127
Kullanım
4
Lemma
33
Türev
36
Anlam
4 lemma, 33 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וַיֵּֽבְךְּ Lemma | va-yyevk | ve gözyaşı döktü, gözyaşı dökmek, ağlamak, yas tutmak | Fiil | 17 | ||
וַיִּבְכּֽוּ | vayyivku | ve ağladılar, ağlamak, yas tutmak, gözyaşı dökmek | Fiil | 17 | ||
Örnek Ayetler (5 / 17) Hakimler 2:4 · Tevrat וַיְהִ֗י כְּדַבֵּ֞ר מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ אֶת־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה אֶֽל־כָּל־בְּנֵ֖י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיִּשְׂא֥וּ הָעָ֛ם אֶת־קוֹלָ֖ם וַיִּבְכּֽוּ Yahve'nin elçisi bu sözleri bütün İsrail oğullarına konuştuğunda, halk sesini kaldırdı ve ağladı. Hakimler 20:23 · Tevrat וַיַּעֲל֣וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל וַיִּבְכּ֣וּ לִפְנֵֽי־יְהוָה֮ עַד־הָעֶרֶב֒ וַיִּשְׁאֲל֤וּ בַֽיהוָה֙ לֵאמֹ֔ר הַאוֹסִ֗יף לָגֶ֨שֶׁת֙ לַמִּלְחָמָ֔ה עִם־בְּנֵ֥י בִנְיָמִ֖ן אָחִ֑י וַיֹּ֥אמֶר יְהוָ֖ה עֲל֥וּ אֵלָֽיו İsrailoğulları çıktılar ve akşama kadar Yahve'nin önünde ağladılar ve Yahve'ye sorarak dediler: 'Kardeşim Bünyaminoğulları ile savaşa yaklaşmaya devam edeyim mi?' Yahve dedi: 'Ona karşı çıkın.' Hakimler 20:26 · Tevrat וַיַּעֲל֣וּ כָל־בְּנֵי֩ יִשְׂרָאֵ֨ל וְכָל־הָעָ֜ם וַיָּבֹ֣אוּ בֵֽית־אֵ֗ל וַיִּבְכּוּ֙ וַיֵּ֤שְׁבוּ שָׁם֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וַיָּצ֥וּמוּ בַיּוֹם־הַה֖וּא עַד־הָעָ֑רֶב וַֽיַּעֲל֛וּ עֹל֥וֹת וּשְׁלָמִ֖ים לִפְנֵ֥י יְהוָֽה Bütün İsrailoğulları ve bütün halk çıktılar ve Beytel'e geldiler; ağladılar ve orada Yahve'nin önünde oturdular ve o gün akşama kadar oruç tuttular ve Yahve'nin önünde yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundular. Hakimler 21:2 · Tevrat וַיָּבֹ֤א הָעָם֙ בֵּֽית־אֵ֔ל וַיֵּ֤שְׁבוּ שָׁם֙ עַד־הָעֶ֔רֶב לִפְנֵ֖י הָאֱלֹהִ֑ים וַיִּשְׂא֣וּ קוֹלָ֔ם וַיִּבְכּ֖וּ בְּכִ֥י גָדֽוֹל Halk Beytel'e geldi ve orada akşama kadar Tanrı'nın önünde oturdular; seslerini kaldırdılar ve büyük bir ağlayışla ağladılar. 2. Samuel 1:12 · Tevrat וַֽיִּסְפְּדוּ֙ וַיִּבְכּ֔וּ וַיָּצֻ֖מוּ עַד־הָעָ֑רֶב עַל־שָׁא֞וּל וְעַל־יְהוֹנָתָ֣ן בְּנ֗וֹ וְעַל־עַ֤ם יְהוָה֙ וְעַל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל כִּ֥י נָפְל֖וּ בֶּחָֽרֶב Şaul için, oğlu Yonatan için, Yahve'nin halkı için ve İsrail evi için akşama kadar yas tuttular, ağladılar ve oruç tuttular; çünkü kılıçla düşmüşlerdi. | ||||||
בָּכָה | bakha | ağladı, ağlamak, gözyaşı dökmek, yas tutmak | Fiil | 12 | ||
בָּכוּ | bakhu | ağladılar, ağlamak, gözyaşı dökmek, yas tutmak | Fiil | 7 | ||
וַתֵּֽבְךְּ | va-ttevk | ve ağladı, ağlamak, gözyaşı dökmek, yas tutmak | Fiil | 7 | ||
וּבְכָה | uvkha | ve gözyaşı dök, gözyaşı dökmek, ağlamak, yas tutmak | Zamir | 6 | ||
וָֽאֶבְכֶּה | va-evke | ve ağladım, ağlamak, gözyaşı dökmek, yas tutmak | Fiil | 5 | ||
תִבְכֶּֽה | tivkeh | gözyaşı dökecek, gözyaşı dökmek, ağlamak, yas tutmak | Fiil | 5 | ||
יִבְכּוּ | yivku | ağlayacaklar, gözyaşı dökmek, ağlamak, yas tutmak | Fiil | 4 | ||
תִּבְכּוּ | tivku | ağlayacaksınız, ağlamak, gözyaşı dökmek, yas tutmak | Fiil | 4 | ||
לִבְכּוֹת | livkot | gözyaşı dökmek için, gözyaşı dökmek, ağlamak, yas tutmak | Fiil | 4 | ||
בֹכִים | bokhim | gözyaşı dökenler, gözyaşı dökenler, ağlayanlar, Bohim | Fiil | 4 | ||
וּבָכוֹ | u-vakho | ve ağlamak, ağlamak, gözyaşı dökmek, yas tutmak | Fiil | 3 | ||
וַתִּבְכֶּֽינָה | vattivkeyna | ve gözyaşı döktüler, gözyaşı dökmek, ağlamak, yas tutmak | Fiil | 2 | ||
וַתִּבְכּוּ | va-ttivku | ve ağladınız, ağlamak, gözyaşı dökmek, yas tutmak | Fiil | 2 | ||
בּוֹכִים | bokhim | ağlayanlar, ağlamak, gözyaşı dökmek, yas tutmak | Fiil | 2 | ||
אֶבְכֶּה | evke | ağlayacağım, ağlamak, gözyaşı dökmek, yas tutmak | Fiil | 2 | ||
יִבְכָּיֽוּן | yivkayun | ağlayacaklar, ağlamak, gözyaşı dökmek, yas tutmak | Zamir | 2 | ||
תִבְכֶּֽינָה | tivkeynah | ağlayacaklar, ağlamak, gözyaşı dökmek | Fiil | 2 | ||
בְּכִי | bekhi | ağlayışta, ağlayış, gözyaşı, feryat | İsim | 2 | ||
Örnek Ayetler (5 / 17)
2. Samuel 3:32
·
Tevrat
וַיִּקְבְּר֥וּ אֶת־אַבְנֵ֖ר בְּחֶבְר֑וֹן וַיִשָּׂ֧א הַמֶּ֣לֶךְ אֶת־קוֹל֗וֹ וַיֵּבְךְּ֙ אֶל־קֶ֣בֶר אַבְנֵ֔ר וַיִּבְכּ֖וּ כָּל־הָעָֽם
Avner'i Hevron'da gömdüler; kral Avner'in mezarında sesini kaldırdı ve ağladı, bütün halk da ağladı.
2. Samuel 19:1
·
Tevrat
וַיִּרְגַּ֣ז הַמֶּ֗לֶךְ וַיַּ֛עַל עַל־עֲלִיַּ֥ת הַשַּׁ֖עַר וַיֵּ֑בְךְּ וְכֹ֣ה אָמַ֣ר בְּלֶכְתּ֗וֹ בְּנִ֤י אַבְשָׁלוֹם֙ בְּנִ֣י בְנִ֣י אַבְשָׁל֔וֹם מִֽי־יִתֵּ֤ן מוּתִי֙ אֲנִ֣י תַחְתֶּ֔יךָ אַבְשָׁל֖וֹם בְּנִ֥י בְנִֽי
Kral sarsıldı, kapının üst odasına çıktı ve ağladı; ve giderken şöyle dedi: 'Oğlum Avşalom, oğlum, oğlum Avşalom! Keşke senin yerine ben ölseydim, Avşalom, oğlum, oğlum!'
1. Samuel 24:17
·
Tevrat
וַיְהִ֣י כְּכַלּ֣וֹת דָּוִ֗ד לְדַבֵּ֞ר אֶת־הַדְּבָרִ֤ים הָאֵ֨לֶּה֙ אֶל־שָׁא֔וּל וַיֹּ֣אמֶר שָׁא֔וּל הֲקֹלְךָ֥ זֶ֖ה בְּנִ֣י דָוִ֑ד וַיִּשָּׂ֥א שָׁא֛וּל קֹל֖וֹ וַיֵּֽבְךְּ
Davut bu sözleri Saul'a söylemeyi bitirdiğinde, Saul dedi: 'Bu senin sesin mi, oğlum Davut?' Ve Saul sesini yükseltti ve ağladı.
2. Krallar 8:11
·
Tevrat
וַיַּעֲמֵ֥ד אֶת־פָּנָ֖יו וַיָּ֣שֶׂם עַד־בֹּ֑שׁ וַיֵּ֖בְךְּ אִ֥ישׁ הָאֱלֹהִֽים
Yüzünü dikti ve utanana kadar baktı; sonra Tanrı adamı ağladı.
2. Krallar 13:14
·
Tevrat
וֶֽאֱלִישָׁע֙ חָלָ֣ה אֶת־חָלְי֔וֹ אֲשֶׁ֥ר יָמ֖וּת בּ֑וֹ וַיֵּ֨רֶד אֵלָ֜יו יוֹאָ֣שׁ מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֗ל וַיֵּ֤בְךְּ עַל־פָּנָיו֙ וַיֹּאמַ֔ר אָבִ֣י אָבִ֔י רֶ֥כֶב יִשְׂרָאֵ֖ל וּפָרָשָֽׁיו
Ve Elişa öleceği hastalığına yakalandı; ve İsrail kralı Yoaş onun yanına indi ve onun yüzü üzerinde ağladı ve dedi: 'Babam, babam, İsrail'in arabası ve atlıları!'
Örnek Ayetler (5 / 17)
Hakimler 2:4
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כְּדַבֵּ֞ר מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ אֶת־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה אֶֽל־כָּל־בְּנֵ֖י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיִּשְׂא֥וּ הָעָ֛ם אֶת־קוֹלָ֖ם וַיִּבְכּֽוּ
Yahve'nin elçisi bu sözleri bütün İsrail oğullarına konuştuğunda, halk sesini kaldırdı ve ağladı.
Hakimler 20:23
·
Tevrat
וַיַּעֲל֣וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל וַיִּבְכּ֣וּ לִפְנֵֽי־יְהוָה֮ עַד־הָעֶרֶב֒ וַיִּשְׁאֲל֤וּ בַֽיהוָה֙ לֵאמֹ֔ר הַאוֹסִ֗יף לָגֶ֨שֶׁת֙ לַמִּלְחָמָ֔ה עִם־בְּנֵ֥י בִנְיָמִ֖ן אָחִ֑י וַיֹּ֥אמֶר יְהוָ֖ה עֲל֥וּ אֵלָֽיו
İsrailoğulları çıktılar ve akşama kadar Yahve'nin önünde ağladılar ve Yahve'ye sorarak dediler: 'Kardeşim Bünyaminoğulları ile savaşa yaklaşmaya devam edeyim mi?' Yahve dedi: 'Ona karşı çıkın.'
Hakimler 20:26
·
Tevrat
וַיַּעֲל֣וּ כָל־בְּנֵי֩ יִשְׂרָאֵ֨ל וְכָל־הָעָ֜ם וַיָּבֹ֣אוּ בֵֽית־אֵ֗ל וַיִּבְכּוּ֙ וַיֵּ֤שְׁבוּ שָׁם֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וַיָּצ֥וּמוּ בַיּוֹם־הַה֖וּא עַד־הָעָ֑רֶב וַֽיַּעֲל֛וּ עֹל֥וֹת וּשְׁלָמִ֖ים לִפְנֵ֥י יְהוָֽה
Bütün İsrailoğulları ve bütün halk çıktılar ve Beytel'e geldiler; ağladılar ve orada Yahve'nin önünde oturdular ve o gün akşama kadar oruç tuttular ve Yahve'nin önünde yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundular.
Hakimler 21:2
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤א הָעָם֙ בֵּֽית־אֵ֔ל וַיֵּ֤שְׁבוּ שָׁם֙ עַד־הָעֶ֔רֶב לִפְנֵ֖י הָאֱלֹהִ֑ים וַיִּשְׂא֣וּ קוֹלָ֔ם וַיִּבְכּ֖וּ בְּכִ֥י גָדֽוֹל
Halk Beytel'e geldi ve orada akşama kadar Tanrı'nın önünde oturdular; seslerini kaldırdılar ve büyük bir ağlayışla ağladılar.
2. Samuel 1:12
·
Tevrat
וַֽיִּסְפְּדוּ֙ וַיִּבְכּ֔וּ וַיָּצֻ֖מוּ עַד־הָעָ֑רֶב עַל־שָׁא֞וּל וְעַל־יְהוֹנָתָ֣ן בְּנ֗וֹ וְעַל־עַ֤ם יְהוָה֙ וְעַל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל כִּ֥י נָפְל֖וּ בֶּחָֽרֶב
Şaul için, oğlu Yonatan için, Yahve'nin halkı için ve İsrail evi için akşama kadar yas tuttular, ağladılar ve oruç tuttular; çünkü kılıçla düşmüşlerdi.
Örnek Ayetler (5 / 12)
2. Samuel 19:2
·
Tevrat
וַיֻּגַּ֖ד לְיוֹאָ֑ב הִנֵּ֨ה הַמֶּ֧לֶךְ בֹּכֶ֛ה וַיִּתְאַבֵּ֖ל עַל־אַבְשָׁלֹֽם
Yoav'a bildirildi: 'İşte, kral ağlıyor ve Avşalom için yas tutuyor.'
2. Samuel 22:30
·
Tevrat
כִּ֥י בְכָ֖ה אָר֣וּץ גְּד֑וּד בֵּאלֹהַ֖י אֲדַלֶּג־שֽׁוּר
Çünkü seninle bir birliğin üzerine koşarım, Tanrı'mla bir duvardan atlarım.
Hoşea 12:5
·
Tevrat
וָיָּ֤שַׂר אֶל־מַלְאָךְ֙ וַיֻּכָ֔ל בָּכָ֖ה וַיִּתְחַנֶּן־ל֑וֹ בֵּֽית־אֵל֙ יִמְצָאֶ֔נּוּ וְשָׁ֖ם יְדַבֵּ֥ר עִמָּֽנוּ
Ve elçiyle güreşti ve yendi; ağladı ve ona yalvardı; Beyt-El'de onu bulacak ve orada bizimle konuşacak.
2. Krallar 8:12
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר חֲזָאֵ֔ל מַדּ֖וּעַ אֲדֹנִ֣י בֹכֶ֑ה וַיֹּ֡אמֶר כִּֽי־יָדַ֡עְתִּי אֵ֣ת אֲשֶׁר־תַּעֲשֶׂה֩ לִבְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל רָעָ֗ה מִבְצְרֵיהֶ֞ם תְּשַׁלַּ֤ח בָּאֵשׁ֙ וּבַחֻֽרֵיהֶם֙ בַּחֶ֣רֶב תַּהֲרֹ֔ג וְעֹלְלֵיהֶ֣ם תְּרַטֵּ֔שׁ וְהָרֹתֵיהֶ֖ם תְּבַקֵּֽעַ
Hazael dedi: 'Efendim neden ağlıyor?' O dedi: 'Çünkü İsrail oğullarına yapacağın kötülüğü biliyorum; onların kalelerini ateşe göndereceksin, gençlerini kılıçla öldüreceksin, yavrularını parçalayacaksın ve hamilelerini yaracaksın.'
Mezmurlar 141:8
·
Tevrat
כִּ֤י אֵלֶ֨יךָ יְהֹוִ֣ה אֲדֹנָ֣י עֵינָ֑י בְּכָ֥ה חָ֝סִ֗יתִי אַל־תְּעַ֥ר נַפְשִֽׁי
Çünkü gözlerim sanadır, ey Yahve Efendi; sana sığındım, canımı dökme.
Örnek Ayetler (4 / 7)
2. Samuel 13:36
·
Tevrat
וַיְהִ֣י כְּכַלֹּת֣וֹ לְדַבֵּ֗ר וְהִנֵּ֤ה בְנֵֽי־הַמֶּ֨לֶךְ֙ בָּ֔אוּ וַיִּשְׂא֥וּ קוֹלָ֖ם וַיִּבְכּ֑וּ וְגַם־הַמֶּ֨לֶךְ֙ וְכָל־עֲבָדָ֔יו בָּכ֕וּ בְּכִ֖י גָּד֥וֹל מְאֹֽד
Konuşmasını bitirdiğinde, ve işte kralın oğulları geldi; seslerini kaldırdılar ve ağladılar. Ve ayrıca kral ve bütün kulları çok büyük bir ağlayışla ağladılar.
Yeremya 22:10
·
Tevrat
אַל־תִּבְכּ֣וּ לְמֵ֔ת וְאַל־תָּנֻ֖דוּ ל֑וֹ בְּכ֤וּ בָכוֹ֙ לַֽהֹלֵ֔ךְ כִּ֣י לֹ֤א יָשׁוּב֙ ע֔וֹד וְרָאָ֖ה אֶת־אֶ֥רֶץ מוֹלַדְתּֽוֹ
Ölü için ağlamayın ve ona yas tutmayın; giden için kesinlikle ağlayın, çünkü artık dönmeyecek ve doğduğu yeri görmeyecek.
Yeşaya 30:19
·
Tevrat
כִּי־עַ֛ם בְּצִיּ֥וֹן יֵשֵׁ֖ב בִּירֽוּשָׁלִָ֑ם בָּכ֣וֹ לֹֽא־תִבְכֶּ֗ה חָנ֤וֹן יָחְנְךָ֙ לְק֣וֹל זַעֲקֶ֔ךָ כְּשָׁמְעָת֖וֹ עָנָֽךְ
Çünkü Siyon'da, Yeruşalim'de oturan halk, ağlayarak ağlamayacaksın; feryadının sesine lütfederek sana lütfedecek, onu duyduğunda sana cevap verecek.
Mika 1:10
·
Tevrat
בְּגַת֙ אַל־תַּגִּ֔ידוּ בָּכ֖וֹ אַל־תִּבְכּ֑וּ בְּבֵ֣ית לְעַפְרָ֔ה עָפָ֖ר הִתְפַּלָּֽשִׁי
Gat'ta bildirmeyin, kesinlikle ağlamayın; Beyt-Leafra'da toprakta yuvarlan.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 11:38
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לֵ֔כִי וַיִּשְׁלַ֥ח אוֹתָ֖הּ שְׁנֵ֣י חֳדָשִׁ֑ים וַתֵּ֤לֶךְ הִיא֙ וְרֵ֣עוֹתֶ֔יהָ וַתֵּ֥בְךְּ עַל־בְּתוּלֶ֖יהָ עַל־הֶהָרִֽים
Ve dedi: 'Git.' Ve onu iki ay gönderdi. Ve o ve arkadaşları gitti ve dağlarda bekaretine ağladı.
Hakimler 14:16
·
Tevrat
וַתֵּבְךְּ֩ אֵ֨שֶׁת שִׁמְשׁ֜וֹן עָלָ֗יו וַתֹּ֨אמֶר֙ רַק־שְׂנֵאתַ֨נִי֙ וְלֹ֣א אֲהַבְתָּ֔נִי הַֽחִידָ֥ה חַ֨דְתָּ֙ לִבְנֵ֣י עַמִּ֔י וְלִ֖י לֹ֣א הִגַּ֑דְתָּה וַיֹּ֣אמֶר לָ֗הּ הִנֵּ֨ה לְאָבִ֧י וּלְאִמִּ֛י לֹ֥א הִגַּ֖דְתִּי וְלָ֥ךְ אַגִּֽיד
Sonra Şimşon'un karısı onun üzerinde ağladı ve dedi: 'Sadece benden nefret ettin ve beni sevmedin; halkımın oğullarına bilmeceyi sordun ve bana bildirmedin.' Ve ona dedi: 'İşte babama ve anneme bildirmedim ve sana mı bildireceğim?'
Hakimler 14:17
·
Tevrat
וַתֵּ֤בְךְּ עָלָיו֙ שִׁבְעַ֣ת הַיָּמִ֔ים אֲשֶׁר־הָיָ֥ה לָהֶ֖ם הַמִּשְׁתֶּ֑ה וַיְהִ֣י בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֗י וַיַּגֶּד־לָהּ֙ כִּ֣י הֱצִיקַ֔תְהוּ וַתַּגֵּ֥ד הַחִידָ֖ה לִבְנֵ֥י עַמָּֽהּ
Böylece onlara ziyafet olan yedi gün onun üzerinde ağladı; ve yedinci günde ona bildirdi, çünkü onu sıkıştırdı ve o da bilmeceyi halkının oğullarına bildirdi.
2. Samuel 12:21
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֤וּ עֲבָדָיו֙ אֵלָ֔יו מָֽה־הַדָּבָ֥ר הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֑יתָה בַּעֲב֞וּר הַיֶּ֤לֶד חַי֙ צַ֣מְתָּ וַתֵּ֔בְךְּ וְכַֽאֲשֶׁר֙ מֵ֣ת הַיֶּ֔לֶד קַ֖מְתָּ וַתֹּ֥אכַל לָֽחֶם
Kulları ona dediler ki: 'Yaptığın bu şey nedir? Çocuk canlıyken oruç tuttun ve ağladın; çocuk ölünce ise kalktın ve ekmek yedin.'
2. Tarihler 34:27
·
Tevrat
יַ֠עַן רַךְ־לְבָ֨בְךָ֜ וַתִּכָּנַ֣ע מִלִּפְנֵ֣י אֱלֹהִ֗ים בְּשָׁמְעֲךָ֤ אֶת־דְּבָרָיו֙ עַל־הַמָּק֤וֹם הַזֶּה֙ וְעַל־יֹ֣שְׁבָ֔יו וַתִּכָּנַ֣ע לְפָנַ֔י וַתִּקְרַ֥ע אֶת־בְּגָדֶ֖יךָ וַתֵּ֣בְךְּ לְפָנָ֑י וְגַם־אֲנִ֥י שָׁמַ֖עְתִּי נְאֻם־יְהוָֽה
Bu yere ve sakinlerine karşı sözlerini duyduğunda kalbin yumuşadığı ve Tanrı'nın önünde alçaldığın, önümde alçaldığın, giysilerini yırttığın ve önümde ağladığın için, ben de duydum, Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Samuel 3:16
·
Tevrat
וַיֵּ֨לֶךְ אִתָּ֜הּ אִישָׁ֗הּ הָל֧וֹךְ וּבָכֹ֛ה אַחֲרֶ֖יהָ עַד־בַּֽחֻרִ֑ים וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֥יו אַבְנֵ֛ר לֵ֥ךְ שׁ֖וּב וַיָּשֹֽׁב
Kocası onunla gitti, Bahurim'e kadar arkasından giderek ve ağlayarak yürüdü. Sonra Avner ona dedi: 'Git, dön.' Ve o döndü.
2. Samuel 15:30
·
Tevrat
וְדָוִ֡ד עֹלֶה֩ בְמַעֲלֵ֨ה הַזֵּיתִ֜ים עֹלֶ֣ה וּבוֹכֶ֗ה וְרֹ֥אשׁ לוֹ֙ חָפ֔וּי וְה֖וּא הֹלֵ֣ךְ יָחֵ֑ף וְכָל־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־אִתּ֗וֹ חָפוּ֙ אִ֣ישׁ רֹאשׁ֔וֹ וְעָל֥וּ עָלֹ֖ה וּבָכֹֽה
Davut Zeytinler yokuşunda yukarı çıkıyordu, yukarı çıkıyor ve ağlıyordu, onun başı örtülüydü ve o çıplak ayakla gidiyordu; onunla olan bütün halk her adam başını örttü ve yukarı çıktılar, yukarı çıkıyor ve ağlıyorlardı.
Yeremya 41:6
·
Tevrat
וַ֠יֵּצֵא יִשְׁמָעֵ֨אל בֶּן־נְתַנְיָ֤ה לִקְרָאתָם֙ מִן־הַמִּצְפָּ֔ה הֹלֵ֥ךְ הָלֹ֖ךְ וּבֹכֶ֑ה וַֽיְהִי֙ כִּפְגֹ֣שׁ אֹתָ֔ם וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֔ם בֹּ֖אוּ אֶל־גְּדַלְיָ֥הוּ בֶן־אֲחִיקָֽם
Bunun üzerine Netanya oğlu İsmail onları karşılamak için Mitspa'dan çıktı; giderek ve ağlayarak yürüyordu. Onlarla karşılaşınca onlara dedi: 'Ahikam oğlu Gedalya'ya gelin.'
1. Samuel 1:10
·
Tevrat
וְהִ֖יא מָ֣רַת נָ֑פֶשׁ וַתִּתְפַּלֵּ֥ל עַל־יְהוָ֖ה וּבָכֹ֥ה תִבְכֶּֽה
Ve o can acısı içindeydi; Yahve'ye dua etti ve çok ağladı.
Mezmurlar 126:6
·
Tevrat
הָ֘ל֤וֹךְ יֵלֵ֨ךְ וּבָכֹה֮ נֹשֵׂ֪א מֶֽשֶׁךְ־הַ֫זָּ֥רַע בֹּֽ֬א־יָב֥וֹא בְרִנָּ֑ה נֹ֝שֵׂ֗א אֲלֻמֹּתָֽיו
Tohum torbasını taşıyarak ağlayıp giden, demetlerini taşıyarak sevinç çığlığıyla kesinlikle gelecektir.
Örnek Ayetler (5)
Hakimler 11:37
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר֙ אֶל־אָבִ֔יהָ יֵעָ֥שֶׂה לִּ֖י הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה הַרְפֵּ֨ה מִמֶּ֜נִּי שְׁנַ֣יִם חֳדָשִׁ֗ים וְאֵֽלְכָה֙ וְיָרַדְתִּ֣י עַל־הֶֽהָרִ֔ים וְאֶבְכֶּה֙ עַל־בְּתוּלַ֔י אָנֹכִ֖י וְרֵעוֹתָֽי
Ve babasına dedi: 'Bana bu şey yapılsın; beni iki ay bırak, gideyim ve dağlara ineyim ve ben ve arkadaşlarım bekaretime ağlayayım.'
2. Samuel 12:22
·
Tevrat
וַיֹּ֕אמֶר בְּעוֹד֙ הַיֶּ֣לֶד חַ֔י צַ֖מְתִּי וָֽאֶבְכֶּ֑ה כִּ֤י אָמַ֨רְתִּי֙ מִ֣י יוֹדֵ֔עַ וְחַנַּ֥נִי יְהוָ֖ה וְחַ֥י הַיָּֽלֶד
O da dedi ki: 'Çocuk henüz canlıyken oruç tuttum ve ağladım; çünkü dedim ki: Kim bilir, Yahve bana lütfeder ve çocuk yaşar.
Yeremya 8:23
·
Tevrat
מִֽי־יִתֵּ֤ן רֹאשִׁי֙ מַ֔יִם וְעֵינִ֖י מְק֣וֹר דִּמְעָ֑ה וְאֶבְכֶּה֙ יוֹמָ֣ם וָלַ֔יְלָה אֵ֖ת חַֽלְלֵ֥י בַת־עַמִּֽי
Keşke başım sular ve gözüm gözyaşı pınarı olsaydı da, halkımın kızının öldürülmüşleri için gündüz ve gece ağlasaydım.
Mezmurlar 69:11
·
Tevrat
וָאֶבְכֶּ֣ה בַצּ֣וֹם נַפְשִׁ֑י וַתְּהִ֖י לַחֲרָפ֣וֹת לִֽי
Canım oruçla ağladı; bu bana kınama oldu.
Nehemya 1:4
·
Tevrat
וַיְהִ֞י כְּשָׁמְעִ֣י אֶת־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֗לֶּה יָשַׁ֨בְתִּי֙ וָֽאֶבְכֶּ֔ה וָאֶתְאַבְּלָ֖ה יָמִ֑ים וָֽאֱהִ֥י צָם֙ וּמִתְפַּלֵּ֔ל לִפְנֵ֖י אֱלֹהֵ֥י הַשָּׁמָֽיִם
Bu sözleri işittiğimde oturdum ve ağladım ve günlerce yas tuttum; ve göklerin Tanrısı'nın önünde oruç tutuyordum ve dua ediyordum.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 24:16
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֕ם הִנְנִ֨י לֹקֵ֧חַ מִמְּךָ֛ אֶת־מַחְמַ֥ד עֵינֶ֖יךָ בְּמַגֵּפָ֑ה וְלֹ֤א תִסְפֹּד֙ וְלֹ֣א תִבְכֶּ֔ה וְל֥וֹא תָב֖וֹא דִּמְעָתֶֽךָ
Adem oğlu, işte ben gözlerinin arzusunu bir vuruşla senden alıyorum; ve dövünmeyeceksin ve ağlamayacaksın ve gözyaşın gelmeyecek.
Yeremya 13:17
·
Tevrat
וְאִם֙ לֹ֣א תִשְׁמָע֔וּהָ בְּמִסְתָּרִ֥ים תִּבְכֶּֽה־נַפְשִׁ֖י מִפְּנֵ֣י גֵוָ֑ה וְדָמֹ֨עַ תִּדְמַ֜ע וְתֵרַ֤ד עֵינִי֙ דִּמְעָ֔ה כִּ֥י נִשְׁבָּ֖ה עֵ֥דֶר יְהוָֽה
Ve eğer onu işitmezseniz, gurur yüzünden canım gizli yerlerde ağlayacak; ve gözüm kesinlikle gözyaşı dökecek ve gözyaşı indirecek, çünkü Yahve'nin sürüsü tutsak edildi.
1. Samuel 1:10
·
Tevrat
וְהִ֖יא מָ֣רַת נָ֑פֶשׁ וַתִּתְפַּלֵּ֥ל עַל־יְהוָ֖ה וּבָכֹ֥ה תִבְכֶּֽה
Ve o can acısı içindeydi; Yahve'ye dua etti ve çok ağladı.
Yeşaya 30:19
·
Tevrat
כִּי־עַ֛ם בְּצִיּ֥וֹן יֵשֵׁ֖ב בִּירֽוּשָׁלִָ֑ם בָּכ֣וֹ לֹֽא־תִבְכֶּ֗ה חָנ֤וֹן יָחְנְךָ֙ לְק֣וֹל זַעֲקֶ֔ךָ כְּשָׁמְעָת֖וֹ עָנָֽךְ
Çünkü Siyon'da, Yeruşalim'de oturan halk, ağlayarak ağlamayacaksın; feryadının sesine lütfederek sana lütfedecek, onu duyduğunda sana cevap verecek.
Ağıtlar 1:2
·
Tevrat
בָּכ֨וֹ תִבְכֶּ֜ה בַּלַּ֗יְלָה וְדִמְעָתָהּ֙ עַ֣ל לֶֽחֱיָ֔הּ אֵֽין־לָ֥הּ מְנַחֵ֖ם מִכָּל־אֹהֲבֶ֑יהָ כָּל־רֵעֶ֨יהָ֙ בָּ֣גְדוּ בָ֔הּ הָ֥יוּ לָ֖הּ לְאֹיְבִֽים
Geceleyin kesinlikle ağlar ve gözyaşı yanağının üzerindedir; tüm sevenlerinden onu avutan yoktur; tüm dostları ona hainlik ettiler, ona düşman oldular.
Örnek Ayetler (4)
1. Samuel 11:5
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה שָׁא֗וּל בָּ֣א אַחֲרֵ֤י הַבָּקָר֙ מִן־הַשָּׂדֶ֔ה וַיֹּ֣אמֶר שָׁא֔וּל מַה־לָּעָ֖ם כִּ֣י יִבְכּ֑וּ וַיְסַ֨פְּרוּ־ל֔וֹ אֶת־דִּבְרֵ֖י אַנְשֵׁ֥י יָבֵֽישׁ
Ve işte Şaul tarladan sığırların arkasından geliyordu. Şaul dedi: 'Halka ne var ki ağlıyorlar?' Yaveş adamlarının sözlerini ona anlattılar.
Yoel 2:17
·
Tevrat
בֵּ֤ין הָאוּלָם֙ וְלַמִּזְבֵּ֔חַ יִבְכּוּ֙ הַכֹּ֣הֲנִ֔ים מְשָׁרְתֵ֖י יְהוָ֑ה וְֽיֹאמְר֞וּ ח֧וּסָה יְהוָ֣ה עַל־עַמֶּ֗ךָ וְאַל־תִּתֵּ֨ן נַחֲלָתְךָ֤ לְחֶרְפָּה֙ לִמְשָׁל־בָּ֣ם גּוֹיִ֔ם לָ֚מָּה יֹאמְר֣וּ בָֽעַמִּ֔ים אַיֵּ֖ה אֱלֹהֵיהֶֽם
Yahve'nin hizmetkârları kâhinler, eyvan ile sunak arasında ağlasınlar ve desinler: 'Halkına acı Yahve ve mirasını utanca, ulusların onlara egemen olmasına verme. Neden halklar arasında, Onların Tanrısı nerede, desinler?'
Levililer 10:6
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֣ה אֶֽל־אַהֲרֹ֡ן וּלְאֶלְעָזָר֩ וּלְאִֽיתָמָ֨ר בָּנָ֜יו רָֽאשֵׁיכֶ֥ם אַל־תִּפְרָ֣עוּ וּבִגְדֵיכֶ֤ם לֹֽא־תִפְרֹ֨מוּ֙ וְלֹ֣א תָמֻ֔תוּ וְעַ֥ל כָּל־הָעֵדָ֖ה יִקְצֹ֑ף וַאֲחֵיכֶם֙ כָּל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל יִבְכּוּ֙ אֶת־הַשְּׂרֵפָ֔ה אֲשֶׁ֖ר שָׂרַ֥ף יְהוָֽה
Musa, Harun'a ve oğulları Elazar ile İtamar'a dedi: 'Başlarınızı açmayın ve giysilerinizi yırtmayın ki ölmeyesiniz ve bütün topluluğa öfkelenmesin; ve kardeşleriniz, bütün İsrail evi, Yahve'nin yaktığı yangına ağlasınlar.'
Çölde Sayım 11:13
·
Tevrat
מֵאַ֤יִן לִי֙ בָּשָׂ֔ר לָתֵ֖ת לְכָל־הָעָ֣ם הַזֶּ֑ה כִּֽי־יִבְכּ֤וּ עָלַי֙ לֵאמֹ֔ר תְּנָה־לָּ֥נוּ בָשָׂ֖ר וְנֹאכֵֽלָה
Bütün bu halka vermek için bana nereden et var? Çünkü üzerime ağlayarak diyorlar: 'Bize et ver ve yiyelim.'
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 24:23
·
Tevrat
וּפְאֵרֵכֶ֣ם עַל־רָאשֵׁיכֶ֗ם וְנַֽעֲלֵיכֶם֙ בְּרַגְלֵיכֶ֔ם לֹ֥א תִסְפְּד֖וּ וְלֹ֣א תִבְכּ֑וּ וּנְמַקֹּתֶם֙ בַּעֲוֺנֹ֣תֵיכֶ֔ם וּנְהַמְתֶּ֖ם אִ֥ישׁ אֶל־אָחִֽיו
Ve sarıklarınız başlarınızın üzerinde ve çarıklarınız ayaklarınızda olacak; dövünmeyeceksiniz ve ağlamayacaksınız, ve suçlarınızda çürüyeceksiniz ve adam kardeşine inleyecek.
Yeremya 22:10
·
Tevrat
אַל־תִּבְכּ֣וּ לְמֵ֔ת וְאַל־תָּנֻ֖דוּ ל֑וֹ בְּכ֤וּ בָכוֹ֙ לַֽהֹלֵ֔ךְ כִּ֣י לֹ֤א יָשׁוּב֙ ע֔וֹד וְרָאָ֖ה אֶת־אֶ֥רֶץ מוֹלַדְתּֽוֹ
Ölü için ağlamayın ve ona yas tutmayın; giden için kesinlikle ağlayın, çünkü artık dönmeyecek ve doğduğu yeri görmeyecek.
Mika 1:10
·
Tevrat
בְּגַת֙ אַל־תַּגִּ֔ידוּ בָּכ֖וֹ אַל־תִּבְכּ֑וּ בְּבֵ֣ית לְעַפְרָ֔ה עָפָ֖ר הִתְפַּלָּֽשִׁי
Gat'ta bildirmeyin, kesinlikle ağlamayın; Beyt-Leafra'da toprakta yuvarlan.
Nehemya 8:9
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר נְחֶמְיָ֣ה ה֣וּא הַתִּרְשָׁ֡תָא וְעֶזְרָ֣א הַכֹּהֵ֣ן הַסֹּפֵ֡ר וְהַלְוִיִּם֩ הַמְּבִינִ֨ים אֶת־הָעָ֜ם לְכָל־הָעָ֗ם הַיּ֤וֹם קָדֹֽשׁ־הוּא֙ לַיהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֔ם אַל־תִּֽתְאַבְּל֖וּ וְאַל־תִּבְכּ֑וּ כִּ֤י בוֹכִים֙ כָּל־הָעָ֔ם כְּשָׁמְעָ֖ם אֶת־דִּבְרֵ֥י הַתּוֹרָֽה
Vali Nehemya, kâhin ve yazıcı Ezra ve halka anlatan Levililer bütün halka dediler: 'Bugün Tanrınız Yahve'ye kutsaldır; yas tutmayın ve ağlamayın.' Çünkü bütün halk yasanın sözlerini işittiklerinde ağlıyordu.
Örnek Ayetler (4)
2. Samuel 3:34
·
Tevrat
יָדֶ֣ךָ לֹֽא־אֲסֻר֗וֹת וְרַגְלֶ֨יךָ֙ לֹא־לִנְחֻשְׁתַּ֣יִם הֻגָּ֔שׁוּ כִּנְפ֛וֹל לִפְנֵ֥י בְנֵֽי־עַוְלָ֖ה נָפָ֑לְתָּ וַיֹּסִ֥פוּ כָל־הָעָ֖ם לִבְכּ֥וֹת עָלָֽיו
Ellerin bağlı değildi ve ayakların tunç prangalara yaklaştırılmamıştı; haksızlık oğullarının önünde düşer gibi düştün.' Ve bütün halk onun üzerine tekrar ağladı.
1. Samuel 30:4
·
Tevrat
וַיִּשָּׂ֨א דָוִ֜ד וְהָעָ֧ם אֲשֶׁר־אִתּ֛וֹ אֶת־קוֹלָ֖ם וַיִּבְכּ֑וּ עַ֣ד אֲשֶׁ֧ר אֵין־בָּהֶ֛ם כֹּ֖חַ לִבְכּֽוֹת
Bunun üzerine Davut ve yanındaki halk seslerini yükselttiler ve onlarda ağlayacak güç kalmayana kadar ağladılar.
Vaiz 3:4
·
Tevrat
עֵ֤ת לִבְכּוֹת֙ וְעֵ֣ת לִשְׂח֔וֹק עֵ֥ת סְפ֖וֹד וְעֵ֥ת רְקֽוֹד
Ağlamanın vakti ve gülmenin vakti, yas tutmanın vakti ve oynamanın vakti.
Yaratılış 43:30
·
Tevrat
וַיְמַהֵ֣ר יוֹסֵ֗ף כִּֽי־נִכְמְר֤וּ רַחֲמָיו֙ אֶל־אָחִ֔יו וַיְבַקֵּ֖שׁ לִבְכּ֑וֹת וַיָּבֹ֥א הַחַ֖דְרָה וַיֵּ֥בְךְּ שָֽׁמָּה
Yusuf acele etti, çünkü kardeşine karşı merhameti alevlenmişti ve ağlamak istedi; odaya girdi ve orada ağladı.
Örnek Ayetler (3)
Ezra 3:12
·
Tevrat
וְרַבִּ֡ים מֵהַכֹּהֲנִ֣ים וְהַלְוִיִּם֩ וְרָאשֵׁ֨י הָאָב֜וֹת הַזְּקֵנִ֗ים אֲשֶׁ֨ר רָא֜וּ אֶת־הַבַּ֤יִת הָֽרִאשׁוֹן֙ בְּיָסְד֔וֹ זֶ֤ה הַבַּ֨יִת֙ בְּעֵ֣ינֵיהֶ֔ם בֹּכִ֖ים בְּק֣וֹל גָּד֑וֹל וְרַבִּ֛ים בִּתְרוּעָ֥ה בְשִׂמְחָ֖ה לְהָרִ֥ים קֽוֹל
Ve kâhinlerden, Levililerden ve ataların başlarından ilk evi görmüş olan yaşlıların birçoğu, bu evin temeli gözlerinin önünde atıldığında yüksek sesle ağlıyorlardı; ve birçoğu sevinç çığlığıyla seslerini yükseltiyordu.
Eyüp 30:31
·
Tevrat
וַיְהִ֣י לְ֭אֵבֶל כִּנֹּרִ֑י וְ֝עֻגָבִ֗י לְק֣וֹל בֹּכִֽים
Ve lir'im yasa ve flütüm ağlayanların sesine döndü.
Çölde Sayım 25:6
·
Tevrat
וְהִנֵּ֡ה אִישׁ֩ מִבְּנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל בָּ֗א וַיַּקְרֵ֤ב אֶל־אֶחָיו֙ אֶת־הַמִּדְיָנִ֔ית לְעֵינֵ֣י מֹשֶׁ֔ה וּלְעֵינֵ֖י כָּל־עֲדַ֣ת בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֑ל וְהֵ֣מָּה בֹכִ֔ים פֶּ֖תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד
Ve işte, İsrail oğullarından bir adam geldi ve Musa'nın gözleri önünde ve İsrail oğullarının bütün topluluğunun gözleri önünde kardeşlerine Midyanlı kadını yaklaştırdı; ve onlar buluşma çadırının kapısında ağlıyorlardı.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 27:31
·
Tevrat
וְהִקְרִ֤יחוּ אֵלַ֨יִךְ֙ קָרְחָ֔ה וְחָגְר֖וּ שַׂקִּ֑ים וּבָכ֥וּ אֵלַ֛יִךְ בְּמַר־נֶ֖פֶשׁ מִסְפֵּ֥ד מָֽר
Ardından senin için kellik açacaklar ve çullar kuşanacaklar; ve can acısıyla, acı bir yasla senin için ağlayacaklar.
Yeremya 50:4
·
Tevrat
בַּיָּמִ֨ים הָהֵ֜מָּה וּבָעֵ֤ת הַהִיא֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה יָבֹ֧אוּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל הֵ֥מָּה וּבְנֵֽי־יְהוּדָ֖ה יַחְדָּ֑ו הָל֤וֹךְ וּבָכוֹ֙ יֵלֵ֔כוּ וְאֶת־יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיהֶ֖ם יְבַקֵּֽשׁוּ
O günlerde ve o zamanda, Yahve'nin bildirisidir, İsrail oğulları, onlar ve Yahuda oğulları birlikte gelecekler; giderek ve ağlayarak gidecekler ve Tanrıları Yahve'yi arayacaklar.
Yoel 1:5
·
Tevrat
הָקִ֤יצוּ שִׁכּוֹרִים֙ וּבְכ֔וּ וְהֵילִ֖לוּ כָּל־שֹׁ֣תֵי יָ֑יִן עַל־עָסִ֕יס כִּ֥י נִכְרַ֖ת מִפִּיכֶֽם
Uyanın, ey sarhoşlar, ve ağlayın; ve feryat edin, ey bütün şarap içenler, tatlı şarap için; çünkü ağzınızdan kesildi.
Örnek Ayetler (2)
Rut 1:9
·
Tevrat
יִתֵּ֤ן יְהוָה֙ לָכֶ֔ם וּמְצֶ֣אןָ מְנוּחָ֔ה אִשָּׁ֖ה בֵּ֣ית אִישָׁ֑הּ וַתִּשַּׁ֣ק לָהֶ֔ן וַתִּשֶּׂ֥אנָה קוֹלָ֖ן וַתִּבְכֶּֽינָה
'Yahve size versin ve her biriniz kocasının evinde rahatlık bulsun.' Onları öptü. Seslerini yükselttiler ve ağladılar.
Rut 1:14
·
Tevrat
וַתִּשֶּׂ֣נָה קוֹלָ֔ן וַתִּבְכֶּ֖ינָה ע֑וֹד וַתִּשַּׁ֤ק עָרְפָּה֙ לַחֲמוֹתָ֔הּ וְר֖וּת דָּ֥בְקָה בָּֽהּ
Seslerini yükselttiler ve yine ağladılar. Orpa kaynanasını öptü, ama Rut ona yapıştı.
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 1:45
·
Tevrat
וַתָּשֻׁ֥בוּ וַתִּבְכּ֖וּ לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְלֹֽא־שָׁמַ֤ע יְהוָה֙ בְּקֹ֣לְכֶ֔ם וְלֹ֥א הֶאֱזִ֖ין אֲלֵיכֶֽם
Döndünüz ve Yahve'nin önünde ağladınız; ama Yahve sesinizi işitmedi ve size kulak vermedi.
Çölde Sayım 11:20
·
Tevrat
עַ֣ד חֹ֣דֶשׁ יָמִ֗ים עַ֤ד אֲשֶׁר־יֵצֵא֙ מֵֽאַפְּכֶ֔ם וְהָיָ֥ה לָכֶ֖ם לְזָרָ֑א יַ֗עַן כִּֽי־מְאַסְתֶּ֤ם אֶת־יְהוָה֙ אֲשֶׁ֣ר בְּקִרְבְּכֶ֔ם וַתִּבְכּ֤וּ לְפָנָיו֙ לֵאמֹ֔ר לָ֥מָּה זֶּ֖ה יָצָ֥אנוּ מִמִּצְרָֽיִם
Burnunuzdan çıkana ve size iğrenç olana kadar bir ay günleri boyunca; çünkü aranızda olan Yahve'yi reddettiniz ve onun yüzünün önünde ağlayarak dediniz: 'Neden Mısır'dan çıktık?'
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 15:23
·
Tevrat
וְכָל־הָאָ֗רֶץ בּוֹכִים֙ ק֣וֹל גָּד֔וֹל וְכָל־הָעָ֖ם עֹֽבְרִ֑ים וְהַמֶּ֗לֶךְ עֹבֵר֙ בְּנַ֣חַל קִדְר֔וֹן וְכָל־הָעָם֙ עֹבְרִ֔ים עַל־פְּנֵי־דֶ֖רֶךְ אֶת־הַמִּדְבָּֽר
Bütün yer büyük sesle ağlıyordu ve bütün halk geçiyordu; kral Kidron vadisinde geçiyordu ve bütün halk çöl yolunun yüzünün üzerinde geçiyordu.
Nehemya 8:9
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר נְחֶמְיָ֣ה ה֣וּא הַתִּרְשָׁ֡תָא וְעֶזְרָ֣א הַכֹּהֵ֣ן הַסֹּפֵ֡ר וְהַלְוִיִּם֩ הַמְּבִינִ֨ים אֶת־הָעָ֜ם לְכָל־הָעָ֗ם הַיּ֤וֹם קָדֹֽשׁ־הוּא֙ לַיהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֔ם אַל־תִּֽתְאַבְּל֖וּ וְאַל־תִּבְכּ֑וּ כִּ֤י בוֹכִים֙ כָּל־הָעָ֔ם כְּשָׁמְעָ֖ם אֶת־דִּבְרֵ֥י הַתּוֹרָֽה
Vali Nehemya, kâhin ve yazıcı Ezra ve halka anlatan Levililer bütün halka dediler: 'Bugün Tanrınız Yahve'ye kutsaldır; yas tutmayın ve ağlamayın.' Çünkü bütün halk yasanın sözlerini işittiklerinde ağlıyordu.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 48:32
·
Tevrat
מִבְּכִ֨י יַעְזֵ֤ר אֶבְכֶּה־לָּךְ֙ הַגֶּ֣פֶן שִׂבְמָ֔ה נְטִֽישֹׁתַ֨יִךְ֙ עָ֣בְרוּ יָ֔ם עַ֛ד יָ֥ם יַעְזֵ֖ר נָגָ֑עוּ עַל־קֵיצֵ֥ךְ וְעַל־בְּצִירֵ֖ךְ שֹׁדֵ֥ד נָפָֽל
Yazer'in ağlayışından çok sana ağlayacağım, Sivma asması; senin dalların denizi geçtiler, Yazer denizine kadar dokundular; senin yaz meyvenin üzerine ve senin bağ bozumu üzerine yıkıcı düştü.
Yeşaya 16:9
·
Tevrat
עַל־כֵּ֡ן אֶבְכֶּ֞ה בִּבְכִ֤י יַעְזֵר֙ גֶּ֣פֶן שִׂבְמָ֔ה אֲרַיָּ֨וֶךְ֙ דִּמְעָתִ֔י חֶשְׁבּ֖וֹן וְאֶלְעָלֵ֑ה כִּ֧י עַל־קֵיצֵ֛ךְ וְעַל־קְצִירֵ֖ךְ הֵידָ֥ד נָפָֽל
Bu yüzden Yazer'in ağlayışıyla Sivma'nın asması için ağlayacağım; seni gözyaşımla sulayacağım, Heşbon ve Elale; çünkü senin yaz meyvenin üzerine ve senin hasadının üzerine sevinç çığlığı düştü.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 33:7
·
Tevrat
הֵ֚ן אֶרְאֶלָּ֔ם צָעֲק֖וּ חֻ֑צָה מַלְאֲכֵ֣י שָׁל֔וֹם מַ֖ר יִבְכָּיֽוּן
İşte, onların yiğitleri dışarıda feryat ettiler; barış elçileri acı acı ağlayacaklar.
Eyüp 31:38
·
Tevrat
אִם־עָ֭לַי אַדְמָתִ֣י תִזְעָ֑ק וְ֝יַ֗חַד תְּלָמֶ֥יהָ יִבְכָּיֽוּן
Eğer toprağım bana karşı feryat ederse ve onun saban izleri birlikte ağlarsa,
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 78:64
·
Tevrat
כֹּ֭הֲנָיו בַּחֶ֣רֶב נָפָ֑לוּ וְ֝אַלְמְנֹתָ֗יו לֹ֣א תִבְכֶּֽינָה
Onun kâhinleri kılıçla düştüler ve onun dulları ağlamadı.
Eyüp 27:15
·
Tevrat
שְׂ֭רִידָיו בַּמָּ֣וֶת יִקָּבֵ֑רוּ וְ֝אַלְמְנֹתָ֗יו לֹ֣א תִבְכֶּֽינָה
Onun sağ kalanları ölümle gömülecekler ve onun dulları ağlamayacaklar.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 20:3
·
Tevrat
אָנָּ֣ה יְהוָ֗ה זְכָר־נָ֞א אֵ֣ת אֲשֶׁ֧ר הִתְהַלַּ֣כְתִּי לְפָנֶ֗יךָ בֶּֽאֱמֶת֙ וּבְלֵבָ֣ב שָׁלֵ֔ם וְהַטּ֥וֹב בְּעֵינֶ֖יךָ עָשִׂ֑יתִי וַיֵּ֥בְךְּ חִזְקִיָּ֖הוּ בְּכִ֥י גָדֽוֹל
'Lütfen Yahve, senin önünde sadakatle ve tam kalple yürüdüğümü ve senin gözlerinde iyi olanı yaptığımı lütfen hatırla.' Ve Hizkiya büyük ağlayışla ağladı.
Yeşaya 38:3
·
Tevrat
וַיֹּאמַ֗ר אָנָּ֤ה יְהוָה֙ זְכָר־נָ֞א אֵ֣ת אֲשֶׁ֧ר הִתְהַלַּ֣כְתִּי לְפָנֶ֗יךָ בֶּֽאֱמֶת֙ וּבְלֵ֣ב שָׁלֵ֔ם וְהַטּ֥וֹב בְּעֵינֶ֖יךָ עָשִׂ֑יתִי וַיֵּ֥בְךְּ חִזְקִיָּ֖הוּ בְּכִ֥י גָדֽוֹל
Ve dedi: 'Lütfen Yahve, senin önünde hakikatle ve tam bir kalple yürüdüğümü ve senin gözlerinde iyi olanı yaptığımı lütfen hatırla.' Ve Hizkiya büyük bir ağlayışla ağladı.