2622
Kullanım
3
Lemma
277
Türev
221
Anlam
3 lemma, 277 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וַיָּבִיאוּ | vayyaviu | ve getirdiler, getirmek, içeri sokmak | Fiil | 25 | ||
הֵבִיא | hevi | getirdi, gelmek, girmek, getirmek | Fiil | 24 | ||
וּבָאתָ | u-vata | ve girdin, girmek, gelmek, varmak | Fiil | 24 | ||
בָּאתִי | bati | girdim, girmek, gelmek, varmak | Fiil | 23 | ||
תָּבֹא | tavo | gelecek, girmek, gelmek, varmak | Fiil | 23 | ||
וַיָּבוֹא | va-yyavo | ve girdi, girmek, gelmek, varmak | Fiil | 22 | ||
וַתָּבוֹא | va-ttavo | ve girdi, girmek, gelmek, varmak | Fiil | 21 | ||
וְהֵבֵאתִי | ve-heveti | ve getirdim, girmek, gelmek, getirmek | Fiil | 20 | ||
וְהֵבִיא | ve-hevi | ve getirdi, girmek, gelmek, getirmek | Fiil | 19 | ||
אָבוֹא | avo | gireceğim, girmek, gelmek, varmak | Fiil | 19 | ||
תָבֹאוּ | tavo'u | gireceksiniz, girmek, gelmek, varmak | Fiil | 17 | ||
אָבִיא | avi | getireceğim, girmek, gelmek, getirmek | Fiil | 17 | ||
בָּאֵי | ba'ey | girenleri, girmek, gelmek, varmak | Fiil | 16 | ||
בְּבֹאוֹ | be-vo'o | geldiğinde, girmek, gelmek, varmak | Zamir | 15 | ||
תָּבִיא | tavi | getireceksin, getirmek, içeri sokmak | Fiil | 13 | ||
וַיְבִאֻהוּ | va-yevi'uhu | ve onu girdirdiler, girmek, getirmek, gelmek | Zamir | 12 | ||
בָּאתֶם | batem | girdiniz, girmek, gelmek, varmak | Fiil | 11 | ||
בָאת | bat | girdin, girmek, gelmek, varmak | Fiil | 10 | ||
וְהָבִיאוּ | ve-haviu | ve getirecekler, getirmek, girmek, varmak | Fiil | 10 | ||
Örnek Ayetler (5 / 10) Amos 4:4 · Tevrat בֹּ֤אוּ בֵֽית־אֵל֙ וּפִשְׁע֔וּ הַגִּלְגָּ֖ל הַרְבּ֣וּ לִפְשֹׁ֑עַ וְהָבִ֤יאוּ לַבֹּ֨קֶר֙ זִבְחֵיכֶ֔ם לִשְׁלֹ֥שֶׁת יָמִ֖ים מַעְשְׂרֹֽתֵיכֶֽם Beytel'e gelin ve isyan edin; Gilgal'da isyan etmeyi çoğaltın; sabaha kurbanlarınızı, üç günde ondalıklarınızı getirin. Yeşaya 49:22 · Tevrat כֹּֽה־אָמַ֞ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה הִנֵּ֨ה אֶשָּׂ֤א אֶל־גּוֹיִם֙ יָדִ֔י וְאֶל־עַמִּ֖ים אָרִ֣ים נִסִּ֑י וְהֵבִ֤יאוּ בָנַ֨יִךְ֙ בְּחֹ֔צֶן וּבְנֹתַ֖יִךְ עַל־כָּתֵ֥ף תִּנָּשֶֽׂאנָה Efendi Yahve böyle dedi: İşte uluslara doğru elimi kaldıracağım ve halklara doğru sancağımı yükselteceğim; ve oğullarını kucakta getirecekler ve kızların omuz üzerinde taşınacaklar. Yeşaya 66:20 · Tevrat וְהֵבִ֣יאוּ אֶת־כָּל־אֲחֵיכֶ֣ם מִכָּל־הַגּוֹיִ֣ם מִנְחָ֣ה לַֽיהוָ֡ה בַּסּוּסִ֡ים וּ֠בָרֶכֶב וּבַצַּבִּ֨ים וּבַפְּרָדִ֜ים וּבַכִּרְכָּר֗וֹת עַ֣ל הַ֥ר קָדְשִׁ֛י יְרוּשָׁלִַ֖ם אָמַ֣ר יְהוָ֑ה כַּאֲשֶׁ֣ר יָבִיאוּ֩ בְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֧ל אֶת־הַמִּנְחָ֛ה בִּכְלִ֥י טָה֖וֹר בֵּ֥ית יְהוָֽה Ve bütün kardeşlerinizi bütün uluslardan Yahve'ye sunu olarak atlarla ve arabalarla ve tahtırevanlarla ve katırlarla ve develerle kutsal dağım Yeruşalim'e getirecekler, dedi Yahve; İsrail oğullarının sunuyu temiz kapta Yahve'nin evine getirdikleri gibi. 1. Tarihler 21:2 · Tevrat וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֤יד אֶל־יוֹאָב֙ וְאֶל־שָׂרֵ֣י הָעָ֔ם לְכ֗וּ סִפְרוּ֙ אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל מִבְּאֵ֥ר שֶׁ֖בַע וְעַד־דָּ֑ן וְהָבִ֣יאוּ אֵלַ֔י וְאֵדְעָ֖ה אֶת־מִסְפָּרָֽם Davut Yoav'a ve halkın yöneticilerine dedi: 'Gidin, Beer-Şeva'dan Dan'a kadar İsrail'i sayın; bana getirin, onların sayısını bileyim.' Nehemya 8:15 · Tevrat וַאֲשֶׁ֣ר יַשְׁמִ֗יעוּ וְיַעֲבִ֨ירוּ ק֥וֹל בְּכָל־עָרֵיהֶם֮ וּבִירוּשָׁלִַ֣ם לֵאמֹר֒ צְא֣וּ הָהָ֗ר וְהָבִ֨יאוּ֙ עֲלֵי־זַ֨יִת֙ וַעֲלֵי־עֵ֣ץ שֶׁ֔מֶן וַעֲלֵ֤י הֲדַס֙ וַעֲלֵ֣י תְמָרִ֔ים וַעֲלֵ֖י עֵ֣ץ עָבֹ֑ת לַעֲשֹׂ֥ת סֻכֹּ֖ת כַּכָּתֽוּב Ve bütün şehirlerinde ve Yeruşalim'de ses işittirsinler ve geçirsinler, diyerek: 'Dağa çıkın ve yazıldığı gibi çardaklar yapmak için zeytin yaprakları, yağ ağacı yaprakları, mersin yaprakları, hurma yaprakları ve sık ağaç yaprakları getirin.' | ||||||
וְהֵבֵאתָ | ve-heveta | ve getirdin, getirmek, içeri sokmak | Fiil | 10 | ||
Örnek Ayetler (5 / 25)
Hakimler 21:12
·
Tevrat
וַֽיִּמְצְא֞וּ מִיּוֹשְׁבֵ֣י יָבֵ֣ישׁ גִּלְעָ֗ד אַרְבַּ֤ע מֵאוֹת֙ נַעֲרָ֣ה בְתוּלָ֔ה אֲשֶׁ֧ר לֹֽא־יָדְעָ֛ה אִ֖ישׁ לְמִשְׁכַּ֣ב זָכָ֑ר וַיָּבִ֨יאוּ אוֹתָ֤ם אֶל־הַֽמַּחֲנֶה֙ שִׁלֹ֔ה אֲשֶׁ֖ר בְּאֶ֥רֶץ כְּנָֽעַן
Gilead Yaveş oturanlarından erkek yatmasıyla adam bilmeyen dört yüz bakire genç kız buldular; ve onları Kenan diyarında olan Şilo ordugahına getirdiler.
1. Samuel 1:25
·
Tevrat
וַֽיִּשְׁחֲט֖וּ אֶת־הַפָּ֑ר וַיָּבִ֥יאוּ אֶת־הַנַּ֖עַר אֶל־עֵלִֽי
Boğayı kestiler ve çocuğu Eli'ye getirdiler.
1. Samuel 5:2
·
Tevrat
וַיִּקְח֤וּ פְלִשְׁתִּים֙ אֶת־אֲר֣וֹן הָאֱלֹהִ֔ים וַיָּבִ֥יאוּ אֹת֖וֹ בֵּ֣ית דָּג֑וֹן וַיַּצִּ֥יגוּ אֹת֖וֹ אֵ֥צֶל דָּגֽוֹן
Filistliler Tanrı'nın sandığını aldılar, onu Dagon'un evine getirdiler ve Dagon'un yanına koydular.
1. Tarihler 16:1
·
Tevrat
וַיָּבִ֨יאוּ֙ אֶת־אֲר֣וֹן הָֽאֱלֹהִ֔ים וַיַּצִּ֣יגוּ אֹת֔וֹ בְּת֣וֹךְ הָאֹ֔הֶל אֲשֶׁ֥ר נָֽטָה־ל֖וֹ דָּוִ֑יד וַיַּקְרִ֛יבוּ עֹל֥וֹת וּשְׁלָמִ֖ים לִפְנֵ֥י הָאֱלֹהִֽים
Ve Tanrı'nın sandığını getirdiler ve onu Davut'un onun için kurduğu çadırın ortasına yerleştirdiler; ve Tanrı'nın önünde yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundular.
Ezra 8:18
·
Tevrat
וַיָּבִ֨יאּוּ לָ֜נוּ כְּיַד־אֱלֹהֵ֨ינוּ הַטּוֹבָ֤ה עָלֵ֨ינוּ֙ אִ֣ישׁ שֶׂ֔כֶל מִבְּנֵ֣י מַחְלִ֔י בֶּן־לֵוִ֖י בֶּן־יִשְׂרָאֵ֑ל וְשֵׁרֵֽבְיָ֛ה וּבָנָ֥יו וְאֶחָ֖יו שְׁמֹנָ֥ה עָשָֽׂר
Ve Tanrımızın üzerimizdeki iyi eli sayesinde bize İsrail oğlu Levi oğlu Mahli oğullarından anlayışlı bir adamı, ve Şerevya'yı, ve oğullarını ve kardeşlerini, on sekiz kişiyi getirdiler;
Örnek Ayetler (5 / 24)
Hakimler 12:9
·
Tevrat
וַיְהִי־ל֞וֹ שְׁלֹשִׁ֣ים בָּנִ֗ים וּשְׁלֹשִׁ֤ים בָּנוֹת֙ שִׁלַּ֣ח הַח֔וּצָה וּשְׁלֹשִׁ֣ים בָּנ֔וֹת הֵבִ֥יא לְבָנָ֖יו מִן־הַח֑וּץ וַיִּשְׁפֹּ֥ט אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל שֶׁ֥בַע שָׁנִֽים
Ve onun otuz oğlu vardı ve otuz kızı dışarıya gönderdi ve oğullarına dışarıdan otuz kız getirdi. Ve İsrail'i yedi yıl yargıladı.
Hezekiel 20:15
·
Tevrat
וְגַם־אֲנִ֗י נָשָׂ֧אתִי יָדִ֛י לָהֶ֖ם בַּמִּדְבָּ֑ר לְבִלְתִּי֩ הָבִ֨יא אוֹתָ֜ם אֶל־הָאָ֣רֶץ אֲשֶׁר־נָתַ֗תִּי זָבַ֤ת חָלָב֙ וּדְבַ֔שׁ צְבִ֥י הִ֖יא לְכָל־הָאֲרָצֽוֹת
Ve ayrıca ben çölde onlara elimi kaldırdım, onları verdiğim, süt ve bal akan diyara getirmemek için; o bütün diyarlara güzelliktir.
2. Samuel 17:14
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אַבְשָׁלוֹם֙ וְכָל־אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֔ל טוֹבָ֗ה עֲצַת֙ חוּשַׁ֣י הָאַרְכִּ֔י מֵעֲצַ֖ת אֲחִיתֹ֑פֶל וַיהוָ֣ה צִוָּ֗ה לְהָפֵ֞ר אֶת־עֲצַ֤ת אֲחִיתֹ֨פֶל֙ הַטּוֹבָ֔ה לְבַעֲב֗וּר הָבִ֧יא יְהוָ֛ה אֶל־אַבְשָׁל֖וֹם אֶת־הָרָעָֽה
Avşalom ve bütün İsrail adamları dedi: 'Arklı Huşay'ın öğüdü Ahitofel'in öğüdünden iyidir.' Ve Yahve, Yahve'nin Avşalom'un üzerine kötülük getirmesi için Ahitofel'in iyi öğüdünü bozmayı buyurmuştu.
Yeremya 17:18
·
Tevrat
יֵבֹ֤שׁוּ רֹדְפַי֙ וְאַל־אֵבֹ֣שָׁה אָ֔נִי יֵחַ֣תּוּ הֵ֔מָּה וְאַל־אֵחַ֖תָּה אָ֑נִי הָבִ֤יא עֲלֵיהֶם֙ י֣וֹם רָעָ֔ה וּמִשְׁנֶ֥ה שִׁבָּר֖וֹן שָׁבְרֵֽם
Beni kovalayanlar utansın, ama ben utanmayayım; onlar dehşete düşsün, ama ben dehşete düşmeyeyim; onların üzerine kötülük gününü getir ve onları iki kat kırılmayla kır.
Yeremya 17:24
·
Tevrat
וְ֠הָיָה אִם־שָׁמֹ֨עַ תִּשְׁמְע֤וּן אֵלַי֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה לְבִלְתִּ֣י הָבִ֣יא מַשָּׂ֗א בְּשַׁעֲרֵ֛י הָעִ֥יר הַזֹּ֖את בְּי֣וֹם הַשַּׁבָּ֑ת וּלְקַדֵּשׁ֙ אֶת־י֣וֹם הַשַּׁבָּ֔ת לְבִלְתִּ֥י עֲשֽׂוֹת־בּ֖וֹ כָּל־מְלָאכָֽה
Ve olacak, eğer beni dikkatle dinlerseniz, Yahve'nin bildirisidir, Şabat gününde bu şehrin kapılarından yük getirmemek için ve onda hiçbir iş yapmamak üzere Şabat gününü kutsal kılmak için;
Örnek Ayetler (5 / 24)
Hezekiel 38:15
·
Tevrat
וּבָ֤אתָ מִמְּקֽוֹמְךָ֙ מִיַּרְכְּתֵ֣י צָפ֔וֹן אַתָּ֕ה וְעַמִּ֥ים רַבִּ֖ים אִתָּ֑ךְ רֹכְבֵ֤י סוּסִים֙ כֻּלָּ֔ם קָהָ֥ל גָּד֖וֹל וְחַ֥יִל רָֽב
Ve yerinden, kuzeyin uçlarından geleceksin, sen ve seninle birçok halklar, hepsi atlara binen, büyük bir topluluk ve çok bir ordu.
2. Samuel 5:23
·
Tevrat
וַיִּשְׁאַ֤ל דָּוִד֙ בַּֽיהוָ֔ה וַיֹּ֖אמֶר לֹ֣א תַעֲלֶ֑ה הָסֵב֙ אֶל־אַ֣חֲרֵיהֶ֔ם וּבָ֥אתָ לָהֶ֖ם מִמּ֥וּל בְּכָאִֽים
Davut Yahve'ye sordu ve dedi: 'Çıkmayacaksın; arkalarına dön ve onlara baka ağaçlarının karşısından geleceksin.'
2. Samuel 14:3
·
Tevrat
וּבָאת֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ וְדִבַּ֥רְתְּ אֵלָ֖יו כַּדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וַיָּ֧שֶׂם יוֹאָ֛ב אֶת־הַדְּבָרִ֖ים בְּפִֽיהָ
Ve krala gel ve ona bu söz gibi konuş. Ve Yoav sözleri onun ağzına koydu.
Yeremya 36:6
·
Tevrat
וּבָאתָ֣ אַתָּ֡ה וְקָרָ֣אתָ בַמְּגִלָּ֣ה אֲשֶׁר־כָּתַֽבְתָּ־מִפִּי֩ אֶת־דִּבְרֵ֨י יְהוָ֜ה בְּאָזְנֵ֥י הָעָ֛ם בֵּ֥ית יְהוָ֖ה בְּי֣וֹם צ֑וֹם וְגַ֨ם בְּאָזְנֵ֧י כָל־יְהוּדָ֛ה הַבָּאִ֥ים מֵעָרֵיהֶ֖ם תִּקְרָאֵֽם
Sen git ve benim ağzımdan yazdığın tomardan Yahve'nin sözlerini oruç gününde Yahve'nin evinde halkın kulaklarına oku; ve ayrıca şehirlerinden gelen bütün Yahuda'nın kulaklarına da onları oku.
1. Samuel 10:3
·
Tevrat
וְחָלַפְתָּ֨ מִשָּׁ֜ם וָהָ֗לְאָה וּבָ֨אתָ֙ עַד־אֵל֣וֹן תָּב֔וֹר וּמְצָא֤וּךָ שָּׁם֙ שְׁלֹשָׁ֣ה אֲנָשִׁ֔ים עֹלִ֥ים אֶל־הָאֱלֹהִ֖ים בֵּֽית־אֵ֑ל אֶחָ֞ד נֹשֵׂ֣א שְׁלֹשָׁ֣ה גְדָיִ֗ים וְאֶחָד֙ נֹשֵׂ֗א שְׁלֹ֨שֶׁת֙ כִּכְּר֣וֹת לֶ֔חֶם וְאֶחָ֥ד נֹשֵׂ֖א נֵֽבֶל־יָֽיִן
Oradan öteye geçeceksin ve Tavor meşesine kadar geleceksin. Orada Beytel'e, Tanrı'ya çıkan üç adam seni bulacak; biri üç oğlak taşıyor, biri üç somun ekmek taşıyor ve biri bir tulum şarap taşıyor.
Örnek Ayetler (5 / 23)
Hakimler 20:4
·
Tevrat
וַיַּ֜עַן הָאִ֣ישׁ הַלֵּוִ֗י אִ֛ישׁ הָאִשָּׁ֥ה הַנִּרְצָחָ֖ה וַיֹּאמַ֑ר הַגִּבְעָ֨תָה֙ אֲשֶׁ֣ר לְבִנְיָמִ֔ן בָּ֛אתִי אֲנִ֥י וּפִֽילַגְשִׁ֖י לָלֽוּן
Öldürülen kadının adamı olan Levili adam cevap verdi ve dedi: 'Ben ve cariyem gecelemek için Bünyamin'e ait olan Giva'ya geldim.'
2. Samuel 14:15
·
Tevrat
וְ֠עַתָּה אֲשֶׁר־בָּ֜אתִי לְדַבֵּ֨ר אֶל־הַמֶּ֤לֶךְ אֲדֹנִי֙ אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה כִּ֥י יֵֽרְאֻ֖נִי הָעָ֑ם וַתֹּ֤אמֶר שִׁפְחָֽתְךָ֙ אֲדַבְּרָה־נָּ֣א אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ אוּלַ֛י יַעֲשֶׂ֥ה הַמֶּ֖לֶךְ אֶת־דְּבַ֥ר אֲמָתֽוֹ
Ve şimdi efendim krala bu sözü konuşmaya gelmem, çünkü halk beni korkuttu. Ve hizmetçin dedi: 'Lütfen krala konuşayım, belki kral cariyesinin sözünü yapar.'
2. Samuel 14:32
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אַבְשָׁל֣וֹם אֶל־יוֹאָ֡ב הִנֵּ֣ה שָׁלַ֣חְתִּי אֵלֶ֣יךָ לֵאמֹ֡ר בֹּ֣א הֵ֠נָּה וְאֶשְׁלְחָה֩ אֹתְךָ֨ אֶל־הַמֶּ֜לֶךְ לֵאמֹ֗ר לָ֤מָּה בָּ֨אתִי֙ מִגְּשׁ֔וּר ט֥וֹב לִ֖י עֹ֣ד אֲנִי־שָׁ֑ם וְעַתָּ֗ה אֶרְאֶה֙ פְּנֵ֣י הַמֶּ֔לֶךְ וְאִם־יֶשׁ־בִּ֥י עָוֺ֖ן וֶהֱמִתָֽנִי
Avşalom Yoav'a dedi: 'İşte sana gönderdim diyerek: Buraya gel ve seni krala göndereyim diyerek: Neden Geşur'dan geldim? Ben hala oradayken bana iyiydi. Ve şimdi kralın yüzünü göreyim; ve eğer bende suç varsa, beni öldürsün.'
2. Samuel 19:21
·
Tevrat
כִּ֚י יָדַ֣ע עַבְדְּךָ֔ כִּ֖י אֲנִ֣י חָטָ֑אתִי וְהִנֵּֽה־בָ֣אתִי הַיּ֗וֹם רִאשׁוֹן֙ לְכָל־בֵּ֣ית יוֹסֵ֔ף לָרֶ֕דֶת לִקְרַ֖את אֲדֹנִ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Çünkü kulun günah işlediğimi biliyor; ve işte, efendim kralı karşılamaya inmek için bütün Yusuf evinden ilk olarak bugün ben geldim.
Yeremya 14:18
·
Tevrat
אִם־יָצָ֣אתִי הַשָּׂדֶ֗ה וְהִנֵּה֙ חַלְלֵי־חֶ֔רֶב וְאִם֙ בָּ֣אתִי הָעִ֔יר וְהִנֵּ֖ה תַּחֲלוּאֵ֣י רָעָ֑ב כִּֽי־גַם־נָבִ֧יא גַם־כֹּהֵ֛ן סָחֲר֥וּ אֶל־אֶ֖רֶץ וְלֹ֥א יָדָֽעוּ
Eğer kıra çıkarsam, ve işte kılıçla öldürülmüş olanlar; ve eğer şehre gelirsem, ve işte kıtlığın hastalıkları; çünkü hem peygamber hem kâhin yere dolaştılar ve bilmediler.
Örnek Ayetler (5 / 23)
2. Samuel 13:5
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ יְה֣וֹנָדָ֔ב שְׁכַ֥ב עַל־מִשְׁכָּבְךָ֖ וְהִתְחָ֑ל וּבָ֧א אָבִ֣יךָ לִרְאוֹתֶ֗ךָ וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֡יו תָּ֣בֹא נָא֩ תָמָ֨ר אֲחוֹתִ֜י וְתַבְרֵ֣נִי לֶ֗חֶם וְעָשְׂתָ֤ה לְעֵינַי֙ אֶת־הַבִּרְיָ֔ה לְמַ֨עַן֙ אֲשֶׁ֣ר אֶרְאֶ֔ה וְאָכַלְתִּ֖י מִיָּדָֽהּ
Yehonadav ona dedi ki: 'Yatağına yat ve hastalan. Baban seni görmeye gelince ona diyeceksin ki: Lütfen kız kardeşim Tamar gelsin ve bana ekmek yedirsin; yemeği gözlerimin önünde yapsın ki göreyim ve onun elinden yiyeyim.'
Yeremya 2:3
·
Tevrat
קֹ֤דֶשׁ יִשְׂרָאֵל֙ לַיהוָ֔ה רֵאשִׁ֖ית תְּבוּאָתֹ֑ה כָּל־אֹכְלָ֣יו יֶאְשָׁ֔מוּ רָעָ֛ה תָּבֹ֥א אֲלֵיהֶ֖ם נְאֻם־יְהוָֽה
İsrail Yahve'ye kutsaldı, ürününün ilkiydi; onu yiyenlerin tümü suçlu olurlar, onlara kötülük gelir, Yahve'nin bildirisidir.
1. Krallar 22:25
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר מִיכָ֔יְהוּ הִנְּךָ֥ רֹאֶ֖ה בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא אֲשֶׁ֥ר תָּבֹ֛א חֶ֥דֶר בְּחֶ֖דֶר לְהֵחָבֵֽה
Mihayhu dedi: 'İşte, saklanmak için odadan odaya gireceğin o gün göreceksin.'
Süleyman'ın Özdeyişleri 3:25
·
Tevrat
אַל־תִּ֭ירָא מִפַּ֣חַד פִּתְאֹ֑ם וּמִשֹּׁאַ֥ת רְ֝שָׁעִ֗ים כִּ֣י תָבֹֽא
Ani korkudan ve geldiği zaman kötülerin yıkımından korkma.
Süleyman'ın Özdeyişleri 4:14
·
Tevrat
בְּאֹ֣רַח רְ֭שָׁעִים אַל־תָּבֹ֑א וְאַל־תְּ֝אַשֵּׁ֗ר בְּדֶ֣רֶךְ רָעִֽים
Kötülerin yoluna girme ve kötülerin yolunda yürüme.
Örnek Ayetler (5 / 22)
Hezekiel 14:1
·
Tevrat
וַיָּב֤וֹא אֵלַי֙ אֲנָשִׁ֔ים מִזִּקְנֵ֖י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיֵּשְׁב֖וּ לְפָנָֽי
Ve İsrail'in yaşlılarından adamlar bana geldi ve önümde oturdular.
Hezekiel 23:44
·
Tevrat
וַיָּב֣וֹא אֵלֶ֔יהָ כְּב֖וֹא אֶל־אִשָּׁ֣ה זוֹנָ֑ה כֵּ֣ן בָּ֗אוּ אֶֽל־אָֽהֳלָה֙ וְאֶל־אָ֣הֳלִיבָ֔ה אִשֹּׁ֖ת הַזִּמָּֽה
Ve fahişe bir kadına gelir gibi ona geldi; böylece alçaklık kadınları Ohola'ya ve Oholiva'ya geldiler.
Hezekiel 36:20
·
Tevrat
וַיָּב֗וֹא אֶל־הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁר־בָּ֣אוּ שָׁ֔ם וַֽיְחַלְּל֖וּ אֶת־שֵׁ֣ם קָדְשִׁ֑י בֶּאֱמֹ֤ר לָהֶם֙ עַם־יְהוָ֣ה אֵ֔לֶּה וּמֵאַרְצ֖וֹ יָצָֽאוּ
Ve gittikleri uluslara geldiler ve kutsal adımı kirlettiler; onlara, 'Bunlar Yahve'nin halkıdır ve O'nun diyarından çıktılar' denildiğinde.
Hezekiel 40:6
·
Tevrat
וַיָּב֗וֹא אֶל־שַׁ֨עַר֙ אֲשֶׁ֤ר פָּנָיו֙ דֶּ֣רֶךְ הַקָּדִ֔ימָה וַיַּ֖עַל בְּמַֽעֲלוֹתָ֑יו וַיָּ֣מָד אֶת־סַ֣ף הַשַּׁ֗עַר קָנֶ֤ה אֶחָד֙ רֹ֔חַב וְאֵת֙ סַ֣ף אֶחָ֔ד קָנֶ֥ה אֶחָ֖ד רֹֽחַב
Sonra yüzü doğu yoluna bakan kapıya geldi ve basamaklarından çıktı; ve kapının eşiğini bir kamış genişlik ve diğer eşiği bir kamış genişlik ölçtü.
Hoşea 6:3
·
Tevrat
וְנֵדְעָ֣ה נִרְדְּפָ֗ה לָדַ֨עַת֙ אֶת־יְהוָ֔ה כְּשַׁ֖חַר נָכ֣וֹן מֽוֹצָא֑וֹ וְיָב֤וֹא כַגֶּ֨שֶׁם֙ לָ֔נוּ כְּמַלְק֖וֹשׁ י֥וֹרֶה אָֽרֶץ
Ve bilelim, Yahve'yi bilmek için peşinden gidelim; onun çıkışı şafak gibi kesindir; ve bize yağmur gibi, yeri sulayan son yağmur gibi gelecek.
Örnek Ayetler (5 / 21)
Hakimler 4:21
·
Tevrat
וַתִּקַּ֣ח יָעֵ֣ל אֵֽשֶׁת־חֶ֠בֶר אֶת־יְתַ֨ד הָאֹ֜הֶל וַתָּ֧שֶׂם אֶת־הַמַּקֶּ֣בֶת בְּיָדָ֗הּ וַתָּב֤וֹא אֵלָיו֙ בַּלָּ֔אט וַתִּתְקַ֤ע אֶת־הַיָּתֵד֙ בְּרַקָּת֔וֹ וַתִּצְנַ֖ח בָּאָ֑רֶץ וְהֽוּא־נִרְדָּ֥ם וַיָּ֖עַף וַיָּמֹֽת
Hever'in karısı Yael çadırın kazığını aldı, çekici eline koydu, gizlice ona geldi ve kazığı şakağına çaktı, yere battı; o derin uykudaydı ve bitkindi, böylece öldü.
Hezekiel 22:4
·
Tevrat
בְּדָמֵ֨ךְ אֲשֶׁר־שָׁפַ֜כְתְּ אָשַׁ֗מְתְּ וּבְגִלּוּלַ֤יִךְ אֲשֶׁר־עָשִׂית֙ טָמֵ֔את וַתַּקְרִ֣יבִי יָמַ֔יִךְ וַתָּב֖וֹא עַד־שְׁנוֹתָ֑יִךְ עַל־כֵּ֗ן נְתַתִּ֤יךְ חֶרְפָּה֙ לַגּוֹיִ֔ם וְקַלָּסָ֖ה לְכָל־הָאֲרָצֽוֹת
Döktüğün kanınla suçlu oldun ve yaptığın putlarınla kirlendin; günlerini yaklaştırdın ve yıllarına kadar geldin; bu yüzden seni uluslara utanç ve bütün diyarlara alay verdim.
Hezekiel 33:4
·
Tevrat
וְשָׁמַ֨ע הַשֹּׁמֵ֜עַ אֶת־ק֤וֹל הַשּׁוֹפָר֙ וְלֹ֣א נִזְהָ֔ר וַתָּ֥בוֹא חֶ֖רֶב וַתִּקָּחֵ֑הוּ דָּמ֥וֹ בְרֹאשׁ֖וֹ יִֽהְיֶֽה
İşiten kişi borunun sesini işitip de uyarılmazsa ve kılıç gelip onu alırsa, onun kanı kendi başının üzerinde olacaktır.
Hezekiel 33:6
·
Tevrat
וְ֠הַצֹּפֶה כִּֽי־יִרְאֶ֨ה אֶת־הַחֶ֜רֶב בָּאָ֗ה וְלֹֽא־תָקַ֤ע בַּשּׁוֹפָר֙ וְהָעָ֣ם לֹֽא־נִזְהָ֔ר וַתָּב֣וֹא חֶ֔רֶב וַתִּקַּ֥ח מֵהֶ֖ם נָ֑פֶשׁ ה֚וּא בַּעֲוֺנ֣וֹ נִלְקָ֔ח וְדָמ֖וֹ מִיַּֽד־הַצֹּפֶ֥ה אֶדְרֹֽשׁ
Ama gözcü kılıcın geldiğini görür de boruyu çalmazsa ve halk uyarılmazsa, kılıç gelip onlardan bir can alırsa; o kişi kendi suçuyla alınmıştır, ama onun kanını gözcünün elinden soracağım.
Hezekiel 37:10
·
Tevrat
וְהִנַּבֵּ֖אתִי כַּאֲשֶׁ֣ר צִוָּ֑נִי וַתָּבוֹא֩ בָהֶ֨ם הָר֜וּחַ וַיִּֽחְי֗וּ וַיַּֽעַמְדוּ֙ עַל־רַגְלֵיהֶ֔ם חַ֖יִל גָּד֥וֹל מְאֹד־מְאֹֽד
Bana buyurduğu gibi peygamberlik ettim; ve ruh onlara girdi, ve yaşadılar, ve ayakları üzerinde durdular, çok çok büyük bir ordu.
Örnek Ayetler (5 / 20)
Amos 8:9
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא נְאֻם֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וְהֵבֵאתִ֥י הַשֶּׁ֖מֶשׁ בַּֽצָּהֳרָ֑יִם וְהַחֲשַׁכְתִּ֥י לָאָ֖רֶץ בְּי֥וֹם אֽוֹר
O gün, Efendi Yahve'nin bildirisidir; güneşi öğleyin batıracağım ve aydınlık günde yeri karartacağım.
Hezekiel 7:24
·
Tevrat
וְהֵֽבֵאתִי֙ רָעֵ֣י גוֹיִ֔ם וְיָרְשׁ֖וּ אֶת־בָּֽתֵּיהֶ֑ם וְהִשְׁבַּתִּי֙ גְּא֣וֹן עַזִּ֔ים וְנִחֲל֖וּ מְקַֽדְשֵׁיהֶֽם
Ve ulusların kötülerini getireceğim ve evlerini mülk edinecekler; güçlülerin gururunu durduracağım ve onların kutsal yerleri kirletilecek.
Hezekiel 12:13
·
Tevrat
וּפָרַשְׂתִּ֤י אֶת־רִשְׁתִּי֙ עָלָ֔יו וְנִתְפַּ֖שׂ בִּמְצֽוּדָתִ֑י וְהֵבֵאתִ֨י אֹת֤וֹ בָבֶ֨לָה֙ אֶ֣רֶץ כַּשְׂדִּ֔ים וְאוֹתָ֥הּ לֹֽא־יִרְאֶ֖ה וְשָׁ֥ם יָמֽוּת
Ve ağımı onun üzerine sereceğim ve tuzağımda yakalanacak; ve onu Kildaniler diyarı Babil'e getireceğim, ve orayı görmeyecek ve orada ölecek.
Hezekiel 20:35
·
Tevrat
וְהֵבֵאתִ֣י אֶתְכֶ֔ם אֶל־מִדְבַּ֖ר הָֽעַמִּ֑ים וְנִשְׁפַּטְתִּ֤י אִתְּכֶם֙ שָׁ֔ם פָּנִ֖ים אֶל־פָּנִֽים
Ve sizi halkların çölüne getireceğim ve orada sizinle yüz yüze yargılaşacağım.
Hezekiel 20:37
·
Tevrat
וְהַעֲבַרְתִּ֥י אֶתְכֶ֖ם תַּ֣חַת הַשָּׁ֑בֶט וְהֵבֵאתִ֥י אֶתְכֶ֖ם בְּמָסֹ֥רֶת הַבְּרִֽית
Ve sizi değneğin altından geçireceğim ve sizi antlaşmanın bağına getireceğim.
Örnek Ayetler (5 / 19)
Levililer 4:4
·
Tevrat
וְהֵבִ֣יא אֶת־הַפָּ֗ר אֶל־פֶּ֛תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵ֖ד לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְסָמַ֤ךְ אֶת־יָדוֹ֙ עַל־רֹ֣אשׁ הַפָּ֔ר וְשָׁחַ֥ט אֶת־הַפָּ֖ר לִפְנֵ֥י יְהוָֽה
Ve boğayı Yahve'nin önüne, Buluşma Çadırı'nın girişine getirecek ve elini boğanın başının üzerine koyacak ve boğayı Yahve'nin önünde kesecektir.
Levililer 4:5
·
Tevrat
וְלָקַ֛ח הַכֹּהֵ֥ן הַמָּשִׁ֖יחַ מִדַּ֣ם הַפָּ֑ר וְהֵבִ֥יא אֹת֖וֹ אֶל־אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד
Ve meshedilmiş kâhin boğanın kanından alacak ve onu Buluşma Çadırı'na getirecektir.
Levililer 4:16
·
Tevrat
וְהֵבִ֛יא הַכֹּהֵ֥ן הַמָּשִׁ֖יחַ מִדַּ֣ם הַפָּ֑ר אֶל־אֹ֖הֶל מוֹעֵֽד
Ve meshedilmiş kâhin boğanın kanından Buluşma Çadırı'na getirecektir.
Levililer 4:23
·
Tevrat
אֽוֹ־הוֹדַ֤ע אֵלָיו֙ חַטָּאת֔וֹ אֲשֶׁ֥ר חָטָ֖א בָּ֑הּ וְהֵבִ֧יא אֶת־קָרְבָּנ֛וֹ שְׂעִ֥יר עִזִּ֖ים זָכָ֥ר תָּמִֽים
veya işlediği günahı ona bildirilirse, sunusu olarak keçilerden kusursuz bir erkek teke getirecektir.
Levililer 4:28
·
Tevrat
א֚וֹ הוֹדַ֣ע אֵלָ֔יו חַטָּאת֖וֹ אֲשֶׁ֣ר חָטָ֑א וְהֵבִ֨יא קָרְבָּנ֜וֹ שְׂעִירַ֤ת עִזִּים֙ תְּמִימָ֣ה נְקֵבָ֔ה עַל־חַטָּאת֖וֹ אֲשֶׁ֥ר חָטָֽא
Veya işlediği günahı ona bildirilirse, işlediği günahı için sunusunu, kusursuz dişi bir keçi getirecektir.
Örnek Ayetler (5 / 19)
Hezekiel 38:11
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֗ אֶֽעֱלֶה֙ עַל־אֶ֣רֶץ פְּרָז֔וֹת אָבוֹא֙ הַשֹּׁ֣קְטִ֔ים יֹשְׁבֵ֖י לָבֶ֑טַח כֻּלָּ֗ם יֹֽשְׁבִים֙ בְּאֵ֣ין חוֹמָ֔ה וּבְרִ֥יחַ וּדְלָתַ֖יִם אֵ֥ין לָהֶֽם
Ve diyeceksin: Sursuz köyler diyarı üzerine çıkacağım, güvenlikte oturan sakinlere geleceğim; hepsi sur olmadan oturuyorlar, ve onlara sürgü ve kapılar yok.
2. Samuel 11:11
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אוּרִיָּ֜ה אֶל־דָּוִ֗ד הָ֠אָרוֹן וְיִשְׂרָאֵ֨ל וִֽיהוּדָ֜ה יֹשְׁבִ֣ים בַּסֻּכּ֗וֹת וַאדֹנִ֨י יוֹאָ֜ב וְעַבְדֵ֤י אֲדֹנִ֨י עַל־פְּנֵ֤י הַשָּׂדֶה֙ חֹנִ֔ים וַאֲנִ֞י אָב֧וֹא אֶל־בֵּיתִ֛י לֶאֱכֹ֥ל וְלִשְׁתּ֖וֹת וְלִשְׁכַּ֣ב עִם־אִשְׁתִּ֑י חַיֶּ֨ךָ֙ וְחֵ֣י נַפְשֶׁ֔ךָ אִֽם־אֶעֱשֶׂ֖ה אֶת־הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Uriya Davut'a dedi: 'Sandık, İsrail ve Yahuda çardaklarda oturuyorlar; efendim Yoav ve efendimin kulları tarlanın yüzünde konaklıyorlar; ben yemek, içmek ve karımla yatmak için evime mi gireceğim? Senin yaşamın ve canının yaşamı hakkı için, bu sözü yapmayacağım.'
Hoşea 11:9
·
Tevrat
לֹ֤א אֶֽעֱשֶׂה֙ חֲר֣וֹן אַפִּ֔י לֹ֥א אָשׁ֖וּב לְשַׁחֵ֣ת אֶפְרָ֑יִם כִּ֣י אֵ֤ל אָֽנֹכִי֙ וְלֹא־אִ֔ישׁ בְּקִרְבְּךָ֣ קָד֔וֹשׁ וְלֹ֥א אָב֖וֹא בְּעִֽיר
Öfkemin şiddetini yapmayacağım; Efrayim'i yok etmeye dönmeyeceğim; çünkü ben Tanrı'yım ve insan değilim; senin içinde kutsalım ve şehre gelmeyeceğim.
1. Samuel 29:8
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜ד אֶל־אָכִ֗ישׁ כִּ֣י מֶ֤ה עָשִׂ֨יתִי֙ וּמַה־מָּצָ֣אתָ בְעַבְדְּךָ֔ מִיּוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר הָיִ֣יתִי לְפָנֶ֔יךָ עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה כִּ֣י לֹ֤א אָבוֹא֙ וְנִלְחַ֔מְתִּי בְּאֹיְבֵ֖י אֲדֹנִ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Davut Akiş'e dedi: 'Ama ne yaptım ve önünde olduğum günden bu güne kadar kulunda ne buldun ki, efendim kralın düşmanlarıyla savaşmaya gelmeyeyim?'
Malaki 3:24
·
Tevrat
וְהֵשִׁ֤יב לֵב־אָבוֹת֙ עַל־בָּנִ֔ים וְלֵ֥ב בָּנִ֖ים עַל־אֲבוֹתָ֑ם פֶּן־אָב֕וֹא וְהִכֵּיתִ֥י אֶת־הָאָ֖רֶץ חֵֽרֶם
Ve o, babaların kalbini oğullara ve oğulların kalbini babalarına döndürecek; gelip yeri yıkımla vurmayayım diye.
Örnek Ayetler (5 / 17)
Hakimler 18:10
·
Tevrat
כְּבֹאֲכֶ֞ם תָּבֹ֣אוּ אֶל־עַ֣ם בֹּטֵ֗חַ וְהָאָ֨רֶץ֙ רַחֲבַ֣ת יָדַ֔יִם כִּֽי־נְתָנָ֥הּ אֱלֹהִ֖ים בְּיֶדְכֶ֑ם מָקוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר אֵֽין־שָׁ֣ם מַחְס֔וֹר כָּל־דָּבָ֖ר אֲשֶׁ֥ר בָּאָֽרֶץ
Vardığınızda güvende olan bir halka varacaksınız ve yer geniştir; çünkü Tanrı onu elinize verdi. Orada yerde olan hiçbir şeyin eksiği olmayan bir yerdir.
Amos 5:5
·
Tevrat
וְאַֽל־תִּדְרְשׁוּ֙ בֵּֽית־אֵ֔ל וְהַגִּלְגָּל֙ לֹ֣א תָבֹ֔אוּ וּבְאֵ֥ר שֶׁ֖בַע לֹ֣א תַעֲבֹ֑רוּ כִּ֤י הַגִּלְגָּל֙ גָּלֹ֣ה יִגְלֶ֔ה וּבֵֽית־אֵ֖ל יִהְיֶ֥ה לְאָֽוֶן
Ve Beytel'i aramayın ve Gilgal'a girmeyin ve Beer-Şeva'ya geçmeyin; çünkü Gilgal kesinlikle sürülecek ve Beytel hiçlik olacak.
Yeremya 42:19
·
Tevrat
דִּבֶּ֨ר יְהוָ֤ה עֲלֵיכֶם֙ שְׁאֵרִ֣ית יְהוּדָ֔ה אַל־תָּבֹ֖אוּ מִצְרָ֑יִם יָדֹ֨עַ֙ תֵּֽדְע֔וּ כִּי־הַעִידֹ֥תִי בָכֶ֖ם הַיּֽוֹם
Yahve hakkınızda konuştu, ey Yahuda'nın kalıntısı: 'Mısır'a girmeyin.' Bugün size karşı tanıklık ettiğimi kesinlikle bilin.
Yeremya 43:2
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר עֲזַרְיָ֤ה בֶן־הוֹשַֽׁעְיָה֙ וְיוֹחָנָ֣ן בֶּן־קָרֵ֔חַ וְכָל־הָאֲנָשִׁ֖ים הַזֵּדִ֑ים אֹמְרִ֣ים אֶֽל־יִרְמְיָ֗הוּ שֶׁ֚קֶר אַתָּ֣ה מְדַבֵּ֔ר לֹ֣א שְׁלָחֲךָ֞ יְהוָ֤ה אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ לֵאמֹ֔ר לֹֽא־תָבֹ֥אוּ מִצְרַ֖יִם לָג֥וּר שָֽׁם
Hoşaya oğlu Azarya, Kareah oğlu Yohanan ve bütün kibirli adamlar Yeremya'ya diyerek dediler: 'Sen yalan konuşuyorsun; Tanrımız Yahve seni, 'Orada konaklamak için Mısır'a gitmeyeceksiniz' diyerek göndermedi.
Hoşea 4:15
·
Tevrat
אִם־זֹנֶ֤ה אַתָּה֙ יִשְׂרָאֵ֔ל אַל־יֶאְשַׁ֖ם יְהוּדָ֑ה וְאַל־תָּבֹ֣אוּ הַגִּלְגָּ֗ל וְאַֽל־תַּעֲלוּ֙ בֵּ֣ית אָ֔וֶן וְאַל־תִּשָּׁבְע֖וּ חַי־יְהוָֽה
Eğer sen fahişelik ediyorsan ey İsrail, Yahuda suçlu olmasın; ve Gilgal'a gelmeyin ve Beyt-Aven'e çıkmayın ve 'Yahve yaşıyor' diye yemin etmeyin.
Örnek Ayetler (5 / 17)
Hezekiel 5:17
·
Tevrat
וְשִׁלַּחְתִּ֣י עֲ֠לֵיכֶם רָעָ֞ב וְחַיָּ֤ה רָעָה֙ וְשִׁכְּלֻ֔ךְ וְדֶ֥בֶר וָדָ֖ם יַעֲבָר־בָּ֑ךְ וְחֶ֨רֶב֙ אָבִ֣יא עָלַ֔יִךְ אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּֽרְתִּי
Üzerinize kıtlık ve kötü hayvanlar göndereceğim ve seni çocuksuz bırakacaklar; içinden salgın hastalık ve kan geçecek ve üzerine kılıç getireceğim; Ben Yahve konuştum.
Hezekiel 11:8
·
Tevrat
חֶ֖רֶב יְרֵאתֶ֑ם וְחֶ֨רֶב֙ אָבִ֣יא עֲלֵיכֶ֔ם נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Kılıçtan korktunuz ve üzerinize kılıç getireceğim, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 14:17
·
Tevrat
א֛וֹ חֶ֥רֶב אָבִ֖יא עַל־הָאָ֣רֶץ הַהִ֑יא וְאָמַרְתִּ֗י חֶ֚רֶב תַּעֲבֹ֣ר בָּאָ֔רֶץ וְהִכְרַתִּ֥י מִמֶּ֖נָּה אָדָ֥ם וּבְהֵמָֽה
Veya o yere kılıç getirirsem ve dersem: Kılıç yerden geçsin, ve ondan insan ve hayvan kesersem,
Hezekiel 33:2
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם דַּבֵּ֤ר אֶל־בְּנֵֽי־עַמְּךָ֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם אֶ֕רֶץ כִּֽי־אָבִ֥יא עָלֶ֖יהָ חָ֑רֶב וְלָקְח֨וּ עַם־הָאָ֜רֶץ אִ֤ישׁ אֶחָד֙ מִקְצֵיהֶ֔ם וְנָתְנ֥וּ אֹת֛וֹ לָהֶ֖ם לְצֹפֶֽה
İnsanoğlu, halkının oğullarıyla konuş ve onlara de: Bir yerin üzerine kılıç getirdiğimde, yerin halkı kendi aralarından bir adam alıp onu kendilerine gözcü olarak koyduğunda;
Yeremya 11:23
·
Tevrat
וּשְׁאֵרִ֕ית לֹ֥א תִֽהְיֶ֖ה לָהֶ֑ם כִּֽי־אָבִ֥יא רָעָ֛ה אֶל־אַנְשֵׁ֥י עֲנָת֖וֹת שְׁנַ֥ת פְּקֻדָּתָֽם
Onlara kalıntı olmayacak; çünkü yoklanma yılında Anatot adamlarının üzerine kötülük getireceğim.
Örnek Ayetler (5 / 16)
Hakimler 6:18
·
Tevrat
אַל־נָ֨א תָמֻ֤שׁ מִזֶּה֙ עַד־בֹּאִ֣י אֵלֶ֔יךָ וְהֹֽצֵאתִי֙ אֶת־מִנְחָתִ֔י וְהִנַּחְתִּ֖י לְפָנֶ֑יךָ וַיֹּאמַ֕ר אָנֹכִ֥י אֵשֵׁ֖ב עַ֥ד שׁוּבֶֽךָ
Sana gelinceye, sunumu çıkarıp önüne koyuncaya kadar lütfen buradan ayrılma.' O da dedi ki: 'Sen dönünceye kadar ben oturacağım.'
Hezekiel 37:9
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י הִנָּבֵ֖א אֶל־הָר֑וּחַ הִנָּבֵ֣א בֶן־אָ֠דָם וְאָמַרְתָּ֨ אֶל־הָר֜וּחַ כֹּֽה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה מֵאַרְבַּ֤ע רוּחוֹת֙ בֹּ֣אִי הָר֔וּחַ וּפְחִ֛י בַּהֲרוּגִ֥ים הָאֵ֖לֶּה וְיִֽחְיֽוּ
Sonra bana dedi: 'Ruha peygamberlik et, peygamberlik et, adam oğlu, ve ruha diyeceksin: Efendi Yahve şöyle dedi: Dört rüzgardan gel, ruh, ve bu öldürülmüşlere üfle ve yaşasınlar.'
2. Krallar 11:5
·
Tevrat
וַיְצַוֵּ֣ם לֵאמֹ֔ר זֶ֥ה הַדָּבָ֖ר אֲשֶׁ֣ר תַּעֲשׂ֑וּן הַשְּׁלִשִׁ֤ית מִכֶּם֙ בָּאֵ֣י הַשַּׁבָּ֔ת וְשֹׁ֣מְרֵ֔י מִשְׁמֶ֖רֶת בֵּ֥ית הַמֶּֽלֶךְ
Onlara buyurdu ve dedi: 'Yapacağınız söz budur: Şabat günü gelenlerinizden üçte biri kralın evinin nöbetini tutacaklar.'
2. Krallar 11:9
·
Tevrat
וַֽיַּעֲשׂ֞וּ שָׂרֵ֣י הַמֵּא֗וֹת כְּכֹ֣ל אֲשֶׁר־צִוָּה֮ יְהוֹיָדָ֣ע הַכֹּהֵן֒ וַיִּקְחוּ֙ אִ֣ישׁ אֶת־אֲנָשָׁ֔יו בָּאֵ֣י הַשַּׁבָּ֔ת עִ֖ם יֹצְאֵ֣י הַשַּׁבָּ֑ת וַיָּבֹ֖אוּ אֶל־יְהוֹיָדָ֥ע הַכֹּהֵֽן
Yüzbaşılar kâhin Yehoyada'nın buyurduğu her şeye göre yaptılar. Her adam Şabat günü gelen adamlarını Şabat günü çıkanlarla birlikte aldı ve kâhin Yehoyada'ya geldiler.
2. Krallar 18:32
·
Tevrat
עַד־בֹּאִי֩ וְלָקַחְתִּ֨י אֶתְכֶ֜ם אֶל־אֶ֣רֶץ כְּאַרְצְכֶ֗ם אֶרֶץ֩ דָּגָ֨ן וְתִיר֜וֹשׁ אֶ֧רֶץ לֶ֣חֶם וּכְרָמִ֗ים אֶ֣רֶץ זֵ֤ית יִצְהָר֙ וּדְבַ֔שׁ וִֽחְי֖וּ וְלֹ֣א תָמֻ֑תוּ וְאַֽל־תִּשְׁמְעוּ֙ אֶל־חִזְקִיָּ֔הוּ כִּֽי־יַסִּ֤ית אֶתְכֶם֙ לֵאמֹ֔ר יְהוָ֖ה יַצִּילֵֽנוּ
Ben gelip sizi kendi diyarınız gibi bir diyara, tahıl ve yeni şarap diyarına, ekmek ve bağlar diyarına, zeytinyağı ve bal diyarına alana kadar; yaşayın ve ölmeyin. Ve 'Yahve bizi kurtaracak' diyerek sizi kışkırtan Hizkiya'yı dinlemeyin.
Örnek Ayetler (5 / 15)
Hezekiel 10:3
·
Tevrat
וְהַכְּרֻבִ֗ים עֹֽמְדִ֛ים מִימִ֥ין לַבַּ֖יִת בְּבֹא֣וֹ הָאִ֑ישׁ וְהֶעָנָ֣ן מָלֵ֔א אֶת־הֶחָצֵ֖ר הַפְּנִימִֽית
Ve adam girdiğinde keruvlar evin sağında duruyorlardı; ve bulut iç avluyu doldurdu.
Hezekiel 26:10
·
Tevrat
מִשִּׁפְעַ֥ת סוּסָ֖יו יְכַסֵּ֣ךְ אֲבָקָ֑ם מִקּוֹל֩ פָּרַ֨שׁ וְגַלְגַּ֜ל וָרֶ֗כֶב תִּרְעַ֨שְׁנָה֙ חֽוֹמוֹתַ֔יִךְ בְּבֹאוֹ֙ בִּשְׁעָרַ֔יִךְ כִּמְבוֹאֵ֖י עִ֥יר מְבֻקָּעָֽה
Atlarının bolluğundan onların tozu seni örtecek; yarılan bir şehrin girişleri gibi senin kapılarına girdiğinde, atlıların, tekerleklerin ve arabaların sesinden surların sarsılacak.
Hezekiel 42:9
·
Tevrat
וּמִתַּ֖חַת הַלְּשָׁכ֣וֹת הָאֵ֑לֶּה הַמֵּבִיא֙ מֵֽהַקָּדִ֔ים בְּבֹא֣וֹ לָהֵ֔נָּה מֵֽהֶחָצֵ֖ר הַחִצֹנָֽה
Ve bu odaların altından, dış avludan onlara gelirken doğudan giriş vardı.
2. Samuel 1:2
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֗י וְהִנֵּה֩ אִ֨ישׁ בָּ֤א מִן־הַֽמַּחֲנֶה֙ מֵעִ֣ם שָׁא֔וּל וּבְגָדָ֣יו קְרֻעִ֔ים וַאֲדָמָ֖ה עַל־רֹאשׁ֑וֹ וַיְהִי֙ בְּבֹא֣וֹ אֶל־דָּוִ֔ד וַיִּפֹּ֥ל אַ֖רְצָה וַיִּשְׁתָּֽחוּ
Üçüncü günde, işte Şaul'un yanından, ordugahtan bir adam geldi; giysileri yırtıktı ve başının üzerinde toprak vardı. Davut'a geldiğinde yere düştü ve secde etti.
2. Krallar 4:10
·
Tevrat
נַֽעֲשֶׂה־נָּ֤א עֲלִיַּת־קִיר֙ קְטַנָּ֔ה וְנָשִׂ֨ים ל֥וֹ שָׁ֛ם מִטָּ֥ה וְשֻׁלְחָ֖ן וְכִסֵּ֣א וּמְנוֹרָ֑ה וְהָיָ֛ה בְּבֹא֥וֹ אֵלֵ֖ינוּ יָס֥וּר שָֽׁמָּה
Lütfen küçük duvarlı bir çatı odası yapalım ve oraya onun için yatak, masa, sandalye ve kandillik koyalım; bize geldiğinde oraya sapar.
Örnek Ayetler (5 / 13)
Yeremya 18:22
·
Tevrat
תִּשָּׁמַ֤ע זְעָקָה֙ מִבָּ֣תֵּיהֶ֔ם כִּֽי־תָבִ֧יא עֲלֵיהֶ֛ם גְּד֖וּד פִּתְאֹ֑ם כִּֽי־כָר֤וּ שׁוּחָה֙ לְלָכְדֵ֔נִי וּפַחִ֖ים טָמְנ֥וּ לְרַגְלָֽי
Onların evlerinden bir çığlık işitilsin, çünkü onların üzerine aniden bir akıncı birliği getireceksin; çünkü beni yakalamak için bir çukur kazdılar ve ayaklarım için tuzaklar gizlediler.
1. Samuel 17:18
·
Tevrat
וְ֠אֵת עֲשֶׂ֜רֶת חֲרִצֵ֤י הֶֽחָלָב֙ הָאֵ֔לֶּה תָּבִ֖יא לְשַׂר־הָאָ֑לֶף וְאֶת־אַחֶ֨יךָ֙ תִּפְקֹ֣ד לְשָׁל֔וֹם וְאֶת־עֲרֻבָּתָ֖ם תִּקָּֽח
Ve bu on peynir kalıbını binbaşıya götür; kardeşlerinin esenliğini yokla ve onların rehinini al.'
Yeşaya 58:7
·
Tevrat
הֲל֨וֹא פָרֹ֤ס לָֽרָעֵב֙ לַחְמֶ֔ךָ וַעֲנִיִּ֥ים מְרוּדִ֖ים תָּ֣בִיא בָ֑יִת כִּֽי־תִרְאֶ֤ה עָרֹם֙ וְכִסִּית֔וֹ וּמִבְּשָׂרְךָ֖ לֹ֥א תִתְעַלָּֽם
Ekmeğini aca bölmen ve sürgün düşkünleri eve getirmen değil mi? Çıplak gördüğünde onu örtmen ve kendi etinden gizlenmemen?
Süleyman'ın Özdeyişleri 31:14
·
Tevrat
הָ֭יְתָה כָּאֳנִיּ֣וֹת סוֹחֵ֑ר מִ֝מֶּרְחָ֗ק תָּבִ֥יא לַחְמָֽהּ
Tüccar gemileri gibi oldu; ekmeğini uzaktan getirir.
Eyüp 14:3
·
Tevrat
אַף־עַל־זֶ֭ה פָּקַ֣חְתָּ עֵינֶ֑ךָ וְאֹ֘תִ֤י תָבִ֖יא בְמִשְׁפָּ֣ט עִמָּֽךְ
Bunun üzerine bile gözünü açtın ve beni seninle yargıya getiriyorsun.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hezekiel 19:4
·
Tevrat
וַיִּשְׁמְע֥וּ אֵלָ֛יו גּוֹיִ֖ם בְּשַׁחְתָּ֣ם נִתְפָּ֑שׂ וַיְבִאֻ֥הוּ בַֽחַחִ֖ים אֶל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Ve uluslar ona karşı duydular, onların çukurunda yakalandı; ve onu kancalarla Mısır diyarına getirdiler.
Hezekiel 19:9
·
Tevrat
וַֽיִּתְּנֻ֤הוּ בַסּוּגַר֙ בַּֽחַחִ֔ים וַיְבִאֻ֖הוּ אֶל־מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֑ל יְבִאֻ֨הוּ֙ בַּמְּצֹד֔וֹת לְמַ֗עַן לֹא־יִשָּׁמַ֥ע קוֹל֛וֹ ע֖וֹד אֶל־הָרֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve onu kancalarla kafese koydular ve onu Babil kralına getirdiler; onun sesi İsrail'in dağlarına daha fazla duyulmasın diye onu kalelere getirdiler.
Yeremya 26:23
·
Tevrat
וַיּוֹצִ֨יאוּ אֶת־אוּרִיָּ֜הוּ מִמִּצְרַ֗יִם וַיְבִאֻ֨הוּ֙ אֶל־הַמֶּ֣לֶךְ יְהוֹיָקִ֔ים וַיַּכֵּ֖הוּ בֶּחָ֑רֶב וַיַּשְׁלֵךְ֙ אֶת־נִבְלָת֔וֹ אֶל־קִבְרֵ֖י בְּנֵ֥י הָעָֽם
Uriya'yı Mısır'dan çıkardılar ve onu Kral Yehoyakim'e getirdiler; o da onu kılıçla vurdu ve cesedini halkın oğullarının mezarlarına attı.
Yeremya 37:14
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יִרְמְיָ֜הוּ שֶׁ֗קֶר אֵינֶ֤נִּי נֹפֵל֙ עַל־הַכַּשְׂדִּ֔ים וְלֹ֥א שָׁמַ֖ע אֵלָ֑יו וַיִּתְפֹּ֤שׂ יִרְאִיָּיה֙ בְּיִרְמְיָ֔הוּ וַיְבִאֵ֖הוּ אֶל־הַשָּׂרִֽים
Yeremya dedi: 'Yalan! Ben Kildanilere düşmüyorum.' Fakat onu dinlemedi; Yiriya Yeremya'yı yakaladı ve onu önderlere getirdi.
Yeremya 52:11
·
Tevrat
וְאֶת־עֵינֵ֥י צִדְקִיָּ֖הוּ עִוֵּ֑ר וַיַּאַסְרֵ֣הוּ בַֽנְחֻשְׁתַּ֗יִם וַיְבִאֵ֤הוּ מֶֽלֶךְ־בָּבֶל֙ בָּבֶ֔לָה וַיִּתְּנֵ֥הוּ בֵֽית־הַפְּקֻדֹּ֖ת עַד־י֥וֹם מוֹתֽוֹ
Sonra Tsedekiya'nın gözlerini kör etti ve onu tunç prangalarla bağladı; ve Babil kralı onu Babil'e getirdi ve ölümünün gününe kadar onu gözetim evine verdi.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hakimler 11:7
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יִפְתָּח֙ לְזִקְנֵ֣י גִלְעָ֔ד הֲלֹ֤א אַתֶּם֙ שְׂנֵאתֶ֣ם אוֹתִ֔י וַתְּגָרְשׁ֖וּנִי מִבֵּ֣ית אָבִ֑י וּמַדּ֜וּעַ בָּאתֶ֤ם אֵלַי֙ עַ֔תָּה כַּאֲשֶׁ֖ר צַ֥ר לָכֶֽם
Yiftah Gilad ihtiyarlarına dedi: 'Siz benden nefret etmediniz mi ve beni babamın evinden kovmadınız mı? Ve şimdi sıkıntıda olduğunuzda neden bana geldiniz?'
Hezekiel 36:22
·
Tevrat
לָכֵ֞ן אֱמֹ֣ר לְבֵֽית־יִשְׂרָאֵ֗ל כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה לֹ֧א לְמַעַנְכֶ֛ם אֲנִ֥י עֹשֶׂ֖ה בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל כִּ֤י אִם־לְשֵׁם־קָדְשִׁי֙ אֲשֶׁ֣ר חִלַּלְתֶּ֔ם בַּגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁר־בָּ֥אתֶם שָֽׁם
Bu yüzden İsrail evine de: Efendi Yahve şöyle dedi: İsrail evi, ben sizin için yapmıyorum; ancak oraya gittiğiniz ulusların arasında kirlettiğiniz kutsal adım için yapıyorum.
1. Tarihler 12:18
·
Tevrat
וַיֵּצֵ֣א דָוִיד֮ לִפְנֵיהֶם֒ וַיַּ֨עַן֙ וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֔ם אִם־לְשָׁל֞וֹם בָּאתֶ֤ם אֵלַי֙ לְעָזְרֵ֔נִי יִֽהְיֶה־לִּ֧י עֲלֵיכֶ֛ם לֵבָ֖ב לְיָ֑חַד וְאִֽם־לְרַמּוֹתַ֣נִי לְצָרַ֗י בְּלֹ֤א חָמָס֙ בְּכַפַּ֔י יֵ֛רֶא אֱלֹהֵ֥י אֲבוֹתֵ֖ינוּ וְיוֹכַֽח
Davut onların önüne çıktı, yanıtladı ve onlara dedi: 'Eğer bana yardım etmeye, barış için bana geldinizse, benim size birlikte bir kalbim olacak; ama avuçlarımda şiddet olmadan beni düşmanlarıma aldatmak için geldinizse, babalarımızın Tanrısı görsün ve yargılasın.'
Yaratılış 26:27
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ יִצְחָ֔ק מַדּ֖וּעַ בָּאתֶ֣ם אֵלָ֑י וְאַתֶּם֙ שְׂנֵאתֶ֣ם אֹתִ֔י וַתְּשַׁלְּח֖וּנִי מֵאִתְּכֶֽם
Ve İshak onlara dedi: 'Neden bana geldiniz? Ve siz benden nefret ettiniz ve beni yanınızdan gönderdiniz.'
Yaratılış 42:7
·
Tevrat
וַיַּ֥רְא יוֹסֵ֛ף אֶת־אֶחָ֖יו וַיַּכִּרֵ֑ם וַיִּתְנַכֵּ֨ר אֲלֵיהֶ֜ם וַיְדַבֵּ֧ר אִתָּ֣ם קָשׁ֗וֹת וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ מֵאַ֣יִן בָּאתֶ֔ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ מֵאֶ֥רֶץ כְּנַ֖עַן לִשְׁבָּר־אֹֽכֶל
Yusuf kardeşlerini gördü ve onları tanıdı, ama onlara yabancı gibi davrandı ve onlarla sert konuştu. Onlara dedi: 'Nereden geldiniz?' Onlar dediler: 'Yiyecek satın almak için Kenan diyarından.'
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hakimler 11:12
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח יִפְתָּח֙ מַלְאָכִ֔ים אֶל־מֶ֥לֶךְ בְּנֵֽי־עַמּ֖וֹן לֵאמֹ֑ר מַה־לִּ֣י וָלָ֔ךְ כִּֽי־בָ֥אתָ אֵלַ֖י לְהִלָּחֵ֥ם בְּאַרְצִֽי
Yiftah Ammon oğullarının kralına haberciler gönderdi ve dedi: 'Benimle senin aranda ne var ki, yerimde savaşmak için bana geldin?'
1. Samuel 13:11
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר שְׁמוּאֵ֖ל מֶ֣ה עָשִׂ֑יתָ וַיֹּ֣אמֶר שָׁא֡וּל כִּֽי־רָאִיתִי֩ כִֽי־נָפַ֨ץ הָעָ֜ם מֵעָלַ֗י וְאַתָּה֙ לֹא־בָ֨אתָ֙ לְמוֹעֵ֣ד הַיָּמִ֔ים וּפְלִשְׁתִּ֖ים נֶאֱסָפִ֥ים מִכְמָֽשׂ
Samuel dedi ki: 'Ne yaptın?' Şaul dedi ki: 'Halkın yanımdan dağıldığını, senin belirlenen günlerde gelmediğini ve Filistlilerin Mikmaş'ta toplandığını gördüm.
2. Krallar 19:28
·
Tevrat
יַ֚עַן הִתְרַגֶּזְךָ֣ אֵלַ֔י וְשַׁאֲנַנְךָ֖ עָלָ֣ה בְאָזְנָ֑י וְשַׂמְתִּ֨י חַחִ֜י בְּאַפֶּ֗ךָ וּמִתְגִּי֙ בִּשְׂפָתֶ֔יךָ וַהֲשִׁ֣בֹתִ֔יךָ בַּדֶּ֖רֶךְ אֲשֶׁר־בָּ֥אתָ בָּֽהּ
Bana karşı öfkelenmen ve kibrin kulaklarıma çıktığı için, burnuna çengelimi ve dudaklarına gemimi koyacağım; ve seni geldiğin yoldan döndüreceğim.
Yeşaya 37:29
·
Tevrat
יַ֚עַן הִתְרַגֶּזְךָ֣ אֵלַ֔י וְשַׁאֲנַנְךָ֖ עָלָ֣ה בְאָזְנָ֑י וְשַׂמְתִּ֨י חַחִ֜י בְּאַפֶּ֗ךָ וּמִתְגִּי֙ בִּשְׂפָתֶ֔יךָ וַהֲשִׁ֣יבֹתִ֔יךָ בַּדֶּ֖רֶךְ אֲשֶׁר־בָּ֥אתָ בָּֽהּ
Bana karşı öfkelendiğin ve kibrin kulaklarıma çıktığı için, burnuna halkamı ve dudaklarına gemimi koyacağım ve seni geldiğin yoldan geri döndüreceğim.
1. Krallar 13:14
·
Tevrat
וַיֵּ֗לֶךְ אַֽחֲרֵי֙ אִ֣ישׁ הָאֱלֹהִ֔ים וַיִּ֨מְצָאֵ֔הוּ יֹשֵׁ֖ב תַּ֣חַת הָאֵלָ֑ה וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו הַאַתָּ֧ה אִישׁ־הָאֱלֹהִ֛ים אֲשֶׁר־בָּ֥אתָ מִֽיהוּדָ֖ה וַיֹּ֥אמֶר אָֽנִי
Tanrı adamının ardınca gitti ve onu meşe ağacının altında otururken buldu; ona dedi: 'Yahuda'dan gelen Tanrı adamı sen misin?' O da dedi: 'Benim.'
Örnek Ayetler (5 / 10)
Amos 4:4
·
Tevrat
בֹּ֤אוּ בֵֽית־אֵל֙ וּפִשְׁע֔וּ הַגִּלְגָּ֖ל הַרְבּ֣וּ לִפְשֹׁ֑עַ וְהָבִ֤יאוּ לַבֹּ֨קֶר֙ זִבְחֵיכֶ֔ם לִשְׁלֹ֥שֶׁת יָמִ֖ים מַעְשְׂרֹֽתֵיכֶֽם
Beytel'e gelin ve isyan edin; Gilgal'da isyan etmeyi çoğaltın; sabaha kurbanlarınızı, üç günde ondalıklarınızı getirin.
Yeşaya 49:22
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֞ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה הִנֵּ֨ה אֶשָּׂ֤א אֶל־גּוֹיִם֙ יָדִ֔י וְאֶל־עַמִּ֖ים אָרִ֣ים נִסִּ֑י וְהֵבִ֤יאוּ בָנַ֨יִךְ֙ בְּחֹ֔צֶן וּבְנֹתַ֖יִךְ עַל־כָּתֵ֥ף תִּנָּשֶֽׂאנָה
Efendi Yahve böyle dedi: İşte uluslara doğru elimi kaldıracağım ve halklara doğru sancağımı yükselteceğim; ve oğullarını kucakta getirecekler ve kızların omuz üzerinde taşınacaklar.
Yeşaya 66:20
·
Tevrat
וְהֵבִ֣יאוּ אֶת־כָּל־אֲחֵיכֶ֣ם מִכָּל־הַגּוֹיִ֣ם מִנְחָ֣ה לַֽיהוָ֡ה בַּסּוּסִ֡ים וּ֠בָרֶכֶב וּבַצַּבִּ֨ים וּבַפְּרָדִ֜ים וּבַכִּרְכָּר֗וֹת עַ֣ל הַ֥ר קָדְשִׁ֛י יְרוּשָׁלִַ֖ם אָמַ֣ר יְהוָ֑ה כַּאֲשֶׁ֣ר יָבִיאוּ֩ בְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֧ל אֶת־הַמִּנְחָ֛ה בִּכְלִ֥י טָה֖וֹר בֵּ֥ית יְהוָֽה
Ve bütün kardeşlerinizi bütün uluslardan Yahve'ye sunu olarak atlarla ve arabalarla ve tahtırevanlarla ve katırlarla ve develerle kutsal dağım Yeruşalim'e getirecekler, dedi Yahve; İsrail oğullarının sunuyu temiz kapta Yahve'nin evine getirdikleri gibi.
1. Tarihler 21:2
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֤יד אֶל־יוֹאָב֙ וְאֶל־שָׂרֵ֣י הָעָ֔ם לְכ֗וּ סִפְרוּ֙ אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל מִבְּאֵ֥ר שֶׁ֖בַע וְעַד־דָּ֑ן וְהָבִ֣יאוּ אֵלַ֔י וְאֵדְעָ֖ה אֶת־מִסְפָּרָֽם
Davut Yoav'a ve halkın yöneticilerine dedi: 'Gidin, Beer-Şeva'dan Dan'a kadar İsrail'i sayın; bana getirin, onların sayısını bileyim.'
Nehemya 8:15
·
Tevrat
וַאֲשֶׁ֣ר יַשְׁמִ֗יעוּ וְיַעֲבִ֨ירוּ ק֥וֹל בְּכָל־עָרֵיהֶם֮ וּבִירוּשָׁלִַ֣ם לֵאמֹר֒ צְא֣וּ הָהָ֗ר וְהָבִ֨יאוּ֙ עֲלֵי־זַ֨יִת֙ וַעֲלֵי־עֵ֣ץ שֶׁ֔מֶן וַעֲלֵ֤י הֲדַס֙ וַעֲלֵ֣י תְמָרִ֔ים וַעֲלֵ֖י עֵ֣ץ עָבֹ֑ת לַעֲשֹׂ֥ת סֻכֹּ֖ת כַּכָּתֽוּב
Ve bütün şehirlerinde ve Yeruşalim'de ses işittirsinler ve geçirsinler, diyerek: 'Dağa çıkın ve yazıldığı gibi çardaklar yapmak için zeytin yaprakları, yağ ağacı yaprakları, mersin yaprakları, hurma yaprakları ve sık ağaç yaprakları getirin.'
Örnek Ayetler (5 / 10)
2. Samuel 9:10
·
Tevrat
וְעָבַ֣דְתָּ לּ֣וֹ אֶֽת־הָאֲדָמָ֡ה אַתָּה֩ וּבָנֶ֨יךָ וַעֲבָדֶ֜יךָ וְהֵבֵ֗אתָ וְהָיָ֨ה לְבֶן־אֲדֹנֶ֤יךָ לֶּ֨חֶם֙ וַאֲכָל֔וֹ וּמְפִיבֹ֨שֶׁת֙ בֶּן־אֲדֹנֶ֔יךָ יֹאכַ֥ל תָּמִ֛יד לֶ֖חֶם עַל־שֻׁלְחָנִ֑י וּלְצִיבָ֗א חֲמִשָּׁ֥ה עָשָׂ֛ר בָּנִ֖ים וְעֶשְׂרִ֥ים עֲבָדִֽים
Sen, oğulların ve kulların onun için toprağı işleyeceksin ve getireceksin; ve efendinin oğluna ekmek olacak ve onu yiyecek. Ve efendinin oğlu Mefivoşet daima masamda ekmek yiyecek.' Ve Tsiva'nın on beş oğlu ve yirmi kulu vardı.
Yaratılış 26:10
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲבִימֶ֔לֶךְ מַה־זֹּ֖את עָשִׂ֣יתָ לָּ֑נוּ כִּ֠מְעַט שָׁכַ֞ב אַחַ֤ד הָעָם֙ אֶת־אִשְׁתֶּ֔ךָ וְהֵבֵאתָ֥ עָלֵ֖ינוּ אָשָֽׁם
Ve Abimelek dedi: 'Bize yaptığın bu nedir? Az kalsın halktan biri senin karınla yatacaktı ve üzerimize suç getirecektin.'
Yaratılış 27:10
·
Tevrat
וְהֵבֵאתָ֥ לְאָבִ֖יךָ וְאָכָ֑ל בַּעֲבֻ֛ר אֲשֶׁ֥ר יְבָרֶכְךָ֖ לִפְנֵ֥י מוֹתֽוֹ
'Ve babana götüreceksin ve yiyecek; öyle ki ölümünden önce seni bereketlesin.'
Levililer 2:8
·
Tevrat
וְהֵבֵאתָ֣ אֶת־הַמִּנְחָ֗ה אֲשֶׁ֧ר יֵעָשֶׂ֛ה מֵאֵ֖לֶּה לַיהוָ֑ה וְהִקְרִיבָהּ֙ אֶל־הַכֹּהֵ֔ן וְהִגִּישָׁ֖הּ אֶל־הַמִּזְבֵּֽחַ
Ve bunlardan yapılan tahıl sunusunu Yahve'ye getireceksin; ve onu kâhine sunacak ve o da onu sunağa yaklaştıracak.
Mısır'dan Çıkış 18:19
·
Tevrat
עַתָּ֞ה שְׁמַ֤ע בְּקֹלִי֙ אִיעָ֣צְךָ֔ וִיהִ֥י אֱלֹהִ֖ים עִמָּ֑ךְ הֱיֵ֧ה אַתָּ֣ה לָעָ֗ם מ֚וּל הָֽאֱלֹהִ֔ים וְהֵבֵאתָ֥ אַתָּ֛ה אֶת־הַדְּבָרִ֖ים אֶל־הָאֱלֹהִֽים
'Şimdi sesimi işit, sana öğüt vereceğim ve Tanrı seninle olsun; sen halk için Tanrı'nın karşısında ol ve sözleri Tanrı'ya sen getir.'