28
Kullanım
1
Lemma
4
Türev
13
Anlam
1 lemma, 4 türev form
Örnek Ayetler (5 / 18)
Hezekiel 7:21
·
Tevrat
וּנְתַתִּ֤יו בְּיַֽד־הַזָּרִים֙ לָבַ֔ז וּלְרִשְׁעֵ֥י הָאָ֖רֶץ לְשָׁלָ֑ל וְחִלְּלֽוּהוּ
Onu yağma için yabancıların eline ve ganimet için yerin kötüleri eline vereceğim; ve onu kirletecekler.
Hezekiel 25:7
·
Tevrat
לָכֵ֡ן הִנְנִי֩ נָטִ֨יתִי אֶת־יָדִ֜י עָלֶ֗יךָ וּנְתַתִּ֤יךָֽ־לְבַז֙ לַגּוֹיִ֔ם וְהִכְרַתִּ֨יךָ֙ מִן־הָ֣עַמִּ֔ים וְהַאֲבַדְתִּ֖יךָ מִן־הָאֲרָצ֑וֹת אַשְׁמִ֣ידְךָ֔ וְיָדַעְתָּ֖ כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Bu yüzden işte elimi senin üzerine uzattım ve seni uluslara yağma olarak vereceğim; seni halklardan kesip atacağım ve seni diyarlardan yok edeceğim; seni helak edeceğim ve benim Yahve olduğumu bileceksin.
Hezekiel 26:5
·
Tevrat
מִשְׁטַ֨ח חֲרָמִ֤ים תִּֽהְיֶה֙ בְּת֣וֹךְ הַיָּ֔ם כִּ֚י אֲנִ֣י דִבַּ֔רְתִּי נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה וְהָיְתָ֥ה לְבַ֖ז לַגּוֹיִֽם
Denizin ortasında ağların serildiği bir yer olacak; çünkü ben konuştum, Efendi Yahve'nin bildirisidir; ve uluslara yağma olacak.
Hezekiel 34:8
·
Tevrat
חַי־אָ֜נִי נְאֻ֣ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה אִם־לֹ֣א יַ֣עַן הֱיֽוֹת־צֹאנִ֣י לָבַ֡ז וַתִּֽהְיֶינָה֩ צֹאנִ֨י לְאָכְלָ֜ה לְכָל־חַיַּ֤ת הַשָּׂדֶה֙ מֵאֵ֣ין רֹעֶ֔ה וְלֹֽא־דָרְשׁ֥וּ רֹעַ֖י אֶת־צֹאנִ֑י וַיִּרְע֤וּ הָֽרֹעִים֙ אוֹתָ֔ם וְאֶת־צֹאנִ֖י לֹ֥א רָעֽוּ
Ben yaşıyorum, Efendi Yahve'nin bildirisidir; kesinlikle sürüm yağma olduğu için, çoban olmadığı için sürüm kırın her hayvanına yiyecek olduğu için, çobanlarım sürümü aramadığı için, çobanlar kendilerini güdüp sürümü gütmedikleri için,
Hezekiel 34:22
·
Tevrat
וְהוֹשַׁעְתִּ֣י לְצֹאנִ֔י וְלֹֽא־תִהְיֶ֥ינָה ע֖וֹד לָבַ֑ז וְשָׁ֣פַטְתִּ֔י בֵּ֥ין שֶׂ֖ה לָשֶֽׂה
Sürümü kurtaracağım ve artık yağma olmayacaklar; koyun ile koyun arasında yargılayacağım.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 34:28
·
Tevrat
וְלֹא־יִהְי֨וּ ע֥וֹד בַּז֙ לַגּוֹיִ֔ם וְחַיַּ֥ת הָאָ֖רֶץ לֹ֣א תֹאכְלֵ֑ם וְיָשְׁב֥וּ לָבֶ֖טַח וְאֵ֥ין מַחֲרִֽיד
Artık uluslara yağma olmayacaklar ve yerin hayvanı onları yemeyecek; güvenlik içinde oturacaklar ve korkutan olmayacak.
Hezekiel 38:12
·
Tevrat
לִשְׁלֹ֥ל שָׁלָ֖ל וְלָבֹ֣ז בַּ֑ז לְהָשִׁ֨יב יָדְךָ֜ עַל־חֳרָב֣וֹת נוֹשָׁבֹ֗ת וְאֶל־עַם֙ מְאֻסָּ֣ף מִגּוֹיִ֔ם עֹשֶׂה֙ מִקְנֶ֣ה וְקִנְיָ֔ן יֹשְׁבֵ֖י עַל־טַבּ֥וּר הָאָֽרֶץ
Yağma yağmalamak ve çapul çapul etmek için, elini yerleşilmiş viraneler üzerine ve uluslardan toplanmış, sürü ve mal edinen, yerin göbeği üzerinde oturan halka çevirmek için.
Hezekiel 38:13
·
Tevrat
שְׁבָ֡א וּ֠דְדָן וְסֹחֲרֵ֨י תַרְשִׁ֤ישׁ וְכָל־כְּפִרֶ֨יהָ֙ יֹאמְר֣וּ לְךָ֔ הֲלִשְׁלֹ֤ל שָׁלָל֙ אַתָּ֣ה בָ֔א הֲלָבֹ֥ז בַּ֖ז הִקְהַ֣לְתָּ קְהָלֶ֑ךָ לָשֵׂ֣את כֶּ֣סֶף וְזָהָ֗ב לָקַ֨חַת֙ מִקְנֶ֣ה וְקִנְיָ֔ן לִשְׁלֹ֖ל שָׁלָ֥ל גָּדֽוֹל
Şeva ve Dedan ve Tarşiş'in tüccarları ve bütün genç aslanları sana diyecekler: Yağma yağmalamak için mi sen geliyorsun? Çapul çapul etmek için mi topluluğunu topladın? Gümüş ve altın taşımak, sürü ve mal almak, büyük yağma yağmalamak için mi?
Yeşaya 10:6
·
Tevrat
בְּג֤וֹי חָנֵף֙ אֲשַׁלְּחֶ֔נּוּ וְעַל־עַ֥ם עֶבְרָתִ֖י אֲצַוֶּ֑נּוּ לִשְׁלֹ֤ל שָׁלָל֙ וְלָבֹ֣ז בַּ֔ז וּלְשׂוּמ֥וֹ מִרְמָ֖ס כְּחֹ֥מֶר חוּצֽוֹת
İkiyüzlü ulusa onu göndereceğim ve öfkemin halkına karşı ona buyuracağım; ganimet almak ve yağmalamak için, ve onu sokakların çamuru gibi çiğnenecek yer koymak için.
Yeşaya 33:23
·
Tevrat
נִטְּשׁ֖וּ חֲבָלָ֑יִךְ בַּל־יְחַזְּק֤וּ כֵן־תָּרְנָם֙ בַּל־פָּ֣רְשׂוּ נֵ֔ס אָ֣ז חֻלַּ֤ק עַֽד־שָׁלָל֙ מַרְבֶּ֔ה פִּסְחִ֖ים בָּ֥זְזוּ בַֽז
İplerin gevşedi; direklerinin tabanını sağlamlaştıramadılar, yelken açamadılar; o zaman bol ganimet payı bölüşüldü, topallar bile yağma yağmaladı.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 23:46
·
Tevrat
כִּ֛י כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה הַעֲלֵ֤ה עֲלֵיהֶם֙ קָהָ֔ל וְנָתֹ֥ן אֶתְהֶ֖ן לְזַעֲוָ֥ה וְלָבַֽז
Çünkü Efendi Yahve şöyle dedi: Onların üzerine bir topluluk çıkar ve onları dehşete ve yağmaya ver.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 31:32
·
Tevrat
וַיְהִי֙ הַמַּלְק֔וֹחַ יֶ֣תֶר הַבָּ֔ז אֲשֶׁ֥ר בָּזְז֖וּ עַ֣ם הַצָּבָ֑א צֹ֗אן שֵׁשׁ־מֵא֥וֹת אֶ֛לֶף וְשִׁבְעִ֥ים אֶ֖לֶף וַחֲמֵֽשֶׁת־אֲלָפִֽים
Ve ordu halkının yağmaladığı yağmanın kalanı olan av, altı yüz yetmiş beş bin sürü oldu.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 29:19
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה הִנְנִ֥י נֹתֵ֛ן לִנְבוּכַדְרֶאצַּ֥ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֖ל אֶת־אֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְנָשָׂ֨א הֲמֹנָ֜הּ וְשָׁלַ֤ל שְׁלָלָהּ֙ וּבָזַ֣ז בִּזָּ֔הּ וְהָיְתָ֥ה שָׂכָ֖ר לְחֵילֽוֹ
Bu nedenle Efendi Yahve şöyle dedi: İşte ben Mısır diyarını Babil kralı Nebukadnessar'a veriyorum; onun kalabalığını taşıyacak, onun ganimetini yağmalayacak ve onun çapulunu çapullayacak; ve ordusu için ücret olacak.