2622
Kullanım
3
Lemma
277
Türev
221
Anlam
3 lemma, 277 türev form
Örnek Ayetler (2)
Nehemya 10:36
·
Tevrat
וּלְהָבִ֞יא אֶת־בִּכּוּרֵ֣י אַדְמָתֵ֗נוּ וּבִכּוּרֵ֛י כָּל־פְּרִ֥י כָל־עֵ֖ץ שָׁנָ֣ה בְשָׁנָ֑ה לְבֵ֖ית יְהוָֽה
Ve toprağımızın ilk ürünlerini ve her ağacın her meyvesinin ilk ürünlerini yıldan yıla Yahve'nin evine getirmek için.
Daniel 9:24
·
Tevrat
שָׁבֻעִ֨ים שִׁבְעִ֜ים נֶחְתַּ֥ךְ עַֽל־עַמְּךָ֣ וְעַל־עִ֣יר קָדְשֶׁ֗ךָ לְכַלֵּ֨א הַפֶּ֜שַׁע וּלְהָתֵ֤ם חַטָּאת֙ וּלְכַפֵּ֣ר עָוֺ֔ן וּלְהָבִ֖יא צֶ֣דֶק עֹֽלָמִ֑ים וְלַחְתֹּם֙ חָז֣וֹן וְנָבִ֔יא וְלִמְשֹׁ֖חַ קֹ֥דֶשׁ קָֽדָשִֽׁים
İsyanı bitirmek ve günahı sona erdirmek ve suça kefaret etmek ve sonsuz doğruluk getirmek ve görümü ve peygamberi mühürlemek ve kutsalların kutsalını meshetmek için halkın üzerine ve kutsal şehrin üzerine yetmiş hafta belirlendi.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 90:12
·
Tevrat
לִמְנ֣וֹת יָ֭מֵינוּ כֵּ֣ן הוֹדַ֑ע וְ֝נָבִ֗א לְבַ֣ב חָכְמָֽה
Günlerimizi saymayı böylece bildir, ve bilgelik kalbini getirelim.
Yasa'nın Tekrarı 1:19
·
Tevrat
וַנִּסַּ֣ע מֵחֹרֵ֗ב וַנֵּ֡לֶךְ אֵ֣ת כָּל־הַמִּדְבָּ֣ר הַגָּדוֹל֩ וְהַנּוֹרָ֨א הַה֜וּא אֲשֶׁ֣ר רְאִיתֶ֗ם דֶּ֚רֶךְ הַ֣ר הָֽאֱמֹרִ֔י כַּאֲשֶׁ֥ר צִוָּ֛ה יְהוָ֥ה אֱלֹהֵ֖ינוּ אֹתָ֑נוּ וַנָּבֹ֕א עַ֖ד קָדֵ֥שׁ בַּרְנֵֽעַ
Horev'den göç ettik ve Tanrımız Yahve'nin bize buyurduğu gibi Amorluların dağı yoluyla gördüğünüz o büyük ve korkunç bütün çölü yürüdük ve Kadeş Barnea'ya kadar geldik.
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 30:5
·
Tevrat
וֶהֱבִֽיאֲךָ֞ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ אֶל־הָאָ֛רֶץ אֲשֶׁר־יָרְשׁ֥וּ אֲבֹתֶ֖יךָ וִֽירִשְׁתָּ֑הּ וְהֵיטִֽבְךָ֥ וְהִרְבְּךָ֖ מֵאֲבֹתֶֽיךָ
Ve Tanrın Yahve seni atalarının mülk edindiği yere getirecek ve onu mülk edineceksin; ve sana iyilik edecek ve seni atalarından daha çok çoğaltacaktır.
Mısır'dan Çıkış 23:23
·
Tevrat
כִּֽי־יֵלֵ֣ךְ מַלְאָכִי֮ לְפָנֶיךָ֒ וֶהֱבִֽיאֲךָ֗ אֶל־הָֽאֱמֹרִי֙ וְהַ֣חִתִּ֔י וְהַפְּרִזִּי֙ וְהַֽכְּנַעֲנִ֔י הַחִוִּ֖י וְהַיְבוּסִ֑י וְהִכְחַדְתִּֽיו
Çünkü elçim senin önünden gidecek ve seni Amorluya, Hititliye, Perizliye, Kenanlıya, Hivliye ve Yevusluya getirecek; ve onları yok edeceğim.
Örnek Ayetler (2)
Nehemya 10:30
·
Tevrat
מַחֲזִיקִ֣ים עַל־אֲחֵיהֶם֮ אַדִּירֵיהֶם֒ וּבָאִ֞ים בְּאָלָ֣ה וּבִשְׁבוּעָ֗ה לָלֶ֨כֶת֙ בְּתוֹרַ֣ת הָאֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁ֣ר נִתְּנָ֔ה בְּיַ֖ד מֹשֶׁ֣ה עֶֽבֶד־הָֽאֱלֹהִ֑ים וְלִשְׁמ֣וֹר וְלַעֲשׂ֗וֹת אֶת־כָּל־מִצְוֺת֙ יְהוָ֣ה אֲדֹנֵ֔ינוּ וּמִשְׁפָּטָ֖יו וְחֻקָּֽיו
kardeşlerine, soylularına katılıyorlar; Tanrı'nın kulu Musa eliyle verilen Tanrı'nın yasasında yürümek ve Efendimiz Yahve'nin bütün buyruklarını, hükümlerini ve kurallarını korumak ve yapmak için lanete ve yemine giriyorlar.
Nehemya 13:22
·
Tevrat
וָאֹמְרָ֣ה לַלְוִיִּ֗ם אֲשֶׁ֨ר יִֽהְי֤וּ מִֽטַּהֲרִים֙ וּבָאִים֙ שֹׁמְרִ֣ים הַשְּׁעָרִ֔ים לְקַדֵּ֖שׁ אֶת־י֣וֹם הַשַּׁבָּ֑ת גַּם־זֹאת֙ זָכְרָה־לִּ֣י אֱלֹהַ֔י וְח֥וּסָה עָלַ֖י כְּרֹ֥ב חַסְדֶּֽךָ
Ve Levililere arınmalarını ve Şabat gününü kutsal kılmak için gelip kapıları korumalarını söyledim. Bunun için de beni hatırla, ey Tanrım, ve sadakatinin çokluğuna göre bana acı.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 20:28
·
Tevrat
וָאֲבִיאֵם֙ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֤ר נָשָׂ֨אתִי֙ אֶת־יָדִ֔י לָתֵ֥ת אוֹתָ֖הּ לָהֶ֑ם וַיִּרְאוּ֩ כָל־גִּבְעָ֨ה רָמָ֜ה וְכָל־עֵ֣ץ עָבֹ֗ת וַיִּזְבְּחוּ־שָׁ֤ם אֶת־זִבְחֵיהֶם֙ וַיִּתְּנוּ־שָׁם֙ כַּ֣עַס קָרְבָּנָ֔ם וַיָּשִׂ֣ימוּ שָׁ֗ם רֵ֚יחַ נִיח֣וֹחֵיהֶ֔ם וַיַּסִּ֥יכוּ שָׁ֖ם אֶת־נִסְכֵּיהֶֽם
Ve onları, onlara vermek için elimi kaldırdığım yere getirdim; ve her yüksek tepeyi ve her sık ağacı gördüler ve orada kurbanlarını kurban kestiler ve orada sunularının öfkesini verdiler ve orada hoş kokularının kokusunu koydular ve orada dökme sunularını döktüler.
2. Samuel 1:10
·
Tevrat
וָאֶעֱמֹ֤ד עָלָיו֙ וַאֲמֹ֣תְתֵ֔הוּ כִּ֣י יָדַ֔עְתִּי כִּ֛י לֹ֥א יִֽחְיֶ֖ה אַחֲרֵ֣י נִפְל֑וֹ וָאֶקַּ֞ח הַנֵּ֣זֶר אֲשֶׁ֣ר עַל־רֹאשׁ֗וֹ וְאֶצְעָדָה֙ אֲשֶׁ֣ר עַל־זְרֹע֔וֹ וָאֲבִיאֵ֥ם אֶל־אֲדֹנִ֖י הֵֽנָּה
Üzerinde durdum ve onu öldürdüm; çünkü düştükten sonra yaşamayacağını biliyordum. Başının üzerindeki tacı ve kolunun üzerindeki bileziği aldım ve onları buraya, efendime getirdim.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 18:3
·
Tevrat
הֵ֚מָּה עִם־בֵּ֣ית מִיכָ֔ה וְהֵ֣מָּה הִכִּ֔ירוּ אֶת־ק֥וֹל הַנַּ֖עַר הַלֵּוִ֑י וַיָּס֣וּרוּ שָׁ֗ם וַיֹּ֤אמְרוּ לוֹ֙ מִֽי־הֱבִיאֲךָ֣ הֲלֹ֔ם וּמָֽה־אַתָּ֥ה עֹשֶׂ֛ה בָּזֶ֖ה וּמַה־לְּךָ֥ פֹֽה
Onlar Mika'nın evindeyken, Levili gencin sesini tanıdılar; oraya saptılar ve ona dediler: 'Seni buraya kim getirdi? Ve burada ne yapıyorsun? Ve burada senin neyin var?'
2. Samuel 3:13
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר ט֔וֹב אֲנִ֕י אֶכְרֹ֥ת אִתְּךָ֖ בְּרִ֑ית אַ֣ךְ דָּבָ֣ר אֶחָ֡ד אָנֹכִי֩ שֹׁאֵ֨ל מֵאִתְּךָ֤ לֵאמֹר֙ לֹא־תִרְאֶ֣ה אֶת־פָּנַ֔י כִּ֣י אִם־לִפְנֵ֣י הֱבִיאֲךָ֗ אֵ֚ת מִיכַ֣ל בַּת־שָׁא֔וּל בְּבֹאֲךָ֖ לִרְא֥וֹת אֶת־פָּנָֽי
O da dedi: 'İyi, seninle antlaşma yapacağım. Ancak senden bir şey diliyorum, diyerek: Yüzümü görmek için geldiğinde Şaul kızı Mihal'i getirmeden yüzümü görmeyeceksin.'
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 48:15
·
Tevrat
אֲנִ֥י אֲנִ֛י דִּבַּ֖רְתִּי אַף־קְרָאתִ֑יו הֲבִיאֹתִ֖יו וְהִצְלִ֥יחַ דַּרְכּֽוֹ
Ben, ben konuştum, hatta onu çağırdım; onu getirdim ve onun yolunu başarılı kıldı.
Yaratılış 43:9
·
Tevrat
אָֽנֹכִי֙ אֶֽעֶרְבֶ֔נּוּ מִיָּדִ֖י תְּבַקְשֶׁ֑נּוּ אִם־לֹ֨א הֲבִיאֹתִ֤יו אֵלֶ֨יךָ֙ וְהִצַּגְתִּ֣יו לְפָנֶ֔יךָ וְחָטָ֥אתִֽי לְךָ֖ כָּל־הַיָּמִֽים
Ben ona kefil olacağım, onu benim elimden arayacaksın. Eğer onu sana getirmezsem ve önüne koymazsam, sana karşı bütün günler günahkâr olayım.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 28:15
·
Tevrat
כִּ֣י אֲמַרְתֶּ֗ם כָּרַ֤תְנֽוּ בְרִית֙ אֶת־מָ֔וֶת וְעִם־שְׁא֖וֹל עָשִׂ֣ינוּ חֹזֶ֑ה שׁ֣וֹט שׁוֹטֵ֤ף כִּֽי־יַֽעֲבֹר֙ לֹ֣א יְבוֹאֵ֔נוּ כִּ֣י שַׂ֧מְנוּ כָזָ֛ב מַחְסֵ֖נוּ וּבַשֶּׁ֥קֶר נִסְתָּֽרְנוּ
Çünkü dediniz: Ölüm ile antlaşma yaptık ve Şeol ile sözleşme yaptık; taşan kırbaç geçtiği zaman bize gelmeyecek, çünkü yalanı sığınağımız koyduk ve sahteliğe saklandık.
Eyüp 15:21
·
Tevrat
קוֹל־פְּחָדִ֥ים בְּאָזְנָ֑יו בַּ֝שָּׁל֗וֹם שׁוֹדֵ֥ד יְבוֹאֶֽנּוּ
Dehşetlerin sesi kulaklarındadır; barışta yok edici ona gelir.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 13:11
·
Tevrat
וַתַּגֵּ֥שׁ אֵלָ֖יו לֶֽאֱכֹ֑ל וַיַּֽחֲזֶק־בָּהּ֙ וַיֹּ֣אמֶר לָ֔הּ בּ֛וֹאִי שִׁכְבִ֥י עִמִּ֖י אֲחוֹתִֽי
Yemesi için ona yaklaştırdı; ve onu tuttu ve ona dedi: 'Gel, benimle yat, kız kardeşim.'
1. Samuel 10:8
·
Tevrat
וְיָרַדְתָּ֣ לְפָנַי֮ הַגִּלְגָּל֒ וְהִנֵּ֤ה אָֽנֹכִי֙ יֹרֵ֣ד אֵלֶ֔יךָ לְהַעֲל֣וֹת עֹל֔וֹת לִזְבֹּ֖חַ זִבְחֵ֣י שְׁלָמִ֑ים שִׁבְעַ֨ת יָמִ֤ים תּוֹחֵל֙ עַד־בּוֹאִ֣י אֵלֶ֔יךָ וְהוֹדַעְתִּ֣י לְךָ֔ אֵ֖ת אֲשֶׁ֥ר תַּעֲשֶֽׂה
Önümden Gilgal'a ineceksin ve işte ben yakmalık sunular sunmak, esenlik kurbanları kurban etmek için sana iniyorum. Sana gelmeme kadar yedi gün bekleyeceksin ve yapacağın şeyi sana bildireceğim.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 56:7
·
Tevrat
וַהֲבִיאוֹתִ֞ים אֶל־הַ֣ר קָדְשִׁ֗י וְשִׂמַּחְתִּים֙ בְּבֵ֣ית תְּפִלָּתִ֔י עוֹלֹתֵיהֶ֧ם וְזִבְחֵיהֶ֛ם לְרָצ֖וֹן עַֽל־מִזְבְּחִ֑י כִּ֣י בֵיתִ֔י בֵּית־תְּפִלָּ֥ה יִקָּרֵ֖א לְכָל־הָעַמִּֽים
onları kutsal dağıma getireceğim ve dua evimde onları sevindireceğim; yakmalık sunuları ve kurbanları sunağımın üzerinde kabul edilecektir; çünkü evim bütün halklar için dua evi diye çağrılacaktır.
Nehemya 1:9
·
Tevrat
וְשַׁבְתֶּ֣ם אֵלַ֔י וּשְׁמַרְתֶּם֙ מִצְוֺתַ֔י וַעֲשִׂיתֶ֖ם אֹתָ֑ם אִם־יִהְיֶ֨ה נִֽדַּחֲכֶ֜ם בִּקְצֵ֤ה הַשָּׁמַ֨יִם֙ מִשָּׁ֣ם אֲקַבְּצֵ֔ם וַהֲבִֽיאוֹתִים֙ אֶל־הַמָּק֔וֹם אֲשֶׁ֣ר בָּחַ֔רְתִּי לְשַׁכֵּ֥ן אֶת־שְׁמִ֖י שָֽׁם
ve bana dönerseniz ve buyruklarımı tutarsanız ve onları yaparsanız, sürülmüşleriniz göklerin ucunda olursa, onları oradan toplayacağım ve onları adımı oraya yerleştirmek için seçtiğim yere getireceğim.'
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 42:9
·
Tevrat
וּמִתַּ֖חַת הַלְּשָׁכ֣וֹת הָאֵ֑לֶּה הַמֵּבִיא֙ מֵֽהַקָּדִ֔ים בְּבֹא֣וֹ לָהֵ֔נָּה מֵֽהֶחָצֵ֖ר הַחִצֹנָֽה
Ve bu odaların altından, dış avludan onlara gelirken doğudan giriş vardı.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 27:22
·
Tevrat
בָּבֶ֥לָה יוּבָ֖אוּ וְשָׁ֣מָּה יִֽהְי֑וּ עַ֠ד י֣וֹם פָּקְדִ֤י אֹתָם֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וְהַֽעֲלִיתִים֙ וַהֲשִׁ֣יבֹתִ֔ים אֶל־הַמָּק֖וֹם הַזֶּֽה
Babil'e götürülecekler ve onları yoklayacağım güne kadar orada olacaklar, Yahve'nin bildirisidir; ve onları çıkaracağım ve bu yere geri getireceğim.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 43:18
·
Tevrat
וַיִּֽירְא֣וּ הָֽאֲנָשִׁ֗ים כִּ֣י הֽוּבְאוּ֮ בֵּ֣ית יוֹסֵף֒ וַיֹּאמְר֗וּ עַל־דְּבַ֤ר הַכֶּ֨סֶף֙ הַשָּׁ֤ב בְּאַמְתְּחֹתֵ֨ינוּ֙ בַּתְּחִלָּ֔ה אֲנַ֖חְנוּ מֽוּבָאִ֑ים לְהִתְגֹּלֵ֤ל עָלֵ֨ינוּ֙ וּלְהִתְנַפֵּ֣ל עָלֵ֔ינוּ וְלָקַ֧חַת אֹתָ֛נוּ לַעֲבָדִ֖ים וְאֶת־חֲמֹרֵֽינוּ
Adamlar Yusuf'un evine getirildikleri için korktular ve dediler: 'Başlangıçta çuvallarımıza geri dönen gümüş yüzünden getiriliyoruz; üzerimize yuvarlanmak, üzerimize düşmek, bizi kul olarak almak ve eşeklerimizi almak için.'
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 35:2
·
Tevrat
הָלוֹךְ֮ אֶל־בֵּ֣ית הָרֵכָבִים֒ וְדִבַּרְתָּ֣ אוֹתָ֔ם וַהֲבִֽאוֹתָם֙ בֵּ֣ית יְהוָ֔ה אֶל־אַחַ֖ת הַלְּשָׁכ֑וֹת וְהִשְׁקִיתָ֥ אוֹתָ֖ם יָֽיִן
"Rekavlilerin evine git ve onlarla konuş, onları Yahve'nin evine, odalardan birine getir ve onlara şarap içir."
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 109:17
·
Tevrat
וַיֶּאֱהַ֣ב קְ֭לָלָה וַתְּבוֹאֵ֑הוּ וְֽלֹא־חָפֵ֥ץ בִּ֝בְרָכָ֗ה וַתִּרְחַ֥ק מִמֶּֽנּוּ
Ve laneti sevdi, böylece ona geldi; ve bereketi istemedi, böylece ondan uzaklaştı.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 33:7
·
Tevrat
וְזֹ֣את לִֽיהוּדָה֮ וַיֹּאמַר֒ שְׁמַ֤ע יְהוָה֙ ק֣וֹל יְהוּדָ֔ה וְאֶל־עַמּ֖וֹ תְּבִיאֶ֑נּוּ יָדָיו֙ רָ֣ב ל֔וֹ וְעֵ֥זֶר מִצָּרָ֖יו תִּהְיֶֽה
Ve Yahuda için şudur; ve dedi: Yahve, Yahuda'nın sesini işit ve onu halkına getir; elleri onun için yeterli olsun ve düşmanlarına karşı ona yardım ol.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 14:24
·
Tevrat
וְעַבְדִּ֣י כָלֵ֗ב עֵ֣קֶב הָֽיְתָ֞ה ר֤וּחַ אַחֶ֨רֶת֙ עִמּ֔וֹ וַיְמַלֵּ֖א אַחֲרָ֑י וַהֲבִֽיאֹתִ֗יו אֶל־הָאָ֨רֶץ֙ אֲשֶׁר־בָּ֣א שָׁ֔מָּה וְזַרְע֖וֹ יוֹרִשֶֽׁנָּה
Ama kulum Kalev, onunla başka bir ruh olduğu ve ardımca tam olarak izlediği için, onu oraya girdiği yere getireceğim ve soyu onu mülk edinecektir.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 3:7
·
Tevrat
וּלְשָׁא֣וּל פִּלֶ֔גֶשׁ וּשְׁמָ֖הּ רִצְפָּ֣ה בַת־אַיָּ֑ה וַיֹּ֨אמֶר֙ אֶל־אַבְנֵ֔ר מַדּ֥וּעַ בָּ֖אתָה אֶל־פִּילֶ֥גֶשׁ אָבִֽי
Ve Şaul'un Aya kızı Ritspa adında bir cariyesi vardı. Ve Avner'e dedi: 'Neden babamın cariyesine girdin?'
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 36:12
·
Tevrat
אַל־תְּ֭בוֹאֵנִי רֶ֣גֶל גַּאֲוָ֑ה וְיַד־רְ֝שָׁעִ֗ים אַל־תְּנִדֵֽנִי
Gururun ayağı bana gelmesin ve kötülerin eli beni sarsmasın.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 13:11
·
Tevrat
וְהָיָ֞ה כִּֽי־יְבִֽאֲךָ֤ יְהוָה֙ אֶל־אֶ֣רֶץ הַֽכְּנַעֲנִ֔י כַּאֲשֶׁ֛ר נִשְׁבַּ֥ע לְךָ֖ וְלַֽאֲבֹתֶ֑יךָ וּנְתָנָ֖הּ לָֽךְ
Yahve sana ve babalarına yemin ettiği gibi seni Kenanlı'nın diyarına getirdiğinde ve onu sana verdiğinde,