1196
Kullanım
134
Lemma
172
Türev
356
Anlam
134 lemma, 172 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
לֶחֶם Lemma | lehem | ekmek, ekmek, yiyecek, öğün | İsim | 22 | ||
לָֽחֶם | lahem | ekmek, ekmek, yiyecek, gıda | İsim | 12 | ||
לָחֶם | lahem | ekmek, ekmek, yiyecek, gıda | İsim | 7 | ||
בֶּן Lemma | ben | oğul, oğul, çocuk, üye | İsim | 17 | ||
Örnek Ayetler (5 / 17) Amos 1:4 · Tevrat וְשִׁלַּ֥חְתִּי אֵ֖שׁ בְּבֵ֣ית חֲזָאֵ֑ל וְאָכְלָ֖ה אַרְמְנ֥וֹת בֶּן־הֲדָֽד Ve Hazael'in evine ateş göndereceğim ve Ben-Hadat'ın saraylarını yiyecek. Yeremya 49:27 · Tevrat וְהִצַּ֥תִּי אֵ֖שׁ בְּחוֹמַ֣ת דַּמָּ֑שֶׂק וְאָכְלָ֖ה אַרְמְנ֥וֹת בֶּן־הֲדָֽד Ve Şam'ın duvarında ateş yakacağım ve Ben-Hadad'ın saraylarını yiyecek. 2. Krallar 6:24 · Tevrat וַֽיְהִי֙ אַחֲרֵי־כֵ֔ן וַיִּקְבֹּ֛ץ בֶּן־הֲדַ֥ד מֶֽלֶךְ־אֲרָ֖ם אֶת־כָּל־מַחֲנֵ֑הוּ וַיַּ֕עַל וַיָּ֖צַר עַל־שֹׁמְרֽוֹן Bundan sonra Aram kralı Ben-Hadad bütün ordugahını topladı; çıktı ve Samiriye'yi kuşattı. 2. Krallar 13:3 · Tevrat וַיִּֽחַר־אַ֥ף יְהוָ֖ה בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וַֽיִּתְּנֵ֞ם בְּיַ֣ד חֲזָאֵ֣ל מֶֽלֶךְ־אֲרָ֗ם וּבְיַ֛ד בֶּן־הֲדַ֥ד בֶּן־חֲזָאֵ֖ל כָּל־הַיָּמִֽים Ve Yahve'nin öfkesi İsrail'e karşı alevlendi; ve onları bütün günler boyunca Aram kralı Hazael'in eline ve Hazael oğlu Ben-Hadad'ın eline verdi. 2. Krallar 13:24 · Tevrat וַיָּ֖מָת חֲזָאֵ֣ל מֶֽלֶךְ־אֲרָ֑ם וַיִּמְלֹ֛ךְ בֶּן־הֲדַ֥ד בְּנ֖וֹ תַּחְתָּֽיו Aram kralı Hazael öldü ve onun yerine oğlu Ben-Hadad kral oldu. | ||||||
בֶן | ben | oğul, oğul, çocuk, üye | İsim | 4 | ||
וּבֶן | u-ven | ve oğul, oğul, çocuk, torun | İsim | 4 | ||
שֶׁמֶשׁ Lemma | şemeş | güneş, güneş, güneş ışığı, doğu | İsim | 16 | ||
שָׁמֶשׁ | şemeş | güneş, güneş, ışık | İsim | 4 | ||
שָֽׁמֶשׁ | şemeş | güneş, güneş, güneş ışığı, doğu | İsim | 1 | ||
בֵּית Lemma | beyt | ev, ev, çadır, aile, tapınak | İsim | 15 | ||
מִבֵּית | mi-bbeyt | evinden, ev, hane, tapınak, aile | İsim | 10 | ||
בֵּֽית | beyt | evinin, ev, çadır, hane, tapınak | İsim | 8 | ||
בְּבֵית | be-veyt | evinde, ev, hane, tapınak | İsim | 3 | ||
בֵֽית | beyt | evi, ev, çadır, tapınak, aile | İsim | 3 | ||
וּבֵית | uveyit | ve evi, ev, hane, tapınak | İsim | 1 | ||
מִבֵּֽית | mi-bbeyt | evinden, ev, hane, tapınak | İsim | 1 | ||
תַּבְנִית Lemma | tavnit | model, model, yapı, şekil | İsim | 13 | ||
בְּתַבְנִית | be-tavnit | modelinde, model, kalıp, yapı, suret | İsim | 1 | ||
וּלְתַבְנִית | u-le-tavnit | ve modele, model, yapı, şekil | İsim | 1 | ||
וְתַבְנִית | ve-tavnit | ve modeli, model, plan, şekil | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 22)
Hakimler 17:7
·
Tevrat
וַיְהִי־נַ֗עַר מִבֵּ֥ית לֶ֨חֶם֙ יְהוּדָ֔ה מִמִּשְׁפַּ֖חַת יְהוּדָ֑ה וְה֥וּא לֵוִ֖י וְה֥וּא גָֽר־שָֽׁם
Yahuda'nın Beytlehem'inden, Yahuda ailesinden bir genç vardı; ve o bir Leviliydi ve orada garipti.
Hakimler 17:8
·
Tevrat
וַיֵּ֨לֶךְ הָאִ֜ישׁ מֵהָעִ֗יר מִבֵּ֥ית לֶ֨חֶם֙ יְהוּדָ֔ה לָג֖וּר בַּאֲשֶׁ֣ר יִמְצָ֑א וַיָּבֹ֧א הַר־אֶפְרַ֛יִם עַד־בֵּ֥ית מִיכָ֖ה לַעֲשׂ֥וֹת דַּרְכּֽוֹ
Adam bulacağı yerde garip olmak için şehirden, Yahuda'nın Beytlehem'inden gitti. Ve yolunu yaparken Efrayim dağına, Mika'nın evine kadar geldi.
Hakimler 17:9
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר־ל֥וֹ מִיכָ֖ה מֵאַ֣יִן תָּב֑וֹא וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו לֵוִ֣י אָנֹ֗כִי מִבֵּ֥ית לֶ֨חֶם֙ יְהוּדָ֔ה וְאָנֹכִ֣י הֹלֵ֔ךְ לָג֖וּר בַּאֲשֶׁ֥ר אֶמְצָֽא
Mika ona dedi: 'Nereden geliyorsun?' Ve ona dedi: 'Ben Yahuda'nın Beytlehem'inden bir Leviliyim ve bulacağım yerde garip olmak için gidiyorum.'
Hakimler 19:1
·
Tevrat
וַיְהִי֙ בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם וּמֶ֖לֶךְ אֵ֣ין בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וַיְהִ֣י אִ֣ישׁ לֵוִ֗י גָּ֚ר בְּיַרְכְּתֵ֣י הַר־אֶפְרַ֔יִם וַיִּֽקַּֽח־לוֹ֙ אִשָּׁ֣ה פִילֶ֔גֶשׁ מִבֵּ֥ית לֶ֖חֶם יְהוּדָֽה
O günlerde, İsrail'de kral yokken, Efrayim dağının uçlarında oturan Levili bir adam vardı; ve Yahuda'nın Beytlehem'inden kendisine bir cariye kadın aldı.
Hakimler 19:2
·
Tevrat
וַתִּזְנֶ֤ה עָלָיו֙ פִּֽילַגְשׁ֔וֹ וַתֵּ֤לֶךְ מֵֽאִתּוֹ֙ אֶל־בֵּ֣ית אָבִ֔יהָ אֶל־בֵּ֥ית לֶ֖חֶם יְהוּדָ֑ה וַתְּהִי־שָׁ֕ם יָמִ֖ים אַרְבָּעָ֥ה חֳדָשִֽׁים
Cariyesi ona karşı fahişelik yaptı, ve onun yanından babasının evine, Yahuda'nın Beytlehem'ine gitti; ve orada dört ay günleri kaldı.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hakimler 12:8
·
Tevrat
וַיִּשְׁפֹּ֤ט אַֽחֲרָיו֙ אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל אִבְצָ֖ן מִבֵּ֥ית לָֽחֶם
Ve ondan sonra Beytlehem'den İvtsan İsrail'i yargıladı.
Hakimler 12:10
·
Tevrat
וַיָּ֣מָת אִבְצָ֔ן וַיִּקָּבֵ֖ר בְּבֵ֥ית לָֽחֶם
Ve İvtsan öldü ve Beytlehem'de gömüldü.
2. Samuel 23:14
·
Tevrat
וְדָוִ֖ד אָ֣ז בַּמְּצוּדָ֑ה וּמַצַּ֣ב פְּלִשְׁתִּ֔ים אָ֖ז בֵּ֥ית לָֽחֶם
Ve Davut o zaman kaledeydi; ve Filistlilerin garnizonu o zaman Beytlehem'deydi.
2. Samuel 23:24
·
Tevrat
עֲשָׂה־אֵ֥ל אֲחִֽי־יוֹאָ֖ב בַּשְּׁלֹשִׁ֑ים אֶלְחָנָ֥ן בֶּן־דֹּד֖וֹ בֵּ֥ית לָֽחֶם
Yoav'ın kardeşi Asahel otuzlar arasındaydı; Beytlehemli Dodo oğlu Elhanan,
1. Samuel 17:15
·
Tevrat
וְדָוִ֛ד הֹלֵ֥ךְ וָשָׁ֖ב מֵעַ֣ל שָׁא֑וּל לִרְע֛וֹת אֶת־צֹ֥אן אָבִ֖יו בֵּֽית־לָֽחֶם
Davut, Beytlehem'de babasının sürüsünü gütmek için Saul'un yanından gidip dönüyordu.
Örnek Ayetler (5 / 7)
2. Samuel 2:32
·
Tevrat
וַיִּשְׂאוּ֙ אֶת־עֲשָׂהאֵ֔ל וַֽיִּקְבְּרֻ֨הוּ֙ בְּקֶ֣בֶר אָבִ֔יו אֲשֶׁ֖ר בֵּ֣ית לָ֑חֶם וַיֵּלְכ֣וּ כָל־הַלַּ֗יְלָה יוֹאָב֙ וַֽאֲנָשָׁ֔יו וַיֵּאֹ֥ר לָהֶ֖ם בְּחֶבְרֽוֹן
Asahel'i taşıdılar ve onu Beytlehem'de olan babasının mezarına gömdüler. Yoav ve adamları bütün gece yürüdüler ve Hevron'da onlara ışık doğdu.
Yeremya 41:17
·
Tevrat
וַיֵּלְכ֗וּ וַיֵּֽשְׁבוּ֙ בְּגֵר֣וּת כִּמְהָ֔ם אֲשֶׁר־אֵ֖צֶל בֵּ֣ית לָ֑חֶם לָלֶ֖כֶת לָב֥וֹא מִצְרָֽיִם
Gittiler ve Mısır'a girmek üzere gitmek için Beytlehem yanındaki Kimham'ın konaklama yerinde oturdular;
1. Samuel 16:4
·
Tevrat
וַיַּ֣עַשׂ שְׁמוּאֵ֗ל אֵ֚ת אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֣ר יְהוָ֔ה וַיָּבֹ֖א בֵּ֣ית לָ֑חֶם וַיֶּחֶרְד֞וּ זִקְנֵ֤י הָעִיר֙ לִקְרָאת֔וֹ וַיֹּ֖אמֶר שָׁלֹ֥ם בּוֹאֶֽךָ
Samuel Yahve'nin söylediğini yaptı ve Beytlehem'e geldi. Şehrin ihtiyarları onu karşılamaya titreyerek geldiler ve dediler: 'Gelişin barışla mı?'
Yeşu 19:15
·
Tevrat
וְקַטָּ֤ת וְנַֽהֲלָל֙ וְשִׁמְר֔וֹן וְיִדְאֲלָ֖ה וּבֵ֣ית לָ֑חֶם עָרִ֥ים שְׁתֵּים־עֶשְׂרֵ֖ה וְחַצְרֵיהֶֽן
Ve Kattat, Nahalal, Şimron, Yidala ve Beytlehem; on iki şehir ve onların köyleri.
1. Tarihler 2:51
·
Tevrat
שַׂלְמָא֙ אֲבִ֣י בֵֽית־לָ֔חֶם חָרֵ֖ף אֲבִ֥י בֵית־גָּדֵֽר
Beytlehem'in babası Salma, Beyt-Gader'in babası Haref.
Örnek Ayetler (5 / 17)
Amos 1:4
·
Tevrat
וְשִׁלַּ֥חְתִּי אֵ֖שׁ בְּבֵ֣ית חֲזָאֵ֑ל וְאָכְלָ֖ה אַרְמְנ֥וֹת בֶּן־הֲדָֽד
Ve Hazael'in evine ateş göndereceğim ve Ben-Hadat'ın saraylarını yiyecek.
Yeremya 49:27
·
Tevrat
וְהִצַּ֥תִּי אֵ֖שׁ בְּחוֹמַ֣ת דַּמָּ֑שֶׂק וְאָכְלָ֖ה אַרְמְנ֥וֹת בֶּן־הֲדָֽד
Ve Şam'ın duvarında ateş yakacağım ve Ben-Hadad'ın saraylarını yiyecek.
2. Krallar 6:24
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ אַחֲרֵי־כֵ֔ן וַיִּקְבֹּ֛ץ בֶּן־הֲדַ֥ד מֶֽלֶךְ־אֲרָ֖ם אֶת־כָּל־מַחֲנֵ֑הוּ וַיַּ֕עַל וַיָּ֖צַר עַל־שֹׁמְרֽוֹן
Bundan sonra Aram kralı Ben-Hadad bütün ordugahını topladı; çıktı ve Samiriye'yi kuşattı.
2. Krallar 13:3
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֥ף יְהוָ֖ה בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וַֽיִּתְּנֵ֞ם בְּיַ֣ד חֲזָאֵ֣ל מֶֽלֶךְ־אֲרָ֗ם וּבְיַ֛ד בֶּן־הֲדַ֥ד בֶּן־חֲזָאֵ֖ל כָּל־הַיָּמִֽים
Ve Yahve'nin öfkesi İsrail'e karşı alevlendi; ve onları bütün günler boyunca Aram kralı Hazael'in eline ve Hazael oğlu Ben-Hadad'ın eline verdi.
2. Krallar 13:24
·
Tevrat
וַיָּ֖מָת חֲזָאֵ֣ל מֶֽלֶךְ־אֲרָ֑ם וַיִּמְלֹ֛ךְ בֶּן־הֲדַ֥ד בְּנ֖וֹ תַּחְתָּֽיו
Aram kralı Hazael öldü ve onun yerine oğlu Ben-Hadad kral oldu.
Örnek Ayetler (4)
2. Krallar 8:9
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ חֲזָאֵל֮ לִקְרָאתוֹ֒ וַיִּקַּ֨ח מִנְחָ֤ה בְיָדוֹ֙ וְכָל־ט֣וּב דַּמֶּ֔שֶׂק מַשָּׂ֖א אַרְבָּעִ֣ים גָּמָ֑ל וַיָּבֹא֙ וַיַּעֲמֹ֣ד לְפָנָ֔יו וַיֹּ֗אמֶר בִּנְךָ֨ בֶן־הֲדַ֤ד מֶֽלֶךְ־אֲרָם֙ שְׁלָחַ֤נִי אֵלֶ֨יךָ֙ לֵאמֹ֔ר הַאֶחְיֶ֖ה מֵחֳלִ֥י זֶֽה
Hazael onu karşılamaya gitti; eline bir sunu ve Şam'ın bütün iyiliğinden kırk deve yükü aldı. Gelip onun önünde durdu ve dedi: 'Oğlun Aram kralı Ben-Hadat beni sana göndererek dedi: Bu hastalıktan yaşayacak mıyım?'
1. Krallar 20:9
·
Tevrat
וַיֹּ֜אמֶר לְמַלְאֲכֵ֣י בֶן־הֲדַ֗ד אִמְר֞וּ לַֽאדֹנִ֤י הַמֶּ֨לֶךְ֙ כֹּל֩ אֲשֶׁר־שָׁלַ֨חְתָּ אֶל־עַבְדְּךָ֤ בָרִֽאשֹׁנָה֙ אֶעֱשֶׂ֔ה וְהַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה לֹ֥א אוּכַ֖ל לַעֲשׂ֑וֹת וַיֵּֽלְכוּ֙ הַמַּלְאָכִ֔ים וַיְשִׁבֻ֖הוּ דָּבָֽר
Ben-Hadad'ın elçilerine dedi: 'Efendim krala deyin: İlkinde kuluna gönderdiğin her şeyi yapacağım, ama bu sözü yapamam.' Elçiler gittiler ve ona söz döndürdüler.
1. Krallar 20:32
·
Tevrat
וַיַּחְגְּרוּ֩ שַׂקִּ֨ים בְּמָתְנֵיהֶ֜ם וַחֲבָלִ֣ים בְּרָאשֵׁיהֶ֗ם וַיָּבֹ֨אוּ֙ אֶל־מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֔ל וַיֹּ֣אמְר֔וּ עַבְדְּךָ֧ בֶן־הֲדַ֛ד אָמַ֖ר תְּחִֽי־נָ֣א נַפְשִׁ֑י וַיֹּ֛אמֶר הַעוֹדֶ֥נּוּ חַ֖י אָחִ֥י הֽוּא
Bellerine çullar ve başlarına ipler kuşandılar, İsrail kralına geldiler ve dediler: 'Kulun Ben-Hadad dedi: Lütfen canım yaşasın.' Ve dedi: 'O hala canlı mı? O kardeşimdir.'
1. Krallar 20:33
·
Tevrat
וְהָאֲנָשִׁים֩ יְנַחֲשׁ֨וּ וַֽיְמַהֲר֜וּ וַיַּחְלְט֣וּ הֲמִמֶּ֗נּוּ וַיֹּֽאמְרוּ֙ אָחִ֣יךָ בֶן־הֲדַ֔ד וַיֹּ֖אמֶר בֹּ֣אוּ קָחֻ֑הוּ וַיֵּצֵ֤א אֵלָיו֙ בֶּן־הֲדַ֔ד וַֽיַּעֲלֵ֖הוּ עַל־הַמֶּרְכָּבָֽה
Adamlar işaret aradılar, acele ettiler ve ondan mı diye yakaladılar ve dediler: 'Kardeşin Ben-Hadad.' Ve dedi: 'Gelin, onu alın.' Ben-Hadad ona çıktı ve onu arabaya çıkardı.
Örnek Ayetler (4)
2. Krallar 8:7
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤א אֱלִישָׁע֙ דַּמֶּ֔שֶׂק וּבֶן־הֲדַ֥ד מֶֽלֶךְ־אֲרָ֖ם חֹלֶ֑ה וַיֻּגַּד־ל֣וֹ לֵאמֹ֔ר בָּ֛א אִ֥ישׁ הָאֱלֹהִ֖ים עַד־הֵֽנָּה
Elişa Şam'a geldi; Aram kralı Ben-Hadat hastaydı. Ona bildirilerek dendi: 'Tanrı adamı buraya kadar geldi.'
1. Krallar 20:1
·
Tevrat
וּבֶן־הֲדַ֣ד מֶֽלֶךְ־אֲרָ֗ם קָבַץ֙ אֶת־כָּל־חֵיל֔וֹ וּשְׁלֹשִׁ֨ים וּשְׁנַ֥יִם מֶ֛לֶךְ אִתּ֖וֹ וְס֣וּס וָרָ֑כֶב וַיַּ֗עַל וַיָּ֨צַר֙ עַל־שֹׁ֣מְר֔וֹן וַיִּלָּ֖חֶם בָּֽהּ
Ve Aram kralı Ben-Hadad bütün ordusunu topladı; onunla otuz iki kral, at ve araba vardı. Çıktı, Samiriye'yi kuşattı ve ona karşı savaştı.
1. Krallar 20:16
·
Tevrat
וַיֵּצְא֖וּ בַּֽצָּהֳרָ֑יִם וּבֶן־הֲדַד֩ שֹׁתֶ֨ה שִׁכּ֜וֹר בַּסֻּכּ֗וֹת ה֧וּא וְהַמְּלָכִ֛ים שְׁלֹשִֽׁים־וּשְׁנַ֥יִם מֶ֖לֶךְ עֹזֵ֥ר אֹתֽוֹ
Öğlen çıktılar; Ben-Hadad, o ve ona yardım eden otuz iki kral çardaklarda sarhoş içiyordu.
1. Krallar 20:30
·
Tevrat
וַיָּנֻ֨סוּ הַנּוֹתָרִ֥ים אֲפֵקָה֮ אֶל־הָעִיר֒ וַתִּפֹּל֙ הַחוֹמָ֔ה עַל־עֶשְׂרִ֨ים וְשִׁבְעָ֥ה אֶ֛לֶף אִ֖ישׁ הַנּוֹתָרִ֑ים וּבֶן־הֲדַ֣ד נָ֔ס וַיָּבֹ֥א אֶל־הָעִ֖יר חֶ֥דֶר בְּחָֽדֶר
Kalanlar Afek'e, şehre kaçtılar; duvar kalan yirmi yedi bin adam üzerine düştü. Ben-Hadad kaçtı ve şehre, odada odaya geldi.
Örnek Ayetler (4 / 16)
Hakimler 1:33
·
Tevrat
נַפְתָּלִ֗י לֹֽא־הוֹרִ֞ישׁ אֶת־יֹשְׁבֵ֤י בֵֽית־שֶׁ֨מֶשׁ֙ וְאֶת־יֹשְׁבֵ֣י בֵית־עֲנָ֔ת וַיֵּ֕שֶׁב בְּקֶ֥רֶב הַֽכְּנַעֲנִ֖י יֹשְׁבֵ֣י הָאָ֑רֶץ וְיֹשְׁבֵ֤י בֵֽית־שֶׁ֨מֶשׁ֙ וּבֵ֣ית עֲנָ֔ת הָי֥וּ לָהֶ֖ם לָמַֽס
Naftali Beyt-Şemeş'te oturanları ve Beyt-Anat'ta oturanları kovmadı; yerde oturan Kenanlının arasında oturdu ve Beyt-Şemeş'te ve Beyt-Anat'ta oturanlar onlara angaryaya tabi oldular.
Yeremya 43:13
·
Tevrat
וְשִׁבַּ֗ר אֶֽת־מַצְּבוֹת֙ בֵּ֣ית שֶׁ֔מֶשׁ אֲשֶׁ֖ר בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְאֶת־בָּתֵּ֥י אֱלֹהֵֽי־מִצְרַ֖יִם יִשְׂרֹ֥ף בָּאֵֽשׁ
Ve Mısır diyarında olan Beyt-Şemeş'in dikili taşlarını kıracak; ve Mısır'ın ilahlarının evlerini ateşle yakacak.
1. Samuel 6:9
·
Tevrat
וּרְאִיתֶ֗ם אִם־דֶּ֨רֶךְ גְּבוּל֤וֹ יַֽעֲלֶה֙ בֵּ֣ית שֶׁ֔מֶשׁ ה֚וּא עָ֣שָׂה לָ֔נוּ אֶת־הָרָעָ֥ה הַגְּדוֹלָ֖ה הַזֹּ֑את וְאִם־לֹ֗א וְיָדַ֨עְנוּ֙ כִּ֣י לֹ֤א יָדוֹ֙ נָ֣גְעָה בָּ֔נוּ מִקְרֶ֥ה ה֖וּא הָ֥יָה לָֽנוּ
Ve göreceksiniz; eğer kendi sınırının yolundan Beyt-Şemeş'e çıkarsa, bu büyük kötülüğü bize o yapmıştır; ama eğer çıkmazsa, bileceğiz ki bize dokunan onun eli değildir, bu bize bir rastlantı olmuştur.
1. Samuel 6:12
·
Tevrat
וַיִשַּׁ֨רְנָה הַפָּר֜וֹת בַּדֶּ֗רֶךְ עַל־דֶּ֨רֶךְ֙ בֵּ֣ית שֶׁ֔מֶשׁ בִּמְסִלָּ֣ה אַחַ֗ת הָלְכ֤וּ הָלֹךְ֙ וְגָע֔וֹ וְלֹא־סָ֖רוּ יָמִ֣ין וּשְׂמֹ֑אול וְסַרְנֵ֤י פְלִשְׁתִּים֙ הֹלְכִ֣ים אַחֲרֵיהֶ֔ם עַד־גְּב֖וּל בֵּ֥ית שָֽׁמֶשׁ
İnekler yolda, Beyt-Şemeş yolunda doğruca gittiler; tek bir anayolda giderek böğürdüler, sağa ve sola sapmadılar. Filistlilerin beyleri de onların arkasından Beyt-Şemeş sınırına kadar gittiler.
Örnek Ayetler (4)
2. Krallar 14:13
·
Tevrat
וְאֵת֩ אֲמַצְיָ֨הוּ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֜ה בֶּן־יְהוֹאָ֣שׁ בֶּן־אֲחַזְיָ֗הוּ תָּפַ֛שׂ יְהוֹאָ֥שׁ מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֖ל בְּבֵ֣ית שָׁ֑מֶשׁ וַיָּבֹא֙ יְר֣וּשָׁלִַ֔ם וַיִּפְרֹץ֩ בְּחוֹמַ֨ת יְרוּשָׁלִַ֜ם בְּשַׁ֤עַר אֶפְרַ֨יִם֙ עַד־שַׁ֣עַר הַפִּנָּ֔ה אַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת אַמָּֽה
İsrail kralı Yehoaş, Ahazya oğlu Yehoaş oğlu Yahuda kralı Amatsya'yı Beyt-Şemeş'te tuttu. Yeruşalim'e geldi ve Yeruşalim'in duvarında Efrayim kapısından Köşe kapısına kadar dört yüz kubit (~180 m) gedik açtı.
1. Krallar 4:9
·
Tevrat
בֶּן־דֶּ֛קֶר בְּמָקַ֥ץ וּבְשַֽׁעַלְבִ֖ים וּבֵ֣ית שָׁ֑מֶשׁ וְאֵיל֖וֹן בֵּ֥ית חָנָֽן
Makats'ta, Şaalvim'de, Beyt-Şemeş'te ve Eylon-Beyt-Hanan'da Ben-Deker;
Yeşu 19:38
·
Tevrat
וְיִרְאוֹן֙ וּמִגְדַּל־אֵ֔ל חֳרֵ֥ם וּבֵית־עֲנָ֖ת וּבֵ֣ית שָׁ֑מֶשׁ עָרִ֥ים תְּשַֽׁע־עֶשְׂרֵ֖ה וְחַצְרֵיהֶֽן
Yiron, Migdal-El, Horem, Beyt-Anat ve Beyt-Şemeş; on dokuz şehir ve köyleri.
2. Tarihler 25:23
·
Tevrat
וְאֵת֩ אֲמַצְיָ֨הוּ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֜ה בֶּן־יוֹאָ֣שׁ בֶּן־יְהוֹאָחָ֗ז תָּפַ֛שׂ יוֹאָ֥שׁ מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֖ל בְּבֵ֣ית שָׁ֑מֶשׁ וַיְבִיאֵ֨הוּ֙ יְר֣וּשָׁלִַ֔ם וַיִּפְרֹ֞ץ בְּחוֹמַ֣ת יְרוּשָׁלִַ֗ם מִשַּׁ֤עַר אֶפְרַ֨יִם֙ עַד־שַׁ֣עַר הַפּוֹנֶ֔ה אַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת אַמָּֽה
İsrail kralı Yoaş, Yehoahaz oğlu Yoaş oğlu Yahuda kralı Amatsya'yı Beyt-Şemeş'te tuttu ve onu Yeruşalim'e getirdi; Yeruşalim'in duvarında Efrayim kapısından Köşe kapısına kadar dört yüz kubit (~180 metre) yıktı.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 6:12
·
Tevrat
וַיִשַּׁ֨רְנָה הַפָּר֜וֹת בַּדֶּ֗רֶךְ עַל־דֶּ֨רֶךְ֙ בֵּ֣ית שֶׁ֔מֶשׁ בִּמְסִלָּ֣ה אַחַ֗ת הָלְכ֤וּ הָלֹךְ֙ וְגָע֔וֹ וְלֹא־סָ֖רוּ יָמִ֣ין וּשְׂמֹ֑אול וְסַרְנֵ֤י פְלִשְׁתִּים֙ הֹלְכִ֣ים אַחֲרֵיהֶ֔ם עַד־גְּב֖וּל בֵּ֥ית שָֽׁמֶשׁ
İnekler yolda, Beyt-Şemeş yolunda doğruca gittiler; tek bir anayolda giderek böğürdüler, sağa ve sola sapmadılar. Filistlilerin beyleri de onların arkasından Beyt-Şemeş sınırına kadar gittiler.
Örnek Ayetler (5 / 15)
Hakimler 19:2
·
Tevrat
וַתִּזְנֶ֤ה עָלָיו֙ פִּֽילַגְשׁ֔וֹ וַתֵּ֤לֶךְ מֵֽאִתּוֹ֙ אֶל־בֵּ֣ית אָבִ֔יהָ אֶל־בֵּ֥ית לֶ֖חֶם יְהוּדָ֑ה וַתְּהִי־שָׁ֕ם יָמִ֖ים אַרְבָּעָ֥ה חֳדָשִֽׁים
Cariyesi ona karşı fahişelik yaptı, ve onun yanından babasının evine, Yahuda'nın Beytlehem'ine gitti; ve orada dört ay günleri kaldı.
Hakimler 19:18
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו עֹבְרִ֨ים אֲנַ֜חְנוּ מִבֵּֽית־לֶ֣חֶם יְהוּדָה֮ עַד־יַרְכְּתֵ֣י הַר־אֶפְרַיִם֒ מִשָּׁ֣ם אָנֹ֔כִי וָאֵלֵ֕ךְ עַד־בֵּ֥ית לֶ֖חֶם יְהוּדָ֑ה וְאֶת־בֵּ֤ית יְהוָה֙ אֲנִ֣י הֹלֵ֔ךְ וְאֵ֣ין אִ֔ישׁ מְאַסֵּ֥ף אוֹתִ֖י הַבָּֽיְתָה
Ve ona dedi ki: 'Biz Yahuda'nın Beytlehem'inden Efrayim dağının uçlarına kadar geçiyoruz; ben oradanım, ve Yahuda'nın Beytlehem'ine kadar gittim; ve ben Yahve'nin evine gidiyorum, ve beni eve toplayan hiçbir adam yok.'
2. Samuel 2:32
·
Tevrat
וַיִּשְׂאוּ֙ אֶת־עֲשָׂהאֵ֔ל וַֽיִּקְבְּרֻ֨הוּ֙ בְּקֶ֣בֶר אָבִ֔יו אֲשֶׁ֖ר בֵּ֣ית לָ֑חֶם וַיֵּלְכ֣וּ כָל־הַלַּ֗יְלָה יוֹאָב֙ וַֽאֲנָשָׁ֔יו וַיֵּאֹ֥ר לָהֶ֖ם בְּחֶבְרֽוֹן
Asahel'i taşıdılar ve onu Beytlehem'de olan babasının mezarına gömdüler. Yoav ve adamları bütün gece yürüdüler ve Hevron'da onlara ışık doğdu.
2. Samuel 23:14
·
Tevrat
וְדָוִ֖ד אָ֣ז בַּמְּצוּדָ֑ה וּמַצַּ֣ב פְּלִשְׁתִּ֔ים אָ֖ז בֵּ֥ית לָֽחֶם
Ve Davut o zaman kaledeydi; ve Filistlilerin garnizonu o zaman Beytlehem'deydi.
2. Samuel 23:24
·
Tevrat
עֲשָׂה־אֵ֥ל אֲחִֽי־יוֹאָ֖ב בַּשְּׁלֹשִׁ֑ים אֶלְחָנָ֥ן בֶּן־דֹּד֖וֹ בֵּ֥ית לָֽחֶם
Yoav'ın kardeşi Asahel otuzlar arasındaydı; Beytlehemli Dodo oğlu Elhanan,
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hakimler 12:8
·
Tevrat
וַיִּשְׁפֹּ֤ט אַֽחֲרָיו֙ אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל אִבְצָ֖ן מִבֵּ֥ית לָֽחֶם
Ve ondan sonra Beytlehem'den İvtsan İsrail'i yargıladı.
Hakimler 17:7
·
Tevrat
וַיְהִי־נַ֗עַר מִבֵּ֥ית לֶ֨חֶם֙ יְהוּדָ֔ה מִמִּשְׁפַּ֖חַת יְהוּדָ֑ה וְה֥וּא לֵוִ֖י וְה֥וּא גָֽר־שָֽׁם
Yahuda'nın Beytlehem'inden, Yahuda ailesinden bir genç vardı; ve o bir Leviliydi ve orada garipti.
Hakimler 17:8
·
Tevrat
וַיֵּ֨לֶךְ הָאִ֜ישׁ מֵהָעִ֗יר מִבֵּ֥ית לֶ֨חֶם֙ יְהוּדָ֔ה לָג֖וּר בַּאֲשֶׁ֣ר יִמְצָ֑א וַיָּבֹ֧א הַר־אֶפְרַ֛יִם עַד־בֵּ֥ית מִיכָ֖ה לַעֲשׂ֥וֹת דַּרְכּֽוֹ
Adam bulacağı yerde garip olmak için şehirden, Yahuda'nın Beytlehem'inden gitti. Ve yolunu yaparken Efrayim dağına, Mika'nın evine kadar geldi.
Hakimler 17:9
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר־ל֥וֹ מִיכָ֖ה מֵאַ֣יִן תָּב֑וֹא וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו לֵוִ֣י אָנֹ֗כִי מִבֵּ֥ית לֶ֨חֶם֙ יְהוּדָ֔ה וְאָנֹכִ֣י הֹלֵ֔ךְ לָג֖וּר בַּאֲשֶׁ֥ר אֶמְצָֽא
Mika ona dedi: 'Nereden geliyorsun?' Ve ona dedi: 'Ben Yahuda'nın Beytlehem'inden bir Leviliyim ve bulacağım yerde garip olmak için gidiyorum.'
Hakimler 19:1
·
Tevrat
וַיְהִי֙ בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם וּמֶ֖לֶךְ אֵ֣ין בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וַיְהִ֣י אִ֣ישׁ לֵוִ֗י גָּ֚ר בְּיַרְכְּתֵ֣י הַר־אֶפְרַ֔יִם וַיִּֽקַּֽח־לוֹ֙ אִשָּׁ֣ה פִילֶ֔גֶשׁ מִבֵּ֥ית לֶ֖חֶם יְהוּדָֽה
O günlerde, İsrail'de kral yokken, Efrayim dağının uçlarında oturan Levili bir adam vardı; ve Yahuda'nın Beytlehem'inden kendisine bir cariye kadın aldı.
Örnek Ayetler (5 / 8)
2. Samuel 23:15
·
Tevrat
וַיִּתְאַוֶּ֥ה דָוִ֖ד וַיֹּאמַ֑ר מִ֚י יַשְׁקֵ֣נִי מַ֔יִם מִבֹּ֥אר בֵּֽית־לֶ֖חֶם אֲשֶׁ֥ר בַּשָּֽׁעַר
Ve Davut arzuladı ve dedi: 'Kim kapıda olan Beytlehem kuyusundan bana su içirecek?'
2. Samuel 23:16
·
Tevrat
וַיִּבְקְעוּ֩ שְׁלֹ֨שֶׁת הַגִּבֹּרִ֜ים בְּמַחֲנֵ֣ה פְלִשְׁתִּ֗ים וַיִּֽשְׁאֲבוּ־מַ֨יִם֙ מִבֹּ֤אר בֵּֽית־לֶ֨חֶם֙ אֲשֶׁ֣ר בַּשַּׁ֔עַר וַיִּשְׂא֖וּ וַיָּבִ֣אוּ אֶל־דָּוִ֑ד וְלֹ֤א אָבָה֙ לִשְׁתּוֹתָ֔ם וַיַּסֵּ֥ךְ אֹתָ֖ם לַֽיהוָֽה
Ve üç yiğit Filistlilerin ordugahını yardılar ve kapıda olan Beytlehem kuyusundan su çektiler; ve taşıdılar ve Davut'a getirdiler, ve onları içmek istemedi ve onları Yahve'ye döktü.
1. Samuel 17:15
·
Tevrat
וְדָוִ֛ד הֹלֵ֥ךְ וָשָׁ֖ב מֵעַ֣ל שָׁא֑וּל לִרְע֛וֹת אֶת־צֹ֥אן אָבִ֖יו בֵּֽית־לָֽחֶם
Davut, Beytlehem'de babasının sürüsünü gütmek için Saul'un yanından gidip dönüyordu.
1. Samuel 20:6
·
Tevrat
אִם־פָּקֹ֥ד יִפְקְדֵ֖נִי אָבִ֑יךָ וְאָמַרְתָּ֗ נִשְׁאֹל֩ נִשְׁאַ֨ל מִמֶּ֤נִּי דָוִד֙ לָרוּץ֙ בֵּֽית־לֶ֣חֶם עִיר֔וֹ כִּ֣י זֶ֧בַח הַיָּמִ֛ים שָׁ֖ם לְכָל־הַמִּשְׁפָּחָֽה
Eğer baban beni kesinlikle yoklarsa, diyeceksin: 'Davut şehri Beytlehem'e koşmak için benden kesinlikle istedi, çünkü bütün aile için günlerin kurbanı oradadır.'
Mika 5:1
·
Tevrat
וְאַתָּ֞ה בֵּֽית־לֶ֣חֶם אֶפְרָ֗תָה צָעִיר֙ לִֽהְיוֹת֙ בְּאַלְפֵ֣י יְהוּדָ֔ה מִמְּךָ֙ לִ֣י יֵצֵ֔א לִֽהְי֥וֹת מוֹשֵׁ֖ל בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וּמוֹצָאֹתָ֥יו מִקֶּ֖דֶם מִימֵ֥י עוֹלָֽם
Ve sen, Beytlehem Efrata, Yahuda'nın binleri arasında küçük olmana rağmen, İsrail'de yönetici olmak için senden bana çıkacak; ve onun çıkışları eskiden, sonsuzluk günlerindendir.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 12:10
·
Tevrat
וַיָּ֣מָת אִבְצָ֔ן וַיִּקָּבֵ֖ר בְּבֵ֥ית לָֽחֶם
Ve İvtsan öldü ve Beytlehem'de gömüldü.
1. Tarihler 11:16
·
Tevrat
וְדָוִ֖יד אָ֣ז בַּמְּצוּדָ֑ה וּנְצִ֣יב פְּלִשְׁתִּ֔ים אָ֖ז בְּבֵ֥ית לָֽחֶם
Ve Davut o zaman hisardaydı; ve Filistlilerin garnizonu o zaman Beytlehem'deydi.
Rut 4:11
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמְר֜וּ כָּל־הָעָ֧ם אֲשֶׁר־בַּשַּׁ֛עַר וְהַזְּקֵנִ֖ים עֵדִ֑ים יִתֵּן֩ יְהוָ֨ה אֶֽת־הָאִשָּׁ֜ה הַבָּאָ֣ה אֶל־בֵּיתֶ֗ךָ כְּרָחֵ֤ל וּכְלֵאָה֙ אֲשֶׁ֨ר בָּנ֤וּ שְׁתֵּיהֶם֙ אֶת־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל וַעֲשֵׂה־חַ֣יִל בְּאֶפְרָ֔תָה וּקְרָא־שֵׁ֖ם בְּבֵ֥ית לָֽחֶם
Ve kapıda olan bütün halk ve yaşlılar dediler: 'Tanığız; Yahve senin evine gelen kadını, ikisi İsrail evini inşa eden Rahel ve Lea gibi yapsın; ve Efrata'da güç yap ve Beytlehem'de isim çağır.
Örnek Ayetler (3)
1. Tarihler 2:51
·
Tevrat
שַׂלְמָא֙ אֲבִ֣י בֵֽית־לָ֔חֶם חָרֵ֖ף אֲבִ֥י בֵית־גָּדֵֽר
Beytlehem'in babası Salma, Beyt-Gader'in babası Haref.
Ezra 2:21
·
Tevrat
בְּנֵ֣י בֵֽית־לָ֔חֶם מֵאָ֖ה עֶשְׂרִ֥ים וּשְׁלֹשָֽׁה
Beytlehem oğulları: yüz yirmi üç.
Nehemya 7:26
·
Tevrat
אַנְשֵׁ֤י בֵֽית־לֶ֨חֶם֙ וּנְטֹפָ֔ה מֵאָ֖ה שְׁמֹנִ֥ים וּשְׁמֹנָֽה
Beytlehem ve Netofa adamları: Yüz seksen sekiz.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 19:15
·
Tevrat
וְקַטָּ֤ת וְנַֽהֲלָל֙ וְשִׁמְר֔וֹן וְיִדְאֲלָ֖ה וּבֵ֣ית לָ֑חֶם עָרִ֥ים שְׁתֵּים־עֶשְׂרֵ֖ה וְחַצְרֵיהֶֽן
Ve Kattat, Nahalal, Şimron, Yidala ve Beytlehem; on iki şehir ve onların köyleri.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 19:18
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו עֹבְרִ֨ים אֲנַ֜חְנוּ מִבֵּֽית־לֶ֣חֶם יְהוּדָה֮ עַד־יַרְכְּתֵ֣י הַר־אֶפְרַיִם֒ מִשָּׁ֣ם אָנֹ֔כִי וָאֵלֵ֕ךְ עַד־בֵּ֥ית לֶ֖חֶם יְהוּדָ֑ה וְאֶת־בֵּ֤ית יְהוָה֙ אֲנִ֣י הֹלֵ֔ךְ וְאֵ֣ין אִ֔ישׁ מְאַסֵּ֥ף אוֹתִ֖י הַבָּֽיְתָה
Ve ona dedi ki: 'Biz Yahuda'nın Beytlehem'inden Efrayim dağının uçlarına kadar geçiyoruz; ben oradanım, ve Yahuda'nın Beytlehem'ine kadar gittim; ve ben Yahve'nin evine gidiyorum, ve beni eve toplayan hiçbir adam yok.'
Örnek Ayetler (5 / 13)
Hezekiel 8:3
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֙ תַּבְנִ֣ית יָ֔ד וַיִּקָּחֵ֖נִי בְּצִיצִ֣ת רֹאשִׁ֑י וַתִּשָּׂ֣א אֹתִ֣י ר֣וּחַ בֵּֽין־הָאָ֣רֶץ וּבֵ֣ין הַשָּׁמַ֡יִם וַתָּבֵא֩ אֹתִ֨י יְרוּשָׁלְַ֜מָה בְּמַרְא֣וֹת אֱלֹהִ֗ים אֶל־פֶּ֜תַח שַׁ֤עַר הַפְּנִימִית֙ הַפּוֹנֶ֣ה צָפ֔וֹנָה אֲשֶׁר־שָׁ֣ם מוֹשַׁ֔ב סֵ֖מֶל הַקִּנְאָ֥ה הַמַּקְנֶֽה
Ve el biçimini uzattı ve beni başımın perçeminden aldı; ruh beni yer ile gökler arasına kaldırdı ve Tanrı'nın görümlerinde beni Yeruşalim'e, kuzeye bakan iç kapının girişine getirdi, ki orada kıskandıran kıskançlık putunun oturağı vardı.
Hezekiel 8:10
·
Tevrat
וָאָבוֹא֮ וָֽאֶרְאֶה֒ וְהִנֵּ֨ה כָל־תַּבְנִ֜ית רֶ֤מֶשׂ וּבְהֵמָה֙ שֶׁ֔קֶץ וְכָל־גִּלּוּלֵ֖י בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל מְחֻקֶּ֥ה עַל־הַקִּ֖יר סָבִ֥יב סָבִֽיב
Ve girdim ve gördüm; ve işte her iğrenç sürüngen ve hayvan biçimi ve İsrail evinin bütün putları çepeçevre duvarın üzerine oyulmuştu.
Hezekiel 10:8
·
Tevrat
וַיֵּרָ֖א לַכְּרֻבִ֑ים תַּבְנִית֙ יַד־אָדָ֔ם תַּ֖חַת כַּנְפֵיהֶֽם
Keruvlarda, kanatlarının altında insan eli biçimi göründü.
Yeşu 22:28
·
Tevrat
וַנֹּ֕אמֶר וְהָיָ֗ה כִּֽי־יֹאמְר֥וּ אֵלֵ֛ינוּ וְאֶל־דֹּרֹתֵ֖ינוּ מָחָ֑ר וְאָמַ֡רְנוּ רְא֣וּ אֶת־תַּבְנִית֩ מִזְבַּ֨ח יְהוָ֜ה אֲשֶׁר־עָשׂ֣וּ אֲבוֹתֵ֗ינוּ לֹ֤א לְעוֹלָה֙ וְלֹ֣א לְזֶ֔בַח כִּי־עֵ֣ד ה֔וּא בֵּינֵ֖ינוּ וּבֵינֵיכֶֽם
Ve dedik: Ve olacak ki yarın bize ve kuşaklarımıza dedikleri zaman, ve diyeceğiz: Atalarımızın yaptığı Yahve'nin sunağının örneğini görün; yakmalık sunu için değil ve kurban için değil, çünkü o aramızda ve aranızda tanıktır.
1. Tarihler 28:11
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֣ן דָּוִ֣יד לִשְׁלֹמֹ֣ה בְנ֡וֹ אֶת־תַּבְנִ֣ית הָאוּלָם֩ וְֽאֶת־בָּ֨תָּ֜יו וְגַנְזַכָּ֧יו וַעֲלִיֹּתָ֛יו וַחֲדָרָ֥יו הַפְּנִימִ֖ים וּבֵ֥ית הַכַּפֹּֽרֶת
Davut oğlu Süleyman'a eyvanın, evlerinin, hazine odalarının, üst odalarının, iç odalarının ve kefaret örtüsü evinin planını verdi.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 106:20
·
Tevrat
וַיָּמִ֥ירוּ אֶת־כְּבוֹדָ֑ם בְּתַבְנִ֥ית שׁ֝֗וֹר אֹכֵ֥ל עֵֽשֶׂב
Ve yüceliklerini ot yiyen öküzün suretiyle değiştirdiler.
Örnek Ayetler (1)
1. Tarihler 28:18
·
Tevrat
וּלְמִזְבַּ֧ח הַקְּטֹ֛רֶת זָהָ֥ב מְזֻקָּ֖ק בַּמִּשְׁקָ֑ל וּלְתַבְנִ֣ית הַמֶּרְכָּבָ֗ה הַכְּרֻבִ֤ים זָהָב֙ לְפֹ֣רְשִׂ֔ים וְסֹכְכִ֖ים עַל־אֲר֥וֹן בְּרִית־יְהוָֽה
Ve buhur sunağı için ağırlıkla arıtılmış altın; ve kanatlarını yayan ve Yahve'nin antlaşma sandığını örten altın keruvların arabasının planı için.
Örnek Ayetler (1)
1. Tarihler 28:12
·
Tevrat
וְתַבְנִ֗ית כֹּל֩ אֲשֶׁ֨ר הָיָ֤ה בָר֨וּחַ֙ עִמּ֔וֹ לְחַצְר֧וֹת בֵּית־יְהוָ֛ה וּלְכָל־הַלְּשָׁכ֖וֹת סָבִ֑יב לְאֹֽצְרוֹת֙ בֵּ֣ית הָאֱלֹהִ֔ים וּלְאֹצְר֖וֹת הַקֳּדָשִֽׁים
Ve ruhta onunla olan her şeyin planını: Yahve'nin evinin avluları için, çevredeki bütün odaları için, Tanrı'nın evinin hazineleri için ve kutsal eşyaların hazineleri için;