531
Kullanım
11
Lemma
107
Türev
114
Anlam
11 lemma, 107 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
בָּרוּךְ Lemma | barukh | diz çökmüş, diz çökmek, bereketlemek, iyilik dilemek | Fiil | 59 | ||
וַיְבָרֶךְ | va-yevarekh | ve diz çöktü, diz çökmek, bereketlemek, övmek | Fiil | 33 | ||
בָרֵךְ | varekh | diz çök, diz çökmek, bereketlemek, iyilik dilemek | Fiil | 26 | ||
בֵּרֲכוֹ | berakho | diz çöktü, diz çökmek, bereketlemek, övmek | Zamir | 21 | ||
יְבָרֶכְךָ | yevarakhekha | seni diz çöktürecek, diz çökmek, bereketlemek, övmek | Zamir | 17 | ||
יְבָרֵךְ | yevarekh | diz çökecek, diz çökmek, bereketlemek, iyilik dilemek | Fiil | 16 | ||
וַֽיְבָרְכֵהוּ | vayvarekhehu | ve ona diz çöktürdü, diz çökmek, bereketlemek, övmek | Zamir | 9 | ||
Örnek Ayetler (5 / 9) Hakimler 13:24 · Tevrat וַתֵּ֤לֶד הָֽאִשָּׁה֙ בֵּ֔ן וַתִּקְרָ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ שִׁמְשׁ֑וֹן וַיִּגְדַּ֣ל הַנַּ֔עַר וַֽיְבָרְכֵ֖הוּ יְהוָֽה Ve kadın bir oğul doğurdu ve onun adını Şimşon çağırdı; ve çocuk büyüdü ve Yahve onu bereketledi. 2. Samuel 13:25 · Tevrat וַיֹּ֨אמֶר הַמֶּ֜לֶךְ אֶל־אַבְשָׁל֗וֹם אַל־בְּנִי֙ אַל־נָ֤א נֵלֵךְ֙ כֻּלָּ֔נוּ וְלֹ֥א נִכְבַּ֖ד עָלֶ֑יךָ וַיִּפְרָץ־בּ֛וֹ וְלֹֽא־אָבָ֥ה לָלֶ֖כֶת וַֽיְבָרֲכֵֽהוּ Kral Avşalom'a dedi: 'Hayır oğlum, lütfen hepimiz gitmeyelim ve sana ağır olmayalım.' Ve o diretti, ama gitmek istemedi ve onu bereketledi. 2. Samuel 19:40 · Tevrat וַיַּעֲבֹ֧ר כָּל־הָעָ֛ם אֶת־הַיַּרְדֵּ֖ן וְהַמֶּ֣לֶךְ עָבָ֑ר וַיִּשַּׁ֨ק הַמֶּ֤לֶךְ לְבַרְזִלַּי֙ וַיְבָ֣רֲכֵ֔הוּ וַיָּ֖שָׁב לִמְקֹמֽוֹ Bütün halk Şeria'yı geçti ve kral geçti; kral Barzillay'ı öptü ve onu bereketledi, ve o kendi yerine döndü. 2. Krallar 10:15 · Tevrat וַיֵּ֣לֶךְ מִשָּׁ֡ם וַיִּמְצָ֣א אֶת־יְהוֹנָדָב֩ בֶּן־רֵכָ֨ב לִקְרָאת֜וֹ וַֽיְבָרְכֵ֗הוּ וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו הֲיֵ֧שׁ אֶת־לְבָבְךָ֣ יָשָׁ֗ר כַּאֲשֶׁ֤ר לְבָבִי֙ עִם־לְבָבֶ֔ךָ וַיֹּ֨אמֶר יְהוֹנָדָ֥ב יֵ֛שׁ וָיֵ֖שׁ תְּנָ֣ה אֶת־יָדֶ֑ךָ וַיִּתֵּ֣ן יָד֔וֹ וַיַּעֲלֵ֥הוּ אֵלָ֖יו אֶל־הַמֶּרְכָּבָֽה Oradan gitti ve onu karşılamaya gelen Rekhav oğlu Yehonadav'ı buldu. Onu bereketledi ve ona dedi: 'Kalbimin senin kalbinle olduğu gibi, kalbin doğru mu?' Yehonadav dedi: 'Var.' 'Ve varsa elini ver.' Elini verdi ve onu yanına arabaya çıkardı. Yeşu 14:13 · Tevrat וַֽיְבָרְכֵ֖הוּ יְהוֹשֻׁ֑עַ וַיִּתֵּ֧ן אֶת־חֶבְר֛וֹן לְכָלֵ֥ב בֶּן־יְפֻנֶּ֖ה לְנַחֲלָֽה Bunun üzerine Yeşu onu bereketledi ve Hevron'u Yefunne oğlu Kalev'e miras olarak verdi. | ||||||
וַיְבָרֲכוּ | vayvarahu | ve diz çöktüler, diz çökmek, bereketlemek, övmek | Fiil | 9 | ||
לְבָרֵךְ | levarekh | bereketlemek, bereketlemek, iyilik dilemek, övmek | Fiil | 9 | ||
וּבָרוּךְ | u-varukh | ve diz çökmüş, diz çökmek, bereketlemek | Fiil | 7 | ||
וּבֵרַךְ | u-verakh | ve diz çöktü, diz çökmek, bereketlemek, kutsamak | Fiil | 7 | ||
תְּבָרֵךְ | tevarekh | bereketleyeceksin, diz çökmek, bereketlemek, övmek | Fiil | 7 | ||
מְבֹרָךְ | mevorakh | diz çöktürülmüş, diz çökmek, bereketlemek, kutsamak | Fiil | 6 | ||
בֵּרַכְתָּ | berahta | diz çöktün, diz çökmek, bereketlemek, iyilik dilemek | Fiil | 5 | ||
בֵּֽרַכְךָ | berakhakha | sana diz çöktürdü, diz çökmek, bereketlemek, övmek | Zamir | 5 | ||
וַיְבָרֲכֵם | vayvarekhem | ve diz çöktürdü onları, diz çökmek, bereketlemek, iyilik dilemek | Zamir | 5 | ||
בָּרֲכִי | barakhi | diz çök, diz çökmek, bereketlemek, övmek | Fiil | 5 | ||
וּבֵרַכְךָ | u-verakhakha | ve seni bereketledi, diz çökmek, bereketlemek, iyilik dilemek | Zamir | 5 | ||
וּלְבָרֵךְ | u-lvarekh | ve diz çökmek, diz çökmek, bereketlemek, iyilik dilemek | Fiil | 4 | ||
אַבְרֵךְ | avrekh | diz çökün, diz çökmek, saygı göstermek | Fiil | 4 | ||
Örnek Ayetler (5 / 59)
Hakimler 17:2
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לְאִמּ֡וֹ אֶלֶף֩ וּמֵאָ֨ה הַכֶּ֜סֶף אֲשֶׁ֣ר לֻֽקַּֽח־לָ֗ךְ וְאַ֤תְּ אָלִית֙ וְגַם֙ אָמַ֣רְתְּ בְּאָזְנַ֔י הִנֵּֽה־הַכֶּ֥סֶף אִתִּ֖י אֲנִ֣י לְקַחְתִּ֑יו וַתֹּ֣אמֶר אִמּ֔וֹ בָּר֥וּךְ בְּנִ֖י לַיהוָֽה
Annesine dedi: 'Senden alınan bin yüz gümüş, ki sen lanet ettin ve ayrıca kulaklarıma dedin: İşte gümüş benimledir, onu ben aldım.' Annesi dedi: 'Oğlum Yahve'ye bereketli olsun.'
Hezekiel 3:12
·
Tevrat
וַתִּשָּׂאֵ֣נִי ר֔וּחַ וָאֶשְׁמַ֣ע אַחֲרַ֔י ק֖וֹל רַ֣עַשׁ גָּד֑וֹל בָּר֥וּךְ כְּבוֹד־יְהוָ֖ה מִמְּקוֹמֽוֹ
Ve ruh beni kaldırdı ve arkamda büyük bir gürültü sesi işittim: 'Yahve'nin yüceliği kendi yerinden bereketli olsun.'
2. Samuel 18:28
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֣א אֲחִימַ֗עַץ וַיֹּ֤אמֶר אֶל־הַמֶּ֨לֶךְ֙ שָׁל֔וֹם וַיִּשְׁתַּ֧חוּ לַמֶּ֛לֶךְ לְאַפָּ֖יו אָ֑רְצָה וַיֹּ֗אמֶר בָּרוּךְ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ אֲשֶׁ֤ר סִגַּר֙ אֶת־הָ֣אֲנָשִׁ֔ים אֲשֶׁר־נָשְׂא֥וּ אֶת־יָדָ֖ם בַּֽאדֹנִ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Ahimaats seslendi ve krala dedi: 'Esenlik!' Yüzüstü yere, krala secde etti ve dedi: 'Efendim krala ellerini kaldıran adamları teslim eden Tanrın Yahve bereketli olsun.'
Yeremya 17:7
·
Tevrat
בָּר֣וּךְ הַגֶּ֔בֶר אֲשֶׁ֥ר יִבְטַ֖ח בַּֽיהוָ֑ה וְהָיָ֥ה יְהוָ֖ה מִבְטַחֽוֹ
Yahve'ye güvenen ve güveni Yahve olan adam bereketlidir.
Yeremya 20:14
·
Tevrat
אָר֣וּר הַיּ֔וֹם אֲשֶׁ֥ר יֻלַּ֖דְתִּי בּ֑וֹ י֛וֹם אֲשֶׁר־יְלָדַ֥תְנִי אִמִּ֖י אַל־יְהִ֥י בָרֽוּךְ
Onda doğurulduğum gün lanetli olsun; annemin beni doğurduğu gün bereketli olmasın.
Örnek Ayetler (5 / 33)
2. Samuel 6:11
·
Tevrat
וַיֵּשֶׁב֩ אֲר֨וֹן יְהוָ֜ה בֵּ֣ית עֹבֵ֥ד אֱדֹ֛ם הַגִּתִּ֖י שְׁלֹשָׁ֣ה חֳדָשִׁ֑ים וַיְבָ֧רֶךְ יְהוָ֛ה אֶת־עֹבֵ֥ד אֱדֹ֖ם וְאֶת־כָּל־בֵּיתֽוֹ
Yahve'nin sandığı Gatlı Oved-Edom'un evinde üç ay kaldı; Yahve Oved-Edom'u ve bütün evini bereketledi.
2. Samuel 6:18
·
Tevrat
וַיְכַ֣ל דָּוִ֔ד מֵהַעֲל֥וֹת הָעוֹלָ֖ה וְהַשְּׁלָמִ֑ים וַיְבָ֣רֶךְ אֶת־הָעָ֔ם בְּשֵׁ֖ם יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Davut yakmalık sunuyu ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, halkı Ordular Yahvesi'nin adıyla bereketledi.
2. Samuel 14:22
·
Tevrat
וַיִּפֹּל֩ יוֹאָ֨ב אֶל־פָּנָ֥יו אַ֛רְצָה וַיִּשְׁתַּ֖חוּ וַיְבָ֣רֶךְ אֶת־הַמֶּ֑לֶךְ וַיֹּ֣אמֶר יוֹאָ֡ב הַיּוֹם֩ יָדַ֨ע עַבְדְּךָ֜ כִּי־מָצָ֨אתִי חֵ֤ן בְּעֵינֶ֨יךָ֙ אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ אֲשֶׁר־עָשָׂ֥ה הַמֶּ֖לֶךְ אֶת־דְּבַ֥ר עַבְדֶּֽךָ
Yoav yüzü üzerine yere düştü, eğildi ve kralı bereketledi. Yoav dedi: 'Bugün kulun bildi ki gözlerinde lütuf buldum, efendim kral; çünkü kral kulunun sözünü yaptı.'
1. Krallar 8:14
·
Tevrat
וַיַּסֵּ֤ב הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֶת־פָּנָ֔יו וַיְבָ֕רֶךְ אֵ֖ת כָּל־קְהַ֣ל יִשְׂרָאֵ֑ל וְכָל־קְהַ֥ל יִשְׂרָאֵ֖ל עֹמֵֽד
Ve Kral yüzünü çevirdi, ve İsrail'in bütün topluluğunu bereketledi; ve İsrail'in bütün topluluğu duruyordu.
1. Krallar 8:55
·
Tevrat
וַֽיַּעְמֹ֕ד וַיְבָ֕רֶךְ אֵ֖ת כָּל־קְהַ֣ל יִשְׂרָאֵ֑ל ק֥וֹל גָּד֖וֹל לֵאמֹֽר
Ve durdu ve büyük sesle diyerek bütün İsrail topluluğunu bereketledi:
Örnek Ayetler (5 / 26)
2. Samuel 6:12
·
Tevrat
וַיֻּגַּ֗ד לַמֶּ֣לֶךְ דָּוִד֮ לֵאמֹר֒ בֵּרַ֣ךְ יְהוָ֗ה אֶת־בֵּ֨ית עֹבֵ֤ד אֱדֹם֙ וְאֶת־כָּל־אֲשֶׁר־ל֔וֹ בַּעֲב֖וּר אֲר֣וֹן הָאֱלֹהִ֑ים וַיֵּ֣לֶךְ דָּוִ֗ד וַיַּעַל֩ אֶת־אֲר֨וֹן הָאֱלֹהִ֜ים מִבֵּ֨ית עֹבֵ֥ד אֱדֹ֛ם עִ֥יר דָּוִ֖ד בְּשִׂמְחָֽה
Kral Davut'a, 'Yahve Tanrı'nın sandığı uğruna Oved-Edom'un evini ve ona ait olan her şeyi bereketledi' diyerek bildirildi. Bunun üzerine Davut gitti ve Tanrı'nın sandığını Oved-Edom'un evinden Davut şehrine sevinçle çıkardı.
Yeşaya 61:9
·
Tevrat
וְנוֹדַ֤ע בַּגּוֹיִם֙ זַרְעָ֔ם וְצֶאֱצָאֵיהֶ֖ם בְּת֣וֹךְ הָעַמִּ֑ים כָּל־רֹֽאֵיהֶם֙ יַכִּיר֔וּם כִּ֛י הֵ֥ם זֶ֖רַע בֵּרַ֥ךְ יְהוָֽה
Ve onların soyu uluslar arasında ve onların torunları halkların ortasında bilinecek; onları görenlerin tümü tanıyacaklar ki onlar Yahve'nin bereketlediği soydur.
1. Krallar 21:13
·
Tevrat
וַ֠יָּבֹאוּ שְׁנֵ֨י הָאֲנָשִׁ֥ים בְּנֵֽי־בְלִיַּעַל֮ וַיֵּשְׁב֣וּ נֶגְדּוֹ֒ וַיְעִדֻהוּ֩ אַנְשֵׁ֨י הַבְּלִיַּ֜עַל אֶת־נָב֗וֹת נֶ֤גֶד הָעָם֙ לֵאמֹ֔ר בֵּרַ֥ךְ נָב֛וֹת אֱלֹהִ֖ים וָמֶ֑לֶךְ וַיֹּצִאֻ֨הוּ֙ מִח֣וּץ לָעִ֔יר וַיִּסְקְלֻ֥הוּ בָאֲבָנִ֖ים וַיָּמֹֽת
Sonra değersiz oğullarından iki adam geldiler ve onun karşısına oturdular ve değersizliğin adamları halkın karşısında Navot'a diyerek tanıklık ettiler: 'Navot Tanrı'yı ve kralı bereketledi.' Ve onu şehrin dışına çıkardılar ve onu taşlarla taşladılar ve öldü.
1. Tarihler 4:10
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֣א יַ֠עְבֵּץ לֵאלֹהֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל לֵאמֹ֗ר אִם־בָּרֵ֨ךְ תְּבָרֲכֵ֜נִי וְהִרְבִּ֤יתָ אֶת־גְּבוּלִי֙ וְהָיְתָ֤ה יָדְךָ֙ עִמִּ֔י וְעָשִׂ֥יתָ מֵּרָעָ֖ה לְבִלְתִּ֣י עָצְבִּ֑י וַיָּבֵ֥א אֱלֹהִ֖ים אֵ֥ת אֲשֶׁר־שָׁאָֽל
Ve Yabets İsrail'in Tanrısı'na seslendi ve dedi: 'Eğer beni gerçekten bereketlersen ve sınırımı genişletirsen ve elin benimle olursa ve acı çekmemem için kötülükten korursan!' Ve Tanrı onun istediği şeyi getirdi.
Mezmurlar 10:3
·
Tevrat
כִּֽי־הִלֵּ֣ל רָ֭שָׁע עַל־תַּאֲוַ֣ת נַפְשׁ֑וֹ וּבֹצֵ֥עַ בֵּ֝רֵ֗ךְ נִ֘אֵ֥ץ יְהוָֽה
Çünkü kötü kişi canının arzusu üzerine övündü; ve açgözlü bereketledi, Yahve'yi hor gördü.
Örnek Ayetler (5 / 21)
Hakimler 5:2
·
Tevrat
בִּפְרֹ֤עַ פְּרָעוֹת֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל בְּהִתְנַדֵּ֖ב עָ֑ם בָּרֲכ֖וּ יְהוָֽה
İsrail'de saçlar çözüldüğünde, halk gönüllü olduğunda, Yahve'yi bereketleyin.
Hakimler 5:9
·
Tevrat
לִבִּי֙ לְחוֹקְקֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל הַמִּֽתְנַדְּבִ֖ים בָּעָ֑ם בָּרֲכ֖וּ יְהוָֽה
Kalbim İsrail'in yasa koyucularına, halk arasında gönüllü olanlaradır; Yahve'yi bereketleyin.
Yeşaya 19:25
·
Tevrat
אֲשֶׁ֧ר בֵּרֲכ֛וֹ יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת לֵאמֹ֑ר בָּר֨וּךְ עַמִּ֜י מִצְרַ֗יִם וּמַעֲשֵׂ֤ה יָדַי֙ אַשּׁ֔וּר וְנַחֲלָתִ֖י יִשְׂרָאֵֽל
Ki Ordular Yahvesi onu bereketledi ve dedi: 'Halkım Mısır, ellerimin işi Aşur ve mirasım İsrail bereketlidir.'
1. Tarihler 26:5
·
Tevrat
עַמִּיאֵ֤ל הַשִּׁשִּׁי֙ יִשָׂשכָ֣ר הַשְּׁבִיעִ֔י פְּעֻלְּתַ֖י הַשְּׁמִינִ֑י כִּ֥י בֵרֲכ֖וֹ אֱלֹהִֽים
altıncı Ammiel, yedinci İssakar, sekizinci Peulletay; çünkü Tanrı onu bereketledi.
1. Tarihler 29:20
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר דָּוִיד֙ לְכָל־הַקָּהָ֔ל בָּֽרְכוּ־נָ֖א אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֑ם וַיְבָרֲכ֣וּ כָֽל־הַקָּהָ֗ל לַיהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י אֲבֹֽתֵיהֶ֔ם וַיִּקְּד֧וּ וַיִּֽשְׁתַּחֲו֛וּ לַיהוָ֖ה וְלַמֶּֽלֶךְ
Davut bütün topluluğa dedi: 'Lütfen Tanrınız Yahve'yi bereketleyin.' Bunun üzerine bütün topluluk babalarının Tanrısı Yahve'yi bereketledi; eğildiler ve Yahve'ye ve krala secde ettiler.
Örnek Ayetler (5 / 17)
Yeremya 31:23
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֞ר יְהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל ע֣וֹד יֹאמְר֞וּ אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֗ה בְּאֶ֤רֶץ יְהוּדָה֙ וּבְעָרָ֔יו בְּשׁוּבִ֖י אֶת־שְׁבוּתָ֑ם יְבָרֶכְךָ֧ יְהוָ֛ה נְוֵה־צֶ֖דֶק הַ֥ר הַקֹּֽדֶשׁ
İsrail'i Tanrısı Ordular Yahve şöyle dedi: Onların sürgününü döndürdüğümde Yahuda diyarında ve onun şehirlerinde tekrar bu sözü diyecekler: Yahve seni bereketlesin, doğruluk meskeni, kutsal dağ.
2. Krallar 4:29
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר לְגֵיחֲזִ֜י חֲגֹ֣ר מָתְנֶ֗יךָ וְקַ֨ח מִשְׁעַנְתִּ֣י בְיָדְךָ֮ וָלֵךְ֒ כִּֽי־תִמְצָ֥א אִישׁ֙ לֹ֣א תְבָרְכֶ֔נּוּ וְכִֽי־יְבָרֶכְךָ֥ אִ֖ישׁ לֹ֣א תַעֲנֶנּ֑וּ וְשַׂמְתָּ֥ מִשְׁעַנְתִּ֖י עַל־פְּנֵ֥י הַנָּֽעַר
Gehazi'ye dedi: 'Bellerini kuşan, değneğimi eline al ve git; eğer bir adam bulursan onu bereketleme ve eğer bir adam seni bereketlerse ona cevap verme; ve değneğimi çocuğun yüzünün üzerine koy.'
Mezmurlar 128:5
·
Tevrat
יְבָרֶכְךָ֥ יְהוָ֗ה מִצִּ֫יּ֥וֹן וּ֭רְאֵה בְּט֣וּב יְרוּשָׁלִָ֑ם כֹּ֝֗ל יְמֵ֣י חַיֶּֽיךָ
Yahve seni Siyon'dan bereketlesin ve yaşamının bütün günleri Yeruşalim'in iyiliğini gör.
Mezmurlar 134:3
·
Tevrat
יְבָרֶכְךָ֣ יְ֭הוָה מִצִּיּ֑וֹן עֹ֝שֵׂ֗ה שָׁמַ֥יִם וָאָֽרֶץ
Gökleri ve yeri yapan Yahve seni Siyon'dan bereketlesin.
Rut 2:4
·
Tevrat
וְהִנֵּה־בֹ֗עַז בָּ֚א מִבֵּ֣ית לֶ֔חֶם וַיֹּ֥אמֶר לַקּוֹצְרִ֖ים יְהוָ֣ה עִמָּכֶ֑ם וַיֹּ֥אמְרוּ ל֖וֹ יְבָרֶכְךָ֥ יְהוָֽה
Ve işte Boaz Beytlehem'den geldi ve orakçılara dedi: 'Yahve sizinle.' Ve onlar ona dediler: 'Yahve seni bereketlesin.'
Örnek Ayetler (5 / 16)
2. Samuel 7:29
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה הוֹאֵל֙ וּבָרֵךְ֙ אֶת־בֵּ֣ית עַבְדְּךָ֔ לִהְי֥וֹת לְעוֹלָ֖ם לְפָנֶ֑יךָ כִּֽי־אַתָּ֞ה אֲדֹנָ֤י יְהוִה֙ דִּבַּ֔רְתָּ וּמִבִּרְכָ֣תְךָ֔ יְבֹרַ֥ךְ בֵּֽית־עַבְדְּךָ֖ לְעוֹלָֽם
Ve şimdi razı ol ve kulunun evini bereketle, sonsuza dek senin önünde olması için; çünkü sen, Efendi Yahve, konuştun ve senin bereketinle kulunun evi sonsuza dek bereketli olsun.
1. Samuel 9:13
·
Tevrat
כְּבֹאֲכֶ֣ם הָעִ֣יר כֵּ֣ן תִּמְצְא֣וּן אֹת֡וֹ בְּטֶרֶם֩ יַעֲלֶ֨ה הַבָּמָ֜תָה לֶאֱכֹ֗ל כִּ֠י לֹֽא־יֹאכַ֤ל הָעָם֙ עַד־בֹּא֔וֹ כִּֽי־הוּא֙ יְבָרֵ֣ךְ הַזֶּ֔בַח אַחֲרֵי־כֵ֖ן יֹאכְל֣וּ הַקְּרֻאִ֑ים וְעַתָּ֣ה עֲל֔וּ כִּֽי־אֹת֥וֹ כְהַיּ֖וֹם תִּמְצְא֥וּן אֹתֽוֹ
Şehre girdiğinizde, yemek için yüksek yere çıkmadan önce onu hemen bulacaksınız. Çünkü o gelene kadar halk yemez, çünkü kurbanı o bereketler; ondan sonra çağrılanlar yerler. Ve şimdi çıkın, çünkü bugün onu bulacaksınız.
Mezmurlar 29:11
·
Tevrat
יְֽהוָ֗ה עֹ֭ז לְעַמּ֣וֹ יִתֵּ֑ן יְהוָ֓ה יְבָרֵ֖ךְ אֶת־עַמּ֣וֹ בַשָּׁלֽוֹם
Yahve halkına güç verecek; Yahve halkını barışla bereketleyecek.
Mezmurlar 49:19
·
Tevrat
כִּֽי־נַ֭פְשׁוֹ בְּחַיָּ֣יו יְבָרֵ֑ךְ וְ֝יוֹדֻ֗ךָ כִּי־תֵיטִ֥יב לָֽךְ
Çünkü yaşamında canını bereketler; ve kendine iyilik ettiğinde seni överler.
Mezmurlar 112:2
·
Tevrat
גִּבּ֣וֹר בָּ֭אָרֶץ יִהְיֶ֣ה זַרְע֑וֹ דּ֭וֹר יְשָׁרִ֣ים יְבֹרָֽךְ
Onun soyu yerde güçlü olacak; doğruların kuşağı bereketlenecek.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hakimler 13:24
·
Tevrat
וַתֵּ֤לֶד הָֽאִשָּׁה֙ בֵּ֔ן וַתִּקְרָ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ שִׁמְשׁ֑וֹן וַיִּגְדַּ֣ל הַנַּ֔עַר וַֽיְבָרְכֵ֖הוּ יְהוָֽה
Ve kadın bir oğul doğurdu ve onun adını Şimşon çağırdı; ve çocuk büyüdü ve Yahve onu bereketledi.
2. Samuel 13:25
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר הַמֶּ֜לֶךְ אֶל־אַבְשָׁל֗וֹם אַל־בְּנִי֙ אַל־נָ֤א נֵלֵךְ֙ כֻּלָּ֔נוּ וְלֹ֥א נִכְבַּ֖ד עָלֶ֑יךָ וַיִּפְרָץ־בּ֛וֹ וְלֹֽא־אָבָ֥ה לָלֶ֖כֶת וַֽיְבָרֲכֵֽהוּ
Kral Avşalom'a dedi: 'Hayır oğlum, lütfen hepimiz gitmeyelim ve sana ağır olmayalım.' Ve o diretti, ama gitmek istemedi ve onu bereketledi.
2. Samuel 19:40
·
Tevrat
וַיַּעֲבֹ֧ר כָּל־הָעָ֛ם אֶת־הַיַּרְדֵּ֖ן וְהַמֶּ֣לֶךְ עָבָ֑ר וַיִּשַּׁ֨ק הַמֶּ֤לֶךְ לְבַרְזִלַּי֙ וַיְבָ֣רֲכֵ֔הוּ וַיָּ֖שָׁב לִמְקֹמֽוֹ
Bütün halk Şeria'yı geçti ve kral geçti; kral Barzillay'ı öptü ve onu bereketledi, ve o kendi yerine döndü.
2. Krallar 10:15
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ מִשָּׁ֡ם וַיִּמְצָ֣א אֶת־יְהוֹנָדָב֩ בֶּן־רֵכָ֨ב לִקְרָאת֜וֹ וַֽיְבָרְכֵ֗הוּ וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו הֲיֵ֧שׁ אֶת־לְבָבְךָ֣ יָשָׁ֗ר כַּאֲשֶׁ֤ר לְבָבִי֙ עִם־לְבָבֶ֔ךָ וַיֹּ֨אמֶר יְהוֹנָדָ֥ב יֵ֛שׁ וָיֵ֖שׁ תְּנָ֣ה אֶת־יָדֶ֑ךָ וַיִּתֵּ֣ן יָד֔וֹ וַיַּעֲלֵ֥הוּ אֵלָ֖יו אֶל־הַמֶּרְכָּבָֽה
Oradan gitti ve onu karşılamaya gelen Rekhav oğlu Yehonadav'ı buldu. Onu bereketledi ve ona dedi: 'Kalbimin senin kalbinle olduğu gibi, kalbin doğru mu?' Yehonadav dedi: 'Var.' 'Ve varsa elini ver.' Elini verdi ve onu yanına arabaya çıkardı.
Yeşu 14:13
·
Tevrat
וַֽיְבָרְכֵ֖הוּ יְהוֹשֻׁ֑עַ וַיִּתֵּ֧ן אֶת־חֶבְר֛וֹן לְכָלֵ֥ב בֶּן־יְפֻנֶּ֖ה לְנַחֲלָֽה
Bunun üzerine Yeşu onu bereketledi ve Hevron'u Yefunne oğlu Kalev'e miras olarak verdi.
Örnek Ayetler (5 / 9)
1. Krallar 8:66
·
Tevrat
בַּיּ֤וֹם הַשְּׁמִינִי֙ שִׁלַּ֣ח אֶת־הָעָ֔ם וַֽיְבָרֲכ֖וּ אֶת־הַמֶּ֑לֶךְ וַיֵּלְכ֣וּ לְאָהֳלֵיהֶ֗ם שְׂמֵחִים֙ וְט֣וֹבֵי לֵ֔ב עַ֣ל כָּל־הַטּוֹבָ֗ה אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֤ה יְהוָה֙ לְדָוִ֣ד עַבְדּ֔וֹ וּלְיִשְׂרָאֵ֖ל עַמּֽוֹ
Sekizinci günde halkı gönderdi; ve kralı bereketlediler ve Yahve'nin kulu Davut'a ve halkı İsrail'e yaptığı bütün iyilik için sevinçli ve iyi kalpli olarak çadırlarına gittiler.
Yeşu 22:33
·
Tevrat
וַיִּיטַ֣ב הַדָּבָ֗ר בְּעֵינֵי֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וַיְבָרֲכ֥וּ אֱלֹהִ֖ים בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וְלֹ֣א אָמְר֗וּ לַעֲל֤וֹת עֲלֵיהֶם֙ לַצָּבָ֔א לְשַׁחֵת֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֛ר בְּנֵי־רְאוּבֵ֥ן וּבְנֵי־גָ֖ד יֹשְׁבִ֥ים בָּֽהּ
Ve söz İsrail oğullarının gözlerinde iyi oldu ve İsrail oğulları Tanrı'yı bereketlediler; ve Ruben oğullarının ve Gad oğullarının orada oturdukları diyarı yok etmek için onlara karşı orduyla çıkmayı demediler.
1. Tarihler 29:20
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר דָּוִיד֙ לְכָל־הַקָּהָ֔ל בָּֽרְכוּ־נָ֖א אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֑ם וַיְבָרֲכ֣וּ כָֽל־הַקָּהָ֗ל לַיהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י אֲבֹֽתֵיהֶ֔ם וַיִּקְּד֧וּ וַיִּֽשְׁתַּחֲו֛וּ לַיהוָ֖ה וְלַמֶּֽלֶךְ
Davut bütün topluluğa dedi: 'Lütfen Tanrınız Yahve'yi bereketleyin.' Bunun üzerine bütün topluluk babalarının Tanrısı Yahve'yi bereketledi; eğildiler ve Yahve'ye ve krala secde ettiler.
Nehemya 9:5
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֣וּ הַלְוִיִּ֡ם יֵשׁ֣וּעַ וְ֠קַדְמִיאֵל בָּנִ֨י חֲשַׁבְנְיָ֜ה שֵׁרֵֽבְיָ֤ה הֽוֹדִיָּה֙ שְׁבַנְיָ֣ה פְתַֽחְיָ֔ה ק֗וּמוּ בָּרֲכוּ֙ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם מִן־הָעוֹלָ֖ם עַד־הָעוֹלָ֑ם וִיבָֽרְכוּ֙ שֵׁ֣ם כְּבוֹדֶ֔ךָ וּמְרוֹמַ֥ם עַל־כָּל־בְּרָכָ֖ה וּתְהִלָּֽה
Levililer Yeşu, Kadmiel, Bani, Haşavneya, Şerevya, Hodiyya, Şevanya ve Petahya dediler: 'Kalkın, sonsuzluktan sonsuzluğa kadar Tanrınız Yahve'yi bereketleyin; ve yüceliğinin adını bereketlesinler, o bütün bereketin ve övgünün üzerinde yüceltilmiştir.'
Nehemya 11:2
·
Tevrat
וַֽיְבָרֲכ֖וּ הָעָ֑ם לְכֹל֙ הָֽאֲנָשִׁ֔ים הַמִּֽתְנַדְּבִ֔ים לָשֶׁ֖בֶת בִּירוּשָׁלִָֽם
Ve halk, Yeruşalim'de oturmak için gönüllü olan tüm adamları bereketledi.
Örnek Ayetler (5 / 9)
2. Samuel 6:20
·
Tevrat
וַיָּ֥שָׁב דָּוִ֖ד לְבָרֵ֣ךְ אֶת־בֵּית֑וֹ וַתֵּצֵ֞א מִיכַ֤ל בַּת־שָׁאוּל֙ לִקְרַ֣את דָּוִ֔ד וַתֹּ֗אמֶר מַה־נִּכְבַּ֨ד הַיּ֜וֹם מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֗ל אֲשֶׁ֨ר נִגְלָ֤ה הַיּוֹם֙ לְעֵינֵ֨י אַמְה֣וֹת עֲבָדָ֔יו כְּהִגָּל֥וֹת נִגְל֖וֹת אַחַ֥ד הָרֵקִֽים
Davut evini bereketlemek için döndü; Saul'un kızı Mikal Davut'u karşılamaya çıktı ve dedi: 'İsrail kralı bugün ne kadar yüceldi! Değersizlerden birinin açıldığı gibi, bugün kullarının cariyelerinin gözleri önünde açıldı.'
1. Samuel 25:14
·
Tevrat
וְלַאֲבִיגַ֨יִל֙ אֵ֣שֶׁת נָבָ֔ל הִגִּ֧יד נַֽעַר־אֶחָ֛ד מֵהַנְּעָרִ֖ים לֵאמֹ֑ר הִנֵּ֣ה שָׁלַח֩ דָּוִ֨ד מַלְאָכִ֧ים מֵֽהַמִּדְבָּ֛ר לְבָרֵ֥ךְ אֶת־אֲדֹנֵ֖ינוּ וַיָּ֥עַט בָּהֶֽם
Gençlerden bir genç Nabal'ın karısı Abigail'e bildirdi ve dedi: 'İşte Davut efendimizi bereketlemek için çölden elçiler gönderdi, ama o onları azarladı.'
1. Krallar 1:47
·
Tevrat
וְגַם־בָּ֜אוּ עַבְדֵ֣י הַמֶּ֗לֶךְ לְ֠בָרֵךְ אֶת־אֲדֹנֵ֜ינוּ הַמֶּ֣לֶךְ דָּוִד֮ לֵאמֹר֒ יֵיטֵ֨ב אֱלֹהִ֜ים אֶת־שֵׁ֤ם שְׁלֹמֹה֙ מִשְּׁמֶ֔ךָ וִֽיגַדֵּ֥ל אֶת־כִּסְא֖וֹ מִכִּסְאֶ֑ךָ וַיִּשְׁתַּ֥חוּ הַמֶּ֖לֶךְ עַל־הַמִּשְׁכָּֽב
Ayrıca kralın kulları efendimiz kral Davut'u bereketlemek için geldiler ve dediler: 'Tanrı Süleyman'ın adını senin adından daha iyi yapsın ve onun tahtını senin tahtından daha büyütsün.' Bunun üzerine kral yatağın üzerinde eğildi.
Yeşu 8:33
·
Tevrat
וְכָל־יִשְׂרָאֵ֡ל וּזְקֵנָ֡יו וְשֹׁטְרִ֣ים וְשֹׁפְטָ֡יו עֹמְדִ֣ים מִזֶּ֣ה וּמִזֶּ֣ה לָאָר֡וֹן נֶגֶד֩ הַכֹּהֲנִ֨ים הַלְוִיִּ֜ם נֹשְׂאֵ֣י אֲר֣וֹן בְּרִית־יְהוָ֗ה כַּגֵּר֙ כָּֽאֶזְרָ֔ח חֶצְיוֹ֙ אֶל־מ֣וּל הַר־גְּרִזִ֔ים וְהַֽחֶצְי֖וֹ אֶל־מ֣וּל הַר־עֵיבָ֑ל כַּאֲשֶׁ֨ר צִוָּ֜ה מֹשֶׁ֣ה עֶֽבֶד־יְהוָ֗ה לְבָרֵ֛ךְ אֶת־הָעָ֥ם יִשְׂרָאֵ֖ל בָּרִאשֹׁנָֽה
Ve tüm İsrail, yaşlıları, görevlileri ve hakimleri, yabancı ve yerli, Yahve'nin antlaşma sandığını taşıyan Levili kahinlerin karşısında sandığın bu yanında ve şu yanında duruyorlardı; Yahve'nin kulu Musa'nın önceden İsrail halkını bereketlemek için buyurduğu gibi, yarısı Gerizim dağının karşısında ve yarısı Ebal dağının karşısındaydı.
1. Tarihler 16:43
·
Tevrat
וַיֵּלְכ֥וּ כָל־הָעָ֖ם אִ֣ישׁ לְבֵית֑וֹ וַיִּסֹּ֥ב דָּוִ֖יד לְבָרֵ֥ךְ אֶת־בֵּיתֽוֹ
Ve bütün halk, herkes evine gitti; ve Davut evini bereketlemek için döndü.
Örnek Ayetler (5 / 7)
2. Samuel 22:47
·
Tevrat
חַי־יְהוָ֖ה וּבָר֣וּךְ צוּרִ֑י וְיָרֻ֕ם אֱלֹהֵ֖י צ֥וּר יִשְׁעִֽי
Yahve yaşıyor ve kayam bereketlidir; ve kurtuluşumun kayası Tanrı yücelsin.
1. Samuel 25:33
·
Tevrat
וּבָר֥וּךְ טַעְמֵ֖ךְ וּבְרוּכָ֣ה אָ֑תְּ אֲשֶׁ֨ר כְּלִתִ֜נִי הַיּ֤וֹם הַזֶּה֙ מִבּ֣וֹא בְדָמִ֔ים וְהֹשֵׁ֥עַ יָדִ֖י לִֽי
Aklın bereketlidir ve sen bereketlisin ki bu gün beni kanlara girmekten ve elimin beni kurtarmasından alıkoydun.
Mezmurlar 18:47
·
Tevrat
חַי־יְ֭הוָה וּבָר֣וּךְ צוּרִ֑י וְ֝יָר֗וּם אֱלוֹהֵ֥י יִשְׁעִֽי
Yahve yaşıyor ve kayam bereketlidir; ve kurtuluşumun Tanrısı yücelsin.
Mezmurlar 72:19
·
Tevrat
וּבָר֤וּךְ שֵׁ֥ם כְּבוֹד֗וֹ לְע֫וֹלָ֥ם וְיִמָּלֵ֣א כְ֭בוֹדוֹ אֶת־כֹּ֥ל הָאָ֗רֶץ אָ֘מֵ֥ן וְאָמֵֽן
Ve yüceliğinin adı sonsuza kadar bereketlidir; ve bütün yer onun yüceliğiyle dolacak. Amin ve amin.
Yaratılış 14:20
·
Tevrat
וּבָרוּךְ֙ אֵ֣ל עֶלְי֔וֹן אֲשֶׁר־מִגֵּ֥ן צָרֶ֖יךָ בְּיָדֶ֑ךָ וַיִּתֶּן־ל֥וֹ מַעֲשֵׂ֖ר מִכֹּֽל
'Ve düşmanlarını senin eline teslim eden Yüce Tanrı bereketli olsun.' Ve o, ona her şeyden ondalık verdi.
Örnek Ayetler (5 / 7)
2. Samuel 7:29
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה הוֹאֵל֙ וּבָרֵךְ֙ אֶת־בֵּ֣ית עַבְדְּךָ֔ לִהְי֥וֹת לְעוֹלָ֖ם לְפָנֶ֑יךָ כִּֽי־אַתָּ֞ה אֲדֹנָ֤י יְהוִה֙ דִּבַּ֔רְתָּ וּמִבִּרְכָ֣תְךָ֔ יְבֹרַ֥ךְ בֵּֽית־עַבְדְּךָ֖ לְעוֹלָֽם
Ve şimdi razı ol ve kulunun evini bereketle, sonsuza dek senin önünde olması için; çünkü sen, Efendi Yahve, konuştun ve senin bereketinle kulunun evi sonsuza dek bereketli olsun.
1. Samuel 2:20
·
Tevrat
וּבֵרַ֨ךְ עֵלִ֜י אֶת־אֶלְקָנָ֣ה וְאֶת־אִשְׁתּ֗וֹ וְאָמַר֙ יָשֵׂם֩ יְהוָ֨ה לְךָ֥ זֶ֨רַע֙ מִן־הָאִשָּׁ֣ה הַזֹּ֔את תַּ֚חַת הַשְּׁאֵלָ֔ה אֲשֶׁ֥ר שָׁאַ֖ל לַֽיהוָ֑ה וְהָלְכ֖וּ לִמְקֹמֽוֹ
Eli, Elkana'yı ve karısını bereketledi ve dedi: 'Yahve'den dilediği dileğin yerine Yahve sana bu kadından soy versin.' Ve kendi yerine gittiler.
Mezmurlar 28:9
·
Tevrat
הוֹשִׁ֤יעָה אֶת־עַמֶּ֗ךָ וּבָרֵ֥ךְ אֶת־נַחֲלָתֶ֑ךָ וּֽרְעֵ֥ם וְ֝נַשְּׂאֵ֗ם עַד־הָעוֹלָֽם
Halkını kurtar ve mirasını bereketle; onları güt ve sonsuza dek onları taşı.
Yasa'nın Tekrarı 7:13
·
Tevrat
וַאֲהֵ֣בְךָ֔ וּבֵרַכְךָ֖ וְהִרְבֶּ֑ךָ וּבֵרַ֣ךְ פְּרִֽי־בִטְנְךָ֣ וּפְרִֽי־אַ֠דְמָתֶךָ דְּגָ֨נְךָ֜ וְתִֽירֹשְׁךָ֣ וְיִצְהָרֶ֗ךָ שְׁגַר־אֲלָפֶ֨יךָ֙ וְעַשְׁתְּרֹ֣ת צֹאנֶ֔ךָ עַ֚ל הָֽאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁר־נִשְׁבַּ֥ע לַאֲבֹתֶ֖יךָ לָ֥תֶת לָֽךְ
Ve seni sevecek ve seni bereketleyecek ve seni çoğaltacak; ve sana vermek için atalarına ant içtiği toprak üzerinde, rahminin meyvesini ve toprağının meyvesini, tahılını ve yeni şarabını ve yağını, sığırlarının yavrularını ve sürünün yavrularını bereketleyecektir.
Yasa'nın Tekrarı 26:15
·
Tevrat
הַשְׁקִיפָה֩ מִמְּע֨וֹן קָדְשְׁךָ֜ מִן־הַשָּׁמַ֗יִם וּבָרֵ֤ךְ אֶֽת־עַמְּךָ֙ אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל וְאֵת֙ הָאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תָּה לָ֑נוּ כַּאֲשֶׁ֤ר נִשְׁבַּ֨עְתָּ֙ לַאֲבֹתֵ֔ינוּ אֶ֛רֶץ זָבַ֥ת חָלָ֖ב וּדְבָֽשׁ
Kutsal konutundan, göklerden bak ve halkın İsrail'i ve atalarımıza ant içtiğin gibi bize verdiğin toprağı, süt ve bal akan yeri bereketle.'
Örnek Ayetler (4 / 7)
Hakimler 5:24
·
Tevrat
תְּבֹרַךְ֙ מִנָּשִׁ֔ים יָעֵ֕ל אֵ֖שֶׁת חֶ֣בֶר הַקֵּינִ֑י מִנָּשִׁ֥ים בָּאֹ֖הֶל תְּבֹרָֽךְ
Kenli Hever'in karısı Yael kadınlardan bereketli olsun; çadırdaki kadınlardan bereketli olsun.
Mezmurlar 5:13
·
Tevrat
כִּֽי־אַתָּה֮ תְּבָרֵ֪ךְ צַ֫דִּ֥יק יְהוָ֑ה כַּ֝צִּנָּ֗ה רָצ֥וֹן תַּעְטְרֶֽנּוּ
Çünkü sen doğru kişiyi bereketlersin Yahve; kalkan gibi lütfunla onu kuşatırsın.
Mezmurlar 65:11
·
Tevrat
תְּלָמֶ֣יהָ רַ֭וֵּה נַחֵ֣ת גְּדוּדֶ֑יהָ בִּרְבִיבִ֥ים תְּ֝מֹגְגֶ֗נָּה צִמְחָ֥הּ תְּבָרֵֽךְ
Saban izlerini doyur, keseklerini düzelt; sağanaklarla onu yumuşatırsın, filizini bereketlersin.
Mezmurlar 109:28
·
Tevrat
יְקַֽלְלוּ־הֵמָּה֮ וְאַתָּ֪ה תְבָ֫רֵ֥ךְ קָ֤מוּ וַיֵּבֹ֗שׁוּ וְֽעַבְדְּךָ֥ יִשְׂמָֽח
Onlar lanetlesinler ama sen bereketlersin; kalktılar ve utandılar ve kulun sevinecek.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeşaya 66:3
·
Tevrat
שׁוֹחֵ֨ט הַשּׁ֜וֹר מַכֵּה־אִ֗ישׁ זוֹבֵ֤חַ הַשֶּׂה֙ עֹ֣רֵֽף כֶּ֔לֶב מַעֲלֵ֤ה מִנְחָה֙ דַּם־חֲזִ֔יר מַזְכִּ֥יר לְבֹנָ֖ה מְבָ֣רֵֽךְ אָ֑וֶן גַּם־הֵ֗מָּה בָּֽחֲרוּ֙ בְּדַרְכֵיהֶ֔ם וּבְשִׁקּוּצֵיהֶ֖ם נַפְשָׁ֥ם חָפֵֽצָה
Sığırı kesen adamı vuran gibidir, kuzuyu kurban eden köpeğin boynunu kıran gibidir, sunu sunan domuz kanı sunan gibidir, günnük anımsatıcı sunan kötülüğü bereketleyen gibidir; ayrıca onlar yollarını seçtiler ve canları iğrençliklerinden hoşlandı.
Mezmurlar 113:2
·
Tevrat
יְהִ֤י שֵׁ֣ם יְהוָ֣ה מְבֹרָ֑ךְ מֵֽ֝עַתָּ֗ה וְעַד־עוֹלָֽם
Yahve'nin adı şimdiden ve sonsuza dek bereketli olsun.
Süleyman'ın Özdeyişleri 27:14
·
Tevrat
מְבָ֘רֵ֤ךְ רֵעֵ֨הוּ בְּק֣וֹל גָּ֭דוֹל בַּבֹּ֣קֶר הַשְׁכֵּ֑ים קְ֝לָלָ֗ה תֵּחָ֥שֶׁב לֽוֹ
Sabah erkenden kalkıp komşusunu yüksek sesle bereketleyene, bu ona lanet sayılacaktır.
Eyüp 1:21
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ עָרֹ֨ם יָצָ֜אתִי מִבֶּ֣טֶן אִמִּ֗י וְעָרֹם֙ אָשׁ֣וּב שָׁ֔מָה יְהוָ֣ה נָתַ֔ן וַיהוָ֖ה לָקָ֑ח יְהִ֛י שֵׁ֥ם יְהוָ֖ה מְבֹרָֽךְ
Ve dedi: 'Annemin karnından çıplak çıktım ve oraya çıplak döneceğim. Yahve verdi ve Yahve aldı; Yahve'nin adı bereketli olsun.'
Çölde Sayım 22:6
·
Tevrat
וְעַתָּה֩ לְכָה־נָּ֨א אָֽרָה־לִּ֜י אֶת־הָעָ֣ם הַזֶּ֗ה כִּֽי־עָצ֥וּם הוּא֙ מִמֶּ֔נִּי אוּלַ֤י אוּכַל֙ נַכֶּה־בּ֔וֹ וַאֲגָרְשֶׁ֖נּוּ מִן־הָאָ֑רֶץ כִּ֣י יָדַ֗עְתִּי אֵ֤ת אֲשֶׁר־תְּבָרֵךְ֙ מְבֹרָ֔ךְ וַאֲשֶׁ֥ר תָּאֹ֖ר יוּאָֽר
Ve şimdi lütfen gel, benim için bu halkı lanetle; çünkü o benden güçlüdür. Belki onu vurabiliriz ve onu diyardan kovarım; çünkü biliyorum ki bereketlediğin bereketlidir ve lanetlediğin lanetlidir.'
Örnek Ayetler (5)
1. Krallar 21:10
·
Tevrat
וְ֠הוֹשִׁיבוּ שְׁנַ֨יִם אֲנָשִׁ֥ים בְּנֵֽי־בְלִיַּעַל֮ נֶגְדּוֹ֒ וִיעִדֻ֣הוּ לֵאמֹ֔ר בֵּרַ֥כְתָּ אֱלֹהִ֖ים וָמֶ֑לֶךְ וְהוֹצִיאֻ֥הוּ וְסִקְלֻ֖הוּ וְיָמֹֽת
'Ve onun karşısına değersiz oğullarından iki adam oturtun ve diyerek ona tanıklık etsinler: Tanrı'yı ve kralı bereketledin; ve onu çıkarın ve onu taşlayın ve ölsün.'
1. Tarihler 17:27
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה הוֹאַ֨לְתָּ֙ לְבָרֵךְ֙ אֶת־בֵּ֣ית עַבְדְּךָ֔ לִהְי֥וֹת לְעוֹלָ֖ם לְפָנֶ֑יךָ כִּֽי־אַתָּ֤ה יְהוָה֙ בֵּרַ֔כְתָּ וּמְבֹרָ֖ךְ לְעוֹלָֽם
Ve şimdi, senin önünde sonsuza kadar olması için kulunun evini bereketlemeye razı oldun; çünkü sen, ey Yahve, bereketledin ve sonsuza kadar bereketlidir.
Eyüp 1:10
·
Tevrat
הֲלֹֽא־אַ֠תָּה שַׂ֣כְתָּ בַעֲד֧וֹ וּבְעַד־בֵּית֛וֹ וּבְעַ֥ד כָּל־אֲשֶׁר־ל֖וֹ מִסָּבִ֑יב מַעֲשֵׂ֤ה יָדָיו֙ בֵּרַ֔כְתָּ וּמִקְנֵ֖הוּ פָּרַ֥ץ בָּאָֽרֶץ
Sen onun etrafına, evinin etrafına ve ona ait olan her şeyin çevresine çit çekmedin mi? Ellerinin işini bereketledin ve onun sürüsü yerde yayıldı.
Çölde Sayım 23:11
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר בָּלָק֙ אֶל־בִּלְעָ֔ם מֶ֥ה עָשִׂ֖יתָ לִ֑י לָקֹ֤ב אֹיְבַי֙ לְקַחְתִּ֔יךָ וְהִנֵּ֖ה בֵּרַ֥כְתָּ בָרֵֽךְ
Balak Balam'a dedi: 'Bana ne yaptın? Düşmanlarımı lanetlemek için seni aldım ve işte, kesinlikle bereketledin.'
Çölde Sayım 24:10
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֤ף בָּלָק֙ אֶל־בִּלְעָ֔ם וַיִּסְפֹּ֖ק אֶת־כַּפָּ֑יו וַיֹּ֨אמֶר בָּלָ֜ק אֶל־בִּלְעָ֗ם לָקֹ֤ב אֹֽיְבַי֙ קְרָאתִ֔יךָ וְהִנֵּה֙ בֵּרַ֣כְתָּ בָרֵ֔ךְ זֶ֖ה שָׁלֹ֥שׁ פְּעָמִֽים
Balak'ın Balam'a öfkesi alevlendi ve ellerini çırptı; ve Balak Balam'a dedi: 'Düşmanlarımı lanetlemek için seni çağırdım ve işte, bu üç kez kesinlikle bereketledin.'
Örnek Ayetler (5)
Mezmurlar 45:3
·
Tevrat
יָפְיָפִ֡יתָ מִבְּנֵ֬י אָדָ֗ם ה֣וּצַק חֵ֭ן בְּשְׂפְתוֹתֶ֑יךָ עַל־כֵּ֤ן בֵּֽרַכְךָ֖ אֱלֹהִ֣ים לְעוֹלָֽם
İnsan oğullarından güzelsin; dudaklarına lütuf döküldü; bu yüzden Tanrı seni sonsuza dek bereketledi.
Yasa'nın Tekrarı 2:7
·
Tevrat
כִּי֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ בֵּֽרַכְךָ֗ בְּכֹל֙ מַעֲשֵׂ֣ה יָדֶ֔ךָ יָדַ֣ע לֶכְתְּךָ֔ אֶת־הַמִּדְבָּ֥ר הַגָּדֹ֖ל הַזֶּ֑ה זֶ֣ה אַרְבָּעִ֣ים שָׁנָ֗ה יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֨יךָ֙ עִמָּ֔ךְ לֹ֥א חָסַ֖רְתָּ דָּבָֽר
Çünkü Tanrın Yahve elinin her işinde seni bereketledi; bu büyük çölde yürüyüşünü bildi; bu kırk yıl Tanrın Yahve seninleydi, hiçbir şeyden eksik kalmadın.
Yasa'nın Tekrarı 12:7
·
Tevrat
וַאֲכַלְתֶּם־שָׁ֗ם לִפְנֵי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם וּשְׂמַחְתֶּ֗ם בְּכֹל֙ מִשְׁלַ֣ח יֶדְכֶ֔ם אַתֶּ֖ם וּבָתֵּיכֶ֑ם אֲשֶׁ֥ר בֵּֽרַכְךָ֖ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ
Ve orada Tanrınız Yahve'nin önünde yiyeceksiniz; ve Tanrın Yahve'nin seni bereketlediği elinizin bütün uzandığı şeylerde siz ve evleriniz sevineceksiniz.
Yasa'nın Tekrarı 15:6
·
Tevrat
כִּֽי־יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֨יךָ֙ בֵּֽרַכְךָ֔ כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּר־לָ֑ךְ וְהַֽעֲבַטְתָּ֞ גּוֹיִ֣ם רַבִּ֗ים וְאַתָּה֙ לֹ֣א תַעֲבֹ֔ט וּמָֽשַׁלְתָּ֙ בְּגוֹיִ֣ם רַבִּ֔ים וּבְךָ֖ לֹ֥א יִמְשֹֽׁלוּ
Çünkü Tanrın Yahve sana konuştuğu gibi seni bereketledi; ve birçok uluslara ödünç vereceksin ve sen ödünç almayacaksın ve birçok uluslara egemen olacaksın ve sana egemen olmayacaklar.
Yasa'nın Tekrarı 15:14
·
Tevrat
הַעֲנֵ֤יק תַּעֲנִיק֙ ל֔וֹ מִצֹּ֣אנְךָ֔ וּמִֽגָּרְנְךָ֖ וּמִיִּקְבֶ֑ךָ אֲשֶׁ֧ר בֵּרַכְךָ֛ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ תִּתֶּן־לֽוֹ
Süründen, harmanından ve şırahanenden ona kesinlikle bolca vereceksin; Tanrın Yahve'nin seni bereketlediği şeyden ona vereceksin.
Örnek Ayetler (5)
Yeşu 22:6
·
Tevrat
וַֽיְבָרְכֵ֖ם יְהוֹשֻׁ֑עַ וַֽיְשַׁלְּחֵ֔ם וַיֵּלְכ֖וּ אֶל־אָהֳלֵיהֶֽם
Ve Yeşu onları bereketledi ve onları gönderdi; ve çadırlarına gittiler.
Yeşu 22:7
·
Tevrat
וְלַחֲצִ֣י שֵׁ֣בֶט הַֽמְנַשֶּׁ֗ה נָתַ֣ן מֹשֶׁה֮ בַּבָּשָׁן֒ וּלְחֶצְי֗וֹ נָתַ֤ן יְהוֹשֻׁ֨עַ֙ עִם־אֲחֵיהֶ֔ם בְּעֵ֥בֶר הַיַּרְדֵּ֖ן יָ֑מָּה וְ֠גַם כִּ֣י שִׁלְּחָ֧ם יְהוֹשֻׁ֛עַ אֶל־אָהֳלֵיהֶ֖ם וַיְבָרֲכֵֽם
Ve Manaşe'nin yarım oymağına Musa Başan'da vermişti; ve onun yarısına Yeşu kardeşleriyle birlikte Yarden'in ötesinde batıya doğru verdi; ve ayrıca Yeşu onları çadırlarına gönderdiği zaman onları bereketledi.
Mezmurlar 107:38
·
Tevrat
וַיְבָרֲכֵ֣ם וַיִּרְבּ֣וּ מְאֹ֑ד וּ֝בְהֶמְתָּ֗ם לֹ֣א יַמְעִֽיט
Onları bereketledi ve çok çoğaldılar, hayvanlarını azaltmadı.
Yaratılış 48:20
·
Tevrat
וַיְבָ֨רֲכֵ֜ם בַּיּ֣וֹם הַהוּא֮ לֵאמוֹר֒ בְּךָ֗ יְבָרֵ֤ךְ יִשְׂרָאֵל֙ לֵאמֹ֔ר יְשִֽׂמְךָ֣ אֱלֹהִ֔ים כְּאֶפְרַ֖יִם וְכִמְנַשֶּׁ֑ה וַיָּ֥שֶׂם אֶת־אֶפְרַ֖יִם לִפְנֵ֥י מְנַשֶּֽׁה
O gün onları bereketledi ve dedi: 'İsrail seninle bereketleyecek ve diyecek: 'Tanrı seni Efrayim gibi ve Manaşe gibi yapsın.'' Efrayim'i Manaşe'nin önüne koydu.
Levililer 9:22
·
Tevrat
וַיִּשָּׂ֨א אַהֲרֹ֧ן אֶת־יָדָ֛יו אֶל־הָעָ֖ם וַֽיְבָרְכֵ֑ם וַיֵּ֗רֶד מֵעֲשֹׂ֧ת הַֽחַטָּ֛את וְהָעֹלָ֖ה וְהַשְּׁלָמִֽים
Harun ellerini halka doğru kaldırdı ve onları bereketledi; günah sunusunu, yakmalık sunuyu ve esenlik sunularını yapmaktan indi.
Örnek Ayetler (5)
Mezmurlar 103:1
·
Tevrat
לְדָוִ֨ד בָּרֲכִ֣י נַ֭פְשִׁי אֶת־יְהוָ֑ה וְכָל־קְ֝רָבַ֗י אֶת־שֵׁ֥ם קָדְשֽׁוֹ
Davut'un. Ey canım, Yahve'yi bereketle; ve bütün içimdekiler, onun kutsal adını.
Mezmurlar 103:2
·
Tevrat
בָּרֲכִ֣י נַ֭פְשִׁי אֶת־יְהוָ֑ה וְאַל־תִּ֝שְׁכְּחִ֗י כָּל־גְּמוּלָֽיו
Ey canım, Yahve'yi bereketle ve onun bütün iyiliklerini unutma.
Mezmurlar 103:22
·
Tevrat
בָּרֲכ֤וּ יְהוָ֨ה כָּֽל־מַעֲשָׂ֗יו בְּכָל־מְקֹמ֥וֹת מֶמְשַׁלְתּ֑וֹ בָּרֲכִ֥י נַ֝פְשִׁ֗י אֶת־יְהוָֽה
Yahve'yi bereketleyin, ey onun egemenliğinin bütün yerlerindeki bütün işleri. Ey canım, Yahve'yi bereketle.
Mezmurlar 104:1
·
Tevrat
בָּרֲכִ֥י נַפְשִׁ֗י אֶת־יְה֫וָ֥ה יְהוָ֣ה אֱ֭לֹהַי גָּדַ֣לְתָּ מְּאֹ֑ד ה֭וֹד וְהָדָ֣ר לָבָֽשְׁתָּ
Ey canım, Yahve'yi bereketle. Yahve Tanrım, çok büyüksün; görkem ve ihtişam giyindin.
Mezmurlar 104:35
·
Tevrat
יִתַּ֤מּוּ חַטָּאִ֨ים מִן־הָאָ֡רֶץ וּרְשָׁעִ֤ים ע֤וֹד אֵינָ֗ם בָּרֲכִ֣י נַ֭פְשִׁי אֶת־יְהוָ֗ה הַֽלְלוּ־יָֽהּ
Günahkarlar yerden tükensin ve kötüler artık olmasınlar. Canım, Yahve'yi bereketle. Yah'ı övün.
Örnek Ayetler (5)
Yasa'nın Tekrarı 7:13
·
Tevrat
וַאֲהֵ֣בְךָ֔ וּבֵרַכְךָ֖ וְהִרְבֶּ֑ךָ וּבֵרַ֣ךְ פְּרִֽי־בִטְנְךָ֣ וּפְרִֽי־אַ֠דְמָתֶךָ דְּגָ֨נְךָ֜ וְתִֽירֹשְׁךָ֣ וְיִצְהָרֶ֗ךָ שְׁגַר־אֲלָפֶ֨יךָ֙ וְעַשְׁתְּרֹ֣ת צֹאנֶ֔ךָ עַ֚ל הָֽאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁר־נִשְׁבַּ֥ע לַאֲבֹתֶ֖יךָ לָ֥תֶת לָֽךְ
Ve seni sevecek ve seni bereketleyecek ve seni çoğaltacak; ve sana vermek için atalarına ant içtiği toprak üzerinde, rahminin meyvesini ve toprağının meyvesini, tahılını ve yeni şarabını ve yağını, sığırlarının yavrularını ve sürünün yavrularını bereketleyecektir.
Yasa'nın Tekrarı 15:18
·
Tevrat
לֹא־יִקְשֶׁ֣ה בְעֵינֶ֗ךָ בְּשַׁלֵּֽחֲךָ֙ אֹת֤וֹ חָפְשִׁי֙ מֵֽעִמָּ֔ךְ כִּ֗י מִשְׁנֶה֙ שְׂכַ֣ר שָׂכִ֔יר עֲבָֽדְךָ֖ שֵׁ֣שׁ שָׁנִ֑ים וּבֵֽרַכְךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ בְּכֹ֖ל אֲשֶׁ֥ר תַּעֲשֶֽׂה
Onu yanından özgür gönderdiğinde gözünde zor olmayacak; çünkü sana altı yıl ücretli işçinin ücretinin iki katı hizmet etti; ve Tanrın Yahve yapacağın her şeyde seni bereketleyecektir.
Yasa'nın Tekrarı 24:13
·
Tevrat
הָשֵׁב֩ תָּשִׁ֨יב ל֤וֹ אֶֽת־הַעֲבוֹט֙ כְּבֹ֣א הַשֶּׁ֔מֶשׁ וְשָׁכַ֥ב בְּשַׂלְמָת֖וֹ וּבֵֽרֲכֶ֑ךָּ וּלְךָ֙ תִּהְיֶ֣ה צְדָקָ֔ה לִפְנֵ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ
Güneş batarken rehni ona kesinlikle geri vereceksin ve o kendi giysisiyle yatacak ve seni bereketleyecek; ve Yahve Tanrın'ın yüzü önünde senin için doğruluk olacak.
Yasa'nın Tekrarı 28:8
·
Tevrat
יְצַ֨ו יְהוָ֤ה אִתְּךָ֙ אֶת־הַבְּרָכָ֔ה בַּאֲסָמֶ֕יךָ וּבְכֹ֖ל מִשְׁלַ֣ח יָדֶ֑ךָ וּבֵ֣רַכְךָ֔ בָּאָ֕רֶץ אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ נֹתֵ֥ן לָֽךְ
Yahve ambarlarında ve elini uzattığın her şeyde seninle bereketi buyuracaktır; ve Tanrın Yahve'nin sana verdiği yerde seni bereketleyecektir.
Yasa'nın Tekrarı 30:16
·
Tevrat
אֲשֶׁ֨ר אָנֹכִ֣י מְצַוְּךָ֮ הַיּוֹם֒ לְאַהֲבָ֞ה אֶת־יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֨יךָ֙ לָלֶ֣כֶת בִּדְרָכָ֔יו וְלִשְׁמֹ֛ר מִצְוֺתָ֥יו וְחֻקֹּתָ֖יו וּמִשְׁפָּטָ֑יו וְחָיִ֣יתָ וְרָבִ֔יתָ וּבֵֽרַכְךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ בָּאָ֕רֶץ אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה בָא־שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּֽהּ
Bugün sana Tanrın Yahve'yi sevmeyi, O'nun yollarında yürümeyi ve O'nun buyruklarını, kurallarını ve hükümlerini tutmayı buyuruyorum; öyle ki yaşayasın ve çoğalasın ve mülk edinmek için oraya girdiğin yerde Tanrın Yahve seni bereketlesin.
Örnek Ayetler (4)
1. Tarihler 23:13
·
Tevrat
בְּנֵ֥י עַמְרָ֖ם אַהֲרֹ֣ן וּמֹשֶׁ֑ה וַיִּבָּדֵ֣ל אַהֲרֹ֡ן לְֽהַקְדִּישׁוֹ֩ קֹ֨דֶשׁ קָֽדָשִׁ֤ים הֽוּא־וּבָנָיו֙ עַד־עוֹלָ֔ם לְהַקְטִיר֩ לִפְנֵ֨י יְהוָ֧ה לְשָׁרְת֛וֹ וּלְבָרֵ֥ךְ בִּשְׁמ֖וֹ עַד־עוֹלָֽם
Amram'ın oğulları: Harun ve Musa. Harun, o ve oğulları sonsuza kadar kutsalların kutsalı olarak kutsal kılınmak, Yahve'nin önünde buhur yakmak, ona hizmet etmek ve sonsuza kadar onun adıyla bereketlemek için ayrıldı.
Yasa'nın Tekrarı 10:8
·
Tevrat
בָּעֵ֣ת הַהִ֗וא הִבְדִּ֤יל יְהוָה֙ אֶת־שֵׁ֣בֶט הַלֵּוִ֔י לָשֵׂ֖את אֶת־אֲר֣וֹן בְּרִית־יְהוָ֑ה לַעֲמֹד֩ לִפְנֵ֨י יְהוָ֤ה לְשָֽׁרְתוֹ֙ וּלְבָרֵ֣ךְ בִּשְׁמ֔וֹ עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
O zaman Yahve, Yahve'nin antlaşma sandığını taşımak, O'na hizmet etmek için Yahve'nin yüzü önünde durmak ve bugüne kadar O'nun adıyla bereketlemek üzere Levi oymağını ayırdı.
Yasa'nın Tekrarı 21:5
·
Tevrat
וְנִגְּשׁ֣וּ הַכֹּהֲנִים֮ בְּנֵ֣י לֵוִי֒ כִּ֣י בָ֗ם בָּחַ֞ר יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֨יךָ֙ לְשָׁ֣רְת֔וֹ וּלְבָרֵ֖ךְ בְּשֵׁ֣ם יְהוָ֑ה וְעַל־פִּיהֶ֥ם יִהְיֶ֖ה כָּל־רִ֥יב וְכָל־נָֽגַע
Sonra Levi oğulları kâhinler yaklaşacaklar; çünkü senin Tanrın Yahve, kendisine hizmet etmeleri ve Yahve'nin adıyla bereketlemeleri için onları seçti; ve her dava ve her yara onların sözüne göre olacak.
Yasa'nın Tekrarı 28:12
·
Tevrat
יִפְתַּ֣ח יְהוָ֣ה לְ֠ךָ אֶת־אוֹצָר֨וֹ הַטּ֜וֹב אֶת־הַשָּׁמַ֗יִם לָתֵ֤ת מְטַֽר־אַרְצְךָ֙ בְּעִתּ֔וֹ וּלְבָרֵ֕ךְ אֵ֖ת כָּל־מַעֲשֵׂ֣ה יָדֶ֑ךָ וְהִלְוִ֨יתָ֙ גּוֹיִ֣ם רַבִּ֔ים וְאַתָּ֖ה לֹ֥א תִלְוֶֽה
Yahve yerinin yağmurunu vaktinde vermek ve elinin bütün işini bereketlemek için sana iyi hazinesini, gökleri açacaktır; ve birçok uluslara ödünç vereceksin, ama sen ödünç almayacaksın.
Örnek Ayetler (4)
Hagay 2:19
·
Tevrat
הַע֤וֹד הַזֶּ֨רַע֙ בַּמְּגוּרָ֔ה וְעַד־הַגֶּ֨פֶן וְהַתְּאֵנָ֧ה וְהָרִמּ֛וֹן וְעֵ֥ץ הַזַּ֖יִת לֹ֣א נָשָׂ֑א מִן־הַיּ֥וֹם הַזֶּ֖ה אֲבָרֵֽךְ
Tohum daha ambarda mı? Ve asmaya ve incire ve nara ve zeytin ağacına kadar taşımadı; bu günden itibaren bereketleyeceğim.
Mezmurlar 16:7
·
Tevrat
אֲבָרֵ֗ךְ אֶת־יְ֭הוָה אֲשֶׁ֣ר יְעָצָ֑נִי אַף־לֵ֝יל֗וֹת יִסְּר֥וּנִי כִלְיוֹתָֽי
Bana öğüt veren Yahve'yi bereketleyeceğim; evet, geceleri böbreklerim beni eğitir.
Mezmurlar 26:12
·
Tevrat
רַ֭גְלִי עָֽמְדָ֣ה בְמִישׁ֑וֹר בְּ֝מַקְהֵלִ֗ים אֲבָרֵ֥ךְ יְהוָֽה
Ayağım düzlükte durdu; topluluklarda Yahve'yi bereketleyeceğim.
Mezmurlar 132:15
·
Tevrat
צֵ֭ידָהּ בָּרֵ֣ךְ אֲבָרֵ֑ךְ אֶ֝בְיוֹנֶ֗יהָ אַשְׂבִּ֥יעַֽ לָֽחֶם
Onun erzağını kesinlikle bereketleyeceğim; onun yoksullarını ekmekle doyuracağım.