12129
Kullanım
5
Lemma
89
Türev
64
Anlam
5 lemma, 89 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וְאוֹתָנוּ | ve'otanu | ve bizi, -i/-ı (belirtme), ile, yanında | Zamir | 1 | ||
וְאֶתְהֶן | ve-ethen | ve onları, -i/-ı (belirtme) | Zamir | 1 | ||
מֵֽאֹתוֹ | me-oto | onu, -i/-ı (belirtme), ile, yanında | Zamir | 1 | ||
מֵֽאוֹתִי | me'oti | yanımdan, yanında, ile, beraber | Zamir | 1 | ||
מֵאֽוֹתְךָ | me-otekha | senin yanından, ile, yanında, beraber | Zamir | 1 | ||
אוֹתָנוּ | otanu | bizi, -i/-ı (belirtme), ile, yanında | Zamir | 1 | ||
וְאֹתָהּ | ve'otah | ve onu, -i/-ı (belirtme), ile, yanında | Zamir | 1 | ||
הַאוֹתִי | ha-oti | beni mi, -i/-ı (belirtme), ile, yanında | Zamir | 1 | ||
מֵאֹתֽוֹ | me'oto | yanından, yanında, ile, beraberinde | Zamir | 1 | ||
אֹתָנָה | otana | onları, -i/-ı (belirtme), ile, beraber | Zamir | 1 | ||
וְאֹתָם | ve-otam | ve onları, -i/-ı (belirtme), ile, yanında | Zamir | 1 | ||
וְאֹתָנוּ | ve'otanu | ve bizi, -i/-ı (belirtme), ile, beraberinde | Zamir | 1 | ||
אֶת Lemma | et | -i/-ı, -i/-ı, ile, yanında | Edat | 249 | ||
אִתָּךְ | ittakh | seninle, ile, yanında, beraber | Zamir | 129 | ||
אִתּוֹ | itto | onunla, ile, yanında, beraber | Zamir | 128 | ||
מֵאֹת | me'ot | yüzleri, yüz (sayı) | Edat | 119 | ||
Örnek Ayetler (5 / 119) Hakimler 1:14 · Tevrat וַיְהִ֣י בְּבוֹאָ֗הּ וַתְּסִיתֵ֨הוּ֙ לִשְׁא֤וֹל מֵֽאֵת־אָבִ֨יהָ֙ הַשָּׂדֶ֔ה וַתִּצְנַ֖ח מֵעַ֣ל הַחֲמ֑וֹר וַיֹּֽאמֶר־לָ֥הּ כָּלֵ֖ב מַה־לָּֽךְ Geldiğinde, babasından tarlayı istemesi için onu kışkırttı ve eşeğin üzerinden indi; Kalev ona dedi: 'Neyin var?' Hezekiel 33:30 · Tevrat וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֔ם בְּנֵ֣י עַמְּךָ֗ הַנִּדְבָּרִ֤ים בְּךָ֙ אֵ֣צֶל הַקִּיר֔וֹת וּבְפִתְחֵ֖י הַבָּתִּ֑ים וְדִבֶּר־חַ֣ד אֶת־אַחַ֗ד אִ֤ישׁ אֶת־אָחִיו֙ לֵאמֹ֔ר בֹּֽאוּ־נָ֣א וְשִׁמְע֔וּ מָ֣ה הַדָּבָ֔ר הַיּוֹצֵ֖א מֵאֵ֥ת יְהוָֽה Ve sen İnsanoğlu, duvarların yanında ve evlerin kapılarında senin hakkında konuşan halkının oğulları; her adam kardeşiyle, biri diğeriyle konuşup diyerek diyorlar: 'Lütfen gelin ve Yahve'nin yanından çıkan söz nedir işitin.' 2. Samuel 15:3 · Tevrat וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ אַבְשָׁל֔וֹם רְאֵ֥ה דְבָרֶ֖ךָ טוֹבִ֣ים וּנְכֹחִ֑ים וְשֹׁמֵ֥עַ אֵין־לְךָ֖ מֵאֵ֥ת הַמֶּֽלֶךְ Avşalom ona dedi: 'Gör, sözlerin iyi ve doğrudur; ama kralın yanından seni işiten yoktur.' 2. Samuel 21:12 · Tevrat וַיֵּ֣לֶךְ דָּוִ֗ד וַיִּקַּ֞ח אֶת־עַצְמ֤וֹת שָׁאוּל֙ וְאֶת־עַצְמוֹת֙ יְהוֹנָתָ֣ן בְּנ֔וֹ מֵאֵ֕ת בַּעֲלֵ֖י יָבֵ֣ישׁ גִּלְעָ֑ד אֲשֶׁר֩ גָּנְב֨וּ אֹתָ֜ם מֵרְחֹ֣ב בֵּֽית־שַׁ֗ן אֲשֶׁ֨ר תְּלָא֥וּם שָׁ֨מָּה֙ פְּלִשְׁתִּ֔ים בְּי֨וֹם הַכּ֧וֹת פְּלִשְׁתִּ֛ים אֶת־שָׁא֖וּל בַּגִּלְבֹּֽעַ Davut gitti ve Şaul'un kemiklerini ve oğlu Yonatan'ın kemiklerini Yaveş-Gilat adamlarından aldı; onlar, Filistlilerin Gilboa'da Şaul'u vurduğu gün Filistlilerin onları oraya astığı Beyt-Şan meydanından onları çalmışlardı. Yeremya 2:37 · Tevrat גַּ֣ם מֵאֵ֥ת זֶה֙ תֵּֽצְאִ֔י וְיָדַ֖יִךְ עַל־רֹאשֵׁ֑ךְ כִּֽי־מָאַ֤ס יְהֹוָה֙ בְּמִבְטַחַ֔יִךְ וְלֹ֥א תַצְלִ֖יחִי לָהֶֽם Bundan da ellerin başının üzerinde çıkacaksın; çünkü Yahve güvendiklerini reddetti ve onlarla başarılı olamayacaksın. | ||||||
אִתָּנוּ | ittanu | bizimle, ile, yanında, beraberinde | Zamir | 61 | ||
אֹתִי | oti | beni, -i/-ı (belirtme), ile, yanında | Zamir | 51 | ||
אִתְּכֶם | ittekhem | sizinle, ile, birlikte, yanında | Zamir | 41 | ||
אִתָּם | ittam | onlarla, ile, yanında, beraberinde | Zamir | 35 | ||
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 6:23
·
Tevrat
וְאוֹתָ֖נוּ הוֹצִ֣יא מִשָּׁ֑ם לְמַ֨עַן֙ הָבִ֣יא אֹתָ֔נוּ לָ֤תֶת לָ֨נוּ֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֖ע לַאֲבֹתֵֽינוּ
Ve atalarımıza ant içtiği yeri bize vermek üzere bizi getirmek için bizi oradan çıkardı.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 20:14
·
Tevrat
וְאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֨ר יִקַּ֧ח אֶת־אִשָּׁ֛ה וְאֶת־אִמָּ֖הּ זִמָּ֣ה הִ֑וא בָּאֵ֞שׁ יִשְׂרְפ֤וּ אֹתוֹ֙ וְאֶתְהֶ֔ן וְלֹא־תִהְיֶ֥ה זִמָּ֖ה בְּתוֹכְכֶֽם
Ve bir kadını ve onun anasını alan adam, bu ahlaksızlıktır; onu ve onları ateşte yakacaklar ve aranızda ahlaksızlık olmayacak.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 18:7
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֣ל אֶֽל־יְהוֹשָׁפָ֡ט ע֣וֹד אִישׁ־אֶחָ֡ד לִדְרוֹשׁ֩ אֶת־יְהוָ֨ה מֵֽאֹת֜וֹ וַאֲנִ֣י שְׂנֵאתִ֗יהוּ כִּֽי־אֵ֠ינֶנּוּ מִתְנַבֵּ֨א עָלַ֤י לְטוֹבָה֙ כִּ֣י כָל־יָמָ֣יו לְרָעָ֔ה ה֖וּא מִיכָ֣יְהוּ בֶן־יִמְלָ֑א וַיֹּ֨אמֶר֙ יְה֣וֹשָׁפָ֔ט אַל־יֹאמַ֥ר הַמֶּ֖לֶךְ כֵּֽן
İsrail kralı Yehoşafat'a dedi: 'Ondan Yahve'yi aramak için bir adam daha var; ama ben ondan nefret ediyorum, çünkü benim hakkımda iyilik için peygamberlik etmez, ancak bütün günleri kötülük içindir; o Yimla oğlu Mikayahu'dur.' Yehoşafat dedi: 'Kral böyle söylemesin.'
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 54:15
·
Tevrat
הֵ֣ן גּ֥וֹר יָג֛וּר אֶ֖פֶס מֵֽאוֹתִ֑י מִי־גָ֥ר אִתָּ֖ךְ עָלַ֥יִךְ יִפּֽוֹל
İşte, kesinlikle toplanacaklar, ama benden değil; sana karşı kim toplanırsa, senin yüzünden düşecek.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 20:25
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה תִֽמְנֶה־לְךָ֣ חַ֡יִל כַּחַיִל֩ הַנֹּפֵ֨ל מֵאוֹתָ֜ךְ וְס֣וּס כַּסּ֣וּס וְרֶ֣כֶב כָּרֶ֗כֶב וְנִֽלָּחֲמָ֤ה אוֹתָם֙ בַּמִּישׁ֔וֹר אִם־לֹ֥א נֶחֱזַ֖ק מֵהֶ֑ם וַיִּשְׁמַ֥ע לְקֹלָ֖ם וַיַּ֥עַשׂ כֵּֽן
Ve sen senden düşen ordu gibi kendine ordu, at gibi at ve araba gibi araba say; ve onlarla ovada savaşalım, kesinlikle onlardan güçlü olacağız.' Seslerini dinledi ve böyle yaptı.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 6:9
·
Tevrat
כִּ֣י כֻלָּ֗ם מְיָֽרְאִ֤ים אוֹתָ֨נוּ֙ לֵאמֹ֔ר יִרְפּ֧וּ יְדֵיהֶ֛ם מִן־הַמְּלָאכָ֖ה וְלֹ֣א תֵעָשֶׂ֑ה וְעַתָּ֖ה חַזֵּ֥ק אֶת־יָדָֽי
Çünkü hepsi 'Onların elleri işten gevşeyecek ve yapılmayacak' diyerek bizi korkutuyorlardı. Ve şimdi ellerimi güçlendir.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 10:17
·
Tevrat
מַדּ֗וּעַ לֹֽא־אֲכַלְתֶּ֤ם אֶת־הַֽחַטָּאת֙ בִּמְק֣וֹם הַקֹּ֔דֶשׁ כִּ֛י קֹ֥דֶשׁ קָֽדָשִׁ֖ים הִ֑וא וְאֹתָ֣הּ נָתַ֣ן לָכֶ֗ם לָשֵׂאת֙ אֶת־עֲוֺ֣ן הָעֵדָ֔ה לְכַפֵּ֥ר עֲלֵיהֶ֖ם לִפְנֵ֥י יְהוָֽה
Neden günah sunusunu kutsal yerde yemediniz? Çünkü o kutsalların kutsalıdır ve topluluğun suçunu taşımak, Yahve'nin önünde onlar için kefaret etmek üzere onu size verdi.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 5:22
·
Tevrat
הַאוֹתִ֨י לֹא־תִירָ֜אוּ נְאֻם־יְהֹוָ֗ה אִ֤ם מִפָּנַי֙ לֹ֣א תָחִ֔ילוּ אֲשֶׁר־שַׂ֤מְתִּי חוֹל֙ גְּב֣וּל לַיָּ֔ם חָק־עוֹלָ֖ם וְלֹ֣א יַעַבְרֶ֑נְהוּ וַיִּֽתְגָּעֲשׁוּ֙ וְלֹ֣א יוּכָ֔לוּ וְהָמ֥וּ גַלָּ֖יו וְלֹ֥א יַעַבְרֻֽנְהוּ
Benden korkmaz mısınız, Yahve'nin bildirisidir, yoksa yüzümden titremez misiniz? Ki kumu denize sınır, sonsuz bir kural koydum ve onu geçemez; ve çalkalanırlar ve güçleri yetmez, ve onun dalgaları gürler ve onu geçemezler.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 18:6
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ יְה֣וֹשָׁפָ֔ט הַאֵ֨ין פֹּ֥ה נָבִ֛יא לַיהוָ֖ה ע֑וֹד וְנִדְרְשָׁ֖ה מֵאֹתֽוֹ
Yehoşafat dedi: 'Burada Yahve'nin başka peygamberi yok mu, ondan arayalım?'
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 35:26
·
Tevrat
וְכָל־הַ֨נָּשִׁ֔ים אֲשֶׁ֨ר נָשָׂ֥א לִבָּ֛ן אֹתָ֖נָה בְּחָכְמָ֑ה טָו֖וּ אֶת־הָעִזִּֽים
Ve kalpleri onları bilgelikle kaldıran bütün kadınlar keçi kılı eğirdiler.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 14:11
·
Tevrat
וְהֶעֱמִ֞יד הַכֹּהֵ֣ן הַֽמְטַהֵ֗ר אֵ֛ת הָאִ֥ישׁ הַמִּטַּהֵ֖ר וְאֹתָ֑ם לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה פֶּ֖תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד
Temizleyen kâhin, temizlenecek adamı ve onları Yahve'nin önünde, buluşma çadırının girişinde durduracaktır.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 22:19
·
Tevrat
וְאַ֨ךְ אִם־טְמֵאָ֜ה אֶ֣רֶץ אֲחֻזַּתְכֶ֗ם עִבְר֨וּ לָכֶ֜ם אֶל־אֶ֨רֶץ אֲחֻזַּ֤ת יְהוָה֙ אֲשֶׁ֤ר שָֽׁכַן־שָׁם֙ מִשְׁכַּ֣ן יְהוָ֔ה וְהֵאָחֲז֖וּ בְּתוֹכֵ֑נוּ וּבַֽיהוָ֣ה אַל־תִּמְרֹ֗דוּ וְאֹתָ֨נוּ֙ אֶל־תִּמְרֹ֔דוּ בִּבְנֹֽתְכֶ֤ם לָכֶם֙ מִזְבֵּ֔חַ מִֽבַּלְעֲדֵ֔י מִזְבַּ֖ח יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ
Ve ancak mülkünüzün diyarı eğer kirliyse, Yahve'nin çadırının orada konut kurduğu Yahve'nin mülkünün diyarına geçin ve aramızda mülk edinin; ve Tanrımız Yahve'nin sunağının dışında kendinize bir sunak inşa etmenizle Yahve'ye isyan etmeyin ve bize isyan etmeyin.
Örnek Ayetler (4 / 249)
Hakimler 1:16
·
Tevrat
וּבְנֵ֣י קֵינִי֩ חֹתֵ֨ן מֹשֶׁ֜ה עָל֨וּ מֵעִ֤יר הַתְּמָרִים֙ אֶת־בְּנֵ֣י יְהוּדָ֔ה מִדְבַּ֣ר יְהוּדָ֔ה אֲשֶׁ֖ר בְּנֶ֣גֶב עֲרָ֑ד וַיֵּ֖לֶךְ וַיֵּ֥שֶׁב אֶת־הָעָֽם
Musa'nın kayınbabası Kenli'nin oğulları, Hurmalar şehrinden Yahuda oğullarıyla birlikte Arad'ın Necef'indeki Yahuda çölüne çıktılar; gidip halkla birlikte oturdular.
Hakimler 1:17
·
Tevrat
וַיֵּ֤לֶךְ יְהוּדָה֙ אֶת־שִׁמְע֣וֹן אָחִ֔יו וַיַּכּ֕וּ אֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֖י יוֹשֵׁ֣ב צְפַ֑ת וַיַּחֲרִ֣ימוּ אוֹתָ֔הּ וַיִּקְרָ֥א אֶת־שֵׁם־הָעִ֖יר חָרְמָֽה
Sonra Yahuda kardeşi Şimon'la gitti ve Tsefat'ta oturan Kenanlılar'ı vurdular; onu tamamen yok ettiler ve şehrin adını Horma koydular.
Hakimler 1:21
·
Tevrat
וְאֶת־הַיְבוּסִי֙ יֹשֵׁ֣ב יְרֽוּשָׁלִַ֔ם לֹ֥א הוֹרִ֖ישׁוּ בְּנֵ֣י בִנְיָמִ֑ן וַיֵּ֨שֶׁב הַיְבוּסִ֜י אֶת־בְּנֵ֤י בִנְיָמִן֙ בִּיר֣וּשָׁלִַ֔ם עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Binyamin oğulları Yeruşalim'de oturan Yebusluyu kovmadılar; böylece Yebuslu bu güne kadar Yeruşalim'de Binyamin oğullarıyla oturdu.
Hakimler 3:19
·
Tevrat
וְה֣וּא שָׁ֗ב מִן־הַפְּסִילִים֙ אֲשֶׁ֣ר אֶת־הַגִּלְגָּ֔ל וַיֹּ֕אמֶר דְּבַר־סֵ֥תֶר לִ֛י אֵלֶ֖יךָ הַמֶּ֑לֶךְ וַיֹּ֣אמֶר הָ֔ס וַיֵּֽצְאוּ֙ מֵֽעָלָ֔יו כָּל־הָעֹמְדִ֖ים עָלָֽיו
Fakat kendisi Gilgal'daki putlardan geri döndü ve dedi: 'Ey kral, sana gizli sözüm var.' Ve o dedi: 'Sessiz ol.' Ve onun üzerinde duranların hepsi onun yanından çıktılar.
Örnek Ayetler (4 / 129)
Hakimler 1:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָה֩ לְשִׁמְע֨וֹן אָחִ֜יו עֲלֵ֧ה אִתִּ֣י בְגוֹרָלִ֗י וְנִֽלָּחֲמָה֙ בַּֽכְּנַעֲנִ֔י וְהָלַכְתִּ֧י גַם־אֲנִ֛י אִתְּךָ֖ בְּגוֹרָלֶ֑ךָ וַיֵּ֥לֶךְ אִתּ֖וֹ שִׁמְעֽוֹן
Yahuda kardeşi Şimon'a dedi: 'Benimle payıma çık ve Kenanlılar'la savaşalım; ben de seninle payına gideceğim.' Böylece Şimon onunla gitti.
Hakimler 7:2
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־גִּדְע֔וֹן רַ֗ב הָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר אִתָּ֔ךְ מִתִּתִּ֥י אֶת־מִדְיָ֖ן בְּיָדָ֑ם פֶּן־יִתְפָּאֵ֨ר עָלַ֤י יִשְׂרָאֵל֙ לֵאמֹ֔ר יָדִ֖י הוֹשִׁ֥יעָה לִּֽי
Yahve Gideon'a dedi ki: 'Midyan'ı onların eline vermem için seninle olan halk çoktur. İsrail, 'Kendi elim beni kurtardı' diyerek bana karşı övünmesin.
Hakimler 7:4
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־גִּדְע֗וֹן עוֹד֮ הָעָ֣ם רָב֒ הוֹרֵ֤ד אוֹתָם֙ אֶל־הַמַּ֔יִם וְאֶצְרְפֶ֥נּוּ לְךָ֖ שָׁ֑ם וְהָיָ֡ה אֲשֶׁר֩ אֹמַ֨ר אֵלֶ֜יךָ זֶ֣ה יֵלֵ֣ךְ אִתָּ֗ךְ ה֚וּא יֵלֵ֣ךְ אִתָּ֔ךְ וְכֹ֨ל אֲשֶׁר־אֹמַ֜ר אֵלֶ֗יךָ זֶ֚ה לֹא־יֵלֵ֣ךְ עִמָּ֔ךְ ה֖וּא לֹ֥א יֵלֵֽךְ
Yahve Gideon'a dedi ki: 'Halk hâlâ çoktur. Onları suya indir ve orada senin için onları sınayacağım. Sana kimin için, 'Bu seninle gidecek' dersem, o seninle gidecek. Ve sana kimin için, 'Bu seninle gitmeyecek' dersem, o gitmeyecek.'
Hakimler 9:32
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ ק֣וּם לַ֔יְלָה אַתָּ֖ה וְהָעָ֣ם אֲשֶׁר־אִתָּ֑ךְ וֶאֱרֹ֖ב בַּשָּׂדֶֽה
Ve şimdi, sen ve seninle olan halk geceleyin kalkın; ve tarlada pusu kurun.
Örnek Ayetler (5 / 128)
Hakimler 1:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָה֩ לְשִׁמְע֨וֹן אָחִ֜יו עֲלֵ֧ה אִתִּ֣י בְגוֹרָלִ֗י וְנִֽלָּחֲמָה֙ בַּֽכְּנַעֲנִ֔י וְהָלַכְתִּ֧י גַם־אֲנִ֛י אִתְּךָ֖ בְּגוֹרָלֶ֑ךָ וַיֵּ֥לֶךְ אִתּ֖וֹ שִׁמְעֽוֹן
Yahuda kardeşi Şimon'a dedi: 'Benimle payıma çık ve Kenanlılar'la savaşalım; ben de seninle payına gideceğim.' Böylece Şimon onunla gitti.
Hakimler 4:13
·
Tevrat
וַיַּזְעֵ֨ק סִֽיסְרָ֜א אֶת־כָּל־רִכְבּ֗וֹ תְּשַׁ֤ע מֵאוֹת֙ רֶ֣כֶב בַּרְזֶ֔ל וְאֶת־כָּל־הָעָ֖ם אֲשֶׁ֣ר אִתּ֑וֹ מֵחֲרֹ֥שֶׁת הַגּוֹיִ֖ם אֶל־נַ֥חַל קִישֽׁוֹן
Ve Sisera bütün arabalarını, dokuz yüz demir arabayı ve yanındaki bütün halkı Haroşet-Hagoyim'den Kişon vadisine çağırdı.
Hakimler 7:1
·
Tevrat
וַיַּשְׁכֵּ֨ם יְרֻבַּ֜עַל ה֣וּא גִדְע֗וֹן וְכָל־הָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר אִתּ֔וֹ וַֽיַּחֲנ֖וּ עַל־עֵ֣ין חֲרֹ֑ד וּמַחֲנֵ֤ה מִדְיָן֙ הָיָה־ל֣וֹ מִצָּפ֔וֹן מִגִּבְעַ֥ת הַמּוֹרֶ֖ה בָּעֵֽמֶק
Yerubbaal, o Gideon'dur, ve onunla olan bütün halk erken kalktı ve Harot pınarında ordu kurdular; Midyan ordusu ise vadide, More tepesinden onun kuzeyindeydi.
Hakimler 7:19
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣א גִ֠דְעוֹן וּמֵאָה־אִ֨ישׁ אֲשֶׁר־אִתּ֜וֹ בִּקְצֵ֣ה הַֽמַּחֲנֶ֗ה רֹ֚אשׁ הָאַשְׁמֹ֣רֶת הַתִּֽיכוֹנָ֔ה אַ֛ךְ הָקֵ֥ם הֵקִ֖ימוּ אֶת־הַשֹּֽׁמְרִ֑ים וַֽיִּתְקְעוּ֙ בַּשּׁ֣וֹפָר֔וֹת וְנָפ֥וֹץ הַכַּדִּ֖ים אֲשֶׁ֥ר בְּיָדָֽם
Gideon ve yanındaki yüz adam orta nöbetin başında ordugahın ucuna geldiler; nöbetçileri henüz dikmişlerdi; şofarları çaldılar ve ellerindeki testileri kırdılar.
Hakimler 8:1
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֨וּ אֵלָ֜יו אִ֣ישׁ אֶפְרַ֗יִם מָֽה־הַדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ עָשִׂ֣יתָ לָּ֔נוּ לְבִלְתִּי֙ קְרֹ֣אות לָ֔נוּ כִּ֥י הָלַ֖כְתָּ לְהִלָּחֵ֣ם בְּמִדְיָ֑ן וַיְרִיב֥וּן אִתּ֖וֹ בְּחָזְקָֽה
Efrayim adamları ona dediler: "Midyan'la savaşmaya gittiğin zaman bizi çağırmayarak bize yaptığın bu şey nedir?" Ve onunla şiddetle çekiştiler.
Örnek Ayetler (5 / 119)
Hakimler 1:14
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בְּבוֹאָ֗הּ וַתְּסִיתֵ֨הוּ֙ לִשְׁא֤וֹל מֵֽאֵת־אָבִ֨יהָ֙ הַשָּׂדֶ֔ה וַתִּצְנַ֖ח מֵעַ֣ל הַחֲמ֑וֹר וַיֹּֽאמֶר־לָ֥הּ כָּלֵ֖ב מַה־לָּֽךְ
Geldiğinde, babasından tarlayı istemesi için onu kışkırttı ve eşeğin üzerinden indi; Kalev ona dedi: 'Neyin var?'
Hezekiel 33:30
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֔ם בְּנֵ֣י עַמְּךָ֗ הַנִּדְבָּרִ֤ים בְּךָ֙ אֵ֣צֶל הַקִּיר֔וֹת וּבְפִתְחֵ֖י הַבָּתִּ֑ים וְדִבֶּר־חַ֣ד אֶת־אַחַ֗ד אִ֤ישׁ אֶת־אָחִיו֙ לֵאמֹ֔ר בֹּֽאוּ־נָ֣א וְשִׁמְע֔וּ מָ֣ה הַדָּבָ֔ר הַיּוֹצֵ֖א מֵאֵ֥ת יְהוָֽה
Ve sen İnsanoğlu, duvarların yanında ve evlerin kapılarında senin hakkında konuşan halkının oğulları; her adam kardeşiyle, biri diğeriyle konuşup diyerek diyorlar: 'Lütfen gelin ve Yahve'nin yanından çıkan söz nedir işitin.'
2. Samuel 15:3
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ אַבְשָׁל֔וֹם רְאֵ֥ה דְבָרֶ֖ךָ טוֹבִ֣ים וּנְכֹחִ֑ים וְשֹׁמֵ֥עַ אֵין־לְךָ֖ מֵאֵ֥ת הַמֶּֽלֶךְ
Avşalom ona dedi: 'Gör, sözlerin iyi ve doğrudur; ama kralın yanından seni işiten yoktur.'
2. Samuel 21:12
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ דָּוִ֗ד וַיִּקַּ֞ח אֶת־עַצְמ֤וֹת שָׁאוּל֙ וְאֶת־עַצְמוֹת֙ יְהוֹנָתָ֣ן בְּנ֔וֹ מֵאֵ֕ת בַּעֲלֵ֖י יָבֵ֣ישׁ גִּלְעָ֑ד אֲשֶׁר֩ גָּנְב֨וּ אֹתָ֜ם מֵרְחֹ֣ב בֵּֽית־שַׁ֗ן אֲשֶׁ֨ר תְּלָא֥וּם שָׁ֨מָּה֙ פְּלִשְׁתִּ֔ים בְּי֨וֹם הַכּ֧וֹת פְּלִשְׁתִּ֛ים אֶת־שָׁא֖וּל בַּגִּלְבֹּֽעַ
Davut gitti ve Şaul'un kemiklerini ve oğlu Yonatan'ın kemiklerini Yaveş-Gilat adamlarından aldı; onlar, Filistlilerin Gilboa'da Şaul'u vurduğu gün Filistlilerin onları oraya astığı Beyt-Şan meydanından onları çalmışlardı.
Yeremya 2:37
·
Tevrat
גַּ֣ם מֵאֵ֥ת זֶה֙ תֵּֽצְאִ֔י וְיָדַ֖יִךְ עַל־רֹאשֵׁ֑ךְ כִּֽי־מָאַ֤ס יְהֹוָה֙ בְּמִבְטַחַ֔יִךְ וְלֹ֥א תַצְלִ֖יחִי לָהֶֽם
Bundan da ellerin başının üzerinde çıkacaksın; çünkü Yahve güvendiklerini reddetti ve onlarla başarılı olamayacaksın.
Örnek Ayetler (5 / 61)
2. Samuel 13:26
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ אַבְשָׁל֔וֹם וָלֹ֕א יֵֽלֶךְ־נָ֥א אִתָּ֖נוּ אַמְנ֣וֹן אָחִ֑י וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ הַמֶּ֔לֶךְ לָ֥מָּה יֵלֵ֖ךְ עִמָּֽךְ
Avşalom dedi: 'Öyleyse lütfen kardeşim Amnon bizimle gitsin.' Kral ona dedi: 'Neden seninle gitsin?'
2. Samuel 15:19
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֶל־אִתַּ֣י הַגִּתִּ֔י לָ֧מָּה תֵלֵ֛ךְ גַּם־אַתָּ֖ה אִתָּ֑נוּ שׁ֣וּב וְשֵׁ֤ב עִם־הַמֶּ֨לֶךְ֙ כִּֽי־נָכְרִ֣י אַ֔תָּה וְגַם־גֹּלֶ֥ה אַתָּ֖ה לִמְקוֹמֶֽךָ
Kral Gatlı İttay'a dedi: 'Neden sen de bizimle gidiyorsun? Dön ve kralla otur; çünkü sen yabancısın ve ayrıca kendi yerine sürgünsün.'
2. Samuel 21:17
·
Tevrat
וַיַּֽעֲזָר־לוֹ֙ אֲבִישַׁ֣י בֶּן־צְרוּיָ֔ה וַיַּ֥ךְ אֶת־הַפְּלִשְׁתִּ֖י וַיְמִיתֵ֑הוּ אָ֣ז נִשְׁבְּעוּ֩ אַנְשֵׁי־דָוִ֨ד ל֜וֹ לֵאמֹ֗ר לֹא־תֵצֵ֨א ע֤וֹד אִתָּ֨נוּ֙ לַמִּלְחָמָ֔ה וְלֹ֥א תְכַבֶּ֖ה אֶת־נֵ֥ר יִשְׂרָאֵֽל
Ama Tseruya oğlu Avişay ona yardım etti, Filistliyi vurdu ve onu öldürdü. O zaman Davut'un adamları ona ant içerek dediler: 'Bizimle bir daha savaşa çıkmayacaksın ve İsrail'in kandilini söndürmeyeceksin.'
Yeremya 8:8
·
Tevrat
אֵיכָ֤ה תֹֽאמְרוּ֙ חֲכָמִ֣ים אֲנַ֔חְנוּ וְתוֹרַ֥ת יְהוָ֖ה אִתָּ֑נוּ אָכֵן֙ הִנֵּ֣ה לַשֶּׁ֣קֶר עָשָׂ֔ה עֵ֖ט שֶׁ֥קֶר סֹפְרִֽים
Nasıl 'Biz bilgeyiz ve Yahve'nin yasası bizimledir' dersiniz? Gerçekten işte, yazıcıların yalan kalemi onu yalan yaptı.
Yeremya 14:21
·
Tevrat
אַל־תִּנְאַץ֙ לְמַ֣עַן שִׁמְךָ֔ אַל־תְּנַבֵּ֖ל כִּסֵּ֣א כְבוֹדֶ֑ךָ זְכֹ֕ר אַל־תָּפֵ֥ר בְּרִֽיתְךָ֖ אִתָּֽנוּ
İsminin uğruna reddetme, yüceliğinin tahtını alçaltma; hatırla, bizimle antlaşmanı bozma.
Örnek Ayetler (5 / 51)
Hakimler 1:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָה֩ לְשִׁמְע֨וֹן אָחִ֜יו עֲלֵ֧ה אִתִּ֣י בְגוֹרָלִ֗י וְנִֽלָּחֲמָה֙ בַּֽכְּנַעֲנִ֔י וְהָלַכְתִּ֧י גַם־אֲנִ֛י אִתְּךָ֖ בְּגוֹרָלֶ֑ךָ וַיֵּ֥לֶךְ אִתּ֖וֹ שִׁמְעֽוֹן
Yahuda kardeşi Şimon'a dedi: 'Benimle payıma çık ve Kenanlılar'la savaşalım; ben de seninle payına gideceğim.' Böylece Şimon onunla gitti.
Hakimler 7:18
·
Tevrat
וְתָקַעְתִּי֙ בַּשּׁוֹפָ֔ר אָנֹכִ֖י וְכָל־אֲשֶׁ֣ר אִתִּ֑י וּתְקַעְתֶּ֨ם בַּשּׁוֹפָר֜וֹת גַּם־אַתֶּ֗ם סְבִיבוֹת֙ כָּל־הַֽמַּחֲנֶ֔ה וַאֲמַרְתֶּ֖ם לַיהוָ֥ה וּלְגִדְעֽוֹן
Ben ve yanımdaki herkes şofar çaldığımızda, siz de bütün ordugahın etrafında şofarlar çalacaksınız ve diyeceksiniz: "Yahve için ve Gideon için!"'
Hakimler 11:27
·
Tevrat
וְאָֽנֹכִי֙ לֹֽא־חָטָ֣אתִי לָ֔ךְ וְאַתָּ֞ה עֹשֶׂ֥ה אִתִּ֛י רָעָ֖ה לְהִלָּ֣חֶם בִּ֑י יִשְׁפֹּ֨ט יְהוָ֤ה הַשֹּׁפֵט֙ הַיּ֔וֹם בֵּ֚ין בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וּבֵ֖ין בְּנֵ֥י עַמּֽוֹן
Ve ben sana günah işlemedim, ama sen benimle savaşarak bana kötülük yapıyorsun. Yargıç Yahve bugün İsrail oğulları ile Ammon oğulları arasında yargılasın.
Hakimler 16:15
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו אֵ֚יךְ תֹּאמַ֣ר אֲהַבְתִּ֔יךְ וְלִבְּךָ֖ אֵ֣ין אִתִּ֑י זֶ֣ה שָׁלֹ֤שׁ פְּעָמִים֙ הֵתַ֣לְתָּ בִּ֔י וְלֹא־הִגַּ֣דְתָּ לִּ֔י בַּמֶּ֖ה כֹּחֲךָ֥ גָדֽוֹל
Ona dedi: 'Kalbin benimle değilken nasıl 'Seni seviyorum' dersin? Bu üç kez benimle alay ettin ve gücünün neyle büyük olduğunu bana bildirmedin.'
Hakimler 17:2
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לְאִמּ֡וֹ אֶלֶף֩ וּמֵאָ֨ה הַכֶּ֜סֶף אֲשֶׁ֣ר לֻֽקַּֽח־לָ֗ךְ וְאַ֤תְּ אָלִית֙ וְגַם֙ אָמַ֣רְתְּ בְּאָזְנַ֔י הִנֵּֽה־הַכֶּ֥סֶף אִתִּ֖י אֲנִ֣י לְקַחְתִּ֑יו וַתֹּ֣אמֶר אִמּ֔וֹ בָּר֥וּךְ בְּנִ֖י לַיהוָֽה
Annesine dedi: 'Senden alınan bin yüz gümüş, ki sen lanet ettin ve ayrıca kulaklarıma dedin: İşte gümüş benimledir, onu ben aldım.' Annesi dedi: 'Oğlum Yahve'ye bereketli olsun.'
Örnek Ayetler (5 / 41)
Hakimler 2:1
·
Tevrat
וַיַּ֧עַל מַלְאַךְ־יְהוָ֛ה מִן־הַגִּלְגָּ֖ל אֶל־הַבֹּכִ֑ים וַיֹּאמֶר֩ אַעֲלֶ֨ה אֶתְכֶ֜ם מִמִּצְרַ֗יִם וָאָבִ֤יא אֶתְכֶם֙ אֶל־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֤ר נִשְׁבַּ֨עְתִּי֙ לַאֲבֹ֣תֵיכֶ֔ם וָאֹמַ֕ר לֹֽא־אָפֵ֧ר בְּרִיתִ֛י אִתְּכֶ֖ם לְעוֹלָֽם
Yahve'nin elçisi Gilgal'dan Bokim'e çıktı ve dedi: 'Sizi Mısır'dan çıkardım ve babalarınıza yemin ettiğim yere getirdim ve dedim: Sizinle antlaşmamı sonsuza dek bozmayacağım.'
Amos 5:14
·
Tevrat
דִּרְשׁוּ־ט֥וֹב וְאַל־רָ֖ע לְמַ֣עַן תִּֽחְי֑וּ וִיהִי־כֵ֞ן יְהוָ֧ה אֱלֹהֵֽי־צְבָא֛וֹת אִתְּכֶ֖ם כַּאֲשֶׁ֥ר אֲמַרְתֶּֽם
Yaşamanız için iyiyi arayın ve kötüyü değil; ve dediğiniz gibi Ordular Tanrısı Yahve böylece sizinle olsun.
Hagay 1:13
·
Tevrat
וַ֠יֹּאמֶר חַגַּ֞י מַלְאַ֧ךְ יְהוָ֛ה בְּמַלְאֲכ֥וּת יְהוָ֖ה לָעָ֣ם לֵאמֹ֑ר אֲנִ֥י אִתְּכֶ֖ם נְאֻם־יְהוָֽה
Ve Yahve'nin elçisi Hagay, Yahve'nin mesajıyla halka dedi, diyerek: 'Ben sizinleyim, Yahve'nin bildirisidir.'
Hagay 2:4
·
Tevrat
וְעַתָּ֣ה חֲזַ֣ק זְרֻבָּבֶ֣ל נְאֻם־יְהוָ֡ה וַחֲזַ֣ק יְהוֹשֻׁ֣עַ בֶּן־יְהוֹצָדָק֩ הַכֹּהֵ֨ן הַגָּד֜וֹל וַחֲזַ֨ק כָּל־עַ֥ם הָאָ֛רֶץ נְאֻם־יְהוָ֖ה וַֽעֲשׂ֑וּ כִּֽי־אֲנִ֣י אִתְּכֶ֔ם נְאֻ֖ם יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Ve şimdi güçlü ol Zerubbabel, Yahve'nin bildirisidir; ve güçlü ol büyük kâhin Yehotsadak oğlu Yeşu; ve güçlü olsun yerin bütün halkı, Yahve'nin bildirisidir, ve yapın; çünkü ben sizinleyim, Ordular Yahve'nin bildirisidir.
Hagay 2:5
·
Tevrat
אֶֽת־הַדָּבָ֞ר אֲשֶׁר־כָּרַ֤תִּי אִתְּכֶם֙ בְּצֵאתְכֶ֣ם מִמִּצְרַ֔יִם וְרוּחִ֖י עֹמֶ֣דֶת בְּתוֹכְכֶ֑ם אַל־תִּירָֽאוּ
Mısır'dan çıkışınızda sizinle kestiğim sözü; ve ruhum içinizde duruyor, korkmayın.
Örnek Ayetler (5 / 35)
Hakimler 20:20
·
Tevrat
וַיֵּצֵא֙ אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֔ל לַמִּלְחָמָ֖ה עִם־בִּנְיָמִ֑ן וַיַּעַרְכ֨וּ אִתָּ֧ם אִֽישׁ־יִשְׂרָאֵ֛ל מִלְחָמָ֖ה אֶל־הַגִּבְעָֽה
İsrail adamları Bünyamin ile savaşa çıktılar ve İsrail adamları Giva'ya karşı onlarla savaş düzeni aldılar.
Hezekiel 30:5
·
Tevrat
כּ֣וּשׁ וּפ֤וּט וְלוּד֙ וְכָל־הָעֶ֣רֶב וְכ֔וּב וּבְנֵ֖י אֶ֣רֶץ הַבְּרִ֑ית אִתָּ֖ם בַּחֶ֥רֶב יִפֹּֽלוּ
Kuş ve Put ve Lud ve bütün karışık halk ve Kuv ve antlaşma diyarının oğulları onlarla birlikte kılıçla düşecekler.
Hezekiel 34:30
·
Tevrat
וְיָדְע֗וּ כִּ֣י אֲנִ֧י יְהוָ֛ה אֱלֹהֵיהֶ֖ם אִתָּ֑ם וְהֵ֗מָּה עַמִּי֙ בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Tanrıları Yahve olan benim onlarla olduğumu ve onların, İsrail evinin, benim halkım olduğunu bilecekler, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 38:5
·
Tevrat
פָּרַ֛ס כּ֥וּשׁ וּפ֖וּט אִתָּ֑ם כֻּלָּ֖ם מָגֵ֥ן וְכוֹבָֽע
Fars, Kuş ve Put onlarla, hepsi kalkan ve miğferli;
2. Samuel 12:17
·
Tevrat
וַיָּקֻ֜מוּ זִקְנֵ֤י בֵיתוֹ֙ עָלָ֔יו לַהֲקִימ֖וֹ מִן־הָאָ֑רֶץ וְלֹ֣א אָבָ֔ה וְלֹֽא־בָרָ֥א אִתָּ֖ם לָֽחֶם
Evinin ihtiyarları onu yerden kaldırmak için yanına kalktılar, ama o istemedi ve onlarla ekmek yemedi.