12129
Kullanım
5
Lemma
89
Türev
64
Anlam
5 lemma, 89 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
אֵת Lemma | et | -i/-ı (belirtme), -i/-ı (belirtme), ile, yanında | İlgeç/Harf | 7049 | ||
וְאֵת | ve-et | ve -i/-ı (belirtme), -i/-ı (belirtme), ile, yanında | İlgeç/Harf | 2191 | ||
אֹתוֹ | oto | onu, -i/-ı (belirtme), ile, yanında | Zamir | 595 | ||
אִתְּכֶם | ittekhem | sizinle, ile, yanında, beraber | Zamir | 295 | ||
אֹתָם | otam | onları, -i/-ı (belirtme), ile, yanında | Zamir | 256 | ||
אוֹתָם | otam | onları, -i/-ı (belirtme), ile, yanında | Zamir | 188 | ||
אֹתָהּ | otah | onu, -i/-ı (belirtme), ile, yanında | Zamir | 107 | ||
Örnek Ayetler (5 / 107) Amos 9:8 · Tevrat הִנֵּ֞ה עֵינֵ֣י אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה בַּמַּמְלָכָה֙ הַֽחַטָּאָ֔ה וְהִשְׁמַדְתִּ֣י אֹתָ֔הּ מֵעַ֖ל פְּנֵ֣י הָאֲדָמָ֑ה אֶ֗פֶס כִּ֠י לֹ֣א הַשְׁמֵ֥יד אַשְׁמִ֛יד אֶת־בֵּ֥ית יַעֲקֹ֖ב נְאֻם־יְהוָֽה İşte Efendi Yahve'nin gözleri günahkâr krallığın üzerindedir ve onu toprağın yüzü üzerinden yok edeceğim; ancak Yakup evini kesinlikle yok etmeyeceğim, Yahve'nin bildirisidir. Hezekiel 21:16 · Tevrat וַיִּתֵּ֥ן אֹתָ֛הּ לְמָרְטָ֖ה לִתְפֹּ֣שׂ בַּכָּ֑ף הִֽיא־הוּחַ֤דָּה חֶ֨רֶב֙ וְהִ֣יא מֹרָ֔טָּה לָתֵ֥ת אוֹתָ֖הּ בְּיַד־הוֹרֵֽג Ve avuçta tutulması için onu parlatılmasına verdi; o kılıç keskinleştirildi ve o parlatıldı, onu öldürenin eline vermek için. Yeremya 32:23 · Tevrat וַיָּבֹ֜אוּ וַיִּֽרְשׁ֣וּ אֹתָ֗הּ וְלֹֽא־שָׁמְע֤וּ בְקוֹלֶ֨ךָ֙ וּבְתוֹרָתְךָ֣ לֹא־הָלָ֔כוּ אֵת֩ כָּל־אֲשֶׁ֨ר צִוִּ֧יתָה לָהֶ֛ם לַעֲשׂ֖וֹת לֹ֣א עָשׂ֑וּ וַתַּקְרֵ֣א אֹתָ֔ם אֵ֥ת כָּל־הָרָעָ֖ה הַזֹּֽאת 'Ve geldiler ve onu mülk edindiler; ama sesini dinlemediler ve yasanda yürümediler, onlara yapmalarını buyurduğun hiçbir şeyi yapmadılar; ve bu bütün kötülüğü onların başına getirdin.' 1. Samuel 9:23 · Tevrat וַיֹּ֤אמֶר שְׁמוּאֵל֙ לַטַּבָּ֔ח תְּנָה֙ אֶת־הַמָּנָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לָ֑ךְ אֲשֶׁר֙ אָמַ֣רְתִּי אֵלֶ֔יךָ שִׂ֥ים אֹתָ֖הּ עִמָּֽךְ Ve Samuel aşçıya dedi: 'Sana verdiğim, sana yanına koy dediğim payı ver.' 1. Samuel 15:9 · Tevrat וַיַּחְמֹל֩ שָׁא֨וּל וְהָעָ֜ם עַל־אֲגָ֗ג וְעַל־מֵיטַ֣ב הַצֹּאן֩ וְהַבָּקָ֨ר וְהַמִּשְׁנִ֤ים וְעַל־הַכָּרִים֙ וְעַל־כָּל־הַטּ֔וֹב וְלֹ֥א אָב֖וּ הַחֲרִימָ֑ם וְכָל־הַמְּלָאכָ֛ה נְמִבְזָ֥ה וְנָמֵ֖ס אֹתָ֥הּ הֶחֱרִֽימוּ Şaul ve halk Agag'a, koyunların, sığırların, semizlerin, kuzuların en iyisine ve bütün iyi olanlara acıdı, onları tamamen yok etmeyi istemediler; değersiz ve zayıf bütün malı, onu tamamen yok ettiler. | ||||||
אֹתִי | oti | beni, -i/-ı (belirtme), beni | Zamir | 76 | ||
אוֹתָהּ | otah | onu, -i/-ı (belirtme) | Zamir | 54 | ||
אוֹתְךָ | otekha | seni, -i/-ı (belirtme) | Zamir | 41 | ||
אוֹתֽוֹ | oto | onu, -i/-ı (belirtme), ile, yanında | Zamir | 37 | ||
אוֹתִי | oti | beni, -i/-ı (belirtme), ile, yanında | Zamir | 35 | ||
אֹתָנוּ | otanu | bizi, -i/-ı, -i/-ı (belirtme), ile, yanında | Zamir | 28 | ||
אֹתָֽם | otam | onları, -i/-ı (belirtme), ile, yanında | Zamir | 28 | ||
אֹתְךָ | otekha | seni, -i/-ı (belirtme), ile, yanında | Zamir | 18 | ||
וְאֹתוֹ | veoto | ve onu, -i/-ı (belirtme), ile, yanında | Zamir | 16 | ||
אֹֽתְךָ | otekha | seni, seni, -i/-ı (belirtme) | Zamir | 14 | ||
אֹתָךְ | otakh | seni, -i/-ı (belirtme), ile, yanında | Zamir | 11 | ||
אֶתְהֶן | ethen | onları, doğrudan nesne işaretçisi, -i/-ı, ile, yanında | Zamir | 11 | ||
אֹתָֽהּ | otah | onu, -i/-ı (belirtme), ile, yanında | Zamir | 8 | ||
Örnek Ayetler (4 / 7049)
Hakimler 1:2
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֖ה יְהוּדָ֣ה יַעֲלֶ֑ה הִנֵּ֛ה נָתַ֥תִּי אֶת־הָאָ֖רֶץ בְּיָדֽוֹ
Yahve dedi: 'Yahuda çıkacak; işte, yeri onun eline verdim.'
Hakimler 1:4
·
Tevrat
וַיַּ֣עַל יְהוּדָ֔ה וַיִּתֵּ֧ן יְהוָ֛ה אֶת־הַכְּנַעֲנִ֥י וְהַפְּרִזִּ֖י בְּיָדָ֑ם וַיַּכּ֣וּם בְּבֶ֔זֶק עֲשֶׂ֥רֶת אֲלָפִ֖ים אִֽישׁ
Sonra Yahuda çıktı ve Yahve Kenanlılar'ı ve Perizliler'i onların eline verdi; Bezek'te on bin adamı vurdular.
Hakimler 1:5
·
Tevrat
וַֽ֠יִּמְצְאוּ אֶת־אֲדֹנִ֥י בֶ֨זֶק֙ בְּבֶ֔זֶק וַיִּֽלָּחֲמ֖וּ בּ֑וֹ וַיַּכּ֕וּ אֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֖י וְאֶת־הַפְּרִזִּֽי
Bezek'te Adoni-Bezek'i buldular ve onunla savaştılar; Kenanlılar'ı ve Perizliler'i vurdular.
Hakimler 1:6
·
Tevrat
וַיָּ֨נָס֙ אֲדֹ֣נִי בֶ֔זֶק וַֽיִּרְדְּפ֖וּ אַחֲרָ֑יו וַיֹּאחֲז֣וּ אֹת֔וֹ וַֽיְקַצְּצ֔וּ אֶת־בְּהֹנ֥וֹת יָדָ֖יו וְרַגְלָֽיו
Adoni-Bezek kaçtı, ama arkasından kovaladılar; onu yakaladılar ve ellerinin ve ayaklarının başparmaklarını kestiler.
Örnek Ayetler (4 / 2191)
Hakimler 1:5
·
Tevrat
וַֽ֠יִּמְצְאוּ אֶת־אֲדֹנִ֥י בֶ֨זֶק֙ בְּבֶ֔זֶק וַיִּֽלָּחֲמ֖וּ בּ֑וֹ וַיַּכּ֕וּ אֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֖י וְאֶת־הַפְּרִזִּֽי
Bezek'te Adoni-Bezek'i buldular ve onunla savaştılar; Kenanlılar'ı ve Perizliler'i vurdular.
Hakimler 1:8
·
Tevrat
וַיִּלָּחֲמ֤וּ בְנֵֽי־יְהוּדָה֙ בִּיר֣וּשָׁלִַ֔ם וַיִּלְכְּד֣וּ אוֹתָ֔הּ וַיַּכּ֖וּהָ לְפִי־חָ֑רֶב וְאֶת־הָעִ֖יר שִׁלְּח֥וּ בָאֵֽשׁ
Yahuda oğulları Yeruşalim'de savaştılar ve onu ele geçirdiler; onu kılıç ağzıyla vurdular ve şehri ateşe gönderdiler.
Hakimler 1:10
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ יְהוּדָ֗ה אֶל־הַֽכְּנַעֲנִי֙ הַיּוֹשֵׁ֣ב בְּחֶבְר֔וֹן וְשֵׁם־חֶבְר֥וֹן לְפָנִ֖ים קִרְיַ֣ת אַרְבַּ֑ע וַיַּכּ֛וּ אֶת־שֵׁשַׁ֥י וְאֶת־אֲחִימַ֖ן וְאֶת־תַּלְמָֽי
Ardından Yahuda Hevron'da oturan Kenanlılar'a gitti; Hevron'un adı önceden Kiryat-Arba'ydı; Şeşay'ı, Ahiman'ı ve Talmay'ı vurdular.
Hakimler 1:15
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר ל֜וֹ הָֽבָה־לִּ֣י בְרָכָ֗ה כִּ֣י אֶ֤רֶץ הַנֶּ֨גֶב֙ נְתַתָּ֔נִי וְנָתַתָּ֥ה לִ֖י גֻּלֹּ֣ת מָ֑יִם וַיִּתֶּן־לָ֣הּ כָּלֵ֗ב אֵ֚ת גֻּלֹּ֣ת עִלִּ֔ית וְאֵ֖ת גֻּלֹּ֥ת תַּחְתִּֽית
Ona dedi: 'Bana bereket ver; çünkü bana Necef yerini verdin, bana su pınarları da ver.' Bunun üzerine Kalev ona yukarı pınarları ve aşağı pınarları verdi.
Örnek Ayetler (5 / 595)
Hakimler 1:6
·
Tevrat
וַיָּ֨נָס֙ אֲדֹ֣נִי בֶ֔זֶק וַֽיִּרְדְּפ֖וּ אַחֲרָ֑יו וַיֹּאחֲז֣וּ אֹת֔וֹ וַֽיְקַצְּצ֔וּ אֶת־בְּהֹנ֥וֹת יָדָ֖יו וְרַגְלָֽיו
Adoni-Bezek kaçtı, ama arkasından kovaladılar; onu yakaladılar ve ellerinin ve ayaklarının başparmaklarını kestiler.
Hakimler 16:24
·
Tevrat
וַיִּרְא֤וּ אֹתוֹ֙ הָעָ֔ם וַֽיְהַלְל֖וּ אֶת־אֱלֹהֵיהֶ֑ם כִּ֣י אָמְר֗וּ נָתַ֨ן אֱלֹהֵ֤ינוּ בְיָדֵ֨נוּ֙ אֶת־א֣וֹיְבֵ֔נוּ וְאֵת֙ מַחֲרִ֣יב אַרְצֵ֔נוּ וַאֲשֶׁ֥ר הִרְבָּ֖ה אֶת־חֲלָלֵֽינוּ
Halk onu gördü ve ilahlarını övdüler; çünkü dediler: 'İlahımız düşmanımızı, yerimizi viran edeni ve ölülerimizi çoğaltanı elimize verdi.'
Hakimler 16:31
·
Tevrat
וַיֵּרְד֨וּ אֶחָ֜יו וְכָל־בֵּ֣ית אָבִיהוּ֮ וַיִּשְׂא֣וּ אֹתוֹ֒ וַֽיַּעֲל֣וּ וַיִּקְבְּר֣וּ אוֹת֗וֹ בֵּ֤ין צָרְעָה֙ וּבֵ֣ין אֶשְׁתָּאֹ֔ל בְּקֶ֖בֶר מָנ֣וֹחַ אָבִ֑יו וְה֛וּא שָׁפַ֥ט אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל עֶשְׂרִ֥ים שָׁנָֽה
Kardeşleri ve babasının bütün evi indiler, onu taşıdılar ve çıktılar; onu Tsor'a ile Eştaol arasında babası Manoah'ın mezarına gömdüler. Ve o İsrail'i yirmi yıl yargıladı.
Hagay 2:3
·
Tevrat
מִ֤י בָכֶם֙ הַנִּשְׁאָ֔ר אֲשֶׁ֤ר רָאָה֙ אֶת־הַבַּ֣יִת הַזֶּ֔ה בִּכְבוֹד֖וֹ הָרִאשׁ֑וֹן וּמָ֨ה אַתֶּ֜ם רֹאִ֤ים אֹתוֹ֙ עַ֔תָּה הֲל֥וֹא כָמֹ֛הוּ כְּאַ֖יִן בְּעֵינֵיכֶֽם
Aranızda kalan kimdir ki bu evi ilk yüceliğiyle gördü? Ve şimdi onu ne görüyorsunuz? Gözlerinizde onun gibi hiçlik gibi değil mi?
Hezekiel 12:13
·
Tevrat
וּפָרַשְׂתִּ֤י אֶת־רִשְׁתִּי֙ עָלָ֔יו וְנִתְפַּ֖שׂ בִּמְצֽוּדָתִ֑י וְהֵבֵאתִ֨י אֹת֤וֹ בָבֶ֨לָה֙ אֶ֣רֶץ כַּשְׂדִּ֔ים וְאוֹתָ֥הּ לֹֽא־יִרְאֶ֖ה וְשָׁ֥ם יָמֽוּת
Ve ağımı onun üzerine sereceğim ve tuzağımda yakalanacak; ve onu Kildaniler diyarı Babil'e getireceğim, ve orayı görmeyecek ve orada ölecek.
Örnek Ayetler (3 / 295)
Hakimler 2:1
·
Tevrat
וַיַּ֧עַל מַלְאַךְ־יְהוָ֛ה מִן־הַגִּלְגָּ֖ל אֶל־הַבֹּכִ֑ים וַיֹּאמֶר֩ אַעֲלֶ֨ה אֶתְכֶ֜ם מִמִּצְרַ֗יִם וָאָבִ֤יא אֶתְכֶם֙ אֶל־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֤ר נִשְׁבַּ֨עְתִּי֙ לַאֲבֹ֣תֵיכֶ֔ם וָאֹמַ֕ר לֹֽא־אָפֵ֧ר בְּרִיתִ֛י אִתְּכֶ֖ם לְעוֹלָֽם
Yahve'nin elçisi Gilgal'dan Bokim'e çıktı ve dedi: 'Sizi Mısır'dan çıkardım ve babalarınıza yemin ettiğim yere getirdim ve dedim: Sizinle antlaşmamı sonsuza dek bozmayacağım.'
Hakimler 6:8
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֧ח יְהוָ֛ה אִ֥ישׁ נָבִ֖יא אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיֹּ֨אמֶר לָהֶ֜ם כֹּה־אָמַ֥ר יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל אָנֹכִ֞י הֶעֱלֵ֤יתִי אֶתְכֶם֙ מִמִּצְרַ֔יִם וָאֹצִ֥יא אֶתְכֶ֖ם מִבֵּ֥ית עֲבָדִֽים
Yahve İsrail oğullarına peygamber bir adam gönderdi; ve onlara dedi ki: 'İsrail'in Tanrısı Yahve şöyle dedi: Sizi Mısır'dan ben çıkardım ve sizi kullar evinden çıkardım.
Hakimler 6:9
·
Tevrat
וָאַצִּ֤ל אֶתְכֶם֙ מִיַּ֣ד מִצְרַ֔יִם וּמִיַּ֖ד כָּל־לֹחֲצֵיכֶ֑ם וָאֲגָרֵ֤שׁ אוֹתָם֙ מִפְּנֵיכֶ֔ם וָאֶתְּנָ֥ה לָכֶ֖ם אֶת־אַרְצָֽם
Sizi Mısır'ın elinden ve bütün sizi ezenlerin elinden kurtardım; onları önünüzden kovdum ve onların yerini size verdim.
Örnek Ayetler (5 / 256)
Hezekiel 5:4
·
Tevrat
וּמֵהֶם֙ ע֣וֹד תִּקָּ֔ח וְהִשְׁלַכְתָּ֤ אוֹתָם֙ אֶל־תּ֣וֹךְ הָאֵ֔שׁ וְשָׂרַפְתָּ֥ אֹתָ֖ם בָּאֵ֑שׁ מִמֶּ֥נּוּ תֵצֵא־אֵ֖שׁ אֶל־כָּל־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Ve onlardan daha alacaksın ve onları ateşin içine atacaksın ve onları ateşte yakacaksın; ondan bütün İsrail evine ateş çıkacak.
Hezekiel 11:20
·
Tevrat
לְמַ֨עַן֙ בְּחֻקֹּתַ֣י יֵלֵ֔כוּ וְאֶת־מִשְׁפָּטַ֥י יִשְׁמְר֖וּ וְעָשׂ֣וּ אֹתָ֑ם וְהָיוּ־לִ֣י לְעָ֔ם וַאֲנִ֕י אֶהְיֶ֥ה לָהֶ֖ם לֵאלֹהִֽים
Böylece kurallarımda yürüsünler, hükümlerimi tutsunlar ve onları yapsınlar; ve onlar bana halk olacaklar ve ben onlara Tanrı olacağım.
Hezekiel 13:20
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה הִנְנִ֤י אֶל־כִּסְּתוֹתֵיכֶ֨נָה֙ אֲשֶׁ֣ר אַ֠תֵּנָה מְצֹדְד֨וֹת שָׁ֤ם אֶת־הַנְּפָשׁוֹת֙ לְפֹ֣רְח֔וֹת וְקָרַעְתִּ֣י אֹתָ֔ם מֵעַ֖ל זְרוֹעֹֽתֵיכֶ֑ם וְשִׁלַּחְתִּי֙ אֶת־הַנְּפָשׁ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֛ם מְצֹדְד֥וֹת אֶת־נְפָשִׁ֖ים לְפֹרְחֹֽת
Bu nedenle Efendi Yahve şöyle dedi: İşte ben, canları uçanlar gibi orada avladığınız bantlarınıza karşıyım; ve onları kollarınızın üzerinden yırtacağım ve uçanlar gibi avladığınız canları, o canları salıvereceğim.
Hezekiel 16:37
·
Tevrat
לָ֠כֵן הִנְנִ֨י מְקַבֵּ֤ץ אֶת־כָּל־מְאַהֲבַ֨יִךְ֙ אֲשֶׁ֣ר עָרַ֣בְתְּ עֲלֵיהֶ֔ם וְאֵת֙ כָּל־אֲשֶׁ֣ר אָהַ֔בְתְּ עַ֖ל כָּל־אֲשֶׁ֣ר שָׂנֵ֑את וְקִבַּצְתִּי֩ אֹתָ֨ם עָלַ֜יִךְ מִסָּבִ֗יב וְגִלֵּיתִ֤י עֶרְוָתֵךְ֙ אֲלֵהֶ֔ם וְרָא֖וּ אֶת־כָּל־עֶרְוָתֵֽךְ
Bu yüzden işte ben onlardan hoşlandığın bütün aşıklarını, ve bütün sevdiklerini bütün nefret ettiklerinin üzerine topluyorum; ve onları çevreden sana karşı toplayacağım, ve çıplaklığını onlara açacağım, ve bütün çıplaklığını görecekler.
Hezekiel 18:19
·
Tevrat
וַאֲמַרְתֶּ֕ם מַדֻּ֛עַ לֹא־נָשָׂ֥א הַבֵּ֖ן בַּעֲוֺ֣ן הָאָ֑ב וְהַבֵּ֞ן מִשְׁפָּ֧ט וּצְדָקָ֣ה עָשָׂ֗ה אֵ֣ת כָּל־חֻקּוֹתַ֥י שָׁמַ֛ר וַיַּעֲשֶׂ֥ה אֹתָ֖ם חָיֹ֥ה יִחְיֶֽה
Ve dersiniz: 'Neden oğul babanın suçunu taşımadı?' Ve oğul adalet ve doğruluk yaptı, bütün kurallarımı tuttu ve onları yaptı; kesinlikle yaşayacaktır.
Örnek Ayetler (5 / 188)
Hakimler 2:3
·
Tevrat
וְגַ֣ם אָמַ֔רְתִּי לֹֽא־אֲגָרֵ֥שׁ אוֹתָ֖ם מִפְּנֵיכֶ֑ם וְהָי֤וּ לָכֶם֙ לְצִדִּ֔ים וֵאלֹ֣הֵיהֶ֔ם יִהְי֥וּ לָכֶ֖ם לְמוֹקֵֽשׁ
'Ayrıca dedim: Onları önünüzden kovmayacağım; size diken olacaklar ve onların ilahları size tuzak olacak.'
Hakimler 2:12
·
Tevrat
וַיַּעַזְב֞וּ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֣י אֲבוֹתָ֗ם הַמּוֹצִ֣יא אוֹתָם֮ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַיִם֒ וַיֵּלְכ֞וּ אַחֲרֵ֣י אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֗ים מֵאֱלֹהֵ֤י הָֽעַמִּים֙ אֲשֶׁר֙ סְבִיב֣וֹתֵיהֶ֔ם וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם וַיַּכְעִ֖סוּ אֶת־יְהוָֽה
Onları Mısır diyarından çıkaran babalarının Tanrısı Yahve'yi bıraktılar ve çevrelerindeki halkların ilahlarından başka ilahların ardınca gittiler ve onlara secde ettiler; böylece Yahve'yi öfkelendirdiler.
Hakimler 2:14
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֤ף יְהוָה֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל וַֽיִּתְּנֵם֙ בְּיַד־שֹׁסִ֔ים וַיָּשֹׁ֖סּוּ אוֹתָ֑ם וַֽיִּמְכְּרֵ֞ם בְּיַ֤ד אֽוֹיְבֵיהֶם֙ מִסָּבִ֔יב וְלֹֽא־יָכְל֣וּ ע֔וֹד לַעֲמֹ֖ד לִפְנֵ֥י אוֹיְבֵיהֶֽם
Yahve'nin öfkesi İsrail'e alevlendi ve onları yağmacıların eline verdi, onlar da onları yağmaladılar; onları çevredeki düşmanlarının eline sattı ve artık düşmanlarının önünde duramadılar.
Hakimler 6:9
·
Tevrat
וָאַצִּ֤ל אֶתְכֶם֙ מִיַּ֣ד מִצְרַ֔יִם וּמִיַּ֖ד כָּל־לֹחֲצֵיכֶ֑ם וָאֲגָרֵ֤שׁ אוֹתָם֙ מִפְּנֵיכֶ֔ם וָאֶתְּנָ֥ה לָכֶ֖ם אֶת־אַרְצָֽם
Sizi Mısır'ın elinden ve bütün sizi ezenlerin elinden kurtardım; onları önünüzden kovdum ve onların yerini size verdim.
Hakimler 7:4
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־גִּדְע֗וֹן עוֹד֮ הָעָ֣ם רָב֒ הוֹרֵ֤ד אוֹתָם֙ אֶל־הַמַּ֔יִם וְאֶצְרְפֶ֥נּוּ לְךָ֖ שָׁ֑ם וְהָיָ֡ה אֲשֶׁר֩ אֹמַ֨ר אֵלֶ֜יךָ זֶ֣ה יֵלֵ֣ךְ אִתָּ֗ךְ ה֚וּא יֵלֵ֣ךְ אִתָּ֔ךְ וְכֹ֨ל אֲשֶׁר־אֹמַ֜ר אֵלֶ֗יךָ זֶ֚ה לֹא־יֵלֵ֣ךְ עִמָּ֔ךְ ה֖וּא לֹ֥א יֵלֵֽךְ
Yahve Gideon'a dedi ki: 'Halk hâlâ çoktur. Onları suya indir ve orada senin için onları sınayacağım. Sana kimin için, 'Bu seninle gidecek' dersem, o seninle gidecek. Ve sana kimin için, 'Bu seninle gitmeyecek' dersem, o gitmeyecek.'
Örnek Ayetler (5 / 107)
Amos 9:8
·
Tevrat
הִנֵּ֞ה עֵינֵ֣י אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה בַּמַּמְלָכָה֙ הַֽחַטָּאָ֔ה וְהִשְׁמַדְתִּ֣י אֹתָ֔הּ מֵעַ֖ל פְּנֵ֣י הָאֲדָמָ֑ה אֶ֗פֶס כִּ֠י לֹ֣א הַשְׁמֵ֥יד אַשְׁמִ֛יד אֶת־בֵּ֥ית יַעֲקֹ֖ב נְאֻם־יְהוָֽה
İşte Efendi Yahve'nin gözleri günahkâr krallığın üzerindedir ve onu toprağın yüzü üzerinden yok edeceğim; ancak Yakup evini kesinlikle yok etmeyeceğim, Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 21:16
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֥ן אֹתָ֛הּ לְמָרְטָ֖ה לִתְפֹּ֣שׂ בַּכָּ֑ף הִֽיא־הוּחַ֤דָּה חֶ֨רֶב֙ וְהִ֣יא מֹרָ֔טָּה לָתֵ֥ת אוֹתָ֖הּ בְּיַד־הוֹרֵֽג
Ve avuçta tutulması için onu parlatılmasına verdi; o kılıç keskinleştirildi ve o parlatıldı, onu öldürenin eline vermek için.
Yeremya 32:23
·
Tevrat
וַיָּבֹ֜אוּ וַיִּֽרְשׁ֣וּ אֹתָ֗הּ וְלֹֽא־שָׁמְע֤וּ בְקוֹלֶ֨ךָ֙ וּבְתוֹרָתְךָ֣ לֹא־הָלָ֔כוּ אֵת֩ כָּל־אֲשֶׁ֨ר צִוִּ֧יתָה לָהֶ֛ם לַעֲשׂ֖וֹת לֹ֣א עָשׂ֑וּ וַתַּקְרֵ֣א אֹתָ֔ם אֵ֥ת כָּל־הָרָעָ֖ה הַזֹּֽאת
'Ve geldiler ve onu mülk edindiler; ama sesini dinlemediler ve yasanda yürümediler, onlara yapmalarını buyurduğun hiçbir şeyi yapmadılar; ve bu bütün kötülüğü onların başına getirdin.'
1. Samuel 9:23
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר שְׁמוּאֵל֙ לַטַּבָּ֔ח תְּנָה֙ אֶת־הַמָּנָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לָ֑ךְ אֲשֶׁר֙ אָמַ֣רְתִּי אֵלֶ֔יךָ שִׂ֥ים אֹתָ֖הּ עִמָּֽךְ
Ve Samuel aşçıya dedi: 'Sana verdiğim, sana yanına koy dediğim payı ver.'
1. Samuel 15:9
·
Tevrat
וַיַּחְמֹל֩ שָׁא֨וּל וְהָעָ֜ם עַל־אֲגָ֗ג וְעַל־מֵיטַ֣ב הַצֹּאן֩ וְהַבָּקָ֨ר וְהַמִּשְׁנִ֤ים וְעַל־הַכָּרִים֙ וְעַל־כָּל־הַטּ֔וֹב וְלֹ֥א אָב֖וּ הַחֲרִימָ֑ם וְכָל־הַמְּלָאכָ֛ה נְמִבְזָ֥ה וְנָמֵ֖ס אֹתָ֥הּ הֶחֱרִֽימוּ
Şaul ve halk Agag'a, koyunların, sığırların, semizlerin, kuzuların en iyisine ve bütün iyi olanlara acıdı, onları tamamen yok etmeyi istemediler; değersiz ve zayıf bütün malı, onu tamamen yok ettiler.
Örnek Ayetler (4 / 76)
Hakimler 9:15
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הָאָטָד֮ אֶל־הָעֵצִים֒ אִ֡ם בֶּאֱמֶ֣ת אַתֶּם֩ מֹשְׁחִ֨ים אֹתִ֤י לְמֶ֨לֶךְ֙ עֲלֵיכֶ֔ם בֹּ֖אוּ חֲס֣וּ בְצִלִּ֑י וְאִם־אַ֕יִן תֵּ֤צֵא אֵשׁ֙ מִן־הָ֣אָטָ֔ד וְתֹאכַ֖ל אֶת־אַרְזֵ֥י הַלְּבָנֽוֹן
Karaçalı ağaçlara dedi: 'Eğer beni gerçekten üzerinize kral olarak meshediyorsanız, gelin gölgeme sığının; ama eğer değilse, karaçalıdan ateş çıksın ve Lübnan sedirlerini yiyip bitirsin.'
Hezekiel 3:24
·
Tevrat
וַתָּבֹא־בִ֣י ר֔וּחַ וַתַּעֲמִדֵ֖נִי עַל־רַגְלָ֑י וַיְדַבֵּ֤ר אֹתִי֙ וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י בֹּ֥א הִסָּגֵ֖ר בְּת֥וֹךְ בֵּיתֶֽךָ
Ve içime ruh girdi ve beni ayaklarımın üzerinde durdurdu; ve benimle konuştu ve bana dedi: 'Gir, evinin içine kapan.'
Hezekiel 8:3
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֙ תַּבְנִ֣ית יָ֔ד וַיִּקָּחֵ֖נִי בְּצִיצִ֣ת רֹאשִׁ֑י וַתִּשָּׂ֣א אֹתִ֣י ר֣וּחַ בֵּֽין־הָאָ֣רֶץ וּבֵ֣ין הַשָּׁמַ֡יִם וַתָּבֵא֩ אֹתִ֨י יְרוּשָׁלְַ֜מָה בְּמַרְא֣וֹת אֱלֹהִ֗ים אֶל־פֶּ֜תַח שַׁ֤עַר הַפְּנִימִית֙ הַפּוֹנֶ֣ה צָפ֔וֹנָה אֲשֶׁר־שָׁ֣ם מוֹשַׁ֔ב סֵ֖מֶל הַקִּנְאָ֥ה הַמַּקְנֶֽה
Ve el biçimini uzattı ve beni başımın perçeminden aldı; ruh beni yer ile gökler arasına kaldırdı ve Tanrı'nın görümlerinde beni Yeruşalim'e, kuzeye bakan iç kapının girişine getirdi, ki orada kıskandıran kıskançlık putunun oturağı vardı.
Hezekiel 8:7
·
Tevrat
וַיָּבֵ֥א אֹתִ֖י אֶל־פֶּ֣תַח הֶֽחָצֵ֑ר וָאֶרְאֶ֕ה וְהִנֵּ֥ה חֹר־אֶחָ֖ד בַּקִּֽיר
Ve beni avlunun girişine getirdi; ve gördüm ve işte duvarda bir delik.
Örnek Ayetler (5 / 54)
Hakimler 1:8
·
Tevrat
וַיִּלָּחֲמ֤וּ בְנֵֽי־יְהוּדָה֙ בִּיר֣וּשָׁלִַ֔ם וַיִּלְכְּד֣וּ אוֹתָ֔הּ וַיַּכּ֖וּהָ לְפִי־חָ֑רֶב וְאֶת־הָעִ֖יר שִׁלְּח֥וּ בָאֵֽשׁ
Yahuda oğulları Yeruşalim'de savaştılar ve onu ele geçirdiler; onu kılıç ağzıyla vurdular ve şehri ateşe gönderdiler.
Hakimler 1:17
·
Tevrat
וַיֵּ֤לֶךְ יְהוּדָה֙ אֶת־שִׁמְע֣וֹן אָחִ֔יו וַיַּכּ֕וּ אֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֖י יוֹשֵׁ֣ב צְפַ֑ת וַיַּחֲרִ֣ימוּ אוֹתָ֔הּ וַיִּקְרָ֥א אֶת־שֵׁם־הָעִ֖יר חָרְמָֽה
Sonra Yahuda kardeşi Şimon'la gitti ve Tsefat'ta oturan Kenanlılar'ı vurdular; onu tamamen yok ettiler ve şehrin adını Horma koydular.
Hakimler 3:16
·
Tevrat
וַיַּעַשׂ֩ ל֨וֹ אֵה֜וּד חֶ֗רֶב וְלָ֛הּ שְׁנֵ֥י פֵי֖וֹת גֹּ֣מֶד אָרְכָּ֑הּ וַיַּחְגֹּ֤ר אוֹתָהּ֙ מִתַּ֣חַת לְמַדָּ֔יו עַ֖ל יֶ֥רֶךְ יְמִינֽוֹ
Ve Ehud kendisine iki ağızlı, uzunluğu gomed (~45 cm) olan kılıç yaptı; ve onu giysisinin altından sağ uyluğunun üzerine kuşandı.
Hakimler 11:35
·
Tevrat
וַיְהִי֩ כִרְאוֹת֨וֹ אוֹתָ֜הּ וַיִּקְרַ֣ע אֶת־בְּגָדָ֗יו וַיֹּ֨אמֶר֙ אֲהָ֤הּ בִּתִּי֙ הַכְרֵ֣עַ הִכְרַעְתִּ֔נִי וְאַ֖תְּ הָיִ֣יתְ בְּעֹֽכְרָ֑י וְאָנֹכִ֗י פָּצִ֤יתִי־פִי֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְלֹ֥א אוּכַ֖ל לָשֽׁוּב
Onu gördüğünde giysilerini yırttı ve dedi: 'Eyvah kızım, beni gerçekten çökerttin ve sen bana sıkıntı verenlerden oldun. Ve ben Yahve'ye ağzımı açtım ve dönemem.'
Hakimler 11:38
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לֵ֔כִי וַיִּשְׁלַ֥ח אוֹתָ֖הּ שְׁנֵ֣י חֳדָשִׁ֑ים וַתֵּ֤לֶךְ הִיא֙ וְרֵ֣עוֹתֶ֔יהָ וַתֵּ֥בְךְּ עַל־בְּתוּלֶ֖יהָ עַל־הֶהָרִֽים
Ve dedi: 'Git.' Ve onu iki ay gönderdi. Ve o ve arkadaşları gitti ve dağlarda bekaretine ağladı.
Örnek Ayetler (5 / 41)
Hakimler 13:15
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר מָנ֖וֹחַ אֶל־מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֑ה נַעְצְרָה־נָּ֣א אוֹתָ֔ךְ וְנַעֲשֶׂ֥ה לְפָנֶ֖יךָ גְּדִ֥י עִזִּֽים
Sonra Manoah Yahve'nin elçisine dedi: 'Lütfen seni alıkoyalım ve senin önünde bir keçi oğlağı yapalım.'
Hakimler 14:15
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֗י וַיֹּאמְר֤וּ לְאֵֽשֶׁת־שִׁמְשׁוֹן֙ פַּתִּ֣י אֶת־אִישֵׁ֗ךְ וְיַגֶּד־לָ֨נוּ֙ אֶת־הַ֣חִידָ֔ה פֶּן־נִשְׂרֹ֥ף אוֹתָ֛ךְ וְאֶת־בֵּ֥ית אָבִ֖יךְ בָּאֵ֑שׁ הַלְיָרְשֵׁ֕נוּ קְרָאתֶ֥ם לָ֖נוּ הֲלֹֽא
Yedinci günde Şimşon'un karısına dediler: 'Kocanı kandır ve bize bilmeceyi bildirsin, yoksa seni ve babanın evini ateşte yakarız; bizi mülksüzleştirmek için mi bizi çağırdınız, değil mi?'
Hezekiel 2:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י בֶּן־אָדָם֙ שׁוֹלֵ֨חַ אֲנִ֤י אֽוֹתְךָ֙ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֶל־גּוֹיִ֥ם הַמּוֹרְדִ֖ים אֲשֶׁ֣ר מָרְדוּ־בִ֑י הֵ֤מָּה וַאֲבוֹתָם֙ פָּ֣שְׁעוּ בִ֔י עַד־עֶ֖צֶם הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, ben seni İsrail oğullarına, bana isyan eden isyancı uluslara gönderiyorum; onlar ve babaları bu günün kendisine kadar bana karşı suç işlediler.
Hezekiel 2:4
·
Tevrat
וְהַבָּנִ֗ים קְשֵׁ֤י פָנִים֙ וְחִזְקֵי־לֵ֔ב אֲנִ֛י שׁוֹלֵ֥חַ אוֹתְךָ֖ אֲלֵיהֶ֑ם וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֥י יְהֹוִֽה
Ve oğullar sert yüzlü ve katı kalplidir, ben seni onlara gönderiyorum; ve onlara diyeceksin: Efendi Yahve şöyle dedi.'
Hezekiel 2:6
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָ֠דָם אַל־תִּירָ֨א מֵהֶ֜ם וּמִדִּבְרֵיהֶ֣ם אַל־תִּירָ֗א כִּ֣י סָרָבִ֤ים וְסַלּוֹנִים֙ אוֹתָ֔ךְ וְאֶל־עַקְרַבִּ֖ים אַתָּ֣ה יוֹשֵׁ֑ב מִדִּבְרֵיהֶ֤ם אַל־תִּירָא֙ וּמִפְּנֵיהֶ֣ם אַל־תֵּחָ֔ת כִּ֛י בֵּ֥ית מְרִ֖י הֵֽמָּה
Ve sen insanoğlu, onlardan korkma ve sözlerinden korkma, çünkü senin yanında dikenler ve çalılar vardır ve sen akrepler arasında oturuyorsun; onların sözlerinden korkma ve onların yüzlerinden dehşete düşme, çünkü onlar isyancı bir evdir.
Örnek Ayetler (5 / 37)
Hakimler 2:9
·
Tevrat
וַיִּקְבְּר֤וּ אוֹתוֹ֙ בִּגְב֣וּל נַחֲלָת֔וֹ בְּתִמְנַת־חֶ֖רֶס בְּהַ֣ר אֶפְרָ֑יִם מִצְּפ֖וֹן לְהַר־גָּֽעַשׁ
Onu Efrayim dağında, Gaaş dağının kuzeyinde, mirasının sınırında Timnat-Heres'te gömdüler.
Hakimler 6:31
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יוֹאָ֡שׁ לְכֹל֩ אֲשֶׁר־עָמְד֨וּ עָלָ֜יו הַאַתֶּ֣ם תְּרִיב֣וּן לַבַּ֗עַל אִם־אַתֶּם֙ תּוֹשִׁיע֣וּן אוֹת֔וֹ אֲשֶׁ֨ר יָרִ֥יב ל֛וֹ יוּמַ֖ת עַד־הַבֹּ֑קֶר אִם־אֱלֹהִ֥ים הוּא֙ יָ֣רֶב ל֔וֹ כִּ֥י נָתַ֖ץ אֶֽת־מִזְבְּחֽוֹ
Yoaş ona karşı duran herkese dedi ki: 'Baal'i siz mi savunacaksınız? Yoksa onu siz mi kurtaracaksınız? Onu savunan sabaha kadar öldürülecek. Eğer o ilahsa, sunağı yıkıldığı için kendini savunsun.'
Hakimler 7:5
·
Tevrat
וַיּ֥וֹרֶד אֶת־הָעָ֖ם אֶל־הַמָּ֑יִם וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־גִּדְע֗וֹן כֹּ֣ל אֲשֶׁר־יָלֹק֩ בִּלְשׁוֹנ֨וֹ מִן־הַמַּ֜יִם כַּאֲשֶׁ֧ר יָלֹ֣ק הַכֶּ֗לֶב תַּצִּ֤יג אוֹתוֹ֙ לְבָ֔ד וְכֹ֛ל אֲשֶׁר־יִכְרַ֥ע עַל־בִּרְכָּ֖יו לִשְׁתּֽוֹת
Böylece halkı suya indirdi. Yahve Gideon'a dedi ki: 'Köpeğin yaladığı gibi diliyle sudan yalayan herkesi ayrı koyacaksın; içmek için dizleri üzerine çöken herkesi de.'
Hakimler 8:8
·
Tevrat
וַיַּ֤עַל מִשָּׁם֙ פְּנוּאֵ֔ל וַיְדַבֵּ֥ר אֲלֵיהֶ֖ם כָּזֹ֑את וַיַּעֲנ֤וּ אוֹתוֹ֙ אַנְשֵׁ֣י פְנוּאֵ֔ל כַּאֲשֶׁ֥ר עָנ֖וּ אַנְשֵׁ֥י סֻכּֽוֹת
Oradan Penuel'e çıktı ve onlara bunun gibi konuştu; Penuel adamları ona Sukkot adamlarının cevap verdikleri gibi cevap verdiler.
Hakimler 8:27
·
Tevrat
וַיַּעַשׂ֩ אוֹת֨וֹ גִדְע֜וֹן לְאֵפ֗וֹד וַיַּצֵּ֨ג אוֹת֤וֹ בְעִירוֹ֙ בְּעָפְרָ֔ה וַיִּזְנ֧וּ כָֽל־יִשְׂרָאֵ֛ל אַחֲרָ֖יו שָׁ֑ם וַיְהִ֛י לְגִדְע֥וֹן וּלְבֵית֖וֹ לְמוֹקֵֽשׁ
Gideon onu bir efod yaptı ve onu şehrine, Ofra'ya yerleştirdi; bütün İsrail orada onun ardından fahişelik etti ve Gideon'a ve evine bir tuzak oldu.
Örnek Ayetler (5 / 35)
Hakimler 8:15
·
Tevrat
וַיָּבֹא֙ אֶל־אַנְשֵׁ֣י סֻכּ֔וֹת וַיֹּ֕אמֶר הִנֵּ֖ה זֶ֣בַח וְצַלְמֻנָּ֑ע אֲשֶׁר֩ חֵרַפְתֶּ֨ם אוֹתִ֜י לֵאמֹ֗ר הֲ֠כַף זֶ֣בַח וְצַלְמֻנָּ֤ע עַתָּה֙ בְּיָדֶ֔ךָ כִּ֥י נִתֵּ֛ן לַאֲנָשֶׁ֥יךָ הַיְּעֵפִ֖ים לָֽחֶם
Sukkot adamlarına geldi ve dedi: "İşte Zevah ve Tsalmunna; ki 'Zevah'ın ve Tsalmunna'nın avucu şimdi elinde midir ki yorgun adamlarına ekmek verelim?' diyerek beni onlarla aşağıladınız."
Hakimler 10:13
·
Tevrat
וְאַתֶּם֙ עֲזַבְתֶּ֣ם אוֹתִ֔י וַתַּעַבְד֖וּ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֑ים לָכֵ֥ן לֹֽא־אוֹסִ֖יף לְהוֹשִׁ֥יעַ אֶתְכֶֽם
Siz ise beni bıraktınız ve başka ilahlara kulluk ettiniz; bu yüzden sizi bir daha kurtarmayacağım.
Hakimler 11:7
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יִפְתָּח֙ לְזִקְנֵ֣י גִלְעָ֔ד הֲלֹ֤א אַתֶּם֙ שְׂנֵאתֶ֣ם אוֹתִ֔י וַתְּגָרְשׁ֖וּנִי מִבֵּ֣ית אָבִ֑י וּמַדּ֜וּעַ בָּאתֶ֤ם אֵלַי֙ עַ֔תָּה כַּאֲשֶׁ֖ר צַ֥ר לָכֶֽם
Yiftah Gilad ihtiyarlarına dedi: 'Siz benden nefret etmediniz mi ve beni babamın evinden kovmadınız mı? Ve şimdi sıkıntıda olduğunuzda neden bana geldiniz?'
Hakimler 11:9
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יִפְתָּ֜ח אֶל־זִקְנֵ֣י גִלְעָ֗ד אִם־מְשִׁיבִ֨ים אַתֶּ֤ם אוֹתִי֙ לְהִלָּחֵם֙ בִּבְנֵ֣י עַמּ֔וֹן וְנָתַ֧ן יְהוָ֛ה אוֹתָ֖ם לְפָנָ֑י אָנֹכִ֕י אֶהְיֶ֥ה לָכֶ֖ם לְרֹֽאשׁ
Yiftah Gilad ihtiyarlarına dedi: 'Eğer Ammon oğullarıyla savaşmak için beni geri götürürseniz ve Yahve onları önüme verirse, ben size baş olacağım.'
Hakimler 12:2
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יִפְתָּח֙ אֲלֵיהֶ֔ם אִ֣ישׁ רִ֗יב הָיִ֛יתִי אֲנִ֛י וְעַמִּ֥י וּבְנֵֽי־עַמּ֖וֹן מְאֹ֑ד וָאֶזְעַ֣ק אֶתְכֶ֔ם וְלֹֽא־הוֹשַׁעְתֶּ֥ם אוֹתִ֖י מִיָּדָֽם
Ve Yiftah onlara dedi: 'Ben ve halkım Ammon oğullarıyla büyük bir çekişme içindeydik; ve sizi çağırdım, ama beni onların elinden kurtarmadınız.'
Örnek Ayetler (3 / 28)
Hezekiel 8:12
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַי֮ הֲרָאִ֣יתָ בֶן־אָדָם֒ אֲשֶׁ֨ר זִקְנֵ֤י בֵֽית־יִשְׂרָאֵל֙ עֹשִׂ֣ים בַּחֹ֔שֶׁךְ אִ֖ישׁ בְּחַדְרֵ֣י מַשְׂכִּית֑וֹ כִּ֣י אֹמְרִ֗ים אֵ֤ין יְהוָה֙ רֹאֶ֣ה אֹתָ֔נוּ עָזַ֥ב יְהוָ֖ה אֶת־הָאָֽרֶץ
Ve bana dedi: 'İnsan oğlu, İsrail evinin yaşlılarının karanlıkta, her adamın kendi putunun odalarında ne yaptıklarını gördün mü? Çünkü diyorlar: Yahve bizi görmüyor, Yahve yeri bıraktı.'
Yeremya 2:6
·
Tevrat
וְלֹ֣א אָמְר֔וּ אַיֵּ֣ה יְהוָ֔ה הַמַּעֲלֶ֥ה אֹתָ֖נוּ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם הַמּוֹלִ֨יךְ אֹתָ֜נוּ בַּמִּדְבָּ֗ר בְּאֶ֨רֶץ עֲרָבָ֤ה וְשׁוּחָה֙ בְּאֶ֨רֶץ֙ צִיָּ֣ה וְצַלְמָ֔וֶת בְּאֶ֗רֶץ לֹֽא־עָ֤בַר בָּהּ֙ אִ֔ישׁ וְלֹֽא־יָשַׁ֥ב אָדָ֖ם שָֽׁם
Ve demediler: 'Bizi Mısır diyarından çıkaran, bizi çölde, bozkır ve çukur diyarında, kuraklık ve ölüm gölgesi diyarında, içinden adamın geçmediği ve orada insanın oturmadığı diyarda yürüten Yahve nerede?'
Yeremya 43:3
·
Tevrat
כִּ֗י בָּרוּךְ֙ בֶּן־נֵ֣רִיָּ֔ה מַסִּ֥ית אֹתְךָ֖ בָּ֑נוּ לְמַעַן֩ תֵּ֨ת אֹתָ֤נוּ בְיַֽד־הַכַּשְׂדִּים֙ לְהָמִ֣ית אֹתָ֔נוּ וּלְהַגְל֥וֹת אֹתָ֖נוּ בָּבֶֽל
Çünkü Neriya oğlu Baruk, bizi öldürmek ve bizi Babil'e sürgün etmek için bizi Keldanilerin eline vermek amacıyla seni bize karşı kışkırtıyor.'
Örnek Ayetler (5 / 28)
1. Samuel 15:18
·
Tevrat
וַיִּשְׁלָחֲךָ֥ יְהוָ֖ה בְּדָ֑רֶךְ וַיֹּ֗אמֶר לֵ֣ךְ וְהַחֲרַמְתָּ֞ה אֶת־הַֽחַטָּאִים֙ אֶת־עֲמָלֵ֔ק וְנִלְחַמְתָּ֣ ב֔וֹ עַ֥ד כַּלּוֹתָ֖ם אֹתָֽם
Yahve seni yolda gönderdi ve dedi: 'Git ve günahkarları, Amalek'i tamamen yok et, onları bitirene kadar onunla savaş.'
1. Samuel 25:20
·
Tevrat
וְהָיָ֞ה הִ֣יא רֹכֶ֣בֶת עַֽל־הַחֲמ֗וֹר וְיֹרֶ֨דֶת֙ בְּסֵ֣תֶר הָהָ֔ר וְהִנֵּ֤ה דָוִד֙ וַאֲנָשָׁ֔יו יֹרְדִ֖ים לִקְרָאתָ֑הּ וַתִּפְגֹּ֖שׁ אֹתָֽם
O eşeğe biniyordu ve dağın gizliliğinde iniyordu; ve işte Davut ve adamları onu karşılamaya iniyorlardı ve onlarla karşılaştı.
2. Krallar 21:3
·
Tevrat
וַיָּ֗שָׁב וַיִּ֨בֶן֙ אֶת־הַבָּמ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר אִבַּ֖ד חִזְקִיָּ֣הוּ אָבִ֑יו וַיָּ֨קֶם מִזְבְּחֹ֜ת לַבַּ֗עַל וַיַּ֤עַשׂ אֲשֵׁרָה֙ כַּאֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֗ה אַחְאָב֙ מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֔ל וַיִּשְׁתַּ֨חוּ֙ לְכָל־צְבָ֣א הַשָּׁמַ֔יִם וַֽיַּעֲבֹ֖ד אֹתָֽם
Ve babası Hizkiya'nın yok ettiği yüksek yerleri tekrar inşa etti; ve İsrail kralı Ahav'ın yaptığı gibi Baal'e sunaklar dikti ve Aşera yaptı, ve göklerin bütün ordusuna tapındı ve onlara kulluk etti.
2. Tarihler 33:3
·
Tevrat
וַיָּ֗שָׁב וַיִּ֨בֶן֙ אֶת־הַבָּמ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר נִתַּ֖ץ יְחִזְקִיָּ֣הוּ אָבִ֑יו וַיָּ֨קֶם מִזְבְּח֤וֹת לַבְּעָלִים֙ וַיַּ֣עַשׂ אֲשֵׁר֔וֹת וַיִּשְׁתַּ֨חוּ֙ לְכָל־צְבָ֣א הַשָּׁמַ֔יִם וַֽיַּעֲבֹ֖ד אֹתָֽם
Ve döndü ve babası Hizkiya'nın yıkmış olduğu yüksek yerleri inşa etti ve Baallere sunaklar dikti ve Aşeralar yaptı ve göklerin bütün ordusuna eğildi ve onlara kulluk etti.
Yaratılış 1:27
·
Tevrat
וַיִּבְרָ֨א אֱלֹהִ֤ים אֶת־הָֽאָדָם֙ בְּצַלְמ֔וֹ בְּצֶ֥לֶם אֱלֹהִ֖ים בָּרָ֣א אֹת֑וֹ זָכָ֥ר וּנְקֵבָ֖ה בָּרָ֥א אֹתָֽם
Böylece Tanrı insanı kendi suretinde yarattı, onu Tanrı'nın suretinde yarattı; onları erkek ve dişi olarak yarattı.
Örnek Ayetler (5 / 18)
Hezekiel 38:17
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֞ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה הַֽאַתָּה־ה֨וּא אֲשֶׁר־דִּבַּ֜רְתִּי בְּיָמִ֣ים קַדְמוֹנִ֗ים בְּיַד֙ עֲבָדַי֙ נְבִיאֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל הַֽנִּבְּאִ֛ים בַּיָּמִ֥ים הָהֵ֖ם שָׁנִ֑ים לְהָבִ֥יא אֹתְךָ֖ עֲלֵיהֶֽם
Efendi Yahve şöyle dedi: Seni onların üzerine getireceğime dair o günlerde yıllarca peygamberlik eden kullarım İsrail'in peygamberleri eliyle eski günlerde hakkında konuştuğum kişi sen misin?
2. Samuel 14:32
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אַבְשָׁל֣וֹם אֶל־יוֹאָ֡ב הִנֵּ֣ה שָׁלַ֣חְתִּי אֵלֶ֣יךָ לֵאמֹ֡ר בֹּ֣א הֵ֠נָּה וְאֶשְׁלְחָה֩ אֹתְךָ֨ אֶל־הַמֶּ֜לֶךְ לֵאמֹ֗ר לָ֤מָּה בָּ֨אתִי֙ מִגְּשׁ֔וּר ט֥וֹב לִ֖י עֹ֣ד אֲנִי־שָׁ֑ם וְעַתָּ֗ה אֶרְאֶה֙ פְּנֵ֣י הַמֶּ֔לֶךְ וְאִם־יֶשׁ־בִּ֥י עָוֺ֖ן וֶהֱמִתָֽנִי
Avşalom Yoav'a dedi: 'İşte sana gönderdim diyerek: Buraya gel ve seni krala göndereyim diyerek: Neden Geşur'dan geldim? Ben hala oradayken bana iyiydi. Ve şimdi kralın yüzünü göreyim; ve eğer bende suç varsa, beni öldürsün.'
2. Samuel 18:12
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר הָאִישׁ֙ אֶל־יוֹאָ֔ב וְל֨וּא אָנֹכִ֜י שֹׁקֵ֤ל עַל־כַּפַּי֙ אֶ֣לֶף כֶּ֔סֶף לֹֽא־אֶשְׁלַ֥ח יָדִ֖י אֶל־בֶּן־הַמֶּ֑לֶךְ כִּ֣י בְאָזְנֵ֜ינוּ צִוָּ֣ה הַמֶּ֗לֶךְ אֹ֠תְךָ וְאֶת־אֲבִישַׁ֤י וְאֶת־אִתַּי֙ לֵאמֹ֔ר שִׁמְרוּ־מִ֕י בַּנַּ֖עַר בְּאַבְשָׁלֽוֹם
Adam Yoav'a dedi: 'Avuçlarımda bin gümüş tartsaydım bile, elimi kralın oğluna uzatmazdım; çünkü kral kulaklarımızda sana, Avişay'a ve İttay'a buyurdu ve dedi: Kim olursa olsun genç Avşalom'u koruyun.'
2. Samuel 19:34
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר הַמֶּ֖לֶךְ אֶל־בַּרְזִלָּ֑י אַתָּה֙ עֲבֹ֣ר אִתִּ֔י וְכִלְכַּלְתִּ֥י אֹתְךָ֛ עִמָּדִ֖י בִּירוּשָׁלִָֽם
Kral Barzillay'a dedi: 'Sen benimle geç, Yeruşalim'de yanımda senin geçimini sağlayacağım.'
Yeremya 22:26
·
Tevrat
וְהֵֽטַלְתִּ֣י אֹתְךָ֗ וְאֶֽת־אִמְּךָ֙ אֲשֶׁ֣ר יְלָדַ֔תְךָ עַ֚ל הָאָ֣רֶץ אַחֶ֔רֶת אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יֻלַּדְתֶּ֖ם שָׁ֑ם וְשָׁ֖ם תָּמֽוּתוּ
Ve seni ve seni doğuran anneni, orada doğmadığınız başka bir diyara fırlatacağım ve orada öleceksiniz.
Örnek Ayetler (5 / 16)
2. Samuel 12:9
·
Tevrat
מַדּ֜וּעַ בָּזִ֣יתָ אֶת־דְּבַ֣ר יְהוָ֗ה לַעֲשׂ֣וֹת הָרַע֮ בְּעֵינַי֒ אֵ֣ת אוּרִיָּ֤ה הַֽחִתִּי֙ הִכִּ֣יתָ בַחֶ֔רֶב וְאֶ֨ת־אִשְׁתּ֔וֹ לָקַ֥חְתָּ לְּךָ֖ לְאִשָּׁ֑ה וְאֹת֣וֹ הָרַ֔גְתָּ בְּחֶ֖רֶב בְּנֵ֥י עַמּֽוֹן
Neden gözlerimde kötü olanı yaparak Yahve'nin sözünü hor gördün? Hititli Uriya'yı kılıçla vurdun, karısını kendine karı olarak aldın ve onu Ammon oğullarının kılıcıyla öldürdün.
1. Krallar 1:6
·
Tevrat
וְלֹֽא־עֲצָב֨וֹ אָבִ֤יו מִיָּמָיו֙ לֵאמֹ֔ר מַדּ֖וּעַ כָּ֣כָה עָשִׂ֑יתָ וְגַם־ה֤וּא טֽוֹב־תֹּ֨אַר֙ מְאֹ֔ד וְאֹת֥וֹ יָלְדָ֖ה אַחֲרֵ֥י אַבְשָׁלֽוֹם
Babası hayatı boyunca, 'Neden böyle yaptın?' diyerek onu üzmedi. Ayrıca o görünümce çok iyiydi ve onu Avşalom'dan sonra doğurmuştu.
1. Krallar 1:35
·
Tevrat
וַעֲלִיתֶ֣ם אַחֲרָ֗יו וּבָא֙ וְיָשַׁ֣ב עַל־כִּסְאִ֔י וְה֥וּא יִמְלֹ֖ךְ תַּחְתָּ֑י וְאֹת֤וֹ צִוִּ֨יתִי֙ לִֽהְי֣וֹת נָגִ֔יד עַל־יִשְׂרָאֵ֖ל וְעַל־יְהוּדָֽה
Arkasından çıkın; gelsin ve tahtıma otursun, yerime o kral olsun. İsrail ve Yahuda üzerine önder olmasını ona buyurdum.'
Ester 8:7
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר הַמֶּ֤לֶךְ אֲחַשְׁוֵרֹשׁ֙ לְאֶסְתֵּ֣ר הַמַּלְכָּ֔ה וּֽלְמָרְדֳּכַ֖י הַיְּהוּדִ֑י הִנֵּ֨ה בֵית־הָמָ֜ן נָתַ֣תִּי לְאֶסְתֵּ֗ר וְאֹתוֹ֙ תָּל֣וּ עַל־הָעֵ֔ץ עַ֛ל אֲשֶׁר־שָׁלַ֥ח יָד֖וֹ בַּיְּהוּדִֽים
Kral Ahaşveroş Kraliçe Ester'e ve Yahudi Mordekay'a dedi: 'İşte, Haman'ın evini Ester'e verdim ve elini Yahudilere uzattığı için onu ağacın üzerine astılar.'
Yaratılış 41:13
·
Tevrat
וַיְהִ֛י כַּאֲשֶׁ֥ר פָּֽתַר־לָ֖נוּ כֵּ֣ן הָיָ֑ה אֹתִ֛י הֵשִׁ֥יב עַל־כַּנִּ֖י וְאֹת֥וֹ תָלָֽה
Bize yorumladığı gibi oldu; beni makamıma geri döndürdü ve onu astı.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Yeremya 30:11
·
Tevrat
כִּֽי־אִתְּךָ֥ אֲנִ֛י נְאֻם־יְהוָ֖ה לְהֽוֹשִׁיעֶ֑ךָ כִּי֩ אֶעֱשֶׂ֨ה כָלָ֜ה בְּכָֽל־הַגּוֹיִ֣ם אֲשֶׁ֧ר הֲפִצוֹתִ֣יךָ שָּׁ֗ם אַ֤ךְ אֹֽתְךָ֙ לֹֽא־אֶעֱשֶׂ֣ה כָלָ֔ה וְיִסַּרְתִּ֨יךָ֙ לַמִּשְׁפָּ֔ט וְנַקֵּ֖ה לֹ֥א אֲנַקֶּֽךָּ
Yahve'nin bildirisidir; çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim; çünkü seni oraya dağıttığım bütün uluslara son vereceğim, ancak sana son vermeyeceğim; seni adaletle terbiye edeceğim ve seni kesinlikle suçsuz çıkarmayacağım.
Yeremya 38:14
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֞ח הַמֶּ֣לֶךְ צִדְקִיָּ֗הוּ וַיִּקַּ֞ח אֶֽת־יִרְמְיָ֤הוּ הַנָּבִיא֙ אֵלָ֔יו אֶל־מָבוֹא֙ הַשְּׁלִישִׁ֔י אֲשֶׁ֖ר בְּבֵ֣ית יְהוָ֑ה וַיֹּ֨אמֶר הַמֶּ֜לֶךְ אֶֽל־יִרְמְיָ֗הוּ שֹׁאֵ֨ל אֲנִ֤י אֹֽתְךָ֙ דָּבָ֔ר אַל־תְּכַחֵ֥ד מִמֶּ֖נִּי דָּבָֽר
Sonra Kral Tsedekiya gönderdi ve peygamber Yeremya'yı Yahve'nin evinde olan üçüncü girişe, yanına aldı. Kral Yeremya'ya dedi: 'Sana bir şey soruyorum, benden hiçbir şey gizleme.'
1. Samuel 8:7
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־שְׁמוּאֵ֔ל שְׁמַע֙ בְּק֣וֹל הָעָ֔ם לְכֹ֥ל אֲשֶׁר־יֹאמְר֖וּ אֵלֶ֑יךָ כִּ֣י לֹ֤א אֹֽתְךָ֙ מָאָ֔סוּ כִּֽי־אֹתִ֥י מָאֲס֖וּ מִמְּלֹ֥ךְ עֲלֵיהֶֽם
Yahve Samuel'e dedi: 'Halkın sesini, sana söyledikleri her şeyde dinle; çünkü seni reddetmediler, üzerlerinde kral olmamdan beni reddettiler.'
1. Krallar 8:43
·
Tevrat
אַתָּ֞ה תִּשְׁמַ֤ע הַשָּׁמַ֨יִם֙ מְכ֣וֹן שִׁבְתֶּ֔ךָ וְעָשִׂ֕יתָ כְּכֹ֛ל אֲשֶׁר־יִקְרָ֥א אֵלֶ֖יךָ הַנָּכְרִ֑י לְמַ֣עַן יֵדְעוּן֩ כָּל־עַמֵּ֨י הָאָ֜רֶץ אֶת־שְׁמֶ֗ךָ לְיִרְאָ֤ה אֹֽתְךָ֙ כְּעַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֔ל וְלָדַ֕עַת כִּי־שִׁמְךָ֣ נִקְרָ֔א עַל־הַבַּ֥יִת הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֥ר בָּנִֽיתִי
Sen oturduğun yerinden, göklerden işit ve yabancının sana çağıracağı her şeye göre yap; yerin bütün halkları adını bilmeleri için, halkın İsrail gibi senden korkmaları için ve inşa ettiğim bu ev üzerine adının çağrıldığını bilmeleri için.
2. Tarihler 6:33
·
Tevrat
וְאַתָּ֞ה תִּשְׁמַ֤ע מִן־הַשָּׁמַ֨יִם֙ מִמְּכ֣וֹן שִׁבְתֶּ֔ךָ וְעָשִׂ֕יתָ כְּכֹ֛ל אֲשֶׁר־יִקְרָ֥א אֵלֶ֖יךָ הַנָּכְרִ֑י לְמַ֣עַן יֵדְעוּ֩ כָל־עַמֵּ֨י הָאָ֜רֶץ אֶת־שְׁמֶ֗ךָ וּלְיִרְאָ֤ה אֹֽתְךָ֙ כְּעַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֔ל וְלָדַ֕עַת כִּֽי־שִׁמְךָ֣ נִקְרָ֔א עַל־הַבַּ֥יִת הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֥ר בָּנִֽיתִי
Ve sen oturduğun yerinden, göklerden işit ve yabancının sana çağıracağı her şeye göre yap; yerin bütün halklarının adını bilmeleri ve halkın İsrail gibi senden korkmaları için ve inşa ettiğim bu ev üzerine adının çağrıldığını bilmeleri için.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hezekiel 16:4
·
Tevrat
וּמוֹלְדוֹתַ֗יִךְ בְּי֨וֹם הוּלֶּ֤דֶת אֹתָךְ֙ לֹֽא־כָרַּ֣ת שָׁרֵּ֔ךְ וּבְמַ֥יִם לֹֽא־רֻחַ֖צְתְּ לְמִשְׁעִ֑י וְהָמְלֵ֨חַ֙ לֹ֣א הֻמְלַ֔חַתְּ וְהָחְתֵּ֖ל לֹ֥א חֻתָּֽלְתְּ
Ve doğuşun, doğduğun gün göbek bağın kesilmedi, temizlenmek için suyla yıkanmadın, kesinlikle tuzlanmadın ve kesinlikle sarılmadın.
Hezekiel 16:8
·
Tevrat
וָאֶעֱבֹ֨ר עָלַ֜יִךְ וָאֶרְאֵ֗ךְ וְהִנֵּ֤ה עִתֵּךְ֙ עֵ֣ת דֹּדִ֔ים וָאֶפְרֹ֤שׂ כְּנָפִי֙ עָלַ֔יִךְ וָאֲכַסֶּ֖ה עֶרְוָתֵ֑ךְ וָאֶשָּׁ֣בַֽע לָ֠ךְ וָאָב֨וֹא בִבְרִ֜ית אֹתָ֗ךְ נְאֻ֛ם אֲדֹנָ֥י יְהוִ֖ה וַתִּ֥הְיִי לִֽי
Ve yanından geçtim ve seni gördüm, ve işte zamanın aşk zamanıydı; ve kanadımı üzerine serdim ve çıplaklığını örttüm; ve sana yemin ettim ve seninle antlaşmaya girdim, Efendi Yahve'nin bildirisidir, ve benim oldun.
Hezekiel 26:19
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה בְּתִתִּ֤י אֹתָךְ֙ עִ֣יר נֶחֱרֶ֔בֶת כֶּעָרִ֖ים אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־נוֹשָׁ֑בוּ בְּהַעֲל֤וֹת עָלַ֨יִךְ֙ אֶת־תְּה֔וֹם וְכִסּ֖וּךְ הַמַּ֥יִם הָרַבִּֽים
Çünkü Efendi Yahve şöyle dedi: Seni oturulmayan şehirler gibi viran bir şehir yaptığımda, senin üzerine engini çıkardığımda ve çok sular seni örttüğünde,
Hezekiel 27:26
·
Tevrat
בְּמַ֤יִם רַבִּים֙ הֱבִיא֔וּךְ הַשָּׁטִ֖ים אֹתָ֑ךְ ר֚וּחַ הַקָּדִ֔ים שְׁבָרֵ֖ךְ בְּלֵ֥ב יַמִּֽים
Kürekçilerin seni çok sulara getirdiler; doğu rüzgarı denizlerin kalbinde seni kırdı.
Hezekiel 44:5
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלַ֜י יְהֹוָ֗ה בֶּן־אָדָ֡ם שִׂ֣ים לִבְּךָ֩ וּרְאֵ֨ה בְעֵינֶ֜יךָ וּבְאָזְנֶ֣יךָ שְּׁמָ֗ע אֵ֣ת כָּל־אֲשֶׁ֤ר אֲנִי֙ מְדַבֵּ֣ר אֹתָ֔ךְ לְכָל־חֻקּ֥וֹת בֵּית־יְהוָ֖ה וּלְכָל־תּֽוֹרֹתָ֑יו וְשַׂמְתָּ֤ לִבְּךָ֙ לִמְב֣וֹא הַבַּ֔יִת בְּכֹ֖ל מוֹצָאֵ֥י הַמִּקְדָּֽשׁ
Yahve bana dedi ki: 'Adem oğlu, kalbini koy ve gözlerinle gör ve kulaklarınla işit, Yahve'nin evinin bütün kuralları ve bütün yasaları hakkında seninle konuştuğum her şeyi; ve evin girişine, kutsal yerin bütün çıkışlarıyla birlikte kalbini koy.'
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hakimler 11:13
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ מֶ֨לֶךְ בְּנֵי־עַמּ֜וֹן אֶל־מַלְאֲכֵ֣י יִפְתָּ֗ח כִּֽי־לָקַ֨ח יִשְׂרָאֵ֤ל אֶת־אַרְצִי֙ בַּעֲלוֹת֣וֹ מִמִּצְרַ֔יִם מֵאַרְנ֥וֹן וְעַד־הַיַּבֹּ֖ק וְעַד־הַיַּרְדֵּ֑ן וְעַתָּ֕ה הָשִׁ֥יבָה אֶתְהֶ֖ן בְּשָׁלֽוֹם
Ammon oğullarının kralı Yiftah'ın habercilerine dedi: 'Çünkü İsrail Mısır'dan çıktığında Arnon'dan Yabbok'a ve Yarden'e kadar yerimi aldı. Ve şimdi onları barışla geri ver.'
Hezekiel 16:50
·
Tevrat
וַֽתִּגְבְּהֶ֔ינָה וַתַּעֲשֶׂ֥ינָה תוֹעֵבָ֖ה לְפָנָ֑י וָאָסִ֥יר אֶתְהֶ֖ן כַּאֲשֶׁ֥ר רָאִֽיתִי
Kibirlendiler ve yüzümün önünde iğrençlik yaptılar; gördüğüm zaman onları uzaklaştırdım.
Hezekiel 16:61
·
Tevrat
וְזָכַ֣רְתְּ אֶת־דְּרָכַיִךְ֮ וְנִכְלַמְתְּ֒ בְּקַחְתֵּ֗ךְ אֶת־אֲחוֹתַ֨יִךְ֙ הַגְּדֹל֣וֹת מִמֵּ֔ךְ אֶל־הַקְּטַנּ֖וֹת מִמֵּ֑ךְ וְנָתַתִּ֨י אֶתְהֶ֥ן לָ֛ךְ לְבָנ֖וֹת וְלֹ֥א מִבְּרִיתֵֽךְ
Senden büyük kız kardeşlerini senden küçüklere aldığında yollarını hatırlayacaksın ve utanacaksın; onları sana kızlar olarak vereceğim, ama senin antlaşmandan değil.
Hezekiel 23:46
·
Tevrat
כִּ֛י כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה הַעֲלֵ֤ה עֲלֵיהֶם֙ קָהָ֔ל וְנָתֹ֥ן אֶתְהֶ֖ן לְזַעֲוָ֥ה וְלָבַֽז
Çünkü Efendi Yahve şöyle dedi: Onların üzerine bir topluluk çıkar ve onları dehşete ve yağmaya ver.
Hezekiel 34:23
·
Tevrat
וַהֲקִמֹתִ֨י עֲלֵיהֶ֜ם רֹעֶ֤ה אֶחָד֙ וְרָעָ֣ה אֶתְהֶ֔ן אֵ֖ת עַבְדִּ֣י דָוִ֑יד ה֚וּא יִרְעֶ֣ה אֹתָ֔ם וְהֽוּא־יִהְיֶ֥ה לָהֶ֖ן לְרֹעֶֽה
Onların üzerine tek bir çoban dikeceğim ve onları o güdecek, kulum Davut; onları o güdecek ve onlara çoban o olacak.
Örnek Ayetler (5 / 8)
2. Samuel 13:14
·
Tevrat
וְלֹ֥א אָבָ֖ה לִשְׁמֹ֣עַ בְּקוֹלָ֑הּ וַיֶּחֱזַ֤ק מִמֶּ֨נָּה֙ וַיְעַנֶּ֔הָ וַיִּשְׁכַּ֖ב אֹתָֽהּ
Ama onun sesini dinlemek istemedi; ondan güçlü geldi, onu alçalttı ve onunla yattı.
Yaratılış 29:20
·
Tevrat
וַיַּעֲבֹ֧ד יַעֲקֹ֛ב בְּרָחֵ֖ל שֶׁ֣בַע שָׁנִ֑ים וַיִּהְי֤וּ בְעֵינָיו֙ כְּיָמִ֣ים אֲחָדִ֔ים בְּאַהֲבָת֖וֹ אֹתָֽהּ
Böylece Yakup Rahel için yedi yıl hizmet etti; onu sevdiği için gözünde birkaç gün gibi oldular.
Yasa'nın Tekrarı 1:24
·
Tevrat
וַיִּפְנוּ֙ וַיַּעֲל֣וּ הָהָ֔רָה וַיָּבֹ֖אוּ עַד־נַ֣חַל אֶשְׁכֹּ֑ל וַֽיְרַגְּל֖וּ אֹתָֽהּ
Döndüler ve dağa çıktılar, Eşkol vadisine kadar geldiler ve onu casusladılar.
Çölde Sayım 15:20
·
Tevrat
רֵאשִׁית֙ עֲרִסֹ֣תֵכֶ֔ם חַלָּ֖ה תָּרִ֣ימוּ תְרוּמָ֑ה כִּתְרוּמַ֣ת גֹּ֔רֶן כֵּ֖ן תָּרִ֥ימוּ אֹתָֽהּ
Hamurlarınızın ilkini halka ekmek olarak kaldırmalık sunu kaldıracaksınız; harman yerinin kaldırmalık sunusu gibi, onu öyle kaldıracaksınız.
Çölde Sayım 30:6
·
Tevrat
וְאִם־הֵנִ֨יא אָבִ֣יהָ אֹתָהּ֮ בְּי֣וֹם שָׁמְעוֹ֒ כָּל־נְדָרֶ֗יהָ וֶֽאֱסָרֶ֛יהָ אֲשֶׁר־אָסְרָ֥ה עַל־נַפְשָׁ֖הּ לֹ֣א יָק֑וּם וַֽיהוָה֙ יִֽסְלַח־לָ֔הּ כִּי־הֵנִ֥יא אָבִ֖יהָ אֹתָֽהּ
Fakat babası duyduğu günde onu engellerse, onun bütün adakları ve kendi canı üzerine bağladığı yasakları geçerli olmayacaktır; ve Yahve onu bağışlayacaktır, çünkü babası onu engellemiştir.