2512
Kullanım
4
Lemma
47
Türev
49
Anlam
4 lemma, 47 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
הָאָֽרֶץ Lemma | ha'arets | yer, yer, toprak, yeryüzü | İsim | 935 | ||
אֶרֶץ | erets | yer, yer, toprak, yeryüzü | İsim | 490 | ||
בָּאָֽרֶץ | ba-arets | yerde, toprak, yer, yeryüzü, ülke | İsim | 420 | ||
מֵאֶרֶץ | me'erets | yerden, yer, toprak, yeryüzü, ülke | İsim | 160 | ||
אַרְצָה | artsa | yere, yer, toprak, yeryüzü, ülke | Zamir | 97 | ||
לָאָרֶץ | la-arets | yere, yer, toprak, ülke, yeryüzü | İsim | 55 | ||
הָאֲרָצוֹת | ha-aratsot | yerler, yer, toprak, ülke | İsim | 44 | ||
וְהָאָרֶץ | ve-ha'arets | ve yer, yer, toprak, ülke | İsim | 38 | ||
אַרְצֽוֹ | artso | onun yeri, yer, toprak, ülke | Zamir | 32 | ||
אַרְצָם | artsam | onların yeri, yer, toprak, yeryüzü | Zamir | 25 | ||
וָאָֽרֶץ | va-arets | ve yer, yer, toprak, yeryüzü, ülke | İsim | 25 | ||
אַרְצֶךָ | artsekha | senin yerin, yer, toprak, yeryüzü, ülke | Zamir | 21 | ||
בָּאֲרָצֽוֹת | ba-aratsot | yerlerde, yer, toprak, ülke | İsim | 14 | ||
בְּאַרְצֶךָ | be'artsekha | yerinde, yer, toprak, yeryüzü, ülke | Zamir | 14 | ||
וּבְאֶרֶץ | u-ve-erets | ve yerde, yer, toprak, yeryüzü | İsim | 12 | ||
אַרְצִי | artsi | yerim, yer, toprak, yeryüzü | Zamir | 11 | ||
אַרְצְכֶם | artsekhem | yeriniz, yer, toprak, yeryüzü, ülke | Zamir | 11 | ||
בְּאַרְצָם | be-artsam | yerlerinde, yer, toprak, yeryüzü | Zamir | 10 | ||
לְאַרְצוֹ | le-artso | onun yerine, yer, toprak, yeryüzü | Zamir | 10 | ||
Örnek Ayetler (5 / 10) Yeremya 12:15 · Tevrat וְהָיָ֗ה אַֽחֲרֵי֙ נָתְשִׁ֣י אוֹתָ֔ם אָשׁ֖וּב וְרִֽחַמְתִּ֑ים וַהֲשִׁבֹתִ֛ים אִ֥ישׁ לְנַחֲלָת֖וֹ וְאִ֥ישׁ לְאַרְצֽוֹ Ve onları sökmemden sonra döneceğim ve onlara merhamet edeceğim; adamı mirasına ve adamı diyarına geri getireceğim. Yeremya 37:7 · Tevrat כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כֹּ֤ה תֹֽאמְרוּ֙ אֶל־מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֔ה הַשֹּׁלֵ֧חַ אֶתְכֶ֛ם אֵלַ֖י לְדָרְשֵׁ֑נִי הִנֵּ֣ה חֵ֣יל פַּרְעֹ֗ה הַיֹּצֵ֤א לָכֶם֙ לְעֶזְרָ֔ה שָׁ֥ב לְאַרְצ֖וֹ מִצְרָֽיִם 'İsrail'in Tanrısı Yahve şöyle diyor: Bana danışmak için sizi bana gönderen Yahuda kralına şöyle diyeceksiniz: İşte size yardıma çıkan Firavun'un ordusu kendi diyarına, Mısır'a dönüyor. Yeremya 50:16 · Tevrat כִּרְת֤וּ זוֹרֵ֨עַ֙ מִבָּבֶ֔ל וְתֹפֵ֥שׂ מַגָּ֖ל בְּעֵ֣ת קָצִ֑יר מִפְּנֵי֙ חֶ֣רֶב הַיּוֹנָ֔ה אִ֤ישׁ אֶל־עַמּוֹ֙ יִפְנ֔וּ וְאִ֥ישׁ לְאַרְצ֖וֹ יָנֻֽסוּ Babil'den ekeni ve biçme zamanında orak tutanı kesin; baskıcı kılıcın yüzünden herkes kendi halkına dönecek ve herkes kendi diyarına kaçacak. Yeremya 51:9 · Tevrat רִפִּ֣ינוּ אֶת־בָּבֶל֙ וְלֹ֣א נִרְפָּ֔תָה עִזְב֕וּהָ וְנֵלֵ֖ךְ אִ֣ישׁ לְאַרְצ֑וֹ כִּֽי־נָגַ֤ע אֶל־הַשָּׁמַ֨יִם֙ מִשְׁפָּטָ֔הּ וְנִשָּׂ֖א עַד־שְׁחָקִֽים Babil'e şifa verdik ama şifa bulmadı; onu bırakın ve her adam kendi diyarına gidelim; çünkü onun yargısı göklere dokundu ve bulutlara kadar yükseldi. Hoşea 10:1 · Tevrat גֶּ֤פֶן בּוֹקֵק֙ יִשְׂרָאֵ֔ל פְּרִ֖י יְשַׁוֶּה־לּ֑וֹ כְּרֹ֣ב לְפִרְי֗וֹ הִרְבָּה֙ לַֽמִּזְבְּח֔וֹת כְּט֣וֹב לְאַרְצ֔וֹ הֵיטִ֖יבוּ מַצֵּבֽוֹת İsrail yayılan bir asmadır, kendine meyve üretir; meyvesi çoğaldıkça sunakları çoğalttı; diyarı iyileştikçe dikili taşları iyileştirdiler. | ||||||
אַרְצוֹת | artsot | yerleri, yer, toprak, ülke | İsim | 8 | ||
Örnek Ayetler (5 / 935)
Hakimler 1:2
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֖ה יְהוּדָ֣ה יַעֲלֶ֑ה הִנֵּ֛ה נָתַ֥תִּי אֶת־הָאָ֖רֶץ בְּיָדֽוֹ
Yahve dedi: 'Yahuda çıkacak; işte, yeri onun eline verdim.'
Hakimler 1:32
·
Tevrat
וַיֵּ֨שֶׁב֙ הָאָ֣שֵׁרִ֔י בְּקֶ֥רֶב הַֽכְּנַעֲנִ֖י יֹשְׁבֵ֣י הָאָ֑רֶץ כִּ֖י לֹ֥א הוֹרִישֽׁוֹ
Aşerli yerde oturan Kenanlının arasında oturdu, çünkü onu kovmadı.
Hakimler 1:33
·
Tevrat
נַפְתָּלִ֗י לֹֽא־הוֹרִ֞ישׁ אֶת־יֹשְׁבֵ֤י בֵֽית־שֶׁ֨מֶשׁ֙ וְאֶת־יֹשְׁבֵ֣י בֵית־עֲנָ֔ת וַיֵּ֕שֶׁב בְּקֶ֥רֶב הַֽכְּנַעֲנִ֖י יֹשְׁבֵ֣י הָאָ֑רֶץ וְיֹשְׁבֵ֤י בֵֽית־שֶׁ֨מֶשׁ֙ וּבֵ֣ית עֲנָ֔ת הָי֥וּ לָהֶ֖ם לָמַֽס
Naftali Beyt-Şemeş'te oturanları ve Beyt-Anat'ta oturanları kovmadı; yerde oturan Kenanlının arasında oturdu ve Beyt-Şemeş'te ve Beyt-Anat'ta oturanlar onlara angaryaya tabi oldular.
Hakimler 2:1
·
Tevrat
וַיַּ֧עַל מַלְאַךְ־יְהוָ֛ה מִן־הַגִּלְגָּ֖ל אֶל־הַבֹּכִ֑ים וַיֹּאמֶר֩ אַעֲלֶ֨ה אֶתְכֶ֜ם מִמִּצְרַ֗יִם וָאָבִ֤יא אֶתְכֶם֙ אֶל־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֤ר נִשְׁבַּ֨עְתִּי֙ לַאֲבֹ֣תֵיכֶ֔ם וָאֹמַ֕ר לֹֽא־אָפֵ֧ר בְּרִיתִ֛י אִתְּכֶ֖ם לְעוֹלָֽם
Yahve'nin elçisi Gilgal'dan Bokim'e çıktı ve dedi: 'Sizi Mısır'dan çıkardım ve babalarınıza yemin ettiğim yere getirdim ve dedim: Sizinle antlaşmamı sonsuza dek bozmayacağım.'
Hakimler 2:2
·
Tevrat
וְאַתֶּ֗ם לֹֽא־תִכְרְת֤וּ בְרִית֙ לְיֽוֹשְׁבֵי֙ הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את מִזְבְּחוֹתֵיהֶ֖ם תִּתֹּצ֑וּן וְלֹֽא־שְׁמַעְתֶּ֥ם בְּקֹלִ֖י מַה־זֹּ֥את עֲשִׂיתֶֽם
'Ve siz bu yerin oturanlarıyla antlaşma yapmayacaksınız, onların sunaklarını yıkacaksınız; ama sesimi dinlemediniz. Nedir bu yaptığınız?'
Örnek Ayetler (4 / 490)
Hakimler 1:15
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר ל֜וֹ הָֽבָה־לִּ֣י בְרָכָ֗ה כִּ֣י אֶ֤רֶץ הַנֶּ֨גֶב֙ נְתַתָּ֔נִי וְנָתַתָּ֥ה לִ֖י גֻּלֹּ֣ת מָ֑יִם וַיִּתֶּן־לָ֣הּ כָּלֵ֗ב אֵ֚ת גֻּלֹּ֣ת עִלִּ֔ית וְאֵ֖ת גֻּלֹּ֥ת תַּחְתִּֽית
Ona dedi: 'Bana bereket ver; çünkü bana Necef yerini verdin, bana su pınarları da ver.' Bunun üzerine Kalev ona yukarı pınarları ve aşağı pınarları verdi.
Hakimler 1:26
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ הָאִ֔ישׁ אֶ֖רֶץ הַחִתִּ֑ים וַיִּ֣בֶן עִ֗יר וַיִּקְרָ֤א שְׁמָהּ֙ ל֔וּז ה֣וּא שְׁמָ֔הּ עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Adam Hititlerin diyarına gitti, bir şehir inşa etti ve adını Luz koydu; bu güne kadar onun adı budur.
Hakimler 5:4
·
Tevrat
יְהוָ֗ה בְּצֵאתְךָ֤ מִשֵּׂעִיר֙ בְּצַעְדְּךָ֙ מִשְּׂדֵ֣ה אֱד֔וֹם אֶ֣רֶץ רָעָ֔שָׁה גַּם־שָׁמַ֖יִם נָטָ֑פוּ גַּם־עָבִ֖ים נָ֥טְפוּ מָֽיִם
Yahve, Seir'den çıktığında, Edom kırından yürüdüğünde, yer sarsıldı, gökler de damladı, bulutlar da su damlattı.
Hakimler 11:15
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר ל֔וֹ כֹּ֖ה אָמַ֣ר יִפְתָּ֑ח לֹֽא־לָקַ֤ח יִשְׂרָאֵל֙ אֶת־אֶ֣רֶץ מוֹאָ֔ב וְאֶת־אֶ֖רֶץ בְּנֵ֥י עַמּֽוֹן
Ve ona dedi: 'Yiftah şöyle dedi: İsrail Moav diyarını ve Ammon oğulları diyarını almadı.'
Örnek Ayetler (5 / 420)
Hakimler 1:27
·
Tevrat
וְלֹא־הוֹרִ֣ישׁ מְנַשֶּׁ֗ה אֶת־בֵּית־שְׁאָ֣ן וְאֶת־בְּנוֹתֶיהָ֮ וְאֶת־תַּעְנַ֣ךְ וְאֶת־בְּנֹתֶיהָ֒ וְאֶת־יֹשְׁבֵ֨י ד֜וֹר וְאֶת־בְּנוֹתֶ֗יהָ וְאֶת־יוֹשְׁבֵ֤י יִבְלְעָם֙ וְאֶת־בְּנֹתֶ֔יהָ וְאֶת־יוֹשְׁבֵ֥י מְגִדּ֖וֹ וְאֶת־בְּנוֹתֶ֑יהָ וַיּ֨וֹאֶל֙ הַֽכְּנַעֲנִ֔י לָשֶׁ֖בֶת בָּאָ֥רֶץ הַזֹּֽאת
Manaşe Beyt-Şean'ı ve köylerini, Taanak'ı ve köylerini, Dor'da oturanları ve köylerini, Yivleam'da oturanları ve köylerini, Megiddo'da oturanları ve köylerini kovmadı; Kenanlı bu yerde oturmaya diretti.
Hakimler 4:21
·
Tevrat
וַתִּקַּ֣ח יָעֵ֣ל אֵֽשֶׁת־חֶ֠בֶר אֶת־יְתַ֨ד הָאֹ֜הֶל וַתָּ֧שֶׂם אֶת־הַמַּקֶּ֣בֶת בְּיָדָ֗הּ וַתָּב֤וֹא אֵלָיו֙ בַּלָּ֔אט וַתִּתְקַ֤ע אֶת־הַיָּתֵד֙ בְּרַקָּת֔וֹ וַתִּצְנַ֖ח בָּאָ֑רֶץ וְהֽוּא־נִרְדָּ֥ם וַיָּ֖עַף וַיָּמֹֽת
Hever'in karısı Yael çadırın kazığını aldı, çekici eline koydu, gizlice ona geldi ve kazığı şakağına çaktı, yere battı; o derin uykudaydı ve bitkindi, böylece öldü.
Hakimler 6:5
·
Tevrat
כִּ֡י הֵם֩ וּמִקְנֵיהֶ֨ם יַעֲל֜וּ וְאָהֳלֵיהֶ֗ם וּבָ֤אוּ כְדֵֽי־אַרְבֶּה֙ לָרֹ֔ב וְלָהֶ֥ם וְלִגְמַלֵּיהֶ֖ם אֵ֣ין מִסְפָּ֑ר וַיָּבֹ֥אוּ בָאָ֖רֶץ לְשַׁחֲתָֽהּ
Çünkü onlar, sürüleri ve çadırlarıyla çıkarlardı ve çoklukta çekirge gibi gelirlerdi; onların ve develerinin sayısı yoktu, yeri harap etmek için gelirlerdi.
Hakimler 10:4
·
Tevrat
וַֽיְהִי־ל֞וֹ שְׁלֹשִׁ֣ים בָּנִ֗ים רֹֽכְבִים֙ עַל־שְׁלֹשִׁ֣ים עֲיָרִ֔ים וּשְׁלֹשִׁ֥ים עֲיָרִ֖ים לָהֶ֑ם לָהֶ֞ם יִקְרְא֣וּ חַוֺּ֣ת יָאִ֗יר עַ֚ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה אֲשֶׁ֖ר בְּאֶ֥רֶץ הַגִּלְעָֽד
Otuz eşeğe binen otuz oğlu vardı ve onların otuz şehri vardı; Gileat diyarında olan onlara bu güne kadar Yair köyleri diye çağırırlar.
Hakimler 10:8
·
Tevrat
וַֽיִּרְעֲצ֤וּ וַיְרֹֽצְצוּ֙ אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל בַּשָּׁנָ֖ה הַהִ֑יא שְׁמֹנֶ֨ה עֶשְׂרֵ֜ה שָׁנָ֗ה אֶֽת־כָּל־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ אֲשֶׁר֙ בְּעֵ֣בֶר הַיַּרְדֵּ֔ן בְּאֶ֥רֶץ הָאֱמֹרִ֖י אֲשֶׁ֥ר בַּגִּלְעָֽד
O yılda İsrail oğullarını ezdiler ve kırdılar, on sekiz yıl Şeria'nın ötesinde, Gileat'ta olan Amorluların diyarında olan bütün İsrail oğullarını.
Örnek Ayetler (5 / 160)
Hakimler 2:12
·
Tevrat
וַיַּעַזְב֞וּ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֣י אֲבוֹתָ֗ם הַמּוֹצִ֣יא אוֹתָם֮ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַיִם֒ וַיֵּלְכ֞וּ אַחֲרֵ֣י אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֗ים מֵאֱלֹהֵ֤י הָֽעַמִּים֙ אֲשֶׁר֙ סְבִיב֣וֹתֵיהֶ֔ם וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם וַיַּכְעִ֖סוּ אֶת־יְהוָֽה
Onları Mısır diyarından çıkaran babalarının Tanrısı Yahve'yi bıraktılar ve çevrelerindeki halkların ilahlarından başka ilahların ardınca gittiler ve onlara secde ettiler; böylece Yahve'yi öfkelendirdiler.
Hakimler 11:5
·
Tevrat
וַיְהִ֕י כַּאֲשֶׁר־נִלְחֲמ֥וּ בְנֵֽי־עַמּ֖וֹן עִם־יִשְׂרָאֵ֑ל וַיֵּֽלְכוּ֙ זִקְנֵ֣י גִלְעָ֔ד לָקַ֥חַת אֶת־יִפְתָּ֖ח מֵאֶ֥רֶץ טֽוֹב
Ammon oğulları İsrail ile savaştıklarında, Gileat'ın ihtiyarları Yiftah'ı Tov diyarından almak için gittiler.
Hakimler 19:30
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה כָל־הָרֹאֶ֗ה וְאָמַר֙ לֹֽא־נִהְיְתָ֤ה וְלֹֽא־נִרְאֲתָה֙ כָּזֹ֔את לְמִיּ֞וֹם עֲל֤וֹת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה שִֽׂימוּ־לָכֶ֥ם עָלֶ֖יהָ עֻ֥צוּ וְדַבֵּֽרוּ
Her gören dedi: 'İsrailoğulları'nın Mısır diyarından çıktığı günden bu güne kadar böyle bir şey olmadı ve görülmedi; bunun üzerine düşünün, öğütleşin ve konuşun.'
Amos 2:10
·
Tevrat
וְאָנֹכִ֛י הֶעֱלֵ֥יתִי אֶתְכֶ֖ם מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וָאוֹלֵ֨ךְ אֶתְכֶ֤ם בַּמִּדְבָּר֙ אַרְבָּעִ֣ים שָׁנָ֔ה לָרֶ֖שֶׁת אֶת־אֶ֥רֶץ הָאֱמֹרִֽי
Ve ben sizi Mısır diyarından çıkardım ve Amorlunun diyarını miras almanız için çölde kırk yıl sizi yürüttüm.
Amos 3:1
·
Tevrat
שִׁמְע֞וּ אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֗ה אֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֧ר יְהוָ֛ה עֲלֵיכֶ֖ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל עַ֚ל כָּל־הַמִּשְׁפָּחָ֔ה אֲשֶׁ֧ר הֶעֱלֵ֛יתִי מֵאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם לֵאמֹֽר
Ey İsrailoğulları, Yahve'nin sizin hakkınızda, Mısır diyarından çıkardığım bütün aile hakkında söylediği bu sözü işitin, diyerek:
Örnek Ayetler (5 / 97)
Hakimler 3:25
·
Tevrat
וַיָּחִ֣ילוּ עַד־בּ֔וֹשׁ וְהְנֵּ֛ה אֵינֶ֥נּוּ פֹתֵ֖חַ דַּלְת֣וֹת הָֽעֲלִיָּ֑ה וַיִּקְח֤וּ אֶת־הַמַּפְתֵּ֨חַ֙ וַיִּפְתָּ֔חוּ וְהִנֵּה֙ אֲדֹ֣נֵיהֶ֔ם נֹפֵ֥ל אַ֖רְצָה מֵֽת
Utanıncaya kadar beklediler; ve işte, üst odanın kapılarını açmıyordu. Anahtarı alıp açtılar; ve işte, efendileri yere ölü düşmüştü.
Hakimler 13:20
·
Tevrat
וַיְהִי֩ בַעֲל֨וֹת הַלַּ֜הַב מֵעַ֤ל הַמִּזְבֵּ֨חַ֙ הַשָּׁמַ֔יְמָה וַיַּ֥עַל מַלְאַךְ־יְהוָ֖ה בְּלַ֣הַב הַמִּזְבֵּ֑חַ וּמָנ֤וֹחַ וְאִשְׁתּוֹ֙ רֹאִ֔ים וַיִּפְּל֥וּ עַל־פְּנֵיהֶ֖ם אָֽרְצָה
Alev sunağın üzerinden göklere çıkarken Yahve'nin elçisi sunağın alevinde çıktı; ve Manoah ve karısı görüyorlardı ve yüzleri üzerine yere düştüler.
Hakimler 20:21
·
Tevrat
וַיֵּצְא֥וּ בְנֵֽי־בִנְיָמִ֖ן מִן־הַגִּבְעָ֑ה וַיַּשְׁחִ֨יתוּ בְיִשְׂרָאֵ֜ל בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא שְׁנַ֨יִם וְעֶשְׂרִ֥ים אֶ֛לֶף אִ֖ישׁ אָֽרְצָה
Bünyaminoğulları Giva'dan çıktılar ve o gün İsrail'den yirmi iki bin adamı yere sererek yok ettiler.
Hakimler 20:25
·
Tevrat
וַיֵּצֵא֩ בִנְיָמִ֨ן לִקְרָאתָ֥ם מִֽן־הַגִּבְעָה֮ בַּיּ֣וֹם הַשֵּׁנִי֒ וַיַּשְׁחִיתוּ֩ בִבְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל ע֗וֹד שְׁמֹנַ֨ת עָשָׂ֥ר אֶ֛לֶף אִ֖ישׁ אָ֑רְצָה כָּל־אֵ֖לֶּה שֹׁ֥לְפֵי חָֽרֶב
Bünyamin ikinci gün Giva'dan onları karşılamaya çıktı ve İsrailoğulları'ndan on sekiz bin adamı daha yere sererek yok ettiler; bunların hepsi kılıç çekenlerdi.
Hezekiel 12:19
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֣ אֶל־עַ֣ם הָאָ֡רֶץ כֹּֽה־אָמַר֩ אֲדֹנָ֨י יְהוִ֜ה לְיוֹשְׁבֵ֤י יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ אֶל־אַדְמַ֣ת יִשְׂרָאֵ֔ל לַחְמָם֙ בִּדְאָגָ֣ה יֹאכֵ֔לוּ וּמֵֽימֵיהֶ֖ם בְּשִׁמָּמ֣וֹן יִשְׁתּ֑וּ לְמַ֜עַן תֵּשַׁ֤ם אַרְצָהּ֙ מִמְּלֹאָ֔הּ מֵחֲמַ֖ס כָּֽל־הַיֹּשְׁבִ֥ים בָּֽהּ
Ve yerin halkına de: Efendi Yahve Yeruşalim'de oturanlara, İsrail toprağına şöyle dedi: Ekmeklerini kaygıyla yiyecekler ve sularını dehşetle içecekler; öyle ki, onda oturanların hepsinin zorbalığından dolayı onun toprağı doluluğundan ıssız kalsın.
Örnek Ayetler (5 / 55)
Hakimler 11:18
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ בַּמִּדְבָּ֗ר וַיָּ֜סָב אֶת־אֶ֤רֶץ אֱדוֹם֙ וְאֶת־אֶ֣רֶץ מוֹאָ֔ב וַיָּבֹ֤א מִמִּזְרַח־שֶׁ֨מֶשׁ֙ לְאֶ֣רֶץ מוֹאָ֔ב וַֽיַּחֲנ֖וּן בְּעֵ֣בֶר אַרְנ֑וֹן וְלֹא־בָ֨אוּ֙ בִּגְב֣וּל מוֹאָ֔ב כִּ֥י אַרְנ֖וֹן גְּב֥וּל מוֹאָֽב
Sonra çölde gitti, Edom diyarının ve Moav diyarının etrafından dolandı, Moav diyarının doğusundan geldi ve Arnon'un ötesinde konakladılar. Ve Moav sınırına girmediler, çünkü Arnon Moav'ın sınırıdır.
Amos 3:14
·
Tevrat
כִּ֗י בְּי֛וֹם פָּקְדִ֥י פִשְׁעֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל עָלָ֑יו וּפָֽקַדְתִּי֙ עַל־מִזְבְּח֣וֹת בֵּֽית־אֵ֔ל וְנִגְדְּעוּ֙ קַרְנ֣וֹת הַמִּזְבֵּ֔חַ וְנָפְל֖וּ לָאָֽרֶץ
'Çünkü İsrail'in isyanlarını onun üzerinde yokladığım gün, Beytel'in sunaklarını da yoklayacağım; sunağın boynuzları kesilecek ve yere düşecek.'
Amos 5:7
·
Tevrat
הַהֹפְכִ֥ים לְלַעֲנָ֖ה מִשְׁפָּ֑ט וּצְדָקָ֖ה לָאָ֥רֶץ הִנִּֽיחוּ
Hükmü peline çevirenler ve doğruluğu yere bırakanlar!
Amos 8:9
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא נְאֻם֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וְהֵבֵאתִ֥י הַשֶּׁ֖מֶשׁ בַּֽצָּהֳרָ֑יִם וְהַחֲשַׁכְתִּ֥י לָאָ֖רֶץ בְּי֥וֹם אֽוֹר
O gün, Efendi Yahve'nin bildirisidir; güneşi öğleyin batıracağım ve aydınlık günde yeri karartacağım.
Hezekiel 19:12
·
Tevrat
וַתֻּתַּ֤שׁ בְּחֵמָה֙ לָאָ֣רֶץ הֻשְׁלָ֔כָה וְר֥וּחַ הַקָּדִ֖ים הוֹבִ֣ישׁ פִּרְיָ֑הּ הִתְפָּרְק֧וּ וְיָבֵ֛שׁוּ מַטֵּ֥ה עֻזָּ֖הּ אֵ֥שׁ אֲכָלָֽתְהוּ
Ve öfkeyle söküldü, yere atıldı ve doğu rüzgarı onun meyvesini kuruttu; onun gücünün değneği kırıldı ve kurudu, ateş onu yedi.
Örnek Ayetler (5 / 44)
Hezekiel 5:6
·
Tevrat
וַתֶּ֨מֶר אֶת־מִשְׁפָּטַ֤י לְרִשְׁעָה֙ מִן־הַגּוֹיִ֔ם וְאֶ֨ת־חֻקּוֹתַ֔י מִן־הָאֲרָצ֖וֹת אֲשֶׁ֣ר סְבִיבוֹתֶ֑יהָ כִּ֤י בְמִשְׁפָּטַי֙ מָאָ֔סוּ וְחֻקּוֹתַ֖י לֹא־הָלְכ֥וּ בָהֶֽם
Ve hükümlerime uluslardan daha fazla kötülükle isyan etti ve kurallarıma etrafındaki ülkelerden daha fazla isyan etti; çünkü hükümlerimi reddettiler ve kurallarımda yürümediler.
Hezekiel 11:17
·
Tevrat
לָכֵ֣ן אֱמֹ֗ר כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ וְקִבַּצְתִּ֤י אֶתְכֶם֙ מִן־הָ֣עַמִּ֔ים וְאָסַפְתִּ֣י אֶתְכֶ֔ם מִן־הָ֣אֲרָצ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר נְפֹצוֹתֶ֖ם בָּהֶ֑ם וְנָתַתִּ֥י לָכֶ֖ם אֶת־אַדְמַ֥ת יִשְׂרָאֵֽל
Bu nedenle söyle: 'Efendi Yahve şöyle dedi: Sizi halklardan toplayacağım ve sizi dağıldığınız diyarlardan bir araya getireceğim ve İsrail'in toprağını size vereceğim.'
Hezekiel 20:6
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא נָשָׂ֤אתִי יָדִי֙ לָהֶ֔ם לְהֽוֹצִיאָ֖ם מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם אֶל־אֶ֜רֶץ אֲשֶׁר־תַּ֣רְתִּי לָהֶ֗ם זָבַ֤ת חָלָב֙ וּדְבַ֔שׁ צְבִ֥י הִ֖יא לְכָל־הָאֲרָצֽוֹת
O günde onları Mısır diyarından, onlar için aradığım, süt ve bal akan diyara çıkarmak için onlara elimi kaldırdım; o bütün diyarlara güzelliktir.
Hezekiel 20:15
·
Tevrat
וְגַם־אֲנִ֗י נָשָׂ֧אתִי יָדִ֛י לָהֶ֖ם בַּמִּדְבָּ֑ר לְבִלְתִּי֩ הָבִ֨יא אוֹתָ֜ם אֶל־הָאָ֣רֶץ אֲשֶׁר־נָתַ֗תִּי זָבַ֤ת חָלָב֙ וּדְבַ֔שׁ צְבִ֥י הִ֖יא לְכָל־הָאֲרָצֽוֹת
Ve ayrıca ben çölde onlara elimi kaldırdım, onları verdiğim, süt ve bal akan diyara getirmemek için; o bütün diyarlara güzelliktir.
Hezekiel 20:32
·
Tevrat
וְהָֽעֹלָה֙ עַל־ר֣וּחֲכֶ֔ם הָי֖וֹ לֹ֣א תִֽהְיֶ֑ה אֲשֶׁ֣ר אַתֶּ֣ם אֹמְרִ֗ים נִֽהְיֶ֤ה כַגּוֹיִם֙ כְּמִשְׁפְּח֣וֹת הָאֲרָצ֔וֹת לְשָׁרֵ֖ת עֵ֥ץ וָאָֽבֶן
Ve ruhunuzun üzerine çıkan kesinlikle olmayacak, ki siz diyorsunuz: Ağaca ve taşa hizmet etmek için uluslar gibi, yerlerin aileleri gibi olacağız.
Örnek Ayetler (5 / 38)
Hakimler 18:10
·
Tevrat
כְּבֹאֲכֶ֞ם תָּבֹ֣אוּ אֶל־עַ֣ם בֹּטֵ֗חַ וְהָאָ֨רֶץ֙ רַחֲבַ֣ת יָדַ֔יִם כִּֽי־נְתָנָ֥הּ אֱלֹהִ֖ים בְּיֶדְכֶ֑ם מָקוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר אֵֽין־שָׁ֣ם מַחְס֔וֹר כָּל־דָּבָ֖ר אֲשֶׁ֥ר בָּאָֽרֶץ
Vardığınızda güvende olan bir halka varacaksınız ve yer geniştir; çünkü Tanrı onu elinize verdi. Orada yerde olan hiçbir şeyin eksiği olmayan bir yerdir.
Hagay 1:10
·
Tevrat
עַל־כֵּ֣ן עֲלֵיכֶ֔ם כָּלְא֥וּ שָמַ֖יִם מִטָּ֑ל וְהָאָ֖רֶץ כָּלְאָ֥ה יְבוּלָֽהּ
Bu yüzden üzerinizdeki gökler çiyi esirgedi ve yer ürününü esirgedi.
Hezekiel 12:20
·
Tevrat
וְהֶעָרִ֤ים הַנּֽוֹשָׁבוֹת֙ תֶּחֱרַ֔בְנָה וְהָאָ֖רֶץ שְׁמָמָ֣ה תִֽהְיֶ֑ה וִֽידַעְתֶּ֖ם כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Ve oturulan şehirler viran olacak ve yer ıssız olacak; ve benim Yahve olduğumu bileceksiniz.
Hezekiel 14:16
·
Tevrat
שְׁלֹ֨שֶׁת הָאֲנָשִׁ֣ים הָאֵלֶּה֮ בְּתוֹכָהּ֒ חַי־אָ֗נִי נְאֻם֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה אִם־בָּנִ֥ים וְאִם־בָּנ֖וֹת יַצִּ֑ילוּ הֵ֤מָּה לְבַדָּם֙ יִנָּצֵ֔לוּ וְהָאָ֖רֶץ תִּהְיֶ֥ה שְׁמָמָֽה
Bu üç adam onun içinde olsaydı, varlığım hakkı için, Efendi Yahve'nin bildirisidir, ne oğulları ne de kızları kurtarırlardı; yalnızca onlar kurtulurlardı ve yer ıssızlık olurdu.
Hezekiel 33:25
·
Tevrat
לָכֵן֩ אֱמֹ֨ר אֲלֵיהֶ֜ם כֹּֽה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֗ה עַל־הַדָּ֧ם תֹּאכֵ֛לוּ וְעֵינֵכֶ֛ם תִּשְׂא֥וּ אֶל־גִּלּוּלֵיכֶ֖ם וְדָ֣ם תִּשְׁפֹּ֑כוּ וְהָאָ֖רֶץ תִּירָֽשׁוּ
Bu yüzden onlara söyle, Efendi Yahve şöyle dedi: Kanla birlikte yiyorsunuz, gözlerinizi putlarınıza kaldırıyorsunuz ve kan döküyorsunuz; yeri miras mı alacaksınız?
Örnek Ayetler (5 / 32)
Yeremya 2:15
·
Tevrat
עָלָיו֙ יִשְׁאֲג֣וּ כְפִרִ֔ים נָתְנ֖וּ קוֹלָ֑ם וַיָּשִׁ֤יתוּ אַרְצוֹ֙ לְשַׁמָּ֔ה עָרָ֥יו נִצְּת֖וּ מִבְּלִ֥י יֹשֵֽׁב
Genç aslanlar onun üzerine kükrediler, seslerini verdiler; diyarını viraneye çevirdiler, şehirleri oturan olmadan yakıldı.
Yeremya 27:7
·
Tevrat
וְעָבְד֤וּ אֹתוֹ֙ כָּל־הַגּוֹיִ֔ם וְאֶת־בְּנ֖וֹ וְאֶֽת־בֶּן־בְּנ֑וֹ עַ֣ד בֹּא־עֵ֤ת אַרְצוֹ֙ גַּם־ה֔וּא וְעָ֤בְדוּ בוֹ֙ גּוֹיִ֣ם רַבִּ֔ים וּמְלָכִ֖ים גְּדֹלִֽים
Kendisinin de diyarının zamanı gelene kadar bütün uluslar ona, oğluna ve oğlunun oğluna hizmet edecekler; ve birçok uluslar ve büyük krallar onu köle edecekler.
Yeremya 50:18
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּֽה־אָמַ֞ר יְהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל הִנְנִ֥י פֹקֵ֛ד אֶל־מֶ֥לֶךְ בָּבֶ֖ל וְאֶל־אַרְצ֑וֹ כַּאֲשֶׁ֥ר פָּקַ֖דְתִּי אֶל־מֶ֥לֶךְ אַשּֽׁוּר
Bu yüzden İsrail'in Tanrısı, Ordular Yahvesi şöyle dedi: İşte ben Asur kralını cezalandırdığım gibi Babil kralını ve onun diyarını cezalandırıyorum.
2. Krallar 18:33
·
Tevrat
הַהַצֵּ֥ל הִצִּ֛ילוּ אֱלֹהֵ֥י הַגּוֹיִ֖ם אִ֣ישׁ אֶת־אַרְצ֑וֹ מִיַּ֖ד מֶ֥לֶךְ אַשּֽׁוּר
Ulusların ilahları, her biri kendi diyarını Asur kralının elinden kesinlikle kurtardı mı?
Yeşaya 2:7
·
Tevrat
וַתִּמָּלֵ֤א אַרְצוֹ֙ כֶּ֣סֶף וְזָהָ֔ב וְאֵ֥ין קֵ֖צֶה לְאֹצְרֹתָ֑יו וַתִּמָּלֵ֤א אַרְצוֹ֙ סוּסִ֔ים וְאֵ֥ין קֵ֖צֶה לְמַרְכְּבֹתָֽיו
Ve onun yeri gümüş ve altınla doldu ve onun hazinelerinin sonu yoktur; ve onun yeri atlarla doldu ve onun savaş arabalarının sonu yoktur.
Örnek Ayetler (5 / 25)
Hakimler 6:9
·
Tevrat
וָאַצִּ֤ל אֶתְכֶם֙ מִיַּ֣ד מִצְרַ֔יִם וּמִיַּ֖ד כָּל־לֹחֲצֵיכֶ֑ם וָאֲגָרֵ֤שׁ אוֹתָם֙ מִפְּנֵיכֶ֔ם וָאֶתְּנָ֥ה לָכֶ֖ם אֶת־אַרְצָֽם
Sizi Mısır'ın elinden ve bütün sizi ezenlerin elinden kurtardım; onları önünüzden kovdum ve onların yerini size verdim.
Yeremya 18:16
·
Tevrat
לָשׂ֥וּם אַרְצָ֛ם לְשַׁמָּ֖ה שְׁרִיק֣וֹת עוֹלָ֑ם כֹּ֚ל עוֹבֵ֣ר עָלֶ֔יהָ יִשֹּׁ֖ם וְיָנִ֥יד בְּרֹאשֽׁוֹ
Onların yerini bir viraneye, sonsuz bir ıslığa koymak için; onun üzerinden her geçen şaşacak ve başını sallayacak.
Yeremya 25:38
·
Tevrat
עָזַ֥ב כַּכְּפִ֖יר סֻכּ֑וֹ כִּֽי־הָיְתָ֤ה אַרְצָם֙ לְשַׁמָּ֔ה מִפְּנֵי֙ חֲר֣וֹן הַיּוֹנָ֔ה וּמִפְּנֵ֖י חֲר֥וֹן אַפּֽוֹ
Genç aslan gibi inini terk etti; çünkü baskıcının alevinden dolayı ve O'nun öfkesinin alevinden dolayı yerleri dehşet oldu.
Yeremya 51:5
·
Tevrat
כִּ֠י לֹֽא־אַלְמָ֨ן יִשְׂרָאֵ֤ל וִֽיהוּדָה֙ מֵֽאֱלֹהָ֔יו מֵֽיְהוָ֖ה צְבָא֑וֹת כִּ֤י אַרְצָם֙ מָלְאָ֣ה אָשָׁ֔ם מִקְּד֖וֹשׁ יִשְׂרָאֵֽל
Çünkü İsrail ve Yahuda kendi Tanrısından, Orduların Yahvesi'nden dul değildir; çünkü onların diyarı İsrail'in Kutsalı'ndan suçla doludur.
2. Krallar 18:35
·
Tevrat
מִ֚י בְּכָל־אֱלֹהֵ֣י הָֽאֲרָצ֔וֹת אֲשֶׁר־הִצִּ֥ילוּ אֶת־אַרְצָ֖ם מִיָּדִ֑י כִּי־יַצִּ֧יל יְהוָ֛ה אֶת־יְרוּשָׁלִַ֖ם מִיָּדִֽי
Bütün diyarların ilahları arasında kendi diyarlarını elimden kurtaran kim var ki, Yahve Yeruşalim'i elimden kurtaracak?
Örnek Ayetler (5 / 25)
Hakimler 20:1
·
Tevrat
וַיֵּצְאוּ֮ כָּל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ וַתִּקָּהֵ֨ל הָעֵדָ֜ה כְּאִ֣ישׁ אֶחָ֗ד לְמִדָּן֙ וְעַד־בְּאֵ֣ר שֶׁ֔בַע וְאֶ֖רֶץ הַגִּלְעָ֑ד אֶל־יְהוָ֖ה הַמִּצְפָּֽה
Bütün İsrailoğulları çıktı ve topluluk Dan'dan Beer-Şeva'ya ve Gilat diyarına kadar tek bir adam gibi Mispa'da Yahve'ye toplandı.
Hezekiel 27:17
·
Tevrat
יְהוּדָה֙ וְאֶ֣רֶץ יִשְׂרָאֵ֔ל הֵ֖מָּה רֹכְלָ֑יִךְ בְּחִטֵּ֣י מִ֠נִּית וּפַנַּ֨ג וּדְבַ֤שׁ וָשֶׁ֨מֶן֙ וָצֹ֔רִי נָתְנ֖וּ מַעֲרָבֵֽךְ
Yahuda ve İsrail diyarı, onlar senin tüccarlarındı; Minnit buğdayı, pannag, bal, yağ ve pelesenk yağıyla senin malını verdiler.
Yeremya 33:25
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה אִם־לֹ֥א בְרִיתִ֖י יוֹמָ֣ם וָלָ֑יְלָה חֻקּ֛וֹת שָׁמַ֥יִם וָאָ֖רֶץ לֹא־שָֽׂמְתִּי
Yahve şöyle dedi: Eğer gündüz ve geceyle antlaşmam yoksa, göklerin ve yerin kurallarını ben koymadıysam;
Yeremya 51:48
·
Tevrat
וְרִנְּנ֤וּ עַל־בָּבֶל֙ שָׁמַ֣יִם וָאָ֔רֶץ וְכֹ֖ל אֲשֶׁ֣ר בָּהֶ֑ם כִּ֧י מִצָּפ֛וֹן יָבוֹא־לָ֥הּ הַשּׁוֹדְדִ֖ים נְאֻם־יְהוָֽה
Ve gökler ve yer ve onlarda olan tümü Babil'in üzerine sevinçle bağıracak; çünkü kuzeyden ona yok ediciler gelecek, Yahve'nin bildirisidir.
Yeşaya 26:19
·
Tevrat
יִֽחְי֣וּ מֵתֶ֔יךָ נְבֵלָתִ֖י יְקוּמ֑וּן הָקִ֨יצוּ וְרַנְּנ֜וּ שֹׁכְנֵ֣י עָפָ֗ר כִּ֣י טַ֤ל אוֹרֹת֙ טַלֶּ֔ךָ וָאָ֖רֶץ רְפָאִ֥ים תַּפִּֽיל
Senin ölülerin yaşayacak, benim cesedim kalkacak. Uyanın ve sevinçle söyleyin, tozun sakinleri! Çünkü senin çiyin ışıkların çiyidir ve yer ölülerin ruhlarını düşürecek.
Örnek Ayetler (5 / 21)
Hezekiel 32:8
·
Tevrat
כָּל־מְא֤וֹרֵי אוֹר֙ בַּשָּׁמַ֔יִם אַקְדִּירֵ֖ם עָלֶ֑יךָ וְנָתַ֤תִּי חֹ֨שֶׁךְ֙ עַֽל־אַרְצְךָ֔ נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Göklerdeki bütün ışık kaynaklarını senin üzerine karartacağım ve diyarının üzerine karanlık vereceğim, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Yeremya 4:7
·
Tevrat
עָלָ֤ה אַרְיֵה֙ מִֽסֻּבְּכ֔וֹ וּמַשְׁחִ֣ית גּוֹיִ֔ם נָסַ֖ע יָצָ֣א מִמְּקֹמ֑וֹ לָשׂ֤וּם אַרְצֵךְ֙ לְשַׁמָּ֔ה עָרַ֥יִךְ תִּצֶּ֖ינָה מֵאֵ֥ין יוֹשֵֽׁב
Aslan çalılığından çıktı ve ulusları yok eden yola koyuldu, yerini viraneye çevirmek için yerinden çıktı; şehirlerin yıkılacak, oturan kalmayacak.
Nahum 3:13
·
Tevrat
הִנֵּ֨ה עַמֵּ֤ךְ נָשִׁים֙ בְּקִרְבֵּ֔ךְ לְאֹ֣יְבַ֔יִךְ פָּת֥וֹחַ נִפְתְּח֖וּ שַׁעֲרֵ֣י אַרְצֵ֑ךְ אָכְלָ֥ה אֵ֖שׁ בְּרִיחָֽיִך
İşte senin içinde senin halkın kadınlardır; senin yerinin kapıları senin düşmanlarına açılarak açıldı, ateş senin sürgülerini yedi.
Yeşaya 8:8
·
Tevrat
וְחָלַ֤ף בִּֽיהוּדָה֙ שָׁטַ֣ף וְעָבַ֔ר עַד־צַוָּ֖אר יַגִּ֑יעַ וְהָיָה֙ מֻטּ֣וֹת כְּנָפָ֔יו מְלֹ֥א רֹֽחַב־אַרְצְךָ֖ עִמָּ֥נוּ אֵֽל
Ve Yahuda'dan geçecek, taşıp ve geçerek boyna kadar ulaşacak; ve kanatlarının yayılması senin yerinin genişliği dolusu olacaktır, ey İmmanuel.
Yeşaya 14:20
·
Tevrat
לֹֽא־תֵחַ֤ד אִתָּם֙ בִּקְבוּרָ֔ה כִּֽי־אַרְצְךָ֥ שִׁחַ֖תָּ עַמְּךָ֣ הָרָ֑גְתָּ לֹֽא־יִקָּרֵ֥א לְעוֹלָ֖ם זֶ֥רַע מְרֵעִֽים
Gömülmede onlarla birleşmeyeceksin, çünkü diyarını yıktın, halkını öldürdün; kötülük edenlerin soyu sonsuza dek çağrılmayacak.
Örnek Ayetler (4 / 14)
Hezekiel 6:8
·
Tevrat
וְהוֹתַרְתִּ֗י בִּהְי֥וֹת לָכֶ֛ם פְּלִ֥יטֵי חֶ֖רֶב בַּגּוֹיִ֑ם בְּהִזָּרֽוֹתֵיכֶ֖ם בָּאֲרָצֽוֹת
Ama diyarlara saçıldığınızda, uluslar arasında kılıçtan kaçıp kurtulanlarınız olduğunda sağ bırakacağım.
Hezekiel 11:16
·
Tevrat
לָכֵ֣ן אֱמֹ֗ר כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ כִּ֤י הִרְחַקְתִּים֙ בַּגּוֹיִ֔ם וְכִ֥י הֲפִֽיצוֹתִ֖ים בָּאֲרָצ֑וֹת וָאֱהִ֤י לָהֶם֙ לְמִקְדָּ֣שׁ מְעַ֔ט בָּאֲרָצ֖וֹת אֲשֶׁר־בָּ֥אוּ שָֽׁם
Bu nedenle söyle: 'Efendi Yahve şöyle dedi: Çünkü onları uluslar arasında uzaklaştırdım ve çünkü onları diyarlara dağıttım, oraya gittikleri diyarlarda onlara küçük bir tapınak oldum.'
Hezekiel 12:15
·
Tevrat
וְיָדְע֖וּ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֑ה בַּהֲפִיצִ֤י אוֹתָם֙ בַּגּוֹיִ֔ם וְזֵרִיתִ֥י אוֹתָ֖ם בָּאֲרָצֽוֹת
Ve onları uluslar arasına dağıttığımda ve onları ülkelere savurduğumda, benim Yahve olduğumu bilecekler.
Hezekiel 20:23
·
Tevrat
גַּם־אֲנִ֗י נָשָׂ֧אתִי אֶת־יָדִ֛י לָהֶ֖ם בַּמִּדְבָּ֑ר לְהָפִ֤יץ אֹתָם֙ בַּגּוֹיִ֔ם וּלְזָר֥וֹת אוֹתָ֖ם בָּאֲרָצֽוֹת
Ayrıca ben çölde onları uluslar arasında dağıtmak için ve onları diyarlara saçmak için onlara elimi kaldırdım.
Örnek Ayetler (4 / 14)
Hakimler 11:17
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֣ח יִשְׂרָאֵ֣ל מַלְאָכִ֣ים אֶל־מֶלֶךְ֩ אֱד֨וֹם לֵאמֹ֜ר אֶעְבְּרָה־נָּ֣א בְאַרְצֶ֗ךָ וְלֹ֤א שָׁמַע֙ מֶ֣לֶךְ אֱד֔וֹם וְגַ֨ם אֶל־מֶ֧לֶךְ מוֹאָ֛ב שָׁלַ֖ח וְלֹ֣א אָבָ֑ה וַיֵּ֥שֶׁב יִשְׂרָאֵ֖ל בְּקָדֵֽשׁ
Sonra İsrail Edom kralına elçiler gönderdi ve dedi: 'Lütfen diyarından geçeyim.' Fakat Edom kralı dinlemedi. Ve Moav kralına da gönderdi, ama o istemedi. Böylece İsrail Kadeş'te oturdu.
Hakimler 11:19
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח יִשְׂרָאֵל֙ מַלְאָכִ֔ים אֶל־סִיח֥וֹן מֶֽלֶךְ־הָאֱמֹרִ֖י מֶ֣לֶךְ חֶשְׁבּ֑וֹן וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ יִשְׂרָאֵ֔ל נַעְבְּרָה־נָּ֥א בְאַרְצְךָ֖ עַד־מְקוֹמִֽי
Sonra İsrail, Amorlu kralı, Heşbon kralı Sihon'a elçiler gönderdi ve İsrail ona dedi: 'Lütfen yerime kadar senin diyarından geçelim.'
2. Samuel 24:13
·
Tevrat
וַיָּבֹא־גָ֥ד אֶל־דָּוִ֖ד וַיַּגֶּד־ל֑וֹ וַיֹּ֣אמֶר ל֡וֹ הֲתָב֣וֹא לְךָ֣ שֶֽׁבַע שָׁנִ֣ים רָעָ֣ב בְּאַרְצֶ֡ךָ אִם־שְׁלֹשָׁ֣ה חֳ֠דָשִׁים נֻסְךָ֨ לִפְנֵֽי־צָרֶ֜יךָ וְה֣וּא רֹדְפֶ֗ךָ וְאִם־הֱ֠יוֹת שְׁלֹ֨שֶׁת יָמִ֥ים דֶּ֨בֶר֙ בְּאַרְצֶ֔ךָ עַתָּה֙ דַּ֣ע וּרְאֵ֔ה מָה־אָשִׁ֥יב שֹׁלְחִ֖י דָּבָֽר
Bunun üzerine Gad Davut'a geldi ve ona bildirdi ve ona dedi: 'Diyarına yedi yıl kıtlık mı gelsin? Yoksa düşmanların seni kovalarken onların önünden üç ay kaçman mı? Yoksa diyarında üç gün salgın hastalık olması mı? Şimdi bil ve gör, beni gönderene ne söz döndüreyim.'
Yeşaya 60:18
·
Tevrat
לֹא־יִשָּׁמַ֨ע ע֤וֹד חָמָס֙ בְּאַרְצֵ֔ךְ שֹׁ֥ד וָשֶׁ֖בֶר בִּגְבוּלָ֑יִךְ וְקָרָ֤את יְשׁוּעָה֙ חוֹמֹתַ֔יִךְ וּשְׁעָרַ֖יִךְ תְּהִלָּֽה
Artık yerinde şiddet, sınırlarında yıkım ve kırılma duyulmayacak; ve surlarını kurtuluş ve kapılarını övgü diye çağıracaksın.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Yeremya 12:5
·
Tevrat
כִּ֣י אֶת־רַגְלִ֥ים רַ֨צְתָּה֙ וַיַּלְא֔וּךָ וְאֵ֥יךְ תְּתַֽחֲרֶ֖ה אֶת־הַסּוּסִ֑ים וּבְאֶ֤רֶץ שָׁלוֹם֙ אַתָּ֣ה בוֹטֵ֔חַ וְאֵ֥יךְ תַּעֲשֶׂ֖ה בִּגְא֥וֹן הַיַּרְדֵּֽן
Eğer yayalarla koştuysan ve seni yordularsa, atlarla nasıl yarışacaksın? Ve barış diyarında sen güveniyorsun, Şeria'nın gururunda nasıl yapacaksın?
Yeremya 33:13
·
Tevrat
בְּעָרֵ֨י הָהָ֜ר בְּעָרֵ֤י הַשְּׁפֵלָה֙ וּבְעָרֵ֣י הַנֶּ֔גֶב וּבְאֶ֧רֶץ בִּנְיָמִ֛ן וּבִסְבִיבֵ֥י יְרוּשָׁלִַ֖ם וּבְעָרֵ֣י יְהוּדָ֑ה עֹ֣ד תַּעֲבֹ֧רְנָה הַצֹּ֛אן עַל־יְדֵ֥י מוֹנֶ֖ה אָמַ֥ר יְהוָֽה
Dağlık bölge şehirlerinde, Şefela şehirlerinde ve Necef şehirlerinde, Bünyamin diyarında, Yeruşalim'in çevresinde ve Yahuda şehirlerinde, sürüler sayanın elleri altından yine geçecekler, dedi Yahve.
Yeremya 44:1
·
Tevrat
הַדָּבָר֙ אֲשֶׁ֣ר הָיָ֣ה אֶֽל־יִרְמְיָ֔הוּ אֶ֚ל כָּל־הַיְּהוּדִ֔ים הַיֹּשְׁבִ֖ים בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם הַיֹּשְׁבִ֤ים בְּמִגְדֹּל֙ וּבְתַחְפַּנְחֵ֣ס וּבְנֹ֔ף וּבְאֶ֥רֶץ פַּתְר֖וֹס לֵאמֹֽר
Mısır diyarında oturan, Migdol'da, Tahpanhes'te, Nof'ta ve Patros diyarında oturan bütün Yahudilere dair Yeremya'ya gelen söz, diyerek:
1. Samuel 26:8
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֲבִישַׁי֙ אֶל־דָּוִ֔ד סִגַּ֨ר אֱלֹהִ֥ים הַיּ֛וֹם אֶת־אוֹיִבְךָ֖ בְּיָדֶ֑ךָ וְעַתָּה֩ אַכֶּ֨נּוּ נָ֜א בַּחֲנִ֤ית וּבָאָ֨רֶץ֙ פַּ֣עַם אַחַ֔ת וְלֹ֥א אֶשְׁנֶ֖ה לֽוֹ
Avişay Davut'a dedi: 'Tanrı bugün düşmanını eline teslim etti. Ve şimdi lütfen onu mızrakla yere bir defa vurayım ve ona tekrarlamayacağım.'
Yoel 3:3
·
Tevrat
וְנָֽתַתִּי֙ מֽוֹפְתִ֔ים בַּשָּׁמַ֖יִם וּבָאָ֑רֶץ דָּ֣ם וָאֵ֔שׁ וְתִֽימֲר֖וֹת עָשָֽׁן
Ve göklerde ve yerde belirtiler vereceğim; kan ve ateş ve duman sütunları.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hakimler 11:13
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ מֶ֨לֶךְ בְּנֵי־עַמּ֜וֹן אֶל־מַלְאֲכֵ֣י יִפְתָּ֗ח כִּֽי־לָקַ֨ח יִשְׂרָאֵ֤ל אֶת־אַרְצִי֙ בַּעֲלוֹת֣וֹ מִמִּצְרַ֔יִם מֵאַרְנ֥וֹן וְעַד־הַיַּבֹּ֖ק וְעַד־הַיַּרְדֵּ֑ן וְעַתָּ֕ה הָשִׁ֥יבָה אֶתְהֶ֖ן בְּשָׁלֽוֹם
Ammon oğullarının kralı Yiftah'ın habercilerine dedi: 'Çünkü İsrail Mısır'dan çıktığında Arnon'dan Yabbok'a ve Yarden'e kadar yerimi aldı. Ve şimdi onları barışla geri ver.'
Hezekiel 36:5
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ אִם־לֹ֠א בְּאֵ֨שׁ קִנְאָתִ֥י דִבַּ֛רְתִּי עַל־שְׁאֵרִ֥ית הַגּוֹיִ֖ם וְעַל־אֱד֣וֹם כֻּלָּ֑א אֲשֶׁ֣ר נָתְנֽוּ־אֶת־אַרְצִ֣י לָ֠הֶם לְמ֨וֹרָשָׁ֜ה בְּשִׂמְחַ֤ת כָּל־לֵבָב֙ בִּשְׁאָ֣ט נֶ֔פֶשׁ לְמַ֥עַן מִגְרָשָׁ֖הּ לָבַֽז
bu yüzden Efendi Yahve şöyle dedi: Kıskançlığımın ateşiyle ulusların geri kalanına ve bütün Edom'a karşı konuşmadım mı? Onlar ki, onu yağmalamak için boşaltmak amacıyla, bütün kalbin sevinciyle, canın nefretiyle yerimi kendilerine miras olarak verdiler.
Hezekiel 38:16
·
Tevrat
וְעָלִ֨יתָ֙ עַל־עַמִּ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כֶּֽעָנָ֖ן לְכַסּ֣וֹת הָאָ֑רֶץ בְּאַחֲרִ֨ית הַיָּמִ֜ים תִּֽהְיֶ֗ה וַהֲבִאוֹתִ֨יךָ֙ עַל־אַרְצִ֔י לְמַעַן֩ דַּ֨עַת הַגּוֹיִ֜ם אֹתִ֗י בְּהִקָּדְשִׁ֥י בְךָ֛ לְעֵינֵיהֶ֖ם גּֽוֹג
Ve yeri örtmek için bir bulut gibi halkım İsrail'in üzerine çıkacaksın. Günlerin sonunda olacak; Gog, ulusların gözleri önünde senin aracılığınla kutsal kılındığımda beni bilmeleri için seni toprağımın üzerine getireceğim.
Yeremya 2:7
·
Tevrat
וָאָבִ֤יא אֶתְכֶם֙ אֶל־אֶ֣רֶץ הַכַּרְמֶ֔ל לֶאֱכֹ֥ל פִּרְיָ֖הּ וְטוּבָ֑הּ וַתָּבֹ֨אוּ֙ וַתְּטַמְּא֣וּ אֶת־אַרְצִ֔י וְנַחֲלָתִ֥י שַׂמְתֶּ֖ם לְתוֹעֵבָֽה
Meyvesini ve iyiliğini yemek için sizi meyve bahçesi diyarına getirdim; ama geldiniz ve diyarımı kirlettiniz, mirasımı iğrençliğe dönüştürdünüz.
Yeremya 16:18
·
Tevrat
וְשִׁלַּמְתִּ֣י רִֽאשׁוֹנָ֗ה מִשְׁנֵ֤ה עֲוֺנָם֙ וְחַטָּאתָ֔ם עַ֖ל חַלְּלָ֣ם אֶת־אַרְצִ֑י בְּנִבְלַ֤ת שִׁקּֽוּצֵיהֶם֙ וְתוֹעֲב֣וֹתֵיהֶ֔ם מָלְא֖וּ אֶת־נַחֲלָתִֽי
Ve ilk olarak onların suçunu ve günahını iki kat ödeyeceğim; çünkü iğrençliklerinin cesetleriyle diyarımı kirlettiler ve mirasımı iğrenç şeyleriyle doldurdular.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Yeremya 44:22
·
Tevrat
וְלֹֽא־יוּכַל֩ יְהוָ֨ה ע֜וֹד לָשֵׂ֗את מִפְּנֵי֙ רֹ֣עַ מַעַלְלֵיכֶ֔ם מִפְּנֵ֥י הַתּוֹעֵבֹ֖ת אֲשֶׁ֣ר עֲשִׂיתֶ֑ם וַתְּהִ֣י אַ֠רְצְכֶם לְחָרְבָּ֨ה וּלְשַׁמָּ֧ה וְלִקְלָלָ֛ה מֵאֵ֥ין יוֹשֵׁ֖ב כְּהַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Ve Yahve işlerinizin kötülüğü yüzünden, yaptığınız iğrençlikler yüzünden artık taşımaya dayanamadı; ve diyarınız bu gün olduğu gibi oturan olmadan viraneye, ıssızlığa ve lanete döndü.
1. Samuel 6:5
·
Tevrat
וַעֲשִׂיתֶם֩ צַלְמֵ֨י טְחֹרֵיכֶ֜ם וְצַלְמֵ֣י עַכְבְּרֵיכֶ֗ם הַמַּשְׁחִיתִם֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ וּנְתַתֶּ֛ם לֵאלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל כָּב֑וֹד אוּלַ֗י יָקֵ֤ל אֶת־יָדוֹ֙ מֵֽעֲלֵיכֶ֔ם וּמֵעַ֥ל אֱלֹהֵיכֶ֖ם וּמֵעַ֥ל אַרְצְכֶֽם
'Urlarınızın suretlerini ve yeri harap eden farelerinizin suretlerini yapacaksınız ve İsrail'in Tanrısı'na yücelik vereceksiniz. Belki elini sizin üzerinizden, ilahlarınızın üzerinden ve yerinizin üzerinden hafifletir.'
Yeşaya 1:7
·
Tevrat
אַרְצְכֶ֣ם שְׁמָמָ֔ה עָרֵיכֶ֖ם שְׂרֻפ֣וֹת אֵ֑שׁ אַדְמַתְכֶ֗ם לְנֶגְדְּכֶם֙ זָרִים֙ אֹכְלִ֣ים אֹתָ֔הּ וּשְׁמָמָ֖ה כְּמַהְפֵּכַ֥ת זָרִֽים
Sizin yeriniz ıssızdır, sizin şehirleriniz ateşle yanmıştır; sizin toprağınızı sizin karşınızda yabancılar onu yiyorlar ve yabancıların yıkımı gibi ıssızdır.
Yasa'nın Tekrarı 11:14
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֧י מְטַֽר־אַרְצְכֶ֛ם בְּעִתּ֖וֹ יוֹרֶ֣ה וּמַלְק֑וֹשׁ וְאָסַפְתָּ֣ דְגָנֶ֔ךָ וְתִֽירֹשְׁךָ֖ וְיִצְהָרֶֽךָ
yerinizin yağmurunu vaktinde, ilk yağmuru ve son yağmuru vereceğim; ve tahılını, yeni şarabını ve taze yağını toplayacaksın.
Levililer 19:9
·
Tevrat
וּֽבְקֻצְרְכֶם֙ אֶת־קְצִ֣יר אַרְצְכֶ֔ם לֹ֧א תְכַלֶּ֛ה פְּאַ֥ת שָׂדְךָ֖ לִקְצֹ֑ר וְלֶ֥קֶט קְצִֽירְךָ֖ לֹ֥א תְלַקֵּֽט
Ve yerinizin hasadını biçtiğinizde, tarlanın köşesini biçmeyi bitirmeyeceksin; ve hasadının döküntüsünü toplamayacaksın.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hakimler 6:10
·
Tevrat
וָאֹמְרָ֣ה לָכֶ֗ם אֲנִי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֔ם לֹ֤א תִֽירְאוּ֙ אֶת־אֱלֹהֵ֣י הָאֱמֹרִ֔י אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֖ם יוֹשְׁבִ֣ים בְּאַרְצָ֑ם וְלֹ֥א שְׁמַעְתֶּ֖ם בְּקוֹלִֽי
Ve size dedim ki: Ben Tanrınız Yahve'yim; yerinde oturduğunuz Amorluların ilahlarından korkmayın. Fakat sesimi dinlemediniz.'
Yeşaya 61:7
·
Tevrat
תַּ֤חַת בָּשְׁתְּכֶם֙ מִשְׁנֶ֔ה וּכְלִמָּ֖ה יָרֹ֣נּוּ חֶלְקָ֑ם לָכֵ֤ן בְּאַרְצָם֙ מִשְׁנֶ֣ה יִירָ֔שׁוּ שִׂמְחַ֥ת עוֹלָ֖ם תִּֽהְיֶ֥ה לָהֶֽם
Utancınızın yerine iki kat ve aşağılanma yerine paylarına sevinçle haykıracaklar; bu yüzden kendi yerlerinde iki kat miras alacaklar, sonsuz sevinç onlara olacak.
Yeşu 24:15
·
Tevrat
וְאִם֩ רַ֨ע בְּֽעֵינֵיכֶ֜ם לַעֲבֹ֣ד אֶת־יְהוָ֗ה בַּחֲר֨וּ לָכֶ֣ם הַיּוֹם֮ אֶת־מִ֣י תַעֲבֹדוּן֒ אִ֣ם אֶת־אֱלֹהִ֞ים אֲשֶׁר־עָבְד֣וּ אֲבוֹתֵיכֶ֗ם אֲשֶׁר֙ מֵעֵ֣בֶר הַנָּהָ֔ר וְאִם֙ אֶת־אֱלֹהֵ֣י הָאֱמֹרִ֔י אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֖ם יֹשְׁבִ֣ים בְּאַרְצָ֑ם וְאָנֹכִ֣י וּבֵיתִ֔י נַעֲבֹ֖ד אֶת־יְהוָֽה
Ve eğer Yahve'ye kulluk etmek gözlerinizde kötüyse, kime kulluk edeceğinizi bugün kendiniz için seçin; ister atalarınızın ırmağın ötesinde kulluk ettikleri ilahlara, ister diyarında oturduğunuz Amorluların ilahlarına; ama ben ve evim, biz Yahve'ye kulluk edeceğiz.
Yoel 4:19
·
Tevrat
מִצְרַ֨יִם֙ לִשְׁמָמָ֣ה תִֽהְיֶ֔ה וֶאֱד֕וֹם לְמִדְבַּ֥ר שְׁמָמָ֖ה תִּֽהְיֶ֑ה מֵֽחֲמַס֙ בְּנֵ֣י יְהוּדָ֔ה אֲשֶׁר־שָׁפְכ֥וּ דָם־נָקִ֖יא בְּאַרְצָֽם
Mısır ıssızlık olacak ve Edom ıssızlık çölü olacak; Yahuda'nın oğullarına şiddetinden dolayı, ki onların yerinde suçsuz kanı döktüler.
Mezmurlar 105:32
·
Tevrat
נָתַ֣ן גִּשְׁמֵיהֶ֣ם בָּרָ֑ד אֵ֖שׁ לֶהָב֣וֹת בְּאַרְצָֽם
Onların yağmurlarını dolu, onların diyarında alevli ateş verdi.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Yeremya 12:15
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה אַֽחֲרֵי֙ נָתְשִׁ֣י אוֹתָ֔ם אָשׁ֖וּב וְרִֽחַמְתִּ֑ים וַהֲשִׁבֹתִ֛ים אִ֥ישׁ לְנַחֲלָת֖וֹ וְאִ֥ישׁ לְאַרְצֽוֹ
Ve onları sökmemden sonra döneceğim ve onlara merhamet edeceğim; adamı mirasına ve adamı diyarına geri getireceğim.
Yeremya 37:7
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כֹּ֤ה תֹֽאמְרוּ֙ אֶל־מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֔ה הַשֹּׁלֵ֧חַ אֶתְכֶ֛ם אֵלַ֖י לְדָרְשֵׁ֑נִי הִנֵּ֣ה חֵ֣יל פַּרְעֹ֗ה הַיֹּצֵ֤א לָכֶם֙ לְעֶזְרָ֔ה שָׁ֥ב לְאַרְצ֖וֹ מִצְרָֽיִם
'İsrail'in Tanrısı Yahve şöyle diyor: Bana danışmak için sizi bana gönderen Yahuda kralına şöyle diyeceksiniz: İşte size yardıma çıkan Firavun'un ordusu kendi diyarına, Mısır'a dönüyor.
Yeremya 50:16
·
Tevrat
כִּרְת֤וּ זוֹרֵ֨עַ֙ מִבָּבֶ֔ל וְתֹפֵ֥שׂ מַגָּ֖ל בְּעֵ֣ת קָצִ֑יר מִפְּנֵי֙ חֶ֣רֶב הַיּוֹנָ֔ה אִ֤ישׁ אֶל־עַמּוֹ֙ יִפְנ֔וּ וְאִ֥ישׁ לְאַרְצ֖וֹ יָנֻֽסוּ
Babil'den ekeni ve biçme zamanında orak tutanı kesin; baskıcı kılıcın yüzünden herkes kendi halkına dönecek ve herkes kendi diyarına kaçacak.
Yeremya 51:9
·
Tevrat
רִפִּ֣ינוּ אֶת־בָּבֶל֙ וְלֹ֣א נִרְפָּ֔תָה עִזְב֕וּהָ וְנֵלֵ֖ךְ אִ֣ישׁ לְאַרְצ֑וֹ כִּֽי־נָגַ֤ע אֶל־הַשָּׁמַ֨יִם֙ מִשְׁפָּטָ֔הּ וְנִשָּׂ֖א עַד־שְׁחָקִֽים
Babil'e şifa verdik ama şifa bulmadı; onu bırakın ve her adam kendi diyarına gidelim; çünkü onun yargısı göklere dokundu ve bulutlara kadar yükseldi.
Hoşea 10:1
·
Tevrat
גֶּ֤פֶן בּוֹקֵק֙ יִשְׂרָאֵ֔ל פְּרִ֖י יְשַׁוֶּה־לּ֑וֹ כְּרֹ֣ב לְפִרְי֗וֹ הִרְבָּה֙ לַֽמִּזְבְּח֔וֹת כְּט֣וֹב לְאַרְצ֔וֹ הֵיטִ֖יבוּ מַצֵּבֽוֹת
İsrail yayılan bir asmadır, kendine meyve üretir; meyvesi çoğaldıkça sunakları çoğalttı; diyarı iyileştikçe dikili taşları iyileştirdiler.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 5:5
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֔ה זֹ֚את יְר֣וּשָׁלִַ֔ם בְּת֥וֹךְ הַגּוֹיִ֖ם שַׂמְתִּ֑יהָ וּסְבִיבוֹתֶ֖יהָ אֲרָצֽוֹת
Efendi Yahve şöyle dedi: 'Bu Yeruşalim'dir; onu ulusların ortasına koydum ve etrafında ülkeler vardır.'
Hezekiel 29:12
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֣י אֶת־אֶרֶץ֩ מִצְרַ֨יִם שְׁמָמָ֜ה בְּת֣וֹךְ אֲרָצ֣וֹת נְשַׁמּ֗וֹת וְעָרֶ֨יהָ֙ בְּת֨וֹךְ עָרִ֤ים מָֽחֳרָבוֹת֙ תִּֽהְיֶ֣יןָ שְׁמָמָ֔ה אַרְבָּעִ֖ים שָׁנָ֑ה וַהֲפִצֹתִ֤י אֶת־מִצְרַ֨יִם֙ בַּגּוֹיִ֔ם וְֽזֵרִיתִ֖ים בָּאֲרָצֽוֹת
Mısır diyarını ıssızlaşmış diyarların ortasında ıssız yapacağım; onun şehirleri virane olmuş şehirlerin ortasında kırk yıl ıssız olacaklar; Mısır'ı uluslar arasına dağıtacağım ve onları diyarlara saçacağım.
Hezekiel 30:7
·
Tevrat
וְנָשַׁ֕מּוּ בְּת֖וֹךְ אֲרָצ֣וֹת נְשַׁמּ֑וֹת וְעָרָ֕יו בְּתוֹךְ־עָרִ֥ים נַחֲרָב֖וֹת תִּֽהְיֶֽינָה
Ve ıssız diyarların ortasında ıssız kalacaklar ve onun şehirleri viran şehirlerin ortasında olacak.
Hezekiel 32:9
·
Tevrat
וְהִ֨כְעַסְתִּ֔י לֵ֖ב עַמִּ֣ים רַבִּ֑ים בַּהֲבִיאִ֤י שִׁבְרְךָ֙ בַּגּוֹיִ֔ם עַל־אֲרָצ֖וֹת אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יְדַעְתָּֽם
Senin yıkımını uluslar arasına, bilmediğin diyarlara getirdiğimde çok halkların kalbini öfkelendireceğim.
Yeremya 28:8
·
Tevrat
הַנְּבִיאִ֗ים אֲשֶׁ֨ר הָי֧וּ לְפָנַ֛י וּלְפָנֶ֖יךָ מִן־הָֽעוֹלָ֑ם וַיִּנָּ֨בְא֜וּ אֶל־אֲרָצ֤וֹת רַבּוֹת֙ וְעַל־מַמְלָכ֣וֹת גְּדֹל֔וֹת לְמִלְחָמָ֖ה וּלְרָעָ֥ה וּלְדָֽבֶר
Eskiden beri benden önce ve senden önce olan peygamberler, birçok diyarlara ve büyük krallıklara savaş için, kötülük için ve salgın hastalık için peygamberlik ettiler.