104
Kullanım
2
Lemma
24
Türev
32
Anlam
2 lemma, 24 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
הַבָּמוֹת Lemma | ha-bbamot | yüksek yerler, yüksek yer, tepe, tapınak | İsim | 24 | ||
בְּמוֹת | be-mot | yüksek yerlerinde, yüksek yer, tepe, tapınma yeri | İsim | 19 | ||
בַּבָּמוֹת | ba-bbamot | yüksek yerlerde, yüksek yer, tepe, tapınak alanı | İsim | 11 | ||
הַבָּמָֽה | habbama | o yüksek yer, yüksek yer, tepe, tapınma yeri | İsim | 9 | ||
בִּמְתֵי | bi-mtey | adamlarıyla, adamlar, insanlar, erkekler | İsim | 6 | ||
Örnek Ayetler (5 / 6) Amos 4:13 · Tevrat כִּ֡י הִנֵּה֩ יוֹצֵ֨ר הָרִ֜ים וּבֹרֵ֣א ר֗וּחַ וּמַגִּ֤יד לְאָדָם֙ מַה־שֵּׂח֔וֹ עֹשֵׂ֥ה שַׁ֨חַר֙ עֵיפָ֔ה וְדֹרֵ֖ךְ עַל־בָּ֣מֳתֵי אָ֑רֶץ יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽי־צְבָא֖וֹת שְׁמֽוֹ Çünkü işte dağları şekillendiren, rüzgarı yaratan, insana düşüncesinin ne olduğunu bildiren, şafağı karanlık yapan ve yerin yüksek yerlerine basan; onun adı Ordular Tanrısı Yahve'dir. Yeşaya 14:14 · Tevrat אֶעֱלֶ֖ה עַל־בָּ֣מֳתֵי עָ֑ב אֶדַּמֶּ֖ה לְעֶלְיֽוֹן Bulutun yüksek yerlerine çıkacağım; Yüce Olan'a benzeyeceğim.' Mika 1:3 · Tevrat כִּֽי־הִנֵּ֥ה יְהוָ֖ה יֹצֵ֣א מִמְּקוֹמ֑וֹ וְיָרַ֥ד וְדָרַ֖ךְ עַל־בָּ֥מֳתֵי אָֽרֶץ Çünkü işte Yahve yerinden çıkıyor; inecek ve yerin yüksek yerlerine basacak. Mezmurlar 18:34 · Tevrat מְשַׁוֶּ֣ה רַ֭גְלַי כָּאַיָּל֑וֹת וְעַ֥ל בָּ֝מֹתַ֗י יַעֲמִידֵֽנִי Ayaklarımı geyiklerinki gibi yapar ve beni yüksek yerlerimin üzerinde durdurur. Eyüp 9:8 · Tevrat נֹטֶ֣ה שָׁמַ֣יִם לְבַדּ֑וֹ וְ֝דוֹרֵ֗ךְ עַל־בָּ֥מֳתֵי יָֽם Gökleri tek başına gerendir ve denizin yüksek yerleri üzerinde yürüyendir. | ||||||
וְהַבָּמוֹת | ve-ha-bbamot | ve sırtlar, sırt, yüksek yer, tapınma tepesi | İsim | 4 | ||
בָּמֹתָיו | bamotav | onun yüksek yerleri, yüksek yer, tepe, tapınma alanı | Zamir | 4 | ||
לַבָּמוֹת | la-bbamot | yüksek yerlere, yüksek yer, tepe, tapınak alanı | İsim | 3 | ||
בַּבָּמָֽה | ba-bbama | yüksek yerde, sırt, yüksek yer, tapınma yeri | İsim | 3 | ||
בָּמוֹתַי | bamotay | yüksek yerlerim, yüksek yer, tepe, tapınak | Zamir | 2 | ||
בָּמוֹתֶיךָ | bamoteykha | yüksek yerlerinde, sırt, yüksek yer, tapınma tepesi | Zamir | 2 | ||
מֵהַבָּמָה | me-ha-bama | yüksek yerden, yüksek yer, tapınma yeri, tepe | İsim | 2 | ||
לַבָּמָה | labbama | yüksek yere, yüksek yer, tepe, tapınma yeri | İsim | 2 | ||
בָּמוֹתָֽם | bamotam | yüksek yerleri, yüksek yer, tepe, tapınma yeri | Zamir | 1 | ||
בָּמוֹתֵימוֹ | bamoteymo | onların yüksek yerlerinde, yüksek yer, tepe, tapınma yeri | Zamir | 1 | ||
וּבָמוֹת | u-vamot | ve yüksek yerler, yüksek yer, tepe, tapınma yeri | İsim | 1 | ||
בָּמֽוֹתֵיכֶֽם | bamoteykhem | sizin yüksek yerleriniz, yüksek yer, tepe, tapınak | Zamir | 1 | ||
בָמָה | bama | yüksek yer, yüksek yer, tepe, tapınak | İsim | 1 | ||
בָּמֹתָם | bamotam | onların yüksek yerleri, yüksek yer, tepe, tapınma yeri | Zamir | 1 | ||
בָּמָה | bama | yüksek yer, sırt, yüksek yer, tapınma yeri | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 24)
2. Krallar 12:4
·
Tevrat
רַ֥ק הַבָּמ֖וֹת לֹא־סָ֑רוּ ע֥וֹד הָעָ֛ם מְזַבְּחִ֥ים וּֽמְקַטְּרִ֖ים בַּבָּמֽוֹת
Ancak yüksek yerler ortadan kalkmadı; halk hâlâ yüksek yerlerde kurban kesiyor ve buhur yakıyordu.
2. Krallar 14:4
·
Tevrat
רַ֥ק הַבָּמ֖וֹת לֹא־סָ֑רוּ ע֥וֹד הָעָ֛ם מְזַבְּחִ֥ים וּֽמְקַטְּרִ֖ים בַּבָּמֽוֹת
Sadece yüksek yerler ayrılmadı; halk hala yüksek yerlerde kurban kesiyor ve buhur yakıyordu.
2. Krallar 15:4
·
Tevrat
רַ֥ק הַבָּמ֖וֹת לֹא־סָ֑רוּ ע֥וֹד הָעָ֛ם מְזַבְּחִ֥ים וּֽמְקַטְּרִ֖ים בַּבָּמֽוֹת
Ancak yüksek yerler kaldırılmadı; halk hâlâ yüksek yerlerde kurban kesiyor ve buhur yakıyordu.
2. Krallar 15:35
·
Tevrat
רַ֤ק הַבָּמוֹת֙ לֹ֣א סָ֔רוּ ע֗וֹד הָעָ֛ם מְזַבְּחִ֥ים וּֽמְקַטְּרִ֖ים בַּבָּמ֑וֹת ה֗וּא בָּנָ֛ה אֶת־שַׁ֥עַר בֵּית־יְהוָ֖ה הָעֶלְיֽוֹן
Sadece yüksek yerler ayrılmadı, halk hala yüksek yerlerde kurban kesiyordu ve buhur yakıyordu. O, Yahve'nin evinin üst kapısını inşa etti.
2. Krallar 17:29
·
Tevrat
וַיִּהְי֣וּ עֹשִׂ֔ים גּ֥וֹי גּ֖וֹי אֱלֹהָ֑יו וַיַּנִּ֣יחוּ בְּבֵ֣ית הַבָּמ֗וֹת אֲשֶׁ֤ר עָשׂוּ֙ הַשֹּׁ֣מְרֹנִ֔ים גּ֥וֹי גּוֹי֙ בְּעָ֣רֵיהֶ֔ם אֲשֶׁ֛ר הֵ֥ם יֹשְׁבִ֖ים שָֽׁם
Ama her ulus kendi ilahlarını yapıyordu ve Samiriyelilerin yaptıkları yüksek yerlerin evine koydular; her ulus orada oturdukları şehirlerinde.
Örnek Ayetler (5 / 19)
Amos 7:9
·
Tevrat
וְנָשַׁ֨מּוּ֙ בָּמ֣וֹת יִשְׂחָ֔ק וּמִקְדְּשֵׁ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל יֶחֱרָ֑בוּ וְקַמְתִּ֛י עַל־בֵּ֥ית יָרָבְעָ֖ם בֶּחָֽרֶב
Ve İshak'ın yüksek yerleri ıssız kalacak, ve İsrail'in tapınakları viran olacak; ve kılıçla Yarovam'ın evine karşı kalkacağım.
Hezekiel 16:16
·
Tevrat
וַתִּקְחִ֣י מִבְּגָדַ֗יִךְ וַתַּֽעֲשִׂי־לָךְ֙ בָּמ֣וֹת טְלֻא֔וֹת וַתִּזְנִ֖י עֲלֵיהֶ֑ם לֹ֥א בָא֖וֹת וְלֹ֥א יִהְיֶֽה
Ve giysilerinden aldın ve kendine renkli yüksek yerler yaptın ve onların üzerinde fahişelik ettin; böyle şeyler gelmemeliydi ve olmamalıydı.
Yeremya 7:31
·
Tevrat
וּבָנ֞וּ בָּמ֣וֹת הַתֹּ֗פֶת אֲשֶׁר֙ בְּגֵ֣יא בֶן־הִנֹּ֔ם לִשְׂרֹ֛ף אֶת־בְּנֵיהֶ֥ם וְאֶת־בְּנֹתֵיהֶ֖ם בָּאֵ֑שׁ אֲשֶׁר֙ לֹ֣א צִוִּ֔יתִי וְלֹ֥א עָלְתָ֖ה עַל־לִבִּֽי
Ve oğullarını ve kızlarını ateşte yakmak için Hinnom Oğlu Vadisi'ndeki Tofet yüksek yerlerini inşa ettiler; ki bunu buyurmadım ve kalbime gelmedi.
Yeremya 19:5
·
Tevrat
וּבָנ֞וּ אֶת־בָּמ֣וֹת הַבַּ֗עַל לִשְׂרֹ֧ף אֶת־בְּנֵיהֶ֛ם בָּאֵ֖שׁ עֹל֣וֹת לַבָּ֑עַל אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־צִוִּ֨יתִי֙ וְלֹ֣א דִבַּ֔רְתִּי וְלֹ֥א עָלְתָ֖ה עַל־לִבִּֽי
Ve Baal'e yakmalık sunular olarak oğullarını ateşte yakmak için Baal'in yüksek yerlerini inşa ettiler; ki bunu buyurmadım ve konuşmadım ve kalbimin üzerine çıkmadı.
Yeremya 32:35
·
Tevrat
וַיִּבְנוּ֩ אֶת־בָּמ֨וֹת הַבַּ֜עַל אֲשֶׁ֣ר בְּגֵ֣יא בֶן־הִנֹּ֗ם לְ֠הַעֲבִיר אֶת־בְּנֵיהֶ֣ם וְאֶת־בְּנוֹתֵיהֶם֮ לַמֹּלֶךְ֒ אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־צִוִּיתִ֗ים וְלֹ֤א עָֽלְתָה֙ עַל־לִבִּ֔י לַעֲשׂ֖וֹת הַתּוֹעֵבָ֣ה הַזֹּ֑את לְמַ֖עַן הַחֲטִ֥יא אֶת־יְהוּדָֽה
Ve Yahuda'yı günaha sürüklemek için, oğullarını ve kızlarını Molek'e geçirmek üzere Hinnom oğlu vadisindeki Baal'ın yüksek yerlerini inşa ettiler; ki bunu onlara buyurmadım ve bu iğrençliği yapmak kalbime gelmedi.
Örnek Ayetler (5 / 11)
2. Krallar 12:4
·
Tevrat
רַ֥ק הַבָּמ֖וֹת לֹא־סָ֑רוּ ע֥וֹד הָעָ֛ם מְזַבְּחִ֥ים וּֽמְקַטְּרִ֖ים בַּבָּמֽוֹת
Ancak yüksek yerler ortadan kalkmadı; halk hâlâ yüksek yerlerde kurban kesiyor ve buhur yakıyordu.
2. Krallar 14:4
·
Tevrat
רַ֥ק הַבָּמ֖וֹת לֹא־סָ֑רוּ ע֥וֹד הָעָ֛ם מְזַבְּחִ֥ים וּֽמְקַטְּרִ֖ים בַּבָּמֽוֹת
Sadece yüksek yerler ayrılmadı; halk hala yüksek yerlerde kurban kesiyor ve buhur yakıyordu.
2. Krallar 15:4
·
Tevrat
רַ֥ק הַבָּמ֖וֹת לֹא־סָ֑רוּ ע֥וֹד הָעָ֛ם מְזַבְּחִ֥ים וּֽמְקַטְּרִ֖ים בַּבָּמֽוֹת
Ancak yüksek yerler kaldırılmadı; halk hâlâ yüksek yerlerde kurban kesiyor ve buhur yakıyordu.
2. Krallar 15:35
·
Tevrat
רַ֤ק הַבָּמוֹת֙ לֹ֣א סָ֔רוּ ע֗וֹד הָעָ֛ם מְזַבְּחִ֥ים וּֽמְקַטְּרִ֖ים בַּבָּמ֑וֹת ה֗וּא בָּנָ֛ה אֶת־שַׁ֥עַר בֵּית־יְהוָ֖ה הָעֶלְיֽוֹן
Sadece yüksek yerler ayrılmadı, halk hala yüksek yerlerde kurban kesiyordu ve buhur yakıyordu. O, Yahve'nin evinin üst kapısını inşa etti.
2. Krallar 16:4
·
Tevrat
וַיְזַבֵּ֧חַ וַיְקַטֵּ֛ר בַּבָּמ֖וֹת וְעַל־הַגְּבָע֑וֹת וְתַ֖חַת כָּל־עֵ֥ץ רַעֲנָֽן
Yüksek yerlerde, tepeler üzerinde ve her yeşil ağacın altında kurban kesti ve buhur yaktı.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 20:29
·
Tevrat
וָאֹמַ֣ר אֲלֵהֶ֔ם מָ֣ה הַבָּמָ֔ה אֲשֶׁר־אַתֶּ֥ם הַבָּאִ֖ים שָׁ֑ם וַיִּקָּרֵ֤א שְׁמָהּ֙ בָּמָ֔ה עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Ve onlara dedim: Sizin oraya geldiğiniz yüksek yer nedir? Ve onun adı bu güne kadar Bama diye çağrıldı.
1. Samuel 9:14
·
Tevrat
וַֽיַּעֲל֖וּ הָעִ֑יר הֵ֗מָּה בָּאִים֙ בְּת֣וֹךְ הָעִ֔יר וְהִנֵּ֤ה שְׁמוּאֵל֙ יֹצֵ֣א לִקְרָאתָ֔ם לַעֲל֖וֹת הַבָּמָֽה
Ve şehre çıktılar. Onlar şehrin içine giriyorlardı ve işte Samuel yüksek yere çıkmak için onları karşılamaya çıkıyordu.
1. Samuel 9:19
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן שְׁמוּאֵ֜ל אֶת־שָׁא֗וּל וַיֹּ֨אמֶר֙ אָנֹכִ֣י הָרֹאֶ֔ה עֲלֵ֤ה לְפָנַי֙ הַבָּמָ֔ה וַאֲכַלְתֶּ֥ם עִמִּ֖י הַיּ֑וֹם וְשִׁלַּחְתִּ֣יךָ בַבֹּ֔קֶר וְכֹ֛ל אֲשֶׁ֥ר בִּֽלְבָבְךָ֖ אַגִּ֥יד לָֽךְ
Ve Samuel Şaul'a cevap verdi ve dedi: 'Gören benim. Önümden yüksek yere çık ve bugün benimle yiyeceksiniz. Ve sabah seni göndereceğim ve kalbinde olan her şeyi sana bildireceğim.'
1. Samuel 10:13
·
Tevrat
וַיְכַל֙ מֵֽהִתְנַבּ֔וֹת וַיָּבֹ֖א הַבָּמָֽה
Peygamberlik etmeyi bitirdi ve yüksek yere geldi.
2. Krallar 23:15
·
Tevrat
וְגַ֨ם אֶת־הַמִּזְבֵּ֜חַ אֲשֶׁ֣ר בְּבֵֽית־אֵ֗ל הַבָּמָה֙ אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֜ה יָרָבְעָ֤ם בֶּן־נְבָט֙ אֲשֶׁ֣ר הֶחֱטִ֣יא אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל גַּ֣ם אֶת־הַמִּזְבֵּ֧חַ הַה֛וּא וְאֶת־הַבָּמָ֖ה נָתָ֑ץ וַיִּשְׂרֹ֧ף אֶת־הַבָּמָ֛ה הֵדַ֥ק לְעָפָ֖ר וְשָׂרַ֥ף אֲשֵׁרָֽה
Ayrıca Beytel'de olan sunağı, İsrail'e günah işleten Nevat oğlu Yarovam'ın yaptığı yüksek yeri, o sunağı ve yüksek yeri de yıktı; yüksek yeri yaktı, toza ezdi ve Aşera'yı yaktı.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Amos 4:13
·
Tevrat
כִּ֡י הִנֵּה֩ יוֹצֵ֨ר הָרִ֜ים וּבֹרֵ֣א ר֗וּחַ וּמַגִּ֤יד לְאָדָם֙ מַה־שֵּׂח֔וֹ עֹשֵׂ֥ה שַׁ֨חַר֙ עֵיפָ֔ה וְדֹרֵ֖ךְ עַל־בָּ֣מֳתֵי אָ֑רֶץ יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽי־צְבָא֖וֹת שְׁמֽוֹ
Çünkü işte dağları şekillendiren, rüzgarı yaratan, insana düşüncesinin ne olduğunu bildiren, şafağı karanlık yapan ve yerin yüksek yerlerine basan; onun adı Ordular Tanrısı Yahve'dir.
Yeşaya 14:14
·
Tevrat
אֶעֱלֶ֖ה עַל־בָּ֣מֳתֵי עָ֑ב אֶדַּמֶּ֖ה לְעֶלְיֽוֹן
Bulutun yüksek yerlerine çıkacağım; Yüce Olan'a benzeyeceğim.'
Mika 1:3
·
Tevrat
כִּֽי־הִנֵּ֥ה יְהוָ֖ה יֹצֵ֣א מִמְּקוֹמ֑וֹ וְיָרַ֥ד וְדָרַ֖ךְ עַל־בָּ֥מֳתֵי אָֽרֶץ
Çünkü işte Yahve yerinden çıkıyor; inecek ve yerin yüksek yerlerine basacak.
Mezmurlar 18:34
·
Tevrat
מְשַׁוֶּ֣ה רַ֭גְלַי כָּאַיָּל֑וֹת וְעַ֥ל בָּ֝מֹתַ֗י יַעֲמִידֵֽנִי
Ayaklarımı geyiklerinki gibi yapar ve beni yüksek yerlerimin üzerinde durdurur.
Eyüp 9:8
·
Tevrat
נֹטֶ֣ה שָׁמַ֣יִם לְבַדּ֑וֹ וְ֝דוֹרֵ֗ךְ עַל־בָּ֥מֳתֵי יָֽם
Gökleri tek başına gerendir ve denizin yüksek yerleri üzerinde yürüyendir.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 6:6
·
Tevrat
בְּכֹל֙ מוֹשְׁב֣וֹתֵיכֶ֔ם הֶעָרִ֣ים תֶּחֱרַ֔בְנָה וְהַבָּמ֖וֹת תִּישָׁ֑מְנָה לְמַעַן֩ יֶחֶרְב֨וּ וְיֶאְשְׁמ֜וּ מִזְבְּחֽוֹתֵיכֶ֗ם וְנִשְׁבְּר֤וּ וְנִשְׁבְּתוּ֙ גִּלּ֣וּלֵיכֶ֔ם וְנִגְדְּעוּ֙ חַמָּ֣נֵיכֶ֔ם וְנִמְח֖וּ מַעֲשֵׂיכֶֽם
Bütün yerleşimlerinizde şehirler harabe olacak ve yüksek yerler ıssız kalacak; ki böylece sunaklarınız harabe olsun ve suçlu bulunsun, putlarınız kırılsın ve kesilsin, buhur sunaklarınız kesilip devrilsin ve işleriniz silinsin.
1. Krallar 15:14
·
Tevrat
וְהַבָּמ֖וֹת לֹא־סָ֑רוּ רַ֣ק לְבַב־אָסָ֗א הָיָ֥ה שָׁלֵ֛ם עִם־יְהוָ֖ה כָּל־יָמָֽיו
Ancak yüksek yerler kalkmadı; yine de Asa'nın kalbi tüm günleri boyunca Yahve ile tamdı.
2. Tarihler 14:2
·
Tevrat
וַיָּ֛סַר אֶת־מִזְבְּח֥וֹת הַנֵּכָ֖ר וְהַבָּמ֑וֹת וַיְשַׁבֵּר֙ אֶת־הַמַּצֵּב֔וֹת וַיְגַדַּ֖ע אֶת־הָאֲשֵׁרִֽים
Ve yabancı sunakları ve yüksek yerleri kaldırdı, dikili taşları parçaladı ve Aşerleri kesti.
2. Tarihler 15:17
·
Tevrat
וְהַ֨בָּמ֔וֹת לֹא־סָ֖רוּ מִיִּשְׂרָאֵ֑ל רַ֧ק לְבַב־אָסָ֛א הָיָ֥ה שָׁלֵ֖ם כָּל־יָמָֽיו
Ancak yüksek yerler İsrail'den kalkmadı; yine de Asa'nın kalbi bütün günleri boyunca tamdı.
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 18:22
·
Tevrat
וְכִי־תֹאמְר֣וּן אֵלַ֔י אֶל־יְהוָ֥ה אֱלֹהֵ֖ינוּ בָּטָ֑חְנוּ הֲלוֹא־ה֗וּא אֲשֶׁ֨ר הֵסִ֤יר חִזְקִיָּ֨הוּ֙ אֶת־בָּמֹתָ֣יו וְאֶת־מִזְבְּחֹתָ֔יו וַיֹּ֤אמֶר לִֽיהוּדָה֙ וְלִיר֣וּשָׁלִַ֔ם לִפְנֵי֙ הַמִּזְבֵּ֣חַ הַזֶּ֔ה תִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ בִּירוּשָׁלִָֽם
Ve eğer bana derseniz: 'Tanrımız Yahve'ye güvendik'; Hizkiya'nın O'nun yüksek yerlerini ve O'nun sunaklarını kaldırdığı ve Yahuda'ya ve Yeruşalim'e: 'Yeruşalim'de bu sunağın önünde eğileceksiniz' dediği O değil midir?
Yeşaya 36:7
·
Tevrat
וְכִי־תֹאמַ֣ר אֵלַ֔י אֶל־יְהוָ֥ה אֱלֹהֵ֖ינוּ בָּטָ֑חְנוּ הֲלוֹא־ה֗וּא אֲשֶׁ֨ר הֵסִ֤יר חִזְקִיָּ֨הוּ֙ אֶת־בָּמֹתָ֣יו וְאֶת־מִזְבְּחֹתָ֔יו וַיֹּ֤אמֶר לִֽיהוּדָה֙ וְלִיר֣וּשָׁלִַ֔ם לִפְנֵ֛י הַמִּזְבֵּ֥חַ הַזֶּ֖ה תִּֽשְׁתַּחֲוֽוּ
Ve eğer bana dersen: 'Tanrımız Yahve'ye güvendik'; Hizkiya'nın onun yüksek yerlerini ve onun sunaklarını kaldırdığı ve Yahuda'ya ve Yeruşalim'e: 'Bu sunağın önünde secde edeceksiniz' dediği o değil mi?
2. Tarihler 32:12
·
Tevrat
הֲלֹא־הוּא֙ יְחִזְקִיָּ֔הוּ הֵסִ֥יר אֶת־בָּמֹתָ֖יו וְאֶת־מִזְבְּחֹתָ֑יו וַיֹּ֨אמֶר לִֽיהוּדָ֤ה וְלִֽירוּשָׁלִַ֨ם֙ לֵאמֹ֔ר לִפְנֵ֨י מִזְבֵּ֧חַ אֶחָ֛ד תִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ וְעָלָ֥יו תַּקְטִֽירוּ
Onun yüksek yerlerini ve onun sunaklarını kaldıran ve Yahuda'ya ve Yeruşalim'e diyerek: Bir sunağın önünde eğileceksiniz ve onun üzerinde buhur yakacaksınız, diyen o Hizkiya değil mi?
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 26:18
·
Tevrat
מִיכָה֙ הַמּ֣וֹרַשְׁתִּ֔י הָיָ֣ה נִבָּ֔א בִּימֵ֖י חִזְקִיָּ֣הוּ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֑ה וַיֹּ֣אמֶר אֶל־כָּל־עַם֩ יְהוּדָ֨ה לֵאמֹ֜ר כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֣ה צְבָא֗וֹת צִיּ֞וֹן שָׂדֶ֤ה תֵֽחָרֵשׁ֙ וִירוּשָׁלַ֨יִם֙ עִיִּ֣ים תִּֽהְיֶ֔ה וְהַ֥ר הַבַּ֖יִת לְבָמ֥וֹת יָֽעַר
Yahuda kralı Hizkiya'nın günlerinde Moreşetli Mika peygamberlik ediyordu; ve bütün Yahuda halkına dedi: Ordular Yahvesi şöyle diyor: Siyon tarla gibi sürülecek, Yeruşalim harabeler olacak ve evin dağı orman tepeleri olacak.
Mika 3:12
·
Tevrat
לָכֵן֙ בִּגְלַלְכֶ֔ם צִיּ֖וֹן שָׂדֶ֣ה תֵֽחָרֵ֑שׁ וִירוּשָׁלִַ֨ם֙ עִיִּ֣ין תִּֽהְיֶ֔ה וְהַ֥ר הַבַּ֖יִת לְבָמ֥וֹת יָֽעַר
Bu nedenle sizin yüzünüzden Siyon tarla olarak sürülecek ve Yeruşalim harabeler olacak ve evin dağı ormanın yüksek yerleri olacak.
2. Tarihler 11:15
·
Tevrat
וַיַּֽעֲמֶד־לוֹ֙ כֹּֽהֲנִ֔ים לַבָּמ֖וֹת וְלַשְּׂעִירִ֑ים וְלָעֲגָלִ֖ים אֲשֶׁ֥ר עָשָֽׂה
Ve o, yüksek yerler için, tekeler için ve yaptığı buzağılar için kendine kâhinler dikti.
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 9:12
·
Tevrat
וַתַּעֲנֶ֧ינָה אוֹתָ֛ם וַתֹּאמַ֥רְנָה יֵּ֖שׁ הִנֵּ֣ה לְפָנֶ֑יךָ מַהֵ֣ר עַתָּ֗ה כִּ֤י הַיּוֹם֙ בָּ֣א לָעִ֔יר כִּ֣י זֶ֧בַח הַיּ֛וֹם לָעָ֖ם בַּבָּמָֽה
Ve onlara cevap verdiler ve dediler: 'Var, işte önünde. Şimdi acele et, çünkü bugün şehre geldi; çünkü bugün yüksek yerde halkın kurbanı var.'
1. Tarihler 16:39
·
Tevrat
וְאֵ֣ת צָד֣וֹק הַכֹּהֵ֗ן וְאֶחָיו֙ הַכֹּ֣הֲנִ֔ים לִפְנֵ֖י מִשְׁכַּ֣ן יְהוָ֑ה בַּבָּמָ֖ה אֲשֶׁ֥ר בְּגִבְעֽוֹן
Ve kâhin Tsadok'u ve kâhin kardeşlerini, Giv'on'da olan yüksek yerde Yahve'nin konutunun önünde;
1. Tarihler 21:29
·
Tevrat
וּמִשְׁכַּ֣ן יְ֠הוָה אֲשֶׁר־עָשָׂ֨ה מֹשֶׁ֧ה בַמִּדְבָּ֛ר וּמִזְבַּ֥ח הָעוֹלָ֖ה בָּעֵ֣ת הַהִ֑יא בַּבָּמָ֖ה בְּגִבְעֽוֹן
Musa'nın çölde yaptığı Yahve'nin çadırı ve yakmalık sunu sunağı o zamanda Givon'daki yüksek yerdeydi.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 22:34
·
Tevrat
מְשַׁוֶּ֥ה רַגְלַ֖י כָּאַיָּל֑וֹת וְעַ֥ל בָּמוֹתַ֖י יַעֲמִדֵֽנִי
Ayaklarımı geyiklerin ayakları gibi yapar ve beni yüksek yerlerimde durdurur.
Habakkuk 3:19
·
Tevrat
יְהוִ֤הּ אֲדֹנָי֙ חֵילִ֔י וַיָּ֤שֶׂם רַגְלַי֙ כָּֽאַיָּל֔וֹת וְעַ֥ל בָּמוֹתַ֖י יַדְרִכֵ֑נִי לַמְנַצֵּ֖חַ בִּנְגִינוֹתָֽי
Efendi Yahve benim gücümdür ve ayaklarımı geyiklerin ayakları gibi yapar ve beni yüksek yerlerimde yürütür. Müzik şefi için, telli çalgılarımla.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 1:19
·
Tevrat
הַצְּבִי֙ יִשְׂרָאֵ֔ל עַל־בָּמוֹתֶ֖יךָ חָלָ֑ל אֵ֖יךְ נָפְל֥וּ גִבּוֹרִֽים
Ey İsrail'in güzelliği, yüksek yerlerinde vuruldun; yiğitler nasıl düştü!
2. Samuel 1:25
·
Tevrat
אֵ֚יךְ נָפְל֣וּ גִבֹּרִ֔ים בְּת֖וֹךְ הַמִּלְחָמָ֑ה יְה֣וֹנָתָ֔ן עַל־בָּמוֹתֶ֖יךָ חָלָֽל
Yiğitler savaşın içinde nasıl düştüler! Yonatan senin yüksek yerlerinin üzerinde vuruldu.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 9:25
·
Tevrat
וַיֵּרְד֥וּ מֵהַבָּמָ֖ה הָעִ֑יר וַיְדַבֵּ֥ר עִם־שָׁא֖וּל עַל־הַגָּֽג
Ve yüksek yerden şehre indiler ve damda Şaul ile konuştu.
1. Samuel 10:5
·
Tevrat
אַ֣חַר כֵּ֗ן תָּבוֹא֙ גִּבְעַ֣ת הָאֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁר־שָׁ֖ם נְצִבֵ֣י פְלִשְׁתִּ֑ים וִיהִי֩ כְבֹאֲךָ֨ שָׁ֜ם הָעִ֗יר וּפָגַעְתָּ֞ חֶ֤בֶל נְבִיאִים֙ יֹרְדִ֣ים מֵֽהַבָּמָ֔ה וְלִפְנֵיהֶ֞ם נֵ֤בֶל וְתֹף֙ וְחָלִ֣יל וְכִנּ֔וֹר וְהֵ֖מָּה מִֽתְנַבְּאִֽים
Bundan sonra Filistlilerin garnizonlarının bulunduğu Tanrı'nın tepesine geleceksin. Oraya, şehre geldiğinde, yüksek yerden inen bir grup peygamberle karşılaşacaksın; önlerinde lir, tef, flüt ve arp, ve onlar peygamberlik ediyorlar.
Örnek Ayetler (2)
2. Tarihler 1:3
·
Tevrat
וַיֵּלְכ֗וּ שְׁלֹמֹה֙ וְכָל־הַקָּהָ֣ל עִמּ֔וֹ לַבָּמָ֖ה אֲשֶׁ֣ר בְּגִבְע֑וֹן כִּי־שָׁ֣ם הָיָ֗ה אֹ֤הֶל מוֹעֵד֙ הָֽאֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֛ה מֹשֶׁ֥ה עֶֽבֶד־יְהוָ֖ה בַּמִּדְבָּֽר
Ve Süleyman ve onunla bütün topluluk Gibeon'da olan yüksek yere gittiler; çünkü Yahve'nin kulu Musa'nın çölde yaptığı Tanrı'nın buluşma çadırı oradaydı.
2. Tarihler 1:13
·
Tevrat
וַיָּבֹ֨א שְׁלֹמֹ֜ה לַבָּמָ֤ה אֲשֶׁר־בְּגִבְעוֹן֙ יְר֣וּשָׁלִַ֔ם מִלִּפְנֵ֖י אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וַיִּמְלֹ֖ךְ עַל־יִשְׂרָאֵֽל
Süleyman Givon'daki yüksek yere, buluşma çadırının önünden Yeruşalim'e geldi ve İsrail üzerinde krallık yaptı.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 43:7
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י בֶּן־אָדָם֙ אֶת־מְק֣וֹם כִּסְאִ֗י וְאֶת־מְקוֹם֙ כַּפּ֣וֹת רַגְלַ֔י אֲשֶׁ֧ר אֶשְׁכָּן־שָׁ֛ם בְּת֥וֹךְ בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל לְעוֹלָ֑ם וְלֹ֣א יְטַמְּא֣וּ ע֣וֹד בֵּֽית־יִ֠שְׂרָאֵל שֵׁ֣ם קָדְשִׁ֞י הֵ֤מָּה וּמַלְכֵיהֶם֙ בִּזְנוּתָ֔ם וּבְפִגְרֵ֥י מַלְכֵיהֶ֖ם בָּמוֹתָֽם
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, tahtımın yeri ve ayak tabanlarımın yeri, İsrailoğulları'nın ortasında sonsuza dek orada mesken kuracağım yerdir; ve İsrail evi, onlar ve kralları, fahişelikleriyle ve yüksek yerlerindeki krallarının cesetleriyle kutsal adımı bir daha kirletmeyecekler.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 33:29
·
Tevrat
אַשְׁרֶ֨יךָ יִשְׂרָאֵ֜ל מִ֣י כָמ֗וֹךָ עַ֚ם נוֹשַׁ֣ע בַּֽיהוָ֔ה מָגֵ֣ן עֶזְרֶ֔ךָ וַאֲשֶׁר־חֶ֖רֶב גַּאֲוָתֶ֑ךָ וְיִכָּֽחֲשׁ֤וּ אֹיְבֶ֨יךָ֙ לָ֔ךְ וְאַתָּ֖ה עַל־בָּמוֹתֵ֥ימוֹ תִדְרֹֽךְ
Ne mutlu sana İsrail! Yahve tarafından kurtarılmış bir halk olarak senin gibi kim var? O senin yardımının kalkanı ve yüceliğinin kılıcıdır; ve düşmanların sana boyun eğecek ve sen onların yüksek yerlerine basacaksın.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 36:2
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה יַ֣עַן אָמַ֧ר הָאוֹיֵ֛ב עֲלֵיכֶ֖ם הֶאָ֑ח וּבָמ֣וֹת עוֹלָ֔ם לְמֽוֹרָשָׁ֖ה הָ֥יְתָה לָּֽנוּ
Efendi Yahve şöyle dedi: Düşman sizin için, 'Aha! Eski yüksek yerler bize miras oldu' dediği için,
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 6:3
·
Tevrat
וְאָ֣מַרְתָּ֔ הָרֵי֙ יִשְׂרָאֵ֔ל שִׁמְע֖וּ דְּבַר־אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה כֹּה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְ֠הוִה לֶהָרִ֨ים וְלַגְּבָע֜וֹת לָאֲפִיקִ֣ים וְלַגֵּאָי֗וֹת הִנְנִ֨י אֲנִ֜י מֵבִ֤יא עֲלֵיכֶם֙ חֶ֔רֶב וְאִבַּדְתִּ֖י בָּמֽוֹתֵיכֶֽם
Ve diyeceksin: 'İsrail dağları, Efendi Yahve'nin sözünü dinleyin; Efendi Yahve dağlara ve tepelere, akarsu yataklarına ve derelere şöyle dedi: İşte ben, ben üzerinize kılıç getiriyorum ve yüksek yerlerinizi yok edeceğim.'
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 48:35
·
Tevrat
וְהִשְׁבַּתִּ֥י לְמוֹאָ֖ב נְאֻם־יְהוָ֑ה מַעֲלֶ֣ה בָמָ֔ה וּמַקְטִ֖יר לֵאלֹהָֽיו
Ve Moab'dan yüksek yere çıkanı ve ilahlarına buhur yakanı keseceğim, Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 33:52
·
Tevrat
וְה֨וֹרַשְׁתֶּ֜ם אֶת־כָּל־יֹשְׁבֵ֤י הָאָ֨רֶץ֙ מִפְּנֵיכֶ֔ם וְאִ֨בַּדְתֶּ֔ם אֵ֖ת כָּל־מַשְׂכִּיֹּתָ֑ם וְאֵ֨ת כָּל־צַלְמֵ֤י מַסֵּֽכֹתָם֙ תְּאַבֵּ֔דוּ וְאֵ֥ת כָּל־בָּמֹתָ֖ם תַּשְׁמִֽידוּ
Yerin bütün oturanlarını önünüzden kovacaksınız; onların bütün oyma taşlarını yok edeceksiniz, bütün dökme putlarını yok edeceksiniz ve bütün yüksek yerlerini harap edeceksiniz.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 11:7
·
Tevrat
אָז֩ יִבְנֶ֨ה שְׁלֹמֹ֜ה בָּמָ֗ה לִכְמוֹשׁ֙ שִׁקֻּ֣ץ מוֹאָ֔ב בָּהָ֕ר אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֣י יְרוּשָׁלִָ֑ם וּלְמֹ֕לֶךְ שִׁקֻּ֖ץ בְּנֵ֥י עַמּֽוֹן
O zaman Süleyman Yeruşalim'in karşısındaki dağda Moav'ın iğrençliği Kemoş için ve Ammon oğullarının iğrençliği Molek için bir yüksek yer inşa etti.