57
Kullanım
1
Lemma
6
Türev
14
Anlam
1 lemma, 6 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
מִבְּלִי Lemma | mibbeli | yokluğundan, yokluk, eksiklik, olmadan | İsim | 20 | ||
Örnek Ayetler (5 / 20) Hezekiel 14:15 · Tevrat לֽוּ־חַיָּ֥ה רָעָ֛ה אַעֲבִ֥יר בָּאָ֖רֶץ וְשִׁכְּלָ֑תָּה וְהָיְתָ֤ה שְׁמָמָה֙ מִבְּלִ֣י עוֹבֵ֔ר מִפְּנֵ֖י הַחַיָּֽה Eğer yerden kötü hayvan geçirirsem ve onu çocuksuz bırakırsa ve hayvanın yüzünden geçen olmadan ıssızlık olursa, Hezekiel 34:5 · Tevrat וַתְּפוּצֶ֖ינָה מִבְּלִ֣י רֹעֶ֑ה וַתִּהְיֶ֧ינָה לְאָכְלָ֛ה לְכָל־חַיַּ֥ת הַשָּׂדֶ֖ה וַתְּפוּצֶֽינָה Çoban olmadığından dağıldılar; kırın bütün hayvanlarına yiyecek oldular ve dağıldılar. Yeremya 2:15 · Tevrat עָלָיו֙ יִשְׁאֲג֣וּ כְפִרִ֔ים נָתְנ֖וּ קוֹלָ֑ם וַיָּשִׁ֤יתוּ אַרְצוֹ֙ לְשַׁמָּ֔ה עָרָ֥יו נִצְּת֖וּ מִבְּלִ֥י יֹשֵֽׁב Genç aslanlar onun üzerine kükrediler, seslerini verdiler; diyarını viraneye çevirdiler, şehirleri oturan olmadan yakıldı. Yeremya 9:9 · Tevrat עַל־הֶ֨הָרִ֜ים אֶשָּׂ֧א בְכִ֣י וָנֶ֗הִי וְעַל־נְא֤וֹת מִדְבָּר֙ קִינָ֔ה כִּ֤י נִצְּתוּ֙ מִבְּלִי־אִ֣ישׁ עֹבֵ֔ר וְלֹ֥א שָׁמְע֖וּ ק֣וֹל מִקְנֶ֑ה מֵע֤וֹף הַשָּׁמַ֨יִם֙ וְעַד־בְּהֵמָ֔ה נָדְד֖וּ הָלָֽכוּ Dağlar için ağlayış ve feryat, çölün otlakları için ağıt yükselteceğim; çünkü yandılar, öyle ki geçen adam yok ve sürünün sesini duymadılar; göklerin kuşundan hayvana kadar kaçtılar, gittiler. Yeremya 9:10 · Tevrat וְנָתַתִּ֧י אֶת־יְרוּשָׁלִַ֛ם לְגַלִּ֖ים מְע֣וֹן תַּנִּ֑ים וְאֶת־עָרֵ֧י יְהוּדָ֛ה אֶתֵּ֥ן שְׁמָמָ֖ה מִבְּלִ֖י יוֹשֵֽׁב Ve Yeruşalim'i yıkıntı yığınlarına, çakalların barınağına çevireceğim; ve Yahuda şehirlerini oturanı olmayan bir viraneye çevireceğim. | ||||||
בְּלִי | beli | eskimek, eskimek, tükenmek, olmadan | İlgeç/Harf | 23 | ||
בִּבְלִי | bi-vli | yokluğunda, yokluk, olmadan, eksiklik | İsim | 5 | ||
הַֽמִבְּלִי | ha-mibbeli | yokluğundan mı, eskime, yokluk, tükenme | İlgeç/Harf | 4 | ||
לִבְלִי | livli | olmaması için, eskime, olmama, yokluk | İlgeç/Harf | 3 | ||
כִּבְלִי | kivli | yokluk gibi, yokluk, olmadan, eskime | İlgeç/Harf | 1 | ||
וּֽמִבְּלִי | u-mibbeli | ve yokluktan, yokluk, olmadan, eskimek | İlgeç/Harf | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 20)
Hezekiel 14:15
·
Tevrat
לֽוּ־חַיָּ֥ה רָעָ֛ה אַעֲבִ֥יר בָּאָ֖רֶץ וְשִׁכְּלָ֑תָּה וְהָיְתָ֤ה שְׁמָמָה֙ מִבְּלִ֣י עוֹבֵ֔ר מִפְּנֵ֖י הַחַיָּֽה
Eğer yerden kötü hayvan geçirirsem ve onu çocuksuz bırakırsa ve hayvanın yüzünden geçen olmadan ıssızlık olursa,
Hezekiel 34:5
·
Tevrat
וַתְּפוּצֶ֖ינָה מִבְּלִ֣י רֹעֶ֑ה וַתִּהְיֶ֧ינָה לְאָכְלָ֛ה לְכָל־חַיַּ֥ת הַשָּׂדֶ֖ה וַתְּפוּצֶֽינָה
Çoban olmadığından dağıldılar; kırın bütün hayvanlarına yiyecek oldular ve dağıldılar.
Yeremya 2:15
·
Tevrat
עָלָיו֙ יִשְׁאֲג֣וּ כְפִרִ֔ים נָתְנ֖וּ קוֹלָ֑ם וַיָּשִׁ֤יתוּ אַרְצוֹ֙ לְשַׁמָּ֔ה עָרָ֥יו נִצְּת֖וּ מִבְּלִ֥י יֹשֵֽׁב
Genç aslanlar onun üzerine kükrediler, seslerini verdiler; diyarını viraneye çevirdiler, şehirleri oturan olmadan yakıldı.
Yeremya 9:9
·
Tevrat
עַל־הֶ֨הָרִ֜ים אֶשָּׂ֧א בְכִ֣י וָנֶ֗הִי וְעַל־נְא֤וֹת מִדְבָּר֙ קִינָ֔ה כִּ֤י נִצְּתוּ֙ מִבְּלִי־אִ֣ישׁ עֹבֵ֔ר וְלֹ֥א שָׁמְע֖וּ ק֣וֹל מִקְנֶ֑ה מֵע֤וֹף הַשָּׁמַ֨יִם֙ וְעַד־בְּהֵמָ֔ה נָדְד֖וּ הָלָֽכוּ
Dağlar için ağlayış ve feryat, çölün otlakları için ağıt yükselteceğim; çünkü yandılar, öyle ki geçen adam yok ve sürünün sesini duymadılar; göklerin kuşundan hayvana kadar kaçtılar, gittiler.
Yeremya 9:10
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֧י אֶת־יְרוּשָׁלִַ֛ם לְגַלִּ֖ים מְע֣וֹן תַּנִּ֑ים וְאֶת־עָרֵ֧י יְהוּדָ֛ה אֶתֵּ֥ן שְׁמָמָ֖ה מִבְּלִ֖י יוֹשֵֽׁב
Ve Yeruşalim'i yıkıntı yığınlarına, çakalların barınağına çevireceğim; ve Yahuda şehirlerini oturanı olmayan bir viraneye çevireceğim.
Örnek Ayetler (5 / 23)
2. Samuel 1:21
·
Tevrat
הָרֵ֣י בַגִּלְבֹּ֗עַ אַל־טַ֧ל וְאַל־מָטָ֛ר עֲלֵיכֶ֖ם וּשְׂדֵ֣י תְרוּמֹ֑ת כִּ֣י שָׁ֤ם נִגְעַל֙ מָגֵ֣ן גִּבּוֹרִ֔ים מָגֵ֣ן שָׁא֔וּל בְּלִ֖י מָשִׁ֥יחַ בַּשָּֽׁמֶן
Ey Gilboa dağları, üzerinize çiy ve yağmur düşmesin, sunu tarlaları olmasın; çünkü orada yiğitlerin kalkanı, yağla meshedilmemiş gibi Şaul'un kalkanı kirlendi.
Hoşea 7:8
·
Tevrat
אֶפְרַ֕יִם בָּעַמִּ֖ים ה֣וּא יִתְבּוֹלָ֑ל אֶפְרַ֛יִם הָיָ֥ה עֻגָ֖ה בְּלִ֥י הֲפוּכָֽה
Efrayim halkların arasına karışır; Efrayim çevrilmemiş bir pide oldu.
Hoşea 8:7
·
Tevrat
כִּ֛י ר֥וּחַ יִזְרָ֖עוּ וְסוּפָ֣תָה יִקְצֹ֑רוּ קָמָ֣ה אֵֽין־ל֗וֹ צֶ֚מַח בְּלִ֣י יַֽעֲשֶׂה־קֶּ֔מַח אוּלַ֣י יַֽעֲשֶׂ֔ה זָרִ֖ים יִבְלָעֻֽהוּ
Çünkü rüzgar ekerler ve kasırga biçerler; dikili tahılı yoktur, filizi un vermez; belki verse bile, yabancılar onu yutarlar.
Malaki 3:10
·
Tevrat
הָבִ֨יאוּ אֶת־כָּל־הַֽמַּעֲשֵׂ֜ר אֶל־בֵּ֣ית הָאוֹצָ֗ר וִיהִ֥י טֶ֨רֶף֙ בְּבֵיתִ֔י וּבְחָנ֤וּנִי נָא֙ בָּזֹ֔את אָמַ֖ר יְהוָ֣ה צְבָא֑וֹת אִם־לֹ֧א אֶפְתַּ֣ח לָכֶ֗ם אֵ֚ת אֲרֻבּ֣וֹת הַשָּׁמַ֔יִם וַהֲרִיקֹתִ֥י לָכֶ֛ם בְּרָכָ֖ה עַד־בְּלִי־דָֽי
Bütün ondalığı hazine evine getirin, evimde yiyecek olsun; ve lütfen beni bununla sınayın, dedi Ordular Yahvesi, göklerin pencerelerini size açmazsam ve size yeterli yer kalmayana kadar bereket dökmezsem.
Yeşaya 14:6
·
Tevrat
מַכֶּ֤ה עַמִּים֙ בְּעֶבְרָ֔ה מַכַּ֖ת בִּלְתִּ֣י סָרָ֑ה רֹדֶ֤ה בָאַף֙ גּוֹיִ֔ם מֻרְדָּ֖ף בְּלִ֥י חָשָֽׂךְ
Halkları taşkınlıkla, durmayan bir vuruşla vuranı; uluslara öfkeyle egemen olanı, esirgenmeden zulmedileni.
Örnek Ayetler (5)
Yeşu 20:3
·
Tevrat
לָנ֥וּס שָׁ֨מָּה֙ רוֹצֵ֔חַ מַכֵּה־נֶ֥פֶשׁ בִּשְׁגָגָ֖ה בִּבְלִי־דָ֑עַת וְהָי֤וּ לָכֶם֙ לְמִקְלָ֔ט מִגֹּאֵ֖ל הַדָּֽם
Yanlışlıkla, bilmeden can vuran katilin oraya kaçması için; ve kan fidyecisinden sizin için sığınak olacaklar.
Yeşu 20:5
·
Tevrat
וְכִ֨י יִרְדֹּ֜ף גֹּאֵ֤ל הַדָּם֙ אַֽחֲרָ֔יו וְלֹֽא־יַסְגִּ֥רוּ אֶת־הָרֹצֵ֖חַ בְּיָד֑וֹ כִּ֤י בִבְלִי־דַ֨עַת֙ הִכָּ֣ה אֶת־רֵעֵ֔הוּ וְלֹֽא־שֹׂנֵ֥א ה֛וּא ל֖וֹ מִתְּמ֥וֹל שִׁלְשֽׁוֹם
Ve eğer kan fidyecisi onun arkasından kovalarsa, katili onun eline teslim etmeyecekler; çünkü komşusuna bilmeden vurdu ve dünden, önceki günden ona nefret eden değildi.
Eyüp 35:16
·
Tevrat
וְ֭אִיּוֹב הֶ֣בֶל יִפְצֶה־פִּ֑יהוּ בִּבְלִי־דַ֝֗עַת מִלִּ֥ין יַכְבִּֽר
Ve Eyyup boşlukla ağzını açar; bilgisizce sözleri çoğaltır.
Yasa'nın Tekrarı 4:42
·
Tevrat
לָנֻ֨ס שָׁ֜מָּה רוֹצֵ֗חַ אֲשֶׁ֨ר יִרְצַ֤ח אֶת־רֵעֵ֨הוּ֙ בִּבְלִי־דַ֔עַת וְה֛וּא לֹא־שֹׂנֵ֥א ל֖וֹ מִתְּמ֣וֹל שִׁלְשׁ֑וֹם וְנָ֗ס אֶל־אַחַ֛ת מִן־הֶעָרִ֥ים הָאֵ֖ל וָחָֽי
Bilmeden komşusunu öldüren ve dünden, önceki günden ona nefret etmeyen katil oraya kaçsın diye; bu şehirlerden birine kaçsın ve yaşasın.
Yasa'nın Tekrarı 19:4
·
Tevrat
וְזֶה֙ דְּבַ֣ר הָרֹצֵ֔חַ אֲשֶׁר־יָנ֥וּס שָׁ֖מָּה וָחָ֑י אֲשֶׁ֨ר יַכֶּ֤ה אֶת־רֵעֵ֨הוּ֙ בִּבְלִי־דַ֔עַת וְה֛וּא לֹא־שֹׂנֵ֥א ל֖וֹ מִתְּמֹ֥ל שִׁלְשֹֽׁם
Ve oraya kaçıp yaşayacak katilin durumu şudur: Bilmeden komşusunu vuran ve dünden, önceki günden ondan nefret etmeyen kişi;
Örnek Ayetler (4)
2. Krallar 1:3
·
Tevrat
וּמַלְאַ֣ךְ יְהוָ֗ה דִּבֶּר֙ אֶל־אֵלִיָּ֣ה הַתִּשְׁבִּ֔י ק֣וּם עֲלֵ֔ה לִקְרַ֖את מַלְאֲכֵ֣י מֶֽלֶךְ־שֹׁמְר֑וֹן וְדַבֵּ֣ר אֲלֵהֶ֔ם הַֽמִבְּלִ֤י אֵין־אֱלֹהִים֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל אַתֶּם֙ הֹֽלְכִ֔ים לִדְרֹ֕שׁ בְּבַ֥עַל זְב֖וּב אֱלֹהֵ֥י עֶקְרֽוֹן
Yahve'nin habercisi Tişbeli İlyas'a konuştu: 'Kalk, Samiriye kralının habercilerini karşılamaya çık ve onlara konuş: İsrail'de Tanrı yok mu ki siz Ekron'un ilahı Baal Zevuv'a danışmaya gidiyorsunuz?'
2. Krallar 1:6
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֨וּ אֵלָ֜יו אִ֣ישׁ עָלָ֣ה לִקְרָאתֵ֗נוּ וַיֹּ֣אמֶר אֵלֵינוּ֮ לְכ֣וּ שׁוּבוּ֮ אֶל־הַמֶּ֣לֶךְ אֲשֶׁר־שָׁלַ֣ח אֶתְכֶם֒ וְדִבַּרְתֶּ֣ם אֵלָ֗יו כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה הַֽמִבְּלִ֤י אֵין־אֱלֹהִים֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל אַתָּ֣ה שֹׁלֵ֔חַ לִדְרֹ֕שׁ בְּבַ֥עַל זְב֖וּב אֱלֹהֵ֣י עֶקְר֑וֹן לָ֠כֵן הַמִּטָּ֞ה אֲשֶׁר־עָלִ֥יתָ שָּׁ֛ם לֹֽא־תֵרֵ֥ד מִמֶּ֖נָּה כִּֽי־מ֥וֹת תָּמֽוּת
Ona dediler: 'Bir adam bizi karşılamaya çıktı ve bize dedi: Gidin, sizi gönderen krala dönün ve ona konuşun: Yahve şöyle dedi: İsrail'de Tanrı yok mu ki sen Ekron'un ilahı Baal Zevuv'a danışmaya gönderiyorsun? Bu nedenle üzerine çıktığın yataktan inmeyeceksin, çünkü kesinlikle öleceksin.'
2. Krallar 1:16
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֨ר אֵלָ֜יו כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה יַ֜עַן אֲשֶׁר־שָׁלַ֣חְתָּ מַלְאָכִים֮ לִדְרֹשׁ֮ בְּבַ֣עַל זְבוּב֮ אֱלֹהֵ֣י עֶקְרוֹן֒ הַֽמִבְּלִ֤י אֵין־אֱלֹהִים֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל לִדְרֹ֖שׁ בִּדְבָר֑וֹ לָ֠כֵן הַמִּטָּ֞ה אֲשֶׁר־עָלִ֥יתָ שָּׁ֛ם לֹֽא־תֵרֵ֥ד מִמֶּ֖נָּה כִּֽי־מ֥וֹת תָּמֽוּת
Ona konuştu: 'Yahve şöyle dedi: Mademki Ekron'un ilahı Baal Zevuv'a danışmaya haberciler gönderdin, İsrail'de sözüne danışılacak Tanrı yok mu? Bu nedenle üzerine çıktığın yataktan inmeyeceksin, çünkü kesinlikle öleceksin.'
Mısır'dan Çıkış 14:11
·
Tevrat
וַיֹּאמְרוּ֮ אֶל־מֹשֶׁה֒ הַֽמִבְּלִ֤י אֵין־קְבָרִים֙ בְּמִצְרַ֔יִם לְקַחְתָּ֖נוּ לָמ֣וּת בַּמִּדְבָּ֑ר מַה־זֹּאת֙ עָשִׂ֣יתָ לָּ֔נוּ לְהוֹצִיאָ֖נוּ מִמִּצְרָֽיִם
Ve Musa'ya dediler: 'Mısır'da mezarlar yok muydu da bizi çölde ölmek için aldın? Bizi Mısır'dan çıkararak bize yaptığın bu nedir?'
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 5:14
·
Tevrat
לָכֵ֗ן הִרְחִ֤יבָה שְּׁאוֹל֙ נַפְשָׁ֔הּ וּפָעֲרָ֥ה פִ֖יהָ לִבְלִי־חֹ֑ק וְיָרַ֨ד הֲדָרָ֧הּ וַהֲמוֹנָ֛הּ וּשְׁאוֹנָ֖הּ וְעָלֵ֥ז בָּֽהּ
Bu yüzden Ölüler Diyarı iştahını genişletti ve ağzını sınırsızca açtı; ve onun görkemi, onun kalabalığı, onun gürültüsü ve coşanlar ona iner.
Eyüp 38:41
·
Tevrat
מִ֤י יָכִ֥ין לָעֹרֵ֗ב צֵ֫יד֥וֹ כִּֽי־יְ֭לָדָיו אֶל־אֵ֣ל יְשַׁוֵּ֑עוּ יִ֝תְע֗וּ לִבְלִי־אֹֽכֶל
Yavruları Tanrı'ya feryat ederken, yiyecek olmadan dolaşırlarken kargaya onun avını kim hazırlar?
Eyüp 41:25
·
Tevrat
אֵֽין־עַל־עָפָ֥ר מָשְׁל֑וֹ הֶ֝עָשׂ֗וּ לִבְלִי־חָֽת
Toprak üzerinde onun benzeri yoktur; korkusuzca yapılmıştır.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 36:12
·
Tevrat
וְאִם־לֹ֣א יִ֭שְׁמְעוּ בְּשֶׁ֣לַח יַעֲבֹ֑רוּ וְ֝יִגְוְע֗וּ כִּבְלִי־דָֽעַת
Ve eğer işitmezlerse silahla geçip giderler, ve bilgisizce ölürler.