u, Megiddo'yu ve Gezer'i inşa etmek için çıkardığı angaryanın işi budur: 1. Krallar 9:16 · Tevrat פַּרְעֹ֨ה מֶֽלֶךְ־מִצְרַ֜יִם עָלָ֗ה וַיִּלְכֹּ֤ד אֶת־גֶּ֨זֶר֙ וַיִּשְׂרְפָ֣הּ בָּאֵ֔שׁ וְאֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֛י הַיֹּשֵׁ֥ב בָּעִ֖יר הָרָ֑ג וַֽיִּתְּנָהּ֙ שִׁלֻּחִ֔ים לְבִתּ֖וֹ אֵ֥שֶׁת שְׁלֹמֹֽה Mısır kralı Firavun çıkmıştı ve Gezer'i ele geçirmişti ve onu ateşte yakmıştı ve şehirde oturan Kenanlıyı öldürmüştü; ve onu Süleyman'ın karısı olan kızına çeyiz olarak vermişti. 1. Krallar 9:17 · Tevrat וַיִּ֤בֶן שְׁלֹמֹה֙ אֶת־גָּ֔זֶר וְאֶת־בֵּ֥ית חֹרֹ֖ן תַּחְתּֽוֹן Ve Süleyman Gezer'i ve Aşağı Beyt-Horon'u inşa etti, Yeşu 10:33 · Tevrat אָ֣ז עָלָ֗ה הֹרָם֙ מֶ֣לֶךְ גֶּ֔זֶר לַעְזֹ֖ר אֶת־לָכִ֑ישׁ וַיַּכֵּ֤הוּ יְהוֹשֻׁ֨עַ֙ וְאֶת־עַמּ֔וֹ עַד־בִּלְתִּ֥י הִשְׁאִֽיר־ל֖וֹ שָׂרִֽיד O zaman Gezer kralı Horam Lakiş'e yardım etmek için çıktı; ve Yeşu onu ve halkını vurdu, ona sağ kalan bırakmayana kadar. | ||||||
בְּגָזֶר | be-gazer | parçada, parça, kesik | İsim | 4 | ||
גָּֽזְרָה | gazera | kesti, kesmek, bölmek, hüküm vermek | Zamir | 1 | ||
הַגִּזְרָה Lemma | ha-ggizra | kesik, kesik, ayrılmış alan, hüküm | İsim | 5 | ||
וְהַגִּזְרָה | ve-ha-ggizra | ve kesik, kesik, ayrılmış alan, bölme | İsim | 2 | ||
גִּזְרָתָֽם | gizratam | onların biçimi, kesik, biçim, ayrılmış alan | Zamir | 1 | ||
נִגְזַר Lemma | nigzar | kesildi, kesmek, bölmek, karar vermek | Fiil | 3 | ||
גִּזְרוּ | gizru | kesin, kesmek, bölmek, karar vermek | Fiil | 2 | ||
נִגְזָֽרְתִּי | nigzarti | kesildim, kesmek, bölmek, hüküm vermek | Fiil | 1 | ||
לְגֹזֵר | le-gozer | kesene, kesmek, ikiye bölmek, hüküm vermek | Fiil | 1 | ||
נִגְזַרְנוּ | nigzarnu | kesildik, kesmek, bölmek, karar vermek | Fiil | 1 | ||
וַֽיִּגְזְרוּ | va-yyigzeru | ve kestiler, kesmek, bölmek, hüküm vermek | Fiil | 1 | ||
וְֽתִגְזַר | ve-tigzar | ve keseceksin, kesmek, bölmek, ayırmak | Fiil | 1 | ||
וַיִּגְזֹר | vayyigzor | ve kesti, kesmek, bölmek, hüküm vermek | Fiil | 1 | ||
גָּזַר | gazar | kesti, kesmek, bölmek, hüküm vermek | Fiil | 1 | ||
נִגְזָֽרוּ | nigzaru | kesildiler, kesmek, bölmek, hüküm vermek | Fiil | 1 | ||
גָּזְרִין Lemma | gazerin | kesenler, kesmek, bölmek, karar vermek | Fiil | 2 | ||
וְגָזְרַיָּא | ve-gazerayya | ve müneccimler, kesici, müneccim, karar verici | İlgeç/Harf | 2 | ||
הִתְגְּזֶרֶת | hitgezeret | kesildi, kesilmek, koparılmak, ayrılmak | Fiil | 1 | ||
אִתְגְּזֶרֶת | itgezeret | kesildi, kesmek, bölmek, karar vermek | Fiil | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 11)
2. Samuel 5:25
·
Tevrat
וַיַּ֤עַשׂ דָּוִד֙ כֵּ֔ן כַּאֲשֶׁ֥ר צִוָּ֖הוּ יְהוָ֑ה וַיַּךְ֙ אֶת־פְּלִשְׁתִּ֔ים מִגֶּ֖בַע עַד־בֹּאֲךָ֥ גָֽזֶר
Davut Yahve'nin ona buyurduğu gibi böyle yaptı; Filistlileri Geva'dan Gezer'e gelişine kadar vurdu.
1. Krallar 9:15
·
Tevrat
וְזֶ֨ה דְבַר־הַמַּ֜ס אֲשֶֽׁר־הֶעֱלָ֣ה הַמֶּ֣לֶךְ שְׁלֹמֹ֗ה לִבְנוֹת֩ אֶת־בֵּ֨ית יְהוָ֤ה וְאֶת־בֵּיתוֹ֙ וְאֶת־הַמִּלּ֔וֹא וְאֵ֖ת חוֹמַ֣ת יְרוּשָׁלִָ֑ם וְאֶת־חָצֹ֥ר וְאֶת־מְגִדּ֖וֹ וְאֶת־גָּֽזֶר
Ve kral Süleyman'ın Yahve'nin evini, kendi evini, Millo'yu, Yeruşalim'in duvarını, Hasor'u, Megiddo'yu ve Gezer'i inşa etmek için çıkardığı angaryanın işi budur:
1. Krallar 9:16
·
Tevrat
פַּרְעֹ֨ה מֶֽלֶךְ־מִצְרַ֜יִם עָלָ֗ה וַיִּלְכֹּ֤ד אֶת־גֶּ֨זֶר֙ וַיִּשְׂרְפָ֣הּ בָּאֵ֔שׁ וְאֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֛י הַיֹּשֵׁ֥ב בָּעִ֖יר הָרָ֑ג וַֽיִּתְּנָהּ֙ שִׁלֻּחִ֔ים לְבִתּ֖וֹ אֵ֥שֶׁת שְׁלֹמֹֽה
Mısır kralı Firavun çıkmıştı ve Gezer'i ele geçirmişti ve onu ateşte yakmıştı ve şehirde oturan Kenanlıyı öldürmüştü; ve onu Süleyman'ın karısı olan kızına çeyiz olarak vermişti.
1. Krallar 9:17
·
Tevrat
וַיִּ֤בֶן שְׁלֹמֹה֙ אֶת־גָּ֔זֶר וְאֶת־בֵּ֥ית חֹרֹ֖ן תַּחְתּֽוֹן
Ve Süleyman Gezer'i ve Aşağı Beyt-Horon'u inşa etti,
Yeşu 10:33
·
Tevrat
אָ֣ז עָלָ֗ה הֹרָם֙ מֶ֣לֶךְ גֶּ֔זֶר לַעְזֹ֖ר אֶת־לָכִ֑ישׁ וַיַּכֵּ֤הוּ יְהוֹשֻׁ֨עַ֙ וְאֶת־עַמּ֔וֹ עַד־בִּלְתִּ֥י הִשְׁאִֽיר־ל֖וֹ שָׂרִֽיד
O zaman Gezer kralı Horam Lakiş'e yardım etmek için çıktı; ve Yeşu onu ve halkını vurdu, ona sağ kalan bırakmayana kadar.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 1:29
·
Tevrat
וְאֶפְרַ֨יִם֙ לֹ֣א הוֹרִ֔ישׁ אֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֖י הַיּוֹשֵׁ֣ב בְּגָ֑זֶר וַיֵּ֧שֶׁב הַֽכְּנַעֲנִ֛י בְּקִרְבּ֖וֹ בְּגָֽזֶר
Efrayim Gezer'de oturan Kenanlıyı kovmadı; böylece Kenanlı onun arasında Gezer'de oturdu.
Yeşu 16:10
·
Tevrat
וְלֹ֣א הוֹרִ֔ישׁוּ אֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֖י הַיּוֹשֵׁ֣ב בְּגָ֑זֶר וַיֵּ֨שֶׁב הַֽכְּנַעֲנִ֜י בְּקֶ֤רֶב אֶפְרַ֨יִם֙ עַד־הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה וַיְהִ֖י לְמַס־עֹבֵֽד
Gezer'de oturan Kenanlıyı kovmadılar; böylece Kenanlı bu güne kadar Efrayim'in ortasında oturdu ve angarya işçisi oldu.
1. Tarihler 20:4
·
Tevrat
וַיְהִי֙ אַחֲרֵי כֵ֔ן וַתַּעֲמֹ֧ד מִלְחָמָ֛ה בְּגֶ֖זֶר עִם־פְּלִשְׁתִּ֑ים אָ֣ז הִכָּ֞ה סִבְּכַ֣י הַחֻֽשָׁתִ֗י אֶת־סִפַּ֛י מִילִדֵ֥י הָרְפָאִ֖ים וַיִּכָּנֵֽעוּ
Bundan sonra Filistlilerle Gezer'de savaş kalktı; o zaman Huşalı Sibbekay Refalılara doğanlardan Sippay'ı vurdu ve boyun eğdiler.
Örnek Ayetler (1)
1. Tarihler 14:16
·
Tevrat
וַיַּ֣עַשׂ דָּוִ֔יד כַּֽאֲשֶׁ֥ר צִוָּ֖הוּ הָֽאֱלֹהִ֑ים וַיַּכּוּ֙ אֶת־מַחֲנֵ֣ה פְלִשְׁתִּ֔ים מִגִּבְע֖וֹן וְעַד־גָּֽזְרָה
Davut Tanrı'nın ona buyurduğu gibi yaptı; ve Filistlilerin ordugahını Givon'dan Gezer'e kadar vurdular.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 41:12
·
Tevrat
וְהַבִּנְיָ֡ן אֲשֶׁר֩ אֶל־פְּנֵ֨י הַגִּזְרָ֜ה פְּאַ֣ת דֶּֽרֶךְ־הַיָּ֗ם רֹ֚חַב שִׁבְעִ֣ים אַמָּ֔ה וְקִ֧יר הַבִּנְיָ֛ן חָֽמֵשׁ־אַמּ֥וֹת רֹ֖חַב סָבִ֣יב סָבִ֑יב וְאָרְכּ֖וֹ תִּשְׁעִ֥ים אַמָּֽה
Deniz yönü tarafında ayrılmış yerin önündeki binanın genişliği ise yetmiş kubitti (~31.5 m); ve binanın duvarı çepeçevre beş kubit (~225 cm) genişlikteydi ve onun uzunluğu doksan kubitti (~40.5 m).
Hezekiel 41:15
·
Tevrat
וּמָדַ֣ד אֹֽרֶךְ־הַ֠בִּנְיָן אֶל־פְּנֵ֨י הַגִּזְרָ֜ה אֲשֶׁ֨ר עַל־אַחֲרֶ֧יהָ וְאַתִּיקֶ֛יהָא מִפּ֥וֹ וּמִפּ֖וֹ מֵאָ֣ה אַמָּ֑ה וְהַֽהֵיכָל֙ הַפְּנִימִ֔י וְאֻֽלַמֵּ֖י הֶחָצֵֽר
Ardından onun arkasındaki ayrılmış yerin önüne binanın uzunluğunu ve buradan ve buradan onun galerilerini yüz kubit (~45 m) ölçtü; ve iç tapınağı ve avlunun eyvanlarını.
Hezekiel 42:1
·
Tevrat
וַיּוֹצִאֵ֗נִי אֶל־הֶֽחָצֵר֙ הַחִ֣יצוֹנָ֔ה הַדֶּ֖רֶךְ דֶּ֣רֶךְ הַצָּפ֑וֹן וַיְבִאֵ֣נִי אֶל־הַלִּשְׁכָּ֗ה אֲשֶׁ֨ר נֶ֧גֶד הַגִּזְרָ֛ה וַאֲשֶֽׁר־נֶ֥גֶד הַבִּנְיָ֖ן אֶל־הַצָּפֽוֹן
Sonra beni kuzey yönüne, yola, dış avluya çıkardı; ve beni ayrılmış yerin karşısında ve kuzeye binanın karşısında olan odaya getirdi.
Hezekiel 42:10
·
Tevrat
בְּרֹ֣חַב גֶּ֣דֶר הֶחָצֵ֗ר דֶּ֧רֶךְ הַקָּדִ֛ים אֶל־פְּנֵ֧י הַגִּזְרָ֛ה וְאֶל־פְּנֵ֥י הַבִּנְיָ֖ן לְשָׁכֽוֹת
Doğu yoluna doğru avlunun duvarının eninde, ayrılmış yerin yüzüne ve binanın yüzüne doğru odalar vardı.
Hezekiel 42:13
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י לִֽשְׁכ֨וֹת הַצָּפ֜וֹן לִֽשְׁכ֣וֹת הַדָּרוֹם֮ אֲשֶׁ֣ר אֶל־פְּנֵ֣י הַגִּזְרָה֒ הֵ֣נָּה לִֽשְׁכ֣וֹת הַקֹּ֗דֶשׁ אֲשֶׁ֨ר יֹאכְלוּ־שָׁ֧ם הַכֹּהֲנִ֛ים אֲשֶׁר־קְרוֹבִ֥ים לַֽיהוָ֖ה קָדְשֵׁ֣י הַקֳּדָשִׁ֑ים שָׁ֞ם יַנִּ֣יחוּ קָדְשֵׁ֣י הַקֳּדָשִׁ֗ים וְהַמִּנְחָה֙ וְהַחַטָּ֣את וְהָאָשָׁ֔ם כִּ֥י הַמָּק֖וֹם קָדֹֽשׁ
Ve bana dedi: 'Ayrılmış yerin yüzüne doğru olan kuzey odaları ve güney odaları, onlar kutsallık odalarıdır; Yahve'ye yakın olan kâhinler kutsalların kutsallarını orada yiyecekler. Kutsalların kutsallarını, tahıl sunusunu, günah sunusunu ve suç sunusunu oraya koyacaklar; çünkü yer kutsaldır.'
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 41:13
·
Tevrat
וּמָדַ֣ד אֶת־הַבַּ֔יִת אֹ֖רֶךְ מֵאָ֣ה אַמָּ֑ה וְהַגִּזְרָ֤ה וְהַבִּנְיָה֙ וְקִ֣ירוֹתֶ֔יהָ אֹ֖רֶךְ מֵאָ֥ה אַמָּֽה
Sonra evi ölçtü, uzunluk yüz kubit (~45 m); ve ayrılmış yeri ve binayı ve onun duvarlarını, uzunluk yüz kubit (~45 m).
Hezekiel 41:14
·
Tevrat
וְרֹחַב֩ פְּנֵ֨י הַבַּ֧יִת וְהַגִּזְרָ֛ה לַקָּדִ֖ים מֵאָ֥ה אַמָּֽה
Evin önünün ve doğuya ayrılmış yerin genişliği de yüz kubitti (~45 m).
Örnek Ayetler (1)
Ağıtlar 4:7
·
Tevrat
זַכּ֤וּ נְזִירֶ֨יהָ֙ מִשֶּׁ֔לֶג צַח֖וּ מֵחָלָ֑ב אָ֤דְמוּ עֶ֨צֶם֙ מִפְּנִינִ֔ים סַפִּ֖יר גִּזְרָתָֽם
Onun adanmışları kardan temizdi, sütten aktı; bedenleri mercanlardan kızıldı, görünümleri laciverttaşıydı.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 53:8
·
Tevrat
מֵעֹ֤צֶר וּמִמִּשְׁפָּט֙ לֻקָּ֔ח וְאֶת־דּוֹר֖וֹ מִ֣י יְשׂוֹחֵ֑חַ כִּ֤י נִגְזַר֙ מֵאֶ֣רֶץ חַיִּ֔ים מִפֶּ֥שַׁע עַמִּ֖י נֶ֥גַע לָֽמוֹ
Baskıdan ve yargıdan alındı; ve onun neslini kim düşünecek? Çünkü yaşam yerinden kesilip atıldı, halkımın isyanından dolayı ona vuruş geldi.
2. Tarihler 26:21
·
Tevrat
וַיְהִי֩ עֻזִּיָּ֨הוּ הַמֶּ֜לֶךְ מְצֹרָ֣ע עַד־י֣וֹם מוֹת֗וֹ וַיֵּ֜שֶׁב בֵּ֤ית הַֽחָפְשִׁית֙ מְצֹרָ֔ע כִּ֥י נִגְזַ֖ר מִבֵּ֣ית יְהוָ֑ה וְיוֹתָ֤ם בְּנוֹ֙ עַל־בֵּ֣ית הַמֶּ֔לֶךְ שׁוֹפֵ֖ט אֶת־עַ֥ם הָאָֽרֶץ
Ve kral Uzziya ölüm gününe kadar cüzzamlı oldu ve cüzzamlı olarak ayrılmış evde oturdu, çünkü Yahve'nin evinden kesildi; ve oğlu Yotam yerin halkını yargılayarak kralın evi üzerindeydi.
Ester 2:1
·
Tevrat
אַחַר֙ הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה כְּשֹׁ֕ךְ חֲמַ֖ת הַמֶּ֣לֶךְ אֲחַשְׁוֵר֑וֹשׁ זָכַ֤ר אֶת־וַשְׁתִּי֙ וְאֵ֣ת אֲשֶׁר־עָשָׂ֔תָה וְאֵ֥ת אֲשֶׁר־נִגְזַ֖ר עָלֶֽיהָ
Bu sözlerden sonra, Kral Ahaşveroş'un öfkesi yatışınca, Vaşti'yi, onun yaptığını ve onun üzerine kararlaştırılanı hatırladı.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 3:25
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הַמֶּ֔לֶךְ גִּזְר֛וּ אֶת־הַיֶּ֥לֶד הַחַ֖י לִשְׁנָ֑יִם וּתְנ֤וּ אֶֽת־הַחֲצִי֙ לְאַחַ֔ת וְאֶֽת־הַחֲצִ֖י לְאֶחָֽת
Ve kral dedi: 'Yaşayan çocuğu ikiye bölün; ve yarısını birine, ve yarısını diğerine verin.'
1. Krallar 3:26
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר הָאִשָּׁה֩ אֲשֶׁר־בְּנָ֨הּ הַחַ֜י אֶל־הַמֶּ֗לֶךְ כִּֽי־נִכְמְר֣וּ רַחֲמֶיהָ֮ עַל־בְּנָהּ֒ וַתֹּ֣אמֶר בִּ֣י אֲדֹנִ֗י תְּנוּ־לָהּ֙ אֶת־הַיָּל֣וּד הַחַ֔י וְהָמֵ֖ת אַל־תְּמִיתֻ֑הוּ וְזֹ֣את אֹמֶ֗רֶת גַּם־לִ֥י גַם־לָ֛ךְ לֹ֥א יִהְיֶ֖ה גְּזֹֽרוּ
Oğlu canlı olan kadın krala dedi, çünkü oğluna merhameti alevlenmişti, ve dedi: 'Lütfen efendim, canlı çocuğu ona verin ve onu kesinlikle öldürmeyin.' Ve bu diyordu: 'Ne benim ne senin olacak, kesin.'
Örnek Ayetler (1)
Ağıtlar 3:54
·
Tevrat
צָֽפוּ־מַ֥יִם עַל־רֹאשִׁ֖י אָמַ֥רְתִּי נִגְזָֽרְתִּי
Sular başımın üzerinden taştı, 'Kesildim' dedim.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 136:13
·
Tevrat
לְגֹזֵ֣ר יַם־ס֭וּף לִגְזָרִ֑ים כִּ֖י לְעוֹלָ֣ם חַסְדּֽוֹ
Kamış Denizi'ni parçalara yarana; çünkü sadakati sonsuzadır.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 37:11
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֮ אֵלַי֒ בֶּן־אָדָ֕ם הָעֲצָמ֣וֹת הָאֵ֔לֶּה כָּל־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵ֖ל הֵ֑מָּה הִנֵּ֣ה אֹמְרִ֗ים יָבְשׁ֧וּ עַצְמוֹתֵ֛ינוּ וְאָבְדָ֥ה תִקְוָתֵ֖נוּ נִגְזַ֥רְנוּ לָֽנוּ
Bunun üzerine bana dedi: 'Adam oğlu, bu kemikler bütün İsrail evidir; işte diyorlar: Kemiklerimiz kurudu ve umudumuz yok oldu, biz kesildik.'
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 6:4
·
Tevrat
וַיֵּ֖לֶךְ אִתָּ֑ם וַיָּבֹ֨אוּ֙ הַיַּרְדֵּ֔נָה וַֽיִּגְזְר֖וּ הָעֵצִֽים
Böylece onlarla gitti. Yarden'e geldiler ve ağaçları kestiler.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 22:28
·
Tevrat
וְֽתִגְזַר־א֭וֹמֶר וְיָ֣קָם לָ֑ךְ וְעַל־דְּ֝רָכֶ֗יךָ נָ֣גַֽהּ אֽוֹר
Ve bir söze karar verirsin ve senin için gerçekleşir; ve yollarının üzerine ışık parlar.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 9:19
·
Tevrat
וַיִּגְזֹ֤ר עַל־יָמִין֙ וְרָעֵ֔ב וַיֹּ֥אכַל עַל־שְׂמֹ֖אול וְלֹ֣א שָׂבֵ֑עוּ אִ֥ישׁ בְּשַׂר־זְרֹע֖וֹ יֹאכֵֽלוּ
Ve sağdan kesti ve acıktı, ve soldan yedi ve doymadılar; adam kolunun etini yiyecek.
Örnek Ayetler (1)
Habakkuk 3:17
·
Tevrat
כִּֽי־תְאֵנָ֣ה לֹֽא־תִפְרָ֗ח וְאֵ֤ין יְבוּל֙ בַּגְּפָנִ֔ים כִּחֵשׁ֙ מַעֲשֵׂה־זַ֔יִת וּשְׁדֵמ֖וֹת לֹא־עָ֣שָׂה אֹ֑כֶל גָּזַ֤ר מִמִּכְלָה֙ צֹ֔אן וְאֵ֥ין בָּקָ֖ר בָּרְפָתִֽים
İncir ağacı çiçek açmasa da ve asmalarda ürün olmasa da, zeytin emeği boşa çıksa da ve tarlalar yiyecek vermese de, sürü ağıldan kesilse de ve ahırlarda sığır olmasa da,
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 88:6
·
Tevrat
בַּמֵּתִ֗ים חָ֫פְשִׁ֥י כְּמ֤וֹ חֲלָלִ֨ים שֹׁ֥כְבֵי קֶ֗בֶר אֲשֶׁ֤ר לֹ֣א זְכַרְתָּ֣ם ע֑וֹד וְ֝הֵ֗מָּה מִיָּדְךָ֥ נִגְזָֽרוּ
Ölüler arasında özgürüm, mezarda yatan öldürülmüşler gibi; ki onları artık hatırlamadın ve onlar senin elinden kesildiler.
Örnek Ayetler (2)
Daniel 2:27
·
Tevrat
עָנֵ֧ה דָנִיֵּ֛אל קֳדָ֥ם מַלְכָּ֖א וְאָמַ֑ר רָזָה֙ דִּֽי־מַלְכָּ֣א שָׁאֵ֔ל לָ֧א חַכִּימִ֣ין אָֽשְׁפִ֗ין חַרְטֻמִּין֙ גָּזְרִ֔ין יָכְלִ֖ין לְהַֽחֲוָיָ֥ה לְמַלְכָּֽא
Daniel kralın önünde cevap verip dedi: 'Kralın sorduğu sırrı bilgeler, falcılar, sihirbazlar ve müneccimler krala bildiremezler;'
Daniel 5:11
·
Tevrat
אִיתַ֨י גְּבַ֜ר בְּמַלְכוּתָ֗ךְ דִּ֠י ר֣וּחַ אֱלָהִ֣ין קַדִּישִׁין֮ בֵּהּ֒ וּבְיוֹמֵ֣י אֲב֗וּךְ נַהִיר֧וּ וְשָׂכְלְתָנ֛וּ וְחָכְמָ֥ה כְּחָכְמַת־אֱלָהִ֖ין הִשְׁתְּכַ֣חַת בֵּ֑הּ וּמַלְכָּ֤א נְבֻֽכַדְנֶצַּר֙ אֲב֔וּךְ רַ֧ב חַרְטֻמִּ֣ין אָֽשְׁפִ֗ין כַּשְׂדָּאִין֙ גָּזְרִ֔ין הֲקִימֵ֖הּ אֲב֥וּךְ מַלְכָּֽא
Krallığında, kendisinde kutsal ilahların ruhu olan bir adam vardır; ve babanın günlerinde onda aydınlanma, anlayış ve ilahların bilgeliği gibi bilgelik bulundu; ve baban kral Nebukadnetsar, baban kral, onu sihirbazların, büyücülerin, Kildanilerin ve falcıların başı yaptı.
Örnek Ayetler (2)
Daniel 4:4
·
Tevrat
בֵּאדַ֣יִן עָלִּ֗ין חַרְטֻמַיָּא֙ אָֽשְׁפַיָּ֔א כַּשְׂדָּאֵ֖י וְגָזְרַיָּ֑א וְחֶלְמָ֗א אָמַ֤ר אֲנָה֙ קֳדָ֣מֵיה֔וֹן וּפִשְׁרֵ֖הּ לָא־מְהוֹדְעִ֥ין לִֽי
O zaman sihirbazlar, büyücüler, Keldaniler ve falcılar girdiler; rüyayı onların önünde söyledim ama onun yorumunu bana bildirmediler.
Daniel 5:7
·
Tevrat
קָרֵ֤א מַלְכָּא֙ בְּחַ֔יִל לְהֶֽעָלָה֙ לְאָ֣שְׁפַיָּ֔א כַּשְׂדָּאֵ֖י וְגָזְרַיָּ֑א עָנֵ֨ה מַלְכָּ֜א וְאָמַ֣ר לְחַכִּימֵ֣י בָבֶ֗ל דִּ֣י כָל־אֱ֠נָשׁ דִּֽי־יִקְרֵ֞ה כְּתָבָ֣ה דְנָ֗ה וּפִשְׁרֵהּ֙ יְחַוִּנַּ֔נִי אַרְגְּוָנָ֣א יִלְבַּ֗שׁ וְהַֽמְנִיכָ֤א דִֽי־דַהֲבָא֙ עַֽל־צַוְּארֵ֔הּ וְתַלְתִּ֥י בְמַלְכוּתָ֖א יִשְׁלַֽט
Kral büyücüleri, Kildanileri ve falcıları getirmek için yüksek sesle bağırdı; kral Babil'in bilgelerine yanıt verip dedi: 'Her kim bu yazıyı okur ve bana yorumunu bildirirse, erguvan giyecek ve boynuna altın zincir takılacak ve krallıkta üçüncü olarak egemenlik sürecek.'
Örnek Ayetler (1)
Daniel 2:34
·
Tevrat
חָזֵ֣ה הֲוַ֗יְתָ עַ֠ד דִּ֣י הִתְגְּזֶ֤רֶת אֶ֨בֶן֙ דִּי־לָ֣א בִידַ֔יִן וּמְחָ֤ת לְצַלְמָא֙ עַל־רַגְל֔וֹהִי דִּ֥י פַרְזְלָ֖א וְחַסְפָּ֑א וְהַדֵּ֖קֶת הִמּֽוֹן
Sen bakıyordun, ta ki eller olmadan bir taş kesilene ve heykelin demir ve kilden olan ayaklarına çarpıp onları parçalayana kadar.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 2:45
·
Tevrat
כָּל־קֳבֵ֣ל דִּֽי־חֲזַ֡יְתָ דִּ֣י מִטּוּרָא֩ אִתְגְּזֶ֨רֶת אֶ֜בֶן דִּי־לָ֣א בִידַ֗יִן וְ֠הַדֶּקֶת פַּרְזְלָ֨א נְחָשָׁ֤א חַסְפָּא֙ כַּסְפָּ֣א וְדַהֲבָ֔א אֱלָ֥הּ רַב֙ הוֹדַ֣ע לְמַלְכָּ֔א מָ֛ה דִּ֥י לֶהֱוֵ֖א אַחֲרֵ֣י דְנָ֑ה וְיַצִּ֥יב חֶלְמָ֖א וּמְהֵימַ֥ן פִּשְׁרֵֽהּ
Dağdan eller olmadan bir taşın kesildiğini ve demiri, tuncu, kili, gümüşü ve altını ezdiğini gördüğün gibi, büyük Tanrı bundan sonra ne olacağını krala bildirdi; ve rüya kesindir ve onun yorumu güvenilirdir.