2622
Kullanım
3
Lemma
277
Türev
221
Anlam
3 lemma, 277 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
לָבֹא | la-vo | girmek, girmek, gelmek, varmak | Fiil | 10 | ||
הֵבֵאתָ | heveta | getirdin, getirmek, içeri sokmak, sunmak | Fiil | 9 | ||
בָּאנוּ | banu | geldik, gelmek, girmek, varmak | Fiil | 9 | ||
וּבָאתֶֽם | uvatem | ve girdiniz, girmek, gelmek, varmak | Fiil | 9 | ||
וַיְבִיאֵם | vayevi'em | ve onları getirdi, getirmek, içeri sokmak, ulaştırmak | Zamir | 9 | ||
וְאָבוֹא | ve'avo | ve gireceğim, girmek, gelmek, varmak | Fiil | 9 | ||
מְבִיאִים | mevi'im | getirenler, getirmek, içeri sokmak, sunmak | Fiil | 9 | ||
בְּבוֹא | bevo | girdiğinde, girmek, gelmek, varmak | Fiil | 8 | ||
בּוֹאֲךָ | bo'akha | girmen, girmek, gelmek, varmak | Zamir | 8 | ||
וַיְבִיאֵהוּ | vayevi'ehu | ve onu getirdi, girmek, gelmek, getirmek | Zamir | 8 | ||
בְּבֹא | bevo | girdiğinde, girmek, gelmek, varmak | Fiil | 8 | ||
יָבִיא | yavi | girdirecek, girmek, gelmek, getirmek | Fiil | 8 | ||
וַהֲבֵאתֶם | vahave'tem | ve getireceksiniz, getirmek, içeri sokmak, sunmak | Fiil | 8 | ||
יָבִיאוּ | yaviu | getirecekler, getirmek, içeri sokmak, sunmak | Fiil | 8 | ||
הֵבֵאתִי | heveti | getirdim, getirmek, içeri sokmak, sunmak | Fiil | 8 | ||
וַיְבִיאֵנִי | va-yevi'eni | ve beni girdirdi, girmek, gelmek, varmak | Zamir | 7 | ||
נָבוֹא | navo | gireceğiz, girmek, gelmek, varmak | Fiil | 7 | ||
כְּבוֹא | ke-vo | girmek, girmek, gelmek, varmak | Fiil | 7 | ||
Örnek Ayetler (5 / 7) Hezekiel 23:44 · Tevrat וַיָּב֣וֹא אֵלֶ֔יהָ כְּב֖וֹא אֶל־אִשָּׁ֣ה זוֹנָ֑ה כֵּ֣ן בָּ֗אוּ אֶֽל־אָֽהֳלָה֙ וְאֶל־אָ֣הֳלִיבָ֔ה אִשֹּׁ֖ת הַזִּמָּֽה Ve fahişe bir kadına gelir gibi ona geldi; böylece alçaklık kadınları Ohola'ya ve Oholiva'ya geldiler. 2. Samuel 17:27 · Tevrat וַיְהִ֕י כְּב֥וֹא דָוִ֖ד מַחֲנָ֑יְמָה וְשֹׁבִ֨י בֶן־נָחָ֜שׁ מֵרַבַּ֣ת בְּנֵֽי־עַמּ֗וֹן וּמָכִ֤יר בֶּן־עַמִּיאֵל֙ מִלֹּ֣א דְבָ֔ר וּבַרְזִלַּ֥י הַגִּלְעָדִ֖י מֵרֹגְלִֽים Davut Mahanaim'e geldiğinde, Ammon oğullarının Rabba'sından Nahaş oğlu Şovi, Lo-Devar'dan Ammiel oğlu Makir ve Rogelim'den Gilatlı Barzillay, 1. Samuel 4:5 · Tevrat וַיְהִ֗י כְּב֨וֹא אֲר֤וֹן בְּרִית־יְהוָה֙ אֶל־הַֽמַּחֲנֶ֔ה וַיָּרִ֥עוּ כָל־יִשְׂרָאֵ֖ל תְּרוּעָ֣ה גְדוֹלָ֑ה וַתֵּהֹ֖ם הָאָֽרֶץ Yahve'nin antlaşma sandığı ordugaha geldiğinde bütün İsrail büyük bir gürültüyle bağırdı ve yer yankılandı. 1. Samuel 5:10 · Tevrat וַֽיְשַׁלְּח֛וּ אֶת־אֲר֥וֹן הָאֱלֹהִ֖ים עֶקְר֑וֹן וַיְהִ֗י כְּב֨וֹא אֲר֤וֹן הָאֱלֹהִים֙ עֶקְר֔וֹן וַיִּזְעֲק֨וּ הָֽעֶקְרֹנִ֜ים לֵאמֹ֗ר הֵסַ֤בּוּ אֵלַי֙ אֶת־אֲרוֹן֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לַהֲמִיתֵ֖נִי וְאֶת־עַמִּֽי Tanrı'nın sandığını Ekron'a gönderdiler. Tanrı'nın sandığı Ekron'a geldiğinde, Ekronlular feryat ederek dediler: 'Beni ve halkımı öldürmek için İsrail'in Tanrısı'nın sandığını bana döndürdüler.' 2. Krallar 5:6 · Tevrat וַיָּבֵ֣א הַסֵּ֔פֶר אֶל־מֶ֥לֶךְ יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר וְעַתָּ֗ה כְּב֨וֹא הַסֵּ֤פֶר הַזֶּה֙ אֵלֶ֔יךָ הִנֵּ֨ה שָׁלַ֤חְתִּי אֵלֶ֨יךָ֙ אֶת־נַעֲמָ֣ן עַבְדִּ֔י וַאֲסַפְתּ֖וֹ מִצָּרַעְתּֽוֹ İsrail kralına mektubu getirerek dedi ki: 'Ve şimdi, bu mektup sana geldiğinde, işte kulum Naaman'ı sana gönderdim; onu cüzamından kurtaracaksın.' | ||||||
וְהַבָּא | ve-habba | ve gelen, gelmek, girmek, varmak | Fiil | 7 | ||
בְּבוֹאָם | be-vo'am | girmelerinde, girmek, gelmek, varmak | Zamir | 6 | ||
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hakimler 18:9
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֗וּ ק֚וּמָה וְנַעֲלֶ֣ה עֲלֵיהֶ֔ם כִּ֤י רָאִ֨ינוּ֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ וְהִנֵּ֥ה טוֹבָ֖ה מְאֹ֑ד וְאַתֶּ֣ם מַחְשִׁ֔ים אַל־תֵּעָ֣צְל֔וּ לָלֶ֥כֶת לָבֹ֖א לָרֶ֥שֶׁת אֶת־הָאָֽרֶץ
Dediler: 'Kalkın ve onların üzerine çıkalım; çünkü yeri gördük ve işte çok iyidir. Ve siz susuyorsunuz; gitmekten, varıp yeri miras almaktan tembellik etmeyin.'
Yeremya 42:15
·
Tevrat
וְעַתָּ֕ה לָכֵ֛ן שִׁמְע֥וּ דְבַר־יְהוָ֖ה שְׁאֵרִ֣ית יְהוּדָ֑ה כֹּֽה־אָמַר֩ יְהוָ֨ה צְבָא֜וֹת אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל אִם־אַ֠תֶּם שׂ֣וֹם תְּשִׂמ֤וּן פְּנֵיכֶם֙ לָבֹ֣א מִצְרַ֔יִם וּבָאתֶ֖ם לָג֥וּר שָֽׁם
Ve şimdi, bu nedenle Yahve'nin sözünü dinleyin, ey Yahuda'nın kalıntısı! Ordular Yahvesi, İsrail'in Tanrısı şöyle dedi: Eğer siz Mısır'a girmek için yüzünüzü kesinlikle koyarsanız ve orada konaklamak için girerseniz,
Yaratılış 48:7
·
Tevrat
וַאֲנִ֣י בְּבֹאִ֣י מִפַּדָּ֗ן מֵ֩תָה֩ עָלַ֨י רָחֵ֜ל בְּאֶ֤רֶץ כְּנַ֨עַן֙ בַּדֶּ֔רֶךְ בְּע֥וֹד כִּבְרַת־אֶ֖רֶץ לָבֹ֣א אֶפְרָ֑תָה וָאֶקְבְּרֶ֤הָ שָּׁם֙ בְּדֶ֣רֶךְ אֶפְרָ֔ת הִ֖וא בֵּ֥ית לָֽחֶם
Ben Paddan'dan gelirken, Kenan diyarında yolda, Efrat'a gelmeye daha yer mesafesi varken Rahel yanımda öldü; onu orada Efrat yolunda gömdüm, o Beytlehem'dir.'
Yasa'nın Tekrarı 9:1
·
Tevrat
שְׁמַ֣ע יִשְׂרָאֵ֗ל אַתָּ֨ה עֹבֵ֤ר הַיּוֹם֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֔ן לָבֹא֙ לָרֶ֣שֶׁת גּוֹיִ֔ם גְּדֹלִ֥ים וַעֲצֻמִ֖ים מִמֶּ֑ךָּ עָרִ֛ים גְּדֹלֹ֥ת וּבְצֻרֹ֖ת בַּשָּׁמָֽיִם
Dinle ey İsrail: Sen bugün senden daha büyük ve daha güçlü ulusları, göklere kadar surlu büyük şehirleri mülk edinmek için girmek üzere Şeria'yı geçiyorsun;
Yasa'nın Tekrarı 11:31
·
Tevrat
כִּ֤י אַתֶּם֙ עֹבְרִ֣ים אֶת־הַיַּרְדֵּ֔ן לָבֹא֙ לָרֶ֣שֶׁת אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶ֖ם נֹתֵ֣ן לָכֶ֑ם וִֽירִשְׁתֶּ֥ם אֹתָ֖הּ וִֽישַׁבְתֶּם־בָּֽהּ
Çünkü Tanrınız Yahve'nin size verdiği yeri mülk edinmek için Şeria'yı geçiyorsunuz; ve onu mülk edineceksiniz ve orada oturacaksınız.
Örnek Ayetler (5 / 9)
1. Samuel 20:8
·
Tevrat
וְעָשִׂ֤יתָ חֶ֨סֶד֙ עַל־עַבְדֶּ֔ךָ כִּ֚י בִּבְרִ֣ית יְהוָ֔ה הֵבֵ֥אתָ אֶֽת־עַבְדְּךָ֖ עִמָּ֑ךְ וְאִם־יֶשׁ־בִּ֤י עָוֺן֙ הֲמִיתֵ֣נִי אַ֔תָּה וְעַד־אָבִ֖יךָ לָמָּה־זֶּ֥ה תְבִיאֵֽנִי
Ve kuluna sadakat yapacaksın, çünkü kulunu seninle Yahve'nin antlaşmasına getirdin; ve eğer bende suç varsa, beni sen öldür, ve beni babana kadar neden getiresin?
Eyüp 38:16
·
Tevrat
הֲ֭בָאתָ עַד־נִבְכֵי־יָ֑ם וּבְחֵ֥קֶר תְּ֝ה֗וֹם הִתְהַלָּֽכְתָּ
Denizin pınarlarına kadar geldin mi ve enginin derinliğinde yürüdün mü?
Eyüp 38:22
·
Tevrat
הֲ֭בָאתָ אֶל־אֹצְר֣וֹת שָׁ֑לֶג וְאֹצְר֖וֹת בָּרָ֣ד תִּרְאֶֽה
Karın depolarına girdin mi ve dolunun depolarını görür müsün?
Ağıtlar 1:21
·
Tevrat
שָׁמְע֞וּ כִּ֧י נֶאֱנָחָ֣ה אָ֗נִי אֵ֤ין מְנַחֵם֙ לִ֔י כָּל־אֹ֨יְבַ֜י שָׁמְע֤וּ רָֽעָתִי֙ שָׂ֔שׂוּ כִּ֥י אַתָּ֖ה עָשִׂ֑יתָ הֵבֵ֥אתָ יוֹם־קָרָ֖אתָ וְיִֽהְי֥וּ כָמֽוֹנִי
Benim inlediğimi duydular, bana avutan yoktur; tüm düşmanlarım kötülüğümü duydular, sen yaptın diye sevindiler; çağırdığın günü getirdin ve benim gibi olacaklar.
Yaratılış 20:9
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֨א אֲבִימֶ֜לֶךְ לְאַבְרָהָ֗ם וַיֹּ֨אמֶר ל֜וֹ מֶֽה־עָשִׂ֤יתָ לָּ֨נוּ֙ וּמֶֽה־חָטָ֣אתִי לָ֔ךְ כִּֽי־הֵבֵ֧אתָ עָלַ֛י וְעַל־מַמְלַכְתִּ֖י חֲטָאָ֣ה גְדֹלָ֑ה מַעֲשִׂים֙ אֲשֶׁ֣ר לֹא־יֵֽעָשׂ֔וּ עָשִׂ֖יתָ עִמָּדִֽי
Sonra Abimelek İbrahim'i çağırdı ve ona dedi ki: 'Bize ne yaptın? Sana karşı ne günah işledim ki, benim ve egemenliğimin üzerine büyük bir günah getirdin? Bana yapılmaması gereken işler yaptın.'
Örnek Ayetler (5 / 9)
2. Krallar 7:10
·
Tevrat
וַיָּבֹ֗אוּ וַֽיִּקְרְאוּ֮ אֶל־שֹׁעֵ֣ר הָעִיר֒ וַיַּגִּ֤ידוּ לָהֶם֙ לֵאמֹ֔ר בָּ֚אנוּ אֶל־מַחֲנֵ֣ה אֲרָ֔ם וְהִנֵּ֥ה אֵֽין־שָׁ֛ם אִ֖ישׁ וְק֣וֹל אָדָ֑ם כִּ֣י אִם־הַסּ֤וּס אָסוּר֙ וְהַחֲמ֣וֹר אָס֔וּר וְאֹהָלִ֖ים כַּאֲשֶׁר־הֵֽמָּה
Geldiler ve şehrin kapı bekçisine seslendiler; onlara bildirerek dediler: 'Aram ordugahına geldik; ve işte, orada kimse ve insan sesi yoktu, ancak atlar bağlı, eşekler bağlı ve çadırlar oldukları gibiydi.'
Yeşu 9:6
·
Tevrat
וַיֵּלְכ֧וּ אֶל־יְהוֹשֻׁ֛עַ אֶל־הַֽמַּחֲנֶ֖ה הַגִּלְגָּ֑ל וַיֹּאמְר֨וּ אֵלָ֜יו וְאֶל־אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֗ל מֵאֶ֤רֶץ רְחוֹקָה֙ בָּ֔אנוּ וְעַתָּ֖ה כִּרְתוּ־לָ֥נוּ בְרִֽית
Gilgal kampına, Yeşu'ya gittiler ve ona ve İsrail adamlarına dediler: 'Uzak bir diyardan geldik ve şimdi bizimle antlaşma yapın.'
Mezmurlar 66:12
·
Tevrat
הִרְכַּ֥בְתָּ אֱנ֗וֹשׁ לְרֹ֫אשֵׁ֥נוּ בָּֽאנוּ־בָאֵ֥שׁ וּבַמַּ֑יִם וַ֝תּוֹצִיאֵ֗נוּ לָֽרְוָיָֽה
İnsanı başımızın üzerine bindirdin; ateşe ve suya girdik ve bizi bolluğa çıkardın.
2. Tarihler 14:10
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֨א אָסָ֜א אֶל־יְהוָ֣ה אֱלֹהָיו֮ וַיֹּאמַר֒ יְהוָ֗ה אֵֽין־עִמְּךָ֤ לַעְזוֹר֙ בֵּ֥ין רַב֙ לְאֵ֣ין כֹּ֔חַ עָזְרֵ֜נוּ יְהוָ֤ה אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ כִּֽי־עָלֶ֣יךָ נִשְׁעַ֔נּוּ וּבְשִׁמְךָ֣ בָ֔אנוּ עַל־הֶהָמ֖וֹן הַזֶּ֑ה יְהוָ֤ה אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ אַ֔תָּה אַל־יַעְצֹ֥ר עִמְּךָ֖ אֱנֽוֹשׁ
Asa Tanrısı Yahve'ye seslendi ve dedi ki: 'Yahve, çok olanla gücü olmayan arasında yardım edecek senden başkası yoktur. Bize yardım et, Tanrımız Yahve; çünkü sana dayandık ve bu kalabalığa karşı senin adınla geldik. Yahve, sen bizim Tanrımızsın; insan sana karşı üstün gelmesin.'
Yaratılış 32:7
·
Tevrat
וַיָּשֻׁ֨בוּ֙ הַמַּלְאָכִ֔ים אֶֽל־יַעֲקֹ֖ב לֵאמֹ֑ר בָּ֤אנוּ אֶל־אָחִ֨יךָ֙ אֶל־עֵשָׂ֔ו וְגַם֙ הֹלֵ֣ךְ לִקְרָֽאתְךָ֔ וְאַרְבַּע־מֵא֥וֹת אִ֖ישׁ עִמּֽוֹ
Elçiler Yakup'a dönerek dediler ki: "Kardeşin Esav'a gittik; o da seni karşılamaya geliyor ve yanında dört yüz adam var."
Örnek Ayetler (5 / 9)
Yeremya 7:10
·
Tevrat
וּבָאתֶ֞ם וַעֲמַדְתֶּ֣ם לְפָנַ֗י בַּבַּ֤יִת הַזֶּה֙ אֲשֶׁ֣ר נִקְרָא־שְׁמִ֣י עָלָ֔יו וַאֲמַרְתֶּ֖ם נִצַּ֑לְנוּ לְמַ֣עַן עֲשׂ֔וֹת אֵ֥ת כָּל־הַתּוֹעֵב֖וֹת הָאֵֽלֶּה
Ve gelip üzerime adımın çağrıldığı bu evde yüzümün önünde durdunuz ve dediniz: 'Kurtulduk'; bütün bu iğrençlikleri yapmak için mi?
Yeremya 42:15
·
Tevrat
וְעַתָּ֕ה לָכֵ֛ן שִׁמְע֥וּ דְבַר־יְהוָ֖ה שְׁאֵרִ֣ית יְהוּדָ֑ה כֹּֽה־אָמַר֩ יְהוָ֨ה צְבָא֜וֹת אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל אִם־אַ֠תֶּם שׂ֣וֹם תְּשִׂמ֤וּן פְּנֵיכֶם֙ לָבֹ֣א מִצְרַ֔יִם וּבָאתֶ֖ם לָג֥וּר שָֽׁם
Ve şimdi, bu nedenle Yahve'nin sözünü dinleyin, ey Yahuda'nın kalıntısı! Ordular Yahvesi, İsrail'in Tanrısı şöyle dedi: Eğer siz Mısır'a girmek için yüzünüzü kesinlikle koyarsanız ve orada konaklamak için girerseniz,
1. Samuel 16:5
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שָׁל֗וֹם לִזְבֹּ֤חַ לַֽיהוָה֙ בָּ֔אתִי הִֽתְקַדְּשׁ֔וּ וּבָאתֶ֥ם אִתִּ֖י בַּזָּ֑בַח וַיְקַדֵּ֤שׁ אֶת־יִשַׁי֙ וְאֶת־בָּנָ֔יו וַיִּקְרָ֥א לָהֶ֖ם לַזָּֽבַח
Dedi ki: 'Barışla; Yahve'ye kurban etmek için geldim. Kendinizi kutsal kılın ve benimle kurbana gelin.' İşay'ı ve oğullarını kutsal kıldı ve onları kurbana çağırdı.
1. Samuel 25:5
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֥ח דָּוִ֖ד עֲשָׂרָ֣ה נְעָרִ֑ים וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜ד לַנְּעָרִ֗ים עֲל֤וּ כַרְמֶ֨לָה֙ וּבָאתֶ֣ם אֶל־נָבָ֔ל וּשְׁאֶלְתֶּם־ל֥וֹ בִשְׁמִ֖י לְשָׁלֽוֹם
Davut on genç gönderdi ve Davut gençlere dedi: 'Karmel'e çıkın ve Nabal'a gidin ve benim adımla ona esenlik sorun.'
Yeşu 23:12
·
Tevrat
כִּ֣י אִם־שׁ֣וֹב תָּשׁ֗וּבוּ וּדְבַקְתֶּם֙ בְּיֶ֨תֶר֙ הַגּוֹיִ֣ם הָאֵ֔לֶּה הַנִּשְׁאָרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה אִתְּכֶ֑ם וְהִֽתְחַתַּנְתֶּ֥ם בָּהֶ֛ם וּבָאתֶ֥ם בָּהֶ֖ם וְהֵ֥ם בָּכֶֽם
Çünkü eğer kesinlikle dönerseniz ve sizinle kalan bu ulusların geri kalanına yapışırsanız; ve onlarla evlenirseniz ve onlara girerseniz ve onlar da size girerse;
Örnek Ayetler (5 / 9)
2. Samuel 8:7
·
Tevrat
וַיִּקַּ֣ח דָּוִ֗ד אֵ֚ת שִׁלְטֵ֣י הַזָּהָ֔ב אֲשֶׁ֣ר הָי֔וּ אֶ֖ל עַבְדֵ֣י הֲדַדְעָ֑זֶר וַיְבִיאֵ֖ם יְרוּשָׁלִָֽם
Davut Hadadezer'in kullarının üzerinde olan altın kalkanları aldı ve onları Yeruşalim'e getirdi.
Yeremya 28:3
·
Tevrat
בְּע֣וֹד שְׁנָתַ֣יִם יָמִ֗ים אֲנִ֤י מֵשִׁיב֙ אֶל־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֔ה אֶֽת־כָּל־כְּלֵ֖י בֵּ֣ית יְהוָ֑ה אֲשֶׁ֨ר לָקַ֜ח נְבוּכַדנֶאצַּ֤ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶל֙ מִן־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֔ה וַיְבִיאֵ֖ם בָּבֶֽל
Daha iki tam yıl içinde, Babil kralı Nebukadnessar'ın bu yerden aldığı ve onları Babil'e getirdiği Yahve'nin evinin bütün eşyalarını bu yere geri getiriyorum.
1. Samuel 9:22
·
Tevrat
וַיִּקַּ֤ח שְׁמוּאֵל֙ אֶת־שָׁא֣וּל וְאֶֽת־נַעֲר֔וֹ וַיְבִיאֵ֖ם לִשְׁכָּ֑תָה וַיִּתֵּ֨ן לָהֶ֤ם מָקוֹם֙ בְּרֹ֣אשׁ הַקְּרוּאִ֔ים וְהֵ֖מָּה כִּשְׁלֹשִׁ֥ים אִֽישׁ
Ve Samuel Şaul'u ve gencini aldı ve onları odaya getirdi; ve onlara çağrılanların başında bir yer verdi ve onlar yaklaşık otuz adamdı.
2. Krallar 24:16
·
Tevrat
וְאֵת֩ כָּל־אַנְשֵׁ֨י הַחַ֜יִל שִׁבְעַ֣ת אֲלָפִ֗ים וְהֶחָרָ֤שׁ וְהַמַּסְגֵּר֙ אֶ֔לֶף הַכֹּ֕ל גִּבּוֹרִ֖ים עֹשֵׂ֣י מִלְחָמָ֑ה וַיְבִיאֵ֧ם מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֛ל גּוֹלָ֖ה בָּבֶֽלָה
Bütün yiğit adamları, yedi bin kişiyi, zanaatkarları ve demircileri, bin kişiyi, hepsi savaş yapan yiğitleri, Babil kralı Babil'e sürgüne getirdi.
1. Tarihler 5:26
·
Tevrat
וַיָּעַר֩ אֱלֹהֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־ר֣וּחַ פּ֣וּל מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֗וּר וְאֶת־ר֨וּחַ֙ תִּלְּגַ֤ת פִּלְנֶ֨סֶר֙ מֶ֣לֶךְ אַשּׁ֔וּר וַיַּגְלֵם֙ לָראוּבֵנִ֣י וְלַגָּדִ֔י וְלַחֲצִ֖י שֵׁ֣בֶט מְנַשֶּׁ֑ה וַ֠יְבִיאֵם לַחְלַ֨ח וְחָב֤וֹר וְהָרָא֙ וּנְהַ֣ר גּוֹזָ֔ן עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Ve İsrail'in Tanrısı Asur kralı Pul'un ruhunu ve Asur kralı Tiglat-Pileser'in ruhunu uyandırdı; ve Reubenlileri ve Gadlıları ve Manaşe yarım oymağını sürgüne götürdü ve bu güne kadar onları Halah'a ve Havor'a ve Hara'ya ve Gozan ırmağına getirdi.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 3:15
·
Tevrat
וָאָב֨וֹא אֶל־הַגּוֹלָ֜ה תֵּ֣ל אָ֠בִיב הַיֹּשְׁבִ֤ים אֶֽל־נְהַר־כְּבָר֙ וָֽאֵשֵׁ֔ב הֵ֖מָּה יוֹשְׁבִ֣ים שָׁ֑ם וָאֵשֵׁ֥ב שָׁ֛ם שִׁבְעַ֥ת יָמִ֖ים מַשְׁמִ֥ים בְּתוֹכָֽם
Ve Tel-Aviv'de, Kevar ırmağı yanında oturan sürgünlere geldim ve onların oturduğu yere oturdum; ve orada onların arasında yedi gün dehşet içinde oturdum.
Hezekiel 8:10
·
Tevrat
וָאָבוֹא֮ וָֽאֶרְאֶה֒ וְהִנֵּ֨ה כָל־תַּבְנִ֜ית רֶ֤מֶשׂ וּבְהֵמָה֙ שֶׁ֔קֶץ וְכָל־גִּלּוּלֵ֖י בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל מְחֻקֶּ֥ה עַל־הַקִּ֖יר סָבִ֥יב סָבִֽיב
Ve girdim ve gördüm; ve işte her iğrenç sürüngen ve hayvan biçimi ve İsrail evinin bütün putları çepeçevre duvarın üzerine oyulmuştu.
Hezekiel 16:8
·
Tevrat
וָאֶעֱבֹ֨ר עָלַ֜יִךְ וָאֶרְאֵ֗ךְ וְהִנֵּ֤ה עִתֵּךְ֙ עֵ֣ת דֹּדִ֔ים וָאֶפְרֹ֤שׂ כְּנָפִי֙ עָלַ֔יִךְ וָאֲכַסֶּ֖ה עֶרְוָתֵ֑ךְ וָאֶשָּׁ֣בַֽע לָ֠ךְ וָאָב֨וֹא בִבְרִ֜ית אֹתָ֗ךְ נְאֻ֛ם אֲדֹנָ֥י יְהוִ֖ה וַתִּ֥הְיִי לִֽי
Ve yanından geçtim ve seni gördüm, ve işte zamanın aşk zamanıydı; ve kanadımı üzerine serdim ve çıplaklığını örttüm; ve sana yemin ettim ve seninle antlaşmaya girdim, Efendi Yahve'nin bildirisidir, ve benim oldun.
2. Samuel 17:2
·
Tevrat
וְאָב֣וֹא עָלָ֗יו וְה֤וּא יָגֵ֨עַ֙ וּרְפֵ֣ה יָדַ֔יִם וְהַֽחֲרַדְתִּ֣י אֹת֔וֹ וְנָ֖ס כָּל־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־אִתּ֑וֹ וְהִכֵּיתִ֥י אֶת־הַמֶּ֖לֶךְ לְבַדּֽוֹ
O yorgun ve elleri gevşekken onun üzerine varacağım, onu dehşete düşüreceğim; onunla olan bütün halk kaçacak ve sadece kralı vuracağım.
Yeşaya 37:24
·
Tevrat
בְּיַ֣ד עֲבָדֶיךָ֮ חֵרַ֣פְתָּ אֲדֹנָי֒ וַתֹּ֗אמֶר בְּרֹ֥ב רִכְבִּ֛י אֲנִ֥י עָלִ֛יתִי מְר֥וֹם הָרִ֖ים יַרְכְּתֵ֣י לְבָנ֑וֹן וְאֶכְרֹ֞ת קוֹמַ֤ת אֲרָזָיו֙ מִבְחַ֣ר בְּרֹשָׁ֔יו וְאָבוֹא֙ מְר֣וֹם קִצּ֔וֹ יַ֖עַר כַּרְמִלּֽוֹ
Kullarının eliyle Efendi'ye hakaret ettin ve dedin: 'Arabalarımın çokluğuyla dağların yüksekliğine, Lübnan'ın uçlarına ben çıktım; onun uzun sedirlerini, seçkin servilerini keseceğim ve onun en yüksek ucuna, meyve bahçesi ormanına gireceğim.'
Örnek Ayetler (4 / 9)
1. Krallar 17:6
·
Tevrat
וְהָעֹרְבִ֗ים מְבִיאִ֨ים ל֜וֹ לֶ֤חֶם וּבָשָׂר֙ בַּבֹּ֔קֶר וְלֶ֥חֶם וּבָשָׂ֖ר בָּעָ֑רֶב וּמִן־הַנַּ֖חַל יִשְׁתֶּֽה
Kuzgunlar ona sabahleyin ekmek ve et, akşamleyin ekmek ve et getiriyorlardı; ve vadiden içiyordu.
1. Tarihler 12:41
·
Tevrat
וְגַ֣ם הַקְּרֽוֹבִים־אֲ֠לֵיהֶם עַד־יִשָׂשכָ֨ר וּזְבֻל֜וּן וְנַפְתָּלִ֗י מְבִיאִ֣ים לֶ֡חֶם בַּחֲמוֹרִ֣ים וּבַגְּמַלִּ֣ים וּבַפְּרָדִ֣ים וּֽבַבָּקָ֡ר מַאֲכָ֡ל קֶ֠מַח דְּבֵלִ֨ים וְצִמּוּקִ֧ים וְיַֽיִן־וְשֶׁ֛מֶן וּבָקָ֥ר וְצֹ֖אן לָרֹ֑ב כִּ֥י שִׂמְחָ֖ה בְּיִשְׂרָאֵֽל
Ve ayrıca İssakar, Zevulun ve Naftali'ye kadar onlara yakın olanlar eşeklerle, develerle, katırlarla ve sığırlarla ekmek, yiyecek un, incir pestilleri, kuru üzümler, şarap, yağ, ve çokça sığır ve sürü getiriyorlardı; çünkü İsrail'de sevinç vardı.
Nehemya 13:16
·
Tevrat
וְהַצֹּרִים֙ יָ֣שְׁבוּ בָ֔הּ מְבִיאִ֥ים דָּ֖אג וְכָל־מֶ֑כֶר וּמֹכְרִ֧ים בַּשַּׁבָּ֛ת לִבְנֵ֥י יְהוּדָ֖ה וּבִירוּשָׁלִָֽם
Ve orada oturan Surlular balık ve her malı getiriyorlardı ve Şabat gününde Yahuda oğullarına ve Yeruşalim'de satıyorlardı.
2. Tarihler 9:14
·
Tevrat
לְבַ֞ד מֵאַנְשֵׁ֧י הַתָּרִ֛ים וְהַסֹּחֲרִ֖ים מְבִיאִ֑ים וְכָל־מַלְכֵ֤י עֲרַב֙ וּפַח֣וֹת הָאָ֔רֶץ מְבִיאִ֛ים זָהָ֥ב וָכֶ֖סֶף לִשְׁלֹמֹֽה
gezgin adamların ve tüccarların getirdiklerinin dışında; Arabistan'ın bütün kralları ve diyarın valileri Süleyman'a altın ve gümüş getiriyorlardı.
Örnek Ayetler (5 / 8)
2. Krallar 5:18
·
Tevrat
לַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה יִסְלַ֥ח יְהוָ֖ה לְעַבְדֶּ֑ךָ בְּב֣וֹא אֲדֹנִ֣י בֵית־רִמּוֹן֩ לְהִשְׁתַּחֲוֺ֨ת שָׁ֜מָּה וְה֣וּא נִשְׁעָ֣ן עַל־יָדִ֗י וְהִֽשְׁתַּחֲוֵ֨יתִי֙ בֵּ֣ית רִמֹּ֔ן בְּהִשְׁתַּחֲוָיָ֨תִי֙ בֵּ֣ית רִמֹּ֔ן יִסְלַח־יְהוָ֥ה לְעַבְדְּךָ֖ בַּדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
'Bu şey için Yahve kulunu bağışlasın: Efendim oraya eğilmek için Rimmon evine geldiğinde ve o elime yaslandığında ve ben Rimmon evinde eğildiğimde, ben Rimmon evinde eğildiğimde Yahve kulunu bu şeyde bağışlasın.'
2. Krallar 12:10
·
Tevrat
וַיִּקַּ֞ח יְהוֹיָדָ֤ע הַכֹּהֵן֙ אֲר֣וֹן אֶחָ֔ד וַיִּקֹּ֥ב חֹ֖ר בְּדַלְתּ֑וֹ וַיִּתֵּ֣ן אֹתוֹ֩ אֵ֨צֶל הַמִּזְבֵּ֜חַ מִיָּמִ֗ין בְּבֽוֹא־אִישׁ֙ בֵּ֣ית יְהוָ֔ה וְנָֽתְנוּ־שָׁ֤מָּה הַכֹּֽהֲנִים֙ שֹׁמְרֵ֣י הַסַּ֔ף אֶת־כָּל־הַכֶּ֖סֶף הַמּוּבָ֥א בֵית־יְהוָֽה
Sonra kâhin Yehoyada bir sandık aldı ve kapağına bir delik açtı; ve onu sunağın yanına, bir adamın Yahve'nin evine girişinde sağa koydu; ve eşik bekçileri olan kâhinler Yahve'nin evine getirilen bütün gümüşü oraya koydular.
Mezmurlar 51:2
·
Tevrat
בְּֽבוֹא־אֵ֭לָיו נָתָ֣ן הַנָּבִ֑יא כַּֽאֲשֶׁר־בָּ֝֗א אֶל־בַּת־שָֽׁבַע
O Bat-Şeva'ya geldiği zaman, peygamber Natan ona geldiğinde.
Mezmurlar 52:2
·
Tevrat
בְּב֤וֹא דּוֹאֵ֣ג הָאֲדֹמִי֮ וַיַּגֵּ֪ד לְשָׁ֫א֥וּל וַיֹּ֥אמֶר ל֑וֹ בָּ֥א דָ֝וִ֗ד אֶל־בֵּ֥ית אֲחִימֶֽלֶךְ
Edomlu Doeg geldiğinde, Saul'a bildirdi ve ona dedi: 'Davut Ahimelek'in evine geldi.'
Mezmurlar 54:2
·
Tevrat
בְּב֣וֹא הַ֭זִּיפִים וַיֹּאמְר֣וּ לְשָׁא֑וּל הֲלֹ֥א דָ֝וִ֗ד מִסְתַּתֵּ֥ר עִמָּֽנוּ
Zifliler gelip Saul'a dediklerinde: 'Davut yanımızda saklanmıyor mu?'
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hakimler 6:4
·
Tevrat
וַיַּחֲנ֣וּ עֲלֵיהֶ֗ם וַיַּשְׁחִ֨יתוּ֙ אֶת־יְב֣וּל הָאָ֔רֶץ עַד־בּוֹאֲךָ֖ עַזָּ֑ה וְלֹֽא־יַשְׁאִ֤ירוּ מִֽחְיָה֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל וְשֶׂ֥ה וָשׁ֖וֹר וַחֲמֽוֹר
Onlara karşı ordu kurarlar ve Gazze'ye varıncaya kadar yerin ürününü harap ederlerdi; İsrail'de yiyecek, koyun, sığır ve eşek bırakmazlardı.
Hakimler 11:33
·
Tevrat
וַיַּכֵּ֡ם מֵעֲרוֹעֵר֩ וְעַד־בּוֹאֲךָ֨ מִנִּ֜ית עֶשְׂרִ֣ים עִ֗יר וְעַד֙ אָבֵ֣ל כְּרָמִ֔ים מַכָּ֖ה גְּדוֹלָ֣ה מְאֹ֑ד וַיִּכָּֽנְעוּ֙ בְּנֵ֣י עַמּ֔וֹן מִפְּנֵ֖י בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve onları Aroer'den Minnit'e varıncaya kadar yirmi şehir ve Avel-Keramim'e kadar çok büyük bir vuruşla vurdu. Ve Ammon oğulları İsrail oğullarının önünde boyun eğdiler.
2. Samuel 15:20
·
Tevrat
תְּמ֣וֹל בּוֹאֶ֗ךָ וְהַיּ֞וֹם אֲנִֽיעֲךָ֤ עִמָּ֨נוּ֙ לָלֶ֔כֶת וַאֲנִ֣י הוֹלֵ֔ךְ עַ֥ל אֲשֶׁר־אֲנִ֖י הוֹלֵ֑ךְ שׁ֣וּב וְהָשֵׁ֧ב אֶת־אַחֶ֛יךָ עִמָּ֖ךְ חֶ֥סֶד וֶאֱמֶֽת
Gelişin dündü ve bugün gitmek için seni bizimle dolaştırayım mı? Ve ben gittiğim yere gidiyorum; dön ve kardeşlerini seninle döndür, sadakat ve hakikat.
1. Samuel 15:7
·
Tevrat
וַיַּ֥ךְ שָׁא֖וּל אֶת־עֲמָלֵ֑ק מֵֽחֲוִילָה֙ בּוֹאֲךָ֣ שׁ֔וּר אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֥י מִצְרָֽיִם
Şaul Amalek'i Havila'dan Mısır'ın yüzünde olan Şur girişine kadar vurdu.
1. Samuel 16:4
·
Tevrat
וַיַּ֣עַשׂ שְׁמוּאֵ֗ל אֵ֚ת אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֣ר יְהוָ֔ה וַיָּבֹ֖א בֵּ֣ית לָ֑חֶם וַיֶּחֶרְד֞וּ זִקְנֵ֤י הָעִיר֙ לִקְרָאת֔וֹ וַיֹּ֖אמֶר שָׁלֹ֥ם בּוֹאֶֽךָ
Samuel Yahve'nin söylediğini yaptı ve Beytlehem'e geldi. Şehrin ihtiyarları onu karşılamaya titreyerek geldiler ve dediler: 'Gelişin barışla mı?'
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hakimler 1:7
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲדֹֽנִי־בֶ֗זֶק שִׁבְעִ֣ים מְלָכִ֡ים בְּֽהֹנוֹת֩ יְדֵיהֶ֨ם וְרַגְלֵיהֶ֜ם מְקֻצָּצִ֗ים הָי֤וּ מְלַקְּטִים֙ תַּ֣חַת שֻׁלְחָנִ֔י כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֔יתִי כֵּ֥ן שִׁלַּם־לִ֖י אֱלֹהִ֑ים וַיְבִיאֻ֥הוּ יְרוּשָׁלִַ֖ם וַיָּ֥מָת שָֽׁם
Adoni-Bezek dedi: 'Ellerinin ve ayaklarının başparmakları kesilmiş yetmiş kral masamın altında topluyorlardı; nasıl yaptıysam, Tanrı bana öyle ödedi.' Onu Yeruşalim'e getirdiler ve orada öldü.
Hakimler 19:21
·
Tevrat
וַיְבִיאֵ֣הוּ לְבֵית֔וֹ וַיָּ֖בָול לַחֲמוֹרִ֑ים וַֽיִּרְחֲצוּ֙ רַגְלֵיהֶ֔ם וַיֹּאכְל֖וּ וַיִּשְׁתּֽוּ
Onu evine getirdi ve eşeklere yem verdi; ve ayaklarını yıkadılar ve yediler ve içtiler.
Hezekiel 17:4
·
Tevrat
אֵ֛ת רֹ֥אשׁ יְנִֽיקוֹתָ֖יו קָטָ֑ף וַיְבִיאֵ֨הוּ֙ אֶל־אֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן בְּעִ֥יר רֹכְלִ֖ים שָׂמֽוֹ
Onun sürgünlerinin başını kopardı ve onu Kenan diyarına getirdi, onu tüccarlar şehrine koydu.
1. Samuel 16:12
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח וַיְבִיאֵ֨הוּ֙ וְה֣וּא אַדְמוֹנִ֔י עִם־יְפֵ֥ה עֵינַ֖יִם וְט֣וֹב רֹ֑אִי וַיֹּ֧אמֶר יְהוָ֛ה ק֥וּם מְשָׁחֵ֖הוּ כִּֽי־זֶ֥ה הֽוּא
Gönderdi ve onu getirdi; o kızıldı, güzel gözlü ve iyi görünüşlüydü. Yahve dedi: 'Kalk, onu meshet; çünkü bu odur.'
2. Krallar 4:20
·
Tevrat
וַיִּשָּׂאֵ֔הוּ וַיְבִיאֵ֖הוּ אֶל־אִמּ֑וֹ וַיֵּ֧שֶׁב עַל־בִּרְכֶּ֛יהָ עַד־הַֽצָּהֳרַ֖יִם וַיָּמֹֽת
Onu taşıdı ve annesine getirdi; öğleye kadar onun dizleri üzerinde oturdu ve öldü.
Örnek Ayetler (5 / 8)
2. Samuel 4:4
·
Tevrat
וְלִיהֽוֹנָתָן֙ בֶּן־שָׁא֔וּל בֵּ֖ן נְכֵ֣ה רַגְלָ֑יִם בֶּן־חָמֵ֣שׁ שָׁנִ֣ים הָיָ֡ה בְּבֹ֣א שְׁמֻעַת֩ שָׁא֨וּל וִיהֽוֹנָתָ֜ן מִֽיִּזְרְעֶ֗אל וַתִּשָּׂאֵ֤הוּ אֹֽמַנְתּוֹ֙ וַתָּנֹ֔ס וַיְהִ֞י בְּחָפְזָ֥הּ לָנ֛וּס וַיִּפֹּ֥ל וַיִּפָּסֵ֖חַ וּשְׁמ֥וֹ מְפִיבֹֽשֶׁת
Ve Şaul oğlu Yonatan'ın ayakları sakat bir oğlu vardı. Şaul ve Yonatan'ın haberi Yizreel'den geldiğinde beş yaşındaydı; dadısı onu kaldırdı ve kaçtı, kaçmak için acele ederken o düştü ve topal oldu; ve adı Mefivoşet'ti.
Yeremya 22:23
·
Tevrat
יֹשַׁבְתְּ֙ בַּלְּבָנ֔וֹן מְקֻנַּ֖נְתְּ בָּֽאֲרָזִ֑ים מַה־נֵּחַנְתְּ֙ בְּבֹא־לָ֣ךְ חֲבָלִ֔ים חִ֖יל כַּיֹּלֵדָֽה
Lübnan'da oturan, sedir ağaçlarında yuva kuran, sana sancılar, doğuran kadın gibi ağrı geldiğinde nasıl inleyeceksin!
Yeremya 28:9
·
Tevrat
הַנָּבִ֕יא אֲשֶׁ֥ר יִנָּבֵ֖א לְשָׁל֑וֹם בְּבֹא֙ דְּבַ֣ר הַנָּבִ֗יא יִוָּדַע֙ הַנָּבִ֔יא אֲשֶׁר־שְׁלָח֥וֹ יְהוָ֖ה בֶּאֱמֶֽת
Barış için peygamberlik eden peygamber, peygamberin sözü geldiğinde, Yahve'nin onu gerçekten gönderdiği peygamber bilinecektir.
1. Samuel 30:1
·
Tevrat
וַיְהִ֞י בְּבֹ֨א דָוִ֧ד וַאֲנָשָׁ֛יו צִֽקְלַ֖ג בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֑י וַעֲמָלֵקִ֣י פָֽשְׁט֗וּ אֶל־נֶ֨גֶב֙ וְאֶל־צִ֣קְלַ֔ג וַיַּכּוּ֙ אֶת־צִ֣קְלַ֔ג וַיִּשְׂרְפ֥וּ אֹתָ֖הּ בָּאֵֽשׁ
Davut ve adamları üçüncü gün Ziklag'a geldiklerinde, Amalekliler Negev'e ve Ziklag'a akın etmişlerdi; Ziklag'ı vurup onu ateşte yakmışlardı.
Süleyman'ın Özdeyişleri 1:26
·
Tevrat
גַּם־אֲ֭נִי בְּאֵידְכֶ֣ם אֶשְׂחָ֑ק אֶ֝לְעַ֗ג בְּבֹ֣א פַחְדְּכֶֽם
Ben de felaketinizde güleceğim, korkunuz geldiğinde alay edeceğim.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeremya 27:11
·
Tevrat
וְהַגּ֗וֹי אֲשֶׁ֨ר יָבִ֧יא אֶת־צַוָּאר֛וֹ בְּעֹ֥ל מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֖ל וַֽעֲבָד֑וֹ וְהִנַּחְתִּ֤יו עַל־אַדְמָתוֹ֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וַֽעֲבָדָ֖הּ וְיָ֥שַׁב בָּֽהּ
Ve boynunu Babil kralının boyunduruğuna getirecek ve ona hizmet edecek ulusu, onu toprağının üzerinde bırakacağım, Yahve'nin bildirisidir; ve onu işleyecek ve onda oturacak.
Yeşaya 7:17
·
Tevrat
יָבִ֨יא יְהוָ֜ה עָלֶ֗יךָ וְעַֽל־עַמְּךָ֮ וְעַל־בֵּ֣ית אָבִיךָ֒ יָמִים֙ אֲשֶׁ֣ר לֹא־בָ֔אוּ לְמִיּ֥וֹם סוּר־אֶפְרַ֖יִם מֵעַ֣ל יְהוּדָ֑ה אֵ֖ת מֶ֥לֶךְ אַשּֽׁוּר
Yahve senin üzerine, halkının üzerine ve babanın evinin üzerine, Efrayim'in Yahuda'nın üzerinden ayrıldığı günden beri gelmemiş günler getirecektir; Asur kralını.
Yeşu 23:15
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה כַּאֲשֶׁר־בָּ֤א עֲלֵיכֶם֙ כָּל־הַדָּבָ֣ר הַטּ֔וֹב אֲשֶׁ֥ר דִּבֶּ֛ר יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶ֖ם אֲלֵיכֶ֑ם כֵּן֩ יָבִ֨יא יְהוָ֜ה עֲלֵיכֶ֗ם אֵ֚ת כָּל־הַדָּבָ֣ר הָרָ֔ע עַד־הַשְׁמִיד֣וֹ אוֹתְכֶ֗ם מֵ֠עַל הָאֲדָמָ֤ה הַטּוֹבָה֙ הַזֹּ֔את אֲשֶׁר֙ נָתַ֣ן לָכֶ֔ם יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶֽם
Ve Tanrınız Yahve'nin size söylediği bütün iyi sözler size geldiği gibi; böylece Tanrınız Yahve'nin size verdiği bu iyi toprağın üzerinden sizi yok edene kadar, Yahve bütün kötü sözleri üzerinize getirecektir.
2. Tarihler 24:11
·
Tevrat
וַיְהִ֡י בְּעֵת֩ יָבִ֨יא אֶת־הָֽאָר֜וֹן אֶל־פְּקֻדַּ֣ת הַמֶּלֶךְ֮ בְּיַ֣ד הַלְוִיִּם֒ וְכִרְאוֹתָ֞ם כִּי־רַ֣ב הַכֶּ֗סֶף וּבָ֨א סוֹפֵ֤ר הַמֶּ֨לֶךְ֙ וּפְקִיד֙ כֹּהֵ֣ן הָרֹ֔אשׁ וִיעָ֨רוּ֙ אֶת־הָ֣אָר֔וֹן וְיִשָּׂאֻ֖הוּ וִֽישִׁיבֻ֣הוּ אֶל־מְקֹמ֑וֹ כֹּ֤ה עָשׂוּ֙ לְי֣וֹם בְּי֔וֹם וַיַּֽאַסְפוּ־כֶ֖סֶף לָרֹֽב
Sandığı Levililerin eliyle kralın gözetimine getirdikleri zaman, gümüşün çok olduğunu gördüklerinde, kralın yazmanı ve başkâhinin görevlisi gelip sandığı boşaltırlardı; onu alıp yerine geri götürürlerdi. Günden güne böyle yaptılar ve bolca gümüş topladılar.
Levililer 4:32
·
Tevrat
וְאִם־כֶּ֛בֶשׂ יָבִ֥יא קָרְבָּנ֖וֹ לְחַטָּ֑את נְקֵבָ֥ה תְמִימָ֖ה יְבִיאֶֽנָּה
Ve eğer günah sunusu için sunusunu kuzu getirirse, onu kusursuz dişi getirecektir.
Örnek Ayetler (4 / 8)
Hagay 1:8
·
Tevrat
עֲל֥וּ הָהָ֛ר וַהֲבֵאתֶ֥ם עֵ֖ץ וּבְנ֣וּ הַבָּ֑יִת וְאֶרְצֶה־בּ֥וֹ וְאֶכָּבְדָ֖ה אָמַ֥ר יְהוָֽה
Dağa çıkın ve ağaç getirin ve evi inşa edin; ve ondan razı olacağım ve yüceleceğim, dedi Yahve.
Hagay 1:9
·
Tevrat
פָּנֹ֤ה אֶל־הַרְבֵּה֙ וְהִנֵּ֣ה לִמְעָ֔ט וַהֲבֵאתֶ֥ם הַבַּ֖יִת וְנָפַ֣חְתִּי ב֑וֹ יַ֣עַן מֶ֗ה נְאֻם֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת יַ֗עַן בֵּיתִי֙ אֲשֶׁר־ה֣וּא חָרֵ֔ב וְאַתֶּ֥ם רָצִ֖ים אִ֥ישׁ לְבֵיתֽוֹ
Çoğa baktınız ve işte az oldu; ve eve getirdiniz ve ona üfledim. Ne yüzünden? Ordular Yahvesi'nin bildirisidir; evim yıkıkken ve siz her adam kendi evine koştuğunuz yüzünden.
Yeremya 17:21
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה הִשָּׁמְר֖וּ בְּנַפְשֽׁוֹתֵיכֶ֑ם וְאַל־תִּשְׂא֤וּ מַשָּׂא֙ בְּי֣וֹם הַשַּׁבָּ֔ת וַהֲבֵאתֶ֖ם בְּשַׁעֲרֵ֥י יְרוּשָׁלִָֽם
Yahve şöyle dedi: Canlarınız için sakının ve Şabat gününde yük taşımayın ve Yeruşalim'in kapılarından getirmeyin.
Malaki 1:13
·
Tevrat
וַאֲמַרְתֶּם֩ הִנֵּ֨ה מַתְּלָאָ֜ה וְהִפַּחְתֶּ֣ם אוֹת֗וֹ אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת וַהֲבֵאתֶ֣ם גָּז֗וּל וְאֶת־הַפִּסֵּ֨חַ֙ וְאֶת־הַ֣חוֹלֶ֔ה וַהֲבֵאתֶ֖ם אֶת־הַמִּנְחָ֑ה הַאֶרְצֶ֥ה אוֹתָ֛הּ מִיֶּדְכֶ֖ם אָמַ֥ר יְהוָֽה
Ve dediniz: 'İşte ne yorgunluk!' Ve ona üflediniz, Ordular Yahve dedi. Ve çalınmışı ve topalı ve hastayı getirdiniz; ve sunuyu getirdiniz. Elinizden ondan razı olur muyum? Yahve dedi.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeşaya 66:20
·
Tevrat
וְהֵבִ֣יאוּ אֶת־כָּל־אֲחֵיכֶ֣ם מִכָּל־הַגּוֹיִ֣ם מִנְחָ֣ה לַֽיהוָ֡ה בַּסּוּסִ֡ים וּ֠בָרֶכֶב וּבַצַּבִּ֨ים וּבַפְּרָדִ֜ים וּבַכִּרְכָּר֗וֹת עַ֣ל הַ֥ר קָדְשִׁ֛י יְרוּשָׁלִַ֖ם אָמַ֣ר יְהוָ֑ה כַּאֲשֶׁ֣ר יָבִיאוּ֩ בְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֧ל אֶת־הַמִּנְחָ֛ה בִּכְלִ֥י טָה֖וֹר בֵּ֥ית יְהוָֽה
Ve bütün kardeşlerinizi bütün uluslardan Yahve'ye sunu olarak atlarla ve arabalarla ve tahtırevanlarla ve katırlarla ve develerle kutsal dağım Yeruşalim'e getirecekler, dedi Yahve; İsrail oğullarının sunuyu temiz kapta Yahve'nin evine getirdikleri gibi.
Nehemya 10:40
·
Tevrat
כִּ֣י אֶל־הַ֠לְּשָׁכוֹת יָבִ֨יאוּ בְנֵי־יִשְׂרָאֵ֜ל וּבְנֵ֣י הַלֵּוִ֗י אֶת־תְּרוּמַ֣ת הַדָּגָן֮ הַתִּיר֣וֹשׁ וְהַיִּצְהָר֒ וְשָׁם֙ כְּלֵ֣י הַמִּקְדָּ֔שׁ וְהַכֹּהֲנִים֙ הַמְשָׁ֣רְתִ֔ים וְהַשּׁוֹעֲרִ֖ים וְהַמְשֹׁרְרִ֑ים וְלֹ֥א נַעֲזֹ֖ב אֶת־בֵּ֥ית אֱלֹהֵֽינוּ
Çünkü İsrail oğulları ve Levi oğulları tahılın, yeni şarabın ve taze yağın sunusunu odalara getirecekler; ve kutsal yerin kapları, hizmet eden kâhinler, kapı nöbetçileri ve ilahiciler oradadır; ve Tanrımızın evini bırakmayacağız.
Ester 6:8
·
Tevrat
יָבִ֨יאוּ֙ לְב֣וּשׁ מַלְכ֔וּת אֲשֶׁ֥ר לָֽבַשׁ־בּ֖וֹ הַמֶּ֑לֶךְ וְס֗וּס אֲשֶׁ֨ר רָכַ֤ב עָלָיו֙ הַמֶּ֔לֶךְ וַאֲשֶׁ֥ר נִתַּ֛ן כֶּ֥תֶר מַלְכ֖וּת בְּרֹאשֽׁוֹ
Kralın giydiği krallık giysisini, kralın üzerine bindiği ve başına krallık tacı konulmuş atı getirsinler.
Levililer 10:15
·
Tevrat
שׁ֣וֹק הַתְּרוּמָ֞ה וַחֲזֵ֣ה הַתְּנוּפָ֗ה עַ֣ל אִשֵּׁ֤י הַחֲלָבִים֙ יָבִ֔יאוּ לְהָנִ֥יף תְּנוּפָ֖ה לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְהָיָ֨ה לְךָ֜ וּלְבָנֶ֤יךָ אִתְּךָ֙ לְחָק־עוֹלָ֔ם כַּאֲשֶׁ֖ר צִוָּ֥ה יְהוָֽה
Bağış sunusu budunu ve sallama sunusu göğsünü, Yahve'nin önünde sallama sunusu olarak sallamak için yağların ateş sunularıyla birlikte getirecekler; ve Yahve'nin emrettiği gibi, senin ve seninle birlikte oğullarının sonsuz payı olacak.
Levililer 17:5
·
Tevrat
לְמַעַן֩ אֲשֶׁ֨ר יָבִ֜יאוּ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל אֶֽת־זִבְחֵיהֶם֮ אֲשֶׁ֣ר הֵ֣ם זֹבְחִים֮ עַל־פְּנֵ֣י הַשָּׂדֶה֒ וֶֽהֱבִיאֻ֣ם לַֽיהוָ֗ה אֶל־פֶּ֛תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵ֖ד אֶל־הַכֹּהֵ֑ן וְזָ֨בְח֜וּ זִבְחֵ֧י שְׁלָמִ֛ים לַֽיהוָ֖ה אוֹתָֽם
Bu, İsrail oğullarının kırın yüzünde kurban ettikleri kurbanlarını Yahve'ye, buluşma çadırının girişine, kahine getirmeleri ve onları Yahve'ye esenlik kurbanları olarak kurban etmeleri içindir.
Örnek Ayetler (4 / 8)
Hezekiel 14:22
·
Tevrat
וְהִנֵּ֨ה נֽוֹתְרָה־בָּ֜הּ פְּלֵטָ֗ה הַֽמּוּצָאִים֮ בָּנִ֣ים וּבָנוֹת֒ הִנָּם֙ יוֹצְאִ֣ים אֲלֵיכֶ֔ם וּרְאִיתֶ֥ם אֶת־דַּרְכָּ֖ם וְאֶת־עֲלִֽילוֹתָ֑ם וְנִחַמְתֶּ֗ם עַל־הָֽרָעָה֙ אֲשֶׁ֤ר הֵבֵ֨אתִי֙ עַל־יְר֣וּשָׁלִַ֔ם אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר הֵבֵ֖אתִי עָלֶֽיהָ
Ve işte onda çıkarılan oğullar ve kızlar, kurtulanlar kalacak; işte onlar size çıkıyorlar ve onların yolunu ve onların işlerini göreceksiniz; ve Yeruşalim'in üzerine getirdiğim kötülük üzerine, onun üzerine getirdiğim her şey üzerine teselli bulacaksınız.
Yeremya 15:8
·
Tevrat
עָֽצְמוּ־לִ֤י אַלְמְנֹתָו֙ מֵח֣וֹל יַמִּ֔ים הֵבֵ֨אתִי לָהֶ֥ם עַל־אֵ֛ם בָּח֖וּר שֹׁדֵ֣ד בַּֽצָּהֳרָ֑יִם הִפַּ֤לְתִּי עָלֶ֨יהָ֙ פִּתְאֹ֔ם עִ֖יר וּבֶהָלֽוֹת
Onun dulları benim için denizlerin kumundan daha çok oldular; onlara, genç adamın annesinin üzerine, öğleyin bir yıkıcı getirdim; onun üzerine aniden heyecan ve dehşetler düşürdüm.
Yeremya 32:42
·
Tevrat
כִּֽי־כֹה֙ אָמַ֣ר יְהוָ֔ה כַּאֲשֶׁ֤ר הֵבֵ֨אתִי֙ אֶל־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה אֵ֛ת כָּל־הָרָעָ֥ה הַגְּדוֹלָ֖ה הַזֹּ֑את כֵּ֣ן אָנֹכִ֞י מֵבִ֤יא עֲלֵיהֶם֙ אֶת־כָּל־הַטּוֹבָ֔ה אֲשֶׁ֥ר אָנֹכִ֖י דֹּבֵ֥ר עֲלֵיהֶֽם
Çünkü Yahve şöyle dedi: Bu halkın üzerine bütün bu büyük kötülüğü getirdiğim gibi, onlar hakkında söylediğim bütün iyiliği de onların üzerine öyle getireceğim.
Yeremya 44:2
·
Tevrat
כֹּה־אָמַ֞ר יְהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אַתֶּ֣ם רְאִיתֶ֗ם אֵ֤ת כָּל־הָֽרָעָה֙ אֲשֶׁ֤ר הֵבֵ֨אתִי֙ עַל־יְר֣וּשָׁלִַ֔ם וְעַ֖ל כָּל־עָרֵ֣י יְהוּדָ֑ה וְהִנָּ֤ם חָרְבָּה֙ הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה וְאֵ֥ין בָּהֶ֖ם יוֹשֵֽׁב
İsrail'in Tanrısı Ordular Yahve şöyle dedi: Yeruşalim'in üzerine ve Yahuda'nın bütün şehirlerinin üzerine getirdiğim bütün kötülüğü siz gördünüz; ve işte onlar bu gün viranedir ve onlarda oturan yoktur.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 40:17
·
Tevrat
וַיְבִיאֵ֗נִי אֶל־הֶֽחָצֵר֙ הַחִ֣יצוֹנָ֔ה וְהִנֵּ֤ה לְשָׁכוֹת֙ וְרִֽצְפָ֔ה עָשׂ֥וּי לֶחָצֵ֖ר סָבִ֣יב סָבִ֑יב שְׁלֹשִׁ֥ים לְשָׁכ֖וֹת אֶל־הָרִֽצְפָֽה
Sonra beni dış avluya getirdi ve işte odalar ve avluya çepeçevre yapılmış kaldırım vardı; kaldırıma otuz oda vardı.
Hezekiel 40:28
·
Tevrat
וַיְבִיאֵ֛נִי אֶל־חָצֵ֥ר הַפְּנִימִ֖י בְּשַׁ֣עַר הַדָּר֑וֹם וַיָּ֨מָד֙ אֶת־הַשַּׁ֣עַר הַדָּר֔וֹם כַּמִּדּ֖וֹת הָאֵֽלֶּה
Sonra beni güney kapısıyla iç avluya getirdi; ve güney kapısını bu ölçüler gibi ölçtü.
Hezekiel 40:32
·
Tevrat
וַיְבִיאֵ֛נִי אֶל־הֶחָצֵ֥ר הַפְּנִימִ֖י דֶּ֣רֶךְ הַקָּדִ֑ים וַיָּ֣מָד אֶת־הַשַּׁ֔עַר כַּמִּדּ֖וֹת הָאֵֽלֶּה
Sonra beni doğu yoluna bakan iç avluya getirdi; ve kapıyı bu ölçüler gibi ölçtü.
Hezekiel 40:35
·
Tevrat
וַיְבִיאֵ֖נִי אֶל־שַׁ֣עַר הַצָּפ֑וֹן וּמָדַ֖ד כַּמִּדּ֥וֹת הָאֵֽלֶּה
Sonra beni kuzey kapısına getirdi; ve bu ölçüler gibi ölçtü.
Hezekiel 41:1
·
Tevrat
וַיְבִיאֵ֖נִי אֶל־הַהֵיכָ֑ל וַיָּ֣מָד אֶת־הָאֵילִ֗ים שֵׁשׁ־אַמּ֨וֹת רֹ֧חַב־מִפּ֛וֹ וְשֵׁשׁ־אַמּֽוֹת־רֹ֥חַב מִפּ֖וֹ רֹ֥חַב הָאֹֽהֶל
Sonra beni tapınağa getirdi ve yan direkleri ölçtü, buradan altı kubit (~270 cm) genişlik ve buradan altı kubit (~270 cm) genişlik, çadırın genişliği.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeremya 2:31
·
Tevrat
הַדּ֗וֹר אַתֶּם֙ רְא֣וּ דְבַר־יְהוָ֔ה הֲמִדְבָּ֤ר הָיִ֨יתִי֙ לְיִשְׂרָאֵ֔ל אִ֛ם אֶ֥רֶץ מַאְפֵּ֖לְיָ֑ה מַדּ֜וּעַ אָמְר֤וּ עַמִּי֙ רַ֔דְנוּ לֽוֹא־נָב֥וֹא ע֖וֹד אֵלֶֽיךָ
Ey nesil, siz Yahve'nin sözünü görün: İsrail'e çöl mü oldum, yoksa karanlık bir yer mi? Neden halkım, 'Koptuk, artık sana gelmeyeceğiz' dedi?
Yeremya 42:14
·
Tevrat
לֵאמֹ֗ר לֹ֚א כִּ֣י אֶ֤רֶץ מִצְרַ֨יִם֙ נָב֔וֹא אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־נִרְאֶה֙ מִלְחָמָ֔ה וְק֥וֹל שׁוֹפָ֖ר לֹ֣א נִשְׁמָ֑ע וְלַלֶּ֥חֶם לֹֽא־נִרְעָ֖ב וְשָׁ֥ם נֵשֵֽׁב
diyerek: 'Hayır, çünkü savaş görmeyeceğimiz, boru sesini duymayacağımız ve ekmeğe acıkmayacağımız Mısır diyarına gireceğiz ve orada oturacağız;'
2. Krallar 7:4
·
Tevrat
אִם־אָמַרְנוּ֩ נָב֨וֹא הָעִ֜יר וְהָרָעָ֤ב בָּעִיר֙ וָמַ֣תְנוּ שָׁ֔ם וְאִם־יָשַׁ֥בְנוּ פֹ֖ה וָמָ֑תְנוּ וְעַתָּ֗ה לְכוּ֙ וְנִפְּלָה֙ אֶל־מַחֲנֵ֣ה אֲרָ֔ם אִם־יְחַיֻּ֣נוּ נִֽחְיֶ֔ה וְאִם־יְמִיתֻ֖נוּ וָמָֽתְנוּ
Eğer 'Şehre girelim' dersek, şehirde kıtlık var ve orada ölürüz; ve eğer burada oturursak, yine ölürüz. Şimdi gelin, Aram ordugahına düşelim; eğer bizi yaşatırlarsa yaşarız, ve eğer bizi öldürürlerse ölürüz.
Nehemya 4:5
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֣וּ צָרֵ֗ינוּ לֹ֤א יֵדְעוּ֙ וְלֹ֣א יִרְא֔וּ עַ֛ד אֲשֶׁר־נָב֥וֹא אֶל־תּוֹכָ֖ם וַהֲרַגְנ֑וּם וְהִשְׁבַּ֖תְנוּ אֶת־הַמְּלָאכָֽה
Düşmanlarımız dedi: 'Biz onların arasına girip onları öldürene ve işi durdurana kadar bilmeyecekler ve görmeyecekler.'
Eyüp 9:32
·
Tevrat
כִּי־לֹא־אִ֣ישׁ כָּמֹ֣נִי אֶֽעֱנֶ֑נּוּ נָב֥וֹא יַ֝חְדָּ֗ו בַּמִּשְׁפָּֽט
Çünkü o benim gibi bir adam değil ki ona cevap vereyim, birlikte yargıya gelelim.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 23:44
·
Tevrat
וַיָּב֣וֹא אֵלֶ֔יהָ כְּב֖וֹא אֶל־אִשָּׁ֣ה זוֹנָ֑ה כֵּ֣ן בָּ֗אוּ אֶֽל־אָֽהֳלָה֙ וְאֶל־אָ֣הֳלִיבָ֔ה אִשֹּׁ֖ת הַזִּמָּֽה
Ve fahişe bir kadına gelir gibi ona geldi; böylece alçaklık kadınları Ohola'ya ve Oholiva'ya geldiler.
2. Samuel 17:27
·
Tevrat
וַיְהִ֕י כְּב֥וֹא דָוִ֖ד מַחֲנָ֑יְמָה וְשֹׁבִ֨י בֶן־נָחָ֜שׁ מֵרַבַּ֣ת בְּנֵֽי־עַמּ֗וֹן וּמָכִ֤יר בֶּן־עַמִּיאֵל֙ מִלֹּ֣א דְבָ֔ר וּבַרְזִלַּ֥י הַגִּלְעָדִ֖י מֵרֹגְלִֽים
Davut Mahanaim'e geldiğinde, Ammon oğullarının Rabba'sından Nahaş oğlu Şovi, Lo-Devar'dan Ammiel oğlu Makir ve Rogelim'den Gilatlı Barzillay,
1. Samuel 4:5
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כְּב֨וֹא אֲר֤וֹן בְּרִית־יְהוָה֙ אֶל־הַֽמַּחֲנֶ֔ה וַיָּרִ֥עוּ כָל־יִשְׂרָאֵ֖ל תְּרוּעָ֣ה גְדוֹלָ֑ה וַתֵּהֹ֖ם הָאָֽרֶץ
Yahve'nin antlaşma sandığı ordugaha geldiğinde bütün İsrail büyük bir gürültüyle bağırdı ve yer yankılandı.
1. Samuel 5:10
·
Tevrat
וַֽיְשַׁלְּח֛וּ אֶת־אֲר֥וֹן הָאֱלֹהִ֖ים עֶקְר֑וֹן וַיְהִ֗י כְּב֨וֹא אֲר֤וֹן הָאֱלֹהִים֙ עֶקְר֔וֹן וַיִּזְעֲק֨וּ הָֽעֶקְרֹנִ֜ים לֵאמֹ֗ר הֵסַ֤בּוּ אֵלַי֙ אֶת־אֲרוֹן֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לַהֲמִיתֵ֖נִי וְאֶת־עַמִּֽי
Tanrı'nın sandığını Ekron'a gönderdiler. Tanrı'nın sandığı Ekron'a geldiğinde, Ekronlular feryat ederek dediler: 'Beni ve halkımı öldürmek için İsrail'in Tanrısı'nın sandığını bana döndürdüler.'
2. Krallar 5:6
·
Tevrat
וַיָּבֵ֣א הַסֵּ֔פֶר אֶל־מֶ֥לֶךְ יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר וְעַתָּ֗ה כְּב֨וֹא הַסֵּ֤פֶר הַזֶּה֙ אֵלֶ֔יךָ הִנֵּ֨ה שָׁלַ֤חְתִּי אֵלֶ֨יךָ֙ אֶת־נַעֲמָ֣ן עַבְדִּ֔י וַאֲסַפְתּ֖וֹ מִצָּרַעְתּֽוֹ
İsrail kralına mektubu getirerek dedi ki: 'Ve şimdi, bu mektup sana geldiğinde, işte kulum Naaman'ı sana gönderdim; onu cüzamından kurtaracaksın.'
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hagay 1:6
·
Tevrat
זְרַעְתֶּ֨ם הַרְבֵּ֜ה וְהָבֵ֣א מְעָ֗ט אָכ֤וֹל וְאֵין־לְשָׂבְעָה֙ שָׁת֣וֹ וְאֵין־לְשָׁכְרָ֔ה לָב֖וֹשׁ וְאֵין־לְחֹ֣ם ל֑וֹ וְהַ֨מִּשְׂתַּכֵּ֔ר מִשְׂתַּכֵּ֖ר אֶל־צְר֥וֹר נָקֽוּב
Çok ektiniz ve az getirdiniz; yiyorsunuz ve doymak yok, içiyorsunuz ve sarhoş olmak yok, giyiniyorsunuz ve ısınmak yok; ve ücret kazanan, delik bir keseye ücret kazanıyor.
Hezekiel 46:9
·
Tevrat
וּבְב֨וֹא עַם־הָאָ֜רֶץ לִפְנֵ֣י יְהוָה֮ בַּמּֽוֹעֲדִים֒ הַבָּ֡א דֶּרֶךְ־שַׁ֨עַר צָפ֜וֹן לְהִֽשְׁתַּחֲוֺ֗ת יֵצֵא֙ דֶּרֶךְ־שַׁ֣עַר נֶ֔גֶב וְהַבָּא֙ דֶּרֶךְ־שַׁ֣עַר נֶ֔גֶב יֵצֵ֖א דֶּרֶךְ־שַׁ֣עַר צָפ֑וֹנָה לֹ֣א יָשׁ֗וּב דֶּ֤רֶךְ הַשַּׁ֨עַר֙ אֲשֶׁר־בָּ֣א ב֔וֹ כִּ֥י נִכְח֖וֹ יֵצֵֽא
Ve yerin halkı buluşma zamanlarında Yahve'nin önüne geldiğinde, tapınmak için kuzey kapısı yoluyla gelen güney kapısı yoluyla çıkacak; ve güney kapısı yoluyla gelen kuzey kapısı yoluyla çıkacak. Geldiği kapının yoluyla dönmeyecek, çünkü karşısından çıkacak.
2. Krallar 11:8
·
Tevrat
וְהִקַּפְתֶּ֨ם עַל־הַמֶּ֜לֶךְ סָבִ֗יב אִ֚ישׁ וְכֵלָ֣יו בְּיָד֔וֹ וְהַבָּ֥א אֶל־הַשְּׂדֵר֖וֹת יוּמָ֑ת וִהְי֥וּ אֶת־הַמֶּ֖לֶךְ בְּצֵאת֥וֹ וּבְבֹאֽוֹ
Her adam silahları elinde olarak kralın etrafını kuşatacaksınız; saflara giren öldürülecek. Çıkışında ve girişinde kral ile birlikte olun.
2. Krallar 11:15
·
Tevrat
וַיְצַו֩ יְהוֹיָדָ֨ע הַכֹּהֵ֜ן אֶת־שָׂרֵ֥י הַמֵּא֣וֹת פְּקֻדֵ֣י הַחַ֗יִל וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵיהֶם֙ הוֹצִ֤יאוּ אֹתָהּ֙ אֶל־מִבֵּ֣ית לַשְּׂדֵרֹ֔ת וְהַבָּ֥א אַחֲרֶ֖יהָ הָמֵ֣ת בֶּחָ֑רֶב כִּ֚י אָמַ֣ר הַכֹּהֵ֔ן אַל־תּוּמַ֖ת בֵּ֥ית יְהוָֽה
Kâhin Yehoyada ordunun görevlileri olan yüzbaşılara buyurdu ve onlara dedi: 'Onu safların arasından dışarı çıkarın ve onun ardından geleni kılıçla öldürün.' Çünkü kâhin demişti: 'Yahve'nin evinde öldürülmesin.'
2. Tarihler 23:7
·
Tevrat
וְהִקִּיפוּ֩ הַלְוִיִּ֨ם אֶת־הַמֶּ֜לֶךְ סָבִ֗יב אִ֚ישׁ וְכֵלָ֣יו בְּיָד֔וֹ וְהַבָּ֥א אֶל־הַבַּ֖יִת יוּמָ֑ת וִֽהְי֥וּ אֶת־הַמֶּ֖לֶךְ בְּבֹא֥וֹ וּבְצֵאתֽוֹ
Levililer her adam silahları elinde kralı çevresinde kuşatacaklar; ve eve gelen öldürülecek; geldiğinde ve çıktığında kral ile olun.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 44:17
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה בְּבוֹאָם֙ אֶֽל־שַׁעֲרֵי֙ הֶחָצֵ֣ר הַפְּנִימִ֔ית בִּגְדֵ֥י פִשְׁתִּ֖ים יִלְבָּ֑שׁוּ וְלֹֽא־יַעֲלֶ֤ה עֲלֵיהֶם֙ צֶ֔מֶר בְּשָֽׁרְתָ֗ם בְּשַׁעֲרֵ֛י הֶחָצֵ֥ר הַפְּנִימִ֖ית וָבָֽיְתָה
Ve iç avlunun kapılarına girdiklerinde keten giysiler giyecekler; iç avlunun kapılarında ve evde hizmet ettiklerinde üzerlerine yün gelmeyecek.
Hezekiel 44:21
·
Tevrat
וְיַ֥יִן לֹֽא־יִשְׁתּ֖וּ כָּל־כֹּהֵ֑ן בְּבוֹאָ֖ם אֶל־הֶחָצֵ֥ר הַפְּנִימִֽית
Ve iç avluya girdiklerinde hiçbir kâhin şarap içmeyecek.
Hezekiel 46:10
·
Tevrat
וְֽהַנָּשִׂ֑יא בְּתוֹכָ֤ם בְּבוֹאָם֙ יָב֔וֹא וּבְצֵאתָ֖ם יֵצֵֽאוּ
Ve önder onların ortasında, onlar geldiğinde gelecek ve onlar çıktığında çıkacaklar.
1. Samuel 16:6
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בְּבוֹאָ֔ם וַיַּ֖רְא אֶת־אֱלִיאָ֑ב וַיֹּ֕אמֶר אַ֛ךְ נֶ֥גֶד יְהוָ֖ה מְשִׁיחֽוֹ
Geldiklerinde Eliyav'ı gördü ve dedi: 'Kesinlikle Yahve'nin meshedilmişi onun önündedir.'
1. Samuel 18:6
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בְּבוֹאָ֗ם בְּשׁ֤וּב דָּוִד֙ מֵהַכּ֣וֹת אֶת־הַפְּלִשְׁתִּ֔י וַתֵּצֶ֨אנָה הַנָּשִׁ֜ים מִכָּל־עָרֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ לָשִׁ֣יר וְהַמְּחֹל֔וֹת לִקְרַ֖את שָׁא֣וּל הַמֶּ֑לֶךְ בְּתֻפִּ֥ים בְּשִׂמְחָ֖ה וּבְשָׁלִשִֽׁים
Onlar gelirken, Davut Filistli'yi vurmaktan döndüğünde, kadınlar İsrail'in bütün şehirlerinden şarkı söylemek ve danslarla Kral Şaul'u karşılamak için teflerle, sevinçle ve üç telli çalgılarla çıktılar.