2622
Kullanım
3
Lemma
277
Türev
221
Anlam
3 lemma, 277 türev form
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 13:15
·
Tevrat
בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֡מָּה רָאִ֣יתִי בִֽיהוּדָ֣ה דֹּֽרְכִֽים־גִּתּ֣וֹת בַּשַּׁבָּ֡ת וּמְבִיאִ֣ים הָעֲרֵמ֣וֹת וְֽעֹמְסִ֪ים עַל־הַחֲמֹרִ֟ים וְאַף־יַ֜יִן עֲנָבִ֤ים וּתְאֵנִים֙ וְכָל־מַשָּׂ֔א וּמְבִיאִ֥ים יְרוּשָׁלִַ֖ם בְּי֣וֹם הַשַּׁבָּ֑ת וָאָעִ֕יד בְּי֖וֹם מִכְרָ֥ם צָֽיִד
O günlerde Yahuda'da Şabat gününde şarap cenderelerini çiğneyenleri ve demetleri getirenleri ve eşeklerin üzerine yükleyenleri ve ayrıca şarap, üzümler ve incirler ve her yükü Şabat gününde Yeruşalim'e getirenleri gördüm; ve yiyecek sattıkları günde uyardım.
Örnek Ayetler (2)
Çölde Sayım 7:89
·
Tevrat
וּבְבֹ֨א מֹשֶׁ֜ה אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵד֮ לְדַבֵּ֣ר אִתּוֹ֒ וַיִּשְׁמַ֨ע אֶת־הַקּ֜וֹל מִדַּבֵּ֣ר אֵלָ֗יו מֵעַ֤ל הַכַּפֹּ֨רֶת֙ אֲשֶׁר֙ עַל־אֲרֹ֣ן הָעֵדֻ֔ת מִבֵּ֖ין שְׁנֵ֣י הַכְּרֻבִ֑ים וַיְדַבֵּ֖ר אֵלָֽיו
Musa O'nunla konuşmak için Buluşma Çadırı'na girdiğinde, Tanıklık Sandığı'nın üzerindeki kapağın üzerinden, iki keruvun arasından kendisiyle konuşan sesi duydu; ve O, onunla konuştu.
Mısır'dan Çıkış 34:34
·
Tevrat
וּבְבֹ֨א מֹשֶׁ֜ה לִפְנֵ֤י יְהוָה֙ לְדַבֵּ֣ר אִתּ֔וֹ יָסִ֥יר אֶת־הַמַּסְוֶ֖ה עַד־צֵאת֑וֹ וְיָצָ֗א וְדִבֶּר֙ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֵ֖ת אֲשֶׁ֥ר יְצֻוֶּֽה
Ve Musa onunla konuşmak için Yahve'nin önüne geldiğinde, o çıkana kadar örtüyü çıkarırdı; ve çıkardı ve buyrulduğunu İsrail oğullarına konuşurdu.
Örnek Ayetler (2)
Zekeriya 8:10
·
Tevrat
כִּ֗י לִפְנֵי֙ הַיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם שְׂכַ֤ר הָֽאָדָם֙ לֹ֣א נִֽהְיָ֔ה וּשְׂכַ֥ר הַבְּהֵמָ֖ה אֵינֶ֑נָּה וְלַיּוֹצֵ֨א וְלַבָּ֤א אֵין־שָׁלוֹם֙ מִן־הַצָּ֔ר וַאֲשַׁלַּ֥ח אֶת־כָּל־הָאָדָ֖ם אִ֥ישׁ בְּרֵעֵֽהוּ
Çünkü o günlerden önce insanın ücreti olmadı ve hayvanın ücreti yoktu; ve düşmandan çıkana ve girene barış yoktu. Ve bütün insanı, adam komşusuna gönderdim.
2. Tarihler 15:5
·
Tevrat
וּבָעִתִּ֣ים הָהֵ֔ם אֵ֥ין שָׁל֖וֹם לַיּוֹצֵ֣א וְלַבָּ֑א כִּ֚י מְהוּמֹ֣ת רַבּ֔וֹת עַ֥ל כָּל־יוֹשְׁבֵ֖י הָאֲרָצֽוֹת
O zamanlarda çıkana ve girene esenlik yoktu; çünkü diyarların bütün oturanları üzerinde çok kargaşalar vardı.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 23:22
·
Tevrat
לָכֵ֣ן אָהֳלִיבָ֗ה כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ הִנְנִ֨י מֵעִ֤יר אֶת־מְאַהֲבַ֨יִךְ֙ עָלַ֔יִךְ אֵ֛ת אֲשֶׁר־נָקְעָ֥ה נַפְשֵׁ֖ךְ מֵהֶ֑ם וַהֲבֵאתִ֥ים עָלַ֖יִךְ מִסָּבִֽיב
Bu yüzden Oholiba, Efendi Yahve şöyle dedi: İşte ben, canının onlardan koptuğu aşıklarını senin üzerine uyandırıyorum ve onları çevreden senin üzerine getireceğim.
Yeremya 25:9
·
Tevrat
הִנְנִ֣י שֹׁלֵ֡חַ וְלָקַחְתִּי֩ אֶת־כָּל־מִשְׁפְּח֨וֹת צָפ֜וֹן נְאֻם־יְהוָ֗ה וְאֶל־נְבֽוּכַדְרֶאצַּ֣ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶל֮ עַבְדִּי֒ וַהֲבִ֨אֹתִ֜ים עַל־הָאָ֤רֶץ הַזֹּאת֙ וְעַל־יֹ֣שְׁבֶ֔יהָ וְעַ֛ל כָּל־הַגּוֹיִ֥ם הָאֵ֖לֶּה סָבִ֑יב וְהַ֣חֲרַמְתִּ֔ים וְשַׂמְתִּים֙ לְשַׁמָּ֣ה וְלִשְׁרֵקָ֔ה וּלְחָרְב֖וֹת עוֹלָֽם
İşte ben gönderiyorum ve kuzeyin bütün ailelerini alacağım, Yahve'nin bildirisidir; ve kulum Babil kralı Nebukadretsar'ı alacağım ve onları bu diyarın üzerine ve oturanlarının üzerine ve çevredeki bütün bu ulusların üzerine getireceğim; ve onları yok edeceğim ve onları dehşet ve ıslık ve sonsuz harabeler için koyacağım.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 39:7
·
Tevrat
וְאֶת־עֵינֵ֥י צִדְקִיָּ֖הוּ עִוֵּ֑ר וַיַּאַסְרֵ֨הוּ֙ בַּֽנְחֻשְׁתַּ֔יִם לָבִ֥יא אֹת֖וֹ בָּבֶֽלָה
Ve Tsedekiya'nın gözlerini kör etti; ve onu Babil'e getirmek için tunç prangalarla bağladı.
2. Tarihler 31:10
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו עֲזַרְיָ֧הוּ הַכֹּהֵ֛ן הָרֹ֖אשׁ לְבֵ֣ית צָד֑וֹק וַ֠יֹּאמֶר מֵהָחֵ֨ל הַתְּרוּמָ֜ה לָבִ֣יא בֵית־יְהוָ֗ה אָכ֨וֹל וְשָׂב֤וֹעַ וְהוֹתֵר֙ עַד־לָר֔וֹב כִּ֤י יְהוָה֙ בֵּרַ֣ךְ אֶת־עַמּ֔וֹ וְהַנּוֹתָ֖ר אֶת־הֶהָמ֥וֹן הַזֶּֽה
Ve Sadok evinden baş kâhin Azarya ona dedi ve dedi: 'Sunuyu Yahve'nin evine getirmeye başladığından beri yedik ve doyduk ve çoklukta arttı; çünkü Yahve halkını bereketledi ve artan bu büyük miktardır.'
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 29:6
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֨א אָכִ֜ישׁ אֶל־דָּוִ֗ד וַיֹּ֣אמֶר אֵ֠לָיו חַי־יְהוָ֞ה כִּי־יָשָׁ֣ר אַתָּ֗ה וְט֣וֹב בְּ֠עֵינַי צֵאתְךָ֨ וּבֹאֲךָ֤ אִתִּי֙ בַּֽמַּחֲנֶ֔ה כִּ֠י לֹֽא־מָצָ֤אתִֽי בְךָ֙ רָעָ֔ה מִיּ֛וֹם בֹּאֲךָ֥ אֵלַ֖י עַד־הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה וּבְעֵינֵ֥י הַסְּרָנִ֖ים לֹֽא־ט֥וֹב אָֽתָּה
Akiş Davut'u çağırdı ve ona dedi: 'Yahve yaşıyor ki, sen doğrusun; ordugahta benimle çıkman ve girmen gözümde iyidir, çünkü bana geldiğin günden bu güne kadar sende kötülük bulmadım; ama beylerin gözünde sen iyi değilsin.
2. Krallar 19:27
·
Tevrat
וְשִׁבְתְּךָ֛ וְצֵאתְךָ֥ וּבֹאֲךָ֖ יָדָ֑עְתִּי וְאֵ֖ת הִֽתְרַגֶּזְךָ֥ אֵלָֽי
Fakat senin oturmanı, çıkmanı, girmeni ve bana karşı öfkelenmeni bildim.
Örnek Ayetler (2)
Yeşu 3:15
·
Tevrat
וּכְב֞וֹא נֹשְׂאֵ֤י הָֽאָרוֹן֙ עַד־הַיַּרְדֵּ֔ן וְרַגְלֵ֤י הַכֹּֽהֲנִים֙ נֹשְׂאֵ֣י הָֽאָר֔וֹן נִטְבְּל֖וּ בִּקְצֵ֣ה הַמָּ֑יִם וְהַיַּרְדֵּ֗ן מָלֵא֙ עַל־כָּל־גְּדוֹתָ֔יו כֹּ֖ל יְמֵ֥י קָצִֽיר
Sandığı taşıyanlar Şeria'ya vardığında ve sandığı taşıyan kâhinlerin ayakları suyun kenarına daldırıldığında; Şeria bütün hasat günleri boyunca tüm kıyıları üzerine taşıyordu;
Yeşu 8:29
·
Tevrat
וְאֶת־מֶ֧לֶךְ הָעַ֛י תָּלָ֥ה עַל־הָעֵ֖ץ עַד־עֵ֣ת הָעָ֑רֶב וּכְב֣וֹא הַשֶּׁמֶשׁ֩ צִוָּ֨ה יְהוֹשֻׁ֜עַ וַיֹּרִ֧ידוּ אֶת־נִבְלָת֣וֹ מִן־הָעֵ֗ץ וַיַּשְׁלִ֤יכוּ אוֹתָהּ֙ אֶל־פֶּ֨תַח֙ שַׁ֣עַר הָעִ֔יר וַיָּקִ֤ימוּ עָלָיו֙ גַּל־אֲבָנִ֣ים גָּד֔וֹל עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Ay kralını akşam vaktine kadar ağacın üzerine astı; güneş battığında Yeşu buyurdu ve onun cesedini ağaçtan indirdiler, onu şehrin kapısının girişine attılar ve üzerine bu güne kadar büyük bir taş yığını diktiler.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 15:15
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שָׁא֜וּל מֵעֲמָלֵקִ֣י הֱבִיא֗וּם אֲשֶׁ֨ר חָמַ֤ל הָעָם֙ עַל־מֵיטַ֤ב הַצֹּאן֙ וְהַבָּקָ֔ר לְמַ֥עַן זְבֹ֖חַ לַיהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ וְאֶת־הַיּוֹתֵ֖ר הֶחֱרַֽמְנוּ
Şaul dedi: 'Onları Amaleklilerden getirdiler, ki halk Tanrın Yahve'ye kurban etmek amacıyla koyunların ve sığırların en iyisine acıdı; geri kalanı tamamen yok ettik.'
1. Tarihler 11:19
·
Tevrat
וַיֹּ֡אמֶר חָלִילָה֩ לִּ֨י מֵאֱלֹהַ֜י מֵעֲשׂ֣וֹת זֹ֗את הֲדַ֣ם הָאֲנָשִׁים֩ הָאֵ֨לֶּה אֶשְׁתֶּ֤ה בְנַפְשׁוֹתָם֙ כִּ֣י בְנַפְשׁוֹתָ֣ם הֱבִיא֔וּם וְלֹ֥א אָבָ֖ה לִשְׁתּוֹתָ֑ם אֵ֣לֶּה עָשׂ֔וּ שְׁלֹ֖שֶׁת הַגִּבּוֹרִֽים
Ve dedi: 'Bunu yapmaktan Tanrım beni uzak tutsun! Canları pahasına giden bu adamların kanını mı içeceğim? Çünkü onu canları pahasına getirdiler.' Ve onu içmek istemedi. İşte bu üç yiğit bunları yaptılar.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 33:33
·
Tevrat
וּבְבֹאָ֑הּ הִנֵּ֣ה בָאָ֔ה וְיָ֣דְע֔וּ כִּ֥י נָבִ֖יא הָיָ֥ה בְתוֹכָֽם
Ve o geldiğinde, işte geliyor; onların içinde bir peygamber olduğunu bilecekler.
Ester 9:25
·
Tevrat
וּבְבֹאָהּ֮ לִפְנֵ֣י הַמֶּלֶךְ֒ אָמַ֣ר עִם־הַסֵּ֔פֶר יָשׁ֞וּב מַחֲשַׁבְתּ֧וֹ הָרָעָ֛ה אֲשֶׁר־חָשַׁ֥ב עַל־הַיְּהוּדִ֖ים עַל־רֹאשׁ֑וֹ וְתָל֥וּ אֹת֛וֹ וְאֶת־בָּנָ֖יו עַל־הָעֵֽץ
Ve o kralın önüne geldiğinde, mektup ile dedi: 'Yahudilerin üzerine düşündüğü kötü düşüncesi kendi başının üzerine dönsün'; ve onu ve oğullarını ağacın üzerine astılar.
Örnek Ayetler (2)
Nehemya 10:38
·
Tevrat
וְאֶת־רֵאשִׁ֣ית עֲרִיסֹתֵ֣ינוּ וּ֠תְרוּמֹתֵינוּ וּפְרִ֨י כָל־עֵ֜ץ תִּיר֣וֹשׁ וְיִצְהָ֗ר נָבִ֤יא לַכֹּהֲנִים֙ אֶל־לִשְׁכ֣וֹת בֵּית־אֱלֹהֵ֔ינוּ וּמַעְשַׂ֥ר אַדְמָתֵ֖נוּ לַלְוִיִּ֑ם וְהֵם֙ הַלְוִיִּ֔ם הַֽמְעַשְּׂרִ֔ים בְּכֹ֖ל עָרֵ֥י עֲבֹדָתֵֽנוּ
Ve hamurlarımızın ilkini, sunularımızı, her ağacın meyvesini, yeni şarabı ve taze yağı Tanrımızın evinin odalarına, kâhinlere getireceğiz; ve toprağımızın ondalığını Levililere; ve hizmetimizin tüm şehirlerinde ondalık alanlar o Levililerdir.
Ağıtlar 5:9
·
Tevrat
בְּנַפְשֵׁ֨נוּ֙ נָבִ֣יא לַחְמֵ֔נוּ מִפְּנֵ֖י חֶ֥רֶב הַמִּדְבָּֽר
Çölün kılıcı yüzünden ekmeğimizi canımızla getiririz.
Örnek Ayetler (2)
Levililer 23:14
·
Tevrat
וְלֶחֶם֩ וְקָלִ֨י וְכַרְמֶ֜ל לֹ֣א תֹֽאכְל֗וּ עַד־עֶ֨צֶם֙ הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה עַ֚ד הֲבִ֣יאֲכֶ֔ם אֶת־קָרְבַּ֖ן אֱלֹהֵיכֶ֑ם חֻקַּ֤ת עוֹלָם֙ לְדֹרֹ֣תֵיכֶ֔ם בְּכֹ֖ל מֹשְׁבֹֽתֵיכֶֽם
Ve Tanrınızın sunusunu getireceğiniz bu güne kadar ekmek ve kavrulmuş tahıl ve taze tahıl yemeyeceksiniz; bütün konutlarınızda kuşaklarınız için sonsuz bir kuraldır.
Levililer 23:15
·
Tevrat
וּסְפַרְתֶּ֤ם לָכֶם֙ מִמָּחֳרַ֣ת הַשַּׁבָּ֔ת מִיּוֹם֙ הֲבִ֣יאֲכֶ֔ם אֶת־עֹ֖מֶר הַתְּנוּפָ֑ה שֶׁ֥בַע שַׁבָּת֖וֹת תְּמִימֹ֥ת תִּהְיֶֽינָה
Ve Şabat'ın ertesi gününden, sallamalık sunu demetini getirdiğiniz günden itibaren kendiniz için sayacaksınız; yedi Şabat tam olacaktır.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 46:8
·
Tevrat
וּבְב֖וֹא הַנָּשִׂ֑יא דֶּ֣רֶךְ אוּלָ֤ם הַשַּׁ֨עַר֙ יָב֔וֹא וּבְדַרְכּ֖וֹ יֵצֵֽא
Ve önder geldiğinde, kapının eyvanı yoluyla gelecek ve onun yoluyla çıkacak.
Hezekiel 46:9
·
Tevrat
וּבְב֨וֹא עַם־הָאָ֜רֶץ לִפְנֵ֣י יְהוָה֮ בַּמּֽוֹעֲדִים֒ הַבָּ֡א דֶּרֶךְ־שַׁ֨עַר צָפ֜וֹן לְהִֽשְׁתַּחֲוֺ֗ת יֵצֵא֙ דֶּרֶךְ־שַׁ֣עַר נֶ֔גֶב וְהַבָּא֙ דֶּרֶךְ־שַׁ֣עַר נֶ֔גֶב יֵצֵ֖א דֶּרֶךְ־שַׁ֣עַר צָפ֑וֹנָה לֹ֣א יָשׁ֗וּב דֶּ֤רֶךְ הַשַּׁ֨עַר֙ אֲשֶׁר־בָּ֣א ב֔וֹ כִּ֥י נִכְח֖וֹ יֵצֵֽא
Ve yerin halkı buluşma zamanlarında Yahve'nin önüne geldiğinde, tapınmak için kuzey kapısı yoluyla gelen güney kapısı yoluyla çıkacak; ve güney kapısı yoluyla gelen kuzey kapısı yoluyla çıkacak. Geldiği kapının yoluyla dönmeyecek, çünkü karşısından çıkacak.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 8:7
·
Tevrat
גַּם־חֲסִידָ֣ה בַשָּׁמַ֗יִם יָֽדְעָה֙ מֽוֹעֲדֶ֔יהָ וְתֹ֤ר וְסִיס֙ וְעָג֔וּר שָׁמְר֖וּ אֶת־עֵ֣ת בֹּאָ֑נָה וְעַמִּ֕י לֹ֣א יָֽדְע֔וּ אֵ֖ת מִשְׁפַּ֥ט יְהוָֽה
Göklerdeki leylek bile kendi belirlenmiş zamanlarını bildi; kumru, kırlangıç ve turna gelme zamanlarını tuttular; ama halkım Yahve'nin hükmünü bilmedi.
Rut 1:19
·
Tevrat
וַתֵּלַ֣כְנָה שְׁתֵּיהֶ֔ם עַד־בֹּאָ֖נָה בֵּ֣ית לָ֑חֶם וַיְהִ֗י כְּבֹאָ֨נָה֙ בֵּ֣ית לֶ֔חֶם וַתֵּהֹ֤ם כָּל־הָעִיר֙ עֲלֵיהֶ֔ן וַתֹּאמַ֖רְנָה הֲזֹ֥את נָעֳמִֽי
İkisi Beytlehem'e gelene kadar yürüdüler. Beytlehem'e geldiklerinde bütün şehir onlardan dolayı çalkalandı ve dediler: 'Bu Naomi mi?'
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 11:24
·
Tevrat
וְר֣וּחַ נְשָׂאַ֗תְנִי וַתְּבִיאֵ֤נִי כַשְׂדִּ֨ימָה֙ אֶל־הַגּוֹלָ֔ה בַּמַּרְאֶ֖ה בְּר֣וּחַ אֱלֹהִ֑ים וַיַּ֨עַל֙ מֵֽעָלַ֔י הַמַּרְאֶ֖ה אֲשֶׁ֥ר רָאִֽיתִי
Ruh beni kaldırdı ve Tanrı'nın ruhuyla görümde beni Kildaniler diyarına, sürgünlere getirdi; ve gördüğüm görüm üzerimden yükseldi.
Hezekiel 43:5
·
Tevrat
וַתִּשָּׂאֵ֣נִי ר֔וּחַ וַתְּבִיאֵ֕נִי אֶל־הֶֽחָצֵ֖ר הַפְּנִימִ֑י וְהִנֵּ֛ה מָלֵ֥א כְבוֹד־יְהוָ֖ה הַבָּֽיִת
Ve Ruh beni kaldırdı ve beni iç avluya getirdi; ve işte, Yahve'nin yüceliği evi doldurmuştu.
Örnek Ayetler (2)
Vaiz 5:15
·
Tevrat
וְגַם־זֹה֙ רָעָ֣ה חוֹלָ֔ה כָּל־עֻמַּ֥ת שֶׁבָּ֖א כֵּ֣ן יֵלֵ֑ךְ וּמַה־יִּתְר֣וֹן ל֔וֹ שֶֽׁיַּעֲמֹ֖ל לָרֽוּחַ
Ve bu da hastalıklı bir kötülüktür: tam geldiği gibi, öyle gidecektir; ve rüzgar için emek verene ne üstünlük vardır?
Vaiz 11:8
·
Tevrat
כִּ֣י אִם־שָׁנִ֥ים הַרְבֵּ֛ה יִחְיֶ֥ה הָאָדָ֖ם בְּכֻלָּ֣ם יִשְׂמָ֑ח וְיִזְכֹּר֙ אֶת־יְמֵ֣י הַחֹ֔שֶׁךְ כִּֽי־הַרְבֵּ֥ה יִהְי֖וּ כָּל־שֶׁבָּ֥א הָֽבֶל
Çünkü eğer insan çok yıllar yaşarsa, hepsinde sevinsin; ve karanlığın günlerini hatırlasın, çünkü çok olacaklar. Gelen her şey boştur.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 20:10
·
Tevrat
וְלָקַ֣חְנוּ עֲשָׂרָה֩ אֲנָשִׁ֨ים לַמֵּאָ֜ה לְכֹ֣ל שִׁבְטֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וּמֵאָ֤ה לָאֶ֨לֶף֙ וְאֶ֣לֶף לָרְבָבָ֔ה לָקַ֥חַת צֵדָ֖ה לָעָ֑ם לַעֲשׂ֗וֹת לְבוֹאָם֙ לְגֶ֣בַע בִּנְיָמִ֔ן כְּכָל־הַ֨נְּבָלָ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה בְּיִשְׂרָאֵֽל
İsrail'in bütün oymakları için yüz kişiden on adam, bin kişiden yüz ve on bin kişiden bin alacağız; halk için erzak almak üzere, Bünyamin'in Geva'sına geldiklerinde, İsrail'de yaptığı bütün alçaklığa göre yapmak için.
Ezra 3:8
·
Tevrat
וּבַשָּׁנָ֣ה הַשֵּׁנִ֗ית לְבוֹאָ֞ם אֶל־בֵּ֤ית הָֽאֱלֹהִים֙ לִיר֣וּשָׁלִַ֔ם בַּחֹ֖דֶשׁ הַשֵּׁנִ֑י הֵחֵ֡לּוּ זְרֻבָּבֶ֣ל בֶּן־שְׁ֠אַלְתִּיאֵל וְיֵשׁ֨וּעַ בֶּן־יֽוֹצָדָ֜ק וּשְׁאָ֥ר אֲחֵיהֶ֣ם הַכֹּהֲנִ֣ים וְהַלְוִיִּ֗ם וְכָל־הַבָּאִים֙ מֵהַשְּׁבִ֣י יְרֽוּשָׁלִַ֔ם וַיַּעֲמִ֣ידוּ אֶת־הַלְוִיִּ֗ם מִבֶּ֨ן עֶשְׂרִ֤ים שָׁנָה֙ וָמַ֔עְלָה לְנַצֵּ֖חַ עַל־מְלֶ֥אכֶת בֵּית־יְהוָֽה
Ve Yeruşalim'e, Tanrı'nın evine gelişlerinin ikinci yılında, ikinci ayda, Şealtiel oğlu Zerubbabel, Yotsadak oğlu Yeşu, kâhin ve Levili kardeşlerinin geri kalanı ve sürgünden Yeruşalim'e gelenlerin hepsi başladılar; ve Yahve'nin evinin işini yönetmek için yirmi yaş ve üzeri Levilileri atadılar.
Örnek Ayetler (2)
Levililer 10:18
·
Tevrat
הֵ֚ן לֹא־הוּבָ֣א אֶת־דָּמָ֔הּ אֶל־הַקֹּ֖דֶשׁ פְּנִ֑ימָה אָכ֨וֹל תֹּאכְל֥וּ אֹתָ֛הּ בַּקֹּ֖דֶשׁ כַּאֲשֶׁ֥ר צִוֵּֽיתִי
İşte, onun kanı kutsal yerin içine getirilmedi; emrettiğim gibi onu kesinlikle kutsal yerde yemeliydiniz.
Levililer 16:27
·
Tevrat
וְאֵת֩ פַּ֨ר הַֽחַטָּ֜את וְאֵ֣ת שְׂעִ֣יר הַֽחַטָּ֗את אֲשֶׁ֨ר הוּבָ֤א אֶת־דָּמָם֙ לְכַפֵּ֣ר בַּקֹּ֔דֶשׁ יוֹצִ֖יא אֶל־מִח֣וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה וְשָׂרְפ֣וּ בָאֵ֔שׁ אֶת־עֹרֹתָ֥ם וְאֶת־בְּשָׂרָ֖ם וְאֶת־פִּרְשָֽׁם
Kutsal yerde kefaret etmek için kanları getirilen günah sunusu boğasını ve günah sunusu tekesini ordugahın dışına çıkaracak; derilerini, etlerini ve dışkılarını ateşte yakacaklar.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 7:18
·
Tevrat
וַיָּבֹא֙ הַמֶּ֣לֶךְ דָּוִ֔ד וַיֵּ֖שֶׁב לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וַיֹּ֗אמֶר מִ֣י אָנֹכִ֞י אֲדֹנָ֤י יְהוִה֙ וּמִ֣י בֵיתִ֔י כִּ֥י הֲבִיאֹתַ֖נִי עַד־הֲלֹֽם
Kral Davut geldi ve Yahve'nin önünde oturdu ve dedi: 'Ey Efendi Yahve, ben kimim ve evim nedir ki, beni buraya kadar getirdin?'
1. Tarihler 17:16
·
Tevrat
וַיָּבֹא֙ הַמֶּ֣לֶךְ דָּוִ֔יד וַיֵּ֖שֶׁב לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וַיֹּ֗אמֶר מִֽי־אֲנִ֞י יְהוָ֤ה אֱלֹהִים֙ וּמִ֣י בֵיתִ֔י כִּ֥י הֲבִיאֹתַ֖נִי עַד־הֲלֹֽם
Ve kral Davut geldi ve Yahve'nin önünde oturdu ve dedi: 'Ben kimim, ey Yahve Tanrı, ve evim kimdir ki beni buraya kadar getirdin?
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 43:3
·
Tevrat
וּכְמַרְאֵ֨ה הַמַּרְאֶ֜ה אֲשֶׁ֣ר רָאִ֗יתִי כַּמַּרְאֶ֤ה אֲשֶׁר־רָאִ֨יתִי֙ בְּבֹאִי֙ לְשַׁחֵ֣ת אֶת־הָעִ֔יר וּמַרְא֕וֹת כַּמַּרְאֶ֕ה אֲשֶׁ֥ר רָאִ֖יתִי אֶל־נְהַר־כְּבָ֑ר וָאֶפֹּ֖ל אֶל־פָּנָֽי
Ve gördüğüm görünüşün görünüşü gibiydi, şehri yok etmeye geldiğimde gördüğüm görünüş gibiydi; ve görünüşler Kevar ırmağında gördüğüm görünüş gibiydi; ve yüzümün üzerine düştüm.
Yaratılış 48:7
·
Tevrat
וַאֲנִ֣י בְּבֹאִ֣י מִפַּדָּ֗ן מֵ֩תָה֩ עָלַ֨י רָחֵ֜ל בְּאֶ֤רֶץ כְּנַ֨עַן֙ בַּדֶּ֔רֶךְ בְּע֥וֹד כִּבְרַת־אֶ֖רֶץ לָבֹ֣א אֶפְרָ֑תָה וָאֶקְבְּרֶ֤הָ שָּׁם֙ בְּדֶ֣רֶךְ אֶפְרָ֔ת הִ֖וא בֵּ֥ית לָֽחֶם
Ben Paddan'dan gelirken, Kenan diyarında yolda, Efrat'a gelmeye daha yer mesafesi varken Rahel yanımda öldü; onu orada Efrat yolunda gömdüm, o Beytlehem'dir.'
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 3:1
·
Tevrat
וַיִּתְחַתֵּ֣ן שְׁלֹמֹ֔ה אֶת־פַּרְעֹ֖ה מֶ֣לֶךְ מִצְרָ֑יִם וַיִּקַּ֣ח אֶת־בַּת־פַּרְעֹ֗ה וַיְבִיאֶ֨הָ֙ אֶל־עִ֣יר דָּוִ֔ד עַ֣ד כַּלֹּת֗וֹ לִבְנ֤וֹת אֶת־בֵּיתוֹ֙ וְאֶת־בֵּ֣ית יְהוָ֔ה וְאֶת־חוֹמַ֥ת יְרוּשָׁלִַ֖ם סָבִֽיב
Ve Süleyman Mısır kralı Firavun ile akraba oldu; ve Firavun'un kızını aldı ve kendi evini, Yahve'nin evini ve Yeruşalim'in çevresindeki duvarı inşa etmeyi bitirene dek onu Davut şehrine getirdi.
Daniel 9:14
·
Tevrat
וַיִּשְׁקֹ֤ד יְהוָה֙ עַל־הָ֣רָעָ֔ה וַיְבִיאֶ֖הָ עָלֵ֑ינוּ כִּֽי־צַדִּ֞יק יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֗ינוּ עַל־כָּל־מַֽעֲשָׂיו֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה וְלֹ֥א שָׁמַ֖עְנוּ בְּקֹלֽוֹ
Sonra Yahve kötülük üzerine uyanık kaldı ve onu üzerimize getirdi; çünkü Tanrımız Yahve yaptığı bütün işlerinde doğrudur ve biz onun sesini dinlemedik.