2622
Kullanım
3
Lemma
277
Türev
221
Anlam
3 lemma, 277 türev form
Örnek Ayetler (4 / 302)
Hakimler 3:22
·
Tevrat
וַיָּבֹ֨א גַֽם־הַנִּצָּ֜ב אַחַ֣ר הַלַּ֗הַב וַיִּסְגֹּ֤ר הַחֵ֨לֶב֙ בְּעַ֣ד הַלַּ֔הַב כִּ֣י לֹ֥א שָׁלַ֛ף הַחֶ֖רֶב מִבִּטְנ֑וֹ וַיֵּצֵ֖א הַֽפַּרְשְׁדֹֽנָה
Ve namlunun ardından kabza da girdi ve yağ namlunun üzerini kapattı; çünkü kılıcı onun karnından çekmedi ve o arkadan çıktı.
Hakimler 4:22
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה בָרָק֮ רֹדֵ֣ף אֶת־סִֽיסְרָא֒ וַתֵּצֵ֤א יָעֵל֙ לִקְרָאת֔וֹ וַתֹּ֣אמֶר ל֔וֹ לֵ֣ךְ וְאַרְאֶ֔ךָּ אֶת־הָאִ֖ישׁ אֲשֶׁר־אַתָּ֣ה מְבַקֵּ֑שׁ וַיָּבֹ֣א אֵלֶ֔יהָ וְהִנֵּ֤ה סִֽיסְרָא֙ נֹפֵ֣ל מֵ֔ת וְהַיָּתֵ֖ד בְּרַקָּתֽוֹ
Ve işte Barak Sisera'yı kovalıyordu; Yael onu karşılamaya çıktı ve ona dedi: 'Gel, aradığın adamı sana göstereyim.' Ona geldi, ve işte Sisera ölü düşmüş, kazık şakağındaydı.
Hakimler 6:11
·
Tevrat
וַיָּבֹ֞א מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֗ה וַיֵּ֨שֶׁב֙ תַּ֤חַת הָֽאֵלָה֙ אֲשֶׁ֣ר בְּעָפְרָ֔ה אֲשֶׁ֥ר לְיוֹאָ֖שׁ אֲבִ֣י הָֽעֶזְרִ֑י וְגִדְע֣וֹן בְּנ֗וֹ חֹבֵ֤ט חִטִּים֙ בַּגַּ֔ת לְהָנִ֖יס מִפְּנֵ֥י מִדְיָֽן
Sonra Yahve'nin elçisi geldi ve Ofra'da olan, Aviezrili Yoaş'a ait meşe ağacının altında oturdu; ve oğlu Gideon, Midyan yüzünden kaçırmak için üzüm sıkma çukurunda buğday dövüyordu.
Hakimler 7:13
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣א גִדְע֔וֹן וְהִ֨נֵּה־אִ֔ישׁ מְסַפֵּ֥ר לְרֵעֵ֖הוּ חֲל֑וֹם וַיֹּ֜אמֶר הִנֵּ֧ה חֲל֣וֹם חָלַ֗מְתִּי וְהִנֵּ֨ה צְלִ֜יל לֶ֤חֶם שְׂעֹרִים֙ מִתְהַפֵּךְ֙ בְּמַחֲנֵ֣ה מִדְיָ֔ן וַיָּבֹ֣א עַד־הָ֠אֹהֶל וַיַּכֵּ֧הוּ וַיִּפֹּ֛ל וַיַּהַפְכֵ֥הוּ לְמַ֖עְלָה וְנָפַ֥ל הָאֹֽהֶל
Gideon geldi ve işte bir adam arkadaşına bir rüya anlatıyordu. Dedi ki: 'İşte bir rüya gördüm ve işte arpa ekmeği somunu Midyan ordusunda yuvarlanıyordu; çadıra kadar geldi, ona vurdu ve düştü, onu yukarıya çevirdi ve çadır düştü.'
Örnek Ayetler (5 / 273)
Hakimler 3:20
·
Tevrat
וְאֵה֣וּד בָּ֣א אֵלָ֗יו וְהֽוּא־יֹ֠שֵׁב בַּעֲלִיַּ֨ת הַמְּקֵרָ֤ה אֲשֶׁר־לוֹ֙ לְבַדּ֔וֹ וַיֹּ֣אמֶר אֵה֔וּד דְּבַר־אֱלֹהִ֥ים לִ֖י אֵלֶ֑יךָ וַיָּ֖קָם מֵעַ֥ל הַכִּסֵּֽא
Ve Ehud ona geldi; ve o, yalnız kendisi için olan serin üst odada oturuyordu. Ve Ehud dedi: 'Sana Tanrı'nın sözü var.' Ve o tahtın üzerinden kalktı.
Hakimler 6:19
·
Tevrat
וְגִדְע֣וֹן בָּ֗א וַיַּ֤עַשׂ גְּדִֽי־עִזִּים֙ וְאֵיפַת־קֶ֣מַח מַצּ֔וֹת הַבָּשָׂר֙ שָׂ֣ם בַּסַּ֔ל וְהַמָּרַ֖ק שָׂ֣ם בַּפָּר֑וּר וַיּוֹצֵ֥א אֵלָ֛יו אֶל־תַּ֥חַת הָאֵלָ֖ה וַיַּגַּֽשׁ
Sonra Gideon girdi ve bir keçi yavrusu ile bir efa (~22 litre) undan mayasız ekmekler hazırladı; eti sepete koydu ve suyunu çömleğe koydu, meşe ağacının altına, ona çıkardı ve sundu.
Hakimler 7:17
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֔ם מִמֶּ֥נִּי תִרְא֖וּ וְכֵ֣ן תַּעֲשׂ֑וּ וְהִנֵּ֨ה אָנֹכִ֥י בָא֙ בִּקְצֵ֣ה הַֽמַּחֲנֶ֔ה וְהָיָ֥ה כַאֲשֶׁר־אֶעֱשֶׂ֖ה כֵּ֥ן תַּעֲשֽׂוּן
Onlara dedi: 'Bana bakın ve öyle yapın; ve işte, ben ordugahın ucuna geliyorum ve ben nasıl yaparsam öyle yapacaksınız.'
Hakimler 9:37
·
Tevrat
וַיֹּ֨סֶף ע֣וֹד גַּעַל֮ לְדַבֵּר֒ וַיֹּ֕אמֶר הִנֵּה־עָם֙ יֽוֹרְדִ֔ים מֵעִ֖ם טַבּ֣וּר הָאָ֑רֶץ וְרֹאשׁ־אֶחָ֣ד בָּ֔א מִדֶּ֖רֶךְ אֵל֥וֹן מְעוֹנְנִֽים
Gaal tekrar konuştu ve dedi: 'İşte, yerin göbeğinden bir halk iniyor; ve bir bölük Meonenim meşesinin yolundan geliyor.'
Hakimler 13:6
·
Tevrat
וַתָּבֹ֣א הָאִשָּׁ֗ה וַתֹּ֣אמֶר לְאִישָׁהּ֮ לֵאמֹר֒ אִ֤ישׁ הָאֱלֹהִים֙ בָּ֣א אֵלַ֔י וּמַרְאֵ֕הוּ כְּמַרְאֵ֛ה מַלְאַ֥ךְ הָאֱלֹהִ֖ים נוֹרָ֣א מְאֹ֑ד וְלֹ֤א שְׁאִלְתִּ֨יהוּ֙ אֵֽי־מִזֶּ֣ה ה֔וּא וְאֶת־שְׁמ֖וֹ לֹֽא־הִגִּ֥יד לִֽי
Bunun üzerine kadın geldi ve kocasına diyerek dedi: 'Tanrı'nın adamı bana geldi ve onun görünüşü Tanrı'nın elçisinin görünüşü gibi çok korkunçtu; ve ona nereden olduğunu sormadım ve bana adını bildirmedi.'
Örnek Ayetler (5 / 202)
Hakimler 6:5
·
Tevrat
כִּ֡י הֵם֩ וּמִקְנֵיהֶ֨ם יַעֲל֜וּ וְאָהֳלֵיהֶ֗ם וּבָ֤אוּ כְדֵֽי־אַרְבֶּה֙ לָרֹ֔ב וְלָהֶ֥ם וְלִגְמַלֵּיהֶ֖ם אֵ֣ין מִסְפָּ֑ר וַיָּבֹ֥אוּ בָאָ֖רֶץ לְשַׁחֲתָֽהּ
Çünkü onlar, sürüleri ve çadırlarıyla çıkarlardı ve çoklukta çekirge gibi gelirlerdi; onların ve develerinin sayısı yoktu, yeri harap etmek için gelirlerdi.
Hakimler 9:27
·
Tevrat
וַיֵּצְא֨וּ הַשָּׂדֶ֜ה וַֽיִּבְצְר֤וּ אֶת־כַּרְמֵיהֶם֙ וַֽיִּדְרְכ֔וּ וַֽיַּעֲשׂ֖וּ הִלּוּלִ֑ים וַיָּבֹ֨אוּ֙ בֵּ֣ית אֱֽלֹֽהֵיהֶ֔ם וַיֹּֽאכְלוּ֙ וַיִּשְׁתּ֔וּ וַֽיְקַלְל֖וּ אֶת־אֲבִימֶֽלֶךְ
Tarlaya çıktılar, ve bağlarını bozdular, ve üzümleri çiğnediler, ve şenlikler yaptılar; ve ilahlarının evine girdiler, ve yiyip içtiler, ve Abimelek'e lanet ettiler.
Hakimler 9:46
·
Tevrat
וַֽיִּשְׁמְע֔וּ כָּֽל־בַּעֲלֵ֖י מִֽגְדַּל־שְׁכֶ֑ם וַיָּבֹ֣אוּ אֶל־צְרִ֔יחַ בֵּ֖ית אֵ֥ל בְּרִֽית
Şekem Kulesi'nin bütün efendileri duydular ve El-Berit evinin kalesine geldiler.
Hakimler 14:5
·
Tevrat
וַיֵּ֧רֶד שִׁמְשׁ֛וֹן וְאָבִ֥יו וְאִמּ֖וֹ תִּמְנָ֑תָה וַיָּבֹ֨אוּ֙ עַד־כַּרְמֵ֣י תִמְנָ֔תָה וְהִנֵּה֙ כְּפִ֣יר אֲרָי֔וֹת שֹׁאֵ֖ג לִקְרָאתֽוֹ
Böylece Şimşon ve babası ve annesi Timna'ya indi ve Timna'nın bağlarına kadar geldiler; ve işte bir genç aslan onu karşılamak için kükrüyordu.
Hakimler 18:2
·
Tevrat
וַיִּשְׁלְח֣וּ בְנֵי־דָ֣ן מִֽמִּשְׁפַּחְתָּ֡ם חֲמִשָּׁ֣ה אֲנָשִׁ֣ים מִקְצוֹתָם֩ אֲנָשִׁ֨ים בְּנֵי־חַ֜יִל מִצָּרְעָ֣ה וּמֵֽאֶשְׁתָּאֹ֗ל לְרַגֵּ֤ל אֶת־הָאָ֨רֶץ֙ וּלְחָקְרָ֔הּ וַיֹּאמְר֣וּ אֲלֵהֶ֔ם לְכ֖וּ חִקְר֣וּ אֶת־הָאָ֑רֶץ וַיָּבֹ֤אוּ הַר־אֶפְרַ֨יִם֙ עַד־בֵּ֣ית מִיכָ֔ה וַיָּלִ֖ינוּ שָֽׁם
Dan oğulları ailelerinden, uçlarından beş adamı, yiğit adamları, yeri gözetlemek ve onu araştırmak için Tsor'a'dan ve Eştaol'dan gönderdiler. Ve onlara dediler: 'Gidin, yeri araştırın.' Ve Efrayim dağına, Mika'nın evine kadar geldiler ve orada gecelediler.
Örnek Ayetler (5 / 128)
Hakimler 3:24
·
Tevrat
וְה֤וּא יָצָא֙ וַעֲבָדָ֣יו בָּ֔אוּ וַיִּרְא֕וּ וְהִנֵּ֛ה דַּלְת֥וֹת הָעֲלִיָּ֖ה נְעֻל֑וֹת וַיֹּ֣אמְר֔וּ אַ֣ךְ מֵסִ֥יךְ ה֛וּא אֶת־רַגְלָ֖יו בַּחֲדַ֥ר הַמְּקֵרָֽה
Ve o çıktıktan sonra kulları geldiler ve gördüler; ve işte, üst odanın kapıları kilitliydi. Ve dediler: 'Kesinlikle o serin odada ayaklarını örtüyor.'
Hakimler 5:19
·
Tevrat
בָּ֤אוּ מְלָכִים֙ נִלְחָ֔מוּ אָ֤ז נִלְחֲמוּ֙ מַלְכֵ֣י כְנַ֔עַן בְּתַעְנַ֖ךְ עַל־מֵ֣י מְגִדּ֑וֹ בֶּ֥צַע כֶּ֖סֶף לֹ֥א לָקָֽחוּ
Krallar geldiler, savaştılar; o zaman Kenan'ın kralları Megiddo suları üzerinde Taanak'ta savaştılar; gümüş kazanç almadılar.
Hakimler 5:23
·
Tevrat
א֣וֹרוּ מֵר֗וֹז אָמַר֙ מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה אֹ֥רוּ אָר֖וֹר יֹשְׁבֶ֑יהָ כִּ֤י לֹֽא־בָ֨אוּ֙ לְעֶזְרַ֣ת יְהוָ֔ה לְעֶזְרַ֥ת יְהוָ֖ה בַּגִּבּוֹרִֽים
Yahve'nin elçisi dedi: 'Meroz'u lanetleyin, oturanlarını kesinlikle lanetleyin; çünkü Yahve'nin yardımına, yiğitler arasında Yahve'nin yardımına gelmediler.'
Hakimler 9:15
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הָאָטָד֮ אֶל־הָעֵצִים֒ אִ֡ם בֶּאֱמֶ֣ת אַתֶּם֩ מֹשְׁחִ֨ים אֹתִ֤י לְמֶ֨לֶךְ֙ עֲלֵיכֶ֔ם בֹּ֖אוּ חֲס֣וּ בְצִלִּ֑י וְאִם־אַ֕יִן תֵּ֤צֵא אֵשׁ֙ מִן־הָ֣אָטָ֔ד וְתֹאכַ֖ל אֶת־אַרְזֵ֥י הַלְּבָנֽוֹן
Karaçalı ağaçlara dedi: 'Eğer beni gerçekten üzerinize kral olarak meshediyorsanız, gelin gölgeme sığının; ama eğer değilse, karaçalıdan ateş çıksın ve Lübnan sedirlerini yiyip bitirsin.'
Hakimler 11:18
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ בַּמִּדְבָּ֗ר וַיָּ֜סָב אֶת־אֶ֤רֶץ אֱדוֹם֙ וְאֶת־אֶ֣רֶץ מוֹאָ֔ב וַיָּבֹ֤א מִמִּזְרַח־שֶׁ֨מֶשׁ֙ לְאֶ֣רֶץ מוֹאָ֔ב וַֽיַּחֲנ֖וּן בְּעֵ֣בֶר אַרְנ֑וֹן וְלֹא־בָ֨אוּ֙ בִּגְב֣וּל מוֹאָ֔ב כִּ֥י אַרְנ֖וֹן גְּב֥וּל מוֹאָֽב
Sonra çölde gitti, Edom diyarının ve Moav diyarının etrafından dolandı, Moav diyarının doğusundan geldi ve Arnon'un ötesinde konakladılar. Ve Moav sınırına girmediler, çünkü Arnon Moav'ın sınırıdır.
Örnek Ayetler (5 / 98)
Hakimler 4:20
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלֶ֔יהָ עֲמֹ֖ד פֶּ֣תַח הָאֹ֑הֶל וְהָיָה֩ אִם־אִ֨ישׁ יָב֜וֹא וּשְׁאֵלֵ֗ךְ וְאָמַ֛ר הֲיֵֽשׁ־פֹּ֥ה אִ֖ישׁ וְאָמַ֥רְתְּ אָֽיִן
Ona dedi: 'Çadırın girişinde dur; ve olacak ki, eğer bir adam gelirse ve sana sorarsa ve derse: Burada bir adam var mı? diyeceksin: Yok.'
Hakimler 13:8
·
Tevrat
וַיֶּעְתַּ֥ר מָנ֛וֹחַ אֶל־יְהוָ֖ה וַיֹּאמַ֑ר בִּ֣י אֲדוֹנָ֔י אִ֣ישׁ הָאֱלֹהִ֞ים אֲשֶׁ֣ר שָׁלַ֗חְתָּ יָבוֹא־נָ֥א עוֹד֙ אֵלֵ֔ינוּ וְיוֹרֵ֕נוּ מַֽה־נַּעֲשֶׂ֖ה לַנַּ֥עַר הַיּוּלָּֽד
Sonra Manoah Yahve'ye yakardı ve dedi: 'Lütfen Efendi, gönderdiğin Tanrı'nın adamı lütfen bize tekrar gelsin ve doğacak çocuğa ne yapacağımızı bize öğretsin.'
Amos 5:9
·
Tevrat
הַמַּבְלִ֥יג שֹׁ֖ד עַל־עָ֑ז וְשֹׁ֖ד עַל־מִבְצָ֥ר יָבֽוֹא
Güçlünün üzerine yıkım parlatan, kalenin üzerine de yıkım gelir.
Hezekiel 20:38
·
Tevrat
וּבָרוֹתִ֣י מִכֶּ֗ם הַמֹּרְדִ֤ים וְהַפּֽוֹשְׁעִים֙ בִּ֔י מֵאֶ֤רֶץ מְגֽוּרֵיהֶם֙ אוֹצִ֣יא אוֹתָ֔ם וְאֶל־אַדְמַ֥ת יִשְׂרָאֵ֖ל לֹ֣א יָב֑וֹא וִֽידַעְתֶּ֖ם כִּי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Ve aranızdan bana isyan edenleri ve başkaldıranları ayıracağım; onları gurbetlerinin diyarından çıkaracağım ve İsrail toprağına girmeyecekler; ve benim Yahve olduğumu bileceksiniz.
Hezekiel 24:26
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא יָב֥וֹא הַפָּלִ֖יט אֵלֶ֑יךָ לְהַשְׁמָע֖וּת אָזְנָֽיִם
O gün kaçıp kurtulan biri kulaklara duyurmak için sana gelecek.
Örnek Ayetler (5 / 81)
Hakimler 3:3
·
Tevrat
חֲמֵ֣שֶׁת סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֗ים וְכָל־הַֽכְּנַעֲנִי֙ וְהַצִּ֣ידֹנִ֔י וְהַ֣חִוִּ֔י יֹשֵׁ֖ב הַ֣ר הַלְּבָנ֑וֹן מֵהַר֙ בַּ֣עַל חֶרְמ֔וֹן עַ֖ד לְב֥וֹא חֲמָֽת
Filistlilerin beş beyi, bütün Kenanlı, Tsidonlu ve Baal-Hermon dağından Hamat'ın girişine kadar Lübnan dağında oturan Hivli.
Hakimler 5:28
·
Tevrat
בְּעַד֩ הַחַלּ֨וֹן נִשְׁקְפָ֧ה וַתְּיַבֵּ֛ב אֵ֥ם סִֽיסְרָ֖א בְּעַ֣ד הָֽאֶשְׁנָ֑ב מַדּ֗וּעַ בֹּשֵׁ֤שׁ רִכְבּוֹ֙ לָב֔וֹא מַדּ֣וּעַ אֶֽחֱר֔וּ פַּעֲמֵ֖י מַרְכְּבוֹתָֽיו
Sisera'nın annesi pencerenin içinden baktı ve kafesin içinden feryat etti: 'Savaş arabası gelmekte neden gecikti? Savaş arabalarının adımları neden gecikti?'
Hakimler 9:24
·
Tevrat
לָב֕וֹא חֲמַ֖ס שִׁבְעִ֣ים בְּנֵֽי־יְרֻבָּ֑עַל וְדָמָ֗ם לָשׂ֞וּם עַל־אֲבִימֶ֤לֶךְ אֲחִיהֶם֙ אֲשֶׁ֣ר הָרַ֣ג אוֹתָ֔ם וְעַל֙ בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֔ם אֲשֶׁר־חִזְּק֥וּ אֶת־יָדָ֖יו לַהֲרֹ֥ג אֶת־אֶחָֽיו
Yerubbaal'ın yetmiş oğluna yapılan şiddet gelsin diye; ve onların kanı, onları öldüren kardeşleri Abimelek'in üzerine, ve kardeşlerini öldürmesi için onun ellerini güçlendiren Şekem'in sahiplerinin üzerine konsun diye.
Hakimler 15:1
·
Tevrat
וַיְהִ֨י מִיָּמִ֜ים בִּימֵ֣י קְצִיר־חִטִּ֗ים וַיִּפְקֹ֨ד שִׁמְשׁ֤וֹן אֶת־אִשְׁתּוֹ֙ בִּגְדִ֣י עִזִּ֔ים וַיֹּ֕אמֶר אָבֹ֥אָה אֶל־אִשְׁתִּ֖י הֶחָ֑דְרָה וְלֹֽא־נְתָנ֥וֹ אָבִ֖יהָ לָבֽוֹא
Günler sonra, buğday hasadı günlerinde Şimşon bir keçi oğlağıyla karısını ziyaret etti ve dedi: 'Karıma, odaya gireceğim.' Ancak babası onun girmesine izin vermedi.
Hakimler 19:15
·
Tevrat
וַיָּסֻ֣רוּ שָׁ֔ם לָב֖וֹא לָל֣וּן בַּגִּבְעָ֑ה וַיָּבֹ֗א וַיֵּ֨שֶׁב֙ בִּרְח֣וֹב הָעִ֔יר וְאֵ֥ין אִ֛ישׁ מְאַסֵּֽף־אוֹתָ֥ם הַבַּ֖יְתָה לָלֽוּן
Giva'da gecelemek üzere girmek için oraya saptılar; ve o geldi ve şehrin meydanında oturdu, ve gecelemek için onları eve toplayan hiçbir adam yoktu.
Örnek Ayetler (5 / 65)
Hakimler 13:12
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר מָנ֔וֹחַ עַתָּ֖ה יָבֹ֣א דְבָרֶ֑יךָ מַה־יִּֽהְיֶ֥ה מִשְׁפַּט־הַנַּ֖עַר וּמַעֲשֵֽׂהוּ
Ve Manoah dedi: 'Şimdi senin sözlerin gelsin; çocuğun kuralı ve onun işi ne olacak?'
Hakimler 13:17
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר מָנ֛וֹחַ אֶל־מַלְאַ֥ךְ יְהוָ֖ה מִ֣י שְׁמֶ֑ךָ כִּֽי־יָבֹ֥א דְבָרְךָ֖ וְכִבַּדְנֽוּךָ
Ve Manoah Yahve'nin elçisine dedi: 'Senin adın nedir? Senin sözün geldiğinde seni yüceltelim.'
Hakimler 14:18
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמְרוּ לוֹ֩ אַנְשֵׁ֨י הָעִ֜יר בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֗י בְּטֶ֨רֶם֙ יָבֹ֣א הַחַ֔רְסָה מַה־מָּת֣וֹק מִדְּבַ֔שׁ וּמֶ֥ה עַ֖ז מֵאֲרִ֑י וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֔ם לוּלֵא֙ חֲרַשְׁתֶּ֣ם בְּעֶגְלָתִ֔י לֹ֥א מְצָאתֶ֖ם חִידָתִֽי
Şehrin adamları yedinci günde güneş batmadan önce ona dediler: 'Baldan tatlı ne vardır ve aslandan güçlü ne vardır?' O da onlara dedi: 'Eğer düvemle sürmeseydiniz, bilmecemi bulamazdınız.'
Hezekiel 44:2
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלַ֜י יְהוָ֗ה הַשַּׁ֣עַר הַזֶּה֩ סָג֨וּר יִהְיֶ֜ה לֹ֣א יִפָּתֵ֗חַ וְאִישׁ֙ לֹא־יָ֣בֹא ב֔וֹ כִּ֛י יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל בָּ֣א ב֑וֹ וְהָיָ֖ה סָגֽוּר
Yahve bana dedi ki: 'Bu kapı kapalı olacak, açılmayacak ve oradan kimse girmeyecek; çünkü İsrail'in Tanrısı Yahve oradan girdi; ve kapalı olacak.'
2. Samuel 15:37
·
Tevrat
וַיָּבֹ֥א חוּשַׁ֛י רֵעֶ֥ה דָוִ֖ד הָעִ֑יר וְאַבְשָׁלֹ֔ם יָבֹ֖א יְרוּשָׁלִָֽם
Davut'un dostu Huşay şehre geldi; ve Avşalom Yeruşalim'e geldi.
Örnek Ayetler (5 / 65)
Hakimler 17:9
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר־ל֥וֹ מִיכָ֖ה מֵאַ֣יִן תָּב֑וֹא וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו לֵוִ֣י אָנֹ֗כִי מִבֵּ֥ית לֶ֨חֶם֙ יְהוּדָ֔ה וְאָנֹכִ֣י הֹלֵ֔ךְ לָג֖וּר בַּאֲשֶׁ֥ר אֶמְצָֽא
Mika ona dedi: 'Nereden geliyorsun?' Ve ona dedi: 'Ben Yahuda'nın Beytlehem'inden bir Leviliyim ve bulacağım yerde garip olmak için gidiyorum.'
Hakimler 19:17
·
Tevrat
וַיִּשָּׂ֣א עֵינָ֗יו וַיַּ֛רְא אֶת־הָאִ֥ישׁ הָאֹרֵ֖חַ בִּרְחֹ֣ב הָעִ֑יר וַיֹּ֨אמֶר הָאִ֧ישׁ הַזָּקֵ֛ן אָ֥נָה תֵלֵ֖ךְ וּמֵאַ֥יִן תָּבֽוֹא
Gözlerini kaldırdı ve şehrin meydanında yolcu adamı gördü; ve yaşlı adam dedi ki: 'Nereye gidiyorsun ve nereden geliyorsun?'
Hezekiel 7:26
·
Tevrat
הֹוָ֤ה עַל־הֹוָה֙ תָּב֔וֹא וּשְׁמֻעָ֥ה אֶל־שְׁמוּעָ֖ה תִּֽהְיֶ֑ה וּבִקְשׁ֤וּ חָזוֹן֙ מִנָּבִ֔יא וְתוֹרָה֙ תֹּאבַ֣ד מִכֹּהֵ֔ן וְעֵצָ֖ה מִזְּקֵנִֽים
Felaket üzerine felaket gelecek ve haber üzerine haber olacak; peygamberden görüm arayacaklar, kâhidden yasa ve yaşlılardan öğüt yok olacak.
Hezekiel 24:16
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֕ם הִנְנִ֨י לֹקֵ֧חַ מִמְּךָ֛ אֶת־מַחְמַ֥ד עֵינֶ֖יךָ בְּמַגֵּפָ֑ה וְלֹ֤א תִסְפֹּד֙ וְלֹ֣א תִבְכֶּ֔ה וְל֥וֹא תָב֖וֹא דִּמְעָתֶֽךָ
Adem oğlu, işte ben gözlerinin arzusunu bir vuruşla senden alıyorum; ve dövünmeyeceksin ve ağlamayacaksın ve gözyaşın gelmeyecek.
Hezekiel 38:8
·
Tevrat
מִיָּמִ֣ים רַבִּים֮ תִּפָּקֵד֒ בְּאַחֲרִ֨ית הַשָּׁנִ֜ים תָּב֣וֹא אֶל־אֶ֣רֶץ מְשׁוֹבֶ֣בֶת מֵחֶ֗רֶב מְקֻבֶּ֨צֶת֙ מֵעַמִּ֣ים רַבִּ֔ים עַ֚ל הָרֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁר־הָי֥וּ לְחָרְבָּ֖ה תָּמִ֑יד וְהִיא֙ מֵעַמִּ֣ים הוּצָ֔אָה וְיָשְׁב֥וּ לָבֶ֖טַח כֻּלָּֽם
Çok günlerden sonra yoklanacaksın; yılların sonunda kılıçtan geri getirilmiş, birçok halklardan toplanmış diyara, sürekli virane olmuş İsrail dağları üzerine geleceksin; ve o halklardan çıkarıldı, ve hepsi güvenlikte oturacaklar.
Örnek Ayetler (5 / 60)
Amos 5:19
·
Tevrat
כַּאֲשֶׁ֨ר יָנ֥וּס אִישׁ֙ מִפְּנֵ֣י הָאֲרִ֔י וּפְגָע֖וֹ הַדֹּ֑ב וּבָ֣א הַבַּ֔יִת וְסָמַ֤ךְ יָדוֹ֙ עַל־הַקִּ֔יר וּנְשָׁכ֖וֹ הַנָּחָֽשׁ
Bir adamın aslanın önünden kaçıp da ayıya rastlaması ve eve girip elini duvara dayadığında onu yılanın ısırması gibidir.
Hezekiel 14:4
·
Tevrat
לָכֵ֣ן דַּבֵּר־א֠וֹתָם וְאָמַרְתָּ֨ אֲלֵיהֶ֜ם כֹּה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה אִ֣ישׁ אִ֣ישׁ מִבֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֡ל אֲשֶׁר֩ יַעֲלֶ֨ה אֶת־גִּלּוּלָ֜יו אֶל־לִבּ֗וֹ וּמִכְשׁ֤וֹל עֲוֺנוֹ֙ יָשִׂים֙ נֹ֣כַח פָּנָ֔יו וּבָ֖א אֶל־הַנָּבִ֑יא אֲנִ֣י יְהוָ֗ה נַעֲנֵ֧יתִי ל֦וֹ בָ֖א בְּרֹ֥ב גִּלּוּלָֽיו
Bu nedenle onlarla konuş ve onlara diyeceksin: Efendi Yahve şöyle dedi: İsrail evinden putlarını kalbine çıkaran ve suçunun tökezini yüzünün karşısına koyan ve peygambere gelen herhangi bir adama, ben Yahve, putlarının çokluğuyla gelen ona cevap vereceğim;
Hezekiel 14:7
·
Tevrat
כִּי֩ אִ֨ישׁ אִ֜ישׁ מִבֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֗ל וּמֵהַגֵּר֮ אֲשֶׁר־יָג֣וּר בְּיִשְׂרָאֵל֒ וְיִנָּזֵ֣ר מֵֽאַחֲרַ֗י וְיַ֤עַל גִּלּוּלָיו֙ אֶל־לִבּ֔וֹ וּמִכְשׁ֣וֹל עֲוֺנ֔וֹ יָשִׂ֖ים נֹ֣כַח פָּנָ֑יו וּבָ֤א אֶל־הַנָּבִיא֙ לִדְרָשׁ־ל֣וֹ בִ֔י אֲנִ֣י יְהוָ֔ה נַֽעֲנֶה־לּ֖וֹ בִּֽי
Çünkü İsrail evinden ve İsrail'de garip olan garipten arkamdan ayrılan ve putlarını kalbine çıkaran ve suçunun tökezini yüzünün karşısına koyan ve beni aramak için peygambere gelen herhangi bir adama, ben Yahve, kendimle ona cevap vereceğim.
Hezekiel 41:3
·
Tevrat
וּבָ֣א לִפְנִ֔ימָה וַיָּ֥מָד אֵֽיל־הַפֶּ֖תַח שְׁתַּ֣יִם אַמּ֑וֹת וְהַפֶּ֨תַח֙ שֵׁ֣שׁ אַמּ֔וֹת וְרֹ֥חַב הַפֶּ֖תַח שֶׁ֥בַע אַמּֽוֹת
Ardından içeriye girdi ve girişin yan direğini iki kubit (~90 cm), ve girişi altı kubit (~270 cm), ve girişin genişliğini yedi kubit (~315 cm) ölçtü.
Hezekiel 46:2
·
Tevrat
וּבָ֣א הַנָּשִׂ֡יא דֶּרֶךְ֩ אוּלָ֨ם הַשַּׁ֜עַר מִח֗וּץ וְעָמַד֙ עַל־מְזוּזַ֣ת הַשַּׁ֔עַר וְעָשׂ֣וּ הַכֹּהֲנִ֗ים אֶת־עֽוֹלָתוֹ֙ וְאֶת־שְׁלָמָ֔יו וְהִֽשְׁתַּחֲוָ֛ה עַל־מִפְתַּ֥ן הַשַּׁ֖עַר וְיָצָ֑א וְהַשַּׁ֥עַר לֹֽא־יִסָּגֵ֖ר עַד־הָעָֽרֶב
Ve önder dışarıdan kapının eyvanı yoluyla gelecek ve kapının sövesi üzerinde duracak; ve kâhinler onun yakmalık sunusunu ve onun esenlik sunularını yapacaklar, ve o kapının eşiği üzerinde tapınacak ve çıkacak; ve kapı akşama kadar kapanmayacak.
Örnek Ayetler (5 / 50)
Hakimler 21:22
·
Tevrat
וְהָיָ֡ה כִּֽי־יָבֹ֣אוּ אֲבוֹתָם֩ א֨וֹ אֲחֵיהֶ֜ם לָרִ֣יב אֵלֵ֗ינוּ וְאָמַ֤רְנוּ אֲלֵיהֶם֙ חָנּ֣וּנוּ אוֹתָ֔ם כִּ֣י לֹ֥א לָקַ֛חְנוּ אִ֥ישׁ אִשְׁתּ֖וֹ בַּמִּלְחָמָ֑ה כִּ֣י לֹ֥א אַתֶּ֛ם נְתַתֶּ֥ם לָהֶ֖ם כָּעֵ֥ת תֶּאְשָֽׁמוּ
Ve olacak ki babaları veya kardeşleri bize çekişmeye gelecekler, onlara diyeceğiz: 'Onlara lütfedin, çünkü savaşta her adamın karısını almadık; çünkü onlara siz vermediniz, şimdi suçlu olurdunuz.'
Hezekiel 13:9
·
Tevrat
וְהָיְתָ֣ה יָדִ֗י אֶֽל־הַנְּבִיאִ֞ים הַחֹזִ֣ים שָׁוְא֮ וְהַקֹּסְמִ֣ים כָּזָב֒ בְּס֧וֹד עַמִּ֣י לֹֽא־יִהְי֗וּ וּבִכְתָ֤ב בֵּֽית־יִשְׂרָאֵל֙ לֹ֣א יִכָּתֵ֔בוּ וְאֶל־אַדְמַ֥ת יִשְׂרָאֵ֖ל לֹ֣א יָבֹ֑אוּ וִידַעְתֶּ֕ם כִּ֥י אֲנִ֖י אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Ve elim boş gören ve yalan fal bakan peygamberlere karşı olacak; halkımın meclisinde olmayacaklar ve İsrail evinin kaydında yazılmayacaklar ve İsrail toprağına girmeyecekler; ve benim Efendi Yahve olduğumu bileceksiniz.
Hezekiel 44:16
·
Tevrat
הֵ֜מָּה יָבֹ֣אוּ אֶל־מִקְדָּשִׁ֗י וְהֵ֛מָּה יִקְרְב֥וּ אֶל־שֻׁלְחָנִ֖י לְשָׁרְתֵ֑נִי וְשָׁמְר֖וּ אֶת־מִשְׁמַרְתִּֽי
Onlar kutsal yerime girecekler ve bana hizmet etmek için masama yaklaşacaklar ve nöbetimi tutacaklar.
2. Samuel 15:6
·
Tevrat
וַיַּ֨עַשׂ אַבְשָׁל֜וֹם כַּדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ לְכָל־יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁר־יָבֹ֥אוּ לַמִּשְׁפָּ֖ט אֶל־הַמֶּ֑לֶךְ וַיְגַנֵּב֙ אַבְשָׁל֔וֹם אֶת־לֵ֖ב אַנְשֵׁ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Avşalom yargı için krala gelen bütün İsrail'e bu söz gibi yaptı; ve Avşalom İsrail adamlarının kalbini çaldı.
Yeremya 6:3
·
Tevrat
אֵלֶ֛יהָ יָבֹ֥אוּ רֹעִ֖ים וְעֶדְרֵיהֶ֑ם תָּקְע֨וּ עָלֶ֤יהָ אֹהָלִים֙ סָבִ֔יב רָע֖וּ אִ֥ישׁ אֶת־יָדֽוֹ
Ona çobanlar ve sürüleri gelecekler; çevresinde ona karşı çadırlar kurdular, her adam kendi yanını otlattı.
Örnek Ayetler (5 / 48)
Hezekiel 1:4
·
Tevrat
וָאֵ֡רֶא וְהִנֵּה֩ ר֨וּחַ סְעָרָ֜ה בָּאָ֣ה מִן־הַצָּפ֗וֹן עָנָ֤ן גָּדוֹל֙ וְאֵ֣שׁ מִתְלַקַּ֔חַת וְנֹ֥גַֽהּ ל֖וֹ סָבִ֑יב וּמִ֨תּוֹכָ֔הּ כְּעֵ֥ין הַחַשְׁמַ֖ל מִתּ֥וֹךְ הָאֵֽשׁ
Ve gördüm ve işte kuzeyden fırtına rüzgarı geliyordu, büyük bulut ve alevlenen ateş ve çevresinde ona parıltı vardı; ve onun içinden, ateşin içinden parlayan maden görünümü gibiydi.
Hezekiel 7:5
·
Tevrat
כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה רָעָ֛ה אַחַ֥ת רָעָ֖ה הִנֵּ֥ה בָאָֽה
Efendi Yahve şöyle dedi: Kötülük, tek bir kötülük, işte geliyor.
Hezekiel 7:6
·
Tevrat
קֵ֣ץ בָּ֔א בָּ֥א הַקֵּ֖ץ הֵקִ֣יץ אֵלָ֑יִךְ הִנֵּ֖ה בָּאָֽה
Son geldi, son geldi; sana uyandı, işte geliyor.
Hezekiel 7:7
·
Tevrat
בָּ֧אָה הַצְּפִירָ֛ה אֵלֶ֖יךָ יוֹשֵׁ֣ב הָאָ֑רֶץ בָּ֣א הָעֵ֗ת קָר֛וֹב הַיּ֥וֹם מְהוּמָ֖ה וְלֹא־הֵ֥ד הָרִֽים
Sana felaket geldi, ey yerde oturan; zaman geldi, gün yakındır; kargaşa günüdür, dağların yankısı değil.
Hezekiel 7:10
·
Tevrat
הִנֵּ֥ה הַיּ֖וֹם הִנֵּ֣ה בָאָ֑ה יָֽצְאָה֙ הַצְּפִרָ֔ה צָ֚ץ הַמַּטֶּ֔ה פָּרַ֖ח הַזָּדֽוֹן
İşte gün, işte geliyor; felaket çıktı, değnek çiçek açtı, küstahlık tomurcuklandı.
Örnek Ayetler (5 / 43)
Hakimler 6:5
·
Tevrat
כִּ֡י הֵם֩ וּמִקְנֵיהֶ֨ם יַעֲל֜וּ וְאָהֳלֵיהֶ֗ם וּבָ֤אוּ כְדֵֽי־אַרְבֶּה֙ לָרֹ֔ב וְלָהֶ֥ם וְלִגְמַלֵּיהֶ֖ם אֵ֣ין מִסְפָּ֑ר וַיָּבֹ֥אוּ בָאָ֖רֶץ לְשַׁחֲתָֽהּ
Çünkü onlar, sürüleri ve çadırlarıyla çıkarlardı ve çoklukta çekirge gibi gelirlerdi; onların ve develerinin sayısı yoktu, yeri harap etmek için gelirlerdi.
Amos 6:1
·
Tevrat
ה֚וֹי הַשַּׁאֲנַנִּ֣ים בְּצִיּ֔וֹן וְהַבֹּטְחִ֖ים בְּהַ֣ר שֹׁמְר֑וֹן נְקֻבֵי֙ רֵאשִׁ֣ית הַגּוֹיִ֔ם וּבָ֥אוּ לָהֶ֖ם בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Vay Siyon'da rahat olanlara ve Samiriye dağına güvenenlere, ulusların ilkinin seçkinlerine; ve İsrail evi onlara gelir.
Hagay 2:7
·
Tevrat
וְהִרְעַשְׁתִּי֙ אֶת־כָּל־הַגּוֹיִ֔ם וּבָ֖אוּ חֶמְדַּ֣ת כָּל־הַגּוֹיִ֑ם וּמִלֵּאתִ֞י אֶת־הַבַּ֤יִת הַזֶּה֙ כָּב֔וֹד אָמַ֖ר יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Ve bütün ulusları sarsacağım ve bütün ulusların arzusu gelecek; ve bu evi yücelikle dolduracağım, dedi Ordular Yahve.
Hezekiel 7:22
·
Tevrat
וַהֲסִבּוֹתִ֤י פָנַי֙ מֵהֶ֔ם וְחִלְּל֖וּ אֶת־צְפוּנִ֑י וּבָאוּ־בָ֥הּ פָּרִיצִ֖ים וְחִלְּלֽוּהָ
Yüzümü onlardan çevireceğim ve gizli yerimi kirletecekler; soyguncular ona girecekler ve onu kirletecekler.
Hezekiel 11:18
·
Tevrat
וּבָ֖אוּ־שָׁ֑מָּה וְהֵסִ֜ירוּ אֶת־כָּל־שִׁקּוּצֶ֛יהָ וְאֶת־כָּל־תּוֹעֲבוֹתֶ֖יהָ מִמֶּֽנָּה
Oraya gelecekler ve bütün iğrençliklerini ve bütün tiksindirici şeylerini ondan kaldıracaklar.
Örnek Ayetler (5 / 41)
Hakimler 9:31
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֧ח מַלְאָכִ֛ים אֶל־אֲבִימֶ֖לֶךְ בְּתָרְמָ֣ה לֵאמֹ֑ר הִנֵּה֩ גַ֨עַל בֶּן־עֶ֤בֶד וְאֶחָיו֙ בָּאִ֣ים שְׁכֶ֔מָה וְהִנָּ֛ם צָרִ֥ים אֶת־הָעִ֖יר עָלֶֽיךָ
Abimelek'e gizlice elçiler gönderdi ve dedi: 'İşte, Eved oğlu Gaal ve kardeşleri Şekem'e geliyorlar; ve işte, şehri sana karşı kışkırtıyorlar.'
Amos 4:2
·
Tevrat
נִשְׁבַּ֨ע אֲדֹנָ֤י יְהוִה֙ בְּקָדְשׁ֔וֹ כִּ֛י הִנֵּ֥ה יָמִ֖ים בָּאִ֣ים עֲלֵיכֶ֑ם וְנִשָּׂ֤א אֶתְכֶם֙ בְּצִנּ֔וֹת וְאַחֲרִיתְכֶ֖ן בְּסִיר֥וֹת דּוּגָֽה
Efendi Yahve kutsallığı üzerine yemin etti ki: 'İşte üzerinize günler geliyor; sizi kancalarla ve geride kalanlarınızı balık kancalarıyla taşıyacaklar.'
Amos 8:11
·
Tevrat
הִנֵּ֣ה יָמִ֣ים בָּאִ֗ים נְאֻם֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וְהִשְׁלַחְתִּ֥י רָעָ֖ב בָּאָ֑רֶץ לֹֽא־רָעָ֤ב לַלֶּ֨חֶם֙ וְלֹֽא־צָמָ֣א לַמַּ֔יִם כִּ֣י אִם־לִשְׁמֹ֔עַ אֵ֖ת דִּבְרֵ֥י יְהוָֽה
İşte günler geliyor, Efendi Yahve'nin bildirisidir; yere kıtlık göndereceğim; ekmek kıtlığı değil ve su susuzluğu değil, ancak Yahve'nin sözlerini işitmek için.
Amos 9:13
·
Tevrat
הִנֵּ֨ה יָמִ֤ים בָּאִים֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וְנִגַּ֤שׁ חוֹרֵשׁ֙ בַּקֹּצֵ֔ר וְדֹרֵ֥ךְ עֲנָבִ֖ים בְּמֹשֵׁ֣ךְ הַזָּ֑רַע וְהִטִּ֤יפוּ הֶֽהָרִים֙ עָסִ֔יס וְכָל־הַגְּבָע֖וֹת תִּתְמוֹגַֽגְנָה
İşte günler geliyor, Yahve'nin bildirisidir; çiftçi orakçıya ve üzüm çiğneyen tohum ekene yetişecek; ve dağlar tatlı şarap damlatacak ve bütün tepeler eriyecek.
Hezekiel 9:2
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה שִׁשָּׁ֣ה אֲנָשִׁ֡ים בָּאִ֣ים מִדֶּרֶךְ־שַׁ֨עַר הָעֶלְי֜וֹן אֲשֶׁ֣ר מָפְנֶ֣ה צָפ֗וֹנָה וְאִ֨ישׁ כְּלִ֤י מַפָּצוֹ֙ בְּיָד֔וֹ וְאִישׁ־אֶחָ֤ד בְּתוֹכָם֙ לָבֻ֣שׁ בַּדִּ֔ים וְקֶ֥סֶת הַסֹּפֵ֖ר בְּמָתְנָ֑יו וַיָּבֹ֨אוּ֙ וַיַּ֣עַמְד֔וּ אֵ֖צֶל מִזְבַּ֥ח הַנְּחֹֽשֶׁת
Ve işte kuzeye bakan üst kapının yolundan altı adam geliyordu ve her adamın parçalama aleti elindeydi; ve aralarında keten giyinmiş bir adam vardı ve yazıcının hokkası belindeydi; ve geldiler ve tunç sunağının yanında durdular.
Örnek Ayetler (5 / 36)
Hezekiel 20:29
·
Tevrat
וָאֹמַ֣ר אֲלֵהֶ֔ם מָ֣ה הַבָּמָ֔ה אֲשֶׁר־אַתֶּ֥ם הַבָּאִ֖ים שָׁ֑ם וַיִּקָּרֵ֤א שְׁמָהּ֙ בָּמָ֔ה עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Ve onlara dedim: Sizin oraya geldiğiniz yüksek yer nedir? Ve onun adı bu güne kadar Bama diye çağrıldı.
Yeremya 7:2
·
Tevrat
עֲמֹ֗ד בְּשַׁ֨עַר֙ בֵּ֣ית יְהוָ֔ה וְקָרָ֣אתָ שָּׁ֔ם אֶת־הַדָּבָ֖ר הַזֶּ֑ה וְאָמַרְתָּ֞ שִׁמְע֣וּ דְבַר־יְהוָ֗ה כָּל־יְהוּדָה֙ הַבָּאִים֙ בַּשְּׁעָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה לְהִֽשְׁתַּחֲוֺ֖ת לַיהוָֽה
Yahve'nin evinin kapısında dur ve orada bu sözü duyur ve de ki: 'Yahve'ye secde etmek için bu kapılardan giren bütün Yahuda, Yahve'nin sözünü dinleyin.'
Yeremya 13:20
·
Tevrat
שְׂא֤וּ עֵֽינֵיכֶם֙ וּרְא֔וּ הַבָּאִ֖ים מִצָּפ֑וֹן אַיֵּ֗ה הָעֵ֨דֶר֙ נִתַּן־לָ֔ךְ צֹ֖אן תִּפְאַרְתֵּֽךְ
Gözlerinizi kaldırın ve kuzeyden gelenleri görün. Sana verilen sürü, güzelliğinin koyunları nerede?
Yeremya 17:20
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֣ אֲ֠לֵיהֶם שִׁמְע֨וּ דְבַר־יְהוָ֜ה מַלְכֵ֤י יְהוּדָה֙ וְכָל־יְהוּדָ֔ה וְכֹ֖ל יֹשְׁבֵ֣י יְרוּשָׁלִָ֑ם הַבָּאִ֖ים בַּשְּׁעָרִ֥ים הָאֵֽלֶּה
Ve onlara de: Yahve'nin sözünü dinleyin, ey Yahuda kralları ve bütün Yahuda ve bu kapılardan giren Yeruşalim'in bütün oturanları.
Yeremya 22:2
·
Tevrat
וְאָֽמַרְתָּ֙ שְׁמַ֣ע דְּבַר־יְהוָ֔ה מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֔ה הַיֹּשֵׁ֖ב עַל־כִּסֵּ֣א דָוִ֑ד אַתָּ֤ה וַעֲבָדֶ֨יךָ֙ וְעַמְּךָ֔ הַבָּאִ֖ים בַּשְּׁעָרִ֥ים הָאֵֽלֶּה
Ve diyeceksin: Davut'un tahtının üzerinde oturan Yahuda kralı, sen, kulların ve bu kapılardan giren halkın, Yahve'nin sözünü dinle.
Örnek Ayetler (5 / 34)
Hezekiel 6:3
·
Tevrat
וְאָ֣מַרְתָּ֔ הָרֵי֙ יִשְׂרָאֵ֔ל שִׁמְע֖וּ דְּבַר־אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה כֹּה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְ֠הוִה לֶהָרִ֨ים וְלַגְּבָע֜וֹת לָאֲפִיקִ֣ים וְלַגֵּאָי֗וֹת הִנְנִ֨י אֲנִ֜י מֵבִ֤יא עֲלֵיכֶם֙ חֶ֔רֶב וְאִבַּדְתִּ֖י בָּמֽוֹתֵיכֶֽם
Ve diyeceksin: 'İsrail dağları, Efendi Yahve'nin sözünü dinleyin; Efendi Yahve dağlara ve tepelere, akarsu yataklarına ve derelere şöyle dedi: İşte ben, ben üzerinize kılıç getiriyorum ve yüksek yerlerinizi yok edeceğim.'
Hezekiel 26:7
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה הִנְנִ֧י מֵבִ֣יא אֶל־צֹ֗ר נְבוּכַדְרֶאצַּ֧ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֛ל מִצָּפ֖וֹן מֶ֣לֶךְ מְלָכִ֑ים בְּס֛וּס וּבְרֶ֥כֶב וּבְפָרָשִׁ֖ים וְקָהָ֥ל וְעַם־רָֽב
Çünkü Efendi Yahve şöyle dedi: İşte ben kuzeyden kralların kralı Babil kralı Nebukadnessar'ı atla, arabayla, atlılarla, bir toplulukla ve büyük bir halkla Sur'a getiriyorum.
Hezekiel 28:7
·
Tevrat
לָכֵ֗ן הִנְנִ֨י מֵבִ֤יא עָלֶ֨יךָ֙ זָרִ֔ים עָרִיצֵ֖י גּוֹיִ֑ם וְהֵרִ֤יקוּ חַרְבוֹתָם֙ עַל־יְפִ֣י חָכְמָתֶ֔ךָ וְחִלְּל֖וּ יִפְעָתֶֽךָ
Bu yüzden işte ben senin üzerine yabancıları, ulusların zalimlerini getiriyorum; bilgeliğinin güzelliğine karşı kılıçlarını çekecekler ve parlaklığını kirletecekler.
Hezekiel 29:8
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה הִנְנִ֛י מֵבִ֥יא עָלַ֖יִךְ חָ֑רֶב וְהִכְרַתִּ֥י מִמֵּ֖ךְ אָדָ֥ם וּבְהֵמָֽה
Bu yüzden Efendi Yahve şöyle dedi: İşte ben senin üzerine kılıç getiriyorum; senden insanı ve hayvanı kesip atacağım.
Hezekiel 37:5
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה לָעֲצָמ֖וֹת הָאֵ֑לֶּה הִנֵּ֨ה אֲנִ֜י מֵבִ֥יא בָכֶ֛ם ר֖וּחַ וִחְיִיתֶֽם
Efendi Yahve bu kemiklere şöyle dedi: 'İşte ben içinize ruh getiriyorum ve yaşayacaksınız.'
Örnek Ayetler (4 / 33)
Hezekiel 46:9
·
Tevrat
וּבְב֨וֹא עַם־הָאָ֜רֶץ לִפְנֵ֣י יְהוָה֮ בַּמּֽוֹעֲדִים֒ הַבָּ֡א דֶּרֶךְ־שַׁ֨עַר צָפ֜וֹן לְהִֽשְׁתַּחֲוֺ֗ת יֵצֵא֙ דֶּרֶךְ־שַׁ֣עַר נֶ֔גֶב וְהַבָּא֙ דֶּרֶךְ־שַׁ֣עַר נֶ֔גֶב יֵצֵ֖א דֶּרֶךְ־שַׁ֣עַר צָפ֑וֹנָה לֹ֣א יָשׁ֗וּב דֶּ֤רֶךְ הַשַּׁ֨עַר֙ אֲשֶׁר־בָּ֣א ב֔וֹ כִּ֥י נִכְח֖וֹ יֵצֵֽא
Ve yerin halkı buluşma zamanlarında Yahve'nin önüne geldiğinde, tapınmak için kuzey kapısı yoluyla gelen güney kapısı yoluyla çıkacak; ve güney kapısı yoluyla gelen kuzey kapısı yoluyla çıkacak. Geldiği kapının yoluyla dönmeyecek, çünkü karşısından çıkacak.
2. Samuel 2:23
·
Tevrat
וַיְמָאֵ֣ן לָס֗וּר וַיַּכֵּ֣הוּ אַבְנֵר֩ בְּאַחֲרֵ֨י הַחֲנִ֜ית אֶל־הַחֹ֗מֶשׁ וַתֵּצֵ֤א הַֽחֲנִית֙ מֵאַחֲרָ֔יו וַיִּפָּל־שָׁ֖ם וַיָּ֣מָת תַּחְתָּ֑יו וַיְהִ֡י כָּל־הַבָּ֣א אֶֽל־הַמָּקוֹם֩ אֲשֶׁר־נָ֨פַל שָׁ֧ם עֲשָׂהאֵ֛ל וַיָּמֹ֖ת וַֽיַּעֲמֹֽדוּ
Fakat ayrılmayı reddetti; bunun üzerine Avner mızrağın arkasıyla onu karnına vurdu ve mızrak arkasından çıktı. Orada düştü ve olduğu yerde öldü; ve Asahel'in orada düşüp öldüğü yere her gelen durdu.
2. Samuel 12:4
·
Tevrat
וַיָּ֣בֹא הֵלֶךְ֮ לְאִ֣ישׁ הֶֽעָשִׁיר֒ וַיַּחְמֹ֗ל לָקַ֤חַת מִצֹּאנוֹ֙ וּמִבְּקָר֔וֹ לַעֲשׂ֕וֹת לָאֹרֵ֖חַ הַבָּא־ל֑וֹ וַיִּקַּ֗ח אֶת־כִּבְשַׂת֙ הָאִ֣ישׁ הָרָ֔אשׁ וַֽיַּעֲשֶׂ֔הָ לָאִ֖ישׁ הַבָּ֥א אֵלָֽיו
Zengin adama bir yolcu geldi. O da kendisine gelen konuğa hazırlamak için kendi davarından ve sığırından almayı esirgedi; yoksul adamın kuzusunu aldı ve onu kendisine gelen adama hazırladı.'
2. Samuel 20:12
·
Tevrat
וַעֲמָשָׂ֛א מִתְגֹּלֵ֥ל בַּדָּ֖ם בְּת֣וֹךְ הַֽמְסִּלָּ֑ה וַיַּ֨רְא הָאִ֜ישׁ כִּֽי־עָמַ֣ד כָּל־הָעָ֗ם וַיַּסֵּב֩ אֶת־עֲמָשָׂ֨א מִן־הַֽמְסִלָּ֤ה הַשָּׂדֶה֙ וַיַּשְׁלֵ֤ךְ עָלָיו֙ בֶּ֔גֶד כַּאֲשֶׁ֣ר רָאָ֔ה כָּל־הַבָּ֥א עָלָ֖יו וְעָמָֽד
Amasa anayolun ortasında kanda yuvarlanıyordu. Adam bütün halkın durduğunu gördü; Amasa'yı anayoldan tarlaya çevirdi ve onun yanına gelen herkesin durduğunu görünce üzerine bir giysi attı.
Örnek Ayetler (5 / 33)
Hakimler 9:57
·
Tevrat
וְאֵ֗ת כָּל־רָעַת֙ אַנְשֵׁ֣י שְׁכֶ֔ם הֵשִׁ֥יב אֱלֹהִ֖ים בְּרֹאשָׁ֑ם וַתָּבֹ֣א אֲלֵיהֶ֔ם קִֽלֲלַ֖ת יוֹתָ֥ם בֶּן־יְרֻבָּֽעַל
Tanrı, Şekem adamlarının bütün kötülüğünü de onların başına döndürdü; Yerubbaal oğlu Yotam'ın laneti onlara geldi.
Hakimler 13:6
·
Tevrat
וַתָּבֹ֣א הָאִשָּׁ֗ה וַתֹּ֣אמֶר לְאִישָׁהּ֮ לֵאמֹר֒ אִ֤ישׁ הָאֱלֹהִים֙ בָּ֣א אֵלַ֔י וּמַרְאֵ֕הוּ כְּמַרְאֵ֛ה מַלְאַ֥ךְ הָאֱלֹהִ֖ים נוֹרָ֣א מְאֹ֑ד וְלֹ֤א שְׁאִלְתִּ֨יהוּ֙ אֵֽי־מִזֶּ֣ה ה֔וּא וְאֶת־שְׁמ֖וֹ לֹֽא־הִגִּ֥יד לִֽי
Bunun üzerine kadın geldi ve kocasına diyerek dedi: 'Tanrı'nın adamı bana geldi ve onun görünüşü Tanrı'nın elçisinin görünüşü gibi çok korkunçtu; ve ona nereden olduğunu sormadım ve bana adını bildirmedi.'
Hakimler 19:14
·
Tevrat
וַיַּעַבְר֖וּ וַיֵּלֵ֑כוּ וַתָּבֹ֤א לָהֶם֙ הַשֶּׁ֔מֶשׁ אֵ֥צֶל הַגִּבְעָ֖ה אֲשֶׁ֥ר לְבִנְיָמִֽן
Geçtiler ve gittiler; ve Bünyamin'e ait olan Giva'nın yanında güneş onlara battı.
Hakimler 19:26
·
Tevrat
וַתָּבֹ֥א הָאִשָּׁ֖ה לִפְנ֣וֹת הַבֹּ֑קֶר וַתִּפֹּ֞ל פֶּ֧תַח בֵּית־הָאִ֛ישׁ אֲשֶׁר־אֲדוֹנֶ֥יהָ שָּׁ֖ם עַד־הָאֽוֹר
Kadın sabaha karşı geldi ve ışığa kadar efendisinin orada olduğu adamın evinin kapısına düştü.
Hezekiel 2:2
·
Tevrat
וַתָּ֧בֹא בִ֣י ר֗וּחַ כַּֽאֲשֶׁר֙ דִּבֶּ֣ר אֵלַ֔י וַתַּעֲמִדֵ֖נִי עַל־רַגְלָ֑י וָאֶשְׁמַ֕ע אֵ֖ת מִדַּבֵּ֥ר אֵלָֽי
Ve benimle konuştuğunda içime ruh girdi ve beni ayaklarımın üzerinde durdurdu; ve benimle konuşanı işittim.
Örnek Ayetler (5 / 32)
Hezekiel 38:17
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֞ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה הַֽאַתָּה־ה֨וּא אֲשֶׁר־דִּבַּ֜רְתִּי בְּיָמִ֣ים קַדְמוֹנִ֗ים בְּיַד֙ עֲבָדַי֙ נְבִיאֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל הַֽנִּבְּאִ֛ים בַּיָּמִ֥ים הָהֵ֖ם שָׁנִ֑ים לְהָבִ֥יא אֹתְךָ֖ עֲלֵיהֶֽם
Efendi Yahve şöyle dedi: Seni onların üzerine getireceğime dair o günlerde yıllarca peygamberlik eden kullarım İsrail'in peygamberleri eliyle eski günlerde hakkında konuştuğum kişi sen misin?
Yeremya 41:5
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣אוּ אֲ֠נָשִׁים מִשְּׁכֶ֞ם מִשִּׁל֤וֹ וּמִשֹּֽׁמְרוֹן֙ שְׁמֹנִ֣ים אִ֔ישׁ מְגֻלְּחֵ֥י זָקָ֛ן וּקְרֻעֵ֥י בְגָדִ֖ים וּמִתְגֹּֽדְדִ֑ים וּמִנְחָ֤ה וּלְבוֹנָה֙ בְּיָדָ֔ם לְהָבִ֖יא בֵּ֥ית יְהוָֽה
Şekem'den, Şilo'dan ve Samiriye'den sakalları tıraş edilmiş, giysileri yırtılmış ve kendilerini kesmiş seksen adam, Yahve'nin evine getirmek için ellerinde sunu ve günnükle geldiler.
1. Samuel 9:7
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שָׁא֜וּל לְנַעֲר֗וֹ וְהִנֵּ֣ה נֵלֵךְ֮ וּמַה־נָּבִ֣יא לָאִישׁ֒ כִּ֤י הַלֶּ֨חֶם֙ אָזַ֣ל מִכֵּלֵ֔ינוּ וּתְשׁוּרָ֥ה אֵין־לְהָבִ֖יא לְאִ֣ישׁ הָאֱלֹהִ֑ים מָ֖ה אִתָּֽנוּ
Bunun üzerine Şaul gencine dedi: 'Ve işte gidersek adama ne getireceğiz? Çünkü kaplarımızdan ekmek tükendi ve Tanrı adamına getirecek hediye yok. Yanımızda ne var?'
1. Samuel 27:11
·
Tevrat
וְאִ֨ישׁ וְאִשָּׁ֜ה לֹֽא־יְחַיֶּ֣ה דָוִ֗ד לְהָבִ֥יא גַת֙ לֵאמֹ֔ר פֶּן־יַגִּ֥דוּ עָלֵ֖ינוּ לֵאמֹ֑ר כֹּֽה־עָשָׂ֤ה דָוִד֙ וְכֹ֣ה מִשְׁפָּט֔וֹ כָּל־הַ֨יָּמִ֔ים אֲשֶׁ֥ר יָשַׁ֖ב בִּשְׂדֵ֥ה פְלִשְׁתִּֽים
Davut, Gat'a getirmek için erkek ve kadın yaşatmadı, diyerek: 'Bize karşı bildirirler diyerek: Davut böyle yaptı.' Filistlilerin kırında oturduğu bütün günler onun adeti böyleydi.
2. Krallar 12:5
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוֹאָ֜שׁ אֶל־הַכֹּהֲנִ֗ים כֹּל֩ כֶּ֨סֶף הַקֳּדָשִׁ֜ים אֲשֶׁר־יוּבָ֤א בֵית־יְהוָה֙ כֶּ֣סֶף עוֹבֵ֔ר אִ֕ישׁ כֶּ֥סֶף נַפְשׁ֖וֹת עֶרְכּ֑וֹ כָּל־כֶּ֗סֶף אֲשֶׁ֤ר יַֽעֲלֶה֙ עַ֣ל לֶב־אִ֔ישׁ לְהָבִ֖יא בֵּ֥ית יְהוָֽה
Ve Yehoaş kâhinlere dedi: 'Yahve'nin evine getirilen bütün kutsal şeylerin gümüşünü, geçen gümüşü, her adamın değer biçilen canlarının gümüşünü, bir adamın kalbine Yahve'nin evine getirmek için yükselen bütün gümüşü,
Örnek Ayetler (5 / 31)
Hakimler 7:25
·
Tevrat
וַֽיִּלְכְּד֡וּ שְׁנֵֽי־שָׂרֵ֨י מִדְיָ֜ן אֶת־עֹרֵ֣ב וְאֶת־זְאֵ֗ב וַיַּהַרְג֨וּ אֶת־עוֹרֵ֤ב בְּצוּר־עוֹרֵב֙ וְאֶת־זְאֵב֙ הָרְג֣וּ בְיֶֽקֶב־זְאֵ֔ב וַֽיִּרְדְּפ֖וּ אֶל־מִדְיָ֑ן וְרֹאשׁ־עֹרֵ֣ב וּזְאֵ֔ב הֵבִ֨יאוּ֙ אֶל־גִּדְע֔וֹן מֵעֵ֖בֶר לַיַּרְדֵּֽן
Midyan'ın iki komutanını, Orev'i ve Zeev'i ele geçirdiler; Orev'i Orev kayasında öldürdüler ve Zeev'i Zeev şarap cenderesinde öldürdüler, Midyan'ı kovaladılar; Orev'in ve Zeev'in başını Yarden'in ötesinden Gideon'a getirdiler.
2. Samuel 3:22
·
Tevrat
וְהִנֵּה֩ עַבְדֵ֨י דָוִ֤ד וְיוֹאָב֙ בָּ֣א מֵֽהַגְּד֔וּד וְשָׁלָ֥ל רָ֖ב עִמָּ֣ם הֵבִ֑יאוּ וְאַבְנֵ֗ר אֵינֶ֤נּוּ עִם־דָּוִד֙ בְּחֶבְר֔וֹן כִּ֥י שִׁלְּח֖וֹ וַיֵּ֥לֶךְ בְּשָׁלֽוֹם
Ve işte, Davut'un kulları ve Yoav akından geldiler ve yanlarında çok ganimet getirdiler. Avner ise Hevron'da Davut'la değildi, çünkü onu göndermişti ve o esenlikle gitmişti.
Yeremya 27:12
·
Tevrat
וְאֶל־צִדְקִיָּ֤ה מֶֽלֶךְ־יְהוּדָה֙ דִּבַּ֔רְתִּי כְּכָל־הַדְּבָרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה לֵאמֹ֑ר הָבִ֨יאוּ אֶת־צַוְּארֵיכֶ֜ם בְּעֹ֣ל מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֗ל וְעִבְד֥וּ אֹת֛וֹ וְעַמּ֖וֹ וִֽחְיֽוּ
Ve Yahuda kralı Tzidkiya'ya bütün bu sözler gibi diyerek konuştum: Boyunlarınızı Babil kralının boyunduruğuna getirin ve ona ve halkına hizmet edin ve yaşayın.
1. Samuel 10:27
·
Tevrat
וּבְנֵ֧י בְלִיַּ֣עַל אָמְר֗וּ מַה־יֹּשִׁעֵ֨נוּ֙ זֶ֔ה וַיִּבְזֻ֕הוּ וְלֹֽא־הֵבִ֥יאוּ ל֖וֹ מִנְחָ֑ה וַיְהִ֖י כְּמַחֲרִֽישׁ
Beliyal'in oğulları dediler: 'Bu bizi nasıl kurtaracak?' Onu küçümsediler ve ona sunu getirmediler. Ama o sessiz kaldı.
2. Krallar 10:8
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤א הַמַּלְאָךְ֙ וַיַּגֶּד־ל֣וֹ לֵאמֹ֔ר הֵבִ֖יאוּ רָאשֵׁ֣י בְנֵֽי־הַמֶּ֑לֶךְ וַיֹּ֗אמֶר שִׂ֣ימוּ אֹתָ֞ם שְׁנֵ֧י צִבֻּרִ֛ים פֶּ֥תַח הַשַּׁ֖עַר עַד־הַבֹּֽקֶר
Haberci geldi ve ona bildirdi, diyerek: 'Kralın oğullarının başlarını getirdiler.' Dedi ki: 'Onları sabaha kadar kapının girişine iki yığın halinde koyun.'
Örnek Ayetler (4 / 25)
Hezekiel 33:22
·
Tevrat
וְיַד־יְהוָה֩ הָיְתָ֨ה אֵלַ֜י בָּעֶ֗רֶב לִפְנֵי֙ בּ֣וֹא הַפָּלִ֔יט וַיִּפְתַּ֣ח אֶת־פִּ֔י עַד־בּ֥וֹא אֵלַ֖י בַּבֹּ֑קֶר וַיִּפָּ֣תַח פִּ֔י וְלֹ֥א נֶאֱלַ֖מְתִּי עֽוֹד
Kaçan kişinin gelmesinden önce, akşam Yahve'nin eli benim üzerimdeydi; ve sabah o bana gelene kadar ağzımı açtı, böylece ağzım açıldı ve artık dilsiz kalmadım.
Hezekiel 38:18
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא בְּי֨וֹם בּ֥וֹא גוֹג֙ עַל־אַדְמַ֣ת יִשְׂרָאֵ֔ל נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה תַּעֲלֶ֥ה חֲמָתִ֖י בְּאַפִּֽי
Ve o günde, Gog'un İsrail toprağının üzerine geldiği günde olacak, Efendi Yahve'nin bildirisidir; öfkem burnumda çıkacak.
2. Samuel 3:35
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣א כָל־הָעָ֗ם לְהַבְר֧וֹת אֶת־דָּוִ֛ד לֶ֖חֶם בְּע֣וֹד הַיּ֑וֹם וַיִּשָּׁבַ֨ע דָּוִ֜ד לֵאמֹ֗ר כֹּ֣ה יַעֲשֶׂה־לִּ֤י אֱלֹהִים֙ וְכֹ֣ה יֹסִ֔יף כִּ֣י אִם־לִפְנֵ֧י בֽוֹא־הַשֶּׁ֛מֶשׁ אֶטְעַם־לֶ֖חֶם א֥וֹ כָל־מְאֽוּמָה
Ve bütün halk henüz gün varken Davut'a ekmek yedirmek için geldi; ama Davut yemin edip dedi: 'Güneşin batmasından önce ekmek veya herhangi bir şey tadarsam, Tanrı bana böyle yapsın ve böyle eklesin.'
2. Samuel 15:28
·
Tevrat
רְאוּ֙ אָנֹכִ֣י מִתְמַהְמֵ֔הַּ בְּעַֽרְב֖וֹת הַמִּדְבָּ֑ר עַ֣ד בּ֥וֹא דָבָ֛ר מֵעִמָּכֶ֖ם לְהַגִּ֥יד לִֽי
Görün, bana bildirmek için sizden söz gelene kadar çölün düzlüklerinde oyalanıyorum.